Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yalın Yönetim

Kapsül Haber Ajansı - Yalın Yönetim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yalın Yönetim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstihdam 32,7 Milyona Dayandı, Şirketler Verimlilik Yarışına Girdi Haber

İstihdam 32,7 Milyona Dayandı, Şirketler Verimlilik Yarışına Girdi

Türkiye'de haftalık yasal çalışma süresi 45 saat olarak uygulanırken, Avrupa'da çalışma süreleri daha kısa bir yapıya sahip. Fransa'da yasal haftalık çalışma süresi 35 saat olarak uygulanırken, Almanya, Hollanda ve Danimarka gibi ülkelerde birçok sektörde toplu iş sözleşmeleriyle haftalık çalışma süreleri 35-38 saat seviyelerinde gerçekleşiyor. Bu fark, şirketlerin rekabet gücünü artırmak için yalnızca daha fazla çalışma süresine değil, iş süreçlerinin ne kadar etkin yönetildiğine odaklanması gerektiğini ortaya koyuyor. Özellikle dijital insan kaynakları çözümleri; çalışan zamanının daha doğru planlanması, operasyonel süreçlerin hızlandırılması ve veriye dayalı karar alma mekanizmalarının güçlendirilmesi açısından kritik rol oynuyor. Çalışma hayatındaki dönüşümün şirketleri daha verimli iş modellerine yönelttiğini belirten Erasys Mühendislik Kurucu ve Genel Müdürü Hakan Cengiz, "Türkiye'de çalışanlar Avrupa'daki birçok ülkeye kıyasla daha uzun süre çalışıyor. Ancak günümüzde rekabet avantajını belirleyen unsur çalışma saatinin uzunluğu değil, bu sürenin ne kadar verimli kullanıldığıdır. Endüstri 4.0 dönüşümü yalnızca teknolojik yatırımlardan ibaret değil; süreçlerin yeniden tasarlanması, çalışanların doğru alanlarda konumlandırılması ve operasyonların sürekli iyileştirilmesi gerekiyor. Kaizen yaklaşımıyla küçük ama sürekli iyileştirmeler sağlayarak işletmelerin verimliliklerini artırmalarına ve sürdürülebilir büyüme sağlamalarına destek oluyoruz." "Geleceğin İş Dünyasında Verimlilik Öne Çıkacak" Sanayide yaşanan dönüşümle birlikte şirketler üretim süreçlerinden operasyon yönetimine kadar birçok alanda daha çevik ve verimli çalışma modellerine yöneliyor. Bu süreçte Kaizen yaklaşımı, işletmelerin mevcut süreçlerini analiz ederek gereksiz adımları azaltmasına, kaynak kullanımını optimize etmesine ve çalışanların iyileştirme süreçlerine aktif katılım sağlamasına imkan sunuyor. Erasys, şirketlerin Endüstri 4.0 yolculuğunda teknoloji yatırımlarının yanı sıra süreç yönetimi ve insan faktörünün de birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor. "Endüstri 4.0'ın Merkezinde İnsan Var" Hakan Cengiz, geleceğin iş dünyasında teknoloji ile insan kaynağının birlikte yönetilmesinin kritik önem taşıdığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Endüstri 4.0'ın merkezinde insan var. Makineleri, sistemleri ve üretim süreçlerini dijitalleştirirken çalışan süreçlerini de iyileştirmek gerekiyor. Verimli bir işletme modeli; teknoloji, süreç yönetimi ve insan kaynağının birlikte optimize edilmesiyle mümkün oluyor. Önümüzdeki dönemde şirketlerin en önemli gündemlerinden biri, daha az kaynakla daha fazla değer üretmek olacak." Erasys, Kaizen, yalın yönetim ve Endüstri 4.0 yaklaşımıyla şirketlerin operasyonel verimliliklerini artırmalarına, süreçlerini iyileştirmelerine ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmalarına destek olmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kalite Dünyasının Zirvesinde Bir Türk: Dr. Ömer Özkan IAQ Üyeliğine Kabul Edilen İlk Türk Yönetici Oldu Haber

Kalite Dünyasının Zirvesinde Bir Türk: Dr. Ömer Özkan IAQ Üyeliğine Kabul Edilen İlk Türk Yönetici Oldu

