Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Veteriner Hekim

Kapsül Haber Ajansı - Veteriner Hekim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veteriner Hekim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gemlik’te Barınak Ziyaretçilere Hep Açık Haber

Gemlik’te Barınak Ziyaretçilere Hep Açık

Belediyeden yapılan açıklamada, söz konusu görüntülerin güvenlik kamerası kayıtları üzerinden incelendiği ve görüntülerin temizlik ile rutin bakım çalışmalarından önce, sabahın erken saatlerinde çekildiğinin tespit edildiği belirtildi. Tesislerde ziyaret saatlerinin temizlik ve bakım çalışmalarına göre düzenlendiği, ziyaretçilerin belirlenen saatlerde tesisi ziyaret edebildiği ifade edildi. Açıklamada, Gemlik Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü bünyesinde Umurbey’de faaliyet gösteren Geçici Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi ile yeni faaliyete geçen Doğal Yaşam Alanı’nın, Tarım ve Orman Bakanlığı Bursa Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü Bursa Şubesi tarafından Valilik onayı kapsamında rutin olarak denetlendiği bildirildi. Ayrıca HAYBİS ve PETVET sistemlerine veteriner hekimler tarafından düzenli olarak bilgi girişi yapıldığı kaydedildi. Ziyaret Saatleri Mevzuat Kapsamında Düzenleniyor Belediyenin açıklamasında, hayvan bakımevlerinde ziyaretçi sayısı ve ziyaret saatlerine ilişkin düzenlemelerin ilgili mevzuat çerçevesinde kurumun tasarrufunda olduğu belirtildi. Umurbey Geçici Rehabilitasyon Merkezi ve Hayvan Bakımevi ile Kurtul’daki Doğal Yaşam Alanı’na ilişkin ziyaret uygulamalarının idarenin uhdesinde bulunduğu ve mevcut uygulamalarda mevzuata ve kanuna aykırı bir durum olmadığı ifade edildi. Kurtul Doğal Yaşam Alanı’nda yapım ve onarım çalışmalarının devam etmesi nedeniyle ziyaret saatlerinin kısıtlandığı bildirildi. Umurbey Geçici Rehabilitasyon Merkezi ve Hayvan Bakımevi’nde ise hayvan sahiplenmek veya ziyaret amacıyla vatandaşların belirlenen saatlerde tesise kabul edildiği belirtildi. Buna göre ziyaretler, 10.00-11.30 ve 14.00-15.30 saatleri arasında, iş yoğunluğu ve veteriner hekimlerin müsaitlik durumu dikkate alınarak, veteriner hekim eşliğinde ve koordinasyonunda gerçekleştiriliyor. Gemlik Belediyesi, Umurbey Geçici Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi ile Kurtul Doğal Yaşam Alanı’ndaki iş ve işlemlerin 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve ilgili uygulama yönetmeliği hükümleri doğrultusunda sürdürüldüğünü bildirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Royal Canin Türkiye 10. Yaşını Kutluyor Haber

