Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yabancı Dil

Kapsül Haber Ajansı - Yabancı Dil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yabancı Dil haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Müşteri Deneyimi Yönetimi Enflasyona Karşı Gelir Kalkanına Dönüştü Haber

Müşteri Deneyimi Yönetimi Enflasyona Karşı Gelir Kalkanına Dönüştü

Türkiye’de 175 bin kişiyi aşkın istihdamla büyüyen müşteri deneyimi yönetimi sektörü, 2025 yılını stratejik bir kabuk değişimiyle tamamladı. Geçmişte "maliyet merkezi" olarak görülen CX operasyonları, artık markaların sadakat ve gelir üretim üslerine evrildi. Sektörün 2025 performansını ve 2026 öngörülerini Müşteri Deneyimi Yönetimi ve Teknolojileri Derneği (MDYD) tarafından yayınlanan 2025 Araştırma Raporu verileri ışığında değerlendiren fzlPLUS Genel Müdürü Hüseyin Yerçok, deneyimin artık lüks değil, finansal bir zorunluluk olduğunu vurguladı. 2025 verilerinin en çarpıcı çıktısının "deneyim marjı" algısı olduğunu belirten Yerçok, "Araştırmalar, tüketicilerin %60’ının tutarlı ve iyi bir deneyim karşılığında %15’e varan fiyat artışlarını kabul ettiğini gösteriyor. Bu veri, müşteri deneyiminin şirketler için sadece bir itibar meselesi değil, ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklı bir 'gelir kalkanı' da olduğunu gösteriyor." dedi. fzlPLUS Kapasitesini Üçe Katladı Sektördeki bu stratejik dönüşümü uçtan uca deneyim orkestrasyonu yaklaşımıyla yöneten fzlPLUS, 2025 yılını rekor büyüme oranlarıyla kapattı. 2025 yılını bir önceki seneye kıyasla %182 ciro artışıyla tamamlayan şirket, yönettiği etkileşim sayısını 6,1 milyona taşıdı. En kritik verimlilik göstergesi olan "İlk Temasta Çözüm" (FCR) oranında %80 seviyesini yakalayan fzlPLUS, %99,5 müşteri memnuniyetiyle Şikayetvar A.C.E Awards’ta Gold Ödül’e layık görüldü. Şirket Diyarbakır’da kurduğu yeni operasyon merkeziyle, istihdamını bir yılda 151 kişiden 500 kişiye çıkardı. Yapay Zeka Artık Sohbet Etmiyor İş Yapıyor 2026’yı ‘Eylem ve Öngörü Yılı’ olarak tanımlayan Hüseyin Yerçok, sektördeki profesyonellerin %81’inin eğitimlerini yapay zeka araçlarının kullanımına odakladığını belirtti ve teknolojideki eksen kaymasına dikkat çekti: "Artık üretken yapay zeka döneminden ajan tabanlı yapay zeka (Agentic AI) evresine geçiyoruz. Bu yıldan başlayarak, önümüzdeki dönemde sadece sorulara cevap vermekle kalmayan; otonom kararlar alan, süreç başlatan ve iş bitiren sistemleri daha fazla konuşacağız. fzlPLUS olarak geliştirdiğimiz OmniFlow omnichannel deneyim orkestrasyonu da tam olarak bunu yapıyor. Ancak burada kritik bir denge söz konusu: Tüketicilerin %40’ı kriz anında hâlâ karşısında bir insan görmek istiyor. Bu yüzden teknolojiyi insanı ikame etmek yerine 'hibrit güç' oluşturmak için kullanmak sektörümüz için kritik önem taşıyor." Türkiye Hizmet İhracatında Küresel Üs Olma Yolunda Sektörün iş gücü niteliğine dair veriler de paylaşan Yerçok, Türkiye’nin global bir deneyim üssü olma yolunda ilerlediğinin altını çizdi: "Sektörümüz %69 kadın çalışan oranıyla toplumsal cinsiyet eşitliğinde, %72 uzaktan/hibrit çalışma