Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yangın

Kapsül Haber Ajansı - Yangın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yangın haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Antalya Üreticilere 657 Bin 400 Metrekare Sera Naylonu Hibe Edildi Haber

Antalya Üreticilere 657 Bin 400 Metrekare Sera Naylonu Hibe Edildi

Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı fırtına, hortum ve yangın gibi doğal afetlerden dolayı sera örtüleri zarar gören üreticilerin afet sonrası yaralarını birlikte sarıyor. Antalya tarımını her alanda destekleyerek üreticilerin yanında olan Büyükşehir afet sonrası üreticilere sağladığı desteklemelerle örtü altı üretim yapan üreticilerin turfanda üretimlerini sürdürebilmesi amacıyla üreticilere plastik sera örtüsü desteği sağlanarak üretim yeniden güçlendiriliyor. ÖRTÜ ALTI TARIMIN YOĞUN OLDU YERLERE DESTEK Tarımsal üretimin yoğun olduğu yerler başta olmak üzere kentin dört bir yanında yapılan destekler kapsamında en fazla sera naylonu desteği 157 bin 200 metrekare ile örtü altı tarımın en önemli merkezi Kumluca'ya verildi. Kumluca'yı 110 bin metrekare ile Aksu, 107 bin 100 metrekare ile Gazipaşa, 78 bin 400 metrekare ile Finike ve 51 bin 900 metrekare ile Manavgat takip etti. Desteklemeler kapsamında Demre’de 45 bin 500 metrekare, Elmalı’da bin 400 metrekare, Kaş’ta 38 bin metrekare, Kepez’de 35 bin 900 metrekare, Korkuteli’de 2 bin 800 metrekare, Muratpaşa’da 6 bin metrekare, Serik’te ise 23 bin 200 metrekare sera naylonu yardımı yapıldı. ÜRETİCİ YENİDEN TOPRAĞA TUTUNUYOR Afetlerin ardından üretim alanlarında meydana gelen zararların giderilmesine katkı sağlayan sera naylonu desteği, özellikle örtü altı tarımın yoğun olarak yapıldığı Antalya'da üreticiler için önemli bir katkı sağlıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi 657 bin 400 metrekarelik sera naylonu desteği ile afetin ardından üreticinin yanında olarak Antalya'nın tarımsal üretim gücünün korunmasına yönelik çalışmalara destek verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Depremden Önce Kazanılacak 5 Saniye Bile Hayat Kurtarabilir! Haber

Depremden Önce Kazanılacak 5 Saniye Bile Hayat Kurtarabilir!

