Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Verimlilik

Kapsül Haber Ajansı - Verimlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Verimlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılında Otomotivin Geleceği Verimlilik ve Teknolojiyle Şekilleniyor Haber

Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılında Otomotivin Geleceği Verimlilik ve Teknolojiyle Şekilleniyor

Türkiye otomotiv sanayisi, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında teknolojik dönüşüm, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim hedefleri doğrultusunda gelişimini sürdürüyor. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre sektör, 2026 yılının ilk dokuz ayında 31,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek Türkiye'nin ihracatındaki lider konumunu korudu. [1] Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verileri ise üye kuruluşların 18 Ar-Ge merkeziyle 2025 yılında yaklaşık 294 milyon dolarlık Ar-Ge ihracatı gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor. [2] Türkiye'nin üretim ve teknoloji alanındaki gelişimi, otomotiv sanayisinin geleceğinde verimlilik ve inovasyonun önemini artırıyor. Dünyanın önde gelen bağımsız madeni yağ üreticilerinden FUCHS, geliştirdiği ileri teknoloji çözümlerle otomotiv sektörünün değişen ihtiyaçlarına yanıt verirken daha verimli ve sürdürülebilir üretim süreçlerini destekliyor. Otomotivde rekabetin yeni anahtarı: Teknoloji ve verimlilik Otomotiv endüstrisinde yaşanan teknolojik gelişmeler, yalnızca araçların tasarımını ve performansını değil, üretimden kullanıma kadar tüm değer zincirini yeniden şekillendiriyor. Daha düşük enerji tüketimi, daha uzun ekipman ömrü, daha az kaynak kullanımı ve yüksek operasyonel verimlilik, sektörün öncelikli hedefleri arasında bulunuyor. Bu dönüşümde madeni yağ teknolojileri de önemli bir rol üstleniyor. Motorlarda ve mekanik sistemlerde sürtünmenin azaltılması, aşınmanın önlenmesi ve enerji kayıplarının sınırlandırılması, hem araç performansına hem de kaynak verimliliğine katkı sağlıyor. Elektrikli mobilite, yeni nesil teknolojilere olan ihtiyacı artırıyor Otomotiv sanayisindeki dönüşümün önemli başlıklarından birini elektrikli mobilite oluşturuyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) Global EV Outlook 2026 raporuna göre, dünya genelinde elektrikli otomobil satışları 2025 yılında yüzde 20 artarak 20 milyonu aştı. Böylece elektrikli otomobiller, küresel yeni otomobil satışlarının yaklaşık dörtte birini oluşturdu. [3] Elektrikli araçların yaygınlaşması, otomotiv endüstrisinde yalnızca güç aktarma sistemlerini değil, madeni yağ ve ısı yönetimi teknolojilerini de dönüştürüyor. Geleneksel içten yanmalı motorlardan farklı teknik gereksinimlere sahip elektrikli araçlarda, özel olarak geliştirilen madeni yağlar ve soğutma sıvıları, sistemlerin güvenilir ve verimli çalışmasına katkı sağlıyor. FUCHS, elektrikli araçlara yönelik geliştirdiği yenilikçi madeni yağ teknolojileriyle otomotiv endüstrisinin dönüşümünü destekliyor. Araç teknolojilerindeki dönüşümün yanı sıra otomotiv üretim tesislerinde kullanılan endüstriyel yağlar, metal işleme sıvıları ve özel uygulama yağları da üretim süreçlerinde ekipmanların güvenilir çalışmasına, kullanım ömürlerinin uzatılmasına ve operasyonel verimliliğin artırılmasına katkı sağlıyor. Sürdürülebilir üretimin temelinde inovasyon var FUCHS, araştırma ve geliştirme çalışmalarında ürün performansının artırılmasının yanı sıra enerji, kaynak ve maliyet verimliliğinin iyileştirilmesine odaklanıyor. Otomotiv üreticileri ve sanayi kuruluşlarının farklı ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen madeni yağ teknolojileri, ekipmanların kullanım ömrünün uzatılmasına ve üretim süreçlerinde operasyonel verimliliğin artırılmasına katkı sağlıyor. Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında Türk otomotiv sanayisinin yüksek katma değerli üretim ve teknolojik dönüşüm hedefleri önem kazanırken, yenilikçi madeni yağ teknolojileri de daha verimli, rekabetçi ve sürdürülebilir bir üretim ekosisteminin tamamlayıcı unsurları arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji’den Düz Çatı GES Uygulamalarına Yenilikçi Montaj Sistemi Haber

