Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yakıt Tüketimi

Kapsül Haber Ajansı - Yakıt Tüketimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yakıt Tüketimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kia'nın Çok Beklenen Modeli Seltos Türkiye'de! Haber

Kia'nın Çok Beklenen Modeli Seltos Türkiye'de!

Kia’nın SUV ürün gamında öne çıkan Seltos, şehir içi kullanımdan uzun yolculuklara kadar farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan çok yönlü yapısıyla dikkat çekiyor. Cool, Elegance ve X-Line olmak üzere üç farklı donanım seviyesiyle Türkiye’de satışa sunulan model, Kia’nın Türkiye’de C-SUV segmentindeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Güçlü SUV Karakterini, Modern Tasarımla Buluşturuyor Kia’nın “Zıtlıkların Birleşimi” tasarım felsefesi ile geliştirilen model, iddialı SUV duruşunu, markanın güncel tasarım dilinden ilham alan modern detaylarla bir araya getiriyor. 4.430 mm uzunluğa, 1.830 mm genişliğe ve donanım seviyesine göre 1.600 mm-1.615 mm arasında değişen yüksekliğe sahip olan Seltos, 2.690 mm aks mesafesiyle ferah bir iç mekân sağlıyor. Kia’nın yeni dönemdeki tasarımlarında görmeye alışık olduğumuz ön bölümdeki "Star Map" aydınlatma tasarımı, Seltos’un modern ve teknolojik görünümünü tamamlıyor. İnce aydınlatma grafikleri ve üst ızgaraya uzanan tasarım detayları, modelin geleneksel SUV karakterine çağdaş bir yorum getiriyor. Seltos, Cool versiyonunda 16 inç, Elegance versiyonunda 18 inç ve X-Line versiyonunda ise 19 inç özel tasarım jant versiyonuyla sunuluyor. Cool ve Elegance versiyonlarından farklı olarak X-Line versiyonu, koyu dış tasarım detayları, siyah iç mekânı ve koyu renkli amblemleriyle Seltos’un güçlü ve iddialı karakterini öne çıkarıyor. Modelde tasarım karakterini tamamlayan yedi farklı dış renk seçeneği bulunuyor. Renk paletindeki farklı seçenekler, modelin cesur ve sofistike tasarım anlayışını farklı yorumlarla yansıtıyor. Ferah, Teknolojik ve Fonksiyonel İç Mekân Seltos’un iç mekânı, modern tasarım unsurlarını fonksiyonellik ve teknolojiyle bir araya getiriyor. Yatay tasarım yaklaşımı kabin içerisinde ferah bir atmosfer yaratırken, optimize edilen yerleşim sayesinde yolcular için geniş baş ve diz mesafesi sunuluyor. Sürücü ve yolcuların ihtiyaçlarına göre tasarlanan ön konsolda 12,3 inç Supervision gösterge bilgi ekranı, 12,3 inç dokunmatik ekranlı multimedya eğlence sistemi ve 5,3 inç dokunmatik klima kontrol ünitesi yer alıyor. Yolculuk konforunu artıran panoramik cam tavan, aydınlık bir sürüş deneyimi sağlarken aracın iç mekânını daha da ferahlatıyor. Elektrikli ve hafızalı bagaj kapağıyla, 483 litrelik bagaj hacmi sunan modelde arka koltukların katlanmasıyla bu kapasite 1.458 litreye kadar çıkıyor. Yolculukta Konfor ve Sürüş Dengesi Seltos’un karakterine uygun şekilde ayarlanan süspansiyon sistemi, gövde ve şasi rijitliğini artıran yapısal iyileştirmeler sayesinde titreşim ve yol kaynaklı rahatsızlıklar azaltılıyor. Seltos’ta Eco, Normal ve Sport sürüş modları bulunuyor. Sürüş modları, farklı yol ve sürüş koşullarına göre sürüş karakterinin uyarlanmasına olanak tanıyor. Güç ve Sürüş Keyfi Bir Arada Kia Seltos, performans ve sürüş keyfini bir arada sunan 1.6 litrelik TGDI turbo benzinli motor ile Türkiye’de satışa sunuluyor. 180 PS güç ve 265 Nm tork üreten motor, 7 ileri çift kavramalı otomatik şanzıman (DCT) ile eşleştiriliyor. Önden çekişli olarak sunulan Seltos, 0-100 km/s hızlanmasını 8,8 saniyede tamamlarken, 208 km/s maksimum hıza ulaşabiliyor. Turbo benzinli motor ve çift kavramalı otomatik şanzıman, farklı sürüş koşullarında performans ve konfor arasında dengeli bir sürüş deneyimi sunuyor. Seltos’un 1.6 litrelik TGDI motoru, WLTP ölçümlerine göre donanım seviyesine bağlı olarak ortalama 6,6 litre/100 km kombine yakıt tüketimi sunuyor. Gelişmiş Sürüş Destek Sistemleriyle Güvenlik Seltos’ta sunulan Gelişmiş Sürüş Destek Sistemleri (ADAS), sürüş güvenliğini ve konforunu destekleyen kapsamlı teknolojiler sunuyor. Sistemler arasında Stop & Go Özellikli Akıllı Hız Sabitleyici (2.0), Şerit Takip Asistanı (LFA 2.0), Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı (BCA), Ön Çarpışma Engelleme Asistanı (FCA 2.0) gibi sürüş destek teknolojileri standart olarak yer alıyor. Aynı zamanda Seltos, Kör Nokta Görüntüleme Asistanı (BVM) ve Çevre Görüş Kamera Sistemi (SVM) ile 360° Park Sensörü de versiyona bağlı olarak sunuyor. Bu gelişmiş sürüş destek sistemleri, farklı yol ve trafik koşullarında sürücünün çevresel farkındalığını artırmaya ve sürüş yükünü azaltmaya yardımcı olurken, Seltos’un güvenlik teknolojileri açısından kapsamlı bir donanım sunmasına katkı sağlıyor. Kia Connect ile Daha Akıllı Sürüş Deneyimi Seltos modelinde de bulunan Kia Connect teknolojisi, araç kullanımını daha pratik hale getiriyor. Kia Connect uygulaması üzerinden kullanıcılar, akıllı telefonları aracılığıyla araçlarının çeşitli fonksiyonlarını uzaktan kontrol edebiliyor. Aracın uzaktan kilitlenmesi ve kilidinin açılması, yakıt seviyesinin ve araç bilgilerinin görüntülenmesi gibi özellikler, kullanım kolaylığı sağlıyor. Kia Connect ile sunulan kablosuz OTA güncellemeleri sayesinde araç yazılımı uzaktan güncellenebiliyor. Kia’nın globalde en çok satan ikinci modeli Seltos, Türkiye pazarına ilk kez heyecanlı bir giriş yapıyor. Güçlü SUV karakteri, 180 PS gücündeki 1.6 litrelik turbo benzinli motoru, gelişmiş sürüş destek sistemleri ve Kia Connect teknolojisi ile Kia’nın C-SUV segmentindeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Kia Seltos, 2.349.000 TL’den başlayan fiyatlarla Türkiye’de satışa sunuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Master’dan Güçlü Dönüş Haber

