Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Workshop

Kapsül Haber Ajansı - Workshop haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Workshop haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bodrum’da Deniz Börülcesi Hasadı Sofraya Taşındı Haber

Bodrum’da Deniz Börülcesi Hasadı Sofraya Taşındı

“La Récolte de Salicorne”, kıyıda başlayan bir hasat deneyimini Şef Theodor Falser’in Ege ve Akdeniz mutfağından ilham alan sofrasına taşıdı. Günün ardından Salicorne’nin hikâyesi bu kez Le Chic’in dışına çıkarak The Norm Collection Doora’ya uzandı. The Norm Collection Le Chic’te bu yaz kapılarını açan Salicorne, ilk sezonunun son Chef’s Table deneyimini “La Récolte de Salicorne” adıyla gerçekleştirdi. Ancak bu kez deneyim restoranda başlamadı. Sabah saatlerinde kıyıda başlayan buluşma, misafirleri doğrudan ürünün kaynağına götürdü. Deniz börülcesinin doğal yaşam alanı, kıyı ekosistemindeki yeri ve doğru hasat yöntemleri üzerine yapılan anlatımın ardından katılımcılar ürünü kendi elleriyle topladı. Böylece akşam sofrada karşılaşacakları malzeme, artık yalnızca bir tabak üzerindeki içerik değil; gün boyunca tanıdıkları, dokundukları ve doğadan aldıkları bir deneyimin parçasıydı. Bir Ürün Hikayesi Salicorne’nin yaklaşımında ürün hikayesi, mutfağın kapısında başlamıyor. Hasadın ardından mutfağa taşınan deniz börülcesi, bu kez bir workshop’un merkezine yerleşti. Kurutulup öğütülen ürünün deniz tuzuyla buluşarak farklı bir forma dönüşmesi, katılımcılara malzemenin mutfaktaki yolculuğunu yakından görme fırsatı sundu. Şef Theodor Falser ve ekibi için deniz börülcesi, yemeğin yanında yer alan küçük bir tamamlayıcıdan çok daha fazlasını ifade ediyor: Ege’nin kıyı coğrafyasını ve Salicorne’nin mutfak kimliğini aynı tabakta buluşturan bir karakter unsuru. Günün sonunda ise sabah kıyıda başlayan hikâye sofraya ulaştı. Falser’in hazırladığı menü, deniz börülcesini mevsimin Ege ve Akdeniz ürünleriyle bir araya getirirken, gün boyunca deneyimlenen doğa ve mutfak arasındaki ilişkiyi tabakta yeniden kurdu. Salicorne’nin ilk sezonu böylece yalnızca bir Chef’s Table ile değil, bir malzemenin doğadan sofraya uzanan yolculuğunu bizzat deneyimleme fikriyle tamamlandı. Le Chic’ten Doora’ya “La Récolte de Salicorne” aynı zamanda restoranın kendi sınırlarının dışına ilk kez çıktığı bir dönüm noktasıydı. “The Salicorne Table” adıyla The Norm Collection Doora’ya taşınan deneyimde, Genel Müdür Hakan Şamhal ve ekibi ev sahipliğini üstlendi. Şef Theodor Falser’in imzasını taşıyan menü, bu kez The Norm collection Doora’nın atmosferinde konuklarla buluştu.Salicorne’nin farklı bir The Norm destinasyonunda yeniden hayat bulması, gastronominin tek bir restoranın adresine bağlı olmayan, mekânlar arasında hareket edebilen bir deneyim olarak kurgulanabileceğini de gösterdi. Bu yaklaşım, The Norm Hotels’in gastronomiye bakışının bir uzantısı: Mutfağı yalnızca yemek yenilen bir alan olarak değil, bir destinasyonu anlatmanın, doğayla bağ kurmanın ve farklı deneyimleri aynı masa etrafında buluşturmanın bir yolu olarak ele almak. Bodrum’da Yaz Henüz Bitmedi Salicorne’nin sezon finali, Bodrum’da başka bir hikâyenin başlangıcına denk geliyor. The Norm Hotels’in “Sarı Yaz” için planladığı eylül ve ekim dönemi, yazın sona ermesinden çok, Bodrum’un başka bir yüzünün ortaya çıktığı zamanı işaret ediyor. Denizin sıcaklığını koruduğu ve günlerin hâlâ uzun olduğu bu dönemde gastronomi, müzik ve doğa odaklı deneyimler devam ediyor. Bodrum’un en karakterli dönemlerinden biri olan bu geçiş mevsiminde The Norm Hotels, yaz sezonunu uzatıyor. Salicorne’nin kıyıda başlayan ve sofrada tamamlanan hikâyesi de tam olarak bu dönemin ruhuna karşılık geliyor: Doğaya yaklaşan, mevsimi takip eden ve iyi bir sofranın yalnızca masada değil, çok daha önce başladığını hatırlatan bir deneyim. Ekim ayı içerisinde gerçekleşecek Sarı Yaz festivali ise bu deneyimlerin daha geniş bir versiyonunu msafirler ie oluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

