Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Wellness

Kapsül Haber Ajansı - Wellness haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Wellness haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

IGIS 2026, Jeotermal Sektörünü Kapadokya’da Buluşturacak Haber

IGIS 2026, Jeotermal Sektörünü Kapadokya’da Buluşturacak

Türkiye’nin jeotermal sektörünü uluslararası paydaşlarla buluşturan International Geothermal Investment Summit (IGIS), 26–27 Kasım 2026 tarihlerinde ikinci kez Kapadokya’da düzenlenmeye hazırlanıyor. Jeotermal Yatırımcıları Derneği (JEMYAD) öncülüğündeki zirvede; enerji güvenliğinden yeni nesil kapalı devre teknolojilere, yatırım ve finansman modellerinden jeotermalin enerji dışındaki katma değerli kullanım alanlarına uzanan geniş bir gündem ele alınacak. Bu yıl da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımının öngörüldüğü zirvenin açılış bölümünde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Nevzat Şatıroğlu, İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, Nevşehir Valisi Hüseyin Kök ve JEMYAD Başkanı Ömer Tosun gibi isimlerin bulunması bekleniyor. Zirvenin teknoloji gündeminde kapalı devre sistemler, gelişmiş jeotermal sistemler (EGS) ve derin sıcak kaya teknolojileri öne çıkıyor. “Jeotermalde Kartlar Yeniden Dağıtılıyor — Kapalı Devre Teknolojiler, Derin Sıcak Kayalar ve Yeni Rekabet Dengesi” başlıklı oturumda yeni nesil teknolojilerin küresel pazardaki etkisi ile Türkiye’nin bu dönüşümdeki konumunun değerlendirilmesi amaçlanıyor. ETIP-Geothermal Başkanı Luca Xodo’nun moderasyonunda kurgulanan panele Eavor Technologies İcra Başkan Yardımcısı Robert Winsloe ile Green Therma Kurucu Ortağı ve Baş Jeoloğu Kim Gunn Maver gibi isimler katılacak. Yeni nesil jeotermal yatırımların finansmanı ise programın bir diğer önemli eksenini oluşturuyor. JEMYAD Başkanı Ömer Tosun’un moderasyonunda tasarlanan oturumda teknoloji, arama ve sondaj riskinin paylaşılması; ilk ticari ölçekli projelerin finansmanı, sigorta mekanizmaları, garanti fonları ve karma finansman modellerinin ele alınması hedefleniyor. Oturumda World Bank Group’tan Yasemin Örücü, EBRD’den Mehmet Üvez, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’ndan Seçil Yıldız ve Asya Kalkınma Bankası’ndan Keiju Mitsuhashi gibi finans kuruluşu temsilcilerinin farklı perspektifleri bir araya getirmesi bekleniyor. IGIS 2026, jeotermali yalnızca elektrik üretimi perspektifinden ele almayan bir içerik çerçevesi de sunuyor. Lityum ve kritik mineral geri kazanımı, jeotermal kaynaklı CO₂’nin değerlendirilmesi, seracılık, şehir ısıtma ve tarımsal kurutma programın öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor. Jeotermalin sağlık ve turizm boyutu ise Servotel Yönetici Ortağı Ayla Heyfegil’in moderasyonundaki termal sağlık ve wellness oturumunda ele alınacak; Anne Biging, Yasemen Kaner-White ve Rachel Branson gibi uluslararası isimlerin sektörün dönüşümüne ve Türkiye’nin potansiyeline ilişkin değerlendirmelerini paylaşacak. JEMYAD Başkanı Ömer Tosun, IGIS 2026’nın yaklaşımını şu sözlerle değerlendirdi:“IGIS ile jeotermalin geleceğini yalnızca enerji üretimi üzerinden değil, teknolojiden finansmana, kritik minerallerden tarıma, ısıtmadan sağlık ve wellness turizmine uzanan daha geniş bir ekonomik değer zinciri içinde ele alıyoruz. IGIS 2026’da yatırımcıları, teknoloji geliştiricilerini, finans kuruluşlarını ve kamu temsilcilerini aynı masada buluşturarak Türkiye’nin bu yeni dönemdeki potansiyelini uluslararası ölçekte tartışmaya açmayı hedefliyoruz.” Zirve programının 26 Kasım’da Lil’a by Museum Hotel’de düzenlenecek Karşılama Resepsiyonu ve Liderler Yemeği ile başlayacak. Ana zirve günü ise 27 Kasım’da Cappadocia Marriott Hotel’de gerçekleştirilecek. Program aynı akşam Maara Konak by Museum Hotel’de düzenlenecek IGIS Liderler Yemeği ile tamamlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Coral Group Hotels’den Turizmi 4 Mevsime Yayma Hamlesi  Haber

