Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Y Kuşağı

Kapsül Haber Ajansı - Y Kuşağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Y Kuşağı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gençlerin Yüzde 75’i Hızlı Terfiyi Önceliklendirmiyor Haber

Gençlerin Yüzde 75’i Hızlı Terfiyi Önceliklendirmiyor

Deloitte’un 44 ülkede 22 bin 500’ü aşkın Z ve Y kuşağı katılımcıyla gerçekleştirdiği 2026 Küresel Z Kuşağı ve Y Kuşağı Araştırması’na göre, Z kuşağının yalnızca yüzde 25’i hızlı terfilerle ilerleyen bir kariyer modelini tercih ederken, yüzde 44’ü daha istikrarlı ve kademeli bir kariyer gelişimini önceliklendiriyor. Gençlerin yüzde 21’i ise kendisi için doğru rolü bulabilmek ve uzun vadede daha uygun bir kariyer oluşturabilmek adına yatay bir pozisyon değişikliğine veya kariyerinde geçici bir geri adıma açık olduğunu belirtiyor. Türkiye’de gençlerin iş gücü piyasasındaki görünümü de dikkat çekiyor. TÜİK’in Ağustos 2026 İşgücü İstatistikleri’ne göre, 15-24 yaş grubundaki genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 13 olarak kaydedildi. Bu oran genç erkeklerde yüzde 9,7 olurken, genç kadınlarda yüzde 19,4’e ulaştı. Veriler, gençlerin iş hayatına katılımının yanı sıra doğru kariyer fırsatlarına erişiminin de önemini ortaya koyuyor. Araştırmada gençlerin öğrenme ve gelişime verdiği önem de öne çıkıyor. Z ve Y kuşağının yüzde 74’ü yapay zekâyı günlük çalışma hayatında kullanırken, yüzde 79’u bu teknolojiden öğrenme ve gelişim fırsatlarını belirlemek amacıyla yararlanıyor. Veriler, yeni kuşağın kariyer kararlarında yalnızca bugünkü pozisyonunu değil, gelecekte kazanacağı yetkinlikleri de dikkate aldığını gösteriyor. ŞİRKETLER GENÇLERİ SEÇİYOR, GENÇLER DE ŞİRKETLERİ Gençlerin kariyer tercihlerindeki değişimi değerlendiren NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu ve Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, işveren ile çalışan arasındaki seçim sürecinin artık çift taraflı ilerlediğine dikkat çekti. Yılmaz, “Geçmişte daha çok şirketlerin çalışan seçtiği bir yapıdan söz ediyorduk. Bugün özellikle gençlerde bunun değiştiğini görüyoruz. Bir genç başvuru yapmadan önce şirketi araştırıyor; nasıl bir çalışma kültürü olduğunu, kimlerle çalışacağını, kendisine ne katacağını ve orada nasıl bir gelecek kurabileceğini sorguluyor. Dolayısıyla şirketler gençleri seçerken gençler de şirketleri seçiyor. İş dünyasının bu değişimi doğru okuması gerekiyor” dedi. “GENÇLERİN İŞ DÜNYASIYLA TEMASI MEZUNİYETTEN ÖNCE BAŞLAMALI” Gençlerin doğru kariyer kararları verebilmesi için iş dünyasını üniversite yıllarında tanımalarının önemli olduğunu belirten Yılmaz, “Bir gencin hangi sektörde veya hangi şirkette çalışmak istediğini anlayabilmesi için önce o dünyayı tanıması gerekiyor. İş insanlarıyla bir araya gelmesi, farklı sektörlerden deneyimleri dinlemesi ve profesyonel hayatın nasıl işlediğini görmesi çok değerli. Gençlerin iş dünyasıyla ilk gerçek teması bir iş görüşmesi olmamalı” ifadelerini kullandı. NEFA GENÇLERLE İŞ DÜNYASINI AYNI MASADA BULUŞTURUYOR Gençlerin profesyonel hayata daha hazırlıklı başlamasını amaçlayan NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu, üniversite öğrencileri ve gençleri farklı sektörlerden girişimciler, yöneticiler ve iş insanlarıyla bir araya getiriyor. Gerçekleştirilen buluşmalar ve networking çalışmalarıyla gençlerin profesyonel çevrelerini geliştirmeleri, farklı sektörleri yakından tanımaları ve kariyerlerini şekillendirirken iş dünyasının deneyimlerinden yararlanmaları hedefleniyor. Yılmaz, “Biz gençlerin iş dünyasına uzaktan bakmasını değil, doğrudan içinde bulunmasını istiyoruz. Bir iş insanıyla tanışmak, onun tecrübelerini dinlemek ya da farklı sektörlerden insanlarla aynı ortamda bulunmak bazen bir gencin kariyer yönünü değiştirebiliyor. NEFA’da gençlerle iş dünyası arasındaki mesafeyi azaltırken onların daha mezun olmadan kendi yollarını daha bilinçli çizebilecekleri bir ortam oluşturmayı önemsiyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençlerin İş Dünyasıyla Teması Mezuniyetten Önce Başlamalı Haber

