Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Vestel

Kapsül Haber Ajansı - Vestel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vestel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vestel’de Kredi Notu Bir Kez Daha Düştü: Moody’s Kararı Borç Yapılandırma Sürecinde Neye İşaret Ediyor? Haber

Vestel’de Kredi Notu Bir Kez Daha Düştü: Moody’s Kararı Borç Yapılandırma Sürecinde Neye İşaret Ediyor?

Uzun vadeli şirket kredi notunun Caa2’den Caa3’e, temerrüt olasılığı notunun ise Caa2-PD’den Caa3-PD’ye indirilmesi, uluslararası piyasalarda Vestel’in finansal risk algısının belirgin biçimde yükseldiğini gösteriyor. Moody’s aynı zamanda Vestel Elektronik’in 2029 vadeli, 500 milyon dolar tutarındaki garantili kıdemli teminatsız tahvillerinin notunu da Caa3 seviyesine çekti. Not görünümünün “Negatif” olarak korunması ise mevcut seviyenin nihai bir taban olmadığına, finansal görünümde yeterli iyileşme sağlanamaması halinde yeni bir indirim ihtimalinin sürdüğüne işaret ediyor. Bu kararın önemi, yalnızca Moody’s ölçeğindeki bir basamak değişiminden kaynaklanmıyor. Vestel’in son aylarda attığı finansal adımlar, not indiriminin şirketin borç ödeme kapasitesi ve sermaye yapısı üzerindeki baskıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Caa3 Notu Vestel İçin Ne Anlama Geliyor? Moody’s derecelendirme sisteminde Caa kategorisi, yükümlülüklerin yerine getirilmesi açısından çok yüksek kredi riski taşıyan şirketleri ifade ediyor. Caa3 ise bu grubun en alt basamağında bulunuyor ve yatırım yapılabilir seviyenin oldukça altında yer alıyor. Bu not, Vestel’in kesin olarak temerrüde düştüğü anlamına gelmiyor. Ancak şirketin mevcut finansal yapısıyla borçlarını çevirebilme kapasitesine ilişkin ciddi belirsizlik bulunduğunu gösteriyor. Özellikle negatif görünümle birlikte değerlendirildiğinde Moody’s kararı, finansman koşullarının zorlaşabileceği, yeni borçlanma maliyetlerinin artabileceği ve mevcut yükümlülüklerin yeniden düzenlenmesine yönelik ihtiyacın güçlenebileceği mesajını veriyor. Temerrüt olasılığı notunun Caa3-PD seviyesine indirilmesi de dikkat çekici. Bu gösterge, şirketin yalnızca genel kredi kalitesini değil, borç yeniden yapılandırması veya ödeme koşullarının değiştirilmesi gibi kredi olayı ihtimallerini de yakından ilgilendiriyor. Not İndirimi Borç Yapılandırma Başvurusunun Ardından Geldi Moody’s kararını şirketin son haftalardaki gelişmelerinden bağımsız değerlendirmek mümkün değil. Vestel Elektronik, haziran ayında mevcut konsolide kredilerinin ödeme takvimi ile faaliyetlerinden yaratılan nakit akışını uyumlu hale getirmek amacıyla finansal yeniden yapılandırma başvurusu yaptığını açıklamıştı. Bu başvuru, şirketin operasyonlarını durdurduğu veya borçlarını ödeyemediği anlamına gelmiyor. Buna karşılık, mevcut vade yapısının ve ödeme takviminin şirketin nakit üretme kapasitesi üzerinde baskı oluşturduğunu gösteren önemli bir işaret olarak öne çıkıyor. Finansal yeniden yapılandırma sürecinde şirketler çoğunlukla banka kredilerinin vadelerini uzatmayı, kısa vadeli ödeme baskısını azaltmayı, faiz koşullarını yeniden müzakere etmeyi veya belirli dönemlerde anapara ödemelerini ertelemeyi hedefliyor. Vestel’in de kredilerin vade yapısını faaliyet nakit akışıyla uyumlu hale getirmeyi amaçladığını belirtmesi, temel meselenin varlık yetersizliğinden çok likidite ve borç servis kapasitesi üzerinde yoğunlaştığını düşündürüyor. Eurobond İçin Danışman Atanması Kritik Bir Eşik Vestel Elektronik’in 500 milyon dolarlık Eurobond’u için uluslararası yatırım bankası Houlihan Lokey’i finansal danışman olarak görevlendirmesi, sürecin bir başka önemli boyutunu oluşturuyor. Şirket, bu görevlendirmenin mevcut Eurobond’lara ilişkin stratejik alternatiflerin değerlendirilmesi ve sürdürülebilir bir sermaye yapısına ulaşılması amacıyla yapıldığını açıkladı. Finans piyasalarında “stratejik alternatifler” ifadesi geniş bir çerçeveyi kapsayabiliyor. Bunlar arasında tahvil vadelerinin uzatılması, kupon koşullarının değiştirilmesi, yeni bir borçlanma aracıyla refinansman sağlanması, yatırımcılardan geri alım yapılması veya tahvil sahipleriyle kapsamlı bir yeniden yapılandırma görüşmesi yürütülmesi bulunabiliyor. Henüz hangi yöntemin tercih edileceği açıklanmış değil. Ancak bağımsız bir finansal danışmanın görevlendirilmesi, şirketin Eurobond yatırımcılarıyla yürütülecek görüşmeleri daha kurumsal ve teknik bir zemine taşımaya hazırlandığını gösteriyor. Moody’s not indiriminin bu görevlendirmenin hemen ardından gelmesi, derecelendirme kuruluşunun Eurobond tarafındaki süreci potansiyel bir borç yeniden yapılandırma riski olarak değerlendirdiği şeklinde okunabilir. Fitch’in Kararı da Benzer Risklere İşaret Etmişti Vestel üzerindeki kredi baskısı yalnızca Moody’s değerlendirmesiyle sınırlı değil. Fitch Ratings de temmuz ayı başında şirketin uzun vadeli yerel ve yabancı para cinsinden kredi notlarını CCC+ seviyesinden CCC- seviyesine düşürdü. Fitch, 2029 vadeli 500 milyon dolarlık tahvilin notunu ise CCC’den CC’ye indirdi. İki büyük uluslararası derecelendirme kuruluşunun kısa aralıklarla benzer yönde adım atması, kredi riskindeki artışın tek bir kurumun yaklaşımından kaynaklanmadığını gösteriyor. Moody’s ve Fitch’in not sistemleri birebir aynı olmasa da her iki değerlendirme de Vestel’in sermaye yapısı, likiditesi ve borç ödeme takvimi konusunda yüksek risk gördüğünü ortaya koyuyor. Bu tablo, şirketin önümüzdeki dönemde yalnızca faaliyet kârlılığını artırmasının yeterli olmayabileceğini gösteriyor. Borç vadelerinin uzatılması, finansman maliyetlerinin kontrol altına alınması ve sürdürülebilir pozitif nakit akışının sağlanması kritik önem taşıyor. İlk Çeyrek Finansalları Baskının Kaynağını Gösteriyor Vestel Elektronik’in 2026 yılının ilk çeyreğine ait finansal sonuçları, derecelendirme kuruluşlarının neden temkinli