Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Verimlilik

Kapsül Haber Ajansı - Verimlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Verimlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erka Erciyes Grubu,  filosunun tamamını MAN araçlarıyla yeniledi Haber

Erka Erciyes Grubu, filosunun tamamını MAN araçlarıyla yeniledi

Kayseri’de 1979 yılında temelleri atılan ve 1986 yılından bu yana faaliyetlerini Mersin’de sürdüren Erka Erciyes Grubu, inşaat alanındaki büyümesini stratejik yatırımlarla desteklemeye devam ediyor. İnşaat alanındaki faaliyetlerini Erdemli Beton markasıyla yürüten grup, filosunun tamamını zorlu saha ve yol koşullarında dayanıklılık, yüksek performans, verimlilik ve yakıt ekonomisiyle öne çıkan MAN araçlarıyla yeniledi. Erdemli Beton, yeni araç yatırımı kapsamında filosuna kattığı 16 adet MAN TGS 41.440 mikser kamyon ile 4 adet MAN TGX 18.520 çekici olmak üzere toplam 20 yeni nesil MAN aracı törenle teslim aldı. Mersin’de düzenlenen teslimat törenine; Erdemli Beton Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Erciyes, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Erciyes, MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Kamyon Satış Bölge Koordinatörü Ali Tuğrul Aykın ile MAN’ın Mersin Yetkili Servisi ve Bölge Bayii Mancı Kemal Otomotiv Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ufuk Akdemir ve Mehmet Akdemir ile Satış Müdürü İbrahim Gündüz katıldı. “MAN ile operasyonel gücümüze güç kattık” Törende konuşan Erdemli Beton Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Erciyes, yollarına güçlü yatırımlarla devam ettiklerini belirterek şunları söyledi: “Kayseri’de başlayan yolculuğumuzu bugün Mersin’in sektörümüzde önde gelen firmalarından biri olarak sürdürüyoruz. Teknolojik dönüşüme, verimliliğe ve sürdürülebilir büyümeye önem veriyoruz. Bu doğrultuda tercihimizi MAN’dan yana kullandık. MAN araçlarıyla tamamen yenilediğimiz filomuz sayesinde operasyonel gücümüzü daha da artırdık.” “Müşterilerimize değer katmaya devam edeceğiz” MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Kamyon Satış Bölge Koordinatörü Ali Tuğrul Aykın da şunları kaydetti: “MAN olarak, üstün nitelikli araçlarımız ve satış sonrası hizmet kalitemizle sektörde fark yaratmaya devam ediyoruz. Bugün, Erdemli Beton gibi sektörün köklü ve güçlü bir firmasının tüm operasyonlarını MAN araçlarına emanet etmesi, markamıza ve sunduğumuz çözümlere duyulan güvenin bir göstergesidir. Şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da güçlü ürün gamımız ve yaygın servis ağımızla müşterilerimizin yanında olmaya, onların operasyonel başarısına değer katmaya devam edeceğiz.” Mancı Kemal Otomotiv Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ufuk Akdemir ise değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Erdemli Beton gibi köklü ve güçlü bir firmanın çözüm ortağı olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Teslim ettiğimiz yeni MAN araçlarının şirketin operasyonel verimliliğine katkı sağlayacağına inanıyor, kendilerine hayırlı ve bol kazançlı olmasını diliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Nesil Yapay Zeka  'AI Agent' Dünyasına Yolculuk Haber

Yeni Nesil Yapay Zeka 'AI Agent' Dünyasına Yolculuk

Zirve kapsamında, modern yapay zekanın en üst aşaması kabul edilen “AI Agent” teknolojilerinden Trendyol mühendisleri tarafından geliştirilen yerli büyük dil modeline (LLM) kadar pek çok gelişme ve yenilik paylaşıldı. Trendyol, yapay zeka desteğiyle e-ihracatta ürün giriş hızını yüzde 60 artırarak, yerli üretici ve KOBİ'leri küresel rekabette öne çıkarıyor. Trendyol'un mühendisleriyle geliştirdiği otonom sistemler ise her gün 500 milyondan fazla karar ve tahmin üretiyor. Trendyol, 2 bin kişilik mühendislik mutfağının kapılarını Trendyol Kampüs’te düzenlenen AI/ML Summit (Yapay Zeka/Makine Öğrenimi Zirvesi) ile teknoloji dünyasına açtı. Trendyol mühendisleri ile sektör profesyonellerini bir araya getiren etkinlikte; Trendyol tarafından geliştirilen yerli yapay zeka dil modeli (LLM) ve e-ticaretin tüm süreçlerinde rol alan 'Trendyol AI Agent' (Yapay Zeka Ajanı) Platform gibi geleceğe yön veren uygulamalar katılımcılarla paylaşıldı. Ürün tavsiye sistemlerinden gelişmiş yapay zeka sistemi Trendyol AI Agent Platformun detaylarına, arama motoru çözümlerinden ML (Makine Öğrenimi) platformunun teknik mimarisine kadar pek çok konunun ele alındığı zirvede, en önemli başlıklardan biri Trendyol tarafından geliştirilen yerli yapay zeka dil modeli Trendyol LLM oldu. Yaklaşık iki yılda yayınlanan 7 yeni versiyonu ile e-ticaret yeteneklerini her geçen gün artıran Trendyol LLM, satıcıların onlarca farklı dilde ürün açıklaması oluşturmasını ve müşteri sorularının anında çevrilmesini sağlıyor. Müşteri sorularından arama sonuçlarına kadar her noktada devreye giren yapay zeka dil modeli Trendyol LLM, günlük 60 milyondan fazla isteğe yanıt verebilecek kapasiteye ulaştı. Operasyonel gücünü ileri teknoloji altyapısından alan Trendyol, insan ölçeğinin ötesindeki kompleks veri trafiğini gelişmiş yapay zeka algoritmaları ile yönetiyor. Trendyol mühendislerinin son altı ay içerisinde 4 binden fazla yazılım görevini yapay zeka ajanları aracılığıyla otonom şekilde geliştirip canlı ortama alması, zirvede öne çıkan yeniliklerden bir diğeri oldu. Trendyol’un geliştirdiği otonom sistemler günde 500 milyondan fazla otomatik tahmin ve karar üreterek, hem müşterilerin hem de iş ortaklarının dijital yolculuğunu uçtan uca yönetiyor. E-İhracatta yapay zekâ kaldıracı: %60 daha hızlı ürün girişi Yapay zeka, Trendyol’un e-ihracat stratejisinde de önemli bir kaldıraç görevi görüyor. Uluslararası pazarlara açılan satıcıların ürün listeleme süreçleri, AI tabanlı eşleştirme algoritmaları sayesinde kolaylaştı ve yüzde 60 oranında hızlandı. Bu hızlanma, Türk üreticilerinin ürünlerini dünya pazarlarına çok daha seri bir şekilde sunmalarını sağlarken; lojistik süreçlerde sağlanan %20’lik verimlilik artışı ile teslimat hızı da arttı. Yapay zekanın e-ihracatta büyük stratejik güç olarak rol oynadığını belirten Trendyol CTO’su Cenk Çivici, “Yapay zekayı operasyonlarımızın merkezine alarak sadece süreçlerimizi dijitalleştirmekle kalmıyor, yerli üreticilerin ve KOBİ’lerin dünya pazarlarındaki hızına ve rekabet gücüne ivme kazandırıyoruz. Bugün ürün giriş hızımızda sağladığımız yüzde 60’lık artış, yerli satıcımızın küresel arenada daha çevik hareket etmesini sağlayan teknolojik bir kaldıraç görevi görüyor. Yazılım geliştirme süreçlerinde teslim süresi dokuz kat hızlandı. Bu alandaki öğrenimlerimizi AI/ML Summit etkinliğimizle tüm ekositemimizle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi. Yeni zirveler düzenlenecek Trendyol mühendisleri ile sektör profesyonellerini bir araya getiren AI/ML Summit, kapsamlı bir networking seansı ile tamamlandı. Trendyol Tech Community tarafından düzenlenen ilk AI/ML Summit olma özelliğini taşıyan etkinlik, önümüzdeki dönemde düzenli olarak gerçekleşecek ve teknoloji ekosistemi ile iş birliği güçlendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İGA İstanbul Havalimanı’na,  Küresel Havacılık Otoritesi Cirium’dan “Platin Ödül” Haber