oranıyla ise modern iş modellerinde Türkiye’nin öncü alanlarından. Sektörümüzdeki şirketlerin %33’ünün halihazırda yabancı dilde hizmet ihraç ediyor olması, genç nüfusumuzun global rekabetteki gücünü gösteriyor. Biz de 2026 vizyonumuz kapsamında Antalya’yı stratejik bir yabancı dil operasyon merkezi olarak konumlandırarak bu ihracat potansiyelinden daha fazla pay almayı hedefliyoruz." Reaktif İletişim Yerine Proaktif Yönetim fzlPLUS’ın 2026 ajandasındaki en büyük odağın proaktif deneyim olduğunu belirten Yerçok, sözlerini şöyle tamamladı: "Günümüzde tüketicilerin %76'sı sorun henüz oluşmadan markaların kendileriyle iletişime geçmesini bekliyor. Biz de otomotivden sigortaya çeşitli sektörlerden hizmet verdiğimiz tüm iş ortaklarımızın süreçlerini bu yeni proaktivite beklentisi üzerine kurguluyoruz. Fuzul Akva Sigorta projemizde yanıt süresini 6 saatten 1,5 saate indirerek bunun önemli bir örneğini verdik. 2026’da hedefimiz; çalışan sayımızı 1.100’e, proje sayımızı 40’a çıkarmak ve regülasyon uyumlu güvenli altyapımızla daha fazla iş ortağımızı 'eyleme geçen' bir müşteri deneyimi çağına taşımak." fzlPLUS Hakkında Fuzul Holding’in iştiraki olan fzlPLUS, grubun finans, sigorta, gayrimenkul ve teknoloji gibi yüksek regülasyonlu sektörlerde edindiği derin tecrübeden güç alarak 2015 yılında müşteri iletişim merkezi olarak faaliyetlerine başlamıştır. 2018’den itibaren yapay zeka, otomasyon ve iş analitiği yatırımlarıyla dış kaynak (BPO) anlayışını dönüştüren fzlPLUS, bugün işletmelerin satış, tahsilat, müşteri hizmetleri ve satış sonrası destek süreçlerini uçtan uca yöneten çevik ve teknolojik bir Müşteri Deneyimi Merkezi olarak konumlanmaktadır. “İnsandan ilham, teknolojiden güç” mottosuyla hareket eden fzlPLUS, güvenilir, yenilikçi, proaktif ve sürdürülebilir çözümler sunan %100 yerli sermayeli bir teknoloji ve deneyim ortağıdır; paydaşlarının operasyonel ve finansal verimliliğini artırırken müşteri memnuniyetini ölçülebilir biçimde yükseltmeyi hedefler. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yabancı Dil Bilenlerin İş Bulma Olasılığı Daha Yüksek Haber

Yabancı Dil Bilenlerin İş Bulma Olasılığı Daha Yüksek

İstinye Üniversitesi Yabancı Diller Bölüm Başkanı Dr. Özlem Salı, yabancı dilin yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda kariyer ve istihdam için kritik bir yetkinlik olduğunu vurguluyor. Sektöre göre değişen dil ihtiyaçlarına dikkat çeken Salı, çok dilli bireylerin uluslararası iş dünyasında daha fazla tercih edildiğini belirtiyor. Yapay zekâ çağında dahi dil bilmenin önemini koruduğunun altını çiziyor. Teknolojinin gelişmesiyle yabancı dilde çeviri yapmak daha kolay hale geliyor. Ancak bu yabancı dil bilmenin önemini azaltmıyor. Aksine istihdamda yabancı dil bilmek hala bir avantaj. Araştırmalar, en az bir yabancı dil bilen bireylerin iş bulma olasılığının bilmeyenlere göre yüzde 25’e kadar daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Yabancı dilin istihdama katkısıyla ilgili bilgi veren İstinye Üniversitesi Yabancı Diller Bölüm Başkanı Dr. Özlem Salı, sektörlere göre çalışanlarda aranan yabancı