Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yakıt Tüketimi

Kapsül Haber Ajansı - Yakıt Tüketimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yakıt Tüketimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nissan Qashqai e-POWER’den Guinness Dünya Rekoru: Tek Depoyla 1980 km Haber

Nissan Qashqai e-POWER’den Guinness Dünya Rekoru: Tek Depoyla 1980 km

Nissan, kendine özgü hibrit teknolojisi e-POWER için yeni bir dönüm noktasına imza attı. Türkiye pazarındaki güçlü konumuyla dikkat çeken ve ülkemizde yaklaşık 250 bin, Avrupa genelinde ise dört milyon satış başarısına ulaşan Nissan Qashqai, Temmuz ayı rakamlarıyla Türkiye'nin en çok satan ilk 5 SUV aracından biri olma başarısını sürdürürken, şimdi de küresel alanda adını rekora yazdırdı. Yeni nesil e-POWER ile donatılan Nissan Qashqai, harici şarj veya yakıt ikmali yapılmadan, şarj kablosuz menzil artırıcılı elektrikli bir SUV'un kat ettiği en uzun yolculuk için Guinness Dünya Rekorları unvanını kazandı. Tek depoyla 1.980 kilometre kat edilen rekor sürüş, Nissan'ın e-POWER teknolojisinin verimliliğini, menzil güvenini ve gerçek dünya performansını gözler önüne serdi. Rekor yolculuk nerede gerçekleşti? Yolculuk, 14-17 Temmuz 2026 tarihleri arasında Kolombiya'da, Bogotá'dan Karayip kıyılarına uzanan ve çok çeşitli yol, trafik ve sürüş koşullarını kapsayan bir güzergâhta gerçekleştirildi. Denemenin her aşaması Guinness Dünya Rekorları hakemleri tarafından bağımsız olarak izlendi ve detaylı bir inceleme sürecinin ardından onaylandı. Bu başarı Nissan'ın küresel e-POWER hikâyesi için neden önemli? Bu rekor sürüş, Nissan'ın küresel e-POWER yolculuğundaki en son kanıt niteliğinde. Birleşik Krallık ve Tazmanya'daki başarılı uzun mesafe denemelerinin ardından gelen bu Guinness Dünya Rekorları başarısı, e-POWER'ın farklı arazi, iklim ve gerçek dünya sürüş koşullarında tutarlı biçimde verimlilik, uzun menzil kapasitesi ve elektrikli araç benzeri bir sürüş deneyimi sunduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Elektrik motoru odaklı performansı geleneksel yakıt ikmalinin kolaylığıyla birleştiren Nissan'ın e-POWER teknolojisi, sürücülere şarj ihtiyacı olmadan elektrikli sürüşün avantajlarını sunarak elektrifikasyonu günlük kullanım için daha erişilebilir hale getirmeye yardımcı oluyor. Nissan Kurumsal Yöneticisi (Aile, Ürün ve Bileşen Stratejisi) Richard Candler, bu başarının en yeni nesil e-POWER teknolojisinin kapasitesini bir kez daha ortaya koyduğunu ve Qashqai e-POWER'ın gerçek müşteri ihtiyaçları etrafında şekillenen verimlilik, rafine sürüş hissi ve EV benzeri performans sunduğunu belirtti. Candler, bu başarının sürücülerin tam elektrikli bir geleceğe geçişte elektrikli sürüşün faydalarını deneyimlemesine yardımcı olarak Nissan'ın elektrifikasyon yolculuğunda önemli bir rol oynadığını da sözlerine ekledi. e-POWER, şarj olmadan nasıl EV benzeri bir sürüş sunuyor? Geleneksel hibrit sistemlerin aksine, bir e-POWER aracında tekerlekler yalnızca elektrik motoru tarafından tahrik edilir; bu da elektrikli araçlara özgü anlık tepki, rafine sürüş hissi ve pürüzsüz hızlanma sağlar. Yüksek verimli bir benzinli motor ise ihtiyaç duyulduğunda elektrik üreterek, geleneksel bir aracın sunduğu kolaylık ve esnekliği korurken harici şarj ihtiyacını ortadan kaldırır. En yeni nesil e-POWER, Nissan'ın gelişmiş 5'i 1 arada modüler güç aktarma sistemini kullanıyor; bu sistem elektrik motorunu, jeneratörü, invertörü, redüktörü ve artırıcıyı kompakt ve yüksek verimli tek bir pakette birleştiriyor. Rejeneratif fren teknolojisiyle birlikte çalışan sistem, sürüş keyfinden ödün vermeden enerji kullanımını sürekli olarak optimize ediyor. Bugün e-POWER teknolojisi dünya genelinde birçok pazarda sunuluyor ve müşterilerin EV benzeri performansı günlük pratiklikle birleştiren bir çözümle elektrikli sürüşe geçiş yapmasına yardımcı oluyor. Bu son başarı, Nissan'ın elektrifikasyonu daha erişilebilir kılan ve daha sürdürülebilir bir geleceğe geçişi hızlandıran yenilikçi teknolojiler sunma taahhüdünü bir kez daha güçlendiriyor. Not: Guinness Dünya Rekoru’na konu olan sürüş, günlük kullanım koşullarını veya standart test yöntemlerini yansıtmayan özel bir deneme sürüşüdür. Bu nedenle elde edilen sonuçlar, aracın resmi yakıt tüketimi ve menzil değerleri olarak değerlendirilmemelidir. Nissan Qashqai e-POWER’ın resmi WLTP birleşik yakıt tüketimi 4,4 l/100 km, WLTP menzili ise 1.250 km’dir. Gerçek kullanımda yakıt tüketimi ve menzil; sürüş tarzına, yol ve trafik koşullarına, hava durumuna ve araçtaki yüke bağlı olarak değişebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaz Tatilinin Gözdesi Karavanlar: Karavan Tatiline İlgi Artıyor, Güneş Enerjili Çözümler Öne Çıkıyor Haber

