Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yalın Üretim

Kapsül Haber Ajansı - Yalın Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yalın Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arteche'nin Küresel Büyümesine Türkiye'den Güçlü Katkı Haber

Arteche'nin Küresel Büyümesine Türkiye'den Güçlü Katkı

Dünyanın en büyük üç ölçü ve koruma trafosu üreticisinden biri olan İspanya merkezli Arteche, 2026 yılının ilk yarısında güçlü finansal ve operasyonel performansını sürdürdü. Yılın ilk altı ayında net kârını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44,3 artırarak 30,6 milyon Euro'ya çıkaran şirket, siparişlerini yüzde 15,7, satışlarını ise yüzde 10,7 artırdı. Arteche'nin küresel ölçekte devam eden büyümesinde Türkiye fabrikası da üretim, mühendislik ve ihracat kabiliyetiyle stratejik rol üstleniyor. Arteche'nin açıkladığı 2026 ilk yarı sonuçlarına göre şirketin siparişleri 338 milyon Euro'ya, satışları ise 277,9 milyon Euro'ya ulaştı. Operasyonel verimlilik ve ürün karmasındaki gelişimin de katkısıyla FAVÖK yüzde 29,2 artışla 51,1 milyon Euro seviyesine yükselirken, FAVÖK marjı yüzde 18,4 olarak gerçekleşti. Özellikle Türkiye'nin de içinde bulunduğu EMEA bölgesinde siparişlerin yüzde 23,4, satışların ise yüzde 18,8 artması, bölgenin Arteche'nin küresel büyüme stratejisindeki önemini bir kez daha ortaya koydu. Bayram: "Türkiye fabrikamız küresel büyümenin önemli yapı taşlarından biri" Arteche'nin Türkiye ve Endonezya fabrikalarından sorumlu Genel Müdürü Murat Bayram, grubun ilk yarı performansını değerlendirirken, güçlü finansal sonuçların arkasında teknoloji, insan kaynağı, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir büyüme anlayışının bulunduğunu belirtti. Bayram, "Arteche'nin 2026 yılının ilk yarısında ortaya koyduğu güçlü performans, küresel ölçekte izlediğimiz uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir sonucu. Özellikle EMEA bölgesinde kaydedilen büyüme bizim açımızdan ayrıca değerli. Türkiye fabrikamız; sahip olduğu üretim kabiliyeti, mühendislik gücü, kalite standartları ve ihracat yetkinliğiyle Arteche'nin bu bölgedeki ve küresel pazarlardaki büyümesinin önemli yapı taşlarından biri olmayı sürdürüyor" dedi. Birçok alanda etkin çalışma Öte yandan, Türkiye operasyonunda sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve yalın üretim uygulamalarını öncelikli alanlar arasında tutan Arteche; üretim süreçlerinin gerçek zamanlı izlenebilirliğinden enerji verimliliğine, çevre dostu ürün geliştirmeden kaynakların etkin kullanımına kadar birçok alanda çalışmalar yürütüyor. Türkiye fabrikasında mühendislik, inovasyon, kalite ve sürdürülebilirliğin birlikte ele alındığı yaklaşım, şirketin daha önce açıkladığı uzun vadeli büyüme stratejisinin de temelini oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Horoz Lojistik’te Üst Düzey Atama Haber

Horoz Lojistik’te Üst Düzey Atama

Lojistik sektörünün köklü şirketlerinden Horoz Lojistik, üst yönetim kadrosunu deneyimli bir isimle güçlendirdi. Lojistik, tedarik zinciri ve e-ticaret operasyonlarında 10 yılı aşkın yönetim deneyimine sahip Kaan Göksu, Horoz Lojistik'in Yurtiçi Lojistik Depolar Grup Başkanı olarak göreve başladı. Göksu, yeni görevinde şirketin yurtiçi depo operasyonlarının geliştirilmesine, operasyonel verimliliğin artırılmasına ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine liderlik edecek. "Horoz Lojistik'in Güçlü Mirasını Daha da İleriye Taşımak İçin Hazırız" Yeni göreviyle ilgili değerlendirmede bulunan Horoz Lojistik Yurtiçi Lojistik Depolar Grup Başkanı Kaan Göksu, şunları söyledi: “Temmuz ayının son haftası itibarıyla Horoz Lojistik ailesine katılmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bugüne kadar lojistik, tedarik zinciri ve e-ticaret alanlarında edindiğim deneyimleri, yeni