Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yağmur Suyu

Kapsül Haber Ajansı - Yağmur Suyu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yağmur Suyu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir’de Yağış Mesaisi: İZSU 763 Personel ve 366 Araçla Sahada Haber

İzmir’de Yağış Mesaisi: İZSU 763 Personel ve 366 Araçla Sahada

Merkez ve çevre ilçelerde toplam 763 personel ve 366 araçla sahada görev yapan ekipler, yağmur suyu ızgaralarından dere yataklarına kadar kritik noktalarda temizlik ve kontrol çalışmalarına ağırlık verdi. Kent genelinde şu ana kadar yağış kaynaklı ciddi bir olumsuzluk yaşanmazken, İZSU ekipleri olası su baskınlarına karşı teyakkuz halinde görevine devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, yağışlı havanın kent yaşamını olumsuz etkilememesi için sahadaki çalışmalarını yoğunlaştırdı. Meteorolojik verileri ve yağışların seyrini yakından takip eden ekipler, özellikle su birikintisi oluşma riski bulunan cadde, sokak ve kavşaklarda önleyici çalışmalar gerçekleştiriyor. Yağmur suyu ızgaraları ve mazgallarda biriken yaprak, çamur ve çeşitli atıklar temizlenirken, yağmur suyu hatlarının sağlıklı çalışması için kontroller yapılıyor. Dere yatakları ve su geçiş noktalarında da yağışlarla taşınan malzemelerin su akışını engellememesi amacıyla temizlik faaliyetleri sürdürülüyor. 763 personel ve 366 araç görev başında İZSU Genel Müdürlüğü, yağışlara karşı merkez ilçelerde 340 personel ve 144 araç, çevre ilçelerde ise 423 personel ve 222 araçla çalışmalarını yürütüyor. Toplam 763 personel ve 366 araçtan oluşan ekipler, yağışın etkili olduğu bölgelerde saha kontrollerini sürdürürken ihtiyaç duyulan noktalara müdahale ediyor. Kent genelinde koordineli şekilde çalışan ekipler, yağmur suyu tahliye sistemlerinin kesintisiz işlemesini sağlamak için yoğun mesai harcıyor. Yağmur suyu ızgaraları ve dere yatakları kontrol altında Yağışlarla birlikte yollardan sürüklenen yaprak, dal, toprak ve çeşitli atıkların yağmur suyu ızgaralarını tıkamaması için temizlik çalışmalarına ağırlık veriliyor. Özellikle eğimin düşük olduğu, suyun birikme ihtimali bulunan bölgelerde mazgal ve ızgaralar kontrol edilerek suyun tahliye hatlarına ulaşması sağlanıyor. Dere yataklarında da suyun akışını engelleyebilecek birikmelere karşı kontroller sürdürülüyor. Ekipler, yağışların ardından dereler aracılığıyla Körfez’e taşınan atıkların temizlenmesi için ilgili birimlerle koordinasyon halinde çalışmalarını yürütüyor. Önceki altyapı yatırımları da yakından izleniyor İZSU’nun kent genelinde su baskınlarını önlemek amacıyla gerçekleştirdiği yağmur suyu ayrıştırma, yeni hat döşeme ve ızgara kapasitesini artırma çalışmalarının tamamlandığı bölgeler de ekipler tarafından takip ediliyor. Özellikle geçmiş yıllarda yoğun yağışlardan etkilenen noktalarda gerçekleştirilen altyapı yatırımlarıyla yağmur sularının daha hızlı ve güvenli şekilde tahliye edilmesi hedefleniyor. Olumsuzluk yaşanmaması için ekipler teyakkuzda Kent genelinde şu ana kadar ciddi bir olumsuzluk yaşanmazken, İZSU ekipleri yağışların devam etme ihtimaline karşı saha çalışmalarını sürdürüyor. Yağış miktarları ve riskli bölgeler takip edilerek ihtiyaç duyulan noktalara ekip ve araç yönlendirilmesi planlanıyor. İZSU Genel Müdürlüğü, vatandaşların günlük yaşamının aksamaması ve olası su baskınlarının önüne geçilmesi amacıyla yağış süresince ve sonrasında kontrollerine devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa Büyükşehir’den Yenişehirli Çiftçiye Can Suyu Haber