Kalite dünyasının en üst düzey düşünce kuruluşlarından biri olarak kabul edilen IAQ üyeliği, uluslararası kalite topluluğunda erişilmesi en zor ve en prestijli kabul süreçlerinden biri olarak biliniyor. IAQ üyeliği bireysel başvuruya açık olmayıp yalnızca uluslararası düzeyde tanınan, kalite bilimine ve küresel kalite uygulamalarına önemli katkılar sağlayan liderlere davet yoluyla veriliyor. Üyelik sürecinde değerlendirme kısmı da bulunuyor. 1966 yılında kurulan International Academy for Quality (IAQ), kalite, inovasyon, sürdürülebilirlik, yönetişim ve kurumsal mükemmellik alanlarında küresel düşünce liderlerini bir araya getiren seçkin bir akademidir. IAQ üyeleri arasında; ISO standartlarının hazırlanmasında görev alan uzmanlar, dünya çapında tanınan kalite profesörleri, American Society for Quality (ASQ), European Foundation for Quality Management (EFQM), Japanese Union of Scientists and Engineers (JUSE) gibi kuruluşların eski başkanları, Deming ve Juran ekolünün devamı niteliğindeki kalite düşünürleri ile dünyanın önde gelen şirketlerinin kalite liderleri yer alıyor. IAQ’nun gelişimine yön veren isimler arasında Dr. Armand V. Feigenbaum, Dr. Kaoru Ishikawa ve Walter E. Masing gibi kalite dünyasının öncü isimleri yer almakta. IAQ Genel Kurulu’nda Türkiye’yi Temsil Etti Ömer Özkan, 20–23 Mayıs 2026 tarihlerinde Orlando’da gerçekleştirilen IAQ Genel Kurulu’nda gerçekleştirdiği sunum ile Türkiye’yi uluslararası kalite platformunda temsil etti. Dr. Özkan ayrıca, 2025 yılında European Organization for Quality (EOQ) tarafından verilen ve Türkiye’den ilk kez bir yöneticiye layık görülen “European Quality Leader (EQL)” ödülünün de sahibi olmuştu. Dr. Özkan’ın IAQ üyeliği; SOCAR Türkiye’de kalite, inovasyon, sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm alanlarında gerçekleştirilen öncü çalışmaların, Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen yönetim sistemi uygulamalarının, Türk Standardları Enstitüsü (TSE), Türkiye Kalite Derneği (KalDer), Türkiye Kalite Birliği (KalBir), uluslararası kalite platformlarında yürütülen projelerin, sivil toplum kuruluşlarındaki aktif çalışmaların ve üniversitelerle ( Beykoz Üniversitesi, Yaşar Üniversitesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, Bakırçay Üniversitesi) gerçekleştirilen akademik iş birliklerinin oluşturduğu uzun soluklu bir birikimin sonucu olarak değerlendiriliyor. INTERNATIONAL ACADEMY FOR QUALITY (IAQ) NEDİR? 1966 yılında kurulan IAQ, kalite yönetimi alanında küresel ölçekte düşünce liderliği yapan bağımsız ve kar amacı gütmeyen uluslararası bir akademidir. IAQ’nın temel özellikleri:Dünya çapında kalite, inovasyon, sürdürülebilirlik ve yönetişim alanlarında etkili liderleri bir araya getirmesi, ISO standartlarının hazırlanmasında görev alan uluslararası uzmanlar, dünya çapında tanınan kalite profesörleri, EFQM, ASQ ve JUSE gibi kuruluşların eski başkanları, Deming ve Juran ekolünün devamı niteliğindeki ve uluslararası etki oluşturmuş düşünürler, dünyanın önde gelen şirketlerinin kalite liderleri ile sürdürülebilirlik ve inovasyon yönetimi alanında küresel otoritelerden oluşması, Kalite yönetiminin geleceğine ilişkin politika ve stratejik düşünce üretmesi, Dijital dönüşüm, inovasyon yönetimi ve sürdürülebilirlik konularında küresel referans noktası olarak kabul edilmesi. Kalite dünyasının en üst düzey düşünce kuruluşlarından biri olarak kabul edilen IAQ üyeliği, uluslararası kalite topluluğunda erişilmesi en zor ve en prestijli kabul süreçlerinden biri olarak biliniyor. IAQ üyeliği bireysel başvuruya açık olmayıp yalnızca uluslararası düzeyde tanınan, kalite bilimine ve küresel kalite uygulamalarına önemli katkılar sağlayan liderlere davet yoluyla veriliyor. Üyelik sürecinde değerlendirme kısmı da bulunuyor. DR. ÖMER ÖZKAN KİMDİR? Makine Mühendisi olan Dr. Ömer Özkan, işletme alanında yüksek lisans ve doktora derecelerine sahiptir. Halen SOCAR Türkiye Kalite Yönetimi Müdürü olarak görev yapan Özkan, kalite yönetimi, inovasyon yönetimi, kurumsal mükemmellik ve süreç iyileştirme alanlarında ulusal ve uluslararası çalışmalarıyla tanınmaktadır Kariyeri boyunca enerji, otomotiv, üretim ve hizmet sektörlerinde çeşitli yönetim görevlerinde bulunan Dr. Özkan; yönetim sistemleri, yalın yönetim uygulamaları, Kaizen, EFQM Mükemmellik Modeli, inovasyon yönetimi, süreç iyileştirme ve kurumsal performans yönetimi alanlarında uzmanlaşmıştır. Akademik çalışmalarını aktif olarak sürdüren Özkan’ın doçentlik süreci devam etmektedir. 2025 yılında Avrupa Kalite Organizasyonu (EOQ) tarafından verilen European Quality Leader (EQL) ödülüne layık görülen ilk Türk yönetici olan Dr. Özkan, aynı zamanda International Academy for Quality (IAQ) üyeliğine kabul edilen ilk Türk yönetici olmuştur. Türkiye’de ISO 56001 İnovasyon Yönetim Sistemi uygulamalarının öncü isimlerinden biri olarak kabul edilen Özkan, uzun yıllardır EFQM mükemmellik ödülü süreçlerinde baş değerlendirici olarak görev yapmaktadır. Japonya’da gerçekleştirilen The Executive Program on Corporate Management programına katılan Dr. Özkan, bu süreçte özellikle yalın yönetim, Kaizen ve 5S uygulamaları üzerine incelemelerde bulunmuştur. Üniversitelerde kalite yönetimi ve inovasyon yönetimi alanlarında dersler vermekte, uluslararası hakemli yayınları, akademik kitap bölümleri ve bilimsel bildirileriyle akademik dünyaya katkı sağlamaktadır. Dr. Özkan, ayrıca Türk Standardları Enstitüsü bünyesinde faaliyet gösteren MTC 184 Döngüsel Ekonomi Komitesi Başkanı ve MTC 139 İnovasyon Yönetimi Komitesi Üyesi olarak görev yapmakta; IRCA onaylı çoklu baş tetkikçi, UNIDO-UNDP onaylı Enerji Yöneticisi ve Lean Six Sigma Yeşil Kuşak yetkinliklerine sahiptir. Dr. Özkan’ın Türk iş dünyasının dönüşümünü ele alan “Paradigma Değiştirenler” isimli üç kitaplık araştırma serisi bulunmaktadır. Dr. Özkan, Türkiye Kalite Derneği (KalDer) Ödül Yürütme Kurulu Üyesi, Türkiye Kalite Birliği (KalBir) üyesi, Makine Mühendisleri İzmir Şubesi Kaizen Ödülleri organizasyon komitesi ve jüri üyesidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Türkiye’de Üst Düzey Atama Haber

