Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Wltp

Kapsül Haber Ajansı - Wltp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Wltp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Audi A6 Sportback e-tron ile Guinness Dünya Rekoru Haber

Audi A6 Sportback e-tron ile Guinness Dünya Rekoru

Normal trafik akışında gerçekleşen yolculukta ortalama enerji tüketimi 100 kilometrede 7,09 kWh oldu. Rekor, otomobilin teknolojisi kadar Marczyk’in sürüş biçimiyle de şekillendi. Ralli parkurlarında saniyelerin hesabını yapan Miko Marczyk, bu kez her kilometrede kullandığı enerjiye odaklandı. Saat 01.55’te başlayan yolculuğu, Vistül Nehri boyunca Krakow, Sandomierz, Varşova, Torun ve Grudziadz üzerinden Baltık Denizi kıyısındaki Hel’e uzandı. Marczyk aynı güzergahı izleyerek dönüşe geçti. Audi A6 Sportback e-tron performance, yolculuk boyunca şarj edilmeden 45 saati aşkın süre sonra Torun ile Ciechocinek arasında durdu. Kilometre sayacı 1.338’i gösteriyordu. Deneme trafiğe açık yollarda, yoğun saatleri de kapsayan koşullarda yapıldı. Yolculuk boyunca ortalama hava sıcaklığı 15 dereceydi; Grudziadz’da sabahın erken saatlerinde sıcaklık 7 dereceye kadar düştü. Marczyk, bataryayı yeniden şarj etmeden 1.338 kilometre yol almıştı. Rekorun ardından otomobilin sunduğu potansiyele dikkat çeken Marczyk sonuca kendisinin de şaşırdığını söyleyerek “Audi A6 Sportback e-tron performance 367 PS güç üretiyor ve 0’dan 100 km/sa hıza 5,4 saniyede ulaşıyor. 94,9 kWh net kapasiteli bataryası ve düşük hava sürtünmesiyle uzun menzil için güçlü bir temele sahip. Yine de 1.338 kilometrelik sonuç benim için de güzel bir sürpriz oldu.” dedi. Menzili belirleyen yalnızca batarya değil Audi’nin global WLTP verilerine göre A6 Sportback e-tron performance, 777 kilometreye kadar menzil sunuyor. Marczyk’in ulaştığı 1.338 kilometre ise menzili en üst düzeye çıkarmaya odaklanan özel bir rekor denemesinin sonucu; günlük kullanımda beklenen menzil olarak değerlendirilmemeli. İki değer arasındaki fark, sürüş biçiminin enerji tüketiminde ne kadar etkili olabildiğini gösteriyor. Marczyk’e göre verimli bir yolculuğun ilk adımı, kullanılan otomobili tanımakla başlıyor. Sürüş modlarının ve sistemlerin farklı koşullarda nasıl çalıştığını bilmek, tepkilerinin farklında olmak enerjiyi daha bilinçli kullanmaya yardımcı oluyor. Yavaşlama sırasında enerjiyi geri kazanan rejeneratif frenlemeden yararlanmak ve lastik basıncını doğru seviyede tutmak da tüketimi azaltmaya yardımcı oluyor. Bunları, yolu önceden okuyarak akıcı sürmek tamamlıyor: Gereksiz hızlanmalardan ve ani frenlerden kaçınmak, eldeki enerjiyi daha uzun bir mesafeye yaymayı sağlıyor. Teknoloji ve sürüşün ortak sonucu Rekoru kıran Marczyk’ti ancak, uzun yolculuğun teknik temelini de Audi A6 Sportback e-tron’un verimlilik için geliştirilen yapısı oluşturdu. Premium Platform Electric (PPE) üzerinde geliştirilen ikinci model olan otomobil, 800 voltluk elektrik mimarisini 100 kWh brüt, 94,9 kWh net kapasiteli bataryayla birleştiriyor. Rejeneratif frenleme, günlük kullanımdaki frenleme işlemlerinin yaklaşık yüzde 95’ini karşılayabiliyor; enerji geri kazanım gücü 220 kW’a kadar çıkıyor. Hız arttıkça aerodinaminin rolü de büyüyor. WLTP ölçümünde Sportback’in enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ı hava direncinden kaynaklanıyor. 0,21’lik hava sürtünme katsayısı, A6 Sportback e-tron’u Audi’nin bugüne kadarki en aerodinamik modeli yapıyor. Marczyk’in yolculuğu kendisi için bir Guinness Dünya Rekoru ile sona erdi. Audi A6 Sportback e-tron içinse teknolojinin ve mühendislik yaklaşımının, bilinçli sürüşle bir araya geldiğinde neleri mümkün kılabilidiğini ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tamamen Elektrikli MINI Countryman, Yenilenen Tasarım Paketiyle MINI Online Store’da Haber

Tamamen Elektrikli MINI Countryman, Yenilenen Tasarım Paketiyle MINI Online Store’da