davrandığını açıklayan önemli veriler içeriyor. Şirketin enflasyon muhasebesine göre düzeltilmiş satış gelirleri geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 49 azalarak yaklaşık 21 milyar liraya geriledi. Brüt kâr yüzde 65 düşerken, brüt kâr marjı yüzde 19,2’den yüzde 13 seviyesine indi. Faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı ifade eden FAVÖK, önceki yılın aynı dönemindeki pozitif seviyeden 1,3 milyar liralık zarara döndü. FAVÖK marjı da yüzde 3,7’den eksi yüzde 6,3’e geriledi. Bu durum, Vestel’in ana faaliyetlerinden borç servisini destekleyecek yeterli operasyonel nakit üretmekte zorlandığını gösteriyor. Şirket ilk çeyrekte 3,1 milyar lira net zarar açıkladı. Net zararın geçen yılın aynı dönemine göre azalması ilk bakışta olumlu görünse de bunun önemli bölümünde enflasyon muhasebesinden kaynaklanan parasal kazancın etkisi bulunuyor. Esas faaliyet performansında ise satış hacmi, marjlar ve operasyonel kârlılık açısından baskının devam ettiği görülüyor. Likidite Açısından En Dikkat Çekici Kalem Nakit Akışı Kredi notu açısından gelir tablosu kadar nakit akışı da belirleyici durumda. Vestel Elektronik, 2026 yılının ilk üç ayında faaliyetlerinden yaklaşık 5 milyar liralık nakit çıkışı yaşadı. Geçen yılın aynı döneminde faaliyetlerden pozitif nakit üretilmiş olması, mevcut dönemdeki bozulmayı daha görünür hale getiriyor. Mart sonu itibarıyla şirketin nakit ve nakit benzerleri yaklaşık 2 milyar lira seviyesindeyken, kısa vadeli finansal borçları 48,5 milyar liraya yaklaştı. Toplam kısa vadeli yükümlülükleri ise 107 milyar liranın üzerine çıktı. Burada yalnızca nakit ile kısa vadeli borçları karşılaştırmak yeterli değil. Ticari alacaklar, stoklar, kullanılmamış kredi limitleri ve grup içi finansman imkânları da likidite analizinde önem taşıyor. Bununla birlikte şirketin nakit pozisyonuyla kısa vadeli finansal yükümlülükleri arasındaki büyük fark, neden vade uzatımı ve yeniden yapılandırma arayışına girildiğini açıklıyor. Net finansal borç Mart 2026 sonunda yaklaşık 93 milyar lira seviyesinde bulunuyor. FAVÖK’ün negatif olması nedeniyle net borç/FAVÖK oranı anlamlı biçimde hesaplanamıyor. Bu durum, geleneksel borçluluk göstergelerinin işlevini kaybettiği ve değerlendirmenin daha çok likidite, varlık satışı, finansman erişimi ve yeniden yapılandırma başarısı üzerinden yapılacağı anlamına geliyor. Operasyonel Sorunlar Yalnızca Türkiye Pazarıyla Sınırlı Değil Vestel’in açıklamalarına göre satışlardaki düşüşün arkasında hem iç pazardaki hem de ihracat pazarlarındaki zayıflık bulunuyor. Beyaz eşya ve televizyon segmentinde artan rekabet, sevkiyat adetlerini aşağı çekerken, Avrupa pazarındaki Çinli üretici baskısı da fiyatlama gücünü sınırlıyor. Türk lirasındaki değer kaybının yurt içi enflasyonun altında kalması, ihracatçı şirketler açısından maliyet rekabetçiliğini olumsuz etkiliyor. İşçilik giderleri, ham madde maliyetleri ve lojistik harcamalarındaki yükseliş de marjları baskılıyor. Kızıldeniz’deki taşımacılık sorunları ve küresel tedarik zincirindeki aksamalar, teslimat sürelerinin uzamasına ve maliyetlerin yükselmesine yol açarken Vestel’in Avrupa’daki fiyat rekabetinde daha kırılgan hale gelmesine neden oluyor. Bu nedenle şirketin finansal toparlanması yalnızca borçların vadesini uzatmaya bağlı değil. Ana faaliyetlerde satış hacminin dengelenmesi, marjların yeniden pozitife dönmesi ve operasyonel giderlerin sürdürülebilir seviyeye çekilmesi gerekiyor. Moody’s Kararı Hisse Yatırımcısı Açısından Nasıl Okunmalı? Kredi notu doğrudan hisse senedi için verilmiş bir tavsiye değildir. Buna rağmen şirketin borçlanma maliyeti, nakit akışı ve sermaye yapısı üzerinde etkili olduğu için hisse yatırımcıları açısından önem taşır. Not indirimi sonrasında Vestel’in uluslararası piyasalardan yeni finansman sağlaması daha maliyetli hale gelebilir. Borç yapılandırma sürecinde Eurobond yatırımcılarına sunulacak koşullar, şirketin gelecekteki nakit akışını ve finansman giderlerini doğrudan etkileyebilir. Yapılandırmanın şirket lehine sonuçlanması, kısa vadeli ödeme baskısını azaltarak operasyonel dönüşüm için zaman kazandırabilir. Ancak tahvil sahipleriyle anlaşma sağlanamaması, bankalarla yürütülen görüşmelerin uzaması veya faaliyet performansının beklenen ölçüde toparlanmaması halinde risklerin daha da artması mümkün. Hisse yatırımcısının izlemesi gereken temel başlıklar, finansal yeniden yapılandırma başvurusunun sonucu, banka kredilerinin yeni vade yapısı, Eurobond yatırımcılarıyla yapılacak görüşmeler, olası varlık satışları, işletme sermayesi gelişmeleri ve çeyreklik faaliyet nakit akışı olacak. Vestel Açısından Belirleyici Dönem Başladı Moody’s tarafından açıklanan Caa3 notu, Vestel Elektronik’in finansal görünümünde ciddi bir risk artışına işaret ediyor. Buna rağmen söz konusu karar, şirketin faaliyetlerini sürdüremeyeceği veya kesin biçimde temerrüde düşeceği anlamına gelmiyor. Şirket bir yandan banka borçlarının yeniden yapılandırılması için resmi süreci yürütürken diğer yandan 500 milyon dolarlık Eurobond için uluslararası danışman eşliğinde alternatifleri değerlendiriyor. Haziran ayında bazı kısa vadeli borçlanma araçlarının anapara ve kupon ödemelerinin tamamlanmış olması da ödeme akışının tamamen durmadığını gösteriyor. Buna karşılık faaliyetlerden negatif nakit üretilmesi, FAVÖK’ün eksiye dönmesi, kısa vadeli finansal yükümlülüklerin büyüklüğü ve kredi notlarının peş peşe düşürülmesi, Vestel açısından zamanın kritik hale geldiğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde asıl belirleyici unsur, şirketin borçlarını yalnızca yeniden vadelendirip vadelendiremeyeceği değil, bu süreçte ana faaliyetlerini yeniden pozitif nakit üreten bir yapıya dönüştürüp dönüştüremeyeceği olacak. Moody’s kararı, piyasalara tam olarak bu noktadaki belirsizliğin sürdüğü mesajını veriyor.