Yaz Tatilinin Gözdesi Karavanlar: Karavan Tatiline İlgi Artıyor, Güneş Enerjili Çözümler Öne Çıkıyor

Artan yakıt ve konaklama maliyetleri, kalabalık turizm bölgelerinden uzaklaşma isteği ve doğayla daha fazla vakit geçirme arzusu, karavan kullanımını her geçen yıl daha da yaygınlaştırıyor. Özellikle yaz sezonunda karavan tatili, kamp rotaları, karavan yaşamı ve güneş enerjili karavan sistemleri gibi konular Google'da en çok aranan başlıklar arasında yer alıyor. Karavan Tatili Neden Bu Kadar Popüler? Karavan tatili, kullanıcılarına otel rezervasyonu zorunluluğu olmadan diledikleri rotayı özgürce planlama imkânı sunuyor. Deniz kenarından ormanlık alanlara, göl kıyılarından yaylalara kadar birçok farklı noktada konaklama fırsatı sağlayan karavanlar, özellikle yaz aylarında yoğun ilgi görüyor. Uzmanlar, son yıllarda hem kiralık hem de satın alınan karavan sayısında önemli artış yaşandığını belirtirken, kullanıcıların artık yalnızca ulaşım değil, aynı zamanda enerji bağımsızlığı sağlayan teknolojilere de yatırım yaptığını ifade ediyor. Güneş Enerjili Karavan Sistemleri Konforu Artırıyor Karavan kullanıcılarının en önemli ihtiyaçlarından biri kesintisiz enerjiye ulaşabilmek oluyor. Bu noktada esnek güneş panelleri, enerji depolama sistemleri ve akıllı inverter çözümleri, karavan sahiplerine büyük avantaj sağlıyor. Karavan üzerine kolaylıkla uygulanabilen hafif ve esnek güneş panelleri sayesinde; Elektrik şebekesine ihtiyaç azalıyor. Buzdolabı, aydınlatma, klima ve küçük ev aletleri daha uzun süre kullanılabiliyor. Telefon, tablet ve bilgisayar gibi cihazlar gün boyunca rahatlıkla şarj edilebiliyor. Kamp alanı dışında da enerji üretimi mümkün hale geliyor. Bu sistemler, özellikle uzun süreli seyahat yapan kullanıcılar için hem ekonomik hem de çevre dostu bir çözüm sunuyor. Karavan Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli? Uzmanlara göre karavan satın almadan önce kullanım amacı doğru belirlenmeli. Kısa hafta sonu kaçamakları ile uzun süreli yaşam planları farklı donanımlar gerektiriyor. Karavan seçiminde dikkat edilmesi gereken başlıca unsurlar şunlar oluyor: Araç ağırlığı ve yakıt tüketimi Güneş paneli altyapısına uygun çatı tasarımı Akü ve enerji depolama kapasitesi Su ve atık su tankı hacmi Isıtma-soğutma sistemi Elektrik altyapısı ve inverter kapasitesi Depolama alanı ve yaşam konforu Özellikle enerji altyapısının güçlü olması, yaz aylarında klima, buzdolabı ve elektronik cihazların kesintisiz kullanılabilmesi açısından büyük önem taşıyor. Karavan Tatilinde Sürdürülebilirlik Ön Planda Çevre bilincinin artmasıyla birlikte karavan kullanıcıları da daha sürdürülebilir çözümlere yöneliyor. Fosil yakıt tüketimini azaltan güneş enerjisi sistemleri, sessiz çalışma avantajı ve düşük işletme maliyeti sayesinde karavan yaşamının vazgeçilmez parçaları arasında yer alıyor. Enerjisini güneşten üreten karavanlar, hem karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlıyor hem de kullanıcıların doğada daha uzun süre bağımsız kalmasına olanak tanıyor. Yazın En Popüler Tatil Trendlerinden Biri Karavan Seyahatleri Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda karavan tatili, güneş enerjili karavan, karavan güneş paneli, karavan elektrik sistemi ve karavan kamp rotaları gibi aramaların daha da artmasını bekliyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte daha hafif, daha verimli ve daha uzun ömürlü güneş enerjisi çözümleri sayesinde karavanlar artık yalnızca bir ulaşım aracı değil; enerji üreten, çevre dostu ve özgür yaşam alanlarına dönüşüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mercedes-Maybach S-Serisi Baştan Aşağı Yenilendi: Lüks Otomobillerde Konfor ve Teknolojinin Yeni Dönemi Haber

Mercedes-Maybach S-Serisi Baştan Aşağı Yenilendi: Lüks Otomobillerde Konfor ve Teknolojinin Yeni Dönemi