Gelişen donanım özellikleriyle premium elektrikli SUV deneyimini daha da ileri taşıyan Tamamen Elektrikli MINI Countryman’in maksimum sürüş menzili, yeni nesil batarya teknolojisi sayesinde 501 kilometreye kadar ulaştı. Günlük kullanımı kolaylaştıran yeni donanımları ve sürüş konforunu artıran ileri teknolojileriyle Tamamen Elektrikli MINI Countryman Favoured Plus, artırılmış gerçeklik destekli MINI Navigasyon AR sistemini de sunuyor. MINI Countryman’in Tamamen Elektrikli versiyonu, Favoured Plus tasarım paketiyle Eylül ayına özel 3 milyon 687 bin TL’den başlayan fiyatlarla MINI Online Store’da satışa sunuldu. Sportif kullanıcılara yönelik alternatif olarak sunulan John Cooper Works paketinin Eylül ayına özel satış fiyatı ise 3 milyon 814 bin TL’den başlıyor. Türkiye’de lanse edildiği 2024 yılından bugüne kadar 21 bini aşan satış adedine ulaşan yeni jenerasyon MINI Countryman, tamamen elektrikli versiyonunda sunulan yeni Favoured Plus tasarım paketiyle donanım seviyesini daha da zenginleştirdi. Gelişmiş sürüş destek sistemlerini, dijital teknolojileri ve özgün tasarım detaylarını bir araya getiren Favoured Plus tasarım paketi, artırılan menzil değeriyle Tamamen Elektrikli MINI Countryman’in günlük kullanım kolaylığını ve uzun yolculuklardaki konforunu da ileri taşıyor. Favoured Plus ile Teknoloji, Konfor ve Tasarım Bir Arada Tamamen Elektrikli MINI Countryman modelinde sunulmaya başlanan yeni Favoured Plus tasarım paketi; premium tasarım detaylarını gelişmiş teknolojiler, sürüş destek sistemleri ve günlük kullanımı kolaylaştıran donanımlarla bir araya getiriyor. Favoured Plus kapsamında sunulan Sürüş Asistanı Plus ve Park Asistanı Plus sistemleri, 360 derece kamera desteğiyle birlikte sürüş ve park manevralarında kullanıcıya kapsamlı destek sağlıyor. Artırılmış gerçeklik destekli MINI Navigasyon AR sistemi ise yönlendirmeleri gerçek zamanlı görüntülerle birleştirerek daha sezgisel ve anlaşılır bir navigasyon deneyimi sunuyor. Teknoloji ve konfor odaklı donanımları tamamlayan 19 inç Kaleido Spoke iki tonlu jantlar modele daha güçlü bir görünüm kazandırırken, güneş korumalı arka camlar hem tasarıma hem de kullanım konforuna katkı sağlıyor. Mode 3 şarj kablosu veya Mode 2 Flexible Şarj Cihazı farklı şarj ihtiyaçlarına uyum sağlayarak Tamamen Elektrikli MINI Countryman kullanıcılarına günlük kullanımda daha fazla esneklik sunuyor. Favoured Plus tasarım paketine sahip Tamamen Elektrikli MINI Countryman, Eylül ayına özel 3 milyon 687 bin TL’den başlayan fiyatlarla MINI Online Store’da yerini aldı. Elektrikli Sürüşün Konforu, Sportif Detaylarla Bir Araya Geliyor Tamamen Elektrikli MINI Countryman’de Favoured Plus tasarım paketinin yanı sıra sportif görünüm tercih eden kullanıcılar için John Cooper Works (JCW) tasarım paketi de yer alıyor. Favoured Plus’ın teknoloji ve konfor odaklı özelliklerine ek olarak JCW’ye özgü iç ve dış tasarım detaylarıyla zenginleştirilen paket, modele daha dinamik ve güçlü bir görünüm kazandırıyor. 20 inç JCW Flag Spoke iki tonlu jantlar, JCW Spor Frenleri, JCW Spor Koltukları ve JCW Spor Direksiyonu Tamamen Elektrikli MINI Countryman’in sportif karakterini tamamlıyor. Tamamen Elektrikli MINI Countryman’in John Cooper Works paketinin Eylül ayına özel satış fiyatı ise 3 milyon 814 bin TL’den başlıyor. 501 Kilometreye Varan Sürüş Menzili Tamamen Elektrikli MINI Countryman’in sürüş menzili, modelde gerçekleştirilen teknik güncellemeler ve yeni nesil batarya teknolojisi sayesinde WLTP verilerine göre 501 kilometreye kadar yükseldi. Artırılan menzil, şehir içinde olduğu kadar uzun yolculuklarda da daha fazla kullanım esnekliği sunarken, şarj molaları arasındaki mesafenin uzamasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Audi Q6 e-tron Gerçek Menzil Testinde Beklentileri Aştı Haber

Audi Q6 e-tron Gerçek Menzil Testinde Beklentileri Aştı

