Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Vitamin

Kapsül Haber Ajansı - Vitamin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vitamin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Teksüt 70 Yıllık Deneyimiyle Sağlıklı Nesillere Katkı Sunuyor Haber

Teksüt 70 Yıllık Deneyimiyle Sağlıklı Nesillere Katkı Sunuyor

Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Arda Aksaray, sütün yaşamın her döneminde düzenli olarak tüketilmesi gereken en değerli besin kaynaklarından biri olduğunu belirterek 1 Haziran Dünya Süt Günü’nü kutladı. Sağlıklı bir toplumun temelinde dengeli ve yeterli beslenmenin yer aldığını ifade eden Aksaray, “Süt; protein, kalsiyum, vitamin ve mineraller açısından çok zengin bir besin kaynağı. Çocukların büyüme ve gelişiminden yetişkinlerin sağlıklı yaşamına kadar her yaşta önemli bir role sahip. Fiziksel ve zihinsel gelişimin desteklenmesi için düzenli süt tüketimi büyük önem taşıyor” dedi. Bu yıl 70’inci kuruluş yılını kutlayan Teksüt’ün, nesillerdir sofralarda yer aldığını vurgulayan Aksaray, “70 yıldır süt ve süt ürünleri alanındaki deneyimimizle tüketicilerimize güvenilir ve kaliteli ürünler sunuyoruz. Sütün bereketini ve doğallığını sofralara taşırken, sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz” diye konuştu. Süt kültürü nesilden nesile aktarılıyor Sütün yoğurt, ayran, peynir, kaymak ve tereyağı gibi birçok ürüne dönüşen büyük bir yolculuğa sahip olduğunu belirten Aksaray, “Anadolu mutfağında süt ve süt ürünleri çok önemli bir yere sahip. Kahvaltıdan ana öğünlere, tatlılardan geleneksel lezzetlere kadar hayatımızın her alanında süt ürünlerini görüyoruz. Bu güçlü kültür, yüzyıllardır nesilden nesile aktarılıyor” ifadelerini kullandı. Günde 2 bardak süt öneriliyor Karbonhidrat, protein ve yağ içeriğiyle enerji sağlayan süt, özellikle içerdiği kalsiyum sayesinde kemik sağlığının korunmasına katkı sağlıyor. Çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi için gerekli olan protein, kalsiyum, fosfor ile B2, B6, B1 ve A vitaminleri de süt aracılığıyla alınabiliyor. Uzmanlar, çocukluk döneminden itibaren düzenli süt tüketiminin sağlıklı yaşamın temel taşlarından biri olduğuna dikkat çekerken, Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye Beslenme Rehberi’nde, çocukların ve gençlerin her gün düzenli olarak 2 ila 4 porsiyon süt ve süt ürünü tüketmesinin sağlıklı büyüme ve gelişim açısından önemli olduğu vurgulanıyor. Teksüt’ün sade ve meyve aromalı süt çeşitleri ise çocukların süt tüketimini desteklerken, içerdiği yüksek protein ve kalsiyum oranlarıyla öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABD Pazarındaki Türk Markalarına Diplomatik Destek Haber

ABD Pazarındaki Türk Markalarına Diplomatik Destek

Gerçekleşen görüşmelerde Talya Bitkisel Kurucusu M. Halis Ertaş ile bir araya gelen heyet; şirketin ABD operasyonları, ihracat faaliyetleri, büyüme hedefleri ve Türkiye’nin doğal içerikli ürünler alanındaki üretim potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Görüşmeler kapsamında ayrıca wellness, vitamin, aromaterapi ve gıda takviyesi kategorilerinde Türkiye menşeli markaların Amerika pazarındaki gelişim alanları da ele alındı. Chicago’daki merkez ofiste gerçekleştirilen görüşmeler kapsamında; Türkiye merkezli üretimin global pazarlardaki büyüme potansiyeli, Türk markalarının Amerika’daki konumlanması ve ihracat süreçlerine ilişkin değerlendirmeler yapıldı. TÜRKİYE’NİN GIDA TAKVİYELERİ DÜNYA PAZARINDA BÜYÜYOR< Gıda takviyeleri ve aromaterapi ürünleri sektörü, dünya genelinde her geçen yıl büyüyen bir pazar hâline geliyor. Türkiye, zengin bitki çeşitliliği ve üretim kapasitesiyle bu pazarda öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor. Bu gelişmelerin merkezinde yer alan Talya, Amerika’da 10. yılını tamamlayan yapılanması Talya Herbal LLC şirketi ile ürünlerini bugün ABD’nin 50 eyaletindeki tüketicilerle buluşturarak Türk menşeli bitkisel ürünlerin uluslararası pazardaki bilinirliğini artırıyor. Talya, kendi sektöründe ABD’de şirket kuran ilk Türk markası olarak, sağlıklı yaşam bilincine sahip Amerikalı tüketicilerin ilgisini çekiyor. ABD’DE 50 EYALETTE YERLİ VE MİLLİ ÜRÜNLERİMİZİ TÜKETİCİLERLE BULUŞTURUYORUZ Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Talya Bitkisel Kurucusu M. Halis Ertaş; “Amerika pazarı, wellness ve doğal içerikli ürünler alanında dünyanın en büyük ve en dinamik pazarlarından biri konumunda bulunuyor. Biz de yaklaşık 10 yıldır Amerika’daki yapılanmamızla bu pazarda faaliyet gösteriyor, Türkiye’nin üretim gücünü uluslararası ölçekte temsil etmeye devam ediyoruz. Gerçekleşen ziyaret kapsamında hem sektörümüzün gelişimini hem de Türkiye menşeli üreticilerin ihracat potansiyelini değerlendirme fırsatı bulduk. Türkiye’nin gıda takviyesi ve aromaterapi ürünleri alanında çok yüksek bir potansiyeli var ve biz Talya olarak bu potansiyeli global ölçekte görünür kılmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde Amerika başta olmak üzere farklı pazarlardaki büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. Sayın Başkonsolosumuz ve Ticaret Ataşemize gerçekleştirdikleri nazik ziyaret için teşekkür ederiz” dedi. Talya Bitkisel; vitamin, aromaterapi ve gıda takviyesi alanındaki ürün gamıyla Türkiye’nin üretim gücünü uluslararası pazarlara taşıyan markalar arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABD Pazarındaki Türk Markalarına Diplomatik Destek Haber

