Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Veteriner Hekim

Kapsül Haber Ajansı - Veteriner Hekim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veteriner Hekim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hayvanseverler Sevimli Dostlarıyla Atatürk Çocukları Doğal Yaşam Parkı’nda Buluştu Haber

Hayvanseverler Sevimli Dostlarıyla Atatürk Çocukları Doğal Yaşam Parkı’nda Buluştu

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü kapsamında Atatürk Çocukları Doğal Yaşam Parkı’nda renkli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Çocukların hayvan sevgisini pekiştirmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla gerçekleştirilen programa, aileler ve evcil hayvan sahipleri yoğun ilgi gösterdi. Eğitimlerden ücretsiz sağlık taramasına, arama kurtarma köpeklerinin gösterisinden güzellik yarışmasına kadar birçok etkinliğin yer aldığı programda, çocuklar hayvanları yakından tanıma fırsatı bulurken hayvanseverler de dostlarıyla birlikte keyifli vakit geçirdi. ÜCRETSİZ SAĞLIK TARAMASI YAPILDI Etkinlik kapsamında Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi eğitmenleri tarafından “Hayvanlarda Temel İlk Yardım Eğitimi” verildi. Hayvan sağlığı konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan eğitim sonunda katılımcılara sertifika verildi. Ankara Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Daire Başkanlığı da etkinlik boyunca VETBÜS aracılığıyla ücretsiz sağlık taraması hizmeti sundu. SEVİMLİ DOSTLAR PODYUMA ÇIKTI Programın dikkat çeken bölümlerinden biri, Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı arama kurtarma köpeklerinin eğitim gösterisi oldu. Köpeklerin yeteneklerini sergilediği gösteri ilgiyle izlenirken çocuklara yönelik gösteriler de etkinliğe renk kattı. Günün en sevimli anları ise evcil hayvanların türlerine göre düzenlenen güzellik yarışmasında yaşandı. Dostlarıyla yarışmaya katılan hayvan sahipleri heyecanla sonuçları beklerken dereceye girenlere çeşitli ödüller verildi. TÜZÜN: “ÇOCUKLARIMIZA HAYVAN SEVGİSİNİ ANLATIYORUZ” ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü kapsamında düzenlenen etkinliğin yalnızca bir kutlama olmadığını, aynı zamanda hayvan sağlığına yönelik hizmetleri de kapsadığını ifade etti. Tüzün, “Sadece kutlama da yapmıyoruz, aynı zamanda buraya gelen hayvanların sağlık taramasını yapıyoruz, kuduz aşısı eksik olanların aşılarını tamamlıyoruz. Çocuklarımıza da çeşitli etkinliklerle hem hayvanları sevdirmeyi hem de onlarla birlikte yaşamamız gerektiğini anlatıyoruz” dedi. ABB’DEN 9 MİLYON VETERİNERLİK HİZMETİ ABB Veteriner İşleri Daire Başkanı Mustafa Şener, hayvanlara yönelik çalışmaları yılın yalnızca bir gününde değil, her gün sürdürdüklerini belirterek, “Biz Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak bir gün değil, her gün onlara önem veriyor, değer veriyoruz. Özellikle yapmış olduğumuz hizmetlerle de bunu hayvan dostlarımıza hissettiriyoruz. ‘Başkent’te her can değerlidir’ düsturuyla hizmetlerimizi sürdürüyoruz” diye konuştu. Etkinliğin çocuklarda hayvan sevgisini geliştirmek ve hayvanların yaşamın bir parçası olduğuna yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla hazırlandığını kaydeden Şener, güzellik yarışmasına da yoğun talep olduğunu belirtti. ABB’nin hayvanlara yönelik hizmetlerine ilişkin verileri paylaşan Şener, “2019 yılından günümüze kadar 125 bin kısırlaştırma faaliyeti gerçekleştirdik. 6 bin tane dostumuza yuva bulduk. 200 bin aşılama işlemi gerçekleştirdik. Sokaklarda trafik kazası başta olmak üzere acil veterinerlik ihtiyacı olan yaklaşık olarak 180 bin hayvanımıza can olmaya gayret gösterdik. Onların tedavilerini gerçekleştirdik. 2019 yılından 2026 yılı 4 Ekim tarihine kadar 9 milyon veterinerlik hizmetini ilimizde hayvanlarımıza ulaştırdık” dedi. EROĞLU: “VETERİNER HEKİM OLARAK ÇOK MUTLU OLDUK” Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu da etkinliğin Dünya Hayvanları Koruma Günü’nün anlamını toplumsal farkındalıkla buluşturduğunu belirtti. Eroğlu, “Herkes burada hayvanlarıyla birlikte. Çocuklarımız, gençlerimiz... Kelimenin anlamıyla harika bir program. Biz de çok mutlu olduk, bir veteriner hekim olarak. Hayvan-insan ilişkilerinin mutlaka istenilen seviyeye taşınması gerekiyor” ifadelerini kullandı. HAYVANSEVERLER ETKİNLİKTEN MEMNUN KALDI Etkinliğe katılan vatandaşlar, hem kendileri hem de çocukları için hazırlanan programdan duydukları memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: -Yudum Öztürk: “İlk defa böyle bir etkinliğe katılma fırsatım oldu. Herkes evcil hayvanını almış gelmiş. Güzel bir ortam. Çocuklar için de düşünülmüş programlar var. Gayet güzel görünüyor.” -Handan Demirhan: “Öncelikle Mansur Başkan'ımıza çok teşekkür ediyoruz. Bize, Ankara'mıza böyle güzel bir park kazandırdı. Sürekli böyle etkinlikler yapılıyor, biz de sürekli geliyoruz. Bugün de minik dostlarımız için çok güzel bir gün oldu.” -Necmi Saykun: “Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Sayın Mansur Yavaş Bey'e çok teşekkür ediyorum. Bu etkinliklerin Ankaralıları bir araya getirmesinden ayrıca memnunum. Ankara'ya böyle bir eser kattığı için de teşekkür ediyorum. On yıldır benimle beraber olan arkadaşım Ares ile geldim. Bir aylıktı aldığımda o gün bu gündür beraberiz, ayrılmıyoruz.” -Meltem Özdemir: “Güzellik yarışmasına katılacağız. Belediyenin hayvanlar için böyle bir etkinlik düzenlemesi çok güzel, çok değerli.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Royal Canin’den Geleceğin Veteriner Hekimlerine 5 Yıldır Kesintisiz Eğitim ve Gelişim Desteği Haber

Royal Canin’den Geleceğin Veteriner Hekimlerine 5 Yıldır Kesintisiz Eğitim ve Gelişim Desteği

