Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Veri Odaklı

Kapsül Haber Ajansı - Veri Odaklı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veri Odaklı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mobilya Sektöründe Yeni Dönem: Rekabet Artık Müşteri Deneyiminde Haber

Mobilya Sektöründe Yeni Dönem: Rekabet Artık Müşteri Deneyiminde

Çapan, fiziksel mağazaların doğal olarak belirli bölgelerle sınırlı olduğunu hatırlatarak, online kanal sayesinde mağaza bulunmayan şehirlerdeki tüketicilerin de aynı ürün gamına ve aynı hizmet standartlarına erişebildiğini açıkladı. Bu durumun, markanın erişimini mekânsal sınırların çok ötesine taşıdığını belirtti. Tüketicinin alışveriş sürecine dijital platformda da başlayabildiğini, fiziksel mağazada da ilk teması kurabildiğini belirten Çapan, önemli olanın bu temas noktaları arasında kesintisiz bir deneyim sunabilmek olduğunu ifade etti. Müşterilerin ürünü dijitalde inceleyip mağazada deneyimleyebildiğini ya da mağazada gördüğü ürünü online üzerinden satın alabildiğini söyleyen Çapan, bu esnek yapının kanallar arası geçişi doğal hale getirdiğini ve alışveriş alışkanlıklarını yeniden şekillendirdiğini dile getirdi. Operasyonel Yapıda Entegrasyon ve Güven Mobilya kategorisinin yüksek bütçeli ve uzun ömürlü ürünlerden oluştuğunu vurgulayan Çapan, online deneyimde güven unsurunun belirleyici olduğunu söyledi. Ayrıntılı ölçü bilgileri, malzeme açıklamaları ve yüksek çözünürlüklü görsellerin karar sürecini desteklediğini; bunun yanında tüketicinin ürünü kendi yaşam alanında görselleştirebilmesine imkân tanıyan dijital uygulamaların da satın alma sürecini daha somut ve güvenli hale getirdiğini ifade etti. Teslimat planlaması, montaj organizasyonu ve satış sonrası destek süreçlerinin ise deneyimin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirtti. E-ticaretin büyümesinin yalnızca satış hacmini artırmadığını belirten Çapan, şirket içi süreçlerin de daha entegre ve veri odaklı bir yapıya evrildiğini söyledi. Talep öngörülerinin güçlendiğini, stok ve tedarik planlamasının daha öngörülebilir hale geldiğini; operasyonel süreçlerin dijital altyapı ile daha koordineli yönetildiğini dile getirdi. Hibrit Model Sürdürülebilir Büyümeyi Destekliyor Çapan, dijital ve fiziksel kanalların birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı olduğunu belirterek, müşterinin yolculuğa nerede başladığından çok, sürecin her aşamasında güven veren ve tutarlı bir deneyim sunabilmenin belirleyici olduğunu ifade etti. Hibrit modelin mobilya sektöründe sürdürülebilir büyümenin temel unsurlarından biri haline geldiğini sözlerine ekledi. Tepe Home, e-ticaret yatırımları ve hibrit mağaza stratejisiyle bu yeni dönemde konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DOME’da Üst Düzey Atama Haber