ABD Pazarındaki Türk Markalarına Diplomatik Destek

Yıllık 50 milyar doları aşan ABD takviye ürünleri pazarında Türk üreticilerin görünürlüğü artarken, bu alandaki ihracat odaklı girişimler kamu kurumlarının da yakın takibinde yer alıyor. Bu kapsamda T.C. Chicago Başkonsolosu Tahir Bora Atatanır ile Chicago Ticaret Ataşesi Dr. Ahmet Samet Tekoğlu, Amerika’da faaliyet gösteren Türk wellness markalarından Talya Bitkisel’in Chicago merkez ofisini ziyaret etti. Gerçekleşen görüşmelerde Talya Bitkisel Kurucusu M. Halis Ertaş ile bir araya gelen heyet; şirketin ABD operasyonları, ihracat faaliyetleri, büyüme hedefleri ve Türkiye’nin doğal içerikli ürünler alanındaki üretim potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Görüşmeler kapsamında ayrıca wellness, vitamin, aromaterapi ve gıda takviyesi kategorilerinde Türkiye menşeli markaların Amerika pazarındaki gelişim alanları da ele alındı. Chicago’daki merkez ofiste gerçekleştirilen görüşmeler kapsamında; Türkiye merkezli üretimin global pazarlardaki büyüme potansiyeli, Türk markalarının Amerika’daki konumlanması ve ihracat süreçlerine ilişkin değerlendirmeler yapıldı. TÜRKİYE’NİN GIDA TAKVİYELERİ DÜNYA PAZARINDA BÜYÜYOR Gıda takviyeleri ve aromaterapi ürünleri sektörü, dünya genelinde her geçen yıl büyüyen bir pazar hâline geliyor. Türkiye, zengin bitki çeşitliliği ve üretim kapasitesiyle bu pazarda öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor. Bu gelişmelerin merkezinde yer alan Talya, Amerika’da 10. yılını tamamlayan yapılanması Talya Herbal LLC şirketi ile ürünlerini bugün ABD’nin 50 eyaletindeki tüketicilerle buluşturarak Türk menşeli bitkisel ürünlerin uluslararası pazardaki bilinirliğini artırıyor. Talya, kendi sektöründe ABD’de şirket kuran ilk Türk markası olarak, sağlıklı yaşam bilincine sahip Amerikalı tüketicilerin ilgisini çekiyor. ABD’DE 50 EYALETTE YERLİ VE MİLLİ ÜRÜNLERİMİZİ TÜKETİCİLERLE BULUŞTURUYORUZ Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Talya Bitkisel Kurucusu M. Halis Ertaş; “Amerika pazarı, wellness ve doğal içerikli ürünler alanında dünyanın en büyük ve en dinamik pazarlarından biri konumunda bulunuyor. Biz de yaklaşık 10 yıldır Amerika’daki yapılanmamızla bu pazarda faaliyet gösteriyor, Türkiye’nin üretim gücünü uluslararası ölçekte temsil etmeye devam ediyoruz. Gerçekleşen ziyaret kapsamında hem sektörümüzün gelişimini hem de Türkiye menşeli üreticilerin ihracat potansiyelini değerlendirme fırsatı bulduk. Türkiye’nin gıda takviyesi ve aromaterapi ürünleri alanında çok yüksek bir potansiyeli var ve biz Talya olarak bu potansiyeli global ölçekte görünür kılmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde Amerika başta olmak üzere farklı pazarlardaki büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. Sayın Başkonsolosumuz ve Ticaret Ataşemize gerçekleştirdikleri nazik ziyaret için teşekkür ederiz” dedi. Talya Bitkisel; vitamin, aromaterapi ve gıda takviyesi alanındaki ürün gamıyla Türkiye’nin üretim gücünü uluslararası pazarlara taşıyan markalar arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Talya Bitkisel'den 6 Milyon Dolarlık Yeni Fabrika Yatırımı Haber