Coral Group Hotels’den Turizmi 4 Mevsime Yayma Hamlesi 

Coral Group Hotels; Marvida, Seven Seas ve Xanadu markaları altında sunduğu konaklama deneyimini yaz aylarının ötesine taşıyor. Konuk profilini ve seyahat motivasyonlarını dört mevsime yaymayı amaçlayan grup, Türkiye’deki tesislerinde sezon kapanış tarihlerini ileriye taşırken; Mısır’daki otellerinde ise yıl boyunca kesintisiz hizmet vermeye devam ediyor. Sezon uzuyor, kış konaklamaları odak noktası oluyor Coral Group Hotels, Türkiye’deki Seven Seas Hotel Life ve Marvida Family Eco tesislerinde sezon kapanışlarını bir ay ileriye taşıyarak operasyon süresine 30 gün ekledi. Grubun amiral gemilerinden Xanadu Resort Belek ise kısa süreli yıllık bakım dönemi dışında yılın 11 ayı boyunca kapılarını açık tutuyor. Operasyon sürelerinin uzaması, çalışanların yıl içinde daha uzun süre istihdam edilmesine olanak tanırken hem personelin gelir sürekliliğine hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Dört mevsim turizm hamlesinin bir sonraki büyük adımı ise 2027 kış sezonunda atılacak. Kış döneminde de kapılarını açık tutması planlanan Seven Seas Hotel Life, düzenlenmiş kapalı alanları, ısıtmalı havuzları, yenilenen spa ve restoran konseptleriyle 12 ay boyunca misafir ağırlamaya hazırlanıyor. Kışın kongre ve sağlık turizmi, sonbaharda “Mind & Body” Düşük sezon olarak nitelendirilen sonbahar ve kış aylarında tesislerdeki misafir profili ve konaklama amaçları da çeşitleniyor. Bu kapsamda özellikle Xanadu Resort Belek, geniş kapasiteli ana konferans salonu, ek toplantı merkezleri ve teknik altyapısıyla kış aylarında uluslararası toplantı, kongre ve MICE gruplarının önemli adreslerinden biri hâline geliyor. Okulların açılmasıyla birlikte daha sakin ve yetişkin odaklı bir döneme giren sonbahar aylarında, zihinsel ve bedensel arınmayı hedefleyen “Mind & Body” aktiviteleri ile Spa/Wellness paketleri öne çıkıyor. Yaz aylarında deniz ve güneş odaklı seyahatler ağırlık kazanırken, sonbahar ve kış döneminde sağlıklı yaşam ile ‘Mind & Body’ teması ve tesislerin çevresindeki doğal güzellikler konaklama deneyiminde daha belirleyici hâle geliyor. Kış döneminde Türkiye tesislerinde ağırlıklı olarak DACH bölgesi (Almanya, Avusturya, İsviçre), İngiltere, Polonya, Rusya ve iç pazardan gelen, daha çok 50 yaş üzeri ve çocuksuz seyahat eden konuklar ağırlanıyor. Bu dönemdeki konuk profili içinde emekli ve ileri yaş grubundaki misafirler öne çıkıyor. Mısır tesislerinde yıl boyunca kesintisiz operasyon Mısır’da faaliyet gösteren Xanadu Makadi Bay, Xanadu Club Makadi Bay ve Seven Seas Jolie Bay tesisleri ise 12 ay boyunca kesintisiz hizmet sunmayı sürdürüyor. Mısır operasyonlarında her şey dahil aile konseptlerinin yanı sıra sadece yetişkinlere özel (Adult Only) konaklama seçenekleriyle Avrupa ve Doğu Avrupa pazarlarından yoğun talep alınıyor. Kış döneminde başlıca kaynak pazarları Almanya, Avusturya, İsviçre, Polonya, Rusya ve Baltık ülkeleri oluşturuyor. Romanya, Çekya ve Slovakya’dan da talep alınırken, Birleşik Krallık son iki yılda hareketlenen pazarlar arasında yer alıyor. “Amacımız her sezon özel deneyim sunmak” Coral Group Hotels COO’su Hakan Yılmaz, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Coral Group Hotels olarak tek bir standart marka kalıbı yerine; Marvida, Seven Seas ve Xanadu markalarımızla farklı beklentilere yanıt veren esnek bir portföy sunuyoruz. Amacımız, turizm hareketliliğini sadece yaz aylarıyla sınırlı tutmayıp kışın ve ara sezonlarda da nitelikli konaklama çözümleri üretmek. Altyapısını güçlendirdiğimiz tesislerimizde sürdürülebilirlik ve yüksek kalite standartlarımızdan ödün vermeden, misafirlerimize yılın her gününde fiyat-performans dengesinin ötesinde bir tatil deneyimi yaşatmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TheLifeCo’ya Çifte Ödül Haber

TheLifeCo’ya Çifte Ödül

Türkiye’den doğarak dünyadaki başarılı merkezleriyle adından söz ettiren küresel wellness markası TheLifeCo, global alandaki konumunu ödüllerle taçlandırmaya devam ediyor. TheLifeCo, World Spa Awards 2026’da iki farklı merkeziyle iki önemli ödüle layık görüldü. Küresel ölçekte iyi yaşam ve bütünsel sağlık sektörünün en prestijli kurumlarından biri olan World Spa Awards, TheLifeCo’nun hem metodolojisinin doğduğu Bodrum hem de Karayipler’deki en yeni merkezi St. Lucia tesislerini yılın en iyileri arasında seçti. Gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda TheLifeCo St. Lucia “Saint Lucia's Best Wellness Retreat 2026” (Saint Lucia'nın En İyi Sağlıklı Yaşam ve Yenilenme Merkezi 2026) ödülünü kazanırken, TheLifeCo Bodrum ise “Türkiye's Best Wellness Retreat 2026” (Türkiye'nin En İyi Sağlıklı Yaşam ve Yenilenme Merkezi 2026) ödülünün sahibi oldu. Hem global medyanın hem ödüllerin odak noktasında Geçtiğimiz günlerde İngiltere’nin en köklü ve saygın yayınlarından The Times’ta Karayipler’de hayata geçirdiği yeni wellness deneyimi ve longevity yaklaşımıyla geniş yer bulan TheLifeCo St. Lucia, hizmete girmesinin ardından aldığı bu ödülle küresel ölçekteki başarısını pekiştirdi. World Spa Awards tarafından verilen bu çifte ödül, TheLifeCo’nun yıllar içinde geliştirdiği kişiye özel, sonuç odaklı ve bütünsel sağlık yaklaşımının uluslararası alanda gördüğü yüksek takdirin bir göstergesi oldu. Bodrum’dan Karayipler’e ulaşan bütünsel sağlık yolculuğu TheLifeCo Wellbeing; Bodrum, Akra Antalya, Swissotel Uludağ, Phuket, Sharm El Sheikh ve St. Lucia’da yer alan merkezlerinde, klinik temelli altyapısı, doktor ve uzman sağlık personeli gözetiminde sunduğu güvenli programları, yenilikçi terapileri ve bütünsel aktiviteleriyle hizmet vermeyi sürdürüyor. TheLifeCo Bodrum, bütünsel sağlık anlayışıyla hazırlanan detoks programları, etkili terapileri, SPA, yoga ve zihinsel dinlenme aktiviteleriyle misafirlerine şehrin stresinden uzakta, bedenlerinin yenilenme gücünü ve enerji seviyesini artıracakları kaliteli bir yaşamın kapılarını açıyor. TheLifeCo St. Lucia ise turkuaz koylar ve yemyeşil volkanik tepeler arasındaki konumunda detoks, beslenme, zihinsel destek, longevity ve stres yönetimi odaklı programlarıyla Karayipler’de kalıcı bir dönüşüm ve derin bir yenilenme deneyimi sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaşamınızı Nasıl Güzelleştirirsiniz? Haber

Yaşamınızı Nasıl Güzelleştirirsiniz?

