Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Visa

Kapsül Haber Ajansı - Visa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Visa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

L’Etape Marmaris by Tour de France, 7 Haziran’da Marmaris’te düzenlenecek Haber

L’Etape Marmaris by Tour de France, 7 Haziran’da Marmaris’te düzenlenecek

Tour de France’ın ikonik yarış atmosferine 7 Haziran’da “L’Étape Marmaris by Tour de France” yarışı ile Marmaris, 20 Eylül’de “L’Étape Türkiye by Tour de France” yarışı ile İstanbul ev sahipliği yapacak. Dünyada 20 ülkede 35 şehirde binlerce bisiklet tutkunun katılımı ile düzenlenen L’Etape by Tour de France amatör bisiklet yarışı, Marmaris’te 7 Haziran’da bisiklet tutkunlarıyla buluşacak. Dağların denizle buluştuğu, zorlu tırmanışları, tarihi değerleri ve nefes kesen manzaralarıyla öne çıkan Marmaris’te düzenlenecek organizasyonla, sarı mayo ruhu ve Tour de France’ın efsanevi dağ etapları geleneği Türkiye’nin eşsiz coğrafyasına taşınacak. Tour de France’ın organizatörü olan uluslararası spor, organizasyon ve medya kuruluşu Amaury Sport Organisation (ASO) ile spora değer katan projeleriyle öne çıkan 78 Event iş birliğinde gerçekleştirilecek bu büyük organizasyon, dünyanın dört bir yanından bisiklet tutkunlarını Akdeniz ve Ege Denizi’nin kavuştuğu spor ve bisiklet turizmi cenneti Marmaris’te bir araya getirecek. Güçlü destekler L’Etape için Marmaris’te buluşuyor Visa ve Türkiye İş Bankası’nın kredi kartı markası Maximiles Black’in isim sponsorluğunda Marmaris’te gerçekleştirilecek organizasyona; Muğla Valiliği, Marmaris Kaymakamlığı, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Marmaris Belediyesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun kurumsal destekleri ile Yüce Auto-Škoda, Mosso Bisiklet, Shimano Türkiye, Martı Resort Marmaris’in sponsor olarak katkıları spor turizmi ve destinasyon tanıtımı açısından güçlü bir iş birliği modeli ortaya koyacak. Maximiles Black ve Visa, L’Étape by Tour de France’ın Türkiye yolculuğunda bisikletin bir spor olmanın ötesinde bir yaşam kültürü olarak yaygınlaşmasına katkı sunmayı sürdürüyor. Bisiklet üretimiyle başlayan köklü geçmişi ve Tour de France başta olmak üzere dünyanın en prestijli bisiklet organizasyonlarına verdiği uzun soluklu destekle Škoda Türkiye, bisiklet kültürünün küresel ölçekte gelişimine katkı sunarken L’Etape Türkiye’ye iki yıldır desteğini sürdürüyor. Basın lansmanında L’Etape Marmaris by Tour de France vizyonu ve hedefleri paylaşıldı Dünyanın en prestijli bisiklet organizasyonu Tour de France’ın eşsiz kültürünü amatör bisikletçilerle buluşturan L’Étape by Tour de France’ın Türkiye’deki yeni durağı Marmaris yarış heyecanı düzenlenen basın lansmanı ile tanıtıldı. Marmaris’te 28 Ocak’ta gerçekleştirilen L’Étape Marmaris by Tour de France Basın Lansmanı, 7 Haziran 2026’da düzenlenecek yarış öncesinde organizasyonun vizyonunu, parkur yapısını ve Türkiye’de büyüyen spor turizmi hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Lansman; Muğla Vali Yardımcısı Halil Serdar Cevheroğlu, Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya, Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, Türkiye Bisiklet Federasyonu As Başkanı Metin Cengiz, Türkiye İş Bankası Bireysel Bankacılık Pazarlama İletişimi Birim Müdürü Gökçe Görgülü Ölçer, Visa Türkiye Pazarlama Başkanı Ülkü Yüksel, Yüce Auto-Škoda Pazarlama Müdürü Burcu Bozkurt Şafaklıoğlu, A.S.O. L’Étape Series by Tour de France Proje Müdürü Mathieu Clanchin, A.S.O. Strateji ve İş Geliştirme Proje Müdürü Marin Grisard ile L’Etape Türkiye by Tour de France Organizasyon Direktörü ve 78 Event Genel Müdürü Ömer Kafkas katılımları ile gerçekleştirildi. Yoğun bir medya ve davetli katılımı ile düzenlenen L’Etape Marmaris by Tour de France Basın Lansmanı’nda yapılan konuşmalar: Muğla Vali Yardımcısı Halil Serdar Cevheroğlu “Muğla; iklim çeşitliliği, doğal coğrafyası ve ulaşım olanaklarıyla bisiklet sporu için son derece elverişli bir destinasyon. Marmaris ise doğası, parkurları ve altyapısıyla L’Étape by Tour de France gibi dünya çapında ilgi gören bir organizasyon için güçlü bir ev sahibi. Bu yarışın Marmaris’te gerçekleşmesi, kentin marka değerine önemli katkı sağlayacak ve dünya genelindeki sporseverlere Marmaris’i tanıtacaktır. Federasyonumuz ve tüm paydaşlarla birlikte bu organizasyonun en iyi şekilde gerçekleşmesi için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya, “L’Étape by Tour de France Marmaris, kentimizin marka kimliğiyle güçlü biçimde örtüşen, şehri ortak bir vizyon etrafında buluşturan çok kıymetli bir organizasyon. Kamu kurumları, yerel yönetimler, STK’lar ve sektör temsilcileriyle birlikte Marmaris olarak bu organizasyona sahip çıkıyoruz. 2026 yılının ‘Gençlik Yılı’ ilan edilmesiyle birlikte, gençleri sporla buluşturan, sağlıklı yaşamı ve çevre bilincini teşvik eden bu tür uluslararası etkinliklerin önemi daha da artmaktadır. Bu organizasyonun gençlerimiz için ilham verici, Marmaris için ise uzun vadeli ve sürdürülebilir bir kazanım olacağına inanıyoruz” dedi. ⁠Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, “L’Étape by Tour de France Marmaris, 123 yıllık Tour de France geleneğini Marmaris’in doğası ve spor vizyonuyla buluşturan çok kıymetli bir organizasyon. Marmaris; bisiklet yolları, parkurları ve doğal altyapısıyla bu organizasyon için güçlü bir destinasyon. Amacımız bu yarışın kentte sürdürülebilir şekilde yerleşmesi, bisiklet kültürünün gelişmesi ve Marmaris’in spor ve turizm markasına uzun vadeli katkı sağlaması. 90 ülkede yayınlanacak bu uluslararası organizasyonun Marmaris’e önemli bir değer katacağına inanıyoruz.” ⁠Türkiye Bisiklet Federasyonu As Başkanı Metin Cengiz, “Türkiye Bisiklet Federasyonu olarak, amatör bisikletçilerin de tıpkı profesyoneller gibi trafiğe kapalı ve güvenli parkurlarda yarışabildiği organizasyonları çok önemsiyor ve destekliyoruz. Geniş bir yaş aralığında, kadın ve erkek sporcuları bir araya getiren bu tür etkinliklerin bisiklet kültürünün yaygınlaşmasında önemli bir rolü olduğuna inanıyoruz. Dünya genelinde milyonlarca bisiklet severi buluşturan ve yüksek bir uluslararası marka değerine sahip olan L’Etape by Tour de France’ın Marmaris’te düzenlenecek olması, spor turizmi, yerel ekonomi ve bisiklet kültürü açısından ülkemize değerli katkılar sunacaktır. 