Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Veteriner Hekim

Kapsül Haber Ajansı - Veteriner Hekim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veteriner Hekim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Manisa Büyükşehir’den İşçilere Prim ve Eğitim Müjdesi Haber

Manisa Büyükşehir’den İşçilere Prim ve Eğitim Müjdesi

Manisa Büyükşehir Belediyesi ile DİSK/Genel-İş Manisa Şubesi arasında, belediye bünyesinde görev yapan işçilerin haklarını iyileştirmeye yönelik ek protokol imzalandı. Başkanlık makamında gerçekleşen imza törenine Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Ata Temiz, İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı Fatma Bozan, Genel-İş Manisa Şube Başkanı Özgür Genç ve sendika yönetimi katıldı. Zorlu Mesaiye Performans Primi İmzalanan protokolün en dikkat çeken maddelerinden biri, kentin yoğun yağış aldığı dönemlerde canla başla çalışan işçilere yönelik oldu. Ocak ve Şubat aylarındaki olağanüstü hava koşullarında görev yapan personellere, gösterdikleri özveri karşılığında bir yevmiye ile on yevmiye arasında değişen tutarlarda performans primi ödenecek. Teknik Kadrolara 15 Bin TL İyileştirme Toplu İş Sözleşmesi’nin 14. grubunda yer alan teknik ve uzman personeli de sevindiren bir gelişme yaşandı. Mühendis, hekim, avukat ve veteriner hekim gibi unvanlarda görev yapan işçilere aylık brüt 15.000 TL tutarında ek ödeme yapılması kararlaştırıldı. Belediye Destekli Mesleki Eğitim Çalışanların mesleki gelişimlerine de odaklanan protokol uyarınca, personelin alacağı eğitimlerin masrafları belediye tarafından karşılanacak. Bu adımla, Manisa halkına sunulan hizmet kalitesinin artırılması ve personelin uzmanlaşması hedefleniyor. Başkan Dutlulu, “Alın Terini Korumaya Devam Ediyoruz” İmza töreninde konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, çalışma arkadaşlarının her zaman yanında olduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Çalışma arkadaşlarımızın emeğini ve alın terini koruyan adımlar atmaya devam ediyoruz. DİSK/Genel-İş ile imzaladığımız protokol kapsamında; yağışlı hava koşullarında fedakarca görev yapan işçilerimize performans primi uygulamasını hayata geçiriyor, teknik ve uzman kadrolarımız için iyileştirmeler sağlıyor ve tüm personelimize belediyemiz destekli mesleki eğitim imkanı sunuyoruz. Şehrimize değer katan tüm mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyor, kararların hayırlı olmasını diliyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kedi ve Köpeklerin %40’ı Fazla Kilolu veya Obez Haber