Bursa Büyükşehir’den Yenişehirli Çiftçiye Can Suyu

Şahin Biba başkanlığında başlatılan altyapı seferberliği kapsamında Büyükşehir Belediyesi, BUSKİ Genel Müdürlüğü koordinasyonuyla 17 ilçede altyapı ağını güçlendirmek için nisan ayı itibarıyla harekete geçti. Altyapı yatırımları kapsamında Büyükşehir ekipleri, eylül ayında 17 kilometrelik içme suyu, 16 kilometrelik kanalizasyon hattı ve 6,2 kilometrelik yağmur suyu hattı imalatı gerçekleştirdi. Dokuzuncu ayda 27 bin 500 metrekare parke kaplama imalatı, 40 bin ton sıcak asfalt kaplama ve yama çalışması yapan BUSKİ ekipleri, 6 bin metreden fazla dere temizliğine imza attı. BUSKİ ekipleri, ekim ayında da şehrin altyapısını güçlendirme çalışmalarını sürdürdü. SULAMA SUYU İHTİYACINA KALICI ÇÖZÜM Bursa Büyükşehir Belediyesi, üreticilerin suya erişimini kolaylaştırmak ve tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla Yenişehir’de önemli bir yatırıma imza atıyor. BUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından Alaylı Mahallesi’nde yürütülen Alaylı Sulama Göleti kapasite artırma çalışması, bölgedeki çiftçilerin yaşadığı sulama suyu problemine kalıcı çözüm olacak. SULAMA GÖLETİNİN SU KAYNAKLARI DESTEKLENİYOR Mevcutta 240 bin metreküp depolama hacmine sahip Alaylı Sulama Göleti, azalan yağışlar ve artan tarımsal sulama ihtiyacı nedeniyle bölgedeki üreticilerin su talebini karşılamakta yetersiz kalıyor. Sorunun çözümü için harekete geçen BUSKİ ekipleri, su kaynaklarını desteklemek amacıyla Evkaya Deresi’nden gölete ulaşan yeni bir iletim hattı oluşturuyor. 5 BİN 664 METRELİK YENİ HAT Proje kapsamında Evkaya Deresi üzerine yapılacak bent aracılığıyla alınacak su, farklı çaplarda borulardan oluşan 5.664 metrelik hat üzerinden Alaylı Sulama Göleti’ne ulaştırılacak. Saniyede yaklaşık 25 litre suyun gölete aktarılmasının planlandığı çalışmayla mevcut su kaynaklarının daha verimli kullanılması ve tarımsal sulamada sürekliliğin sağlanması amaçlanıyor. Projede çalışmalar devam ederken, sistemin yakın zamanda hizmete alınması planlanıyor. Mahalleye yapılan yatırım, 595 dekar tarım arazisinin sulama suyu ihtiyacını karşılayacak. Alaylı Mahalle Muhtarı Kadir Çevik, ağırlıklı olarak hayvancılık yapılan bölgede yem ihtiyacının tarım ürünleri üzerinden karşılandığını belirtti. İklim değişikliği kaynaklı yaşanan kuraklık nedeniyle göletin mevcut su hacminin tarımsal sulamaya yetmediğini söyleyen Çevik, yürütülen çalışmalar tamamlandığında bölgedeki ihtiyacın karşılanacağını belirterek Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. “GENÇLERİMİZ TOPRAĞIN POTANSİYELİNİ KULLANABİLECEK” Bölgeye yapılan yatırımdan memnun olduklarını belirten mahalle sakinleri de âtıl olan arazilerde yeniden ekim yapabileceklerini, böylece gençlerin de toprağın potansiyelini değerlendirip gelir elde edebileceklerini söyledi. Vatandaşlar, desteklerinden dolayı Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’ya teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sinpaş Holding'den Sürdürülebilir Geleceğe Çok Sektörlü Yatırım Vizyonu Haber