Gençlerin İş Dünyasıyla Teması Mezuniyetten Önce Başlamalı

Bu kapsamda NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu, gençlerle iş dünyasını bir araya getirerek üniversite yıllarından itibaren farklı sektörleri ve şirketleri yakından tanımalarına, profesyonel çevrelerini geliştirmelerine ve kariyer tercihlerini daha bilinçli yapmalarına katkı sağlamayı hedefliyor… Deloitte’un 44 ülkede 22 bin 500’ü aşkın Z ve Y kuşağı katılımcıyla gerçekleştirdiği 2026 Küresel Z Kuşağı ve Y Kuşağı Araştırması’na göre, Z kuşağının yalnızca yüzde 25’i hızlı terfilerle ilerleyen bir kariyer modelini tercih ederken, yüzde 44’ü daha istikrarlı ve kademeli bir kariyer gelişimini önceliklendiriyor. Gençlerin yüzde 21’i ise kendisi için doğru rolü bulabilmek ve uzun vadede daha uygun bir kariyer oluşturabilmek adına yatay bir pozisyon değişikliğine veya kariyerinde geçici bir geri adıma açık olduğunu belirtiyor. Türkiye’de gençlerin iş gücü piyasasındaki görünümü de dikkat çekiyor. TÜİK’in Ağustos 2026 İşgücü İstatistikleri’ne göre, 15-24 yaş grubundaki genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 13 olarak kaydedildi. Bu oran genç erkeklerde yüzde 9,7 olurken, genç kadınlarda yüzde 19,4’e ulaştı. Veriler, gençlerin iş hayatına katılımının yanı sıra doğru kariyer fırsatlarına erişiminin de önemini ortaya koyuyor. Araştırmada gençlerin öğrenme ve gelişime verdiği önem de öne çıkıyor. Z ve Y kuşağının yüzde 74’ü yapay zekâyı günlük çalışma hayatında kullanırken, yüzde 79’u bu teknolojiden öğrenme ve gelişim fırsatlarını belirlemek amacıyla yararlanıyor. Veriler, yeni kuşağın kariyer kararlarında yalnızca bugünkü pozisyonunu değil, gelecekte kazanacağı yetkinlikleri de dikkate aldığını gösteriyor. ŞİRKETLER GENÇLERİ SEÇİYOR, GENÇLER DE ŞİRKETLERİ Gençlerin kariyer tercihlerindeki değişimi değerlendiren NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu ve Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, işveren ile çalışan arasındaki seçim sürecinin artık çift taraflı ilerlediğine dikkat çekti. Yılmaz, “Geçmişte daha çok şirketlerin çalışan seçtiği bir yapıdan söz ediyorduk. Bugün özellikle gençlerde bunun değiştiğini görüyoruz. Bir genç başvuru yapmadan önce şirketi araştırıyor; nasıl bir çalışma kültürü olduğunu, kimlerle çalışacağını, kendisine ne katacağını ve orada nasıl bir gelecek kurabileceğini sorguluyor. Dolayısıyla şirketler gençleri seçerken gençler de şirketleri seçiyor. İş dünyasının bu değişimi doğru okuması gerekiyor” dedi. “GENÇLERİN İŞ DÜNYASIYLA TEMASI MEZUNİYETTEN ÖNCE BAŞLAMALI” Gençlerin doğru kariyer kararları verebilmesi için iş dünyasını üniversite yıllarında tanımalarının önemli olduğunu belirten Yılmaz, “Bir gencin hangi sektörde veya hangi şirkette çalışmak istediğini anlayabilmesi için önce o dünyayı tanıması gerekiyor. İş insanlarıyla bir araya gelmesi, farklı sektörlerden deneyimleri dinlemesi ve profesyonel hayatın nasıl işlediğini görmesi çok değerli. Gençlerin iş dünyasıyla ilk gerçek teması bir iş görüşmesi olmamalı” ifadelerini kullandı. NEFA GENÇLERLE İŞ DÜNYASINI AYNI MASADA BULUŞTURUYOR Gençlerin profesyonel hayata daha hazırlıklı başlamasını amaçlayan NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu, üniversite öğrencileri ve gençleri farklı sektörlerden girişimciler, yöneticiler ve iş insanlarıyla bir araya getiriyor. Gerçekleştirilen buluşmalar ve networking çalışmalarıyla gençlerin profesyonel çevrelerini geliştirmeleri, farklı sektörleri yakından tanımaları ve kariyerlerini şekillendirirken iş dünyasının deneyimlerinden yararlanmaları hedefleniyor. Yılmaz, “Biz gençlerin iş dünyasına uzaktan bakmasını değil, doğrudan içinde bulunmasını istiyoruz. Bir iş insanıyla tanışmak, onun tecrübelerini dinlemek ya da farklı sektörlerden insanlarla aynı ortamda bulunmak bazen bir gencin kariyer yönünü değiştirebiliyor. NEFA’da gençlerle iş dünyası arasındaki mesafeyi azaltırken onların daha mezun olmadan kendi yollarını daha bilinçli çizebilecekleri bir ortam oluşturmayı önemsiyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Turistlerin Yeni Rotası Uzak Doğu Haber