DOME’da Üst Düzey Atama

Erdoğan, ajansın yeniden yapılanma sürecine liderlik ederek operasyonel dönüşüm ve büyüme stratejilerine yön verecek İletişim, içerik ve influencer pazarlaması alanlarında entegre çözümler sunan Türkiye’nin önde gelen ajanslarından DOME’un yeni Genel Müdürü, reklam ve pazarlama sektöründe 15 yılı aşkın deneyime sahip Yağmur Erdoğan oldu. Erdoğan, yeniden yapılanma sürecini tamamlayan DOME’un operasyonel dönüşümüne liderlik edecek. Ajansın kreatif strateji, kurumsal iletişim, influencer pazarlaması ve prodüksiyon hizmetlerini tek çatı altında birleştiren yapısını büyütme ve konsolide etme hedeflerine yön verecek. Yeni dönemde DOME çatısı altındaki tüm iş birimlerinin birlikte çalıştığı hibrit bir yapı kurduklarını belirten Yağmur Erdoğan, şunları söyledi: “Markaların kampanya üretmekten öteye, içerik ve kültür üretmeye odaklandığı bir dönemdeyiz. Biz de DOME olarak bu dönüşüme stratejik ortaklık yapacak esneklikte ve yaratıcılıkta bir yapı kurmak için yola çıktık.” Yağmur Erdoğan kimdir? Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Yağmur Erdoğan, marka yönetimi, dijital reklamcılık ve pazarlama teknolojileri alanlarında 15 yılı aşkın bir tecrübeye sahip. Bu süreçte hem bağımsız ajanslarda hem de Dentsu ve Mindshare gibi dünyanın önde gelen medya ve reklam networklerinde yönetici direktör ve dijitalden sorumlu üst düzey yönetici (CDO) gibi stratejik roller üstlendi. Multidisipliner ekip yapılarını kurma, operasyonel verimlilik sistemleri tasarlama ve veri odaklı iş modelleri geliştirme konularında sektörel uzmanlığa sahip olan Erdoğan, yeni görevinde DOME’un stratejik vizyonunu belirlemekten ve ajansın yüksek performanslı kültürünü sürdürülebilir hale getirmekten sorumlu olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

3,6 Milyar Oyuncuya Ulaşmanın Yolu Dijital Pazarlama Stratejilerinden Geçiyor Haber

3,6 Milyar Oyuncuya Ulaşmanın Yolu Dijital Pazarlama Stratejilerinden Geçiyor

Türkiye Oyun Sektörü 2025 Raporu, hem global hem de yerel pazardaki dönüşümü çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. Rapora göre 2025 itibariyle dünya genelinde oyuncu sayısının 3,6 milyara, oyun pazarının toplam hacminin ise 188,8 milyar dolara ulaştığını belirten Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu ve Yazar Yasin Kaplan, “Küresel oyun içi reklam pazarının 2028’e kadar 6,07 milyar dolara ulaşması beklenirken, oyuncular artık klasik reklam değil deneyim talep ediyor. 