Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Veri Odaklı

Kapsül Haber Ajansı - Veri Odaklı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veri Odaklı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EY, Yapay Zekâ Destekli Yeni Çözümleriyle Vergi Dönüşümünü Hızlandırıyor Haber

EY, Yapay Zekâ Destekli Yeni Çözümleriyle Vergi Dönüşümünü Hızlandırıyor

EY geliştirdiği bu çözümlerle vergi danışmanlığı ve uyum süreçlerini teknolojiyle entegre ederek daha hızlı içgörüler, daha net tahminler ve iş kararlarını destekleyen çıktılar sunmayı hedefliyor. Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, strateji, kurumsal finansman ve vergi hizmetleri şirketi EY, vergi danışmanlığı ve uyum hizmetlerini teknoloji, operasyon ve değer sunma süreçleriyle entegre etmek amacıyla yenilikçi veri ve yapay zekâ çözümleri EY.ai Tax Labs ve EY.ai Tax Agent Factory’i hizmete sundu. EY’ın güçlü iş birliği ekosisteminden yararlanan bu yeni çözümler, vergi fonksiyonunu veri odaklı ve stratejik bir yapıya dönüştürerek daha hızlı içgörüler, daha yüksek doğruluk ve geleceğe yönelik iş kararlarını destekleyen etkili sonuçlar sunmayı hedefliyor. EY.ai Tax Labs, veri odaklı sonuçlarla dönüşümü hızlandırıyor EY.ai Tax Labs, üretken ve ajan-tabanlı yapay zekâ teknolojilerinden yararlanarak, işletmelerin karmaşık vergi verilerini analiz etmelerine ve değişen regülasyonlara daha hızlı uyum sağlamalarına yardımcı oluyor. Bu platformla birlikte, EY profesyonelleri ve müşteriler birlikte çalışarak yapay zekâ destekli kuruma özgü vergi stratejileri geliştiriyor, bu stratejilerin etkili sonuçlar oluşturmasına odaklanıyor ve uygulamanın hayata geçmesine olanak tanıyor. EY.ai Tax Labs, vergi liderlerinin soyut konseptleri gerçek çözümlere dönüştürerek, stratejik önceliklerini ve liderlik kapasitelerini bir üst seviyeye taşımalarına yardımcı oluyor. EY.ai Tax Agent Factory ise bu stratejilerin ölçeklenmesini ve günlük vergi süreçlerine entegre edilmesini destekleyerek vergi fonksiyonunun dönüşümünü hızlandırıyor. Vergi alanında yapay zekâ destekli dönüşüm kaçınılmaz oluyor Yapay zekâ ajanları, çok aşamalı karmaşık vergi süreçlerini otomatikleştirerek, finansal verilerdeki anlamlı çıktıları belirliyor. Ajan-tabanlı yapay zekâdan yararlanan işletmeler, veri süreçlerini sadeleştirip manuel müdahaleyi en aza indirerek vergi profesyonellerinin öngörü, analiz ve muhakeme gerektiren stratejik ve yüksek katma değerli çalışmalara daha fazla odaklanmasına yardımcı oluyor. Bu yaklaşım, gerçek ihtiyaçlara dayanan, uygulanabilir sonuçlar üreten ve küresel ölçekte uyumlu çözümler sunan çapraz fonksiyonlu iş birliğini destekliyor. EY.ai Tax Agent Factory, vergi profesyonelleri ve müşterilerin yapay zekâ ajanlarını tasarlamasına, geliştirmesine, eğitmesine, devreye almasına ve ölçekli şekilde yönetmesine olanak tanıyan bütüncül bir metodoloji ve bir işletim modeli sunuyor. EY.ai Tax Labs ise yenilikçi vergi çözümlerinin birlikte tasarlandığı, prototiplerinin geliştirildiği ve test edildiği iş birliğine dayalı bir ortam sağlayarak bu dönüşümü destekliyor. EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı, Vergi Teknolojisi ve Dönüşümü Lideri Ersin Erdem, EY’ın vergi teknolojilerine yönelik yatırımları hakkında şunları söyledi: “EY araştırmalarına göre, vergi ve finans liderlerinin %86’sı veri, üretken yapay zekâ ve teknolojinin en önemli öncelikleri arasında olduğunu belirtiyor. Buna karşın %91’i vergi verilerinin silo yapılar içinde kalmasının, etkili yapay zekâ uygulamalarının önündeki büyük engellerden biri olarak görüyor. Vergi ve finans liderlerinin %80’i ise yapay zekâya hazır vergi verisinin yetersizliğini dönüşümün önündeki temel zorluklar arasında sıralıyor. Bu doğrultuda, EY olarak vergi ve finans alanlarında da teknolojiye yatırımlar yapıyor, müşterilerimizle birlikte çalışıyor, kurumsal ihtiyaçlarına özel ileriye dönük çözümler geliştiriyoruz. EY.ai Tax Labs ve EY.ai Tax Agent Factory ile müşterilerimizin dönüşümü hızlandırmalarına, vergi operasyonlarının etkinliğini artırmalarına ve stratejik değer elde etmelerine destek oluyoruz. Güvenilir ve yapay zekâya hazır veri sayesinde müşterilerimiz, daha hızlı içgörüler, daha doğru kararlar ve ölçeklenebilir sonuçlar elde edebiliyor.”

