Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yapay Zeka

Kapsül Haber Ajansı - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜSİAD Heyeti  Çin’de Yapay Zekâ ve Teknoloji Temaslarında Bulunacak Haber

TÜSİAD Heyeti Çin’de Yapay Zekâ ve Teknoloji Temaslarında Bulunacak

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren başkanlığındaki TÜSİAD heyeti, 31 Ekim – 6 Kasım 2026 tarihlerinde Çin Halk Cumhuriyeti’ne bir ziyaret gerçekleştirecek. Heyet, Çin'in önde gelen finans ve ticaret merkezi Shanghai, dijital ekonomi ve yapay zekâ alanında öne çıkan Hangzhou ve teknoloji ve inovasyon merkezi Shenzhen'de temaslarda bulunacak. Ziyaret kapsamında TÜSİAD heyeti, yapay zekâ, robotik, bulut bilişim, dijital finans ve ileri üretim alanlarında faaliyet gösteren öncü teknoloji şirketleri ile TÜSİAD'ın Çin'deki muadil kuruluşlarından Çin Uluslararası Ticareti Geliştirme Konseyi (CCPIT) ile görüşmeler gerçekleştirecek. Heyet ayrıca teknoloji ve Ar-Ge merkezlerinde incelemelerde bulunacak ve Çin'deki Türk iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelecek. Heyet, program kapsamında Çin'deki son teknolojik gelişmeleri ve yenilikçi uygulamaları yerinde incelemeyi, özellikle yapay zekâ ve robotik teknolojilerinin üretim süreçlerindeki kullanımını değerlendirmeyi amaçlıyor. Çin'in 2026–2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Planı'nın öncelikleri ışığında, yeşil ve dijital dönüşüm başta olmak üzere Türk ve Çinli şirketler arasında somut iş birliği ve yatırım fırsatlarının belirlenmesi de hedefleniyor. Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılında gerçekleşecek ziyaretin, TÜSİAD ile Çinli muadil kuruluşları arasındaki köklü kurumsal bağları daha da güçlendirmesi ve ikili ekonomik ilişkilerin gelişimine katkı sağlaması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gölge Yapay Zeka Kaynaklı Veri İhlallerinin Ortalama Maliyeti 5,39 Milyon Dolara Ulaşıyor Haber

Gölge Yapay Zeka Kaynaklı Veri İhlallerinin Ortalama Maliyeti 5,39 Milyon Dolara Ulaşıyor

Bütünleşik siber güvenlik alanında dünya lideri olan WatchGuard Technologies, gölge BT’nin uzun süre bir politika ve kontrol sorunu olarak ele alındığını hatırlatıyor. Onaylanmamış yazılımlar geçmişte bir kurulum ya da ağdaki bir cihaz gibi tarama araçlarının yakalayabileceği izler bırakıyordu. SaaS ve yapay zeka ise bu tabloyu değiştirdi. Çalışanlar artık kurumsal kimliklerini bu araçlara bağlayabiliyor ve hassas verileri güvenlik ekipleri araçların varlığından haberdar olmadan yükleyebiliyor. WatchGuard 2026 Siber Güvenlik Hijyeni Raporu’na göre çalışanların yüzde 64'ü iş için onaylanmamış yapay zeka araçları kullandığını belirtiyor. IBM 2026 Veri İhlali Maliyeti Raporu ise gölge yapay zekanın dahil olduğu ihlallerin ortalama maliyetinin 5,39 milyon dolara ulaştığını, bu rakamın 4,99 milyon dolarlık küresel ortalamanın üzerinde seyrettiğini ortaya koyuyor. Gölge Yapay Zeka Kuruma Üç Farklı Yoldan Giriyor İlk giriş noktası, çalışanların Microsoft veya Google ile oturum açma istemlerini onaylayarak bir yapay zeka ya da üretkenlik uygulamasına e-posta, takvim ve dosya gibi kurumsal kaynaklara erişim izni vermesi. Bu izinler iş ihtiyacı sona erdikten sonra da devam edebiliyor ve saldırganlar parola çalmak yerine kullanıcıları erişim izni vermeye ikna eden onay kimlik avı (consent phishing) yöntemiyle bu boşluğu istismar ediyor. İkinci giriş noktası, çalışanların tarayıcı üzerinden kişisel hesaplarıyla yapay zeka servislerine giriş yapması. Kurumsal kimlik kullanılmadığı için bu faaliyet Microsoft 365 veya Google Workspace kayıtlarında görünmüyor ve hangi verilerin yüklendiği bilinemiyor. Üçüncü giriş noktasında ise tek kanıt ağ trafiği oluyor. Kurum cihazlarından doğrudan erişilen ve herhangi bir uygulama izni ya da kimlik doğrulaması gerektirmeyen servisler yalnızca ağ veya güvenlik duvarı kayıtlarında iz bırakıyor ve sıradan web trafiğinin arasında gözden kaçabiliyor. Görünürlük Açığını Kapatmak İçin Sinyallerin Birleştirilmesi Gerekiyor WatchGuard’a göre tek bir kontrol bu üç giriş noktasının tamamını yakalayamıyor. Şirket, MSP’lerin bu açığı kapatabilmesi için üç çözümü bir arada sunuyor. CloudDR, Microsoft 365, Google Workspace ve desteklenen diğer SaaS platformlarında OAuth ile bağlanan uygulamaları tespit ediyor, onay kimlik avı girişimleri dahil şüpheli erişimleri işaretliyor ve bir olay yaşanmadan izinleri iptal edebiliyor. FireCloud Total Access, yönetilen cihazlardan ağ telemetrisi toplayarak kullanıcıların hangi platform üzerinden kimlik doğruladığından bağımsız olarak bulut ve yapay zeka servislerini tespit ediyor. Firebox ise bilinen yapay zeka hedeflerine yapılan bağlantıları belirleyerek inceleme için görünür hale getiriyor. Bu yetenekler HIPAA, PCI DSS, ISO 27001, GDPR ve SOC 2 gereksinimleriyle de eşleşiyor ve bulgular denetime hazır kanıtlara dönüştürülebiliyor. “Göremediğiniz Şeyi Yönetemezsiniz” Birçok olayın bir uygulamaya erişim izni vermek ya da iş cihazında kişisel bir yapay zeka hesabı kullanmak gibi sıradan davranışlarla başladığını belirten WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, “Kurumların yapay zekanın benimsenmesini durdurmaya çalışması gerekmiyor. Asıl ihtiyaç, çalışanların hangi uygulamaları kullandığını, bu uygulamaların kuruma nasıl girdiğini ve hangi verilere erişebildiğini sürekli olarak görebilmek. Kimlik, kullanıcı faaliyeti ve ağ trafiğinden gelen sinyalleri birleştiren kurumlar, meşru kullanımı gereksiz risklerden ayırabiliyor ve riske orantılı biçimde hızla müdahale edebiliyor. Göremediğiniz şeyi yönetemezsiniz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zoho Analytics, Yapay Zekâ Ajanlarıyla  Veri Analizinde Yeni Bir Dönem Başlatıyor Haber

Zoho Analytics, Yapay Zekâ Ajanlarıyla  Veri Analizinde Yeni Bir Dönem Başlatıyor

