Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Verimlilik

Kapsül Haber Ajansı - Verimlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Verimlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Securitas Technology'den Yenilikçi Teknoloji Ekosistemi Haber

Securitas Technology'den Yenilikçi Teknoloji Ekosistemi

Perakende sektörü, artan maliyetler, değişen müşteri beklentileri ve hızlanan dijital dönüşümün etkisiyle operasyonlarını daha verimli ve veri odaklı yönetmeye odaklanıyor. Güvenlik teknolojileri ve iş zekâsı çözümlerinde lider şirketlerden biri olan Securitas Technology, bu dönüşüme katkı sağlayan uçtan uca teknoloji çözümlerini, 3-4 Haziran tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde, 'Hızla Değişen Perakende Sektöründe Öncü Olmak' temasıyla gerçekleştirilen Perakende Günleri 2026'da sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Securitas Technology, etkinlik boyunca mağazaların verimliliğini artıran, kayıpları azaltan ve müşteri deneyimini geliştiren Elektronik Raf Etiketleri (ESL), RFID ile envanter yönetimi, Shrink Analyzer, Self-Checkout'larda kayıp önleme, Yapay Zekâ Destekli Video Analitik Çözümleri, Hanwha Video Analitik, Cumulus Bulut Video AI Çözümü ve Uzaktan İzleme Hizmetleri gibi yenilikçi teknolojilerini ziyaretçilerin beğenisine sundu. Securitas Technology Türkiye Genel Müdürü Pelin Yelkencioğlu, yaptığı değerlendirmede, "Perakende sektörü; veri, teknoloji ve müşteri deneyimi yönetimi etrafında şekillenen yeni bir ekosistem haline geldi. Securitas Technology olarak biz de mağazaların güvenlik ihtiyaçlarının ötesine geçerek, verimlilik sağlayan, kayıpları azaltan ve işletmelere gerçek zamanlı içgörüler sunan teknolojiler geliştiriyoruz. Perakende Günleri 2026, sektörün dönüşümüne yön veren bu çözümleri paylaşmak ve müşterilerimizin geleceğe yönelik ihtiyaçlarını daha yakından anlamak açısından son derece değerli bir platform" diye konuştu. Perakendenin geleceğini şekillendiren teknolojiler Elektronik Raf Etiketleri (ESL) Perakende sektöründe fiyat yönetiminin hız ve doğruluk gerektirdiği günümüzde Elektronik Raf Etiketleri (ESL), mağaza operasyonlarını önemli ölçüde kolaylaştırıyor. Merkezi sistem üzerinden anlık fiyat güncelleme imkânı sağlayan ESL çözümleri, manuel süreçleri ortadan kaldırarak iş gücü verimliliğini artırırken fiyat uyumsuzluklarından kaynaklanan hataları da minimuma indiriyor. Anlık kampanyalar ile satışları arttırıyor. Farklı mağaza formatlarına kolaylıkla uyum sağlayan sistem, dinamik fiyatlandırma ve müşteri deneyimi açısından önemli avantajlar sunuyor. RFID ve Shrink Analyzer ile Kayıp Önleme Yönetimi Securitas Technology'nin RFID ile envanter yönetimi ve Kayıp Analiz (Shrink Analyzer) çözümleri, mağaza içindeki ürün hareketlerinin gerçek zamanlı olarak izlenmesini sağlayarak stok doğruluğunu artırıyor ve kayıpların nedenlerini görünür hale getiriyor. Ürün bazlı takip imkânı sunan sistemler sayesinde perakendeciler envanter süreçlerini daha etkin yönetirken, kayıp/fire (shrinkage) kaynaklarını analiz ederek önleyici aksiyonlar alabiliyor. Böylece hem operasyonel maliyetler azaltılıyor hem de ürün bulunabilirliği artırılıyor. Self-Checkout'larda Kayıpların Kontrol Edilmesi Self-Checkout Alanlarında Kayıp Önleme ve Güvenli Alışveriş Deneyimi Müşteri beklentilerinin hızla değiştiği günümüzde Self-Checkout çözümleri, mağaza içi ödeme süreçlerini hızlandırarak müşteri memnuniyetini artırıyor. Ancak hem gıda hem de tekstil perakendesinde self-checkout kasa alanları, kaybın en yoğun yaşandığı kritik temas noktalarından biri haline geliyor. Securitas Technology'nin sunduğu yazılım çözümü, self-checkout kasa bölgesinde oluşabilecek operasyonel hataları ve kayıp risklerini gerçek zamanlı olarak tespit etmeye odaklanır. Ürünün barkodu okutulmadan sepete atılması, okutulduğu sanıldığı halde POS sistemine iletilmemesi veya düşük fiyatlı bir ürün barkodu kullanılarak daha yüksek değerli bir ürünün geçirilmesi gibi senaryoların önüne geçilmesini sağlar. Hanwha Yapay Zekâ Destekli Video Analitik Çözümleri Hanwha'nın gelişmiş video analitik teknolojileri, güvenlik ve operasyon yönetimini tek platformda bir araya getiriyor. Yapay zekâ tabanlı analiz kabiliyetleri sayesinde mağaza içindeki kritik olaylar hızlı şekilde tespit edilirken, yöneticilere operasyonel süreçleri iyileştirecek değerli içgörüler sunuluyor. Ziyaretçi yoğunluğu, müşteri akışları, sıra yönetimi, alan kullanım verimliliği ve operasyonel performans gibi kritik metrikler gerçek zamanlı olarak analiz edilerek yöneticilere sunuluyor. Böylece mağaza yönetimi daha hızlı, daha doğru ve veri odaklı kararlar alabiliyor. Cumulus Bulut Çözümü Bulut tabanlı yönetim altyapısı sunan Cumulus, mağazaların güvenlik ve operasyon sistemlerini merkezi olarak yönetmelerine olanak tanıyor. Ölçeklenebilir yapısı sayesinde çok şubeli perakende organizasyonlarında operasyonel esneklik sağlarken, uzaktan erişim ve yönetim kabiliyetiyle süreçleri kolaylaştırıyor. Aynı zamanda sunduğu Generative AI (Üretken yapay zeka) yeteneği sayesinde görüntüler üzerinde doğal dil sorguları ile (Prompt) istenilen analizler yapılabilmektedir. Uzaktan İzleme Hizmetleri Securitas Technology'nin Uzaktan İzleme Hizmetleri, mağazaların operasyonel ve güvenlik süreçlerini 7/24 profesyonel ekipler tarafından takip edilmesini sağlıyor. Olası risklerin erken tespit edilmesine yardımcı olan hizmet, mağazaların kesintisiz operasyon yürütmesine destek olurken güvenlik seviyesini de artırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tarım Ekonomisi Haberleri Neden Kritik? Haber

