Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yapay Zeka

Kapsül Haber Ajansı - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Siemens Teknolojisiyle BSH Üretiminde Dijital Dönüşüm  Haber

Siemens Teknolojisiyle BSH Üretiminde Dijital Dönüşüm 

Siemens, BSH Ev Aletleri’nin Türkiye Çerkezköy kampüsünde devreye aldığı dijital dönüşüm projesiyle, yapay zeka ve veri analitiğini üretim süreçlerine taşıdı. BSH Çerkezköy Çamaşır Makinesi Fabrikası’nda plastik kazan üretim hattına entegre edilen Siemens Industrial Edge teknolojisi, sürdürülebilirlikten verimliliğe ve kalite yönetimine kadar birçok alanda etkileyici sonuçlar ortaya koydu. EdgeAI tabanlı sistemle geliştirilen “Üretim Kontrol Kulesi”, sahadan toplanan verilerin gerçek zamanlı analiz edilmesini, anomali tespitlerinin yapay zeka algoritmalarıyla gerçekleştirilmesini ve aynı üretimi yapan makineler arasında performans karşılaştırmalarının yapılmasını mümkün hale getirdi. Tüm bu yeni süreçler bir yıl gibi kısa bir sürede, üretim hattı hiç durdurulmadan, esnek ve güvenli bir mimariyle entegre edildi. BSH Türkiye CTO & COO’su Hakan Mandalı, “BSH Türkiye olarak Siemens ile gerçekleştirdiğimiz bu dijital dönüşüm projesi, üretim teknolojilerinde yeni bir çağın kapılarını araladı. Siemens Industrial Edge ve yapay zeka destekli sistemlerle sadece verimliliğimizi artırmakla kalmadık, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve kalite alanlarında da çıtayı yükselttik. BSH Türkiye’de ilk kez uygulanan bu sistemin global ölçekte örnek teşkil etmesi, dijital dönüşüm vizyonumuzun ve iş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü sinerjinin bir göstergesidir” dedi. GENİŞ YELPAZEDE DEĞER YARATIYOR Siemens Türkiye Digital Endüstriyel Genel Müdürü Kerim Oal, projeye ilişkin değerlendirmesinde “Bu proje, Siemens’in açık ve uyumlu ürün portföyüyle IT yeteneklerinin üretim süreçlerine nasıl entegre edilebileceğini net bir şekilde gösteriyor. Siemens Xcelerator ile endüstriyel dijitalleşmeye yönelik sunduğumuz katkılar, müşterimizin sisteminin farklı bileşenleriyle güvenli ve sorunsuz entegrasyonunda kendini gösteriyor. Veri analizinden yapay zekaya kadar geniş bir yelpazede değer yaratıyoruz. Biz, geleceğin üretim sistemlerini bugünden inşa ediyoruz. Bu örnek projeyle, üretim süreçlerine teknolojik değer katmaya, iş ortaklarımızın dijital dönüşüm yolculuklarında çözüm ortağı olmaya ve sürdürülebilir sanayiyi desteklemeye devam ediyoruz” dedi. VERİLER TEK NOKTADAN YÖNETİLİYOR BSH Türkiye, Siemens Industrial Edge teknolojisini tercih ederek yüksek güvenilirlik ve güçlü entegrasyon kabiliyetlerinin ötesinde, tek noktadan enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim olanaklarında uçtan uca değer yarattı. Siemens Xcelerator portföyünün parçası olan Industrial Edge, çamaşır makinası kazan üretim hattında sahadan verilerin kolaylıkla toplanmasını, saha seviyesinde analiz edilmesini, analiz çıktılarıyla üretimde operasyonel verimliliğin arttırılmasını, kalite problemlerinin ve plansız duruşların azaltılmasını, üretilen her bir kazanın ürün kimliğinin oluşturulması ve kaydedilmesini, yarı mamullerin takibini, operatör hedeflerinin takip edilmesini ve IT katmanlarla tam entegrasyonunu sağladı. Bu sayede IT ve OT sistemleri arasında merkezi bir platform oluşturarak verilerin tek noktadan yönetilmesini mümkün kıldı. BSH’ın süreçlerini optimize etmek, yapay zeka destekli algoritmalar ile anormallikleri tespit etmek, verimlilik sağlamak ve kalite süreçlerini geliştirmek için Industrial Edge platformundaki ileri teknolojiler kullanılarak üretim sürecinin hem teknolojik seviyesi hem de esnekliği artırıldı. Bu çözüm aynı zamanda dijital ikiz süreçleri, güvenli bulut ortamı, görsel denetimle veri izleme sistemleriyle de entegre çalışıyor. OPERASYONLAR ARTIK DAHA İYİ YÖNETİLİYOR Plastik kazan üretimi, yapay zekâ destekli Industrial Edge ile otomatik kontrollerle yönetiliyor ve her bir kazana benzersiz bir kimlik numarası atanıyor. Enerji tüketimi, performans ve kalite gibi proses verileri Siemens Industrial Edge ve bulut üzerinde analiz ediliyor. Sistem, anormallik modellerinden öğrenerek makineleri otomatik olarak durdurabiliyor, kök nedenleri belirliyor ve mühendisleri bilgilendiriyor. Geçmiş verilerle geliştirilen modeller, sistemin doğruluğunu artırarak proaktif önlemler alınmasını sağlıyor. VERİMLİLİĞE KATKI Uygulama sonrasında genel ekipman verimliliğinde yüzde 20 artış sağlanırken, enerji tüketimi yüzde 25 oranında azaltıldı. Tüm bu verimlilik artışı, BSH Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sağladı. Her bir ürün, benzersiz dijital kimliğiyle izlenebilir hale getirilirken, kalite dışı ürünlerin önlenmesiyle hem tüketici memnuniyeti hem de marka güveni artırıldı. Proje, hem teknik başarılarıyla değil, hem de stratejik sonuçlarıyla öne çıktı. BSH Çerkezköy Çamaşır Makinası Fabrikası, bu uygulamayla geçtiğimiz yıl “BSH Global Yılın Üretim Teknolojisi Ödülü”ne layık görüldü. BSH Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen bu sistem, global ölçekte BSH’ın diğer üretim tesislerine de örnek teşkil ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Netaş, 2025 Yıl Sonu Satış Gelirlerini Yüzde 31 Artırarak 12 Milyar TL'ye Ulaştırdı Haber

