Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Veri Toplama

Kapsül Haber Ajansı - Veri Toplama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veri Toplama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akıllı Gözlük Kullanırken Verileri Korumanın 5 Yolu Haber

Akıllı Gözlük Kullanırken Verileri Korumanın 5 Yolu

Akıllı gözlüklerin yaygınlaşmasıyla birlikte cihaz güvenliğinin ve bilinçli paylaşım alışkanlıklarının önem kazandığını belirten Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, akıllı gözlük kullanıcılarının alması gereken 5 kritik önlemi paylaşıyor. Kamera özellikli akıllı gözlükler kısa sürede teknoloji meraklılarının ürünü olmaktan çıkıp günlük hayatın parçası haline gelecek. Eller serbest fotoğraf ve video çekimi, sesli asistan desteği, anlık çeviri ve görme güçlüğü yaşayan kullanıcılar için sunulan erişilebilirlik özellikleri bu cihazları geniş bir kitle için cazip kılıyor. Ancak bu cihazlar kamerayı ve mikrofonu göz hizasına taşıdığı için, kullanıcının gördüğü ve duyduğu her şeyi kayda alma potansiyeli taşıyor. Gözlüğün eşleştirildiği telefon, bağlı olduğu hesap ve yapay zeka özelliklerinin işlediği veriler de bu tabloya ekleniyor. Bu noktada Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, akıllı gözlüklerden güvenle yararlanmak için cihazın bir aksesuar gibi görülmemesi ve telefon kadar özenle yönetilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. "Akıllı Gözlük, Göz Hizasında Taşınan Bir Bilgisayardır" Akıllı gözlüklerin bir moda aksesuarı görünümünde güçlü bir giyilebilir teknoloji olsa da veri toplama cihazı olduğunu belirten Akkoyunlu, "Akıllı gözlükler kamera, mikrofon, internet bağlantısı ve yapay zeka özelliklerini tek bir cihazda bir araya getiriyor. Bu da onları göz hizasında taşınan bir bilgisayara dönüştürüyor. Kullanıcıların büyük bölümü telefonlarında şifre, güncelleme ve uygulama izinlerine dikkat ederken aynı özeni gözlüklerine göstermiyor. Oysa gözlükle çekilen her fotoğraf ve video eşleştirildiği telefona, çoğu zaman da bir bulut hesabına aktarılıyor. Yapay zeka asistanına sorulan her soru ise görüntü ve ses verisinin işlenmesi anlamına gelebiliyor. Paylaşım aşamasında da benzer bir dikkat gerekiyor. Göz hizasından çekilen görüntüler çevredeki kişileri, ev ve iş yeri detaylarını ya da konum bilgisini fark edilmeden kareye dahil edebiliyor. Bu cihazlardan güvenle yararlanmanın yolu, onları telefonumuz kadar bilinçli yönetmekten geçiyor." dedi. Akıllı Gözlük Kullanıcılarının Alması Gereken 5 Önlem 1. Gözlüğünüzü ve eşleştirdiğiniz uygulamayı güncel tutun. Üreticiler güvenlik açıklarını kapatan ve gizlilik korumalarını güçlendiren güncellemeleri düzenli olarak yayınlıyor. Gözlüğün yazılımını ve telefonunuzdaki eşlik uygulamasını otomatik güncellemeye alın. Cihazınızı yalnızca yetkili satış kanallarından satın alın ve ikinci el alımlarda cihazı fabrika ayarlarına döndürüp kendi hesabınızla yeniden kurun. 