Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Vitamin

Kapsül Haber Ajansı - Vitamin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vitamin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Telekom Sebit’le Öğrencilerin Başarısına Eşlik Ediyor Haber

Türk Telekom Sebit’le Öğrencilerin Başarısına Eşlik Ediyor

Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom’un iştiraki ve öncü eğitim teknolojileri şirketi Sebit, sunduğu eğitim çözümleriyle öğrencilerin başarısına eşlik ediyor. Canlı dersler, rehberlik yayınları, kişiye özel yönlendirmeler ve yıl boyu bire bir rehberlik desteği gibi tüm ihtiyaçlara yönelik yapay zekâ destekli çözümler sunan Sebit; eğitim-öğretim yılı boyunca öğrencilerin en büyük destekçisi olacak. Türk Telekom’un teknoloji bilgi birikimini öğrenciler için kullanarak eğitimde dijitalleşmeye öncülük eden Sebit; ortaokul öğrencilerine Vitamin, LGS’ye hazırlanan öğrencilere ise Vitamin LGS’yle katkı sağlıyor. YKS’ye hazırlanan öğrenciler ise Raunt’la dijital ve basılı kaynaklara ulaşabiliyor. Sebit’in eğitim çözümlerinden Vitamin LGS'yi kullanarak LGS’ye hazırlanan 120 öğrenci birbirinden özel başarı hikâyeleri yazarak sınavda tam puan aldı. Raunt’la YKS’ye hazırlanan öğrencilerden 35’i ise ilk 100’de yer alarak büyük başarılara imza attı. Dijital ve basılı ürünlerle sınav desteği Vitamin LGS ve Raunt’la sınavlara hazırlanan öğrenciler; başka bir kaynak arayışına gerek olmadan basılı setler, dijital içerikler, yıl boyu bire bir rehberlik ve destek ürünlerini bir arada kullanabiliyor. Ayrıca Vitamin Kitapları, öğrencilerin konuları kalıcı öğrenmelerine katkı sağlıyor. Sınava hazırlık ürünlerinin yanı sıra Sebit’in okuduğunu anlama, dikkat, konsantrasyon ve odaklanma becerilerini geliştirerek okuma hızını artıran ürünü Hızlıgo’yla öğrenciler sınav başarılarını yükseltiyor. Ortaokul öğrencilerinin matematik derslerine katkı sağlaması için geliştirilen DinamikMAT'da sınırsız sayıda soru üretebilme becerisiyle öğrencilerin hatasız ve hızlı işlem yapma becerilerini geliştiriyor. Özel okulların eğitim ortamının dijitalleşmesinde 21. yüzyıl eğitimine yönelik çözümler sunan Sebit’in ürünü Sebit VCloud ise şu an Türkiye’deki binlerce özel okulda yüz binlerce öğrenci tarafından kullanılıyor. Sebit VCloud ürünü yeni çağın tüm eğitim dinamiklerini okullara kazandırmayı hedefliyor. 37 yılı aşkın deneyimle dijitalleşmede başarı Sebit; 37 yılı aşkın deneyimiyle öğretmenlerden öğrencilere, velilerden okul idarecilerine kadar geniş bir kesime kişiselleştirilmiş eğitim desteği sunuyor. Ar-Ge çalışmalarıyla eğitimin dijitalleşmesine öncülük eden Sebit, kapsamlı ve güncellenen müfredatla tam uyumlu çözümleriyle başarıya katkı sağlıyor. Okul öncesinden lise son sınıfa kadar her yaşta öğrenci için referans kaynaklar sunan Sebit’in ürünlerine https://www.sebit.com.tr/ adresinden ulaşılabiliyor. Kullanıcılardan tam not Sebit’in öğrenciler tarafından sevilerek kullanılan eğitim ürünleri küresel bir pazar araştırma firması tarafından yapılan araştırmaya göre kullanıcılardan tam puan aldı. Bir yere bağlı kalmadan, zamandan ve mekândan bağımsız olarak ders kaynaklarına erişilebilmesi, öğrencilerin öğrenme hızına göre istedikleri konuları diledikleri kadar tekrar edebilmeleri ve öğrencilere sunulan bire bir rehberlik hizmetleri Sebit ürünlerinin en sevilen özellikleri arasında yer alıyor. Türk Telekom kullanıcılarına taksit fırsatı Sebit ürünleri, Türk Telekom müşterilerine özel olarak Türk Telekom faturasına ek 24 ay taksit imkânıyla satın alınabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Pediatri Kurumu ve Orzax’tan Kazakistan’da Güç Birliği Haber