Lüks otomobil segmentinin en prestijli modellerinden biri olan Mercedes-Maybach S-Serisi, bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı yenileme operasyonuyla otomobil tutkunlarının karşısına çıktı. Alman üretici, yalnızca tasarım değişiklikleriyle yetinmeyerek dijital teknolojilerden sürüş sistemlerine, iç mekân konforundan kişiselleştirme seçeneklerine kadar birçok alanda önemli geliştirmeler yaptı. Yeni nesil Mercedes-Maybach S-Serisi, markanın üst segmentteki iddiasını daha da güçlendirecek özelliklerle donatıldı. Yenilenen model, modern lüks anlayışını ileri teknolojilerle bir araya getirirken, sürdürülebilir malzeme kullanımı ve elektrik destekli motor seçenekleriyle de otomotiv sektöründeki dönüşüme ayak uyduruyor. Özellikle konfor ve sessizlik odaklı geliştirmeler, Maybach kullanıcılarının beklentilerine doğrudan yanıt vermeyi hedefliyor. Mercedes-Maybach S-Serisi İç Mekânında Yeni Lüks Anlayışı Yeni Mercedes-Maybach S-Serisi'nin en dikkat çeken değişimlerinden biri kabin tasarımında gerçekleştirildi. Premium malzeme kalitesi korunurken, daha sıcak ve modern bir atmosfer oluşturmak amacıyla yeni ahşap kaplamalar, geliştirilmiş ambiyans aydınlatmaları ve tamamen yeniden tasarlanan orta konsol kullanıldı. Marka, sürdürülebilirlik yaklaşımını iç mekâna da taşıdı. İlk kez sunulan tamamen vegan iç mekân seçeneğinde keten bazlı ve geri dönüştürülmüş polyesterden üretilen özel döşeme malzemeleri tercih edildi. Böylece çevre dostu üretim anlayışı ile lüks otomobil deneyimi aynı platformda buluşturuldu. İç mekânda kullanılan detaylar yalnızca estetik açıdan değil, yolculuk sırasında maksimum rahatlık sağlayacak şekilde yeniden şekillendirildi. Geniş yaşam alanı, sessiz kabin yapısı ve kaliteli işçilik yeni modelin öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor. Elektrik Destekli Motorlar Performans ve Verimliliği Bir Araya Getiriyor Mercedes, yeni Maybach S-Serisi'nde motor teknolojisini de güncelledi. Artık altı ve sekiz silindirli motor seçeneklerinin tamamı 48 volt hafif hibrit sistemiyle destekleniyor. Bu teknoloji, hem yakıt tüketiminin azaltılmasına hem de sürüş performansının artırılmasına katkı sağlıyor. Avrupa pazarında sunulacak V8 motorlu versiyon, 612 beygirlik gücüne ek olarak hibrit sistemden gelen ekstra güç desteğiyle daha akıcı hızlanma sunuyor. Bu yapı sayesinde performans artarken emisyon değerlerinde de iyileşme hedefleniyor. Şarj edilebilir hibrit seçenek de güncellendi. Yeni nesil altı silindirli motorla birlikte sunulan model, tamamen elektrikli kullanımda yaklaşık 100 kilometreye ulaşan menziliyle günlük şehir içi sürüşlerde düşük yakıt tüketimi sağlamayı amaçlıyor. Yeni Süspansiyon Sistemi Sürüş Konforunu Farklı Bir Seviyeye Taşıyor Mercedes-Maybach S-Serisi'nin en dikkat çekici yeniliklerinden biri de akıllı süspansiyon sistemi oldu. AIRMATIC teknolojisi artık yalnızca aracın sensörlerinden değil, diğer Mercedes-Benz araçlarından gelen yol verilerinden de yararlanabiliyor. Araç, önündeki yol koşullarını önceden analiz ederek süspansiyon sertliğini otomatik olarak ayarlıyor. Böylece bozuk zeminler, kasisler ve yol düzensizlikleri henüz araca ulaşmadan sistem gerekli hazırlığı yapıyor. Bu teknoloji sayesinde yolcular çok daha sessiz, dengeli ve sarsıntısız bir sürüş deneyimi yaşayabiliyor. Özellikle uzun yolculuklarda konfor seviyesinin önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. MB.OS ile Dijital Dönüşüm Başlıyor Yeni Mercedes-Maybach S-Serisi, markanın geliştirdiği Mercedes-Benz Operating System (MB.OS) platformunu kullanan ilk Maybach modeli olma özelliğini taşıyor. Yeni işletim sistemiyle birlikte MBUX bilgi-eğlence altyapısı tamamen yenilenirken, yapay zekâ destekli sesli asistan çok daha doğal komutları anlayabilecek seviyeye ulaştırıldı. Araç sahipleri birçok işlemi dokunmaya gerek kalmadan sesli komutlarla gerçekleştirebilecek. Kablosuz yazılım güncellemeleri sayesinde otomobil, satın alındıktan sonra da yeni özellikler kazanmaya devam edecek. Böylece araç teknolojisi yıllar içinde güncelliğini koruyabilecek. Kişiselleştirme Seçenekleri Daha da Genişletildi Mercedes, lüks otomobil müşterilerinin beklentilerine cevap verebilmek için MANUFAKTUR programını da önemli ölçüde geliştirdi. Yeni sistem kapsamında yüzlerce farklı dış renk seçeneği sunulurken, iç mekânda ise yüzlerce farklı renk ve malzeme kombinasyonu tercih edilebiliyor. Ahşap kaplamalar, deri seçenekleri, özel tekstil uygulamaları ve dekoratif detaylar sayesinde her otomobil tamamen kişiye özel hale getirilebiliyor. Yeni dijital görselleştirme sistemi ise müşterilerin sipariş ettikleri otomobili üretim başlamadan önce üç boyutlu olarak incelemesine olanak tanıyor. Böylece seçilen renk, döşeme ve donanım kombinasyonları önceden görüntülenebiliyor. Dış Tasarımda Daha Güçlü ve Prestijli Görünüm Yenilenen Mercedes-Maybach S-Serisi, dış tasarımında da markanın karakteristik çizgilerini daha güçlü şekilde yansıtıyor. Büyütülen ön panjur, yenilenen LED ışık imzaları ve aydınlatmalı tasarım detayları otomobile daha etkileyici bir görünüm kazandırıyor. Özellikle ön ızgaranın çevresinde kullanılan ışıklı tasarım unsurları ile Maybach logosunun vurgulanması, modelin geceleri de fark edilirliğini artırıyor. Modern çizgiler korunurken, aracın prestij algısını güçlendiren detaylara daha fazla yer veriliyor. Mercedes-Maybach S-Serisi, yeni teknolojileri, elektrik destekli motor seçenekleri, gelişmiş dijital altyapısı ve üst düzey kişiselleştirme olanaklarıyla ultra lüks sedan segmentindeki rekabeti yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor. Model, yalnızca sürüş deneyimi sunan bir otomobil olmanın ötesine geçerek teknoloji, konfor ve kişisel tasarım anlayışını aynı platformda buluşturan yeni nesil bir mobil yaşam alanı olarak öne çıkıyor.