2025 sonrası dönemde oyun sektöründe büyümenin yolu; veri odaklı medya planlama, mobil ve video ağırlıklı kampanyalar, topluluk temelli büyüme, influencer ve yayıncı ekosistemi entegrasyonu ve uzun vadeli stratejilerden geçiyor. Unutulmamalıdır ki, en iyi oyunu kurgulamak yetmez. Oyunu doğru kitleye doğru hikayeyle ve doğru dijital stratejilerle buluşturmak gerekir” dedi. Dünya genelinde milyarlarca oyuncuya ulaşan oyun sektörü, artık yalnızca yaratıcılık ve teknolojiyle değil; veri, algoritma ve dijital reklam stratejileriyle büyüyor. Oyun Dünyasına Yön Veren Dijital Pazarlama Stratejileri Mobil oyun pazarının yükselişiyle birlikte rekabetin hiç olmadığı kadar arttığını belirten Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu ve Yazar Yasin Kaplan, “Her gün uygulama mağazalarına yüzlerce yeni oyun eklenirken, geliştiricilerin en büyük sorusu şu: “Oyuncuya nasıl ulaşacağız?” İşte bu noktada dijital reklam devreye giriyor. Markalar için yeni rekabet alanı artık ekran araları değil, oyun içi deneyimin tam kendisi. 2025 sonrası dönemde oyun sektörü için başarı; güçlü topluluk yönetimi, sürdürülebilir canlı hizmet kurguları, oyun içi deneyim entegrasyonları, influencer ve yayıncı ekosistemiyle sürekli temas ve veriye dayalı performans pazarlaması ile mümkün olacak. Çünkü yeni dönemde kazananlar, sadece mesajını gösterenler değil; topluluk inşa eden, veriyle büyüyen ve oyuncuya kesintisiz deneyim sunan markalar olacak” dedi. Kullanıcıların günlük ortalama 2 saat 43 dakika sosyal medyada vakit geçirdiklerini belirten Kaplan, “Bu veriler, oyunların sadece bir uygulama değil; sosyal medya, içerik üretimi ve topluluk kültürüyle iç içe geçmiş bir oyun kurgulanması gerektiğini söylüyor. Bir oyunu büyütmek istiyorsanız sadece App Store optimizasyonu yapamazsınız. Oyunu; içerik üreticileriyle, topluluklarla, e-spor organizasyonlarıyla ve performans kampanyalarıyla birlikte bir kültüre dönüştürmeniz gerekir. Oyunun artık bir ürün değil, yaşayan bir marka olarak görülmesi gerekiyor. Global ölçekte markalar artık oyun dünyasına reklam veren olarak değil, ekonomik paydaş olarak giriyor. Oyun içi kozmetikler, markalı görevler, influencer ligleri ve fiziksel deneyimler yeni dönemin standartları haline geliyor. 2025 sonrası dönemde oyun sektörü için büyümenin yolu; veri odaklı medya planlama, mobil ve video ağırlıklı kampanyalar, topluluk temelli büyüme, influencer ve yayıncı ekosistemi entegrasyonu ve uzun vadeli stratejilerden geçiyor. Unutulmamalıdır ki, en iyi oyunu kurgulamak yetmez. O oyunu doğru kitleyle, doğru hikâyeyle ve doğru dijital stratejiyle buluşturmak gerekir. 2026 ve sonrası, oyunu sadece geliştirenlerin değil; oyunu pazarlama zekâsıyla büyütenlerin dönemi olacak” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanofi’nin PharmUp Platformu İlk Buluşmasını Fark Labs İş Birliğiyle Gerçekleştirdi Haber