84 Ülkeden 3.500 Uzman WBC 2026 İçin İstanbul’da Buluşuyor Haber

84 Ülkeden 3.500 Uzman WBC 2026 İçin İstanbul’da Buluşuyor

84 ülkeden yaklaşık 3500 veteriner hekim, bilim insanı, akademisyen ve sektör temsilcisinin katılması beklenen kongrede, hayvan sağlığının güncel sorunlarının yanı sıra hayvancılığın geleceğini şekillendiren bilimsel ve teknolojik gelişmeler de ele alınacak. TÜRKİYE’Yİ KÜRESEL BİLİM DÜNYASIYLA BULUŞTURACAĞIZ Kongrenin 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de düzenleneceğine dikkat çeken 33. Dünya Buiatri Kongresi Başkanı Prof. Dr. Hasan Batmaz: “Türkiye, güçlü hayvan varlığı, gelişen modern çiftlikleri ve gıda işletmeleriyle ruminant sağlığı açısından önemli bir potansiyele sahip. İlk kez 1960 yılında düzenlenen ve her iki yılda bir gerçekleştirilen Dünya Buiatri Kongresi’ne Türkiye’de ilk kez ev sahipliği yapacak olmak bizim için büyük bir mutluluk ve sorumluluk. Kongremizde sığır sağlığı, hastalıkları ve yönetiminin yanı sıra insan ve çevre sağlığını etkileyen konuları da ele alacağız. ‘Hayvanlar ve Çevre için Küresel Çözümler’ yaklaşımıyla dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını ve sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturacağız. Kongrenin sığır ile birlikte koyun, keçi, manda ve deve sağlığı alanındaki küresel gelişmeleri ortaya koymasını, katılımcılara ve sektöre değerli bilgiler ve yeni deneyimler sunmasını hedefliyoruz” dedi. ŞAP HASTALIĞINDA YENİ AŞI TEKNOLOJİLERİ MASADA Kongrenin önemli gündemlerinden biri, sınır aşan hayvan hastalıklarının başında gelen şap hastalığı olacak. Hastalığın kontrolünden yeni nesil aşılara uzanan gelişmeler, alanında uluslararası çalışmalarıyla öne çıkan uzmanlar tarafından ele alınacak. Avrupa Şap Hastalığının Kontrolü Komisyonu (EuFMD) Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Fabrizio Rosso ise şap hastalığıyla mücadeleyi küresel yaklaşımlardan yerel uygulamalara uzanan boyutlarıyla değerlendirecek. Böylece kongrede şap hastalığına karşı hem yeni bilimsel çalışmalar hem de küresel mücadele stratejileri İstanbul’da tartışılacak. KUŞ GRİBİNİN SIĞIRLARDA GÖRÜLMESİ YENİ RİSKLERİ GÜNDEME TAŞIDI Son dönemde hayvan sağlığı alanında dünya gündemine giren gelişmelerden biri olan kuş gribinin süt sığırlarında görülmesi, kongrede ele alınacak dikkat çekici konular arasında yer alıyor. Prof. Dr. Juergen Richt, kuşlardan sığırlara uzanan influenza virüslerinin değişen konak yapısını ve bunun hayvan sağlığı açısından ortaya çıkardığı yeni riskleri değerlendirecek. Bilimsel programda ayrıca kuş gribi virüsünün çiğ sütte inaktivasyonuna ilişkin araştırma da yer alıyor. Bu gelişmeler, hayvanlarda ortaya çıkan hastalıkların yalnızca çiftliklerle sınırlı kalmadığını; gıda güvenliği ve toplum sağlığı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. ANTİBİYOTİK DİRENCİ HAYVAN VE İNSAN SAĞLIĞININ ORTAK SORUNU Hayvancılıkta antibiyotiklerin kullanımı ve buna bağlı gelişen antimikrobiyal direnç, kongrenin önemli gündemlerinden biri olacak. Antibiyotiklere direnç geliştiren bakteriler yalnızca hayvan sağlığını değil, gıda güvenliği ve insan sağlığını da ilgilendiren küresel bir sorun olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle antibiyotiklerin doğru ve kontrollü kullanımı, insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan “Tek Sağlık – One Health” yaklaşımının da temel başlıkları arasında yer alıyor. Kongrede Prof. Dr. Theo Lam, süt sığırcılığında antimikrobiyal kullanımın mevcut uygulamalarını ve gelecekte karşılaşılacak sorunları ele alacak. TEK SAĞLIK: İNSAN, HAYVAN VE ÇEVRE AYNI ÇERÇEVEDE Kongrenin uluslararası konuşmacıları arasında Türkiye’den dünyaca tanınan immünoloji uzmanı Prof. Dr. Cezmi Akdiş de yer alacak. Akdiş, insan vücudunun dış çevreyle temas ettiği koruyucu bariyerlerdeki bozulmanın alerjik ve otoimmün hastalıklarla ilişkisini, insan, hayvan ve çevre sağlığını bir bütün olarak ele alan Tek Sağlık yaklaşımı çerçevesinde değerlendirecek. Kongrede ayrıca antibiyotik kullanımının azaltılmasına yönelik yeni yaklaşımlar ve sığırlarda görülen dirençli bakterilere ilişkin güncel araştırmalar da paylaşılacak. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ HAYVANCILIĞI DA DÖNÜŞTÜRÜYOR Küresel ısınmanın hayvancılık üzerindeki etkileri WBC 2026’nın önemli gündemlerinden biri olacak. Kongrede artan sıcaklıkların hayvan sağlığı, refahı ve üretim üzerindeki etkilerinin yanı sıra hayvancılığın çevresel sürdürülebilirliği de ele alınacak. Bilimsel programda sıcaklık stresinden enterik metan emisyonlarının azaltılmasına kadar iklim ve hayvancılık ilişkisine yönelik güncel araştırmalar paylaşılacak. YAPAY ZEKÂ VE ROBOTLAR HAYVANCILIĞI DÖNÜŞTÜRÜYOR Hayvancılıktaki teknolojik dönüşüm de kongrenin öne çıkan başlıkları arasında yer alacak. Prof. Dr. Trevor DeVries, robotik sağım sistemlerinin sürü yönetimine etkilerini aktaracak. Kongrede ayrıca sensörlerle hayvan sağlığının izlenmesi, veriye dayalı klinik karar süreçleri ve yapay zekâ çağında hayvan refahı gibi yeni nesil uygulamalar tartışılacak. BİLİMSEL BİLGİ SAHAYA TAŞINACAK WBC 2026’da bilimsel oturumların yanı sıra uygulamaya dönük workshoplar da gerçekleştirilecek. Süt sığırlarında fertilite programları, doğum ve yeni doğan buzağıların yönetimi ve ultrasonla tanı gibi konularda gerçekleştirilecek çalışmalarla güncel bilimsel yaklaşımlar saha uygulamalarıyla buluşturulacak. Beş gün sürecek 33. Dünya Buiatri Kongresi, 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de gerçekleştirilirken; dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanları, veteriner hekimler ve sektör temsilcilerini sığır ve geviş getiren hayvan sağlığının geleceği için İstanbul’da bir araya getirecek. Beş gün sürecek 33. Dünya Buiatri Kongresi’nin bilimsel programında 59 çağrılı konuşma, 220 sözlü ve 589 poster bildirinin yanı sıra özel sektör tarafından gerçekleştirilecek 11 özel sunum ve 3 uygulamalı workshop yer alacak. 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de düzenlenecek Dünya Buiatri Kongresi, dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını, veteriner hekimleri ve sektör temsilcilerini sığır ve diğer geviş getiren hayvanların sağlığının geleceğini konuşmak üzere İstanbul’da buluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta, Acenteleri ve Türkiye İş Bankası Müdürleriyle Kıbrıs’ta Buluştu Haber