Mastercard Lighthouse Türkiye x EBRD Star Venture Girişim Hızlandırma Programı 6 Girişimle Başladı Haber

Mastercard Lighthouse Türkiye x EBRD Star Venture Girişim Hızlandırma Programı 6 Girişimle Başladı

Türkiye’nin finansal hizmetler ekosistemini desteklemek amacıyla gerçekleştirilen Mastercard Lighthouse Türkiye x EBRD Star Venture Girişim Hızlandırma Programı için açılış etkinliği düzenlendi. “Lighthouse Türkiye Welcome Day” etkinliği, programa seçilen Finsmart AI, F-Ray Finansal Teknolojiler, Freya, Hardal, Novus ve Rudiq ile Mastercard iş ortaklarını, sektör paydaşlarını ve program partnerlerini bir araya getirdi. Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı’nın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlik boyunca, Mastercard uzmanları ve girişimler arasında fikir ve deneyim alışverişi yapıldı; Mastercard’ın finansal hizmetler ekosistemine sağladığı katkılar ve Türkiye’deki girişimlerin dünyaya açılma potansiyeli değerlendirildi. Yapay zeka teknolojilerini iş modellerine entegre eden girişimler öne çıktı Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı, “Girişimciler bugün sadece yeni fikirler üretmiyor; yapay zeka ve veri odaklı çözümleriyle iş süreçlerini yeniden tanımlayarak ekonomilerin dönüşümüne doğrudan katkı sağlıyor. Bu nedenle Lighthouse Türkiye programımıza bu yıl AI odaklı girişimlerden gelen yoğun ve nitelikli başvurular bizim için son derece kıymetli. Türkiye’de finansal hizmetler ekosistemine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirdiğimiz Lighthouse Türkiye programı ile ölçeklenebilir, global rekabete hazır ve teknolojiyi merkeze alan girişimlerin yanında duruyoruz. Bu özel programla Mastercard’ın küresel ağını, teknoloji birikimini ve iş ortaklarını girişimlerle buluşturuyor; yenilikçi çözümlerin hayata geçmesini hızlandırıyoruz. Ülkemizin dijital ekonomiyi geliştirme yolculuğunu, veri ve AI temelli güçlü bir inovasyon ekosistemiyle desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Mastercard Danışmanlık Hizmetleri EEMEA Bölgesi Kıdemli Başkan Yardımcısı Muin Öztop ise “Finansal hizmetler ekosistemimizin küresel rekabet gücünü artırma hedefiyle ülkemize getirdiğimiz Lighthouse Türkiye programı, ikinci döneminde de yoğun ilgi gördü. Güçlü ve ölçeklenebilir iş modelleri, değişen pazar dinamiklerine kısa sürede uyum sağlayabilen yapıları, alanında uzman ekipleri ve özellikle yapay zekâ odaklı yenilikçi çözümleriyle fark yaratan girişimler yeni dönemde aramıza katıldı. Bu yaklaşım, Mastercard’ın teknolojiyi iş ortaklarıyla birlikte küresel ölçekte rekabet avantajına dönüştürme vizyonuyla bire bir örtüşüyor. Bu çözümlerin finansal hizmetler ekosisteminde hız, güvenlik ve kişiselleştirilmiş deneyimler sunarak sektörün dönüşümüne yön vereceğine inanıyoruz. Programa kabul edilen girişimcilerimizi kutluyor, önümüzdeki dönem için heyecanlarını paylaşıyoruz” diye konuştu. Programın açılış etkinliğine katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Furkan Karayaka ise konuşmasında Türkiye’nin girişimcilik ekosistemi ile ilgili açıklamalarda bulundu; “Ülkemizin girişimcilik ekosistemini büyütmeyi, fintek başta olmak üzere yenilikçi finans alanlarında küresel rekabetçiliği artırmayı ve girişimlerimizin uluslararası pazarlara erişimini hızlandırmayı stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Türkiye’nin girişimcilik ekosistemi son on yılda büyük bir ivme yakalayarak bölgesel bir merkez olma yolunda güçlü bir konuma ulaştı. 2010–2019 arasında Türk girişimlerine toplam 660 milyon dolar yatırım yapılmışken, 2020’den sonra bu rakam 5,5 milyar dolara ulaştı. Yıllık ortalama 1 milyar dolar seviyesindeki bu yatırımlar, Türkiye’nin girişimcilik ortamının olgunlaşarak küresel yatırımcıların radarına girdiğini gösteriyor. Bu programı da girişimcilerimiz için yalnızca bir hızlandırma süreci değil, aynı zamanda Türkiye’de inovasyonun ölçeklenmesi için kurulan güçlü bir adım olarak görüyoruz." Programa seçilen girişimler hakkında: Finsmart AI: Muhasebe verilerini otomatik olarak işleyip gerçek zamanlı finansal raporlar ve içgörüler üreten Finsmart AI, yapay zekâ destekli CFO yaklaşımıyla büyüyen şirketlere dijital finansal danışmanlık ve stratejik karar desteği sunuyor. F-ray Finansal Teknolojiler: Finansal ve finansal olmayan verileri gerçek zamanlı analiz eden Agentic AI mimarili F-ray, kurumların müşteri ve tedarikçi risklerini öngörmesini ve kredi ile risk değerlendirme süreçlerini otomatikleştirmesini sağlayan bir karar destek çözümü sunuyor. Freya: Finansal hizmetler sektörüne özel ses tabanlı yapay zekâ çözümleri geliştiren Freya, çağrı merkezi operasyonlarında satış desteği, teklif taleplerinin alınması ve müşteri hizmetleri süreçlerine yönelik otomasyon imkanları sunuyor. Hardal: Web sitesi ve mobil uygulamalardan elde edilen birinci taraf verilerini sunucu tarafında toplayıp farklı sistemlere aktaran Hardal, daha güvenli, doğru ve etkin pazarlama ile analitik içgörülerin üretilmesini mümkün kılan bir veri analitiği çözümü sunuyor. Novus: Manuel ve tekrar eden iş süreçlerini yapay zeka ile otomatikleştiren Novus AI, kodlama gerektirmeden yapay zekâ ajanları ve iş akışları oluşturulmasını sağlayarak kurumların zaman ve maliyet verimliliğini artıran entegre bir otomasyon altyapısı sunuyor. Rudiq: Lisanslı finansal kurumların gerçek dünya varlıklarını (RWA) tokenize etmesini mümkün kılan Rudiq, bu varlıkların farklı piyasalarda sunulmasını ve teminat gerektiren finansman süreçlerinde kullanılmasını sağlayan whitelabel bir altyapı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde HSWIM Teknolojisi ile Kesintisiz Ağırlık Denetimi Haber