dilin farklılık gösterdiğine dikkat çekiyor. Yabancı dil yeterliliği özel sektörde işe alım süreçlerinde belirleyici bir kriter Yabancı dil yeterliliğinin Türkiye’de özel sektörde işe alım süreçlerinde belirleyici bir kriter olduğunu vurgulayan İstinye Üniversitesi Yabancı Diller Bölüm Başkanı Dr. Özlem Salı, şunları söyledi: “Uluslararası ve ulusal araştırmalar, en az bir yabancı dil bilen bireylerin istihdam edilme olasılığının anlamlı biçimde daha yüksek olduğunu göstermektedir. Avrupa Komisyonu ve OECD verilerine göre yabancı dil bilen bireylerin iş bulma olasılığı, bilmeyenlere kıyasla yaklaşık yüzde 15–25 oranında daha yüksektir. Türkiye özelinde yapılan çalışmalar da özellikle yabancı dil yeterliliğinin özel sektörde işe alım süreçlerinde belirleyici bir kriter olduğunu ortaya koymaktadır.” Hangi sektöre hangi dil aranıyor İngilizce’nin tüm sektörlerde temel yabancı dil konumunda olduğuna dikkat çeken Salı, sektöre göre aranan yabancı dilin farklılık gösterdiğini belirterek şunları söyledi: “Mühendislik, otomotiv, sağlık ve sanayi sektörlerinde Almanca; Diplomasi, uluslararası kuruluşlar ve akademide Fransızca; Dış ticaret, enerji ve Orta Doğu odaklı iş alanlarında Arapça; Turizm, lojistik ve dış ticarette ise Rusça ve Çince önemli bir avantaj sağlamaktadır. Çok dilli bireylerin özellikle uluslararası şirketlerde tercih edilme oranı daha yüksektir. Bu çerçevede Yabancı Diller Bölümü altında kurduğumuz Modern Diller Birimimizde öğrencilerimize İspanyolca, İtalyanca, Fransızca, Almanca, Çince, Rusça ve Arapça dillerinde eğitimler sunuyoruz. Bu diller, bazı bölümlerde zorunlu, bazı bölümlerde ise seçmeli olarak programlara entegre edilmekte; böylece öğrencilerin çok dilli ve uluslararası iş ortamlarına daha donanımlı şekilde hazırlanması hedeflenmektedir.” “Türkiye uluslararası karşılaştırmalarda istenilen seviyede değil” Türkiye’de yabancı dil öğrenimine yönelik ilginin son yıllarda arttığını belirten Dr. Salı, şöyle devam etti: “Ancak uluslararası karşılaştırmalarda istenilen seviyede değildir. Veriler, genç nüfusta yabancı dil öğrenme oranlarının önceki yıllara kıyasla yükseldiğini, ancak ileri düzey dil yeterliliği konusunda hâlen gelişim alanı bulunduğunu göstermektedir.” “Yapay zekanın yabancı dil bilmenin önemini ortadan kaldırmaz”” Yapay zekanın ve diğer teknolojilerin gelişmesi dil bilmenin önemini nasıl etkileyeceğine dair de açıklamalarda bulunan Salı, “Yapay zekâ destekli çeviri ve iletişim araçları hızla gelişmektedir. Ancak bu durum yabancı dil bilmenin önemini ortadan kaldırmamaktadır. Aksine, bu teknolojileri etkin kullanabilen ve kültürel bağlamı anlayabilen bireylerin değeri artmaktadır. Dil bilmek yalnızca kelime çevirisi değil; müzakere, ikna, kültürel okuryazarlık ve ilişki yönetimi gibi insani becerileri de kapsadığı için gelecekte de önemini koruyacaktır” dedi. Dil öğreniminde süreklilik önemli Dil öğrenimi en kolay nasıl gerçekleştirildiğine dair bilgilere paylaşan Salı, “Araştırmalar, dil öğreniminde en etkili yöntemin sürekli maruz kalma ve aktif kullanım olduğunu göstermektedir. Günlük