Netaş, 2025 Yıl Sonu Satış Gelirlerini Yüzde 31 Artırarak 12 Milyar TL'ye Ulaştırdı

Türkiye'de ve bölgede telekomünikasyon ve bilgi teknolojileri alanında faaliyet gösteren Netaş, 2025 yılı yıl sonu finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket'in satış gelirleri yıl sonunda geçen yılın aynı dönemine kıyasla TL bazında yüzde 31 artırarak 12 milyar TL'ye dolar bazında yüzde 9 artarak 305 milyon dolar seviyesine ulaştı. Alınan siparişler ise yüzde 20 artışla 12 milyar TL'ye yükseldi. Şirket'in 2025 yılı FAVÖK (Faiz, Amortisman, Vergi Öncesi Kar) düzeyi bir önceki seneye göre yüzde 143 büyüyerek 126 milyon TL seviyesinden 307 milyon TL seviyesine ulaştı. 2025 yıl sonu itibariyle Telekom segmenti yüzde 49 payıyla siparişlerin en büyük kısmını oluştururken, toplam satışlar içindeki payı yüzde 45 düzeyinde gerçekleşti. Cari yılda telekom segmentinin sipariş ve satışları sırayla 5,9 milyar TL ve 5,4 milyar TL oldu. Sistem Entegrasyonu segmenti siparişlerdeki yüzde 42 payıyla şirketin tüm siparişlerinde ikinci büyük kısmını oluşturdu.2025 yılında toplam sipariş tutarı 5 milyar TL olarak gerçekleşirken, ilgili birim 5,4 milyar TL'lik satış geliriyle konsolide satışların yüzde 45'ini oluşturdu. 2025 yılı boyunca telekom operatörleriyle yürütülen altyapı modernizasyon projeleri kapsamında erişim ve enerji katmanında çalışmalar devam etti. Yerli mühendislik gücüyle üretilen doğru akım güç sistemleri, akıllı lityum bataryalar ve yüksek verimlilik sağlayan doğrultucu üniteleri sahada konumlandırıldı. Fiber erişim tarafında akıllı port yönetimi gibi yenilikçi teknolojilerle enerji verimliliği artırıldı; Wi-Fi 6 ve Wi-Fi 7 çözümleriyle son kullanıcı tarafında daha düşük enerji tüketimiyle müşterilerimize daha yüksek performans sunuldu. 2026'da hayata geçirilecek 5G altyapısı için Telekom operatörlerinin hazırlıkları kapsamında Netaş ilerleyen yıllarda da geleceğin iletişim teknolojilerine dönük tüm iş birliklerine açık, esnek ve hazırlıklı bir yapı sunmayı hedefliyor. Tüketici teknolojileri alanında ise Netaş, ZTE çatısı altında yer alan nubia markasıyla mobil cihaz pazarındaki faaliyetlerini 2025 yılında da sürdürdü. 5G destekli farklı modellerin Türkiye pazarına sunulmasıyla ürün portföyü genişlerken, mobil cihaz tarafındaki faaliyetler telekom ekosisteminin son kullanıcı katmanını tamamlayan bir alan olarak konumlanmaya devam etti. Operatör iş birlikleri ve dijital satış kanallarıyla desteklenen yapı kapsamında mobil cihazların Türkiye'de üretimi de sürdürüldü. Netaş 2025 yılı içinde Türkiye ve Kazakistan pazarında 200 bine yaklaşan sayıda akıllı telefon satışı gerçekleştirdi. Kamu ve özel sektörde veri merkezi altyapıları, ağ dönüşümü, siber güvenlik ve bulut geçiş projeleri yürütüldü. Microsoft ile bulut, yapay zekâ ve siber güvenlik alanlarında projeler hayata geçirilirken; Hitachi ile veri depolama ve kesintisiz çalışma altyapılarına yönelik çalışmalar sürdürüldü. Netaş Bulut Sunucu ürün ailesi kamu, finans ve kurumsal projelerde kullanılarak veri işleme kapasitesi ve enerji verimliliği ihtiyaçlarına yanıt verdi. Yazılım test hizmetleri alanında Netaş Test Merkezi faaliyetlerini sürdürürken, Visium ürün ailesi finans ve telekom sektörleri başta olmak üzere kurumsal müşteriler tarafından tercih edildi. Yönetilen hizmetler tarafında ise Netaş iştiraki BDH, 7/24 operasyon modeliyle BT operasyon yönetimi, saha destek hizmetleri, ve cihaz onarım süreçlerinde faaliyet gösterdi. BDH 81 ilde hizmet veren servis ağı ile tüm Türkiye'ye hizmet veriyor. Savunma sanayii projelerinde görev kritik haberleşme ve konumlama çözümleri geliştirilmeye devam edildi. 2025 yılında havacılık alanında AS9100 kalite sertifikasyonu ile havacılık projelerinde süreç yönetimi ve izlenebilirlik alanında yetkinlik güçlendirildi. Tüketici teknolojileri alanında nubia markasının 5G destekli modelleri Türkiye pazarında sunulmaya devam etti. Farklı kullanıcı segmentlerine yönelik ürün gamı genişletilirken, mobil cihaz üretimi yerli üretim kabiliyeti kapsamında sürdürüldü. Kazakistan başta olmak üzere yakın coğrafyada telekom ve kurumsal teknolojiler alanında projeler yürütülerek uluslararası faaliyetler devam etti. Netaş CEO'su Sinan Dumlu, yıl sonu performansına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "2025 yılında Netaş olarak tüm iş kollarımızdaki faaliyetlerimizi sürdürdük. Satış gelirlerimizi 12 milyar TL olarak kaydettiğimiz bu yılda, sistem entegrasyonu projelerimiz, telekom tarafındaki altyapı işlerimiz ve savunma alanındaki uzun soluklu Ar-Ge projelerimiz gelir yapımızın temelini oluşturdu. Bugün Netaş'ın gücü, tek bir alandan değil; tasarımdan entegrasyona, saha bakımdan yönetilen hizmetlere kadar uzanan bütüncül yapısından geliyor. 5G'nin hayata geçmesi yaklaşırken ve dünyada teknolojik liderliğin önemi artarken bu bütüncül yapı daha da kritik hale geliyor. Netaş olarak Ar-Ge'miz, üretim kabiliyetimiz, sistem entegrasyonu deneyimimiz ve ülke çapındaki teknik destek kadrolarımızla tüm müşterilerimize 5G'den Yapay Zekâ'ya her teknolojide destek vermeye hazırız." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ey Küresel Sigorta Görünümü 2026 Araştırması’nın Sonuçları Açıklandı Haber