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde HSWIM Teknolojisi ile Kesintisiz Ağırlık Denetimi

Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde hayata geçireceği Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) ile ulaşımda dijitalleşme ve güvenlik adına önemli bir adım daha attı. Bu teknoloji sayesinde ağır taşıtların aks yükleri ve toplam ağırlıkları, trafik akışını kesintiye uğratmadan, araçlar seyir halindeyken ölçülebilecek. Proje ile ağır taşıtlar durdurulmadan denetlenebilecek, bu sayede trafik akışında kesintiler yaşanmasının önüne geçilecek. Ani duruşlar ve kuyruklanmaların azalmasıyla sürücü ve yolcu güvenliği artırılırken, aşırı yük taşıyan araçların erken aşamada tespit edilmesi yol üstyapısında meydana gelen bozulmaları azaltacak ve bakım-onarım maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlayacak. İmzalanan anlaşma hakkında bir değerlendirme yapan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi Genel Müdürü Alper Akar “Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde hayata geçireceğimiz Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) ile ağır taşıtların aks yükleri ve toplam ağırlıkları trafikte herhangi bir duraksamaya gerek kalmadan ölçülebilecek. Bu sistem sayesinde hem yol altyapısının korunmasına hem de güvenli ve sürdürülebilir ulaşımın desteklenmesine yönelik önemli bir adım daha atıyoruz. Fizibilite, kurulum, entegrasyon ve test süreçlerinin ardından sahada aktif olarak devreye alınacak bu teknoloji; Intetra ve alanında uzman teknik ekiplerimizle yürütülen güçlü iş birliklerinin bir sonucu olarak, veri odaklı ve yenilikçi altyapı çözümlerimize önemli katkı sağlayacak.” dedi. Intetra CEO’su Muhammed Alyürük ise proje ile ilgili şu açıklamalarında bulundu: Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi ülkemizin en önemli geçiş noktalarından birinde, köprünün işletmesini başarıyla yürüten ICA ile birlikte çok değerli bir projeyi hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) projemiz kapsamında; köprünün hem Avrupa–Asya hem de Asya–Avrupa yönlerindeki girişlerinde, araçların ağırlıkları durmaksızın ve yüksek hızda ölçümlenebilecek. Bu proje, Türkiye’deki ilk örnek uygulamalardan biri olmasının yanı sıra, akıllı ulaşım sistemleri alanında ülkemizin ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından da son derece gurur verici. Intetra olarak; akıllı ulaşım sistemlerine yön veren projelerde yer almaktan, teknolojimizi dünyanın en özel mühendislik yapılarından birine entegre etmekten ve geleceğin ulaşım altyapısına katkı sunmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Yakıt tüketimi ve emisyon değerlerini düşürerek çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak olan bu proje, akıllı ulaşım sistemleri için güçlü bir veri altyapısı oluşturuyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ndeki bu uygulama, modern ve adil denetim politikalarının Türkiye'deki en önemli örneklerinden biri olarak konumlanıyor.