Şirketlerin kendi iş süreçlerine, performans göstergelerine ve veri ilişkilerine uygun analizler gerçekleştirilmesini sağlayan yeni teknolojilerle genişletilen platforma, SAP, PayPal ve Adobe Commerce dahil 30'dan fazla yeni entegrasyon eklendi. Zoho Analytics, gelişmiş veri güvenliği ve yönetişim özellikleri sayesinde yapay zekâ ajanlarının faaliyetlerinin, veri erişimlerinin ve kullanım maliyetlerinin merkezi olarak izlenmesine de olanak tanıyor. Küresel teknoloji şirketi Zoho Corporation, iş zekâsı (Business Intelligence – BI) çözümü Zoho Analytics'e kazandırdığı yeni yapay zekâ özelliklerini duyurdu. Şirket, veri hazırlama, veri modelleri ve analizler oluşturma, sonuçları görselleştirme, kod yazma ve SQL sorguları oluşturma gibi farklı görevleri üstlenen altı özel yapay zekâ ajanıyla Zoho Analytics'i, yapay zekâ ajanlarının birlikte çalışabildiği yeni nesil bir veri analitiği platformuna dönüştürüyor. Yeni yapıda, Zoho'nun iş zekâsına yönelik yapay zekâ asistanı Ask Zia, farklı görevlerde uzmanlaşmış ajanların çalışmalarını koordine ediyor. Kullanıcılar, doğal dilde verdikleri komutlarla analiz süreçlerini başlatabiliyor. Ask Zia ise talebe uygun yapay zekâ ajanlarını belirleyerek elde edilen sonuçları bir araya getiriyor. Böylece işletmelerin karmaşık veri analizi süreçlerini daha kolay yönetebilmesi ve verilere dayalı karar alma süreçlerini hızlandırması hedefleniyor. Zoho Avrupa Genel Müdürü Sridhar Iyengar, veri analitiğinde yeni bir dönemin başlangıcında olduklarını belirterek şunları söyledi: "Veri analitiğinde bir sonraki büyük dönüşümün henüz başındayız. İş süreçlerinde yapay zekâ ajanlarının etkin biçimde kullanılabilmesi için güçlü bir veri altyapısı temel gereklilik. Ancak ajanların yalnızca verilere erişmesi yeterli değil; bu verileri doğru yorumlayabilmelerini sağlayacak güçlü bir bilgi ve anlamlandırma katmanına da ihtiyaç var. Zoho Analytics'e kazandırdığımız yenilikler tam olarak bu ihtiyaca yanıt veriyor. İşletmelerde kullanılan tüm yapay zekâ araçlarına gerekli iş bağlamını, ölçüm kriterlerini ve yönetişim mekanizmalarını sunan, açık ve geliştirilebilir, güvenilir bir altyapı oluşturuyoruz. Böylece kullanıcıların güvenebileceği sonuçlar elde edilmesini sağlıyoruz." Yapay zekâ analizleri şirketlerin iş süreçlerine göre şekillenecek Zoho Analytics'in öne çıkan yenilikleri arasında, işletmelerin verilerini kendi faaliyet alanları ve iş süreçleri doğrultusunda tanımlamalarını sağlayan semantik katman ve ontoloji modeli bulunuyor. Bu teknolojiler sayesinde şirketler, örneğin hangi işlemlerin gelir olarak kabul edileceğini, belirli performans göstergelerinin nasıl hesaplanacağını veya farklı veri kümeleri arasında nasıl bir ilişki kurulacağını tanımlayabiliyor. Yapay zekâ ajanları da analizlerini bu tanımlamalar üzerinden gerçekleştirerek her işletmenin kendine özgü iş yapısına uygun sonuçlar ve öneriler sunabiliyor. Doğrudan Zoho Analytics'e entegre edilen bu özelliklerin kullanımı için programlama bilgisine, ayrı bir veri platformuna veya bulut veri ambarına ihtiyaç duyulmuyor. İşletmeler farklı departmanları için kendi veri modellerini oluşturabiliyor. Ayrıca açık Apache Ossie standardı sayesinde bu modeller Zoho Analytics dışındaki uygulamalarda ve iş akışlarında da kullanılabiliyor. 30'dan fazla yeni entegrasyon ve gelişmiş yapay zekâ özellikleri Zoho Analytics, mevcut 500'ü aşkın entegrasyonuna 30'dan fazla yeni bağlantı seçeneği ekliyor. Zoho ERP, SAP, PayPal, Adobe Commerce, Twilio, Notion ve Intercom gibi uygulamalarla sağlanan entegrasyonlar, işletmelerin farklı kaynaklardaki verilerini tek bir analitik ortamda değerlendirmelerine olanak tanıyor. Platformun yapay zekâ asistanı Ask Zia, önceki görüşmelerin geçmişini koruyarak kullanıcıların her yeni sorguda işlemlere baştan başlaması ihtiyacını ortadan kaldırıyor. İşletmeler, Zoho'nun kendi dil modelini veya harici bir yapay zekâ modelini tercih edebiliyor. Ayrıca kendi yapay zekâ ajanlarını geliştirerek bu ajanların hangi görevleri bağımsız olarak gerçekleştirebileceğini belirleyebiliyor. Model Context Protocol (MCP) desteği sayesinde harici yapay zekâ uygulamaları da Zoho Analytics'in yeteneklerinden yararlanabiliyor. İşletmeler, geliştirdikleri özel yapay zekâ ajanlarını farklı uygulamalara ve müşteri portallarına entegre edebiliyor. Veri güvenliği, yönetişim ve maliyet kontrolü bir arada Zoho Analytics'in yeni özellikleri, yapay zekâ ajanlarının kullanımında veri güvenliği, şeffaflık ve maliyet kontrolüne de odaklanıyor. Merkezi veri kataloğu sayesinde işletmeler, verilerin hangi kaynaklardan geldiğini ve gerçekleştirilen analizlerde nasıl kullanıldığını takip edebiliyor. Güvenlik ve yönetişim araçları ise verilere erişim yetkilerinin düzenlenmesini ve yapay zekâ ajanlarının faaliyetlerinin izlenmesini sağlıyor. Sistem yöneticileri, yapay zekâ ajanlarını kimlerin kullandığını, hangi verilere erişildiğini, ne tür yanıtlar üretildiğini ve farklı ekiplerin kullanımından kaynaklanan maliyetleri görüntüleyebiliyor. Ayrıca yeni geliştirilen yapay zekâ ajanları ve analizler, gerçek iş ortamında kullanıma alınmadan önce test edilebiliyor. Gerektiğinde önceki sürümlere geri dönülebiliyor. Ajanların farklı uygulamalara entegre edilmesi durumunda da mevcut erişim yetkileri ve güvenlik politikaları korunuyor. Araştırma şirketi IDC'nin Analitik ve Yapay Zekâdan Sorumlu Araştırma Başkan Yardımcısı Megha Kumar, Zoho Analytics'in yeni özelliklerini şöyle değerlendirdi: "Zoho, bu güncellemeyle ölçeklenebilir ve etkin biçimde yönetilebilen yapay zekâ destekli analitik için gerekli birçok unsuru bir araya getiriyor. Platforma entegre semantik ve ontoloji katmanları, yönetişim ve izleme özellikleri ile yapay zekâ ajanlarının uygulamalara entegre edilerek veya MCP üzerinden bağımsız bir arayüze ihtiyaç duymadan kullanılabilmesi bu yaklaşımın önemli parçalarını oluşturuyor. Şirketin açıklık ve farklı sistemlerle birlikte çalışabilirlik konusundaki yaklaşımı, işletmelerin kendi iş bağlamlarına dayanan analizlerden daha fazla yararlanmasına katkı sağlayacaktır. 50'den fazla yeni özellik kullanıma sunuluyor Zoho Analytics'e eklenen 50'den fazla yeni özellik arasında farklı grafik türleri, özelleştirilebilir raporlar, tahminleme araçları ve gelişmiş veri yönetimi çözümleri bulunuyor. Platformun yapay zekâ faaliyetlerini izleme ve yeni uygulamaları devreye alma yetenekleri de genişletiliyor. Yeni Data Science Studio özelliği, Jupyter Notebook'ları ve PMML modellerini destekleyerek veri bilimi çalışmalarının platform üzerinden yürütülmesine olanak tanıyor. Zoho, ilerleyen dönemde analizlerin yalnızca mevcut verilere değil, iş verilerindeki değişimlere ve yapay zekâ ajanlarının gerçekleştirdiği işlemlerin sonuçlarına da dayanmasını hedefliyor. Uzun vadede ise Zoho Analytics'in, veri gölü ve veri ambarı özelliklerini birleştiren data lakehouse yeteneklerine sahip bütünleşik bir veri platformunun temelini oluşturması planlanıyor. Dünya genelinde 100 bin işletmenin günlük olarak kullandığı Zoho Analytics; bulut, şirket içi sunucu ve hibrit ortamlarda hizmet veriyor. Platformun bulut sürümüne yönelik güncellemeler kullanıma sunulurken, gelişmiş sayfa düzenine sahip raporlama, ontoloji katmanı ve semantik model özelliklerinin ön izleme sürümleri önümüzdeki dört ila sekiz hafta içerisinde dünya genelinde erişime açılacak. Şirket içi sunucularda kullanılan sürüme yönelik güncellemeler ise 2027'nin ilk çeyreğinde sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