Oysa bu belirtiler sağlığınıza yeterince yatırım yapmadığınızın sinyalleri olabilir. İyi haber şu ki; bu tabloyu değiştirmek çoğu zaman günlük yaşamda yapılacak küçük ama düzenli değişikliklerle mümkün. Kişisel wellness yaklaşımının bu noktada önem kazandığına dikkat çeken Acıbadem Life Danışmanı İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, “Wellness; kişinin fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal sağlığını her gün bilinçli seçimlerle desteklemesidir" diyor ve sağlıklı yaşamın kaldırım taşı olan günlük hayatta kullanacağınız 10 kişisel wellness rutinini anlatıyor. SAĞLIĞINIZI BU SEÇİMLERLE DESTEKLEYİN Uzun yıllar boyunca sağlık, büyük ölçüde "Hasta mıyım, değil miyim?" sorusuyla değerlendirildi. Oysa günümüzde bu yaklaşım tek başına yeterli değil. Çünkü kronik hastalıkların önemli bir bölümü ortaya çıkmadan yıllar önce; uyku kalitesinde bozulma, enerji kaybı, kas gücünde azalma, metabolik esnekliğin kaybı, stres toleransının düşmesi ve bağışıklık sistemindeki değişiklikler gibi erken sinyaller vermeye başlıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, "Kas gücü, metabolik esneklik, uyku kalitesi, bağışıklık sistemi ve stres karşısında toparlanabilme kapasitesi aslında sağlık rezervimizi oluşturur. Günlük alışkanlıklarımız bu rezervi ya artırır ya da fark etmeden tüketir" diyor. Bedeni daha dirençli, dengeli ve yaşamı sürdürülebilir getirmenin yolunun günlük yaşamda uygulanabilecek wellness rutinleriyle mümkün olabileceğini söyleyen Dr. Halil Ertürk günlük yaşamda kullanılabilecek basit ve uygulanabilir 10 kişisel wellness rutinini paylaşıyor. 1. Wellness’ın ilk sorusu: Uykumu koruyacak ne yapıyorum? Uykunun bağışıklık sisteminin, hormon dengesinin, hafızanın, iştah kontrolünün, kan şekeri regülasyonunun ve hücresel tamir süreçlerinin yeniden organize olduğu biyolojik bir dönem olduğunu belirten Dr. Halil Ertürk “Kötü uyku yalnızca ertesi gün yorgun hissettirmez. Uzun vadede insülin direncini, iştah artışını, tansiyon problemlerini, inflamasyonu, duygu durum dalgalanmalarını ve bilişsel performans düşüklüğünü tetikleyebilir” diyor ve kaliteli uykunun temel adımlarını paylaşıyor; Sabah saatlerinde gün ışığı almak, Her gün benzer saatlerde yatıp kalkmak, Akşam geç saatte ağır yemek yememek, Kafeini öğleden sonra sınırlamak, Yatak odasını serin, karanlık ve sessiz tutmak, Uyumadan önce zihinsel ve dijital uyarıyı azaltmak. 2. Akdeniz tipi beslenme metabolik sağlığı destekliyor Karmaşık diyetler yerine sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarını öneren Dr. Halil Ertürk, zeytinyağı, sebze, baklagiller, balık, tam tahıllar ve yeterli protein içeren Akdeniz tipi beslenmenin kan şekeri dengesinden bağırsak sağlığına kadar birçok sistemi olumlu etkilediğini belirtiyor. Özellikle 40 yaşından sonra yeterli protein tüketimi kas kütlesini korumak açısından önem taşıyor. 3. Yemekten sonra 10 dakikalık yürüyüş fark yaratıyor Sağlıklı yaşam için uzun egzersiz programlarına gerek yok. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk’e göre öğle veya akşam yemeğinin ardından yapılacak 10-15 dakikalık tempolu yürüyüş sindirimi destekliyor ve yemek sonrası kan şekeri yükselmelerini dengelemeye yardımcı oluyor. 4. Uzun oturmanın etkilerini azaltın Kas dokusunun yalnızca hareket etmek için değil, metabolizma, bağışıklık ve sağlıklı yaşlanma için de önemli olduğunu vurgulayan Dr. Ertürk, “Wellness yaklaşımında hareket yalnızca kalori yakmak için yapılmaz. Hareket; kası, kalbi, damarları, beyni, eklemleri ve metabolizmayı canlı tutan temel biyolojik uyarıdır” diyor ve günlük wellness için iki hedefi paylaşıyor; Daha az oturmak.Düzenli kas uyarısı vermek. Pahalı ekipman olmaksızın yapılan tempolu yürüyüş, merdiven çıkma, squat, duvara şınav, plank, esneme hareketleri ve vücut ağırlığıyla yapılan basit egzersizler güçlü bir başlangıç sağlıyor. Her 45-60 dakikada bir ayağa kalkmak, kısa bir yürüyüş yapmak veya birkaç esneme hareketi bile uzun oturmanın olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı oluyor. 5. Amaç stresi yok etmek değil, toparlanabilmek Stresin yaşamın doğal bir parçası olduğunu belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, asıl önemli olanın stres sonrası bedenin yeniden dengeye dönebilmesi olduğunu söylüyor. Yavaş nefes egzersizleri, doğada zaman geçirmek, dijital molalar vermek ve sosyal ilişkileri güçlendirmek sinir sisteminin toparlanmasına katkı sağlayabiliyor. 6. Hormetik Stres: Dozunda Zorlanma, Daha Güçlü Beden Bedenimizin her zaman konfor alanında kalmaya değil, zaman zaman kontrollü şekilde zorlanmaya da ihtiyacı var. Bilim dünyası buna "hormetik stres" adını veriyor. Sağlıklı bir bedenin zaman zaman kontrollü uyaranlara da ihtiyacı olduğunu ve burada “hormetik stres” kavramının devreye girdiğini belirten Dr. Halil Ertürk, “Hormetik stres; düşük dozda, kısa süreli ve kontrollü bir stresin vücutta adaptasyon yanıtı oluşturmasıdır. Yani bedene küçük bir zorlanma verilir; vücut buna yanıt olarak savunma, onarım ve dayanıklılık mekanizmalarını aktive eder. Egzersiz bunun en bilinen örneğidir. Kısa süreli soğuk veya sıcak maruziyeti, açlık penceresi, nefes egzersizleri ve doğa yürüyüşleri de doğru kişide, doğru dozda kullanıldığında benzer adaptif sinyaller oluşturabilir” diyor. 7. Buz banyosuna gerek yok, her duşun sonuna ekleyin Soğuk duş veya duşun sonunda kısa süreli serin su uygulaması, evde yapılabilecek basit hormetik pratiklerden biri. Başlangıç için uzun buz banyolarına gerek olmaksızın duşun sonunda 20-30 saniye daha serin suyla bitirmek bile kontrollü bir uyaran olabilir. Buradaki amaç dayanıklılık geliştirmek ve bedene kısa süreli bir adaptasyon sinyali vermektir. Kalp hastalığı, ritim bozukluğu, kontrolsüz hipertansiyon, Raynaud sendromu, panik atak eğilimi veya ciddi kronik hastalığı olan kişiler bu tür uygulamalarda dikkatli olmalı. 8. Gece atıştırmalarını bırakmak iyi bir başlangıç olabilir Aralıklı oruç, FMD benzeri beslenme protokolleri ve uzun açlık uygulamaları wellness dünyasında sık konuşuluyor. Çoğu kişi için ilk adımın akşam yemeğinden sonra atıştırmayı bırakmak ve doğal bir gece açlığı oluşturmak olduğunu belirten Dr. Halil Ertürk, “Yaklaşık 12 saatlik bu doğal gece açlığı metabolik ritmi desteklemeye yardımcı olur. Diyabet ilacı veya insülin kullananlar, hipoglisemi eğilimi olanlar, gebeler, emzirenler, yeme bozukluğu öyküsü olanlar, ileri yaşta kırılgan bireyler ve ciddi kronik hastalığı olanlar bu uygulamadan önce kişisel değerlendirme yapmalı” diyor. 9. En güçlü biyohack, alışkanlıklarınızdır Biyohacking’in ( Vücudu ve yaşam tarzını optimize etmek) en temel halinin biyolojiyi anlayarak günlük davranışları doğru sıraya koymak olduğunu söyleyen Dr. Halil Ertürk, sabah gün ışığı almak, düzenli hareket etmek, yeterli protein tüketmek, nefes egzersizleri yapmak ve zamanında uyumanın biyolojik açıdan en etkili uygulamalar arasında yer aldığını söylüyor ve ekliyor: “Bazen en iyi biyohack, akşam telefonu kapatıp zamanında uyumaktır.” 10. Mükemmel değil, sürdürülebilir bir rutin oluşturun Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk 'e göre sağlıklı yaşamın sırrı kusursuz bir program uygulamak değil; her gün sürdürülebilecek küçük alışkanlıklar geliştirmek. Gün ışığıyla güne başlamak, gün içinde hareket etmek, öğünlerden sonra kısa yürüyüşler yapmak, ekran kullanımını azaltmak ve düzenli uyku saatleri oluşturmak uzun vadede büyük fark yaratabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dubai Turizm Sektörü, Şubat Ayından Bu Yana En Yüksek Ziyaretçi Sayısına Ulaştı Haber