Dünya Bankası Grubu’ndan Türk Şirketine Yatırım Haber

Dünya Bankası Grubu’ndan Türk Şirketine Yatırım

Mehmet Uygun ve Zeynep Uygun’un kurucu ortakları arasında yer aldığı uçtan uca yenilenmiş elektronik cihaz platformu Getmobil, Türkiye’deki ikinci el elektronik pazarının dijitalleşmesini hızlandırmak amacıyla Seri A yatırım turunda 22 milyon dolar yatırım aldı. Yatırım turunun 15 milyon dolarlık kısmı, iklim odaklı yatırımlarıyla tanınan ve Chris Sacca tarafından kurulan yeşil dönüşümün öncüsü Lowercarbon Capital ile Dünya Bankası Grubu’nun özel sektör kolu Uluslararası Finans Kurumu IFC liderliğinde gerçekleşti. Kalan 7 milyon dolarlık bölümse mevcut yatırımcıların katılımıyla gerçekleşti. Tura ayrıca, büyük ve gelişmekte olan pazarlarda kategori tanımlayan dijital altyapılara yatırım yapan, küresel ölçekte saygın dört yatırımcıdan ikisi olan 2150 VC ve Endeavor Catalyst de katıldı. Mevcut yatırımcılar Dutch Founders Fund (DFF), TechOne/Metis, Maxis, Arya VC ve 212 de tura yeniden katılarak, Getmobil’in uzun vadeli vizyonuna olan güvenlerini bir kez daha teyit etti. Bu yatırım, yalnızca Getmobil’in büyümesini değil; Türkiye’de uzun yıllardır büyük ölçüde kayıt dışı ve dağınık şekilde işleyen ikinci el elektronik pazarının, regülasyonlarla uyumlu, şeffaf ve ölçeklenebilir bir yapıya kavuşmasını hedefleyen daha geniş bir dönüşüm vizyonunu temsil ediyor. Regülasyonla Dijitalleşen ve Kayıt altına alınan pazar Getmobil’e gelen bu yatırımın arkasındaki en önemli faktörlerden biri, Ticaret Bakanlığı’nın “Yenilenmiş Ürünlerin Satışı Hakkında Yönetmeliği” ile sektörde oluşturulan düzenleyici çerçeve oldu. Yönetmelik, ikinci el ve yenilenmiş elektronik pazarında tüketici güvenini artırırken; kayıt dışı faaliyetlerin azalmasına, standartların oluşmasına ve sürdürülebilir bir pazar yapısının gelişmesine zemin hazırladı. IFC ve diğer global yatırımcılar açısından bu düzenleyici altyapı, Türkiye’de ikinci el elektroniğin ölçeklenebilir bir yatırım alanına dönüşmesinde kritik rol oynadı. Getmobil ise bu regülasyon zeminini, uçtan uca dijital altyapısıyla sahaya taşıyan öncü oyunculardan biri olarak konumlanıyor. Bakanlık tarafından belirlenen kriterleri sağlayan bayilere yerinde yenileme yetkisi tanınarak, yenileme süreçlerinin maliyetlerinin azaltılması ve yenilenmiş ürün arzının tüm Türkiye'ye yayılması amaçlanıyor 8 Milyar Dolarlık Pazar İçin Dijital Bir İşletim Sistemi Türkiye’nin 8 milyar dolar büyüklüğe ulaştığı tahmin edilen ikinci el elektronik pazarı, uzun süredir standartlardan ve tüketici koruma mekanizmalarından yoksun bir şekilde faaliyet gösteriyordu. Getmobil, ülke genelindeki 32 binden fazla cep telefonu bayisini birbirine bağlayan bir dijital işletim sistemi inşa ederek bu tabloyu değiştiriyor. Sistem; satın alma, satış, fiyatlandırma, envanter takibi ve yasal uyum süreçlerini tek bir dijital çatıda toplayarak sektörde ortak bir standart oluşturmayı hedefliyor. Ticaret Bakanlığı’nın düzenlemeleriyle güçlenen şeffaf bir pazar Ticaret