Sanofi’nin PharmUp Platformu İlk Buluşmasını Fark Labs İş Birliğiyle Gerçekleştirdi

2019 yılından bu yana sağlık alanında katma değer yaratacak yenilikçi fikirleri destekleyen PharmUp; girişimcilere mentorluk, eğitim ve hızlandırma süreçleri sunarken, kamu, özel sektör, yatırımcılar ve akademiyi bir araya getiren sürdürülebilir bir inovasyon ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. Bu vizyon doğrultusunda düzenlenen buluşma, sağlık teknolojilerinde dönüşümü çok paydaşlı bir perspektifle ele aldı. Stratejik iş birlikleriyle sağlıkta dönüşüm Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Sanofi Avrasya Bölge Başkanı Cem Öztürk ve Fark Labs Kurucusu Ahu Serter’in katılımıyla gerçekleşen buluşma, kamu, özel sektör ve girişimcilik ekosisteminden çok sayıda temsilciyi bir araya getirdi. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Sanofi Avrasya Bölge Başkanı Cem Öztürk, PharmUp’ın yalnızca bir hızlandırma programı değil, sağlıkta sürdürülebilir değer üretmeyi amaçlayan stratejik bir platform olduğunu belirterek şunları söyledi: “Sağlıkta dönüşüm artık tek bir kurumun ya da tek bir sektörün başarabileceği bir süreç değil. Artan kronik hastalık yükü, yaşlanan nüfus ve sistemler üzerindeki sürdürülebilirlik baskısı; daha entegre, daha hızlı ve daha iş birlikçi bir modele ihtiyaç duyduğumuzu gösteriyor. PharmUp buluşmalarını da tam olarak bu nedenle gerçekleştiriyoruz: Sağlık ekosisteminin tüm paydaşlarını aynı masada bir araya getirerek fikirlerin yalnızca konuşulduğu değil, birlikte tasarlandığı, test edildiği ve ölçeklendiği bir zemin oluşturmak için. Amacımız yalnızca yenilikçi girişimleri desteklemek değil; bu fikirleri sahaya taşımak ve gerçek, ölçülebilir etki yaratmak. Türkiye’de sağlık inovasyonunun sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına katkı sunmayı hedefliyoruz.” Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, PharmUp platformunun sağlık alanındaki inovasyonu güçlendirme amacını vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu: “Sağlık sektörü, hem yerel hem de küresel ölçekte köklü bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Bu dönüşüm; dijitalleşme, veri odaklı yaklaşımlar ve yenilikçi iş modelleriyle şekillenirken, sürdürülebilir ve katma değer üreten iş birliklerinin önemini her geçen gün artırmaktadır. Sağlık ekosisteminin tüm paydaşlarının ortak bir vizyon etrafında buluşması, inovasyonun kalıcı ve ölçülebilir çıktılara dönüşmesi açısından kritik bir gerekliliktir. PharmUp platformunun, stratejik iş birliklerini teşvik ederek Türkiye’de sağlık inovasyonunun gelişimine ivme kazandıracağına ve burada ortaya çıkacak somut projelerin küresel ölçekte rekabet gücü oluşturacağına inanıyorum. Kamu, özel sektör, akademi ve girişimcilerin eşgüdüm içinde hareket etmesi; sağlıkta daha hızlı, daha kapsayıcı ve daha etkili bir dönüşümün temelini oluşturmaktadır. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi olarak, ülkemizin sağlık alanındaki yenilikçi potansiyelini güçlendiren, uluslararası ölçekte değer üretmeyi hedefleyen her türlü girişimi desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz.” Fark Labs Kurucusu Ahu Serter ise “İnovasyona Yatırım Portföyü Perspektifi” başlıklı değerlendirmesini paylaşarak “Makineyi optimize ettiğimiz bir çağdan, insanı optimize ettiğimiz bir çağa geçiyoruz. Sağlık teknolojileri bu dönüşümün merkezinde yer alırken, ilerlemenin tek başına koşarak değil birlikte yürüyerek mümkün olduğunu görüyoruz. Otomotivden sağlığa uzanan yatırım deneyimimiz bize şunu gösterdi: Sektörler değişse de çözdüğümüz problemler ortak; bu alanlar arasındaki öğrenme transferi ise güçlü bir kaldıraç yaratıyor. Türkiye’nin gerçek gücü, riskleri paylaşan ve küresel başarılarını yeniden kendi ekosistemine yatırım olarak geri döndüren girişimciler yetiştirmesinde yatıyor. Çünkü gelecek, iyi organize olmuş iyimserlerin oyunu. Sanofi ile iş birliğimiz kapsamında hayata geçirdiğimiz tüm çalışmaları da tam olarak bu vizyonla tasarlıyoruz.” dedi. Kamu, akademi ve yatırım dünyası aynı masada Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen “İyi Uygulama Örnekleri – Kurum & Girişim İş Birlikleri” oturumunda; Fark Labs Kurucusu Ahu Serter, MENE Health Group CEO’su Şule Mene, MobiQu Kurucu Ortağı Selçuk Koçhan, Sanofi Avrasya Yerleşik Ürünler Direktörü Gözde Haksal ile Corpal Health Kurucusu Göksel Çinier ve Reprai Kurucu Ortağı Didem Aral değerlendirmelerini paylaştı. Selcen Uyguntüzel’in moderasyonunda gerçekleştirilen “Sağlık Ekosisteminde İnovasyon” panelinde; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Damla Turan, TÜSEB TTO Müdürü Doç. Dr. Zeliha Özdemir Köken ve Boğaziçi Üniversitesi CSO’su ve RS Research Kurucusu Prof. Dr. Rana Sanyal konuşmacı olarak yer aldı. Programın son bölümünde PharmUp platformu kapsamında desteklenen girişimler sahne alarak çözümlerini yatırımcılar ve sektör temsilcilerine tanıttı. Etkinlik, girişimciler ile yatırımcıları bir araya getiren networking oturumuyla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk İhracatçısı İçin Pazar Payı Sabit Ama Rekabet Artıyor Haber