Anadolu Sigorta, Acenteleri ve Türkiye İş Bankası Müdürleriyle Kıbrıs’ta Buluştu

Farklı oturumlar, ödül törenleri, workshop’lar ve sosyal etkinliklerle zenginleşen organizasyonda şirketin ikinci yüzyıldaki vizyonu, stratejik öncelikleri ve güçlü iş ortaklığı yapısı ele alındı. Anadolu Sigorta’nın her yıl düzenlediği “Acenteler ve Türkiye İş Bankası Müdürler Toplantısı”, 12–17 Mayıs tarihlerinde Kıbrıs Elexus Hotel’de gerçekleştirildi. Acenteler ile 12–15 Mayıs, Türkiye İş Bankası yöneticileri ile 15–17 Mayıs tarihlerinde bir araya gelen Anadolu Sigorta, şirketin köklü geçmişinden aldığı güçle ikinci yüzyıla yönelik hedeflerini değerlendirdi. Organizasyon kapsamında 13 Mayıs’ta acentelere, 16 Mayıs’ta ise Türkiye İş Bankası müdürlerine yönelik gerçekleştirilen toplantı ve ödül törenlerinde, Anadolu Sigorta’nın performansı, stratejik öncelikleri ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası paylaşıldı. Teknik müdürlükler ve bölge müdürlüklerinin katılımıyla düzenlenen workshop’larda sahadan gelen geri bildirimler ele alınırken, iş birliğini daha ileriye taşıyacak başlıklar üzerinde fikir alışverişinde bulunuldu. Katılımcılar, toplantıların yanı sıra düzenlenen sosyal etkinliklerde de bir araya gelerek etkileşimlerini güçlendirdi. Tavla turnuvası ile zenginleşen program, gala geceleri ve sahne performanslarıyla devam etti. Organizasyonun en dikkat çeken anlarından biri ise sevilen sanatçı Haluk Levent’in sahne aldığı konserler oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eskişehir’de Kültür Yolu Coşkusu İlk Günden Şehri Sardı Haber

