Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yapay Zeka

Kapsül Haber Ajansı - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Huawei Cloud, Gartner’ın 2026 Araştırmasında Lider Şirketler Arasında Haber

Huawei Cloud, Gartner’ın 2026 Araştırmasında Lider Şirketler Arasında

Gartner’ın 2 Eylül’de yayımladığı rapor, küresel bulut hizmet sağlayıcılarını yeni bulut tabanlı uygulamalar, mevcut uygulamaların konteyner altyapısına taşınması, yapay zekâ eğitim ve çıkarım iş yükleri, uç bilişim ve hibrit uygulamalar gibi temel kullanım senaryoları üzerinden değerlendiriyor. Huawei Cloud; genel bulut, dağıtık bulut, hibrit bulut ve uç bilişim senaryolarını kapsayan konteyner çözümleriyle internet, finans, üretim ve ulaşım gibi farklı sektörlerin dijital dönüşümünü destekliyor. Huawei Cloud, yapay zekâ uygulamalarının daha hızlı geliştirilmesi ve büyütülmesi için ‘Agentic Infra’ yaklaşımını öne çıkarıyor. Şirketin sektörde ilk kez ortaya koyduğu bu yaklaşım, yapay zekâ sistemlerinin ihtiyaç duyduğu işlem gücü, kaynak yönetimi ve çalışma ortamlarını tek bir altyapıda buluşturmayı amaçlıyor. Huawei Cloud’un CCE çözümü de 100 binin üzerinde GPU/NPU kaynağını ortak bir kaynak havuzunda yöneterek büyük yapay zekâ modellerinin daha verimli çalışmasını destekliyor. Bu altyapının bir diğer bileşeni olan CCE VolcanoNext, farklı iş yüklerini daha verimli şekilde dağıtarak kaynak kullanımını yüzde 30’un üzerinde artırabiliyor. AgentSphere ise yapay zekâ ajanlarının güvenli ve hızlı şekilde çalışmasını sağlıyor; çok kısa sürede devreye girerek büyük ölçekli uygulamaların aynı anda çalıştırılmasına imkân tanıyor. Huawei Cloud, açık kaynak teknolojilerindeki çalışmalarını da sürdürüyor. Şirket, Volcano, KubeEdge ve Karmada gibi projelerle küresel cloud-native ekosistemine katkı sunarken, yapay zekâ uygulamalarının daha kolay ölçeklenebileceği açık, verimli ve güvenilir altyapılar geliştirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teknosa’da İki Üst Düzey Atama Haber

Teknosa’da İki Üst Düzey Atama

Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olan Mustafa Aşkım Akata, profesyonel kariyerine Adana Çimento’da yatırım ve teşvik bölümünde başladı. Ardından İnterbank ve Ziraat Bankası’nda Ticari ve Kurumsal Bankacılık Satış bölümlerinde görev alan Akata, 2005-2015 yılları arasında Akbank’ta Kurumsal Şube Müdürü, Ticari Şube Müdürü ve Bölge Müdürü olarak çalıştı. Kariyerine A101’de Bölge Genel Müdürü olarak devam eden Akata, 300 mağazanın yönetiminden sorumlu oldu. Son olarak 2017-2025 yılları arasında Eve Mağazacılık’ta CEO olarak görev yapan Akata şirketin kendi markalarının yaratılması, şirkete özel markaların kazanılması, 6 milyondan fazla müşteriye ulaşan sadakat kartı ve CRM projeleri ile dijital dönüşüm çalışmalarına liderlik etti. İzmir Fen Lisesi ve ODTÜ Havacılık Mühendisliği mezunu olan Zafer Özçelik, iki yıllık kurumsal bankacılık deneyiminin ardından University of San Francisco’da MBA eğitimini tamamladı. Kariyerine San Francisco merkezli Bleu Marketing Solutions şirketinde başlayan Özçelik, Türkiye’ye döndükten sonra Doğan Online’da Pazarlama Direktörü, Dentsu Grubu’nda Dijital Grup Başkanı (CDO) ve N11’de Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı (CMO) olarak görev yaptı. 2020 yılında kurduğu Moventum Danışmanlık’ta Genel Müdür ve Danışman olarak görev alan Özçelik, pazarlama, dijital dönüşüm, e-ticaret ve yapay zeka alanlarında danışmanlık yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

INTEGRA CITY, Akıllı Şehirler ve Dijital Devlete Yönelik Yapay Zekâ Ekosistemini GITEX Ai Türkiye 2026’ya Taşıdı Haber

INTEGRA CITY, Akıllı Şehirler ve Dijital Devlete Yönelik Yapay Zekâ Ekosistemini GITEX Ai Türkiye 2026’ya Taşıdı