İGA İstanbul Havalimanı’na, Küresel Havacılık Otoritesi Cirium’dan “Platin Ödül”

Dünyanın en önemli küresel aktarma merkezlerinden İGA İstanbul Havalimanı, uluslararası havacılık standartlarını belirleyen Cirium’un hazırladığı “2025 Zamanında Performans İncelemesi” (On-Time Performance Review) başlıklı rapor kapsamında büyük bir başarıya imza attı. Operasyonel disiplini ve sürdürülebilir büyüme stratejisiyle öne çıkan İGA, küresel havacılık sektörünün en itibarlı ödüllerinden olan “Havalimanı Platin Ödülü”nü kazandı. İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen ve Cirium CEO’su Jeremy Bowen’ın katılımıyla düzenlenen ödül töreninde, İGA’nın 2025 yılında ulaştığı tarihi rekorlar ve operasyonel verimlilik artışı paylaşıldı. “Bu ödül, görünmeyen emeğin uluslararası tescilidir” İGA İstanbul Havalimanı’nın yüksek trafik hacmine rağmen gösterdiği istikrarlı operasyonel disiplinin altının çizildiği Cirium raporunda, Havalimanı’nın yoğun aktarma trafiği ve büyük ölçekli operasyonları yönetmedeki başarısı vurgulandı. Ödül töreninde konuşan İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen, bu başarının arkasındaki kusursuz koordinasyona dikkat çekerek şunları söyledi: “Bu ödül; yalnızca istatistiklerin değil, karmaşık operasyonları yönetebilme kabiliyetimizin ve kriz anlarında yolcu deneyimini koruyabilmemizin bir göstergesidir. 2025 yılında 84,3 milyon yolcu ağırlayıp 547 bin uçuşu başarıyla yönettik, günlük ortalama 1.707 uçuşla tarihimizin rekorlarını kırdık. Yolcularımız için suyun yüzeyinde her şey sakin ve akıcı görünürken, suyun altında 7/24 çalışan binlerce uzmanımız ve ileri teknolojik altyapımızla kusursuz bir koordinasyon sergiliyoruz. 117 yıllık tecrübesiyle sektörün en güvenilir odağı olan Cirium’dan bu ödülü almak, görünmeyen bu emeğin uluslararası tescilidir.” “İGA’nın Havacılık Verileri, Yükselişini Tesciller Nitelikte” Cirium CEO’su Jeremy Bowen, İGA İstanbul Havalimanı’nın sergilediği performans artışının dünya ölçeğinde bir başarı olduğunu vurguladı. Bowen, şu değerlendirmelerde bulundu: “İGA İstanbul Havalimanı’nın 2025 Platin Ödülü, istikrarlı ve ölçülebilir bir gelişimi yansıtmaktadır. 2023 yılında %68,62 olan ‘Zamanında Kalkış’ oranını 2024'te %76,28’e, 2025’te ise %80,72’ye ulaştıran İGA İstanbul Havalimanı, aynı süreçte küresel büyük havalimanları sıralamasında 51. sıradan 19. sıraya yükselmiştir. Bu kazanımlar her havalimanı için değerli olsa da Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu’yu birbirine bağlayan, dünyada çok az havalimanının her gün yönetebildiği trafik ve bağlantı düzeyinde faaliyet gösteren bir merkez (hub) olan İGA İstanbul Havalimanı için çok daha anlamlıdır. Çünkü böylesine bir ortamda performansı artırmak; havayolları, yer hizmetleri ekipleri ve hava trafik kontrolü arasında operasyonel bir disiplin ve koordinasyon gerektirir. Veriler, İGA İstanbul Havalimanı’nın temel başarı çıtasını yükselttiğini ve bu seviyeyi koruduğunu gösteriyor. Platin Ödülü’nün tescillediği şey, işte bu istikrardır.” Havacılık serüvenine 1909 yılında Flight Magazine ile adım atan Cirium, 117 yıllık derin tecrübesiyle sektörün en köklü bilgi otoritelerinden biri. Tarihi boyunca FlightStats, Diio, Innovata ve Ascend gibi kendi alanında lider birçok markayı ve stratejik ortağı bünyesine katarak devasa bir ekosisteme dönüşen şirket; günümüzde havacılık verisi ve analitiği dendiğinde dünyadaki en kapsamlı portföyü temsil ediyor. Asırlık mirasını modern dijital çözümlerle birleştiren Cirium, küresel havacılık standartlarını belirleyen, tarafsız ve güvenilir bir kurumdur. 2026 Hedefi: Türkiye Nüfusunu Aşan Yolcu Sayısı Operasyonel başarısını sürdürülebilirlik vizyonuyla taçlandıran İGA İstanbul Havalimanı, 2025 yılında tüm elektrik tüketimini güneş enerjisinden karşılayan dünyanın ilk havalimanı olma unvanını da kazandı. 2026 yılı için hedeflerini büyüten İGA, 90 milyonun üzerinde yolcu ağırlamayı ve taşıdığı yolcu sayısıyla Türkiye nüfusunu aşmayı hedefliyor. İGA İstanbul Havalimanı’nın 2025 Operasyonel Karnesi Yolcu Sayısı: 84,3 Milyon Toplam Uçuş: 547 Bin Günlük Rekor: 1.707 uçuş ve 283 bin yolcu Bağlantı Gücü: 330’dan fazla destinasyon ve 116 tarifeli yolcu havayolu Sürdürülebilirlik: 212 milyon avroluk GES yatırımı ile yılda 340 milyon kWh temiz enerji üretimi Küresel Başarı: ACI Europe verilerine göre küresel bağlantı merkezi sıralamasında dünya liderliği Görsel 2: Soldan Sağa Fotoğraf Altı: Jeremy Bowen - Cirium CEO'su, Selahattin Bilgen - İGA İstanbul Havalimanı CEO'su Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Endüstriyel üretim yatırımlarında yapay zekâ en önemli öncelik Haber