Talya Bitkisel'den 6 Milyon Dolarlık Yeni Fabrika Yatırımı

Aromatik bitkiler, uçucu yağlar, takviye edici gıdalar ve fitoterapi temelli ürün gruplarında faaliyet gösteren marka; Türkiye’den doğan üretim modelini küresel ölçekte büyütmeye devam ediyor. Antalya’da 23 yıl önce faaliyetlerine başlayan Talya Bitkisel, Anadolu’nun zengin tıbbi ve aromatik bitki çeşitliliğini katma değerli ürünlere dönüştürerek bugün başta ABD olmak üzere geniş bir coğrafyada satış gerçekleştiriyor. Şirket, 11 yıl önce ABD’de kurduğu yapılanmayla birlikte uluslararası pazardaki operasyonlarını da güçlendirdi. ANTALYA’DAN DÜNYAYA UZANAN ÜRETİM MODELİ Antalya Döşemealtı’ndaki üretim tesislerinde faaliyet gösteren Talya Bitkisel; vitamin, mineral, aromaterapi ve kozmetik kategorilerindeki ürünlerini FDA standartlarına uygun şekilde geliştirerek küresel pazarlara sunuyor. Şirket bugün cirosunun önemli bölümünü ihracattan elde ederken, Türkiye’nin bitkisel zenginliğini yüksek katma değerli ürünlerle dünyaya taşımayı sürdürüyor. Takviye edici gıdalar ve aromaterapi ürünleri alanında yaklaşık 23 yıldır faaliyet gösteren Talya Bitkisel, 2025 yılı itibarıyla 6 milyon dolarlık fabrika yatırım sürecini hayata geçirdi. Bu önemli atılım ile birlikte Talya, 2026 yılı itibarıyla gıda takviyeleri alanındaki aylık üretim kapasitesini 1 milyon adetten 10 milyon adede çıkarmayı hedefliyor. Toplam 10 bin metrekarelik alana kurulan üretim tesisinde planlanan yeni üretim hatlarıyla birlikte, şirketin üretim altyapısında kapsamlı bir dönüşüm hayata geçiriliyor. HEDEF 40 ÜLKEDEN ÇOK DAHA FAZLASI Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Talya Bitkisel Kurucusu M. Halis Ertaş: “Türkiye sahip olduğu tıbbi ve aromatik bitki çeşitliliğiyle bu alanda dünyanın en güçlü potansiyellerinden birine sahip. Biz de bu potansiyeli yüksek katma değerli ürünlere dönüştürerek yalnızca üretim yapan değil, global ölçekte marka ihraç eden bir yapı oluşturduk. Bugün 40 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz; ancak hedefimiz bu başarıyı çok daha geniş pazarlara taşımak ve Türkiye’yi fitoterapi ile bitkisel ürünler alanında küresel bir üretim merkezi haline getirmek” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pediatri Kongresi'nden Acil Çağrı Haber