9–10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen GITEX Ai Türkiye’nin ilk edisyonu, dünyanın önde gelen teknoloji etkinlik ağlarından biri olan küresel GITEX ekosistemini Avrupa ile Asya’nın kesişim noktasındaki Türkiye’ye taşıdı. Fuar kapsamında INTEGRA CITY ile GITEX organizatörleri, taraflar arasındaki uzun vadeli iş birliğini resmileştiren bir Mutabakat Zaptı (MoU) imzaladı. Invest in Türkiye ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın desteğiyle gerçekleştirilen GITEX Ai Türkiye, yapay zekânın benimsenmesini, yatırımları ve iş birliklerini hızlandırmayı amaçlayan Avrasya’nın en küresel buluşmalarından biri olarak konumlanıyor. Etkinlik; yapay zekâ, siber güvenlik, finansal teknolojiler, bulut teknolojileri ve dijital yatırımlar alanlarında yenilikçi girişimleri, küresel ve yerel teknoloji şirketlerini, vizyoner yatırımcıları ve politika yapıcıları bir araya getirerek bölgenin küresel yapay zekâ ekonomisindeki büyüyen rolünü keşfetmek için benzersiz bir platform sunuyor. INTEGRA CITY: Entegrasyon, Ölçek ve Birleşik Dijital Mimari Fuarın önemli katılımcılarından biri olan INTEGRA CITY, 20 yılı aşkın deneyime sahip, 10’dan fazla ülkede faaliyet gösteren ve 3.000’i aşkın profesyonelden oluşan ekibiyle uluslararası bir teknoloji entegratörü olarak çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, büyük ölçekli altyapı projeleri gerçekleştirirken dijital devlet ve akıllı şehir ortamları için entegre donanım ve yazılım çözümleri geliştiriyor. INTEGRA CITY, GITEX Ai Türkiye’de farklı şehir sistemlerinden gelen verileri, yapay zekâ destekli analiz ve yönetim için tek bir merkezde birleştiren ve tüm hizmetlerin eş zamanlı çalışmasını sağlayan özgün platformunu sergiledi. Platformun açık mimarisi, mevcut çözüm ve cihazların değiştirilmesine gerek kalmadan sisteme entegre edilmesini mümkün kılarak ölçeklenebilir bir yönetim ekosistemi oluşturuyor. Öne Çıkan Çözümler INTEGRA CITY, GITEX Ai Türkiye’de modern şehirler ve kamu kurumları için bütünleşik bir ekosistem oluşturan amiral gemisi dijital çözümlerini tanıttı: Sfera (Akıllı Şehir) — Altyapı hizmetleri, karayolu trafiği ve çevresel izleme süreçlerine yönelik dijital kentsel çevre yönetimi.Nexus (Güvenli Şehir) — Araçların otomatik olarak izlenmesini ve cezai işlemlerin gerçek zamanlı uygulanmasını mümkün kılan, yapay zekâ destekli kamu güvenliği ve trafik denetimi.Kodex (e-Devlet) — İş akışlarının, onay süreçlerinin, vergilendirmenin ve vatandaş kimlik doğrulama süreçlerinin otomatikleştirilmesine yönelik dijital kamu yönetimi.Bordex (Sınır ve Devlet Güvenliği) — Gerçek zamanlı durumsal farkındalık sağlayan yapay zekâ destekli izleme ve gelişmiş analizlerle kritik altyapının korunması. Karar Alma Süreçlerinin Analitik Merkezinde Yapay Zekâ Platform genelinde yapay zekâ, temel bir analitik araç olarak görev yapıyor. Sensörlerden ve izleme sistemlerinden gelen büyük hacimli verileri işleyen yapay zekâ; riskleri değerlendiriyor ve en uygun müdahale senaryolarının belirlenmesine yardımcı oluyor. Bu yaklaşım, farklı çözümlerin koordineli biçimde yönetilmesini sağlayarak yönetim süreçlerinin hem hızını hem de kalitesini artırıyor. Tüm çözümler, üçüncü taraf sistemlerle entegrasyona imkân veren ortak bir mimari üzerine inşa ediliyor. Böylece mevcut dijital altyapılarla uyumluluk ve uygulamada esneklik sağlanıyor. INTEGRA CITY, altyapının geliştirilmesinden sürekli teknik ve servis desteğine kadar projelerin tüm yaşam döngüsünde hizmet sunuyor. INTEGRA CITY Teknolojiden Sorumlu Başkanı (CTO) Ilya Belyakov, Türkiye’nin dijital dönüşüm potansiyeline ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye dijital dönüşüm alanında hızla ilerliyor ve Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, ülkeyi Avrasya genelinde yapay zekâ odaklı inovasyon için doğal bir geçiş noktası haline getiriyor. Bugün kamu kurumlarının temel ihtiyacı artık süreçlerin birbirinden bağımsız şekilde dijitalleştirilmesi değil; yapay zekânın karar alma süreçlerinin analitik merkezinde yer aldığı entegre platformların oluşturulması. Çözümlerimiz; kamu ve yol güvenliğinden kentsel altyapıya kadar karmaşık sistemlerin yapay zekâ modülleri, gerçek zamanlı analiz ve entegre platformlar aracılığıyla verimli şekilde yönetilmesini sağlıyor.” INTEGRA CITY’nin GITEX Ai Türkiye’ye katılımı, şirketin uluslararası büyüme yolculuğunda yeni bir adımı temsil ediyor. Şirket daha önce Marakeş’te düzenlenen GITEX Africa 2026, Mısır’da gerçekleştirilen Ai Everything Middle East & Africa (MEA) Egypt 2026 ve Almatı’da düzenlenen GITEX AI KAZAKHSTAN 2026 etkinliklerinde çözümlerini sergiledi. Bu katılımlar, şirketin bölgedeki önemli karar vericilerle doğrudan iletişim kurma ve dijital dönüşümü ileri taşıyacak iş birlikleri geliştirme stratejisinin bir parçasını oluşturuyor. GITEX ile Uzun Vadeli İş Birliği İstanbul’da INTEGRA CITY ile GITEX organizatörleri, mevcut iş birliğini güçlendiren ve uzun vadeli ortaklığın çerçevesini belirleyen bir Mutabakat Zaptı imzaladı. Anlaşma, INTEGRA CITY açısından çözümlerini uluslararası kitlelere tanıtmak ve her yerel pazarın öncelikleri doğrultusunda daha yakın çalışmalar yürütmek için yeni fırsatlar yaratıyor. GITEX ekosistemi açısından ise INTEGRA CITY, altyapı, veri ve yapay zekânın kamu sektörünün ihtiyaçlarına uygulanması konusundaki uzmanlığıyla katkı sağlıyor. Anlaşma kapsamındaki bir sonraki adımların 2027 yılında Belgrad ve Kazakistan’da gerçekleştirilecek GITEX etkinlikleri olması planlanıyor. Ilya Belyakov, yapay zekânın gelecekte üstleneceği role ilişkin ise şunları söyledi: “Yapay zekânın hem işletmelerde hem de kamu kurumlarında, verimliliği, inovasyonu ve daha akıllı karar alma süreçlerini ileri taşımasını bekliyoruz. Yakın gelecekte şehirler daha güvenli, operasyonlar daha şeffaf ve kamu hizmetleri daha hızlı ve ihtiyaçlara daha duyarlı hale gelecek. Tüm bunların arkasında yapay zekâ teknolojileri olacak. Türkiye ve daha geniş Avrasya bölgesi, yapay zekâ odaklı dönüşümün dünyadaki öncü örneklerinden biri olma potansiyeline sahip.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Yarışında Türkiye İçin Kritik Uyarı Haber