Sinpaş Holding'den Sürdürülebilir Geleceğe Çok Sektörlü Yatırım Vizyonu

Türkiye'nin köklü yatırım gruplarından Sinpaş Holding, grup şirketlerinin farklı sektörlerde hayata geçirdiği çevresel yatırımları ve sürdürülebilirlik uygulamalarını uluslararası platforma taşıyacak. Yarım asrı aşan köklü geçmişiyle farklı sektörlerde yatırımlarını sürdüren Sinpaş Holding, sürdürülebilirlik yaklaşımını uluslararası standartlar ve ölçülebilir çevresel performans çalışmalarıyla destekliyor. Grup şirketleri bünyesinde Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS), Küresel Raporlama Girişimi (GRI) ve Karbon Saydamlık Projesi (CDP) gibi ulusal ve uluslararası çerçeveler doğrultusunda yürütülen çalışmalar; karbon ayak izi hesaplamaları, sera gazı emisyonlarının izlenmesi, iklim risklerinin değerlendirilmesi ve çevresel performansın şeffaf biçimde raporlanmasına odaklanıyor. Ahmet Çelik: “Farklı sektörlerdeki gücümüzü ortak bir sürdürülebilirlik vizyonunda buluşturuyoruz” Sinpaş GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Çelik, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sinpaş Holding olarak yarım asrı aşan birikimimizle farklı sektörlerde güçlü bir yatırım ekosistemi oluşturduk. Bu çeşitliliği yalnızca ekonomik büyüklüğümüzün değil, sürdürülebilir geleceğe katkı sunma kapasitemizin de önemli bir parçası olarak görüyoruz. Grup şirketlerimizle kaynakların verimli kullanımını, çevresel etkilerin azaltılmasını ve yenilikçi teknolojileri önceliklendiriyoruz. COP31'e katılımımızı da bu ortak vizyonu uluslararası platforma taşıma fırsatı olarak değerlendiriyoruz.” ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi gibi uluslararası standartların yanı sıra yaşam döngüsü analizi (LCA), çevresel ürün beyanı (EPD) ve su ayak izi ölçümleri de grup bünyesindeki uygulamalar arasında yer alıyor. Rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımları, atık ısı geri kazanımı, endüstriyel suyun yeniden kullanımı, yağmur suyu hasadı ve akıllı bina otomasyonları gibi uygulamalar ise sürdürülebilirliğin üretimden yatırıma, yapılaşmadan işletme süreçlerine kadar geniş bir alanda ele alınmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bergama’da Taşkın Riskine Karşı 22 Milyon Liralık Altyapı Hamlesi Haber

Bergama’da Taşkın Riskine Karşı 22 Milyon Liralık Altyapı Hamlesi

İZSU, Bergama’da taşkın riskini azaltmak ve içme suyu altyapısını yenilemek amacıyla yaklaşık 22 milyon liralık yatırımını sürdürüyor. Atatürk Bulvarı’nda yağmur sularının daha hızlı ve güvenli tahliyesini sağlamak amacıyla inşa edilen 300 metrelik kutu menfezin yapımı tamamlandı. Yeni hatla özellikle Kültür Merkezi ve Millet Bahçesi çevresindeki taşkın riskinin azaltılması, yoğun yağışlarda yaya ve araç ulaşımının olumsuz etkilenmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. 1 kilometrelik içme suyu hattı yenilendi İZSU ekipleri, ileride yeniden kazı yapılmasının önüne geçmek amacıyla içme suyu hatlarını yağmur suyu altyapısıyla eş zamanlı olarak yeniledi. Proje kapsamında 1 kilometrelik içme suyu hattının yapımı tamamlandı. Yolun diğer şeridindeki yaklaşık 1 kilometrelik hattın da yenilenmesiyle bölgedeki içme suyu altyapısının daha sağlıklı, güvenli ve uzun ömürlü hâle getirilmesi hedefleniyor. Asfalt öncesi altyapı çalışmaları tamamlanıyor İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yol yenileme programı kapsamında yürütülen çalışmalarla, asfalt seriminden önce yağmur suyu ve içme suyu hatlarının tamamlanması amaçlanıyor. Böylece aynı güzergâhta yeniden kazı yapılmasının önüne geçilerek kamu kaynaklarının verimli kullanılması ve yurttaşların tekrarlanan çalışmalar nedeniyle mağduriyet yaşamasının önlenmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa Büyükşehir'de Yağmur Teyakkuzu Haber