Türk Pediatri Kurumu ve Orzax’tan Kazakistan’da Güç Birliği

Türk Pediatri Kurumu, Astana Pediatri Derneği ve S.D. Asfendiyarov Kazak Ulusal Tıp Üniversitesi iş birliğiyle ve Orzax’ın koşulsuz desteğiyle düzenlenen “Türk Pediatri Kurumu Kazakistan Toplantısı”, 300’den fazla hekimin katılımıyla 25-26 Ekim tarihlerinde Kazakistan’ın Almati şehrinde gerçekleştirildi. Sempozyumun bilimsel içeriği oldukça zengindi. Çocukluk çağında Omega-3 ve beyin gelişimi, akut gastroenteritlere yaklaşım, çocuklarda vitamin ve mineral kullanımı, D vitamini, alt solunum yolu hastalıkları, idrar yolu enfeksiyonları, demir eksikliği anemisi ve tedavisi, boy kısalığına yaklaşım ve romatolojik hastalıklarda beslenme gibi güncel ve önemli pediatrik konular masaya yatırıldı. 3 gün süren programın açılış konuşması Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, Asfendiyarov Kazak Ulusal Tıp Üniversitesi, Pediatri Anabilim Dalı Başkanı Dr. Tashenova Gulnara Talipovna, Avrasya Pediatristler ve Neonatologlar Derneği Başkan Yardımcısı Dr. Abdrakhmanova Sagıra Toksanbayevna ve Orzax Dış Ticaret Direktörü Neslihan Hotoğlu tarafından yapıldı. TPK Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Çiğdem Aktuğlu Zeybek, özellikle Omega-3'ün beyin gelişimi, dikkat ve öğrenme kapasitesi üzerindeki etkilerini gösteren güncel verilerin paylaşılmasının, pediatri pratiğine önemli katkı sağladığını belirtti. Toplantıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan TPK Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, bilginin ancak uluslararası düzlemde paylaşılarak çoğaltılabileceğini vurgulayarak, toplantının iki ülke arasında köprüler kurduğunu ifade etti. Toplantıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan TPK Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, bilginin ancak uluslararası düzlemde paylaşılarak çoğaltılabileceğini vurgulayarak, toplantının iki ülke arasında köprüler kurduğunu ifade etti. Orzax Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Müge Turan ise, bu buluşmayı, iki ülkenin güçlü klinik deneyimlerini bir araya getiren değerli bir platform olarak nitelendirdi ve Orzax'ın Türk tıbbının gücünün Dünya'ya taşınmasına katkı sağladığını belirtti. Ayrıca “Orzax olarak, bilimi ve bilimsel gelişimi destekleyen bu tür çalışmalara ve geleceğin sağlığına yatırım yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Orzax Dış Ticaret Direktörü Neslihan Hotoğlu da, bilimsel toplantılar ve iş birlikleriyle global sağlık ekosistemine katkı sunmayı en önemli görevleri arasında gördüklerini ekledi. Hotoğlu, “Orzax olarak Kazakistan'da bilime dayalı inovatif ürünlerimizi ve bilimsel etkinliklerimizi 50'den fazla ülkeye ulaştırarak, özellikle çocuk sağlığına odaklanarak global sağlık ekosistemine katkı sağlamayı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. Bilimsel etkileşimi ve uluslararası iş birliğini güçlendiren bu nitelikli buluşma, pediatri alanında daha sağlıklı nesiller için ortak aklın ve çok yönlü yaklaşımın önemini bir kez daha ortaya koydu. Orzax, bilimsel toplantılarını sürdürerek çocuk sağlığı alanındaki katkılarını genişletmeye kararlılıkla devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünya çapında 3 kişiden 2’si yeterli vitamin ve mineral alamıyor Haber