Yapay Zekâ Yarışında Türkiye İçin Kritik Uyarı

Yeditepe Üniversitesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gaye Gencer, yapay zekânın ülkelerin ekonomik gücünü ve rekabetçiliğini yeniden şekillendirdiğini belirterek, Türkiye’nin eğitimden sağlığa, finanstan savunmaya, sanayiden kamu hizmetlerine kadar yapay zekâyı hızla ve doğru biçimde entegre etmesi gerektiğini söyledi. Gencer, “Yapay zekâ yarışının asıl kıt kaynağı yalnızca para, veri merkezi veya çip değil. Asıl sıkıntı nitelikli insan kaynağı” dedi. ABD ve Çin’in başı çektiği yapay zekâ yarışında Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok ülkenin stratejik eylem planları ve yüksek bütçeli yatırımlarla hareket ettiğini ifade eden Prof. Dr. Gaye Gencer, Türkiye’nin de küresel dönüşüme hızla uyum sağlaması gerektiğini söyledi. “2030’a Kadar 10 Milyar Dolarlık Yatırım Hedefleniyor” Türkiye’nin 2026-2030 Yapay Zekâ Vizyonu ve Eylem Planı’nın Haziran 2026’da açıklandığını hatırlatan Gencer, plan kapsamında veri merkezi, bulut teknolojileri ve yapay zekâ altyapılarında 2030’a kadar özel sektör ağırlıklı en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Türkiye’nin veri merkezi kurulu gücünün de en az 1 gigavata çıkarılmasının hedefler arasında yer aldığını aktardı. Planın en önemli başlıklarından birinin insan kaynağı olduğunu vurgulayan Gencer, iki yıl içerisinde 5 milyon kişiye yapay zekâ okuryazarlığı eğitimi verilmesi, 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesinin hedeflendiğini söyledi. “Gençlerimiz Yapay Zekâ Üreten Konumuna Gelmeli” Yapay zekâ yarışında insan kaynağının belirleyici unsur olduğuna dikkat çeken Gencer, “Genç nüfusumuzu yalnızca yapay zekâ kullanan değil, yapay zekâ geliştiren ve üreten bir insan kaynağına dönüştürebilmek en önemli hedefimiz olmalı. Ancak böyle bir durumda yapay zekânın üretkenliğe, verimliliğe ve sonuç olarak refaha katkısını sağlayabiliriz” dedi. Gencer, önümüzdeki dönemde ülkelerin ekonomik gücünü yalnızca doğal kaynakları veya sermaye birikimlerinin değil, teknolojiyi ne kadar hızlı üretkenliğe dönüştürebildiklerinin de belirleyeceğini ifade etti. Bunun ise insan sermayesinin yapay zekâyı üretim ve verimlilik amacıyla kullanabilmesi ve geliştirebilmesiyle mümkün olacağını kaydetti. “Yapay Zekâ Eğitimi İlköğretimden Başlamalı” Yapay zekânın eğitim sistemine ilköğretim düzeyinden itibaren entegre edilmesi gerektiğini belirten Gencer, çocukların ve gençlerin yapay zekâyı yalnızca merak amacıyla kullanan bireyler olmaktan çıkarak, kendi üretkenliklerini artıracak şekilde kullanmayı öğrenmelerinin önemine işaret etti. Yapay zekânın yaygınlaşmasıyla verilerin daha hızlı toplanması ve işlenmesinin yanı sıra bilgi akışının da daha etkin hale geleceğini söyleyen Gencer, üretim süreçlerinin yönetimi, lojistik ve finansal planlamada önemli verimlilik artışları sağlanabileceğini belirtti. Gencer, stok maliyetlerinin azaltılabileceğini, hatalı ve defolu ürün sayısının düşürülürken kalite seviyesinin artırılabileceğini ifade etti. “Değişime Direnmek Yerine Değişimi Yönetmeliyiz” Yapay zekânın iş gücü piyasasında da önemli dönüşümlere yol açacağını belirten Gencer, bazı iş kollarının ortadan kalkabileceğini, bazı alanlarda ise verimlilik artışıyla birlikte istihdamın azalabileceğini söyledi. Tarihsel dönüşümlerin yeni iş alanlarını da beraberinde getirdiğine dikkat çeken Gencer, Sanayi Devrimi’nden elektrikli makinelerle seri üretime geçişe kadar yaşanan teknolojik değişimlerin iş gücü piyasasında büyük dönüşümlere neden olduğunu hatırlattı. Gencer, “Değişime direnmek yerine değişimi yönetmek bizi ileriye taşıyacaktır” dedi. “Kazananlar Yatırımı Katma Değere Dönüştürenler Olacak” Yapay zekânın “balon mu, gerçek mi?” tartışmasının da bu dönüşümün nasıl yönetileceğiyle bağlantılı olduğunu belirten Gencer, yapay zekâ yatırımlarının tek başına başarı getirmeyeceğini söyledi. Gencer, “Önümüzdeki yıllarda kazananlar yalnızca yapay zekâya en fazla para yatıran ülkeler veya şirketler olmayacak. Yaptıkları yatırımı üretkenliğe, katma değere, ihracata ve sürdürülebilir ekonomik büyümeye dönüştürebilenler olacak” diye konuştu. Gencer, dönüşüme yön veren, üretimin, istihdamın ve finansmanın geleceğini şekillendiren ülkelerin refah seviyelerini yükselteceğini, dönüşüme geç kalanların ise yeni sistem içerisinde yalnızca taklit eden konumunda kalma riski taşıdığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Sigorta Sektöründe Rekor Prim Üretimi: 7,1 Trilyon Dolar  Haber