Bursa'da Üretilen Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor Haber

Bursa'da Üretilen Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor

Renault’nun Türkiye’de üretilen yeni C segmenti SUV modeli Renault Boreal, Türkiye’de satışa sunuluyor. OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro’luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacak yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu “Renault Boreal, OYAK ve Renault Group iş birliğinin ortaya koyduğu güçlü vizyonu ve Türkiye’nin otomotiv üretimindeki stratejik konumunu net biçimde yansıtan çok değerli bir proje. Boreal’i yalnızca “Türkiye’de üretilen” bir model olarak değil, aynı zamanda “Türkiye için tasarlanan ve Türk kullanıcıların ihtiyaçlarına göre geliştirilen” bir model olarak konumlandırıyoruz. Türkiye’nin en büyük segmenti olan ve hızla büyüyen C-SUV segmentinde; güçlü ve iddialı tasarımı, geniş ve ferah yaşam alanı, ileri teknolojileri ve verimli motor seçenekleriyle Renault Boreal’in segmentinde dengeleri değiştirecek bir model olacağına inanıyoruz. Bu güçlü potansiyeline olan güvenimizle, Renault Boreal’in 2027 yılında Türkiye’nin en çok satan otomobili olmasını hedefliyoruz. Bugün Clio, Megane Sedan ve Duster ile Türkiye'nin en güçlü yerli ürün gamlarından birine sahibiz. Bursa'da üreteceğimiz Renault Boreal’in de bu başarı hikayesine katılmasıyla birlikte dört yerli modelden oluşan ürün gamımızı daha da güçlendirecek, pazardaki liderliğimizi daha da ileriye taşıyacağız. Türkiye’de %40’ın üzerinde yerli katkı oranıyla üretilecek olan Renault Boreal, bu sayede ÖTV muafiyetinden yararlanabilecek. Modelin, uzun süredir bu segmentte yeni bir model bekleyen müşterilerimiz için önemli bir alternatif oluşturacağını düşünüyoruz. Sunduğu yüksek teknoloji, üstün konfor ve geniş yaşam alanıyla Renault Boreal’in, ÖTV muafiyetinden yararlanan kullanıcılar tarafından da yoğun ilgi göreceğine inanıyoruz. Renault Boreal için sunduğumuz 7 yıl veya 160.000 kilometreye kadar garanti kapsamıyla müşterilerimize yalnızca yeni bir otomobil değil, uzun yıllar güvenle kullanabilecekleri kapsamlı bir sahiplik deneyimi de sunuyoruz. OYAK ve Renault Group’unun güçlü ortaklığıyla hayata geçirilen bu projenin, ülkemizin otomotiv sanayisine, ihracatına ve ekonomik gelişimine uzun vadeli katkılar sunacak bir başarı hikayesi olacağına inanıyoruz.” Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet “Boreal’i Türkiye pazarına sunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu model, yıllar süren adanmışlığın, titiz çalışmaların ve sarsılmaz kararlılığın somut bir yansımasını ortaya koyuyor. Elde edilen bu başarı; Renault Group’un uluslararası ekipleri arasındaki güçlü koordinasyonu, yakın iş birliğini ve üstün çabayı gözler önüne seriyor. Boreal, yalnızca yeni bir model olmanın ötesinde, ortak hedeflerimizin ve kolektif uzmanlığımızın güçlü bir ifadesini temsil ediyor. Yoğun rekabetin yaşandığı C-SUV segmentinde Boreal, kendine özgü nitelikleriyle belirgin bir şekilde farklılaşıyor. Geniş ve rafine iç mekânı, iddialı dış tasarımı, ileri teknoloji E-Tech full hybrid motoru ve Google entegreli, bağlantılı OpenR Link multimedya sistemiyle Türk kullanıcılarının beklentilerine eksiksiz bir yanıt veriyor. Ürün özelliklerinin ötesinde Boreal, aynı zamanda stratejik bir dönüm noktasını temsil ediyor. Bursa’daki Oyak Renault kampüsümüzde üretilecek olması hem iç pazardaki talebi destekleyecek hem de ihracat hedeflerimize katkı sağlayarak Türkiye’nin küresel otomotiv ekosistemindeki konumunu daha da güçlendirecek. SUV segmentinde Duster ile yakalanan güçlü ivmenin üzerine inşa edilen Boreal, bu başarıyı C segmentine taşıyarak bir üst seviyeye çıkarıyor. Aynı zamanda Renault Group’un uluslararası stratejik planını tutarlı bir şekilde hayata geçirme ve vizyonunu somut sonuçlara dönüştürme yetkinliğini de açıkça ortaya koyuyor. Değerli ortağımız OYAK ile, yerel yetkinliklerimizi geliştirmeye, ekiplerimizi güçlendirmeye ve Türkiye otomotiv ekosisteminin sürdürülebilir gelişimine katkı sağlamaya kararlılıkla devam ediyoruz.” Türkiye, Renault’nun küresel üretim ağında stratejik rolünü güçlendiriyor Bursa’da üretilen Megane Sedan ve Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen Clio ve Duster’ın ardından Renault Boreal’in de yerli üretim portföyüne katılması, Türkiye’nin yüksek katma değerli araç üretimindeki rolünü daha da güçlendirirken, Renault’nun küresel büyüme planındaki stratejik önemini de ortaya koyuyor. Renault, özellikle C ve D segmentlerindeki varlığını güçlendirmeyi hedeflerken, Türkiye bu stratejinin önemli üretim merkezlerinden biri olarak konumlanıyor. Boreal’in üretimiyle birlikte OYAK Renault Bursa Fabrikaları, modelin uluslararası pazarlara ihracatıyla hem iç pazar hem de ihracat operasyonlarındaki rolünü daha da güçlendiriyor. SUV modellerin toplam pazardaki ağırlığının her geçen gün arttığı Türkiye’de Renault Boreal, markanın C segmentindeki iddiasını güçlendiren önemli modellerden biri olarak öne çıkıyor. Renault, Türkiye’deki üretim gücünü uluslararası ölçekte büyüme hedefleriyle birleştirerek Boreal’i global başarı hikâyesinin önemli parçalarından biri olarak konumlandırıyor. Güçlü, zarif ve dikkat çekici SUV tasarımı Renault Boreal heybetli gövde yapısı, keskin omuz çizgileri, güçlü ön tasarımı ve modern ışık imzası modelin güçlü duruşunu ilk bakışta hissettiriyor. 4,56 metre uzunluğu ve 2,70 metre aks mesafesiyle Renault Boreal, C segmenti ortalamalarının üzerine çıkan ve D segmentini çağrıştıran boyutlarıyla dikkat çekiyor. Geniş iç yaşam alanı ve 630 litreye varan bagaj hacmiyle segmentinde fark yaratıyor. Gövde rengi ön ızgara, yeni “Nouvel’R” logosu, ince LED far tasarımı ve Niagara konseptinden ilham alan ışık imzası aracın modern karakterini vurguluyor. Yan profilde dikkat çeken güçlü çamurluk yapısı ve akıcı tavan çizgisi, Boreal’in hem şehir içinde hem uzun yol kullanımında premium algısını güçlendiriyor. 