Renault Master’dan Güçlü Dönüş

2024 yılında tamamen yenilenerek, dördüncü nesliyle ülkemizde satışına başlanan, modern ve aerodinamik Renault Master, genişleyen ürün gamıyla farklı kullanım alanlarına yönelik çözümlerini güçlendiriyor. Uzun bir aranın ardından yenilenen Master Minibüs ve Renault tarafından üstyapısı tamamlanarak satışa sunulan açık kasa Master Kamyonet, sağlamlık, yüksek kullanım konforu ve iş odaklı fonksiyonları bir araya getiriyor. Renault’nun ticari araçlardaki uzmanlığını farklı kullanım alanlarına taşıyan yeni modeller, yalnızca birer araç olarak değil, personel ve öğrenci taşımacılığından yük taşımacılığına kadar profesyonellerin günlük operasyonlarını kolaylaştıran kapsamlı iş çözümleri olarak konumlanıyor. Üstyapıları tamamlanmış şekilde müşterilere teslim edilen araçlar, Renault güvencesi ve geniş servis ağıyla satış sonrasında da desteklenirken, 3 yıl veya 100.000 kilometreye kadar Renault garantisiyle sunuluyor. Yeni Master Minibüs: Konfor, Teknoloji ve İşlevsellik Bir Arada Uzun bir aranın ardından pazara dönen Yeni Renault Master Minibüs, tamamen yenilenen yolcu bölümü ve modern iç tasarımıyla segmentinde konfor standartlarını yeniden tanımlıyor. 16+1 koltuk düzeninde sunulan Master Minibüs, Personel ve Okul olmak üzere iki farklı paket seçeneğiyle farklı taşımacılık ihtiyaçlarına özel çözümler sunuyor. Her ayrıntısı yeniden tasarlanan iç mekanda, otomobil standartlarında tasarlanan Renault elmas logosu işlenmiş bel ve baldır destekli, parçalı suni deri döşemeli koltuklar segment beklentilerini yeniden tanımlıyor. Kumaş tavan kaplaması, özel tasarım cam altı paneller, aydınlatmalı USB güç çıkışları, ambiyans aydınlatma ve gizli klima kanalları ise yolculuk deneyimini daha konforlu bir seviyeye taşıyor. Yolcuların görüş alanını artırmak amacıyla koltukların platform üzerine konumlandırıldığı Master Minibüs’te, gizli mekanizmalı otomatik kayar kapı, yolcu bölümündeki koltukların etkin şekilde kullanılmasına olanak tanıyor. 1.200 mm genişliğindeki otomatik açılan yan kapı ve 800 mm genişliğindeki otomatik kayar basamak, geniş açıklık ve kolay kullanım avantajıyla yolcu iniş-binişlerini daha konforlu hale getiriyor. Yeni elektrik takviyeli direksiyon sistemi ile 14,9 metrelik dönüş çapıyla şehir içi kullanımda hem bir önceki nesline hem de segment ortalamasına göre yüksek manevra kabiliyeti sunuyor. Dört mevsim konfor Yeni Master Minibüs’ün yolcu bölümü bağımsız olarak kontrol edilebilen yüksek kapasiteli otomatik klima sistemi ile donatılıyor. Kış aylarında ise motor çalışmıyorken de iç mekanı ısıtabilen 2,2 kW gücündeki dizel ısıtıcı, uzun bekleme sürelerinde dahi kabin için konforun korunmasına yardımcı oluyor. Isıtıcı ve otomatik klima sisteminin tek panel üzerinden kontrol edilebilmesi kullanım kolaylığı sağlıyor. Okul taşımacılığında yüksek güvenlik standartları Yeni Master Minibüs’ün Okul paketi, öğrenci taşımacılığının ihtiyaçlarına yönelik özel donanımlarla sunuluyor. Yönetmeliğe uygun kamera kayıt sistemi, koltuk sensörü bilgilendirme sistemi ve kamera görüntü ekranı gibi donanımlar, okul taşımacılığında güvenlik ve mevzuat uyumunu destekliyor. Güçlü ve verimli motor Yeni Master Minibüs, 170 bg güç ve 380 Nm tork üreten Blue dCi motor ve 6 ileri manuel şanzıman ile sunuluyor. Zincirli motor yapısı dayanıklılık sunarken, verimli motor teknolojisi düşük yakıt tüketimi ile işletme maliyetlerini en aza indiriyor. Yeni Master Minibüs, lansmana özel 2.559.000 TL’den başlayan fiyatıyla 1.200.000 TL için %0 faiz ve 6 ay vade finansman kampanyasıyla müşterilerle buluşuyor. Bununla birlikte minibüs profesyonellerinin sezon dışı dönemlerde nakit akışlarını desteklemek amacıyla Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında ödemesi bulunmayan, 48 aya kadar vadeli, 1.500.000 TL’ye kadar kredi seçenekleri de sunuluyor. Master Kamyonet’te İşin İhtiyacına Göre Şekillenen Yeni Çözüm: Açık Kasa Master Kamyonet’in yeni açık kasa seçeneği, profesyonellerin farklı iş kollarındaki ihtiyaçlarına doğrudan yanıt vermek üzere geliştirildi. Renault tarafından üstyapısı tamamlanarak müşteriye hazır şekilde teslim edilen araç, kullanıcıların ek bir üstyapı süreciyle uğraşmadan işlerine başlamasına imkan tanıyor. L2 tek kabin, L3 tek kabin ve L3 çift kabin olmak üzere üç farklı gövde seçeneğiyle sunulan açık kasa Master Kamyonet, geniş yükleme alanı ve yüksek taşıma kapasitesiyle farklı sektörlerin kullanımına uyum sağlıyor. 3.915 mm’ye varan yükleme uzunluğu ve 1.140 kg’a varan istiap haddi sunan araçta, 500 mm yüksekliğindeki yan kapaklar yükün güvenli şekilde taşınmasına katkıda bulunuyor. Açık kasanın kapalı tasarımlı, cam ızgaralı kabin koruma paneli sürücü bölümünü olası yük kaymalarına karşı korurken, özel kaplamalı yük alanı uzun süreli ve yoğun kullanıma uygun bir yapı sunuyor. Ergonomik kollu kapak mandalları, arka kapakta yer alan katlanır basamak, yüksek dayanımlı arka kapak askıları ve kaydırmaz zeminli yan basamaklar, yükleme ve boşaltma süreçlerini kolaylaştırıyor. Üç tarafı tamamen açılabilen çelik kataforez kaplama yan kapaklar, nokta kaynaklı çelik şasi, ses ve titreşimi azaltan kapak menteşeleri ve menteşelere entegre yük sabitleme kancaları, açık kasa Master Kamyonet’in dayanıklılığını ve kullanım kolaylığını artırıyor. L3 uzunluğundaki versiyonlarda standart olarak sunulan LED gabari lambaları ise aracın görünürlüğünü artırıyor. Master Kamyonet açık kasalı versiyonlarında 1.916.000 TL’den başlayan fiyatıyla 1.000.000 TL, %0 faiz ve 6 ay vade finansman kampanyasıyla müşterilerin beğenisine sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Peugeot 308 Türkiye'de Haber