Bilimsel bilgi ve eğitimi hayvan sağlığının gelişimindeki temel unsurlardan biri olarak konumlandıran Royal Canin Türkiye, bu alandaki uzmanlığını geleceğin veteriner hekimleriyle buluşturmaya devam ediyor. Beş yıldır sürdürdüğü Masters of Tomorrow (MOT) programıyla veteriner fakültesi öğrencilerinin akademik eğitimlerini mesleki ve kişisel gelişim fırsatlarıyla destekleyen Royal Canin, gençlerin mesleğe daha donanımlı hazırlanmasına katkı sağlıyor. İlk kez 2022 yılında hayata geçirilen ve sektörde de bir ilki temsil eden Masters of Tomorrow, beş yıl içinde kapsamı ve sunduğu gelişim olanaklarıyla büyüyerek çok aşamalı bir eğitim ve gelişim programına dönüştü. Bilimsel eğitimi; uygulamalı öğrenme, kişisel gelişim, mentorluk ve kariyer deneyimleriyle bir araya getiren MOT, öğrencilerin üniversitede edindikleri bilgileri meslek hayatında ihtiyaç duyacakları yetkinliklerle tamamlamalarını hedefliyor. Program aynı zamanda gençlerin kendi güçlü yönlerini keşfetmelerine, veteriner hekimliğin farklı çalışma alanlarını yakından tanımalarına ve kariyerlerine ilişkin daha geniş bir perspektif kazanmalarına olanak sağlıyor. 1.000’i Aşkın Başvurudan 32 Veteriner Hekim Adayı Masters of Tomorrow’un beşinci yılında gerçekleştirilen The Intern: Class of Future Vets programına Türkiye’nin farklı üniversitelerinden 1.000’i aşkın başvuru yapıldı. Başvurular arasından seçilen 32 veteriner hekim adayı, İstanbul’da düzenlenen dört günlük programda bir araya geldi. The Intern kapsamında öğrenciler, Royal Canin’in hayvan sağlığı ve beslenme alanındaki bilimsel uzmanlığını yakından tanırken; veteriner hekimler, sektör profesyonelleri ve farklı disiplinlerden uzmanlarla buluştu. Eğitim ve atölyelerde bilimsel ve mesleki gelişimin yanı sıra iletişim, sunum, kişisel farkındalık, ekip çalışması ve kariyer gelişimi gibi profesyonel yaşamda ihtiyaç duyulan yetkinlikler ele alındı. Kişilik analizi ve sunum teknikleri eğitimleriyle öğrencilerin güçlü yönlerini keşfetmeleri ve kendilerini daha etkili ifade etmeleri desteklenirken; mentor buluşmaları ve interaktif oturumlar, veteriner hekimliğin farklı çalışma alanlarını ve kariyer olanaklarını deneyimli profesyonellerden dinlemelerine imkân sağladı. Bu yaklaşımıyla Masters of Tomorrow, bilimsel eğitimi kişisel ve mesleki gelişimle bir araya getirerek öğrencilerin akademik bilgilerini profesyonel hayata taşımalarını destekleyen bütünsel bir eğitim modeli sunuyor. The Intern ile Başlayan Gelişim Camp Royal ile Devam Ediyor Masters of Tomorrow’un gelişim yolculuğu The Intern ile sınırlı kalmıyor. Programın ilk aşamasının ardından seçilen öğrenciler, Camp Royal kapsamında mentorlarıyla birlikte projeler geliştirerek çalışmalarını jüri karşısında sunuyor. Proje geliştirme, sunum, değerlendirme ve mülakat süreçlerini kapsayan Camp Royal ile öğrencilerin eğitimlerde kazandıkları bilgi ve becerileri uygulamaya taşımaları hedefleniyor. Böylece Masters of Tomorrow, eğitimden mentorluğa, proje geliştirmeden uygulamalı deneyime uzanan çok aşamalı bir gelişim süreci sunuyor. Eğitimden Mesleki Deneyime Uzanan Yolculuk Programın farklı aşamalarını başarıyla tamamlayan öğrenciler için Masters of Tomorrow yolculuğu gerçek mesleki deneyimlerle devam ediyor. Yapılan değerlendirmeler sonucunda başarılı olan öğrenciler, Royal Canin bünyesindeki Vet Corporate stajının yanı sıra farklı yurt içi ve yurt dışı staj programlarına katılma hakkı kazanıyor. Bu kapsamda öğrenciler, program boyunca edindikleri bilgi ve yetkinlikleri gerçek çalışma ortamlarında deneyimlerken farklı kariyer alanlarını yakından tanıma imkânı elde ediyor. Masters of Tomorrow’un ilk başladığı günden bugüne 3.500’ü aşkın başvuru alınırken, 138 veteriner hekim adayı The Intern ve Camp Royal programlarına katıldı; 29 öğrenci ise yurt dışı deneyimi dahil olmak üzere farklı staj programlarına katılmaya hak kazandı. Bu öğrencilerden ikisi, program kapsamında Hong Kong’a giderek Mars ağı bünyesinde faaliyet gösteren bir veteriner hastanesinde uluslararası deneyim kazanma fırsatı buldu. “Geleceğin Veteriner Hekimlerinin Gelişimini Desteklemeyi Önemsiyoruz” Royal Canin Avrasya Bölgesi Bilimsel İletişim ve İlişkiler Yöneticisi Veteriner Hekim Murat Altunyuva programın beşinci yılına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Veteriner hekimler, kedi ve köpeklerin sağlıklı yaşamlarının en önemli paydaşları arasında yer alıyor. Bu nedenle geleceğin veteriner hekimlerinin gelişimini desteklemeyi, hayvan sağlığının geleceğine yönelik sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz.” “Masters of Tomorrow’u beş yıl önce öğrencilerin akademik eğitimlerini mesleki ve kişisel gelişimle tamamlayabilecekleri, farklı kariyer alanlarını keşfedebilecekleri ve deneyimli profesyonellerle bir araya gelebilecekleri bir program olarak hayata geçirdik. Beşinci yılımızda da Türkiye’nin farklı üniversitelerinden genç veteriner hekim adaylarıyla bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bilimsel bilgi ve eğitim odağımızla gençlerin gelişimine ve veteriner hekimliğin geleceğine katkı sağlamayı sürdüreceğiz.” Royal Canin Türkiye, beş yıldır sürdürdüğü Masters of Tomorrow programını önümüzdeki dönemde de geliştirerek genç veteriner hekim adaylarının mesleğe daha donanımlı hazırlanmasına ve hayvan sağlığının geleceğinin şekillenmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocukluk Hayalleriyle İzmir Tarımına Güç Oluyorlar Haber