Ey Küresel Sigorta Görünümü 2026 Araştırması’nın Sonuçları Açıklandı

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, vergi, kurumsal finansman ve strateji hizmetleri şirketi EY’ın her sene yayımladığı, Küresel Sigorta Görünümü Araştırması’nın yeni versiyonu sigorta şirketlerinin 2026 yılı ve sonrasında başarıya ulaşabilmesi için beş temel alana odaklanması gerektiğini ortaya koyuyor. 1. Büyüme stratejilerinin yeniden tanımlanması gerekiyor Geleneksel büyüme yollarının sınırlı kaldığı günümüzde sigorta şirketlerinin işlerini büyütmek için; birleşme ve satın alma (M&A) işlemlerini stratejik bir araç olarak değerlendirmesi gerekiyor. Bu kapsamda özellikle belirli teknolojilere ve yetkinliklere erişim, dikey entegrasyon ve ölçek ekonomisi oluşturma hedefiyle tasarlanan işlemler öne çıkıyor. Araştırmaya göre, sigorta şirketlerinin stratejik bir yol haritası belirleyerek, rekabet avantajı sağlayabilecekleri ürün, segment ve bölgelere odaklanması önem taşıyor. Aynı zamanda ana faaliyet alanı dışındaki varlıkların elden çıkarılmasıyla oluşturulan sermayenin, daha yüksek büyüme potansiyeli taşıyan alanlara yönlendirilmesi de büyümeyi hızlandırıyor. Sigorta şirketlerinin, birden fazla pazar ve ürün kategorisinde gelir artışı hedeflemek yerine, rekabet avantajlarının en yüksek olduğu alanları titizlikle değerlendirmesi gerekiyor. 2. Yapay zeka ile uzun vadeli değere odaklanılması önem taşıyor Sigorta şirketleri, yapay zekâ yatırımlarını artırmış olsa da verimlilik artışının ötesinde dönüştürücü etkinin henüz sınırlı kalmış olduğu görülüyor. Araştırma, yapay zekânın şirketlere önemli ölçüde değer kazandırabilmesi için müşteri deneyiminin yeniden tasarlanması, dinamik sigortalama modellerinin geliştirilmesi ve daha çevik karar alma süreçlerinin kurulması gerektiğini vurguluyor. Araştırma kapsamında sigortacılık sektöründeki CEO’ların yanıtlarına göre, önümüzdeki 1 yıl içinde finansal hedeflere ulaşmanın önündeki en büyük zorlukların ise teknolojik dönüşüm ve yapay zekâ entegrasyonu olduğu görülüyor. Bu doğrultuda, veri kalitesi, güvenlik ve erişilebilirlik sorunlarının ele alınması önem taşıyor. Bununla birlikte, önümüzdeki dönemde ileri yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla, müşterilere daha etkin hizmet sunmak amacıyla yeni süreç ve iş akışlarınının, yeni yetkinliklerin, iş yapış biçimlerinin de köklü biçimde değişmesi bekleniyor. Ancak bu dönüşüm, yalnızca teknolojik değil; stratejik ve operasyonel esneklik gerektiriyor. 3. Belirsiz ve değişken piyasa koşullarına hazırlıklı olunması gerekiyor Araştırma; sigortacılık sektöründe küresel çapta prim büyümesinin yavaşlamasının, artan maliyetlerin ve dalgalı faiz oranlarının kâr marjları üzerinde baskı oluşturabileceğini, jeopolitik gelişmeler ve düzenleyici farklılıkların da belirsizliği artırabileceğini gösteriyor. Bu noktada maliyet optimizasyonu ön plana çıkıyor; ancak araştırma, sigorta şirketleri için kontrolsüz kesintilerin uzun vadeli büyüme potansiyelini zayıflatabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca araştırmada maliyet yönetiminin doğru kurgulanmasının dijital dönüşüm ve ürün inovasyonu için kaynak sağlayabileceği belirtilirken; otomasyon, yönetilen hizmetler ve küresel yetkinlik merkezleri gibi modellerin, yalnızca maliyet avantajı değil, aynı zamanda operasyonel esneklik de sağlayarak rekabet gücünü artırabileceği vurgulanıyor. 4. Özel sermaye ile stratejik iş birlikleri fırsatlarının değerlendirilmesi gerekiyor Araştırma sonuçlarına göre; özel sermaye ve alternatif sermaye sağlayıcılarının sigortacılık sektöründeki etkisi giderek artıyor. Bu aktörler, ürün tasarımı, risk transferi ve sermaye yönetiminde yenilikçi yaklaşımlar geliştirerek sektörde dönüşümü hızlandırıyor. Mevcut sigorta şirketlerinin özel sermaye sağlayıcılarıyla iş birliği yapması için güçlü nedenler bulunuyor. Araştırmada sigorta şirketleri için asıl soru; “özel sermaye sağlayıcılarıyla iş birliği yapıp yapmamak değil, bunu nasıl ve hangi modelle gerçekleştirecekleri” olarak öne çıkıyor. Bu noktada doğru ortaklıkların; bilanço yönetimi, analitik yetkinlikler ve sermaye verimliliği açısından önemli fırsatlar sunabileceği belirtiliyor. 5. İş gücünün ve kurum kültürünün dönüşmesi kritik önem taşıyor Teknoloji odaklı dönüşüm, iş gücü yapısında da köklü değişim gerektiriyor. Ancak araştırmada, sigorta şirketlerinin veri bilimi, yapay zekâ mühendisliği, siber risk ve deneyim tasarımı gibi alanlarda yetkin insan kaynağına erişimde zorlandığı belirtiliyor. Bu nedenle; yeniden beceri kazandırma programları, esnek istihdam modelleri ve üçüncü taraf iş birlikleri daha kritik hale geliyor. Aynı zamanda, çalışan bağlılığının güçlendirilmesi ve değişim sürecinin şeffaf yönetilmesi, dönüşümün başarısı açısından belirleyici rol oynuyor. EY Türkiye Şirket Ortağı ve Finansal Hizmetler Sektör Lideri Levent Atakan araştırma ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “EY Küresel Sigorta Görünümü 2026 Araştırması, sigortacılık sektörünün önemli bir dönüşüm eşiğinde olduğunu ortaya koyuyor. Üst düzey yöneticiler ve yönetim kurulları için önümüzdeki dönemin temel gündemi, değişimi doğru okumak ve stratejileri bu yeni dinamiklere göre yeniden şekillendirmek olacak. Mega trendlerin tetiklediği; hızlı ve birbirine bağlı dönüşüm dalgası, iş yapış biçimlerini ve sektörün değer zincirini yeniden tanımlıyor. Makroekonomik gelişmeler, jeopolitik dinamikler, artan rekabet, yeni sermaye akışları ve dönüştürücü teknolojiler sektör için yeni sorumluluklar oluşturuyor. Bu ortamda başarılı olacak şirketler; dijital dönüşümü hızlandıran, yapay zekâ ve veri odaklı karar alma süreçlerini güçlendiren ve inovasyonu stratejilerinin merkezine koyanlar olacak. Ayrıca araştırma, belirsizlik dönemlerinin yalnızca risk değil, aynı zamanda stratejik dönüşüm için önemli bir fırsat sunduğunu ortaya koyuyor. Sigorta şirketleri; disiplinli sermaye tahsisi, yenilenen yapay zekâ stratejileri, doğru ortaklıklar ve güçlü bir kurum kültürüyle 2026 ve sonrasında rekabet avantajı elde edebilir.”. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tekbaş Teknoloji Yatırımcılarını Arıyor Haber