Tarım Ekonomisi Haberleri Neden Kritik?

Bir ürünün tarladaki fiyatı ile market rafındaki etiketi arasındaki fark büyüdüğünde, mesele yalnızca gıda enflasyonu değildir. O anda konuşulan şey, üreticinin finansmana erişiminden sulama altyapısına, lojistik maliyetlerinden ihracat pazarlarına kadar uzanan geniş bir ekonomik zincirdir. Bu nedenle tarım ekonomisi haberleri, sadece çiftçinin değil; yatırımcının, sanayicinin, perakendecinin, ihracatçının ve kamu kurumlarının aynı anda takip etmesi gereken stratejik bir veri alanına dönüşmüş durumda. Tarım, uzun süre kamuoyunda mevsimsel gelişmeler veya rekolte haberleriyle sınırlı görüldü. Oysa bugün tablo çok daha karmaşık. Girdi fiyatlarındaki değişim, kur hareketleri, enerji maliyetleri, iklim kaynaklı verim dalgalanmaları ve dış ticaret kararları, tarımı doğrudan bir makroekonomi başlığı haline getiriyor. Bu yüzden sektöre ilişkin haber akışını okumak, yalnızca “ne oldu” sorusuna değil, “hangi etkiler zinciri oluşacak” sorusuna da yanıt aramayı gerektiriyor. Tarım ekonomisi haberleri neyi gerçekten anlatır? Tarım ekonomisi haberleri denildiğinde çoğu zaman akla ilk olarak hal fiyatları, destekleme ödemeleri veya hasat dönemleri gelir. Ancak profesyonel okur için esas değer, bu başlıkların arkasındaki ekonomik sinyallerdedir. Bir gübre fiyat artışı haberi, bir sonraki sezonda ekim deseninin değişebileceğini gösterir. Bir sulama yatırımı haberi, belirli bölgelerde üretim kapasitesinin yeniden şekillenebileceğine işaret eder. İhracat kısıtlaması ya da teşvik kararı ise yalnızca dış satımı değil, iç piyasa fiyat dengesini ve sanayi tedarikini de etkiler. Bu nedenle iyi bir haber akışı, tarımı yalnızca üretim faaliyeti olarak değil; finans, ticaret, enerji, lojistik ve kamu politikası ile birlikte ele almalıdır. Kurumsal karar vericiler açısından asıl fark burada ortaya çıkar. Çünkü tarımda görünen gelişme ile iş dünyasına yansıyan sonuç her zaman aynı anda ortaya çıkmaz. Bazen bir düzenlemenin etkisi aylar sonra hissedilir, bazen de iklim kaynaklı bir risk fiyatlamaya günler içinde yansır. Fiyat, maliyet ve marj üçgeni Sektörün haber değerini belirleyen en temel eksenlerden biri fiyat, maliyet ve marj ilişkisidir. Üretici fiyatları yükselirken tüketici fiyatları daha hızlı artıyorsa, aradaki zincirde ayrı bir verimsizlik veya maliyet baskısı aranır. Tersine, tüketici fiyatları görece durağan kalırken üretici gelirleri geriliyorsa, bu kez üretim sürdürülebilirliği tartışması öne çıkar. Tarım ekonomisinde tek başına fiyat artışı ya da düşüşü çoğu zaman yeterli bir gösterge değildir. Mazot, yem, gübre, elektrik, işçilik ve finansman maliyetleri birlikte okunmadığında haber eksik kalır. Özellikle sözleşmeli üretim, tarımsal sanayi entegrasyonu ve büyük alım zincirleri söz konusu olduğunda, marjın hangi halkada sıkıştığını görmek stratejik önem taşır. İş dünyası için bu alanın önemi daha da büyüktür. Gıda üreticileri, perakende şirketleri, lojistik firmaları ve tarım teknolojisi girişimleri için maliyet baskısının yönü, yatırım planlarını doğrudan etkiler. Bu yüzden sektörel haberlerde yüzeysel fiyat bilgisi yerine, maliyet yapısının bileşenlerini ve beklenti etkisini görmek gerekir. Politika kararları neden piyasadan daha hızlı okunmalı? Tarım sektörü, serbest piyasa dinamikleri kadar kamu politikalarıyla da şekillenir. Destekleme modelleri, ithalat vergileri, ihracat izinleri, kredi koşulları, sigorta düzenlemeleri ve su kullanımıyla ilgili kararlar, çoğu zaman fiyat hareketlerinden daha belirleyici olabilir. Bu nedenle tarım ekonomisi haberleri içinde mevzuat ve kamu açıklamaları ayrı bir ağırlık taşır. Buradaki kritik nokta, haberin sadece karar metnini aktarması değil, kararın olası etkilerini sınıflandırabilmesidir. Örneğin kısa vadede tüketici fiyatlarını dengelemek için alınan bir ithalat kararı, orta vadede yerli üretim motivasyonunu zayıflatabilir. Benzer şekilde yüksek destek açıklamaları ilk bakışta pozitif görünse de, ödeme takvimi ve erişim koşulları sorunluysa sahadaki etkisi sınırlı kalabilir. Profesyonel okur açısından değerli olan haber, bu tür trade-off'ları görünür kılan haberdir. Çünkü tarımda her politika hamlesi aynı anda tüm paydaşlar için kazanç yaratmaz. Bir kesim için rahatlatıcı olan gelişme, başka bir kesim için yeni baskı unsuru üretebilir. İklim, su ve verimlilik artık ekonomi haberi Kuraklık, ani don, sel, sıcak hava dalgaları veya su stresi uzun süredir çevre başlığı altında ele alınıyordu. Bugün ise bunlar doğrudan ekonomik göstergelere dönüşmüş durumda. Verim kaybı, ürün deseninde değişim, sigorta hasarları, fiyat dalgalanması ve ithalat