2. Bağlı hesabınızı ve telefonunuzu güvenceye alın. Akıllı gözlüğün topladığı tüm görüntü ve ses kayıtları eşleştirildiği telefon ve hesap üzerinden yönetiliyor. Bu hesap için güçlü ve benzersiz bir şifre belirleyin ve iki adımlı doğrulamayı etkinleştirin. Telefonunuzun ekran kilidini açık tutun, gözlüğü kaybetmeniz veya çaldırmanız durumunda cihazı uygulama üzerinden uzaktan devre dışı bırakabileceğinizden emin olun. 3. Yapay zeka ve bulut ayarlarını gözden geçirin. Sesli asistan, görsel tanıma ve anlık çeviri gibi özellikler çoğu zaman görüntü ve ses verisinin işlenmesini gerektiriyor. Uygulamanın gizlilik ayarlarından hangi verilerin buluta yüklendiğini, ne kadar süre saklandığını ve yapay zeka hizmetlerinin geliştirilmesinde kullanılıp kullanılmadığını kontrol edin. İhtiyaç duymadığınız özellikleri kapatın, otomatik bulut yedeklemeyi yalnızca gerçekten kullanacaksanız açık tutun. 4. Paylaşmadan önce karenin tamamını kontrol edin. Göz hizasından çekilen görüntüler, fark etmeden çevredeki kişileri, bir ev girişini, iş yeri tabelasını, araç plakasını veya ekranda açık duran bir belgeyi kareye dahil edebiliyor. Paylaşım öncesinde görüntüyü baştan sona izleyin, gerekirse kişilerin yüzlerini ve hassas ayrıntıları bulanıklaştırın. Cihaz ayarlarından konum etiketlemesini kapatarak görüntülerin çekildiği yeri gösteren meta verinin paylaşılmasını önleyin. Görüntüde yer alan kişilerin paylaşım konusunda bilgisi olmasına özen gösterin. 5. Gözlüğünüzün bağlı olduğu cihazları bütünsel bir güvenlik çözümüyle koruyun. Akıllı gözlüğün güvenliği büyük ölçüde eşleştirildiği telefonun güvenliğine bağlı. Bitdefender Mobile Security gibi çözümler, telefonunuzu zararlı uygulamalara, oltalama saldırılarına ve güvenli olmayan ağlara karşı koruyarak gözlüğünüzle topladığınız fotoğraf, video ve kişisel verilerin güvende kalmasına yardımcı olur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai Otonom Sürüşte Yeni Dönemi 2028’de Başlatıyor Haber

Hyundai Otonom Sürüşte Yeni Dönemi 2028’de Başlatıyor

Hyundai Motor Grubu, otonom sürüş teknolojilerinde yeni bir dönemin başlangıcını temsil eden Data Flywheel sistemini tam kapasiteyle devreye aldığını duyurdu. Sistem; verilerin toplanması, yapay zekânın eğitilmesi, doğrulama süreçleri ve geliştirilen modellerin araçlara uygulanması arasında sürekli bir döngü oluşturarak otonom sürüş yeteneklerinin hızla ilerlemesini sağlıyor. Hyundai Motor Grubu, Güney Kore’nin Gyeonggi bölgesinde bulunan 42dot merkezinde düzenlenen “HMG Autonomous Driving Media Day” etkinliğinde otonom sürüş geliştirme stratejisini, teknoloji yol haritasını ve uygulama planlarını paylaşırken etkinlikte ayrıca grubun Seviye 2++ teknolojisi ilk kez tanıtıldı. Atria AI destekli bir SDV test aracı, şehir trafiğinde sürücü müdahalesi olmadan bir sürüş gerçekleştirdi. Hyundai Motor Grubu İleri Araç Platformu (AVP) Bölümü Başkanı ve 42dot CEO’su Minwoo Park, “Otonom sürüş alanındaki rekabet artık belirli özelliklerin karşılaştırılmasından ibaret değil. Rekabet gücünü; ne kadar veri elde edildiği, bu verilerden ne kadar hızlı öğrenildiği ve sonuçların ürün ve hizmetlere ne ölçüde yansıtılabildiği belirliyor. Hyundai Motor Grubu olarak veri, yapay zekâ ve doğrulama süreçlerinden oluşan sürekli gelişim döngüsüyle müşterilerimizin güvenebileceği otonom sürüş teknolojileri geliştireceğiz” dedi. Otonom Sürüşte Çift Yönlü Strateji Hyundai Motor Grubu, NVIDIA ile yürüttüğü iş birliği kapsamında, otonom sürüş teknolojilerini hızla seri üretime aktarmayı ve eş zamanlı olarak kendi yapay zekâ yeteneklerini geliştirmeyi amaçlayan çift yönlü bir