T3 Vakfı’nın Bilim Merkezi Ağı Özbekistan’a Uzandı Haber

T3 Vakfı’nın Bilim Merkezi Ağı Özbekistan’a Uzandı

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı), Özbekistan Cumhuriyeti Gençlik İşleri Ajansı ve Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına bağlı Beş Teşebbüs Proje Ofisi iş birliğiyle hayata geçirilen Bilim Taşkent, Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te kapılarını açtı. Taşkent’in Olmazor bölgesindeki Gençlik Merkezinde gerçekleştirilen açılış programına T.C. Taşkent Büyükelçisi Ufuk Ulutaş, Özbekistan Cumhuriyeti Gençlik İşleri Ajansı Direktörü Sa’dullayev Alisher Zafarovich, Özbekistan Cumhuriyeti Beş Teşebbüs Proje Ofisi Direktörü Nazirov Abdulaziz Abdurasulovich ve T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Elvan Kuzucu Hıdır katıldı. Bilim ve teknolojiyi toplumun her kesimi için erişilebilir kılmayı, çocukların erken yaşlardan itibaren bilimsel düşünme becerilerini geliştirmeyi ve gençlerin teknoloji üretme potansiyelini desteklemeyi amaçlayan Bilim Taşkent, Türkiye ile Özbekistan arasındaki güçlü kardeşlik bağlarına bilim ve teknoloji alanında yeni bir boyut kazandırdı. Taşkent’te Geleceğin Bilim İnsanları Yetişecek Bilim Türkiye’nin uluslararası bilim merkezlerinden biri olarak faaliyet gösterecek Bilim Taşkent, çocuklara ve gençlere teorik bilgilerini uygulamaya dönüştürebilecekleri, keşfederek öğrenebilecekleri ve kendi projelerini geliştirebilecekleri kapsamlı bir eğitim ortamı sunacak. Özbekistan Cumhuriyeti Gençlik İşleri Ajansının Taşkent Şehir Müdürlüğüne ait Gençlik Merkezi binasında hizmet verecek merkezde; Matematik, Astronomi, Uzay ve Havacılık, Doğa Bilimleri, Yapay Zeka ve Akıllı Sistemler ile Dijital Teknolojiler Atölyeleri yer alıyor. Ayrıca DENEYAP Sınıfı/Teknoloji Atölyesi ve Üretim Atölyesi de gençlerin teknoloji geliştirme ve üretim süreçlerine doğrudan katılmalarına imkan sağlayacak. Bunların yanı sıra Tasarım ve Yazılım Atölyesi, Elektronik ve Mekanik Atölyesi ile Montaj ve Entegrasyon Atölyesi olmak üzere üç farklı alanda öğrenciler; dijital tasarım, yazılım geliştirme, elektronik devreler, mekanik üretim, prototipleme, montaj ve test süreçlerinde projeler geliştirerek fikirlerini somut ürünlere dönüştürme fırsatı bulacak. Bilim Taşkent’te gerçekleştirilecek uygulamalı eğitimler sayesinde çocukların ve gençlerin yalnızca bilimsel bilgi edinmeleri değil; aynı zamanda sorgulayan, araştıran, problem çözen, takım çalışmasına yatkın ve yenilikçi çözümler üretebilen bireyler olarak yetişmeleri hedefleniyor. Lise seviyesine yönelik atölyelerde ise öğrencilerin bilim ve teknoloji alanlarında edindikleri teorik bilgileri uygulamaya dönüştürmeleri ve ileri düzey beceriler kazanmaları amaçlanıyor. Deney, gözlem, araştırma ve proje tabanlı etkinliklerle öğrencilerin bilimsel düşünme, analitik problem çözme, eleştirel düşünme ve yenilikçi fikirler geliştirme becerileri güçlendirilirken farklı disiplinleri bir araya getirerek bilim ve teknolojiyi günlük yaşamla ilişkilendirmeleri destekleniyor. Açılışta konuşan Dr. Elvan Kuzucu Hıdır, “T3 Vakfı olarak bizler, her çocuğun içinde keşfedilmeyi bekleyen büyük bir potansiyel olduğuna inanıyoruz. Bugün Bilim Toshkent ile bu vizyonumuzu kardeş ülkemiz Özbekistan’a taşımanın mutluluğunu yaşıyoruz. Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Azerbaycan, Kırgızistan ve Moritanya gibi dost ve kardeş ülkelerde hayata geçirdiğimiz bilim merkezlerimize bir yenisini daha ekleyerek 33. bilim merkezimizin kapılarını bugün Taşkent’te açıyoruz. Bilim Toshkent’te doğa bilimlerinden matematiğe, tasarım ve teknolojiden astronomi, havacılık ve uzaya uzanan atölyelerimizle çocuklarımızın merak duygusunu beslemeyi, onlara keşfederek ve deneyimleyerek öğrenebilecekleri bir ortam sunmayı hedefliyoruz. Dijital Teknolojiler ile Yapay Zekâ ve Akıllı Sistemler atölyelerimizde ise akıllı fabrikalar, otonom araç sistemleri, biyomedikal teknolojiler, doğal dil işleme, dijital ikiz, simülasyon ve sanal deneyler ile blokzincir gibi geleceğin teknolojilerine yönelik eğitimler sunacağız. İnşallah bugün bu atölyelerde filizlenen fikirler, yarın TEKNOFEST sahnesinde başarılara, ardından da dünyaya değer katan teknoloji girişimlerine dönüşecek. Bizim hayalimiz, bu merkezlerden yetişen gençlerimizin yalnızca teknolojiyi kullanan değil; teknolojiyi geliştiren, üreten ve dünyaya yön veren bireyler olması. Çünkü biliyoruz ki bir çocuğa fırsat verdiğimizde yalnızca onun hayatına değil, bir ülkenin geleceğine de dokunuyoruz. Bakü’den Bişkek’e, Nuakşot’tan Taşkent’e Uzanan Bilim Yolculuğu Türkiye’nin Millî Teknoloji Hamlesi vizyonuyla çalışmalarını sürdüren T3 Vakfı, Bilim Türkiye eğitim modelini uluslararası alana taşıyarak farklı ülkelerde çocukların ve gençlerin bilim ve teknolojiyle buluşmasını sağlıyor. Bu uluslararası yolculuğun ilk adımı, 2022 yılında Azerbaycan’da hayata geçirilen Bilim Bakü ile atıldı. Ardından 2023 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Bilim Lefkoşa, 2024 yılında Kırgızistan’da Bilim Bişkek açıldı. 2025 yılında Azerbaycan’da Bilim Quba ve Bilim Maarif merkezleriyle genişleyen uluslararası bilim ağı, 2026 yılında Moritanya’nın başkenti Nuakşot’ta Afrika kıtasındaki ilk bilim merkezine kavuştu. Şimdi ise bu yolculuğun yeni durağı Özbekistan oldu. Bilim Taşkent’in açılmasıyla birlikte T3 Vakfı, bilim ve teknoloji eğitiminde geliştirdiği modeli yeni nesillerle buluşturma hedefini bir adım daha ileri taşıdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Barajlarda Rekor Doluluk Riskine Dijital İkiz Ve Yapay Zeka Freni Haber