Dubai Turizm Sektörü, Şubat Ayından Bu Yana En Yüksek Ziyaretçi Sayısına Ulaştı

Dubai Ekonomi ve Turizm Departmanı’nın (DET), Arabian Travel Market (ATM) 2026’nın açılış gününde açıkladığı son verilere göre Dubai turizm sektörü giderek güçlenirken, şehrin otel sektörü de istikrarlı performans artışını sürdürüyor. Ağustos ayı sonuna kadar kaydedilen performans, Dubai ve paydaşlarının yıllar içinde oluşturduğu güçlü sistemlerin, iş birliklerinin ve çeşitlendirilmiş pazar yapısının gücünü ortaya koyuyor. Bu sonuçlar aynı zamanda yatırım yapmaya, yenilik geliştirmeye ve misafirlerine yüksek standartlarda hizmet sunmaya devam eden sektörün kararlılığını gösterirken, 2026’nın son aylarına girerken destinasyonun konumuna duyulan güveni de pekiştiriyor. Ağustos ayında otel doluluk oranı %66’ya ulaşarak Ağustos 2025’teki seviyenin %89’una ulaştı. Bu oran, Mart 2026’da kaydedilen %36’lık doluluktan bu yana devam eden güçlü yükselişin de göstergesi oldu. Söz konusu istikrarlı artış, Dubai’nin konaklama sektöründeki temel talebin ve sektörün gücünün açık bir işareti olarak öne çıkıyor. Birçok otel, misafir deneyimini daha da geliştirmek ve geleceğe hazırlıklarını güçlendirmek amacıyla kapsamlı renovasyon projelerine başlarken, Dubai’nin otel oda kapasitesi Ağustos 2026 sonu itibarıyla 149 bine yaklaştı. Yılın ilk sekiz ayında Dubai’deki otellerde toplam 21,61 milyon dolu oda gecesi kaydedilerek sektörün faaliyet ölçeğinin büyüklüğü bir kez daha ortaya kondu. Otel sektöründeki güçlü performans ziyaretçi sayılarına da yansıdı. Dubai, Ağustos 2026’da yaklaşık 869 bin uluslararası gecelemeli ziyaretçiyi ağırlarken, mart ayından bu yana aylık bazda çift haneli büyüme kaydetmeye devam etti. Böylece Ağustos 2026, şubat ayından bu yana en yüksek aylık ziyaretçi sayısının kaydedildiği dönem olurken, yılın ilk sekiz ayında Dubai’yi ziyaret eden toplam uluslararası gecelemeli ziyaretçi sayısı 6,97 milyona ulaştı. Dubai, dünyanın farklı bölgelerinden geniş ve çeşitli ziyaretçi profillerini çekmeye devam etti. Ocak-Ağustos döneminde Batı Avrupa, toplam ziyaretçilerin %20’sini oluşturarak en büyük kaynak bölge olurken, onu %17 ile Güney Asya, %16 ile Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) ülkeleri ve %14 ile Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) ve Doğu Avrupa takip etti. Bu çeşitlendirilmiş pazar yapısı, DET ve paydaşlarına hem mevcut hem de gelişmekte olan pazarlarda talebi artırabilecekleri geniş bir uluslararası taban sağlıyor. Bu yapı aynı zamanda Dubai Ekonomi Ajandası D33’ün, Dubai’nin iş ve tatil amaçlı seyahatlerde dünyanın önde gelen destinasyonlarından biri olma konumunu daha da güçlendirme ve dayanıklı, geleceğe odaklı bir ziyaretçi ekonomisi oluşturma hedefleriyle de örtüşüyor. Çeşitlendirilmiş Kaynak pazarlar Dubai Ekonomi ve Turizm Departmanı bünyesinde faaliyet gösteren Dubai Turizm ve Ticaret Pazarlama Kurumu (DCTCM) CEO’su Issam Kazim yaptığı açıklamada; “Bir şehrin gerçek dayanıklılığı, koşulların sorunsuz olduğu dönemlerde değil, zorlu zamanlarda sınanır. Liderliğimizin vizyonu doğrultusunda, çalışmalarımızı sürdürmek için ideal koşulların oluşmasını beklemiyoruz. Bu yıl şimdiye kadar elde edilen sonuçlar; küresel konaklama ve turizm ortaklarımızdan, ziyaretçilerin Dubai’de yaşadığı deneyimi birlikte oluşturan şehirdeki tüm paydaşlara kadar, Dubai’nin ziyaretçi ekonomisine katkıda bulunan herkesin çabasını yansıtıyor. Dubai’nin geniş ve çeşitlendirilmiş kaynak pazar yapısı, kapsamlı konaklama altyapısı ve sürekli gelişen destinasyon deneyimleri sayesinde uluslararası ziyaretçileri önemli ölçekte ağırlamaya devam ettiği bu dönemde, sektörümüzün son aylarda ortaya koyduğu performanstan gurur duyuyoruz. Arabian Travel Market, bu ilerlemeyi daha da ileri taşımak ve sektörümüzü desteklemek açısından önemli bir fırsat sunuyor. Etkinlik, dünyanın dört bir yanındaki iş ortaklarımızla bir araya gelmemize, kendi pazarlarında gözlemledikleri gelişmeleri dinlememize ve fırsat alanlarını birlikte değerlendirmemize imkân tanıyor. Odağımız; sektörümüzle yakın iş birliklerini sürdürmek, hem mevcut hem de gelişmekte olan pazarlardaki