Tekbaş Teknoloji Yatırımcılarını Arıyor

Bugüne kadar girişimlere 60 Milyon TL’nin üzerinde can suyu sağlayan Startup Burada, bu kez otomotiv sektörünü dijitalleştiren Tekbaş Teknoloji şirketini ağırlıyor. Tekbaş Teknoloji, 18 Mart’a kadar sürecek kampanya ile 297 Milyon TL değerleme üzerinden toplamda 17 Milyon TL fon toplamayı hedefliyor ve kampanyanın ilk 3 gününde %40 seviyesine yakın talep alındı. 2. El otomotivde güven teknolojiyle sağlanıyor Piyasadaki dağınık yapıyı ortadan kaldıran Tekbaş Teknoloji; OCCO Car dijital platformu ve Auto Kale Ekspertiz ağıyla fijital (hem fiziksel hem dijital ortam bir arada) bir dünya yaratıyor. Şirket, bu yatırımla vites yükselterek İhale ve fiyatlama altyapısının, blockchain tabanlı bağımsız yapı ve Yapay Zekâ destekli fiyat öneri sistemi ile geliştirmek için yola çıkıyor. İstenilen her tutarda yatırım mümkün 18 Mart 2026 tarihine kadar devam edecek Tekbaş Teknoloji’nin Paya Dayalı Kitle Fonlaması Kampanyasına 1 TL’den başlayarak istenilen tutarda yatırım ister kredi kartı ister EFT yoluyla yapılabiliyor. Yatırımcılara sunulan kampanya ile 250.000-499.999 TL arası yatırıma %10, 500.000 TL ve üzeri yatırıma ise %20 ilave bedelsiz pay veriliyor. “Yatırımcılarımızı yenilikçi ve ölçeklenebilir iş modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz” Startup Burada yatırım komitesi üyesi Kerem Özten konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Paya dayalı kitle fonlaması modeli, bireysel yatırımcıların yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere erken aşamada ortak olabilmesini sağlayan önemli bir yatırım aracı haline geldi. Küresel ikinci el otomotiv pazarının 2030 yılına kadar %6’lık bir bileşik yıllık büyüme oranı ile ilerleyeceği düşünüldüğünde bu görünüm ikinci el otomotiv ticaretinin küresel ölçekte yapısal ve sürdürülebilir bir büyüme alanı olduğunu göstermektedir. Tekbaş Teknoloji ise ikinci el otomotiv pazarını uçtan uca dijitalleştirmeyi hedefleyen yaklaşımıyla dikkat çeken girişimlerden biri zira Tekbaş Teknoloji’nin ikinci el otomotiv pazarındaki dağınık yapıyı dijital platformlar, veri ve yapay zekâ destekli çözümlerle dönüştürme vizyonunun sektörde önemli bir değer yaratacağına inanıyoruz. Startup Burada olarak yatırımcılarımızı bu tür yenilikçi ve ölçeklenebilir iş modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz” “Amacımız global ölçekte rekabet edebilen bir otomotiv teknoloji markası haline gelmek” Tekbaş Teknoloji Yönetim Kurulu Üyesi Ege Baş, Türkiye'de geliştirdiği teknoloji altyapısını uluslararası pazarlara taşıyarak otomotiv teknolojileri alanında global ölçekte rekabet edebilen bir marka oluşturmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: “Bünyemizde yer alan Auto Kale Ekspertiz, OCCOCAR ve Jetİhale markalarıyla araç ekspertizinden dijital ihale platformlarına, ikinci el araç ticaretine yönelik yazılım altyapılarından veri odaklı çözümlere kadar geniş bir ekosistem kurduk. Bu yatırım turu, hem teknolojik altyapımızı daha ileri seviyeye taşımak hem de pazarlama ve iş ortaklığı ağımızı büyüterek ölçeklenebilir bir yapı oluşturmak açısından önemli bir adım olacak. Bu yatırım süreciyle birlikte öncelikle Türkiye'de büyümemizi hızlandırmayı, ardından Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında etkinliğimizi artırmayı hedefliyoruz. Amacımız, Türkiye'de geliştirdiğimiz otomotiv teknolojilerini uluslararası pazarlara taşıyarak global ölçekte rekabet edebilen bir otomotiv teknoloji markası haline gelmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci El Otomotive Teknoloji Dokunuşu Haber