7 Haziran 2026’da Marmaris’in eşsiz doğası ve bisiklet dostu altyapısıyla ev sahipliği yapacağı bu organizasyonun, sporcular ve ziyaretçiler için unutulmaz bir deneyim olacağına inanıyoruz. Bu önemli organizasyona destek veren tüm paydaşlara teşekkür ediyor, tüm sporcularımıza güvenli ve keyifli bir yarış diliyorum.” Türkiye İş Bankası Bireysel Bankacılık Pazarlama İletişimi Birim Müdürü Gökçe Görgülü Ölçer, İş Bankası’nın kredi kartı markası Maximiles Black ve iş ortağı Visa’nın isim sponsorluğunda Tour de France’ın amatör serisi L’Étape by Tour de France’ın 2024 ve 2025’te İstanbul’da düzenlendiğini hatırlatarak “Katılımcılara Tour de France deneyimini yaşatan bu eşsiz atmosferi, bu yıl İstanbul’un yanı sıra Marmaris’e de taşımaktan mutluluk duyuyoruz. Yarışın Türkiye’nin farklı şehirlerinde düzenlenmesiyle bisikleti bir yaşam biçimi olarak yaygınlaştıracağını, daha fazla insanı spora ve sağlıklı yaşama teşvik edeceğini düşünüyoruz. Bisikletçilere İstanbul gibi Asya ve Avrupa’yı birleştiren, tarihi, kültürel ve doğal zenginliğiyle öne çıkan benzersiz metropolün yanı sıra, Marmaris gibi doğası ve turizm potansiyeliyle dikkati çeken bir merkezde pedal çevirme imkânı sunulması, ülkemizin tanıtımı açısından da çok değerli” Visa Türkiye Pazarlama Başkanı Ülkü Yüksel, “Tour de France’ın global bir marka olarak 120 yılı aşan mirasının Türkiye’de ve bu yıl ilk kez Marmaris’te yaşatılması bizim için ayrı bir gurur kaynağı. Marmaris’in doğası, coğrafyası ve spor dostu iklimi, bölgenin uluslararası spor turizminde bir cazibe merkezi olmasını destekliyor. Visa olarak böylesi bir destinasyonun küresel bir organizasyonla buluşmasının ülkemizin tanıtımına ve yerel ekonomiye sağladığı katkıları son derece kıymetli görüyoruz. İş ortağımız İş Bankası’nın Maximiles Black markasıyla birlikte bu değerli organizasyonun üç yıldır isim sponsoru olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” Geçtiğimiz yıl ilk kez yer aldıkları L’Étape Türkiye Serisi’nde, bu sene ikinci kez bulunduklarından ötürü mutluluk duyduklarını belirten Yüce Auto-Škoda Pazarlama Müdürü Burcu Bozkurt Şafaklıoğlu, “Škoda olarak bisiklet tutkumuz, markamızın DNA’sından geliyor. Kurucularımız Laurin & Klement, kurdukları Slavia bisiklet fabrikasıyla Škoda’nın temellerini attılar. Bu vizyon doğrultusunda, markamızın global bisiklet iş birliklerinin yanı sıra Škoda Türkiye olarak ülkemizdeki bisiklet etkinliklerine destek vererek, bu sporun ve bisiklet severlerin hikâyelerine katkıda bulunuyor, bisiklet kültürünün yaygınlaşmasını amaçlıyoruz. Bu nedenle verdiğimiz destek, bizim için yalnızca bir sponsorluk değil. 2026 yılında da L’Étape Türkiye yarışlarının bir parçası olmaktan duyduğumuz memnuniyetle, tüm sporculara başarılar diliyoruz.” dedi. A.S.O - L’Etape Series by Tour de France Proje Müdürü Mathieu Clanchin, “Bugün burada L’Étape Marmaris by Tour de France’ın duyurusunu yapmak için bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Marin’in de bugün aramızda olmasından ayrıca mutluyum; çünkü 78 Events ile L’Étape Series arasındaki bağı kurmamıza yardımcı olan ve bu projenin hayata geçmesini sağlayan kişi, Noé ile kendisidir. Bu yeni etkinliği ve Türkiye’deki ikinci organizasyonumuzu duyurmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. İstanbul’daki başarıyla aynı seviyeye ulaşacağımıza yürekten inanıyoruz ve bunun için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Bizi ağırladığı ve burada kendimizi gerçekten evimizde hissetmemizi sağladığı için Marmaris’e teşekkür ederiz. Sürece güvenen sponsor ailemize ve L’Étape Series’in Türkiye’de Tour de France markasıyla başarıya ulaşmasını sağlayan 78 Events’e teşekkür ederiz. Ortaklığımız uzun ömürlü olsun.” ⁠ A.S.O - Strateji ve İş Geliştirme Proje Müdürü Marin Grisard, “Marmaris’in L’Étape by Tour de France serisine katılmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Bu yeni organizasyonla birlikte seri, 2026 yılında dünya genelinde rekor 35 etkinliğe ulaşacak. Şili, Arjantin, İtalya ve Paraguay’ın ardından Marmaris’in de takvime eklenmesi, serinin küresel başarısının güçlü bir göstergesi. ASO olarak, Tour de France ruhunu dünyanın dört bir yanına taşıyan, güvenilir ve uzun soluklu organizatörlerle çalışmaktan gurur duyuyoruz. Takvimin yeni ülkelerle genişlemesi ve mevcut iş ortaklarımızın büyümesi bizim için son derece cesaret verici. Türkiye’de ise çok güçlü bir iş ortağıyla çalışıyoruz. İstanbul’daki başarının ardından 78 Events, L’Étape Marmaris by Tour de France organizasyonunu da aynı profesyonellik, tutku ve kalite anlayışıyla hayata geçirecek. Bu yaklaşımları, uluslararası lisans ağımız için gerçek bir referans niteliğinde. Son olarak, bizleri son derece sıcak ve samimi bir şekilde ağırlayan, bu bölgenin güzellikleriyle tanıştıran Ömer ve ekibine, ayrıca Muğla Valiliği’ne, Marmaris Belediyesi’ne ve tüm paydaşlara içtenlikle teşekkür etmek isterim. Bugün burada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum ve bu etkinliğin hayata geçtiğini görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.” L’Etape Türkiye by Tour de France Organizasyon Direktörü & 78 Event Genel Müdürü Ömer Kafkas, “Bugün burada yalnızca bir organizasyonu değil; spor, sağlık, sürdürülebilirlik ve spor turizmi odağında Türkiye’nin geleceğine dair güçlü bir vizyonu paylaşıyoruz. L’Étape Series by Tour de France, dünyanın en büyük spor markalarından biri olan Tour de France’ın, amatör sporcuları şehirler ve destinasyonlarla buluşturan en prestijli global organizasyonlarından biridir. Bu markayı Türkiye’ye getirirken hedefimiz netti: Bu sadece bir yarış değil, Türkiye’nin spor turizminde üst lige çıkış hamlesi