Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yabancı Dil

Kapsül Haber Ajansı - Yabancı Dil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yabancı Dil haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özyeğin Üniversitesi’nde Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın Katılımıyla Turizmin Geleceği ve Yapay Zekâ Konuşuldu Haber

Özyeğin Üniversitesi’nde Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın Katılımıyla Turizmin Geleceği ve Yapay Zekâ Konuşuldu

Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi, her yıl 27 Eylül’de kutlanan Dünya Turizm Günü kapsamında turizm sektörünün geleceğine odaklanan bir etkinlik düzenledi. Etkinlik, Fakültenin 2026-2027 Akademik Yılı’ndaki Otel Yönetimi ve Gastronomi Seminerleri’nin ilk buluşması oldu. Buluşma kapsamında Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, öğrenciler ve akademisyenlerle bir araya geldi. Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan’ın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, 2026 Dünya Turizm Günü’nün “Turizmi Yeniden Tasarlamak için Dijital Gündem ve Yapay Zekâ” teması doğrultusunda yapay zekânın turizm sektöründe yarattığı dönüşüm değerlendirildi. Seyahat planlamasından destinasyon seçimine, pazarlamadan ziyaretçi deneyimine kadar yapay zekâ destekli sistemlerin turizm ekosistemindeki artan rolü ele alındı. Buluşmada, yapay zekâ destekli sistemlerin seyahat kararları üzerindeki artan rolü ve turizm sektörünün değişen ihtiyaçları değerlendirildi. Turistlerin güncel yapay zekâ teknolojileri ve üretken yapay zekâ ile bilgiye erişme biçimlerinin değişmesiyle destinasyonların ve turizm markalarının dijital ortamlardaki görünürlüğünün de yeni bir boyut kazandığına dikkat çekildi. Teknolojinin seyahat deneyimini nasıl dönüştürdüğü, turizm profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu yetkinliklerin nasıl değişeceği ve dijital dönüşümün sürdürülebilirlikle nasıl birlikte ele alınabileceği gündeme taşındı. Yapay zekâ turizmde yeni bir dönemin kapısını açıyor Etkinlikte konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın çalışmalarında teknoloji, veri analizi ve yapay zekâ imkânlarından yararlanarak Türkiye’nin tanıtımını güçlendirdiklerini ve değişen seyahat eğilimlerini takip ettiklerini belirtti. Alpaslan, “Turizm teknoloji ve yapay zekâyla farklı bir kompozisyona büründü. Turistlerin seyahatlerini planlama biçimleri değişirken bizim de bu yetkinlikleri etkin kullanmamız gerekiyor. Bu dönüşüme ayak uyduracak nitelikli insan kaynağının yetişmesi için gençlerin güçlü bir eğitim, yabancı dil ve uygulama deneyimiyle donanmasını çok önemsiyoruz” dedi. “Yeni akademik yıla turizmin geleceğini konuşarak başlıyoruz” Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan etkinlikte yapay zekâ ve dijital dönüşümün turizm sektöründeki etkilerine dikkat çekerek üniversitelerin değişen ihtiyaçlar karşısındaki rolünün önemine vurgu yaptı. Tan, şunları söyledi: “Yeni akademik yıla başlarken Dünya Turizm Günü vesilesiyle sektörün geleceğini belirleyecek önemli bir konuyu üniversitemizde ele almaktan memnuniyet duyuyoruz. Yapay zekâ, turizmde görünürlükten karar alma süreçlerine, deneyim tasarımından pazarlamaya kadar pek çok alanı yeniden şekillendiriyor. Üniversitelerin bu değişimi anlaması, araştırması ve farklı disiplinlerin katkısıyla yeni yaklaşımlar geliştirmesi büyük önem taşıyor. Öğrencilerimizin de teknolojinin sunduğu olanakları etkin biçimde kullanırken eleştirel ve analitik bakış açılarını koruyarak geleceğin turizm dünyasına hazırlanmalarını önemsiyoruz.” Dünya Turizm Günü etkinliği, öğrencilerin turizmin geleceğine ilişkin güncel gelişmeleri kamu ve akademi perspektiflerinden değerlendirmesine olanak sağlarken, Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi’nin yeni akademik yıl programının da başlangıcını oluşturdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Manisa’ya Yeni Gençlik Merkezi Geliyor Haber