Royal Canin Türkiye 10. Yaşını Kutluyor

2016 yılında Türkiye’deki faaliyetlerine başlayan Royal Canin, son 10 yılda 3 milyonu sahipsiz hayvanlar olmak üzere toplam 6,4 milyon kedi ve köpeğin sağlığına katkı sağladı. 300’ü aşkın uzman ürün portföyüyle yaşamın farklı evrelerine yönelik beslenme çözümleri sunan marka, bu süreçte yaklaşık 30 bin yavrunun gelişimini ve 60 bin hasta hayvanın tedavi sürecini destekledi. Veteriner hekimler, öğrenciler, klinikler ve pet shoplara yönelik eğitim programlarıyla bilimsel bilgi ve deneyimin yaygınlaşmasına katkıda bulunan Royal Canin, 200 ton mama bağışıyla yaklaşık 3 milyon sahipsiz hayvana ulaştı. Arama-kurtarma köpeklerine yönelik çalışmalarıyla ise insan ve hayvan arasındaki yaşam kurtaran bağı destekleyen güçlü iş birliklerine imza attı. Royal Canin, Türkiye’de yeni dönemine girerken bilimsel bilgi üretmeye, yenilikçi beslenme çözümleri geliştirmeye ve güçlü iş birlikleri kurmaya devam ederek; kedi ve köpeklerin daha sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmesine katkı sağlamayı hedefliyor. 1968 yılında veteriner hekim Jean Cathary tarafından kurulan Royal Canin, kuruluşundan bu yana "HAYVANLAR İÇİN DAHA İYİ BİR DÜNYA" vizyonuyla, kedi ve köpeklerin eşsiz ihtiyaçlarına odaklanan bilim temelli beslenme uzmanlığıyla hareket ediyor. 58 yılı aşkın köklü uzmanlığını sürekli geliştirerek hayvanların farklı ihtiyaçlarına özel çözümler sunan marka, bu bilimsel birikimini Türkiye’ye de taşıyor. Daha önce distribütör aracılığıyla yürütülen faaliyetlerini 2016 yılından bu yana kendi organizasyonu ile sürdüren Royal Canin, kedi ve köpek beslenmesinde sahip olduğu derin bilimsel uzmanlık ve bilgi birikimiyle hayvanların sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmesine ve hayvan sağlığı ekosistemine katkı sağlıyor. "Hayvan Sağlığını Dönüştüren 10 Yıl. Bir Ömür Süren Bağlılık" başlığıyla Türkiye'deki 10. yılını kutlayan marka, hayata geçirdiği kampanya ile bu süre boyunca paydaşları ile birlike hayvan sağlığında yarattığı dönüşüme odaklanıyor. Hayvan Sağlığını Dönüştüren Bilimsel Uzmanlık: Royal Canin’in 58 Yılı Aşan Bilimsel Uzmanlığı, Kedi ve Köpekler İçin Sağlık Sunuyor 2016 yılında faaliyetlerini kendi organizasyonuyla yürütmeye başlayan Royal Canin, "HAYVANLAR İÇİN DAHA İYİ BİR DÜNYA" vizyonunu Türkiye'de somut projelerle hayata geçirerek küresel uzmanlığını yerel ölçekte değere dönüştürüyor. Son 10 yılda 3,4 milyon kedi ve köpeğin sağlığını destekleyen marka, 300'ü aşkın uzman ürün portföyüyle yaşamın her evresine ve farklı sağlık ihtiyaçlarına yönelik beslenme çözümleri sunuyor; bugüne kadar yaklaşık 30 bin yavru kedi ve köpeğin sağlıklı gelişimine katkı sağlayan Royal Canin, 60 bin hasta hayvanın da tedavi sürecinde beslenme yönetimini destekledi. Royal Canin; veteriner hekimler, akademi, hayvan sağlığı profesyonelleri, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve hayvan sahipleriyle kurduğu güçlü iş birlikleri sayesinde hayvan sağlığının gelişimine çok yönlü katkı sunuyor. Markanın 58 yılı aşkın küresel deneyiminin temelinde, hayvan sağlığını geliştirmenin yolunun bilimsel bilgiyi üretmek, paylaşmak ve uygulamaya dönüştürmekten geçtiği anlayışı yer alıyor. Bu doğrultuda Royal Canin, yalnızca bilimsel beslenme çözümleri sunan bir marka olmanın ötesine geçiyor; veteriner hekimlik mesleğinin gelişimine yönelik uzun vadeli yatırımlar yapıyor. Bilim ve Eğitim Işığında 10 Yıllık Yolculuk: 400 Etkinlikte, 30 Bin Paydaşa Ulaşıldı Son 10 yılda yaklaşık 10 bin veteriner fakültesi öğrencisine ulaşan Royal Canin; üniversitelerle geliştirdiği iş birlikleri, Masters of Tomorrow (MOT) programı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde hayata geçirilen Klinik Beceri Laboratuvarı ile teorik bilgiyle uygulamayı bir araya getiren örnek eğitim modellerine de öncülük ediyor. Bugüne kadar 12 bin veteriner hekime ulaşan marka, Türkiye genelinde 15 bin veteriner kliniği ve pet shop ile bilgi paylaşımı gerçekleştirdi. Yaklaşık 70 bilimsel kongre ve 400 eğitim ile etkinlikte veteriner hekimlerle bir araya gelerek güncel bilimsel bilgiyi paylaşıyor, hayvan sağlığı alanındaki mesleki gelişime katkı sunuyor. “Sektörde Kalıcı ve Dönüştürücü Bir Etki Yaratmak İçin Büyük Bir Tutku İle Çalışmaya Devam Edeceğiz” Royal Canin’in 58 yılı aşan küresel bilimsel uzmanlığıyla Türkiye’de kedi ve köpek sağlığına ve sektöre kalıcı katkılar sunmaya devam ettiği bu özel yıldönümü vesilesiyle konuşan Royal Canin Avrasya Bölgesi Genel Müdürü Aslı Çelikkol, şirketin geçmişten aldığı bilimsel gücü ve geleceğe yönelik vizyonunu şöyle özetledi: “Royal Canin olarak 58 yılı aşkın küresel bilimsel birikimimizi Türkiye’de güçlü iş birlikleriyle bir araya getirerek, son 10 yılda kedi ve köpek sağlığına ve sektörümüze somut katkılar sunduk. Veteriner hekimler, pet shoplar, diğer hayvan sağlığı ve bakımı profesyonelleri ile hayvan sahipleriyle birlikte bilim temelli bir değer dünyası inşa ettik. Royal Canin’in Türkiye’deki 10 yılı, aynı zamanda dokunduğumuz her paydaşımızın yaşamını dönüştürme hikâyesidir.” “Önümüzdeki dönemde de bu bilimsel etkiyi ve liderlik ettiğimiz dönüşümü büyütmeye, odaklanıyoruz. Eğitim ve destek programlarımızı daha geniş kitlelere ulaştırarak, daha fazla kedi ve köpeğin sağlıklı, kaliteli ve uzun bir yaşam sürmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz. ‘HAYVANLAR İÇİN DAHA İYİ BİR DÜNYA’ vizyonumuzu Türkiye’de daha da ileri taşımak ve bilimsel yaklaşımımızla sektörde kalıcı ve dönüştürücü bir etki yaratmak için büyük bir tutku ile çalışmaya devam edeceğiz.” HAYVANLAR İÇİN DAHA İYİ BİR DÜNYA: 10 Yılda 200 Ton Bağış, 3 Milyon Sahipsiz Hayvana Ulaştı; Arama-Kurtarma ve Rehber Köpek Kapasitesinin Artırılması Desteklendi Royal Canin Türkiye, son 10 yılda deprem ve yangınlar gibi olağanüstü durumlar da dahil olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanındaki barınaklar ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla yaklaşık 200 ton mama bağışında bulundu. Bu destek, yaklaşık 3 milyon sahipsiz hayvanın beslenmesine katkı sağlarken, ihtiyaç anlarında sahada hızlı ve sürdürülebilir bir destek mekanizmasının oluşmasına da katkı sağlıyor. Bu katkı yalnızca kriz anlarıyla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda hayvanlar ve insanlar arasındaki bağın güçlendirilmesine odaklanan projelerle insan-hayvan etkileşiminin toplum genelinde daha görünür hale gelmesine katkı sağlıyor ve sektörde önemli bir etki yaratıyor. Royal Canin HAYVANLAR İÇİN DAHA İYİ BİR DÜNYA vizyonu etrafında ördüğü kurumsal sosyal sorumluluk anlayışı kapsamda aynı zamanda AKUT, Arama Kurtarma Köpekleri Derneği (AKKD), Pulsar Arama Kurtarma ve Yardım Derneği ve SAR Arama Kurtarma ve Acil Yardım Derneği iş birlikleriyle Türkiye’nin arama-kurtarma köpeği kapasitesinin gelişimine destek veriyor; yaklaşık 30 arama-kurtarma köpeğinin eğitim ve beslenme süreçleri güçlendiriliyor. Rehber Köpekler Derneği ile yürüttüğü çalışmalarla ise görme engelli bireylerin yaşamını kolaylaştıran rehber köpeklerin yetiştirilmesine destek olarak insan ve hayvan arasındaki yaşamı dönüştüren bağın güçlenmesine katkı sağlıyor. HEPAD, Kurtaran Ev, HİPDER, TURMEPA, Toplum Gönüllüleri Vakfı ve Koruncuk Vakfı gibi sivil toplum kuruluşlarıyla yürütülen iş birlikleri ise bu etkiyi genişleterek hayvanlar, insanlar ve çevre arasnda daha güçlü bir bağ kurulmasına katkı sağlıyor. Hayvanlar, İnsanlar Ve Çevre İçin Kalıcı Değer Üretmeye Devam Edeceğiz Royal Canin Avrasya Bölgesi Kurumsal İlişkiler Direktörü Tuba Güven Saraçoğlu, Royal Canin'in Türkiye'deki 10 yıllık yolculuğunu değerlendirerek şunları söyledi: "Royal Canin olarak 10 yıldır Türkiye'de 'HAYVANLAR İÇİN DAHA İYİ BİR DÜNYA' vizyonuyla hareket ediyoruz. Kedi ve köpeklerin sağlığını desteklemenin; veteriner hekimlerin gelişimine katkı sunmanın, hayvan sahiplerinin doğru bilgiye erişimini sağlamanın ve toplumsal fayda üretmenin birbirinden ayrılmaz değerler olduğuna inanıyoruz. Attığımız her adımın temelinde de bu bütüncül yaklaşım yer alıyor." "Uzman beslenme çözümlerimizle desteklediğimiz her kedi ve köpeğin yanında; eğitim programlarımız, bilimsel iş birliklerimiz ve sosyal sorumluluk çalışmalarımızla daha fazla yaşamı olumlu yönde etkilemeyi hedefliyoruz. Çünkü bizim için gerçek başarı yalnızca ulaştığımız sayılarla değil; hayvanların, insanların ve içinde yaşadığımız dünyanın geleceğine sağladığımız uzun vadeli katkıyla ölçülüyor. Türkiye'deki ilk 10 yılımız boyunca birlikte ürettiğimiz değeri ve yarattığımız dönüşümü daha da ileri taşımak için çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde de eğitim yatırımlarımızı, bilimsel iş birliklerimizi ve sosyal fayda projelerimizi güçlendirerek etkimizi büyütmeye; hayvanlar, insanlar ve çevre için kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kedi ve Köpek Bakımında Yeni Yaz Rutini Haber