Türk İhracatçısı İçin Pazar Payı Sabit Ama Rekabet Artıyor

The Globby Araştırma Ekibi, 2016-2024 döneminde Avrupa Birliği'nin Çin, ABD, Hindistan ve Türkiye ile yürüttüğü ikili ticareti 97 ürün grubu bazında inceledi. Barış Yaşbala, analizin genel tablosunu özetlerken AB'nin bu dört ülkeden yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık ithalat gerçekleştirdiğini belirterek, pastanın büyüdüğünü ancak dilimlerin eşit büyümediğini ifade etti. Yaşbala, analizin en çarpıcı bulgusunun otomotiv sektöründe yaşandığını vurguladı. 2016'da Türkiye'nin bu dört ülke arasında AB'ye en fazla otomotiv ihracatı yapan ülke konumunda olduğunu, ancak Çin'in elektrikli araç devrimiyle bu tabloyu tamamen değiştirdiğini aktardı. Çin'in otomotiv ihracatını 8 yılda beş katına çıkararak liderliği devraldığını belirten Yaşbala, Türkiye'nin 29 milyar dolarlık ihracatla hâlâ güçlü bir performans sergilediğini ancak elektrikli araç dönüşümünü yakalamanın artık tercih değil zorunluluk olduğunu söyledi. Öte yandan Yaşbala, verilerin umut verici yeni trendlere de işaret ettiğinin altını çizdi. Raylı sistem araçları, savunma sanayii ve bitkisel yağlar gibi kalemlerde Türkiye'nin son 8 yılda çok yüksek büyüme oranları yakaladığını belirterek, ihracat yapısının geleneksel tekstil-otomotiv ekseninden çok daha geniş bir portföye evrildiğini ifade etti. Yaşbala, AB'nin COVID sonrasında benimsediği tedarik zinciri yakınlaştırma stratejisinin Türkiye'nin coğrafi konumunu daha da değerli kıldığını ve hız avantajı gerektiren sektörlerde, özellikle hızlı moda, taze gıda ve sipariş bazlı üretimde Türk ihracatçıların önünde önemli fırsatlar bulunduğunu vurguladı. Yaşbala, tehditlere de dikkat çekerek AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (CBAM) Türk ihracatçılar için yakın vadedeki en somut risk olduğunu belirtti. Demir-çelik, alüminyum, çimento ve gübre gibi kalemlerin kapsama girdiğini hatırlatan Yaşbala, Türkiye'nin bu sektörlerde önemli bir ihracatçı olduğunu ve karbon ayak izi raporlamasının artık bir pazar erişimi koşulu haline geldiğini aktardı. Hindistan'ın özellikle elektrik-elektronik ve kimyasal sektörlerinde hızla yükseldiğini de ekleyen Yaşbala, Türk ihracatçıların veri odaklı karar almayı, elektrikli araç ekosistemini hızlandırmayı ve yeşil dönüşüme bugünden hazırlanmayı geciktirmemesi gerektiği değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Otelcilik Sektöründen Küresele Güçlü Bir Adım Haber

Türk Otelcilik Sektöründen Küresele Güçlü Bir Adım

Hilton, Accor, Kempinski, Wyndham ve Hyatt gibi dünyanın önde gelen global otel gruplarında üç kıtada yedi ülkede görev alan Koçak; ticari dönüşüm, varlık performansı ve marka konumlandırması alanlarında elde ettiği deneyimi bağımsız ve yatırım odaklı bir platformda buluşturuyor. Regulus Collective, uzun vadeli değer üreten, ölçeklenebilir ve stratejik temeli güçlü turizm ve otelcilik markaları geliştirmeyi hedefliyor. Platform aynı zamanda turizm yatırımı danışmanlığına daha bütüncül ve veri odaklı bir perspektif kazandırmayı amaçlıyor. New York merkezli yapı; yatırımcılar ve mülk sahipleri ile projenin en erken aşamasından itibaren birlikte çalışarak finansal mimariyi, marka konumlandırmasını ve operasyonel ticari kurguyu eş zamanlı tasarlıyor. Böylece kısa vadeli performansın ötesine geçen, sürdürülebilir ve yatırım disiplinine dayalı bir değer modeli oluşturuluyor. Regulus Collective ile küresel pazarlarda yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermeyi değil, geleceğin stratejik dinamiklerini merkeze alan konseptler geliştirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Deniz Dorbek Kocak, Regulus Collective’in yaklaşımını şu şekilde ifade ediyor: “Geleneksel turizm anlayışı artık yalnızca operasyonel mükemmeliyetle tanımlanmıyor. Sektörümüz; sermaye disiplinini özgün marka vizyonuyla aynı stratejik çerçevede buluşturabilen ve geleceği okuyabilen yapılara ihtiyaç duyuyor. Regulus Collective’i, yatırımın disiplinini ve yatırım yaşam döngüsünün tüm evrelerini tek bir entegre sistem içinde tasarlamak için kurduk. Amacımız; yalnızca büyümek değil, sektörde değer üretme biçimini yeniden tanımlamak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Albaraka Türk  Güçlü Büyüme Ve Kârlılıkla 2025’i Tamamladı Haber