Barajlarda Rekor Doluluk Riskine Dijital İkiz Ve Yapay Zeka Freni

Ülke genelinde etkili olan aşırı yağışlar ve ani sel baskınları hayatı olumsuz etkilerken, su kaynaklarındaki ani ve büyük artışlar barajları dolup taşırma noktasına getirdi. Özellikle son dönemdeki yağış dalgalarıyla birlikte İstanbul başta olmak üzere birçok bölgede baraj doluluk oranları son 10 yılın rekor seviyelerine tırmandı. Su seviyelerinin kısa süre içinde bu denli yüksek oranlara ulaşması, milyonların hayatını emanet ettiği su yapılarının güvenli, esnek ve akıllı bir şekilde yönetilmesi gerektiği gerçeğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Barajlar Yapay Zeka ve Dijital İkiz Sayesinde Kendi Güvenliğini Sağlıyor İklim krizinin ve ani hava olaylarının su yapıları üzerindeki riskleri artırdığına dikkat çeken SU-YAPI Mühendislik Genel Müdürü Ayşegül Gültekin Durgut, hayata geçirilen yenilikçi dijital izleme yaklaşımının kritik önemine vurgu yaptı. Dar Group ile birlikte Türkiye ve dünyada hayata geçirdikleri büyük projelerle su mühendisliğine yön verdiklerini belirtirken, klasik denetim yöntemleri ile akıllı dijital sistemler arasındaki farkı vurgulayan Durgut, süreci şu sözlerle anlattı: "Son 10 yılın rekor seviyelerine ulaşan baraj doluluk oranları geleceğin barajlarının, kendi durumları hakkında sürekli veri sağlayan akıllı altyapılar olması gerektiğini gözler önüne seriyor. Yusufeli Barajı, Çetin Barajı veya Aşağı Kaleköy Barajı gibi devasa su yapılarında mühendisliğin sınırlarını zorluyoruz. Geçmişte bu devasa su depolarının güvenliği ve doluluk yönetimi, dönemsel fiziki gözlemlere ve sınırlı manuel ölçümlere dayanıyordu. Bugün ise barajların farklı noktalarındaki sensörlerden elde edilen su sızıntısı, basınç, titreşim ve yapısal değişim verilerini merkezi bir dijital platformda bir araya getiriyoruz. Yapay zeka ve gelişmiş analiz yöntemleriyle farklı ölçümler birlikte değerlendirilerek olağan dışı değişimler anında belirleniyor ve olası riskler çok daha güvenilir biçimde analiz ediliyor. Sensör verilerinin geçmiş denetim sonuçları, bakım kayıtları ve mühendislik modelleriyle birlikte incelenmesi ise öngörücü bakım anlayışını öne çıkarıyor. Böylece bakım ve müdahale ihtiyaçlarının altyapının gerçek durumuna göre önceliklendirilmesi, olası sorunların büyümeden ele alınması ve beklenmedik işletme kesintilerinin azaltılması hedefleniyor." Dijital Su Yönetimi Vizyonu COP31 Sinerjisiyle Buluşuyor Baraj güvenliğinde dijital teknolojilerin kullanımına ve su altyapılarının iklim direncine odaklanan SU-YAPI, bu alandaki öncü yaklaşımını 11 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek zirveye taşıyor. Dünya çapında 70'ten fazla ülkede 55.000’i aşkın çalışanıyla faaliyet gösteren, mühendislik, mimarlık ve danışmanlık alanında dünyanın önde gelen şirketlerini bünyesinde bulunduran Sidara tarafından Miracle Resort Otel'de gerçekleştirilecek “Kritik Altyapıların Geliştirilmesinde Zamanla Yarış” başlıklı zirvede; Dar, Perkins&Will, TYLin, Currie & Brown, Wood ve SU-YAPI gibi uluslararası mühendislik, mimarlık ve danışmanlık devleri bir araya gelecek. Zirve kapsamında düzenlenecek “Su Güvenliği Konusu Neden Daha Fazla Bekleyemez?” oturumunda, suyun ve altyapıların geleceği masaya yatırılacak. Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan Ayşegül Gültekin Durgut, "Su güvenliği, iklim değişikliği karşısında ertelenemeyecek kadar önemli bir konu. Bu alanda geliştirilen dijital çözümlerin ve mühendislik yaklaşımlarının paylaşılmasını, geleceğe yönelik ortak adımlar atılması açısından değerli buluyoruz. COP31’in sinerjisiyle 11 Kasım'da düzenlenecek zirvemizde bu konuları daha ayrıntılı ele alacağız. İlgili tüm paydaşlarımızı su altyapılarının geleceğini birlikte değerlendirmeye davet ediyoruz" çağrısında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELSAN’ın İlk Dokuz Aylık Hasılatı 151,5 Milyar TL Oldu Haber