İkinci El Otomotive Teknoloji Dokunuşu

Bugüne kadar girişimlere 60 Milyon TL’nin üzerinde can suyu sağlayan Startup Burada, bu kez otomotiv sektörünü dijitalleştiren Tekbaş Teknoloji şirketini ağırlıyor. Tekbaş Teknoloji, 18 Mart’a kadar sürecek kampanya ile 297 Milyon TL değerleme üzerinden toplamda 17 Milyon TL fon toplamayı hedefliyor ve kampanyanın ilk 3 gününde %40 seviyesine yakın talep alındı. 2. El otomotivde güven teknolojiyle sağlanıyor Piyasadaki dağınık yapıyı ortadan kaldıran Tekbaş Teknoloji; OCCO Car dijital platformu ve Auto Kale Ekspertiz ağıyla fijital (hem fiziksel hem dijital ortam bir arada) bir dünya yaratıyor. Şirket, bu yatırımla vites yükselterek İhale ve fiyatlama altyapısının, blockchain tabanlı bağımsız yapı ve Yapay Zekâ destekli fiyat öneri sistemi ile geliştirmek için yola çıkıyor. İstenilen her tutarda yatırım mümkün 18 Mart 2026 tarihine kadar devam edecek Tekbaş Teknoloji’nin Paya Dayalı Kitle Fonlaması Kampanyasına 1 TL’den başlayarak istenilen tutarda yatırım ister kredi kartı ister EFT yoluyla yapılabiliyor. Yatırımcılara sunulan kampanya ile 250.000-499.999 TL arası yatırıma %10, 500.000 TL ve üzeri yatırıma ise %20 ilave bedelsiz pay veriliyor. “Yatırımcılarımızı yenilikçi ve ölçeklenebilir iş modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz” Startup Burada yatırım komitesi üyesi Kerem Özten konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Paya dayalı kitle fonlaması modeli, bireysel yatırımcıların yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere erken aşamada ortak olabilmesini sağlayan önemli bir yatırım aracı haline geldi. Küresel ikinci el otomotiv pazarının 2030 yılına kadar %6’lık bir bileşik yıllık büyüme oranı ile ilerleyeceği düşünüldüğünde bu görünüm ikinci el otomotiv ticaretinin küresel ölçekte yapısal ve sürdürülebilir bir büyüme alanı olduğunu göstermektedir. Tekbaş Teknoloji ise ikinci el otomotiv pazarını uçtan uca dijitalleştirmeyi hedefleyen yaklaşımıyla dikkat çeken girişimlerden biri zira Tekbaş Teknoloji’nin ikinci el otomotiv pazarındaki dağınık yapıyı dijital platformlar, veri ve yapay zekâ destekli çözümlerle dönüştürme vizyonunun sektörde önemli bir değer yaratacağına inanıyoruz. Startup Burada olarak yatırımcılarımızı bu tür yenilikçi ve ölçeklenebilir iş modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz” “Amacımız global ölçekte rekabet edebilen bir otomotiv teknoloji markası haline gelmek” Tekbaş Teknoloji Yönetim Kurulu Üyesi Ege Baş, Türkiye'de geliştirdiği teknoloji altyapısını uluslararası pazarlara taşıyarak otomotiv teknolojileri alanında global ölçekte rekabet edebilen bir marka oluşturmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: “Bünyemizde yer alan Auto Kale Ekspertiz, OCCOCAR ve Jetİhale markalarıyla araç ekspertizinden dijital ihale platformlarına, ikinci el araç ticaretine yönelik yazılım altyapılarından veri odaklı çözümlere kadar geniş bir ekosistem kurduk. Bu yatırım turu, hem teknolojik altyapımızı daha ileri seviyeye taşımak hem de pazarlama ve iş ortaklığı ağımızı büyüterek ölçeklenebilir bir yapı oluşturmak açısından önemli bir adım olacak. Bu yatırım süreciyle birlikte öncelikle Türkiye'de büyümemizi hızlandırmayı, ardından Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında etkinliğimizi artırmayı hedefliyoruz. Amacımız, Türkiye'de geliştirdiğimiz otomotiv teknolojilerini uluslararası pazarlara taşıyarak global ölçekte rekabet edebilen bir otomotiv teknoloji markası haline gelmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HONOR, MWC 2026’da 70’ten Fazla Medya Ödülü Aldı Haber