Albaraka Türk Güçlü Büyüme Ve Kârlılıkla 2025’i Tamamladı

Konsolide finansal sonuçlara göre, toplam aktif büyüklük bir önceki yıla göre %51 artarak 471 milyar TL’ye ulaşırken net kâr %191,1’lik artışla 15 milyar TL olarak gerçekleşti. Bankanın ekonomiye sağladığı nakdi kredi desteği 237 milyar TL, gayri nakdi kredi desteği ise 67 milyar TL olmak üzere toplam kredi desteği 300 milyar TL’nin üzerine yükselmiştir. Zorlu piyasa koşullarına rağmen güçlü aktif kalitesini koruyan Albaraka Türk’ün toplanan fonları %36 artışla 278 milyar TL’ye ulaşırken sermaye yeterlilik oranı %21,2, takipteki kredi oranı %1,70 ve öz kaynak kârlılığı ise %65,4 olarak kaydedildi. Albaraka Türk Genel Müdürü Malek K. Temsah: “Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Odaklı Büyüme Devam Edecek” Albaraka Türk Genel Müdürü Malek K. Temsah, 2025’in küresel ve yerel ekonomide belirsizliklerin ve enflasyonla mücadelenin yoğunlaştığı zorlu bir dönem olduğunu vurguladı. Ancak bankanın açıkladığı güçlü finansal sonuçların, katılım bankacılığının temel prensiplerine bağlılığın ve müşteri odaklı yaklaşımın bir göstergesi olduğunu belirtti. Temsah, “Bu başarılı sonuçlar, bir önceki yıla göre %51’lik aktif büyüme ve %191’lik net kâr artışı ile teyit edilmiştir. Ekonomi yönetiminin kararlı adımları sayesinde enflasyonun düşüşe geçmesi, finansal istikrar açısından önemli bir gelişme oldu ve biz de bu süreçte reel sektöre verdiğimiz desteklerle Türkiye ekonomisinin büyümesine katkıda bulunduk” dedi. Dijitalleşmenin, Albaraka Türk’ün öncelikleri arasında yer aldığını belirten Temsah, mobil ve internet bankacılığı platformlarındaki yeniliklerle finansman ve yatırım işlemlerinin büyük bir kısmının dijital kanallar üzerinden gerçekleştirilebilir hale getirildiğini söyledi. Katılım bankacılığı sektöründe bir ilk olarak katılım finans ilkelerine uygun Varlığa Dayalı Menkul Kıymet ihracının başarıyla tamamlandığını ve Valenspara Ödeme Kuruluşu ile ödeme ekosisteminde yer alarak Türkiye’de lisanslı ödeme kuruluşu sahibi olan ilk katılım bankası olduklarını kaydetti. Müşteri kazanım süreçlerini sadeleştiren dijital onboarding modeli ve pazarlama stratejileri sayesinde yeni müşterilerin yaklaşık %50’sinin dijital kanallar aracılığıyla edinildiğini belirtti. 2025 yılında sermaye piyasalarına derinlik kazandıran stratejik adımlar atıldı. Uluslararası arenada ise Albaraka Portföy ve SICO BSC iş birliğiyle uluslararası sukuk fonu kuruldu, Uluslararası Finans Kurumu’nun (IFC) Küresel Ticaret Finansmanı programına dahil olunarak dış ticaret finansmanında küresel bir ağa entegre olundu ve Uluslararası İslami Ticaret Finans Kurumu (ITFC) ile murabaha anlaşması imzalandı. Temsah, gelecek dönemde dijitalleşmeyi, veri odaklı karar alma süreçlerini ve açık bankacılık iş birliklerini güçlendireceklerini, yeşil finansman alanındaki yatırımları artıracaklarını ve uluslararası pazarlarda daha etkin bir rol oynamayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Temsah konuyla ilgili olarak, “2026’da da katılım bankacılığının öncüsü olarak müşterilerimize değer katmaya, Türkiye ekonomisine katkıda bulunmaya ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026’da Sigorta Sektörünü Şekillendirecek 10 Stratejik Başlık Haber