Bursa Büyükşehir'de Yağmur Teyakkuzu

Biba, BUSKİ ve İtfaiye personeliyle görev yerlerinde bir araya gelerek hazırlıklar hakkında bilgi aldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün kuvvetli yağış ve fırtına uyarılarının ardından il genelinde hazırlıklarını artırdı. Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi (AKOM) koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, 14 Ekim’i 15 Ekim’e bağlayan gece boyunca Büyükşehir Belediyesi ekipleri, şehir genelinde kritik noktalarda konuşlanarak teyakkuz halinde görev yapıyor. 1.126 PERSONEL VE 439 ARAÇLA KESİNTİSİZ MESAİ BUSKİ Genel Müdürlüğü, Ulaşım Dairesi Başkanlığı, İtfaiye Dairesi Başkanlığı, Zabıta Dairesi Başkanlığı, Tarım Peyzaj A.Ş. ve Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı birimleri başta olmak üzere ilgili tüm ekipler, mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşen yağmurlar nedeniyle oluşabilecek risklere karşı araç, ekipman ve iş makineleriyle sahada hazır bekliyor. ‘Yol Bakım’da 350, ‘Tarım Peyzaj A.Ş.’ ile ‘Park ve Bahçeler’de 458, ‘İtfaiye’de 134, ‘BUSKİ’de 130, ‘Zabıta’da 38, çağrı merkezlerinde 16 ve ‘Sahil Planlama’da 8 personel yer alıyor. ‘Tarım Peyzaj A.Ş.’ ve ‘Park ve Bahçeler’de 164, ‘Yol Bakım’da 118, ‘BUSKİ’de 100, ‘İtfaiye’de 44 ve ‘Zabıta’da 13 araç olası vakalara müdahale için hazır durumda bulunuyor. BAŞKAN VEKİLİ BİBA GELİŞMELERİ SAHADA TAKİP ETTİ Birimler arasındaki koordinasyon AKOM üzerinden sağlanırken, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba da şehir genelindeki son durumu ve meteorolojik gelişmeleri buradan takip etti. Ardından BUSKİ Genel Müdürlüğü ve İhsaniye İtfaiye İstasyonu’na geçen Başkan Vekili Biba, hazırlıklara ilişkin ekiplerden bilgi alıp son durumu değerlendirdi. Olumsuz hava koşullarının etkilerinin devam ettiği süre boyunca ekiplerin sahadaki çalışmalarını sürdüreceğini belirten Başkan Vekili Şahin Biba, vatandaşları da dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyardı. EKİPLERDEN KANALİZASYON TEMİZLİĞİ Yaz boyunca altyapı ağına güçlendirme çalışmalarını aralıksız sürdüren Büyükşehir ekipleri, mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşmesi beklenen yağışlara karşı belirlenen müdahale ihtiyacı tespit edilen bölgelerde gece boyunca kanalizasyon ve yağmur suyu hattı temizlik çalışması gerçekleştirdi. Ekiplerin hummalı çalışmasıyla yağışlar öncesi şehir genelinde altyapı ağı güvenli hale getirildi. BELEDİYENİN İHBAR HATLARI 7/24 AÇIK Bursa Büyükşehir Belediyesi, su ve kanalizasyonla ilgili ihbarlar için BUSKİ Alo 185, diğer talepler için 444 16 00 ve Alo 153 hatlarını vatandaşların erişimine açık tutuyor. Acil durumlarda ise 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden yardım istenebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eyüpsultan-Bayrampaşa Tramvayı’nda Çalışmalar Hızlandı Haber

Eyüpsultan-Bayrampaşa Tramvayı’nda Çalışmalar Hızlandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından yapımına başlanan Eyüpsultan-Bayrampaşa tramvay hattı, mevcut Eminönü-Alibeyköy hattına entegre olacak şekilde inşa ediliyor. Projenin tamamlanmasıyla Bayrampaşa ve Eyüpsultan ilçeleri, tarihi yarımadaya doğrudan ulaşım imkânına kavuşacak. Böylece bölgedeki trafik yükü hafifletilecek. AĞAÇLAR BAŞAKŞEHİR RESNELİ’YE TAŞINIYOR, SÜREÇ KAREKODLA İZLENCEK Hatta yer altı imalatları ve istasyon inşaatları sürerken, hattın yer üstünden geçen yaklaşık 1,5 kilometrelik kısmında altyapı deplasesi ve yapım işleri aşamasına gelindi. Çalışmaların yürütülebilmesi için güzergâhta bulunan 168 ağacın taşınması (deplase) yapılacak. AĞAÇ DEPLASE İŞLEMLERİ İÇİN İZİN SÜRECİ TAMAMLANDI Güzergâh üzerindeki 168 ağacın taşınması için gerekli tüm resmi izinler tamamlandı. Anıt ağaç niteliği taşımayan ağaçlar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü onayıyla koruma altına alınarak Başakşehir Resneli bölgesine naklediliyor. Taşıma sürecinde her bir ağaç için özel karekod uygulaması olacak. Hangi ağacın nereye taşındığı adım adım takip edilebilecek. Proje tamamlandığında, alan yeniden ağaçlandırılarak kapsamlı bir peyzaj düzenlemesi yapılacak. İSKİ ALTYAPIYI YENİLİYOR: SEL VE SU BASKINLARI SONA ERİYOR Çalışmalar sadece ulaşımı değil, bölgenin çevre ve altyapı sorunlarını da çözecek. Ağaç naklinin hemen ardından İSKİ sahaya inecek. Mevcutta birlikte akan atık su ve yağmur suyu hatları birbirinden tamamen ayrılacak. Yenilenen altyapı sayesinde iki ilçede yaşanan su baskını, sel ve taşkın manzaraları tarihe karışacak. GÜNLÜK 350 BİNDEN FAZLA YOLCU TAŞINACAK Yeni hat, mevcut Eminönü-Alibeyköy Tramvayı ile entegre olacak. Toplam 3,2 kilometre uzunluğundaki hat, saatte tek yönde 10 bin yolcu kapasitesine sahip olacak. Tamamlandığında günlük 350 binden fazla kişiye hizmet verecek olan tramvay, bölge trafiğini belirgin biçimde rahatlatacak. Bayrampaşa ve Eyüpsultan sakinleri Tarihi Yarımada’ya doğrudan ve hızlı ulaşabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sanayisi Kaynak Verimliliğine Odaklandı Haber