Pediatri Kongresi'nden Acil Çağrı

Eğitim kurumlarında çocuklar tarafından gerçekleştirilen kanlı saldırılar, bu yıl 61.si düzenlenen Türk Pediatri Kongresine damgasını vurdu. Türk Pediatri Kurumu tarafından "Umudun adı: Çocuk" çağrısı ile düzenlenen kongreye katılan uzmanlar, şiddetten uzak bir dünya için okulların daha güvenli hale getirilmesini talep etti. Pediatri uzmanı bilim insanları "Ekranlardan boca edilen şiddet" için RTÜK'ü ve sosyal medyaya erişim kısıtlaması getirilmesi için yasa koyucuları ve çocuklarını kurtarıcı gibi gördükleri dijital ortamlara yönlendirmemesi için başta anneler olmak üzere aile bireylerini göreve çağırdılar. Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Bülent Karadağ'ın ev sahipliğinde gerçekleşen kongreye, yaklaşık 2200 pediatri doktoru katılım gösterdi. Dijital çağın getirdiği yeni tanımlanan çocuk hastalıkları, artan anemi, obezite ve yetersiz beslenme olguları, hekime danışılmadan kullanılan bilinçsiz takviyelerin yol açabileceği sorunlar ve özel durumlarda aşılama konularının tartışılacağı 61. Türk Pediatri Kongresi, Kahramanmaraş ve Siverek'te yaşanan acı saldırı haberlerinin gölgesinde başladı. Kongrenin başlaması nedeniyle Antalya'da düzenlenen basın toplantısında konuşan Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, yaşanan olayların yalnızca bireysel değil, toplumsal bir kırılmaya işaret ettiğini belirterek, "Bu saldırılar masum çocukları hayattan koparmanın ötesinde, toplumun geleceğine zarar veriyor. Şiddetin kökenini bilimsel olarak analiz etmek zorundayız" dedi. Çocuklar elde silahla değil kitapla dolaşmalı "Hepimizin acısı ortak, yüreğimiz yandı" diyen Prof. Dr. Kasapçopur konuyla ilgili değerlendirmesini şu sözlerle özetledi: "Gerçekten denetimsiz ortaya çıkan silahlanmanın durdurulmasını istiyoruz. Çocuklar elde silahla değil kitapla, sanatla dolaşmalılar. Bu tip mafyatik olayların özendirilmesi şiddeti körüklüyor. Burada RTÜK'ü göreve davet ediyoruz. Mafyanın kutsandığı dizilerin gözden geçirilmesi, bunların yaşamın dışına çıkarılması gerekiyor. Sadece fiziksel değil sözel şiddetten mutlaka kaçınarak yaşam sürdürmek istiyoruz. Dijitalleşen dünyada özellikle dijital oyunların çocuklara sadece şiddet aşıladığını görmekteyiz. Onlar can aldıkça oyun kazanıyorlar, bu tip oyunlarla ilgili sorunlar aslında evrensel. Bundan korunulması gerekiyor. Türk Pediatri Kurumu olarak iyi bir geleceğin kurulabilmesi için siber zorbalığın mutlaka önlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çocuklara karşı işlenen suçların hiçbir affı olmamalı, gerçek cezalarla birlikte caydırıcılık artırılmalı. Yoksa hepimizi daha kötü senaryolar bekliyor." Çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı Prof. Dr Burak Doğangün de bir soruya verdiği yanıtta şiddet içerikli dijital oyunların çocukları gerçeklikten uzaklaştırarak tehlikeli davranışlara yönlendirebildiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Doğangün "İçimiz acıyor, hepimiz şoktayız. Yetişkinler olarak çocuk masumiyetiyle örtüşmeyen eylemler gördüğümüzde değer yargılarımız sarsılıyor" dedi. Bu tür katliamların Avrupa'da ilk olarak 2000'li yılların başında görüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Doğangün, saldırganın evinde yapılan aramada insanları öldürerek oynanan bir oyun oynadığının tespit edildiğini belirtti. Prof. Dr. Doğangün sözlerini şöyle sürdürdü: "Hepimiz suçluyuz hepimiz risk altındayız" "Oyunlar aslında onarıcı ve geliştiricidir ama hayal gücünü geliştiren oyunlar. Bahsi geçenler ise game. Game'de kişi oyuncu olduğunu sanıyor ama asıl oyuncu oyunu programlayanlar. Toplumsal anlamda değerlerin erimesi gibi bir durumla karşı karşıyayız. Çocuklar sorunlarla nasıl başa çıkacağını çevresinden öğrenir. Değerlerin eridiği bir toplumda/dönemde çocuklar yaşamanın ve yaşatmanın manasının olmadığını düşünüyor. Bu game'lerde eylemin sonunda öleceklerini biliyorlar, bu bir intihar saldırısı. Ölüme giderken öldürerek gitme davranışını benimsiyorlar. Bu konunda uzun vadede yapılacaklar var. Hepimiz suçluyuz ve hepimiz risk altındayız. Kimse bu benim çocuğum için geçerli değil demesin, böyle düşünmek tamamen inkardır." Prof. Dr. Haluk Çokuğraş da sorunun şiddetin artık olağanlaşması ile ilgili olduğuna dikkat çekti. "Biz de çocukken kovboyculuk oynardık ama kimse böyle bir süreci yaşamamıştı. Şimdi farklı olan ekranlarda şiddet üzerimize adeta boca oldu. Dünya başka bir yere evrildi. Çocukların sürekli öldürüldüğü bir süreç yaşıyoruz. Bunları çocuklar da görüyorlar. Maalesef bu topraklar şiddetin her zaman var olduğu topraklardı. Ama günümüzde hakikaten şiddeti yaşıyoruz. Ekranlarda şiddet sahneleri azaltılmalı, oyunlar kısıtlanmalı, sosyal medyaya erişimi kısıtlayan düzenleme hayata geçirilmeli." Prof. Dr. Fügen Çullu Çokuğraş da şiddeti kadınların durduracağını söyledi. Prof. Dr. Çokuğraş "Annelerin çocuklarla ilişkilerini gözden geçirmesi gerek. Çocuklar vakit geçirsin diye kurtarıcı olarak ellerinde telefon-tablet verilmemeli. Anneler her an her gün kendi çocuğunun da başına gelebileceğini fark ederek yaşarsa bu durumdan kurtulabiliriz. İşi kadınların-annelerin eğitimi ile çözebiliriz" önerisinde bulundu. Prof. Dr. Burak Doğangün evlerde deterjan alımına bile çocukların karar verdiğine dikkati çekerek "Her sınır özgürlüğü kısıtlamak anlamına gelmez. Anne babanın koruyucu rolü vardır. Çocuklar gelişirken bu sınırlara ihtiyaç duyar. Play-yani hayal gücünü geliştirecek oyunlara zaman bulması önemli faktör. Ama insan öldürmeye yönelten game'e maruz kalması farklı bir şey." uyarısında bulundu. Kongreye katılan Prof. Dr. Kenat Barut da çocuk sağlığı uzmanlığına ilginin azaldığını belirttiği konuşmasında "Bu ilgiyi yeniden canlandırmanın yolunu bulmalıyız çünkü biz aynı zamanda aileyi eğitiyoruz. Dijital yaşamın zararlarını önlemeye yönelik olarak 15 yaş altına sosyal medya kısıtlaması gelecek ama kısıtlama önce aileden başlar, eğitimi veren ailedir" dedi. "Vitamin zehirlenmeleri görüyoruz" Çocuk metabolizma hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım ise çocuklarda beslenmeden kaynaklanan sorunlara ilişkin bir soruya verdiği yanıtta vitamin ve gıda takviyelerinin bilinçsizce kullanımına dikkat çekti. Prof. Dr. Kıykım: "Vitamin ve gıda takviyesini özendiren yorumlar var, kullanımı çok artı. Biz vitamin zehirlenmeleri görüyoruz. Özellikle ABD'de ilaca bağlı karaciğer yetersizliklerinde 10 kata varan artış var. Temel sebebi gıda takviyelerinin bilinçsiz kullanımı. Ayrıca merdiven altı ürünler var, üretimi hiçbir denetimden geçmemiş, sadece etiketlenerek piyasaya sürülen bu tür ürünler ciddi sağlık sorunlarına neden oluyor" diye konuştu. Solo Event tarafından Antalya'da organize edilen kongrede pediatri alanındaki güncel gelişmeler ile yeni tedavi yaklaşımları tartışılacak. Geleceğin umudu olan çocuk sağlığını yakından ilgilendiren pek çok kritik konunun bilimsel oturumlarla gündeme taşınacağı kongre, 21 Nisan tarihine kadar devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ramazan Ayında Kan Şekeri ve Tokluk Dengesi Nasıl Korunur? Haber