Manisa’ya Yeni Gençlik Merkezi Geliyor

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, modern mimarisi ve çok amaçlı kullanım alanlarıyla Manisa’ya yakışacak şekilde tasarlanan gençlik merkezinin yapım ihalesinin, 21 Eylül’de gerçekleştirileceğini müjdeledi. Toplam 5 bin 77 metrekare inşaat alanına sahip olacak Gençlik Merkezi; bodrum, zemin ve 6 normal kattan oluşacak. 744 metrekare bina oturum alanına sahip yapının bodrum katında 11 araçlık otopark, sığınak ve teknik hacimler yer alacak. Gençlerin ve Manisalıların günlük yaşamına doğrudan katkı sunacak merkezde, zemin katta 80 metrekarelik bir iş yeri ile 244 metrekarelik Kent Lokantası hizmet verecek. Eğitim, Sanat Ve Spor Aynı Çatı Altında Yeni gençlik merkezinin önemli bölümlerinden birini eğitim ve kişisel gelişim alanları oluşturacak. Merkez içerisinde 2 bin 969 metrekarelik MABEM Eğitim Merkezi bulunacak. Toplam 20 derslikten oluşacak MABEM, Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin eğitimde fırsat eşitliğini güçlendiren çalışmalarına yeni bir merkez daha ekleyecek. MABEM, 17 ilçede öğrencilere eğitim desteğinin yanı sıra sınav dönemlerinde tercih danışmanlığı gibi hizmetlerle de öğrencilerin yanında oluyor. Merkezde ayrıca 757 metrekare büyüklüğünde MASMEK Kurs Merkezi yer alacak. Spor salonunun yanı sıra yabancı dil, müzik ve halk oyunları/dans sınıflarının bulunacağı MASMEK alanı, farklı yaş gruplarından Manisalılara kendilerini geliştirebilecekleri yeni imkânlar sunacak. Böylece gençlik merkezi; öğrencilerin ders çalışabileceği, kurslara katılabileceği, spor yapabileceği, müzik ve dans alanlarında kendisini geliştirebileceği, sosyal yaşamın içinde yer alabileceği çok yönlü bir merkez olarak hizmet verecek. “Gençlerimizin kendilerini geliştirebilecekleri alanları artırıyoruz” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, gençlerin kentin geleceğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, yeni merkezin Manisa’ya uzun yıllar hizmet edecek önemli yatırımlardan biri olacağını söyledi. Başkan Dutlulu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Manisa’da gençlerimizin eğitimine, gelişimine ve sosyal yaşamına katkı sağlayacak alanları artırmayı önemsiyoruz. Bu anlayışla, gençlerimizin farklı ihtiyaçlarına aynı çatı altında cevap verecek yeni bir gençlik merkezi kazandırıyoruz. MABEM ve MASMEK gibi yıllardır Manisalıların yararlandığı eğitim kurumlarımızı daha modern ve nitelikli alanlarda güçlendireceğiz. Gençlerimiz burada ders çalışabilecek, eğitim alabilecek, spor yapabilecek, müzik ve dans gibi alanlarda kendilerini geliştirebilecek. Kent Lokantamız da bu yapının içerisinde vatandaşlarımıza hizmet verecek. Mimarisinden kullanım alanlarına kadar Manisa’ya yakışan, gençlerimizin severek kullanacağı bir merkez olmasını istiyoruz. 21 Eylül’de yapacağımız ihalenin ardından çalışmalara başlayarak bu projeyi en kısa sürede Manisa’mıza kazandırmayı hedefliyoruz. Biz gençlerimizin kentte kendilerine ait alanlarının olmasını, eğitim ve sosyal yaşamda fırsatlara eşit şekilde ulaşabilmesini istiyoruz. Manisa’yı geleceğe hazırlarken gençlerimizin ihtiyaçlarını da önceliklerimiz arasında tutmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mezuna Kalmak Bir Yılı Belirsizliğe Bırakmak Olabilir! Haber

Mezuna Kalmak Bir Yılı Belirsizliğe Bırakmak Olabilir!

Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, mezuna kalma kararının yalnızca “daha iyi bir sıralama yaparım” düşüncesiyle verilmemesi gerektiğini belirterek, “Kariyer ve yaşam, tek bir sınav kâğıdına sıkıştırılamayacak kadar geniştir. Bazen en stratejik başarı, hayatı durdurmak değil; mevcut zemine basıp rotayı yürürken inşa etmektir.” dedi. Üniversite yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte öğrenciler ve aileler açısından yeni bir karar dönemi başladı. Beklediği sıralamayı elde edemeyen ya da hedeflediği üniversite ve bölüme yerleşemeyen bazı adaylar, kazandıkları programın sunduğu olanakları incelemeden “mezuna kalma” seçeneğine yöneliyor. Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, mezuna kalma kararının yalnızca üniversitenin adı veya sıralama beklentisi üzerinden verilmemesi gerektiğini anlattı. “Kazanılan bölüm analiz edilmeden verilen kararlar sağlıklı olmayabilir” Yerleştirme sonrasında sıklıkla karşılaşılan örüntülerden birinin, adayların kazandıkları programları yeterince araştırmadan yeniden sınava hazırlanmayı düşünmeleri olduğunu ifade eden Özgür Akoğlan, şunları söyledi: “Üniversite yerleştirme sonuçlarının ilan edilmesiyle birlikte sıklıkla karşılaştığımız durumlardan biri, adayların yerleştikleri programları derinlemesine analiz etmeden doğrudan mezuna kalma eğilimi göstermeleridir. Kazanılan bölümün akademik profili, akreditasyonları, sektörel entegrasyonu ve mezun istihdam oranları nesnel ölçütlerle değerlendirilmeden verilen bu ani kararlar, çoğu zaman rasyonel bir kariyer planlamasından ziyade bilişsel çarpıtmalar ve çevresel dinamiklerin baskısıyla şekillenmektedir.” “Ya hep ya hiç düşüncesi başarıyı görünmez hale getirebiliyor” Mezuna kalma kararında özellikle mükemmeliyetçi düşünce kalıplarının etkili olabildiğini kaydeden Özgür Akoğlan, “Çoğu zaman bu tercihi yöneten dinamik, hedeflerin uyuşmazlığından ziyade ‘ya hep ya hiç’ şeklinde çalışan katı bir mükemmeliyetçiliktir. İlk birkaç binde yer almayı hayal ederken biraz daha geride bir sıralama elde eden aday, elindeki somut başarıyı bir anda yok sayar. Sosyal medyadaki filtrelenmiş başarı hikayeleri, ailelerin örtük beklentileri ve akranlar arası prestij yarışı birleştiğinde; birkaç popüler üniversite dışındaki tüm seçenekler adayın zihninde peşinen ‘değersiz’ etiketini alır. Sonuç, bir meslek edinme sürecinin salt bir statü mücadelesine indirgenmesidir.” dedi. “Mezun yılı doğrusal ve garantili bir denklem değil” Mezuna kalmanın bazı öğrenciler için doğru bir seçenek olabileceğini ancak bunun psikolojik ve akademik maliyetlerinin de hesaba katılması gerektiğini ifade eden Özgür Akoğlan, “Oysa mezun yılı, dışarıdan zannedildiği gibi yalnızca ‘bir yıl daha soru çözüp sıralamayı katlamak’ kadar doğrusal ve garantili bir denklem değildir. Akranlar yeni bir yaşama adım atarken evde kalmanın yarattığı sosyal yalıtılmışlık, zamanla derinleşen motivasyon kayıpları ve ‘bu defa kesin başarmalıyım’ baskısının arttığı sınav anı kaygısı ciddi bir psikolojik direnç gerektirir. Üstelik bir programa yerleşmiş olmanın getirdiği %50 azalan Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) kesintisi gibi sistemsel engeller, yeni yıla doğrudan puan dezavantajıyla başlanmasına yol açar.” diye konuştu. Üniversiteye başlamak diğer seçeneklerin kapısını kapatmıyor Bir programa yerleşmenin öğrencinin kariyer yolunu geri dönülmez biçimde belirlemediğinin altını çizen Özgür Akoğlan, “Burada gözden kaçırılan temel gerçek şudur: Üniversite kapısından içeri girmek, diğer tüm seçenekleri yok etmez; aksine yeni geçiş koridorları açar. Günümüz yükseköğretim yapısı; merkezi puanla veya genel not ortalamasıyla yatay geçiş, çift ana dal (ÇAP), yan dal ve yurt dışı değişim programları gibi dinamik alternatifler sunar.” şeklinde konuştu. “Üniversite öğrencinin yetkinlik sermayesini erkenden geliştirebilir” Üniversite yaşamının yalnızca derslerden ibaret olmadığını vurgulayan Akoğlan, “Zamanı tekrar eden sınav stresinde tüketmek yerine üniversite ekosistemine dahil olmak; öğrencinin çoktan seçmeli test kalıplarından çıkarak proje yönetimi, yabancı dil, kulüp organizasyonları ve sektörel bağlantılar üzerinden kendi yetkinlik sermayesini erkenden inşa etmesini sağlar.” ifadesinde bulundu. Diplomanın üzerindeki bölüm adı tek başına kariyeri belirlemiyor İş dünyasının da son yıllarda ciddi biçimde değiştiğine işaret eden Akoğlan, şöyle devam etti: “En kritik gerçeklerden biri de modern iş dünyasının dönüşen kariyer dinamikleridir. Günümüz istihdam piyasasında bireylerin çok büyük bir kısmı doğrudan lisans diplomalarının etiketine bağlı kalmadan, disiplinler arası alanlarda kariyer inşa etmektedir. Artık mesleki başarıyı belirleyen yegâne unsur üniversite diplomasındaki unvan değil; adayın edindiği aktarılabilir beceriler, problem çözme yetisi, yabancı dil yetkinliği, dijital okuryazarlık ve sektörel uyum kabiliyetidir.” Aileler kıyaslama yerine tabloyu birlikte değerlendirmeli Yerleştirme sonrasında ailelerin tutumunun öğrencinin karar sürecini doğrudan etkileyebildiğini belirten Akoğlan, “Bu kritik eşikte ailelere düşen rol, gençlerin hissettiği hayal kırıklığını küçümsemeden dinlemek ve onları kıyaslama tuzağından uzak tutmaktır. Bir sonraki yılın belirsizlikleri ile mevcut yerleşimin sunduğu somut iç geçiş fırsatları masaya baskısız, şeffaf bir tablo olarak yatırılmalı; nihai sorumluluğun gence ait olduğu hissettirilmelidir.” dedi. “Bazen en doğru rota yürürken ortaya çıkar” Üniversite tercihlerinin hayatın geri kalanını belirleyen tek ve değiştirilemez karar gibi görülmemesi gerektiğini vurgulayan Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, sözlerini şöyle tamamladı: “Kariyer ve yaşam, tek bir sınav kağıdına sıkıştırılamayacak kadar geniştir. Bazen en stratejik başarı, mükemmel koşulların oluşmasını beklemek için hayatı durdurmak değil; mevcut zemine basıp rotayı yürürken inşa etme cesaretini göstermektir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençler Denizli Büyükşehir ile Dünyaya Açıldı Haber