ihtiyacı gibi sonuçlar, iklim olaylarını finansal etki başlığına taşıyor. Özellikle su yönetimiyle ilgili haberler artık daha dikkatli okunmalı. Baraj doluluk oranları, yeraltı suyu kullanımı, modern sulama yatırımları ve bölgesel su tahsis kararları, gelecek dönem üretiminin erken sinyalleri arasında yer alıyor. Tarımsal üretimde su verimliliği düşük kalırsa, maliyet artışı yalnızca çiftçiyi değil, işleme sanayisini ve ihracat performansını da baskılar. Burada teknoloji haberleri de devreye giriyor. Hassas tarım uygulamaları, veri tabanlı sulama, uydu takibi, yapay zeka destekli verim tahmini ve tarımsal otomasyon çözümleri artık yan başlık değil. Bunlar, tarım ekonomisinin gelecekteki rekabet gücünü belirleyen unsurlar arasında. Tarım ekonomisi haberleri kimler için karar desteği üretir? Bu haber akışının hedef kitlesi yalnızca sahadaki üretici değildir. Gıda sanayi şirketleri hammadde riskini, bankalar kredi geri dönüş kapasitesini, yatırımcılar şirket değerlemelerini, kamu kurumları ise arz güvenliğini bu başlıklar üzerinden okur. Dijital yayıncılar ve sektör medyası açısından da tarım ekonomisi haberleri, yüksek tekrar kullanılabilirlik taşıyan, veri temelli ve geniş etkili bir içerik kategorisidir. Kurumsal iletişim ekipleri için de bu alan kritik hale gelmiştir. Çünkü şirketlerin sürdürülebilirlik, tedarik güvenliği, yerli üretim, su verimliliği ve karbon ayak izi gibi başlıklardaki konumlanması, tarım ekonomisine temas eden haberlerle birlikte daha görünür olur. Bu nedenle sektörel haber akışı, itibarı ve piyasa algısını etkileyen bir araç haline gelir. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörel odaklı yayın yaklaşımına sahip platformlar açısından bu alanın değeri açıktır. Tarım başlığını yalnızca dönemsel fiyat haberi olarak değil, ekonomi, sanayi, lojistik ve sürdürülebilirlik eksenleriyle birlikte ele almak; haberin hem kurumsal hem editoryal değerini yükseltir. İyi bir tarım haberiyle zayıf bir tarım haberini ayıran çizgi Tarım haberlerinde en sık görülen sorunlardan biri, tek bir veriyi bağlamından kopararak sunmaktır. Örneğin sadece “fiyat arttı” demek, okura eksik bilgi verir. Hangi bölgede arttı, hangi ürün grubunda etkili oldu, maliyet kaynaklı mı yoksa arz daralmasından mı doğdu, sanayiye ve perakendeye etkisi ne olacak - bu sorular yanıtlanmadığında haber, stratejik değer üretmez. Güçlü haber ise veriyi bağlama oturtur. Bölgesel farkları gösterir, sezon etkisini ayırır, politika bağlantısını kurar ve mümkünse ileriye dönük riskleri işaret eder. Ayrıca sadece üretici ya da tüketici bakışına sıkışmaz; zincirin tamamını görür. Bu yaklaşım özellikle B2B medya kullanıcıları için belirleyicidir. Çünkü yeniden yayınlanabilir ve karar destekli içerik ihtiyacı, yüzeysel haberlerle karşılanamaz. Bir başka kritik fark da hız ile doğruluk arasındaki dengedir. Tarım piyasaları söylentiye açıktır. Rekolte, ithalat izni, destekleme miktarı veya alım fiyatı gibi başlıklarda teyitsiz bilgi hızla yayılabilir. Bu nedenle güvenilir tarım haberciliği, hızlı olmanın yanında kurum açıklamalarını, saha verisini ve sektör temsilcilerinin beyanlarını dikkatle karşılaştırmak zorundadır. Önümüzdeki dönemde hangi başlıklar öne çıkacak? Yakın dönemde tarım ekonomisini belirleyecek haber başlıkları daha çok verimlilik, su, finansman ve ihracat rekabeti etrafında yoğunlaşacak görünüyor. Özellikle iklim baskısının arttığı bir dönemde, sadece üretim miktarı değil, üretimin hangi maliyetle ve hangi teknoloji seviyesiyle sürdürüleceği daha fazla tartışılacak. Ayrıca tarımın enerji ile ilişkisi de güçleniyor. Sera üretiminde enerji maliyetleri, sulamada elektrik kullanımı, biyogaz ve yenilenebilir enerji yatırımları gibi alanlar, haber dilinde daha görünür hale gelecek. Bunun yanında tarım sigortaları, erken uyarı sistemleri, veri bazlı kredi modelleri ve sözleşmeli üretim yapıları da finans piyasalarıyla tarım arasındaki bağı daha net ortaya koyacak. İhracat tarafında ise kalite standardı, izlenebilirlik ve pestisit uyumu gibi başlıklar öne çıkacak. Bu alanlarda gelen her haber, yalnızca dış ticaret performansını değil, iç üretim modelinin dönüşüm ihtiyacını da gösterecek. Dolayısıyla tarım ekonomisi haberleri artık sadece günlük bilgi ihtiyacını karşılayan bir kategori değil; kurumların risk yönetimi, yatırım planlaması ve stratejik konumlanması için temel bir izleme alanıdır. Tarımda haber akışını doğru okuyan kurumlar, yalnızca bugünün fiyatını değil yarının dengelerini de daha erken görür. Böyle bir dönemde asıl avantaj, daha çok haber tüketmekten değil, doğru haberi doğru bağlamla ayırt edebilmekten geçiyor.