ASELSAN’ın İlk Dokuz Aylık Hasılatı 151,5 Milyar TL Oldu

Şirketin 2026 yılının ilk dokuz ayında hasılatı geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak %28 büyüyerek 151,5 milyar TL’ye ulaştı. Yılın ilk dokuz ayında elde edilen hasılatta Hava Savunma, Radar, Elektronik Harp Sistemleri, Sualtı Sistemleri, Yapay Zekâ Destekli Kent Güvenliği Sistemleri, Güdümlü Mühimmat Sistemleri, Elektro-Optik ve Haberleşme teknolojileri belirleyici rol oynadı. Söz konusu büyümeyi ASELSAN’ın yüksek teknolojiye sahip ürünlerine yönelik artan talep destekledi. Şirketin bakiye siparişleri bir önceki çeyreğe göre 7,5 milyar dolar artarak 30,7 milyar dolara yükseldi. Yeni ihracat sözleşmeleri bu dönemde %34 artış ile 1,9 milyar dolar oldu. Yeni sözleşmelerde ve bakiye siparişlerde tarihi zirveler görüldü. Kişi Başı Hasılatta Dolar Bazında %4 Artış Güçlü büyümesini operasyonel mükemmellik, yüksek teknoloji ve kurumsal dönüşüm odağıyla destekleyen ASELSAN, verimlilik göstergelerinde de güçlü bir performans sergiledi. Şirketin FAVÖK marjı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 190 baz puan artarak %26,8 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde ASELSAN’ın FAVÖK tutarı da %38 artarak 40,6 milyar TL’ye ulaştı. Verimlilik artışı sağlayan uygulamaların kararlılıkla yürütülmesi, ürün portföyü içerisindeki kritik ve giriş bariyeri yüksek teknolojilere yönelik dönüşüm, ASELSAN’ın büyümesine ve operasyonel marjlarının korunmasına önemli katkı sağladı. Aynı dönemde ASELSAN’ın kişi başı hasılatında dolar bazında %4 oranında artış görüldü. Seri Üretim ve AR-GE’ye Yönelik Yatırımlarda İvme Artıyor Artan bakiye siparişlerle beraber yılın ilk dokuz ayında ASELSAN’a ilave üretim kabiliyeti ve ölçek kazandıracak yatırımlar kesintisiz bir şekilde devam etti. Oğulbey Teknoloji Üssü ve mevcut yerleşkelerde gerçekleştirilen yatırımlar bu dönemde %228 artarak 684 milyon dolar seviyesine yükseldi. Söz konusu yatırımlar ASELSAN’ın büyüyen sipariş hacmini karşılamasına ve sürdürülebilir büyümesine destek oluyor. 2025 yılında temeli atılan ve Cumhuriyet tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayii yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssü’nün ilk fazı bu dönemde faaliyetlerine başladı. Benzer şekilde Güdümlü Mühimmat Sistemleri Üretim Merkezi gibi birçok yeni yatırım bu dönemde devreye alındı. Hava, deniz ve kara savunma sistemlerinin üretiminde robotik ve otomasyon altyapısı önemli ölçüde güçlendirildi. Devreye alınan ve devam eden yatırımlar ile birlikte, ASELSAN'ın teslimat kapasitesi, hız ve kalite kabiliyeti artırıldı. Türkiye’de yürüttüğü Ar-Ge proje sayısında ve mühendis istihdamında lider olan ASELSAN’ın gerçekleştirdiği Ar-Ge harcamaları ilgili dönemde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %36 artarak 1,3 milyar dolar seviyesine yükseldi. Özellikle Uydu Teknolojileri, Kuantum Hesaplama Teknolojileri, Su Altı Teknolojileri, Yüksek Güçlü Mikrodalga Teknolojileri, Mikroelektronik Sistem Teknolojileri, Akıllı Mühimmat ve İtki Sistem Teknolojileri gibi giriş bariyeri yüksek alanlara yönelik yatırımlar hız kazandı. Söz konusu geleceğe yönelik devam eden yatırımlar ASELSAN’ın global savunma sanayii alanındaki görünümünü güçlendirmeye devam edecektir. Yatırım Döneminde Finansal Disiplin ASELSAN, hızlı bir şekilde büyüdüğü ve yatırım harcamalarını artırdığı bir dönemde, finansal sürdürülebilirliğini ve bilanço disiplinini korumayı da sürdürdü. Şirketin operasyonel nakit akışı 2026 yılının ilk 9 ayında 23 milyar TL olarak gerçekleşti. Söz konusu dönemde ASELSAN’ın finansal borçlarının aktifleri içerisindeki payı %14 oldu. Etkin finans yönetimi ve geliştirilen yeni stratejiler ile ASELSAN’ın finansman giderleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %10,3 azaldı. Özkaynak oranı %55 seviyesinde olan ASELSAN, bu alanda sektör ortalamalarının üzerindeki konumunu sürdürdü. ASELSAN’ın bilanço büyüklüğü 2025 yıl sonuna göre %15 arttı. Güçlü bilanço yönetimi, verimlilik artışı sağlayan uygulamalar ve sürdürülen finansal disiplin ile yılın ilk 9 ayında ASELSAN’ın özkaynak kârlılığı 400 baz puan artarak %16,6’ya yükseldi. Aktif kârlılığı ise %9’a yükselerek, sermaye ve varlık verimliliğinde önemli bir iyileşme kaydedildi. ASELSAN’ın FAVÖK marjında da bu dönem 190 baz puan iyileşme görülerek %26,8 seviyesine ulaşıldı. 2025 yıl sonuna göre Şirketin ticari alacakları %11 azaldı. Söz konusu alanlardaki iyileşmeler ASELSAN’ın güçlü bilanço yapısını destekledi. Seri üretime yönelik yüksek tutarlı yatırımların sürdüğü bir dönemde elde edilen güçlü finansal sonuçlar, ASELSAN’ın büyüyen ölçeğini, ihracat hedeflerini ve yüksek teknoloji yatırımlarını sağlıklı bir finansal yapı içinde yönetme kapasitesini destekliyor. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol 2026 Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Sonuçlarını Değerlendirdi: “Daha hızlı, daha çevik ve daha rekabetçi bir ASELSAN inşa ediyoruz” “2026, ASELSAN için yalnızca büyüdüğümüz değil, büyümenin ölçeğini değiştirdiğimiz bir yıl oluyor. aselsaneXt ile ortaya koyduğumuz dönüşüm; siparişlerimizden yatırımlarımıza, üretim kapasitemizden teknolojik derinliğimize kadar şirketimizin tamamında karşılık buluyor. Bugünün ihtiyaçlarını karşılamanın ötesine geçtik. Yarının taleplerine cevap verecek kapasiteyi, bugünden oluşturuyoruz. Daha hızlı, daha verimli ve küresel rekabette daha güçlü bir ASELSAN hedefiyle ilerliyoruz. İstikrarlı büyümenin yanı sıra büyüme hızımız da artıyor. Dolar bazında 3. Çeyrek büyüme rakamlarına baktığımızda, 2024’te %18, 2025’te %29 ve bu yıl %42 büyüdük. Büyümede ve birçok iş hacmi göstergesinde sektörümüzün global ortalamalarının çok çok üstünde performans gösteriyoruz. Nitekim Ağustos ayında açıklanan Defense News Top 100 listesinde üç basamak yükselerek 40’ıncı sıraya yerleştik. Forbes Global 2000 listesine giren ilk Türk savunma sanayi şirketi olduk. Benzer şekilde, global yatırım kuruluşlarının raporlarında da şirketimizin başarılarına dikkat çekiliyor. “Büyümenin yalnızca hacmine değil, niteliğine de bakıyoruz” Hasılatımızı geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 28 artırarak 151,5 milyar TL’ye ulaştırdık. FAVÖK marjımızı 190 baz puan iyileştirdik. Bu iyileşmede, Yapay Zekanın süreçlerimizde etkin kullanımı, dijital dönüşümün katkıları ve ürün portföyümüzde daha yüksek katma değerli ürünlerin payının artması etkili oldu. Ölçeğimiz büyürken operasyonel marjlarımızın gelişmesi bizim için özellikle kıymetli. Bu sonuçlar, daha fazla işi başarmanın yanında, yüksek katma değerli işleri daha verimli şekilde gerçekleştirdiğimizi de ortaya koyuyor. Biz büyümenin yalnızca hacmine değil, niteliğine de bakıyoruz. Daha büyük bir şirket olurken daha verimli bir yapıya ulaşmak, aselsaneXt ile hedeflediğimiz