HONOR, MWC 2026’da 70’ten Fazla Medya Ödülü Aldı

Küresel yapay zekâ cihaz ekosistemi şirketi HONOR, MWC 2026’da Artırılmış İnsan Zekası (AHI – Augmented Human Intelligence) vizyonu, robotik inovasyonları, amiral gemisi katlanabilir cihazları ve genişleyen AI cihaz ekosistemi ile 70’in üzerinde medya ödülü kazandı. Bu yıl HONOR, Robot Phone ve insansı robot inovasyonlarını bedenselleşmiş zekâya yönelik cesur keşifler olarak sergilerken; Magic V6, MagicPad 4 ve MagicBook Pro 14 modelleri şirketin en yeni yapay zeka cihaz ekosistemi duyurularını genişleten ürünler olarak öne çıktı. ‘Geleceğin ön izlemesi’ Bloomberg, HONOR’un lansmanının ‘mobil endüstrisinin yıllık buluşmasının tonunu belirlediğini’ yazdı. Robot Phone ise özellikle bedenselleşmiş yapay zekâ etkileşimini robot seviyesinde hareket kabiliyeti ve sinematik görüntüleme ile birleştirmesi sayesinde dikkat çekti. Reuters ve CNBC, bu ürünü HONOR’un bedenselleşmiş yapay zekâ alanındaki daha geniş stratejisinin bir parçası olarak öne çıkararak, cihazı yapay zekâ donanımının gerçek dünyada nasıl hareket edip tepki verebileceğini gösteren yüksek profilli bir vitrin olarak değerlendirdi. Teknoloji medyası ise cihazın insani çekiciliğine dikkat çekti. Engadget, HONOR’un Robot Phone’u için “Son derece mobil hale getirdi ve adeta küçük, kişisel bir robot yaratacak noktaya ulaştı – söylemeye cesaret ediyorum, oldukça sevimli’ diye yazdı. GadgetMatch ise Robot Phone’u ‘gelecekteki mobil teknolojilerin sabit bir araçtan ziyade yaşayan bir yol arkadaşı gibi hareket edebileceğini, tepki verebileceğini ve etkileşim kurabileceğini gösteren erken bir ön izleme’ olarak tanımladı. Katlanabilirde dönüm noktası Katlanabilir inovasyonunun zirvesini temsil eden HONOR Magic V6, çığır açan silikon-karbon batarya teknolojisini, gelişmiş ekran mühendisliğini ve yapay zekâ destekli üretkenliği bugüne kadarki en rafine katlanabilir tasarımıyla bir araya getirmesi nedeniyle geniş çapta övgü aldı. TechRadar, Magic V6’nın ‘standartları bir kez daha yükselttiğini’ yazarken, ultra ince tasarımını ve IP69 su ve toz dayanıklılığını vurguladı. Android Authority, Trusted Reviews ve Stuff ise tasarım, dayanıklılık ve pil ömrü arasındaki dengesine dikkat çekti. GSMArena, Magic V6’yı ‘katlanabilir telefonlar için bir dönüm noktası’ olarak nitelendirerek dayanıklı ve yüksek performanslı tasarımındaki şimdiye kadarki en büyük bataryayı övdü. Medya ayrıca cihazın amiral gemisi Snapdragon 8 Elite Gen 5 platformunu kullanan ilk katlanabilir telefon olmasına da dikkat çekti. Çığır Açan Cihaz İnovasyonu ödülü HONOR ayrıca silikon-karbon batarya teknolojisi sayesinde MWC 2026’da Global Mobile (GLOMO) tarafından ‘Çığır Açan Cihaz İnovasyonu’ ödülüne layık görüldü. Bu inovasyon, HONOR Magic V6’nın ultra ince katlanabilir tasarımında daha yüksek enerji yoğunluğu sağlayarak sektörde ilk kez %25 silikon içerik elde etmesini mümkün kılıyor. HONOR ayrıca %32 silikon içerik ve 985 Wh/L enerji yoğunluğuna sahip yeni nesil HONOR silikon-karbon bıçak batarya teknolojisini de sergiledi. Bu gelişme, ultra ince ve ultra yüksek enerji yoğunluklu batarya teknolojisinde yeni bir sıçramaya işaret ediyor. ‘İmkansız gibi görünen mühendislik’ Daha geniş ekosistem kapsamında medya kuruluşları, HONOR MagicPad 4 ve MagicBook Pro 14 modellerini HONOR’un AI cihaz ekosistemine üretkenlik odaklı yeni eklemeler olarak öne çıkardı. TechRadar, MagicPad 4’ün ‘imkânsız gibi görünen mühendisliğini’ övdü ve onu dünyanın en etkileyici görünümlü tableti olarak nitelendirdi. TechAdvisor ise cihaza 10 üzerinden 9 puan vererek ultra ince tasarımını ve üretkenlik odaklı yaklaşımını vurguladı. HONOR’un AI PC serisi için TechRadar, MagicBook Pro 14’ün ‘neredeyse her açıdan ileriye doğru büyük bir sıçrama yaptığını’ belirterek HONOR’un genişleyen ekosistem hikâyesini pekiştirdi. Bu ödüller, HONOR’un bütüncül bir AI cihaz ekosistemi vizyonuna doğru dönüşümünün giderek daha fazla takdir gördüğünü, aynı zamanda şirketin donanım mükemmeliyeti konusundaki güçlü mirasını sürdürdüğünü gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MİA Teknolojiden Savunma Teknolojilerinde Stratejik Hamle Haber