görevimde Horoz Lojistik’in köklü geçmişi ve güçlü insan kaynağıyla bir araya getirerek, şirketimizin geleceğine değer katacak çalışmalara imza atacağımıza inanıyorum. Horoz Lojistik’in güçlü mirasını daha da ileriye taşımak, birlikte sürdürülebilir başarılar elde etmek ve yeni başarı hikayeleri yazmak için tüm ekip arkadaşlarımla heyecanlıyız ve hazırız.” Kaan Göksu Hakkında Kariyerine DHL'de Operasyon Yönetimi Kıdemli Mühendisi olarak başlayan Kaan Göksu, ardından Boyner Grup ve Boyner Büyük Mağazacılık bünyesinde e-ticaret, depo yönetimi, taşıma operasyonları ve iş geliştirme alanlarında çeşitli yöneticilik görevleri üstlendi. Daha sonra Getir'de Yeni İş Birimleri Lideri (Head of New Business) olarak görev yapan Göksu, son olarak Ekol Lojistik'te Kontrat Lojistiği, E-Ticaret, Perakende ve Moda Direktörü olarak 1.200'ü aşkın kişilik operasyon ekibini yönetti. Yalın üretim metodolojileri ve operasyonel mükemmeliyet uygulamaları konularında uzmanlaşan Göksu, Six Sigma Green Belt sertifikasına sahip olup, kariyeri boyunca süreç iyileştirme, verimlilik artışı ve P&L yönetimi alanlarında birçok projeye liderlik etti. Lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nde, yüksek lisansını ise İngiltere'deki University of Warwick'de Manufacturing System Engineering alanında tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanayide Tasarruf Garantisi Sunan Sistem İle Globalin Yolu Açılıyor Haber

Sanayide Tasarruf Garantisi Sunan Sistem İle Globalin Yolu Açılıyor

Plansız duruşlar, gereksiz beklemeler, hatalı malzeme akışı, yüksek stok seviyeleri ve standart dışı uygulamalar işletmelerin fark etmeden kapasite kaybetmesine ve büyük verimsizliklere neden oluyor. Kontrol edemediğimiz ekonomik değişkenleri beklemek yerine, kontrol edebileceğimiz süreçleri iyileştirmenin uzun vadede çok daha güçlü sonuçlar doğuracağının altını çizen ERASYS Kurucusu ve Yönetici Ortağı Hakan Cengiz, Türkiye’deki sanayi kuruluşlarında Yalın Üretim ve Kaizen tekniklerini kullanarak “uygulayıcı” olarak hayata geçirdiği Uygulamalı Verimlilik Çalışmaları ile üretici firmalara tasarruf garantisi sunarak globalde rekabet edebilmenin yolunu açıyor… Verimlilik; yalnızca maliyetleri azaltan bir yaklaşım değil, işletmelerin büyümesini, rekabet gücünü ve sürdürülebilirliğini destekleyen stratejik bir yönetim anlayışını ifade ediyor. Sanayide sürdürülebilirlik anlayışı da bu doğrultuda değişiyor. Yeni dönemde işletmeler için sürdürülebilir dönüşüm yalnızca yeni makine veya yenilenebilir enerji yatırımlarıyla değil; mevcut üretim süreçlerinde oluşan kayıpların azaltılması, enerji ve hammadde kullanımının optimize edilmesi ve mevcut kapasitenin ve kaynakların daha verimli kullanılmasıyla mümkün görülüyor. 2009 yılından bu yana üretim tesislerine süreç geliştirme, yalın üretim, fabrika ve üretim hattı tasarımı, otomasyon, depo ve lojistik optimizasyonu alanlarında mühendislik ve danışmanlık hizmeti sunan ERASYS, bugüne kadar 60’ın üzerinde üretim tesisinde verimlilik odaklı büyük dönüşüm projeleri gerçekleştirdi. Şirket, yürüttüğü çalışmalarda işletmelerde %20’den %115’e varan verimlilik artışı, %15’den %80’e varan kapasite kullanım artışı ve de bunlara bağlı olarak büyük karlılık artışı sağlanabildiğini belirtiyor. ÜRETİMDE REKABETİN ANAHTARI YENİ YATIRIM DEĞİL, DOĞRU SÜREÇ YÖNETİMİ Üretim tesislerinde yaşanan verim kayıplarının önemli bir bölümünün makine kapasitesinin yetersizliğinden değil, süreçlerdeki aksaklıklardan kaynaklandığını belirten ERASYS Kurucusu ve Yönetici Ortağı Hakan Cengiz: "Bugün birçok işletme rekabet gücünü artırmak için ilk çözüm olarak yeni yatırım yapmayı düşünüyor. Oysa üretim tesislerinde önemli bir verimlilik potansiyeli mevcut süreçlerin içinde bulunuyor. Plansız duruşlar, gereksiz beklemeler, hatalı malzeme