Premium Platform Electric (PPE) üzerinde yükselen Audi Q6 e-tron, otomotiv değerlendirme ve araç araştırma platformu Edmunds’un elektrikli araç menzil testinde resmi EPA tahmininin üzerine çıktı. Günlük kullanıma yakın koşullarda gerçekleştirilen testi 337 mil, yaklaşık 542 kilometreyle tamamlayan Q6 e-tron, resmi menzil değerini 36 mil, başka bir ifadeyle yaklaşık 58 kilometre aşmayı başardı. Audi Q6 e-tron için EPA test standardına göre açıklanan 301 millik menzil, yaklaşık 484 kilometreye karşılık geliyor. Edmunds testinde elde edilen 337 millik sonuç ise Q6 e-tron’un resmi tahminin yaklaşık yüzde 12 üzerine çıktığını gösteriyor. Edmunds, bu sonucun Q6 e-tron’u bugüne kadar test ettiği daha uzun menzilli premium elektrikli SUV modelleri arasına yerleştirdiğini belirtti. Elde edilen sonuç, Q6 e-tron’un uzun yolculuklarda şarj planlamasını kolaylaştırabilecek ve günlük kullanımda menzil kaygısının azaltılmasına katkı sağlayabilecek potansiyelini de ortaya koydu. Gerçek kullanım menzilinin sıcaklık, hız, yol profili, iklimlendirme kullanımı ve sürüş tarzı gibi koşullara bağlı olarak değişebileceği de vurgulandı. Günlük kullanımı temel alan menzil testi Edmunds EV Range Test, elektrikli otomobillerin gerçek kullanıma yakın koşullardaki menzil ve enerji tüketim performansını ölçmeyi amaçlıyor. Test, yalnızca sabit hızda gerçekleştirilen bir otoyol sürüşü yerine şehir içi ve otoyol etaplarını bir araya getiren standartlaştırılmış bir rotada uygulanıyor. Test rotasının yüzde 60’ını dur-kalk trafiğinin de bulunduğu şehir içi yollar, yüzde 40’ını ise otoyol sürüşü oluşturuyor. Ortalama hızın yaklaşık 40 mil/sa, başka bir ifadeyle 64 km/sa seviyesinde tutulduğu testte araç, en verimli sürüş modunda kullanılıyor. Belirlenen hız sınırlarına bağlı kalınırken iklimlendirme sistemi otomatik modda yaklaşık 22 santigrat dereceye ayarlanıyor. Bu yöntem, farklı sürüş koşullarını aynı rota içinde bir araya getirerek elektrikli otomobillerin günlük kullanımdaki menzil ve tüketim performansına daha yakın bir tablo oluşturmayı hedefliyor. Resmi değerden yaklaşık yüzde 16 daha verimli Q6 e-tron’un testte ortaya koyduğu enerji verimliliği de menzil sonucu kadar dikkat çekti. Aracın EPA standardına göre açıklanan enerji tüketim değeri 100 milde 35 kWh, metrik karşılığıyla yaklaşık 21,7 kWh/100 km seviyesindeyken Edmunds testinde 100 milde 29,3 kWh, yaklaşık 18,2 kWh/100 km tüketim ölçüldü. Böylece Q6 e-tron, resmi değerine göre yaklaşık yüzde 16 daha düşük enerji tüketimi kaydetti. Araç, test koşullarında tükettiği her bir kilovatsaat enerjiyle yaklaşık 3,4 mil, başka bir ifadeyle 5,5 kilometre yol kat etti. Elde edilen verimlilik, kullanım koşullarına bağlı olarak şarj maliyetlerinin ve uzun yolculuklarda ihtiyaç duyulan şarj molalarının azaltılmasına katkı sağlayabiliyor. Çift motorlu quattro versiyon test edildi Edmunds’un test ettiği 2027 model yılına ait Audi Q6 e-tron, ön ve arka akslarında konumlandırılan iki elektrik motoruyla quattro dört tekerlekten çekiş sunuyor. 20 inç jantlarla teste katılan araçta 100 kWh brüt, 94,4 kWh kullanılabilir kapasiteli yüksek voltajlı batarya yer alıyor. Güç-aktarma sistemi 315 kW’a eşdeğer 422 HP güç üretirken kalkış kontrolü devreye alındığında güç kısa süreli olarak 340 kW’a eşdeğer 456 HP’ye kadar yükseliyor. PPE’nin sağladığı 800 voltluk elektrik mimarisi, 270 kW’a kadar DC hızlı şarj gücünü destekliyor. Uygun bir yüksek güçlü şarj istasyonunda batarya doluluk seviyesi yaklaşık 21 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e çıkarılabiliyor. Audi Q6 e-tron; 4.771 milimetre uzunluğu, 1.939 milimetre genişliği, 1.692 milimetre yüksekliği ve 2.888 milimetrelik aks mesafesiyle geniş iç mekanını dengeli ve atletik SUV oranlarıyla bir araya getiriyor. PPE ile yüksek menzil ve kısa şarj molaları Audi’nin elektrikli mobilite ürün atağında yeni bir dönemi temsil eden Q6 e-tron, elektrikli araçlar için özel olarak geliştirilen Premium Platform Electric üzerinde yükseliyor. Platform; yüksek voltajlı batarya, elektrik motorları, güç elektroniği ve termal yönetim sistemlerinin birlikte çalışmasını sağlayarak menzil, performans ve şarj hızı arasında dengeli bir yapı oluşturuyor. Q6 e-tron’un enerji geri kazanım sistemi, yavaşlama ve frenleme sırasında açığa çıkan enerjiyi yeniden bataryaya aktarabiliyor. Geri kazanım seviyesi sürüş koşullarına göre otomatik olarak belirlenebildiği gibi direksiyon simidindeki kulakçıklar üzerinden manuel olarak da ayarlanabiliyor. Modeldeki frenleme işlemlerinin yaklaşık yüzde 95’i sürtünme frenlerine ihtiyaç duyulmadan enerji geri kazanımı yoluyla gerçekleştirilebiliyor. 