İhracat Şampiyonlarının 11’i Egeli Haber

İhracat Şampiyonlarının 11’i Egeli

hracatın Yıldızlarına ödüllerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe takdim etti. İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde Ege Bölgesi’nden 11 firma 12 ödül alma mutluluğu yaşadı. Çelik, Elektrik-Elektronik, Hazır Giyim, Kimya, Kuru Meyve, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller, Tütün, Yaş Meyve Sebze, Zeytin ve Zeytinyağı sektörlerinin ihracat şampiyonları Egeli ihracatçılar olurken, en çok ihracat yapan 10 firma arasına iki Egeli ihracatçı firma girdi. E-ihracat kategorisinde de ödüllerin birisi İzmir’e geldi. Üniteks Tekstil Türkiye Şampiyonluğunu İzmir’e getirdi Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektörü’nde 2024 yılında Türkiye ikinciliğine yükselen Üniteks Tekstil Gıda Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. 2025 yılında Türkiye ihracat şampiyonu oldu ve hazır giyim sektöründe ihracat şampiyonluğu ödülünü İzmir’e getirdi. Üniteks Tekstil Gıda Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Serhan Ünsal, birincilik ödülünü Adalet Bakanı Akın Gürlek ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe ikilisinin elinden aldı. Özgür Tarım ihracat şampiyonluklarına bir tane daha ekledi Kuru meyve ve mamulleri sektöründe Özgür Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. Türkiye şampiyonluklarına bir yenisini ekledi. Firmanın ödülünü Yönetim Kurulu Üyesi Şemsettin Özgür’e Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe takdim etti. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe Kılıç Deniz Ürünleri ödüle uzandı 2000 yılı sonrasında Türkiye’nin ihracatta yıldız sektörlerinden biri haline gelen su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe ihracat şampiyonluğuna Kılıç Deniz Ürünleri İhracat ve İthalat Ticaret A.Ş. firması uzandı. Uzun yıllardır zirveye ambargo koyan firmanın ödülünü Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin elinden almak üzere Yönetim Kurulu Üyesi Sinan Kızıltan katıldı. Tütün sektöründe zirvenin sahibi JTİ Tütün Ege Bölgesi’nde ihracat şampiyonluğu gururu yaşayan bir diğer firma tütün sektöründe JTİ Tütün Ürünleri Sanayi A.Ş. oldu. JTİ Türkiye Üretim Direktörü Sarper Ege Ulukaya’ya birincilik ödülünü İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe verdi. Yaş meyve sebze sektöründe Uçak Kardeşler şampiyonluklarına yeni bir halka ekledi Yaş meyve sebze sektöründe Uçak Kardeşler Gıda A.Ş. şampiyonluklarına yeni bir halka ekledi. 2017 yılından bu yana zirveye ambargo koyan firmanın ödülünü Uçak Kardeşler Gıda A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe ikilisi takdim etti. Verde Yağ, zirvede yerini korudu Zeytin ve zeytinyağı sektöründe Verde Yağ Besin Maddeleri Ticaret Sanayi A.Ş. zirvedeki yerini korudu ve 2025 yılında da ihracat şampiyonluğu ödülünü İzmir’e getirdi. Firmanın ödülünü almak üzere Yönetim Kurulu Başkanı Murat Türkal TİM İhracatın Yıldızları Ödül Törenine katıldı. Türkal, ödülünü İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin elinden aldı. E-ihracatta üçüncülük ödülü K.F.C.Gıda’nın İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde e-ihracat kategorisinde Türkiye genelinde en çok ihracat yapan üç firma ödüllendirildi. E-ihracat kategorisinde üçüncülük ödülünü İzmir merkezli K.F.C. Gıda Tekstil Sanayi İthalat İhracat Yatırım A.Ş. kazandı. Firmanın ödülünü Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin elinden aldı. Kanuni merkezleri farklı illerde olan üretim tesisleri Ege Bölgesi’nde bulunan HABAŞ Sınai ve Tıbbi Gazlar İstihsal Endüstrisi A.Ş. Çelik sektöründe, VESTEL Ticaret A.Ş. Elektrik ve Elektronik Sektöründe, Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. kimya sektöründe ihracat mutluluğu yaşadı. Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. Türkiye’nin en çok ihracat yapan altıncı firması olarak ikinci ödülünü kazandı. Üretim tesisleri İzmir’de bulunan Star Rafineri A.Ş. Türkiye’de en çok ihracat yapan firmalar listesinde adını yedinci sıraya yazdırdı. Öztürk: “İhracat şampiyonlarımızla gurur duyduk” “Türkiye İhracatçılar Meclisi “İhracatın Yıldızları Ödül Töreni”nde Ege Bölgesi’nden 11 firmanın yer almasından gurur duyduk” diyen Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 2025 yılında Ege Bölgesi’nin 42,8 milyar dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdığını dile getirdi. Küresel rekabetin zorlaştığı bir dönemden geçildiğine vurgu yapan Öztürk, “İhracat hedeflerimize ulaşmamız için rekabetçi olabileceğimiz bir ekonomik yapı gerekiyor. Üretim ve ihracatımızın devam edebileceği bir ekonomik ortamın uzağında kaldık. Rekabetçiliğimiz zayıfladı. Üretim maliyetlerimiz rakiplerimize göre daha fazla arttı. Rekabetçiliğimizi kazandığımızı takdirde her yıl iki haneli ihracat artışlarına imza atarak kısa sürede 500 milyar dolar ihracat hacmine ulaşabiliriz” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vestel'den Son Bir Yılda 44 Milyon Litre Su Tasarrufu Haber