Endüstriyel üretim yatırımlarında yapay zekâ en önemli öncelik

Küresel endüstriyel üretim sektörü, son yıllarda önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Jeopolitik gerilimler, ticaret politikalarındaki belirsizlikler, enerji ve hammadde maliyetlerindeki oynaklık ile birlikte tedarik zincirlerinde yaşanan kırılganlıklar; üretim modellerini, yatırım kararlarını ve liderlik önceliklerini köklü biçimde yeniden şekillendiriyor. KPMG de bu dönüşüm ortamında endüstriyel üretim sektörünün karşı karşıya olduğu yapısal değişimleri, liderlerin gündemlerini ve stratejik önceliklerini ortaya koymak amacıyla “2025 Endüstriyel Üretim ve Otomotiv CEO Bakışı" raporunu hazırlandı. Sektör genelinde iyimserliğin hâkim olduğunu ortaya koyan rapora göre, endüstriyel üretim CEO'larının yüzde 81'i sektörün büyüme potansiyeline güven duyuyor. Bu güvene paralel olarak liderlerin yüzde 77'si de kendi şirketlerinin büyüme potansiyeli konusunda pozitif bir tablo çiziyor ki bu oran, 2024 yılındaki yüzde 73'lük güven seviyesine göre dikkate değer bir artışa işaret ediyor. Ayrıca, önümüzdeki üç yıl için yüzde 2,5'in üzerinde kazanç artışı öngören liderlerin oranı, 2024'te yüzde 52 iken 2025'te yüzde 61'e çıkarak dikkat çekici bir artış gösterdi. “Üretim ekosistemi ve süreçler yeni teknolojilerle entegre olacak şekilde yapılandırılıyor” Rapor hakkında değerlendirmede bulunan KPMG Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı ve Endüstriyel Üretim Sektör Lideri Hande Şenova, “Endüstriyel üretim artık yalnızca verimlilik ve ölçek kavramlarıyla tanımlanmıyor. Günümüzde üretim ortamları; ürünler, makineler ve hatta hizmetler; gelişmiş robotik sistemler, dijital ikizler ve yapay zekâ destekli öngörücü sistemlerle entegre olacak şekilde yeniden yapılandırılıyor. Bu değişimler daha fazla esneklik ve dayanıklılık sağlarken, aynı zamanda yeni yetkinlikler ve iş ortaklıklarını da gerektiriyor. Geleneksel sektörlerin ötesinde imalat sanayi; savunma, havacılık ve uzay teknolojileri gibi stratejik alanlara doğru genişliyor. Bu alanlar, ileri düzey inovasyonun yanı sıra güçlü düzenleyici uyum ve sağlam mevzuat altyapısını zorunlu kılıyor. CEO'ların, sektörler arasındaki sınırların giderek belirsizleştiği bu dünyada rekabetçiliği koruyabilmek için teknolojik mükemmeliyeti çeviklikle birleştiren ekosistemler geliştirmesi gerekiyor. Bu raporumuzda da bu konularda CEO'lara yol gösterecek çok önemli içgörüler sunuyoruz.” dedi. Operasyonel öncelikler ve yatırımlar Araştırmada görüşleri alınan CEO'ların yüzde 63'ü için tedarik zinciri dayanıklılığı en önemli operasyonel öncelik konumunda bulunuyor. Hatta CEO'larının yüzde 51'i tedarik zinciri dayanıklılığı ve operasyonel sürekliliğe yönelik yatırımlarını da artırıyor. CEO'ların yüzde 49'u da önümüzdeki 3 yıl içinde M&A (şirket alım satım) işlemlerinin sektöre etkisinin daha yüksek olacağını bekliyor; bu oran 2024 yılında yüzde 45 seviyesindeydi. Şirketler özellikle savunma ve enerji gibi hızlı büyüme potansiyeline sahip alanlara yönelerek faaliyetlerini çeşitlendirmeyi ve yeni dijital yetkinlikler edinmeyi amaçlıyor. Maliyetler açısından sektördeki en büyük zorluklar arasında ise yüzde 83 ile enflasyon baskısı yer alıyor. Ayrıca teknoloji altyapısına ilişkin maliyetlerin (yüzde 79) ve yapay zekâ için iş gücü hazırlığının (yüzde 74) sektöre önemli etkileri olacağı öngörülüyor. Teknoloji ve yapay zekâ Rapora göre endüstriyel üretim sektöründeki CEO'larının yüzde 68'i yapay zekâyı en önemli yatırım önceliği olarak görüyor; bu oran geçen yıl yüzde 57'ydi. Liderlerin yüzde 70'i de önümüzdeki bir yıl içinde bütçelerinin yüzde 10 ila yüzde 20'sini yapay zekâya ayırmayı planlıyor. Sektör liderlerinin yüzde 63'ü ise yapay zekâ yatırımlarının karşılığını 1 ila 3 yıl içinde almayı bekliyor. Katılımcıların yüzde 22'si, yapay zekâ uygulamalarının hayata geçirilmesinden elde edilecek en önemli faydanın verimlilik ve üretkenlik artışı olacağını düşünüyor. Sektördeki liderlerin yüzde 33'ü yapay zekâ yeteneklerini çekme ve elde tutmadaki en büyük zorluğun, mevcut beceriler ile ihtiyaç duyulan yetkinlikler arasındaki farkın kapatılması olduğunu belirtiyor. Liderlik ve gelecek vizyonu Günümüz iş dünyasının artan karmaşıklığı ve belirsizliği, yönetim fonksiyonlarının özellikle de CEO rolünün köklü bir dönüşüm geçirmesini kaçınılmaz kılıyor. CEO'luk artık sadece operasyonel ve finansal süreçleri yönetmekle sınırlı bir görev olmaktan çıkıyor; stratejik çeviklik, kurumsal dayanıklılık ve büyük ölçekli dönüşümlere liderlik etme yetkinliği gerektiren bir rol haline geliyor. Nitekim endüstriyel üretim sektöründeki CEO'ların yüzde 48'i de rollerinin son 5 yılda artan karmaşıklıkla birlikte önemli ölçüde değiştiğini ifade ediyor. Günümüzün öngörülemez ortamında en temel liderlik yetkinlikleri ise riskleri belirleme ve yönetme (yüzde 29), çeviklik ve hızlı karar verme (yüzde 24) ile stratejik öngörü (yüzde 23) olarak belirtiliyor. Endüstriyel üretimde sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi stratejik öncelik haline geliyor Araştırmaya göre endüstriyel üretim sektöründe sürdürülebilirlik artık yalnızca bir regülasyon gerekliliği değil, uzun vadeli değer yaratımının temel unsurlarından biri olarak görülüyor. Endüstriyel üretim CEO'larının yüzde 74'ü sürdürülebilirliğin iş stratejilerinin merkezine yerleştiğini ifade ederken, yüzde 36'sı sürdürülebilirlik maliyetlerini ve yatırım geri dönüşünü tüm büyük sermaye kararlarına entegre ettiklerini belirtiyor. Döngüsel ekonomi yaklaşımı; atık ve emisyonların azaltılması, ürün ve malzemelerin kullanım süresinin uzatılması ve kritik tedarik bağımlılıklarının azaltılması açısından sektör için önemli fırsatlar sunuyor. CEO'lar, enerji dönüşümü ve sürdürülebilir üretim modellerine geçiş sürecinde inovasyon ve iş birliklerini hızlandırırken, yapay zekânın da bu dönüşümde önemli bir rol üstleneceğini vurguluyor. Nitekim endüstriyel üretim CEO'larının yüzde 81'i yapay zekânın emisyonların azaltılması ve enerji verimliliğinin artırılmasına katkı sağlayacağını düşünüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Besler’den Yenilenebilir Enerji Yatırımı Haber