800 voltluk mimari ve yüksek şarj kapasitesi, Q6 e-tron’un özellikle uzun yolculuklardaki kullanım konforunu destekliyor. Yüksek menzil ile kısa şarj sürelerinin bir araya gelmesi, elektrikli mobilitenin günlük kullanıma ve uzun mesafeli yolculuklara uyumunu güçlendiriyor. Türkiye’de SUV ve Sportback gövde seçenekleriyle satışta Audi Q6 e-tron model ailesi, Türkiye’de SUV ve Sportback gövde seçenekleriyle satışa sunuluyor. Her iki gövde tipinde de sunulan quattro dört tekerlekten çekiş sistemi, elektrikli sürüş performansını farklı yol ve hava koşullarında yüksek çekiş kabiliyetiyle bir araya getiriyor. Türkiye’de sunulan Q6 SUV e-tron quattro, 100 kWh brüt ve 94,9 kWh net kapasiteli yüksek voltajlı bataryasıyla WLTP standardına göre 641 kilometreye varan menzil sağlıyor. 315 kW (428 PS) sistem gücüne sahip model, 0’dan 100 km/sa hıza 5,4 saniyede ulaşıyor. 270 kW’a kadar DC hızlı şarj kapasitesi sayesinde uygun bir HPC istasyonunda yaklaşık 10 dakikada 260 kilometreye kadar ek menzil sağlayacak enerji bataryaya aktarılabiliyor. Bataryanın yüzde 10’dan yüzde 80 doluluk seviyesine ulaşması ise yaklaşık 21 dakika sürüyor. Sportif tavan çizgisi ve dinamik siluetiyle ayrışan Q6 Sportback e-tron ise Q6 e-tron ailesinin teknolojik özelliklerini daha progresif bir tasarım karakteriyle buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Araç Alırken Nelere Dikkat Edilmeli? Doğru Seçim İçin Bilmeniz Gerekenler Haber

Elektrikli Araç Alırken Nelere Dikkat Edilmeli? Doğru Seçim İçin Bilmeniz Gerekenler

Elektrikli araç alırken dikkat edilmesi gereken en önemli kriterlerin başında batarya kapasitesi ve aracın tek şarjla sunabildiği menzil geliyor. Üreticilerin açıkladığı WLTP menzil değerleri önemli bir referans olsa da gerçek kullanım koşullarında hava sıcaklığı, yol yapısı, sürüş tarzı, klima kullanımı ve taşıma yükü gibi etkenler menzili değiştirebiliyor. Bu nedenle günlük kullanım alışkanlıklarının iyi analiz edilmesi gerekiyor. Şehir içinde kısa mesafelerde kullanılan bir araç ile sık sık uzun yol yapan kullanıcıların ihtiyaç duyduğu menzil birbirinden farklı olabiliyor. Şarj teknolojisi de elektrikli araç seçiminde belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. Günümüzde birçok model hem AC hem de DC hızlı şarj desteği sunarken, araçların desteklediği maksimum şarj gücü modeller arasında farklılık gösterebiliyor. Özellikle uzun yolculuk yapan kullanıcılar için hızlı şarj özelliği büyük avantaj sağlıyor. Araç satın almadan önce bataryanın yüzde 20'den yüzde 80'e ne kadar sürede dolduğu ve aracın hangi şarj altyapılarını desteklediği mutlaka incelenmeli. Elektrikli araç kullanımında şarj altyapısının yaygınlığı da önemli bir kriter olarak öne çıkıyor. Son yıllarda Türkiye genelinde şarj istasyonu sayısı hızla artsa da kullanıcıların yaşadıkları bölgede ve sık kullandıkları güzergâhlarda yeterli sayıda şarj noktası bulunup bulunmadığını araştırmaları gerekiyor. Ayrıca mobil uygulama desteği sunan şarj ağı işletmecileri, kullanıcıların en yakın istasyonları kolayca bulmalarına ve şarj işlemlerini daha pratik şekilde gerçekleştirmelerine yardımcı oluyor. Elektrikli otomobillerde en yüksek maliyetli bileşen batarya olduğu için garanti kapsamı da satın alma sürecinde dikkat edilmesi gereken konular arasında yer alıyor. Birçok üretici bataryalar için uzun süreli garanti sunarken, garanti kapsamında batarya kapasitesinin hangi seviyeye kadar korunduğu ve olası arızalarda hangi şartların geçerli olduğu detaylı şekilde incelenmeli. Güçlü garanti politikaları, kullanıcıların uzun vadede daha güvenli bir yatırım yapmalarını sağlıyor. Satış sonrası hizmetler ve servis ağı da elektrikli araç tercihinde göz ardı edilmemesi gereken faktörlerden biri. Yetkili servis sayısının fazla olması, yedek parça temin süreçlerinin hızlı ilerlemesi ve yazılım