19 inç elmas kesim alaşım jantlar, siyah tavan, elektrikli açılır panoramik cam tavan ise modele üst segment bir nitelik kazandırıyor. Teknoloji ve konfor odaklı yaşam alanı Renault Boreal’in iç mekanı, dijital teknolojiler ve konforu bir araya getiren modern ve ferah bir yaşam alanı sunuyor. Ergonomik tasarım anlayışıyla şekillendirilen kokpit, sürücü odaklı yapısı ve geniş ekran teknolojileriyle dikkat çekiyor. Modelde 10 inç dijital gösterge ekranı ve 10 inç merkezi openR link multimedya ekranı birlikte sunuluyor. Ergonomik yerleşim sayesinde sürücünün dikkati yolda kalırken, bağlantılı teknolojilere erişim kolaylaşıyor. Çok işlevli direksiyon simidi arkasında bulunan vites seçici kulakçıklar iç mekandaki modern atmosferi destekliyor. 48 farklı renk seçeneğine sahip ambiyans aydınlatması, Multi-Sense sürüş modlarına göre otomatik olarak değişebiliyor. İç mekanda kullanılan yumuşak dokulu yüzeyler, lazer işlemeli dekoratif detaylar ve kontrast dikişli koltuklar yüksek kalite algısını güçlendiriyor. Türkiye pazarı için özel olarak sunulan gri tonlu perfore döşeme seçeneği, Boreal’in modern karakterine farklı bir imza katıyor. Elektrikli ön koltuklar, hafızalı ve masaj fonksiyonlu sürücü koltuğu, çift bölgeli otomatik klima, soğutmalı kablosuz şarj ünitesi ve geniş saklama alanları günlük kullanımı daha konforlu hale getiriyor. Arka koltuklarda sunulan havalandırma kanalları, USB-C girişleri, arka kol dayama ve Easy Break arka koltuk katlama sistemi de aile kullanımını destekleyen detaylar arasında yer alıyor. 630 litreye varan bagaj hacmi, arka koltuklar yatırıldığında 1.868 litreye kadar ulaşıyor. Düşük yükleme eşiği ise kullanım kolaylığı sağlıyor. Google entegre bağlantılı sürüş deneyimi Bağlantılı araç teknolojilerinde öncü markalardan biri olan Renault, yeni Boreal modeliyle de gelişmiş dijital ekosistem ve bağlantılı sürüş özelliklerini kullanıcılarla buluşturuyor openR link multimedya sistemi sayesinde kullanıcılar Google Haritalar, Google Asistan ve Google Play uygulamalarına doğrudan erişebiliyor, evlerindeki Google Home entegrasyonuna uygun akıllı cihazlarını yönetebiliyor. Gerçek zamanlı trafik bilgileri, sesli komut sistemi ve kişiselleştirilmiş dijital deneyim, Boreal’i günlük yaşamın doğal bir uzantısına dönüştürüyor. Youtube, Spotify, Prime Video, HBO Max, Waze ve Vivaldi gibi popüler uygulamalar sistem içerisinde kullanılabiliyor. Uzaktan OTA güncelleme altyapısı sayesinde bilgi-eğlence sistemi ve sürüş destek teknolojileri sürekli güncel kalabiliyor. My Renault uygulaması üzerinden kullanıcılar araçlarının kornasını ve ışıklarını uzaktan etkinleştirebiliyor ve araç konumunu görüntüleyebiliyor. Renault Boreal’de ayrıca Jean-Michel Jarre iş birliğiyle geliştirilen Harman Kardon premium ses sistemi de yer alıyor. On hoparlörlü ve 435 Watt gücündeki sistem; Stüdyo, Konser, Kulüp ve Salon dahil olmak üzere farklı ses atmosferleriyle sürükleyici bir deneyim sunuyor. Gelişmiş sürüş destek sistemleri Renault Boreal, aktif güvenlik ve sürüş destek sistemleri konusunda segmentinin en kapsamlı modellerinden biri olarak konumlanıyor. Modelde versiyona ve donanım seviyesine bağlı olarak 25 adede kadar gelişmiş ADAS teknolojisi sunuluyor. Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Güvenli Çıkış Asistanı, Arka Çapraz Trafik Uyarısı ve Acil Duruş Asistanı gibi teknolojiler sürüş güvenliğini artırıyor. Seviye 2 otonom sürüş desteği sunan Aktif Sürüş Yardımı sistemi; dur & kalk özellikli adaptif hız sabitleyici ve şerit ortalama fonksiyonunu bir araya getirerek yoğun trafikte sürüşü daha konforlu hale getiriyor. Eller Serbest Park Sistemi ve 360 derece çevre görüş kamerası sayesinde araç paralel veya dikey park manevralarını sürücü müdahalesi olmadan gerçekleştirebiliyor. Full LED far teknolojisi ise gece sürüşlerinde görüş kalitesini artırırken diğer sürücüler için göz kamaşmasını azaltıyor. Verimli motor seçenekleri ve EDC otomatik şanzıman Renault Boreal performans, verimlilik ve sürüş konforunu bir araya getiren full hybrid E-Tech 160 hp, 1.3 turbo TCe EDC 145 hp ve hybrid E-Tech 4x4 150 hp motor seçenekleriyle geliştirildi. Boreal, Türkiye’de lansman döneminde full hybrid E-Tech 160 hp ve turbo TCe EDC 145 hp motor seçenekleriyle satışa sunuluyor. 2026 yılının son çeyreğinde sunulan motor seçeneklerine hybrid E-Tech 4x4 150 hp versiyonu da eklenecek ve müşteri beklentileriyle buluşacak. 1.3 turbo TCe EDC 145 hp benzinli motor ve 6 ileri ıslak çift kavramalı (EDC) motor seçeneği ise performans ve sürüş konforunu dengeli bir şekilde bir araya getiriyor. Bu versiyon, WLTP normlarına göre 149 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 6,6 L/100 km karma yakıt tüketimi değerlerine sahip. Renault Boreal full hybrid E-Tech 160 hp versiyonu ise özellikle verimlilik odaklı bir sürüş deneyimi sunuyor. Sisteminin kalbinde, Türkiye’de Oyak Horse tarafından Bursa’da üretilen ve dünyaya ihraç edilen HR18 kodlu hibrit motoru yer alıyor. Şehir içinde yüzde 80’e kadar elektrikli sürüş gerçekleştirebilen sistem, 110 km/s hıza kadar elektrikli sürüş imkanı sağlayabiliyor. Çok modlu otomatik şanzımanla sunulan model, WLTP normlarına göre 108 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 4,8 L/100 km karma yakıt tüketimiyle dikkat çekiyor. Multi-Sense sürüş sistemi; Eco, Comfort, Sport ve Perso modlarının yanında yeni Smart Mod seçeneğiyle geliyor. Sistem; direksiyon sertliği, motor tepkisi, ambiyans aydınlatması ve ses atmosferini sürüş koşullarına göre otomatik olarak adapte edebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Araç Sahipleri Dikkat! Haber