Kedi ve Köpeklerin %40’ı Fazla Kilolu veya Obez

Kedi ve köpeklere yönelik sağlıklı beslenme çözümleri sunan Royal Canin’in, kedi ve köpek obezitesine ilişkin gerçekleştirdiği kapsamlı uluslararası araştırmanın sonuçlarına göre, dünya genelinde yetişkin kedi ve köpeklerin %40’ı fazla kilolu veya obez kategorisinde yer alıyor. İngiltere, Fransa, Çin, Hindistan, Meksika, İspanya, Portekiz ve Brezilya’dan 14.000’den fazla hayvan sahibi ile 1.750 veteriner hekimin katıldığı çalışma, kedi ve köpeklerin kilo yönetiminde ciddi bir bilgi eksikliğine işaret ediyor. Araştırma bulgularına göre, kedi ve köpek sahiplerinin; %26’sı sağlıklı kilonun ne olduğunu bilmediğini belirtiyor.%17’si yanlış bilgilendirmenin en büyük engel olduğunu ifade ediyor.veteriner hekimlerin %29’u, tüketicilere ulaştırılan yanlış veya çelişkili bilgilerin kilo yönetimi konusunda iletişimi zorlaştırdığını düşünüyor. Veteriner hekimlerin; %44’ü son yıllarda kedi ve köpek obezitesinin arttığını gözlemliyor.%45’i ise bireylerin kedi ve köpekte fazla kilonun risklerini hafife aldığını belirtiyor. Veteriner hekimler güvenilir bilgi kaynağı olarak görülse de her 5 kişiden 1’i beslenme ve kilo kontrolü konusunda sosyal medyaya başvuruyor. Bu oran Z kuşağı arasında %55’e kadar yükseliyor. Uzman Görüşü: Türkiye’den Değerlendirme Royal Canin Avrasya Bilimsel İletişim ve İlişkiler Yöneticisi Veteriner Hekim Murat Altunyuva konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Fazla kilolu kedi ve köpekleri gördüğümüzde, bize şirin gelmemeliler aksine onlar için endişelenmeliyiz çünkü kedi ve köpek obezitesi ciddi bir sağlık sorunudur. Obezite onlar için diyabetten eklem problemlerine, kalp ve solunum sistemi hastalıklarından yaşam süresinin kısalmasına kadar birçok ciddi sağlık riskini beraberinde getiriyor.” “Türkiye’de hayvan sahipliğinin artmasıyla birlikte, doğru ve bilimsel temelli beslenme bilgisinin önemi de her geçen gün büyüyor. Sağlıklı kilo yönetimi; doğru porsiyonlama, yaşa ve yaşam tarzına uygun beslenme planı, düzenli egzersiz ve periyodik veteriner kontrollerinin bir bütün olarak ele alınmasıyla mümkün. Tüketicilerin güvenilir bilgiye ulaşmasını desteklemek ve veteriner hekimlerle açık iletişimi teşvik etmek, daha uzun ve sağlıklı bir yaşamın temelini oluşturuyor.” Türkiye’de Kedi ve Köpekler İçin Obezite Riski Artıyor Türkiye’de kedi ve köpek sahipliği hızla artarken, obezitenin önlenmesi konusunda farkındalığın güçlendirilmesi kritik önem taşıyor. Uzmanlar, kedi ve köpeklerin düzenli kilo takibinin yapılması, ödül mamalarının kontrollü verilmesi ve insan yiyeceklerinden kaçınılması gerektiğini vurguluyor. Doğru beslenme alışkanlıkları ve düzenli veteriner kontrolü, kedi ve köpeklerin daha uzun, sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmesinde belirleyici rol oynuyor. Royal Canin® Hakkında: Mars Petcare çatısı altında faaliyet gösteren Royal Canin dünya çapında lider bir şirket olup, kedi ve köpeklere yönelik sağlıklı beslenme sunan ROYAL CANIN® markasının sahibidir. 1968 yılında Fransız veteriner hekim Jean Cathary tarafından kurulduğu günden bu yana, kedi ve köpeklere sağlıklı beslenme çözümleri sunmakta ve onların yaşam kalitesini artırmak için tüm dünyada beslenme uzmanları, hayvan yetiştiricileri ve veteriner hekimlerle ortaklıklar geliştirerek çalışmalar yürütmektedir. Bugün 100’den fazla ülkede 8000’i aşkın çalışanı ile faaliyet göstermekte ve kedi ve köpeklerin eşsiz özellik ve ihtiyaçlarını tüm çalışmalarının merkezine koymaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pet Ebeveynleri Parazit Riskleri Konusunda Yeterli Farkındalığa Sahip Değil Haber