Vestel'den Son Bir Yılda 44 Milyon Litre Su Tasarrufu

Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya genelinde milyarlarca insan güvenli suya erişimde zorluk yaşıyor. Bu nedenle su verimliliği sağlayan teknolojiler, sürdürülebilir geleceğin en kritik araçlarından biri olarak görülüyor. Vestel, bu yaklaşımla ürün ve teknolojileriyle su kaynaklarının korunmasına katkı sağlamaya devam ediyor. Dünya Su Günü vesilesiyle paylaştığı veriler, Vestel’in akıllı teknolojilerinin su verimliliği konusunda önemli kazanımlar sunduğunu ortaya koyuyor. Vestel Global Pazarlama & Yurt İçi Satış Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada, “Su kaynaklarının korunmasını, sadece çevresel bir gereklilik değil; gelecek nesillere olan borcumuz ve ertelenemez bir ortak sorumluluk olarak görüyoruz. Çatısı altında faaliyet gösterdiğimiz Zorlu Grubu’nun Akıllı Hayat 2030 vizyonuyla uyumlu şekilde; çevresel ve sosyal etkiyi işimizin doğal bir bileşeni olarak ele alıyoruz. Sürdürülebilirliği tüm operasyonlarımızın merkezine alırken, sadece üretim süreçlerimizde değil, ürünlerimizin kullanım aşamasında da su ve enerji verimliliğini en üst seviyeye taşımak için çalışıyoruz. Teknolojinin dönüştürücü gücüyle tüketicilerimizi de sürdürülebilirlik yolculuğuna aktif birer paydaş olarak dahil edip; kaynak kullanımını optimize eden akıllı çözümlerimizle, doğayla uyumlu bir yaşam kültürünü hep birlikte inşa etmeyi amaçlıyoruz. Teknolojiye dayalı bu vizyonumuzun somut etkilerini, paylaştığımız veriler net bir şekilde ortaya koyuyor. Akıllı cihazlarımızın sağladığı yüksek verimlilik sayesinde, sadece son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu elde ettik. Bu rakam, 17,5 olimpik yüzme havuzunun doluluğuna denk geliyor. Yeni nesil çamaşır ve bulaşık makinelerinde su tüketimi, önceki nesil Vestel modellerinin ortalama tüketimi ile karşılaştırıldığında yüzde 27,7 azalırken, ‘Eco’ program ve ‘otomatik yük algılama’ gibi inovasyonlarımızla suyun daha verimli kullanılmasına katkı sağlayan teknolojiler geliştiriyoruz. Özellikle kullanıcılarımızın bilinçli tercihleriyle sadece ‘Eco’ program kullanımı üzerinden 2,5 milyon litrelik su tüketiminin önüne geçilmesi, teknoloji ile tüketicinin farkındalık davranışı birleştiğinde dünyamız için ne kadar önemli bir etki yaratabileceğini ortaya koyuyor” dedi. 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk su tasarrufu Vestel’in paylaştığı verilere göre akıllı cihazların sağladığı verimlilik sayesinde son bir yılda bulaşık makinelerinde yaklaşık 24 milyon litre, çamaşır makinelerinde ise yaklaşık 20 milyon litre olmak üzere, yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı. Bu miktar 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk gelen bir su hacmine karşılık geliyor. Vestel, geliştirdiği enerji ve su verimliliği yüksek ürünler, akıllı program seçenekleri ve kullanıcı farkındalığını artıran teknolojileriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına katkı sağlıyor. Dünya Su Günü kapsamında paylaşılan veriler, teknolojinin doğru kullanıldığında doğal kaynakların korunmasında ne kadar önemli rol oynayabileceğini gösteriyor. Yeni nesil dönüşüm sürüyor Eski nesil bulaşık ve çamaşır makineleri yerine Vestel’in son teknoloji bulaşık ve çamaşır makineleri ile kullanıcıların ortalama su tüketimi yüzde 27,7 oranında azalmış ve yıkayıcı ürünlerinin daha verimli hale geldiğini gösteriyor. Vestel akıllı ürünlerindeki ‘Eco’ program ile standart program arasındaki su tüketimi farkı da dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. Bulaşık makinelerinde ‘Eco’ program tercih edildiğinde standart programlara kıyasla yüzde 20 daha az su kullanılıyor. Çamaşır makinelerinde bu oran yüzde 39’a çıkıyor. ‘Eco’ programla 2,5 milyon litre su tüketimi önlendi Kullanıcı tercihlerine uygun şekilde Vestel’in akıllı cihazlarından elde edilen verilere göre kullanıcılar son bir yılda bulaşık makinelerinde 478 bin 658 kez, çamaşır makinelerinde ise 96 bin 895 kez ‘Eco’ programını tercih etti. Daha yoğun programlar yerine ‘Eco’ programını tercih eden kullanıcılar, yaklaşık 2,5 milyon litre su tüketiminin önüne geçti. Ortaya çıkan veriler, Vestel kullanıcıların bilinçli tercihlerinin somut etkisini ortaya koyuyor. Otomatik yük algılama ile gereksiz tüketime son Vestel çamaşır makinelerinde bulunan ‘otomatik yük algılama’ teknolojisi gereksiz su tüketimini azaltmaya yardımcı olan önemli bir özellik. ‘Eco’ programında tam yük yerine yarım yük algılandığında yüzde 43, çeyrek yük algılandığında ise yüzde 55 su tasarrufu sağlanıyor. ‘Pamuklu’ programında yarım yük algılanması halinde, tam yük tüketimine kıyasla yüzde 41 su tasarrufu sağlanıyor. Bu teknoloji sayesinde makineler, yıkama sırasında çamaşır miktarını analiz ederek su tüketimini otomatik olarak optimize ediyor. Vestel, geliştirdiği yeni nesil ürünlerle su ve enerji verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüterek sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vestel’in İklim Performansı CDP’den A Notu Aldı Haber