Bosch’tan Win Eurasia Fuarı’nda Güçlü Katılım Haber

Bosch’tan Win Eurasia Fuarı’nda Güçlü Katılım

Bosch Üretim Çözümleri (BMG), Bosch’un küresel üretim uzmanlığını Türkiye’deki mühendislik gücüyle birleştirerek ileri mühendislik, dijital mühendislik, akıllı otomasyon ve uçtan uca hizmet yetkinliklerini sektörle buluşturuyor. Mobilite, sensör ve elektronik, batarya, hidrojen, tüketici ürünleri, enerji ve HVAC gibi çok çeşitli sektörler için üretim süreçlerine yönelik müşteriye özel çözümler geliştiren BMG, fuar ziyaretçilerine geleceğin fabrikasına yönelik teknolojileri yakından inceleyebilecekleri interaktif bir stant deneyimi sunmaya hazırlanıyor. BMG standında, cobotlar, batarya, hidrojen, görüntü işleme sistemleri ve akıllı üretim teknolojileri öne çıkarken, ziyaretçiler insan-makine iş birliği, operatör yönlendirme ve akıllı denetim sistemlerinin esnek otomasyonu nasıl desteklediğini bizzat deneyimleme fırsatı bulacak. Bosch Rexroth, Türkiye’deki 50 Yıllık Hareket ve Kontrol Deneyimini Sergiliyor Bosch Rexroth, hareket ve kontrol teknolojilerindeki 50 yıllık uzmanlığını, yerel mühendislik bilgi birikimi ve güçlü hizmet ağıyla harmanlayarak sergileyecek. Yarım asırlık varlığıyla global hareket ve kontrol teknolojilerini Türkiye sanayisinin farklı sektörleriyle buluşturan Bosch Rexroth, fuarda fabrika otomasyonu, montaj teknolojileri, hidrolik çözümler ve mobil elektronik alanlarındaki uygulamalarını ziyaretçilerle buluşturacak. Bosch Rexroth, bu çözümlerle üretimde daha yüksek verimlilik, esneklik, bağlantılı sistemler ve dijital dönüşüm alanlarındaki yetkinliklerini ortaya koyarken, geleceğin üretim ve makine teknolojilerine yönelik yaklaşımını sergileyecek. Bosch Rexroth Türkiye’nin Certified Excellence Partner ağı, fuar boyunca stant programında sunumlarıyla yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Araç Sahipleri Dikkat! Haber

Araç Sahipleri Dikkat!