Kimya Sanayisi Kaynak Verimliliğine Odaklandı

Özellikle kimya sanayisinde bu yaklaşım, kaynak tedarikinden üretim tesislerine ve sanayi bölgelerinin altyapısına kadar uzanan kapsamlı bir kaynak yönetimini beraberinde getiriyor. Sanayide yeşil dönüşümün odağı karbon emisyonlarının ötesine geçerek su, enerji, hammadde ve atık yönetimine genişliyor. Kaynakların daha verimli kullanılması, üretim maliyetlerinin azaltılmasının yanı sıra sanayinin çevresel performansında da belirleyici hale geliyor. Kimya sanayi yaptığı çalışmalarla yeşil dönüşüme öncülük ediyor. Türkiye’nin ilk Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olan GEBKİM OSB, 2025 yılında aldığı Yeşil OSB Sertifikasıyla sürdürülebilirlik çalışmalarını belgelendirirken, su ve enerji verimliliği, atık yönetimi, sera gazı emisyonlarının takibi ve yenilenebilir enerji kullanımı alanlarında çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Kimya Sanayinde Suyun Tekrar Kullanılması Öne Çıkıyor İklim değişikliği ile beraber su kaynakları üzerindeki baskı, sanayide suyun verimli kullanılmasından geri kazanımına kadar tüm sürecin yeniden ele alınmasını beraberinde getiriyor. Kimya sanayisinde proseslerde kullanılan suyun verimli yönetilmesi ve atıksuyun geri kazanımı, kaynak verimliliğinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. GEBKİM OSB bu alanda 100 bin metreküp hacme sahip GEBKİM Gölet Projesini hayata geçirmek üzere çalışılıyor. Gölet Projesiyle, bölgede yağmur suyu hasadı gerçekleştirilerek bölge katılımcıların alternatif su kaynağı oluşturulacaktır. Su tasarrufuna yönelik uygulamalar da mevcut tesislerde devam ediyor. Atıksu arıtma tesisinde yapılan hat revizyonlarıyla kimyasal hazırlama, çamur susuzlaştırma ünitesi ve insani kullanım gerektirmeyen temizlik işlemlerinde arıtılmış atıksu kullanılmaya başlandı. Bu uygulamayla aylık 1.000 metreküp şebeke suyu kullanımının önüne geçilirken, atıksu ve kuyu suyu arıtma tesislerinde yapılan revizyonlarla yıllık 20 bin metreküp su geri kazanılmaya devam ediyor. “Mavi Damla Projesi” İle Su Verimliliği Analiz Edilmekte Sanayide su verimliliğinin bir diğer boyutunu tüketimin ölçülmesi ve verimli kullanım için üretim süreçlerinin analiz edilmesi oluşturuyor. GEBKİM OSB tarafından Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA) desteğiyle yürütülen Mavi Damla Su Verimliliği Projesi kapsamında, su kullanımının yüksek olduğu iki pilot tesisin tüketim profilleri analiz edildi. Yapılan ölçüm ve değerlendirmeler doğrultusunda firmaların uygulayabileceği su verimliliği çalışmaları belirlendi. Proje kapsamında GEBKİM OSB Yönetim Merkezi'nde de Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Su Verimliliği Yönetmeliği doğrultusunda su verimliliği sistemi oluşturularak dokümante edildi. OSB’ye ait bina ve tesislerde gerekli verimlilik önlemleri alındı. OSB katılımcılarına yönelik su verimliliği eğitimleri de gerçekleştirildi. Yeşil alanlarda ise su tüketimini azaltmaya yönelik damlama sulama sistemleri kullanılıyor. GEBKİM OSB'nin 246 hektarlık alanındaki yeşil alanların 10 bin 880 metrekarelik bölümünde yağmurlama, 176 bin 64 metrekarelik bölümünde ise damlama sulama sistemi uygulanıyor. Enerji