Çocukluk Hayalleriyle İzmir Tarımına Güç Oluyorlar

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve üretimin her aşamasında çiftçilerin yanında olmak amacıyla uzman kadrosuyla sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan ekipler, yalnızca projeleri hayata geçirmekle kalmıyor; çocukluk hayallerini, mesleklerine duydukları tutkuyu ve üreticiye olan saygılarını da sahaya yansıtıyor. Teknik personelden veteriner hekimlere, ziraat mühendislerinden saha görevlilerine kadar tüm ekip, İzmir tarımını daha güçlü ve sürdürülebilir kılmak için özveriyle çalışıyor. Çocukluk hayali mesleğiyle üreticinin yanında Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan veteriner hekim Atakan Kahraman, “Benim için bu meslek sonradan seçilmiş bir şey değil. Çocukluğumdan beri hayvanların içindeydim. Daha küçükken ‘ben veteriner olacağım’ diyordum. Çünkü onların dili yok ama dertleri var. O dertleri anlayabilmek beni hep etkiledi. Bir üreticiyle konuşurken aslında sadece bir hastalığı ya da bir uygulamayı anlatmıyorsun. Onun emeğini korumaya çalışıyorsun. Çünkü o hayvan onun geçimi, umudu. Bazen üretici şunu diyor; ‘Hocam biz bunu yıllardır yanlış yapıyormuşuz’ O an gerçekten durup düşünüyorsun. Küçücük bir bilginin, bir dokunuşun bile ne kadar büyük fark yarattığını görüyorsun. İşte o an iyi ki buradayım diyorsun” dedi. Üretici ‘iyi ki geldiniz’ dediğinde bütün yorgunluk gidiyor Çocukluk günlerinden beri anne mesleğinden aldığı ilhamla çiftçinin yardımına koşan ziraat yüksek mühendisi Şevval Kahramanoğlu Tümer, “Benim için sahada olmak, bir görevden çok daha fazlası. Ben çocukken annem köy hizmetlerinde çalışıyordu. Okuldan çıkar, iş yerine giderdim. Mühendislerin çalışmasını izlerdim. O zamanlar anlamazdım belki ama şimdi düşünüyorum da o günler, beni ben yapmış. Bir köye gittiğinizde sadece teknik bilgi vermiyorsunuz. Orada bir bağ kuruyorsunuz. İnsanlar sizi tanıyor, güveniyor. Bazen bir üretici sırf derdini anlatmak için bile sizi bekliyor. Bana bazen ‘ahıra da böyle mi geliyorsun’ diyorlar. Evet, geliyorum. Saçım fönlü, makyajım yerinde sahaya çıkıyorum. Çünkü işimi çok seviyorum. Kendime de işime de saygı duyuyorum. Evet, zor. Bazen günde 200 kilometre yol yapıyoruz. Ama bir üretici ‘iyi ki geldiniz’ dediğinde bütün yorgunluk gidiyor. O an yaptığın işin ne kadar değerli olduğunu hissediyorsun” ifadelerini kullandı. “Gece 3’te doğuma gidersin, sabah yine işinin başındasın” Üreticinin en büyük bağı hayvanların sağlığı için gece gündüz demeden mücadele veren veteriner hekim Müslüm Aydın, aileden gelme mesleğini Büyükşehir bünyesinde özveriyle sürdürüyor. Müslüm Aydın, “Gece 3’te doğuma gidersin, sabah yine işinin başındasın. Yeri gelir sen aç kalırsın ama hayvanını doyurursun. Bu iş fedakârlık ister. Ben üreticinin ne yaşadığını biliyorum. O yüzden sahaya çıktığımda sadece anlatan değil, anlayan biri olmaya çalışıyorum. Bir insanın tüm emeğini hayvanına verdiğini görmek ve o emeğin karşılığını alamaması. İşte biz tam burada devreye giriyoruz” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Royal Canin’den 10. Yıla Özel Deneyim Evi Haber