MİA Teknolojiden Savunma Teknolojilerinde Stratejik Hamle

Şirket, otonom sistemler ve robotik teknolojiler alanında faaliyet gösterecek Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.’ye iştirak ederek savunma teknolojileri alanındaki mühendislik ve araştırma kapasitesini genişletmeyi hedefliyor. Savunma ve enerji teknolojileri alanındaki Ar-Ge odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda MİA Teknoloji, 9 Mart 2026 tarihinde kuruluşu tamamlanan Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.’ye kuruluş aşamasında yüzde 20 oranında iştirak etme kararı aldı. 1 milyon TL sermaye ile kurulan Koral Labs’ın başta otonom sistemler, robotik teknolojiler ve ileri mühendislik çözümleri olmak üzere yüksek teknoloji alanlarında faaliyet göstermesi planlanıyor. Savunma alanında stratejik dönüşüm MİA Teknoloji, son dönemde özellikle savunma ve güvenlik teknolojileri alanında yürüttüğü stratejik dönüşüm kapsamında savunma sanayine yönelik Ar-Ge ve ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırıyor. Şirket, yapay zekâ destekli sistemler, ileri mühendislik çözümleri ve yüksek teknoloji odaklı araştırma projeleriyle bu alandaki yetkinliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Şirket aynı zamanda enerji verimliliğine yönelik teknolojik projeler alanında da Ar-Ge faaliyetlerini sürdürüyor. Yüksek teknoloji odaklı bir Ar-Ge ekosistemi hedefleniyor Koral Labs’a yapılan bu yatırımın, MİA Teknoloji’nin savunma teknolojileri alanındaki mühendislik ve Ar-Ge kapasitesini güçlendirmesi, otonom sistemler ve robotik teknolojiler alanındaki uzmanlığını genişletmesi ve yüksek teknoloji odaklı bir Ar-Ge ekosisteminin gelişimine katkı sağlaması hedefleniyor. Şirket, savunma teknolojileri alanında geliştirdiği ileri mühendislik çözümleri, yapay zekâ destekli sistemler ve Ar-Ge odaklı projelerle Türkiye’den doğan küresel bir teknoloji ekosistemi oluşturma vizyonu doğrultusunda yatırımlarını sürdürmeye devam ediyor. MİA Teknoloji’nin Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklamada ise şu ifadelere yer verildi: “Şirketimizin savunma ve enerji teknolojileri alanındaki stratejik dönüşüm ve Ar-Ge odaklı büyüme hedefleri kapsamında, 09.03.2026 tarihinde kuruluşu tamamlanan Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.'ye kuruluş aşamasında iştirak edilmesine karar verilmiştir. MİA Teknoloji A.Ş. son dönemde özellikle savunma ve güvenlik teknolojileri alanında stratejik bir dönüşüm süreci yürütmekte olup; bu kapsamda savunma sanayine yönelik Ar-Ge ve ürün geliştirme faaliyetleri, yüksek teknolojili Ar-Ge çalışmaları, enerji verimliliğine yönelik projelerin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.'nin başta otonom sistemler, robotik teknolojiler ve ileri mühendislik çözümleri olmak üzere yüksek teknoloji alanlarında faaliyet göstermesi planlanmakta olup, söz konusu iştirak şirketimizin savunma teknolojileri dönüşümüne katkı sağlayacak stratejik bir adım olarak değerlendirilmektedir. Söz konusu şirket tarafından geliştirilecek ürün ve teknolojilerin yurt içi ve yurt dışı pazarlarda ticarileştirilmesi ve satış faaliyetlerinin MİA Teknoloji A.Ş. tarafından yürütülmesi planlanmaktadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026 Sağlık Trendleri Belli Oldu Haber

2026 Sağlık Trendleri Belli Oldu

HOP Health CEO'su Eyüp Kartal, 2026 yılında sağlık turizminde teknolojik entegrasyonun, uzmanlaşmış tedavilerin, kişiselleştirilmiş tıbbın ve sağlıklı yaşam odaklı seyahatlerin ön plana çıkacağını vurguluyor. 2025 yılında, Türkiye'yi sağlık hizmeti almak amacıyla ziyaret eden kişi sayısı TUİK verilerine göre 2,5 milyona ulaşırken, Uluslararası Sağlık Hizmetleri A. Ş.'nin (USHAŞ) resmi kayıtlarına yansıyan doğrudan tedavi odaklı hasta sayısı 1,4 milyon olarak gerçekleşti ve elde edilen sağlık turizmi geliri ise 3 milyonu aştı. Bu rakamların, Türkiye'nin sağlık turizminde güçlü büyümesini ve Avrupa'nın önde gelen sağlık merkezlerinden biri olarak konumunu pekiştirdiğini gösterdiğini söyleyen HOP Health CEO'su Eyüp Kartal, "Türkiye'nin plastik cerrahi, saç ekimi ve diş tedavilerinde küresel bir merkez olduğu artık dünya genelinde biliniyor. Bunun yanı sıra kardiyoloji, onkoloji ve tüp bebek tedavisi de yoğun talep gören alanlar arasında. Estetik dışındaki sağlıklı yaşam tedavileri ve ileri düzey tıbbi tedaviler de Türkiye'de sağlık turizminin sürekliliğini ve gelişim potansiyelini ortaya koyuyor" diyor. Yapay zeka, uluslararası hasta sürecini kolaylaştıracak Sağlık turizmi ekosistemine yönelik 2026 beklentilerini paylaşan Kartal, hastaların artık sadece 'tedavi' değil, gelişmiş teknoloji, uygun fiyat ve üst düzey deneyimin kusursuz bir karışımını aradıklarını söylüyor. 2026'da sınır ötesi sağlık hizmetlerinin gidişatını etkileyecek birkaç önemli trendin ortaya çıkacağını belirten ve teknolojik gelişmelerin hastaların tıbbi yolculuğunun ilk aşamalarında uzaktan uzman görüşü ve hasta takibi sağlayan sanal hastane modellerine imkan verdiğini belirten Kartal, "Yapay zeka sağlık turizmini dönüştürmeye, tanı koymayı geliştirmeye ve sınır ötesi triyaj ve randevu planlamasından laboratuvar sonuç analizine ve ameliyat sonrası bakım yönetimine kadar tüm uluslararası hasta sürecini kolaylaştırmaya, bakım kalitesini iyileştirmeye hazırlanıyor. Bu noktada HOP Health ile sağlık turizmini yenilikçi çözümler ile buluşturuyoruz ve yapay zeka entegrasyonu ile hasta yönetimini dijitalleşen dünyanın hızına adapte ediyoruz" diyor. Kişiselleştirilmiş tıp hizmetleri hayati önem kazanıyor Kişiselleştirilmiş tıp hizmetlerinin genel tedavi yaklaşımlarının ötesine geçtiğini vurgulayan Kartal, genetik testlerin ve kişiye özel AI analizlerinin entegrasyonu sayesinde; cerrahi veya farmakolojik müdahalelere verilecek yanıtların önceden tahmin edilebildiğini belirtiyor. Kartal, bu teknolojik yeteneğin iyileşme sürelerini hızlandıran ve yan etkileri minimize eden 'Kişisel AI Destekli' özel bakım planlarının oluşturulmasını sağladığını ifade ediyor. Kartal, bu dönüşümü şu sözlerle özetliyor: "Amacımız, hasta yolculuğunu şeffaf, hatasız ve tamamen kişiye özel bir standartta sunmak. Yapay zeka destekli sistemimizle hem tedavi kalitesini artırıyor hem de süreci dijitalleşen dünyanın hızına adapte ediyoruz." Bu yenilikçi çözüm; dünyanın dört bir yanından gelen başvuruları analiz ederek hastaları anında doğru tedavi grubuna yönlendiriyor. İletişim sürecinde sadece onaylı veri kütüphanesini kullanarak en doğru bilgi akışını sağlayan sistem, tedaviye özel ön değerlendirme soruları ve belge toplama süreçlerini de otomatiğe bağlıyor. Böylece 7/24 kesintisiz, hızlı ve tutarlı bir iletişim köprüsü kurarken, operasyonel bağımlılığı azaltıp hasta deneyimini dijitalleşen dünyanın hızına adapte ediyor. "Türkiye'nin güçlü konumunu daha da ileriye taşımak için çalışıyoruz" Dünyanın her yerinden doktorlar ile hastaları bir araya getiren yeni nesil sağlık platformu HOP Health olarak uzmanlıklarını dünya çapında kanıtlamış hekim kadrosu, ileri teknolojik altyapıya sahip hastane ve klinikleri, Türkiye'nin kültürel zenginlikleri ve danışanlara özel kişiselleştirilmiş hizmetleri ile dünyanın her köşesinden hastalara güvenle hizmet sunduklarını belirten Kartal, sözlerine şöyle devam ediyor: "HOP Health olarak amacımız, danışanlarımızın 'sağlık yolculuklarını' şeffaf, anlaşılır ve yüksek kalite standartlarında geçirmelerini sağlamak. Yalnızca yetki belgesine sahip, akredite edilmiş klinikler ve alanında uzman doktorlarla çalışıyoruz; hasta ile doktor arasındaki engellerin ortadan kalkmasına yardımcı oluyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sistem Global, TÜBİTAK Başvurularında ARGESA’yı Hayata Geçirdi Haber