Küresel Sigorta Sektöründe Rekor Prim Üretimi: 7,1 Trilyon Dolar 

Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain & Company’nin bugün yayımladığı yeni araştırmaya göre, küresel sigorta şirketleri geçen yıl güçlü prim büyümesi ve kârlılık artışı kaydetti; ancak sektörün son dönemde elde ettiği kazanımlar büyük ölçüde döngüsel nitelikte ve karşı karşıya olduğu çözülmemiş sorunları gölgeliyor. Rapora göre küresel sigorta primleri, 2024’teki 6,7 trilyon dolar seviyesinden 2025’te yaklaşık 7,1 trilyon dolara yükseldi ve 2010’daki 3,6 trilyon dolarlık büyüklüğe kıyasla son 15 yılda yaklaşık iki katına çıktı. Küresel prim büyümesinin hayat, sağlık, kaza ve mülk sigorta türlerinde, Güney Amerika hariç tüm bölgelerde, önceki on yılın büyüme hızını aşması bekleniyor. Mülk ve kaza sigortaları prim tarifelerindeki artışların ve katastrofik hasarlar açısından görece sakin geçen yılın etkisiyle sektördeki kârlılık belirgin hale geldi. Ancak bu elverişli koşullara rağmen Bain, 2025’teki güçlü performansın sektörün uzun vadeli görünümü açısından güvenilir bir gösterge olmadığı konusunda uyarıyor. Bain’in değerlendirmesine göre satın alınabilirlik ve erişime ilişkin yapısal sorunlar, teknoloji yatırımlarının sınırlı ekonomik getirileri ve sigorta değer zincirindeki rekabetin henüz çözüme kavuşamamış olması gelecekteki büyümeyi sınırlayabilir. Bain’e göre, önemli pazarlarda sigorta penetrasyonunun hâlâ düşük seviyelerde seyretmesi ve sigortanın satın alınabilirliğinin zorlaşması sebebiyle yatırımcılar, sigorta şirketlerinin mevcut döngünün ötesinde sürdürülebilir kâr büyümesi sağlayıp sağlayamayacağını sorgulamaktadır. Bain’in değerlendirmesi, kısa vadeli güçlü performans ile uzun vadeli belirsizlik arasındaki temel gerilimin, sigorta sektörünün bir sonraki döneminde risk maliyetini düşürmeyi kritik bir öncelik haline getireceğini ortaya koymaktadır. “Güçlü ivmeyi yapısal avantaja dönüştürün” Raporla ilgili değerlendirmesinde, Bain & Company Türkiye Ortaklarından Onur Kayahan şunları söyledi: “Sigorta şirketleri iyi bir ivme yakaladı ancak şu aşamada bunu kalıcı bir yapısal avantaja [OK1] dönüştürmeye odaklanmalılar. Değerlendirmemiz, önümüzdeki dönemde sektörün sürdürülebilir değer yaratımının risk maliyetini düşürme kapasitesine bağlı olacağı yönündedir.” Kayahan, sözlerine şöyle devam etti: “Sigorta şirketlerinin bu başarıyı koruması ve risk maliyetini düşürmesi hasar önleyici uygulamaları geliştirmeye, danışmanlık ve sigortaya erişimi genişletmeye ve sermayeyi daha etkin kullanmaya önemli ölçüde bağlıdır. Bunu başarabilen şirketler, sigorta satın alınabilirliğini artırma, koruma açıklarını kapatma ve kalıcı değer yaratma konusunda daha güçlü bir konuma sahip olacaktır.” Yapısal sorunlar çözüme kavuşmadı Bain’in analizine göre, sektörün 2025’teki güçlü performansı yapısal sorunları ortadan kaldırmış değil. Uzun yıllar süren sert piyasa koşullarının konut ve otomobil sigortalarında prim oranlarını yükseltmesi sonucunda sigorta kapsamları birçok hane için daha az satın alınabilir hale geldi. Hayat sigortalarında ise müşteri ihtiyacındaki artışa karşın ürünlerin karmaşıklaşması ve danışmanların daha üst gelir grubundaki müşterilere yönelmesi ile danışmanlık açığının büyümesi, sigortaya erişimi zayıflatmaktadır. Rapora göre, sağlık, ölüm riski, doğal afetler ve siber güvenlik alanlarında süregelen koruma açıkları, sigorta şirketlerinin ürünleri daha uygun fiyatlı, erişilebilir ve değerli hale getirerek sigorta kapsamını genişletme fırsatına işaret ediyor. Dijital yatırımlar henüz beklenen maliyet verimliliğini sağlamadı Bain’e göre sigorta şirketleri son yıllarda veri, teknoloji ve yapay zekâ yatırımlarını hızlandırdı, ancak bu yatırımlar henüz sektör genelinde anlamlı bir operasyonel kazanım yaratamadı. Doğrudan yazılan primler son 10 yılda iki katına çıkarken, gider oranlarının yalnızca 1 yüzde puan gerilediği görülmektedir. Kuzey Amerika ve Avrupa’daki en büyük 30 sigorta şirketinde işe alımların 2022’den bu yana yaklaşık yüzde 50 azalması gelecekteki maliyet verimliliğinin bir göstergesi olarak gözükebilir, ancak Bain, verimlilik artışının yalnızca çalışan sayısının azaltılmasıyla sağlanamayacağına dikkat çekmektedir. Aynı zamanda bilançoların, dağıtımın, operasyonların, hizmetlerin, teknolojinin ve sermayenin gitgide birbirinden ayrışması, sigortacılık değer zincirinin daha parçalı bir yapıya dönüşmesine yol açmaktadır. Reasürans, sigorta sektörünün genelinden daha hızlı büyümeyi sürdürmektedir. Sidecar yapıları ve sigorta bağlantılı menkul kıymetler (ILS) dahil olmak üzere reasürans primleri 2019-2024 döneminde yüzde 28 büyürken, sektör genelindeki büyüme yüzde 24 oldu. Bain’e göre sigortacılık değer zinciri giderek parçalanırken, geleneksel entegre sigorta şirketlerinin sektörün en cazip kâr havuzlarını ellerinde tutmayı sürdürecekleri artık kesin değil. Risk maliyetini düşürmek, rekabetin yeni belirleyicisi olacak Bain’e göre, sektördeki önemlerini artırmak ve pazarı genişletmek isteyen sigorta şirketleri açısından risk maliyetini düşürmek kritik önem taşıyacak. Raporda bunun için dört temel alan öne çıkıyor: hasarlar, dağıtım, operasyonel giderler ve sermaye. Bain’in tahminlerine göre, otomatik acil fren sistemleri, konut tipi sprinkler sistemleri, akıllı ev koruma teknolojileri, fırtınaya dayanıklı yapılar ve sağlık durumunu takip eden giyilebilir cihazlar gibi önleyici teknolojilerin hasar maliyetlerini yüzde 10 ila 20 azaltabileceği öngörülüyor. Dağıtım tarafında ise yapay zekâ destekli danışman araçları ve kişiselleştirilmiş dijital danışmanlık, danışman yetersizliğinin giderilmesine ve karmaşık sigorta ürünlerine erişimin genişletilmesine yardımcı olabilir. Operasyonlarda ajan tabanlı yapay zekâ, idari işleri ve hasar değerlendirme süreçlerini dönüştürürken sermaye tarafında ise daha fazla standardizasyon, yeni yatırım kaynaklarının sektöre çekilmesini ve sigorta kapasitesinin artırılmasını sağlayabilir. Bain & Company’nin raporu ayrıca önümüzdeki dönemde sigortacılık sektöründe dağıtım ve ürün, operasyon ve müşteri hizmetleri ile bilanço ve varlık yönetimi alanlarında yeni rekabet modellerinin nasıl ortaya çıkabileceğini de incelemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Pazarına Giriş Yapan Hisense, IFA 2026’da Açıkladığı Vizyonuyla İnovasyon Gücünü Ortaya Koyuyor Haber

Türkiye Pazarına Giriş Yapan Hisense, IFA 2026’da Açıkladığı Vizyonuyla İnovasyon Gücünü Ortaya Koyuyor