güncellemelerinin düzenli olarak sunulması kullanıcı memnuniyetini artırıyor. Özellikle elektrikli araçlarda yazılım güncellemeleri performans, güvenlik ve enerji verimliliği açısından önemli avantajlar sağlayabiliyor. Elektrikli araç satın almayı düşünen kullanıcıların evde şarj imkânlarını da önceden planlamaları gerekiyor. Müstakil evlerde veya uygun altyapıya sahip site otoparklarında kurulabilecek duvar tipi şarj üniteleri (wallbox), günlük kullanımda büyük kolaylık sağlıyor. Evde gece saatlerinde yapılan şarj işlemleri hem zaman tasarrufu sunuyor hem de enerji maliyetlerini düşürmeye yardımcı oluyor. Araçların enerji tüketim değerleri de satın alma kararında önemli rol oynuyor. Aynı batarya kapasitesine sahip iki farklı model arasında enerji verimliliği açısından önemli farklar bulunabiliyor. Daha düşük enerji tüketen araçlar, tek şarjla daha uzun mesafe kat edebiliyor ve kullanım maliyetlerini azaltıyor. Bu nedenle yalnızca batarya büyüklüğüne değil, 100 kilometrede tüketilen elektrik miktarına da dikkat edilmesi gerekiyor. Yeni nesil elektrikli otomobiller, gelişmiş yazılım ve akıllı teknolojileriyle de öne çıkıyor. Uzaktan araç kontrolü, mobil uygulama entegrasyonu, kablosuz yazılım güncellemeleri, batarya yönetim sistemleri ve akıllı navigasyon çözümleri kullanıcı deneyimini önemli ölçüde geliştiriyor. Bu teknolojiler sayesinde araçlar zaman içinde yeni özellikler kazanabiliyor ve performanslarını artırabiliyor. Elektrikli araç satın alırken yalnızca ilk satın alma maliyetine odaklanmak yerine toplam sahip olma maliyetini değerlendirmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Elektrik tüketimi, bakım giderleri, sigorta, kasko, lastik maliyetleri ve uzun vadeli işletme giderleri birlikte hesaplandığında elektrikli araçların birçok kullanıcı için ekonomik avantaj sunduğu görülüyor. Ayrıca elektrikli motorların daha az hareketli parçaya sahip olması bakım ihtiyacını da önemli ölçüde azaltıyor. Güvenlik donanımları da seçim sürecinde mutlaka değerlendirilmesi gereken kriterler arasında bulunuyor. Adaptif hız sabitleyici, şerit takip sistemi, otomatik acil frenleme, kör nokta uyarısı, trafik işareti tanıma ve 360 derece kamera gibi gelişmiş sürüş destek sistemleri hem sürüş güvenliğini artırıyor hem de kullanıcı konforuna katkı sağlıyor. Sonuç olarak elektrikli araç satın almak, uzun vadeli bir yatırım kararı olarak değerlendirilmeli. Doğru seçim yapılırken fiyatın yanı sıra batarya teknolojisi, menzil, şarj süresi, enerji verimliliği, servis ağı, garanti kapsamı ve güvenlik donanımları birlikte ele alınmalı. İhtiyaçlara uygun özelliklere sahip bir elektrikli araç tercih etmek, hem ekonomik kullanım avantajı sunuyor hem de sürdürülebilir ulaşımın geleceğine katkı sağlayarak kullanıcılarına uzun yıllar güvenli ve konforlu bir sürüş deneyimi vadediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Elektrikli Mercedes C-Serisi Tanıtıldı: 762 KM Menzil, 4 Saniyede 0-100! Haber

Yeni Elektrikli Mercedes C-Serisi Tanıtıldı: 762 KM Menzil, 4 Saniyede 0-100!

Mercedes-Benz, efsane modeli C-Serisi’nin tamamen elektrikli yeni neslini resmen tanıttı. Baştan aşağı yenilenen model, elektrikli altyapıya geçmesine rağmen klasik C-Serisi karakterini korumayı başarıyor. Yeni model; şıklık, konfor, performans ve teknolojiyi bir araya getirerek orta sınıf elektrikli sedan segmentinde yeni bir standart oluşturmayı hedefliyor. Mercedes-Benz CEO’su Ola Källenius, “Yeni C-Serisi ile elektrikli otomobillerde orta segmenti yeniden tanımlıyoruz” açıklamasında bulundu. 