Kedi ve Köpek Bakımında Yeni Yaz Rutini

Uzmanlar, yaz aylarında bakım rutinlerinin mevsim koşullarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğine dikkat çekerken, Royal Canin "mevsimsel adaptasyon" yaklaşımıyla hayvan sahiplerine bilim temelli öneriler sunuyor. Karışık besleme yöntemi başta olmak üzere doğru bakım uygulamalarıyla sıcak havaların oluşturabileceği risklerin azaltılması ve kedi ile köpeklerin yaz aylarını daha sağlıklı geçirmesi hedefleniyor. Yaz aylarında artan sıcaklıklar, insanlar kadar kedi ve köpeklerin de günlük yaşamını, beslenme düzenini ve genel sağlık durumunu doğrudan etkiliyor. Su tüketimindeki azalma, iştah değişiklikleri ve sıcak stresine bağlı sağlık riskleri, bakım rutinlerinin mevsim koşullarına göre yeniden şekillendirilmesini gerekli kılıyor. Uzmanlar, bu dönemde en etkili yaklaşımın "mevsimsel adaptasyon" olduğunu belirtiyor. Mevsimsel adaptasyon; beslenmeden günlük rutine, su tüketiminden aktivite saatlerine kadar tüm bakım süreçlerinin yaz koşullarına göre yeniden düzenlenmesini ifade ediyor. Böylece sıcak havaların oluşturabileceği risklerin azaltılması ve kedi ile köpeklerin yaşam kalitesinin korunması hedefleniyor. Yaz dönemine uygun beslenme yaklaşımı: Karışık Besleme Yaz aylarında kedi ve köpeklerde en sık karşılaşılan sorunlar arasında su tüketiminde azalma, sıvı kaybı riski, iştah düşüklüğü, sıcak çarpması, pati yüzeylerinde yanıklar, dış parazit artışı ve davranış değişiklikleri yer alıyor. Özellikle yavru, yaşlı ve kronik rahatsızlığı bulunan hayvanların bu dönemde daha yakından takip edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Royal Canin, yaz aylarında artan sıcaklıkların beslenme ve sıvı tüketimi üzerindeki etkilerine karşı "Karışık Besleme" yaklaşımını öneriyor. Yaş ve kuru mamanın birlikte kullanıldığı bu yöntem, su tüketimini desteklerken iştahın korunmasına da katkı sağlıyor. Yıl boyunca dengeli beslenmenin önemli bir parçası olan karışık besleme, özellikle su tüketiminin azalabildiği ve sıvı kaybı riskinin arttığı yaz aylarında daha da kritik hale geliyor. “Beslenme planı veteriner hekim rehberliğinde oluşturulmalıdır.” Royal Canin Avrasya Bilimsel İletişim ve İlişkiler Yöneticisi Veteriner Hekim Murat Altunyuva, karışık beslemenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Mevsimsel değişiklikler, kedi ve köpeklerin beslenme ihtiyaçlarını da etkileyebilir. Özellikle yaz aylarında artan sıcaklıklar nedeniyle iştah azalabilir ve yeterli sıvı tüketimini desteklemek daha önemli hale gelir. Karışık besleme yaklaşımı; kuru mamanın besin yoğunluğu ile yaş mamanın yüksek nem içeriğini bir araya getirerek hem beslenmeyi daha cazip hale getiriyor hem de günlük sıvı alımını destekliyor. Ancak en doğru beslenme planı, her kedi ve köpeğin yaşı, yaşam tarzı ve sağlık durumu dikkate alınarak veteriner hekim rehberliğinde oluşturulmalıdır. Bununla birlikte, yaz aylarında yürüyüş saatlerinin yeniden düzenlenmesi, serin dinlenme alanlarının oluşturulması, su tüketiminin teşvik edilmesi ve düzenli parazit koruması gibi günlük bakım rutinlerinde yapılacak basit ancak etkili değişiklikler de sıcak havaların olumsuz etkileriyle mücadele ederken kedi ve köpeklerin sağlığını desteklemeye önemli katkı sağlar." Yaz boyunca kedi ve köpekler için dikkat edilmesi gerekenler Beslenmenin yanı sıra günlük yaşam rutininde yapılacak küçük düzenlemeler de sıcak havalarda kedi ve köpeklerin sağlığını korumada önemli rol oynuyor. İşte, yaz boyunca dikkat edilmesi önerilen temel bakım uygulamaları: Gezdirme saatlerini serin zamanlara kaydırın Köpeklerin yürüyüşleri sabah erken saatlerde veya akşam güneş battıktan sonra yapılmalıdır. Öğle saatlerinde güneş altında yürüyüş yapmak, sıcak çarpmasının yanı sıra aşırı ısınan asfalt nedeniyle pati yanıklarına da neden olabilir. Su tüketimini destekleyin Su kapları gün içerisinde birkaç kez yenilenmeli, serin ve gölgeli alanlarda bulundurulmalıdır. Gerektiğinde suya buz eklenerek içme isteği artırılabilir. Karışık besleme uygulaması da günlük sıvı alımını destekleyen önemli yöntemlerden biridir. Öğün düzenini gözden geçirin İştahın azalabileceği yaz döneminde öğünler günün serin saatlerinde verilmelidir. Aktivite düzeyine göre porsiyonlar yeniden değerlendirilmeli, gerekirse veteriner hekimle birlikte beslenme planı güncellenmelidir. Düzenli tüy bakımı yapın Tüyler düzenli olarak taranmalı, keçeleşmiş bölgeler açılarak derinin hava alması sağlanmalıdır. Serin dinlenme alanları oluşturun Kedi ve köpeklerin dinlenebileceği serin, gölgeli ve havadar alanlar oluşturulmalıdır. Serin pet yatakları, fayans zeminler veya soğutucu minderler sıcak havalarda konfor sağlayabilir. Klima veya vantilatör kullanılıyorsa doğrudan hava akımına maruz bırakılmamalarına dikkat edilmelidir. Araçta kesinlikle yalnız bırakmayın Araç içerisindeki sıcaklık yalnızca birkaç dakika içinde hayati risk oluşturabilecek seviyelere ulaşabilir. Camların açık olması bu riski ortadan kaldırmaz. Bu nedenle kedi ve köpekler hiçbir koşulda araç içerisinde yalnız bırakılmamalıdır. Parazit korumasını ihmal etmeyin Yaz ayları; kene, pire, sinek ve sivrisinek gibi dış parazitlerin en yoğun görüldüğü dönemdir. Parazit kaynaklı hastalıklara karşı veteriner hekimin önerdiği koruyucu uygulamalar aksatılmamalı, özellikle seyahat edecek hayvanlarda gerekli hazırlıklar önceden tamamlanmalıdır. Veteriner hekiminizle birlikte hareket edin Royal Canin, yaz aylarında kedi ve köpeklerin değişen ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgularken, beslenme ve bakım süreçlerinin her hayvanın yaşına, sağlık durumuna ve yaşam tarzına göre veteriner hekim rehberliğinde planlanmasının önemine dikkat çekiyor. Yaz boyunca alınacak doğru ve zamanında önlemler, sıcak havaların oluşturabileceği riskleri azaltırken kedi ve köpeklerin daha sağlıklı, güvenli ve konforlu bir yaz geçirmesine katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