Ramazan Ayında Kan Şekeri ve Tokluk Dengesi Nasıl Korunur?

Sahur ve iftar arasındaki sürede kan şekeri dalgalanmaları, erken acıkma ve gün içinde enerji seviyesinde düşüş gibi durumlar daha sık gündeme gelebiliyor. Bu nedenle Ramazan’da dengeli beslenmenin yanı sıra, günlük gıdalarla yeterince alınamayan vitamin ve minerallerin desteklenmesi önem taşıyor. Bu çerçevede Cronos Pharma Yönetici Direktörü Ercan Delikanlı, Ramazan dönemine girilirken beslenme tercihleriyle ilgili beklentilerin değiştiğini belirterek, “Ramazan ayında kan şekeri dengesizliği ve tokluk süresinin kısalması gibi konular daha fazla gündeme geliyor. Bu dönemde Berberis vulgaris gibi bitkisel bileşenlerin yanı sıra krom, çinko ve yeşil çay gibi öğelerin tek bir formülasyon içinde birlikte sunulduğu ürünlerin daha fazla ilgi görmesi bekleniyor” dedi. Berberis vulgaris, takviye edici gıda formülasyonlarında kullanılan bitkisel bileşenler arasında yer alıyor. Özellikle Ramazan döneminde sıkça gündeme gelen kan şekeri dengesi ve tokluk hissi gibi beslenme başlıklarıyla birlikte anılan bu bitkisel bileşen, dengeli beslenme yaklaşımı kapsamında değerlendiriliyor. Berberis vulgaris içeren formülasyonlar, Ramazan’a özgü beslenme düzeniyle uyumlu yapıları nedeniyle öne çıkan seçenekler arasında bulunuyor. Ramazan’da sahur ve iftar öğünlerinin dengeli planlanması, yeterli sıvı alımı ve besin çeşitliliği temel beslenme önerileri arasında yer alıyor. Bu düzeni tamamlayıcı nitelikte olan ve birden fazla bileşeni bir arada sunan takviye edici gıdalar, beslenme alışkanlıklarıyla birlikte ele alınıyor. Ramazan’ın ayında beslenme rutinleri yeniden şekillenirken, gıda tavsiyeleriyle uyumlu ve pratik çözümler sunan bu tür ürünlerin önümüzdeki süreçte daha fazla gündeme gelmesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocuk Sağlığında Doğru Bilinen Yanlışlar Haber