CW Enerji’den Düz Çatı GES Uygulamalarına Yenilikçi Montaj Sistemi

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen enerji şirketlerinden CW Enerji, güneş enerjisi sektöründeki mühendislik tecrübesini fotovoltaik montaj sistemlerine taşıyarak, düz çatı uygulamalarına yönelik geliştirdiği yeni nesil montaj sistemini sektörün kullanımına sundu. CW Enerji’nin mühendisleri ve alanında deneyimli teknik ekip tarafından geliştirilen sistem; 5.400 Pa kar yükü ve 2.400 Pa rüzgâr yüküne dayanım sağlayacak şekilde tasarlanarak, özellikle yüksek mekanik dayanım gerektiren projelerde güvenilir bir altyapı çözümü sunmayı hedefliyor. Balastlı ve Ankrajlı Uygulama Tek Sistemde Konu hakkında açıklamalarda bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, geliştirdikleri yeni sistemin yalnızca teknik bir yenilik olmadığını, aynı zamanda güneş enerjisi projelerinde verimliliği, esnekliği ve uygulama kolaylığını artırmaya yönelik mühendislik yaklaşımlarının bir sonucu olduğunu belirtti. Sarvan, “CW Enerji olarak, güneş enerjisi sektörünün değişen ihtiyaçlarını yakından takip ediyor, Ar-Ge ve mühendislik gücümüzle sektöre katma değer sağlayan yenilikçi çözümler geliştirmeye devam ediyoruz. Bizim için önemli olan yalnızca yeni bir ürün ortaya koymak değil, aynı zamanda yatırımcılarımızın ve uygulayıcılarımızın ihtiyaçlarına cevap veren, proje süreçlerini kolaylaştıran ve uzun vadeli değer oluşturan sistemler geliştirmek. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz yeni sistemimiz, balastlı ve ankrajlı uygulamaları tek bir platformda bir araya getirerek farklı çatı tiplerine ve proje gereksinimlerine uyum sağlayabiliyor. Böylece proje tasarımından ürün tedariğine, stok yönetiminden saha uygulamalarına kadar pek çok aşamada esneklik sunmayı amaçlıyoruz. Üretim ve mühendislik alanındaki bilgi birikimimizi, güneş enerjisi yatırımlarının her aşamasında değer oluşturan çözümlere dönüştürmeyi sürdüreceğiz.” dedi. Zemini Koruyan ve Titreşimi Azaltan Kauçuk Taban Tasarımı CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, geliştirdikleri yeni düz çatı sisteminde yalnızca kurulum kolaylığına değil, yapıların korunmasına, sistem bütünlüğüne ve uzun vadeli kullanım ihtiyaçlarına da odaklandıklarını belirtti. Sarvan, “CW Enerji olarak geliştirdiğimiz her yeni teknolojide, yüksek mühendislik standartlarını sahadaki gerçek ihtiyaçlarla buluşturmayı önemsiyoruz. Güneş enerjisi yatırımlarında verimlilik kadar, sistemlerin kuruldukları yapılara uyumu ve uzun vadeli kullanım süreçleri de büyük önem taşıyor. Bu anlayışla geliştirdiğimiz yeni düz çatı sistemimizde, özel kauçuk taban tasarımı sayesinde çatı yüzeyi ile metal konstrüksiyon arasındaki doğrudan teması azaltmayı ve oluşabilecek titreşimlerin zemine aktarımını sınırlandırmayı amaçladık. Bununla birlikte, kablo kanalını sisteme entegre ederek harici kablo taşıma çözümlerine duyulan ihtiyacı azaltmayı ve daha düzenli bir kablo yönetimi sağlamayı hedefledik. Bizim için yenilikçilik, yalnızca ürünün teknik özelliklerini geliştirmek değil, bir güneş enerjisi yatırımını oluşturan tüm bileşenleri bir bütün olarak ele alabilmektir. Bu doğrultuda, mühendislik kabiliyetlerimizi daha güvenli, daha işlevsel ve sürdürülebilir enerji altyapılarının geliştirilmesi için kullanmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Farklı panel ölçülerine uyarlanabilir yapı CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, güneş enerjisi teknolojilerindeki hızlı gelişimin, montaj sistemlerinde de esnek ve değişen ihtiyaçlara uyum sağlayabilen çözümleri gerekli kıldığını belirtti. Sarvan, “Güneş enerjisi sektörü her geçen gün gelişiyor, panel teknolojileri ve uygulama ihtiyaçları sürekli değişiyor. Biz de CW Enerji olarak yalnızca bugünün gereksinimlerine değil, geleceğin teknolojik gelişmelerine de uyum sağlayabilecek sistemler geliştirmeye önem veriyoruz. Bu anlayışla tasarladığımız yeni düz çatı montaj sistemimiz, farklı panel tiplerine ve ölçülerine uyarlanabilen esnek yapısıyla öne çıkıyor. Panel sabitleme noktalarında kullanılan özel kanal yapısı ve bağlantı elemanları sayesinde montaj konumları proje ihtiyaçlarına göre düzenlenebiliyor. Amacımız, farklı proje gereksinimlerine cevap verebilen, uygulama süreçlerini kolaylaştıran ve yatırımcılara uzun vadeli kullanım avantajı sunan çözümler geliştirmek. Güneş enerjisinin daha geniş alanlarda kullanılabilmesi için yalnızca panel teknolojilerinin değil, bu teknolojileri destekleyen tüm altyapı sistemlerinin de gelişmesi gerektiğine inanıyoruz. CW Enerji olarak mühendislik gücümüzle sektörün dönüşümüne katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi. Yarı montajlı teslimat ile sahada daha hızlı kurulum GES projelerinde toplam yatırım maliyetini etkileyen unsurların yalnızca malzeme maliyetleriyle sınırlı olmadığını dile getiren Sarvan, sahadaki işçilik, montaj süresi ve uygulama kolaylığının da projenin verimliliğinde önemli rol oynadığını söyledi. Sarvan, bu nedenle yeni düz çatı sisteminin yarı montajlı olarak sevk edilebilecek şekilde geliştirildiğini belirterek, “Sahada gerçekleştirilecek işlem sayısının azaltılması sayesinde daha hızlı kurulum, daha düşük işçilik ihtiyacı ve montaj hatalarının azaltılması hedefleniyor. Sistemin modüler zemin profili ve bağlantı yapısı da saha kurulumunun belirli ve tekrarlanabilir adımlarla gerçekleştirilmesine imkan veriyor.” diye konuştu. CW Enerji mühendisliğinin sahadaki tecrübeyle buluşması Sistemin dikkat çeken yeniliklerinden birinin de topraklama barası yuvasının doğrudan konstrüksiyona entegre edilmiş olması olduğunu ifade eden Sarvan, bu çözüm sayesinde topraklama altyapısının sonradan sisteme eklenen bağımsız bir detay olmaktan çıkarılarak montaj sisteminin tasarım aşamasında dikkate alınan bir bileşen haline getirildiğini kaydetti. Yeni düz çatı sisteminin CW Enerji’nin güneş enerjisi sektöründeki saha deneyimi ile mühendislik ve ürün geliştirme kabiliyetinin bir araya getirilmesiyle tasarlandığını belirten Sarvan, geliştirme sürecinde yalnızca mekanik dayanım değil; kurulum hızı, saha işçiliği, lojistik, kablo yönetimi, topraklama, çatı yüzeyinin korunması ve farklı projelere uyarlanabilirlik gibi GES projelerinin uygulama aşamasında karşılaşılan ihtiyaçların birlikte değerlendirildiğini söyledi. Sarvan, böylece ortaya yalnızca panelleri taşıyan bir konstrüksiyon değil; mekanik ve elektriksel ihtiyaçların aynı platform üzerinde ele alındığı bütünleşik bir düz çatı GES montaj çözümü çıktığını ifade ederek, şunları kaydetti: “5.400 Pa kar ve 2.400 Pa rüzgâr yüküne dayanım, balastlı ve ankrajlı kullanım imkânı, titreşim azaltmaya yardımcı kauçuk taban, entegre kablo kanalı, entegre topraklama barası yuvası, farklı panel ölçülerine uyarlanabilir yapı ve yarı montajlı hızlı kurulum özellikleriyle yeni CW Enerji düz çatı sistemi; GES projelerinde güvenlik, uygulama kolaylığı ve sistem bütünlüğünü aynı tasarım altında bir araya getiriyor. CW Enerji, geliştirdiği yeni nesil montaj çözümleriyle güneş enerjisi yatırımlarında yalnızca enerji üretimine değil, sistemin üzerinde yükseldiği altyapının mühendisliğine de değer katmayı hedefliyor.” CW Enerji Hakkında CW Enerji, 2010 yılında Antalya’da kurulmuş, güneş enerjisi teknolojileri alanında üretim, mühendislik ve uçtan uca enerji çözümleri sunan bir solar enerji teknolojileri şirketidir. Yıllık 1,8 GW güneş paneli üretim kapasitesine sahip CW Enerji; alüminyum, EVA, wafer, ingot dilimlemeden itibaren güneş hücresi ve panel üretimine uzanan yatırımlarıyla ham maddeden nihai ürüne kadar güneş enerjisi değer zincirinin farklı aşamalarındaki yatırımları ve faaliyetleriyle entegre üretim yapısını güçlendirmektedir. 2025 yılında CW SolarCell bünyesinde devreye alınan ingot dilimleme ve güneş hücresi üretim tesisiyle üretim gücünü ileri taşıyan şirket, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı doğrultusunda yüksek verimli TOPCon hücre ve panel teknolojilerinin geliştirilmesine, yerli üretimin güçlendirilmesine ve katma değerli üretimin artırılmasına katkı sağlamaktadır. CW Enerji, güneş panellerinden On Grid, Off Grid ve hibrit sistemlere, konutsal ve endüstriyel enerji depolamadan inverter çözümlerine, elektrikli araç şarj sistemlerinden ısı pompalarına ve yeni nesil enerji teknolojilerine kadar geniş bir ürün gamı sunmaktadır. Aynı zamanda projelendirme, mühendislik, finansman danışmanlığı, anahtar teslim GES kurulumu, işletme, bakım ve teknik destek süreçlerini tek yapı altında yönetmektedir. Üretimden mühendisliğe, hücreden panele, projelendirmeden enerji depolamaya kadar uçtan uca çözüm gücüyle CW Enerji, sürdürülebilir enerjiyi hayatın her alanına taşımaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tedarik Zincirinin Geleceğini Şekillendirenler 4 Kasım’da Buluşuyor Haber