100 inç ve üzeri TV kategorisinde küresel lider olan marka, IFA 2026’da lansmanını yaptığı yeni akıllı yaşam ürünleri ve UEFA EURO 2028™ iş birliğiyle Türkiye pazarında ulaşılabilir lüks segmentinde konumlanıyor Küresel tüketici elektroniği ve beyaz eşya sektörünün lider markalarından Hisense, IFA 2026’da sergilediği yeni nesil teknolojileriyle küresel ölçekteki inovasyon liderliğini pekiştirirken bu vizyonu artık Türkiye pazarıyla da buluşturuyor. Hisense, yeni dönemde vizyonunu pasif cihazlar çağını geride bırakıp kullanıcı ihtiyaçlarını öngören ve günlük yaşamı kolaylaştıran bütünleşik bir akıllı ev ekosistemi üzerine konumlandırıyor. Türkiye pazarına yakın dönemde televizyon ve akıllı klima ürün gruplarıyla resmi olarak adım atan Hisense, yüksek inovasyonlu ürünleri ulaşılabilir fiyat kategorisiyle artık Türkiye'deki tüketicilerle de buluşturuyor. “Hayatı Aydınlatan Yenilikler” “Hayatı Aydınlatan Yenilikler” sloganıyla hareket eden Hisense, Türkiye pazarına giriş yaptığı dönemde IFA 2026’da sergilediği “AI Yaşam Ortağı” konumlandırmasıyla inovasyon odaklı global teknoloji vizyonunu ortaya koydu. Bu vizyonun odağında, VIDAA platformunun yeni nesil evrimi olan V AIOS işletim sistemi ve bulut tabanlı ConnectLife akıllı ev ekosistemi yer alıyor. Cihazlara "Hissetme, Düşünme, İletişim Kurma ve Yürütme" yetenekleri kazandıran bu teknolojik yapı; mutfaktan çamaşır bakımına, iklimlendirmeden enerji yönetimine kadar tüm ev rutinlerini AI Companion (Yapay Zeka Ev Asistanı) konsepti altında topluyor. Sistem; yemek tarifleri önermekten iklimlendirmeyi odadaki insan varlığına göre ayarlamaya, kumaş türüne uygun yıkama programı seçmekten evsel enerji kullanımını optimize etmeye kadar geniş bir yelpazede yapay zekayı somut bir kullanıcı faydasına dönüştürüyor.* Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hisense Doğu Avrupa Satış Direktörü ve Türkiye Genel Müdürü Boštjan Vodeb, yapay zekanın ev yaşamındaki dönüşümüne ve Türkiye pazarına ilişkin şunları söyledi: “Yapay zeka bugüne kadar çoğu zaman teknoloji dünyasının gündeminde ve pazarlama söylemlerinde yer alan bir kavramdı. Bugün ise bunun ötesine geçtiğimiz yeni bir döneme giriyoruz. Yapay zeka artık doğrudan ürünlere entegre olarak kullanıcıların ihtiyaçlarını anlayan, günlük rutinleri kolaylaştıran ve yaşam deneyimini dönüştüren somut bir teknolojiye dönüşüyor. IFA 2026’da ortaya koyduğumuz vizyon da tam olarak bunu yansıtıyor. V AIOS ve ConnectLife ile cihazların yalnızca bağlantılı olduğu değil, birbirleriyle koordineli çalışarak kullanıcıya daha sezgisel ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunduğu bir ekosistem oluşturuyoruz. Hisense’in global inovasyon gücünü Türkiye’ye taşırken, tüketicilerin teknolojiyi yalnızca kullandığı değil, teknolojinin onların hayatına uyum sağladığı bu yeni dönemin önemli bir parçası olmayı hedefliyoruz” 100 inç ve üzeri TV’lerde küresel pazar liderliğini pekiştirdi Omdia verilerine göre 100 inç ve üzeri TV segmentinde dünya lideri konumunda yer alan Hisense, IFA 2026’da RGB MiniLED ve Lazer görüntü teknolojilerindeki öncülüğünü de bir kez daha sergiledi. Avrupa lansmanı gerçekleştirilen amiral gemisi 116UXS modeli ekran teknolojisindeki ulaştığı son noktayı temsil ederken markanın inovasyon yaklaşımının en önemli örneğini oluşturuyor. Sorumlu üretim anlayışını da ön planda tutan şirket, Avrupa’daki üretim üssü Gorenje ile dünya çapındaki değerlendirmelerde üst üste ikinci kez en yüksek derece olan Platin EcoVadis sürdürülebilirlik ödülünü kazanarak sektöründeki öncü konumunu pekiştirdi. UEFA EURO 2028™ İle Uzun Soluklu Ortaklık Hisense’in teknoloji ve tasarım alanındaki yaklaşımı IFA 2026 çerçevesinde kazanılan ödüllerle de doğrulandı. 11.2.6 kanallı ses yapısına sahip Hisense Soundbar UX1 kategorisinde "Winner" ödülüne layık görülürken; 116UXS MiniLED TV ve XR10 Lazer Projektör’ün de aralarında bulunduğu birçok yenilikçi ürün "Honoree" unvanının sahibi oldu. Futbolun birleştirici gücünü marka değerleriyle buluşturan Hisense, UEFA EURO 2016, 2020 ve 2024’ün ardından UEFA EURO 2028™’in de resmi sponsoru olduğunu açıklayarak küresel spor ortaklıklarındaki uzun soluklu stratejisini sürdürdü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka e-ticarette Artık Bir Araç Değil, Akıllı Bir İş Ortağı Haber

Yapay Zeka e-ticarette Artık Bir Araç Değil, Akıllı Bir İş Ortağı

Erdem İnan, "Yerli üretici ve KOBİ'lerimizin küresel pazarlara açılmasındaki rolüyle yapay zekayı büyük bir stratejik güç ve kaldıraç olarak görüyoruz" dedi. Zirvede bir sunum yapan Trendyol CTO’su Cenk Çivici ise, yapay zeka teknolojilerini iş süreçlerinde uçtan uca kullanarak müşterilerini, iş ortaklarını ve kendi ekiplerini geleceğe taşıdıklarını vurguladı. Dünyanın önde gelen teknoloji etkinliklerinden GITEX, Türkiye'de ilk kez Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin ev sahipliği, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın stratejik ortaklığıyla düzenlendi. İstanbul Fuar Merkezi'nde küresel teknoloji şirketleri, girişimler, yatırımcılar, kamu temsilcileri ve sektör profesyonellerini bir araya getiren GITEX Ai Türkiye 2026’da, Türkiye’nin yapay zeka alanındaki kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlar ele alındı. Zirvedeki ‘Küresel Ticaretin Yeni Yol Haritası: Yapay Zeka Ekosistemleri, Ölçek ve Yerel Uyum’ (The New Playbook of Global Commerce: AI Ecosystems, Scale and Local Relevance) başlıklı panele katılan Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, Trendyol'un yapay zeka yatırımlarını, global büyüme stratejisini ve e-ihracat vizyonunu paylaştı. Trendyol Grubu CTO’su Cenk Çivici ise, GITEX Ai Türkiye 2026'da platformdaki yapay zeka uygulamalarının bugününü ve geleceğini ortaya koyan bir sunum yaptı. Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan: KOBİ’leri küresel pazarlara taşıyan yapay zeka e-ihracatın lokomotifi Günümüzde e-ticaretin yalnızca bir satış kanalı değil 'akıllı bir iş ortağı'na dönüştüğünü belirten Trendyol Grubu CEO'su Erdem İnan, yapay zeka algoritmalarının yerli üretici ve KOBİ'lerin küresel pazarlara açılmasında oynadığı rolü aktardı: "36 ülkeye uzanan Trendyol ekosisteminin temelinde teknoloji ve yapay zeka yer alıyor. Bugün 120 bini aşkın yerli üretici ve KOBİ'miz Trendyol üzerinden e-ihracat gerçekleştiriyor, her gün 200 binden fazla 'Made in Türkiye' etiketli ürünü yurt dışındaki kullanıcılara ulaştırıyoruz. Lojistikten müşteri taleplerine e-ihracatın her aşamasında rol alan yapay zeka algoritmalarımız, kültürel ve coğrafi farkları anlık analiz ederek doğru ürünü, doğru pazardaki doğru müşteriyle buluşturuyor. Yapay zekayı küresel pazarlarda büyük bir stratejik güç ve kaldıraç olarak görüyoruz. Dönüşüm hızının giderek ivmelendiği günümüzde, teknoloji altyapımızla KOBİ'lerimizi küreselleştirmek ve üretim kapasitelerini artırmak temel odak noktamız. Orta ve Doğu Avrupa, Körfez bölgesi ve Azerbaycan’ı kapsayan e-ihracat ekosistemimizle, ülkemizi dijital ekonomide üst lige taşımayı hedefliyoruz.” Trendyol Grubu CTO’su Cenk Çivici: Yapay zeka uçtan uca ekosistemin her noktasında GITEX Ai Türkiye 2026'da bir sunum yapan Trendyol Grubu CTO’su Cenk Çivici ise, platformun yapay zeka teknolojilerini iş süreçlerinde uçtan uca kullanarak iş ortaklarını, kullanıcılarını ve kendi ekiplerini geleceğe taşıdığını söyledi: "Yerli yapay zeka büyük dil modelimiz Trendyol LLM ile iş ortaklarımız 10'dan fazla dilde ürün açıklaması oluşturabiliyor ve anlık çeviri sayesinde müşterilerle iletişim kurabiliyor. Bunun yanı sıra yapay zeka agent'ımız 'Ortak', iş ortaklarımıza dijital asistan olarak hizmet vererek, operasyonel süreçlerini kolaylaştırıyor. Müşteri tarafında ise Shopping Assistant uygulamamız müşterimizin bütçesine ve tarzına göre en uygun sepeti önerebiliyor. Bu dönüşüm satıcı ve müşteri deneyimiyle sınırlı kalmıyor: Ekiplerimizin verimliliğini artırmak için geliştirdiğimiz agent platformlarımız sayesinde, şu an yazılan kodların yüzde 20'si tamamen otonom yazılıyor. Otonom sistemlerimiz her gün 500 milyondan fazla karar ve tahmin üretiyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakan Kacır, GITEX Ai Türkiye’de Türkiye’nin Teknoloji Alanındaki Yeni Büyüme Vizyonunu Anlattı Haber