762 KM Menzil ve Ultra Hızlı Şarj Teknolojisi Serinin ilk versiyonu olan Mercedes-Benz C 400 4MATIC electric, teknik özellikleriyle dikkat çekiyor: 800 volt elektrikli platform 94 kWh batarya kapasitesi 762 km’ye kadar menzil (WLTP) 360 kW (483 hp) güç 0-100 km/s hızlanma: 4 saniye Araç, 330 kW hızlı şarj desteği sayesinde sadece 10 dakikada 325 km menzil sağlayabiliyor. Yeni Tasarım: Coupé Silüet ve GT Ruh Yeni C-Serisi, tamamen yenilenen dış tasarımıyla dikkat çekiyor. Coupé tarzı silüet ve güçlü arka tasarım, modele sportif bir karakter kazandırıyor. Yeni nesil Mercedes ön panjur Yıldız formunda LED farlar ve stoplar Krom ve ışık detaylarının birleşimi Bu tasarım dili, geçmiş ile geleceği bir araya getiriyor. Sürüşte Yeni Seviye: Arka Aks Yönlendirme ve AIRMATIC Yeni model, sürüş dinamikleri konusunda da iddialı: Arka aks yönlendirme ile 11,2 metre dönüş çapı AIRMATIC adaptif hava süspansiyonu Car-to-X ve Google Maps destekli yol okuma sistemi İki vitesli yeni nesil elektrikli güç aktarımı Bu sistemler sayesinde araç hem uzun yolda konfor hem de virajlı yollarda sürüş keyfi sunuyor. Daha Geniş İç Mekân ve Çift Bagaj Alanı Yeni platform sayesinde araç içi yaşam alanı önemli ölçüde büyüdü: 10 cm daha uzun aks mesafesi 470 litre bagaj hacmi 101 litrelik ön bagaj (frunk) 1.800 kg çekme kapasitesi Hyperscreen ve Yapay Zekâ Destekli Sistemler Araç içinde yer alan MBUX Hyperscreen, tüm ön paneli kaplayan dev ekran yapısıyla dikkat çekiyor. Yeni nesil MB.OS işletim sistemi sayesinde: Over-the-air güncelleme Google Maps tabanlı akıllı navigasyon Şarj planlama ve rota optimizasyonu özellikleri sunuluyor. Premium Konfor: Masajlı Koltuk ve Yıldız Tavan İç mekân tamamen yeniden tasarlanırken, konfor odaklı detaylar öne çıkıyor: Masaj ve havalandırmalı koltuklar 4 yönlü bel desteği Vegan iç mekân seçeneği Panoramik cam tavanda yıldız efektli aydınlatma Araç, “ev konforu” hissini sürüş deneyimine taşıyor. Soğuk Havalarda Bile Yüksek Performans Yeni ısı pompası sistemi sayesinde araç, -7 derecede bile kabini fosil yakıtlı modellere göre iki kat daha hızlı ısıtabiliyor. Bu da hem konfor hem enerji verimliliği sağlıyor. Türkiye ve Avrupa’da Satış Takvimi Yeni elektrikli Mercedes C-Serisi’nin satışlarının Avrupa’da Mayıs ayında başlaması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BYD Türkiye, SEALION 7 ve ATTO 2 ile Elektrikli SUV Ailesini Genişletiyor  Haber

BYD Türkiye, SEALION 7 ve ATTO 2 ile Elektrikli SUV Ailesini Genişletiyor 

Dünyanın lider yeni enerji araç üreticisi BYD, Türkiye’de ürün gamını yüzde 100 elektrikli sportif D-SUV modeli BYD SEALION 7 ile genişletiyor. Türkiye’ye özel olarak geliştirilen 160 kW gücündeki arkadan itişli versiyonun yanı sıra, 390 kW gücündeki dört çeker seçeneğiyle öne çıkan BYD SEALION 7, Kasım ayı itibarıyla BYD bayilerinde yerini alacak. Modelin 160 kW’lık Design versiyonu 2.389.000 TL, 390 kW’lık Excellence donanım versiyonu ise 3.939.000 TL Kasım ayına özel lansman fiyatları ile satışa sunuluyor. BYD SEALION 7’nin Türkiye tanıtımı, 5 Kasım’da İstanbul’da düzenlenen özel bir basın toplantısıyla gerçekleştirildi. Etkinliğin sürprizi ise BYD’nin tamamen elektrikli kompakt SUV modeli ATTO 2’nin eş zamanlı olarak tanıtılması oldu. Elektrikli SUV ailesinin en yeni üyesi olan BYD ATTO 2, Aralık ayından itibaren BYD bayilerinde yerini alacak. BYD’nin Türkiye’nin satışa sunduğu sekizinci model olan BYD SEALION 7, Türkiye’de DOLPHIN, SEAL ve SEAL U’dan sonra “Okyanus Serisi”nde yer alan dördüncü model olarak öne çıkıyor. Geniş ve atletik SUV gövde yapısını güçlü tasarım unsurlarıyla bir araya getiren model, gelişmiş elektrikli araç teknolojilerini yüksek performans ve konforla buluşturuyor. BYD’nin tüm modellerinde görmeye alıştığımız üst düzey donanım çeşitliliği ve ileri teknoloji anlayışı ise SEALION 7’de de kendini güçlü bir şekilde gösteriyor. Markanın tasarım dilini yansıtan Ejderha yüzü tasarımı, kompakt boyutları ve çevik manevra kabiliyetiyle şehir içi SUV deneyimini yeni bir seviyeye taşıyan BYD ATTO 2, BYD’nin ikonik e-Platform 3.0 altyapısı, akıllı kabin teknolojisi ve zengin standart donanımlarıyla dikkat çekiyor. ATTO 2, SUV’un yüksek oturma pozisyonunu seven ve şehir içi kullanıma uygun kompakt bir otomobil arayan müşteriler için özel olarak tasarlandı. Premium özelliklerle yüksek verimlilik BYD SEALION 7’nin Türkiye’ye özel geliştirilen 160 kW güce sahip arkadan itişli versiyonu, 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 7,8 saniyede ulaşıyor. 