Besler’den Yenilenebilir Enerji Yatırımı

Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde ise Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk gibi güçlü markalarıyla milyonlarca haneye ulaşan gıda sektörünün öncü şirketlerinden Besler, Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesindeki fabrikasında sürdürülebilirlik yolculuğu kapsamında GES (Güneş Enerjisi Santrali) yatırımını hayata geçiriyor. Besler ve Chint Grup iştiraki Chint Green Energy Türkiye iş birliği ve Enerji Performans Sözleşmesi iş modeliyle hayata geçirilecek olan çatı tipi güneş enerjisi yatırımının, Nisan ayında hizmete girmesi planlanıyor. GES’in devreye alınmasıyla birlikte Emirdağ’daki fabrika, yaklaşık 3.354 kWp kurulu güce sahip olacak. İlk etapta 5 bin 734 güneş panelinin kurulacağı santral ile yıllık 4,3 milyon kWh elektrik enerjisi üretilecek ve bu sayede fabrikanın yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 16’sı yenilenebilir kaynaklardan karşılanmış olacak.* Besler CEO’su Mert Altınkılınç: “Verimlilik ve teknoloji odaklı yeşil dönüşüm yolculuğumuza kararlılıkla devam ediyoruz” Besler CEO’su Mert Altınkılınç: “Yıldız Holding’in kuruluşundan bu yana ilke edindiği ‘İsrafsız Şirket’ iş modeli, bugün Besler’deki sürdürülebilirlik temelli dönüşümümüze ilham vermeye devam ediyor. Sorumlu üretim anlayışımız doğrultusunda çevresel etkimizi azaltmaya yönelik etkili adımlar atıyoruz. SBTi uyumlu dekarbonizasyon stratejimiz kapsamında, ‘Doğanın Geleceği İçin Çalışmak’ odağıyla 2030’a kadar temiz enerjiye kademeli geçiş ve 2050’de tüm değer zincirimizde net sıfır karbon salımı hedefimize hız kesmeden ilerliyoruz. Emirdağ’daki yeni güneş enerjisi santrali yatırımımızla ilk etapta fabrikamızdaki yıllık elektrik ihtiyacımızın yüzde 16’sını karşılayacağız. Besler olarak gıda gibi çok hayati bir sektörde faaliyet göstermenin getirdiği sorumlulukla gıdanın sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla verimlilik ve teknoloji odaklı yeşil dönüşüm yolculuğumuza kararlılıkla devam ediyoruz.” Chint Green Energy Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ercüment Kaya: “Chint Green Energy Türkiye olarak uçtan uca çözüm sağlayıcısı olduğumuz özel bir projeye imza atıyoruz. Besler’in Afyon Emirdağ’daki fabrikası için Enerji Performans Sözleşmesi iş modeli kapsamında 3.354 kWp kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali kurulumu için anlaşma imzalamış bulunuyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de iş ortaklarımızın yenilenebilir enerji yatırımlarına ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlamayı sürdüreceğiz. Projenin her iki taraf için de hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam’ın 2025 Yılı Net Satışları  225 Milyar TL Seviyesinde Gerçekleşti Haber