Bosch Türkiye’de Üst Düzey Atama

Bosch’taki kariyerine 19 yıl önce adım atan Pınar Kurt, 1 Şubat 2026 itibarıyla Bosch Home Comfort Türkiye, Orta Asya, Kafkasya, Orta Doğu ve Güney Doğu Avrupa’dan sorumlu Ticari Genel Müdür görevine atandı. Kurt son olarak, 2025 yılında Bosch Home Comfort Grubu’nun Almanya’daki merkezinde, şirket tarihinin en büyük satın alması olarak tanımlanan Johnson Controls'ten konut ve hafif ticari ısıtma, havalandırma ve iklimlendirme (HVAC) işinin ve Johnson Controls-Hitachi Air Conditioning ortak girişiminin satın alma projesinin finans, bütçe, raporlama ve satın alma süreçlerine liderlik etti. Yeni sorumluluk alanında Türkiye’den Güneydoğu Avrupa’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada finansal stratejilerin oluşturulması, kârlılık hedeflerinin yayılımı ve ticari süreçlerin yönetimine liderlik eden Kurt, Bosch’un uluslararası yapısında edindiği tecrübeyi bölgedeki büyüme stratejilerine aktarmayı hedefliyor. Pınar Kurt kimdir? Bosch kariyerine 2007 yılında Manisa’da Muhasebe Departmanı'nda başlayan Kurt, 2010-2013 yılları arasında İstanbul’da Satış Bütçe ve Raporlama Sorumlusu olarak görev aldı. Bu dönemde SAP uygulamaları ve kontrol fonksiyonlarının kurulması süreçlerini yönetti. 2013 yılında Almanya Wernau’da Yalın Yönetim alanında Avrupa’daki farklı ülkelerde proje liderliği üstlenen Kurt, ardından kariyerine Portekiz’de devam etti. 2016-2022 yılları arasında Portekiz Aveiro’da bulunan tüzel kişiliğin ve ürün grubunun Bütçe ve Raporlama Direktörlüğü ve ardından Ticari Birimlerden Sorumlu Direktör pozisyonlarını üstlenen Kurt, finansal yönetim ve yeniden yapılandırma projelerini yürüttü. 2022 yılından itibaren Almanya Wetzlar’da Grup Bütçe ve Raporlama Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Kurt, son olarak Bosch Home Comfort’un Almanya’daki merkezi Wernau’daki entegrasyon projesinde Başkan Yardımcısı olarak görev aldı. Ege Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olan Pınar Kurt, yüksek lisans eğitimini Bahçeşehir Üniversitesi’nde Yönetim Bilişim Sistemleri (MBA) alanında tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tailwind Havayolları, 2026’da Türkiye’ye Taşıdığı Turist Sayısını 2 Katına Çıkaracak Haber