Türk Turistlerin Yeni Rotası Uzak Doğu

Konaklamadan ulaşıma, rehberlikten çevre gezilerine kadar tatilin farklı aşamalarını tek programda buluşturan; ek harcamaları azaltan ve bütçe planlamasını kolaylaştıran kapsamlı tur paketleri bu nedenle daha fazla ilgi görüyor. Coral Travel Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kamçı, premium yaklaşımının yalnızca konaklama standardıyla tanımlanmadığını belirterek şunları söylüyor: “Premium ifadesi bizim için yalnızca otel kategorisini anlatmıyor; seyahatin uçtan uca doğru planlanması ve nitelikli bir deneyim sunulması anlamına geliyor. Misafirlerimize sadece bir seyahat değil, baştan sona konforla örülmüş bir yaşam deneyimi sunuyoruz. Rotaların oluşturulmasından şehirlerde geçirilecek süreye, otel ve araç seçiminden rehber atamalarına kadar tüm kararları yıllar içinde edindiğimiz deneyim ve misafirlerimizden aldığımız geri bildirimler doğrultusunda veriyoruz. Amacımız, misafirimizin turu satın alırken gördüğü fiyatın seyahatin gerçek ve toplam maliyeti olması.” Turistler yeni deneyimler arayışında 2026 yılında Coral Travel’ın premium ürünlerinde İspanya-Endülüs, Bernina Treni ile İsviçre Alpleri, İskandinavya ve Fiyortlar ile İtalya Çizme rotası gibi Avrupa’nın ikonik kentlerinin yanı sıra oldu Bali, Singapur, Japonya, Güney Kore, Güney Afrika, Tayland, ABD ve Özbekistan gibi uzak ve egzotik rotalar öne çıktı. Bu tablo, Türk turistlerin bir yandan klasik Avrupa rotalarına ilgisini sürdürürken bir yandan ve deneyim odaklı destinasyonlara da yöneldiğini gösteriyor. Japonya, Güney Kore ve Sri Lanka Türk turistlerin ilgisinin arttığı destinasyonlar arasında öne çıktı. Japonya'ya olan talep geçen yıla göre yüzde 70, Güney Kore'ye olan talep ise yüzde 50 arttı. Yeni deneyimler sunan bu rotaların yanı sıra Azerbaycan, diğer Türk Cumhuriyetleri ve Gürcistan gibi yakın coğrafyalar da ürün çeşitliliğini güçlendiriyor. Ekrandan rotaya: Set-jetting seyahat tercihlerinde güçleniyor Premium seyahatin deneyim boyutunu besleyen yeni eğilimlerden biri de film ve dizilerde görülen lokasyonlardan ilhamla seyahat planlama anlamına gelen “set-jetting”. 