Şişecam’ın 2025 Yılı Net Satışları 225 Milyar TL Seviyesinde Gerçekleşti

Şişecam 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin bu dönemdeki konsolide net satışları 225 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, Türkiye’den yapılan ihracatla Türkiye dışı üretimlerden yapılan satışların toplamını ifade eden uluslararası satışların konsolide satışlar içindeki payı ise yüzde 59,34 seviyesinde oldu. Şişecam'ın 2025 yılı toplam yatırımları 35,8 milyar TL, ihracatı ise 938 milyon dolar olarak açıklandı. Bu dönemde 5,6 milyon ton cam üreten şirket, 4,3 milyon ton soda külü ve 4 milyon ton endüstriyel hammadde üretimi gerçekleştirdi. 2025’in, küresel makroekonomik ve jeopolitik gelişmelerin üretimden ticarete ekonominin tüm alanlarında etkisini güçlü biçimde hissettirdiği zorlu bir yıl olduğunu ifade eden Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, şirketin 2025 yılı performansını şöyle değerlendirdi: “2025’i jeopolitik ve ekonomik dalgalanmalara sahne olan ve ticaretin bu gelişmelerden etkilenmeye devam ettiği bir yıl olarak tamamladık. Küresel ölçekte koruyucu tedbirlerin ön plana çıktığı bu dönemde; üretim dengeleri değişirken, tedarik zincirinde riskler arttı ve öngörülebilirlik azaldı. Bu durum, yatırım kararları ve ticaret hacimleri üzerinde tüm dünyada hissedilen bir baskı oluşturdu. Süregelen bu tabloya rağmen 2025 yılında cam ve soda külü sektörlerinde sınırlı da olsa toparlanma gerçekleştiğini ifade etmek mümkün. Talepte devam eden zayıflık ve mevcut kapasite fazlalarının hem cam hem de soda külü alanlarında fiyatlamayı baskılamaya devam ettiğini gördük. Bu koşulların ortaya koyduğu zorluklara rağmen Şişecam olarak faaliyet karlılığımızı artırmaya, sürdürülebilir büyümeye, yatırımlarımızı aksatmadan sürdürerek tamamlamaya ve marka değerimizi artırmaya odaklandık. Ürün kalitemiz, coğrafi çeşitliliğimizin sunduğu esneklik, küresel marka gücümüz, köklü kültürümüz ve iş alanlarımızdaki uzmanlığımız ile çalışanlarımızın gayreti; belirsizliklerin yüksek olduğu 2025 yılında Şişecam’a önemli bir finansal ve operasyonel dayanıklılık sağladı. 2025 yılı daralan marjların dengelenmesi adına sıkı maliyet kontrolü ve verimlilik artışı çalışmalarını ele aldığımız bir yıl oldu. Verimlilik odağımızı daha sistematik bir yapıya taşımak amacıyla kapsamlı bir verimlilik yönetimi inisiyatifi başlattık. Nakit akış kapasitemizi artırma ve mali yapımızı güçlendirme hedeflerimiz doğrultusunda, yıl boyunca üretim maliyetlerimizi kontrol altına aldık ve bakım planlarımızı optimize ettik. Bu kapsamda güncellediğimiz soğuk tamir programları, fırınlarımızın daha etkin kullanılması açısından önemli kazanımlar sağladı. Örneğin, Kuzey İtalya’daki düz cam üretim tesisimizin soğuk tamirini öne çekmemiz üretim ve maliyet dengesini daha etkin yönetmemizi desteklerken, diğer fırınlarımızda revize edilen bakım periyotları operasyonel karlılığımızı artırdı. 2025, Şişecam’ın dijital dönüşüm süreçlerinde de kritik bir yıl oldu. Dijital dönüşüm projelerimizi tamamladığımız ve veriyi uçtan uca süreçlerimize entegre ederek katma değere dönüştürme imkanını sağladığımız bu yılda; teknolojik alt yapımızı köklü bir şekilde güncelledik ve verimliliğimizi maksimize etmek amacıyla yapay zekâ yetkinliklerini bu yapı üzerinde inşa etmeye başladık. Eş zamanlı olarak güncellediğimiz organizasyonel yapılanmamız ve müşteri odağında şekillendirdiğimiz iş modelimizin de hedeflediğimiz dijital yetkinliklerle birlikte çok daha yüksek katma değer sağlamasını öngörüyoruz.” Yücel, 2025 yılının Şişecam’ın stratejik yatırımları açısından da önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Yıl boyunca stratejik önceliklerimiz doğrultusunda üretim kabiliyetimizi, teknoloji altyapımızı ve coğrafi çeşitliliğimizi destekleyen önemli adımlar attık. Avrupa’daki mimari cam yapılanmamızı pazar koşullarına uyarladık. Tarsus’taki buzlu cam fırını ve enerji camı işleme hatlarını devreye alarak katma değerli ürün kapasitemizi artırdık. Denizli’deki cam ev eşyası üretimini Kırklareli’ne taşıyarak daha entegre ve sürdürülebilir bir yapı oluşturduk. 2026 yılına da sürdürülebilir büyümemize destek olacak şekilde başladık. Şubat ayında Avrupa’daki ilk cam ambalaj yatırımımız olan Macaristan, Kaposvar tesisimizin ilk fırınını ateşledik. Bulgaristan’daki düz cam tesisimizde yıllık 6 milyon metrekare kapasiteli; İtalya, San Giorgio di Nogaro’daki tesisimizde ise yıllık 6,5 milyon metrekare kapasiteli iki kaplamalı cam hattı devreye aldık. Yine yılın ilk çeyreğinde devreye alacağımız Tarsus düz cam fırını yatırımımız da ürün çeşitliliğimizi artırırken Şişecam’a operasyonel esneklik ve Ar-Ge çalışmalarımız için daha geniş bir hareket alanı sunacak.” Can Yücel, Şişecam’ın yıl içinde nakit akışını güçlendirmek amacıyla önemli finansal hamleler de gerçekleştirdiğini belirterek şöyle devam etti: “2026 başında İngiltere’deki yüzde 100 bağlı ortaklığımız aracılığıyla gerçekleştirdiğimiz 7 yıl vadeli 500 milyon ABD doları tutarındaki Eurobond ihracı, 1,7 milyar ABD doları talep ile tamamlandı. Bu talep uluslararası yatırımcıların Şişecam’ın disiplinli harcama yönetimine, verimlilik artırıcı aksiyonlarına ve öngörülebilir nakit akışına duyduğu güveni bir kez daha teyit etti. Ekim ayında Uluslararası Finans Kurumu (IFC) iş birliğiyle sağlanan uzun vadeli finansman paketi ise düz cam ve enerji camı yatırımlarımızın desteklenmesi, borç vade yapısının dengelenmesi ve sürdürülebilirlik hedeflerimizin güçlendirilmesi açısından stratejik öneme sahip bir adım oldu. Sadeleşme ve verimlilik odağında, âtıl durumdaki taşınmazlarımızı da ele aldık. Operatif olmayan gayrimenkullerimiz için oluşturduğumuz satış planı ve değerli maden portföyümüzün etkin şekilde yönetilmesi kapsamında atılan adımlar likiditemizi yıl içerisinde destekledi ve 2026 yılında da aynı şekilde katkı sağlamaya devam edecek. Ülkemizin küresel markası Şişecam, kesintisiz ve sürdürülebilir gelişim yaklaşımıyla 2026 yılında da faaliyetlerini inovasyonla destekleyerek, kaliteyi ve müşteri güvenini her zaman önceliklendirerek, yüksek bir disiplin ve titizlikle çalışmalarına devam edecek. Camın tüm alanlarında faaliyet gösteren tek küresel oyuncu olarak; finansal gücümüzü muhafaza etmeye öncelik vererek, katma değerli ürünlere odaklanarak ve enerji verimliliği sağlayan teknolojilere yatırım yaparak ülkemiz ve paydaşlarımız için değer üretmeye ve Şişecam markasını küresel ölçekte güçlendirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mitsubishi Electric’ten Otomotiv Sektörüne Tam Destek Haber