olacaktı. İstanbul’da iki kez başarıyla gerçekleştirdiğimiz L’Étape Türkiye ile binlerce sporcuya ve milyonlarca erişime ulaşan iletişim ve yayın gücünü bir araya getirerek bu vizyonu somut şekilde hayata geçirdik. Bugün L’Étape Türkiye, uluslararası takvimde güçlü bir referans noktasıdır. Şimdi bu başarıyı; doğası, iklimi, altyapısı ve vizyoner yaklaşımıyla öne çıkan Marmaris’e taşıyoruz. L’Étape Marmaris, sürdürülebilirlik ilkeleriyle tasarlanan, sağlıklı yaşamı teşvik eden ve yerel ekonomiye doğrudan katkı sağlayan güçlü bir spor turizmi projesidir. Bisikletin düşük karbon ayak iziyle sürdürülebilir destinasyonların merkezinde yer alması, Muğla ve Marmaris için stratejik bir tercihtir. Bu büyük organizasyonun hayata geçmesinde başta Muğla Valiliğimiz, Marmaris Belediyemiz, Bisiklet Federasyonumuz ve sponsorlarımız olmak üzere emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyorum. L’Étape Marmaris by Tour de France, sadece bir yarış değil; gençlere ilham veren, kalıcı bir değer yaratma projesidir. Güçlü Destekler L’Etape için Marmaris’te Buluştu Visa ve Türkiye İş Bankası’nın kredi kartı markası Maximiles Black’in isim sponsorluğunda Marmaris’te 7 Haziran’da gerçekleştirilecek organizasyona; Muğla Valiliği, Marmaris Kaymakamlığı, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun kurumsal destekleri ile Yüce Auto-Škoda, Mosso Bisiklet, Shimano Türkiye, Martı Resort Marmaris’in sponsor olarak katkıları spor turizmi ve destinasyon tanıtımı açısından güçlü bir iş birliği modeli ortaya koyacak. Visa ve Türkiye İş Bankası’nın kredi kartı markası Maximiles Black, L’Étape by Tour de France’ın Türkiye yolculuğunda ilk günden bu yana bu tutkunun peşinden giderek, bisikletin bir spor olmanın ötesinde bir yaşam kültürü olarak yaygınlaşmasına katkı sunmayı sürdürüyor. Bisiklet üretimiyle başlayan köklü geçmişi ve Tour de France başta olmak üzere dünyanın en prestijli bisiklet organizasyonlarına verdiği uzun soluklu destekle Škoda Türkiye, bisiklet kültürünün küresel ölçekte gelişimine katkı sunarken L’Etape Türkiye’ye iki yıldır desteğini sürdürüyor. 7 Haziran’da bisiklet tutkunlarının rotası: Marmaris L’Étape Marmaris by Tour de France, dağlık karakteriyle öne çıkan zorlu parkurları, uzun tırmanışları ve teknik inişleriyle Tour de France’ın efsanevi dağ etaplarından ilham alıyor. Akdeniz’in mavisi ile çam ormanlarının yeşilini bir araya getiren parkurlar, sporculara “Sarı mayo” (Maillot Jaune) ile simgelenen mücadele ruhunu birebir yaşama fırsatı sunuyor. Yarış; Marmaris’in antik kentleri, kıyı şeridi, koyları ve dağ geçitleri arasında uzanan parkur yapısıyla yalnızca sportif bir mücadele değil, aynı zamanda doğayla, tarih ve kültürle iç içe bir spor turizmi deneyimi sunacak. Tour de France kültürü Marmaris’in tarihi ve doğasıyla buluşuyor Tour de France’ın global yarış mirasıyla şekillenen L’Étape Marmaris by Tour de France, Alpler ve Pireneler’de yazılan Tour de France efsanelerinin ruhunu amatör bisikletçiler için Akdeniz ve Ege’nin kesişim noktasına taşıyor. Zorlu tırmanışlar, yüksek irtifa kazanımları ve dayanıklılığı test eden etaplar, Marmaris’i uluslararası bisiklet kültürünün simge noktalarından biri haline getirmeyi hedefliyor. Bu yaklaşım, Marmaris’i yalnızca bir tatil destinasyonu değil; dört mevsim spor yapılabilen, bisiklet turizmiyle sürdürülebilir tanıtım sağlayan bir merkez olarak konumlandırıyor. Dağların ritminde bir yarış: Marmaris parkurları Marmaris etabı, Tour de France ruhuna uygun şekilde tırmanış ağırlıklı ve teknik parkurlarıyla öne çıkıyor. Akdeniz’in eşsiz doğası içinde tasarlanan rotalar, amatör bisikletçilere profesyonel bir yarış deneyimi sunmayı hedefliyor. Uzun Parkur – 96 km (Dağ Etabı): Sert ve uzun tırmanışlar, yüksek irtifa kazanımı ve teknik inişlerle dayanıklılık odaklı bir mücadele. Kısa Parkur – 66 km (Dağ Etabı): Daha kısa mesafede yüksek tempo, teknik virajlar ve dağlık karakter. Tour de France’ın simgesel formaları Marmaris’te Marmaris’in dağlık coğrafyasında, çam ormanlarıyla çevrili zorlu tırmanışlar ve Akdeniz manzaraları eşliğinde pedal çeviren bisikletçiler için formalar yalnızca bir yarış unsuru değil, Tour de France kültürünün simgesel mirasını temsil ediyor. L’Étape by Tour de France organizasyonlarında verilen formalar, Tour de France’ın yüzyılı aşan rekabet ruhunu Marmaris’e taşıyor. Yarışın liderine verilen Sarı Mayo (Maillot Jaune) zaferi, kararlılığı ve mükemmelliği simgelerken; dağlık parkurlardaki tırmanış performanslarıyla öne çıkan sporcular Benekli Mayo ile ödüllendiriliyor. Sprint klasmanında hız ve cesaretin simgesi Yeşil Mayo, genç yeteneklerin umudu ve geleceği temsil eden Beyaz Mayo ile birlikte Marmaris’te verilen mücadeleyi yalnızca sportif bir yarış olmaktan çıkararak, gerçek bir Tour de France deneyimine dönüştürüyor. Kazananlara Fransa’da yarışma fırsatı L’Étape Marmaris by Tour de France’ta kendi kategorilerinde dereceye giren sporcular, Fransa’da düzenlenen L’Étape du Tour’a katılım hakkı kazanarak, L’Etape Türkiye by Tour de France 2025 kazananları ile birlikte Tour de France’ın efsanevi parkurlarında pedal çevirme ayrıcalığını elde edecek. Türkiye’de seri büyüyor: Marmaris ve İstanbul L’Étape by Tour de France, 2026 yılında Türkiye’deki varlığını güçlendiriyor. Marmaris etabının ardından, 20 Eylül 2026’da düzenlenecek L’Étape Türkiye by Tour de France ile Türkiye, serinin iki yarışlı ülkeleri arasına giriyor. Bu yapı, Türkiye’nin spor turizmi alanındaki uluslararası konumunu daha da güçlendiriyor. L’Étape heyecanı için kayıtlar devam ediyor L’Étape Türkiye ve L’Étape Marmaris için kayıtlar başladı. Kayıtlar, yarış takvimine bağlı olarak belirlenen tarihe kadar devam edecek. Belirli bir süreyle sunulan erken kayıt avantajları ve her iki yarışa aynı anda kaydolan katılımcılara sunulan fırsatlar, daha uygun koşullarla kaydolma imkânı sağlayacak. Organizasyonla ilgili detaylı bilgi ve kayıt işlemleri https://marmaris.letapeseries.com adresi üzerinden gerçekleştirilebiliyor.