Vestel’in İklim Performansı CDP’den A Notu Aldı

Zorlu Grubu’nun Akıllı Hayat 2030 vizyonu doğrultusunda sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin merkezine alan Vestel, iklim değişikliğiyle mücadele, emisyon yönetimi ve çevresel risklerin şeffaf şekilde raporlanması alanlarında yürüttüğü çalışmalarıyla 2025'te uluslararası ölçekte güçlü bir performans ortaya koydu. Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya, şirketlerin karbon ayak izlerini, sera gazı emisyonlarını ve iklim değişikliği risklerini ölçerek raporlamalarını sağlayan uluslararası CDP platformunda 2025'te İklim Değişikliği kategorisindeki skorlarını A seviyesine yükseltti. Böylece Vestel, ilk kez CDP Küresel A Listesi’nde yer almaya hak kazandı. Şirketlerin Su Güvenliği skorları ise B seviyesinde gerçekleşti. İklim değişikliği kategorisinde A seviyesine ulaşılması, Vestel’in uzun vadeli çevresel stratejisi kapsamında belirlediği bilim temelli hedeflerin ve karbonsuzlaşma yol haritasının küresel ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor. Su Güvenliği alanındaki B seviyesi ise suyun verimli kullanımına yönelik belirlenen hedefler doğrultusunda su tasarrufu projelerinin istikrarlı şekilde yürütüldüğünü ortaya koyuyor. Kâr amacı gütmeyen uluslararası bir kuruluş olan CDP, şirketler ve şehirler için dünyanın tek küresel çevre ve doğa raporlama sistemini sunuyor. 2000 yılında Londra’da kurulan CDP, sermaye piyasalarının ve kurumsal tedarik zincirlerinin gücünü kullanarak, şirketlerin çevresel etkilerini şeffaf biçimde raporlamaları konusunda öncü rol üstleniyor. Binlerce şirketi geride bıraktı Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya, sürdürülebilirlik faaliyetleri ve süreçlerdeki şeffaflıkları nedeniyle S&P Global’in 2026 Sürdürülebilirlik Yıllığı’na dahil edildi. Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya, Sürdürülebilirlik Yıllığı için dünya çapında 59 sektörden 9 bin 200’ü aşkın şirket arasından seçilen 848 Yıllık Üyesi arasında yer aldı. Vestel Elektronik buna ilave olarak S&P Global CSA skoruna göre ilk yüzde 10’luk dilimde yer almaya hak kazandı. Bu sonuçlar, Vestel’de sürdürülebilirliğin operasyonel uygulamaların ötesine geçerek stratejik karar mekanizmalarına entegre edildiğini ve uzun vadeli değer yaratma kapasitesinin temel unsuru olarak konumlandırıldığını ortaya koyuyor. S&P Global sürdürülebilirlik alanında kurumların, çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ÇSY) performanslarını ölçmeleri, raporlamaları ve stratejik sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmaları için kapsamlı veri, analiz ve araçlar sunuyor. S&P Global, şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerini bilimsel veri ile desteklerken küresel ölçekte sürdürülebilir dönüşüm süreçlerini hızlandırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Tasarımı Küresel Sahnedeki Gücünü Artırıyor Haber