Yeni Peugeot 308 Türkiye'de

Onlarca yıldır Avrupa C hatchback segmentinde önemli bir oyuncu olan PEUGEOT, özgün tasarımı, sürüş keyfi ve dinamik yol tutuşuyla bilinen ve birçok ülkede en çok tercih edilen 308 modelinin, yeni makyajlanan versiyonunu Türkiye'de satışa sundu. Yeni PEUGEOT 308, muhteşem tasarımı, benzersiz sürüş dinamikleri, verimli 1,5 litrelik BlueHDi dizel motoru ile sürüş keyfini bambaşka bir boyuta taşıyor. PEUGEOT, yeni PEUGEOT 308 modelini Türkiye'de dizel motor seçeneği ile Allure ve GT olmak üzere iki donanım seviyesiyle sunuyor. Bu kapsamda Allure donanımlı versiyon 2.360.000 TL'den başlayan fiyatlarla satışa sunulurken, GT donanımlı versiyon 2.695.000 TL'den başlayan fiyatlarla ileri sürüş keyfini yaşamak isteyen müşterilerini bekliyor. Fransa'da tasarlanan ve Mulhouse fabrikasında üretilen yeni PEUGEOT 308, Fransız mükemmelliğini ifade ediyor. PEUGEOT modellerinde bir ilk: Aydınlatmalı ön ızgara! PEUGEOT ürün gamında ilk kez kullanılan aydınlatmalı logo ile yeni 308 geleceğe ışık tutuyor. Aydınlatılan PEUGEOT logosu, yenilenen ön tasarım boyunca markanın kimliğini gururla vurguluyor. Sürücü tarafından görülmese de, logonun arkasına gizlenen mesafe radarı yüksek düzeyde güvenlik sağlıyor. Logonun üzerinde yer alan ışıklı şeritler, ızgarayı zarif bir şekilde öne çıkarırken, PEUGEOT 308'in aydınlatmasını yenilenen farlara doğru uzatarak otomobilin güçlü duruşunu destekliyor. Bu duruş, farlardan başlayarak ön yüze kadar uzanan güçlendirilmiş omuz çizgisiyle daha da belirginleşiyor. Yeni tamponun alt kısmının trapezoid yapısı da yeni PEUGEOT 308'in yola sağlam basmasını sağlarken, bunu her iki uçta bulunan hava girişleri tamamlıyor. Tamponun uçlarındaki bu hava girişleri, hava akışını tekerlek davlumbazlarının iç kısmına yönlendirerek, yeni PEUGEOT 308'i segmentinin en aerodinamik modeli haline getiriyor. Bu optimizasyon yakıt tüketiminin düşmesine de katkı sağlıyor. Gövde rengi yeni ön ızgara, aracın bütününe kusursuz bir şekilde entegre oluyor. Bununla birlikte yeni PEUGEOT 308'in ızgara tasarımında yer verilen şeritler orta kısımda aralıklı, yanlara doğru ise daha sık konumlandırılıyor. Bu uygulama, aracın güçlü duruşunu desteklerken hava akışını optimize ediyor. Allure donanım seviyesinde yeni ön ızgara tasarımı, Full LED farlar ve 17 inç elmas kesim alaşım jantlar standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde aydınlatmalı ön ızgara ve PEUGEOT logosu, Matrix Full LED farlar, akıcı LED sinyal lambaları ve 18 inç elmas kesim alaşım jantlar sportif görünümü daha da ileri taşıyor. Etkileyici bir görünüm PEUGEOT 308'in etkileyici tasarımı far bölgesine yerleştirilen üç adet ince LED pençesiyle benzersiz bir ışık imzası taşıyor. Gündüz farı ve sinyal lambası işlevine sahip bu ikonik imza, PEUGEOT kimliğini tam anlamıyla yansıtıyor. Allure donanım seviyesinde Full LED farlar standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde Matrix Full LED far teknolojisi sürüş güvenliğini ve akıcı LED ön sinyal lambaları ise görsel etkiyi daha da artırıyor. Arka bölümde ise yeni PEUGEOT 308, PEUGEOT logosunun üzerindeki zarif parlak siyah bandın her iki yanında yer alan üç adet eğik LED pençesiyle tüm donanım seviyelerinde etkileyici arka aydınlatma imzasını taşıyor. Sportif ve zarif karakteri ile öne çıkan yeni PEUGEOT 308 benzersiz tarzı ve boyutlarıyla C segmentinin en sportif tasarımlarından birini ortaya koyuyor. Yeni PEUGEOT 308, üretimde kullanılan %30'dan fazla çevre dostu malzeme (geri dönüştürülmüş ve yenilenebilir) ile sürdürülebilirlik konusunda yeni standartlar belirliyor. Kenevir liflerinden üretilen ön konsol ve tamponlar ile depolama alanlarında geri dönüştürülmüş plastikler gibi 30'dan fazla polimer bileşen bu ekolojik taahhüdün altını çiziyor. PEUGEOT ekipleri, araçların tasarımından başlayıp ömrünü tamamlayana kadar, çevre üzerindeki etkisini sınırlamak için çalışıyor. PEUGEOT, çevresel standartlara uymanın yanı sıra, sürdürülebilir hareketlilik konusunda öncülük etmeyi hedefliyor ve bu nedenle araçlarının ekolojik ayak izini azaltmak için önemli ölçüde kaynak ayırmayı taahhüt ediyor. Heyecan verici yeni renkler ve jant seçenekleri​ Yeni PEUGEOT 308'in Allure ve GT donanım seviyeleri yeni elmas kesim alaşım jantlarla donatıldı. Zarafet, yenilik ve aerodinamiği bir araya getiren bu jantlar, PEUGEOT tasarım ekibinin kapsamlı çalışmalarını yansıtıyor. Allure donanım seviyesinde 17 inç alaşım jantlar sunulurken, GT donanım seviyesinde 18 inç elmas kesim alaşım jantlar daha güçlü bir görünüm sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, ürün gamına eklenen yeni Lagoa Mavi renginin yanı sıra Selenyum Gri, Tekno Gri, Okenit Beyaz, İnci Siyah ve Elixir Kırmızı gövde renkleriyle her zevke hitap eden zengin renk seçenekleri sunuyor. Teknolojik ve fonksiyonel iç tasarım Yeni 308'in dış tasarımındaki dinamizm iç mekâna da yansıyor. Allure donanım seviyesinde 10 inç dijital gösterge paneli, kablosuz Mirror Screen, kablosuz şarj sistemi ve anahtarsız giriş-çalıştırma sistemi standart olarak sunuluyor. GT donanım seviyesinde ise 10 inçlik 3 boyutlu dijital gösterge paneli, i-Toggles kişiselleştirilebilir sanal tuşlar ve entegre 3 boyutlu navigasyon sistemi sürüş deneyimini daha da ileri taşıyor. Yeni PEUGEOT 308'de ayrıntıya gösterilen özen her noktada hissediliyor. Buna GT donanımlı versiyonda ön konsoldan kapı panellerine kadar uzanan ve 8 farklı renk seçeneği sunan ambiyans aydınlatması dahil. Yeni PEUGEOT 308, şık ve sportif görünümlü ön koltuklara sahip. Allure donanım seviyesinde Quartz dikiş detaylarına sahip Tremezzo yarı deri kumaş koltuklar sunulurken, GT donanım seviyesinde Adamite Yeşili dikiş detaylı Uzila yarı deri kumaş koltuklar, Alcantara kaplamalı ön konsol ve alüminyum dekor detayları iç mekânın karakterini güçlendiriyor. GT versiyonunda ayrıca bel destekli sürücü koltuğu, ambiyans aydınlatması ve siyah tavan kaplaması standart olarak sunuluyor. Allure donanım seviyesinden itibaren standart olarak sunulan Panaromik Açılır Cam Tavan da güneşin iç mekâna daha rahat ulaşmasını ve daha aydınlık olmasını sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, teknolojik donanımlarıyla da segmentinde fark yaratıyor. Allure donanım seviyesinde arka park sensörü ve geri görüş kamerası standart olarak sunulurken, GT donanım seviyesinde ön ve arka park sensörleri, yan sensörler, 360 derece çevre görüş sistemi ve geri viteste otomatik alçalan yan aynalar yer alıyor. Ayrıca GT donanım seviyesinde Spor Sürüş Paketi ile daha dinamik vites geçişleri ve sürüş karakteri sunuluyor. İleri seviye sürüş keyfi Yeni PEUGEOT 308, PEUGEOT'nun C segmentindeki modellerinin mirasını sürdürüyor ve olağanüstü bir sürüş keyfi sunuyor. Yeni model, PEUGEOT'nun sürüş özelliklerindeki uzmanlığını miras alarak çeviklik, dinamizm ve denge gibi özellikleriyle öne çıkıyor. Alçak oturma pozisyonu ve süspansiyonu ile titreşimleri filtreleme kalitesi modelin sürüş deneyimini daha da ileriye taşıyor. PEUGEOT sürüş keyfinin temel unsuru olan ünlü PEUGEOT i-Cockpit®, yeni 308'de PEUGEOT'nun en gelişmiş ifadelerinden birine ulaşıyor. Göz hizasında konumlandırılan gösterge paneli ve kompakt direksiyon simidi ile olağanüstü ergonomi sunan yeni 308'de her şey sürücünün göz hizasında ve ellerinin erişim mesafesinde olacak şekilde doğal bir kompozisyonla düzenlenmiş durumda. Buna ön konsolun ortasındaki, hafifçe sürücüye dönük konumlandırılmış kumandalar da dâhil. Yeni PEUGEOT 308, kapsamlı sürüş destek sistemleriyle güvenliği de üst seviyeye taşıyor. Adaptif Hız Sabitleyici, Aktif Şerit Takip Sistemi, Sürücü Dikkat ve Yorgunluk Tespit Kamerası, Hız Limiti Tanıma ve Önerme Sistemi ile Acil Durum Tam Durdurma Güvenlik Freni her iki donanım seviyesinde de standart olarak sunuluyor. GT donanım seviyesinde ise Kör Nokta Uyarı Sistemi, Geri Manevra Trafik Uyarı Sistemi ve Şerit Konumlama Asistanı gibi ileri sürüş destek teknolojileri yer alıyor. Tüm ihtiyaçları karşılamak üzere geliştirilen verimli dizel motor PEUGEOT, her kullanıcı tipi ve kullanım amacına cevap verme hedefiyle kişiye özel çözümler sunmaya devam ediyor ve yeni PEUGEOT 308'de verimliliğini kanıtlamış 130 HP gücünde dört silindirli 1,5 litrelik BlueHDi dizel motor da sunuyor. Dizel motorla eşleştirilen EAT8 otomatik şanzıman ise özellikle uzun mesafeli yoğun sürüşleri daha da keyifli hale getiriyor. 1.499 cc hacmindeki motor, 1.750 d/d'de 300 Nm maksimum tork üreterek günlük kullanımda güçlü ara hızlanmalar ve yüksek sürüş konforu sağlıyor. Yeni PEUGEOT 308, bu motorla 207 km/s maksimum hıza ulaşırken, 0'dan 100 km/s hıza 10,6 saniyede çıkabiliyor. WLTP normlarına göre 100 kilometrede 4,9 ila 5,1 litre aralığında karma yakıt tüketimi sunan model, performans ve verimlilik arasında başarılı bir denge kuruyor. 53 litrelik yakıt deposu ve düşük tüketim değerleri sayesinde uzun yolculuklarda daha az yakıt molasıyla yüksek kullanım konforu sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yol Koşulları, Sürüş Alışkanlıkları ve Yanlış Lastik Basıncı Lastik Ömrünü Doğrudan Etkiliyor  Haber