Mitsubishi Electric’ten Otomotiv Sektörüne Tam Destek

İş ortaklarının ve Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri profesyonellerinin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, teorik bilgiler uygulama örnekleriyle birlikte doğrudan katılımcılara aktarıldı. Otomotiv sektörünün nitelikli iş gücünün gelişimine katkı sağlamayı ve dijital dönüşüm yolculuğunu desteklemeyi hedefleyen Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri, “Automation For Automotive” etkinliği kapsamında verimlilik, esneklik ve sürdürülebilirlik odağındaki çözümlerini sektör temsilcileriyle paylaştı. Etkinliğin açılış konuşmalarını, Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı Şevket Saraçoğlu ve Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon Sistemleri Global Kilit Müşteri Direktörü Giuseppe Polimeni gerçekleştirdi. İnsan odağını, sürdürülebilirliği ve esnek üretim anlayışını merkeze alan Sanayi 5.0 dönemine geçiş sürecinde Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri, sanayinin dönüşümüne rehberlik eden yaklaşımıyla işletmelerin uzun vadeli rekabet gücünü desteklemeyi amaçlıyor. Geliştirilen çözümler, işletmelerin değişen koşullara hızla yanıt vermesini ve sürdürülebilir büyümesini kalıcı hale getirmeyi hedefliyor. Etkinlik kapsamında Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri’nin uzman kadrosu; otomotiv sektöründe öne çıkan yeni ürün ve çözümlerini paylaştı. e-F@ctory konseptiyle birlikte PLC, Servo, Kontrolör, CC-Link IE TSN gibi sistemlerdeki güncel teknolojiler detaylarıyla ele alındı. Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri uzmanları, otomotiv üretim hatlarına yönelik robotik ve proses otomasyonu çözümlerini aktardı. Programın son bölümünde ise şirketin iş ortağı olan GOS Otomasyon, ISP Group, İdea Otomasyon ve BDK otomasyon firmaları, otomotiv sektöründe hayata geçirdikleri projelerini ve başarı hikâyelerini paylaştı. Etkinlik kapsamında Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri’nin “FA Center” çatısı altında yürüttüğü üniversite iş birlikleri katılımcılarla paylaşıldı. Akademi–sanayi iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen bu çalışmalarla, Türkiye’de nitelikli iş gücünün gelişimine katkı sağlanması ve bölgesel eğitim merkezleri aracılığıyla sürdürülebilir bir eğitim ekosistemi oluşturulması amaçlanıyor. Şevket Saraçoğlu, etkinlikte yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Otomotiv sektöründe esneklik, artık bir tercih değil, zorunluluk. Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri olarak, değişen model ve parça varyasyonlarına hızlı uyum sağlayabilen otomasyon çözümlerimizle bu ihtiyaca inovatif ve verimlilik odaklı yanıtlar veriyoruz. Robotlu hücreler, operatör güvenliğini önceliklendiren kontrol sistemleri ve kolay programlanabilir yapılar sayesinde üreticiler; yüksek hacimli üretimden karma model hatlarına kadar farklı seviyelerde esnek operasyonlar yürütebiliyor. Bu yaklaşımımızla işletmelerin iş gücü verimliliğini artırırken, çalışanları riskli süreçlerden uzaklaştırarak onlara daha güvenli bir üretim ortamı sunuyoruz. Bu etkinlik vasıtasıyla, otomotiv sektörüne esneklik ve hız kazandıran en yeni çözümlerimizi değerli iş ortaklarımıza birebir aktarma fırsatı bulduk.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Test Aşamasını Geçti: Türkiye’de Pazarlama Liderlerinin %72’si Dönüşüme Hazır! Haber

Yapay Zeka Test Aşamasını Geçti: Türkiye’de Pazarlama Liderlerinin %72’si Dönüşüme Hazır!