Tüketimi De Ölçülüyor, Yenilenebilir Kaynaklar Artırıyor Kaynak verimliliğinin diğer önemli ayağını enerji yönetimi oluşturuyor. Sanayide enerji tüketiminin ölçülmesi, yüksek tüketim noktalarının belirlenmesi ve verimlilik sağlayan teknolojilerin kullanılması, yeşil dönüşüm yatırımlarının temel başlıkları arasında yer alıyor. GEBKİM OSB, TS EN ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi kapsamında enerji tüketimlerini takip etnekte ve kayıt altına almaktadır. Atıksu arıtma tesisi ve çevre aydınlatması gibi önemli enerji kullanım noktaları analizlerle izlenirken, OSB Yönetim binalarında elektrik tüketimini azaltmak amacıyla LED aydınlatma ve enerji verimli ekipman kullanımına geçildi. OSB içerisindeki belirli alanlarda bulunan Güneş Enerjisi Santrali (GES) panelleri de yenilenebilir enerji üretimine katkı sağlıyor. Sera Gazı Emisyonları İzleniyor Yeşil dönüşümde üretimin çevresel etkisinin ölçülmesi, yatırım kadar önemli hale geliyor. Bu kapsamda GEBKİM OSB'de sera gazı emisyonlarının hesabı ve takibi OSB Yönetim Merkezi tarafından gerçekleştiriliyor. Doğrudan ve dolaylı emisyonlar izlenirken, sürdürülebilirlik raporlaması yapan ve sera gazı emisyon hesabı gerçekleştiren katılımcı firmaların oranı da takip ediliyor. Mevcut verilere göre, GEBKİM OSB katılımcılarının yüzde 31'i sera gazı hesaplarını tamamlamış durumda. Bu verilerin düzenli olarak takip edilmesi, OSB ölçeğinde çevresel performansın ölçülebilir hale getirilmesine ve gelecekteki iyileştirme çalışmalarının somut göstergeler üzerinden yürütülmesine imkan sağlıyor. Atık Yönetiminden Dijital Dönüşüme Kimya sanayisinde çevresel performansın önemli başlıklarından biri de atıkların kaynağında azaltılması ve uygun şekilde yönetilmesi. GEBKİM OSB, TS EN ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi kapsamında atıkların uygun bertaraf firmalarına yönlendirilmesini, çalışanların çevre konusunda bilinçlendirilmesini ve su tüketimi, enerji kullanımı ile mevzuata uyum süreçlerinin kayıt altında tutulmasını sağlıyor. Kaynak kullanımının azaltılmasına yönelik uygulamalar yalnızca üretim süreçleriyle sınırlı kalmıyor. GEBKİM OSB'nin fiziksel arşivinin dijital ortama taşınmasıyla kağıt tüketiminin azaltılması ve buna bağlı atık oluşumunun önlenmesi sağlanmakta. GEBKİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, sanayide sürdürülebilirliğin artık üretim süreçlerinin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, “Kaynakların verimli kullanılması, çevresel etkilerin azaltılması ve üretim altyapısının geleceğin ihtiyaçlarına göre geliştirilmesi sanayinin öncelikli sorumlulukları arasında yer alıyor. GEBKİM olarak su ve enerji verimliliğinden atık yönetimine, sera gazı emisyonlarının azaltılmasından, yenilenebilir enerji kullanımına kadar farklı alanlarda ölçülebilir çalışmalar yürütüyoruz. Yeşil OSB Sertifikamızla da bu çalışmalarımızı belirli kriterler çerçevesinde belgeledik. Önümüzdeki dönemde özellikle suyun geri kazanımı ve kaynak verimliliği alanındaki uygulamalarımızı geliştirmeye devam edeceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Su Tasarrufu Bireysel Kullanım Alışkanlıklarına İndirgenmemeli! Haber