Yol Koşulları, Sürüş Alışkanlıkları ve Yanlış Lastik Basıncı Lastik Ömrünü Doğrudan Etkiliyor 

Lastikler, araçla yol arasındaki tek temas noktası olması nedeniyle sürüş güvenliğinin en kritik unsurları arasında yer alıyor. Ancak lastiklerin kullanım ömrü yalnızca üretim teknolojisiyle değil; yol koşulları, sürüş alışkanlıkları, iklim şartları ve periyodik bakımlarla da doğrudan ilişkilendiriliyor. Yanlış hava basıncı uygulamaları lastiklerin yıpranma sürecini hızlandırabiliyor. Uzmanlar, lastik hava basıncının düzenli olarak kontrol edilmesi, araç üreticisinin önerdiği değerlere uyulması, rotasyon ve balans uygulamalarının aksatılmaması ile agresif sürüş alışkanlıklarından kaçınılmasının lastik ömrünü uzatmaya yardımcı olduğunu belirtiyor. Düzenli bakım uygulamaları sayesinde lastiklerin performansı korunurken, sürüş güvenliği ve yakıt verimliliğine de katkı sağlanabiliyor. “Beş yılı aşan lastiklerin düzenli uzman kontrolünden geçirilmesi gerekiyor " AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S. Safa Özcan, konuya ilişkin değerlendirmesinde; "AKO Grup olarak Türkiye'nin farklı bölgelerindeki kullanıcı deneyimlerini ve lastik performanslarını yakından takip ediyoruz. Gözlemlerimiz, Türkiye'de lastiklerin Avrupa ortalamasına kıyasla daha zorlu yol ve kullanım koşullarına maruz kaldığını gösteriyor. Sürücülerimizin yalnızca lastik diş derinliğine odaklanmaması gerekiyor. Beş yılı aşan lastiklerin düzenli uzman kontrolünden geçirilmesi, 10 yılı aşan lastiklerin ise mutlaka değiştirilmesi sürüş güvenliği açısından kritik önem taşıyor. Günümüzde lastik teknolojileri sürekli gelişirken, bu teknolojilerden maksimum fayda sağlanabilmesi için doğru kullanım alışkanlıklarının da aynı ölçüde önem taşıdığına inanıyoruz." ifadelerini kullandı. Yol koşulları lastiğin ömrünü doğrudan etkiliyor Lastiklerin kullanım ömrü yalnızca üretim kalitesiyle değil, karşılaştığı yol şartlarıyla da yakından ilişkili. Çukur, kasis, bozuk asfalt ve düzensiz yol yüzeyleri lastik karkasında görünmeyen deformasyonlara neden olabiliyor. Özellikle şehir içi kullanımda sık karşılaşılan bu darbeler, zaman içinde hem sürüş konforunu hem de lastiğin dayanıklılığını olumsuz etkiliyor. Yol yüzeyindeki bozulmaların yoğun olduğu bölgelerde lastiklerin daha hızlı aşınması, sürücüler için bakım ve yenileme maliyetlerini de artırıyor. Sürüş alışkanlıkları lastiğin kaderini belirliyor Ani hızlanmalar, sert frenlemeler ve yüksek hızda viraj alma gibi agresif sürüş davranışları, lastik sırtında düzensiz aşınmalara neden oluyor. Özellikle yoğun trafikte sık tekrarlanan dur-kalk hareketleri, lastiğin çalışma sıcaklığını artırarak aşınma hızını yükseltiyor. Buna karşın dengeli sürüş alışkanlıkları, düzenli rotasyon ve periyodik kontroller lastiklerin kullanım süresini önemli ölçüde uzatabiliyor. Kullanım koşullarına bağlı olarak zamanla yaşlanan lastiklerin, belirli aralıklarla uzman kontrolünden geçirilmesi güvenli sürüş açısından büyük önem taşıyor. En büyük risklerden biri: Yanlış lastik basıncı Lastik ömrünü kısaltan en önemli nedenlerden biri ise yanlış hava basıncı kullanımı olarak öne çıkıyor. Araç üreticisinin önerdiği değerlerin altında kullanılan lastikler, yol ile temas sırasında daha fazla esniyor ve özellikle yanak bölgelerinde aşırı yük oluşmasına neden oluyor. Bu durum zamanla düzensiz aşınmaları artırırken, lastiğin yapısal dayanıklılığını da olumsuz etkileyebiliyor. Düşük hava basıncıyla kullanılan lastiklerde yanak bölgesinde meydana gelen sürekli esneme ve ısınma, lastiğin ömrünü kısaltabildiği gibi sürüş performansını da olumsuz etkileyebiliyor. Aynı zamanda yuvarlanma direncinin artmasına bağlı olarak yakıt tüketimi de yükselebiliyor. Öte yandan yüksek hava basıncı da lastiğin orta bölümünde düzensiz aşınmaya yol açabiliyor. Sonuç olarak önerilen değerlerin altında ya da üstünde kullanılan lastikler hem daha hızlı yıpranıyor hem de sürüş güvenliği açısından risk oluşturabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nissan Qashqai e-POWER’den Guinness Dünya Rekoru: Tek Depoyla 1980 km Haber