84 Ülkeden 3.500 Uzman WBC 2026 İçin İstanbul’da Buluşuyor Haber

84 Ülkeden 3.500 Uzman WBC 2026 İçin İstanbul’da Buluşuyor

84 ülkeden yaklaşık 3500 veteriner hekim, bilim insanı, akademisyen ve sektör temsilcisinin katılması beklenen kongrede, hayvan sağlığının güncel sorunlarının yanı sıra hayvancılığın geleceğini şekillendiren bilimsel ve teknolojik gelişmeler de ele alınacak. TÜRKİYE’Yİ KÜRESEL BİLİM DÜNYASIYLA BULUŞTURACAĞIZ Kongrenin 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de düzenleneceğine dikkat çeken 33. Dünya Buiatri Kongresi Başkanı Prof. Dr. Hasan Batmaz: “Türkiye, güçlü hayvan varlığı, gelişen modern çiftlikleri ve gıda işletmeleriyle ruminant sağlığı açısından önemli bir potansiyele sahip. İlk kez 1960 yılında düzenlenen ve her iki yılda bir gerçekleştirilen Dünya Buiatri Kongresi’ne Türkiye’de ilk kez ev sahipliği yapacak olmak bizim için büyük bir mutluluk ve sorumluluk. Kongremizde sığır sağlığı, hastalıkları ve yönetiminin yanı sıra insan ve çevre sağlığını etkileyen konuları da ele alacağız. ‘Hayvanlar ve Çevre için Küresel Çözümler’ yaklaşımıyla dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını ve sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturacağız. Kongrenin sığır ile birlikte koyun, keçi, manda ve deve sağlığı alanındaki küresel gelişmeleri ortaya koymasını, katılımcılara ve sektöre değerli bilgiler ve yeni deneyimler sunmasını hedefliyoruz” dedi. ŞAP HASTALIĞINDA YENİ AŞI TEKNOLOJİLERİ MASADA Kongrenin önemli gündemlerinden biri, sınır aşan hayvan hastalıklarının başında gelen şap hastalığı olacak. Hastalığın kontrolünden yeni nesil aşılara uzanan gelişmeler, alanında uluslararası çalışmalarıyla öne çıkan uzmanlar tarafından ele alınacak. Avrupa Şap Hastalığının Kontrolü Komisyonu (EuFMD) Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Fabrizio Rosso ise şap hastalığıyla mücadeleyi küresel yaklaşımlardan yerel uygulamalara uzanan boyutlarıyla değerlendirecek. Böylece kongrede şap hastalığına karşı hem yeni bilimsel çalışmalar hem de küresel mücadele stratejileri İstanbul’da tartışılacak. KUŞ GRİBİNİN SIĞIRLARDA GÖRÜLMESİ YENİ RİSKLERİ GÜNDEME TAŞIDI Son dönemde hayvan sağlığı alanında dünya gündemine giren gelişmelerden biri olan kuş gribinin süt sığırlarında görülmesi, kongrede ele alınacak dikkat çekici konular arasında yer alıyor. Prof. Dr. Juergen Richt, kuşlardan sığırlara uzanan influenza virüslerinin değişen konak yapısını ve bunun hayvan sağlığı açısından ortaya çıkardığı yeni riskleri değerlendirecek. Bilimsel programda ayrıca kuş gribi virüsünün çiğ sütte inaktivasyonuna ilişkin araştırma da yer alıyor. Bu gelişmeler, hayvanlarda ortaya çıkan hastalıkların yalnızca çiftliklerle sınırlı kalmadığını; gıda güvenliği ve toplum sağlığı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. ANTİBİYOTİK DİRENCİ HAYVAN VE İNSAN SAĞLIĞININ ORTAK SORUNU Hayvancılıkta antibiyotiklerin kullanımı ve buna bağlı gelişen antimikrobiyal direnç, kongrenin önemli gündemlerinden biri olacak. Antibiyotiklere direnç geliştiren bakteriler yalnızca hayvan sağlığını değil, gıda güvenliği ve insan sağlığını da ilgilendiren küresel bir sorun olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle antibiyotiklerin doğru ve kontrollü kullanımı, insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan “Tek Sağlık – One Health” yaklaşımının da temel başlıkları arasında yer alıyor. Kongrede Prof. Dr. Theo Lam, süt sığırcılığında antimikrobiyal kullanımın mevcut uygulamalarını ve gelecekte karşılaşılacak sorunları ele alacak. TEK SAĞLIK: İNSAN, HAYVAN VE ÇEVRE AYNI ÇERÇEVEDE Kongrenin uluslararası konuşmacıları arasında Türkiye’den dünyaca tanınan immünoloji uzmanı Prof. Dr. Cezmi Akdiş de yer alacak. Akdiş, insan vücudunun dış çevreyle temas ettiği koruyucu bariyerlerdeki bozulmanın alerjik ve otoimmün hastalıklarla ilişkisini, insan, hayvan ve çevre sağlığını bir bütün olarak ele alan Tek Sağlık yaklaşımı çerçevesinde değerlendirecek. Kongrede ayrıca antibiyotik kullanımının azaltılmasına yönelik yeni yaklaşımlar ve sığırlarda görülen dirençli bakterilere ilişkin güncel araştırmalar da paylaşılacak. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ HAYVANCILIĞI DA DÖNÜŞTÜRÜYOR Küresel ısınmanın hayvancılık üzerindeki etkileri WBC 2026’nın önemli gündemlerinden biri olacak. Kongrede artan sıcaklıkların hayvan sağlığı, refahı ve üretim üzerindeki etkilerinin yanı sıra hayvancılığın çevresel sürdürülebilirliği de ele alınacak. Bilimsel programda sıcaklık stresinden enterik metan emisyonlarının azaltılmasına kadar iklim ve hayvancılık ilişkisine yönelik güncel araştırmalar paylaşılacak. YAPAY ZEKÂ VE ROBOTLAR HAYVANCILIĞI DÖNÜŞTÜRÜYOR Hayvancılıktaki teknolojik dönüşüm de kongrenin öne çıkan başlıkları arasında yer alacak. Prof. Dr. Trevor DeVries, robotik sağım sistemlerinin sürü yönetimine etkilerini aktaracak. Kongrede ayrıca sensörlerle hayvan sağlığının izlenmesi, veriye dayalı klinik karar süreçleri ve yapay zekâ çağında hayvan refahı gibi yeni nesil uygulamalar tartışılacak. BİLİMSEL BİLGİ SAHAYA TAŞINACAK WBC 2026’da bilimsel oturumların yanı sıra uygulamaya dönük workshoplar da gerçekleştirilecek. Süt sığırlarında fertilite programları, doğum ve yeni doğan buzağıların yönetimi ve ultrasonla tanı gibi konularda gerçekleştirilecek çalışmalarla güncel bilimsel yaklaşımlar saha uygulamalarıyla buluşturulacak. Beş gün sürecek 33. Dünya Buiatri Kongresi, 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de gerçekleştirilirken; dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanları, veteriner hekimler ve sektör temsilcilerini sığır ve geviş getiren hayvan sağlığının geleceği için İstanbul’da bir araya getirecek. Beş gün sürecek 33. Dünya Buiatri Kongresi’nin bilimsel programında 59 çağrılı konuşma, 220 sözlü ve 589 poster bildirinin yanı sıra özel sektör tarafından gerçekleştirilecek 11 özel sunum ve 3 uygulamalı workshop yer alacak. 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de düzenlenecek Dünya Buiatri Kongresi, dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını, veteriner hekimleri ve sektör temsilcilerini sığır ve diğer geviş getiren hayvanların sağlığının geleceğini konuşmak üzere İstanbul’da buluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MSD Hayvan Sağlığı Araştırması: "Her 4 Kedi Sahibinden 1'i Yanılıyor" Haber