talebi güçlendirmek ve ziyaretçilere Dubai’yi tercih etmeleri için cazip nedenler sunmaya devam etmek. Bu güçlü temeller ve iş birlikleri, 2026’nın geri kalanına ve sonrasına güvenle bakmamızı sağlıyor” dedi. 14-17 Eylül tarihleri arasında Dubai World Trade Centre’da düzenlenen ATM’nin 33’üncü edisyonu, pazarların talebi artırmaya ve yeni fırsatları belirlemeye odaklandığı sektör açısından önemli bir dönemde, küresel seyahat ve turizm dünyasını Dubai’de bir araya getiriyor. Etkinlik, DET ve paydaşları açısından uluslararası seyahat sektörüyle ilişkileri güçlendirmek, kilit pazarlarda yeni fırsatlar geliştirmek ve Dubai’nin destinasyon olarak devam eden dönüşümünü sergilemek için önemli bir platform sunuyor. Güçlü İş Birliği Modeli DET, ATM 2026’ya Dubai’nin turizm ekosisteminin farklı alanlarını temsil eden 115’ten fazla katılımcı paydaşla birlikte katılıyor. Bunlar arasında otel grupları, turistik cazibe merkezleri, destinasyon yönetim şirketleri, havacılık sektörü paydaşları ve kamu kurumları bulunuyor. Bu geniş katılım, Dubai’nin turizm stratejisinin temelini oluşturmaya devam eden güçlü kamu-özel sektör iş birliği modelini yansıtırken, destinasyonun dünyanın dört bir yanından gelen seyahat profesyonellerine kapsamlı ve entegre bir turizm deneyimi sunmasını sağlıyor. Departman ayrıca “ATM Hosted Buyers Programme” kapsamında 40’tan fazla ülkeden 300’ün üzerinde uluslararası seyahat profesyonelini ağırlıyor. Program, Dubai’yi tanıtan ve satışını gerçekleştiren seyahat profesyonellerine destinasyonu doğrudan deneyimleme, turizm paydaşlarıyla birebir görüşme, yeni ürün ve deneyimleri keşfetme ve şehrin sürekli gelişen ziyaretçi deneyimleri hakkındaki bilgilerini derinleştirme fırsatı sunuyor. Gelişen Deneyimler DET ve paydaşları ATM boyunca Dubai’nin turizm ürünlerinin devam eden gelişimini sergiliyor. Bu kapsamda konaklama, gastronomi, kültür, eğlence, wellness, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve aile deneyimleri öne çıkıyor. Şehrin 2026 yılı öncelikleri arasında küresel bağlantıların güçlendirilmesi, otizmli ve duyusal hassasiyeti bulunan ziyaretçilere yönelik erişilebilirliğin daha da geliştirilmesi ve Dubai Sustainable Tourism ile Dubai Can gibi girişimlerin ilerletilmesi de yer alıyor. DET, 2026 yılı boyunca uluslararası kitlelere ulaşma yöntemlerini geliştirmeye güçlendirmeye devam etti. Bu çalışmalar arasında uluslararası seyahat sektörü temsilcileriyle devam eden temaslar, pazar bilgilendirme toplantıları ve roadshow’lar ile kilit kaynak pazarlara özel olarak geliştirilen uluslararası kampanyalar ve iş birlikleri yer aldı. Yakın zamanda DET öncülüğünde hayata geçirilen “A Dubai Invite” programı ise yaklaşık 200 farklı milletten Dubai sakinine, ailelerini ve arkadaşlarını şehri deneyimlemeye davet etme imkânı sundu. Program kapsamında 90 binden fazla Dubai sakini avantajlardan yararlanmak için başvuruda bulundu. Tüm bu çalışmalar; Dubai’nin en değerli elçilerinden bazılarını desteklemek, destinasyonun görünürlüğünü, olumlu algısını ve tercih edilme potansiyelini korumak, öncelikli pazarlardaki ilişkileri derinleştirmek ve gelecekteki talebi desteklemek amacıyla gerçekleştiriliyor. Bu yılın başlarında küresel seyahati etkileyen bölgesel gelişmeler sırasında Dubai Hükümeti, turizm, konaklama ve eğlence sektörlerine doğrudan destek sağlamak amacıyla 2,5 milyar AED tutarında bir destek paketi hayata geçirdi. Şehir aynı zamanda küresel hava bağlantılarını hızla yeniden ölçeklendirdi. Bu toparlanmaya öncülük eden Emirates, küresel uçuş ağının %97’sini yeniden devreye alırken, Dubai Uluslararası Havalimanı’nda (DXB) doluluk oranları güçlenmeye devam ederek 2025 seviyelerine yaklaştı. DET’in ATM kapsamındaki faaliyetleri dört günlük etkinlik boyunca devam edecek. Programda, Dubai’nin uluslararası turizm ilişkilerini güçlendirmeye ve turizm ekonomisinde gelecekteki talebi desteklemeye odaklanan toplantılar, iş ortağı görüşmeleri ve sektör değerlendirmeleri gerçekleştirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mösta, IFA Berlin 2026’da Yeni Nesil Teknolojileri ve İş Birliği Fırsatlarını Değerlendirdi Haber