Nissan Qashqai e-POWER’den Guinness Dünya Rekoru: Tek Depoyla 1980 km

Nissan, kendine özgü hibrit teknolojisi e-POWER için yeni bir dönüm noktasına imza attı. Türkiye pazarındaki güçlü konumuyla dikkat çeken ve ülkemizde yaklaşık 250 bin, Avrupa genelinde ise dört milyon satış başarısına ulaşan Nissan Qashqai, Temmuz ayı rakamlarıyla Türkiye'nin en çok satan ilk 5 SUV aracından biri olma başarısını sürdürürken, şimdi de küresel alanda adını rekora yazdırdı. Yeni nesil e-POWER ile donatılan Nissan Qashqai, harici şarj veya yakıt ikmali yapılmadan, şarj kablosuz menzil artırıcılı elektrikli bir SUV'un kat ettiği en uzun yolculuk için Guinness Dünya Rekorları unvanını kazandı. Tek depoyla 1.980 kilometre kat edilen rekor sürüş, Nissan'ın e-POWER teknolojisinin verimliliğini, menzil güvenini ve gerçek dünya performansını gözler önüne serdi. Rekor yolculuk nerede gerçekleşti? Yolculuk, 14-17 Temmuz 2026 tarihleri arasında Kolombiya'da, Bogotá'dan Karayip kıyılarına uzanan ve çok çeşitli yol, trafik ve sürüş koşullarını kapsayan bir güzergâhta gerçekleştirildi. Denemenin her aşaması Guinness Dünya Rekorları hakemleri tarafından bağımsız olarak izlendi ve detaylı bir inceleme sürecinin ardından onaylandı. Bu başarı Nissan'ın küresel e-POWER hikâyesi için neden önemli? Bu rekor sürüş, Nissan'ın küresel e-POWER yolculuğundaki en son kanıt niteliğinde. Birleşik Krallık ve Tazmanya'daki başarılı uzun mesafe denemelerinin ardından gelen bu Guinness Dünya Rekorları başarısı, e-POWER'ın farklı arazi, iklim ve gerçek dünya sürüş koşullarında tutarlı biçimde verimlilik, uzun menzil kapasitesi ve elektrikli araç benzeri bir sürüş deneyimi sunduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Elektrik motoru odaklı performansı geleneksel yakıt ikmalinin kolaylığıyla birleştiren Nissan'ın e-POWER teknolojisi, sürücülere şarj ihtiyacı olmadan elektrikli sürüşün avantajlarını sunarak elektrifikasyonu günlük kullanım için daha erişilebilir hale getirmeye yardımcı oluyor. Nissan Kurumsal Yöneticisi (Aile, Ürün ve Bileşen Stratejisi) Richard Candler, bu başarının en yeni nesil e-POWER teknolojisinin kapasitesini bir kez daha ortaya koyduğunu ve Qashqai e-POWER'ın gerçek müşteri ihtiyaçları etrafında şekillenen verimlilik, rafine sürüş hissi ve EV benzeri performans sunduğunu belirtti. Candler, bu başarının sürücülerin tam elektrikli bir geleceğe geçişte elektrikli sürüşün faydalarını deneyimlemesine yardımcı olarak Nissan'ın elektrifikasyon yolculuğunda önemli bir rol oynadığını da sözlerine ekledi. e-POWER, şarj olmadan nasıl EV benzeri bir sürüş sunuyor? Geleneksel hibrit sistemlerin aksine, bir e-POWER aracında tekerlekler yalnızca elektrik motoru tarafından tahrik edilir; bu da elektrikli araçlara özgü anlık tepki, rafine sürüş hissi ve pürüzsüz hızlanma sağlar. Yüksek verimli bir benzinli motor ise ihtiyaç duyulduğunda elektrik üreterek, geleneksel bir aracın sunduğu kolaylık ve esnekliği korurken harici şarj ihtiyacını ortadan kaldırır. En yeni nesil e-POWER, Nissan'ın gelişmiş 5'i 1 arada modüler güç aktarma sistemini kullanıyor; bu sistem elektrik motorunu, jeneratörü, invertörü, redüktörü ve artırıcıyı kompakt ve yüksek verimli tek bir pakette birleştiriyor. Rejeneratif fren teknolojisiyle birlikte çalışan sistem, sürüş keyfinden ödün vermeden enerji kullanımını sürekli olarak optimize ediyor. Bugün e-POWER teknolojisi dünya genelinde birçok pazarda sunuluyor ve müşterilerin EV benzeri performansı günlük pratiklikle birleştiren bir çözümle elektrikli sürüşe geçiş yapmasına yardımcı oluyor. Bu son başarı, Nissan'ın elektrifikasyonu daha erişilebilir kılan ve daha sürdürülebilir bir geleceğe geçişi hızlandıran yenilikçi teknolojiler sunma taahhüdünü bir kez daha güçlendiriyor. Not: Guinness Dünya Rekoru’na konu olan sürüş, günlük kullanım koşullarını veya standart test yöntemlerini yansıtmayan özel bir deneme sürüşüdür. Bu nedenle elde edilen sonuçlar, aracın resmi yakıt tüketimi ve menzil değerleri olarak değerlendirilmemelidir. Nissan Qashqai e-POWER’ın resmi WLTP birleşik yakıt tüketimi 4,4 l/100 km, WLTP menzili ise 1.250 km’dir. Gerçek kullanımda yakıt tüketimi ve menzil; sürüş tarzına, yol ve trafik koşullarına, hava durumuna ve araçtaki yüke bağlı olarak değişebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaz Tatilinin Gözdesi Karavanlar: Karavan Tatiline İlgi Artıyor, Güneş Enerjili Çözümler Öne Çıkıyor Haber

Yaz Tatilinin Gözdesi Karavanlar: Karavan Tatiline İlgi Artıyor, Güneş Enerjili Çözümler Öne Çıkıyor

Artan yakıt ve konaklama maliyetleri, kalabalık turizm bölgelerinden uzaklaşma isteği ve doğayla daha fazla vakit geçirme arzusu, karavan kullanımını her geçen yıl daha da yaygınlaştırıyor. Özellikle yaz sezonunda karavan tatili, kamp rotaları, karavan yaşamı ve güneş enerjili karavan sistemleri gibi konular Google'da en çok aranan başlıklar arasında yer alıyor. Karavan Tatili Neden Bu Kadar Popüler? Karavan tatili, kullanıcılarına otel rezervasyonu zorunluluğu olmadan diledikleri rotayı özgürce planlama imkânı sunuyor. Deniz kenarından ormanlık alanlara, göl kıyılarından yaylalara kadar birçok farklı noktada konaklama fırsatı sağlayan karavanlar, özellikle yaz aylarında yoğun ilgi görüyor. Uzmanlar, son yıllarda hem kiralık hem de satın alınan karavan sayısında önemli artış yaşandığını belirtirken, kullanıcıların artık yalnızca ulaşım değil, aynı zamanda enerji bağımsızlığı sağlayan teknolojilere de yatırım yaptığını ifade ediyor. Güneş Enerjili Karavan Sistemleri Konforu Artırıyor Karavan kullanıcılarının en önemli ihtiyaçlarından biri kesintisiz enerjiye ulaşabilmek oluyor. Bu noktada esnek güneş panelleri, enerji depolama sistemleri ve akıllı inverter çözümleri, karavan sahiplerine büyük avantaj sağlıyor. Karavan üzerine kolaylıkla uygulanabilen hafif ve esnek güneş panelleri sayesinde; Elektrik şebekesine ihtiyaç azalıyor. Buzdolabı, aydınlatma, klima ve küçük ev aletleri daha uzun süre kullanılabiliyor. Telefon, tablet ve bilgisayar gibi cihazlar gün boyunca rahatlıkla şarj edilebiliyor. Kamp alanı dışında da enerji üretimi mümkün hale geliyor. Bu sistemler, özellikle uzun süreli seyahat yapan kullanıcılar için hem ekonomik hem de çevre dostu bir çözüm sunuyor. Karavan Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli? Uzmanlara göre karavan satın almadan önce kullanım amacı doğru belirlenmeli. Kısa hafta sonu kaçamakları ile uzun süreli yaşam planları farklı donanımlar gerektiriyor. Karavan seçiminde dikkat edilmesi gereken başlıca unsurlar şunlar oluyor: Araç ağırlığı ve yakıt tüketimi Güneş paneli altyapısına uygun çatı tasarımı Akü ve enerji depolama kapasitesi Su ve atık su tankı hacmi Isıtma-soğutma sistemi Elektrik altyapısı ve inverter kapasitesi Depolama alanı ve yaşam konforu Özellikle enerji altyapısının güçlü olması, yaz aylarında klima, buzdolabı ve elektronik cihazların kesintisiz kullanılabilmesi açısından büyük önem taşıyor. Karavan Tatilinde Sürdürülebilirlik Ön Planda Çevre bilincinin artmasıyla birlikte karavan kullanıcıları da daha sürdürülebilir çözümlere yöneliyor. Fosil yakıt tüketimini azaltan güneş enerjisi sistemleri, sessiz çalışma avantajı ve düşük işletme maliyeti sayesinde karavan yaşamının vazgeçilmez parçaları arasında yer alıyor. Enerjisini güneşten üreten karavanlar, hem karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlıyor hem de kullanıcıların doğada daha uzun süre bağımsız kalmasına olanak tanıyor. Yazın En Popüler Tatil Trendlerinden Biri Karavan Seyahatleri Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda karavan tatili, güneş enerjili karavan, karavan güneş paneli, karavan elektrik sistemi ve karavan kamp rotaları gibi aramaların daha da artmasını bekliyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte daha hafif, daha verimli ve daha uzun ömürlü güneş enerjisi çözümleri sayesinde karavanlar artık yalnızca bir ulaşım aracı değil; enerji üreten, çevre dostu ve özgür yaşam alanlarına dönüşüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mercedes-Maybach S-Serisi Baştan Aşağı Yenilendi: Lüks Otomobillerde Konfor ve Teknolojinin Yeni Dönemi Haber