18 ülkede 24 bin yetişkinle gerçekleştirilen Unpack ’26 araştırmasına göre Z ve Y kuşağı seyahatseverlerin yüzde 81’i tatil planlarını film ve televizyon yapımlarında gördükleri lokasyonlardan hareketle oluşturuyor. Küresel seyahatseverlerin yüzde 53’ü ise ekranlardan ilham alan seyahatlere ilgisinin son bir yılda arttığını belirtiyor. Christopher Nolan’ın Homeros’un destanından uyarladığı The Odyssey de bu eğilimin 2026’daki dikkat çekici örneklerinden biri oldu. Filmin Peloponez başta olmak üzere Yunanistan’daki çekim noktalarının yanı sıra Sicilya, Fas ve İskoçya gibi lokasyonları yeniden seyahat gündemine taşıması, sinema ile destinasyon keşfi arasındaki bağı güçlendirdi. Altı yeni deneyim rotası sunulacak Coral Travel, önümüzdeki dönemde premium tur ağını farklı coğrafyalarda yeni programlarla genişletmeye hazırlanıyor. Portföye eklenmesi planlanan rotalar arasında Yangtze Nehri’nde Büyük Çin; Kızıl Nehir’den Mekong’a Vietnam; Asya’nın ödüllü egzotik adası Phu Quoc; Okyanusun İncisi Zanzibar; Güney Afrika-Botsvana-Victoria Şelaleleri ve Kahire’den Abu Simbel’e Mısır’ın Altın Rotası bulunuyor. Yüzde 97,8 memnuniyet Coral Travel verilerine göre 2026’da bugüne kadar premium turlarla seyahat eden misafirlerin memnuniyet oranı yüzde 97,8 olarak gerçekleşti. Artan rekabet ortamında uzun vadeli marka değerinin yalnızca fiyat avantajıyla değil; güven, memnuniyet ve tekrar seyahat eden sadık misafirlerle oluşturulabileceği yaklaşımını benimseyen Coral Travel, premium tur programlarını konfor, hizmet kalitesi ve maliyet öngörülebilirliği ekseninde şekillendiriyor. Avrupa rotalarında merkezi konumdaki 4 yıldızlı oteller, uzak destinasyonlarda ise bölgenin özelliklerine göre seçilen 4 ve 5 yıldızlı tesislerin tercih edildiğini belirten Mehmet Kamçı, “Premium turlar ilk bakışta standart ürünlerden bir miktar daha yüksek fiyatlı görünebilir. Ancak standart bir turun fiyatına ekstra turlar, giriş ücretleri ve şehir vergileri gibi dahil olmayan kalemler eklendiğinde toplam maliyet farkı önemli ölçüde azalıyor. Bizim için mesele yalnızca bir kez tur satmak değil; misafirimizin satın alma aşamasından eve dönüşüne kadar iyi bir deneyim yaşamasını ve sonraki seyahatlerinde de bizi tercih etmesini sağlamak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Z Kuşağı Bir İşte Ortalama 7 Ay Çalışıyor Haber