akışı, yüksek stok seviyeleri ve standart dışı uygulamalar işletmelerin fark etmeden kapasite kaybetmesine neden oluyor. Doğru analiz edilen ve iyileştirilen süreçlerle, aynı makine parkı ve aynı insan kaynağıyla çok daha yüksek üretim seviyelerine ulaşmak mümkün" açıklamalarında bulundu. DİJİTAL DÖNÜŞÜM ÖNCE SAHADA BAŞLIYOR Dijital dönüşüm yatırımlarının ancak doğru süreçlerle birlikte başarıya ulaşabileceğini ifade eden Cengiz: "Sanayide dijitalleşme yatırımları hız kazanıyor ancak teknoloji tek başına verimlilik sağlamıyor. Üretim süreçleri standartlaştırılmadan ve yalın üretim prensipleri doğrultusunda yeniden yapılandırılmadan yapılan dijital yatırımlar beklenen faydayı sağlayamayabiliyor. Önce süreçleri doğru yönetmek, ardından teknolojiyi bu yapının üzerine inşa etmek gerekiyor. Gerçek dönüşüm, süreç yönetimi ile teknolojinin birlikte ele alınmasıyla mümkün oluyor" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Dünyası ve Akademi Sürdürülebilirlik İçin Buluştu Haber

İş Dünyası ve Akademi Sürdürülebilirlik İçin Buluştu

Üretim ve enerji sektörlerinde sürdürülebilir çözümleri masaya yatırmak amacıyla Yeşil İş Platformu tarafından düzenlenen “COP31’e Doğru: Adana” isimli Adana Sürdürülebilirlik Konferansı, 13 Mayıs günü Adana Divan Otel’de yoğun bir katılımla gerçekleşti. Alanında uzman konuşmacıların paylaşımlarıyla dikkat çeken iki oturumlu konferanslarda “Enerjide Sürdürülebilirlik” ve “Üretimde Sürdürülebilirlik” başlıkları vizyoner bakış açılarıyla sunuldu. Açılış konuşmalarında sanayi ve üniversite iş birlikleri vurgusu Konferansın açılış konuşmalarını Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç ve Adana Alparslan Türkeş Bilim Ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen yaptı. Kıvanç: “Doğaya sırtını dönen, geleceğe yürüyemez” Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve Kıvanç Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeki Kıvanç: “Dünya, tarihin en hızlı ve zorunlu dönüşümlerinden birini yaşıyor. ‘İkiz Dönüşüm’ dediğimiz dijitalleşme ve yeşil dönüşümü bir bütün olarak ele almak zorundayız. Adana Sanayi Odası olarak, Adana Sanayi Kampüsü'nü hayata geçirdik. Model Fabrika ile yalın üretim ve verimlilik artışı sağlıyoruz. Sürdürülebilirlik Merkezimiz ile firmalarımızın yeşil dönüşüm yol haritalarını çiziyoruz. Enerji Verimliliği Merkezimiz ile enerjiyi, en akılcı şekilde yönetmenin yollarını gösteriyoruz. COP31’e giden bu süreç, küresel ticaretin kurallarının yeniden yazıldığı bir ‘ekonomik anayasa’ sürecidir. Unutmayalım ki; doğaya sırtını dönen bir sanayi, geleceğe yürüyemez.” Sözen: “Su ayak izi belgesini alan ilk üniversite ATÜ’dür” Adana Alparslan Türkeş Bilim Ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen: “Kaynakları sınırsızmış gibi kullanan geleneksel kalkınma anlayışı artık sürdürülebilir değildir. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak kurduğumuz Sürdürülebilirlik Kampüs Koordinatörlüğümüz ile karbon ve su ayak izi hesaplamaları, enerji verimliliği, yeşil kampüs uygulamaları, sürdürülebilirlik eğitimleri, kamu sanayi üniversitesi iş birlikleri gibi alanlarda çalışmalar yürütmekteyiz. ATÜ, ISO 14046 Standardı kapsamında yürütülen doğrulama sürecini başarıyla tamamlayarak da dünyada su ayak izi belgesi alan ilk üniversite oldu. ATÜ olarak sürdürülebilirliği bölgesel bir dönüşüm hareketine dönüştürmeye çalışıyoruz.” Birinci Oturum: Enerjide Sürdürülebilirlik Moderatörlüğünü Escarus Genel Müdürü Dr. Kubilay Kavak’ın üstlendiği “Enerjide Sürdürülebilirlik” başlıklı ilk oturumda konuşmacılar, enerji verimliliği, yenilenebilir kaynaklar ve karbonsuzlaşma stratejileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Oturuma; Mars Enerji CEO’su ve Lisanssız Elektrik Üretim Derneği Lİ-DER Başkanı Yalçın Kıroğlu, ATP GreenX Birim Başkanı Tuğba Sarı ve Beta Enerji ve Teknoloji Sürdürülebilirlik Lideri Ayşegül Yılmaztürk katıldı. Oturum sonunda öğrencilerin soruları yanıtlandı. Kavak: “Büyük bir dönüşümün eşiğindeyiz” Escarus Genel Müdürü ve TSKB Sürdürülebilirlik Danışmanı Dr. Kubilay Kavak Dr. Kubilay Kavak: “Paul Kalanithi'ye ait muazzam bir cümle var: ‘Yıkıcı bir umutsuzluk kadar kötü olan tek şey gerçek dışı bir iyimserliktir.’ Tam da bu sözün işaret ettiği hakikate tekabül eden bir dönemdeyiz. İklim meseleleri tartışılırken İran ile Amerika-İsrail bloğu savaşa tutuştu. Böylesine bir dönemde ülkemizin COP31’e ev sahipliği yapması çok değerli. Ekonomist Dergisi ‘Küresel enerji piyasaları bir krizin eşiğinde’ diye bir başlık attı. Financial Times, ‘Küresel gıda krizi kapıda’ diye bir manşet attı. Yeni çağın petrolü büyük olasılıkla kritik mineraller olacak. Büyük bir dönüşümün eşiğindeyiz. Konu sadece yeşil dönüşüm değil; konu bir de dijital dönüşüm bu ikisi birbirini besleyerek birbiriyle iç içe girerek gidiyor. Hem Türkiye'de hem dünyada konuştuğumuz konuların çehresi çok değişiyor.” Kıroğlu: “Talep, elektrik üretim artışının 4-5 katı” Mars Enerji CEO’su ve Lisanssız Elektrik Üretim Derneği Lİ-DER Başkanı Yalçın Kıroğlu: “Türkiye’nin şu an %40’a yakın enerji kaynaklarını kullanabiliyor olması, Hürmüz gibi enerji krizlerini ülkemizin çok hafif etkilerle atlatmasını sağlıyor. Elektrik tüketiminde çok ciddi bir artış var, bu dönemi bir devrim gibi hissedebiliyorum. Şu anda dünyadaki elektrik tüketiminin %1-2’si yapay zekâ tarafından harcanmaya başladı. Özellikle Türkiye’de bireysel yapay zekâ kullanımı, kurumsal kullanımının 3 katı seviyesinde. Bu kapsamda veri merkezlerinin büyüklüğünün 2033 yılında kadar 836 milyar dolara çıkması bekleniyor. Dünyada yapay zekânın gelişmesindeki en önemli risk faktörü yapay zekânın ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlayamamak. Talep artışı elektrik üretim artışının 4-5 katı kadar. Bu da yapay zekânın gelişimindeki en önemli bariyer olarak ortaya çıkıyor.” Sarı: “Elinde alternatif enerji planı olan kazanacak” ATP GreenX Birim Başkanı Tuğba Sarı: “Yeni bir dünyaya doğru dönüşümden geçiyoruz. Bu noktada elimizde karbon verisi var ve böylece süreçleri fırsata dönüştürebiliriz. Hepimiz karbon verisini ölçtükten sonra birtakım iyileştirmeler yapıyoruz. Bu nedenle en önemli taraf ölçümlerin doğru yapılması ve verileri dijital bir ortamda yönetebiliyor olmamız. 7 Mayıs’ta açıklanan son yönetmelikle şu ana kadar SKDM kapsamında yaptığımız Excel tabanlı raporlamalar bitti, resmi izleme planı, yıllık doğrulama ve üç katmanlı raporlama zorunlu oldu. Enerji verimliliği dediğimiz başlığın altında en önemli yapılması gereken şey, enerji verimlilik projeleri. Hürmüz Boğazı’nda yaşananlar tam bir enerji savaşı. Yenilenebilir kaynaklarına yapılan yatırımlarla beraber elinde alternatif enerji planı olan ülkeler savaşları kazanacak.” Yılmaztürk: “Sürdürülebilirlik yönlendiricileri olmalı” Beta Enerji ve Teknoloji Sürdürülebilirlik Lideri Ayşegül Yılmaztürk: “Operasyonel süreçler sırasında sürdürülebilirlikten bahsetmek bazen gerçekten çok zor olabiliyor. Regülasyonlar da ayrıca zorlayabiliyor. Ticaret Bakanlığımız ve TÜBİTAK bu konularda son derece destekleyici davranıyor. Beta Enerji olarak 85’ten fazla ülkeye ihracat yaptığımız için tüm süreçlerin ana noktasına sürdürülebilirliği koyduk. Yeni fabrikamızda kuracağımız 8 megavatlık GES projemizle elektriğin tamamını oradan karşılamayı planlıyoruz. Bir projemiz en az altı aylık bir süreç üzerinden ilerliyor. Veri izleme ve ölçümleme sistemlerine sahip olmak çok kıymetli. Bunlar olmadan yapılan iyileştirme çalışması projelerinin hiçbir katkısı olduğunu düşünmüyorum. Şirketlerde özellikle sürdürülebilirlik yönlendiricilerinin bulundurulması gerekiyor çünkü o