Pet Ebeveynleri Parazit Riskleri Konusunda Yeterli Farkındalığa Sahip Değil

Her yıl 20 Mart'ta kutlanan Dünya Parazit Farkındalık Günü; pire, kene ve iç parazitlerin dünya genelindeki patili dostlarımız için en yaygın sağlık tehditlerinden biri olduğunu, ancak bu durumun kolayca önlenebileceğini hatırlatan önemli bir gündür. Türkiye dahil çeşitli ülkelerden toplam 6.500 pet ebeveyninin katılımıyla gerçekleştirilen küresel bir araştırma1; parazitlere sık maruz kalınmasına rağmen, dünya genelindeki pet ebeveynlerinin daha yüksek bir farkındalığa, daha net yönlendirmelere, eğitime ve çok daha güçlü koruyucu alışkanlıklara ciddi bir ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Katılımcıların %27'si parazit riskleri hakkında çok az bilgi sahibi olduğunu veya hiçbir fikri olmadığını belirtirken, büyük bir çoğunluk (%75) korunma yolları hakkında daha net tavsiyeler almaya ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor. Aynı zamanda, katılımcıların %43'ü patili dostlarının daha önce bir parazit enfeksiyonu geçirdiğini, her beş vakadan birinin ise son bir yıl içinde yaşandığını belirtiyor. Bu bulgular, yaşanan deneyim ile bilgi düzeyi arasındaki kritik boşluğu gözler önüne sererken, farkındalığın artırılmasına ve daha tutarlı koruyucu adımlar atılmasına duyulan ihtiyacı da vurguluyor. Sadece Amerika Birleşik Devletleri'nde 1,2 milyondan fazla köpeğin kalp kurdu taşıdığı tahmin ediliyor2. Avrupa'da aynı hastalık yeni ülkelere yayılırken; Latin Amerika, Afrika ve Asya'nın bazı bölgelerinde kalp kurdu vakaları bölgesel koşullar nedeniyle yüksek seyretmeye devam ediyor. Dış parazitler açısından bakıldığında ise keneler, dünya çapında evcil hayvanlarda yaygın olarak görülüyor. Örneğin, İtalya'da yakın zamanda yapılan bir araştırma, köpeklerin %47'sinden fazlasının enfekte olabileceğini gösterirken3; Güneydoğu Asya'daki benzer çalışmada ise bir ebeveyne sahip köpeklerin %67'ye varan bölümünde en az bir kene tespit edildiği belirtiliyor4. Kanla beslenen bu parazitler; Lyme hastalığı (eklem ağrısına ve bazen böbrek hasarına yol açan), babesioz (kırmızı kan hücrelerini yok eden bir enfeksiyon) veya ehrlichiosis (ateş ve kanama eğilimi yaratan bakteriyel bir enfeksiyon) gibi şiddetli ve yaşamı tehdit edebilen hastalıkları bulaştırabiliyor. Patili dostlarımızda yarattıkları rahatsızlık ve hastalıkların yanı sıra, bazı parazitler insanlara da bulaşarak enfeksiyon yayabiliyor. Türkiye’ye baktığımızda ise köpeklerde görülen kalp kurdu hastalığı oldukça yaygın ancak ülkenin her yerinde aynı sıklıkta görülmüyor. Hastalık dağılımına bakıldığında, bu rahatsızlığın deniz kıyısındaki bölgelerde daha fazla, iç kesimlerde ise daha az görüldüğü rapor ediliyor. Türkiye genelinde hastalığın görülme sıklığının %2 ile %40 arasında değiştiği belirtiliyor⁵. Farklı illerde yapılan çalışmalar da bu durumu doğruluyor: Sivas'ta laboratuvar testleriyle yapılan bir araştırmada hastalığa rastlanma oranı %2,9 olarak bulunurken⁶; Kayseri'de 