Türk Tasarımı Küresel Sahnedeki Gücünü Artırıyor

70 yılı aşkın süredir iF International Forum Design GmbH tarafından verilen bu ödül, yalnızca estetik başarıyı değil; inovasyon, fonksiyonellik ve toplumsal etkiyi de kapsayan bütüncül bir tasarım anlayışını temsil ediyor. Bu yıl 68 ülkeden 10.000’in üzerinde başvuru arasından seçilen projeler, 129 uluslararası tasarım uzmanından oluşan jüri tarafından değerlendirildi. Bu ölçekte bir rekabette ödül kazanmak, markalar için küresel ölçekte güçlü bir kalite göstergesi olarak öne çıkıyor. Türkiye’den Güçlü Katılım Türkiye’den ödül kazanan projeler, farklı disiplinlerdeki çeşitliliği ve tasarım kalitesini ortaya koyarak dikkat çekti. İç mimarlıktan ürün tasarımına, dijital arayüzlerden ofis çözümlerine uzanan geniş yelpaze; Türkiye’nin yaratıcı endüstrilerdeki yetkinliğini bir kez daha kanıtladı. Kazanan markalar arasında; Nurus, Koleksiyon, Zivella,Feltouch,Parla ,Enne, Burotime, Snoc, Hidromek, BSH, Bosch, Vestel, Beko, Tanatar, Curium, Kale, VitrA, Trendyol, Akbank, Odeabank, Token Financial Technologies bulunuyor. Kazanan tasarım ve mimari ofisler arasında; Escape From Sofa, Zeynep Fadıllıoğlu, Bab Architects, Selami Gündezeri, Studio 13 Architects, Elif Arslan Interiors, Urban Jobs, Özgürcan Studio, Day Studio, U Design, Mg Design, Studio 266, Wangan Studio, Akkoca yer alıyor. Bu başarılar, Türkiye’nin yalnızca üretim gücüyle değil, tasarım odaklı düşünme kapasitesiyle de küresel rekabette yer aldığını gösteriyor. Tasarımın Yeni Tanımı: Etki, Sorumluluk ve Sürdürülebilirlik Türkiye ve Orta Doğu bölgesinden sorumlu temsilci Sinem Kocayaş, 2026 değerlendirmelerine dair şu gözlemini paylaşıyor: “Sürdürülebilirlik temasının artık tüm kategorilerde belirleyici bir fark yarattığını net şekilde gözlemliyoruz. İF Design en yüksek ödülü olan Gold kazananlarda yapılardan ambalaj tasarımlarına kadar, daha iyi bir dünya için detaylı düşünülmüş projeler öne çıkıyor.” Jüri sürecinde farklı coğrafyalardan gelen projeler, tasarımın evrensel bir dil oluşturduğunu bir kez daha ortaya koydu. Brezilya’dan Çin’e, Fransa’dan Almanya’ya, Amerika’dan Afrika’ya ve Dubai’ye uzanan geniş bir coğrafyada; farklı iklimler ve kültürler, sürdürülebilirlik odağında ortak bir zeminde buluşuyor. Bu yaklaşım, tasarımın artık yalnızca estetik bir ifade biçimi olmadığını; aynı zamanda çevresel ve sosyal sorumluluk taşıyan stratejik bir araç haline geldiğini gösteriyor. Tasarımda Küresel Standart: Çok Disiplinli Değerlendirme iF DESIGN AWARD’ı benzer yarışmalardan ayıran en önemli unsurlardan biri, disiplinler arası geniş kategori yapısı ve titizlikle kurgulanmış değerlendirme sürecidir. Cihan Şirolu bu farkı şu sözlerle vurguluyor: “iF DESIGN AWARD, yalnızca bir tasarım ödülü değil; farklı disiplinleri aynı çatı altında buluşturan bütüncül bir değerlendirme platformudur. Ürün tasarımından mimarlığa, kullanıcı deneyiminden servis tasarımına kadar genişleyen kategori çeşitliliği, tasarımın gerçek etkisini ortaya koyar.” iF’in değerlendirme süreci, her projeyi çok boyutlu analiz eden beş temel kriter üzerine kuruludur: Idea (Fikir)Form (Biçim)Function (Fonksiyon)Differentiation (Farklılaşma)Impact (Etki) Bu kriterler, projelerin yalnızca estetik açıdan değil; kullanıcı deneyimi, yenilikçilik ve toplumsal katkı açısından da değerlendirilmesini sağlar. “Bu çok katmanlı değerlendirme yaklaşımı, iF’i diğer ödüllerden ayrıştıran en önemli unsurlardan biri. Kazanan projeler yalnızca ‘iyi tasarım’ değil, aynı zamanda ‘anlamlı ve etkili tasarım’ olarak öne çıkıyor.” İhracat ve Küresel Rekabet İçin Stratejik Araç iF DESIGN AWARD, kazanan projelere yalnızca prestij kazandırmakla kalmıyor; aynı zamanda onları uluslararası görünürlük, yeni iş birlikleri ve ticari fırsatlarla buluşturuyor. Özellikle Türk markaları için bu platform: Global pazarlarda güvenilirlik oluşturmaMarka değerini yükseltmeUluslararası müşteri ve yatırımcılarla temas kurma açısından önemli bir kaldıraç görevi görüyor. Tasarımın iş dünyasındaki rolü giderek daha stratejik bir konuma gelirken, farklı disiplinlerden daha fazla Türk markasının bu platformda yer alması, Türkiye’nin yaratıcı ihracat gücünü artırma potansiyelini de beraberinde getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Özel Sektör Gönüllüleri Derneği'nden ‘Gönülden Ödüller’ Haber

Özel Sektör Gönüllüleri Derneği'nden ‘Gönülden Ödüller’

Özel Sektör Gönüllüleri Derneği (ÖSGD) tarafından, özel sektördeki gönüllülük çalışmalarını destekleyerek yaygınlaşmasını sağlamak ve toplumda fark yaratan iyi örnekleri ödüllendirmek amacıyla 2007 yılından bu yana verilen alanının tek ve en prestijli ödülleri, ‘Gönülden Ödüller’ sahiplerini buldu. QNB Türkiye ev sahipliğinde Kristal Kule’de gerçekleşen 18. Gönülden Ödüller töreninde “En Başarılı Üniversite Gönüllülük Projesi” ödülü, Gazi Üniversitesi Endüstri Topluluğu, Koç Üniversitesi ve YÖN101 Eğitim Programı arasında paylaşıldı. Enerjisa Enerji, En Etkili STK & Özel Sektör İş Birliği Kategorisinde ve En Başarılı Gönüllülük Projesi Çevre Kategorisinde ödülleriyle buluştu. En Başarılı Gönüllülük Projesi Kuşaklar Kategorisi kazananı Vestel, En Başarılı Gönüllülük Projesi Can Dostlar Kategorisi kazananı ise Yapı Kredi Leasing oldu. Koç Holding En Yaratıcı Gönüllü Duyurusu Ödülünü ve Katma Değeri En İyi Anlatan Video Ödülünü aldı. En Başarılı Gönüllülük Projesi Özen Gösterdiklerimiz Kategorisinde ise Kadına Sağlık Projesi’ne Jüri Özel Ödülü verildi. Ödül töreninin açılış konuşmasını yapan ÖSGD Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Akıncılar, konuşmasında şu sözlere yer verdi: “Kurumsal gönüllülük, artık yalnızca bir tercih değil hem çalışanlar hem kurumlar hem de toplum için temel bir ihtiyaç haline geldi. Birleşmiş Milletler’ in 2026’yı “Sürdürülebilir Kalkınma Gönüllüleri Uluslararası Yılı” ilan etmesi, gönüllülüğün toplumsal kalkınmadaki dönüştürücü gücünü açıkça ortaya koydu. Dünya hızla değişiyor. Teknoloji ilerliyor, inovasyon hayatlarımızı kolaylaştırıyor. Ancak bu hızlı dönüşüm ve seri tüketim tüm ekosistem için yeni fiziksel ve duygusal yoksunlukları da beraberinde getiriyor veya var olanları derinleştiriyor. İhtiyaç duyduğumuz toplumsal onarımı yalnızca merkezi yönetimden beklemek artık gerçekçi değil. Tam da bu noktada, kurumların ve çalışanlarının kendi güçlerini fark etmeleri, bir araya gelmeleri ve yapılandırılmış gönüllülük projeleriyle harekete geçmeleri her zamankinden daha kritik. Çünkü anlam arayışının, mutluluğun ve verimliliğin de anahtarı olan gönüllülük, dahil olan tüm tarafları iyileştiriyor. Bu nedenle 18. Gönülden Ödüller Töreni’ni, “Profesyonel İyiler”in buluşması olarak tanımladık ve kurumsal gönüllülükle fark yaratan ekipleri coşkuyla kutladık. En kıymetlisi de bu yıl ilk kez, gönüllülük çalışmalarında etkin görev alan üniversite öğrencilerimizi sahnemizde ağırlamanın mutluluğunu yaşadık, umudumuzu ve motivasyonumuzu tazeledik.” QNB Türkiye ev sahipliğinde, Özel Sektör Gönüllüleri Derneği’nin bu sene 18.sini gerçekleştirdiği Gönülden Ödüller törenin sunuculuğunu Gökçen Müftüoğlu Çapa üstlendi. Dr. Sertaç Doğanay ve Emre Başkan’ın duo oturumunun ardından, Heltia CEO’su Alperen Adikti, veri temelli analizlerle kurumsal gönüllülüğün iş verimliliği üzerindeki etkisini ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zeytin Çekirdekleri Beyaz Eşyada Yeniden Hayat Buluyor Haber