Visa, 2026’da ödemeleri şekillendirecek beş büyük trendi açıkladı Haber

Visa, 2026’da ödemeleri şekillendirecek beş büyük trendi açıkladı

Visa, 2025’i ödemeler dünyası için dönüştürücü bir yıl olarak tanımladıktan sonra, asıl kırılmanın 2026’da yaşanacağını açıkladı. Yapay zekâ, üretken yapay zekâ, kuantum bilişim, blokzinciri, küresel ölçekte yaygınlaşan mobil donanım ve neredeyse sınırsız veri kapasitesi, büyük bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Bu dönüşümün merkezinde yer alan ödeme sektörü ise yeni teknolojileri küresel ölçekte inovasyona dönüştürerek öncü bir rol üstleniyor. Agentic (agent-based) ticaretin günlük hayatın doğal bir parçası hâline gelmesi, dijital kimlik güvenliğinin yapay zekâ çağında yeniden tanımlanması, stablecoin’lerin küresel ölçekte ivme kazanması, üye olmadan kart bilgisi girilerek yapılan ödemelerin (manual guest checkout) yavaş yavaş ortadan kalkması ve nakdin rolünün dönüşmesi bu başlıkların öne çıkanları arasında yer alıyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ödeme ekosistemi, yapay zekâdan blokzincirine uzanan teknolojilerle çok hızlı bir değişimden geçiyor. Visa olarak bu değişimin merkezinde yer alıyor, güvenli ve sorunsuz ödeme deneyimlerini daha geniş ölçekte erişilebilir kılmaya odaklanıyoruz. 2026 yılında da önceliğimiz; agentic ticaret, stablecoin çözümleri, dijital kimlik güvenliği ve temassız ödemeler gibi alanlarda, hem kullanıcılar hem de ekosistem için sürdürülebilir ve güven veren bir yapı oluşturmak. Attığımız her adımda, dijital ödemelerin günlük hayatın hızlı, güvenli ve doğal bir parçası hâline gelmesini destekliyoruz.” Agentic ticaret ana akıma taşınıyor Yüz yüze ticaretten e-ticarete, mobil ticaretten yapay zekâ tabanlı ticarete uzanan yolculukta yeni bir döneme giriliyor. 2026 itibarıyla, agentic yapay zeka destekli alışveriş deneyimleri tüketiciler için yaygın bir gerçeklik hâline gelirken, bu gelişimi doğal olarak yapay zekâ destekli asistanlar tarafından (agent) yürütülen ticaret modeli izleyecek. Bu modelde yapay zekâ asistanları, tüketici ve işletmeler adına işlem gerçekleştirebiliyor. Kullanıcılar, yapay zekâ asistanlarına yalnızca ödeme yetkisi vermekle kalmıyor; tercihlerini, bütçe sınırlarını ve hangi kategorilerde alışveriş yapılabileceğini de tanımlayabiliyor. Örneğin seyahat veya restoran harcamalarına izin verirken, sağlık gibi alanları kapsam dışı bırakmak ya da belirli bir tutarın üzerindeki ödemeleri engellemek mümkün oluyor. Böylece yapay zekâ, kullanıcı adına karar veren ancak kontrolü tamamen kullanıcıda kalan kişisel bir alışveriş asistanına dönüşüyor. Markaların agentic alışveriş deneyimlerine yaptığı yatırımlar arttıkça, 2026 yılında yapay zekâ asistanlarının ticaretteki rolü hızla artıyor. Visa, bu dönüşümün gerçekleşmesi için ekosistem iş birlikleriyle gerekli altyapı ve araçları sunuyor. Dijital kimlik güvenliği, yapay zekâ çağında yeni bir mücadeleye dönüşüyor Yapay zekânın sunduğu fırsatlarla birlikte riskler de büyüyor. Dolandırıcılar; yapay zekâ destekli deepfake’ler, ajan tabanlı dolandırıcılıklar ve sentetik kimlikler aracılığıyla artık tekil işlemler yerine doğrudan bireylerin kimliğini hedef alıyor. Kimliğin ele geçirilmesiyle birlikte, o kimlik üzerinden yapılan tüm işlemler risk altına giriyor. Visa’ya göre 2026’da, yapay zekâ destekli kimlik saldırıları hem hacmen hem de karmaşıklık açısından önemli ölçüde artış gösterecek. Bu durum, bankaların, fintech’lerin, işletmelerin ve kamu kurumlarının tek başına kazanamayacağı yeni bir mücadeleyi beraberinde getiriyor. Bu nedenle sektör genelinde bu risklerle mücadele etmek üzere ortak yetkinliklerin ve teknolojilerin geliştirilmesi için iş birlikleri gerçekleşecek. Visa ise bu mücadelenin merkezinde yer almaya devam edecek. Stablecoin’ler hız kazanıyor Fiat para birimleriyle desteklenen stablecoin’ler, spekülatif bir varlıktan güvenilir bir küresel ödeme altyapısına dönüşüyor. Özellikle gelişmekte olan pazarlarda ve sınır ötesi ödemelerde büyük bir potansiyel sunan stablecoin’ler için, ABD’de kabul edilen GENIUS Act ve benzeri düzenlemelerle birlikte 2026 yılı kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Stablecoin pazarının 2030 yılına kadar 4 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Visa, 2026’da stablecoin kullanımının hızla artacağını öngörüyor. Özellikle yerel para birimi oynaklığı yüksek olan pazarlarda değer saklama aracı olarak, B2B ödemelerden bireysel havalelere uzanan sınır ötesi para transferlerinde ve Visa altyapısı sayesinde kripto ile geleneksel finans dünyası arasındaki geçişlerde bu artış önce çıkacak. Bugün Visa, 40’tan fazla ülkede 130’dan fazla stablecoin bağlantılı kart programını destekliyor ve stablecoin’lerle Visa ağı üzerinde dolar ve euro cinsinden mutabakat sağlanabiliyor. Visa altyapısı sayesinde stablecoin varlıkları, Visa kartlarıyla entegre edilerek günlük harcamalarda da kullanılabiliyor. Bu yapı, kullanıcıların stablecoin veya kripto varlıklarını arka planda kullanarak, fiziksel mağazalarda ya da e-ticarette kahve gibi gündelik harcamalarını dahi sorunsuz şekilde gerçekleştirebilmesine imkân tanıyor. Visa, dijital ödemelerdeki küresel uzmanlığını yeni bir danışmanlık servisiyle de genişletiyor. Visa Danışmanlık ve Analitik (VCA) tarafından sunulan Stablecoin Danışmanlık Servisi, bankalar, fintech’ler ve işletmeler için stablecoin alanında pazar uyumu, strateji geliştirme ve uygulama süreçlerine rehberlik ediyor. Servis; Avrupa’da hızla büyüyen stablecoin ekosistemi ve gelişen regülasyonlar doğrultusunda, kurumların bu alandaki fırsatları güvenli ve sürdürülebilir şekilde değerlendirmesine destek olmayı amaçlıyor. Kart bilgilerini girerek ödeme tarihe karışıyor Kart numarası, son kullanma tarihi ve güvenlik kodu girilen çok adımlı ödeme süreçleri hızla geride kalıyor. Dijital cüzdanlar ve e-ticaret platformları üzerinden tek tıkla ödeme deneyimi yaygınlaşırken, bu dönüşüm daha hızlı işlemler, daha az terk edilen sepet ve daha düşük dolandırıcılık oranları sağlıyor. Visa verilerine göre, kart bilgilerini girerek yapılan ödemelerin oranı 2019’da işlemlerin neredeyse yarısını oluştururken, 2025’te bu oran yüzde 16’ya geriledi. Visa’nın en büyük e-ticaret satıcılarında ise bu oran tek haneli seviyelere indi. 16 milyar Visa token’ının devrede olduğu bu dönüşümle birlikte, birçok pazarda kart bilgisi girerek ödeme deneyiminin tamamen ortadan kalkması bekleniyor. Nakit bitmiyor, dönüşüyor Visa’ya göre nakit kullanımı, 2026’da da devam edecek. Dünya genelinde hâlihazırda dolaşımda yaklaşık 11 trilyon dolar tutarında nakit bulunuyor. Ancak küresel ölçekte nakdin payı düşse de, 2026 yılı dünya tarihinde ilk kez tüketici ödemelerinin yarısından fazlasının kartla gerçekleştirildiği yıl olacak. Visa’ya göre 2026’da ayrıca B2B para hareketlerinde yeni dijitalleşme adımları, dijital cüzdanlarda yenilikçi uygulamalar, mobil cihazlar üzerinden ödeme kabul eden milyonlarca yeni mikro‑işletmenin ekosisteme katılması, yüksek gelir grubuna yönelik yeni değer önerilerinin yaygınlaşması ve yeni dijital ödeme yöntemlerinin çoğalması öne çıkacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Destekli Alışverişten Stablecoin Atılımlarına Haber