hayatta dili kullanmak, dijital platformlardan yararlanmak, konuşma odaklı öğrenme ve hedef dile ait kültürel içeriklerle etkileşim süreci hızlandırmaktadır” diyerek dil öğreniminin uzun soluklu bir süreç olduğunu ve sürekliliğin temel belirleyici olduğunu vurguladı. Gençlere öneriler: Dili iletişim ve kariyer aracı olarak görün “Gençlere, yabancı dili yalnızca bir ders veya sınav konusu olarak değil, bir iletişim ve kariyer aracı olarak görmelerini öneririm” diyen Dr. Özlem Salı, gençlere şu önerilerde bulundu: “Erken yaşta dil öğrenimine başlamak, mümkün olduğunca pratik yapmak, değişim programları ve uluslararası projelere katılmak büyük avantaj sağlar. Ayrıca mesleki alanlarına özgü terminolojiye hâkim olmaları da istihdam edilebilirliklerini artıracaktır. Bu noktada İstinye Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü altında faaliyet gösteren Materyal Geliştirme ve Yayın Birimi olarak öğrencilerin alanlarıyla doğrudan ilişkili bir dil yeterliliği kazanmasını hedefleyen aktif çalışmalar yürütüyoruz. CLIL (Content and Language Integrated Learning – İçerik ve Dil Bütünleşik Öğretimi) ve CBI (Content-Based Instruction – İçerik Temelli Öğretim) yöntemleriyle eğitim veriyor, öğrencilerin kendi disiplinlerine yönelik İngilizce becerilerini geliştirmelerini sağlıyoruz. Ayrıca alan bazlı İngilizce ders kitapları serimizi de kendi akademik kadromuzla üreterek bu süreci destekliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"Hayatına Dokunduğun İnsanların Gelişimine Tanık Olmak En Büyük Motivasyonum" Haber

"Hayatına Dokunduğun İnsanların Gelişimine Tanık Olmak En Büyük Motivasyonum"

Yılmaz, 25 yılı aşkın İK serüvenini, değişen başarı tanımını ve dijital dönüşümün İK'daki yerini samimiyetle paylaştı. Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Merhabalar, ben Nevzat YILMAZ, 25 yılı aşkın bir süredir İnsan Kaynakları profesyoneli olarak çalışmaktayım. Kurumsal iş hayatında farklı pozisyonlarda insan kaynakları alanında edindiğim tecrübelerle, şu an Hastavuk A.Ş. İnsan Kaynakları ve İdari İşler Müdürü olarak görev yapıyorum. Evli ve bir kız çocuk babasıyım. İnsan Kaynakları alanının dışında Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir ünvanına sahibim. Bir dönem Adalet Bakanlığı’na bağlı olarak İnsan Kaynakları Bilirkişisi olarak da görev yaptım. İnsan Kaynakları ve İdari İşler Müdürlüğü dışında; İKAYDER (İnsan Kaynakları Yöneticileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürütmekteyim. Kariyerinizde bugünlere gelene kadar hangi önemli dönüm noktalarını yaşadınız? Serbest Muhasebeci Mali Müşavir hedefiyle yola çıktığım kariyer hayatımın ilk yıllarında; o yıllarda şirketlerin çoğunda İnsan Kaynakları yapılanması bulunmadığından, muhasebe departmanı içinde kendine yer edinmiş Personel Özlük İşleri ve Bordrolama Operasyonları ile tanıştım. Açıkçası, neredeyse insana dair herşeyi barındırdığından muhasebeden daha fazla ilgimi çekti ve bu alana yöneldim. 