280 köpeğin incelendiği bir çalışmada bu oran %9,6 olarak bildiriliyor⁷. Ege Bölgesi'nde, Aydın ve İzmir'de sokak köpekleri üzerinde yapılan bir araştırmada hastalığın görülme oranının %13,9 olduğu rapor ediliyor⁸. Hatay'da gerçekleştirilen başka bir araştırmada ise 269 köpeğin %26'sında kalp kurdu tespit edilirken; özellikle deniz ve nehir kenarındaki bölgelerde bu oranın %30'un üzerine çıktığı belirtiliyor⁹. Tüm bu veriler, Türkiye'de kalp kurdu hastalığının görülme sıklığının, bulunulan bölgenin iklim ve coğrafi koşullarına göre büyük ölçüde değişiklik gösterdiğini ortaya koyuyor. Artan sıcaklıklar ve sıklaşan seyahatler nedeniyle parazitler giderek daha geniş alanlara yayıldıkça, koruyucu önlemlerin değeri her zamankinden daha fazla gündeme geliyor. Veteriner hekimler; risklerin değerlendirilmesinde, uygun koruma yöntemlerinin önerilmesinde ve bilinçli bakımın desteklenmesinde kilit bir rol oynuyor. Evcil hayvan sahiplerinin %70'inin birinci derecede referans kabul ettiği veteriner hekimler, evcil hayvan sağlığı konusunda en güvenilir bilgi kaynağı olmaya devam ediyor. Parazit riski, yaşanılan bölgeye, mevsime ve yaşam tarzına göre değişiklik gösterdiği için; hem patili dostları hem de insanları korumak adına kişiselleştirilmiş tavsiyeler, düzenli kontroller ve koruyucu çözümlerin bilinçli kullanımı büyük önem taşıyor. Hayvan sağlığı alanında küresel bir lider olan Boehringer Ingelheim, Dünya Parazit Farkındalık Günü'nü, parazitlerin ne kadar kolay önlenebileceği konusunda farkındalık yaratmayı amaçlayan "Küçük sevgi adımları, hayatın büyük anları" kampanyasının lansmanıyla kutluyor. Boehringer Ingelheim Pet İş Birim Müdürü Veteriner Hekim Orkun Bürün, kampanya ile ilgili şunları söyledi: “Parazitlerden korunma, pet ebeveynlerinin patili dostlarına verdikleri değeri göstermelerinin en basit ve anlamlı yollarından biri. Ancak araştırmamız, farkındalığın her zaman düzenli bir eyleme dönüşmediğini gösteriyor. Bu kampanya aracılığıyla, pet ebeveynlerinin koruyucu rutinleri 'küçük bir sevgi adımı' olarak benimsemelerini hedefliyoruz. Çünkü bu adımlar, patili dostlarımızı güvende tutarak onlarla daha mutlu ve sağlıklı anlar paylaşmamızı sağlıyor.” Koruyucu bakımı geliştirmeye odaklanan Boehringer Ingelheim; araştırmalara yatırım yapmaya, veteriner hekimlerle yakın iş birliğini sürdürmeye ve pet ebeveynlerinin bilinçli kararlar almasını güçlendiren bilinçlendirme girişimlerini desteklemeye devam ediyor. Kuzey Yarımküre'de ilkbaharın başlarına ve Dünya Parazit Farkındalık Günü'ne denk gelen bu kampanya, birçok bölgede parazit aktivitesinin artmaya başladığı bir dönemde hayata geçiriliyor. Kampanya, patili dostların sağlığını korumaya yardımcı olan ve ebeveynleriyle kurdukları bağı güçlendiren basit bakım alışkanlıklarını teşvik ederek, araştırma bulgularını somut bir adıma dönüştürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkent Market ve Mobil Marketlerle Yerli Besi Et Satışı Devam Ediyor Haber