Dikey yapılaşmanın ve deprem toplanma alanlarının yapılaşmaya açılmasının önemli riskler oluşturduğuna dikkat çeken Dr. Uçan, “Ailemizin deprem anından sonra nerede toplanacağı, şehir dışına ortak kontak telefonu gibi hazırlıkların şimdiden yapılması gerekmektedir.” diye konuştu. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıldönümü dolayısıyla deprem hazırlıklarını değerlendirerek, erken uyarı sistemlerinin afet yönetimindeki önemine dikkat çekti. Dünyada deprem erken uyarı sistemleri Japonya, Meksika, Çin, ABD (Batı Yakası), Tayvan, Güney Kore ve Türkiye deprem riski yüksek ülkelerde ulusal veya bölgesel deprem erken uyarı sistemlerinin kullanıldığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Marmara bölgesinde EDİS firması tarafından fay hattına yakın çeşitli noktalarda hassas cihazlarla merkezler kurulmuştur. Burada depremin ilk öncü P dalgası ölçülerek, değerlendirerek konumuna göre 5 saniye ile 60 saniye arasında önceden depremi tespit ederek, büyüklüğü ve başlangıç noktası bilgilerini hizmet verdiği firmalara göndermektedir. Bu bilgiyi alan firmalarda bunu yapay zeka uygulamaları ile işleyerek olası zararı küçültmektedirler.” dedi. 5 saniye bile doğru kullanılırsa kritik olabilir Dr. Uçan, “Bu firmaya veya başka bir kuruluşa, bütün Türkiye’de deprem uyarı cihazları fay hattı bölgelerine yerleştirilmelidir. Böylece 5-60 saniye önce depremden bilgilenecektir. Bu sürede elektrik kesilebilir, doğalgaz sistemleri kapatılabilir. Fabrikalarda yapay zekâ ve otomasyon sistemleriyle yüzlerce güvenlik hareketi aktive edilebilir. Bu sayede deprem sonrasında meydana gelebilecek can kayıplarının yanı sıra ekonomik ve çevresel zarar da azaltılabilir.” diye konuştu. Dikey yapılaşmadan vazgeçilmeli Türkiye’nin deprem gerçeğine rağmen yüksek katlı yapılaşmanın devam ettiğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Dikey yapılaşma ülkemizde hız kesmeden devam etmektedir. 1999 Depreminin üzerinden 27 yıl, 2023 depreminin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen yanlış yapılanma devam ettirilmektedir. Bu sadece İstanbul’da değil 50 bin nüfuslu şehirlerde de aynıdır. Almanya’da deprem bölgesi olmamasına rağmen yapılar genellikle 3 katlıdır. Bu sistemi bozmuyorlar. Bizde ise bu yüksek katlı binaların bazıları acil deprem toplanma bölgelerinde yapıldı. Acilen dikey yapılanmadan vazgeçilmelidir. Halen bulunan deprem toplanma alanlarının korunması sağlanmalıdır.” şeklinde konuştu. Ailenizin depremden sonra nerede buluşacağını belirleyin Depreme hazırlık için bireylerin ve ailelerin de kendi acil durum planlarını oluşturması gerektiğini dile getiren Dr. Uçan, “Ailemizin deprem anından sonra nerede toplanacağı, şehir dışına ortak kontak telefonu gibi hazırlıkların şimdiden yapılması gerekmektedir.” dedi. İlk 72 saat için hazırlıklı olun Afet ve acil durum çantasının deprem hazırlığının temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Dr. Uçan, “Büyük depremden sağ kurtulsanız bile ilk 72 saatte yardım ekiplerinin size ulaşması mümkün olmayabilir. Bu nedenle temel ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek bir afet ve acil durum çantasını kolayca ulaşabileceğimiz bir yerde hazır bulundurmalıyız.” dedi. Afet çantasının yalnızca deprem için düşünülmemesi gerektiğini belirten Dr. Uçan, “Deprem, su baskını ve yangın gibi afetlerde kişilerin temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayabilecek ürünleri ve ilk yardım malzemelerini içeren, kolay taşınabilir ve mümkünse su geçirmez bir çanta hazırlanmalı. Çantanın omuzda veya sırtta taşınabilmesi, afet sırasında hareket kabiliyeti açısından önemlidir.” ifadelerini kullandı. Deprem çantasında neler bulunmalı? Çantanın kişisel ve ailevi ihtiyaçlara göre hazırlanması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, bulunması gereken temel malzemeleri şöyle sıraladı: “El feneri, çok amaçlı katlanır çatal-kaşık seti, radyo, pil, plastik düdük, iş eldiveni, yağmurluk, su, korunma örtüsü, maske, sargı bezi, anında soğuk kompres, ikaz yeleği, polar battaniye, yedek anahtar (ev, işyeri, araç), termos veya matara, kuru gıda (kuruyemiş, çikolata, pestil gibi), konserve yiyecek ve bir miktar nakit para.” Önemli belgelerin de unutulmaması gerektiğini kaydeden Dr. Uçan, “Kimlik, ehliyet, pasaport, araç ruhsatı, tapu ve sigorta poliçeleri gibi önemli belgelerin fotokopileri çantada yer alabilir. Bu belgelerin dijital kopyalarının güvenli bir bulut ortamında saklanması da yararlı olacaktır.” dedi. İlaç listesini ve aile bireylerinin fotoğraflarını çantaya koyun Afet çantasındaki bazı malzemelerin kriz anında özel önem taşıdığını dile getiren Uçan, “Aile bireylerinin güncel fotoğrafları, düzenli kullanılan ilaçların listesi ve önemli tıbbi bilgiler mutlaka düşünülmeli. Yerel bir harita ile aile bireylerinin toplanma noktasını gösteren bir görsel de çantada bulunabilir.” diye konuştu. Dr. Uçan, çanta içindeki malzemelerin son kullanma tarihine dikkat edilmesi gerektiğinin de altını çizerek, "Malzemeler; kullanacak kişilerin (bebek, çocuk, yaşlı, engelli, hamile, hasta, evcil hayvan gibi) özelliklerine göre belirlenmeli, kolay kullanılabilecek ve birbirlerini olumsuz etkilemeyecek şekilde yerleştirilmeli. Deprem çantası, evde sığınma alanı olarak düşündüğümüz yerde bulundurulmalı." şeklinde konuştu. Hijyen malzemelerinin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Uçan, sabun veya dezenfektan, diş fırçası ve macunu, ıslak mendil, tuvalet kâğıdı ve hijyenik ped gibi temel ürünlerin ihtiyaçlara göre çantaya eklenebileceğini söyledi. Her deprem çantası aynı olmamalı Afet çantasının hazırlandıktan sonra bir köşeye bırakılmasının yeterli olmadığını vurgulayan Uçan, içindeki ürünlerin düzenli aralıklarla kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çekti. “Malzemelerin son kullanma tarihleri mutlaka takip edilmeli.” diyen Uçan, “Çanta, kullanacak kişilerin özelliklerine göre hazırlanmalıdır. Evde bebek, çocuk, yaşlı, engelli, hamile veya kronik hastalığı bulunan biri varsa onların özel ihtiyaçları hesaba katılmalıdır. Evcil hayvanı bulunan aileler de hayvanlarının su, gıda ve diğer temel ihtiyaçlarını planlamalıdır.” ifadelerini kullandı. Dr. Uçan, afet çantasının evde kolay ulaşılabilecek ve güvenli olduğu düşünülen bir noktada bulunması gerektiğini, ayrıca iş yerlerinde ve okullarda da benzer hazırlıkların yapılmasının önemli olduğunu sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten İlk Çeyrekte Rekor Üretim Haber