Mösta, IFA Berlin 2026’da Yeni Nesil Teknolojileri ve İş Birliği Fırsatlarını Değerlendirdi

Küresel inovasyonları resmi distribütörlük güvencesi ve deneyim odaklı hizmet altyapısıyla Türkiye pazarına taşıyan Mösta; yapay zekâ destekli donanımlar, insansı robotik çözümler, kişisel wellness ekosistemleri ve akıllı pet-tech ürünleri başta olmak üzere farklı alanlardaki yeni teknolojileri ve iş birliği fırsatlarını IFA Berlin 2026’da yakından takip etti. İnsansı Robot ve Kişisel Sağlık Teknolojileri Gündemde Tüketici elektroniğinin yapay zekâ destekli ve birbiriyle bağlantılı akıllı ekosistemlere dönüştüğüne dikkat çeken Mösta, fuar boyunca bu dönüşümü destekleyen yeni nesil ürün ve teknolojileri inceledi. Şirket; SKG, UBTECH ve UBPet ile yürüttüğü çalışmalar kapsamında Türkiye pazarı için yeni dönem ürün planlamalarını da değerlendirdi. Bu doğrultuda günlük yaşam konforunu ve kişisel sağlığı destekleyen SKG’nin yeni nesil modellerinin önümüzdeki dönemde Türkiye’de kullanıcılarla buluşturulması planlanırken, insan hareketlerini ortam algısıyla birleştiren UBTECH’in gelişmiş insansı robotu Walker’ın da yakında Mösta Deneyim Mağazası’nda sergilenmesi hedefleniyor. Akıllı yaşam vizyonunu evcil hayvan teknolojilerine de taşıyan Mösta, sınıfının en geniş iç hacmine sahip akıllı kedi tuvaleti UBPet C41 ile bu alandaki ürün portföyünü çeşitlendiriyor. Türkiye Pazarı İçin Yeni Global İş Birlikleri Mösta’nın IFA Berlin 2026’daki temasları mevcut iş ortaklarıyla sınırlı kalmadı. Şirket, Türkiye pazarında henüz yer almayan yenilikçi teknoloji üreticileriyle olası iş birlikleri ve distribütörlük fırsatlarına yönelik görüşmeler gerçekleştirdi. Dünyada gelişen teknoloji kategorilerini yakından takip ederek Türkiye’deki kullanıcılarla buluşturmayı hedefleyen Mösta, mevcut iş birliklerini geliştirmenin yanı sıra portföyünü güçlendirebilecek yeni global markalar ve teknoloji çözümlerine yönelik değerlendirmelerini sürdürüyor. Mösta Kurucusu Murat Sungur Özkan, IFA Berlin 2026’ya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “IFA Berlin gibi küresel buluşmalar bizim için yalnızca bir fuar değil; dünyadaki teknoloji trendlerini kaynağında takip ettiğimiz, mevcut iş ortaklarımızla bir araya geldiğimiz ve yeni fırsatları değerlendirdiğimiz önemli bir platform. Yapay zekâ, robotik sistemler, kişisel sağlık teknolojileri ve akıllı evcil hayvan çözümlerinin günlük yaşamda giderek daha fazla yer aldığını görüyoruz. Fuar boyunca SKG, UBTECH ve UBPet ekipleriyle verimli görüşmeler gerçekleştirirken, Türkiye pazarında henüz yer almayan yenilikçi markalarla da yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkânı bulduk. Mösta olarak dünyada gelişen teknolojileri yakından takip ederek, uygun ürün ve markaları distribütörlük güvencemiz ve satış sonrası hizmet altyapımızla Türkiye’deki kullanıcılarla buluşturmayı hedefliyoruz.’’ Mösta Hakkında Mösta, uluslararası teknoloji markalarının Türkiye distribütörlüğünü yürüten, yenilikçi teknolojileri kullanıcılarla buluşturan bir teknoloji şirketidir. Wellness teknolojileri, akıllı evcil hayvan ürünleri, servis robotları, mobil aksesuarlar ve tüketici elektroniği alanlarında faaliyet gösteren Mösta; SKG, UBPet, UBTECH ve OXS gibi global markaları Türkiye pazarına sunmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Raffles, SPA Kriyoterapi Uygulamasını  Yepyeni Cryosuıte Deneyimi ile Sunuyor Haber