2000 yılların başlarından itibaren personel departmanı, insan kaynakları fonksiyonlarının gelişmesiyle birlikte, İnsan Kaynakları Bölümü yapılanması haline geldi. Sadece kariyerimin değil, tüm şirketlerin de en önemli dönüm noktası bence buydu. Sizin için 'başarı'yı tanımlar mısınız? Sizi diğerlerinden farklı kılan ve başarınızı sağlayan kişisel stratejiler neler? Mesleğe ilk başladığım gençlik yıllarımda başarı, ünvan ve para kazanmaktı. Sonra başarının anlamı benim için çok değişti. Üretken olmak, katma değer yaratmak ve insana dair her konuda materyalist düşünceden uzaklaşarak, sadece birlikte çalıştığınız değil, çevrenizdeki insanların da gelişimine katkıda bulunmak ve bunların olumlu etkilerini somut olarak gözlemlemek, benim tek motivasyon kaynağım haline geldi. Hayatına dokunduğunuz insanların başarılarını görmek gerçekten çok motive edici. Başarıya giden yolda karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bunu nasıl aştınız? Çalışma hayatı için bahsedecek olursak, odağımız insan ve insana dair herşey olduğundan, süreç dışında yönetemediğiniz durumlarla karşılaşabiliyorsunuz maalesef. Hızlı çözüm üretmek, ani kararlar almak güçlü bir öngörü gerektirmekte her daim hazır olmanız gerekmekte. Yaşanılan olaylardan aldığım referanslarla stratejiler belirlemek ve prensiplerinizde tutarlı olmak başarıyı da beraberinde getirmekte. Bugün, sizin konumunuza ulaşmak isteyen birisi için en kritik öneriniz ne olurdu? Öncelikle insanın gerçekten kendini tanıması gerekiyor. Bu mesleği yapmak, başarılarla dolu bir iş hayatı geçirmek istiyorsanız, öncelikle yaptığınız işi sevmeniz ve ötesinde sabırlı ve tutkulu olmanız gerekiyor. Sonrasında empati yetkinliğinizin gelişmesi, güçlü iletişim becerileri ile insanların güvenini kazandığınızda başarı basamaklarını emin adımlarla çıkacaklarından kuşkum yoktur. Liderlik anlayışınızı nasıl tanımlarsınız? Ekibinizi motive etmek ve yönlendirmek için hangi stratejileri benimsiyorsunuz? Tek kelime ile GÜVEN. Gerek iş hayatında gerekse karakteristik olarak ekibime güven vermek ve güven duymak isterim. Çünkü ekip çalışmalarımızda hedefimizi net olarak belirler ve bu doğrultuda tüm arkadaşlarımın insiyatif almasını sağlar ve desteklerim. Böylelikle ekibimdeki her bireyin mesleki ve ahlaki olarak gelişimlerine katkıda bulunduğumu düşünürüm. Kısacası ekibimdeki herkesi derinden önemserim. Anlık yapıcı geri bildirimler ile yaptıkları çalışmaların ne kadar değerli olduğunu açık bir şekilde ifade ederim. Tabi ki başarının ardından ödül, kaçınılmaz olur bizim ekipte. Şirketinizin vizyonu ve misyonu doğrultusunda önümüzdeki yıllara dair büyük hedefleriniz nelerdir? Dünya markası olma vizyonu ve bunun için sürekli gelişmek ve geliştirmek misyonu ile donatılmış şirketimizde, İnsan Kaynakları departmanı olarak öncelikle şirketimizin yapacağı yeni yatırımlarla daha fazla istihdam olanağı, mevcut çalışanlarımızın mesleki ve kişisel gelişimlerine daha fazla katkıda bulunmak hiç sönmeyen arzumuzdur. 