Bakanlığı’nın yenilenmiş ürünlere ilişkin düzenlemeleriyle uyumlu şekilde faaliyet gösteren Getmobil, lisanslı yenileme merkezi yapısı ve dijital altyapısıyla tüketicilerin 12 ay garantili, Bakanlık onaylı ürünlere erişimini sağlıyor. Platform üzerinden yürütülen süreçler; pazarın şeffaf, izlenebilir ve denetlenebilir bir yapıda işlemesine katkıda bulunuyor. Veriye dayalı, ölçeklenebilir bir bayi işletim modeli İkinci el elektronik sektöründe faaliyet gösteren bayiler, uzun yıllar boyunca manuel ve birbirinden kopuk sistemlerle çalıştı. Getmobil’in sunduğu dijital altyapı sayesinde bayiler; fiyatlama, stok yönetimi ve operasyonel süreçlerini merkezi ve veriye dayalı bir şekilde yönetebiliyor. Bu dönüşüm, küçük ölçekli satış noktalarının daha sürdürülebilir, büyüyebilir ve kayıtlı işletmelere dönüşmesine katkı sağlıyor. Esnaflar Ölçeklenebilir İşletmelere Dönüşüyor Getmobil, geleneksel yöntemlerle çalışan yerel bayileri merkezi ve veri odaklı bir altyapıya entegre ediyor. Platform sayesinde perakendeciler; anlık fiyatlandırma, stok görünürlüğü ve standartlaştırılmış yenileme süreçlerine erişim sağlayarak daha hızlı kararlar alabiliyor. Şirket verilerine göre Getmobil kullanan bayilerde: Gelirlerde yaklaşık %60 artış,Stok devir hızında yaklaşık %50 iyileşme gözlemleniyor. Global Markaların Güvenilir Çözüm Ortağı Getmobil’in kurduğu altyapı; Apple, Samsung, Hepsiburada, Sahibinden, Troy ve Vatan gibi dev isimler tarafından "eskisini getir, yenisini götür" (trade-in) ve yenilenmiş cihaz programları için tercih ediliyor. Bu ortaklıklar sayesinde tüketiciler cihazlarını güvenle nakde çevirirken, iş ortakları da uçtan uca sertifikalı ve garanti destekli bir sisteme erişiyor. “Biz Sadece Bir Pazar Yeri Değil, Bir Ekosistem İnşa Ediyoruz” Getmobil CEO’su ve Kurucu Ortağı Mehmet Uygun, yatırım turunu şöyle değerlendiriyor: “Getmobil olarak sadece cihaz alıp satan bir şirket değiliz. Türkiye’de uzun yıllardır dağınık ve kayıt dışı kalan ikinci el elektronik pazarını dijitalleştiren bir altyapı kuruyoruz. Bugüne kadar 600 binin üzerinde haneyle buluştuk; kullanıcılarımıza güvenli ve erişilebilir bir deneyim sunarken, bayilerimiz ve iş ortaklarımızla birlikte ikinci el elektronik ekosisteminin büyümesine katkı sağladık. Ticaret Bakanlığı’nın yenilenmiş ürünlere yönelik düzenlemeleri, pazarda güvenin oluşması açısından çok önemli bir zemin oluşturdu. Bu yatırımla birlikte, Türkiye’de kurduğumuz bu sistemi ölçeklemeyi ve aynı modeli uluslararası pazarlara taşımayı hedefliyoruz. Bize güvenen tüm kullanıcılarımıza, bayilerimize ve ekosistemin gelişimine katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ederiz.” Kapıda Alım Modeliyle Yeni Bir Standart Getmobil, yeni dönemde kapıda alım (buyback) modelini Türkiye genelinde yaygınlaştırmayı hedefliyor. Kullanıcılar, cihazlarını evlerinden çıkmadan satabiliyor ve ödemelerini hızlı şekilde alabiliyor. Bu model, elektronik cihazların kullanım ömrünü uzatarak döngüsel ekonomiye somut katkı sağlıyor.