Yapay Zekâ Destekli Alışverişten Stablecoin Atılımlarına

Visa, 2025’i ödemeler dünyası için dönüştürücü bir yıl olarak tanımladıktan sonra, asıl kırılmanın 2026’da yaşanacağını açıkladı. Yapay zekâ, üretken yapay zekâ, kuantum bilişim, blokzinciri, küresel ölçekte yaygınlaşan mobil donanım ve neredeyse sınırsız veri kapasitesi, büyük bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Bu dönüşümün merkezinde yer alan ödeme sektörü ise yeni teknolojileri küresel ölçekte inovasyona dönüştürerek öncü bir rol üstleniyor. Agentic (agent-based) ticaretin günlük hayatın doğal bir parçası hâline gelmesi, dijital kimlik güvenliğinin yapay zekâ çağında yeniden tanımlanması, stablecoin’lerin küresel ölçekte ivme kazanması, üye olmadan kart bilgisi girilerek yapılan ödemelerin (manual guest checkout) yavaş yavaş ortadan kalkması ve nakdin rolünün dönüşmesi bu başlıkların öne çıkanları arasında yer alıyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ödeme ekosistemi, yapay zekâdan blokzincirine uzanan teknolojilerle çok hızlı bir değişimden geçiyor. Visa olarak bu değişimin merkezinde yer alıyor, güvenli ve sorunsuz ödeme deneyimlerini daha geniş ölçekte erişilebilir kılmaya odaklanıyoruz. 2026 yılında da önceliğimiz; agentic ticaret, stablecoin çözümleri, dijital kimlik güvenliği ve temassız ödemeler gibi alanlarda, hem kullanıcılar hem de ekosistem için sürdürülebilir ve güven veren bir yapı oluşturmak. Attığımız her adımda, dijital ödemelerin günlük hayatın hızlı, güvenli ve doğal bir parçası hâline gelmesini destekliyoruz.” Agentic ticaret ana akıma taşınıyor Yüz yüze ticaretten e-ticarete, mobil ticaretten yapay zekâ tabanlı ticarete uzanan yolculukta yeni bir döneme giriliyor. 2026 itibarıyla, agentic yapay zeka destekli alışveriş deneyimleri tüketiciler için yaygın bir gerçeklik hâline gelirken, bu gelişimi doğal olarak yapay zekâ destekli asistanlar tarafından (agent) yürütülen ticaret modeli izleyecek. Bu modelde yapay zekâ asistanları, tüketici ve işletmeler adına işlem gerçekleştirebiliyor. Kullanıcılar, yapay zekâ asistanlarına yalnızca ödeme yetkisi vermekle kalmıyor; tercihlerini, bütçe sınırlarını ve hangi kategorilerde alışveriş yapılabileceğini de tanımlayabiliyor. Örneğin seyahat veya restoran harcamalarına izin verirken, sağlık gibi alanları kapsam dışı bırakmak ya da belirli bir tutarın üzerindeki ödemeleri engellemek mümkün oluyor. Böylece yapay zekâ, kullanıcı adına karar veren ancak kontrolü tamamen kullanıcıda kalan kişisel bir alışveriş asistanına dönüşüyor. Markaların agentic alışveriş deneyimlerine yaptığı yatırımlar arttıkça, 2026 yılında yapay zekâ asistanlarının ticaretteki rolü hızla artıyor. Visa, bu dönüşümün gerçekleşmesi için ekosistem iş birlikleriyle gerekli altyapı ve araçları sunuyor. Dijital kimlik güvenliği, yapay zekâ çağında yeni bir mücadeleye dönüşüyor Yapay zekânın sunduğu fırsatlarla birlikte riskler de büyüyor. Dolandırıcılar; yapay zekâ destekli deepfake’ler, ajan tabanlı dolandırıcılıklar ve sentetik kimlikler aracılığıyla artık tekil işlemler yerine doğrudan bireylerin kimliğini hedef alıyor. Kimliğin ele geçirilmesiyle birlikte, o kimlik üzerinden yapılan tüm işlemler risk altına giriyor. Visa’ya göre 2026’da, yapay zekâ destekli kimlik saldırıları hem hacmen hem de karmaşıklık açısından önemli ölçüde artış gösterecek. Bu durum, bankaların, fintech’lerin, işletmelerin ve kamu kurumlarının tek başına kazanamayacağı yeni bir mücadeleyi beraberinde getiriyor. Bu nedenle sektör genelinde bu risklerle mücadele etmek üzere ortak yetkinliklerin ve teknolojilerin geliştirilmesi için iş birlikleri gerçekleşecek. Visa ise bu mücadelenin merkezinde yer almaya devam edecek. Stablecoin’ler hız kazanıyor Fiat para birimleriyle desteklenen stablecoin’ler, spekülatif bir varlıktan güvenilir bir küresel ödeme altyapısına dönüşüyor. Özellikle gelişmekte olan pazarlarda ve sınır ötesi ödemelerde büyük bir potansiyel sunan stablecoin’ler için, ABD’de kabul edilen GENIUS Act ve benzeri düzenlemelerle birlikte 2026 yılı kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Stablecoin pazarının 2030 yılına kadar 4 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Visa, 2026’da stablecoin kullanımının hızla artacağını öngörüyor. Özellikle yerel para birimi oynaklığı yüksek olan pazarlarda değer saklama aracı olarak, B2B ödemelerden bireysel havalelere uzanan sınır ötesi para transferlerinde ve Visa altyapısı sayesinde kripto ile geleneksel finans dünyası arasındaki geçişlerde bu artış önce çıkacak. Bugün Visa, 40’tan fazla ülkede 130’dan fazla stablecoin bağlantılı kart programını destekliyor ve stablecoin’lerle Visa ağı üzerinde dolar ve euro cinsinden mutabakat sağlanabiliyor. Visa altyapısı sayesinde stablecoin varlıkları, Visa kartlarıyla entegre edilerek günlük harcamalarda da kullanılabiliyor. Bu yapı, kullanıcıların stablecoin veya kripto varlıklarını arka planda kullanarak, fiziksel mağazalarda ya da e-ticarette kahve gibi gündelik harcamalarını dahi sorunsuz şekilde gerçekleştirebilmesine imkân tanıyor. Visa, dijital ödemelerdeki küresel uzmanlığını yeni bir danışmanlık servisiyle de genişletiyor. Visa Danışmanlık ve Analitik (VCA) tarafından sunulan Stablecoin Danışmanlık Servisi, bankalar, fintech’ler ve işletmeler için stablecoin alanında pazar uyumu, strateji geliştirme ve uygulama süreçlerine rehberlik ediyor. Servis; Avrupa’da hızla büyüyen stablecoin ekosistemi ve gelişen regülasyonlar doğrultusunda, kurumların bu alandaki fırsatları güvenli ve sürdürülebilir şekilde değerlendirmesine destek olmayı amaçlıyor. Kart bilgilerini girerek ödeme tarihe karışıyor Kart numarası, son kullanma tarihi ve güvenlik kodu girilen çok adımlı ödeme süreçleri hızla geride kalıyor. Dijital cüzdanlar ve e-ticaret platformları üzerinden tek tıkla ödeme deneyimi yaygınlaşırken, bu dönüşüm daha hızlı işlemler, daha az terk edilen sepet ve daha düşük dolandırıcılık oranları sağlıyor. Visa verilerine göre, kart bilgilerini girerek yapılan ödemelerin oranı 2019’da işlemlerin neredeyse yarısını oluştururken, 2025’te bu oran yüzde 16’ya geriledi. Visa’nın en büyük e-ticaret satıcılarında ise bu oran tek haneli seviyelere indi. 16 milyar Visa token’ının devrede olduğu bu dönüşümle birlikte, birçok pazarda kart bilgisi girerek ödeme deneyiminin tamamen ortadan kalkması bekleniyor. Nakit bitmiyor, dönüşüyor Visa’ya göre nakit kullanımı, 2026’da da devam edecek. Dünya genelinde hâlihazırda dolaşımda yaklaşık 11 trilyon dolar tutarında nakit bulunuyor. Ancak küresel ölçekte nakdin payı düşse de, 2026 yılı dünya tarihinde ilk kez tüketici ödemelerinin yarısından fazlasının kartla gerçekleştirildiği yıl olacak. Visa’ya göre 2026’da ayrıca B2B para hareketlerinde yeni dijitalleşme adımları, dijital cüzdanlarda yenilikçi uygulamalar, mobil cihazlar üzerinden ödeme kabul eden milyonlarca yeni mikro‑işletmenin ekosisteme katılması, yüksek gelir grubuna yönelik yeni değer önerilerinin yaygınlaşması ve yeni dijital ödeme yöntemlerinin çoğalması öne çıkacak. Visa Inc. hakkında Visa (NYSE: V), dijital ödemeler alanında dünya lideridir ve 200’den fazla ülke ve bölgede tüketiciler, satıcılar, finansal kuruluşlar ve kamu kurumları arasındaki işlemleri kolaylaştırır. Misyonu, dünyanın en yenilikçi, en kolay, en güvenilir ve en güvenli ödeme ağı aracılığıyla dünyayı birbirine bağlamak; bireylerin, işletmelerin ve ekonomilerin gelişmesini sağlamaktır. Visa, her yerde herkesin dahil olduğu ekonomilerin, her yerde herkesi güçlendirdiğine inanıyor ve erişimi, para hareketinin geleceği için temel bir unsur olarak görüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ ile Üretilen Sahte İçerikler Dolandırılma Riskini 5 Kata Kadar Artırabiliyor! Haber