bilinci sağlamak da kolay değil.” İkinci Oturum: Üretimde Sürdürülebilirlik İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi, SURKAM Müdürü Prof. Dr. Rana Atabay Kuşçu yönetimindeki “Üretimde Sürdürülebilirlik” başlıklı ikinci oturumda ise yeşil üretim süreçleri ve döngüsel ekonomi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Oturuma; Adana Alparslan Türkeş Bilim Ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Prof. Dr. Tuğçe Demirdelen, Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Çomu ve Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve Kıvanç Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeki Kıvanç katıldı. Oturum sonunda öğrencilerin soruları yanıtlandı ve toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi. Kuşçu: “İşin öznesi insan, üçüz dönüşüm şart” İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi, SURKAM Müdürü Prof. Dr. Rana Atabay Kuşçu: “Enerjideki rakamlar üretimdeki sürdürülebilirliği yakından ilgilendiriyor. Küresel enerji kaynaklı karbon emisyonları 2024 yılında yaklaşık 38 milyar tona ulaştı. Sanayiciye ve KOBİ’lere çok büyük görevler düşüyor. Sadece veriyi sağlıklı toplamak değil, güvenli depolamamız da gerekiyor. Burada işin öznesi insan… İnsanı dönüştürmeyi unuttuğumuz zaman dönüşümün eksik kalacağına inanıyorum. Üçüz dönüşüm şart. Hem üreticinin hem de tüketicinin alışkanlıklarını değiştirmesi gerekiyor. Türk milletinin kültüründe bu zaten var, onu hatırlayıp özümüze dönmemiz gerekiyor. Üniversite-sanayi iş birlikleri ise kimsenin içini tam dolduramadığı, olgunlaştırılması gereken bir başlık… En önemli eksik ise üniversite raporlarının çok uzun olması, sanayicilerin ise hap bilgilere ihtiyaç duyması. Bu noktada COP31 sürecinin bir kaldıraç olacağına inanıyorum.” Demirdelen: “Döngüsel ekonomi genlerimize var” Adana Alparslan Türkeş Bilim Ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Prof. Dr. Tuğçe Demirdelen: “İzleme sistemlerine geçtiğimiz dönemde ilk olarak kayıp kaçak enerjileri gözlemledik. Sanayi tarafında ise suyu az kullanma hedefimiz vardı. Su kıtlığı onu biraz hızlandırdı. Bu sene bol yağış alındı ama suyu koruyup tutmazsanız, buharlaşır. Tam da noktada su izleme sistemleri ile suyu ve atık suyu izlemeye başladık. Göstergelerimiz arttıkça arttı. Bunların sonucunda manuel cihazlarımızın bir kısmını izlenebilir hale getirdik ve akıllı makineler aldık fakat bu sefer de bilgi güvenliği konusu ortaya çıktı. Bizler bilgi güvenliğini sağlayamazsak, sürdürülebilirliği sağlayamayız. Biz ikiz dönüşümden bahsediyoruz, yeşil dönüşüm için dijital dönüşüm şart ama asıl mesele üçüz dönüşümde. İnsanı da dönüştürmemiz lazım. Şu anda serverlarımızı, bulutlarımızı geliştirmemiz gerekiyor. Döngüsel ekonomiye gelecek olursak biz Türk milleti olarak savaşlardan çıkan bir ulus olduğumuz için bu kavramı zaten uygulayan bir milletiz. Kavramın adı sonradan konuldu. Döngüsel ekonomi zaten bizim genlerimize var. Üniversite-sanayi iş birlikleri içinse öncü ekipler kurulması gerekiyor. Sahaları gezip, ziyaretler gerçekleştirilmesi de önemli. Bu noktada altyapılarla ilgili kamu bacağı da eklenmesi gerekiyor. Sürdürülebilirlik konusunda yaşama adım atan üniversite konusunu hayata geçirmemiz gerekiyor.” Çomu: “Mikro adımlarla makro hedeflere koşuyoruz” Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Çomu: “Sürdürülebilir tarım projelerimizden ilkini 2013 yılında Muş’ta başlattık. Bunu bugün bölgemizde Aladağ’da da yapıyoruz. Bir Ar-Ge merkezi kurduk ve elimizdeki kaynağı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz; bazıları biyobozunur ürünler gibi geleceğe hitap eden ürünler. Son 10 yıldır doğada çözünebilir ham maddeler üretmeye çalışıyoruz, son yıllarda bu durum ülkelerin politikası haline geldi. Biz de Çukurova’dan çıkan mısırdan plastik ham maddesi