MIATK Dijital Eğlenceye Yatırım Yapıyor: Oyunlaştırma Girişimiyle Stratejik Ortaklık Yolda! Haber

MIATK Dijital Eğlenceye Yatırım Yapıyor: Oyunlaştırma Girişimiyle Stratejik Ortaklık Yolda!

MİA TEKNOLOJİ A.Ş. (MIATK), son yıllarda güçlendirdiği dijital altyapısını yeni bir stratejik adımla taçlandırıyor. Şirket, Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı açıklamada, dijital içerik, oyunlaştırma ve etkileşimli eğlence teknolojileri üzerinde çalışan yerli bir girişimle potansiyel yatırım veya ortaklık seçeneklerini değerlendirmek üzere resmi görüşmelere başlama kararı aldığını duyurdu. Bu karar, MIATK'ın ulusal ve uluslararası pazarlarda daha rekabetçi ve yenilikçi çözümler sunma vizyonunun bir parçası. Küresel Büyümeye Uygun Girişim Yönetim Kurulu tarafından onaylanan bu görüşme süreci, teknik kabiliyetleri, esnek platform yapısı ve küresel ölçekte büyümeye uygun ürünleri ile dikkat çeken bir yerli girişimi kapsıyor. MIATK yönetimi, bu girişimin teknik gücünün ve yenilikçi yaklaşımının, şirketin büyüme hedefleriyle tam uyum içinde olduğunu belirtiyor. MIATK'ın Olası İş Birliğiyle Amaçladığı Temel Stratejiler: Dijital İçerik Liderliği: Dijital içerik ve oyunlaştırma (gamification) alanında pazar payını artırarak daha etkin bir oyuncu olmak. Yurt Dışı Erişim: Teknoloji ürünlerinin yurt dışı pazarlardaki erişimini hızla genişletmek. Veri Odaklı Ürün Geliştirme: Veri odaklı yaklaşımla kullanıcı deneyimini (UX) öncelikleyen ürün geliştirme kapasitesini en üst seviyeye taşımak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sigorta Sektörünün İlk Açık İnovasyon Programı HackZone by Allianz’a IDC’den Ödül! Haber

Sigorta Sektörünün İlk Açık İnovasyon Programı HackZone by Allianz’a IDC’den Ödül!

Sigorta sektörünün öncü şirketlerinden Allianz Türkiye, 2020 yılından bu yana düzenlediği ve Tenity iş birliği ile yürüttüğü Türk sigorta sektörünün ilk açık inovasyon programı HackZone by Allianz ile IDC Future Enterprise Awards ödüllerinde ‘Digitally Enabled Ecosystem’ kategorisinde ödül aldı. Türk sigorta sektörünün ilk sürdürülebilir açık inovasyon programı olarak start-up ve girişimleri destekleyerek inovatif projeler geliştirilmesini teşvik eden HackZone by Allianz, sigorta ekosistemini de farklı yaklaşımlarla büyütmesiyle öne çıkıyor. Program kapsamında bugüne dek 26 start-up sigorta sektörüyle ilk kez iş birliği gerçekleştirme şansı bulurken, programa katılan ve yenilikçi projeler geliştiren girişimler ekosistemden 15,5 milyon doları aşan miktarda yatırım alma şansını elde etti. “HackZone programı ile sigorta sektöründe bir açılım yarattık” Allianz Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğuna uzun yıllar önce başlayarak yeni nesil sigortacılığa öncülük ettiğini söyleyen Allianz Türkiye Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Fahri Kaan Toker, “Yeni nesil veri odaklı bir kurum olma hedefiyle uzun yıllardır sürdürdüğümüz dijitalleşme yolculuğunda önemli bir yol katettik ve sadece Allianz Türkiye için değil, sektör için de bir açılım yarattık. 5 yıl önce hayata geçirdiğimiz HackZone by Allianz programına katılan start-up'lara mentorluk, finansal destek, Allianz'ın API'larına erişim gibi imkanlar sunarak, onlarla birlikte inovatif projeler geliştirerek bu girişimlerin sigortacılık sektöründe daha hızlı büyümesini ve ürünlerini geliştirmesini destekliyoruz. HackZone programımızın IDC Future Enterprise Awards’ta ödüllendirilmesinden büyük mutluluk duyuyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Start-up’ların, yakında duyuracağımız yeni dönem HackZone başvurularını takip etmelerini öneriyorum” dedi.