MSD Hayvan Sağlığı Araştırması: "Her 4 Kedi Sahibinden 1'i Yanılıyor"

Araştırmaya göre, kedisini aşılatmayan her dört kişiden biri "Evden çıkmıyor, bu nedenle aşıya ihtiyacı yok." düşüncesiyle hareket ediyor. Buna karşın veteriner hekimler, koruyucu hekimliğin temel unsurlarından biri olarak aşılamanın önemine dikkat çekiyor. Küresel araştırma, kedi sahiplerinin aşı kararını en çok veteriner hekimlerin etkilediğini, yanlış inanışların ise koruyucu sağlık uygulamalarının önündeki en büyük engellerden biri olduğunu ortaya koyuyor. MSD Hayvan Sağlığı tarafından Mayıs-Ağustos 2024 arasında gerçekleştirilen küresel araştırma, kedi sahiplerinin aşılama kararlarını şekillendiren faktörleri ve veteriner hekimlerin bu süreçte üstlendiği kritik rolü ortaya koydu. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Japonya, Brezilya, Meksika, Avustralya, Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya, Polonya, Belçika, Hollanda ve Danimarka olmak üzere 14 ülkede, 1.330 evcil hayvan veteriner hekimi ve 5.071 kedi sahibinin katılımıyla yürütülen araştırmanın sonuçları, 2026 Dünya Kedi Kongresi'nde bilim dünyasıyla paylaşılırken, çalışma Veterinary Sciences dergisinde yayımlandı. Bulgular, koruyucu veteriner hekimlikte doğru bilgi paylaşımının ve veteriner hekim-kedi sahibi iletişiminin aşılama uyumunu artırmada belirleyici olduğunu gösteriyor. En yaygın yanlış: "Ev kedisi aşıya ihtiyaç duymaz" Araştırmaya göre kedisini aşılatmayan sahiplerin yüzde 27'si, evden çıkmayan kedilerin aşılanmasına gerek olmadığına inanıyor. Aynı oranda katılımcı ise sağlıklı görünen kedilerin de aşıya ihtiyaç duymadığını düşünüyor. Veteriner hekimler ise bu yanlış inanışların koruyucu sağlık uygulamalarının önündeki en önemli engeller arasında yer aldığını belirtiyor. Araştırmaya katılan veteriner hekimlerin yüzde 53'ü bilgi eksikliğini, yüzde 51'i ise yanlış bilgileri aşılama uyumunu azaltan temel nedenler arasında gösteriyor. Aşı kararını en çok veteriner hekimler etkiliyor Araştırma, veteriner hekimlerin kedi sahiplerinin karar sürecindeki en güvenilir danışman olduğunu ortaya koyuyor. Kedi sahiplerinin yüzde 58'i aşı konusunda en güvenilir bilgi kaynağı olarak veteriner hekimleri gösterirken, kedisini aşılatanların yüzde 57'si kararını doğrudan veteriner hekim tavsiyesinin etkilediğini belirtiyor. Veteriner hekimlerin yüzde 71'i de kendi önerilerinin aşılama kararında belirleyici olduğunu ifade ediyor. Beslenme ilk sırada, aşılama yeterince önemsenmiyor Araştırmada kedi sahiplerinden kedilerinin sağlığını koruyan en önemli üç faktörü sıralamaları istendiğinde ilk sırada yüzde 94 ile kaliteli beslenme yer aldı. Veteriner kontrolleri, sevgi ve oyun zamanı aşılamadan daha fazla dile getirilirken, yalnızca yüzde 16'lık bir kesim aşılamayı ilk üç faktör arasında saydı. Veteriner hekimlerde ise tablo tamamen farklı. Katılımcıların yüzde 69'u aşılamayı kedilerin sağlığını koruyan en önemli uygulamalardan biri olarak değerlendirdi. Bu bulgu, kedi sahipleri ile veteriner hekimler arasında koruyucu sağlık uygulamalarına ilişkin önemli bir algı farkı bulunduğunu gösteriyor. Bilgiye güven var, iletişimde gelişim alanı bulunuyor Araştırmaya göre kedi sahipleri doğru bilgiye ulaşmak için öncelikle veteriner hekimlerine başvuruyor. Ancak veteriner hekimlerin yalnızca yüzde 23'ü, aşılamanın önemiyle ilgili bilgilendirici materyalleri düzenli olarak paylaştığını ifade ediyor. Bu sonuç, kliniklerde yapılacak daha güçlü bilgilendirme çalışmalarının hem yanlış inanışların azaltılması hem de aşılama uyumunun artırılması açısından önemli bir fırsat sunduğunu ortaya koyuyor. Koruyucu sağlığın temeli doğru bilgi ve güçlü veteriner hekim iletişimi Araştırma sonuçları; bilimsel bilgiye dayalı iletişimin, koruyucu veteriner hekimliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu gösteriyor. Veteriner hekimlerin doğru ve düzenli bilgilendirmesi sayesinde yanlış inanışların önüne geçilmesi, daha fazla kedinin bulaşıcı hastalıklara karşı korunmasına ve yaşam kalitesinin artırılmasına katkı sağlayabilecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. MSD Hayvan Sağlığı Evcil Hayvan İş Birimi Yöneticisi Cenk Tepe, araştırma sonuçlarını değerlendirerek şunları söyledi: “MSD Hayvan Sağlığı olarak koruyucu veteriner hekimliğin yalnızca doğru ürünlerle değil, doğru bilgiyle de güçlendiğine inanıyoruz. Bilimsel temelli yenilikçi çözümler geliştirme hedefimizin yanı sıra, hayvan sağlığı alanında doğru bilginin ve doğru uygulamaların yaygınlaşmasını da sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz. Araştırmamız, kedi sahiplerinin aşı konusunda en çok veteriner hekimlerine güvendiğini, ancak hâlâ bazı yanlış inanışların sürdüğünü gösteriyor. Bu nedenle doğru bilginin doğru zamanda paylaşılması hem aşılama farkındalığının artırılması hem de kedilerin yaşam boyu sağlığının desteklenmesi açısından büyük önem taşıyor." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin Büyükşehir Silifke Rehabilitasyon ve Yaşam Alanı Can Dostların Güvenli Limanı Haber

Mersin Büyükşehir Silifke Rehabilitasyon ve Yaşam Alanı Can Dostların Güvenli Limanı