Gençler Denizli Büyükşehir ile Dünyaya Açıldı

Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile AIESEC Denizli iş birliğinde hayata geçirilen “İngilizce Konuşma Kulübü” düzenlenen kapanış programıyla sona erdi. Denizli’deki gençlerin yabancı dil becerilerini günlük yaşam pratiğine dökmeleri, özgüvenlerini artırmaları ve küresel iletişim yetkinlikleri kazanmaları amacıyla başlatılan İngilizce Konuşma Kulübü, 6 hafta boyunca devam etti. Program kapsamında yurt dışından Denizli’ye gelen eğitmenler, katılımcılarla konuşma ve etkileşim odaklı çalışmalar yürüttü. Bu süreç, gençlerin İngilizceyi sadece bir okul dersi olarak değil, günlük yaşamın aktif bir parçası olarak deneyimlemelerine olanak sağladı. 118 gence sertifikaları takdim edildi Gençlerin İngilizce konuşma pratiği yapmalarına, özgüvenlerini geliştirmelerine ve uluslararası iletişim becerileri kazanmalarına katkı sunan programda toplam 118 genç katılım belgesi almaya hak kazandı. Sertifikaları, düzenlenen törenle gençlere teslim edildi. Hedef: Daha fazla uluslararası gençlik faaliyeti Programın sona ermesiyle birlikte, Denizli’de görev yapan uluslararası eğitmenler ülkelerine uğurlanırken; katılımcı gençler, edindikleri pratik becerileri ve kurdukları küresel bağlarla gelecek kariyerlerine bir adım önde başlamanın mutluluğunu yaşadı. Denizli Büyükşehir Belediyesi, gençlerin kişisel, sosyal ve akademik gelişimlerine katkı sağlayan eğitimler, atölye çalışmaları ve uluslararası gençlik faaliyetleri ile şehrin gençlik potansiyelini destekleyerek, Denizli’yi küresel çapta vizyon sahibi gençlerin buluşma noktası haline getirmeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'de Ebeveynlerin Yüzde 54'ü Okul Derslerini Çocuklarının İngilizce Öğrenmesinde   Ana Yöntem Olarak Görmüyor Haber

Türkiye'de Ebeveynlerin Yüzde 54'ü Okul Derslerini Çocuklarının İngilizce Öğrenmesinde Ana Yöntem Olarak Görmüyor

22-60 yaş arası, 4-12 yaş grubunda en az bir çocuğu olan 1.400 ebeveynin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, Türkiye'de çocukların yabancı dil eğitiminde dikkat çekici bir tabloyu gözler önüne seriyor. Ebeveynleri okul dışında çözüm aramaya yönelten en güçlü iki neden, çocuklarını geleceğin eğitim fırsatlarına hazırlama isteği ve okullardaki İngilizce eğitiminin yetersiz bulunması olarak öne çıkıyor. Ebeveynlerin yüzde 52'si çocuğunu geleceğin eğitim fırsatlarına hazırlamak, yüzde 47'si ise okuldaki İngilizce eğitimini yetersiz bulduğu için okul dışında ek çözümlere yöneliyor. Çocuğunun İngilizceye ilgi duyması da yüzde 43 ile ebeveynleri harekete geçiren üçüncü büyük etken olarak sıralanıyor. Ebeveynler Tek Bir Yönteme Güvenmiyor Araştırmanın çarpıcı bulgularından biri, ebeveynlerin çocuklarının İngilizce öğrenmesi için ortalama 1,4 farklı yöntemi bir arada kullanması. Ebeveynlerin yüzde 37'si iki veya daha fazla yöntemi aynı anda deniyor. İngilizce çizgi filmlerden öğretmensiz mobil uygulamalara, yapay zeka sohbet robotlarından canlı derslere uzanan bu tablo, ailelerin çocukları için en etkili formülü bulma arayışını ortaya koyuyor. Öğretmen eşliğinde ders veren online İngilizce platformları ise okul dışı ana yöntem sıralamasında ilk sırada yer alıyor ve ebeveynler bu kategoriyi uygun müfredat, esnek programlama, erişilebilirlik ve cazip fiyatlandırma nedeniyle tercih ediyor. Pazardaki En Büyük Eksik Konuşma Pratiği Araştırmada ebeveynlere mevcut online İngilizce çözümlerinde neyin eksik olduğu sorulduğunda ilk sırada yüzde 33 ile konuşma becerilerine odaklanma yanıtı geliyor. Bunu diğer öğrencilerle konuşma fırsatı ve münazara kulüpleri gibi yine konuşma odaklı talepler takip ediyor. Bu tablo, Türkiye'de yıllardır süregelen "anlıyor ama konuşamıyor" sorununun ebeveynler tarafından da net şekilde teşhis edildiğini gösteriyor. Ebeveynler için bir online İngilizce çözümündeki en önemli özellik ise açık ara öğretmen kalitesi. Katılımcıların yüzde 67'si uzman ve yüksek nitelikli öğretmenleri son derece önemli bulurken yüzde 62'si çocuğunun öğretmenini sevmesini öncelikli görüyor. Novakid Türkiye'de Sektörün Öncüleri Arasında Araştırma, Novakid'in Türkiye'deki İngilizce eğitimi pazarında sektörün öncü markaları arasında yer aldığını da ortaya koyuyor. Hedef kitlenin yarısından fazlası Novakid'i tanıyor, dörtte biri markayı daha önce deneyimlemiş durumda ve üçte biri gelecekte kullanmayı planlıyor. Markayı tanıyan ebeveynlerin öne çıkardığı çağrışımlar arasında keyifli dersler, uzman ve yüksek nitelikli öğretmenler ile oyun gibi öğrenme deneyimi ilk sıralarda yer alıyor. Kullanıcıların Novakid'i tercih etmesindeki bir numaralı neden ise araştırmanın geneliyle tutarlı şekilde öğretmen kalitesi. "Aileler Çocukları İçin En Etkili Yolu Arıyor" Araştırma sonuçlarını değerlendiren Novakid CEO'su ve Kurucu Ortağı Max Azarov şunları söyledi. "Bu araştırma bize Türkiye'deki ailelerin çocuklarının İngilizce öğrenmesi konusunda ne kadar bilinçli ve kararlı olduğunu gösterdi. Ebeveynler tek bir yönteme bağlı kalmak yerine çocukları için en etkili yolu aktif şekilde arıyor ve konuşma becerisine odaklanan, öğretmen kalitesini merkeze alan çözümler talep ediyor. Novakid olarak ana dili İngilizce olan öğretmenlerimiz ve konuşma odaklı canlı derslerimizle tam da bu ihtiyaca yanıt veriyoruz. Amacımız çocukların İngilizceyi bir sınav konusu olarak ezberlemesini sağlamak yerine onlara bu dili gerçek hayatta özgüvenle konuşabilecekleri bir beceri olarak kazandırmak." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uçak Teknisyeni Maaşları 2026: Uçak Bakım Teknisyeni Ne Kadar Kazanıyor? Haber