Mercedes-Maybach S-Serisi Baştan Aşağı Yenilendi: Lüks Otomobillerde Konfor ve Teknolojinin Yeni Dönemi

Lüks otomobil segmentinin en prestijli modellerinden biri olan Mercedes-Maybach S-Serisi, bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı yenileme operasyonuyla otomobil tutkunlarının karşısına çıktı. Alman üretici, yalnızca tasarım değişiklikleriyle yetinmeyerek dijital teknolojilerden sürüş sistemlerine, iç mekân konforundan kişiselleştirme seçeneklerine kadar birçok alanda önemli geliştirmeler yaptı. Yeni nesil Mercedes-Maybach S-Serisi, markanın üst segmentteki iddiasını daha da güçlendirecek özelliklerle donatıldı. Yenilenen model, modern lüks anlayışını ileri teknolojilerle bir araya getirirken, sürdürülebilir malzeme kullanımı ve elektrik destekli motor seçenekleriyle de otomotiv sektöründeki dönüşüme ayak uyduruyor. Özellikle konfor ve sessizlik odaklı geliştirmeler, Maybach kullanıcılarının beklentilerine doğrudan yanıt vermeyi hedefliyor. Mercedes-Maybach S-Serisi İç Mekânında Yeni Lüks Anlayışı Yeni Mercedes-Maybach S-Serisi'nin en dikkat çeken değişimlerinden biri kabin tasarımında gerçekleştirildi. Premium malzeme kalitesi korunurken, daha sıcak ve modern bir atmosfer oluşturmak amacıyla yeni ahşap kaplamalar, geliştirilmiş ambiyans aydınlatmaları ve tamamen yeniden tasarlanan orta konsol kullanıldı. Marka, sürdürülebilirlik yaklaşımını iç mekâna da taşıdı. İlk kez sunulan tamamen vegan iç mekân seçeneğinde keten bazlı ve geri dönüştürülmüş polyesterden üretilen özel döşeme malzemeleri tercih edildi. Böylece çevre dostu üretim anlayışı ile lüks otomobil deneyimi aynı platformda buluşturuldu. İç mekânda kullanılan detaylar yalnızca estetik açıdan değil, yolculuk sırasında maksimum rahatlık sağlayacak şekilde yeniden şekillendirildi. Geniş yaşam alanı, sessiz kabin yapısı ve kaliteli işçilik yeni modelin öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor. Elektrik Destekli Motorlar Performans ve Verimliliği Bir Araya Getiriyor Mercedes, yeni Maybach S-Serisi'nde motor teknolojisini de güncelledi. Artık altı ve sekiz silindirli motor seçeneklerinin tamamı 48 volt hafif hibrit sistemiyle destekleniyor. Bu teknoloji, hem yakıt tüketiminin azaltılmasına hem de sürüş performansının artırılmasına katkı sağlıyor. Avrupa pazarında sunulacak V8 motorlu versiyon, 612 beygirlik gücüne ek olarak hibrit sistemden gelen ekstra güç desteğiyle daha akıcı hızlanma sunuyor. Bu yapı sayesinde performans artarken emisyon değerlerinde de iyileşme hedefleniyor. Şarj edilebilir hibrit seçenek de güncellendi. Yeni nesil altı silindirli motorla birlikte sunulan model, tamamen elektrikli kullanımda yaklaşık 100 kilometreye ulaşan menziliyle günlük şehir içi sürüşlerde düşük yakıt tüketimi sağlamayı amaçlıyor. Yeni Süspansiyon Sistemi Sürüş Konforunu Farklı Bir Seviyeye Taşıyor Mercedes-Maybach S-Serisi'nin en dikkat çekici yeniliklerinden biri de akıllı süspansiyon sistemi oldu. AIRMATIC teknolojisi artık yalnızca aracın sensörlerinden değil, diğer Mercedes-Benz araçlarından gelen yol verilerinden de yararlanabiliyor. Araç, önündeki yol koşullarını önceden analiz ederek süspansiyon sertliğini otomatik olarak ayarlıyor. Böylece bozuk zeminler, kasisler ve yol düzensizlikleri henüz araca ulaşmadan sistem gerekli hazırlığı yapıyor. Bu teknoloji sayesinde yolcular çok daha sessiz, dengeli ve sarsıntısız bir sürüş deneyimi yaşayabiliyor. Özellikle uzun yolculuklarda konfor seviyesinin önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. MB.OS ile Dijital Dönüşüm Başlıyor Yeni Mercedes-Maybach S-Serisi, markanın geliştirdiği Mercedes-Benz Operating System (MB.OS) platformunu kullanan ilk Maybach modeli olma özelliğini taşıyor. Yeni işletim sistemiyle birlikte MBUX bilgi-eğlence altyapısı tamamen yenilenirken, yapay zekâ destekli sesli asistan çok daha doğal komutları anlayabilecek seviyeye ulaştırıldı. Araç sahipleri birçok işlemi dokunmaya gerek kalmadan sesli komutlarla gerçekleştirebilecek. Kablosuz yazılım güncellemeleri sayesinde otomobil, satın alındıktan sonra da yeni özellikler kazanmaya devam edecek. Böylece araç teknolojisi yıllar içinde güncelliğini koruyabilecek. Kişiselleştirme Seçenekleri Daha da Genişletildi Mercedes, lüks otomobil müşterilerinin beklentilerine cevap verebilmek için MANUFAKTUR programını da önemli ölçüde geliştirdi. Yeni sistem kapsamında yüzlerce farklı dış renk seçeneği sunulurken, iç mekânda ise yüzlerce farklı renk ve malzeme kombinasyonu tercih edilebiliyor. Ahşap kaplamalar, deri seçenekleri, özel tekstil uygulamaları ve dekoratif detaylar sayesinde her otomobil tamamen kişiye özel hale getirilebiliyor. Yeni dijital görselleştirme sistemi ise müşterilerin sipariş ettikleri otomobili üretim başlamadan önce üç boyutlu olarak incelemesine olanak tanıyor. Böylece seçilen renk, döşeme ve donanım kombinasyonları önceden görüntülenebiliyor. Dış Tasarımda Daha Güçlü ve Prestijli Görünüm Yenilenen Mercedes-Maybach S-Serisi, dış tasarımında da markanın karakteristik çizgilerini daha güçlü şekilde yansıtıyor. Büyütülen ön panjur, yenilenen LED ışık imzaları ve aydınlatmalı tasarım detayları otomobile daha etkileyici bir görünüm kazandırıyor. Özellikle ön ızgaranın çevresinde kullanılan ışıklı tasarım unsurları ile Maybach logosunun vurgulanması, modelin geceleri de fark edilirliğini artırıyor. Modern çizgiler korunurken, aracın prestij algısını güçlendiren detaylara daha fazla yer veriliyor. Mercedes-Maybach S-Serisi, yeni teknolojileri, elektrik destekli motor seçenekleri, gelişmiş dijital altyapısı ve üst düzey kişiselleştirme olanaklarıyla ultra lüks sedan segmentindeki rekabeti yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor. Model, yalnızca sürüş deneyimi sunan bir otomobil olmanın ötesine geçerek teknoloji, konfor ve kişisel tasarım anlayışını aynı platformda buluşturan yeni nesil bir mobil yaşam alanı olarak öne çıkıyor.