Araç Sahipleri Dikkat!

AKO Grup, sürüş güvenliği ve verimlilik konusunda farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmalarına devam ediyor. Araç kullanıcılarının yakıt tasarrufu sağlamak için çoğu zaman göz ardı ettiği kritik unsurlardan biri olan lastik basıncı, yakıt tüketimi ve sürüş güvenliği üzerinde doğrudan etkiye sahip. Doğru lastik basıncı, aracın yol ile temasını optimize ederek daha verimli bir sürüş deneyimi sunuyor. Doğru şişirilmiş lastikler yakıt tüketiminde iyileşme sağlıyor Veriler, lastik basıncındaki her 1 PSI düşüşün yakıt verimliliğinde yaklaşık yüzde 0,2 oranında kayba neden olabildiğini gösteriyor. Buna karşın, doğru seviyede şişirilmiş lastikler ise yakıt tüketiminde yüzde 0,6 ile yüzde 3 arasında iyileşme sağlayabiliyor. Bu oranlar, özellikle uzun vadede araç kullanıcıları için önemli maliyet avantajları anlamına geliyor. “Düzenli kontrol sürüş kültürünün parçası olmalı” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKO Grup yetkilileri “Yakıt verimliliği çoğu zaman motor ve sürüş alışkanlıklarıyla ilişkilendirilse de lastik basıncı bu denklemin en temel unsurlarından biridir. Sürücüler, küçük gibi görünen bu detayın uzun vadede ciddi yakıt kayıplarına ve güvenlik risklerine yol açabileceğini unutmamalıdır. Doğru lastik basıncı sadece yakıt tasarrufu sağlamakla kalmaz, aynı zamanda lastik ömrünü uzatır ve güvenli sürüşün anahtarıdır. Bu nedenle düzenli kontrol, sürüş kültürünün vazgeçilmez bir parçası olmalıdır” dedi. Düşük basınç motoru daha fazla yoruyor Lastiklerin önerilen seviyenin altında şişirilmesi, yuvarlanma direncini artırarak motorun daha fazla enerji harcamasına neden oluyor. Bu durum, aynı mesafe için daha fazla yakıt tüketimi anlamına geliyor. AKO Grup’un, Petlas, Starmaxx, Milestone, Funtoma, Sumero, Dunlop ve Falken markaları altında sunduğu lastik çözümleri, doğru koşullarda ve doğru zamanda kullanıldığında sürüş güvenliğine katkı sağlıyor. Grup, hem çevreyi korumak hem de sürüş maliyetlerini düşürmek isteyen tüm kullanıcılara, lastik basınçlarını ayda en az bir kez ve uzun yola çıkmadan önce mutlaka kontrol etmeleri çağrısında bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Qashqai e-POWER’dan Tazmanya Testinde Rekor Tasarruf Haber