Royal Canin’den 10. Yıla Özel Deneyim Evi

Royal Canin, Türkiye’deki 10. yılını geçmiş on yılda yarattığı değeri anlatmanın ötesine taşıyarak, bilimsel uzmanlığını ziyaretçilerin doğrudan deneyimleyebileceği özel bir projeyle kutluyor. 10-16 Eylül tarihleri arasında Cihangir’de kapılarını açacak Royal Canin 10. Yıl Deneyim Evi, kedi ve köpeklerin yaşamları boyunca değişen sağlık ve beslenme ihtiyaçlarını bilimsel gerçekler, interaktif enstalasyonlar ve farklı deneyim alanları üzerinden ziyaretçilerle buluşturacak. Royal Canin’in bilim temelli beslenme yaklaşımını merkeze alan Deneyim Evi, hayvan sahiplerinin günlük yaşamda gözlemleyebildiklerinin ötesinde, kedi ve köpeklerin yaşamlarının farklı evrelerinde vücutlarında neler yaşandığını anlamalarına imkân sunuyor. Deneyim, Royal Canin’in 58 yıllık küresel uzmanlığının ve Türkiye’deki 10 yıllık yolculuğunun ardındaki amacı anlatan Manifesto Odası ile başlıyor. Ziyaretçiler ardından yavruluktan yetişkinliğe ve ileri yaşlara uzanan bir yaşam yolculuğuna çıkıyor. Her bölüm, kedi ve köpeklerin farklı yaşam evrelerinde değişen sağlık ve beslenme ihtiyaçlarını bilimsel bilgiyi deneyimle bir araya getirerek görünür kılıyor. Yavruluktan ileri yaşlara uzanan bir sağlık yolculuğu Deneyim Evi’nin yavruluk dönemine ayrılan bölümünde büyüme, bağışıklık sistemi, kemik ve beyin gelişimi ile beslenme ihtiyaçları ele alınıyor. Ziyaretçiler, bir yavrunun ilk aylarında dışarıdan görülmeyen gelişim süreçlerini bilimsel bilgiler ve görsel enstalasyonlar aracılığıyla keşfediyor. Yetişkinlik bölümünde ise doğru bakım kararlarının gelecekteki sağlık üzerindeki etkisi öne çıkıyor. Sindirim sistemi sağlığından düzenli veteriner hekim kontrollerine, kısırlaştırmadan farklı ırkların kendilerine özgü beslenme ihtiyaçlarına kadar birçok konu interaktif deneyimlerle aktarılıyor. İleri yaş bölümünde ziyaretçileri bu kez empati odaklı bir deneyim karşılıyor. Yaş alan kedi ve köpeklerde zaman içinde görülebilecek eklem, kalp, böbrek ve ağız sağlığı değişimleri, interaktif enstalasyonlarla görünür hale getiriliyor. Böylece ziyaretçiler, kedi ve köpeklerin ileri yaş döneminde karşılaşabileceği zorlukları daha yakından anlayabiliyor; doğru beslenme çözümlerinin sağlıklı yaşlanmadaki rolü hakkında bilgi edinebiliyor. Ayrıca Deneyim Evi boyunca ziyaretçiler, beslenme çözümleri ve doğru mama kullanımı konusunda Royal Canin’in beslenme danışmanı veteriner hekimlerinden birebir tavsiye alabiliyor. “Bilimsel bilgiyi herkes için anlaşılır ve deneyimlenebilir hale getirmek istedik” Kedi ve köpeklerin yaşamlarının farklı evrelerine odaklanan bu yolculuğun temelinde, Royal Canin’in bilimsel bilgisini hayvan sahiplerinin günlük yaşamlarında karşılık bulabilecek bir deneyime dönüştürme yaklaşımı yer alıyor. Royal Canin Türkiye Ülke Müdürü Erol Şimşek, Deneyim Evi’nin çıkış noktasını şöyle anlattı: “Türkiye’deki 10. yılımızda, bilimsel uzmanlığımızı yalnızca anlatmak değil, herkes için daha anlaşılır ve deneyimlenebilir hale getirmek istedik. Deneyim Evi ile hayvan sahiplerinin kedi ve köpeklerin yaşamlarının farklı evrelerinde değişen ihtiyaçlarını daha yakından tanımalarını, gördüklerinin ötesindeki sağlık gerçeklerini keşfetmelerini amaçlıyoruz. Çünkü doğru bilgi ve doğru bakım kararlarının, onların daha sağlıklı bir yaşam sürmesinde önemli bir rol oynadığına inanıyoruz.” Bilgiden deneyime, deneyimden topluluğa Deneyim Evi, bilimsel bilgiyi aktarmanın ötesinde ziyaretçileri Royal Canin’in “HAYVANLAR İÇİN DAHA İYİ BİR DÜNYA” amacı etrafında bir araya getiren bir buluşma alanı olarak da kurgulandı. Ziyaretçiler öğrendikleri bilgileri interaktif bir sınav ile test ederken; topluluk buluşmaları, paylaşım alanları ve farklı etkinliklerle deneyimin aktif bir parçası olabilecek. Yolculuğun son bölümünde ise Royal Canin veteriner hekimlerinin beslenme danışmanlığı sunduğu özel bir alan yer alıyor. Kedi ve köpek beslenmesine ilişkin doğru bilinen yanlışların da ele alınacağı bu bölümde ziyaretçiler, merak ettikleri konularda uzmanlardan bilgi alma fırsatı bulacak. Royal Canin, 10. Yıl Deneyim Evi ile Türkiye’de geride bıraktığı 10 yıllık uzmanlığı yalnızca anlatmak yerine deneyimlenebilir hale getirmeyi; kedi ve köpek sağlığında bilimin rolünü daha anlaşılır kılmayı ve hayvan sahiplerinin gördüklerinin ötesindeki sağlık gerçeklerini keşfetmelerini sağlamayı amaçlıyor. 10-16 Eylül tarihleri arasında Cihangir’de ziyaretçilerini ağırlayacak Royal Canin 10. Yıl Deneyim Evi; kedi ve köpek sahiplerini, hayvanseverleri ve kedi-köpek sağlığına ilgi duyan herkesi bu özel deneyimin bir parçası olmaya davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