AKO Grup, sürüş güvenliği ve verimlilik konusunda farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmalarına devam ediyor. Araç kullanıcılarının yakıt tasarrufu sağlamak için çoğu zaman göz ardı ettiği kritik unsurlardan biri olan lastik basıncı, yakıt tüketimi ve sürüş güvenliği üzerinde doğrudan etkiye sahip. Doğru lastik basıncı, aracın yol ile temasını optimize ederek daha verimli bir sürüş deneyimi sunuyor. Doğru şişirilmiş lastikler yakıt tüketiminde iyileşme sağlıyor Veriler, lastik basıncındaki her 1 PSI düşüşün yakıt verimliliğinde yaklaşık yüzde 0,2 oranında kayba neden olabildiğini gösteriyor. Buna karşın, doğru seviyede şişirilmiş lastikler ise yakıt tüketiminde yüzde 0,6 ile yüzde 3 arasında iyileşme sağlayabiliyor. Bu oranlar, özellikle uzun vadede araç kullanıcıları için önemli maliyet avantajları anlamına geliyor. “Düzenli kontrol sürüş kültürünün parçası olmalı” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKO Grup yetkilileri “Yakıt verimliliği çoğu zaman motor ve sürüş alışkanlıklarıyla ilişkilendirilse de lastik basıncı bu denklemin en temel unsurlarından biridir. Sürücüler, küçük gibi görünen bu detayın uzun vadede ciddi yakıt kayıplarına ve güvenlik risklerine yol açabileceğini unutmamalıdır. Doğru lastik basıncı sadece yakıt tasarrufu sağlamakla kalmaz, aynı zamanda lastik ömrünü uzatır ve güvenli sürüşün anahtarıdır. Bu nedenle düzenli kontrol, sürüş kültürünün vazgeçilmez bir parçası olmalıdır” dedi. Düşük basınç motoru daha fazla yoruyor Lastiklerin önerilen seviyenin altında şişirilmesi, yuvarlanma direncini artırarak motorun daha fazla enerji harcamasına neden oluyor. Bu durum, aynı mesafe için daha fazla yakıt tüketimi anlamına geliyor. AKO Grup’un, Petlas, Starmaxx, Milestone, Funtoma, Sumero, Dunlop ve Falken markaları altında sunduğu lastik çözümleri, doğru koşullarda ve doğru zamanda kullanıldığında sürüş güvenliğine katkı sağlıyor. Grup, hem çevreyi korumak hem de sürüş maliyetlerini düşürmek isteyen tüm kullanıcılara, lastik basınçlarını ayda en az bir kez ve uzun yola çıkmadan önce mutlaka kontrol etmeleri çağrısında bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sütün Geleceği Verimlilik ve Sürdürülebilir Çözümlerle Şekilleniyor Haber

Sütün Geleceği Verimlilik ve Sürdürülebilir Çözümlerle Şekilleniyor

Süt, insan vücudunun gelişiminde kilit bir rol oynuyor. Süt ve süt ürünleri, vücudun kalsiyum, magnezyum, selenyum, riboflavin ve B vitamini ihtiyaçlarını karşılamaya önemli bir katkı sağlıyor. Ancak süt tüketimi istenilen seviyeye ulaşmış değil. Dünyada kişi başı süt tüketimi 172 milyar, yıllık kişi başı tüketim 20.7 litre. Türkiye’ye bakıldığında ise kişi başı ortalama 14.6 litre süt tüketiliyor. Pastörize ve UHT bazlı paketli süt tüketimi de yıllık 1.263 milyon litre seviyesinde. 1 Haziran Dünya Süt Günü kapsamında süt tüketiminin toplum sağlığındaki kritik rolüne vurgu yapan dünyanın lider gıda işleme ve paketleme çözümleri şirketi Tetra Pak, kemik gelişimi ve bağışıklık sistemi için süt tüketiminin önemine değiniyor. Ambalajlı Süt ve UHT’nin önemi büyük. Tetra Pak, aseptik işleme ve ambalajlama teknolojisi sayesinde sütün ısıtma süresi çok kısa, besin değerini koruyan bir yöntemle güvenle tüketiciye ulaşmasını sağlıyor. UHT sütle ilgili yaygın yanlış inanışların aksine, bu işlem sütün besin değerini koruyor ve hiçbir koruyucu madde eklenmeden uzun raf ömrü sağlıyor. Tetra Pak inovasyonlarıyla dönüşüme öncülük ediyor Tetra Pak, dünya genelinde yılda 33 milyar litre sütün güvenli şekilde tüketiciye ulaşmasını sağlayan teknolojiler sunuyor. Türkiye’de ise süt kategorisinde şirket, hem üreticilere hem tüketicilere yönelik inovasyonlarıyla sektörün dönüşümüne liderlik ediyor. Süt kategorisinde, aseptik işleme teknolojileri, gıda güvenliği standartlarının yaygınlaştırılması, sürdürülebilir ambalaj çözümleri sunan Tetra Pak, süt israfını azaltan üretim ve dolum sistemleri ile de sektörde öncü bir konumda yer alıyor. Tetra Pak’ın gerçekleştirdiği çalışmalar, mevcut ekipmanların modernize edilmesinin önemli verimlilik artışları sağladığını gösteriyor. Tetra Pak’ın araştırmasına göre, modernizasyon ile sera gazı emisyonlarında ortalama %47, su kullanımında %45 ve ürün kayıplarında %57 azalma sağlanabiliyor.** Dünya Süt Günü’nde toplum sağlığı, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik için sütün önemine dikkat çeken Tetra Pak Orta Avrasya Genel Müdürü Eliseo Barcas konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Süt, sağlıklı nesillerin yetişmesi ve dengeli beslenmenin temel taşlarından biri. Tetra Pak olarak, güvenli ve besleyici süt için üreticilerden tüketicilere kadar tüm paydaşlarla işbirliği içinde çalışmayı sürdürüyoruz. Amacımız, süt değer zincirinin her halkasında sürdürülebilirliği güçlendirerek toplum sağlığına uzun vadeli katkı sağlamak. Bu kapsamda Tetra Pak olarak yayınladığımız Süt Ürünleri Merkezi El Kitabı ile gıda güvenliği ve beslenme alanlarındaki zorluklara yönelik pratik bir çözüm sunuyoruz. Ayrıca Süt Ürünleri Merkezi projelerimizle küçük çiftçilere uygulamalı pratik eğitim vererek, uygun süt toplama altyapısı ve teknolojisi kurarak, yerel olarak üretilen kaliteli süt tedarikini artırıyor ve gıda israfını azaltıyoruz. Sonuç olarak, süt ürünleri işleyicisi istikrarlı bir süt tedarikine kavuşurken, küçük çiftçiler de resmi pazarlara erişim sağlayıp üretkenliklerini, karlılıklarını ve geçim kaynaklarını iyileştiriyoruz***.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Destekbank’tan 2026’nın İlk Çeyreğinde Güçlü Performans Haber