Qashqai e-POWER’dan Tazmanya Testinde Rekor Tasarruf

Victoria eyaletindeki Geelong’dan Spirit of Tasmania feribotu ile başlayan yolculukta, Qashqai e-POWER’un 55 litrelik yakıt deposu doldurularak ada çevresinde yeniden yakıt almadan tam tur hedeflendi. Test rotası; Devonport, Tamar Valley, Scottsdale, Pyengana, Bicheno, Triabunna, Huon Valley, Queenstown, Strahan ve Burnie gibi Tazmanya’nın farklı bölgelerini kapsadı. Başlangıçta yaklaşık 1100 kilometre olarak planlanan rota, yol üzerindeki ek duraklar ve sapmalarla birlikte toplamda 1303 kilometreye ulaştı. Araç, bu mesafe boyunca ortalama 4,5L/100 km yakıt tüketimi değeri elde etti. Özellikle Hobart ile Strahan arasındaki virajlı ve yüksek eğimli Batı Sahili yolları, testin en zorlu bölümleri arasında yer aldı. Nissan’ın e-POWER teknolojisinde kullanılan rejeneratif frenleme sistemi ise inişlerde bataryayı şarj ederek yakıt verimliliğine katkı sağladı. Test boyunca araç; Tazmanya’nın kıyı yolları, dağ geçitleri, kırsal rotaları ve değişken hava koşullarında kullanıldı. Queenstown çevresindeki eski ralli etapları ile Murchison Highway üzerindeki yoğun yağışlı bölümler de sürüş parkuruna dahil edildi. Yolculuğun sonunda Qashqai e-POWER’un yol bilgisayarı, Tazmanya turunun tamamlandığı noktada 1209,2 kilometre menzil ve 4,5L/100 km ortalama tüketim gösterdi. Yakıt tamamen tükenmeden önce kat edilen toplam mesafe ise 1303 kilometre olarak kaydedildi. Nissan, e-POWER sisteminde benzinli motoru yalnızca elektrik üretmek için kullanırken, tekerleklere güç aktarımının tamamen elektrik motoru üzerinden sağlandığını belirtiyor. Bu yapı, elektrikli sürüş hissini geleneksel şarj gereksinimi olmadan sunmayı hedefliyor. Tazmanya testi, Qashqai e-POWER’un uzun yol sürüşlerinde sunduğu verimlilik ve menzil kapasitesini gerçek kullanım koşullarında ortaya koyan önemli örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldırımlar Lojistik, Araç Parkını Volkswagen Crafter Panelvan ile Genişletti Haber

Yıldırımlar Lojistik, Araç Parkını Volkswagen Crafter Panelvan ile Genişletti

Teslimat, Doğuş Otomotiv Volkswagen Ticari Araç, Volkswagen Yetkili Satıcısı Tamaş ve Yıldırımlar Lojistik yetkililerinin katılımıyla düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Volkswagen Ticari Araç, taşımacılık sektörünün öncü firmalarıyla gerçekleştirdiği filo iş birliklerini sürdürmeye devam ediyor. Daha önce de filosunda Crafter model araçlara yer veren Yıldırımlar Lojistik, yeni yatırımı kapsamında bir kez daha Volkswagen Crafter Panelvan’ı tercih etti. Doğuş Otomotiv Volkswagen Ticari Araç ve Volkswagen Yetkili Satıcısı Tamaş iş birliğiyle düzenlenen teslimat törenine, Yıldırımlar Lojistik’i temsilen Ömer Yıldırım ve Ramazan Yıldırım katıldı. Törende 6 adet Volkswagen Crafter Panelvan, Volkswagen Yetkili Satıcısı Tamaş Satış Yetkilisi Aytaç Kemaloğlu ile Volkswagen Ticari Araç Filo Satış Yöneticisi Cemal Olgun tarafından Yıldırımlar Lojistik’e teslim edildi. Törenin sonunda Volkswagen Ticari Araç tarafından, iki şirket arasındaki güçlü iş birliğini temsil eden bir plaket takdim edildi. 1993 yılından bu yana taşımacılık alanında faaliyet gösteren Yıldırımlar Lojistik, kalitesi, güvenliği, konforu ve ekonomisiyle iddiasını koruyan Volkswagen Crafter’ı; teknolojisi, otomatik şanzımanlı versiyonundaki düşük yakıt tüketimi ve yüksek ikinci el değeri gibi özellikleri nedeniyle tercih ettiklerini belirtti. Şirket, bu yatırımla birlikte hizmet kalitesini yükseltmeyi ve operasyonel gücünü artırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Trucks, Castrol ve Prometeon Güçlerini Birleştirdi Haber