Dünya çapında 3 kişiden 2’si yeterli vitamin ve mineral alamıyor

Dünya genelinde milyonlarca insan, vücutlarının ihtiyaç duyduğu vitamin ve minerallerden yoksun olmasına rağmen, bu durumun farkına varamıyor. The Lancet Global Health de 185 ülke için gerçekleştirdiği araştırmada dünya nüfusunun %67’sinin iyot, kalsiyum, demir gibi vitaminleri yeteri kadar almadığını ortaya koyuyor. Vitamin ve mineral eksikliğinin birçok hastalığa davetiye çıkardığına işaret ediyor. Beslenme bilimi ile kamu sağlığı politikaları arasındaki köprü kurmayı hedefleyen Bütünleyici Sağlık ve Fonksiyonel Beslenme Uzmanı Melike Serengil Özçelik ise vitamin ve mineral dengesizliğinin belirtilerini ve sebeplerini açıkladı.  “Topraktan besin almak, geçmişte kaldı” Halk sağlığı ve fonksiyonel beslenme alanında Amerika’daki çalışmalarıyla dikkat çeken Melike Serengil Özçelik, “Günümüzde birçok insan yorgunluk, bağışıklık düşüklüğü, odaklanma problemleri ve kronik rahatsızlıklar gibi belirtiler yaşarken, bunun altında yatan sebeplerden biri de vitamin ve mineral eksiklikleri olabiliyor. Çünkü eskiden insanlar topraktan gelen doğal, besleyici ve katkısız gıdalarla beslenirken, günümüzde bu durum büyük ölçüde değişti” dedi. “Vücudumuzun besinleri nasıl kullandığı da önemli” Everglades Üniversitesi'nde “Halk Sağlığı ve Fonksiyonel Beslenme” alanında yüksek lisans eğitimini tamamlamak üzere olan Melike Serengil Özçelik, “Günümüzde milyonlarca insan, farkında olmadan vitamin ve mineral eksikliği yaşıyor. Bu durumun temel nedenlerinden biri, modern tarım uygulamalarıyla topraklardaki besin değerinin azalması. Yoğun pestisit ve kimyasal gübre kullanımı, geçmişte bolca bulunan vitamin ve minerallerin sebze ve meyvelerdeki oranını düşürdü.”  “Modern tarım teknikleri nedeniyle topraklarımızdaki mineral oranları azaldı. American College of Nutrition Dergisi’nde yayımlanan bir araştırmaya göre, 1950-2000 yılları arasında topraktaki protein %6, kalsiyum %16, demir %15, B2 vitamini %38 ve C vitamini %15 oranında azaldı. Bu da, tükettiğimiz sebze ve meyvelerin besleyici değerlerinin eskiye göre çok daha düşük olduğu anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.  “Vitamin ve mineral emilimi, sadece mide ve bağırsaklardan ibaret değil” İşlenmiş gıdaların yaygınlaşmasının da önemli bir etken olduğuna dikkat çeken Bütünleyici Sağlık ve Fonksiyonel Beslenme Uzmanı Melike Serengil, "Fast-food, paketli gıdalar ve şekerli içecekler, vücudun ihtiyaç duyduğu temel besin öğelerini içermediği gibi, besin emilimini de olumsuz etkiliyor. Bağırsak sağlığının bozulması, mide asidi ve sindirim enzimlerinin yetersizliği gibi faktörler de vitamin ve mineral eksikliklerine yol açıyor. Fonksiyonel beslenme yaklaşımı da bu noktada sadece ne yediğimizin değil, vücudumuzun besinleri nasıl kullandığının önemli olduğunu da vurguluyor. Buna göre, vitamin ve mineral emilimi, sadece mide ve bağırsaklardan ibaret değil. Vücutta besinlerin emilimini ve kullanımını yöneten yüzlerce trilyon mikroorganizma bulunuyor."   “Bağırsak florasının dengesizliği ise B12 vitamini ve demir gibi hayati besinlerin emilimini engelleyebiliyor. Modern yaşamın getirdiği hızlı ve stresli tempo da bu durumu tetikliyor. Kronik stres, magnezyum, B ve C vitamini gibi temel besin kaynaklarının hızlı tüketimine neden oluyor. Uzmanlar, günde en az 7-9 porsiyon sebze ve meyve tüketilmesi gerektiğini belirtse de, birçok kişi bu hedefe ulaşamıyor. Bu nedenle, sadece ne yediğimize değil, bu besinlerin vücutta nasıl işlendiğine ve yaşam tarzımıza da dikkat etmeliyiz.” “Yeterince vitamin ve mineral, birçok sağlık sorununun önüne geçebilir” Vitamin ve mineral eksikliklerini mümkün olduğunca doğal gıdalardan karşılamaya çalışmak gerektiğinin altını çizen Bütünleyici Sağlık ve Fonksiyonel Beslenme Uzmanı Melike Serengil Özçelik, “Beslenme yoluyla vücuda yeterli miktarda vitamin ve mineral alınırsa, birçok sağlık sorununun önüne geçilebiliyor. Ancak günümüzde besinlerin yeterli içeriğe sahip olmaması, yoğun yaşam temposu ve çevresel faktörler nedeniyle takviye kullanımı da gereklilik haline gelebiliyor. Takviye seçerken bilinçli davranmak büyük önem taşıyor. Arkadaş, komşu veya sosyal medyadaki tavsiyelere göre takviye almak sağlığınızı riske atabiliyor. Çünkü herkesin metabolizması, sağlık geçmişi ve ihtiyacı farklı.” “Takviye seçimi mutlaka bir uzman tarafından yapılmalı ve kişiye özel belirlenmeli. Kalitesiz ve yanlış seçilmiş bir takviye, eksikliği gidermek yerine vücuda yeni bir toksik yük ekleyebiliyor. Piyasada emilim oranı düşük ve sağlığa zarar verebilecek birçok takviye ürünü bulunuyor. Bu nedenle, takviye alırken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var. Ürünün üçüncü taraf laboratuvar testlerinden geçtiğinden, içerdiği dozajların klinik olarak çalışıldığından, sentetik dolgu maddeleri veya yapay tatlandırıcılar içermediğinden ve tazelik ile üretim kalitesinin kontrol edildiğinden emin olmak gerekiyor” ifadelerini kullandı. “Beslenme bilimi ile halk sağlığı politikaları arasındaki boşluğu kapatmayı amaçlıyorum” Aktif bir gönüllü olarak, topluluk sağlığını ve refahını artırmaya yönelik eğitim ve savunuculuk çalışmalarıyla sorumluluk ilkesini benimseyen Melike Serengil Özçelik, "ODTÜ ve Bilkent Üniversitesi’ndeki eğitimlerime ek olarak, ABD’de geçirdiğim süre boyunca bütünleyici sağlık ve fonksiyonel beslenme, halk sağlığı üzerine eğitimler aldım. Buradan hareketle FDA ve CDC gibi öncü kuruluşların düzenlemeleriyle ilgili olarak gıda paketleme, vitamin ve mineral takviyesi, diyetle ilişkili kronik hastalıklar ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının oluşturulması gibi konular hakkında birçok makaleye imza attım. Kronik hastalıklarla mücadele için kanıta dayalı stratejileri teşvik ederek beslenme bilimi ile halk sağlığı politikaları arasındaki boşluğu kapatmayı amaçladım.. APHA (American Public Health Association) ve NANP (National Association of Nutrition Professionals) gibi, alanımda öncü derneklerle aktif olarak çalışmaya devam ederek, eğitim ve savunuculuk yoluyla toplum sağlığını ve refahını iyileştirmeye kararlıyım. Katkılarım, hem bireysel hem de toplum düzeyinde daha sağlıklı yaşam tarzlarını teşvik etmeye yönelik köklü bir bağlılığımı yansıtıyor” şeklinde konuşarak değerlendirmelerini şöyle sonlandırdı: “Tüm bu çalışmalarımın yanı sıra, çalıştığım kurumlarda da kapsamlı sağlık protokolleri, kişiye özel terapötik yaklaşımlar, bütünsel sağlık entegrasyonu ve uygulamaların hayata geçirilmesini sağladım. Psikolojik uzmanlık ve fonksiyonel sağlık uygulamalarının birleştirilmesi yoluyla danışanlarımın refahını önemli ölçüde ilerlettim ve kamu sağlığı çerçevelerinde hem zihinsel hem de fiziksel sağlığı ele almanın öneminin giderek daha fazla anlaşılmasına katkıda bulundum. Çalışmalarım yalnızca bireysel yaşamları dönüştürmekle kalmadı. Aynı zamanda kapsamlı refahı teşvik etmeyi amaçlayan toplum sağlığı girişimlerini de etkiledi. Gelecek dönemde de toplumsal sağlığın iyileştirilmesi için çalışmalar yapmaya devam edeceğim.” 