71,8 kWsa bataryasıyla WLTP normuna göre 440 km menzil sunan model, günlük kullanımda da, uzun yolculuklarda da yüksek verimlilik sağlıyor. AC 11 kW şarj ile tam dolum yaklaşık 7,5 saatte tamamlanırken, DC 150 kW hızlı şarj sayesinde yüzde 30’dan yüzde 80’e yalnızca 20 dakikada ulaşılabiliyor. Maksimum 210 km/s hıza ulaşabilen SEALION 7, 10,25 inç dijital gösterge paneli, 15,6 inç dönebilen bilgi-eğlence ekranı, 360° kamera, çift bölgeli klima, 50W kablosuz şarj, ısı pompası ve UV/ısı korumalı camlarıyla öne çıkıyor. Isıtmalı ve havalandırmalı ön koltuklar, vegan deri döşeme ve sürücü bel desteği konforu üst seviyeye taşırken; önde ve arkada yer alan Type-C çıkışlar, 58 litrelik ön bagaj ve 520 litrelik bagaj hacmi (koltuklar yatırıldığında 1.789 litreye kadar) günlük kullanımda pratiklik sağlıyor. 19 inç jantlar, 10 hoparlörlü ses sistemi ve Snapdragon SA8155 işlemcisi ise modelin teknoloji ve performansını tamamlıyor. Zengin donanımlarla akıllı seçim BYD SEALION 7’nin 390 kW gücündeki dört çeker versiyonu, 23.000 rpm motor çevrimiyle sınıfında öne çıkıyor ve yalnızca 4,5 saniyede 0’dan 100 km/s hıza ulaşarak segmentinde iddialı bir performans ortaya koyuyor. 91,3 kWsa bataryasıyla WLTP normuna göre 502 km menzil sunan model, uzun yolculuklarda da güçlü bir alternatif oluşturuyor. Şarj seçeneklerinde 230 kW DC hızlı şarj ile yüzde 30’dan yüzde 80’e yalnızca 18 dakikada ulaşırken, AC 11 kW ile tam dolum yaklaşık 9,6 saatte tamamlanıyor. Maksimum 215 km/s hız kapasitesiyle SEALION 7, performans ve verimliliği birlikte sunuyor. SEALION 7, iç mekanda 12 hoparlörlü Dynaudio ses sistemiyle premium bir deneyim sunuyor. Hafızalı sürücü koltuğu, ısıtmalı arka koltuklar, hafızalı yan aynalar ve ambiyans aydınlatma konforu artırırken; ayakla açılabilir elektrikli bagaj kapağı ve Head-Up Display pratikliği ön plana çıkarıyor. Dış tasarımda 20 inç jantları, iç mekanda ise Nappa deri koltukları SEALION 7’nin şıklığını vurgularken, gelişmiş iTAC çekiş kontrol sistemi de modeli güvenlik açısından farklı bir konuma taşıyor. “Okyanus” tasarım diliyle 4 farklı renk seçeneği BYD SEALION 7’nin her iki versiyonunda da markanın “Okyanus” tasarım dili ön plana çıkıyor. Dinamik hatlar, su damlası detaylı arka farlar ve tampon çizgisi boyunca uzanan spoyler araca güçlü bir kimlik kazandırıyor. Yüzeyle bütünleşen gizli kapı kolları aerodinamik verimliliği artırırken, 4.830 mm uzunluk, 1.925 mm genişlik, 1.620 mm yükseklik ve 2.930 mm aks aralığı geniş bir iç hacim sunuyor. BYD SEALION 7; Atlantis Grisi, Saf Beyaz, Gece Siyahı, Bulut Grisi olmak üzere dört farklı dış renk seçeneği ile satışa sunuluyor. İç mekanda ise Siyah ve Açık Mavi olmak üzere iki farklı döşeme rengi tercih edilebiliyor. Yenilikçi şasi teknolojisiyle konforlu ve güvenli sürüş dinamikleri Sürüş keyfi ve dinamik performansı bir araya getiren e-Platform 3.0 mimarisi üzerine tasarlanan BYD SEALION 7, CTB (Cell-To-Body) şasi yapısıyla üstün rijitlik ve düşük ağırlık merkezi sunarak yol tutuşunu ve dengeyi artırıyor. Çift salıncaklı ön süspansiyon ve çok bağlantılı arka süspansiyon ile SEALION 7’de mükemmel yol tutuş ve güvenli araç kontrolü elde ediliyor. Ayrıca SEALION 7’de yer alan değişken sönümleme özellikli amortisör sistemi, bozuk yol koşullarında daha yumuşak bir sürüş sunarak konforu en üst seviyeye taşıyor. Araçta verimliliğe odaklanan “Eco”, günlük sürüşler için “Normal”, çevik bir sürüş için “Spor” ve kaygan yüzeylerde maksimum çekişi elde etmek için “Kar” olmak üzere dört sürüş modu yer alıyor. İleri teknoloji 5 yıldızlı güvenlikle birleşiyor BYD SEALION 7, tasarımı, performansı ve teknolojisiyle öne çıkarken aynı zamanda güvenlik ve sürücü destek sistemleriyle de fark yaratıyor. SEALION 7’de Ön ve Arka Park Sensörleri, Isıtmalı ve Havalandırmalı Elektrikli Ön Koltuklar, 360 Derece Kamera, Adaptif Hız Sabitleyici, Ön ve Geri Manevra Çapraz Trafik Uyarısı (Fren Destekli), Ön ve Arka Çarpışma Uyarısı, Trafik İşareti Algılama Sistemi, Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Otonom Acil Durum Freni ve Sürücü Yorgunluk Algılama Sistemi gibi birçok sistem