Tedarik Zincirinin Geleceğini Şekillendirenler 4 Kasım’da Buluşuyor

.Tedarik zincirinde maliyetleri düşürmek ve operasyonları hızlandırmak kadar tedarik risklerini yönetmek, kaynakları verimli kullanmak ve teknoloji yatırımlarından sonuç almak da şirketler için önem taşıyor. Bu alanlarda geliştirilen projeler, 4 Kasım'da İstanbul'da düzenlenecek "Türkiye'nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri" Ödül Töreni'nde değerlendirilecek. SCP Club tarafından Slimstock ve LODER iş birliğiyle düzenlenen organizasyon, bu yıl 12'nci kez Dedeman Bostancı Hotel'de gerçekleştirilecek. Ödüller; "En Sürdürülebilir/Dirençli", "En Teknolojik", "En Yenilikçi" ve "En Etkin/Etkili" olmak üzere dört kategoride verilecek. Jüri üyeleri ve katılımcıların ortak oylamasıyla belirlenecek "Yılın En İyi Projesi" ödülü de gecenin öne çıkan başlıklarından biri olacak. Slimstock Türkiye Ülke Müdürü Songül Sezer, ödül değerlendirmelerinde projelerin farklı yönlerinin dikkate alınmasının önemine işaret ederek, "Bir projeyi yalnızca sağladığı maliyet avantajıyla değerlendirmek yeterli değil. Tedarik risklerini azaltması, planlamayı iyileştirmesi, kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlaması ve kalıcı sonuçlar üretmesi de önemli. Şirketlerin farklı ihtiyaçlara yönelik geliştirdiği çözümlerin bu kategoriler altında değerlendirilmesi, sektörde nelerin değiştiğini ve hangi uygulamaların öne çıktığını görmek açısından değer taşıyor" dedi. Ödül töreninin sektör için yalnızca bir ödül programı olarak görülmemesi gerektiğini de belirten Sezer, "Farklı şirketlerin benzer sorunlara nasıl çözümler geliştirdiğini görmek önemli. Bir kurumun kendi süreçlerinde elde ettiği sonuçlar, aynı alanda çalışan başka şirketlere de fikir verebilir. Bu nedenle projelerin ortaya konması ve deneyimlerin paylaşılması, tedarik zinciri alanında çalışan profesyonellerin birbirlerinin uygulamalarından haberdar olması açısından değerli" ifadelerini kullandı. Cenk Ulu, yapay zekâ ile insan becerilerinin birlikte rolünü anlatacakGecenin konuşmacılarından PwC Ülke Kıdemli Ortağı Cenk Ulu, "Algoritmaların Ötesinde: Tedarik Zincirinin Geleceğini Kim Şekillendirecek?" başlıklı konuşmasında yapay zekânın iş yapış biçimlerine ve tedarik zincirinin geleceğine etkisini ele alacak. PwC'nin 2026 Yapay Zekânın İş Alanlarına Etkisi Araştırması çerçevesinde şekillenen konuşmada, yapay zekânın verimlilik üzerindeki etkisinin yanı sıra çalışma biçimlerini ve ihtiyaç duyulan yetkinlikleri nasıl değiştirdiği değerlendirilecek. Muhakeme, yaratıcılık, stratejik düşünme ve liderlik gibi insani becerilerin bu süreçteki yeri de konuşmanın başlıkları arasında bulunuyor. Yapay zekânın sunduğu imkânları insan deneyimi ve öngörüsüyle birleştiren kurumların nasıl fark yaratabileceğine odaklanacak konuşma, tedarik zincirinde teknoloji yatırımlarının yanında insan kaynağı ve liderlik yaklaşımının da önem kazandığına işaret ediyor. Jüri üyeleri arasında akademi ve iş dünyasından isimler var Bu yılki jüri üyeleri arasında Prof. Dr. Gülçin Büyüközkan, Prof. Dr. Mehmet Tanyaş, Prof. Dr. Enver Yücesan, Haribo International COO'su Dr. Nazmi Civil ve PwC Ülke Kıdemli Ortağı Cenk Ulu bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SOLAR3GW: “Türkiye’nin TarımGES’lere İhtiyacı Var” Haber

SOLAR3GW: “Türkiye’nin TarımGES’lere İhtiyacı Var”