Araştırma sonuçlarına göre Türkiye, %72’lik “ileri düzeyde bilgi sahibi” oranıyla yapay zeka farkındalığında MENA (%64) ve Güney Afrika (%62) bölgelerini geride bırakarak ilk sıraya yerleşti. Bölge genelinde yapay zekanın nasıl kullanıldığına dair farkındalık oranı %66 seviyesinde. Bu sonuçlar, Türkiye’de yapay zekanın yalnızca teorik bir gündem olmaktan çıkarak, stratejik karar alma süreçlerine entegre edilmeye başlandığını gösteriyor. Yapay Zeka Artık Ölçeklendiriliyor: Denemeden Kurumsal Etkiye Araştırma, yapay zekanın Türkiye’de test ve pilot aşamasını büyük ölçüde geride bıraktığını ortaya koyuyor. Kuruluşların %46’sı, yapay zeka kullanımını pilot projelerin ötesine taşıyarak kurum geneline yaydığı “ölçeklendirme” aşamasına geçmiş durumda. Türkiye’de araştırmaya katılan kuruluşların tamamı yapay zekayı en az test aşamasında kullanırken, “henüz başlamadık” diyen kurum oranı %0. Bu tablo, pazarlamada yapay zekanın artık verimlilik artıran bir araçtan, iş sonuçlarını doğrudan etkileyen stratejik bir kaldıraç haline geldiğini gösteriyor. Farkındalıktan İş Sonuçlarına: Yapay Zekanın Stratejik Rolü Pazarlama liderlerinin yapay zekadan beklentileri, teknolojinin yalnızca operasyonel hız değil, ölçülebilir iş çıktıları üretmesine odaklandığını ortaya koyuyor: Temel Hedefler: Veri analitiği ve içgörü üretimini güçlendirmek (%64), operasyonel verimlilik ve kârlılığı artırmak (%62), müşteri deneyimini iyileştirmek (%56).Uygulama Alanları: Reklam ve medya planlama (%79) ile en hızlı dönüşüm yaşanan alan olurken, strateji ve planlama (%46) ile müşteri deneyimi, operasyon ve üretim (her biri %41) alanları takip ediyor.Vizyon ve Yönetişim: Kuruluşların %64’ü, yapay zekanın pazarlama ve müşteri deneyiminde kullanımına yönelik, üst yönetim tarafından desteklenen bir vizyon veya yol haritasına sahip. Bu bulgular, yapay zekanın pazarlamada farkındalıktan doğrudan iş sonuçlarına uzanan bir değer zinciri yarattığını ortaya koyuyor. Kültürel Hazırlık Güçlü, Yetkinlik Dönüşümü Kritik Türkiye’de şirket kültürlerinin yapay zekaya karşı bilgili ve kabul edici yaklaşım oranı %82 gibi yüksek bir seviyede. Ancak araştırma, farkındalık ile sürdürülebilir yetkinlik arasında hâlâ kapatılması gereken bir boşluk olduğuna işaret ediyor: Eğitim Olgunluğu: Kuruluşların %44’ünde yapay zekaya yönelik eğitim bulunuyor ancak bu eğitimler çoğunlukla rol ve yetkinlik bazında özelleştirilmiş değil. Yalnızca %13’ünde, kurumsal stratejiyle tam uyumlu ve olgun eğitim programları mevcut.Yetenek Stratejisi: Kuruluşların %82’si yapay zeka yetkinliği için mevcut çalışanların gelişimine (upskilling) öncelik verirken, yeni yetenek istihdamı %23 seviyesinde kalıyor. MMA Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Didem Namver, raporun stratejik sonuçlarını ve MMA'in vizyonunu şu sözlerle özetliyor: "MMA olarak en temel misyonumuz, hızı kesmeden sürdürdüğümüz araştırmalarımızla sektöre kanıta dayalı bir rehberlik sunmaktır. Bu araştırma gösteriyor ki; yapay zeka artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur. Kurumların bu yeni dönemde ayakta kalabilmesi için AI okuryazarlığını bir kurum kültürü haline getirmesi, veri güvenliği protokollerini ivedilikle oluşturması ve küçük ölçekli denemelerden büyük ölçekli entegrasyonlara geçmesi gerektiğine inanıyoruz. MMA olarak, insan yaratıcılığının yapay zeka ile yer değiştirmeyeceğini, aksine bu teknolojinin insan zekası için bir çarpan etkisi yaratacağını savunuyoruz. Kanıta dayalı araştırmalarımızla sektöre ışık tutmaya ve üyelerimizi bu büyük teknolojik sıçramada doğru adımlarla buluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz." MMA Academy: Farkındalıktan Yetkinliğe, Yetkinlikten Etkiye Araştırmanın ortaya koyduğu bu dönüşüm ihtiyacına paralel olarak MMA Türkiye, MMA Academy çatısı altında pazarlama liderlerini ve ekiplerini yapay zeka çağının gerektirdiği yetkinliklerle buluşturmayı hedefliyor. MMA Academy; yapay zekayı yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değil, strateji, organizasyon, karar alma ve iş sonuçlarıyla entegre bir liderlik yetkinliği olarak ele alan eğitim ve gelişim programları sunuyor. MMA Academy programları, pazarlama ekiplerinin yapay zekayı: farkındalık düzeyinden,uygulamaya,ölçeklenebilir kullanım modellerineve ölçülebilir ticari etkiyetaşımasını desteklemeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens’ten 2026 Mali Yılına Güçlü Başlangıç  Haber