Mersin Büyükşehir Belediyesi⁠ Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Silifke Cemil Sungur Hayvan Rehabilitasyon Bakımevi ve Yaşam Alanı, sahipsiz ve yardıma ihtiyaç duyan hayvanlar için güvenli bir yaşam alanı olmaya devam ediyor. Bugün itibarıyla yaşam alanında 400 köpek ile 105 kedi misafir edilirken, burada bulunan can dostların yalnızca temel ihtiyaçları karşılanmıyor; aynı zamanda sevgi, ilgi ve şefkatle yeni yaşamlarına hazırlanıyorlar. Veteriner hekimler ve personelin titiz çalışmaları sayesinde yaralı, hasta veya bakıma muhtaç hayvanlar sağlıklarına kavuşurken, sosyalizasyon süreçleri de destekleniyor. Burada her can dosta bir yaşam hakkı ve yeni bir başlangıç fırsatı sunuluyor Merkezde 2022 yılından bu yana yürütülen çalışmalar kapsamında 4 bin 656 köpek ve 1961 kedi kısırlaştırıldı. Kontrolsüz popülasyon artışının önüne geçilmesi ve sokak hayvanlarının yaşam koşullarının iyileştirilmesi amacıyla sürdürülen bu çalışmalar, kent genelindeki hayvan refahına da önemli katkı sağlıyor. Tedavi hizmetleri kapsamında ise 7 bin 473 yaralı ve hasta köpek ile 3 bin 677 kedi sağlığına kavuşturularak yeniden yaşamla buluşturuldu. Uzman ekiplerin özverili çalışmaları sayesinde birçok hayvan ikinci bir şans elde etti. Yaşam Alanı’nın en sevindirici başarılarından biri ise sahiplendirme çalışmaları oldu. Bugüne kadar bakımevinden toplam 429 köpek ve 96 kedi sıcak yuvalarına kavuştu. Yeni aileleriyle buluşan can dostlar, yaşam alanında gördükleri ilgi ve sevginin ardından, kalıcı yuvalarında yeni bir hayata adım attı. Sadece bir rehabilitasyon merkezi olmanın ötesinde, sevgi ve merhametin hissedildiği bir yuva niteliği taşıyan merkez, sahipsiz hayvanların güven içinde yaşamlarını sürdürebilmeleri için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Burada her can dosta bir yaşam hakkı ve yeni bir başlangıç fırsatı sunuluyor. Akpınar: “Şu an mevcutta 400 köpeğimiz, 105 de kedimiz var” Mersin Büyükşehir Belediyesi Silifke Cemil Sungur Hayvan Rehabilitasyon Bakımevi ve Yaşam Alanı ile ilgili bilgi veren Sorumlu Veteriner Hekim Muhammed Akpınar, Yaşam Alanı’nın 500 köpek ve 250 kedi kapasitesi olduğunu söyleyerek, “Şu an mevcutta 400 köpeğimiz, 105 de kedimiz var. Bunların birçoğu tedavi görüyor” dedi. Mut, Gülnar ve Silifke ilçe belediyeleri tarafından da kedi ve köpeklerin getirildiğini kaydeden Akpınar, “Biz 3 ilçenin sokak hayvanlarının tedavi, rehabilite ve kısırlaştırma işlemini yapıyoruz. Hayvanların tedavisi tamamlanınca da ilçe belediyelerine geri veriyoruz. Onlar da doğal yaşam alanlarına bırakıyorlar. Burada 7/24 esasıyla çalışıyoruz. Bakımevimize gelen hayvanlar, personelimizin ilgisi ve şefkatiyle kısa sürede iyileşiyorlar” ifadelerini kullandı. Akpınar, son olarak Yaşam Alanı’nın hafta içi 13.00-15.00 saatleri arasında ziyaretçi kabul ettiğini sözlerine ekledi. Akın: “Hepsinin aşılarını, tedavilerini ve diğer bakımlarını yapıyoruz” Silifke Cemil Sungur Hayvan Rehabilitasyon Bakımevi ve Yaşam Alanı’nda kedi padokları bölümünden sorumlu Veteriner Teknikeri Seda Akın, “Sabah gelir gelmez önce genel durumlarını kontrol ediyoruz. Gerekirse ilaç ve tedavilerine başlıyoruz. Ameliyat olması gerekenlerin ameliyatlarını yapıyoruz. Kısırlaştırma işlemlerini gerçekleştiriyoruz. Kısırlaştırmayı yaptıktan sonra rehabilite ediyoruz. Sağlıklarına kavuşturuyor ve sahiplendirilene kadar misafirimiz oluyorlar” dedi. Tüm kediler ile tek tek ilgilendiklerini kaydeden Akın, “Hepsinin aşılarını, tedavilerini, bakımlarını yapıyoruz. Yemek ve temizlik konusunda, yardımcı personel arkadaşlarımız devreye giriyor. Hepsiyle tek tek ilgileniyor, hepsini çocuğumuz gibi görüyoruz” ifadelerine yer verdi. “Sıcak yaz günlerinde can dostlarımızı susuz bırakmayalım” Yaz aylarının gelmesi dolayısıyla vatandaşlara da bir çağrıda bulunan Akın, “Konuşamadıkları için bizlerden bir şey isteyemiyorlar. Yaz ayları geldi. Avlanma içgüdüleri var ve açlığa dayanabilirler belki ama susuzluğa dayanamazlar. Her vatandaşımızın mutlaka evlerinin veya iş yerlerinin önüne bir kap su, az da olsa bir mama koymalarını tavsiye ediyoruz” diye konuştu. Vatandaşlara hayvan sahiplenmeleri konusunda da önerilerde bulunan Akın, “Vatandaşlarımız buraya gelip istedikleri kedi ve köpeği sahiplenebilirler. Sahiplenilen hayvanın kısırlaştırma işlemini de ücretsiz yapıyoruz. 2 sene boyunca mama, aşı ve tedavi desteği de sunuyoruz” dedi. Yılmaz: “Onların bizim bakımımıza ihtiyaçları var” Hasta köpek padokları bölümünden sorumlu Veteriner Hekim Abdulkadir Yılmaz, sabah ilk iş olarak padokları gezip hayvanların genel durumunu kontrol ettiklerini söyledi. Yılmaz, hepsiyle tek tek ilgilendiklerini kaydederek, “Onların bizim bakımımıza ihtiyaçları var. Biz de bu bilinçle hareket ederek, hepsine tek tek sevgiyle ve ilgiyle yaklaşıyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Evcil Hayvanlarınız da Hipertansiyon ve Böbrek Hastası Olabilir Haber

Evcil Hayvanlarınız da Hipertansiyon ve Böbrek Hastası Olabilir

Boehringer Ingelheim Pet İş Birim Müdürü Veteriner Hekim Orkun Bürün, evcil hayvan sahiplerinin bu hastalıklar konusunda bilinçli olması gerektiğine dikkat çekerek, erken teşhis ve düzenli veteriner hekim kontrollerinin hayati rol oynadığını vurguluyor. Evcil hayvanlarda sağlık sorunları çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor. Özellikle kedilerde yaygın görülen hipertansiyon ve kronik böbrek hastalığı, erken dönemde fark edilmediğinde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabiliyor. İleri yaşla birlikte görülme sıklığı artan bu hastalıklar; böbrekler başta olmak üzere kalp, beyin ve gözler üzerinde etkili olurken, evcil hayvanların yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Hipertansiyonun kontrol altına alınmaması durumunda “hedef organ hasarı” olarak tanımlanan ciddi tablolar gelişebiliyor. Gözlerde retina hasarı ve ani körlük, böbrek fonksiyonlarında bozulma, nörolojik sorunlar ve kalp problemleri bunların başında geliyor. Yapılan çalışmalara göre, yaşlı kedilerde kronik böbrek hastalığı görülme oranı yüzde 40’a kadar çıkarken, KBH’li kedilerin yaklaşık yüzde 65’inde hipertansiyon da görülüyor. Benzer şekilde hipertansif kedilerin yaklaşık yüzde 74’ünde kronik böbrek hastalığına rastlanıyor. Bu veriler, iki hastalık arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekiyor. Boehringer Ingelheim Pet İş Birim Müdürü Veteriner Hekim Orkun Bürün, “Hipertansiyon ve kronik böbrek hastalığı her zaman insanlar için konuştuğumuz ve önlem alınması gerektiğini vurguladığımız hastalıklardır. Ancak bu hastalıklar evcil hayvanlarda da görülüyor ve çoğu zaman geç fark edildiği için ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Özellikle kedilerde belirtiler uzun süre gizli kalabiliyor. Kademeli kilo kaybı, artan uyku ihtiyacı, halsizlik, iştah değişiklikleri ve genel davranış farklılıkları bu sürecin ilk sinyalleri arasında yer alıyor. İlerleyen dönemlerde ise aşırı su tüketimi, sık idrara çıkma, zayıflama ve tüylerde matlaşma gibi daha belirgin belirtiler ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle düzenli veteriner hekim kontrolleri erken teşhis açısından kritik rol oynuyor. Özellikle geriatrik hayvanlarda 6 ayda bir, genel olarak ise yılda en az bir kez veteriner hekim kontrolünü tavsiye ediyoruz” diyor. Hayvan Sağlığında Bütüncül Yaklaşım Boehringer Ingelheim’ın hayvan sağlığında bütüncül yaklaşımını paylaşan Boehringer Ingelheim Pet İş Birim Müdürü Veteriner Hekim Orkun Bürün; “Boehringer Ingelheim olarak evcil hayvanların yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalara büyük önem veriyoruz. Hipertansiyon, kronik böbrek hastalığı gibi kritik alanlarda farkındalığı artırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Veteriner hekimlerle yakın iş birliği içinde hareket ederek hem hayvan hem toplum sağlığına katkı sağlama hedefimizle çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Araştırmaya Göre Hayvan Sahipleri Yaşlanmayı Konuşmaktan Kaçınıyor Haber