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten İlk Çeyrekte Rekor Üretim

Türkiye Sigorta, 1 Ocak – 31 Mart 2026 döneminde toplam prim üretimini bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artırarak 53,8 milyar TL’ye ulaştırdı ve istikrarlı büyümesini sürdürdü. Türkiye Hayat Emeklilik ise hayat branşında yüzde 54 büyümeyle 10,6 milyar TL prim üretimi elde ederken, BES ve OKS’de devlet katkısı dahil fon büyüklüğünü yüzde 67 artırarak 525,1 milyar TL’ye çıkardı. Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak; “Jeopolitik risklerin ve yakın coğrafyamızda yaşanan sıcak gelişmelerin dünya gündeminde öne çıktığı ilk çeyrekte; Türkiye Sigorta olarak dengeli ve sağlıklı finansal büyümemizi sürdürdük. Enflasyonla mücadele ve erişilebilir sigortacılık vizyonumuz doğrultusunda yılın ilk çeyreğinde bireysel kasko ve sağlık sigortalarımızda fiyat artışına gitmeden müşteri deneyimini önceleyen ihtiyaca uygun ürünlerimizle güçlü bir büyüme kaydettik. Mart ayında sigorta enflasyonu binde 2 seviyesinde gerçekleşirken, sağlık sigortalarında yüzde -5 ile enflasyon düşüşü yaşanırken, taşımacılık (kasko ve zorunlu trafik) branşında ise binde 5 seviyesinde sınırlı bir artış gerçekleşti. Sektörümüzün lideri olarak 2026 yılının ilk çeyreğinde sağlık ve bireysel kasko ürünlerimizde 2025 yılı fiyatlarıyla devam ederek tüketicilerimizin yanında yer aldık. Bu yaklaşımımızla sağlık branşında 5,7 milyar TL, kasko branşında yüzde 36 büyüme ile 5,3 milyar TL prim üretimine ulaştık. Böylece, rekabetçi fiyatlama ile büyümeyi dengeli şekilde yönetme kabiliyetimizi bir kez daha ortaya koyduk. Enflasyonla mücadele kapsamında özellikle bireysel sağlık ve kasko ürünlerimizde fiyat artışına gitmeden sektörümüzde öncü rol oynayarak teknik kârlılıkta başarılı bir performansa imza attık. Sektör ilk çeyrek kârlılık sonuçları açıklandığında da şirketlerimizin üretim ve kârlılıkta rekor performansa ulaşacağını öngörüyoruz” dedi. Türkiye Sigorta 2026 yılının ilk çeyreğinde branş bazında en yüksek artışı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 68 büyüme ve 21,1 milyar TL’yi aşan prim üretimiyle genel zararlar branşında kaydetti. Şirketin liderliğini güçlü bir şekilde sürdürdüğü tarım branşında yüzde 69 büyüme ile 18 milyar TL, yangın ve doğal afet branşında yüzde 21 büyüme ile 12,4 milyar TL’yi aşan prim üretimine ulaşıldı. “BES liderliğimizi güçlendirdik” Türkiye Hayat Emeklilik BES’teki liderliğini 2026 yılının ilk çeyreğinde de sürdürürken, hayat prim üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 54 büyümeyle 10,6 milyar TL’ye ulaştı. BES’e olan ilginin artmaya devam ettiğini belirten Taha Çakmak; “2026 yılı ilk çeyreğinde Gönüllü BES ve OKS fon büyüklüğünde devlet katkısı dahil olmak üzere bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 67 oranında bir büyüme ile 525,1 milyar TL’ye ulaşarak liderliğimizi daha da güçlendirdik. Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik olarak faaliyetlerimizi verimlilik ve karlılık odağında sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tüpraş’tan 100 Bin Fidanla Ağaçlandırmaya Destek Haber