Bakan Kacır, GITEX Ai Türkiye’de Türkiye’nin Teknoloji Alanındaki Yeni Büyüme Vizyonunu Anlattı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bugün İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen GITEX Ai Türkiye’de küresel teknoloji liderlerine hitap etti. Kacır, Türkiye’nin 100 bin teknoloji girişimi ve toplam 100 milyar dolarlık unicorn değerlemesi hedefiyle dünyanın en büyük 10 girişim ekosisteminden birini kurmayı amaçladığını söyledi. Kacır, “Teknoloji girişimciliğini, Türkiye’nin yeni nesil başarı hikâyelerinin temel itici güçlerinden biri olarak görüyoruz” dedi. Bu büyümeyi desteklemek amacıyla Türkiye, yapay zekâ odaklı girişim sermayesi fonlarına 150 milyon dolarlık kamu kaynağı ayırarak gelecek vadeden yapay zekâ girişimlerinin finansmana erişimini genişletiyor. Kacır, “Türkiye’nin; yeni teknolojilerin geliştirildiği, yenilikçi şirketlerin ölçeklendiği ve ileri sanayi çözümlerinin küresel pazarlara ulaştığı, yapay zekâ çağının öncü merkezlerinden biri olmasını istiyoruz” dedi. GITEX Ai Türkiye’ye 88 ülkeden katılan binlerce uluslararası ziyaretçiye de çağrıda bulunan Kacır, “Bir sonraki çığır açıcı projenizi Türkiye’de hayata geçirmeye davet ediyorum. Yeni şirketinizi Türkiye’den büyütün; Türkiye’yi iş ortağınız olarak konumlandırarak bölgesel ve küresel pazarlara ulaşın” diye konuştu. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının stratejik ortaklığında ve inD organizasyonuyla düzenlenen GITEX Ai Türkiye; yapay zekâ altyapısı ve yatırımlarından siber güvenliğe, fiziksel yapay zekâdan dijital kamu hizmetlerine ve girişimciliğe uzanan geniş bir yelpazede Türkiye'nin teknoloji alanındaki önceliklerinin ele alındığı küresel bir platform sundu. Türkiye yapay zekâ yol haritasında ilerliyor Etkinliğin ikinci günündeki programın açılışını yapan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürü Sadullah Uzun, Türkiye'nin yapay zekâ alanındaki hedeflerini somut adımlara dönüştürme kararlılığını anlattı. Uzun, "2026-2030 Yapay Zekâ Vizyonumuz ve Eylem Planımız en üst düzeyde güçlü destek görüyor. Kamu harcamalarının yüzde 2’sinin yapay zekâya ayrılması ve beş milyon vatandaşımızın yapay zekâ ekonomisine katılabilecek yetkinliklere kavuşturulması hedefleniyor. Türkiye'nin yalnızca yapay zekâyı kullanan değil; aynı zamanda geliştiren, ticarileştiren ve ölçeklendiren bir ülke olmasını istiyoruz. " dedi. Türkiye’nin coğrafi bir köprüden uluslararası bir iş ve yatırım merkezine dönüşümüne dikkat çeken Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (Invest in Türkiye) Başkanı A. Burak Dağlıoğlu ise Türkiye’nin teknoloji, yatırım ve uluslararası ticaret alanlarındaki bölgesel merkez konumuna dikkat çekti. Dağlıoğlu, "Yirmi yıl önce Türkiye çoğunlukla Asya ile Avrupa arasında bir köprü olarak görülüyordu. Bugün ise üretim, Ar-Ge, lojistik, teknoloji ve girişimcilik alanlarında bölgesel bir merkez konumunda. Ancak bölgesel bir merkez olmak bizim için yeterli değil. Önümüzdeki dönem hedefimiz, küresel bir ekonomik güç hâline gelmek. Türkiye; zengin yetenek havuzu, reform konusundaki güçlü kararlılığı ve yatırımcıları destekleyen kamu politikalarıyla dirençli ve hızla büyüyen bir ekonomiye sahip. Kıtaların kesişimindeki konumumuzla birlikte tüm bu güçlü yönler, yapay zekânın küresel ekonomiyi yeniden şekillendirdiği bir dönemde rekabet gücümüzü korumamız için sağlam bir temel oluşturuyor" dedi. GITEX CEO’su Trixie LohMirmand ise Türkiye’nin sahip olduğu bu güçlü yönleri daha hızlı uluslararası büyümeye ve yatırıma dönüştürmesi gerektiğini vurguladı. LohMirmand ayrıca GITEX’in uluslararası iş birliklerini güçlendiren, yatırımların ve yeni fırsatların önünü açan rolüne dikkat çekti. LohMirmand, "Türkiye; küresel ölçekte güçlü sanayi altyapısı, dinamik dijital ekonomisi ve yaklaşık 1.500 yapay zekâ girişimiyle yapay zekâ çağına son derece güçlü bir birikimle giriyor. Ancak yapay zekâ rekabetin kurallarını değiştirdi. Şimdi belirlenen hedefler doğrultusunda hızla harekete geçme zamanı. GITEX; güveni pekiştiren, bilgi paylaşımını arttıran, yeni iş bağlantıları ve fırsatlar oluşturan bir platform olarak Türkiye’yi yeni pazarlar, yatırım kaynakları ve nitelikli insan kaynağıyla geniş ölçekte buluşturmak için burada. Sanayi çağında büyük ölçekte üretim yapabilenler öne çıktı; yapay zekâ çağında ise yapay zekâ kapasitesini geniş ölçekte kullanabilenler öne çıkacak. Cumhurbaşkanlığından Türkiye’de Yatırım’a, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından ekosistemin tamamına kadar gördüğümüz kararlılık, güçlü hedefler ve üst düzey yönetim desteğiyle Türkiye, yakından izlenecek ülkelerden biri olacak” dedi. Bakan Kacır’ın konuşması, GITEX Ai Türkiye’nin İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen iki günlük programının kapanışında gerçekleşti. Etkinlik, 350’den fazla şirket ve girişimi küresel yatırımcılar, politika yapıcılar ve teknoloji liderleriyle buluşturdu. Etkinlik alanında şirketler yeni teknolojilerini sergilerken ortaklıkları, yatırım fırsatlarını ve uluslararası pazarlara açılma yollarını değerlendirdi. Yapay zekâ ekonomisinde kadınların