Su Tasarrufu Bireysel Kullanım Alışkanlıklarına İndirgenmemeli!

Dolayısıyla geleceğin su krizi yalnızca bir ‘su miktarı’ problemi değil; aynı zamanda gıda, ekonomi, ekosistem ve bunlarla birlikte ortaya çıkacak halk sağlığı problemi olacaktır.” dedi. Su tasarrufunun yalnızca bireysel kullanım alışkanlıklarına indirgenmemesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Adiller, özellikle tarımsal sulama ve şebeke kayıplarında büyük ölçekli dönüşüm gerektiğini vurguladı. Üsküdar Üniversitesi SHMYO Çevre Sağlığı Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, 18 Eylül Dünya Su İzleme Günü kapsamında, iklim değişikliği, bilinçsiz su kullanımı ve su kaynakları üzerindeki artan baskının özellikle Türkiye’de su krizine etkisi hakkında açıklamalarda bulundu. Su krizi; gıda, ekonomi, ekosistem ve halk sağlığını da tehdit ediyor! Su krizi denildiğinde genellikle aklımıza şehirlerde gerçekleşen su kesintileri geldiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Ancak durum o kadar basit değil. Su kaynaklarının miktar ve kalite açısından azalması; içme ve kullanma suyuna erişimden tarımsal üretime, gıda fiyatlarından sanayiye ve enerji üretimine kadar hayatın hemen her alanını etkileyebilir.” dedi. Ülkemizin de su stresi yaşayan ülkeler arasında yer aldığını hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Adiller, “Nüfus artışı ve iklim değişikliğinin etkileri düşünüldüğünde mevcut kaynaklar üzerindeki baskının gelecekte daha da artması bekleniyor. Asıl risk, belirli dönemlerde yaşanan kuraklığın kalıcı bir su güvensizliğine dönüşmesidir. Barajların doluluk oranlarının düşmesinin yanında yeraltı su seviyelerinin azalması, tarımsal üretimin zorlaşması, sulak alanların kaybedilmesi ve suyun kalitesinin bozulması söz konusu olabilir. Dolayısıyla geleceğin su krizi yalnızca bir ‘su miktarı’ problemi değil; aynı zamanda gıda, ekonomi, ekosistem ve bunlarla birlikte ortaya çıkacak halk sağlığı problemi olacaktır.” şeklinde konuştu. İklim değişikliği, Türkiye’nin su kaynaklarını daha hassas hale getiriyor! Türkiye’nin, iklim değişikliğinin etkilerine karşı oldukça hassas olan Akdeniz Havzası içerisinde bulunduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Adiller, “İklim değişikliğiyle birlikte sıcaklıkların yükselmesi, buharlaşmanın artması, yağış rejiminin değişmesi ve kurak dönemlerin daha uzun ve şiddetli hale gelmesi su kaynaklarımız üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Bilimsel değerlendirmeler içinde bulunduğumuz coğrafyada kuraklığın şiddeti ve su kıtlığı riskinin artacağını, yıllık yağışlarla oluşan akarsuların ve yeraltı suyunun beslenmesinin azalacağını gösteriyor.” dedi. Toplam yağış miktarı kadar yağışın ne zaman ve nasıl gerçekleştiğinin de önemli bir nokta olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Adiller, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uzun süre yağış almayan bir bölgeye kısa sürede çok şiddetli yağmur yağması, su kaynaklarının sağlıklı şekilde beslenmesi anlamına gelmez. Böyle yağışlar daha fazla yüzeysel akışa, erozyona ve taşkına dönüşebilir. Buna karşılık düzenli yağışın azalması, toprağın ve yeraltı suyu rezervlerinin beslenmesini güçleştirir. Bu nedenle iklim değişikliğinin Türkiye açısından ortaya çıkardığı tabloyu ‘daha az yağış’ ifadesiyle sınırlamamak gerekir. Daha doğru ifade; daha sıcak bir iklim, artan buharlaşma, daha düzensiz yağışlar, daha sık ve şiddetli kuraklıklar ve buna bağlı olarak daha hassas hale gelen su kaynaklarıdır. Türkiye’nin 2026–2035 Ulusal Su Planı'nda da değişen iklim koşullarına uyum ve su kaynaklarının verimli kullanılması temel öncelikler arasında yer alıyor.” Türkiye’nin su sorunu yalnızca bireysel tasarrufla çözülemez! Günlük hayatta su tasarrufu yaparken en sık yapılan hatalara değinen Dr. Öğr. Üyesi Adiller, “En yaygın hata, su tasarrufunu yalnızca ‘musluğu biraz daha az açmak’ olarak görmek. Elbette diş fırçalarken musluğu açık bırakmak, gereğinden uzun duş almak, az miktarda ve sık sık çamaşır veya bulaşık için makine çalıştırmak, araç ve balkonları hortumla yıkamak ciddi bir gereksiz tüketim oluşturuyor. Ancak fark edilmeyen küçük kaçaklar da uzun süre devam ettiğinde önemli miktarda su kaybına yol açabiliyor.” dedi. Bahçe