66 Yıllık Dünya Kongresi İlk Kez Türkiye’de Düzenleniyor Haber

66 Yıllık Dünya Kongresi İlk Kez Türkiye’de Düzenleniyor

Dünya genelinde yaklaşık 1,6 milyar sığır bulunurken, Türkiye’de sığır varlığı 2025 yılı sonunda 17,5 milyonu aştı. Bu büyüklük, yalnızca sığır sağlığını değil; hayvancılığın sürdürülebilirliği, gıda güvenliği ve üretimin devamlılığı açısından da önemli bir başlık haline getiriyor. Sınır aşan hayvan hastalıkları, iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç küresel risklerin başında gelirken, yeni teknolojiler ve yapay zekâ destekli yetiştiricilik uygulamaları da bu sorunlara yönelik çözüm arayışlarının önemi bir parçası haline geliyor. Sığır sağlığının geleceğini belirleyen bu gündem Eylül ayında İstanbul’a taşınacak. Dünyanın sığır ve diğer geviş getiren hayvan sağlığı alanındaki en önemli bilimsel buluşması olan 33. Dünya Buiatri Kongresi (WBC 2026), 6-10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek. İlk kez 1960 yılında düzenlenen kongre, 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’ye gelecek. 84 ülkeden yaklaşık 3500 veteriner hekim, bilim insanı, akademisyen ve sektör temsilcisinin katılması beklenen kongrede, hayvan sağlığının güncel sorunlarının yanı sıra hayvancılığın geleceğini şekillendiren bilimsel ve teknolojik gelişmeler de ele alınacak. TÜRKİYE’Yİ KÜRESEL BİLİM DÜNYASIYLA BULUŞTURACAĞIZ Kongrenin 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de düzenleneceğine dikkat çeken 33. Dünya Buiatri Kongresi Başkanı Prof. Dr. Hasan Batmaz: “Türkiye, güçlü hayvan varlığı, gelişen modern çiftlikleri ve gıda işletmeleriyle ruminant sağlığı açısından önemli bir potansiyele sahip. İlk kez 1960 yılında düzenlenen ve her iki yılda bir gerçekleştirilen Dünya Buiatri Kongresi’ne Türkiye’de ilk kez ev sahipliği yapacak olmak bizim için büyük bir mutluluk ve sorumluluk. Kongremizde sığır sağlığı, hastalıkları ve yönetiminin yanı sıra insan ve çevre sağlığını etkileyen konuları da ele alacağız. ‘Hayvanlar ve Çevre için Küresel Çözümler’ yaklaşımıyla dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını ve sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturacağız. Kongrenin sığır ile birlikte koyun, keçi, manda ve deve sağlığı alanındaki küresel gelişmeleri ortaya koymasını, katılımcılara ve sektöre değerli bilgiler ve yeni deneyimler sunmasını hedefliyoruz” dedi. ŞAP HASTALIĞINDA YENİ AŞI TEKNOLOJİLERİ MASADA Kongrenin önemli gündemlerinden biri, sınır aşan hayvan hastalıklarının başında gelen şap hastalığı olacak. Hastalığın kontrolünden yeni nesil aşılara uzanan gelişmeler, alanında uluslararası çalışmalarıyla öne çıkan uzmanlar tarafından ele alınacak. Avrupa Şap Hastalığının Kontrolü Komisyonu (EuFMD) Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Fabrizio Rosso ise şap hastalığıyla mücadeleyi küresel yaklaşımlardan yerel uygulamalara uzanan boyutlarıyla değerlendirecek. Böylece kongrede şap hastalığına karşı hem yeni bilimsel çalışmalar hem de küresel mücadele stratejileri İstanbul’da tartışılacak. KUŞ GRİBİNİN SIĞIRLARDA GÖRÜLMESİ YENİ RİSKLERİ GÜNDEME TAŞIDI Son dönemde hayvan sağlığı alanında dünya gündemine giren gelişmelerden biri olan kuş gribinin süt sığırlarında görülmesi, kongrede ele alınacak dikkat çekici konular arasında yer alıyor. Prof. Dr. Juergen Richt, kuşlardan sığırlara uzanan influenza virüslerinin değişen konak yapısını ve bunun hayvan sağlığı açısından ortaya çıkardığı yeni riskleri değerlendirecek. Bilimsel programda ayrıca kuş gribi virüsünün çiğ sütte inaktivasyonuna ilişkin araştırma da yer alıyor. Bu gelişmeler, hayvanlarda ortaya çıkan hastalıkların yalnızca çiftliklerle sınırlı kalmadığını; gıda güvenliği ve toplum sağlığı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. ANTİBİYOTİK DİRENCİ HAYVAN VE İNSAN SAĞLIĞININ ORTAK SORUNU Hayvancılıkta antibiyotiklerin kullanımı ve buna bağlı gelişen antimikrobiyal direnç, kongrenin önemli gündemlerinden biri olacak. Antibiyotiklere direnç geliştiren bakteriler yalnızca hayvan sağlığını değil, gıda güvenliği ve insan sağlığını da ilgilendiren küresel bir sorun olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle antibiyotiklerin doğru ve kontrollü kullanımı, insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan “Tek Sağlık – One Health” yaklaşımının da temel başlıkları arasında yer alıyor. Kongrede Prof. Dr. Theo Lam, süt sığırcılığında antimikrobiyal kullanımın mevcut uygulamalarını ve gelecekte karşılaşılacak sorunları ele alacak. TEK SAĞLIK: İNSAN, HAYVAN VE ÇEVRE AYNI ÇERÇEVEDE Kongrenin uluslararası konuşmacıları arasında Türkiye’den dünyaca tanınan immünoloji uzmanı Prof. Dr. Cezmi Akdiş de yer alacak. Akdiş, insan vücudunun dış çevreyle temas ettiği koruyucu bariyerlerdeki bozulmanın alerjik ve otoimmün hastalıklarla ilişkisini, insan, hayvan ve çevre sağlığını bir bütün olarak ele alan Tek Sağlık yaklaşımı çerçevesinde değerlendirecek. Kongrede ayrıca antibiyotik kullanımının azaltılmasına yönelik yeni yaklaşımlar ve sığırlarda görülen dirençli bakterilere ilişkin güncel araştırmalar da paylaşılacak. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ HAYVANCILIĞI DA DÖNÜŞTÜRÜYOR Küresel ısınmanın hayvancılık üzerindeki etkileri WBC 2026’nın önemli gündemlerinden biri olacak. Kongrede artan sıcaklıkların hayvan sağlığı, refahı ve üretim üzerindeki etkilerinin yanı sıra hayvancılığın çevresel sürdürülebilirliği de ele alınacak. Bilimsel programda sıcaklık stresinden enterik metan emisyonlarının azaltılmasına kadar iklim ve hayvancılık ilişkisine yönelik güncel araştırmalar paylaşılacak. YAPAY ZEKÂ VE ROBOTLAR HAYVANCILIĞI DÖNÜŞTÜRÜYOR Hayvancılıktaki teknolojik dönüşüm de kongrenin öne çıkan başlıkları arasında yer alacak. Prof. Dr. Trevor DeVries, robotik sağım sistemlerinin sürü yönetimine etkilerini aktaracak. Kongrede ayrıca sensörlerle hayvan sağlığının izlenmesi, veriye dayalı klinik karar süreçleri ve yapay zekâ çağında hayvan refahı gibi yeni nesil uygulamalar tartışılacak. BİLİMSEL BİLGİ SAHAYA TAŞINACAK WBC 2026’da bilimsel oturumların yanı sıra uygulamaya dönük workshoplar da gerçekleştirilecek. Süt sığırlarında fertilite programları, doğum ve yeni doğan buzağıların yönetimi ve ultrasonla tanı gibi konularda gerçekleştirilecek çalışmalarla güncel bilimsel yaklaşımlar saha uygulamalarıyla buluşturulacak. Beş gün sürecek 33. Dünya Buiatri Kongresi, 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de gerçekleştirilirken; dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanları, veteriner hekimler ve sektör temsilcilerini sığır ve geviş getiren hayvan sağlığının geleceği için İstanbul’da bir araya getirecek. Beş gün sürecek 33. Dünya Buiatri Kongresi’nin bilimsel programında 59 çağrılı konuşma, 220 sözlü ve 589 poster bildirinin yanı sıra özel sektör tarafından gerçekleştirilecek 11 özel sunum ve 3 uygulamalı workshop yer alacak. 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de düzenlenecek Dünya Buiatri Kongresi, dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını, veteriner hekimleri ve sektör temsilcilerini sığır ve diğer geviş getiren hayvanların sağlığının geleceğini konuşmak üzere İstanbul’da buluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gemlik’te Barınak Ziyaretçilere Hep Açık Haber

Gemlik’te Barınak Ziyaretçilere Hep Açık

Belediyeden yapılan açıklamada, söz konusu görüntülerin güvenlik kamerası kayıtları üzerinden incelendiği ve görüntülerin temizlik ile rutin bakım çalışmalarından önce, sabahın erken saatlerinde çekildiğinin tespit edildiği belirtildi. Tesislerde ziyaret saatlerinin temizlik ve bakım çalışmalarına göre düzenlendiği, ziyaretçilerin belirlenen saatlerde tesisi ziyaret edebildiği ifade edildi. Açıklamada, Gemlik Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü bünyesinde Umurbey’de faaliyet gösteren Geçici Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi ile yeni faaliyete geçen Doğal Yaşam Alanı’nın, Tarım ve Orman Bakanlığı Bursa Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü Bursa Şubesi tarafından Valilik onayı kapsamında rutin olarak denetlendiği bildirildi. Ayrıca HAYBİS ve PETVET sistemlerine veteriner hekimler tarafından düzenli olarak bilgi girişi yapıldığı kaydedildi. Ziyaret Saatleri Mevzuat Kapsamında Düzenleniyor Belediyenin açıklamasında, hayvan bakımevlerinde ziyaretçi sayısı ve ziyaret saatlerine ilişkin düzenlemelerin ilgili mevzuat çerçevesinde kurumun tasarrufunda olduğu belirtildi. Umurbey Geçici Rehabilitasyon Merkezi ve Hayvan Bakımevi ile Kurtul’daki Doğal Yaşam Alanı’na ilişkin ziyaret uygulamalarının idarenin uhdesinde bulunduğu ve mevcut uygulamalarda mevzuata ve kanuna aykırı bir durum olmadığı ifade edildi. Kurtul Doğal Yaşam Alanı’nda yapım ve onarım çalışmalarının devam etmesi nedeniyle ziyaret saatlerinin kısıtlandığı bildirildi. Umurbey Geçici Rehabilitasyon Merkezi ve Hayvan Bakımevi’nde ise hayvan sahiplenmek veya ziyaret amacıyla vatandaşların belirlenen saatlerde tesise kabul edildiği belirtildi. Buna göre ziyaretler, 10.00-11.30 ve 14.00-15.30 saatleri arasında, iş yoğunluğu ve veteriner hekimlerin müsaitlik durumu dikkate alınarak, veteriner hekim eşliğinde ve koordinasyonunda gerçekleştiriliyor. Gemlik Belediyesi, Umurbey Geçici Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi ile Kurtul Doğal Yaşam Alanı’ndaki iş ve işlemlerin 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve ilgili uygulama yönetmeliği hükümleri doğrultusunda sürdürüldüğünü bildirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Royal Canin Türkiye 10. Yaşını Kutluyor Haber