Bursa'da Üretilen Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor Haber

Bursa'da Üretilen Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor

Renault’nun Türkiye’de üretilen yeni C segmenti SUV modeli Renault Boreal, Türkiye’de satışa sunuluyor. OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro’luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacak yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu “Renault Boreal, OYAK ve Renault Group iş birliğinin ortaya koyduğu güçlü vizyonu ve Türkiye’nin otomotiv üretimindeki stratejik konumunu net biçimde yansıtan çok değerli bir proje. Boreal’i yalnızca “Türkiye’de üretilen” bir model olarak değil, aynı zamanda “Türkiye için tasarlanan ve Türk kullanıcıların ihtiyaçlarına göre geliştirilen” bir model olarak konumlandırıyoruz. Türkiye’nin en büyük segmenti olan ve hızla büyüyen C-SUV segmentinde; güçlü ve iddialı tasarımı, geniş ve ferah yaşam alanı, ileri teknolojileri ve verimli motor seçenekleriyle Renault Boreal’in segmentinde dengeleri değiştirecek bir model olacağına inanıyoruz. Bu güçlü potansiyeline olan güvenimizle, Renault Boreal’in 2027 yılında Türkiye’nin en çok satan otomobili olmasını hedefliyoruz. Bugün Clio, Megane Sedan ve Duster ile Türkiye'nin en güçlü yerli ürün gamlarından birine sahibiz. Bursa'da üreteceğimiz Renault Boreal’in de bu başarı hikayesine katılmasıyla birlikte dört yerli modelden oluşan ürün gamımızı daha da güçlendirecek, pazardaki liderliğimizi daha da ileriye taşıyacağız. Türkiye’de %40’ın üzerinde yerli katkı oranıyla üretilecek olan Renault Boreal, bu sayede ÖTV muafiyetinden yararlanabilecek. Modelin, uzun süredir bu segmentte yeni bir model bekleyen müşterilerimiz için önemli bir alternatif oluşturacağını düşünüyoruz. Sunduğu yüksek teknoloji, üstün konfor ve geniş yaşam alanıyla Renault Boreal’in, ÖTV muafiyetinden yararlanan kullanıcılar tarafından da yoğun ilgi göreceğine inanıyoruz. Renault Boreal için sunduğumuz 7 yıl veya 160.000 kilometreye kadar garanti kapsamıyla müşterilerimize yalnızca yeni bir otomobil değil, uzun yıllar güvenle kullanabilecekleri kapsamlı bir sahiplik deneyimi de sunuyoruz. OYAK ve Renault Group’unun güçlü ortaklığıyla hayata geçirilen bu projenin, ülkemizin otomotiv sanayisine, ihracatına ve ekonomik gelişimine uzun vadeli katkılar sunacak bir başarı hikayesi olacağına inanıyoruz.” Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet “Boreal’i Türkiye pazarına sunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu model, yıllar süren adanmışlığın, titiz çalışmaların ve sarsılmaz kararlılığın somut bir yansımasını ortaya koyuyor. Elde edilen bu başarı; Renault Group’un uluslararası ekipleri arasındaki güçlü koordinasyonu, yakın iş birliğini ve üstün çabayı gözler önüne seriyor. Boreal, yalnızca yeni bir model olmanın ötesinde, ortak hedeflerimizin ve kolektif uzmanlığımızın güçlü bir ifadesini temsil ediyor. Yoğun rekabetin yaşandığı C-SUV segmentinde Boreal, kendine özgü nitelikleriyle belirgin bir şekilde farklılaşıyor. Geniş ve rafine iç mekânı, iddialı dış tasarımı, ileri teknoloji E-Tech full hybrid motoru ve Google entegreli, bağlantılı OpenR Link multimedya sistemiyle Türk kullanıcılarının beklentilerine eksiksiz bir yanıt veriyor. Ürün özelliklerinin ötesinde Boreal, aynı zamanda stratejik bir dönüm noktasını temsil ediyor. Bursa’daki Oyak Renault kampüsümüzde üretilecek olması hem iç pazardaki talebi destekleyecek hem de ihracat hedeflerimize katkı sağlayarak Türkiye’nin küresel otomotiv ekosistemindeki konumunu daha da güçlendirecek. SUV segmentinde Duster ile yakalanan güçlü ivmenin üzerine inşa edilen Boreal, bu başarıyı C segmentine taşıyarak bir üst seviyeye çıkarıyor. Aynı zamanda Renault Group’un uluslararası stratejik planını tutarlı bir şekilde hayata geçirme ve vizyonunu somut sonuçlara dönüştürme yetkinliğini de açıkça ortaya koyuyor. Değerli ortağımız OYAK ile, yerel yetkinliklerimizi geliştirmeye, ekiplerimizi güçlendirmeye ve Türkiye otomotiv ekosisteminin sürdürülebilir gelişimine katkı sağlamaya kararlılıkla devam ediyoruz.” Türkiye, Renault’nun küresel üretim ağında stratejik rolünü güçlendiriyor Bursa’da üretilen Megane Sedan ve Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen Clio ve Duster’ın ardından Renault Boreal’in de yerli üretim portföyüne katılması, Türkiye’nin yüksek katma değerli araç üretimindeki rolünü daha da güçlendirirken, Renault’nun küresel büyüme planındaki stratejik önemini de ortaya koyuyor. Renault, özellikle C ve D segmentlerindeki varlığını güçlendirmeyi hedeflerken, Türkiye bu stratejinin önemli üretim merkezlerinden biri olarak konumlanıyor. Boreal’in üretimiyle birlikte OYAK Renault Bursa Fabrikaları, modelin uluslararası pazarlara ihracatıyla hem iç pazar hem de ihracat operasyonlarındaki rolünü daha da güçlendiriyor. SUV modellerin toplam pazardaki ağırlığının her geçen gün arttığı Türkiye’de Renault Boreal, markanın C segmentindeki iddiasını güçlendiren önemli modellerden biri olarak öne çıkıyor. Renault, Türkiye’deki üretim gücünü uluslararası ölçekte büyüme hedefleriyle birleştirerek Boreal’i global başarı hikâyesinin önemli parçalarından biri olarak konumlandırıyor. Güçlü, zarif ve dikkat çekici SUV tasarımı Renault Boreal heybetli gövde yapısı, keskin omuz çizgileri, güçlü ön tasarımı ve modern ışık imzası modelin güçlü duruşunu ilk bakışta hissettiriyor. 4,56 metre uzunluğu ve 2,70 metre aks mesafesiyle Renault Boreal, C segmenti ortalamalarının üzerine çıkan ve D segmentini çağrıştıran boyutlarıyla dikkat çekiyor. Geniş iç yaşam alanı ve 630 litreye varan bagaj hacmiyle segmentinde fark yaratıyor. Gövde rengi ön ızgara, yeni “Nouvel’R” logosu, ince LED far tasarımı ve Niagara konseptinden ilham alan ışık imzası aracın modern karakterini vurguluyor. Yan profilde dikkat çeken güçlü çamurluk yapısı ve akıcı tavan çizgisi, Boreal’in hem şehir içinde hem uzun yol kullanımında premium algısını güçlendiriyor. 19 inç elmas kesim alaşım jantlar, siyah tavan, elektrikli açılır panoramik cam tavan ise modele üst segment bir nitelik kazandırıyor. Teknoloji ve konfor odaklı yaşam alanı Renault Boreal’in iç mekanı, dijital teknolojiler ve konforu bir araya getiren modern ve ferah bir yaşam alanı sunuyor. Ergonomik tasarım anlayışıyla şekillendirilen kokpit, sürücü odaklı yapısı ve geniş ekran teknolojileriyle dikkat çekiyor. Modelde 10 inç dijital gösterge ekranı ve 10 inç merkezi openR link multimedya ekranı birlikte sunuluyor. Ergonomik yerleşim sayesinde sürücünün dikkati yolda kalırken, bağlantılı teknolojilere erişim kolaylaşıyor. Çok işlevli direksiyon simidi arkasında bulunan vites seçici kulakçıklar iç mekandaki modern atmosferi destekliyor. 48 farklı renk seçeneğine sahip ambiyans aydınlatması, Multi-Sense sürüş modlarına göre otomatik olarak değişebiliyor. İç mekanda kullanılan yumuşak dokulu yüzeyler, lazer işlemeli dekoratif detaylar ve kontrast dikişli koltuklar yüksek kalite algısını güçlendiriyor. Türkiye pazarı için özel olarak sunulan gri tonlu perfore döşeme seçeneği, Boreal’in modern karakterine farklı bir imza katıyor. Elektrikli ön koltuklar, hafızalı ve masaj fonksiyonlu sürücü koltuğu, çift bölgeli otomatik klima, soğutmalı kablosuz şarj ünitesi ve geniş saklama alanları günlük kullanımı daha konforlu hale getiriyor. Arka koltuklarda sunulan havalandırma kanalları, USB-C girişleri, arka kol dayama ve Easy Break arka koltuk katlama sistemi de aile kullanımını destekleyen detaylar arasında yer alıyor. 630 litreye varan bagaj hacmi, arka koltuklar yatırıldığında 1.868 litreye kadar ulaşıyor. Düşük yükleme eşiği ise kullanım kolaylığı sağlıyor. Google entegre bağlantılı sürüş deneyimi Bağlantılı araç teknolojilerinde öncü markalardan biri olan Renault, yeni Boreal modeliyle de gelişmiş dijital ekosistem ve bağlantılı sürüş özelliklerini kullanıcılarla buluşturuyor openR link multimedya sistemi sayesinde kullanıcılar Google Haritalar, Google Asistan ve Google Play uygulamalarına doğrudan erişebiliyor, evlerindeki Google Home entegrasyonuna uygun akıllı cihazlarını yönetebiliyor. Gerçek zamanlı trafik bilgileri, sesli komut sistemi ve kişiselleştirilmiş dijital deneyim, Boreal’i günlük yaşamın doğal bir uzantısına dönüştürüyor. Youtube, Spotify, Prime Video, HBO Max, Waze ve Vivaldi gibi popüler uygulamalar sistem içerisinde kullanılabiliyor. Uzaktan OTA güncelleme altyapısı sayesinde bilgi-eğlence sistemi ve sürüş destek teknolojileri sürekli güncel kalabiliyor. My Renault uygulaması üzerinden kullanıcılar araçlarının kornasını ve ışıklarını uzaktan etkinleştirebiliyor ve araç konumunu görüntüleyebiliyor. Renault Boreal’de ayrıca Jean-Michel Jarre iş birliğiyle geliştirilen Harman Kardon premium ses sistemi de yer alıyor. On hoparlörlü ve 435 Watt gücündeki sistem; Stüdyo, Konser, Kulüp ve Salon dahil olmak üzere farklı ses atmosferleriyle sürükleyici bir deneyim sunuyor. Gelişmiş sürüş destek sistemleri Renault Boreal, aktif güvenlik ve sürüş destek sistemleri konusunda segmentinin en kapsamlı modellerinden biri olarak konumlanıyor. Modelde versiyona ve donanım seviyesine bağlı olarak 25 adede kadar gelişmiş ADAS teknolojisi sunuluyor. Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Güvenli Çıkış Asistanı, Arka Çapraz Trafik Uyarısı ve Acil Duruş Asistanı gibi teknolojiler sürüş güvenliğini artırıyor. Seviye 2 otonom sürüş desteği sunan Aktif Sürüş Yardımı sistemi; dur & kalk özellikli adaptif hız sabitleyici ve şerit ortalama fonksiyonunu bir araya getirerek yoğun trafikte sürüşü daha konforlu hale getiriyor. Eller Serbest Park Sistemi ve 360 derece çevre görüş kamerası sayesinde araç paralel veya dikey park manevralarını sürücü müdahalesi olmadan gerçekleştirebiliyor. Full LED far teknolojisi ise gece sürüşlerinde görüş kalitesini artırırken diğer sürücüler için göz kamaşmasını azaltıyor. Verimli motor seçenekleri ve EDC otomatik şanzıman Renault Boreal performans, verimlilik ve sürüş konforunu bir araya getiren full hybrid E-Tech 160 hp, 1.3 turbo TCe EDC 145 hp ve hybrid E-Tech 4x4 150 hp motor seçenekleriyle geliştirildi. Boreal, Türkiye’de lansman döneminde full hybrid E-Tech 160 hp ve turbo TCe EDC 145 hp motor seçenekleriyle satışa sunuluyor. 2026 yılının son çeyreğinde sunulan motor seçeneklerine hybrid E-Tech 4x4 150 hp versiyonu da eklenecek ve müşteri beklentileriyle buluşacak. 1.3 turbo TCe EDC 145 hp benzinli motor ve 6 ileri ıslak çift kavramalı (EDC) motor seçeneği ise performans ve sürüş konforunu dengeli bir şekilde bir araya getiriyor. Bu versiyon, WLTP normlarına göre 149 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 6,6 L/100 km karma yakıt tüketimi değerlerine sahip. Renault Boreal full hybrid E-Tech 160 hp versiyonu ise özellikle verimlilik odaklı bir sürüş deneyimi sunuyor. Sisteminin kalbinde, Türkiye’de Oyak Horse tarafından Bursa’da üretilen ve dünyaya ihraç edilen HR18 kodlu hibrit motoru yer alıyor. Şehir içinde yüzde 80’e kadar elektrikli sürüş gerçekleştirebilen sistem, 110 km/s hıza kadar elektrikli sürüş imkanı sağlayabiliyor. Çok modlu otomatik şanzımanla sunulan model, WLTP normlarına göre 108 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 4,8 L/100 km karma yakıt tüketimiyle dikkat çekiyor. Multi-Sense sürüş sistemi; Eco, Comfort, Sport ve Perso modlarının yanında yeni Smart Mod seçeneğiyle geliyor. Sistem; direksiyon sertliği, motor tepkisi, ambiyans aydınlatması ve ses atmosferini sürüş koşullarına göre otomatik olarak adapte edebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Araç Sahipleri Dikkat! Haber