dönüşümün en önemli göstergelerinden biri. “Siparişi kapasiteye, kapasiteyi geleceğe dönüştürüyoruz” Sipariş tarafında ASELSAN tarihinde yeni rekorlara imza attık. Bakiye siparişlerimiz tarihimizde ilk defa 30 milyar dolar seviyesini geçti. Yeni ihracat sözleşmelerimizi de yüzde 34 artışla 1,9 milyar dolara taşıdık. Alınan İş/Satışlar oranımızın 4,4’e yükselmesi, önümüzdeki yıllara uzanan iş hacmimizin önemli göstergelerinden biri. Bu oran bize yalnızca bugünkü talebin gücünü değil, önümüzdeki dönemin büyüme potansiyelini de gösteriyor. Satışlarımızın çok üzerinde yeni iş alıyor olmamız, önümüzde uzun ve güçlü bir iş yükü bulunduğuna işaret ediyor. Bundan sonraki temel sorumluluğumuz, bu portföyü zamanında teslimata, yeni kapasiteye ve teknolojik üstünlüğe dönüştürmek. “Oğulbey’de ilk üretim başladı” Kapasite artışı ve yüksek teknolojiye yönelik yatırımlarımızı yüzde 228 artırarak 684 milyon dolara çıkardık. Cumhuriyet tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayii yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssü’nün ilk fazını faaliyete aldık. Güdümlü Mühimmat Sistemleri Üretim Merkezi gibi yeni tesislerimizi devreye sokarken robotik ve otomasyon altyapımızı da geliştiriyoruz. Buradaki yaklaşımımız çok net: Siparişlerin, kapasitemizin önüne geçmesini beklemiyoruz. Talebin geleceği noktayı öngörerek altyapımızı bugünden hazırlıyoruz. Siparişi kapasiteye, kapasiteyi geleceğe dönüştürüyoruz. “Yeni teknoloji alanlarına odaklanmayı sürdüreceğiz” Uydu teknolojilerinden kuantum hesaplama teknolojilerine, su altı sistemlerinden yüksek güçlü mikrodalga ve mikroelektronik teknolojilerine kadar giriş bariyeri yüksek alanlara yatırım yapıyoruz. Antalya’da düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresinde alçak yörünge uydu konseptimizi ilk defa tanıttık. Kuruluşundan bu yana TSK’nın karada, denizde ve havada haberleşmesini sağlayan ASELSAN, bundan sonra uydu haberleşme hizmetini de sağlayacak. ASTRALINK adını verdiğimiz projemiz uluslararası camianın da yoğun ilgisini çekti. Teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirecek, ihracatta bizi daha yukarı taşıyacak ve yeni kabiliyet alanları açacak bu tür yeni teknoloji alanlarına odaklanmayı sürdüreceğiz. “Finansal istikrarımızı sürdürüyoruz” Yatırımlarımızı gerçekleştirirken finansal disiplinden taviz vermemek temel önceliklerimizden biri. Geçen yıl gerçekleştirdiğimiz yatırımın neredeyse iki katını bu yılın ilk üç çeyreğinde gerçekleştirmiş olduk. Yatırım temposunun bu ölçüde yükseldiği bir ortamda finansal istikrarımızı başarıyla sürdürüyoruz. Finansal borçlarımızın aktifler içindeki oranını yüzde 14 seviyesinde tutarken finansman giderimizi yüzde 10,3 azalttık. Özkaynak karlılığımızı yüzde 16,6’ya, aktif karlılığımızı yüzde 9’a çıkardık. Biz kapasitemizi hızla artırırken finansal esnekliğimizi de koruyoruz. Bu denge, önümüzdeki dönemde yeni yatırım kararlarını daha sağlam bir zeminde almamıza imkân verecek. “Küresel ilgiyi stratejik bir gelişme olarak görüyoruz” Bugün ASELSAN’a ve geliştirdiğimiz sistemlere hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda giderek artan bir ilgi var. Bu ilgiyi stratejik bir gelişme olarak görüyoruz. Savunma bütçelerinin arttığı, ülkelerin tedarik güvenliğini ve teknolojik egemenliği daha fazla önemsediği bir dönemde ASELSAN’ın geniş ürün portföyü önemli bir avantaj sağlıyor. Kurumsal yönetim anlayışımız ve özveriyle çalışan nitelikli personellerimizle ASELSAN’ı bugünlere getirdik. Hedefimiz açık: ASELSAN’ı dünyanın önde gelen savunma teknolojisi şirketlerinden ve güçlü küresel teknoloji markalarından biri haline getirmek.” İmzalanan Sözleşmeler ve Bakiye Siparişler Global pazarlardaki etkinliğini önemli ölçüde artırarak uluslararası savunma ekosistemindeki konumunu her geçen gün güçlendiren ASELSAN, 2026 yılının ilk 9 ayında toplam 14 milyar dolar tutarında yeni sözleşme imzaladı. Söz konusu dönemde ulaşılan hacim ASELSAN tarihinde görülen en yüksek seviye olarak kaydedildi. Özellikle ilave Hava Savunma, Radar, Elektronik Harp, Güdüm ve Yapay Zeka Destekli Kent Güvenliği sistemlerine yönelik önemli yeni siparişler alındı. ASELSAN’ın bakiye siparişleri de kesintisiz bir şekilde artmaya devam etti. ASELSAN’ın bakiye siparişleri yılın ilk 9 ayında 30,7 milyar dolar seviyesine yükseldi. 2025 sonunda ulaşılan 20 milyar dolar seviyesinin ardından ASELSAN tarihinde bakiye siparişlerde ilk defa 30 milyar dolar seviyesi görülmüş oldu. Alınan İş/Satışlar oranını bir önceki yılın aynı döneminde gerçekleşen 2,5 seviyesinin üzerine taşıyan ASELSAN, 2026 yılının ilk 9 ayında bu oranı 4,4’e yükselterek sektör ortalamaları üzerindeki seyrini korudu. Söz konusu alanlarda yakalanan büyümeler ASELSAN’ın ürün ve sistemlerine yönelik talebin istikrarlı şekilde arttığını ortaya koydu. İmzalanan Önemli Sözleşmeler 2026 Yılının 1. Çeyreği Uluslararası müşteriler ile imzalanan Haberleşme Sistemlerinin ve İnsansız Deniz Araçlarına yönelik faydalı yüklerin ihracatına ilişkin sözleşme,Uluslararası müşteriler ile imzalanan Hava Savunma ve Aviyonik Sistemlerin ihracatına yönelik sözleşmeYurt içi bir platform üreticisi ile yurt dışındaki kullanıcılara teslim edilmek üzere imzalanan Elektro-Optik Sistemlerin ihracatına ilişkin sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Güdüm Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, 2026 Yılının 2. Çeyreği Uluslararası müşteriler ile imzalanan Hava Savunma, Radar, Elektronik Harp, Elektro-Optik, Aviyonik ve Haberleşme sistemlerinin ihracatına ilişkin sözleşme,Uluslararası müşteriler ile imzalanan Radar, Hava Savunma, Elektro-Optik ve Haberleşme Sistemleri ile İHA ve İDA faydalı yüklerinin ihracatına ilişkin sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin ilave üretimlerine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Kamu Güvenliği Haberleşme ile Uydu ve Uzay Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan yapay zekâ destekli Kent Güvenliği Yönetim Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme. 2026 Yılının 3. Çeyreği Uluslararası müşteriler ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin ihracatına yönelik sözleşme,Uluslararası müşteriler ile imzalanan Elektronik Harp, Elektro-Optik, Arayıcı Başlık, Keşif ve Gözetleme, Haberleşme ve Silah Sistemlerinin ihracatına yönelik sözleşme,Uluslararası müşteriler ile imzalanan Silah ve Elektronik Harp Sistemlerinin ihracatına yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Hibrit Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme,ROKETSAN ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin alt bileşenlerine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Radar Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Desecure Technology Yeni Nesil Güvenlik Teknolojilerini EIF 2026'da Tanıtacak Haber