Eskişehir’de Kültür Yolu Coşkusu İlk Günden Şehri Sardı

Lületaşı söyleşisi, geleneksel sanatlar ve fotoğraf etkinlikleri yoğun ilgi görürken, her yaştan ziyaretçi festival coşkusunu Eskişehir’in dört bir yanında yaşadı. Oğuzhan Koç konseri öncesinde oluşan uzun kuyruklar ise festivalin daha ilk günden gördüğü büyük ilgiyi gözler önüne serdi. ŞEHRİN SİMGESİ LÜLE TAŞININ KÜLTÜREL YOLCULUĞU FESTİVALDE ANLATILDI Atatürk Kültür ve Sanat Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen “Yaşayan Miras Söyleşisi: Lüle Taşı” programında, Emre Mangaltepe eşliğinde Eskişehir’in önemli somut olmayan kültürel miras unsurlarından biri olan lületaşı işlemeciliği kültürü ele alındı. Söyleşide lületaşının tarihsel geçmişi, çıkarılma süreçleri, işleme teknikleri ve ustalık geleneği kapsamlı şekilde değerlendirilirken; katılımcılar ustadan çırağa aktarılan zanaatkarlık kültürünü yakından tanıma fırsatı buldu. SANATIN GELENEKSEL İZLERİ ATÖLYELERDE HAYAT BULDU Festival kapsamında düzenlenen atölye programları da ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Dede Korkut Parkı Çocuk Köyü’nde gerçekleştirilen “Olgunlaşma Enstitüleri Eskişehir Workshop-Atölye Çalışmaları”nda, Yunus Emre’nin sevgi, hoşgörü ve insanlık anlayışı sanat aracılığıyla katılımcılarla buluşturuldu. Program kapsamında minyatür, hat, tezhip, dokuma, kilim, seramik ve cam ürünlerden oluşan eserler ile Yunus Emre dönemi giysi koleksiyonu ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Atatürk Kültür ve Sanat Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Tezhip Atölyesi”nde Dilek Çelik tarafından geleneksel Türk bezeme sanatının incelikleri uygulamalı olarak aktarıldı. Altın ve canlı renklerle şekillenen tezhip sanatının tarihsel gelişimi, motif anlayışı ve estetik dili katılımcılarla paylaşıldı. Aynı merkezde gerçekleştirilen “Ebrû Atölyesi”nde ise kitre ile yoğunlaştırılmış su yüzeyine serpilen boyalarla oluşturulan özgün desenler sanatseverlerle buluştu. ESKİŞEHİR’İN KÜLTÜREL DOKUSU FOTOĞRAF KARELERİYLE YENİDEN KEŞFEDİLDİ Odunpazarı Meydanı’nda düzenlenen “FotoMaraton Eskişehir” ve “FotoMaraton Çocuk” etkinlikleri, amatör ve profesyonel fotoğraf tutkunlarını bir araya getirdi. Festival kapsamında belirlenen temalar doğrultusunda gerçekleştirilen çekimlerde katılımcılar, Eskişehir’in kültürel dokusunu ve günlük yaşamını objektifleriyle yeniden yorumladı. Çocuklara yönelik gerçekleştirilen FotoMaraton programında ise genç katılımcılar, deneyimli fotoğrafçılar eşliğinde fotoğraf yürüyüşüne katılarak yaratıcı bakış açılarını geliştirme fırsatı buldu. KÜTÜPHANEDEKİ ASLAN MİNİK OKURLARLA BULUŞTU Eskişehir İl Halk Kütüphanesi Cep Sinema Salonu’nda gerçekleştirilen “Etkileşimli Kitap Okuma ve Masal Anlatımı” etkinliğinde çocuklar, “Kütüphanedeki Aslan” kitabı eşliğinde hikâye anlatımının büyülü dünyasıyla buluştu. Etkileşimli okuma çalışmaları ve masal anlatımıyla zenginleşen programda minik katılımcılar, kitap kahramanlarının dünyasını keşfederken hem eğlenceli hem öğretici bir deneyim yaşadı. ESKİŞEHİR’DE OĞUZHAN KOÇ KONSERİ ÖNCESİ UZUN KUYRUKLAR OLUŞTU Eskişehir Kültür Yolu Festivali’nin ilk gününde, Türk Dünyası Bilim, Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşen “Oğuzhan Koç” konseri öncesinde alanda yoğun hareketlilik yaşandı. Konser saatinden uzun süre önce festival alanına gelen müzikseverler, merkez çevresinde yollara taşan uzun kuyruklar oluştururken, festival coşkusu konser başlamadan önce de Eskişehir sokaklarına yansıdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ayvalık Gastrofest, İkinci Kez Ege'nin Kalbinde Gastronomi Dünyasını Buluşturuyor Haber

Ayvalık Gastrofest, İkinci Kez Ege'nin Kalbinde Gastronomi Dünyasını Buluşturuyor