Salgınlarla Birlikte Vitamin Kullanımı Arttı: Fazla Vitamin Sağlık Riski Yaratıyor Haber

Salgınlarla Birlikte Vitamin Kullanımı Arttı: Fazla Vitamin Sağlık Riski Yaratıyor

Çamlıca Erdem Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İlhan Yıldırım, “Vitaminler vücut için gerekli, ancak ‘ne kadar çok, o kadar iyi’ anlayışı son derece yanlış. Fazla vitamin tüketimi, bağışıklık sistemini güçlendirmek yerine vücuda zarar verebilir” diyerek, bilinçsiz takviye kullanımına karşı uyarılarda bulundu. Vitamin Fazlalığı da Eksikliği Kadar Zararlı Olabilir Vitaminler, vücut için hayati öneme sahip besin öğeleridir. Ancak bu, herkesin ihtiyacı olmadan yüksek dozlarda vitamin alması gerektiği anlamına gelmez. Özellikle yağda çözünen vitaminler vücutta birikebilir ve toksik etkilere yol açabilir. Suda çözünen vitaminler ise aşırı alındığında böbrekler tarafından atılır ancak bazıları belirli dozların üzerinde sinir sistemi ve sindirim sistemi üzerinde zararlı etkilere neden olabilir. Her bireyin vitamin ihtiyacı farklıdır ve mutlaka sağlık uzmanına danışılmalıdır. Vitaminlerin Aşırı ve Kontrolsüz Kullanımının Olası Zararları Dr. İlhan Yıldırım sıkça aldığımız bazı vitaminlerin doz aşımında yaşanabilecek sağlık problemlerini ise şu şekilde sıraladı: A Vitamini: Yağda çözünen bir vitamin olduğu için vücutta birikir ve gereğinden fazla alındığında toksik etkilere neden olabilir. Belirtileri: Karaciğer hasarı, iştahsızlık, uzun kemiklerde ağrılı şişmeler, saç dökülmesi, kaşıntılı döküntüler ve baş ağrısı. D Vitamini: Kalsiyum ve fosfor metabolizmasında önemli rol oynar, ancak aşırı alındığında hiperkalsemiye (yüksek kalsiyum düzeyi) yol açabilir. Olası Riskler: Böbrek taşları, damar sertliği, kas güçsüzlüğü ve böbrek yetmezliği. B6 Vitamini (Piridoksin): Suda çözünen bir vitamindir ancak uzun süre yüksek doz alındığında sinir hasarı (nöropati) oluşturabilir. Belirtileri: El ve ayaklarda uyuşma, denge kaybı, kas güçsüzlüğü. E Vitamini: Güçlü bir antioksidandır, ancak fazla alınırsa kanama riskini artırabilir. Yan Etkileri: Mide bulantısı, ishal, yorgunluk, baş ağrısı, bulanık görme. C Vitamini: Fazla alındığında böbrek taşları oluşabilir ve demir emilimini artırarak vücutta aşırı demir yüklenmesine neden olabilir. Günlük üst limit: 2000 mg'dan fazlası önerilmez. K Vitamini: Kanın pıhtılaşmasını düzenleyen bir vitamindir, ancak fazla alımı kan sulandırıcı ilaçların etkisini azaltarak pıhtı oluşum riskini artırabilir. Vitaminlerin yalnızca doktor tarafından belirlenen eksiklik durumlarında ve uygun dozlarda kullanılması gerektiğine dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İlhan Yıldırım, çeşitli ve dengeli bir diyetin genellikle gerekli vitamin ve mineralleri sağladığını vurguladı. Dr. İlhan Yıldırım, sağlıklı bir bağışıklık sistemine sahip olmanın sadece vitamin takviyeleriyle mümkün olmadığını belirterek şu önerilerde bulundu: Dengeli ve çeşitli beslenme: Vitamin ve minerallerin en iyi kaynağı doğal gıdalardır. Sebzeler, meyveler, sağlıklı yağlar ve protein içeren dengeli bir beslenme planı izlenmelidir. Düzenli egzersiz: Bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. Yeterli uyku: Vücudun bağışıklık hücreleri yenilemesine olanak tanır. Stres yönetimi: Kronik stres bağışıklık sistemini zayıflatabilir. Meditasyon ve gevşeme teknikleri faydalıdır. Vitaminleri bilinçli tüketin: Takviye almadan önce kan testi yaptırarak eksik vitaminlerin belirlenmesi gerekir.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.