üretiyoruz. Türkiye’nin en büyük mısır yağı ihracatçısıyız, dünyada da ilk üçteyiz. Son 4-5 yılda çok büyük oranda enerji verimliliğine odaklandık. Önümüzdeki yıl sonunda tamamen güneş enerjisine geçmiş olacağız. Şu anda gelecek 50 yıla yatırım yapıyoruz, atık su artıma tesisi yapıyoruz. Hem yağ hem nişasta atıklarını işleyecek ayrıca biyogaz üretimi de yapacak. İşin özü mikro adımlarla makro hedeflere koşmaya çalışıyoruz.” Kıvanç: “Türkiye’de GES’i çatısına kuran ilk işletme biz olduk” Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve Kıvanç Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeki Kıvanç: Dünya üzerinde sürdürülebilirliği başlatan ve en önemli yerlere getiren sektör, tekstil sektörü oldu. Çünkü zorunlu tutulduğumuz ve baskı gördüğümüz alanlar oldu. Denetlemeler yapıldı ve dönüşüm sağlandı. Bu durum da verimlilik olarak bize geri döndü. Çevreyi korumaya başladık, 2011 yılında Japonya’dan getirilen panellerle Türkiye’de GES’i çatısına kuran ilk işletme biz olduk. Tekstil sektöründe minimum %25 geri dönüştürülmüş ham madde kullanmazsak markalar bizden ürün almıyorlar. 2030 yılında ise mutabakata göre ya %100 geri dönüştürülüş ya da %100 organik ham madde olmasını bekliyorlar, biz de bu hedefe doğru ilerliyoruz. Bizleri aslan terbiyecisi gibi terbiye ettiler. Biz sürdürülebilir üretim yaptıkça da bizi tercih ediyorlar. Bu noktada sürdürülebilirliğin de sürdürülebilir olması gerekiyor. Teknolojiyle entegre etmemiz gerekiyor; ölçemediğinizin hesabını veremezsiniz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çağdaş Cam net karını yüzde 20 artırdı Haber

Çağdaş Cam net karını yüzde 20 artırdı

Avrupa’nın en yüksek cam işleme kapasiteleri arasında yer alan Çağdaş Cam, 2026 yılının ilk çeyreğinde net karını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artırarak 29,5 milyon TL seviyesine çıkardı. Şirketin net kar marjı ise yüzde 3,3’ten yüzde 5,1 seviyesine ulaştı. Küresel cam fiyatlarındaki gerilemenin ve global rekabetin etkisiyle hasılatta sınırlı bir daralma gerçekleşmesine rağmen metrekare bazlı satış hacminde yıllık artış kaydedildi. Çağdaş Cam’ın toplam varlıkları ilk çeyrek sonunda 6,95 milyar TL’ye ulaşırken, özsermayesi 5,11 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Şirketin özsermaye oranı yüzde 73,6 olarak kaydedildi. Tasarruf ve verimlilik odaklı yönetim modeli karlılığı güçlendirdi Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Çağdaş Cam CEO’su Serdar Raşit Pirinç, zorlu ekonomik koşullara rağmen operasyonel disiplinlerini koruduklarını belirterek, “2026 yılının ilk çeyreği, maliyet baskılarının yoğun hissedildiği ve yüksek enflasyon ortamının şirketler üzerinde ciddi etkiler yarattığı bir dönem oldu. Buna rağmen net karımızı artırmayı başardık. Özellikle maliyet optimizasyonu çalışmalarımız, yalın üretim uygulamalarımız ve süreç verimliliğine yönelik projelerimiz karlılığımıza doğrudan katkı sağladı. Enerji maliyetlerinde elde ettiğimiz tasarruf ve üretim hatlarımızdaki verimlilik artışı, maliyet baskılarına karşı önemli bir denge unsuru oluşturdu” dedi. Şirket genelinde çok sıkı bir tasarruf ve verimlilik kültürü uyguladıklarını ifade eden Pirinç, “Bugün operasyonlarımızın her aşamasında detaylı ve disiplinli bir maliyet yönetimi anlayışıyla hareket ediyoruz. 