Çocuk Sağlığında Doğru Bilinen Yanlışlar

Nev Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Aysun Hacer Sarıtaş, çocuk sağlığında sık yapılan hatalara ve doğru bilinen yanlışlara dikkat çekerek ailelere önemli uyarılarda bulundu. “Yanlış Bilgiler Çocuk Sağlığını Tehdit Ediyor” Bağışıklık sisteminin vücudun mikroplara karşı savunma sistemi olduğunu belirten Sarıtaş, bebeklerin bu sistemi tam olgunlaşmış şekilde doğmadığını, ilk aylarda anneden geçen koruyucu antikorlarla korunduklarını ifade etti. Kendi bağışıklık sistemlerinin ise özellikle ilk iki üç yıl içinde mikroplarla karşılaştıkça öğrenerek ve güçlenerek geliştiğini vurgulayan Sarıtaş, bir çocuğun hastalanmasının çoğu zaman bağışıklık sisteminin çalıştığını gösterdiğini söyledi. “Sık Hastalanan Çocukların Bağışıklığı Zayıf mı?” Özellikle kreş ve okul çağındaki çocukların yılda altı ile sekiz kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmesinin normal kabul edildiğini belirten Sarıtaş, bunun bağışıklığın zayıf olduğu anlamına gelmediğini ifade etti. Ancak hastalıkların çok ağır seyretmesi, çok uzun sürmesi ya da çocuğun kilo alımı ve gelişiminin etkilenmesi durumunda mutlaka değerlendirme yapılması gerektiğinin altını çizdi. “Vitamin ve Takviyeler Her Çocuk İçin Gerekli mi?” Vitamin ve takviyeler konusunda da aileleri uyaran Sarıtaş, sağlıklı ve dengeli beslenen bir çocuk için rutin vitamin takviyesinin genellikle gerekli olmadığını söyledi. En sık gerçekten gerekli olan takviyenin D vitamini olduğunu belirten Sarıtaş, gelişigüzel kullanılan vitaminlerin bağışıklığı güçlendirmediğini, aksine bazen vücuda zarar verebildiğini ve takviye kararının mutlaka hekim tarafından verilmesi gerektiğini vurguladı. “Bağışıklığı Zayıflatan Anne Baba Hataları” Anne babaların en sık yaptığı bağışıklık hatalarına da değinen Sarıtaş, her hastalıkta antibiyotik istemenin, ateşi tek başına hastalık sanmanın, çocuğu aşırı steril bir ortamda büyütmenin, gereksiz vitamin ve şuruplar kullanmanın ve çocuğu hastalanmasın diye sosyal hayattan uzak tutmanın en sık yapılan hatalar arasında yer aldığını belirtti. “Bağışıklık sistemi fanusta değil, hayatın içinde güçlenir,” dedi. “Hangi Ateş Değerleri Dikkate Alınmalı?” Ateşin vücudun mikroplarla savaşırken verdiği doğal bir tepki olduğunu ifade eden Sarıtaş, her ateşi mutlaka düşürmek zorunda olmadığımızı söyledi. Çocuk oyun oynuyorsa, sıvı alabiliyorsa ve genel durumu iyiyse sadece ateşe değil çocuğun kendisine bakmak gerektiğini, ancak çocuk huzursuzsa ve ağrısı varsa ateş düşürücü verilebileceğini belirtti. Ateşin kaç derece olmasının tehlikeli olduğu sorusuna da değinen Sarıtaş, genel olarak otuz sekiz, otuz sekiz buçuk derecenin üzerindeki ateşin önemli olduğunu ancak tehlikeyi belirleyen tek şeyin rakam olmadığını vurguladı. Çocuğun yaşı ve genel durumunun çok daha önemli olduğunu söyleyen Sarıtaş, özellikle üç ay altı bebeklerde her ateşin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini ifade etti. “Evde, Ateşe Doğru Müdahale Nasıl Olmalı?” Evde, ateşe ilk müdahalenin nasıl olması gerektiğini anlatan Sarıtaş, önce çocuğun genel durumuna bakılması gerektiğini, üzerindeki kalın giysilerin çıkarılmasını, ortamın çok sıcak tutulmamasını ve ılık sıvılar verilmesini önerdi. Gerekirse uygun dozda ateş düşürücü kullanılabileceğini belirten Sarıtaş; sirke, alkol ve buzlu duş gibi uygulamaların kesinlikle önerilmediğini söyledi. “Ateşli Havale Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar” Ateşli havalenin altı ay ile beş yaş arasında görülebilen bir durum olduğunu ifade eden Sarıtaş, genellikle ailede anne ya da babada çocuklukta ateşli nöbet öyküsü bulunduğunu ve genetik geçişli olduğunun düşünüldüğünü aktardı. Çoğu zaman kalıcı hasar bırakmadığını, özellikle kısa süreli ve tekrarlamayan nöbetlerin hasar bırakmadığını ve epilepsi anlamına gelmediğini vurguladı. Altta yatan demir eksikliği ve vitamin eksiklikleri gibi sebepler olabileceğini belirten Sarıtaş, bu durumun mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Ateşli Havale Anında Aileler Ne Yapmalı?” Evde tek başınayken ateşli havale durumu oluşursa ailelere önerilerde bulunan Sarıtaş, çocuğun yan çevrilmesini, ağzında görülen ve aspire etme riski olan bir şey varsa alınmasını ancak ağzı ve çeneyi açmaya çalışılmamasını, rahat soluk alabilecek şekilde boynuna pozisyon verilerek beklenmesini önerdi. Genelde nöbetlerin kısa sürdüğünü ve kendiliğinden sonlandığını, ancak üç beş dakikadan uzun süren nöbetlerde kendiliğinden durmanın zorlaştığını ve bu nedenle yardım çağrılması gerektiğini belirtti. “Hangi Durumlarda Acil Servise Başvurulmalı?” Acil servise ne zaman başvurulması gerektiğini de açıklayan Sarıtaş, üç ay altı bebekte ateş varsa, çocuk havale geçiriyorsa, nefes almakta zorlanıyorsa, morarma, bilinç değişikliği, sürekli kusma ya da sıvı alamama varsa beklemeden acile başvurulması gerektiğini söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ev Yapımı Çorba Sindirimi Rahatlatıyor!  Haber