Destekbank’tan 2026’nın İlk Çeyreğinde Güçlü Performans

Güçlü sermaye yapısı, artan karlılık performansı ve reel sektöre sağladığı finansman desteğiyle DestekBank, yılın ilk çeyreğinde başarılı finansal sonuçlara imza attı. 2026 yılının ilk çeyreğinde etkin bilanço yönetimi ve sürdürülebilir büyüme stratejisi doğrultusunda güçlü bir performans sergileyen DestekBank, karlılığını önemli ölçüde artırdı. Bankanın net karı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 154 yükselirken, güçlü gelir performansı ve verimlilik odaklı yaklaşım finansal sonuçlara olumlu yansıdı. Bankanın öz kaynakları ise güçlü karlılık performansının katkısıyla yıllık bazda yüzde 97 artış gösterdi. Güçlenen sermaye yapısı, DestekBank’ın sürdürülebilir büyüme kapasitesini desteklemeye devam etti. Kredi hacminde güçlü büyüme DestekBank’ın ekonomiye sağladığı destek de artışını sürdürdü. Nakdi ve gayri nakdi kredilerden oluşan toplam kredi hacmi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39 büyüyerek reel sektörün finansmanına katkı sağlamaya devam etti. “2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptık” DestekBank Genel Müdürü Özgür Akayoğlu, ilk çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2026’nın ilk çeyreğinde güçlü bir performans sergileyerek sürdürülebilir büyümemizi devam ettirdik. Güçlü sermaye yapımız, disiplinli bilanço yönetimimiz ve müşteri odaklı yaklaşımımız sayesinde sağlıklı büyümemizi koruduk. Önümüzdeki dönemde de dijital bankacılık yatırımlarımız ile müşterilerimize ve ülke ekonomisine katkı sağlamayı sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Büyükşehir DESKİ’den Güney’e 9 Milyonluk Altyapı Yatırımı Haber

Büyükşehir DESKİ’den Güney’e 9 Milyonluk Altyapı Yatırımı

Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi (DESKİ), kent genelinde sürdürdüğü altyapı yatırımlarına Güney ilçesinde bir yenisini daha ekledi. Cindere Mahallesi’nde uzun süredir ihtiyaç duyulan yeni nesil içme suyu deposu, son teknoloji sistemlerle donatılarak hizmete sunuldu. Ekonomik ömrünü tamamlayan ve su sızıntılarına neden olan eski yapının yerine inşa edilen 200 metreküplük modern depo ile mahalledeki içme suyu altyapısı daha güvenli ve verimli hale getirildi. Su kayıplarının önüne geçildi, verimlilik artırıldı Yüksek dayanıklılığa sahip izolasyon teknikleri ve hijyenik iç kaplama sistemleriyle inşa edilen depo sayesinde şebekedeki kayıp ve kaçak oranlarının önüne geçildi. Yeni depo ile birlikte bölgedeki su basıncı dengelenirken, olası şebeke arızalarının da minimize edilmesi amaçlandı. Modern depolama teknolojileri sayesinde su kalitesi daha güvenli şekilde korunmaya başlandı. Yeni tesis ayrıca DESKİ’nin uzaktan izleme ve kontrol sistemi SCADA’ya entegre edildi. Böylece su seviyesi ve sistem verileri anlık takip edilerek olası arızalara hızlı müdahale imkanı sağlandı. Tesiste yer alan klor odası ise ana sistemden tamamen bağımsız şekilde projelendirilerek mekanik ve elektronik ekipmanların klor gazından etkilenmesinin önüne geçildi. Bu uygulamayla sistem ekipmanlarının kullanım ömrü de uzatıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Microsoft Work Trend Index 2026 Raporu Yayımlandı Haber