strateji izliyor. Stratejinin ilk ayağında NVIDIA’nın araç içi yapay zekâ bilgi işlem platformu ve otonom sürüş yazılımları, grubun yazılım tanımlı araç (SDV) mimarisine entegre edilecek. NVIDIA çözümleriyle geliştirilen Seviye 2+ araçların 2028’in ilk yarısında, Seviye 2++ araçların ise 2028’in ikinci yarısında seri üretime geçmesi hedefleniyor. Bu kapsamda Hyundai, Kia, 42dot ve Motional tarafından kullanılan sensör sistemleri, NVIDIA DRIVE Hyperion 10 temelinde aşamalı olarak standartlaştırılacak. Böylece yapay zekâ eğitimi ve doğrulaması için daha tutarlı bir veri toplama altyapısı oluşturulacak. Stratejinin ikinci ayağını ise Hyundai Motor Grubu AVP Bölümü ve 42dot tarafından ortaklaşa geliştirilen uçtan uca otonom sürüş sistemi Atria AI oluşturuyor. Atria AI destekli Seviye 2++ araçların 2029’un ikinci yarısında seri üretime alınması planlanıyor. Data Flywheel ile Sürekli Öğrenme Data Flywheel, araçlardan elde edilen verilerin yapay zekâ modellerinin eğitilmesi ve doğrulanmasında kullanılmasını, geliştirilen modellerin yeniden araçlara aktarılmasını ve bu araçlardan yeni veriler elde edilmesini sağlayan sürekli bir gelişim döngüsü oluşturuyor. Hyundai grubunun yaklaşık 190 ülkedeki yıllık 7 milyonun üzerindeki satış hacmi, gruba küresel ölçekte veri toplama konusunda önemli bir avantaj sağlıyor. Ayrıca, yol çalışmaları, olumsuz hava koşulları, ani şerit değişiklikleri, acil manevralar, dar yollar ve karmaşık şehir trafiği gibi çeşitli gerçek yaşam senaryoları kaydediiliyor. Data Flywheel kapsamında kullanılan Hard Example Mining teknolojisi, yapay zekâ modellerinin algılamakta veya yorumlamakta zorlandığı sıra dışı sürüş senaryolarını otomatik olarak belirleyerek eğitim sürecinde önceliklendiriyor. Gerçek sürüş verilerinin üç boyutlu ortamlarda yeniden oluşturulmasına dayanan sanal doğrulama teknolojisi sayesinde, gerçek koşullarda tekrar edilmesi zor veya riskli senaryolar güvenli biçimde test edilebiliyor. Güney Kore ve ABD’deki geliştirme merkezlerini birbirine bağlayan Follow-the-Sun modeliyle veri toplama, analiz ve model geliştirme çalışmaları günün 24 saati kesintisiz devam ediyor. Gerçek Yol Koşullarında Seviye 4 Pilot Uygulaması Hyundai Motor Grubu, Güney Kore Arazi, Altyapı ve Ulaştırma Bakanlığı iş birliğiyle yıl sonuna kadar Gwangju’da gerçek yol koşullarında Seviye 4 otonom sürüş pilot uygulamasını başlatmayı planlıyor. Atria AI destekli SDV Pace Car ile gerçekleştirilecek çalışma kapsamında araçlar, karmaşık trafik koşullarının ve öngörülemeyen değişkenlerin bulunduğu gerçek sürüş ortamlarında kullanılacak. Elde edilen veriler doğrudan Data Flywheel sistemine aktarılacak ve hem seri üretime yönelik Seviye 2+ sürüş destek teknolojilerinin hem de ileri Seviye 4 otonom sürüş yeteneklerinin geliştirilmesinde kullanılacak. Atria AI’ın Şehir İçi Sürüş Performansı Paylaşıldı Hyundai Motor Grubu, Atria AI destekli SDV test aracının Seul’ün şehir trafiğinde sürücü müdahalesi olmadan gerçekleştirdiği sürüşlere ait yeni videolar da yayınladı. Görüntülerde sistemin yoğun trafik, yağmurlu hava, büyük araçlarla etkileşim, ani şerit değiştiren araçlar, korumasız sola dönüşler, dar yollardaki karşıdan gelen araçlar ve kalabalık bölgelerdeki yayalar gibi farklı durumlara verdiği tepkiler