Ev Yapımı Çorba Sindirimi Rahatlatıyor! 

Sebze, baklagil, tahıl ve yoğurt bazlı çorbaların vitamin, mineral ve lif açısından önemli katkı sağladığını aktaran Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Sıvı ve ılık yapısı sayesinde çorbalar sindirimi destekler, mideyi yormadan bağırsak hareketlerine katkı sağlar.” dedi. Kış aylarında bağışıklık sistemine destek sunan çorbaların, sıvı ihtiyacının karşılanmasında da etkili rol oynadığını vurgulayan İspiroğlu, ev yapımı çorbaların içerik kontrolü ve katkı maddesi içermemesi nedeniyle daha sağlıklı bir alternatif oluşturduğunu aktardı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, özellikle iftar sofralarının vazgeçilmezi olan çorbanın faydaları hakkında açıklamalarda bulundu. Çorba, sindirimi desteklerken tokluk hissini artırıyor! Çorbanın, günlük beslenme düzeninde önemli bir yere sahip olduğunu dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Sebze, baklagil, tahıl, yoğurt ve et grubu besinlerin bir arada kullanılabilmesi sayesinde; karbonhidrat, protein, lif, vitamin ve mineral alımına katkı sağlar.” dedi. Özellikle sebze tüketiminin yetersiz olduğu bireylerde çorbanı, bu açığı kapatmanın pratik ve sürdürülebilir bir yolu olduğunu aktaran İspiroğlu, “Sıvı ve ılık yapısı sayesinde çorbalar sindirimi destekler, mideyi yormadan bağırsak hareketlerine katkı sağlar. Aynı zamanda çorba tüketimi yemek yeme süresini uzatır. Yemek süresinin uzaması, toklukla ilişkili hormonların salgılanmasını destekleyerek daha erken doyma ve daha uzun süre tok kalma hissine yardımcı olur.” şeklinde konuştu. Sebze ve yoğurt bazlı çorbalar, vitamin ve mineral desteğiyle bağışıklığa katkı sağlıyor! Kış aylarında çorba tüketiminin bağışıklık sistemi açısından da önem taşıdığına dikkat çeken Hülya Yiğit İspiroğlu, “Sebze, et suyu veya yoğurt bazlı çorbalar; vitamin, mineral ve sıvı alımını destekleyerek vücudun savunma mekanizmalarına katkı sağlar.” dedi. Soğuk havalarda sıvı tüketiminin azaldığı dönemlerde çorbanın, bu ihtiyacın karşılanmasında da etkili bir rol üstlendiğini ifade eden İspiroğlu, “Kilo kontrolü açısından bakıldığında ise, çorbanın içeriği belirleyicidir. Sebze, baklagil ve yoğurt bazlı çorbalar; lif ve protein içeriği sayesinde enerji alımının dengelenmesine yardımcı olur. Fazla yağ ve unla hazırlanan çorbalar yerine, un miktarı sınırlı tutulan ve doğal içeriği öne çıkan çorbalar daha sağlıklı bir seçenek oluşturur.” açıklamasını yaptı. Ev yapımı çorbalar sağlıklı beslenmenin güvenilir bir parçası! Ev yapımı çorbaların, hazır çorbalara kıyasla içerik kontrolü açısından önemli bir avantaja sahip olduğuna vurgu yapan çeken Hülya Yiğit İspiroğlu, “Tuz miktarı ayarlanabilir, katkı maddeleri içermez ve besin çeşitliliği artırılabilir.” dedi. Bu avantajın çorbayı yalnızca doyurucu değil, aynı zamanda besleyici bir öğün haline getirdiğinin altını çizen İspiroğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu yaklaşımın en iyi örneklerinden biri ise, geleneksel mutfağımızda uzun yıllardır özel bir yere sahip olan yayla çorbasıdır. Yoğurt çorbası olarak da bilinen yayla çorbası, Türkiye’de ‘hasta çorbası’ olarak anılan ve özellikle kış aylarında tercih edilen hafif ama besleyici bir seçenektir. Yoğurttan gelen protein ve kalsiyum, pirinç ya da arpa ile sağlanan enerji ve nane gibi baharatların sindirimi destekleyici etkisi, bu çorbayı dengeli bir öğün haline getirir. Günlük yaşamda şifa niyetiyle tüketilen yayla çorbasının dünyanın en iyi çorbaları arasında yer alması, geleneksel beslenme kültürümüzde iyi gelen olarak tanımlanan birçok uygulamanın evrensel düzeyde de karşılık bulduğunu gösteriyor. Ev yapımı çorbalar; sade içeriği, sindirimi destekleyen yapısı ve besleyici değeriyle, sağlıklı beslenmenin zamansız ve güvenilir bir parçasıdır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom Sebit’le Öğrencilerin Başarısına Eşlik Ediyor Haber