Raffles, SPA Kriyoterapi Uygulamasını  Yepyeni Cryosuıte Deneyimi ile Sunuyor

Dinginlik ve yenilenmeyi kusursuz bir dengede buluşturan Raffles Spa; son dönemde wellness alanının en dikkat çekici uygulamalarından kriyoterapiyi Cryosuite deneyimiyle zengin hizmet yelpazesine ekliyor. Raffles Spa’nın longevity alanındaki yeniliği Cryosuite, misafirlere tüm vücut kriyoterapi tedavisini dingin ve konforlu bir atmosferde deneyimleme imkanı sunuyor. Vücudun üç ila beş dakika -85 °C ile -95 °C arasında değişen sıcaklıklara kontrollü bir biçimde maruz bırakıldığı uygulama, dolaşım ve lenf sisteminin doğal tepkilerini harekete geçirerek bedenin kendini yenileme mekanizmalarını desteklemeye yardımcı oluyor. Düzenli uygulandığında spor sonrası toparlanma ve dolaşım sisteminin desteklenmesi, metabolik aktivitenin uyarılması, kolajen üretiminin teşvik edilmesi ve genel iyi oluş halinin güçlendirilmesine katkı sağlayan kriyoterapi; yalnızca performans odaklı bireylerin değil, stres yönetimi ve kaliteli uyku düzenine önem veren ve gün içinde daha enerjik hissetmek isteyenlerin de tercih ettiği yenilikçi uygulamalar arasında yer alıyor. Kısa zamanda uygulanabilmesi sayesinde yoğun tempoda çalışan profesyonellerden sık seyahat eden misafirlere kadar geniş bir kitlenin yaşam tarzına kolayca uyum sağlayan kriyoterapi, hem fiziksel hem de zihinsel iyiliği destekleyen bütünsellik özelliğiyle modern şehir yaşamında sürdürülebilir iyi yaşam alışkanlıklarına yönelik etkili bir çözüm olarak öne çıkıyor. Raffles Spa Direktörü Ülker Yıldırım, Cryosuite deneyimi ile ilgili, “Bugün iyi yaşam kavramının artık yalnızca spa içerisinde geçirilen birkaç saatten ibaret olmadığını görüyoruz. Sürekli uyarılan zihnimiz ve bedenimizin maruz kaldığı stres nedeniyle hepimiz gün içinde küçük ama etkili yenilenme anlarına ihtiyaç duyuyoruz,” diyor ve ekliyor: “Kriyoterapi, yalnızca birkaç dakikalık kontrollü soğuk uygulamasıyla bedenin doğal tepkilerini harekete geçirirken enerji seviyesini, zihinsel canlılığı ve iyi hissetme halini destekleyen güçlü bir deneyim sunuyor. Bizi en çok heyecanlandıran nokta ise bu ileri teknoloji deneyime, şehrin tam kalbinde, Raffles Spa'nın huzurlu atmosferinde ulaşılabiliyor olması. Bazen iyi hissetmenin sırrı saatler süren uygulamalarda değil; bedenimize doğru zamanda verilen kısa ama etkili bir uyarıyla kendi yenilenme potansiyelini desteklemektedir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’de AVM Koridorları Parkura Dönüştü Haber

İzmir’de AVM Koridorları Parkura Dönüştü

İzmir’de yaz sıcakları koşu rotasını değiştirdi. Açık havada spor yapmanın giderek zorlaştığı sıcak günlerde, Türkiye’nin lider kurumsal wellness ağı MultiSport Türkiye, koşu deneyimini şehrin alışılmış parkurlarının dışına taşıdı. İstinyePark İzmir’de gerçekleştirilen etkinlikte katılımcılar, sıcak havadan etkilenmeden alışveriş merkezinin içinde oluşturulan parkurda koştu. Bu kez alışveriş için değil, koşmak için AVM’ye gittiler MultiSport Türkiye’nin “Harekete Geç!” çağrısıyla, yaz aylarında yüksek sıcaklıkların açık hava sporlarını zorlaştırmasından yola çıkarak gerçekleştirdiği etkinlik, koşuculara kentin merkezinde farklı bir deneyim sundu. İzmir’de bir ilk olan etkinlikte alışveriş merkezinin koridorları sabahın erken saatlerinde sporseverlere ayrıldı. Yaklaşık 100 katılımcının bir araya geldiği organizasyonda koşucular belirlenen parkurda 10 tur tamamladı ve toplam 3,5 kilometre katetti. Alışveriş merkezlerinin alışılmış kullanım biçimlerinin dışına çıkan görüntülere sahne olan etkinlikte kent yaşamındaki farklı mekânların hareket ve spor için de değerlendirilebileceğine dikkat çekildi. “Harekete geçmek için koşulların değişmesini beklemeye gerek yok” Konuyla ilgili açıklamada bulunan MultiSport Türkiye Genel Müdürü Cenk Erol, “İzmir gibi yaz aylarında sıcaklıkların oldukça yüksek seyrettiği bir şehirde açık havada koşmak her zaman kolay olmayabiliyor. Biz de kendimize çok basit bir soru sorduk: Koşu parkuru neden bir alışveriş merkezinin içinde olmasın? ‘Harekete Geç’ mottomuzun da tam olarak ifade ettiği gibi, insanları hareketten uzaklaştıran koşullara farklı alternatifler üretmenin mümkün olduğuna inanıyoruz. İstinyePark İzmir’de gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikle koşuyu alışılmış rotaların dışına taşıdık ve İzmir’de ilk kez farklı bir deneyime imza attık” dedi. Erol, MultiSport’un Türkiye’de sunduğu olanaklara ilişkin ise, “Bugün Türkiye genelinde 36 şehirde 5 bine yakın spor tesisi ile 80’in üzerinde spor branşı ve aktiviteyi kapsayan geniş bir ekosistem sunuyoruz. İnsanların yaşam biçimleri, spor alışkanlıkları ve ihtiyaçları birbirinden farklı. Bizim hedefimiz de mümkün olduğunca fazla kişiye kendi hayatına uygun bir hareket alanı yaratabilmek” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlıkta Yeni Odak: Daha Uzun Değil, Daha Sağlıklı Yaş Almak Haber