gösteriliyor. Minwoo Park, “Otonom sürüş, fiziksel yapay zekânın öncü teknolojilerinden biri ve otomotiv sektörünün bir yapay zekâ endüstrisine dönüşümünün merkezinde yer alıyor. Grubumuzun küresel seri üretim gücünü 42dot’ın yapay zekâ ve yazılım yetenekleriyle birleştirerek müşterilerimiz için güvenilir otonom sürüş teknolojileri geliştireceğiz. Geliştirme hızı ile güvenlik birbiriyle çelişen kavramlar değil. Ne kadar fazla sıra dışı durumu keşfedip öğrenirsek otonom sürüş sistemleri de o kadar güvenli hâle gelir” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Ajanları ile Akıllı Üretimde Yeni Dönem Haber

Yapay Zekâ Ajanları ile Akıllı Üretimde Yeni Dönem

AXIS projesi ile endüstriyel mobil robotlar için merkezi ve dağıtık yapay zekâ ajanlarının yönetimini sağlayan bir platform geliştirilmesi amaçlanıyor. AXIS platformunun akıllı üretim sistemleri vizyonu çerçevesinde endüstriyel 5G altyapısı ve mobil uygulamalar ile desteklenmesi hedefleniyor. Bilimsel araştırma, yöntem geliştirme ve endüstriyel prototiplemeyi bir araya getiren 24 aylık geliştirme programı kapsamında; sahada uygulanabilir prototipler, doğrulanmış endüstriyel kullanım senaryoları ve gelecekte uluslararası ölçekte ticarileştirmeye imkân sağlayacak ölçeklenebilir bir çerçeve sunmayı amaçlıyor. Yapay Zekâ Ajanları ile Akıllı Üretimde Yeni Dönem AXIS projesi, farklı robot türlerininin (dört ayaklı robotlar, tekerlekli mobil robotlar, AGV’ler ve robotik kollar) dinamik endüstriyel ortamlarda otonom hareket edebildiği, iş birliği yapabildiği ve karmaşık görevleri çoklu ajan yöntemleriyle yerine getirebileceği bir platform geliştirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda geliştirilecek olan platform, otonom rota planlama ve navigasyon, sensör füzyonu ile gerçek zamanlı veri toplama, 3D mekânsal tarama ve dijital ikiz oluşturma, yapay zekâ ajanları aracılığıyla görev yönetimi ve akıllı veri yorumlama gibi yetkinlikleri destekliyor. Proje, yüksek doğruluklu 3D simülasyonları ile oluşturulmuş dijital ikiz modelleri ve gelişmiş görüntü işleme algoritmalarını bir araya getirerek, görsel denetim görevlerinin hassasiyetini ve güvenilirliğini artırmayı ve endüstriyel süreçlerde daha kaliteli sonuçlar elde edilmesini sağlamayı amaçlıyor. Çözüm, ölçüm cihazlarının okunması, endüstriyel kusurların tespit edilmesi, makinelerin termal denetimi ve endüstriyel sahaların dijitalleştirilmesi gibi kullanım senaryolarını ele alarak akıllı üretim sistemleri kapsamında bir dönüşüm gerçekleştirecek. Bu yetenekler, robotların iş birliği yaparak çalıştığı ve çevresel değişikliklere uyum sağladığı yapay zekâ ajanları destekli robotik ekosistemine geçişi hızlandırıyor. Güçlü Bir Uluslararası Ortaklık AXIS, önde gelen dört kuruluş tarafından ortaklaşa yürütülüyor: Siemens Türkiye merkezi ve dağıtık yapay zekâ ajan mimarisi, endüstriyel otomasyon için YZ ajan tasarımı, Siemens'in endüstriyel özel 5G ağının entegrasyonu, 3D Gauss Dağıtım tabanlı dijital ikiz oluşturma konularında araştırma ve geliştirmeye öncülük ediyor. evosoft Hungary Kft. merkezi veri platformu, web tabanlı kontrol katmanı, görsel arayüz tasarımı ve XR entegrasyonundan sorumlu bulunuyor ve sorunsuz operatör etkileşimi ve gözetimi sağlıyor. Óbuda Üniversitesi algılama, SLAM, navigasyon ve dinamik çevre anlayışını kapsayan ileri otonomi modülleri geliştiriyor. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) görev tahsis algoritmaları, robot-robot yük taşıma, hata çözümü dahil olmak üzere çoklu robot iş birliği araştırmalarına öncülük ediyor. Sektörler Arasında Dönüşümsel Etki AXIS platformu üretim, enerji, lojistik, otomotiv, altyapı ve güvenlik alanlarında gerçek dünyadaki operasyonel ihtiyaçları hedefliyor. Platform aşağıdaki özellikleri sağlıyor: Yapay zekâ güdümlü otonomi ve robot-robot iş birliği. Mobil robotlar arasında adaptif karar verme ve gerçek zamanlı iş birliği yapabilen yapay zekâ ajanlarıEndüstriyel ortamlarda robot operasyonlarının gerçek zamanlı yanıt verebilirliği ve ölçeklenebilirliği.Tehlikeli endüstriyel ortamlarda güvenli ve otonom denetimlerGörsel ve termal analizler aracılığıyla yapay zekâ tabanlı arıza tespitiYapay zekâ tabanlı arıza tespiti ve verimli veri toplama sayesinde arıza sürelerinin ve operasyonel maliyetlerin azaltılmasıÜreticiye bağımlılık durumlarından kaçınılarak üreticiden bağımsız operasyonlar ve robot entegrasyonuPlanlama, eğitim ve izleme için yüksek doğruluklu dijital ikizler Sonuç olarak, modern endüstriyel operasyonlar için tasarlanmış otonomi, yapay zekâ, iş birliği ve güvenilirliği bir araya getiren bir robotik ekosistem meydana getiriliyor. Her İki Ülke Açısından Stratejik Önem AXIS, evosoft Hungary Kft.’nin hızla gelişen robotik ve yapay zekâ alanlarındaki bilimsel ve teknolojik gücü ile Obuda Üniversitesi'nden en iyi araştırmacılarını bir araya getirerek Macaristan’ın küresel açıdan rekabetçi inovasyonlar üretmesini ve akademik mükemmeliği geliştirmesini sağlıyor. Proje, Türkiye'nin endüstriyel dijitalleşme, akıllı üretim ve 5G destekli otomasyon alanlarındaki liderliğini, Siemens Türkiye'nin derin mühendislik uzmanlığı ve İYTE'nin bilimsel altyapısı ile pekiştiriyor. Bu iş birliği iki ülke arasında uzun vadeli endüstriyel, bilimsel ve ekonomik etki yaratacak güçlü bir teknolojik köprü oluşturuyor. evosoft Hungary Kft. Macaristan'ın en büyük ve en önemli yazılım geliştirme şirketlerinden biridir ve Siemens FT D (Foundational Technologies Development) Birimi'ne tamamen entegre olmuştur. Macaristan pazarında 30 yıllık bir geçmişe ve yaklaşık 1.800 çalışana sahip olan evosoft Hungary Kft.’nin stratejik hedefi, uluslararası projelerde elde ettiği uzmanlığı Macar sanayisine ve araştırmalarına fayda sağlayacak şekilde aktarmak ve yerel dijitalleşme ve inovasyon çabalarını desteklemektir. Şirket endüstriyel yazılım geliştirme, otomasyon, dijitalleşme, yapay zekâ ve AR/VR teknolojilerinde öncü rol oynamaktadır. Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. önde gelen teknoloji şirketlerinden biridir. Siemens Türkiye'nin İstanbul Siemens Kartal Ar-Ge Merkezi, Ankara ve İzmir'de Otomasyon ve Dijitalleşme, Dijital İkiz, Endüstriyel İletişim, Endüstriyel 5G, Endüstriyel Yapay Zekâ/Makine öğrenmesi, endüstri ve fabrika otomasyonu için Full Stack Development alanlarında çalışan yaklaşık 800 Ar-Ge mühendisi bulunmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeşil Dönüşümde Yapay Zeka Riski: "İştah Yüksek, KVKK Farkındalığı Düşük!" Haber

Yeşil Dönüşümde Yapay Zeka Riski: "İştah Yüksek, KVKK Farkındalığı Düşük!"