Başkent Market ve Mobil Marketlerle Yerli Besi Et Satışı Devam Ediyor

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), sağlıklı ve kaliteli pek çok ürün ve et çeşitlerinin bulunduğu Başkent Marketler ile hem üreticiyi hem de tüketiciyi desteklemeye devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi Halk Ekmek Fabrikası Başkent Marketler ve Mobil Marketler aracılığı ile Ramazan ayı boyunca Başkentin dört bir tarafına et ürünleri satışı ulaştırmayı sürdürüyor. Ramazan’ın ilk günü olan 19 Şubat Perşembe günü başlayan satışlar kapsamında sadece 4 günlük sürede toplam 15 bin 122 kilogram et satışı gerçekleştirildi. ANKARA’NIN DÖRT BİR TARAFINA ULAŞTIRILIYOR GİMAT, Batıkent, Sıhhiye, Kızılay, ASKİ, ABB, Etimesgut, Mamak, Şafaktepe, Ulus Hali Başkent Market şubeleri ile Gökkuşağı Fabrika Satış Mağazası ile 3 Başkent Mobil Market’te yerli üreticilerden temin edilen yüzde yüz yerli et ürünlerinin satışı 10.00-17.00 saatleri arasında gerçekleştiriliyor. Cebeci Dörtyol, Turkuaz TOKİ ve Gölbaşı’nda satışlarına devam eden Başkent Mobil Marketler ise 25 Şubat Çarşamaba günü Elmadağ ilçe merkezi, Hasanoğlan ve Güvenpark’ta, 26 Şubat Perşembe günü Kalecik, Çubuk ve Altındağ Hüseyingazi Mahallesi’nde, 27 Şubat Cuma günü de Akyurt, Pursaklar ve Altındağ Hüseyingazi Mahallesi’nde olacak. Mobil Marketlerin satış gerçekleştirecekleri noktalar sosyal medya hesaplarından takip edilebilir. ÜRETİCİ KOOPERATİFLERDEN TEDARİK EDİLİYOR Kahramankazan, Çubuk, Kızılcahamam ve Ayaş’taki üretici kooperatiflerinden tedarik edilen yüzde yüz yerli besi et ürünleri, Ankara’daki kesimhanelerde veteriner hekim kontrolünde kesimi sağlanarak antemortem ve postmortem muayenelerden geçirildikten sonra satışa sunuluyor. Ankara Halk Ekmek Fabrikası Sorumlu Veteriner Hekim Mutlu Ergün, “Ankaralı besi üreticilerimizin hayvanlarını, Ankara’ya yakın olan mezbahanelerde İslami koşullara uygun olarak kurumumuz veteriner hekimlerinin muayenesinin ardından hijyenik koşullarda vatandaşlarımıza ulaştırıyoruz. Ankara halkı bize güvendiği için alışverişe geliyor” dedi. VATANDAŞ YERLİ BESİYİ TERCİH EDİYOR Kızılay Başkent Market Şubesi ile Gölbaşı ve Cebeci Dörtyol mobil marketlerde et alışverişi yapmaya gelen vatandaşlar memnuniyetlerini şu sözlerle dile getirdi: -İbrahim Akgül: “Belediye daha güvenilir olduğu için burayı tercih ediyoruz. Her zaman geldiği zaman alıyoruz.” -Suzan Ergin: “Geçen sene de aldım memnundum. Bu sene de kuyruğa durdum. Her yere göre uygun.” -Fikret Akliman: “Güzel bir uygulama. Emekliler zaten ete falan hasret kaldı. Allah razı olsun başkanımızdan. Belediye olduğu için güvenilir.” -Metin Çelik: “Çok uygun, çok güzel. Mansur Başkan’ımıza teşekkür ederiz.” -Muhittin Demirkan: “Mansur Başkan’a teşekkür ederiz. Mübarek günde faydalanıyoruz bu hizmetten, Allah razı olsun. Fiyatları market fiyatlarına göre çok iyi.” -Leyla Yıldırım: “Öncelikle Mansur Başkan’ıma güveniyorum. Güvendiğim için tercih ediyorum satışı görür görmez hemen geldim. İthal et olmadığından emin olduğum için alışveriş yapıyorum. Teşekkür ediyorum.” -Nergis Ular: “İlk defa gördüm, hoşuma gitti, etleri beğendim ve aldım. Öncelikle fiyat uygun, hizmet ayağımıza gelmiş daha ne olsun.” -Hülya Kaya: “Büyükşehir kötü bir şey yedirmez bize. Buraya devamlı geliyorum, buraya güveniyorum, güler yüzlü personeli var.” -Aynur Yılmaz: “Başkent Market hem uygun hem kaliteli. Diğer yerlerde et ithal ya da etin nasıl olduğunu bilmiyoruz. Bu desteklere ihtiyacımız var emekliyiz. Ramazan boyunca gelip almak istiyorum. Benim için çok iyi.” -Muzaffer Apaydın: “Ben süreli müşterisiyim hep buradan alışveriş yapıyorum. Geçen yılda et satışı yapmıştı Büyükşehir bu yılda satış var. Çok güzel bir hizmet. Tüm et çeşitlerini aldım. Burası temiz ve kooperatif ürünleri satılıyor. Fiyatlar güzel, alınan ürünlerde güzel. Personel de güler yüzlü hizmet veriyor. Kasap olarak hep burayı kullanıyorum. Ayrıca etin yerli olması da bizim için avantaj.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyada 600 Milyondan Fazla, Türkiye’de ise Yaklaşık 10 Milyon Kedi İnsanlarla Birlikte Yaşıyor Haber