Sağlıkta Yeni Odak: Daha Uzun Değil, Daha Sağlıklı Yaş Almak

Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresinin 78,5 yıla ulaşmasıyla birlikte, yalnızca daha uzun yaşamak değil, bu yılları sağlıklı, dinç ve yüksek yaşam kalitesiyle geçirmek de önem kazanıyor. 2026’da sağlık ve wellness dünyasında öne çıkan “Longevity” yaklaşımı, yaşam süresini uzatmanın yanı sıra sağlıklı yaşam süresini artırmaya, yaşlanma sürecini desteklemeye ve günlük yaşam kalitesini korumaya odaklanıyor. Geleneksel sağlık anlayışında temel yaklaşım hastalıkların tedavisi üzerine kurulurken, longevity yaklaşımı koruyucu sağlık ve yaşam tarzı alışkanlıklarını daha fazla gündeme taşıyor. Beslenme, fiziksel aktivite, uyku, stres yönetimi ve metabolik sağlık gibi başlıklar, sağlıklı yaş alma hedefinin temel unsurları arasında değerlendiriliyor. “Beden üzerindeki yükleri kaldırdığımızda biyolojik yenilenme başlıyor” Küresel Türk Welness markası TheLifeCo’nun Kurucusu Ersin Pamuksüzer, bu yaklaşımı 20 yılı aşkın süredir sundukları bütünsel programlarla hayata geçirdiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Bilimsel araştırmaların net bir şekilde gösterdiği gibi; bedenin üzerinden sürekli sindirim, stres ve çevresel yükleri kaldırdığımızda, organizma ilk iş olarak öz enerjisini kendini iyileştirmeye ve hücrelerini tazelemeye harcıyor. Bütünsel sağlık yaklaşımının özü, bedene bu doğal alanı ve zamanı tanımaktır. Sadece yükü azaltmanın değil, sonrasında doğru adımları atmak da önemli. Bu süreç sadece bir arınma değil, bedeninize verdiğiniz en değerli moladır. Sunduğumuz programlarla sindirim sisteminize tam bir mola verdiriyor, tüm o sindirim yükünü bir kenara bırakıyoruz. Vücudun enerjisi artık yemekleri sindirmekle uğraşmak zorunda kalmıyor; doğrudan kendi içine, otofajiye ve hücresel onarıma yönleniyor. Yani vücudunuz adeta kendi içini temizliyor, yaşlanmış hücreleri geri dönüştürerek yenileniyor. Bedenimiz, doğru koşullar sağlandığında kendini yenileme konusunda inanılmaz bir potansiyele sahip.” Pamuksüzer “Bizim de TheLifeCo'da sunduğumuz programlar, tam olarak bu bilimsel gerçeği temel alıyor. Uzman diyetisyen ve sağlık ekipleri eşliğinde uygulanan detoks, beslenme ve yaşam tarzı programları, katılımcıların bedenlerini dinlemeyi, doğru zamanlarda dinlendirmeyi ve doğru şekilde yeniden beslemeyi öğrenmelerini sağlıyor” dedi. Otofaji ve mitokondri sağlığı gündemde Longevity yaklaşımının öne çıkan başlıkları arasında hücresel sağlık da yer alıyor. Vücudun doğal yenilenme ve onarım süreçlerinden biri olan “otofaji”, hücrelerin işlevini yitirmiş veya hasarlı bileşenlerini parçalayarak yeniden değerlendirmesine yardımcı olan biyolojik bir mekanizma olarak biliniyor. Otofaji; besin alımı, enerji dengesi ve açlık gibi metabolik koşullardan etkilenen karmaşık bir süreç olarak değerlendiriliyor. Aralıklı oruç ve kalori kısıtlaması gibi yaklaşımların otofaji üzerindeki etkileri ise bilimsel araştırmaların konusu olmaya devam ediyor. Hücresel sağlık açısından bir diğer önemli başlık ise mitokondriler. Hücrelerin enerji üretiminde merkezi rol oynayan mitokondrilerin sağlıklı işleyişi; metabolik sağlık, fiziksel performans ve genel iyilik hali açısından önem taşıyor. Dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, yeterli uyku ve stres yönetiminin yanı sıra kırmızı ışık, infrared sauna ve soğuk maruziyeti gibi farklı wellness uygulamaları da bu alanda araştırılan ve kullanılan destekleyici yaklaşımlar arasında bulunuyor. NAD+ uygulamaları gibi yeni nesil yaklaşımların ise sağlık ve longevity alanındaki yeri üzerine çalışmalar sürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.