Microsoft Work Trend Index 2026 Raporu Yayımlandı

Microsoft, iş dünyasında yapay zekâ dönüşümünün geldiği yeni aşamayı ortaya koyan 2026 Work Trend Index Raporunu yayımladı. 20.000 çalışanı kapsayan küresel araştırma ve trilyonlarca anonim Microsoft 365 verisinin analizine dayanan rapor, yapay zekânın artık sadece verimlilik aracı değil; iş yapış biçimlerini kökten değiştiren stratejik bir faktör haline geldiğini ortaya koyuyor. Raporun en çarpıcı bulgularından biri, yapay zekânın insanın yerini almak yerine onun kapasitesini genişlettiği gerçeği. Yapay zekâ ve ajan teknolojileri işin daha operasyonel kısmını üstlenirken, çalışanlar daha fazla analiz, karar verme ve yaratıcılık gerektiren alanlara odaklanıyor. Yapay zekâ alanında insan & ajan iş birliklerinin artması ve daha elle tutulur iş çözümleri elde edilmesi, çalışanların işe katılım modellerini dönüştürüyor. Herkes yapay zekanın iş yapış şeklimizi kökten değiştirdiğinin farkında olsa da çok az iş lideri bu anlamda net bir görüşe ve yol haritasına sahip. Şirketlerin operasyonel süreçlerini, yapay zekâ tabanlı farklı iş birliği modelleri etrafında yeniden tasarlama noktasında iş liderlerine büyük sorumluluk düşüyor. Yapay zekâ ile insan potansiyeli yeniden tanımlanıyor Rapora göre, yapay zekâ kullanımının iş üzerindeki etkisi hızlanarak artıyor. Araştırmaya katılanların %66’sı yapay zekâ sayesinde daha fazla yüksek katma değerli işe zaman ayırabildiğini, %58’i ise bir yıl önce üretemeyeceği çıktılar ürettiğini ifade ediyor. Bu oran, yöneticiler arasında %80’e kadar çıkıyor. Öte yandan Microsoft 365 Copilot kullanım verileri, yapay zekâ etkileşimlerinin yaklaşık %49’unun analiz, problem çözme ve yaratıcı düşünme gibi yüksek bilişsel işleri kapsadığını gösteriyor. Bu dönüşüm, iş dünyasında önemli bir paradigma değişimine işaret ediyor: Yapay zekâ çalışanların yaptığı işi azaltmıyor; aksine onların yapabilecekleri işlerin kapsamını genişletiyor. “Dönüşüm paradoksu”: İnsanlar hazır, organizasyonlar değil Raporda öne çıkan bir diğer tema ise “dönüşüm paradoksu”. Buna göre çalışanlar yapay zekâyı kullanmaya ve işlerini dönüştürmeye hazır olsa da, organizasyonların önemli bir kısmı bu potansiyeli destekleyecek yapı, kültür ve süreçlere henüz sahip değil. Araştırmaya göre, çalışanların %65’i yapay zekâya hızlı adapte olmazsa geri kalmaktan endişe ediyor. Ancak %45’i mevcut iş yapış biçimlerini değiştirmeden devam etmeyi tercih ediyor. Ayrıca, organizasyonel faktörlerin (kültür, yönetim desteği, yetenek yönetimi) yapay zekânın iş üzerindeki etkisini bireysel faktörlere kıyasla iki kat daha fazla belirlediği görülüyor (%67’ye %32). Bu veriler, yapay zekâ dönüşümünün yalnızca teknoloji yatırımıyla değil, aynı zamanda organizasyonel dönüşümle mümkün olduğunu ortaya koyuyor. Rekabetin yeni ölçütü: Organizasyon tasarımı Rapor, iş dünyasında rekabetin doğasının değiştiğine işaret ediyor. Artık fark yaratan unsur yapay zekâya erişim değil; organizasyonların bu teknolojiyi iş süreçlerine ne ölçüde entegre edilebildiği. Microsoft’a göre “Frontier Firms” olarak adlandırılan öncü organizasyonlar, yapay zekâyı yalnızca bir araç olarak kullanmak yerine iş süreçlerini yeniden tasarlayarak sistematik bir dönüşüm gerçekleştiriyor. Bu şirketler, yapay zekâyı iş akışlarının merkezine yerleştiriyor, insan ve makine iş birliğini yeniden tanımlıyor ve sürekli öğrenen organizasyon yapıları kuruyor. Yapay zekâ çağında başarıya ulaşmanın yolu, teknolojiyi kullanmak kadar onu doğru organizasyon modeli ile desteklemekten geçiyor. Work Trend Index 2026 raporu, kurumlar için bu yeni dönemin yol haritasını ortaya koyuyor. Yapay zekâ ile yeni iş modelleri ve “ajan ekonomisi” dönemi Rapora göre yapay zekâ ajanlarının kullanımındaki hızlı artış, iş dünyasında yeni bir çalışma modelinin oluştuğunu gösteriyor. Microsoft 365 ekosisteminde aktif ajan kullanımı yıllık bazda 15 kat artmış durumda. Ajanların iş süreçlerinde daha fazla rol almasıyla birlikte çalışanlar işleri doğrudan yürütmek yerine yönlendiren konuma geliyor ve daha stratejik ve yaratıcı görevler üstleniyor. İş çıktısının kalitesinden ve karar süreçlerinden daha fazla sorumlu oluyor. Bu dönüşüm, iş gücünün rolünü yeniden tanımlarken liderlik anlayışının da evrilmesini zorunlu kılıyor. Türkiye’de yapay zekâ dönüşümü hız kazanıyor Küresel bulgularla paralel olarak Türkiye’de de yapay zekâ yatırımlarının hız kazandığı görülüyor. Finans, perakende, üretim ve enerji gibi sektörlerde şirketler, yapay zekâ ve Copilot teknolojileri ile yalnızca operasyonel verimlilik değil, iş yapış biçimlerinde köklü bir dönüşüm hedefliyor. İş süreçlerini yapay zekâ ile yeniden tasarlamak, çalışanları yeni becerilerle güçlendirmek ve yapay zekâ odaklı organizasyon kültürü oluşturmak, önümüzdeki dönemde Türkiye’deki şirketler için kritik başarı faktörleri olarak öne çıkıyor. Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin konuyla ilgili şunları söyledi: “Yapay zekâ, iş dünyasında yalnızca verimliliği artıran bir araç olmaktan çıkarak, iş yapış biçimlerini yeniden tanımlayan stratejik bir güce dönüştü. Work Trend Index 2026 raporu, çalışanların bu dönüşüme hazır olduğunu ancak organizasyonların süreç, kültür ve liderlik yaklaşımlarını yeniden tasarlaması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Türkiye’de şirketlerin bu dönüşümü hızla sahiplendiğini görüyoruz. Microsoft Türkiye olarak, müşterilerimizin yapay zekâ ile insan potansiyelini birlikte güçlendiren, daha çevik ve sürdürülebilir organizasyonlar kurmalarına destek olmaya devam edeceğiz.” Öncü şirketler mobil, kurumsal kullanıma hazır “Copilot Cowork” ile güçleniyor Öncü şirketler, mobil, genişletilebilir ve kurumsal kullanıma hazır Copilot Cowork ile dönüşümünü hızlandırıyor. Microsoft 365 Copilot bünyesinde sunulan Cowork, organizasyonların izole yapay zekâ kullanımından koordineli, çok adımlı iş akışlarına geçmesini sağlıyor; uygulamalar, iş sistemleri ve veriler arasında görev devrini mümkün kılarken süreçlerin merkezi ve kontrollü yönetimini destekliyor. Yeni güncelleme ile iOS ve Android’de Copilot Cowork Mobile devreye alınırken, Dynamics 365 ve Fabric başta olmak üzere Microsoft hizmetleri ve LSEG, Miro, monday.com, S&P Global Energy gibi iş ortaklarıyla genişleyen bir eklenti ekosistemi sunuluyor. Kurumlar ayrıca kendi eklentilerini geliştirerek iş süreçlerini ölçeklenebilir hale getirebiliyor. Bu gelişmeler, Copilot Cowork’u görev bazlı bir asistandan, Microsoft ve üçüncü taraf sistemler genelinde işi uçtan uca yöneten genişletilebilir bir platforma dönüştürüyor. Microsoft Agent 365 ile sağlanan yönetim ve yönetişim kabiliyetleri sayesinde organizasyonlar; satış, hizmet ve operasyon gibi kritik fonksiyonlarda ajanları güvenle devreye alıp ölçeklendirebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fuzul’de Üst Düzey Üç Atama Haber