potansiyelini açığa çıkarmak Yapay zekânın kadın girişimcilere sunabileceği ekonomik fırsatlar, Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar'ın dün katıldığı oturumda ele alındı. "Fikirden Etkiye: Türkiye'nin İnovasyon Ekonomisinde Kadınların Gücünü Açığa Çıkarmak" başlıklı oturumda Bayraktar, yapay zekânın küçük ekiplerle ve sınırlı kaynaklarla çalışan girişimcilerin kapasitesini arttırarak daha önce yalnızca çok daha büyük şirketlerin ulaşabildiği sonuçlara ulaşmalarına nasıl imkân tanıdığını anlattı. Bayraktar, "Kadınlar için çok büyük bir fırsat söz konusu. Kadın girişimcilerin yapay zekâdan yararlanarak kapasitelerini nasıl arttırdıklarına bizzat tanıklık ediyoruz. Çok küçük ekiplerle ve sınırlı ekonomik kaynaklarla çalışıyor, ancak geçmişte yalnızca büyük şirketlerin elde edebildiği sonuçlara ulaşıyorlar" dedi. Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü: "Kadınların ekonomik açıdan daha güçlü hâle gelmesi için yalnızca yapay zekâyı kullanmaları yeterli değil. Mentorluk, yatırım ve daha iyi istihdam olanaklarına da erişmeleri gerekiyor." GITEX, Dubai merkezli şirketlerin küresel büyümesini hızlandırıyor Küresel GITEX ağı, teknoloji şirketlerinin dünya genelinde yeni pazarlara ve iş fırsatlarına erişmesini destekliyor. Merkezi Dubai'de bulunan, dijital kamu hizmetleri ve akıllı şehir çözümleri alanlarında uzman teknoloji entegratörü INTEGRA CITY de GITEX'in farklı ülkelerdeki etkinliklerine katılımını arttıran şirketlerden biri olarak öne çıkıyor. Şirket; Dubai’deki GITEX GLOBAL’in yanı sıra Mısır, Fas ve Türkiye’de düzenlenen GITEX etkinliklerine de katılıyor. INTEGRA CITY, GITEX Ai Türkiye kapsamında GITEX Ai Belgrad'a (25-27 Mayıs 2027) ve GITEX Ai Kazakistan'a (7-8 Haziran 2027) katılmak üzere mutabakat anlaşmaları imzaladı. Böylece şirket, GITEX ağı içindeki varlığını daha da genişletirken kamu kurumları ve özel sektörle kurulabilecek yeni iş birliklerinin de önünü açtı. INTEGRA CITY ayrıca farklı kentsel sistemlerden gelen verileri, yapay zekâ destekli analiz ve yönetim amacıyla tek bir platformda buluşturan akıllı şehir çözümünü tanıttı. INTEGRA CITY Teknolojiden Sorumlu Başkanı Ilya Belyakov, "Bugün kamu kurumlarının temel beklentisi artık süreçlerin birbirinden bağımsız biçimde dijitalleştirilmesi değil; yapay zekânın karar alma süreçlerinin merkezinde yer aldığı bütünleşik platformların geliştirilmesi. Çözümlerimiz, yapay zekâ modülleri, gerçek zamanlı analiz ve entegre platformlar aracılığıyla kamu güvenliğinden yol güvenliğine ve kent altyapısına kadar karmaşık sistemlerin verimli biçimde yönetilmesini sağlıyor" dedi. Yapay zekâ ekonomisinde güveni güçlendirmek Yapay zekâ kullanımı hızlanırken siber güvenlik de GITEX Ai Türkiye’nin öne çıkan gündem başlıklarından biri oldu. Türkiye’de gelişen düzenleyici çerçeve, dayanıklılık, yönetişim ve hesap verebilirlik konularına daha fazla önem veriyor. Yapay zekâ destekli dijital risk koruması ve tehdit istihbaratı alanlarında uzmanlaşan Türkiye merkezli siber güvenlik şirketi Brandefense, değişen tehditlerin ve düzenleyici beklentilerin kurumların siber riskleri belirleme, yönetme ve bu risklere müdahale etme biçimlerini nasıl dönüştürdüğünü anlattı. Brandefense Büyümeden Sorumlu Başkanı ve Kurucu Ortağı Hakan Uzun, "Uyum, artık yalnızca yapılacaklar listesindeki bir kutuyu işaretlemekten ibaret değil; yönetim kurulu düzeyinde ele alınan bir konu hâline geliyor. Kurumların yalnızca çevre güvenliğine odaklanan yaklaşımdan uzaklaşarak üçüncü taraflardan kaynaklanan tehditleri, dijital marka risklerini ve dış saldırı yüzeylerini de kapsayan çok daha geniş bir risk anlayışına yöneldiğini görüyoruz" dedi. Brandefense, etkinlikte dış saldırı yüzeyi yönetimi, tehdit istihbaratı, marka koruması ve üçüncü taraf risk yönetimini kapsayan yapay zekâ destekli çözümlerini tanıttı. Tehdit tespiti, müdahale ve dijital dayanıklılık için yapay zekâ destekli çözümler geliştiren siber güvenlik teknolojileri şirketi UMV ise kurumların yapay zekâyı ve dijital dönüşümü güvenle benimsemesinde siber güvenliğin taşıdığı role odaklandı. UMV CEO'su Yun Sung Kephas Bang, "Yapay zekâ ekonomisinin başarısını yalnızca inovasyon değil, güven de belirleyecek. Kurumlar yapay zekâ kullanımını hızlandırırken siber güvenlik, dijital dönüşümün temel unsurlarından biri hâline gelmeli. Böylece işletmeler tehditlere karşı hazırlıklı olurken inovasyon çalışmalarını da güvenle sürdürebilir” dedi. Şirket; gelişmiş web shell tespiti için WSS AI ve internet sitelerinde yetkisiz içerik değişikliklerini gerçek zamanlı olarak gideren WARSS dâhil olmak üzere yapay zekâ destekli güvenlik çözümlerini tanıttı. GITEX Ai Türkiye, iki gün boyunca Türkiye’nin teknoloji ekosistemini uluslararası GITEX ağıyla buluşturdu. Küresel teknoloji, sermaye ve uzmanlıkla kurulan bağları güçlendiren etkinlik, iş geliştirme ve küresel büyüme için yeni fırsatlar oluşturdu. GITEX Ai Türkiye’nin bir sonraki buluşması 15-16 Eylül 2027 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğuş Teknoloji 22 Bin Başvuruyu Yapay Zeka ile Değerlendirerek Süreçleri %30 Kısalttı Haber