Uçak Teknisyeni Maaşları 2026: Uçak Bakım Teknisyeni Ne Kadar Kazanıyor?

Uçak teknisyeni maaşları 2026 yılında ne kadar? Havacılık sektöründe kariyer planlayanların araştırdığı bu sorunun cevabı; teknisyenin deneyimine, sahip olduğu lisansa, uçak tipi yetkilerine ve görev yaptığı kuruma göre değişiyor. Vardiyalı çalışma, gece mesaisi, yabancı dil tazminatı ve ek teknik yetkiler de toplam kazancı etkileyebiliyor. Kısa cevap: Kariyer.net'in son üç ayda paylaşılan 720 kullanıcı verisine dayanan 2026 araştırmasında uçak bakım teknisyenlerinin aylık ortalama maaş beklentisi yaklaşık 60 bin 600 TL olarak hesaplanıyor. Bir yıldan az deneyimli çalışanlarda ortalama 53 bin 900 TL olan tutar, 15 yılın üzerindeki deneyimli teknisyenlerde 104 bin 800 TL seviyesine çıkıyor. Lisans, tip yetkisi, vardiya ve ek ödemeler nedeniyle gerçek kazanç daha yüksek olabilir. Uçak teknisyeni maaşları 2026 yılında ne kadar? Uçak bakım teknisyenliği, yolcu ve kargo uçaklarının emniyetli şekilde uçabilmesi için kritik bakım, kontrol ve onarım işlemlerini gerçekleştiren teknik bir meslektir. Bu alandaki ücretler standart bir maaş tarifesine bağlı değildir. Kariyer.net tarafından açıklanan 2026 verilerine göre uçak bakım teknisyenlerinin aylık ortalama maaş beklentisi 60 bin 624 TL seviyesinde bulunuyor. Platformdaki verilerde en düşük maaş beklentisi yaklaşık 48 bin 500 TL, en yüksek beklenti ise 242 bin 500 TL olarak gösteriliyor. Deneyim 2026 ortalama maaş Açıklama 0–1 yıl 53.900 TL Yeni başlayan teknisyenlerin ortalama maaş beklentisi 1–3 yıl 55.500 TL Başlangıç seviyesinde deneyim kazanmış teknisyenler 4–6 yıl 63.400 TL Orta düzey deneyime sahip çalışanlar 7–9 yıl 67.100 TL Kıdemli teknisyenler 10–14 yıl 95.700 TL Uzun süreli sektör deneyimine sahip çalışanlar 15 yıl ve üzeri 104.800 TL İleri düzey deneyimli teknisyenler Veri notu: Tablodaki rakamlar Kariyer.net kullanıcılarının son üç ayda iş başvurusu sırasında paylaştığı net maaş beklentilerine dayanmaktadır. Bunlar havayolu veya bakım şirketlerinin resmî ücret tarifeleri değildir. Lisans, uçak tipi yetkisi, vardiya, fazla mesai ve diğer ödemeler dahil olmayabilir. Yeni başlayan uçak teknisyeni maaşı ne kadar? Bir yıldan az deneyime sahip uçak bakım teknisyenleri için 2026 yılı ortalama maaş beklentisi yaklaşık 53 bin 900 TL olarak gösteriliyor. Kariyer.net verilerinde bu deneyim grubunda en düşük beklenti 43 bin 200 TL, en yüksek beklenti ise 120 bin TL seviyesine kadar çıkıyor. Yeni başlayan bir çalışanın maaşı; mezun olduğu bölüm, yabancı dil seviyesi, vardiyalı çalışma düzeni ve SHGM tarafından düzenlenen lisans süreçlerindeki konumuna göre değişebilir. Henüz lisans veya tip yetkisi bulunmayan destek personeli ile bakım işlemini onaylama yetkisine sahip lisanslı teknisyen aynı ücret seviyesinde değerlendirilmez. Lisanslı uçak teknisyeni maaşı neden daha yüksek olabilir? Hava aracı bakım personelinin lisanslandırılması, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün SHT-66 talimatı kapsamında yürütülüyor. Ancak lisans sahibi olmak tek başına her uçak üzerinde sınırsız yetki sağlamıyor. Teknisyenin lisans kategorisine ek olarak ilgili hava aracı veya sistem için gerekli eğitim ve yetkilendirmeleri tamamlaması gerekebiliyor. Bakım kuruluşları açısından yalnızca işlemi gerçekleştirmek değil, yapılan bakımın kurallara uygunluğunu kontrol etmek ve gerekli şartlarda servise verme işlemini onaylamak da büyük sorumluluk taşıyor. Bu nedenle lisanslı, uçak tipi yetkisine sahip ve onaylayıcı personel olarak görev yapan çalışanların toplam kazancı genel meslek ortalamasının üzerine çıkabilir. B1 ve B2 uçak teknisyeni arasındaki fark nedir? Hava aracı bakım lisanslarında farklı yetki kategorileri bulunuyor. Havacılık sektöründe en fazla karşılaşılan kategoriler arasında B1 ve B2 yer alıyor. B1 uçak teknisyeni B1 kategorisi genel olarak hava aracının mekanik, motor ve ilgili elektrik sistemlerindeki bakım işlemleriyle ilişkilidir. Görev kapsamı, teknisyenin sahip olduğu lisans alt kategorisi ve uçak tipi yetkisine göre belirlenir. B2 uçak teknisyeni B2 kategorisi ise ağırlıklı olarak hava aracının aviyonik ve elektrik sistemleriyle ilgilidir. Haberleşme, seyrüsefer, gösterge ve elektronik uçuş sistemleri bu alanın önemli parçaları arasında bulunur. B1 veya B2 lisansına sahip olmak otomatik olarak belirli bir maaşı garanti etmez. İşveren, deneyim, tip yetkisi, onaylayıcı personel yetkisi ve görev sorumluluğu toplam ücret üzerinde belirleyici olur. Uçak teknisyeni maaşını belirleyen faktörler Mesleki deneyim Veriler, deneyim arttıkça ortalama maaşın yükseldiğini