Z Kuşağı Bir İşte Ortalama 7 Ay Çalışıyor

Y kuşağı ortalama 1,5 yıl, X kuşağı ise 2 yıl aynı işte kalırken; genç kuşakların gelişim, esneklik ve anlam arayışı öne çıkıyor. Bu konuya dair değerlendirmelerde bulunan İdenfit Kurucusu ve CEO’su Onur Bayındır, “Y ve Z kuşakları yalnızca bir pozisyona sahip olmayı değil; gelişim imkânı, esneklik, anlam ve şeffaflık gibi unsurları da önceliklendiriyor” dedi. Bayındır’a göre işverenler, öğrenme fırsatları, hibrit çalışma modelleri, şeffaf iletişim ve rekabetçi yan haklarla Y ve Z kuşağının bağlılığını artırabilir. Bulut tabanlı insan kaynakları ve iş gücü yönetimi platformu İdenfit’in hazırladığı Kuşak Analiz Raporu’na göre, X kuşağı bir işte ortalama 2 yıl kalırken, Y kuşağı 1,5 yıl, Z kuşağı 7 ay kalıyor. Z kuşağının istifa oranı ise yüzde 35. Araştırmaya göre, Z kuşağının kısa iş süresi, bu neslin iş yerinde hızlı deneyim kazanma ve çeşitlilik arayışında olduğunu gösteriyor. Y kuşağının ise orta vadeli kalma süresi, kariyer fırsatlarına bağlılıklarını yansıtıyor. Ancak bu durum şirketler için zorlayıcı olabiliyor. Peki, işverenler çalışan sadakatini nasıl sağlayabilir? Y ve Z kuşağını işte tutmanın sırları neler? “Y ve Z kuşakları gelişim imkânı, esneklik ve şeffaflık gibi unsurları da önceliklendiriyor” İdenfit Kurucusu ve CEO’su Onur Bayındır, bu konuyla ilgili değerlendirmesinde şu görüşleri paylaştı: “Kuşak Analiz Raporumuz, şirketlerde çalışan bağlılığını anlamak açısından önemli veriler ortaya koyuyor. Bulgularımız, X kuşağının iş yerinde daha uzun süre kalma eğiliminde olduğunu ve kendi isteğiyle ayrılma oranının diğer kuşaklara kıyasla daha düşük seyrettiğini gösteriyor. Y ve Z kuşaklarında ise beklentiler ve motivasyon dinamikleri farklılaşıyor. Bu kuşaklar yalnızca bir pozisyona sahip olmayı değil; gelişim imkânı, esneklik, anlam ve şeffaflık gibi unsurları da önceliklendiriyor. Özellikle eğitim programları, net kariyer yolları ve mentorluk uygulamaları, genç kuşakların kuruma olan bağlılığını artıran temel faktörler arasında yer alıyor. Sürekli öğrenme kültürü sunan şirketler, yeteneklerini daha uzun süre bünyesinde tutabiliyor. Bununla birlikte esnek ve hibrit çalışma modelleri artık bir yan hak değil, güçlü bir beklenti. İş-yaşam dengesini destekleyen uygulamalar, çalışan memnuniyetini doğrudan etkiliyor. Z kuşağı açısından anlamlı ve sosyal etki yaratan projelerde yer almak da önemli bir motivasyon kaynağı. Şirketlerin sürdürülebilirlik ve toplumsal katkı alanındaki adımları, genç yeteneklerin bağlılığını güçlendiriyor. Teknoloji odaklı bir çalışma ortamı, dijital araçların etkin kullanımı ve açık iletişim kültürü de Y ve Z kuşakları için belirleyici unsurlar arasında. Düzenli geri bildirim mekanizmaları ve şeffaf yönetim anlayışı güven duygusunu pekiştiriyor. Elbette rekabetçi ücret ve yan haklar da işveren kaynaklı ayrılıkları azaltmada kritik rol oynuyor. Kısacası, kuşakların farklı beklentilerini doğru analiz eden ve insan kaynakları stratejilerini bu doğrultuda şekillendiren şirketler hem çalışan bağlılığını artıracak hem de uzun vadede daha güçlü ve sürdürülebilir bir organizasyon yapısı oluşturacaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.