Gökçelik, Yapay Zekâ Destekli CRM Programı ile Dijital Dönüşümde Yeni Bir Çağ Başlattı Haber

Gökçelik, Yapay Zekâ Destekli CRM Programı ile Dijital Dönüşümde Yeni Bir Çağ Başlattı

-Türkiye’nin önde gelen raf ve depo sistemleri üreticilerinden Gökçelik, dijital dönüşüm yolculuğunda önemli bir adım atarak Türkiye’nin ilk Yapay Zekâ (AI) destekli SAP Sales Cloud V2 projesini başarıyla devreye aldı. NTT DATA iş birliğiyle gerçekleştirilen proje, satış ve müşteri ilişkileri yönetiminde yapay zekâ gücünü merkeze alarak sektörde bir ilke imza attı. Yeni sistemle birlikte Gökçelik, müşteri ilişkilerini daha etkin yöneten, satış ve hizmet süreçlerini uçtan uca dijitalleştiren bütünleşik bir yapıya kavuştu. Yapay zeka destekli altyapı, satış, hizmet ve müşteri etkileşimlerini tek bir platformda toplayarak veriye dayalı karar alma gücünü ve operasyonel verimliliği en üst seviyeye taşıdı. Veri Odaklı Kararlarla Daha Akıllı Satış Süreçleri Gökçelik’in dijitalleşme stratejisinin merkezinde yer alan bu proje, SAP Sales Cloud V2 sisteminin devreye alınmasıyla birlikte satış ekiplerinin performans takibi, teklif ve sipariş yönetimi ile müşteri memnuniyeti süreçlerinde yapay zekâ algoritmalarının gücünü kullanmaya başladı. Bu sayede müşteri davranışları daha öngörülebilir hale gelirken, Gökçelik veri temelli içgörülerle daha hızlı, isabetli ve stratejik kararlar alabiliyor. “Bu proje sadece bir yazılım geçişi değil, kültürel bir dönüşüm” Gökçelik Yönetim Kurulu Üyesi Burak Aras, dijital dönüşüm projelerinin kurum genelinde yarattığı etkiyi şu sözlerle değerlendirdi: “Teknoloji yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bu proje, yalnızca bir yazılım geçişi değil; kurumsal kültürümüzün dijitalleşmesinde önemli bir dönüm noktası. Hedefimiz, sürdürülebilir büyüme için verimlilik, izlenebilirlik ve müşteri memnuniyetinde sürekli gelişim sağlamak.” Gökçelik Hakkında 1976 yılında kurulan Gökçelik, perakende ve lojistik sektörleri için raf, depo ve mağaza sistemleri alanında Türkiye’nin lider üreticilerindendir. 50 yıllık sektörel deneyimi, esnek üretim kapasitesi ve 80’den fazla ülkeye uzanan ihracat ağı ile Gökçelik; inovasyonu, mühendisliği ve tasarımı bir araya getirerek sektörün geleceğini şekillendirmeye devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Allianz Türkiye, Yapay Zekâ Desteği ile 100 Milyon Provizyon Sayısına Ulaştı Haber