Zeytin Çekirdekleri Beyaz Eşyada Yeniden Hayat Buluyor

Vestel, Zorlu Grubu’nun Akıllı Hayat 2030 stratejisi çerçevesinde sürdürülebilirlik vizyonunu üretim ve teknolojiye entegre ediyor, böylece sadece sorumluluklarını yerine getirmekle kalmayıp, bu yaklaşımı bir kurum kültürü haline getiriyor. Ar-Ge, tasarım ve yatırımlarını sürdürülebilirlik vizyonu kapsamında şekillendiren şirket, doğal ve sürdürülebilir bir gelecek için somut adımlar atıyor. Vestel Pazarlama Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu, 5 Haziran Dünya Çevre Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, “Vestel olarak, iklim kriziyle mücadelede sorumluluk almanın artık bir tercih değil, zorunluluk olduğuna inanıyoruz. Bu inançla, doğal kaynakların korunması, karbon emisyonlarının azaltımı, atıkların azaltılması gibi alanlara odaklanıyor; döngüsel ekonomiye katkı sağlayan çevreye duyarlı ürünler geliştiriyoruz. Sadece kendi operasyonlarımızda değil, tedarik zincirimiz genelinde de sürdürülebilirliği önceliklendiriyoruz. Diğer yandan yapay zeka ile donatılmış akıllı ürünlerimiz ve Akıllı Yaşam mobil uygulamamız ile kullanıcılarımızı daha az enerji ve su tüketmeye teşvik ediyoruz. Dünya Çevre Günü, çevreye olan bağlılığımızı hatırlatmakla kalmıyor, sürdürülebilirlik yolculuğumuzda attığımız somut adımları görünür kılmak açısından da anlam taşıyor. Vestel olarak, gerçek değişimin sürekli çaba gerektirdiğini bilerek, tüm iş süreçlerimizde sürdürülebilirliği odağımızda tutmaya ve doğayla daha uyumlu bir gelecek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. Bugün geri dönüştürülmüş ve geri dönüştürülebilir malzemelerden üretilen, tehlikeli kimyasallardan arındırılmış, dayanıklı, onarımı kolay, enerji ve su tasarruflu ürünler tasarlayan Vestel, Vestel Ventures aracılığıyla yatırım yaptığı Biolive markasının zeytin çekirdeklerinden ürettiği biyoplastik granülleri beyaz eşya üretiminde kullanıyor. Bu sayede biolive katkılı parçaların karbon emisyonu yüzde 20’ye kadar azaltılıyor. Geliştirdiği ürün ve teknolojilerle sürdürülebilir geleceğe katkı sunan Vestel, ürünlerinin çevresel etkilerini bilimsel yöntemlerle değerlendirmek ve sürdürülebilir üretim süreçleri geliştirmek amacıyla, ISO 14040 ve ISO 14044 standartlarına uygun ‘Yaşam Döngüsü Analizi’ (LCA) çalışmaları gerçekleştiriyor. Şirket aynı zamanda yürüttüğü Tedarikçi İzleme ve Geliştirme Programı ile tedarikçilerinin çevresel performanslarını iyileştirmeleri için teknik bilgi ve yöntem desteği sağlıyor. Vestel’in sürdürülebilirlik yolculuğu Tüm süreçlerini sürdürülebilirlikle entegre eden Vestel, uluslararası raporlama kuruluşu CDP’nin 2024 değerlendirmesinde, sürdürülebilirlik skorlarını yükseltti. Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya şirketlerinin CDP ‘İklim Değişikliği’ puanı A- olurken, ‘Su Güvenliği’ puanları ise B’ye yükseldi. Yapılan çalışmalar sonucunda 2024 yılında, baz yıl olan 2021’e göre Kapsam 1 ve 2 emisyonlarında yüzde 21 azaltım gerçekleşirken, Kapsam 3’te ise satılan ürünlerin kullanımından kaynaklanan emisyonlarda yüzde 16 azaltım gerçekleşti. Yanı sıra, 2024 yılında Vestel Şirketler Grubu’nda toplam 38 kaizen ve enerji verimliliği projesi hayata geçirilerek 13.278 MWh enerji ve yaklaşık 25 milyon TL tasarruf sağlandı. Bu iyileştirmeler sayesinde toplam 14.527 ton emisyon önlendi. Düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecinde, Bilime Dayalı Hedefler Girişimi (SBTi), Vestel’in 2030 yılına kadar taahhüt ettiği karbon emisyonları azaltım hedeflerini onayladı. Vestel bu doğrultuda, 2021 baz yılına göre 2030’a kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını yüzde 42, Kapsam 3 satılan ürünlerin kullanımından kaynaklanan emisyonlarını (Kategori 11) ise yüzde 25 azaltmayı hedefliyor. Vestel Elektronik 2024 yılında S&P Global kurumsal sürdürülebilirlik değerlendirmesinde 69 puan alarak sektöründe ikinci sırada yer aldı. Şirket, bu skoru ile 62 sektörden 7.690 firmanın değerlendirildiği ve 780 firmanın seçildiği S&P Global The Sustainability Yearbook-2025’te en yüksek puan alan şirketler arasında yüzde 10’luk dilimde yer almaya hak kazandı. Vestel Beyaz Eşya ise 68 puanla sektöründe ikinci sırada bulunarak S&P Global The Sustainability Yearbook-2025’te yer aldı. Ayrıca şirket, küresel endeks ve veri sağlayıcısı FTSE Russell tarafından güçlü çevresel, sosyal ve yönetişim performansı gösteren şirketlerin ölçümlendiği FTSE4Good Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi’ne de girmeye hak kazandı. Küresel sürdürülebilirlik endekslerinde göstermiş olduğu performanslar, Vestel’in sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda attığı adımların somut göstergeleri oldu. Vestel Akıllı Yaşam ile enerji yönetimi Vestel’in Wi-Fi destekli akıllı ürünleri ve Akıllı Yaşam mobil uygulaması, ev içi enerji ve su tüketiminin uzaktan izlenmesine olanak tanıyor. Bu sistem, kullanıcıların kendi tüketim sınırlarını belirleyebilecekleri bir altyapı sunarken, belirlenen limitlere ulaşılmadan önce bildirimlerle bilgilendirme yapıyor. Bu yaklaşım sayesinde, bireysel enerji tasarrufu alışkanlıkları teşvik edilirken; sürdürülebilir yaşam biçimlerinin yaygınlaştırılmasına katkı sağlanıyor. Aynı zamanda sunduğu kullanım önerileri ile kullanıcılarını daha az enerji ve su tüketmeye teşvik ediyor. Döngüsel ekonomiye tam destek Vestel, plastik kullanımını azaltmak ve döngüsel ekonomiyi desteklemek amacıyla hem üretim süreçlerinde hem de ürün tasarımlarında önemli adımlar atıyor. Bu kapsamdaki Ar-Ge projeleri sayesinde toplam 370,5 ton plastik kullanımını azaltan şirket, 5 bin 600 tonu aşkın geri dönüştürülmüş plastik kullandı. Ayrıca Vestel, çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamak amacıyla Doğa İçin Tek Kutu projesini de hayata geçirdi. Bu proje kapsamında, TV ürünlerinde tek kullanımlık kutular yerine daha dayanıklı ve defalarca kez kullanılabilecek kutular üretim süreçlerine dahil edildi. Buna ek olarak, Vestel yurt içindeki ürünlerinin tamamında FSC (Forest Stewardship Council) sertifikalı yüzde 100 geri dönüştürülmüş karton kullanarak ormanların sürdürülebilir yönetimine destek sağlıyor. Vestel markalı televizyonlarda pilli kumandaların bataryalı kumandalarla değiştirilmesi ise atık yönetimine katkı sağlayan bir diğer önemli adım olarak dikkat çekiyor. Vestel bu kapsamda geliştirdiği, Type C ve solar şarj özellikleriyle klasik pil ihtiyacını ortadan kaldıran, sürdürülebilir ve çevreci yaşamı destekleyen yeni solar kumandasını da kullanıcılarla buluşturdu. Güneş enerjisiyle üretim Sıfır karbon hedefi doğrultusunda güneş enerjisine odaklanan Vestel’de, 2024 yılında 142 kWp gücünde güneş paneli ile 188 MWh enerji üretildi. Şirket, yeni yatırımlarıyla birlikte toplam 8.200 kWp kurulu güce ulaşmayı, yıllık 11.882 MWh enerji üretmeyi ve 5.430 ton karbon emisyonunu önlemeyi hedefliyor. Bu kapsamda kurutma makinası fabrikası enerji ihtiyacının yüzde 85-90’ını, Vestel Beyaz Eşya’nın yüzde 10’unu, Vestel City’nin ise yüzde 6’sını karşılamayı hedefliyor.