Dünyada 600 Milyondan Fazla, Türkiye’de ise Yaklaşık 10 Milyon Kedi İnsanlarla Birlikte Yaşıyor

Dünyada 600 milyondan fazla, Türkiye’de ise yaklaşık 10 milyon kedi insanlarla birlikte yaşıyor. Bu veriler, kedilerin yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ortaya koyuyor. Son yıllarda yaşanan kedi sahipliğindeki artış eğilimi ile birlikte, modern yaşam dinamiklerine de uyum sağlayabilen kediler, yalnızca yaşamlarımızı, yaşam alanlarımızı birleştirdiğimiz canlılar değil; aynı zamanda duygusal, psikolojik ve sosyal iyilik halinin de önemli bir parçası haline geliyor. Bilimsel araştırmalar, kedilerin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini net biçimde ortaya koyuyor. Kedilerle etkileşim, beynin dopamin ve serotonin salgılamasını tetikleyerek stres seviyesini düşürüyor, mutluluk ve sakinlik hissini artırıyor. Uzun süreli araştırmalar, kedi sahiplerinin kalp krizi ve kardiyovasküler hastalıklardan kaynaklı ölüm risklerinin, hiç kedi sahibi olmayan bireylere kıyasla anlamlı derecede daha düşük olduğunu ortaya koyuyor. Aynı zamanda kedilerin, kan basıncını düşürdüğü, stresi azalttığı ve bağışıklık sistemini destekleyen hormonların salgılanmasına katkı sağladığı bilimsel olarak doğrulanıyor. Öte yandan kedi sahipliği, kaygı ve depresyonla mücadelede önemli bir rol oynuyor. Araştırmalar, hayvan sahiplerinin daha yüksek benlik saygısına, olumlu öz-imaja ve daha düşük yalnızlık düzeyine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle gençlerde ve yaşlı bireylerde, kedilerle kurulan bağın bir "amaç duygusu" kazandırdığı; sosyal izolasyonu azalttığı ve ruh sağlığını iyileştirdiği gözlemleniyor. İnsan-Hayvan Bağı Araştırma Enstitüsü (HABRI) tarafından yapılan bir ankete göre, aile hekimlerinin yüzde 87’si hayvanların hastalarının ruh hâline olumlu katkı sağladığını belirtiyor. Ancak bu güçlü bağın sürdürülebilirliği, sorumlu hayvan sahipliği anlayışıyla mümkün. Sorumlu sahiplik; doğru beslenme, düzenli veteriner hekim kontrolleri, fiziksel ve sosyal ihtiyaçların karşılanması, güvenli yaşam alanları oluşturulması ve yaşam boyu bakım sorumluluğunu kapsayan bütüncül bir yaklaşımı ifade ediyor. Bu yaklaşım, hayvan refahını yalnızca bireysel duyarlılık değil; bilimsel, etik ve sistematik bir süreç yönetimi olarak ele almayı gerektiriyor. Royal Canin’den “Sorumlu Hayvan Sahipliği” vurgusu Royal Canin Avrasya Bölgesi Kurumsal İlişkiler Direktörü Tuba Güven Saraçoğlu konu ile ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Royal Canin olarak hayvan sağlığını, yaşam boyu süren bütünsel bir süreç olarak ele alıyoruz. Bilimsel araştırmalar, veteriner hekim iş birlikleri ve önleyici sağlık yaklaşımıyla geliştirdiğimiz beslenme çözümlerimiz, kedilerin yalnızca bugününü değil, tüm yaşam döngüsünü korumayı hedefliyor. Sorumlu hayvan sahipliği; bilinç, bilgi ve sürdürülebilir bakım anlayışıyla mümkündür. Dünya Kediler Günü vesilesiyle bu bilinci birlikte büyütmenin önemine inanıyoruz. Yarım asrı aşan bir süredir sahip olduğumuz tüm bilgi birikimi ve deneyimimizi, onları daha iyi anlayabilmek ve onlara daha iyi bir dünya sunabilmek için çeşitli kanallar aracılığıyla tüm paydaşlarımıza açıyoruz. Her bir kedi eşsiz ve buna paralel her birinin farklı beslenme ve bakım ihtiyaçları bulunuyor. Bu ihtiyaçları anlayıp ona göre çözümler üretmek kurulan bu bağın ve yaratılan değerin daha da büyümesine katkı sağlayacaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kedi ve Köpeklere Verilen Yiyecekler Sağlıklarını Riske Atabilir Haber