Güneş enerjisi alanında çalışan düşünce kuruluşu Solar3GW, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi (ODTÜ-GÜNAM) ile Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün (TAGEM) Konya Ovası’nda kurdukları 60 kW’lık pilot TarımGES (Tarıma Entegre Güneş Enerjisi Santrali) projesinde ilk ürünler hasat edildi. Proje kapsamında, güneş panellerinin altına ekilen şeker pancarı ve karabuğdaydan ilk olarak karabuğday hasat edildi. İlk sonuçlara göre, karabuğday üretiminde verimlilik kontrol sahasına kıyasla yüzde 7 artarken su tüketimi yüzde 20 oranında azaldı. Bu sonuçlar; Türkiye gibi su stresi yaşayan ülkelerde; tarımsal üretim ile güneş enerjisi üretimini bir araya getiren TarımGES uygulamalarının su kaynaklarının korunmasını sağlarken verimi artıracağını ortaya koyuyor. Tarımsal üretim ve enerji üretimi arasında denge kurmayı amaçlayan TarımGES’ler, özellikle su güvenliğinin güçlendirilmesi ve iklim değişikliğine uyum açısından önemli bir potansiyel taşıyor. TARIMGES’LER ÇİFTÇİNİN EKONOMİK YÜKÜNÜ AZALTABİLİR Pilot projenin uygulayıcısı ODTÜ-GÜNAM Entegre Fotovoltaik Teknolojileri Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Talat Özden; kuraklık, su kıtlığı, aşırı sıcaklıklar, değişen yağış düzenleri ve iklim belirsizliğinin tarımsal üretimi zorlaştırdığını söyledi. Bununla birlikte artan sulama ve enerji maliyetlerinin de çiftçiler üzerinde ciddi bir ekonomik yük oluşturduğunu ifade etti. Özden, TarımGES’in bu sorunların önüne geçebileceğini vurgulayarak “Aynı arazi üzerinde eş zamanlı gıda ve enerji üretimi, tarımın karşı karşıya olduğu bu çok boyutlu sorunlara bütünleşik çözümler sunma potansiyeline sahip. Doğru ürün seçimi, uygun iklim koşulları ve tarımsal ihtiyaçları esas alan sistem tasarımlarıyla arazi kullanım verimliliğini artırmak, su kullanım etkinliğini iyileştirmek ve iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak mümkün. Ancak burada temel önceliğimiz, tarım arazilerinde elektrik üretmek değil, tarımsal üretimi daha verimli, dirençli ve sürdürülebilir hale getirmek olmalı. TarımGES sistemlerinin başarısını yalnızca ürettikleri elektrikle değil, tarımsal üretime sağladıkları somut katkılarla da değerlendirmeliyiz. Çünkü bu teknolojinin gerçek değeri, enerji üretirken tarımı koruyabilmesinde ve mümkün olduğunda güçlendirebilmesinde yatıyor” dedi. TURHAN: “TARIMGES, ‘KAZAN- KAZAN’ MODELİDİR’ Solar3GW Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Bahadır Turhan ise TarımGES sistemlerinin çiftçilere, tarım gelirine ek olarak elektrik üretiminden de gelir sağlama imkanı verdiğini vurguladı. Turhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bazı yüksek katma değerli ürünlerde geleneksel tarıma göre daha fazla gelir elde edilebilir. Gelir düzeyi; ürün çeşidine ve yerel piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir. Ancak TarımGES uygulamalarıyla ilgili oluşmuş yanlış bir kanı var: Çiftçiler, TarımGES uygulamaları nedeniyle tarım arazilerini kaybedeceklerinden endişe ediyor. Konya’daki pilot uygulamamız, bu konudaki yanlış anlaşılmaların giderilmesine de katkı sağlayacak. Hatta olağanüstü hava koşulları nedeniyle tarım yapılamayan arazilerde güneş panellerinin konulmasıyla ekim ve dikim mümkün olacak. Çiftçi için kazan-kazan durumu oluşuyor: Tarım arazisi korunacak, verim artırılacak ve ucuz enerji üretilecek.” Enerji arz güvenliği için güneş enerjisi yatırımlarının çeşitlendirilmesinin önemine dikkat çeken Turhan; mevcut mevzuatın, tarım arazilerine GES kurulmasına izin vermediğine işaret etti. Sadece öz tüketim amaçlı ve arazinin yüzde 1’ini aşmamak kaydıyla kurulum yapılabildiğinin altını çizen Turhan, TarımGES mevzuatı için şunu önerdi: “Tarım arazilerindeki toplulaştırma faaliyeti gibi TarımGES alanlarımızı da toplulaştırır ve buna özel alanlar belirleyip bunları TarımGES YEKA’ları olarak ihale edersek ölçek ekonomisinden dolayı büyük fayda sağlayabiliriz. Tarım arazilerimizin sadece yüzde 1’i TarımGES YEKA olarak kullanıldığında, gelişen teknolojilerle yaklaşık 190 GW’lık bir TarımGES potansiyeli ortaya çıkıyor. Bu rakam, halihazırda toplam GES kurulu gücümüzün 7 katına denk geliyor.’’ TARIMGES YATIRIMLARI 8-10 YILDA KENDİNİ AMORTİ EDEBİLİR TarımGES uygulamalarında aynı arazi hem tarım faaliyet hem de güneşten elektrik üretimi için kullanılıyor ancak öncelik tarımsal üretimde. Güneş panelleri, ürünü olağanüstü hava koşullarından koruyor. Toplanan yağmur suyu ile sulama yapılıyor. Gölgeleme sayesinde toprak nemi tutuyor. Türkiye’nin TarımGES’lere ihtiyacı olduğunu, maliyetinin ise düşünüldüğü kadar yüksek olmadığını ifade eden Turhan, “Yatırım orta vadede kendini amorti edebilir. Güneş panellerinin konulacağı konstrüksiyonlar nedeniyle maliyet yüzde 30-40 oranında artabiliyor. Standart güneş santrali kurulumunun megavatı 400 bin dolar iken TarımGES’lerde maliyet 550-560 bin dolara çıkıyor. Ama tarımsal verimliliği artırması ve enerji üretimiyle bu maliyet zaten karşılanabilir. Bir TarımGES yatırımı 8-10 yıl içinde kendini amorti edebilir. Bu geri ödeme süresi, diğer güneş yatırımlarıyla hemen hemen aynı” diye konuştu. DÜNYADA TARIMGES YAYGINLAŞIYOR, ÇİN ÖNE ÇIKIYOR Her ülke, TarımGES teknolojisine kendi ekonomik, coğrafi ve politik koşullarına göre farklı stratejilerle yaklaşıyor. Devlet destekleri, yasal düzenlemeler ve teknolojik yenilikler sayesinde tarım ile güneş enerjisi üretimini aynı arazide buluşturan uygulamalar dünya genelinde gelişimini sürdürüyor. ODTÜ-GÜNAM’ın ‘Türkiye’nin TarımGES Görünümü 2026’ raporuna göre İtalya son yıllarda TarımGES alanında Avrupa'nın en kapsamlı teşvik mekanizmalarından birini geliştirdi. Yaklaşık 1,1 milyar euroluk bir teşvik programı oluşturuldu ve 2026 yılı sonuna kadar yaklaşık 1 GW yeni TarımGES kapasitesinin devreye alınması planlanıyor. Japonya’da 2013 yılında düzenlenen yönetmelikler sonucunda ülkede TarımGES projeleri hızla yaygınlaştı. 2024 yılında TarımGES’lere, Tarım Arazisi Koruma Kanunu kapsamında açık bir statü tanınarak arazi kullanımına ilişkin düzenlemeler artırıldı. Hindistan'da ise 2040 yılına kadar toplam kurulu TarımGES kapasitesinin 783 GW'a ulaşabileceği; toplam potansiyelinin 1,2 TW'tan fazla olduğu tahmin ediliyor. Dünya devi Çin’e gelince; 2022 yılı itibarıyla ülkede, toplam kurulu gücü 134,55 GW'a ulaşan bin 678 TarımGES projesi bulunuyor. Çin, yalnızca deneysel veya pilot uygulamaların yürütüldüğü bir ülke olmaktan çıktı; TarımGES teknolojilerinin büyük ölçekli ticari uygulamalarının gerçekleştirildiği öncü ülkelerden biri haline geldi. Uluslararası örnekler, Türkiye’nin TarımGES alanında kapsamlı bir yol haritasına ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Standartların geliştirilmesi, potansiyel kapasitenin analiz edilmesi, izleme altyapısının kurulması, toplumsal kabulün güçlendirilmesi, destek mekanizmalarının oluşturulması ve sürdürülebilir iş modellerinin geliştirilmesi bu yol haritasının temel bileşenleri arasında yer almalı. TarımGES projeleri bu sayede, yalnızca bir yenilenebilir enerji yatırımı olmaktan çıkıp Türkiye’nin iklime dirençli tarım, sürdürülebilir enerji ve kırsal kalkınma hedeflerini aynı zeminde buluşturan stratejik bir teknolojiye dönüşebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IBAKTECH 2026, 121 Ülkeden Yaklaşık 100 Bin Ziyaretçiyi Ağırladı Haber