Fuzul’de Üst Düzey Üç Atama

Fuzul Tasarruf Finansman AŞ tasarruf finansmanı alanındaki güçlü konumu ve yaygın hizmet ağıyla her yıl yüz binlerce müşterisine değer sunarken, stratejik hedefleri doğrultusunda insan kaynağını güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda finans sektörünün deneyimli isimlerini kadrosuna katan Fuzul Tasarruf Finansman AŞ’de, Engin Eskiduman Genel Müdür Vekili olarak atanırken, Özkan Okumuş Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı ve Tuğrul Kürşad Akpınar ise Operasyon Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başladı. Engin Eskiduman – Genel Müdür Vekili Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olan Engin Eskiduman, 28 yılı aşkın bankacılık deneyimiyle sektörün deneyimli liderleri arasında yer alıyor. Kariyeri boyunca; krediler, denetim, bireysel, KOBİ, tarım bankacılığı ve kamu finansmanı alanlarında üst düzey görevler üstlenen Eskiduman, geniş ölçekli organizasyonların yönetiminde önemli başarılara imza attı. DenizBank başta olmak üzere görev aldığı kurumlarda; bölge yönetimi, satış, performans ve iş geliştirme alanlarında kritik sorumluluklar üstlenen Eskiduman, pazar payı artışı, dijital dönüşüm ve müşteri deneyimi odaklı projelerde etkin rol oynadı. Yönetimi altındaki ekiplerle kısa sürede önemli büyüme başarıları elde eden Eskiduman, stratejik bakış açısıyla kurumlara rekabet avantajı kazandırdı. Fuzul’de Genel Müdür Vekili olarak görev alacak olan Eskiduman’ın, şirketin büyüme stratejilerine yön vermesi, organizasyonu daha çevik ve güçlü bir yapıya kavuşturması ve sektördeki konumunu daha da ileriye taşıması bekleniyor. Özkan Okumuş – Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı ODTÜ Ekonomi Bölümü mezunu olan Özkan Okumuş, Marmara Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Finans ve sigorta sektörlerinde uzun yıllara dayanan deneyime sahip olan Okumuş, kariyerine bankacılık sektöründe başlayarak hazine, sermaye piyasaları ve finansal operasyonlar alanlarında uzmanlaştı. Ziraat Bankası, Garanti Bankası, Zurich Sigorta ve Cigna Finans gibi önemli kurumlarda üst düzey görevler üstlenen Okumuş; CFO ve COO pozisyonlarında ulusal ve uluslararası sorumluluklar aldı. Allianz Care ve Allianz Partners bünyesinde yürüttüğü görevlerle global ölçekte önemli deneyimler kazanan Okumuş, finansal yapıların güçlendirilmesi ve sürdürülebilir büyüme stratejilerinin oluşturulmasına katkı sağladı. Tuğrul Kürşad Akpınar – Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan ve aynı üniversitede MBA eğitimini tamamlayan Tuğrul Kürşad Akpınar, 25 yılı aşkın bankacılık deneyimine sahip. Kariyerine dış ticaret operasyonları alanında başlayan Akpınar, sırasıyla Türk Ticaret Bankası, Koçbank, Yapı Kredi, Anadolubank ve TOMBANK gibi önemli kurumlarda üst düzey görevler üstlendi. Özellikle Yapı Kredi Bankası’nda Bankacılık Operasyonları Başkanı olarak görev yaptığı dönemde dijital dönüşüm ve operasyonel verimlilik projelerine liderlik eden Akpınar, operasyon süreçlerinde robotik çözümler ve yapay zekâ kullanımı alanında uzmanlaştı. Fuzul’de Operasyon Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapacak Akpınar’ın, operasyonel mükemmeliyet odağında süreçleri yeniden yapılandırması, dijitalleşme projelerini hızlandırması ve müşteri deneyimini ileri seviyeye taşıması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.