Tailwind Havayolları, 2026’da Türkiye’ye Taşıdığı Turist Sayısını 2 Katına Çıkaracak

Kuruluş vizyonu ve temel değerlerini referans alarak yürütülen yeniden yapılanma sürecinde, mali disiplinin güçlendirilmesi, yalın yönetim anlayışının organizasyon geneline yayılması ve operasyonel çevikliğin artırılması önceliklendirildi. Bu süreçte Tailwind Havayolları, Doğu Avrupa başta olmak üzere yeni pazarlarda bilinirliğini artırırken, sadık iş ortaklarıyla ilişkilerini daha da pekiştirdi. “Mali disiplini güçlendirdik, yalın ve çevik bir organizasyon oluşturduk” 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tailwind Havayolları Genel Müdürü Efe Erten, şirketin kuruluşunun 20. yılında hayata geçirilen dönüşüm sürecini şu sözlerle değerlendirdi: “Bize verilen en önemli görev, havayolumuzun mali yapısını güçlendirmek ve kuruluş vizyonumuz ile değerlerimizi referans alarak şirketimizi yeniden yapılandırmaktı. Havacılıkta tecrübeli genç ekiplerimizin üstün gayreti ve üst yönetimimizle tam uyum içinde çalışmamız sayesinde, mali disiplinden ödün vermeden hedeflerimizi gerçekleştirdik. Yıl sonunda elde ettiğimiz pozitif sonuçlar ve göstergeler, 2025 yılının Tailwind için çok başarılı bir yıl olduğunu net biçimde ortaya koyuyor.” 2026’da operasyonel verimlilik odaklı büyüme 2026 yılı için ana temayı operasyonel verimlilik olarak belirlediklerini ifade eden Erten, planlarına ilişkin şu bilgileri paylaştı: “2026 yılında önceliklerimizden biri uçuş ağımızı genişletmek olacak. Şirketimizi optimum kaynak kullanımı ve yüksek verimlilikle yönetmeyi hedefliyoruz. İş ortaklarımız için yürüttüğümüz uçuş operasyonlarını, grubumuzun sağladığı sürekli bakım ve teknik destek avantajını da kullanarak, zamanında ve beklenen kalitede sunmaya devam edeceğiz.” Yeni sezon başında üçüncü Boeing 737-800 uçağını filoya katmayı planladıklarını belirten Erten, bugüne kadar yer alınmayan pazarlar da dahil olmak üzere operasyon ağını genişletmeyi hedeflediklerini ifade etti. Bu kapsamda filodaki dönüşüm süreci doğrultusunda üçüncü Boeing 737-800’ün aktif edilmesinin ardından, her yıl aynı uçak tipinden bir veya iki uçak eklenerek 2027 yılı sonunda en az yedi uçaklık bir filoya ulaşılması hedefleniyor. 2026’da Türkiye’ye taşıdığı turist sayısını iki katına çıkaracak 2026 yılında yoğun bir operasyon dönemine hazırlanan Tailwind Havayolları, 23 farklı şehirden Türkiye’ye uçuşlar gerçekleştirmeyi hedefliyor. Mevcut ve yeni iş ortakları için yapılacak full charter seferlerle, 2026 yılında Tailwind ile Türkiye’ye seyahat edecek yolcu sayısının iki katına çıkarılması amaçlanıyor. Bu genişleme, uçuş ağının dengeli ve sürdürülebilir biçimde büyütülmesi stratejisinin önemli bir parçası olarak ele alınıyor. AMAC Aerospace Grubu çatısı altında yeni dönem Tailwind Havayolları’nın 2026 yol haritasında heyecan verici başlıklardan birini, yakın zamanda Grup İcra Kurulu Başkanı Kadri Muhiddin tarafından İsviçre'de duyurusu yapılan AMAC Aerospace Grubuna katılım süreci oluşturuyor. Bu sürecin tamamlanması ile Tailwind Havayolları’nın küresel ölçekte bakım, onarım ve uçak modifikasyonu alanında güçlü bir konuma sahip olan AMAC Aerospace Grubunun teknik uzmanlığı ve kurumsal know-how’ını da referans alarak grup çatısı altında önemli bir vizyon değişikliği yapılması planlanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.