Royal Canin Türkiye 10. Yaşını Kutluyor

2016 yılında Türkiye’deki faaliyetlerine başlayan Royal Canin, son 10 yılda 3 milyonu sahipsiz hayvanlar olmak üzere toplam 6,4 milyon kedi ve köpeğin sağlığına katkı sağladı. 300’ü aşkın uzman ürün portföyüyle yaşamın farklı evrelerine yönelik beslenme çözümleri sunan marka, bu süreçte yaklaşık 30 bin yavrunun gelişimini ve 60 bin hasta hayvanın tedavi sürecini destekledi. Veteriner hekimler, öğrenciler, klinikler ve pet shoplara yönelik eğitim programlarıyla bilimsel bilgi ve deneyimin yaygınlaşmasına katkıda bulunan Royal Canin, 200 ton mama bağışıyla yaklaşık 3 milyon sahipsiz hayvana ulaştı. Arama-kurtarma köpeklerine yönelik çalışmalarıyla ise insan ve hayvan arasındaki yaşam kurtaran bağı destekleyen güçlü iş birliklerine imza attı. Royal Canin, Türkiye’de yeni dönemine girerken bilimsel bilgi üretmeye, yenilikçi beslenme çözümleri geliştirmeye ve güçlü iş birlikleri kurmaya devam ederek; kedi ve köpeklerin daha sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmesine katkı sağlamayı hedefliyor. 1968 yılında veteriner hekim Jean Cathary tarafından kurulan Royal Canin, kuruluşundan bu yana "HAYVANLAR İÇİN DAHA İYİ BİR DÜNYA" vizyonuyla, kedi ve köpeklerin eşsiz ihtiyaçlarına odaklanan bilim temelli beslenme uzmanlığıyla hareket ediyor. 58 yılı aşkın köklü uzmanlığını sürekli geliştirerek hayvanların farklı ihtiyaçlarına özel çözümler sunan marka, bu bilimsel birikimini Türkiye’ye de taşıyor. Daha önce distribütör aracılığıyla yürütülen faaliyetlerini 2016 yılından bu yana kendi organizasyonu ile sürdüren Royal Canin, kedi ve köpek beslenmesinde sahip olduğu derin bilimsel uzmanlık ve bilgi birikimiyle hayvanların sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmesine ve hayvan sağlığı ekosistemine katkı sağlıyor. "Hayvan Sağlığını Dönüştüren 10 Yıl. Bir Ömür Süren Bağlılık" başlığıyla Türkiye'deki 10. yılını kutlayan marka, hayata geçirdiği kampanya ile bu süre boyunca paydaşları ile birlike hayvan sağlığında yarattığı dönüşüme odaklanıyor. Hayvan Sağlığını Dönüştüren Bilimsel Uzmanlık: Royal Canin’in 58 Yılı Aşan Bilimsel Uzmanlığı, Kedi ve Köpekler İçin Sağlık Sunuyor 2016 yılında faaliyetlerini kendi organizasyonuyla yürütmeye başlayan Royal Canin, "HAYVANLAR İÇİN DAHA İYİ BİR DÜNYA" vizyonunu Türkiye'de somut projelerle hayata geçirerek küresel uzmanlığını yerel ölçekte değere dönüştürüyor. Son 10 yılda 3,4 milyon kedi ve köpeğin sağlığını destekleyen marka, 300'ü aşkın uzman ürün portföyüyle yaşamın her evresine ve farklı sağlık ihtiyaçlarına yönelik beslenme çözümleri sunuyor; bugüne kadar yaklaşık 30 bin yavru kedi ve köpeğin sağlıklı gelişimine katkı sağlayan Royal Canin, 60 bin hasta hayvanın da tedavi sürecinde beslenme yönetimini destekledi. Royal Canin; veteriner hekimler, akademi, hayvan sağlığı profesyonelleri, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve hayvan sahipleriyle kurduğu güçlü iş birlikleri sayesinde hayvan sağlığının gelişimine çok yönlü katkı sunuyor. Markanın 58 yılı aşkın küresel deneyiminin temelinde, hayvan sağlığını geliştirmenin yolunun bilimsel bilgiyi üretmek, paylaşmak ve uygulamaya dönüştürmekten geçtiği anlayışı yer alıyor. Bu doğrultuda Royal Canin, yalnızca bilimsel beslenme çözümleri sunan bir marka olmanın ötesine geçiyor; veteriner hekimlik mesleğinin gelişimine yönelik uzun vadeli yatırımlar yapıyor. Bilim ve Eğitim Işığında 10 Yıllık Yolculuk: 400 Etkinlikte, 30 Bin Paydaşa Ulaşıldı Son 10 yılda yaklaşık 10 bin veteriner fakültesi öğrencisine ulaşan Royal Canin; üniversitelerle geliştirdiği iş birlikleri, Masters of Tomorrow (MOT) programı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde hayata geçirilen Klinik Beceri Laboratuvarı ile teorik bilgiyle uygulamayı bir araya getiren örnek eğitim modellerine de öncülük ediyor. Bugüne kadar 12 bin veteriner hekime ulaşan marka, Türkiye genelinde 15 bin veteriner kliniği ve pet shop ile bilgi paylaşımı gerçekleştirdi. Yaklaşık 70 bilimsel kongre ve 400 eğitim ile etkinlikte veteriner hekimlerle bir araya gelerek güncel bilimsel bilgiyi paylaşıyor, hayvan sağlığı alanındaki mesleki gelişime katkı sunuyor. “Sektörde Kalıcı ve Dönüştürücü Bir Etki Yaratmak İçin Büyük Bir Tutku İle Çalışmaya Devam Edeceğiz” Royal Canin’in 58 yılı aşan küresel bilimsel uzmanlığıyla Türkiye’de kedi ve köpek sağlığına ve sektöre kalıcı katkılar sunmaya devam ettiği bu özel yıldönümü