Türkiye'nin gastronomi potansiyelini ulusal ve uluslararası ölçekte güçlü bir şekilde temsil eden Ayvalık GastroFest, 15 Mayıs'taki ön açılış ve ziyaret gününün ardından, bugün gerçekleştirilen resmi törenle kapılarını açtı. Festivalin açılış törenine; CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, Balıkesir CHP Milletvekili Serkan Sarı, Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, siyasi parti temsilcileri, dünyaca ünlü şefler, yerel üreticiler ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Mezenin Kalbi Ayvalık" Temasıyla Üç Günlük Lezzet Şöleni İlk yılında gördüğü yoğun ilgiyle kentin gastronomi turizmine yeni bir soluk getiren festival, bu yıl "Mezenin Kalbi Ayvalık" temasıyla düzenleniyor. Üç gün boyunca Ayvalık'ın dünyaca ünlü zeytinyağı, taze deniz ürünleri ve Ege'nin zengin ot kültürü etkinliklerin odak noktasını oluşturuyor. Festivalin açılışında konuşan Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, Ayvalık'ın zengin mutfak mirasını korumayı ve dünyaya anlatmayı bir görev bildiklerini vurgulayarak şunları ifade etti: "Bugün burada yalnızca bir festivalin açılışını gerçekleştirmiyoruz; binlerce yıllık bir kültürün, emeğin ve üretimin kutlamasını yapıyoruz. Gastronomi; tarladaki üreticiden zeytin toplayan emekçiye, kooperatiflerden kadın emeğine kadar uzanan büyük bir değer zinciridir. Bu anlayışla tescillediğimiz coğrafi işaretli yerel değerlerimizi koruyarak geleceğe daha güçlü yürüyoruz. Ayvalık GastroFest, kentimizin mutfağıyla, üretimiyle ve kültürüyle güçlü bir marka olması vizyonumuzun en önemli parçasıdır. Ayvalık'ın sofraları her zaman açıktır; gelin bu güzel atmosferde yalnızca lezzetleri değil, dostluğu ve ortak değerlerimizi de paylaşalım." Sektörün Nabzı Panellerde Atıyor İçerik organizasyonu Sözen Group tarafından üstlenen festival; üretici stantları, coğrafi işaretli ürün sunumları, Slow Food deneyimleri, şef workshop'ları ve sektörel panellerle hem profesyonellere hem de ziyaretçilere hitap eden kapsamlı bir platform sunuyor. Resmi açılışın ardından Tarihi Sabunhane Salonu'nda başlayan sektörel paneller; kıyı kentlerinin belediye başkanlarından akademisyenlere ve sektör temsilcilerine kadar pek çok değerli ismi ağırlayarak kentin kültürel ve ekonomik potansiyelini masaya yatırıyor. Ünlü Şefler ve Yerel Üreticiler İlgi Odağı Kırlangıç Yaşam Merkezi'nin açık alan etkinliklerinde ise tam bir lezzet şöleni yaşanıyor. Hazer Amani, Cüneyt Asan, Aylin Yazıcıoğlu ve Elif Korkmazel gibi gastronomi dünyasının önde gelen isimlerinin katıldığı interaktif workshoplar ziyaretçilerden büyük ilgi görüyor. Yerel üreticilerden ulusal markalara kadar geniş bir katılımcı profiline ev sahipliği yapan festival alanı, Cumartesi gününün ilk saatlerinden itibaren binlerce lezzet tutkununu ağırlamaya başladı. Ayvalık'ın Marka Değerini Büyüten Güçlü Platform Ayvalık'ın köklü zeytinyağı üretimi, deniz ürünlerindeki çeşitliliği ve güçlü ot kültürü, festivali yalnızca bir gastronomi etkinliği olmanın ötesine taşıyarak önemli bir kültürel ve turistik platform haline getiriyor. Yerel kalkınmayı destekleyen ve Ayvalık'ın uluslararası gastronomi sahnesindeki görünürlüğünü artıran GastroFest, yarın (17 Mayıs Pazar) gerçekleşecek kapanış programıyla kentin lezzet odaklı turizm hikayesini ikinci yılında daha da ileri taşıyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dyson, Türkiye’deki En Büyük Deneyim Mağazasını İstanbul İstinyepark’ta Açtı Haber