bulunuyor. Kabin içi güvenlik özellikleri arasında, arka koltuklar ve ön yolcu koltuğunda ISOFIX bağlantıları, Çocuk Varlık Tespiti, Elektronik Çocuk Güvenlik Kilidi ve 9 hava yastığı yer alıyor. Yenilikçi teknolojileri, ileri düzey güvenlik donanımları ve sportif görünüşüyle Türkiye’deki kullanıcıların merakla beklediği BYD SEALION 7'nin yüksek güvenlik standartları, EuroNCAP tarafından 5 yıldızla tescil edildi. Özellikle çocuk yolcu koruması alanında BYD SEALION 7, %93’lük puan alarak son 9 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Testlerde kullanılan 10 yaş ve 6 yaşındaki çocukları temsil eden maketlerin tüm kritik vücut bölgeleri için maksimum koruma sağlandı. BYD ATTO 2: Şehir içi SUV deneyimini yeniden tanımlıyor Aralık ayında Türkiye’de satışa sunulacak BYD ATTO 2, segmentinin üzerinde donanım özellikleri sunarken, 12,8 inç elektrikli dönebilir dokunmatik ekran, 8 hoparlörlü gelişmiş ses sistemi, 15W kablosuz şarj ünitesi, elektrikli ve ısıtmalı vegan deri ön koltuklar, ısıtmalı direksiyon, ambiyans aydınlatması, panoramik cam tavan ve elektrikli katlanabilir yan aynalar gibi premium özelliklerle öne çıkıyor. BYD ATTO 2, SUV segmentinde verimlilik, teknoloji ve konforu kusursuz şekilde harmanlayarak elektrikli mobiliteye yeni bir bakış kazandırıyor. 4.310 mm uzunluğa, 1.830 mm genişliğe ve 1.675 mm yüksekliğe sahip olan model; 2.620 mm’lik dingil mesafesiyle sınıfının üzerinde bir iç hacim sunuyor. Bu ölçülere ek olarak 10,5 metrelik dönüş çapı ile manevra kolaylığı sağlayarak hem şehir içi kullanım kolaylığı hem de ferah bir yaşam alanı arasında dengeli bir yapı sağlıyor. Modelde, 8,8 inç dijital gösterge paneli, 17 inç alaşım jantlar yer alıyor. ATTO 2’nin dış tasarımı, zarafet ile sportifliği birleştirirken, iç tasarımda modern çizgiler, kaliteli malzemeler ve geometrik detaylar dikkat çekiyor. Performans ve verimlilik dengesi Önde konumlandırılmış 130 kW (177 PS) gücündeki elektrik motoru, 290 Nm tork üretiyor ve ATTO 2’yi 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 7,9 saniyede ulaştırıyor. 45,12 kWsa kapasiteli Blade Batarya, WLTP ölçümlerine göre 312 km menzil sağlıyor. 65 kW DC hızlı şarj özelliği sayesinde batarya yüzde 30’dan yüzde 80’e ise yalnızca 28 dakikada şarj edilebiliyor. Ayrıca BYD ATTO 2, Enerji Paylaşım Özelliği (VtoL -Vehicle-to-Load) sayesinde taşınabilir cihazlara veya elektronik ekipmanlara doğrudan enerji aktarımı yapılabiliyor. Bu özellik, ATTO 2’yi şehir dışı gezilerde veya kamp alanlarında pratik bir enerji kaynağına dönüştürüyor. Kapsamlı güvenlik ve sürüş destek sistemleri Kapsamlı güvenlik ve sürüş destek sistemleri sunan ATTO 2, sürücü, ön yolcu, yan ve perde hava yastıklarıyla yüksek koruma sunuyor. Ayrıca, Otonom acil fren sistemi (AEB), akıllı hız limiti kontrolü (ISLC), şerit takip asistanı (LSS), adaptif hız sabitleme sistemi (ACC) ve akıllı hız sabitleme sistemi (ICC) ile sürüş güvenliğini her koşulda destekliyor. Kör nokta uyarı sistemi (BSD), kapı açma uyarısı (DOW) ve geri manevra çapraz trafik uyarısı (RCTB) ise sürücünün çevresel farkındalığını artırarak hem şehir içi hem de uzun yol sürüşlerinde ek güvenlik sağlıyor. BYD Mobil Uygulaması ile bağlantılı sürüş deneyimi BYD, tüm modellerinde olduğu gibi BYD SEALION 7 ve ATTO 2 modellerinde de bağlantılı servislerle entegre çalışan BYD Mobil Uygulamasını sunuyor. Android ve iOS platformlarında ücretsiz olarak indirilen uygulama, menzil ve şarj durumu takibinden, klima, direksiyon ve koltuk ısıtma kontrolüne, kapıların uzaktan kilitlenmesinden araç konumunun görüntülenmesine kadar birçok fonksiyonu tek dokunuşla cep telefonları ile uzaktan yönetilebilmesini sağlıyor. Ayrıca BYD Uygulamasındaki dijital anahtar sayesinde, aracı anahtar taşımadan telefon üzerinden açıp kapatmak mümkün oluyor. Buna ek olarak BYD SEALION 7 ve BYD ATTO 2, OTA (Over-the-Air) teknolojisi sayesinde yazılım güncellemelerini uzaktan alabiliyor. Böylece araçlar her zaman güncel kalırken, yeni özellikler de anında kullanılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.