1 kuruşun, 1 damla suyun dahi önemli olduğu bir üretim döneminden geçiyoruz. İsrafa hiçbir şekilde müsaade etmiyoruz. Maliyete etki eden tüm unsurlara amasız fakatsız odaklanıyor, süreçlerimizi sürekli gözden geçiriyoruz. Verimsizlik yaratan hiçbir alışkanlığın devam etmesine izin vermiyoruz. Elde ettiğimiz tasarrufları ise hem Asyalı üreticilerle olan global rekabette gücümüzü artırmak hem de yeni ürün geliştirme ve katma değerli yatırımlarımıza kaynak yaratmak için kullanıyoruz” diye konuştu. “Enerji dönüşümünde stratejik oyunculardan biriyiz” 2026 yılına enerji dönüşümünün stratejik bir paydaşı olma vizyonuyla güçlü bir başlangıç yaptıklarını belirten Pirinç, şöyle konuştu: “Küresel piyasalardaki belirsizlikler ve bölgemizde artan jeopolitik gerilimler, enerji arz güvenliğini dünyanın en önemli gündem maddelerinden biri haline getirdi. Bu gelişmeler yenilenebilir enerji yatırımlarını bir tercih olmaktan çıkarıp zorunluluk haline dönüştürüyor. Bu süreç, güneş paneli camları alanındaki uzmanlığımızın ve uzun vadeli yatırım vizyonumuzun ne kadar doğru bir zemine oturduğunu da net şekilde ortaya koyuyor”

Kutes GRI Uyumlu 2024 Yılı Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı Haber

Kutes GRI Uyumlu 2024 Yılı Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı

Döküm sektörünün öncü markalarından Kutes, Küresel Raporlama Girişimi (Global Reporting Initiatives- GRI) Standartları, temel seçeneğine uyumlu olarak hazırlanan sürdürülebilirlik raporunu yayınladı. Sürdürülebilirlik raporunu dört yıldır aralıksız olarak kamuoyuyla paylaşan Kutes, 2024 yılında da sektörüne örnek olacak uygulamalar hayata geçirdi. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’na ilişkin değerlendirmede bulunan Kutes İcra Kurulu Başkanı Ali Esat Kutmangil, kuruluşlarından bu yana yalnızca yüksek kaliteli üretim hedefiyle değil, toplumsal, çevresel ve ekonomik sorumluluk bilinciyle hareket ettiklerini vurgulayarak, sürdürülebilirliği iş yapış biçimlerinin merkezine yerleştirdiklerini belirtti. Kutmangil, “Yönetim kurulumuzun doğrudan takibinde faaliyet gösteren Sürdürülebilirlik Komitemiz ile birlikte, teknik yetkinlikleri artırmaya yönelik eğitim ve gelişim programlarını hayata geçirdik. Tüm değer zincirimizi kapsayan sürdürülebilirlik hedeflerini üst yönetim performans kriterlerine entegre ettiğimiz yeni bir izleme sistemini devreye aldık. Bu sayede sürdürülebilirliği sadece bir hedef değil, aynı zamanda hesap verebilirlik ilkesiyle desteklenen bir liderlik vizyonu olarak konumlandırıyoruz. Üretim süreçlerimizde dijitalleşme, yeşil enerji yatırımları ve etik tedarik zinciri uygulamalarını güçlendirmeye devam ederken; genç mühendisler, kadın çalışanlar ve yerel toplum için kapsayıcı uygulamalar geliştirmeyi bir sorumluluk olarak görüyoruz. Tüm bu çabalarımızda bizi en çok motive eden unsur, paydaşlarımızın güveni ve geri bildirimleridir. Hep birlikte daha yeşil, daha adil ve daha dirençli bir gelecek inşa etmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Yenilenebilir enerji ve döngüsel ekonomi ile geleceğe yatırım Çevresel etkilerini azaltmak amacıyla enerji verimliliği, iklim değişikliğiyle mücadele, su ve atık yönetimi ile kaynak verimliliği alanlarında kapsamlı bir sürdürülebilirlik stratejisi yürüten Kutes, düşük karbonlu üretim teknolojileri, yenilenebilir enerji yatırımları ve verimlilik projeleriyle sürdürülebilir üretime geçişini hızlandırıyor. 2024’te Kırklareli ve Edirne’de toplam 38 milyon kWh kapasiteli GES yatırımı tamamlayarak toplam enerji ihtiyacının %45’ini yenilenebilir enerjiden karşılayan şirket, IE3-IE4 motorlar ve Progelta yatırımları sayesinde ise %5 enerji tasarrufu sağladı. 2024’te kapsam 1 ve 2 emisyonlarını sırasıyla %4,7 ve %6,6 oranında azaltan Kutes, 2030’a kadar toplam emisyonlarda %30 azalma hedefliyor. 7.222.800 kg hurda geri dönüştürülerek hammadde ihtiyacının %53’ünü hurdadan karşılayan şirket, kaynak verimliliği konusunda da önemli bir gelişmeye imza attı. Atık miktarını ,se bir önceki yıla göre %26, tehlikeli atık miktarını ise %19 azalttı. Döngüsel ekonomi ilkelerini kurumsal kültürüne entegre etmeyi hedefleyen şirket, 2025’te planlanan Döngüsel Ekonomi Eğitimi ile çalışan farkındalığını artırarak atıkların yeniden kullanımı, geri dönüşümü ve ürün ömrünün uzatılmasına yönelik uygulamaları sistematik hale getirmeyi amaçlıyor. 