gösteriyor. Özellikle 10 yılın üzerindeki deneyime sahip teknisyenlerin ortalama maaş beklentisi daha hızlı artıyor. SHGM lisansı ve yetki kategorisi Lisans kategorisi, teknisyenin hangi sistemlerde ve hangi kapsamda görev yapabileceğini etkiliyor. Lisanslı ve onaylayıcı personel olarak çalışan teknisyenler daha yüksek sorumluluk üstlenebiliyor. Uçak tipi yetkisi Airbus A320, Boeing 737 veya farklı bir uçak ailesi üzerinde yetkilendirilen teknisyenlerin görev alanları değişebilir. Birden fazla uçak tipi üzerinde geçerli eğitime ve yetkiye sahip olmak çalışan açısından avantaj oluşturabilir. Çalışılan kurum Havayolu şirketleri, bağımsız bakım kuruluşları, hava taksi işletmeleri, savunma sanayisi şirketleri ve özel jet bakım merkezlerinin ücret politikaları birbirinden farklı olabilir. Vardiya ve fazla mesai Uçak bakımı günün her saatinde devam edebildiği için gece vardiyası, hafta sonu çalışması ve fazla mesai toplam aylık geliri etkileyebilir. Yabancı dil Teknik dokümanların önemli bölümü İngilizce hazırlanıyor. Bu nedenle teknik İngilizce yeterliliği yalnızca işe girişte değil, bakım dokümanlarının doğru uygulanmasında da önem taşıyor. Uçak teknisyeni ne iş yapar? Uçak bakım teknisyenlerinin temel görevi, hava aracının uçuşa elverişliliğinin korunmasına yönelik bakım ve kontrol işlemlerini yürütmektir. Görev kapsamı çalışılan birime ve sahip olunan yetkilere göre değişebilir. Planlı uçak bakımlarını gerçekleştirmek, Uçuş öncesi ve sonrası teknik kontrolleri yapmak, Arıza tespit ve giderme işlemlerini yürütmek, Motor, gövde, elektrik veya aviyonik sistemleri kontrol etmek, Parça değişimlerini bakım dokümanlarına uygun şekilde gerçekleştirmek, Yapılan işlemleri teknik kayıtlara işlemek, Bakım el kitapları ve emniyet prosedürlerine uymak, Yetkisi kapsamında bakım işlemlerini onaylamak. Uçak bakım teknisyeni nasıl olunur? Uçak bakım teknisyeni olmak isteyenler, uçak teknolojisi, uçak gövde ve motor bakımı, uçak elektrik-elektroniği veya ilgili teknik programlardan mezun olarak sektöre adım atabilir. Ancak okuldan mezun olmakla lisanslı ve onaylayıcı teknisyen olmak aynı anlama gelmez. Hava aracı bakım lisansına ulaşabilmek için ilgili kategoriye göre modül sınavlarının, temel eğitimin ve deneyim şartlarının karşılanması gerekir. Süreçte uygulanacak koşullar SHGM’nin güncel düzenlemelerine göre belirlenir. Uçak teknisyeni ile uçak mühendisi aynı meslek mi? Uçak bakım teknisyeni ile uçak mühendisi birbirinden farklı eğitim ve görev alanlarına sahip mesleklerdir. Uçak teknisyeni bakım, kontrol, arıza giderme ve yetkisi kapsamında bakımın onaylanmasına odaklanır. Uçak mühendisi ise tasarım, analiz, performans, üretim veya mühendislik yönetimi gibi alanlarda görev yapabilir. Her iki meslek de havacılık sektörünün önemli parçalarıdır; ancak eğitim yolları, sorumlulukları ve yetkilendirme süreçleri aynı değildir. Uçak teknisyeni maaşları hakkında sık sorulan sorular Uçak bakım teknisyeni maaşı 2026 yılında ne kadar? Kariyer.net verilerine göre 2026 yılında uçak bakım teknisyenlerinin aylık ortalama maaş beklentisi yaklaşık 60 bin 600 TL’dir. Deneyim ve yetkilere göre maaş önemli ölçüde değişebilir. Yeni başlayan uçak teknisyeni ne kadar kazanıyor? Bir yıldan az deneyime sahip çalışanların ortalama maaş beklentisi yaklaşık 53 bin 900 TL olarak gösteriliyor. Bu tutar vardiya ve ek ödemelerle değişebilir. Lisanslı uçak teknisyeni daha yüksek maaş alır mı? Lisans, tip yetkisi ve onaylayıcı personel sorumluluğu çalışanın değerini ve görev kapsamını artırabilir. Ancak lisans sahibi herkese uygulanan sabit bir ücret tarifesi bulunmuyor. Uçak teknisyenliğinde İngilizce gerekli mi? Evet. Bakım el kitapları, teknik talimatlar ve uçak üreticilerinin dokümanları büyük ölçüde İngilizce olduğu için teknik İngilizce mesleğin önemli gerekliliklerinden biridir. Uçak teknisyenleri vardiyalı mı çalışır? Havalimanı ve bakım operasyonları kesintisiz devam edebildiği için birçok uçak teknisyeni gece, hafta sonu ve resmî tatilleri kapsayabilen vardiyalı sistemde çalışır. Havacılık sektöründeki diğer mesleklerin kazançlarını karşılaştırmak için Pilot Maaşları 2026 ve Hostes Maaşları 2026 rehberlerini inceleyebilirsiniz. Kapsül Haber Ajansı veri notu: Maaş verileri 3 Ağustos 2026 tarihinde erişilen Kariyer.net verileri esas alınarak hazırlanmıştır. Veriler, kullanıcıların iş başvuruları sırasında paylaştığı maaş beklentilerini göstermektedir; şirketlerin resmî ücret tarifesi değildir. Lisans şartlarına ilişkin bilgilerde Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün güncel düzenlemeleri esas alınmıştır.