IBAKTECH 2026, 121 Ülkeden Yaklaşık 100 Bin Ziyaretçiyi Ağırladı

Messe Stuttgart Turkey Fuarcılık tarafından iki yılda bir düzenlenen 15. IBAKTECH – Uluslararası Ekmek, Pasta Makineleri, Dondurma, Çikolata ve Teknolojileri Fuarı, dört gün boyunca sektörün uluslararası buluşmasına ev sahipliği yaptı. Unlu mamuller, ekmek-pasta, çikolata, şekerleme ve dondurma üreticilerinden HORECA profesyonellerine, makine ve ekipman firmalarından uluslararası satın alma temsilcilerine kadar geniş bir profesyonel ağı İstanbul’da buluşturan fuarda, yeni yatırımlar ve ihracat bağlantıları için görüşmeler gerçekleştirildi. 2024 yılında 6 salonda düzenlenen organizasyon, bu yıl 7 salona yayıldı. Bir önceki fuarda 118 ülkeden 92 bin 482 ziyaretçi ağırlayan IBAKTECH, 2026’da ziyaretçi sayısını 93 bin 871’e, ziyaretçi ülke sayısını ise 121’e taşıyarak kendi ziyaretçi rekorunu yeniledi. IBAKTECH, ULUSLARARASI ERİŞİMİNİ GENİŞLETMEYİ SÜRDÜRÜYOR Fuarın sonuçlarını değerlendiren Messe Stuttgart Turkey Fuarcılık Genel Müdürü Ufuk Altıntop, şunları söyledi: “IBAKTECH’i bu yıl 27 ülkeden 700’ü aşkın firma ve markanın katılımı, 121 ülkeden 93 bin 871 ziyaretçiyle tamamladık. Fuar alanımızı 7 salona taşırken ziyaretçi sayısında da kendi rekorumuzu yeniledik. Fuar döneminde yaşanan olumsuz hava koşullarına ve ulaşımda karşılaşılan güçlüklere rağmen bu katılım düzeyine ulaşmamız, sektörün IBAKTECH’e gösterdiği ilgi ve güven açısından bizim için ayrıca değerli. Bu sonuçlar, sektörün yeni makine ve teknolojilere yönelik ilgisini ve uluslararası iş birliği arayışını da ortaya koyuyor. Dört gün boyunca üreticiler, teknoloji sağlayıcıları ve satın alma profesyonelleri aynı çatı altında buluşarak yeni ticari bağlantılar geliştirme fırsatı buldu. Şeflerimizin ve ustalarımızın uygulamaları da sergilenen teknolojilerin üretimdeki karşılığını ziyaretçilere doğrudan gösterdi. İstanbul’un stratejik konumu ve Türkiye’nin güçlü üretim altyapısıyla desteklenen IBAKTECH’in, sektörün uluslararası ticaretine katkısını büyütmeyi sürdüreceğiz.” BİLEŞENLER VE ÜRETİM TEKNOLOJİLERİ IBAKTECH’TE BULUŞTU Fırıncılık ve pastacılık bileşenleri sektörünü temsil eden Avrupa kuruluşu FEDIMA’nın Genel Sekreteri Wouter Lox, fuarın sektör açısından önemini ve değişen tüketici tercihlerini değerlendirerek şunları söyledi: “IBAKTECH, fırıncılık ve pastacılık bileşenleri ile üretim teknolojileri alanında dünya çapında öne çıkan en büyük fuarlardan biri. Bileşenleri, teknolojileri ve üretim süreçlerini bir araya getirmesiyle sektörümüz açısından büyük önem taşıyor.” DÖRT KITADAN FİRMALAR İSTANBUL’DA BULUŞTU Avrupa, Asya, Afrika ve Amerika kıtalarından firmaları ağırlayan IBAKTECH 2026’da Türkiye, İtalya ve Almanya katılımcı sayısında ilk üç sırada yer aldı. Hollanda, Fransa, Belçika, Portekiz, İsviçre, Çin, Japonya, Hindistan, ABD, Kanada ve Brezilya gibi farklı ülkelerden firma ve markalar da ürün ve teknolojilerini sergiledi. Ekmek ve pasta makinelerinden çikolata ve dondurma üretim teknolojilerine, ambalaj çözümlerinden profesyonel mutfak ekipmanları ve soğutma sistemlerine kadar geniş bir ürün grubunun yer aldığı fuarda; otomasyon, üretim kapasitesi ve verimlilik sağlayan çözümler öne çıktı. Uluslararası markaların Türkiye distribütörlerinin de katıldığı organizasyon, Türk üreticilerin farklı pazarlardan alıcılarla doğrudan görüşmesine olanak sağladı. DONDURMADAN BAKLAVAYA, USTALARIN MUTFAĞI IBAKTECH’TE Fuar boyunca düzenlenen workshoplarda yerli ve yabancı şefler, üretimin farklı aşamalarını ziyaretçilerin önünde uygulamalı olarak gösterdi. İtalyan dondurması gelatodan çubuk dondurmaya, ejder meyveli çeşitlerden Dubai çikolatalı dondurmaya kadar farklı lezzetler hazırlanırken çikolata, cheesecake, waffle ve pasta uygulamaları da ilgi gördü. Fırıncılık atölyelerinde ekmek, simit, pide, lahmacun ve pizza üretimi gerçekleştirildi. Tam buğdaylı ve ekşi mayalı ekmek uygulamalarının yanı sıra makinelerle yapılan kol böreği ve mantı üretimleri, geleneksel ürünlerin yeni teknolojilerle hazırlanma süreçlerini ortaya koydu. Baklava, kruvasan ve kuru pasta uygulamaları da ziyaretçilere ustaların tekniklerini yakından izleme ve hazırlanan ürünleri tatma fırsatı sundu. Pastacılık atölyelerinde ise şefler ve ustalar, krema, dolgu ve süsleme uygulamalarıyla farklı hazırlama ve sunum tekniklerini ziyaretçilerle paylaştı. Yapımı bir ay süren 3 metre yüksekliğindeki pasta da fuarın dikkat çeken örneklerinden biri oldu. BEŞ SANİYEDE SEKİZ DİLİM PASTA, SAATTE 11 BİN EKMEK IBAKTECH 2026’da sergilenen üretim sistemleri, sektörün hız ve kapasite açısından ulaştığı noktayı da gösterdi. Beş saniyede sekiz dilim pasta kesebilen ultrasonik makineler ve saatte 11 bin adede kadar ekmek üretebilen endüstriyel sistemler, ziyaretçilerin ilgi gösterdiği teknolojiler arasında yer aldı. Canlı üretim uygulamaları, profesyonellerin makinelerin performansını ve kullanım alanlarını yerinde değerlendirmesine olanak sağladı. T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından “Prestijli Fuar” statüsünde desteklenen IBAKTECH, uluslararası katılımı, ticari görüşmeleri ve uygulamalı etkinlikleriyle 15’inci organizasyonunu tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu'nun Kalbinde Yapay Zekâ ve Geleceği Ele Alındı Haber