Yapay Zekâ ile Üretilen Sahte İçerikler Dolandırılma Riskini 5 Kata Kadar Artırabiliyor!

Sahte reklamlar ve yapay zekâ ile üretilmiş dolandırıcılık içerikleri sosyal medyada hızla artıyor. Visa’nın Avrupa genelinde gerçekleştirdiği araştırma, bu içeriklerin gerçek olduğuna inanan kullanıcıların dolandırılma riskinin yaklaşık beş kat daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre, dijital ortamda yayılan yanlış bilgiler, kullanıcıları dolandırıcılık girişimlerine karşı oldukça savunmasız bırakabiliyor. Araştırmaya göre, online dolandırıcılık mağdurlarının ortalama kaybı 165 dolar olurken, dolandırıcılık vakaları Avrupa ekonomisine yıllık yaklaşık 9,5 milyar dolarlık zarar olarak yansıyor. Mağdurlar maddi kaybın çok daha ötesinde; duygusal stres, artan kaygı ve düşen verimlilik gibi ciddi etkilerle de karşı karşıya kalıyor. Ayrıca online dolandırıcılık vakalarının ardından yaşanan sorunları çözmek için ortalama 14 iş günü harcıyor; bu da bir aylık çalışma süresinin yaklaşık %70’ine denk geliyor. Kullanıcıların çevrim içi davranışları da dolandırıcılık riskinin artmasında kritik rol oynuyor. İçeriğin doğruluğunu kontrol etmeden paylaşım yapanlar, doğrulama yapanlara kıyasla iki kat daha fazla hedef alınıyor (%43 - %22). Sadece başlıkları taramak, içeriği doğrulamadan paylaşmak veya yapay zekâ ile üretilmiş içeriklere güvenmek gibi günlük alışkanlıklar, dolandırıcılar için yeni hedefler yaratıyor. Kullanıcıların %44’ü, gerçek sandığı içeriğin, yapay zekâ ile üretilmiş olduğunu sonradan fark ettiğini söylüyor.Katılımcıların üçte biri (%32) çoğu zaman içeriklerin sadece başlığını okuyor.Her beş kişiden biri (%19), içeriğin doğruluğunu teyit etmeden gönderi paylaştığını belirtiyor. “Amacımız dolandırıcılığı gerçekleşmeden durdurmak” Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, konu ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Yapay zekâ, hayatımızı kolaylaştırırken iş süreçlerimizi de dönüştürüyor. Dolandırıcılar artık yapay zekâ araçlarını kullanarak insanları kandırıyor ve çevrimiçi kanallara olan güveni zedeliyor. Sahteyi gerçekten ayırt etmek her zamankinden daha zor ve bunun gerçek hayattaki sonucu; kaybedilen para, zaman ve güven. İşte bu yüzden Visa olarak, yapay zekâ destekli inovasyona yatırım yapıyor, sektör genelinde iş ortaklarıyla iş birliği yapıyor, tüketicileri güvende kalmaları için gerekli bilgi ve araçlarla güçlendiriyoruz. Visa olarak son 5 yılda, yapay zekâ destekli platformların geliştirilmesi de dahil olmak üzere dolandırıcılığı önlemeye yönelik 13 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdik. Bu yatırımlarımız sayesinde, küresel güvenlik araçlarımızla her yıl 40 milyar doların üzerinde dolandırıcılık girişimini engelliyoruz. Örneğin, 2025 Kara Cuma döneminde bir önceki yıla kıyasla dünya genelinde yüzde 144 daha fazla dolandırıcılık girişimini tespit ettik ve durdurduk. Online dolandırıcılığı gerçekleşmeden durdurmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” Dolandırıcılığın ekonomi üzerindeki etkileri artıyor Sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık yöntemleri daha karmaşık hâle geliyor. Bu durum, tüketici davranışlarını da değiştirerek ekonomi üzerinde belirgin bir etki yaratıyor. Avrupa’da yaklaşık 9 milyon kişinin, dolandırıcılığa maruz kaldıktan sonra çevrim içi alışveriş alışkanlıklarını değiştirdiği tahmin ediliyor. Dolandırılanların %28’i online alışverişi azalttıklarını, %4’ü ise tamamen bıraktıklarını söylüyor. Dolandırıcılığa karşı mücadele güçleniyor Yapay zekâ, Visa’nın dolandırıcılığı önleme stratejisinin merkezinde yer alıyor. Visa son 30 yıldır ödemelerin güvenliğini sağlamak amacıyla yapay zekâ destekli araçlar kullanıyor. Visa, sadece son beş yılda, şüpheli davranışları gerçek zamanlı tespit eden ve dolandırıcılık girişimlerini kullanıcıya ulaşmadan engelleyen akıllı, yapay zekâ destekli teknolojilere 13 milyar dolar yatırım yaptı. Farkındalık, teknoloji kadar kritik bir rol oynuyor. Araştırmalar, kullanıcıların %33’ünün yapay zekâ tarafından üretilmiş içeriklerin sosyal medyada dolandırıcılıkları tespit etmeyi zorlaştıracağını düşündüğünü ortaya koyuyor. Visa, “Dijitalde Güvendeyim” projesi ile dolandırıcılığa karşı farkındalığı artırıyor Visa’nın Türkiye’de UNDP ve Habitat iş birliğiyle yürüttüğü “Dijitalde Güvendeyim” projesi, dolandırıcılığı yalnızca teknik bir güvenlik riski olarak değil, toplumsal bir sorun olarak ele alıyor. Projede eğitimler, teorik anlatımlar yerine gerçek dolandırıcılık vakalarına dayanıyor; sosyal mühendislik, oltalama (phishing), kamu görevlisi taklidi gibi klasik yöntemlerin yanı sıra, yapay zekâ ile üretilen sahte ses ve görüntüler de işleniyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin projeyi şu sözlerle değerlendirdi: “Visa olarak güvenlik alanındaki uzun yıllara dayanan uzmanlığımızı, ‘Dijitalde Güvendeyim’ projesiyle toplumsal faydaya dönüştürüyoruz. Eğitimlerimizde sosyal mühendislik, oltalama ve yapay zekâ tabanlı saldırı gibi yöntemleri gerçek vakalarla anlatıyoruz. Dolandırıcılık özellikle 55 yaş üzeri bireylerde yoğun duygusal manipülasyonla karşımıza çıkan ciddi bir toplumsal sorun. Bu nedenle eğitimlerde gerçek vakaları ele alıyor ve ‘Dur – Düşün – Danış’ yani 3D Kuralını yaygınlaştırıyoruz. Daha güvenli bir dijital gelecek için çalışmaya devam edeceğiz.”