Dyson, Türkiye’deki En Büyük Deneyim Mağazasını İstanbul İstinyepark’ta Açtı

300 metrekarelik geniş alanıyla dikkat çeken mağaza, ziyaretçilere yalnızca ürünleri inceleme değil, aynı zamanda birebir deneyimleme ve kişiselleştirilmiş çözümleri keşfetme imkânı sunuyor. Alışveriş Deneyimi Yeniden Tasarlanıyor Dyson Deneyim Mağazası konsepti, alışveriş deneyimini yeniden tasarlama vizyonuyla hayata geçiriliyor. Teknolojiyi sergilemek için alışılmışın dışında bir yaklaşım benimseyen bu konseptin ilk örneklerinden biri, Paris’te Rue de la Boetie’de açılan mağaza oldu. Bir heykel galerisini andıran bu alanda, Dyson elektrikli süpürgeleri sütunlar üzerinde sergilenirken, Dyson uzmanları ziyaretçilere teknolojilerin arkasındaki mühendisliği anlatmak üzere hazır bulunuyor. İstinyePark’taki yeni mağaza da bu vizyonu Türkiye’ye taşıyarak, estetik ve teknolojiyi bir araya getiren bütünsel bir deneyim sunuyor. Dyson Güzellik Laboratuvarı: Saç Bilimi Mağazada Yeni mağazada öne çıkan alanlardan biri olan kişisel bakım bölümü, randevu sistemiyle çalışan özelleştirilmiş deneyim odalarıyla dikkat çekiyor. Dyson’ın yaklaşık on yıldır sürdürdüğü saç bilimi araştırmaları, mağaza içinde yer alan Dyson Güzellik Laboratuvarı ile kullanıcılarla buluşuyor. Bu alanda sunulan saç sağlığı danışmanlığı sayesinde Dyson uzmanları; kullanıcıların saç tipi, şekillendirme alışkanlıkları ve beklentilerini analiz ederek en uygun çözümleri sunuyor. Aynı zamanda Dyson teknolojilerinin aşırı ısı hasarını önleme yaklaşımı aktarılırken, kullanıcılara saç sağlıklarını korumaya yönelik kişisel önerilerde bulunuluyor. Kişiye Özel Şekillendirme Deneyimi Mağaza içerisinde yer alan özel saç şekillendirme alanı, profesyonel bir salon deneyimini mağaza ortamına taşıyor. Birden fazla istasyonla donatılmış bu alanda ziyaretçiler, Dyson Saç Stilistleri eşliğinde ıslak ve kuru saç şekillendirme hizmetlerinden yararlanabiliyor. Açılış itibarıyla randevu sistemiyle hizmet verecek olan bu alan, kullanıcıların kendi saç tiplerine ve ihtiyaçlarına uygun, birebir uygulamalı bir deneyim yaşamalarına olanak tanıyor. Teknolojiyi Keşfet: Workshop Alanları Mağazada yer alan workshop alanları, ziyaretçileri Dyson teknolojilerinin arkasındaki mühendislik dünyasıyla buluşturuyor. İnteraktif deneyimlerle zenginleştirilen bu alanlar, kullanıcıların ürünlerin çalışma prensiplerini yakından keşfetmesini sağlıyor. İstinyePark’a Özel Ayrıcalıklar Kişiselleştirme alanları ve yalnızca İstinyePark Dyson mağazasına özel sunulan ürün ve renk seçenekleri, deneyimi daha da ayrıcalıklı hale getiriyor. Ziyaretçiler, kendilerine özel çözümler oluştururken aynı zamanda bu mağazaya özel ürün alternatiflerini keşfetme fırsatı buluyor. Açılışa Özel Fırsatlar Dyson, İstinyePark’taki yeni mağazasının açılışını özel bir avantajla taçlandırıyor. Açılışa özel olarak 10 gün boyunca geçerli olacak fırsatlar ve sürpriz hediyeler, stoklarla sınırlı olarak ziyaretçileri bekliyor. Dyson’ın İstinyePark’taki yeni deneyim mağazası, teknolojiyi keşfetmenin ötesine geçerek; kişisel bakım ve ev teknolojileri alanında ilham veren, bütünsel ve kişiselleştirilmiş bir alışveriş deneyimi sunmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.