Anadolu'nun Kalbinde Yapay Zekâ ve Geleceği Ele Alındı

Türkiye'de ve dünyada çalışan Türk teknoloji liderleri ile yapay zekâ uzmanları, ondan fazla panel ve yan oturumda yapay zekânın ekonomik değerden iş gücüne, güvenilirlikten ulusal yol haritasına uzanan farklı boyutlarını tartıştı. Buluşmada akademi, kamu, iş dünyası, girişimciler ve öğrenciler bir araya geldi. “Çok kapsayıcı bir ekosistemi bir araya getirdik” Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, buluşmanın bu yılki farklılıklarının başında katılımın geldiğini söyledi: “Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanından Türk teknoloji liderleri ve yapay zekâ uzmanları burada buluştu. Akademiden ve reel sektörün içinden isimler, milyar dolar eşiğine yürüyen girişimciler vardı. Türkiye'nin en büyük holdinglerinden start-up'lara kadar çok kapsayıcı bir ekosistemi burada bir araya getirmeyi başardık.” Buluşmada öne çıkanlar İki gün süren oturumlarda öne çıkan başlıklar şöyle sıralandı: Kullanım biçimi belirleyici olacak: Sanayide ve hizmet sektöründe verimliliğin artırılması, daha hızlı ve daha doğru karar alınması ve eğitimin dönüşümü yapay zekânın nasıl kullanılacağıyla şekillenecek. Rekabette yeni bir denge: Yapay zekâ, farklı büyüklükteki işletmeler arasındaki rekabeti kolaylaştırabilir. Doğru kullanıldığında KOBİ'lerin ve Anadolu'daki üreticilerin büyük ölçekli işletmelerle aynı sahada yer alabilmesinin önünü açıyor. Korku değil dönüşüm: Yapay zekânın meslekleri bitireceği korkusu yerine, meslekleri nasıl dönüştürdüğünü konuşmak daha doğru bir yaklaşım. İş gücünün yeni beceriler kazanması ve yetkinliklerin dönüşümü bu tartışmanın merkezinde yer alıyor. Zaman ve bütçe: Yapay zekânın iş gücüne ve sektörlere gerçek katkı sağlayabilmesi için kurumların bu alana iki temel kaynak ayırması gerekiyor: zaman ve bütçe. Dönüşümün kilit aktörü gençler: Yapay zekâ dönüşümünde en kritik oyuncular gençler. Bu nedenle buluşmada gençlerin üretimlerine ve fikirlerine geniş yer ayrıldı. Panellerde yapay zekânın tüm boyutları Buluşma, “Türkiye Yapay Zekâ ile Ekonomik Değeri Nasıl Büyütür?” başlıklı açılış paneliyle başladı. Bu panelde Türkiye'nin yapay zekâ haritası, uygulama-ürün-ihracat zinciri ve kamu, regülasyon ve veri erişimi konuları ele alındı. Ardından finans, sağlık, sanayi ve kamudan gerçek uygulamaların vaka örnekleri üzerinden yapay zekânın Türkiye'de hangi alanlarda katma değer ürettiği tartışıldı; nelerin işe yaradığı, projelerin neden büyüdüğü ya da büyüyemediği masaya yatırıldı. “Modelden Pazara” başlıklı panelde yapay zekâda ürünleştirme ve ticarileşmenin önündeki engeller, üniversite ile ürün arasındaki kopukluk ve kamu ihalelerindeki risk algısı konuşuldu. Türkiye'den küresel ölçekte yapay zekâ uygulamalarının nasıl çıkabileceği, girişimcilik ve yatırımcı perspektifiyle değerlendirildi. İnsan kaynağına ayrılan oturumlarda, Türkiye'de yapay zekâ bilen insan kaynağı bulunmasına karşın neden yeterince ürün çıkmadığı sorusu ele alındı. Üniversitelerin bilgi aktaran yapıdan değer üreten ekosisteme dönüşümü, mezunların değişen iş dünyasına hazırlanması ve bilginin laboratuvardan ürüne, üründen pazara taşınması tartışıldı. Üniversite ve özel sektörün yapay zekâ Ar-Ge'sine birlikte nasıl yön verebileceği de ortak proje, veri ve insan kaynağı ekseninde değerlendirildi. “Belirsizlik Çağında Türkiye İçin Fırsatlar” panelinde yapay zekânın meslekler ve istihdam yapısı üzerindeki etkisi, verimlilik artışı ile istihdam arasındaki denge ve geçiş dönemi destek mekanizmaları ele alındı. “Güvenilir Yapay Zekâ” panelinde ise veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması, algoritmik şeffaflık ve hesap verebilirlik, insan denetimi ve inovasyonu destekleyen etik ve hukuki çerçeve konuşuldu. Buluşma, “Türkiye'nin Yapay Zekâ Entegrasyonu İçin Stratejik Yol Haritası” paneliyle tamamlandı. Bu panelde Türkiye'nin yapay zekâ ekosistemindeki konumu, veri, altyapı, insan kaynağı ve yatırım öncelikleri ile kısa, orta ve uzun vadeli ulusal hedefler değerlendirildi. Demo Day'de girişimler jüri karşısında Etkinlik kapsamında düzenlenen Demo Day'de yapay zekâ tabanlı projeler geliştiren start-up'lar projelerini jüriye sundu ve Ar-Ge çalışmalarını anlattı. Yarışmada dereceye giren ilk üç girişime ödülleri Amazon Web Services (AWS) tarafından verildi. Liseliler ve üniversiteliler yapay zekâ posterleriyle yarıştı Bu yılın yeniliklerinden biri de lise öğrencileri arası ve üniversite öğrencileri arası poster yarışmaları oldu. Milli Eğitim Bakanlığı'nın desteğiyle düzenlenen liseler arası yarışmaya ülkenin doğusundan batısına geniş bir katılım oldu; yarışmada Bitlis'ten de Trakya'dan da öğrenciler yer aldı. Rektör Karasar, gençlerin katılımını şöyle değerlendirdi: “Liseler arası yarışmada ülkemizle gurur duyduk. Gördük ki lise gençliği şu anki üniversite gençliğini geçecek; üniversite gençliği ise bizim kuşağımızı çoktan geçmiş durumda. Siyaset bilimcilerin ‘belirsizlikler çağı’ olarak adlandırdığı, öngörülemeyen bir dönemdeyiz; ama Türk genci kendini bu çağa hazırlamış, bizim kuşağımızdan çok daha hazır. Gençlerimizin fikirleri bizler için gerçekten yol gösterici oldu.” Ortak çağrı metni yayımlandı Buluşmanın sonunda, iki günün değerlendirmelerini özetleyen ortak çağrı metni yayımlandı. Karasar, metni şöyle tanımladı: “Ortak çağrı metni, buluşmaya katılan 600'e yakın katılımcının fikirlerini, tespit edilen eksik alanları ve önümüzdeki dönemde nelere ihtiyacımız olduğunu özetliyor. Politika belgesi niteliğindeki bu metin yalnızca kamuya ve devlete değil; özel sektöre, girişim kurmayı düşünenlere ve önümüzdeki yıllarda yapay zekâ alanında çalışmayı planlayan herkese bir yol haritası sunuyor.” Buluşmanın gelecek yıllarda da süreceğini belirten Karasar, “Önümüzdeki yıllarda devamını sağlayacağız, yeniliklerle geleceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsung’dan Yapay Zeka Altyapı Şirketi Helix’e 1 Milyar Dolarlık Yatırım  Haber