Araç Sahipleri Dikkat!

AKO Grup, sürüş güvenliği ve verimlilik konusunda farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmalarına devam ediyor. Araç kullanıcılarının yakıt tasarrufu sağlamak için çoğu zaman göz ardı ettiği kritik unsurlardan biri olan lastik basıncı, yakıt tüketimi ve sürüş güvenliği üzerinde doğrudan etkiye sahip. Doğru lastik basıncı, aracın yol ile temasını optimize ederek daha verimli bir sürüş deneyimi sunuyor. Doğru şişirilmiş lastikler yakıt tüketiminde iyileşme sağlıyor Veriler, lastik basıncındaki her 1 PSI düşüşün yakıt verimliliğinde yaklaşık yüzde 0,2 oranında kayba neden olabildiğini gösteriyor. Buna karşın, doğru seviyede şişirilmiş lastikler ise yakıt tüketiminde yüzde 0,6 ile yüzde 3 arasında iyileşme sağlayabiliyor. Bu oranlar, özellikle uzun vadede araç kullanıcıları için önemli maliyet avantajları anlamına geliyor. “Düzenli kontrol sürüş kültürünün parçası olmalı” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKO Grup yetkilileri “Yakıt verimliliği çoğu zaman motor ve sürüş alışkanlıklarıyla ilişkilendirilse de lastik basıncı bu denklemin en temel unsurlarından biridir. Sürücüler, küçük gibi görünen bu detayın uzun vadede ciddi yakıt kayıplarına ve güvenlik risklerine yol açabileceğini unutmamalıdır. Doğru lastik basıncı sadece yakıt tasarrufu sağlamakla kalmaz, aynı zamanda lastik ömrünü uzatır ve güvenli sürüşün anahtarıdır. Bu nedenle düzenli kontrol, sürüş kültürünün vazgeçilmez bir parçası olmalıdır” dedi. Düşük basınç motoru daha fazla yoruyor Lastiklerin önerilen seviyenin altında şişirilmesi, yuvarlanma direncini artırarak motorun daha fazla enerji harcamasına neden oluyor. Bu durum, aynı mesafe için daha fazla yakıt tüketimi anlamına geliyor. AKO Grup’un, Petlas, Starmaxx, Milestone, Funtoma, Sumero, Dunlop ve Falken markaları altında sunduğu lastik çözümleri, doğru koşullarda ve doğru zamanda kullanıldığında sürüş güvenliğine katkı sağlıyor. Grup, hem çevreyi korumak hem de sürüş maliyetlerini düşürmek isteyen tüm kullanıcılara, lastik basınçlarını ayda en az bir kez ve uzun yola çıkmadan önce mutlaka kontrol etmeleri çağrısında bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.