Ford Trucks, Castrol ve Prometeon Güçlerini Birleştirdi

Ford Trucks, Castrol ve Prometeon ağır ticari araç performansını bütünsel bir deneyimle sahaya taşıyor. 24 Nisan – 22 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek roadshow kapsamında üç şirket, Türkiye genelinde 13 şehir ve 15 farklı noktada sürücüler ve araç sahipleriyle bir araya gelecek. Yaklaşık 4.500 kilometrelik rota boyunca ilerleyecek program Edirne Kapıkule Sınır Kapısı’ndan başlayarak İzmir Nakliyeciler Sitesi’nde tamamlanacak. Türkiye tanıtım turu kapsamında katılımcılar; Ford Trucks’ın yeni nesil çekici modeli F-MAX’in sürüş ve performans özelliklerini, Castrol Vecton’un yüksek performanslı teknolojisinin katkısını ve Prometeon’un farklı yol ve yük koşullarına uygun lastik çözümlerini aynı platform üzerinde, birbiriyle bağlantılı şekilde deneyimleme fırsatı bulacak. Motor gücü, madeni yağ teknolojisi ve lastik çözümleri arasındaki uyum, sahadaki uygulamalar ve paylaşımlar eşliğinde katılımcılara aktarılacak. Tur boyunca gerçekleştirilecek uygulamalı anlatımlar ve birebir paylaşımlar ile yakıt tüketimi, lastik ömrü ve bakım süreçlerine dair sahada karşılığı olan pratik bilgiler sunulacak. Ford Trucks, Castrol ve Prometeon’un bu güç birliği, yolların kaptanlarına ağır ticari araç performansını bütüncül bir yaklaşımla ele alan bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Ziyaretçileri deneyim ve etkileşim odaklı etkinlikler bekliyor Kaptanlar Kulübü Senin Şehrinde Etkinliği boyunca katılımcılar yalnızca ürün ve hizmetleri tanımakla kalmayacak, aynı zamanda etkileşimli aktivitelerle keyifli bir deneyim de yaşayacak. Farklı oyun kurguları ve interaktif alanlar sayesinde ziyaretçiler etkinliğe aktif katılım sağlarken, gün sonunda gerçekleştirilecek ödüllü aktivitelerle deneyim daha da zenginleşecek. 13 şehir, 15 durak, 4.500 kilometrelik yolculuk Ford Trucks, Castrol ve Prometeon’un hayata geçirdiği “Kaptanlar Kulübü Senin Şehrinde” etkinliğinin detaylı takvimine göre roadshow 24 Nisan’da Edirne Kapıkule Sınır Kapısı’nda başlayacak ve 22 Mayıs’ta İzmir Nakliyeciler Sitesi’nde sona erecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEMSA 2026’nın İlk Teslimatlarını Gerçekleştirdi Haber

TEMSA 2026’nın İlk Teslimatlarını Gerçekleştirdi

Avrupa’da büyümesini hızlandırarak 2026 yılına güçlü bir giriş yapan TEMSA, Türkiye genelindeki filo teslimatlarına da devam ediyor. Bu kapsamda TEMSA, Mesnevi Turizm’e 29 Ocak tarihinde 6 adet Maraton teslimatı gerçekleştirdi. Bu teslimatla birlikte Mesnevi Turizmin filosunda yer alan TEMSA markalı araç sayısı 28’e ulaştı. TEMSA ayrıca Seç Turizm ile de 1995 yılına dayanan uzun vadeli iş birliğini yeni nesil Maraton otobüslerle güçlendirdi. Anlaşma kapsamında ilk etapta 6 adet Maraton, 5 Şubat tarihinde teslim edildi. 2 adet Maraton teslimatı da Mart ayında gerçekleşecek. Seç Turizm’in filosunda toplam 33 adet TEMSA aracı bulunuyor. “TERCİHLERDE KONFOR VE VERİMLİLİK ÖNE ÇIKTI” Her iki şirket ile de uzun yıllardır güçlü bir iş birliği içerisinde olduklarının altını çizen TEMSA Yurt İçi Satış Direktörü Baybars Dağ, teslimatlara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “TEMSA olarak 2026 yılına güçlü bir giriş yaptık. Yılın ilk teslimatlarını Mesnevi Turizm ve Seç Turizm ile gerçekleştirdik. Yeni yatırımlarını ve gelecek dönemdeki planlamalarını TEMSA’dan yana yapmalarından memnuniyet duyuyoruz. Firmaların beklentileri verimlilik, konfor, sürdürülebilir işletme maliyetleri etrafında şekilleniyor. İlk üretimini 1987 yılında gerçekleştirdiğimiz Maraton, bugün şehirlerarası yolcu taşımacılığında işletmeciler ile yolcuların önceliklerini buluşturan güçlü bir çözüm olarak konumlanıyor. Maraton modelimizin her iki firma tarafından tercih edilmesinde geniş bagaj hacmi, düşük yakıt tüketimi, yolcu koltuklarının sunduğu konfor ve peron görünümü gibi önemli kriterler belirleyici oldu. Yıl boyunca farklı segmentlerde teslimatlarımızı artırarak iş ortaklarımızın büyüme yolculuğuna katkı sunmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.