Kedi ve Köpeklere Verilen Yiyecekler Sağlıklarını Riske Atabilir

Yeni yıl, yalnızca insanlar için değil, kedi ve köpekler için de sağlıklı alışkanlıklar edinmek adına önemli bir başlangıç fırsatı sunuyor. Ancak yılbaşı döneminde değişen günlük rutinler ve “yalvarma davranışına” dayanamayıp sofradan verilen yiyecekler, hayvanların sağlığını ciddi şekilde tehdit edebiliyor. Royal Canin, kedi ve köpeklerin yaşam kalitesini korumak için üç temel başlığa dikkat çekiyor: dengeli beslenme, güvenli bir çevre ve düzenli veteriner hekim kontrolleri. Yılbaşı Sofraları Kedi ve Köpekler İçin Risk Taşıyor Yılbaşı döneminde kedi ve köpeklerde gıda kaynaklı zehirlenmeler, sindirim sistemi rahatsızlıkları ve yabancı cisim yutma vakaları görülebiliyor. Hayvanlar için özel olarak üretilmemiş yiyeceklerin verilmesi; kısa vadede zehirlenmelere, uzun vadede ise kilo artışı ve obezite riskine yol açabiliyor. Özellikle yağlı, baharatlı ve şekerli gıdalar ile ani diyet değişiklikleri; kusma, ishal ve pankreatit gibi sindirim sistemi sorunlarının başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra yılbaşı süsleri, ambalaj ipleri ve küçük oyuncak parçaları da kedi ve köpekler için ciddi bir risk oluşturuyor. Bu tür nesnelerin yutulması, sindirim sistemi problemlerine ve bağırsak tıkanıklıklarına neden olabiliyor. Uzmanlar, bu tür eşyaların kedi ve köpeklerin erişemeyeceği alanlarda bulundurulmasını öneriyor. Yeni Yıl Kararları Onlar İçin de Geçerli Kedi ve köpekleriniz için alacağınız yeni yıl kararları, onların günlük rutinlerini daha sağlıklı hâle getirmek için önemli bir fırsat sunuyor. Uzmanlara göre uzun ve kaliteli bir yaşam için; yaşa ve özel ihtiyaçlara uygun dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve veteriner hekim kontrollerinin aksatılmaması büyük önem taşıyor. Bu üç temel alışkanlık, hem hastalıkların önlenmesine hem de hayvanların genel iyilik hâlinin korunmasına katkı sağlıyor. Royal Canin Avrasya Bilimsel İletişim ve İlişkiler Yöneticisi Veteriner Hekim Murat Altunyuva konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Yalvarma davranışlarına dayanamayıp kedi ve köpeklere verilen, masum gibi görünen yiyecekler ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Royal Canin olarak hayvanların dengeli ve ihtiyaçlarına uygun şekilde beslenmesini önemsiyoruz. İnsanlara özgü; şekerli, yağlı veya baharatlı gıdalar hayvanların metabolizmasıyla uyumlu olmadığı için mide-bağırsak rahatsızlıklarına, kilo dengesizliklerine ve daha ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Bu nedenle beslenme programlarının her dönemde veteriner hekim önerileri doğrultusunda planlanması, su tüketiminin sürekli desteklendiği bir yaşam alanı oluşturulması ve yaşa uygun yaş–kuru mama kombinasyonlarıyla dengeli beslenmenin sürdürülmesi büyük önem taşıyor.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.