Tüpraş’tan 100 Bin Fidanla Ağaçlandırmaya Destek

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü (OGM) iş birliğinde dört ilde ağaç dikme törenleri düzenleyen Tüpraş, oluşturduğu hatıra ormanlarının yanı sıra yangından etkilenen sahaların yeniden ağaçlandırılması çabalarının parçası olarak ekosistemin güçlendirilmesine de katkı sunacak. Tüpraş, sürdürülebilirlik stratejisi ve çevre yönetimi anlayışıyla Orman Genel Müdürlüğü iş birliğinde Türkiye’nin orman varlığını artırmayı amaçlıyor. Şirket, Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle rafinelerinin bulunduğu İzmit, İzmir, Kırıkkale ve Batman illerinde hatıra ormanlarının oluşturulması ve yangından etkilenen sahaların yeniden ağaçlandırılmasını desteklemek üzere 100 bin fidan bağışladı. Ağaçlandırma çalışmaları biyolojik çeşitliliğin desteklenmesine, toprak erozyonunun azaltılmasına, karbon yutak alanlarının güçlendirilmesine ve iklim değişikliğiyle mücadelede doğal ekosistemlerin dayanıklılığının artırılmasına katkı sağlıyor. “Ağaçlandırma çalışmalarını doğaya ve gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz” Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu, ağaçlandırma çalışmalarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Ormanlar yalnızca doğal yaşamın sürekliliğini sağlayan alanlar değil, aynı zamanda toplumların ve ekonomilerin sürdürülebilir geleceğinin temelini oluşturan ekosistemlerdir. İklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda doğal varlıkların korunması her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Tüpraş olarak çevre ve insan odaklı yaklaşımımızı tüm iş süreçlerimize ve toplumsal yatırım programlarımıza entegre ediyor; ağaçlandırma çalışmalarını doğaya ve gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz. Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yıl boyunca 100 bin fidanı toprakla buluşturarak bu yolda kıymetli bir adım attığımıza inanıyorum.” Şirketin faaliyet gösterdiği illerde gerçekleşen ağaçlandırma etkinliklerine Tüpraş Rafineri müdürleri, çevre ve sürdürülebilirlik ekipleri ile gönüllü çalışanlar katıldı. Orman Genel Müdürlüğü’nün ilgili şube müdürlüklerinden temsilcilerin de yer aldığı etkinliklerde ağaçlandırma süreçleri ve ekosistem üzerindeki etkilerine ilişkin bilgilendirmeler de yapıldı. Hatıra ormanları, bölgesel ekosistemlerin güçlenmesine katkı sunarken gelecek nesiller için de kalıcı bir çevresel değer yaratıyor; çalışanların gönüllü katılımı sayesinde çevre bilinci kurum kültüründe daha da yaygınlaşıyor. Bu yaklaşım, doğaya ve topluma uzun vadeli fayda sağlayan bütünsel sürdürülebilirlik anlayışını güçlendiriyor. Tüpraş, ağaçlandırma çalışmalarını yeni alanların yeşillendirilmesiyle sınırlı tutmuyor, aynı zamanda İzmir ve İzmit’te orman yangınlarından etkilenen sahaların rehabilitasyonuna da katkı sağlıyor. Dikilecek fidan türleri; bölgesel bitki örtüsü, ekosistem ihtiyaçları ve olası yangın riski dikkate alınarak Orman Genel Müdürlüğü uzmanlarının yönlendirmeleriyle belirleniyor. Bu kapsamda Batman’da gerçekleştirilen fidan dikiminde bölgedeki kuş türleri için önemli bir besin kaynağı olan, ekosisteme ve yerel ekonomiye katkı sağlayacak Menengiç fidanları tercih edildi. Tüpraş, bu yaklaşımıyla ekolojik iyileşmeyi destekleyen ve uzun vadeli çevresel fayda yaratan bir ağaçlandırma modeli benimsiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.