vesilesiyle konuşan Royal Canin Avrasya Bölgesi Genel Müdürü Aslı Çelikkol, şirketin geçmişten aldığı bilimsel gücü ve geleceğe yönelik vizyonunu şöyle özetledi: “Royal Canin olarak 58 yılı aşkın küresel bilimsel birikimimizi Türkiye’de güçlü iş birlikleriyle bir araya getirerek, son 10 yılda kedi ve köpek sağlığına ve sektörümüze somut katkılar sunduk. Veteriner hekimler, pet shoplar, diğer hayvan sağlığı ve bakımı profesyonelleri ile hayvan sahipleriyle birlikte bilim temelli bir değer dünyası inşa ettik. Royal Canin’in Türkiye’deki 10 yılı, aynı zamanda dokunduğumuz her paydaşımızın yaşamını dönüştürme hikâyesidir.” “Önümüzdeki dönemde de bu bilimsel etkiyi ve liderlik ettiğimiz dönüşümü büyütmeye, odaklanıyoruz. Eğitim ve destek programlarımızı daha geniş kitlelere ulaştırarak, daha fazla kedi ve köpeğin sağlıklı, kaliteli ve uzun bir yaşam sürmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz. ‘HAYVANLAR İÇİN DAHA İYİ BİR DÜNYA’ vizyonumuzu Türkiye’de daha da ileri taşımak ve bilimsel yaklaşımımızla sektörde kalıcı ve dönüştürücü bir etki yaratmak için büyük bir tutku ile çalışmaya devam edeceğiz.” HAYVANLAR İÇİN DAHA İYİ BİR DÜNYA: 10 Yılda 200 Ton Bağış, 3 Milyon Sahipsiz Hayvana Ulaştı; Arama-Kurtarma ve Rehber Köpek Kapasitesinin Artırılması Desteklendi Royal Canin Türkiye, son 10 yılda deprem ve yangınlar gibi olağanüstü durumlar da dahil olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanındaki barınaklar ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla yaklaşık 200 ton mama bağışında bulundu. Bu destek, yaklaşık 3 milyon sahipsiz hayvanın beslenmesine katkı sağlarken, ihtiyaç anlarında sahada hızlı ve sürdürülebilir bir destek mekanizmasının oluşmasına da katkı sağlıyor. Bu katkı yalnızca kriz anlarıyla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda hayvanlar ve insanlar arasındaki bağın güçlendirilmesine odaklanan projelerle insan-hayvan etkileşiminin toplum genelinde daha görünür hale gelmesine katkı sağlıyor ve sektörde önemli bir etki yaratıyor. Royal Canin HAYVANLAR İÇİN DAHA İYİ BİR DÜNYA vizyonu etrafında ördüğü kurumsal sosyal sorumluluk anlayışı kapsamda aynı zamanda AKUT, Arama Kurtarma Köpekleri Derneği (AKKD), Pulsar Arama Kurtarma ve Yardım Derneği ve SAR Arama Kurtarma ve Acil Yardım Derneği iş birlikleriyle Türkiye’nin arama-kurtarma köpeği kapasitesinin gelişimine destek veriyor; yaklaşık 30 arama-kurtarma köpeğinin eğitim ve beslenme süreçleri güçlendiriliyor. Rehber Köpekler Derneği ile yürüttüğü çalışmalarla ise görme engelli bireylerin yaşamını kolaylaştıran rehber köpeklerin yetiştirilmesine destek olarak insan ve hayvan arasındaki yaşamı dönüştüren bağın güçlenmesine katkı sağlıyor. HEPAD, Kurtaran Ev, HİPDER, TURMEPA, Toplum Gönüllüleri Vakfı ve Koruncuk Vakfı gibi sivil toplum kuruluşlarıyla yürütülen iş birlikleri ise bu etkiyi genişleterek hayvanlar, insanlar ve çevre arasnda daha güçlü bir bağ kurulmasına katkı sağlıyor. Hayvanlar, İnsanlar Ve Çevre İçin Kalıcı Değer Üretmeye Devam Edeceğiz Royal Canin Avrasya Bölgesi Kurumsal İlişkiler Direktörü Tuba Güven Saraçoğlu, Royal Canin'in Türkiye'deki 10 yıllık yolculuğunu değerlendirerek şunları söyledi: "Royal Canin olarak 10 yıldır Türkiye'de 'HAYVANLAR İÇİN DAHA İYİ BİR DÜNYA' vizyonuyla hareket ediyoruz. Kedi ve köpeklerin sağlığını desteklemenin; veteriner hekimlerin gelişimine katkı sunmanın, hayvan sahiplerinin doğru bilgiye erişimini sağlamanın ve toplumsal fayda üretmenin birbirinden ayrılmaz değerler olduğuna inanıyoruz. Attığımız her adımın temelinde de bu bütüncül yaklaşım yer alıyor." "Uzman beslenme çözümlerimizle desteklediğimiz her kedi ve köpeğin yanında; eğitim programlarımız, bilimsel iş birliklerimiz ve sosyal sorumluluk çalışmalarımızla daha fazla yaşamı olumlu yönde etkilemeyi hedefliyoruz. Çünkü bizim için gerçek başarı yalnızca ulaştığımız sayılarla değil; hayvanların, insanların ve içinde yaşadığımız dünyanın geleceğine sağladığımız uzun vadeli katkıyla ölçülüyor. Türkiye'deki ilk 10 yılımız boyunca birlikte ürettiğimiz değeri ve yarattığımız dönüşümü daha da ileri taşımak için çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde de eğitim yatırımlarımızı, bilimsel iş birliklerimizi ve sosyal fayda projelerimizi güçlendirerek etkimizi büyütmeye; hayvanlar, insanlar ve çevre için kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kedi ve Köpek Bakımında Yeni Yaz Rutini Haber