sulamasının sıcak saatlerde yapılmasının da sık karşılaşılan yanlışlardan biri olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Adiller, “Buharlaşmanın yüksek olduğu saatlerde yapılan sulamada verilen suyun önemli bir bölümü bitkiye ulaşmadan kaybedilebilir. Sabah erken veya akşam saatlerinde yapılan, bitkinin ihtiyacına göre kontrollü sulama çok daha verimlidir. Bir diğer önemli hata ise her kullanım için içilebilir kalitede şebeke suyu kullanılması gerektiğini düşünmek. Uygun sistemlerin bulunduğu yapılarda yağmur suyu veya arıtılmış gri su; peyzaj sulama ve rezervuar gibi içme suyu kalitesi gerektirmeyen alanlarda değerlendirilebilir. Türkiye'nin Su Verimliliği Stratejisi de yağmur suyu hasadı, gri su ve kullanılmış suların yeniden kullanımını yaygınlaştırmayı hedeflemektedir.” açıklamasını yaptı. Türkiye’nin su sorununun yalnızca vatandaşın duş süresini kısaltmasına indirgemenin doğru olmadığının altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Adiller, DSİ verilerine göre ülkemizde kullanılan suyun büyük bir bölümünün sulamada kullanıldığını, bu nedenle bireysel tasarruf kültürünün mutlaka geliştirilirken tarımsal sulama, şebeke kayıpları ve sanayide su verimliliği gibi alanlarda da büyük ölçekli dönüşüm sağlanması gerektiğini vurguladı. Yeraltı suyu bir ‘yedek depo’ olarak değil, sınırlı stratejik bir doğal kaynak olarak görülmeli! Yeraltı sularının çoğu zaman görünmediği için tükenmeyecek bir kaynak gibi algılanabildiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Adiller, “Oysa yeraltı suları da yağışlar sonucunda topraktan sızan sularla doğal olarak yeniden beslendiğinden daha fazla su çekildiğinde yeraltı su seviyesi sürekli olarak düşer. Bunun ilk sonucu kuyuların su seviyesinin daha derine inmesi, bazı kuyuların kullanılamaz hale gelmesi ve suyun çıkarılması için daha fazla enerji harcanmasıdır.” dedi. Fakat detaylı değerlendirmelerde çevresel sonuçların çok daha ciddi olabildiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Adiller, “Bazı jeolojik koşullarda zeminde oturma ve çökmeler meydana gelebilir. Kıyı bölgelerinde ise aşırı yeraltı suyu çekimi deniz suyunun tatlı su kaynaklarına doğru ilerlemesine, yani tuzlu su girişimine neden olabilir. Bu senaryo bazı durumlarda geri döndürülmesi son derece güç bir su kalitesi ve ekosistem problemine sebep olabilir. Dolayısıyla yeraltı suyunu bir ‘yedek depo’ olarak değil, miktarı sınırlı stratejik bir doğal kaynak olarak görmek gerekiyor. Çekimin ölçülmesi, kuyuların denetlenmesi ve her havzada çekilen miktarın doğal beslenme kapasitesiyle uyumlu tutulması büyük önem taşıyor.” diye konuştu. Bugün vereceğimiz kararlar, 20–30 yıl sonra yaşayacağımız su krizinin boyutunu belirleyecek! Su krizini önleyebilmek için tek bir önlemin yeterli olmadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Suyu havza ölçeğinde ve bütüncül olarak yönetmek gerekir. Öncelikle suyun ne kadar bulunduğunu, nerede kullanıldığını ve kalitesinin nasıl değiştiğini sürekli izleyen güçlü bir veri ve izleme sistemi oluşturulmalı. Ölçemediğimiz bir kaynağı doğru yönetmemiz mümkün olmaz.” dedi. Dr. Öğr. Üyesi Adiller, sözlerini şöyle tamamladı: “Tarımda su ihtiyacına uygun ürün seçilmesi, açık sulama sistemlerinin modernize edilmesi, basınçlı ve kontrollü sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve çiftçinin gerçek bitki su ihtiyacına göre sulama yapması kritik öneme sahiptir. Kentsel alanlarda ise şebeke kayıp ve kaçaklarının daha da azaltılması gerekir. Bunun yanında arıtılmış atık suların yeniden kullanılması, yağmur suyu hasadı ve gri su arıtım ve yeniden kullanım uygulamalarının yaygınlaştırılması gerekiyor. Yeraltı sularında ruhsatsız ve kontrolsüz çekimlerin önlenmesi; sulak alanların, su havzalarının ve yeraltı suyu beslenme alanlarının yapılaşma ve kirlilik baskısından korunması da en az suyun tasarruf edilmesi kadar önemlidir. Bugün vereceğimiz kararlar, 20–30 yıl sonra yaşayacağımız su krizinin boyutunu belirleyecek. Bu nedenle suyu korumak yalnızca bireysel bir tasarruf meselesi değil, gıda güvenliği, ekonomik kalkınma, ekosistemlerin devamlılığı ve gelecek nesillerin yaşam hakkı açısından stratejik bir zorunluluktur.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.