2026 itibarıyla ise karbon ayak izini CDP platformunda raporlamayı hedefliyor. Kutes, dijital dönüşümle sürdürülebilirlik ve verimliliği güçlendiriyor 2021’den bu yana yürüttüğü dijital dönüşüm çalışmalarını 2024’te ileri bir seviyeye taşıyan Kutes, teknolojiyi verimlilikle beraber sürdürülebilirlik, müşteri memnuniyeti ve küresel rekabet gücü için stratejik bir araç olarak görüyor. Şirket, ERP sistemini MS Dynamics 365 versiyonuna yükselterek tedarik zinciri, üretim ve finans süreçlerinde hız, şeffaflık ve entegrasyonu güçlendirdi. TISAX sertifikasıyla otomotiv sektöründe bilgi güvenliği standartlarına tam uyum sağladı, ISO 27001 ile başlayan siber güvenlik yolculuğunu uluslararası düzeye taşıdı. Anlık raporlama sistemleri sayesinde üretimden yönetime tüm süreçlerde gerçek zamanlı veri izleme ve karar alma kapasitesini artırdı. 2024’te dijital arşiv, enerji optimizasyonu ve atık azaltma çözümleriyle çevresel sürdürülebilirliği destekledi, otomasyon ve kestirimci bakım teknolojileriyle İSG performansı güçlendirdi. Dijital dönüşüm yatırımları kapsamında MaestroHub, DigiTheta, MS Power BI, Flowmeo ve altyapı güncellemeleriyle “tek doğruluk noktası (Single Point of Truth)” vizyonunu hayata geçirdi. Kutes, 2025 ve sonrasında üretim hatlarını %100 dijital izlenebilir hale getirmeyi, kestirimci bakım oranını artırmayı, üretim başına enerji tüketiminde %10 azalma ve dijital tedarik zinciri entegrasyonu hedefliyor. Operasyonel mükemmeliyet ile 2027’de global TPM ödülü hedefleniyor Kutes, operasyonel mükemmeliyet yaklaşımı doğrultusunda hazırladığı TPM Master Planı ile komite yapılarını, hedef KPI/KAI değerlerini ve gelişim adımlarını sistematik hale getirdi. TPM Yürütme Kurulu liderliğinde Kaizen, Planlı Bakım, Otonom Bakım, SEÇ, Eğitim ve Erken Ekipman Yönetimi gibi başlıklar altında tüm çalışanları kapsayan bir yapı kurdu. Yalın üretim, Kaizen, 5S ve SMED uygulamalarıyla verimlilik, kalite ve sürekliliği artırmaya yönelik iyileştirmeler yapan şirket, 2024’te GF hattında çapak kaynaklı duruşların ve setup sürelerinin azaltılmasıyla önemli kazanımlar elde etti. Şirket, 2027’de global TPM Ödülü hedefi doğrultusunda Japon danışmanlık desteğiyle yalın üretim tekniklerini TPM sistemine entegre ederek uzun vadeli rekabetçiliğini güçlendirirken sürdürülebilir üretim ve kaynak yönetimine katkı sağlıyor. Kadın çalışan oranını %22’ye çıkarmayı planlıyor İnsan kaynağını en değerli varlığı olarak gören ve çalışanlarının gelişimi, güvenliği ile memnuniyetini kurumsal sürdürülebilirliğin temeli kabul eden Kutes, fırsat eşitliği, katılımcı yönetim ve güçlü bir iş sağlığı-güvenliği kültürü üzerine kurulu insan kaynakları yaklaşımıyla hareket ediyor. Şirket, KUTES Akademi aracılığıyla teknik ve kişisel gelişim eğitimlerini artırırken, kadın istihdamını ve yönetimde kadın oranını yükseltmeyi hedefliyor. 2026’ya kadar kadın çalışan oranını %22’ye, yönetimde kadın oranını %20’ye çıkarma ve tüm çalışanlara yılda en az bir kez ayrımcılık karşıtı eğitim verme hedefi bulunuyor. Teknik bilgi, çevresel sürdürülebilirlik, liderlik ve İSG konularında eğitimler düzenleyen şirket 2021–2024 döneminde eğitim saatlerini %195, eğitim sayısını %186 artırmayı başardı. Kutes, çalışan memnuniyeti ve mutluluğunu artırmak için prim, kira ve aile yardımı, sağlık sigortası, doğum desteği, kreş indirimi, hibrit çalışma ve burs imkanları gibi kapsamlı yan haklar sunuyor. Sosyal sorumluluk çalışmaları da yürüten Kutes, Türk Eğitim Vakfı (TEV) iş birliğinde hayata geçirdiği Mehmet Bekir Kutmangil Burs Fonu aracılığıyla 2022 yılından beri öğrencilere burs vermeye devam ediyor. Aynı zamanda TEV’in staj programına da dahil olarak öğrencilere staj imkanı da sunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.