Visa’dan İçerik Üreticisi Ekonomisine Işık Tutan Araştırma Haber

Visa’dan İçerik Üreticisi Ekonomisine Işık Tutan Araştırma

Visa, 11-12 Kasım 2025 tarihinde San Francisco ve Lizbon’da gerçekleşen Web Summit’te dijital içerik üreticilerini küresel ekonomide güçlü bir aktör olarak destekleme taahhüdünü bir adım ileri taşıdı. İçerik üreticilerini küçük işletmeler olarak konumlandıran Visa, ağının ölçeğini kullanarak üreticilerin kolay ve güvenli şekilde ödeme yapmalarını ve almalarını, sermayeye erişmelerini ve işletmelerini büyütmelerini sağlıyor. Bu destek, dünya çapındaki küçük işletmelere sunulan araçlar ve kaynaklarla aynı seviyede olup Visa’nın yeni araştırması “Monetized: Visa 2025 İçerik Üreticisi Raporu” ile güçlendiriliyor. İçerik üreticisi ekonomisini ele alan İçerik Üreticisi Raporu, Amerika Birleşik Devletleri, Brezilya, Avustralya, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere beş bölgeyi kapsıyor. TikTok ve Morning Consult ile yürütülen araştırma, Mayıs–Ağustos 2025 tarihlerinde ankete katılan 1.000’in üzerinde içerik üreticisinin karşılaştığı fırsatları ve zorluklarını inceliyor. Araştırma, içerik üreticilerinin işlerini küresel ölçekte nasıl kurup yönettiklerine dair yeni bir bakış açısı sunuyor. Araştırmadan Öne Çıkan Bulgular Visa’nın TikTok ve Morning Consult ile gerçekleştirdiği araştırma içerik üreticisi ekonomisine dair önemli bilgileri ortaya çıkardı. Rapordan öne çıkan bulgular ise şöyle: Dünya genelinde ankete katılan içerik üreticilerinin %88’i, önümüzdeki yıl gelirlerinin artmasını beklediğini belirtiyor. Bu oran, içerik üreticilerinin kazanç potansiyeline dair artan iyimserliğini yansıtıyor.Katılımcıların büyük bölümü, faaliyetlerini finanse ederken kişisel kaynaklarına, topluluk desteğine ve kitlesel fonlama (crowdfunding) gibi yenilikçi finansman yöntemlerine başvuruyor. Bu da, içerik üreticilerine özel finansal ürünlere duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor.Modern ödeme altyapıları, küresel kitlelere ulaşma ve kazançlara daha hızlı erişim imkânı sağladığı için üreticiler tarafından tercih ediliyor. Ancak, ödeme gecikmeleri hâlâ önemli bir zorluk olmaya devam ediyor.Ankete katılan içerik üreticileri, kendilerini küresel girişimciler olarak tanımlıyor; katılımcıların %52’si ödemelerini yurt dışından elde ettiklerini ifade ediyor.Üreticilerin %94’ü, arkadaşları ve ailelerinden teşvik gördüklerini belirtiyor. Bu bulgu, içerik üreticiliğinin artık saygın ve değerli bir kariyer yolu olarak kabul edildiğini ortaya koyuyor. İçerik üreticilerine yapay zekâ desteği Visa, raporla paralel olarak Karat Financial iş birliğiyle agentic (agent based) yapay zekâ destekli pilot programı planlarını açıkladı. İçerik üreticisi alanında lider bir fintek olan Karat, içerik üreticilerine özel kredi kartları ve işletme bankacılığı hizmeti sunuyor. Pilot uygulama, içerik üreticilerinin sıkça karşılaştığı zorlukları çözmek amacıyla yapay zekâ destekli asistan (agent) desteğinden yararlanmayı hedefliyor. Bu kapsamda, üreticilerin alacak ve borç yönetimlerini daha verimli şekilde optimize etmelerine yardımcı olunması planlanıyor. İçerik üreticilerine sunulması planlanan yeni özellikler arasında şunlar yer alıyor: • Daha akıllı ödemeler: Gerekli durumlarda insan denetimini de içeren otomasyon destekli bir yapay zekâ sistemi, ödemelerin gönderilmesi, alınması ve takibini daha verimli hâle getirebilir. • Otomatik hatırlatmalar: Geciken faturalar veya marka ödemeleriyle ilgili takipleri yöneten araçlarla nakit akışı takip edilebilir. • Güvenilir veri tabanı: Kullanıcılar, alıcı ve tedarikçi bilgilerini tek bir yerde saklayıp doğrulayarak zamandan tasarruf edebilir ve dolandırıcılık riskini azaltabilir. Visa’nın İçerik Üreticilerine Bağlılığı Visa, içerik üreticilerini dünya çapında toplulukları ve ticareti besleyen dinamik bir güç olarak görüyor. Bu bağlılık, Visa’nın 2024 yılında Web Summit’te içerik üreticilerini resmen küçük işletmeler olarak tanımasıyla resmileşti. İçerik üreticilerine yönelik araçlar geliştirme taahhüdü ve raporun bulguları, Visa’nın bu yeni nesil girişimcilere gelişmiş ödeme teknolojileri, eğitim kaynakları ve içerik üreticilerinin benzersiz ihtiyaçlarına uygun esnek finansal ürünler sunma konusundaki kararlılığını güçlendiriyor.