Desecure Technology Yeni Nesil Güvenlik Teknolojilerini EIF 2026'da Tanıtacak

Fuarın altın sponsorları arasında yer alan şirket, 110 metrekarelik standında yapay zekâ destekli mobil güvenlik sistemlerinden uzaktan izleme teknolojilerine, erken yangın tespitinden çalışan güvenliğine kadar farklı mühendislik çözümlerini ziyaretçilerle buluşturacak. Gerçek güvenlik senaryolarının canlı olarak deneyimlenebileceği stantta, enerji tesislerine yönelik entegre güvenlik teknolojileri ön plana çıkacak. Enerji sektöründe artan yatırımlar ve gelişen teknolojiler, enerji tesislerinin güvenliğinde de yeni ihtiyaçları beraberinde getiriyor. Özellikle geniş alanlara yayılan güneş ve rüzgâr enerjisi santralleri ile enerji depolama tesislerinde hırsızlık, sabotaj, yangın ve operasyonel risklere karşı erken tespit ve hızlı müdahale giderek daha fazla önem kazanıyor. Yapay zekâ destekli teknolojilerin geliştirilmesi, farklı algılama sistemlerinin entegrasyonu ve sahaya özel mühendislik çözümleri üzerine çalışan Desecure Technology, 5-7 Kasım tarihlerinde Antalya ANFAŞ Fuar ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek EIF 2026'da enerji sektörüne yönelik çözümlerini sergileyecek. Desecure Technology, Desecure Özel Güvenlik ve DEOSGB'nin ilk kez aynı stantta yer alacağı fuarda, şirketlerin birbirini tamamlayan ancak farklı faaliyet alanlarına sahip çözümleri tanıtılacak. Desecure Technology teknoloji geliştirme ve sistem entegrasyonuna, Desecure Özel Güvenlik özel güvenlik ve alarm izleme hizmetlerine, DEOSGB ise iş sağlığı ve güvenliği alanına odaklanacak. F197-F198 numaralı stantta ziyaretçiler, güvenlik teknolojilerinin riskleri nasıl tespit ettiğini ve farklı operasyonel süreçlerle nasıl entegre edilebildiğini deneyimleme fırsatı bulacak. Yeni nesil mobil güvenlik sistemleri ilk kez kapsamlı olarak tanıtılacak Desecure Technology, EIF 2026 kapsamında yeni nesil proaktif güvenlik ürünlerinin güncellenmiş versiyonlarını sektör profesyonellerinin beğenisine sunacak. Fuarda öne çıkacak çözümler arasında Mobil İzleme Kulesi (MİK), Mobil Alarm Standı (MAS), Desecure Vision V10 ve Desecure One yer alacak. Enerji santralleri, şantiyeler ve enerji depolama sahaları gibi geniş alanlar için geliştirilen Mobil İzleme Kulesi, elektrik altyapısından bağımsız çalışabilmesiyle dikkat çekiyor. Yapay zekâ destekli kamera, termal görüntüleme ve farklı algılama teknolojileriyle yapılandırılabilen sistem, tek bir kuleyle açık alanda 160 bin metrekareye kadar izleme kapasitesi sunuyor. Mobil Alarm Standı ise sabit altyapının bulunmadığı veya hızlı güvenlik kurulumu gerektiren alanlarda uzaktan izleme ve müdahale imkânı sağlıyor. Fuarda tanıtılacak Desecure Vision V10, sahadaki çalışanlarla Alarm İzleme Merkezi arasında görüntülü ve çift yönlü sesli iletişim kurulmasına olanak tanırken, Desecure One ise özellikle yalnız veya riskli alanlarda çalışan personelin güvenliğine odaklanıyor. Düşme ve hareketsizlik algılama, konum paylaşımı ve acil yardım fonksiyonlarına sahip cihaz, olası risklerin merkezden takip edilmesini sağlıyor. Ziyaretçiler güvenlik operasyonlarını canlı deneyimleyecek Desecure Technology'nin fuar standının merkezinde, bir güvenlik olayının başlangıcından sonuçlandırılmasına kadar geçen sürecin gösterileceği özel bir deneyim alanı bulunacak. Yapay zekâ destekli sistemlerin riskleri nasıl algıladığı, alarmların yetkili Alarm İzleme Merkezi tarafından nasıl doğrulandığı, saha müdahalesinin nasıl koordine edildiği ve olayların nasıl raporlandığı canlı senaryolar üzerinden aktarılacak. Ziyaretçiler, sınır ihlali, yangın riski, izinsiz giriş ve çalışan güvenliği gibi farklı senaryolarda teknolojinin nasıl devreye girdiğini gözlemleyebilecek. Ayrıca yapay zekâ destekli kişisel koruyucu donanım kontrolü, tehlikeli alan ihlali ve termal kameralarla erken yangın tespiti gibi uygulamalar da tanıtılacak. DEOSGB tarafından oluşturulacak deneyim alanında ise ziyaretçiler, sanal gerçeklik (VR) teknolojisiyle iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini deneyimleyebilecek. Fuar girişinde konumlandırılacak Mobil İzleme Aracı (MİA) da elektrik ve internet altyapısının sınırlı olduğu sahalarda mobil güvenlik teknolojilerinin kullanımına ilişkin örnek sunacak. Ünsal Kütaruk, EIF Kongresi'nde enerji güvenliğinin geleceğini değerlendirecek Desecure Technology Enerji Grup Koordinatörü Ünsal Kütaruk, 5 Kasım Perşembe günü saat 15.30-16.30 arasında Mavi Salon'da gerçekleştirilecek “Yenilenebilir Enerji Ekipmanlarında Verimlilik, Kalite ve Dayanıklılık” başlıklı oturumda konuşmacı olarak yer alacak. Kütaruk, oturumda güneş ve rüzgâr enerjisi santralleri ile enerji depolama tesislerinin değişen güvenlik ihtiyaçlarını, yapay zekâ destekli teknolojilerin risklerin erken tespit edilmesi, yatırım güvenliği ve üretim sürekliliğine katkıları çerçevesinde değerlendirecek. EIF 2026'ya katılımın Desecure Technology açısından önemine değinen Desecure Technology Enerji Grup Koordinatörü Ünsal Kütaruk, şu değerlendirmede bulundu: “Enerji sektörü, yeni yatırımlar ve teknolojik gelişmelerle önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşümle birlikte enerji tesislerinin güvenliğini sağlamak, yatırımları korumak ve üretim sürekliliğini desteklemek her zamankinden daha önemli hale geliyor. EIF 2026'yı, enerji sektörünün farklı paydaşlarıyla bir araya gelmek, değişen ihtiyaçları ve beklentileri yakından değerlendirmek ve geliştirdiğimiz çözümleri doğrudan sektör profesyonelleriyle buluşturmak açısından değerli bir platform olarak görüyoruz. Kongre kapsamında da enerji tesislerinde karşılaşılan güncel riskleri, yapay zekâ ve uzaktan izleme teknolojilerinin sunduğu imkânları ve güvenliğin operasyonel verimlilikle ilişkisini ele alacağız. Amacımız, güvenliğin yalnızca koruyucu bir hizmet değil, enerji yatırımlarının sürdürülebilirliğini destekleyen stratejik bir unsur olduğuna dikkat çekmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Afrika Sanayisine Açılan Yeni Kapı: ITAF 2026 Kazablanka’da Gerçekleşti Haber