2026 yılı içerisinde özellikle İK alanında dijital dönüşümün her odağında yer almak istiyor ve buna göre süreçlerimizi şekillendiriyoruz. Küresel ekonomik belirsizlikler ve rekabet ortamında şirketinizi nasıl konumlandırıyorsunuz? Yerel ve uluslararası pazarda fark yaratmak için ne yapıyorsunuz? Günümüzde sektör ayırmaksızın her şirketin karşılaştığı gibi ekonomik belirsizlikler ve hiç bitmeyen bir rekabet ile bizde karşılaşmaktayız, fakat bizi ayıran özellik, yönetim ekibimizin güçlü öngörü ve rekabet ortamında dahi çalışanlarımızın potansiyellerini pik seviyeye çıkarmanın ne denli önemli olduğunun bilincinde olmasıdır. Bu farkındalık sayesinde kalite ve verimlilik ile ilgili rekabeti en aza indirgeyebiliyorsunuz. Bir de doğru pozisyonlanma ile yerel ve uluslararası pazarda farkınız kendiliğinden ortaya çıkıyor. Sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda konusunda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz? İş dünyasının bu konudaki sorumluluğunu nasıl görüyorsunuz? Sürdürülebilirlik konusu oldukça derin, üretici – tüketici demeden tüm dünyanın, tüm insanlığın seferber olması gereken bir konu olarak görüyorum. Lokal olarak yakın geçmişte şehrimizde yaşadığımız planlı su kesintileri buna en somut örnek. Global anlamda bu tarz bir durumun yaşandığını düşünmek bile istemem. O sebeple sadece hammadde, enerji, işgücü gibi üretim veya hizmet şirketlerini kapsamaktan çok öte bir konu. Tüm yaşamsal kaynakların sürdürülebilirliği ile ilgili ülkelerin, siyasi yöneticilerin, halkların, kaynaklarını etkin kullanmaları ile ilgili politikalar geliştirmesi, stratejilerin belirlenmesi farkındalığın tabana kadar yayılması gerekli. Hastavuk A.Ş. olarak da “Sıfır Atık” – “Biyoenerji” gibi alanlarda oldukça ileri projeler üretiyoruz. Dijitalleşme ve yapay zekâ gibi teknolojiler, iş modellerinizi nasıl dönüştürüyor? Bu değişime adapte olmak için nasıl bir yol izliyorsunuz? Dijitalleşme ve yapay zekâ, işimize yardımcı “bot”lar. Doğru kullanıldığında harika işler çıkarabiliyorlar. En önemlisi zamanınız size kalıyor ve gelişim yolculuğunda operasyondan uzaklaşarak stratejiler oluşturmanıza yardımcı oluyorlar. İnsan Kaynaklarının her alanında dijital ürünlerin hepsini yakından tanımaya çalışıyoruz. En iyi uygulamaları inceleme imkânı bulmaya çalışıyoruz. Böylelikle çalıştığım şirketimde ve sektörel bazda en iyi iş modelini tasarlamaya çalışıyoruz. Süreçlerimizin çoğunu dijital ortama taşıdık, kurumsal kaynak kullanımının verimli hale gelmesi için şirketimizde ERP sistemi hayata geçirildi. Bugünün iş dünyasında başarılı olmak isteyen gençlere, kariyerlerini sağlam temeller üzerine inşa etmeleri için hangi kritik tavsiyeleri verirsiniz? Bizim jenerasyonumuz için bilgiye ulaşmak, bizden önceki dönemde tecrübe kazanmış kişilere ulaşmak anlamına geliyordu. Şimdi ise durum değişti. Artık bilgi her yerde, elimizdeki cihazlara kadar geldi. İnsan Kaynakları alanında çalışmak isteyen gençler öncelikle bilgi sahibi olacaklar, her alanda kendilerini geliştirecekler, sosyalleşecekler, iletişim becerilerini geliştirecekler. Mübalağa etmek istemem fakat oldukça rekabetçi bir ortamdalar ve onları ön plana çıkaran temel yetkinliklerini en iyi şekilde sergilemeleri gerekiyor. Yabancı dil ve teknoloji becerileri ise artık kaçınılmaz.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.