Sistem Global, TÜBİTAK Başvurularında ARGESA’yı Hayata Geçirdi

KOBİ’ler başta olmak üzere, katma değerli üretim hedefleyen her ölçekten şirkete büyüme odaklı iş servisleri ve danışmanlığı sunan Sistem Global, Ar-Ge ve teşvik danışmanlığı alanındaki 30 yıllık uzmanlığını yapay zeka teknolojileriyle birleştirerek geliştirdiği ARGESA platformunu duyurdu. TÜBİTAK Ar-Ge proje raporlarını akıllı bir değerlendirme modeli üzerinden analiz eden ARGESA, başvuru sürecine geçmeden önce proje kalitesini sistematik biçimde güçlendirmeyi ve fon başvurularında başarı olasılığını artırmayı hedefliyor. ARGESA, kullanıcının sisteme yüklediği proje dokümanlarını detaylı biçimde inceleyerek proje başarısını objektif kriterler üzerinden değerlendiriyor. TÜBİTAK değerlendirme kriterlerini yapay zeka destekli analizlerle somut ve ölçülebilir hale getiriyor; proje raporlarında sıkça gözden kaçan yapısal, içeriksel ve kurgusal eksiklikleri erken aşamada tespit ediyor. Ayrıca, raporun fon gerekliliklerine daha yüksek uyum sağlaması için net ve uygulanabilir öneriler sunuyor. Platform, manuel inceleme süreçlerini minimize ederek Ar-Ge ekiplerine zaman ve efor tasarrufu sağlarken, Ar-Ge projelerinde objektif, tutarlı ve tekrar edilebilir bir kalite kontrol mekanizması oluşturuyor. Böylece başvuru süreci yalnızca bir evrak hazırlığı olmaktan çıkıyor, Ar-Ge stratejilerinin daha güçlü, fon uyumu yüksek ve sürdürülebilir biçimde kurgulandığı bir yönetim sürecine dönüşüyor. “Proje başvurularını daha öngörülebilir ve yönetilebilir hale getiriyoruz” Konuyla ilgili açıklamada bulunan Sistem Global Ar-Ge, İnovasyon ve Teknoloji Yönetimi Bölüm Başkan Yardımcısı Emre Sönmez, “Son yıllarda TÜBİTAK programlarına yapılan başvuru sayısında ciddi bir artış görüyoruz ancak projelerin fonlanma oranı beklenen düzeyde değil. Bunun temel nedeni, değerlendirme süreçlerinin giderek daha teknik, çok katmanlı ve denetim odaklı hale gelmesi. Artık yalnızca iyi bir fikir yeterli olmuyor; projenin stratejik çerçevesi, teknik derinliği ve mevzuata uyumu birlikte ele alınmak zorunda. Tam da bu nedenle, 30 yıllık ulusal hibe ve teşvik programları deneyimimizi yapay zeka ile birleştirerek ARGESA’yı geliştirdik. Bu platformu, TÜBİTAK ve benzeri kamu destek programlarına başvuran KOBİ’lerden büyük ölçekli şirketlere, teknoloji girişimlerinden üniversite ve teknoloji transfer ofislerine kadar geniş bir paydaş kitlesi için stratejik bir karar destek aracı olarak konumlandırıyoruz” “ARGESA sayesinde şirketler başvuru öncesinde proje raporlarını objektif biçimde test edebiliyor, eksik alanlarını güçlendirebiliyor ve fon uyumunu artırabiliyor. Amacımız, TÜBİTAK değerlendirme kriterlerini şirketler için daha görünür, ölçülebilir ve yönetilebilir hale getirmek. Çünkü Sistem Global olarak, teşvik süreçlerini yalnızca finansmana erişim aracı olarak görmüyoruz. Doğru kurgulanmış Ar-Ge projeleri, şirketlerin rekabet gücünü ve sürdürülebilir büyümesini doğrudan etkiliyor. ARGESA ile bu süreci daha veri temelli, sistematik ve öngörülebilir bir yapıya taşımayı hedefliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.