Siemens’ten 2026 Mali Yılına Güçlü Başlangıç 

Siemens, (31 Aralık 2025 itibarıyla sona eren) ilk çeyrekte sergilediği güçlü performansla 2026 mali yılına başarılı bir başlangıç yaptı. Mali yıla yapılan bu güçlü başlangıcın ardından Siemens, satın alma fiyatı dağıtımı muhasebesi öncesi net kârdan elde edilen hisse başına temel kazancın (PPA öncesi EPS) 2026 mali yılında 10,40 Euro - 11,00 Euro aralığından 10,70 Euro - 11,10 Euro aralığına yükseleceğini öngörüyor. Siemens ayrıca 2026 mali yılı için diğer beklentilerini koruyor. Siemens AG Başkanı ve CEO'su Roland Busch, "İlk çeyrekteki güçlü performansımız stratejimize sağlıklı bir şekilde uygulayabildiğimizi gösteriyor. Siemens büyüyen pazarlarda çok iyi konumlanmış durumda. Yapay zeka, işletmelerimiz için güçlü bir büyüme faktörü olarak öne çıkıyor. Dünya çapındaki iş ortaklarımızla birlikte ana sektörlerimizde endüstriyel yapay zekayı ölçeklendiriyoruz. Yapay zekayı tasarım, geliştirme, ürünler ve operasyonlara derinlemesine entegre ederek müşterilerimiz için ölçülebilir bir değer yaratıyoruz. Mali yıla yaptığımız bu güçlü başlangıçla mali görünümümüzü de güçlendirdik" dedi. Siemens AG Mali İşler Direktörü Ralf P. Thomas ise "Güçlü faaliyet performansımız ilk çeyrekte yüksek kârlılığa dönüştü. Stratejimizi titizlikle uygulamaya devam ediyoruz. Hızlandırdığımız hisse geri alım programımız da hissedarlarımız için sürekli değer yaratıyor" diye konuştu. Tüm endüstriyel iş kollarında gelir artışı ve yüksek kârlılık Siemens, 2026 yılının 1. çeyreğinde siparişlerini karşılaştırılabilir bazda - bir başka deyişle kur çevrimi ve portföy etkileri hariç - yüzde 10 artırarak 21,4 milyar Euro'ya yükseltti (2025 1. çeyrek: 20,1 milyar Euro). Rekor düzeyde sipariş alımı gerçekleştirilen Akıllı Altyapı İş Kolu önderliğinde artan siparişler, Dijital Endüstriler ve Mobilite iş kollarındaki ciddi artışlarla desteklendi. Gelirler, endüstriyel işletmeler genelinde bir önceki yıla göre yüzde 8 artarak 19,1 milyar Euro'ya ulaştı (2025 1. çeyrek: 18,4 milyar Euro). 1,12 seviyesinde gerçekleşen sipariş/satış oranı, gücünü korudu. Birikmiş sipariş miktarı 2026 yılının ilk çeyreğinin sonu itibarıyla 120 milyar Euro ile rekor seviyeye ulaştı. Endüstriyel İş Kolu kârı yüzde 15 artışla 2,9 milyar Euro oldu (2025 1. çeyrek: 2,5 milyar Euro). Endüstriyel İş Kolu kâr marjı yüzde 15,6’ya yükseldi (2025 1. Çeyrek: yüzde 14,1). Güçlü bir duruş sergileyen net kâr 2,2 milyar Euro olarak gerçekleşti (2025 1. çeyrek: 3,9 milyar Euro). 2025 yılı 1. çeyreğinde Innomotics satışından elde edilen (vergi sonrası) 2,1 milyar Euro kazancın da etkisi görülmüştü. 2026 yılı 1. çeyreğinde ise satın alma fiyatı dağıtımı muhasebesi öncesi hisse başına temel kazanç (PPA öncesi EPS) 2,80 Euro oldu (2025 1. çeyrek: 4,86 Euro). Innomotics satışından kaynaklanan hisse başına 2,64 Euro kazanç hariç tutulduğunda 2025 yılı 1. çeyreğinde PPA öncesi EPS 2,22 Euro olarak gerçekleşmişti. Grup düzeyinde sürdürülen ve durdurulan faaliyetlerden elde edilen toplam serbest nakit akışı, mevsimsel olarak güçlü bir seviye olan 677 milyon Euro'ya ulaştı (2025 1. çeyrek: 1,6 milyar Euro). Serbest nakit akışındaki düşüşün başlıca nedeni, 2025 yılının 1. çeyreğinde 1,7 milyar Euro seviyesinde serbest nakit akışı kaydeden Endüstriyel İş Kolunun bu kez 1,0 milyar Euro serbest nakit akışı kaydetmesiydi. Asıl neden ise Mobilite projelerindeki ödemelerin zamanlamasından kaynaklanan etkiler de dahil olmak üzere işletme sermayesinin artmasıydı. Endüstriyel İş Kolu dışında Siemens, nükleer atıkların nihai bertarafına ilişkin bir yükümlülüğün yerine getirilmesiyle ilgili olarak 0,4 milyar Euro nakit çıkışı kaydetti. Tüm endüstriyel işletmelerde güçlü performans Dijital Endüstriler İş Kolu siparişlerde ve gelirde çift haneli büyüme oranları elde etti. Bu başarıda, önemli ihaleler kazanan yazılım iş kolunun ve ağırlıklı olarak kısa dönemli işlerin yönlendirdiği otomasyon iş kolunun büyümeye yaptığı güçlü katkılar etkili oldu. Coğrafi açıdan ABD ve Çin'de bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla görülen güçlü artışlarla birlikte tüm raporlama bölgelerinde siparişler ve gelirde artış kaydedildi. Siparişler önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artışla 4,8 milyar Euro seviyesine yükselirken (2025 1. çeyrek: 4,2 milyar Euro) gelirler yüzde 10 artarak 4,5 milyar Euro seviyesinde gerçekleşti (2025 1. çeyrek: 4,1 milyar Euro). Kâr yüzde 37 artarak 804 milyon Euro oldu (2025 1. çeyrek: 588 milyon Euro). Sonuç olarak kâr marjı yüzde 17,8 olarak kaydedildi (2025 1. çeyrek: yüzde 14,5). Kâr ve kârlılıktaki ciddi artışlar büyük ölçüde otomasyon iş kolundan kaynaklandı. Akıllı Altyapı İş Kolunda siparişler önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22 artarak 7,2 milyar Euro ile rekor seviyeye ulaştı (2025 1. çeyrek: 6,2 milyar Euro). Tüm iş kollarında ve raporlama bölgelerinde siparişler ve gelirde karşılaştırılabilir bazda artış kaydedildi. Ciro, büyük sipariş birikimini güçlü bir şekilde karşılayan elektrifikasyon iş kolunun liderliğinde toplam 5,5 milyar Euro seviyesine yükseldi (2025 1. çeyrek: 5,3 milyar Euro). Gelirlerdeki artış, coğrafi bazda büyük ölçüde Avrupa ve ABD'den kaynaklandı. Toplam kâr 1,1 milyar Euro olarak gerçekleşti (2025 1. çeyrek: 891 milyon). Kâr marjı yüzde 19,0 oldu (2025 1. çeyrek: yüzde 16,9). Akıllı Altyapı iş kolu daha yüksek gelir, ölçek ekonomileri ve devam eden verimlilik iyileştirmeleri sayesinde kârını ve kârlılığını bir önceki yılın aynı dönemine göre tüm işletmelerinde artırdı. Kârlılık, olumsuz kur etkilerini fazlasıyla dengeleyen olumlu emtia riskinden korunma etkilerinden de yararlandı. Mobilite İş Kolunda siparişler karşılaştırılabilir bazda yüzde 10 artışla 2,9 milyar Euro'ya yükseldi (2025 1. çeyrek: 2,7 milyar Euro). Bu artış, Almanya'da bataryalı bölgesel trenlerin teslimatı için 0,6 milyar Euro değerinde bir sözleşme ve Fransa'da otomatik metro trenlerinin teslimatı için 0,4 milyar Euro değerinde mevcut bir sözleşmenin uzatılması dahil olmak üzere büyük siparişlerden elde edilen daha yüksek hacimden kaynaklandı. Gelir, ağırlıklı olarak demiryolu araçları ve müşteri hizmetleri işletmelerinin etkisiyle karşılaştırılabilir bazda yüzde 9 artarak 3,2 milyar Euro'ya ulaştı. Kâr yüzde 15 artışla 286 milyon Euro'ya (2025 1. çeyrek: 249 milyon Euro) ve kâr marjı yüzde 9,0'a (2025 1. çeyrek: yüzde 8,4) yükseldi. Yıllık Hissedarlar Genel Kurulu Toplantısında temettü teklifi oylanacak Siemens AG’nin olağan Yıllık Hissedarlar Toplantısı, bugün şirketin ilk çeyrek rakamlarının açıklanmasının hemen ardından fiziki ortamda gerçekleştirilecek. Hissedarlar, Yönetim ve Denetim Kurullarının 2025 mali yılı için hisse başına 5,35 Euro temettü dağıtılması teklifini oylayacak. Teklif edilen temettü 2024 mali yılı temettüsünden 0,15 Euro daha yüksek olup Siemens’in kademeli olarak artan temettü dağıtma politikasının bir göstergesidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.