Zorlu Holding CEO’su Cem Köksal istifa etti Haber

Zorlu Holding CEO’su Cem Köksal istifa etti

Zorlu Holding bünyesinde olan Vestel firmasının CEO’su Ergün Güler’in Ramazan ayına yönelik mesajı şirket içinde bir krize neden oldu. Zorlu Holding CEO’su Cem Köksal’ın Güler’in mesajına tepki göstermesi tartışmaları beraberinde getirdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Köksal hakkında resen soruşturma başlattı ve Köksal hakkında gözaltı kararı verdi. Diğer yandan yaşanan sürecin ardından Zorlu Holding Yönetim Kurulu Zorlu Holding CEO’su Cem Köksal’ın 1 Mart 2025 tarihi itibarıyla görevinden istifa ettiğini bildirdi. Zorlu Holding'ten yapılan açıklamada, "Zorlu Holding CEO'su Cem Köksal ve Grup şirketlerimizden Vestel CEO’su Ergün Güler arasındaki yönetim ilkelerine ilişkin şirket içi bir tartışmanın kamuoyuna yansıması sonucunda oluşan hassasiyeti paylaşıyor; kamuoyunu doğru bilgilendirmek ve Grubumuzun konuya ilişkin duruşunu açıklamak amacıyla aşağıdaki bilgileri iletmek istiyoruz. Gerçekleşen bu durum sonrası Zorlu Holding CEO’su Cem Köksal’ın 1 Mart 2025 tarihi itibarıyla görevinden istifa ettiğini bildiririz.  Zorlu Holding’in 1953 yılından bu yana aile değerleri ve iş ahlakına sahip, ülkemizin milli ve manevi değerleriyle bütünleşen bir kurum olduğu kamuoyunun da malumudur.  Grubumuzun, hissedarlarımızın ve tüm yönetim kadrolarımızın her zaman toplumsal konularla ne denli iç içe ve sorumluluk sahibi bir davranış içerisinde olduğu bilinmektedir.  Zorlu Grubu olarak yaşanan bu gelişmelerden dolayı tüm paydaşlarımıza ve kamuoyuna üzüntülerimizi bildiririz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.