Afrika Sanayisine Açılan Yeni Kapı: ITAF 2026 Kazablanka’da Gerçekleşti

Afrika’da sanayi yatırımlarının ve üretim kapasitesini geliştirmeye yönelik çalışmaların hız kazanması, otomasyon, robotik, dijital üretim ve akıllı fabrika teknolojilerine olan talebi artırıyor. Bu dönüşümün sunduğu fırsatları uluslararası sanayi dünyasıyla buluşturmayı hedefleyen ITAF 2026, küresel teknoloji sağlayıcıları ile Afrika’nın gelişen sanayi pazarları arasında doğrudan iş bağlantıları kurulmasına olanak sağladı. Fuar kapsamında 11 ülkeden yaklaşık 50 nitelikli alıcının katılımıyla gerçekleştirilen Hosted Buyer Programı ve B2B görüşmeleri, teknoloji sağlayıcıları ile satın alma karar vericilerini bir araya getirerek yeni ticari fırsatların değerlendirilmesine katkıda bulundu. Etkinliğin önemli bileşenlerinden biri olan Industrial Edge Summit Africa konferans programında ise 60’tan fazla konuşmacı; endüstriyel otomasyon, dijitalleşme, ileri üretim teknolojileri ve Afrika sanayisinin dönüşümüne yönelik fırsatları ele aldı. Endüstriyel dönüşüme yön veren teknolojiler ITAF 2026’da buluştu ITAF 2026, üç gün boyunca endüstriyel üretimin geleceğini şekillendiren teknolojilere ve yenilikçi çözümlere ev sahipliği yaptı. Robotik sistemlerden endüstriyel otomasyona, yapay zekâ ve dijital üretim teknolojilerinden akıllı iç lojistik, güç aktarım sistemleri ve enerji verimliliği çözümlerine kadar geniş bir teknoloji yelpazesi, uluslararası sektör profesyonelleriyle buluştu. Fuar, yeni teknolojilerin tanıtılmasının yanı sıra bu çözümlerin üretim süreçlerine sağlayabileceği somut katkıları da gündeme taşıdı. Türkiye’den katılan ve kendi alanlarında küresel ligde yer alan Esit Elektronik ve IHI Dalgakıran gibi öncü Türk üreticileri de fuarda geliştirdikleri son teknoloji çözümleri, akıllı tartım ve kompresör sistemlerini Afrika pazarıyla buluşturarak yoğun ilgi gördü. Verimlilik artışı, operasyonel maliyetlerin azaltılması, üretim süreçlerinin dijitalleşmesi ve sürdürülebilir üretim gibi sanayinin öncelikli konuları, teknoloji sağlayıcıları ile sektör temsilcileri arasındaki görüşmelerin odağında yer aldı. Böylece ITAF, küresel teknolojik gelişmelerin Afrika sanayisinin dönüşüm ihtiyaçlarıyla buluştuğu bir platform olarak öne çıktı. ITAF 2026, uluslararası ticari iş birliklerine kapı açtı ITAF 2026, sergilenen teknolojilerin ötesinde, uluslararası satın almacılar ile sanayi ve teknoloji sağlayıcıları arasında yeni iş fırsatlarının değerlendirildiği bir platform oldu. Fuar kapsamında düzenlenen Alım Heyeti Programı, Afrika ve Avrupa'daki 11 ülkeden yaklaşık 50 nitelikli satın almacıyı Kazablanka'da bir araya getirdi. B2B eşleştirme görüşmeleri sayesinde katılımcı firmalar, yeni pazarlara açılma, potansiyel müşterilerle doğrudan temas kurma ve uzun vadeli ticari ortaklıklar geliştirme fırsatı yakaladı. Programın uluslararası boyutunu güçlendiren bir diğer önemli buluşma ise 9 Afrika ülkesinden 22 üst düzey temsilcinin katılımıyla gerçekleşti. Kamu kurumları, ticaret odaları ve iş dünyasından temsilcilerin yer aldığı heyet, bölgenin sanayi ve altyapı yatırımlarına yönelik ihtiyaçlarını uluslararası teknoloji sağlayıcılarıyla değerlendirdi. Makine ve otomasyondan enerji ve lojistiğe uzanan görüşmelerde, teknoloji transferi, üretim kapasitesinin geliştirilmesi ve yeni yatırım fırsatları ön plana çıktı. Böylece ITAF, Afrika sanayisinin ihtiyaçları ile uluslararası teknoloji ve üretim çözümleri arasında doğrudan bağlantılar kurulmasına katkı sağladı. Öncelikli hedef, sürdürülebilir katma değer yaratmak ITAF, ilk edisyonuyla etkinliğin ötesine geçerek yıl boyu aktif kalacak bir platformun ilk temellerini attı. ITAF ilk edisyonun ardından, Kazablanka’da kurulan iş birliklerini kalıcı kılmayı, saha deneyimlerini paylaşmayı, nitelikli iş gücünü ve yetkinlikleri geliştirmeyi amaçlıyor. Bu sayede sanayi aktörlerine yenilikçi teknolojileri keşfetme aşamasından sahada uygulamaya kadar her adımda rehberlik eden sürdürülebilir bir ekosistem sunmayı hedefliyor. Bundan sonraki süreçte elde edilen ivmeyi büyüterek yerel ve uluslararası paydaşlar arasındaki köprülerin güçlendirilmesi, ayrıca Kazablanka’da kurulan bağlantıların yatırım, inovasyon ve endüstriyel iş birliği odaklı yeni fırsatlara dönüştürülmesi planlanıyor. Industrial Edge Summit Africa’da sanayinin geleceği ele alındı ITAF 2026 kapsamında düzenlenen Industrial Edge Summit Africa, 60’ı aşkın konuşmacının katılımıyla sanayinin dijital ve sürdürülebilir dönüşümüne yönelik gelişmeleri gündeme taşıdı. Uluslararası iş dünyası temsilcilerini, teknoloji liderlerini ve sektör uzmanlarını buluşturan konferans programında; üretimde yapay zekâ uygulamaları, Endüstri 4.0, Endüstriyel Nesnelerin İnterneti (IIoT), siber güvenlik, enerji verimliliği ve karbonsuzlaşma gibi sanayinin öncelikli konuları ele alındı. Üç gün süren oturumlarda, yeni teknolojilerin üretim süreçlerine entegrasyonu, sanayide dijitalleşmenin hızlandırılması ve işletmelerin rekabet gücünün artırılması konuları öne çıktı. Afrika sanayisinin gelişen ihtiyaçları doğrultusunda teknoloji yatırımlarından nitelikli iş gücüne uzanan farklı başlıkların değerlendirildiği konferans, uluslararası bilgi ve deneyim paylaşımına katkı sağlayarak bölgenin endüstriyel dönüşümüne yönelik yeni perspektifler sundu. Geleceğe Güçlü Adım: ITAF 2027 İçin Hazırlıklar Başladı Başarılı ilk edisyonunun ardından 2026’da atılan temeller üzerine yükselecek fuar, Afrikalı sanayi paydaşlarını uluslararası teknoloji sağlayıcıları, yatırımcılar ve iş ortaklarıyla buluşturan bir platform olarak konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Afrika’nın sanayi ve teknoloji sektörlerindeki önemli buluşmalarından biri olan Industrial Transformation Africa’nın (ITAF) bir sonraki edisyonu 26–28 Ekim 2027 tarihleri arasında OFEC/Kazablanka’da düzenlenecek. ITAF, Deutsche Messe ekosistemi bünyesindeki Hannover Fairs MENA tarafından, yerel organizatör Smart Expos & Events Morocco ile birlikte düzenleniyor. 2026 edisyonunun stratejik ortakları UNIDO, GMAI ve AMCA; sponsorları Turkish Machinery ve GSMA; resmi teknoloji ortakları CE3M Maroc, R&D Maroc ve TEAM Henri-Fabre; kurumsal ortakları AHK Maroc, GIZ, Fraunhofer-Gesellschaft ve KFW; destekleyici ortakları ise AMPF, FMIIP, Morocco Train Industry (MTI) ve WorldPTA oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Martı’dan Türkiye'de Ulaşımı Değiştirecek Hamle: Sürücüsüz RoboMartı! Haber

Martı’dan Türkiye'de Ulaşımı Değiştirecek Hamle: Sürücüsüz RoboMartı!

Bugüne kadar daha çok ABD ve Çin gibi teknoloji yarışının öncüsü ülkelerle anılan otonom sürüş teknolojisi, artık Türkiye'de de gündemde. Oğuz Alper Öktem tarafından tanıtılan RoboMartı, yapay zeka destekli sürücüsüz araçları paylaşımlı yolculuk modeliyle buluşturarak şehir içi ulaşımda köklü bir dönüşüm başlatmayı hedefliyor. Direksiyonda insan yok, kontrol yapay zekada! Bilim kurgu filmlerini aratmayan RoboMartı, yüksek çözünürlüklü kameraları, lidar ve radar sensörleri sayesinde çevresini 360 derece algılayabiliyor. Yapay zeka destekli sistem; trafik ışıklarını, yayaları, diğer araçları ve yol koşullarını analiz ederek sürüş kararları verebilecek şekilde tasarlandı. Dünyanın teknoloji devleri yarışırken Öktem’den ses getiren hamle ABD'den Çin'e dünyanın en büyük teknoloji şirketleri sürücüsüz ulaşım için yarışırken, Öktem'in RoboMartı'yı Türkiye'de tanıtması dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıktı. Martı ile paylaşımlı ulaşım alışkanlıklarını değiştirmeyi hedefleyen Öktem, şimdi de yapay zekâ destekli otonom araçlarla geleceğin ulaşımına öncülük etmeye hazırlanıyor. Öktem: “Türkiye’de ulaşımın geleceğini şekillendireceğiz” Martı Kurucusu Oğuz Alper Öktem, projeye ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “RoboMartı ile Türkiye'de sürücüsüz ulaşımın geleceğine ilk adımı attık. Hedefimiz, yapay zeka ile çalışan sürücüsüz araçları paylaşımlı yolculukla buluşturarak ulaşımda yeni bir dönem başlatmak. Test sürüşlerinin başarıyla tamamlanması, teknolojimizin geldiği noktayı ve Martı'nın bu alandaki öncülüğünü ortaya koyuyor. Türkiye'de ulaşımın geleceğini şekillendirmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.