Kedi ve Köpek Bakımında Yeni Yaz Rutini

Uzmanlar, yaz aylarında bakım rutinlerinin mevsim koşullarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğine dikkat çekerken, Royal Canin "mevsimsel adaptasyon" yaklaşımıyla hayvan sahiplerine bilim temelli öneriler sunuyor. Karışık besleme yöntemi başta olmak üzere doğru bakım uygulamalarıyla sıcak havaların oluşturabileceği risklerin azaltılması ve kedi ile köpeklerin yaz aylarını daha sağlıklı geçirmesi hedefleniyor. Yaz aylarında artan sıcaklıklar, insanlar kadar kedi ve köpeklerin de günlük yaşamını, beslenme düzenini ve genel sağlık durumunu doğrudan etkiliyor. Su tüketimindeki azalma, iştah değişiklikleri ve sıcak stresine bağlı sağlık riskleri, bakım rutinlerinin mevsim koşullarına göre yeniden şekillendirilmesini gerekli kılıyor. Uzmanlar, bu dönemde en etkili yaklaşımın "mevsimsel adaptasyon" olduğunu belirtiyor. Mevsimsel adaptasyon; beslenmeden günlük rutine, su tüketiminden aktivite saatlerine kadar tüm bakım süreçlerinin yaz koşullarına göre yeniden düzenlenmesini ifade ediyor. Böylece sıcak havaların oluşturabileceği risklerin azaltılması ve kedi ile köpeklerin yaşam kalitesinin korunması hedefleniyor. Yaz dönemine uygun beslenme yaklaşımı: Karışık Besleme Yaz aylarında kedi ve köpeklerde en sık karşılaşılan sorunlar arasında su tüketiminde azalma, sıvı kaybı riski, iştah düşüklüğü, sıcak çarpması, pati yüzeylerinde yanıklar, dış parazit artışı ve davranış değişiklikleri yer alıyor. Özellikle yavru, yaşlı ve kronik rahatsızlığı bulunan hayvanların bu dönemde daha yakından takip edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Royal Canin, yaz aylarında artan sıcaklıkların beslenme ve sıvı tüketimi üzerindeki etkilerine karşı "Karışık Besleme" yaklaşımını öneriyor. Yaş ve kuru mamanın birlikte kullanıldığı bu yöntem, su tüketimini desteklerken iştahın korunmasına da katkı sağlıyor. Yıl boyunca dengeli beslenmenin önemli bir parçası olan karışık besleme, özellikle su tüketiminin azalabildiği ve sıvı kaybı riskinin arttığı yaz aylarında daha da kritik hale geliyor. “Beslenme planı veteriner hekim rehberliğinde oluşturulmalıdır.” Royal Canin Avrasya Bilimsel İletişim ve İlişkiler Yöneticisi Veteriner Hekim Murat Altunyuva, karışık beslemenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Mevsimsel değişiklikler, kedi ve köpeklerin beslenme ihtiyaçlarını da etkileyebilir. Özellikle yaz aylarında artan sıcaklıklar nedeniyle iştah azalabilir ve yeterli sıvı tüketimini desteklemek daha önemli hale gelir. Karışık besleme yaklaşımı; kuru mamanın besin yoğunluğu ile yaş mamanın yüksek nem içeriğini bir araya getirerek hem beslenmeyi daha cazip hale getiriyor hem de günlük sıvı alımını destekliyor. Ancak en doğru beslenme planı, her kedi ve köpeğin yaşı, yaşam tarzı ve sağlık durumu dikkate alınarak veteriner hekim rehberliğinde oluşturulmalıdır. Bununla birlikte, yaz aylarında yürüyüş saatlerinin yeniden düzenlenmesi, serin dinlenme alanlarının oluşturulması, su tüketiminin teşvik edilmesi ve düzenli parazit koruması gibi günlük bakım rutinlerinde yapılacak basit ancak etkili değişiklikler de sıcak havaların olumsuz etkileriyle mücadele ederken kedi ve köpeklerin sağlığını desteklemeye önemli katkı sağlar." Yaz boyunca kedi ve köpekler için dikkat edilmesi gerekenler Beslenmenin yanı sıra günlük yaşam rutininde yapılacak küçük düzenlemeler de sıcak havalarda kedi ve köpeklerin sağlığını korumada önemli rol oynuyor. İşte, yaz boyunca dikkat edilmesi önerilen temel bakım uygulamaları: Gezdirme saatlerini serin zamanlara kaydırın Köpeklerin yürüyüşleri sabah erken saatlerde veya akşam güneş battıktan sonra yapılmalıdır. Öğle saatlerinde güneş altında yürüyüş yapmak, sıcak çarpmasının yanı sıra aşırı ısınan asfalt nedeniyle pati yanıklarına da neden olabilir. Su tüketimini destekleyin Su kapları gün içerisinde birkaç kez yenilenmeli, serin ve gölgeli alanlarda bulundurulmalıdır. Gerektiğinde suya buz eklenerek içme isteği artırılabilir. Karışık besleme uygulaması da günlük sıvı alımını destekleyen önemli yöntemlerden biridir. Öğün düzenini gözden geçirin İştahın azalabileceği yaz döneminde öğünler günün serin saatlerinde verilmelidir. Aktivite düzeyine göre porsiyonlar yeniden değerlendirilmeli, gerekirse veteriner hekimle birlikte beslenme planı güncellenmelidir. Düzenli tüy bakımı yapın Tüyler düzenli olarak taranmalı, keçeleşmiş bölgeler açılarak derinin hava alması sağlanmalıdır. Serin dinlenme alanları oluşturun Kedi ve köpeklerin dinlenebileceği serin, gölgeli ve havadar alanlar oluşturulmalıdır. Serin pet yatakları, fayans zeminler veya soğutucu minderler sıcak havalarda konfor sağlayabilir. Klima veya vantilatör kullanılıyorsa doğrudan hava akımına maruz bırakılmamalarına dikkat edilmelidir. Araçta kesinlikle yalnız bırakmayın Araç içerisindeki sıcaklık yalnızca birkaç dakika içinde hayati risk oluşturabilecek seviyelere ulaşabilir. Camların açık olması bu riski ortadan kaldırmaz. Bu nedenle kedi ve köpekler hiçbir koşulda araç içerisinde yalnız bırakılmamalıdır. Parazit korumasını ihmal etmeyin Yaz ayları; kene, pire, sinek ve sivrisinek gibi dış parazitlerin en yoğun görüldüğü dönemdir. Parazit kaynaklı hastalıklara karşı veteriner hekimin önerdiği koruyucu uygulamalar aksatılmamalı, özellikle seyahat edecek hayvanlarda gerekli hazırlıklar önceden tamamlanmalıdır. Veteriner hekiminizle birlikte hareket edin Royal Canin, yaz aylarında kedi ve köpeklerin değişen ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgularken, beslenme ve bakım süreçlerinin her hayvanın yaşına, sağlık durumuna ve yaşam tarzına göre veteriner hekim rehberliğinde planlanmasının önemine dikkat çekiyor. Yaz boyunca alınacak doğru ve zamanında önlemler, sıcak havaların oluşturabileceği riskleri azaltırken kedi ve köpeklerin daha sağlıklı, güvenli ve konforlu bir yaz geçirmesine katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.