Araştırmaya Göre Hayvan Sahipleri Yaşlanmayı Konuşmaktan Kaçınıyor

Royal Canin tarafından yürütülen yeni küresel araştırma, bu orta yaş dönemine geçişle birlikte hayvan sahiplerinin yaşlanmaya bakışı ile bilimsel gerçekler arasında önemli bir fark bulunduğunu ortaya koyuyor. Araştırmaya göre hayvan sahiplerinin üçte birinden fazlası (yüzde 38), yaşlanma sürecinde etkili müdahalenin mümkün olmadığına inanıyor ve üçte ikisi (yüzde 66) bu konuyu duygusal nedenlerle erteliyor ve (yüzde 44) yaşlanmayı ancak sağlık sorunları ortaya çıktıktan sonra gündeme alıyor. Bu yaklaşım, kedi ve köpeklerde sağlıklı yaşam süresini uzatabilecek erken önlem fırsatlarının kaçırılmasına işaret ediyor.¹ Kedi ve köpeklerin yaşam süreleri uzadıkça, sağlıklı yaş alma ve yaşam kalitesini koruma konusu hayvan sahipleri için her zamankinden daha fazla önem kazanıyor. Bilimsel temellere dayanan yüksek kaliteli beslenmeye yönelik ilginin artmasıyla birlikte, kedi ve köpek sağlığı alanında odak noktası da belirli sağlık sorunlarına yönelik tekil çözümlerden, canlılığı destekleyen ve sağlıklı yaşlanmayı teşvik eden bütüncül yaklaşımlara kayıyor. Özellikle pandemi döneminde sahiplenilen kedi ve köpeklerin bugün orta yaş dönemine ulaşması, bu dönüşümü daha da önemli hale getiriyor. Veteriner hekimler, bu dönemi sağlık açısından kritik bir eşik olarak tanımlıyor. Ancak yeni araştırma, birçok hayvan sahibinin bu dönemin önemini kavramakta zorlandığını veya bilinçli olarak görmezden geldiğini ortaya koyuyor. Hayvan sahipleri yaşlanmayı konuşmaktan kaçınıyor ROYAL CANIN® tarafından gerçekleştirilen küresel araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 38’i hayvanlarının yaşlanması konusunda yapılabilecek hiçbir şey olmadığını düşünürken*, üçte ikisi (yüzde 66) hayvanlarının yaşlandığını düşünmenin kendilerini üzdüğünü ve yarısından fazlası (yüzde 55) bu nedenle konu hakkında konuşmaktan kaçındığını belirtiyor. ¹ Uzmanlar uyarıyor: Orta yaş dönemi sağlıklı yaşlanma için kritik bir fırsat Kedi ve köpekleriyle güçlü bir duygusal bağ kurduklarını ifade eden katılımcılar, hayvanlarının uzun vadeli sağlığını desteklemek açısından kritik öneme sahip bir dönemi farkında olmadan gözden kaçırabiliyor. Araştırmaya katılanların yüzde 44’ü, hayvanlarının yaşlanmasını ancak sağlık sorunları ortaya çıktığında düşünmeye başladığını belirtiyor. Bu durum, aslında daha erken dönemde alınabilecek önlemler açısından önemli bir fırsatın kaçırılması anlamına gelebileceğine işaret ediyor. Veteriner hekimler, özellikle pandemi döneminde sahiplenilen bir kedi ve köpek kuşağının bugün orta yaş evresine ulaşması nedeniyle bu durumun önemine dikkat çekiyor. Kedi ve köpeklerde genellikle 6-7 yaş civarında başlayan bu dönemde, yaşlanmaya bağlı biyolojik değişiklikler hücresel düzeyde ortaya çıkmaya başlıyor ve çoğu zaman görünür belirtiler ortaya çıkmadan ilerliyor. Bu nedenle uzmanlar, hayvanlar hâlâ sağlıklı ve aktif görünürken atılacak küçük ve proaktif adımların, ilerleyen yaşlarda sağlık, canlılık ve yaşam kalitesinin korunmasında önemli rol oynayabileceğini vurguluyor. Orta yaşa ulaşan pandemi kuşağı kedi ve köpeklerde sağlıklı yaşlanma doğru yaklaşım ile mümkün Pandemi döneminde dünya genelinde hayvan sahipliğinde yaşanan büyük artışın ardından, bu nesil şimdi orta yaş dönemine girmeye başladı. Bu da bir neslin sağlıklı yaşam süresini iyileştirmek için önemli bir fırsat yaratıyor. Bu değişim kültürel olarak da kendini gösteriyor; TikTok’ta milyonlarca görüntülenme alan paylaşımlarda altı yaşına giren “pandemi hayvanları” kutlanıyor. Orta yaş dönemindeki hayvanlar genellikle sağlıklı ve enerjik görünse de, Royal Canin Veterinary Symposium 2026’da sunulan yeni bilimsel araştırmalar yaşlanmanın birçok kişinin düşündüğünden daha erken başlayan kademeli bir biyolojik süreç olduğunu ortaya koyuyor. Kedilerde enerji seviyelerindeki değişimler veya köpeklerde hareket kabiliyetindeki azalma gibi küçük fizyolojik değişimler, gözle görülür belirtilerden çok önce ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle söz konusu dönem, uzun vadeli sağlık ve yaşam kalitesini desteklemek için önemli bir fırsat sunuyor. Ancak bu erken dönem kolaylıkla gözden kaçabiliyor. Araştırmaya katılan hayvan sahiplerinin yaklaşık üçte biri (yüzde 31), kedi ve köpekleri “iyi göründüğü” için erken önlem almayı ertelediğini söylüyor. Dr. Tanya Schoeman: “Hayvanlarımızın yaşlanma süreci, düşündüğümüzden çok daha erken başlıyor” Yaşlanmanın kendisi kaçınılmaz olsa da hayvanların nasıl yaşlandığı; beslenme, ideal vücut ağırlığının korunması, düzenli egzersiz, sağlık takibi ve erken müdahale gibi faktörlerden önemli ölçüde etkileniyor. Royal Canin Veterinary Symposium 2026’da paylaşılan bilimsel veriler, “sağlıklı yaşam süresi” kavramına dikkat çekiyor. Bu kavram, yaşa bağlı kronik hastalıklar ve fonksiyon kayıpları ortaya çıkmadan önce, hayvanın sağlıklı olarak geçirdiği yaşam dönemini ifade ediyor. Orta yaş döneminde verilen destek, ilerleyen yıllarda sağlık, canlılık ve genel yaşam kalitesinin korunmasında önemli rol oynayabiliyor. Buna rağmen yanlış inanışlar devam ediyor. Araştırmaya katılan hayvan sahiplerinin yüzde 25 diyabet gibi bazı sağlık risklerinin yaş ilerledikçe artabileceğinin farkında olmadığını belirtiyor. Royal Canin Kedi Sağlığı ve Veteriner İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Tanya Schoeman, yaşlanma süreci ile ilgili olarak, “Artık biliyoruz ki hayvanlarımızın yaşlanma süreci, düşündüğümüzden çok daha erken başlıyor. Genellikle kedi ve köpekler hâlâ sağlıklı ve enerjik görünürken, orta yaş döneminde bu süreç başlamış oluyor. Bu dönem, uzun vadeli sağlıklarını desteklemek için basit ama etkili adımlar atmak adına değerli bir fırsat sunuyor. Hem bir veteriner hekim hem de bir hayvan sahibi olarak, dostlarımız sağlıklı görünürken bugüne odaklanmanın ve yaşlanma düşüncesinin rahatsız edici olmasının ne kadar doğal olduğunu görüyorum. Ancak sağlık kontrollerine ve yaş alma konusundaki konuşmalara daha erken başlamak, küçük değişikliklere dikkat etmek; yalnızca daha uzun değil, aynı zamanda daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmelerine yardımcı olabilir. Düzenli veteriner hekim kontrolleri, sağlıklı yaş alma konusunu veteriner hekiminizle proaktif şekilde değerlendirmek ve davranış, hareket kabiliyeti veya enerji seviyelerindeki küçük değişikliklere dikkat etmek gibi temel adımlar büyük fark yaratabilir”, dedi. Pandemi döneminde sahiplenilen hayvanlar orta yaş dönemine girerken, bu bulgular yaş almanın korkulacak bir süreç olmadığını gösteriyor. Aksine, hayvan sahipleri için küçük ama etkili adımlarla dostlarının daha uzun süre sağlıklı, aktif ve yaşam dolu kalmalarını desteklemek adına önemli bir fırsat sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Sahiplendiğiniz Hayvanın Evde Geçireceği İlk 72 Saat Çok Önemli Haber