Türk Telekom Sebit’le Öğrencilerin Başarısına Eşlik Ediyor

Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom’un iştiraki ve öncü eğitim teknolojileri şirketi Sebit, sunduğu eğitim çözümleriyle öğrencilerin başarısına eşlik ediyor. Canlı dersler, rehberlik yayınları, kişiye özel yönlendirmeler ve yıl boyu bire bir rehberlik desteği gibi tüm ihtiyaçlara yönelik yapay zekâ destekli çözümler sunan Sebit; eğitim-öğretim yılı boyunca öğrencilerin en büyük destekçisi olacak. Türk Telekom’un teknoloji bilgi birikimini öğrenciler için kullanarak eğitimde dijitalleşmeye öncülük eden Sebit; ortaokul öğrencilerine Vitamin, LGS’ye hazırlanan öğrencilere ise Vitamin LGS’yle katkı sağlıyor. YKS’ye hazırlanan öğrenciler ise Raunt’la dijital ve basılı kaynaklara ulaşabiliyor. Sebit’in eğitim çözümlerinden Vitamin LGS'yi kullanarak LGS’ye hazırlanan 120 öğrenci birbirinden özel başarı hikâyeleri yazarak sınavda tam puan aldı. Raunt’la YKS’ye hazırlanan öğrencilerden 35’i ise ilk 100’de yer alarak büyük başarılara imza attı. Dijital ve basılı ürünlerle sınav desteği Vitamin LGS ve Raunt’la sınavlara hazırlanan öğrenciler; başka bir kaynak arayışına gerek olmadan basılı setler, dijital içerikler, yıl boyu bire bir rehberlik ve destek ürünlerini bir arada kullanabiliyor. Ayrıca Vitamin Kitapları, öğrencilerin konuları kalıcı öğrenmelerine katkı sağlıyor. Sınava hazırlık ürünlerinin yanı sıra Sebit’in okuduğunu anlama, dikkat, konsantrasyon ve odaklanma becerilerini geliştirerek okuma hızını artıran ürünü Hızlıgo’yla öğrenciler sınav başarılarını yükseltiyor. Ortaokul öğrencilerinin matematik derslerine katkı sağlaması için geliştirilen DinamikMAT'da sınırsız sayıda soru üretebilme becerisiyle öğrencilerin hatasız ve hızlı işlem yapma becerilerini geliştiriyor. Özel okulların eğitim ortamının dijitalleşmesinde 21. yüzyıl eğitimine yönelik çözümler sunan Sebit’in ürünü Sebit VCloud ise şu an Türkiye’deki binlerce özel okulda yüz binlerce öğrenci tarafından kullanılıyor. Sebit VCloud ürünü yeni çağın tüm eğitim dinamiklerini okullara kazandırmayı hedefliyor. 37 yılı aşkın deneyimle dijitalleşmede başarı Sebit; 37 yılı aşkın deneyimiyle öğretmenlerden öğrencilere, velilerden okul idarecilerine kadar geniş bir kesime kişiselleştirilmiş eğitim desteği sunuyor. Ar-Ge çalışmalarıyla eğitimin dijitalleşmesine öncülük eden Sebit, kapsamlı ve güncellenen müfredatla tam uyumlu çözümleriyle başarıya katkı sağlıyor. Okul öncesinden lise son sınıfa kadar her yaşta öğrenci için referans kaynaklar sunan Sebit’in ürünlerine https://www.sebit.com.tr/ adresinden ulaşılabiliyor. Kullanıcılardan tam not Sebit’in öğrenciler tarafından sevilerek kullanılan eğitim ürünleri küresel bir pazar araştırma firması tarafından yapılan araştırmaya göre kullanıcılardan tam puan aldı. Bir yere bağlı kalmadan, zamandan ve mekândan bağımsız olarak ders kaynaklarına erişilebilmesi, öğrencilerin öğrenme hızına göre istedikleri konuları diledikleri kadar tekrar edebilmeleri ve öğrencilere sunulan bire bir rehberlik hizmetleri Sebit ürünlerinin en sevilen özellikleri arasında yer alıyor. Türk Telekom kullanıcılarına taksit fırsatı Sebit ürünleri, Türk Telekom müşterilerine özel olarak Türk Telekom faturasına ek 24 ay taksit imkânıyla satın alınabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.