Samsung’dan Yapay Zeka Altyapı Şirketi Helix’e 1 Milyar Dolarlık Yatırım 

Yapay zekâ altyapısının farklı katmanlarında sahip olduğu yetkinliklerle Helix ile gelecekteki iş birlikleri için güçlü bir temel oluşturan Samsung; KKR, Kuwait Investment Authority, NVIDIA ve Vistra ile birlikte Helix’in küresel yapay zekâ altyapısının geliştirilmesine katkı sağlayacak. Samsung Electronics; Samsung C&T, Samsung SDS, Samsung SDI, Samsung Life Insurance ve Samsung Fire & Marine Insurance ile birlikte küresel yatırım şirketi KKR tarafından kurulan yapay zeka altyapı şirketi Helix Digital Infrastructure’a toplam 1 milyar dolar yatırım yapacaklarını duyurdu. Haziran 2026’da faaliyete geçen Helix, hiper ölçekli veri merkezlerinin geliştirilmesi ve işletilmesinden elektrik üretimine (baz yük ve esnek enerji kaynakları dahil), iletim ve dağıtım altyapısından fiber optik ağlara kadar tüm değer zincirinde entegre çözümler sunmak üzere yapılandırılmış bir yapay zeka altyapı sağlayıcı olarak faaliyet gösteriyor. Helix sayesinde hiper ölçekli bulut sağlayıcıları, hızla artan yapay zeka talebine ayak uydurmak için ihtiyaç duydukları büyük ölçekli ve kapsamlı altyapıya hızlı biçimde erişebilecek. Helix’e, Amazon Web Services’ın (AWS) eski CEO’su Adam Selipsky liderlik ediyor. Şirket, veri merkezi ve enerji sektörlerinin önde gelen uzmanlarından oluşan özel bir yönetim ekibi kuruyor. Helix ayrıca KKR’ın yaklaşık 170 uzmanıyla faaliyet gösteren küresel altyapı iş kolunun yetkinliklerinden de yararlanıyor. Samsung’un yanı sıra KKR, Kuwait Investment Authority (KIA), NVIDIA ve ABD merkezli enerji şirketi Vistra da Helix’in kurucu yatırımcıları arasında yer alıyor. Yapay zeka veri merkezleri yeni bir endüstriyel ekosistemin temel platformlarına dönüşüyor Yapay zeka veri merkezleri, yalnızca fiziksel tesis yatırımları olmanın ötesine geçerek hızla temel iş platformlarına dönüşüyor. Bugün bu merkezler; Hizmet Olarak GPU (GPUaaS), Egemen Yapay Zeka (Sovereign AI) ve kolokasyon hizmetleri gibi farklı ve yüksek katma değerli iş modellerini bir araya getiriyor. Bu veri merkezlerinin hızla yaygınlaşması; elektrik üretimi, soğutma teknolojileri, yarı iletkenler ve finans gibi birçok alanı kapsayan büyük ölçekli, çok sektörlü bir ekosistemin oluşmasını sağlıyor. Samsung iştiraklerinin yatırımı, şirketlerin gelişmekte olan bu altyapı ortamında yeni nesil yapay zeka alanındaki liderliğini güçlendirmeye yönelik stratejik kararlılığını yansıtıyor. Yapay zeka hizmetleri günlük yaşamın ve küresel endüstrilerin ayrılmaz bir parçası haline geldikçe, büyük ölçekli bilgi işlem yüklerini işleyebilen veri merkezlerine ve bu merkezlerin istikrarlı biçimde çalışmasını sağlayacak özel enerji altyapısına duyulan ihtiyaç da katlanarak artıyor. Veri merkezleri yapay zeka çağının üretim merkezleriyse, enerji de onları çalıştıran yakıt konumunda. Bu nedenle hem bilgi işlem hem de enerji altyapısını eş zamanlı olarak güvence altına alabilme yetkinliği, yapay zeka sektöründe rekabet avantajını belirleyen temel unsurlardan biri haline geliyor. Helix’in hem veri merkezi kurulumunu hem de bu merkezlerin ihtiyaç duyduğu enerji altyapısını hedefleyen yatırım stratejisi, pazardaki rekabetin merkezindeki ihtiyaca yanıt veriyor. Enerjiye erişimin bugün yapay zeka altyapısının önündeki en büyük darboğaz olduğunu dikkate alan Helix, doğrudan yatırımlar ve yatırımcılarından Vistra dahil olmak üzere önde gelen enerji geliştiricileriyle kuracağı stratejik ortaklıklar yoluyla enerji kapasitesini hızla güvence altına almayı planlıyor. Bu yatırımın, Samsung iştirakleri açısından önemli bir dönüm noktası olması; şirketlerin donanım ve bileşen alanındaki güçlü yetkinliklerini kullanarak sistem ve altyapı seviyesindeki etkilerini artırmalarına katkı sağlaması bekleniyor. Samsung, önümüzdeki dönemde geleneksel bir donanım bileşeni tedarikçisi olmanın ötesine geçerek küresel yapay zeka altyapı ekosisteminin şekillenmesinde de daha aktif bir rol üstlenmeyi hedefliyor. Samsung’un yapay zeka uzmanlığı küresel yapay zeka altyapısının gelişimine katkı sağlıyor Samsung Electronics Device Solutions (DS) Bölümü, gelişmiş yarı iletken çözümleriyle küresel altyapının gelişimini destekliyor ve küresel talepteki değişimlere zamanında yanıt veriyor. Samsung Electronics Device eXperience (DX) Bölümü, 2025 yılında satın aldığı veri merkezi HVAC çözümleri alanında uzman iştiraki FläktGroup aracılığıyla hava soğutma sistemlerinden sıvı soğutma için soğutma sıvısı dağıtım ünitelerine (CDU) kadar kapsamlı bir veri merkezi soğutma ürün ve çözüm portföyü sunuyor. FläktGroup ayrıca dünya genelinde 14 üretim tesisi ile 65 ülkeye yayılan satış ve servis ağı sayesinde hiper ölçekli bulut sağlayıcılarının hızlı kapasite artışı taleplerine çevik ve esnek biçimde yanıt verebiliyor. Samsung C&T Engineering & Construction Group, veri merkezleri ve elektrik üretimi alanlarında mühendislik, tedarik ve inşaat (EPC) yüklenicisi olarak büyük ölçekli altyapı projelerini aktif biçimde yürütüyor. Samsung SDS, veri merkezleri tasarlayan, kuran ve işleten bir BT çözümleri sağlayıcısı olarak öne çıkıyor ve yakın dönemde GPUaaS alanında da faaliyet göstermeye başladı. Şirket, Kore’deki en düşük güç kullanım etkinliği (PUE) seviyesine sahip olduğunu belirtiyor ve bu verimlilik seviyesini hem kendi veri merkezlerinde hem de Korea AI Computing Center’da (KOACC) uyguluyor. Samsung SDI, yüksek performanslı sunucuların 7/24 çalıştığı veri merkezleri için kritik öneme sahip kesintisiz güç kaynakları (UPS) ve batarya yedekleme üniteleri (BBU) alanındaki ileri teknolojileriyle öne çıkıyor. Şirket, ultra yüksek çıkış gücü ve yüksek kapasiteli batarya teknolojilerinin kritik önem taşıdığı bu alanda yeni iş fırsatlarını değerlendirmeyi planlıyor. Bu yatırımla Samsung Electronics ve iştirakleri, Helix ile birlikte küresel yapay zeka veri merkezi yatırımlarını hızlandırmayı ve katılımcı şirketler arasındaki iş birliği sinerjisini en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Trucks FEST Üçüncü Kez Türkiye Yollarında Haber