İstanbul’un İkinci Yeşilay Gençlik Merkezi Esenyurt’ta Açıldı Haber

İstanbul’un İkinci Yeşilay Gençlik Merkezi Esenyurt’ta Açıldı

Açılışa Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu ve Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy katılım sağladı. Gençlere kültür, sanat, teknoloji, akademik gelişim ve gönüllülük alanlarında çok yönlü imkanlar sunacak olan Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi, bağımlılıklarla mücadelede önleyici çalışmaların sahadaki güçlü adreslerinden biri olacak. Merkezde bağımlılık farkındalık eğitimlerinden kişisel gelişim programlarına, akademik destek çalışmalarından dijital beceri eğitimlerine, sanat atölyelerinden medya ve içerik üretim çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede faaliyetler yürütülecek. “BURADAN BİR ÇAY İÇEN BAĞIMLILIKLA MÜCADELEYE DESTEK VERMİŞ OLACAK” Açılışta konuşan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, gençlik merkezlerinin bağımlılıklarla mücadeledeki önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugün Yeşilay'ımız için çok mutlu, çok gururlu bir gün. Türkiye'nin en büyük ilçelerinden bir tanesinde, Esenyurt'ta çok nezih bir mekanı hizmete açıyoruz. İnşallah bu mekan; gençlerimizin güzel vakit geçireceği, nitelikli paylaşımlarda bulunacağı bir mekan olacak. Burada hem Yeşilay'ımızın ürünleri, Yeşilay'ımızın mesajları yer alıyor. Hem de buradaki Cafe 1920 gelirleri yine bağımlılıkla mücadele çalışmalarında, gençlik çalışmalarında burs olarak, etkinlik olarak değerlendiriliyor. O yüzden buraya gelen, buradan bir çay, bir kahve içen herkes aslında bağımlılıkla mücadeleye de çok ciddi bir destek vermiş oluyor. İnşallah Esenyurt için, İstanbul için hayırlı, uğurlu olur diyorum.” “BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE TÜM KURUMLARIMIZ İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE ÇALIŞIYOR” İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen de açılışta gerçekleştirdiği konuşmada bağımlılıklarla mücadeleye değindi: “Bağımlılık toplumsal bir mücadele ama öncelikle bağımlılığa giden yoldaki sebeplerin de ortadan kaldırılması için bütün kurumlarımız iş birliği içerisinde çözümler üretmek için gayret sarf ediyor. Bu kapsamda Yeşilay Gençlik Merkezimiz de inşallah güzelliklere vesile olur.” “BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE YEŞİLAY İLE İŞ BİRLİĞİ İÇİNDEYİZ” Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu ise konuşmasında gençlere yönelik koruyucu ve destekleyici hizmetlerin önemini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Yeşilay'la sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bağımlılıklarla mücadele toplumsal bir mesele. Sadece emniyet güçlerinin, kolluk kuvvetlerinin yürüteceği bir mücadele değil; aynı zamanda STK'ların, toplumun ileri gelenlerinin de destek vermesi gereken bir mücadele. Yeşilay bu mücadelede 100 yıldır önderlik yapıyor. Bu tesisin buraya açılması da son derece önemli bir adımdır.” ESENYURT BELEDİYESİ’NDEN YEŞİLAY’A TAM DESTEK Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy da Esenyurt’ta gençlere kazandırılan merkezin ilçeye önemli katkılar sunacağını belirterek şunları kaydetti: “Esenyurt Belediyesi, Yeşilay ve topluma faydası olan tüm STK’ların hizmetindedir. Hepimizin çocukları için bağımlılıklarla mücadeleye desteğimiz sürecektir.” GENÇLİK MERKEZLERİ EĞİTİM HAYATINA DA DESTEK SUNACAK Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi’nde alkol, tütün, madde, internet ve kumar bağımlılıklarına yönelik farkındalık eğitimlerinin yanı sıra iletişim, liderlik ve zaman yönetimi gibi kişisel gelişim eğitimleri de verilecek. Merkezde üniversite sınavına hazırlık dersleri, yabancı dil eğitimleri ve dijital beceri programlarıyla gençlerin akademik ve mesleki gelişimleri desteklenecek. YILLIK 30 BİNİ AŞKIN GENCE VE YETİŞKİNE ULAŞILMASI HEDEFLENİYOR Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi’nden günlük ortalama 130 ila 210 kişinin faydalanması öngörülüyor. Yoğun dönemlerde bu sayının artması beklenirken merkezin haftalık ortalama 550 ila 800 kişiye ulaşması, yıllık bazda ise 30.000’in üzerinde gence ve yetişkine hizmet sunması hedefleniyor. İSTANBUL’DAKİ İKİNCİ, TÜRKİYE’DEKİ BEŞİNCİ YEŞİLAY GENÇLİK MERKEZİ Fatih Cerrahpaşa Prof. Dr. Hakan Ertin Gençlik Merkezi’nin ardından Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi’nin açılmasıyla birlikte İstanbul’daki Yeşilay Gençlik Merkezi sayısı 2’ye yükseldi. Türkiye genelinde ise İstanbul’da 2, Sakarya’da 1, İzmir’de 1 ve Rize’de 1 olmak üzere toplam 5 Yeşilay Gençlik Merkezi faaliyetlerini sürdürüyor. 2026 yılı sonuna kadar 11 Gençlik Merkezi’nin faaliyet göstermesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Erken Yaşta Dil Öğrenimi Stratejik Önem Taşıyor Haber