Doğuş Teknoloji 22 Bin Başvuruyu Yapay Zeka ile Değerlendirerek Süreçleri %30 Kısalttı

Yapay zeka destekli araçlar ve ajanlarla yüksek hacimli veriyi daha etkin değerlendiren şirket, bir yandan gelecekte ihtiyaç duyacağı yetkinlikleri öngörmeye, diğer yandan çalışanlarına daha kişiselleştirilmiş gelişim ve kariyer yolları sunmaya odaklanıyor. Bu yaklaşımın merkezinde ise teknolojinin hız ve analiz gücü ile insanın deneyimini ve karar verme yetkinliğini bir araya getirmek var. Yapay zeka, iş dünyasında yalnızca teknolojik süreçleri değil; rolleri, ihtiyaç duyulan yetkinlikleri ve çalışma biçimlerini de değiştiriyor. Bu dönüşümle birlikte insan kaynaklarının rolü de bugünün yetenek ihtiyacını karşılamanın ötesine geçiyor. Artık organizasyonların birkaç yıl sonra hangi yetkinliklere ihtiyaç duyacağını öngörmek ve çalışanları bu geleceğe hazırlamak da gündemin önemli bir parçası. Doğuş Teknoloji de yetenek stratejisini bu bakış açısıyla şekillendiriyor. Yapay zekayı yalnızca operasyonel süreçleri hızlandırmak için değil, bugünün ve geleceğin yetkinlik ihtiyaçlarını daha iyi anlamak ve çalışanların gelişimini desteklemek için kullanıyor. 22 Binin Üzerinde Başvuru Yapay Zeka Desteğiyle Değerlendirildi Bu yaklaşımın işe alım tarafındaki somut örneklerinden biri, şirketin genç yetenek programı Geleceğe Giriş 2026 oldu. Program kapsamında 22 binin üzerinde başvurunun yönetilmesinde yapay zeka tabanlı video mülakat araçları ve aday arama ajanlarından yararlanıldı. Yüksek hacimli aday havuzu daha hızlı ve sistematik biçimde değerlendirilirken, görüşme süreçleri planlanan süreden yüzde 30 daha kısa sürede tamamlandı. Yapay zekanın yüksek hacimli veriyi analiz etmesi ve önceliklendirmesi, işe alım ekiplerinin operasyonel yükünü azaltırken insan değerlendirmesi gerektiren alanlara ve stratejik kararlara daha fazla zaman ayırmasını sağlıyor. Teknoloji süreci destekliyor, nihai karar ise insanda kalıyor. İşe Alımdan Kariyer Gelişimine Uzanan AI Destekli Yaklaşım Doğuş Teknoloji, işe alımda kullandığı yapay zeka yaklaşımını yetenek gelişimi ve kariyer yönetimine de taşıyor. Şirket, çalışanların yalnızca bugünkü rollerine değil; sahip oldukları yetkinliklere, gelişim alanlarına ve gelecekte üstlenebilecekleri rollere de bakıyor. Amaç, çalışanların gelişim ve kariyer planlarını şirketin önümüzdeki iki-üç yıllık yetkinlik ihtiyaçlarıyla daha güçlü şekilde buluşturmak. Yapay zeka destekli ajanlar da mevcut ve gelecekte ihtiyaç duyulacak yetkinliklerin belirlenmesinden kişiselleştirilmiş gelişim alanlarının oluşturulmasına kadar sürecin farklı noktalarında devreye giriyor. “Kariyer Planlamasını Bugünkü Rollerden Değil, Gelecekte İhtiyaç Duyacağımız Yetkinliklerden Başlatıyoruz” Doğuş Teknoloji Yetenek ve Kültürden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nağme Babalık, şirketin yaklaşımını şöyle değerlendiriyor: “Geleceğin organizasyonlarını bugünün tanımlarıyla yönetemeyiz. Önümüzdeki dönemde pozisyonlardan çok yetkinlikleri ve potansiyeli, deneyimden çok öğrenme çevikliğini konuşacağız. Bu nedenle yalnızca bugünün yetenek ihtiyacına değil; yapay zeka ile hangi rollerin dönüşeceğine, hangi yetkinliklerin önem kazanacağına ve çalışma arkadaşlarımızı bu değişime nasıl hazırlayacağımıza da bakıyoruz. Yapay zeka destekli ajanlarla bugün sahip olduğumuz ve gelecekte ihtiyaç duyacağımız yetkinlikleri tanımlarken, çalışanlarımız için daha kişiselleştirilmiş gelişim ve kariyer planları oluşturuyoruz. Burada yalnızca kişinin bugünkü rolünden hareket etmiyoruz; önümüzdeki iki-üç yıl içerisinde organizasyonun hangi yetkinliklere ihtiyaç duyacağını da dikkate alıyoruz. Yapay zeka okuryazarlığı, şirketimizin ana yetkinliklerinden biri. Sadece teknik ekiplerimiz değil; insan kaynaklarından finansa, pazarlamadan satışa her fonksiyon yapay zeka ile dönüşüyor. Odağımızda, iş süreçlerimizi dönüştürürken doğru soruyu sorarak bağlam kurmak ve ortaya çıkan sonucu doğru değerlendirmek var. Bu nedenle, tüm çalışma arkadaşlarımızın yalnızca yeni teknoloji araçlarını kullanmalarını değil; problemi doğru tespit edip, yapay zeka desteği ile ürettiği çıktıyı iş sonuçlarına dönüştürmesini bekliyoruz. AI native dönemde teknik uzmanlık hala çok önemli ancak tek başına yeterli olmayacak. Teknik uzmanlığı işin bağlamıyla birleştiren profesyoneller geleceğin yetenekleri olacak. Rekabet avantajı, teknolojiyle güçlendirilmiş hibrit yetkinlik setlerini organizasyonel ölçekte geliştirebilen kurumlarda olacak. Biz de bu bakış açısıyla, teknoloji ile insanın birlikte daha fazla değer ürettiği bir çalışma modeli inşa ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.