2026’da Sigorta Sektörünü Şekillendirecek 10 Stratejik Başlık

2026 yılı, sigorta sektörünün hem küresel hem de yerel dinamikler açısından yeniden şekillendiği bir dönem olarak öne çıkıyor. Yapay zekâ destekli süreçlerin yaygınlaşması, mikro sigortacılık modellerinin hızla büyümesi ve siber risklerin kurumsal gündemin üst sıralarına yerleşmesi, sektörün dönüşümünü belirleyen temel başlıklar arasında yer alıyor. Sağlık sigortasında hibrit modeller ve tele-sağlık entegrasyonunun standart hâle gelmesi, sürdürülebilirlik kriterlerinin fiyatlama ve reasürans yapıları üzerindeki etkisinin artması, 2026’nın dikkat çeken diğer gelişmeleri olarak öne çıkıyor. ‘Çeviklik ve güçlü risk yönetimi öne çıkacak’ IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, “2025 yılında Türk sigorta sektörünün toplam prim üretimi 1,22 trilyon TL seviyesine ulaştı. Yıllık bazda nominal büyüme %45’in üzerine çıkarak son yılların en yüksek oranlarından biri olarak kaydedildi. Bu görünüm, sektörün hacimsel anlamda güçlü bir performans sergilediğini ve fiyatlama dinamiklerinin büyümeyi belirgin şekilde desteklediğini ortaya koyuyor. Diğer yandan sektör; teknolojik dönüşümün hız kazandığı, müşteri beklentilerinin yeniden şekillendiği ve risk yapılarının daha karmaşık hale geldiği yapısal bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu yeni dönemde sürdürülebilir büyüme, yalnızca hacim artışıyla değil; veri odaklı yaklaşımlar, yenilikçi ürünler ve stratejik risk yönetimiyle mümkün hale geliyor. 2026, şirketlerin yalnızca dijitalleşmeye uyum sağladığı değil, aynı zamanda veri odaklı iş modelleriyle rekabet avantajı yarattığı bir yıl olacak. Bu süreçte çeviklik, doğru işbirlikleri ve güçlü risk yönetimi yaklaşımı, sektörün sürdürülebilir büyümesinin temel belirleyicileri arasında yer alacak” dedi. ‘Yapay zeka tüm değer zincirlerine nüfuz edecek’ Murat çiftçi, 2026’da sigorta sektörünü şekillendirecek 10 stratejik başlığı şu şekilde sıraladı: “Dijitalleşmede yeni eşik yapay zekâ. 2026, yapay zekânın operasyonel süreçlerden ürün tasarımına kadar tüm değer zincirine nüfuz ettiği bir yıl olacak. Hasar dosyalarının otomasyonu, risk skorlama modellerinin güçlenmesi ve kişiselleştirilmiş poliçeler sektörün rekabet alanını yeniden tanımlıyor. ikinci olarak mikro sigortacılık ve anlık poliçelerde hızlı büyüme, üçüncü başlık da siber risklerde patlama ve kurumsal talepte artış olarak sıralayabiliriz. Artan fidye yazılımı saldırıları, KOBİ’lerin de siber poliçelere yönelmesini sağlıyor. 2026’da siber sigorta, yangın ve nakliyeden sonra en hızlı büyüyen branşlardan biri olmaya aday. Sağlık sigortasında hibrit modeller ve tele-sağlık entegrasyonu ve sürdürülebilirlik ve iklim risklerinin fiyatlamaya etkisi de sigorta sektörünün 2026 başlıkları arasında yerini alacak.” Gömülü sigorta hizmetlerinin rolü daha da artacak 2026 yılında bağlantılı araçlar ve otonom sistemlerde yeni sigorta modellerinin de çok konuşulacağını aktaran Murat Çiftçi, “Araçlardan gerçek zamanlı veri akışı, sürüş davranışına göre fiyatlamayı standart hâle getiriyor. Otonom sürüş seviyelerinin artması, sorumluluk paylaşımında yeni hukuki tartışmaları beraberinde getiriyor. Öte yandan gömülü sigorta yaygınlaşıyor. Sigortanın ürün ve hizmetlere gömülü şekilde sunulması, özellikle e-ticaret, mobil uygulamalar ve finansal platformlarda büyüyor. Bu model, müşteri kazanım maliyetlerini düşürürken penetrasyonu artırıyor. Bunun yanı sıra regülasyonlarda dijital uyum ve veri koruma önceliği de 2026 yılında en fazla konuşacağımız bir başlık olarak öne çıkıyor. Sigorta–fintek–bankacılık üçgeninde yeni işbirlikleri ve veri odaklı risk yönetimi ve aktüeryal modellerin evrimi de 2026 yılına yön verecek başlıklardan biri olacak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.