Logo Yazılım ve Visa İş Birliğiyle Türkiye’de Bir İlk Haber

Logo Yazılım ve Visa İş Birliğiyle Türkiye’de Bir İlk

Logo Yazılım’ın Online Hesap Özeti ürünü kapsamında “Ticari Kredi Kartı Hareketlerinin Aktarımı” hizmetini hayata geçiren iş birliğiyle, anlaşmalı bankalardaki tüm ticari kredi kartı hareketleri tek bir ekrandan izlenebiliyor. Kullanıcılar bu hareketleri ihtiyaç halinde otomatik olarak Logo ERP çözümlerine de aktarabiliyor. Muhasebe süreçlerinin otomasyonu sayesinde hem zamandan tasarruf ediliyor, hem de hata riski azalıyor. Logo Yazılım, Online Hesap Özeti ürünü kapsamında “Ticari Kredi Kartı Hareketlerinin Aktarımı” hizmetini Visa iş birliğiyle hayata geçirdi. Türkiye’de fintek alanında ilk olan bu hizmet, Visa altyapısını kullanarak anlaşmalı bankalardaki ticari kredi kartı hareketlerinin izlenmesine ve otomatik olarak Logo ERP çözümlerine aktarılabilmesine imkân veriyor. “Ticari Kredi Kartlarının Aktarımı” hizmeti sayesinde, mevcutta farklı bankalardaki ticari kart hareketlerini manuel olarak muhasebe sistemlerine aktaran işletmeler, artık tüm kart hareketlerini tek bir ekrandan görüntüleyebiliyor ve ihtiyaç halinde otomatik olarak ERP sistemine aktarabiliyor. Visa altyapısı üzerinden sağlanan veri akışı, Logo platformları ile entegre çalışarak muhasebe süreçlerini otomatikleştiriyor. Online Hesap Özeti ürünü içerisinde yer alan banka ekstreleri aktarımı modülüne ek olarak sunulan bu hizmetle zamandan tasarruf sağlanıyor, hata riski azalıyor ve finansal işlemler daha güvenli yönetilebiliyor. Logo Grup Finansal Teknolojiler Genel Müdürü Başak Kural, “Logo Grup olarak Finansal Teknolojiler İş Birimimizi hayata geçirmemizin ardından, bu alandaki yatırımlarımızı ve odağımızı artırıyoruz. Geliştirdiğimiz fintek platformları ve sektörel entegrasyonlar ile işletmelerdeki finansal ve muhasebesel iş yükünü üstlenerek verimliliği artırmayı amaçlıyoruz. B2B dünyasında gömülü finans alanındaki liderlik hedefimiz kapsamında Türkiye’de ilk olan bir hizmeti Visa iş birliğiyle gerçekleştirmenin mutluluğu içerisindeyiz. Visa ile anlaşmalı bankaları kapsayan hizmetimizle, finansal işlemleri tek ekrandan daha etkin ve verimli bir şekilde yönetmek isteyen işletmelerin hayatını kolaylaştıran yeni bir uygulamaya daha imzamızı attık” ifadelerini kullandı. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, “Finansal operasyonların dijitalleşmesi, işletmelerin çevikliği ve stratejik öngörüsü için vazgeçilmez hale geliyor. Visa olarak, ticari kartlı ödemelerin yalnızca bir işlem değil, işletmelerin stratejik karar alma süreçlerini besleyen bir veri kaynağı olduğuna inanıyoruz. Sunduğumuz Visa Ticari Çözümleri sayesinde, şirketler kurumsal işlem verilerini düzenli ve ölçeklenebilir bir şekilde paylaşabiliyor. Büyük ve orta ölçekli şirketlerin ihtiyaçlarına göre tasarladığımız bu çözüm, Logo ERP servisleriyle de uyumlu çalışıyor. Ayrıca ek geliştirme gerektirmeden farklı platformlarla da kolayca entegre olabiliyor. Logo Yazılım ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, Türkiye’de gömülü finans çözümlerinin geleceğine yön veren bir adım. Üye finansal kuruluşlarımıza sunduğumuz bir servis olarak otomatik ticari kart işlem verilerinin aktarımı sayesinde, şirketler yalnızca muhasebe süreçlerini kolaylaştırmakla kalmıyor; aynı zamanda finansal görünürlüklerini artırarak daha akıllı ve çevik kararlar alabiliyor. Bu çözümün, dijital finansın geleceğini bugünden şekillendiren bir örnek olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. Açık bankacılık alanında banka hareketleri aktarımı için gömülü finans ekosistemine katkı sağlayacak Logo Yazılım ve Visa’nın bu stratejik iş birliği, Türkiye’de gömülü finans çözümlerinin yaygınlaşmasında önemli bir kilometre taşı olacak. Geliştirilen yeni hizmetle, kullanıcı deneyiminin iyileştirilmesi ve finansal verilerin bütünsel yönetimi amaçlanıyor. Ticari kart verilerinin dijitalleşmesi, işletmelerin finansal yönetim süreçleri daha hızlı, daha güvenli ve daha verimli hale getiriyor. Bu dönüşüm, yalnızca operasyonel kolaylık sunmakla kalmıyor; aynı zamanda işletmelerin stratejik karar alma süreçlerine de doğrudan fayda sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.