Yeni Sahiplendiğiniz Hayvanın Evde Geçireceği İlk 72 Saat Çok Önemli

“Uzmana Sor” podcast ve videocast serisi; yavruluk döneminden sağlıklı gelişime kadar en kritik konuları, Royal Canin bünyesinde çalışan veteriner hekimlerin uzman görüşleriyle ele alıyor. Doğru bakım, beslenme ve eğitim konularında güvenilir bilgiler sunan bu seri; YouTube, Spotify, Apple Music ve Podbee platformlarında her an erişilebilir durumda. Royal Canin, hayvan sağlığı ve refahı alanındaki 55 yılı aşkın bilimsel birikimini paylaşmak amacıyla, en çok merak edilen sorulara yanıt veren “Uzmana Sor” serisini geliştirdi. Kedi ve köpek sahiplerinden bakım hizmeti sunan profesyonellere, pet shop çalışanlarından sektördeki diğer paydaşlara kadar geniş bir kitleye hitap eden bu seri; yavruluk döneminden sağlıklı gelişime kadar pek çok kritik konuyu ele alıyor. İçerikler, Royal Canin bünyesinde görev yapan veteriner hekimlerin uzman görüşleriyle hazırlanarak bilimsel ve güvenilir bir kaynak sunuyor. Doğru bakım, beslenme ve günlük yaşam pratiklerine dair rehberlik sağlayan “Uzmana Sor” serisi; YouTube, Spotify, Apple Music ve Podbee platformlarında her an erişilebilir durumda. Seri, hayvan sahipliğini daha bilinçli ve keyifli hale getirmeyi, aynı zamanda hayvanların yaşam kalitesini artırmayı amaçlıyor. “Uzmana Sor” serisi ile güvenilir bilgi Program kapsamında geliştirilen “Uzmana Sor” podcast ve videocast serisi, kedi ve köpek sahiplerinin en çok merak ettiği sorulara, Royal Canin bünyesinde görev yapan veteriner hekimlerin uzmanlığıyla yanıt veriyor. Seri; bakım, beslenme ve eğitim süreçlerine dair konuları bilimsel ve anlaşılır bir dille ele alarak, hayvan sahiplerinin doğru bilgiye kolayca ulaşmasını sağlıyor. Yavruluk dönemi, sağlıklı yaşamın temeli Toplam 8 bölümden oluşan serinin bölümleri Nisan ve Mayıs aylarında izleyicilerle buluşacak. Böylece izleyiciler serinin ilk bölümlerine hemen ulaşabilecek, devam eden içerikleri ise Mayıs ayı boyunca takip edebilecek. Serinin başlangıç fazı, kedi ve köpeklerin yaşamlarının en kritik evrelerinden biri olan “Yavruluk” dönemine odaklanıyor. Yavruluk döneminde doğru beslenme ve bakımın önemi vurgulanırken, hayvan sahiplerinin soru işaretleri uzman görüşleriyle gideriliyor. “İlk Günden Sağlık” yaklaşımı, yavruluk döneminde yapılan doğru yönlendirmelerin hayvanların tüm yaşam kalitesi üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Bu süreçte sağlanan doğru bakım ve beslenme, uzun vadede sağlıklı bir yaşamın temelini oluşturuyor. Veteriner hekim odaklı güçlü yapı Royal Canin Avrasya Bölgesi Bilimsel İlişkiler Yöneticisi Veteriner Hekim Murat Altunyuva proje hakkında şunları söyledi: “Royal Canin olarak, bünyemizde görev yapan çok sayıda veteriner hekimle güçlü bir bilimsel altyapıya sahibiz. Veteriner hekimlerimizi ekosistemimizin merkezine konumlandırıyor; bilgi üretiminden saha uygulamalarına kadar her aşamada aktif rol almalarını sağlıyoruz. Bu sayede hem hayvan sahiplerine hem de sektördeki tüm paydaşlara doğru ve güvenilir rehberlik sunabiliyoruz. Özellikle ‘yavruluk’ döneminde veteriner hekimlerin yönlendirmesi, hayvanların sağlıklı bir yaşam sürmesinde kritik bir rol oynuyor.” Çoklu platformda erişim “Uzmana Sor” serisi, YouTube’da video formatında yayınlanırken; aynı zamanda Spotify üzerinden de podcast olarak dinlenebiliyor. Seri, kedi ve köpek sahipleri için güvenilir bir bilgi kaynağı niteliği taşıyor. Ayrıca İyilik Hareketi kapsamında, YouTube kanalına yapılan her yeni abone ve takip, Hepad aracılığıyla bir kedi ve bir köpeğin günlük mama ihtiyacını karşılayacak kadar bağışa dönüşüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.