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen çalıştayın sonuçları, Türkiye'nin "Toplum 5.0" vizyonuyla uyumlu bir dijital dönüşüm sürecinde olduğunu ancak stratejik hataların veri güvenliğini tehdit ettiğini gösteriyor. Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şenay Balbay, raporun ülkemiz için bir yol haritası niteliğinde olduğunu vurguladı. Yapay Zeka Çıkmazı: Veri Güvenliği Riski Altında mı? Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri, sanayicinin teknolojiye olan bakış açısı oldu. Sektörlerin yapay zeka ve dijitalleşme konusunda oldukça istekli olduğu görülse de iki büyük engel öne çıkıyor: KVKK İhmali: Yapay zeka projelerinde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) yeterince önemsenmiyor. Doç. Dr. Balbay, "KVKK'nın göz ardı edildiği bir yapay zeka hamlesi, sektörel veri güvenliğini doğrudan riske atmaktadır" uyarısında bulundu. Veri Toplama Zayıflığı: Yapay zekayı besleyecek yeterli verinin toplanamaması ve süreç optimizasyonundaki hatalar, teknolojik dönüşümün verimini düşürüyor. KOBİ'ler İçin "Yeşil Finansman" Şart Türkiye sanayisinin bel kemiği olan KOBİ'ler, yeşil dönüşümde yalnız bırakılmamalı. Rapor, KOBİ'lerin önündeki iki temel bariyeri şu şekilde tanımlıyor: Raporlama Maliyetleri: Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları'na (TSRS) uyum sağlamak KOBİ'ler için mali bir yük. Bürokratik Engeller: Dönüşüm için gerekli finansmana erişimdeki zorluklar ve destek mekanizmalarının yetersizliği süreci yavaşlatıyor. En Büyük Tehdit: "Yetkin Uzman Eksikliği" Rapor, Türkiye'nin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında en büyük yapısal sorunun insan kaynağı olduğunu ortaya koydu. Koordinasyon Eksikliği: Kamu, üniversite ve sanayi arasındaki iş birliğinin zayıf kalması, projelerin kağıt üzerinde kalmasına neden oluyor. Stratejik Karar Verici Sorunu: Sürdürülebilirlik alanında stratejik kararlar alabilecek, teknik donanıma sahip uzman eksikliği sektörler için ciddi bir "tehdit" olarak tanımlanıyor. Eğitimde "Toplum 5.0" Modeli Üniversitelerden beklentinin değiştiğini belirten Doç. Dr. Balbay, klasik eğitim modellerinin yerine disiplinler arası ve "insan merkezli teknoloji eğitimi" anlayışının getirilmesi gerektiğini savundu. Sektör, üniversitelerden daha fazla uygulamalı eğitim programı talep ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Kullanıcıların %78’i Tatil Aktivitelerine Yapay Zekâyı Dahil Etmeyi Planlıyor Haber

Türkiye’de Kullanıcıların %78’i Tatil Aktivitelerine Yapay Zekâyı Dahil Etmeyi Planlıyor

Yapay zekâ artık yalnızca alışveriş ya da planlama süreçlerinde kullanılan güvenilir bir yardımcı olmaktan çıkıp, duygusal destek sunabilen çok yönlü bir dijital yol arkadaşına dönüşmüş durumda. Bu eğilim özellikle Z ve Y kuşağı arasında daha belirgin şekilde öne çıkıyor. Ancak Kaspersky uzmanları, yapay zekâya duyulan aşırı güvenin veri güvenliği açısından riskler barındırabileceği konusunda uyarıyor. Yılbaşı tatili öncesinde Kaspersky, Türkiye’deki kullanıcıların tatil hazırlıklarını kolaylaştırmak ve boş zamanlarını daha verimli değerlendirmek için yapay zekâ destekli araçlardan nasıl yararlandıklarını ve buna eşlik eden potansiyel siber tehditleri ortaya koymak amacıyla bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırma sonuçlarına göre, 2025/2026 tatil döneminde yapay zekâ kullanımı oldukça yaygın. Katılımcıların %78’i tatil aktivitelerinde yapay zekâyı kullanmayı planladığını belirtiyor. Yapay zekâya en yüksek ilgiyi ise genç kullanıcılar gösteriyor; 18–34 yaş aralığındaki katılımcıların %86’sı tatil döneminde yapay zekâdan yararlanmayı düşünüyor. Araştırmaya göre, yapay zekâ kullanıcılarının yarıdan fazlası tatil döneminde tarif aramak (%47) ya da restoran ve konaklama seçeneklerini incelemek (%60) için bu araçlara başvurmayı planlıyor. Bu bulgu, yapay zekânın araştırma süreçlerini basitleştirme ve zaman tasarrufu sağlama