Renault Trucks FEST Üçüncü Kez Türkiye Yollarında

23 Ekim’de Bursa’da tamamlanacak Renault Trucks FEST, ağır ticari araçlardan hafif ticari araçlara uzanan genişleyen araç gamını taşımacılık profesyonelleriyle buluştururken eğlenceli aktiviteleri ile de büyük ilgi görüyor. Renault Trucks’ın taşımacılık profesyonelleriyle şehir şehir buluştuğu Renault Trucks FEST, üçüncü yılında genişleyen araç segmentleri ve yenilenen etkinlikleriyle Türkiye turuna devam ediyor. İlk kez 2024’te düzenlenen ve gelenekselleşen FEST, bu yıl da Renault Trucks dünyasını taşımacılık profesyonelleri, sürücüler ve filo yöneticileriyle bir araya getiriyor. 29 Eylül’de İstanbul Hadımköy’de başlayan Renault Trucks FEST, İzmit, İzmir, Antalya ve Konya etaplarını tamamladı. Her durakta Renault Trucks’ın teknoloji, güvenlik, konfor ve verimlilik odaklı çözümlerini farklı deneyimlerle buluşturan etkinlik, interaktif oyunları ve festival atmosferiyle de katılımcılara keyifli anlar yaşatıyor. Renault Trucks FEST’in ailesi Master Red EDITION ile büyüyor Renault Trucks FEST’in üçüncü yılında en önemli yeniliklerden biri, Renault Trucks Türkiye’nin ürün gamına bu yıl katılan Master Red EDITION oluyor. Böylece 16 ton ve üzeri araç gamında Renault Trucks T, T High, C, K ve D serilerinin yanı sıra hafif ticari araç segmentinde de Master Red EDITION da FEST yolculuğuna katılıyor. Renault Trucks’ın hafif ticari araç segmentindeki yeni temsilcisi, FEST boyunca yalnızca ürün özellikleriyle değil, bu özellikleri eğlenceli bir deneyime dönüştüren aktivitelerle de öne çıkıyor. Renault Trucks Türkiye, Master Red EDITION ile ağır ticari araç alanındaki uzmanlığını hafif ticari araç segmentine de taşıyarak profesyonel müşterilerine sunduğu çözüm alanını genişletiyor. Şasi kabin ve panelvan versiyonlarıyla farklı ticari kullanım ihtiyaçlarına yanıt veren Master Red EDITION; lojistikten dağıtıma, belediye hizmetlerinden saha operasyonlarına kadar geniş bir kullanım alanına hitap ediyor. Master Red EDITION’ın Renault Trucks FEST’e katılmasıyla ziyaretçiler, Renault Trucks’ın farklı operasyonların ihtiyaçlarına yönelik sunduğu çözümleri aynı etkinlik çatısı altında deneyimleyebiliyor. Ağır ticari araçlardan hafif ticari araçlara uzanan geniş ürün ailesi, Renault Trucks’ın profesyonel taşımacılığın farklı ihtiyaçlarına yönelik yaklaşımını FEST boyunca Türkiye’nin farklı şehirlerine taşıyor. Özellikle Master Red EDITION’ın geniş yükleme hacmine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen koli yükleme aktivitesi, en fazla ilgi gören etkinliklerden biri oluyor. Katılımcılar, kolileri aracın yükleme alanına yerleştirmeye yönelik oyunla Master Red EDITION’ın sunduğu kullanım alanını eğlenceli ve etkileşimli bir şekilde keşfetme fırsatı buluyor. Renault Trucks dünyası, Türkiye turunda deneyim ve eğlenceyle buluşuyor Farklı etkinlikler ve sürprizlerle renklenen FEST, sadece araç özelliklerinin paylaşıldığı değil, katılımcıların bu özellikleri deneyimin bir parçası olarak keşfettiği bir buluşma olarak yoluna devam ediyor. Tamamlanan beş şehirde taşımacılık profesyonelleri, sürücüler ve filo yöneticileri; Renault Trucks ve yetkili bayi ekipleriyle bir araya gelirken, farklı taşımacılık ihtiyaçlarına yönelik sunulan çözümleri de yakından deneyimledi. 10 şehirde Renault Trucks FEST Renault Trucks FEST, Mersin, Adana, Diyarbakır, Ankara ve Bursa’da taşımacılık profesyonelleriyle buluşmaya devam edecek. FEST’in üçüncü Türkiye turu, 23 Ekim’de Bursa’da sona erecek. Toplam 10 ili kapsayan organizasyon boyunca Renault Trucks, yetkili satış ve servis bayileriyle birlikte müşterileri ve sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek hem genişleyen ürün ailesini hem de Renault Trucks dünyasının sunduğu deneyimleri paylaşmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.