Allianz Türkiye, Yapay Zekâ Desteği ile 100 Milyon Provizyon Sayısına Ulaştı

Allianz Türkiye Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Fahri Kaan Toker, geliştirdikleri Smart STP sisteminin sahip olduğu ölçek ve etki düzeyiyle sadece Allianz bünyesinde değil, sigorta sektöründe de benzeri görülmemiş bir dönüşüm yaratacağını söyledi. Yeni nesil sigortacılığa öncülük eden Allianz Türkiye tüm iş süreçlerinde veri odaklı bir şirket olma hedefiyle yapay zekâ teknolojilerine yatırım yapmaya devam ediyor. Bu vizyonla hayata geçirdiği Smart STP projesiyle sağlık sigortası provizyon süreçlerini, yapay zekâ desteği ile insan eli değmeden %92 otomasyonla yürüten şirket, sigorta sektöründe yapay zekâ kullanımında da standartları yeniden belirliyor. 2025 yılı içerisinde 100 milyonuncu provizyon sayısına ulaşan Allianz Türkiye, Smart STP desteği ile sağlık sigortalılarının provizyon taleplerini saniyeler içerisinde yanıtlıyor ve böylece hastanede onay bekleme süreci de ortadan kalkmış oluyor. Derin öğrenme algoritmalarından yeni nesil mimariye kadar uzanan güçlü teknik altyapısı ile Smart STP, sürekli kendini geliştiren ve ölçeklenebilen bir sistem olarak tasarlandı. Yapay zekâ projelerine 3 yılda 3 milyon euro yatırım Dijitalleşme yolculuklarını her noktada derinleştirerek, sigorta sektöründe teknolojiye yön veren bir şirket olma vizyonuyla hareket ettiklerini söyleyen Allianz Türkiye Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Fahri Kaan Toker, “Allianz Türkiye olarak yapay zekâyı teknolojiden öte görüyor, bu teknolojileri insana değer katmak ve sektörün ekonomik çıktılarını yeniden şekillendirmek için kullanıyoruz. Bu vizyon, geleceğin sigortacılığını bugünden mümkün kılıyor. Veriyi daha iyi kararlara dönüştüren bir organizasyon olmak için yapay zekâ projelerine son 3 yılda 3 milyon euro yatırım yaptık ve bu yatırımlar sayesinde edindiğimiz deneyimi artık değere dönüştürmeye başladık. Bu noktadan sonra tüm operasyonlarımızı ve iş yapış şeklimizi “yapay zekâ penceresinden” bakarak yapacak şekilde değiştiriyoruz. Sigorta gibi insan hayatına doğrudan dokunan bir sektörde, sigortalılarımızın bugünden yarına hayatlarına eşlik etme hedefiyle teknolojiyi daha akıllı, daha hızlı, daha insana yakın bir sistem inşa etmek amacıyla etkin bir şekilde kullanmaya devam ediyoruz.” dedi. Smart STP stratejik bir dönüşüm aracı İnovatif projeler ve yaratılan dönüşümlerle müşteri deneyimi yolculuğunu uçtan uca yeniden tasarladıklarını söyleyen Toker, Smart STP projesinin de bu anlamda sigorta sektöründe yeni bir kilometre taşı olduğunu belirterek, “2,3 milyon sigortalımızın sağlık alanında ilk tercihi Allianz Türkiye. Bu sorumlulukla, sağlık sigortacılığı gibi insan hayatına doğrudan dokunan bir alanda teknolojiyi, insan dokunuşunu kaybetmeden daha fazlasını sunabilmek amacıyla kullanıyoruz. Bu anlayışla geliştirdiğimiz Smart STP projesiyle Türk sigorta sektöründe sağlık sigortası provizyon süreçlerinde karar verme mekanizmasını %92 otomasyona çıkartan ilk yapay zekâ destekli sistemi hayata geçirdik. Allianz Türkiye, yapay zekâ ile bugüne dek 10 milyondan fazla sağlık tazminat başvurusunu insan eli değmeden işleyen Smart STP’nin de desteğiyle kısa bir süre içerisinde 100 milyonuncu provizyon onayına ulaştı. Smart STP projemiz sadece teknolojik bir yenilik değil; aynı zamanda stratejik bir dönüşüm aracı olarak da bizi gururlandırıyor. Sektörümüzde yapay zekâ destekli otomasyonun önünü açan ilk proje olarak umuyoruz ki gelecekteki dijitalleşme girişimlerine de ilham verecek.” dedi. Yaptıkları altyapı yaptırımları ile performanslı, güvenilir ve verimli yapay zekâ uygulamaları geliştirdiklerini söyleyen Toker, “Bu altyapı, veri gizliliğinin şirketin kontrolünde kalmasını sağlayarak kişisel verilerin korunması açısından kritik bir avantaj sağlıyor. Bu yaklaşım, yapay zekânın tamamen bir asistan gibi davranmasını sağlayarak kontrolün insanda kalmasını temin ediyor ve sektörümüzde iş verimliliği, veri güvenliği, etik ve şeffaf yapay zekâ kullanımı açısından da yeni bir standart belirliyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.