Erken Yaşta Dil Öğrenimi Stratejik Önem Taşıyor

Uzmanlar uluslararası vizyonun ve akademik başarının temelinin erken yaşta atılan İngilizce ile oluştuğunu belirtiyor. Novakid uyguladığı doğal öğrenme modeli ve uzman öğretmenleriyle çocukları küresel eğitim standartlarına stressiz biçimde hazırlıyor. Günümüzde pek çok aile çocuklarının lise veya üniversite eğitimini yurt dışında tamamlaması amacıyla uzun vadeli planlar yapıyor. Uluslararası okulların kabul süreçlerindeki yüksek standartlar ve küresel rekabet ortamı bu hazırlıkların çok daha erken yaşlara inmesini zorunlu kılıyor. Dil bilimciler ve eğitim uzmanları yabancı dilin küçük yaşlarda tıpkı anadil gibi doğal yollarla edinilmesinin önemini her fırsatta vurguluyor. Novakid oyun tabanlı eğitim sistemiyle İngilizceyi okul zorunluluğundan çıkarıp hayatın doğal bir parçası haline getiriyor ve ailelerin yurt dışı eğitim planlarındaki en güçlü yardımcısı konumunda bulunuyor. Doğal Öğrenme Modeli ile Çeviri Yapmadan Doğrudan İngilizce Düşünmek Yurt dışındaki eğitim kurumları öğrencilerin dili akıcı ve bir refleks olarak kullanabilmelerini talep ediyor. Çocukların konuşurken kelimeleri zihinlerinde kendi dillerine çevirmeleri akıcılığı olumsuz yönde etkiliyor. Tam bu noktada devreye giren yaşayarak öğrenme yaklaşımı dersin baştan sona yalnızca İngilizce işlendiği ve çevirinin tamamen devreden çıktığı bir ortam sunuyor. Bu yaklaşım sayesinde çocuklar kelimeleri Türkçe karşılıklarıyla ezberlemek yerine görseller, mimikler ve interaktif oyunlar eşliğinde doğrudan İngilizce olarak kavrıyor. Bir çocuğun doğduğu andan itibaren kendi anadilini duyarak öğrenme sürecini birebir taklit eden bu sistem çocukların doğrudan İngilizce düşünmesini sağlıyor. Ana dili İngilizce olan uzman eğitmenler eşliğinde yapılan yirmi beş dakikalık yüksek tempolu seanslar çocukların dikkatini en üst seviyede tutarak kültürel uyum becerilerini ve özgüvenlerini eş zamanlı şekilde artırıyor. “Erken Yaşta Atılan Adımlar Sınırları Ortadan Kaldırıyor” Erken yaşta atılan yabancı dil adımlarının gelecekteki fırsatlara etkisini değerlendiren Novakid CEO’su ve Kurucu Ortağı Max Azarov, “Yurt dışında eğitim almak salt akademik bir başarıyı temsil etmiyor, aynı zamanda farklı kültürlere uyum sağlama yeteneği gerektiriyor. Çocuklarımıza çok erken yaşlarda sunduğumuz doğal öğrenme ortamıyla onlara doğrudan İngilizce düşünme becerisi kazandırdığımızda gelecekteki eğitim hayatlarında karşılaşacakları iletişim bariyerlerini tamamen yıkıyoruz. Bizim asıl amacımız çocukları dünyanın her yerinde kendilerini rahatça ifade edebilen, özgüveni yüksek dünya vatandaşları olarak geleceğe hazırlamaktır.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.