konusundaki rolünü bir kez daha ortaya koyuyor. Öte yandan yapay zekâ, bir fikir üretim aracı olarak da kullanıcılar tarafından yoğun ilgi görüyor. Katılımcıların %47’si hediye fikirleri, kutlama önerileri veya yılbaşı dekorasyonu konusunda ilham almak için yapay zekâdan destek almayı planlıyor. Kullanıcıların %48’i boş zamanlarını nasıl değerlendireceklerine dair fikir üretiminde de yapay zekâya güveniyor. Tatil döneminde katılımcıların %52’si ise alışveriş listeleri oluşturma, en iyi fırsatları bulma veya kullanıcı yorumlarını analiz etme gibi konularda yapay zekâyı bir alışveriş asistanı olarak görüyor. Modern yapay zekâ araçları, tatil alışverişi yapan kullanıcıların yalnızca birkaç tıklamayla kişisel tercihlerine ve bütçelerine en uygun teklifleri bulmasını mümkün kılıyor. Ancak sohbet botları tarafından sunulan bilgilerin güvenilirliği önemli bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Uzmanlar, yapay zekâ tarafından paylaşılan bağlantıların tıklanmadan önce mutlaka kontrol edilmesini öneriyor; zira bu bağlantılar kötü amaçlı ya da oltalama (phishing) içerikler barındırabilir. Bu riski azaltmak için, yapay zekâ tabanlı oltalama tespit teknolojileriyle güçlendirilmiş bir güvenlik çözümünün kullanılması tavsiye ediliyor. Yapay zekâ, farklı ihtiyaçlara yanıt verme ve yeni fikirler üretme kapasitesinin ötesinde, yeni bir rol daha üstlenmiş durumda: duygusal destek sunan sanal bir yol arkadaşı olmak. Tatil döneminde yapay zekâ kullanan katılımcıların %29’u, kendilerini mutsuz hissettiklerinde yapay zekâ ile sohbet etmeyi tercih ettiklerini ifade ediyor. Z ve Y kuşağı, yapay zekâ destekli bu tür etkileşimlere en fazla ilgi gösteren yaş grupları olarak öne çıkıyor. Kaspersky Yapay Zekâ Teknoloji Araştırma Merkezi Grup Yöneticisi Vladislav Tushkanov konuyla ilgili şunları söylüyor: “Büyük dil modelleri hızla geliştikçe, kullanıcılarla daha anlamlı diyaloglar kurma potansiyelleri de artıyor. Ancak bu sistemlerin, büyük ölçüde internetten toplanan verilerle eğitildiğini ve bu nedenle hataları ve önyargıları yeniden üretebildiğini unutmamak gerekiyor. Yapay zekâdan gelen önerilere temkinli yaklaşmak ve aşırı kişisel bilgi paylaşımından kaçınmak son derece önemli.” Yapay zekâ servisleriyle kurulan iletişim kişisel ve özel gibi görünse de bu araçların büyük çoğunluğunun ticari şirketler tarafından işletildiğini ve kendilerine ait veri toplama ve işleme politikalarına sahip olduğunu hatırlamak gerekiyor. Veri gizliliğini güçlendirmek için dikkat edilmesi önerilen bazı temel güvenlik adımları şunlardır: Bir yapay zekâ aracıyla sohbet etmeye başlamadan önce gizlilik politikasını mutlaka inceleyin. Sohbetlerinizin model eğitimi veya pazarlama amacıyla kullanılmasını devre dışı bırakma seçeneği olup olmadığını kontrol ederek toplanan veri miktarını sınırlayın.Yapay zekâ sohbet botlarıyla derinlemesine kişisel, kimlik belirleyici veya finansal bilgiler paylaşmaktan kaçının. Mesajlarınızı, herkese açık bir sosyal medya paylaşımı yapıyormuş gibi düşünün; mutlak gizlilik varsayımıyla hareket etmeyin.Güçlü gizlilik ve güvenlik geçmişine sahip, güvenilir şirketlerin sunduğu yapay zekâ servislerini tercih edin. Veri toplamak amacıyla tasarlanmış anonim veya bilinmeyen botlardan uzak durun. Kötü amaçlı veya sahte yapay zekâ botları, dolandırıcılık, kimlik avı veya şantaj amacıyla kişisel bilgileri ele geçirmeye çalışabilir. Verilerinizi korumak için, güvenilir olmayan bağlantılara tıklamayı engelleyen Kaspersky Premium gibi bir güvenlik çözümü kullanın. *Araştırma, Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından Kasım 2025’te gerçekleştirildi. Arjantin, Şili, Çin, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Malezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, İspanya, Türkiye, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden toplam 3.000 kişi çalışmaya katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.