Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yapay Zekâ Ajanları

Kapsül Haber Ajansı - Yapay Zekâ Ajanları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zekâ Ajanları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay Zekada Yatırım, Yönetişim Ve Kurumsal Strateji Dönemi Başlıyor Haber

Yapay Zekada Yatırım, Yönetişim Ve Kurumsal Strateji Dönemi Başlıyor

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), “Karar Vericiler için 2026 Yapay Zeka Trendleri” raporunu yayımladı. Ocak 2026 tarihli rapor, yapay zekanın artık bir vizyon tartışmasından çok, doğrudan önceliklendirme, yatırım ve yönetişim konusu hâline geldiğini vurguluyor. TRAI, bu çalışmayla kurumlara “hangi teknoloji mümkün?” sorusundan ziyade, “hangi yaklaşım gerçekten anlamlı, sürdürülebilir ve yönetilebilir?” sorusuna odaklanan bir çerçeve sunuyor. Raporda, yapay zekanın popülerliğine göre değil; iş değeri, risk, ölçeklenebilirlik ve yönetişim kriterlerine göre seçilmiş 12 ana trend başlığı yer alıyor. Bu başlıklar arasında pilottan katma değere geçiş ve ROI disiplini, yapay zeka ajanları ve çoklu ajan mimarileri, alan odaklı modeller, AI-native yazılım geliştirme platformları, kurumsal AI compute stratejileri, gizli ve korumalı yapay zeka yaklaşımları, dijital köken (provenance), önleyici siber güvenlik, egemen yapay zeka ve coğrafi taşınabilirlik, fiziksel yapay zekanın ölçeklenmesi ile eğitimde yapay zekanın normalleşmesi gibi kritik konular öne çıkıyor. Rapor, yapay zekayı hızlı tüketilen bir trend listesi olmaktan çıkarıp, kurumların strateji masasında tekrar tekrar başvurabileceği bir referans doküman olarak konumluyor. Pilottan katma değere geçiş: Yapay zekada “ROI disiplini” dönemi Raporda öne çıkan temel başlıklardan biri, yapay zeka projelerinin “deneme” aşamasından çıkıp ölçülebilir iş sonuçları üretme zorunluluğu. Kurumların artık çok sayıda ama etkisi belirsiz projeler yerine, daha az sayıda, ölçeklenebilir ve tekrarlanabilir kullanım senaryolarına yöneldiği vurgulanıyor. Yatırımın geri dönüşü (ROI), yapay zeka projelerinde yönetim kurulları için merkezi bir kriter hâline gelirken, model, veri, altyapı, güvenlik ve değişim yönetimi maliyetlerinin daha görünür olması, bu alanda disiplinli bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Bu çerçevede yapay zeka, yalnızca teknik bir yatırım değil, doğrudan iş değeri üreten stratejik bir araç olarak konumlanıyor. Ajanlar yükseliyor: Asistandan “dijital ekip arkadaşına” Raporun en dikkat çekici başlıklarından bir diğeri de yapay zeka ajanlarının geçirdiği dönüşüm. 2026 itibarıyla ajanlar, yalnızca öneri veren araçlar olmaktan çıkıp; görev alan, plan yapan, diğer sistemleri kullanan ve sonuç üreten “dijital ekip arkadaşları” hâline geliyor. Bilet açma, raporlama, veri çekme, e-posta yönetimi ve süreç adımlarını tamamlama gibi işler giderek ajanlar üzerinden yürütülüyor. Bu dönüşümle birlikte insanların rolü de değişiyor; operatörlükten ziyade koçluk ve denetçilik öne çıkıyor. Raporda ayrıca, karmaşık iş süreçlerinde tek bir “süper ajan” yaklaşımı yerine, uzmanlaşmış ajanların birlikte çalıştığı çoklu ajan mimarilerinin önem kazandığı vurgulanıyor. Bu yapı hem kaliteyi artırıyor hem de güvenlik, izlenebilirlik ve denetim açısından daha sağlam bir zemin oluşturuyor. Kurumsal AI compute stratejik bir yarış alanına dönüşüyor Yapay zeka modellerinin çalıştırılması, eğitilmesi ve ajan sistemlerinin ölçeklenmesi için gereken işlem gücü (compute), kurumlar için yeni bir stratejik alan olarak öne çıkıyor. Rapora göre kurumlar, yalnızca “buluttan alırız” yaklaşımıyla yetinmek yerine; kapasite planlaması, maliyet optimizasyonu ve hibrit mimariler üzerine daha bilinçli kararlar almaya başlıyor. Compute artık teknik bir detay değil, yapay zeka yatırımlarının üzerinde yükseldiği temel altyapı unsurlarından biri olarak görülüyor ve doğrudan yönetim gündemine giriyor. Güven, egemenlik ve mimari yeniden tanımlanıyor Raporda güvenlik boyutu, yalnızca siber saldırılara karşı koruma olarak değil, aynı zamanda veri, model ve içerik güveni açısından bütüncül biçimde ele alınıyor. Gizli ve korumalı yapay zeka yaklaşımları, hassas veriler üzerinde güvenli biçimde yapay zeka kullanımını mümkün kılarken; dijital köken (provenance) kavramı, içeriklerin nereden geldiğini ve kim tarafından üretildiğini kanıtlamayı giderek zorunlu hâle getiriyor. Bununla birlikte, yapay zeka altyapılarının hangi ülkede, hangi yargı alanında konumlandığı da mimariyi belirleyen kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. Egemen yapay zeka ve “coğrafi taşınabilirlik” yaklaşımı, kurumların regülasyon ve jeopolitik risklere karşı daha esnek ve dayanıklı yapılar kurmasını gerektiriyor. “Yapay zeka artık bir teknoloji değil, kurumsal strateji alanı” Raporu değerlendiren TRAI Genel Müdürü Can Sinemli, yapay zekanın geldiği noktayı şu sözlerle özetliyor: “Yapay zeka artık yalnızca bir teknoloji başlığı değil; kurumların rekabet gücünü, dayanıklılığını ve geleceğe hazırlık seviyesini belirleyen temel bir strateji alanı. Bugün asıl farkı yaratan, hangi modeli kullandığınızdan çok, yapay zekayı nasıl yönettiğiniz, nasıl ölçeklediğiniz ve nasıl güvenli hâle getirdiğinizdir. Bu rapor, kurumlara yapay zekayı bir deneme alanı değil, sürdürülebilir ve ölçülebilir bir kurumsal yetkinlik olarak ele almaları için bir yol haritası sunuyor. TRAI’nin “Karar Vericiler için 2026 Yapay Zeka Trendleri” raporu, yapay zekanın artık teknoloji ekiplerinin değil, doğrudan üst yönetimlerin ve karar vericilerin gündeminde yer alması gerektiğini güçlü biçimde ortaya koyuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekada Yatırım, Yönetişim ve Kurumsal Strateji Dönemi Başlıyor Haber

Yapay Zekada Yatırım, Yönetişim ve Kurumsal Strateji Dönemi Başlıyor

12 ana trend üzerinden değerlendirilen raporda; yapay zekada ölçülebilir değer üretimi, ajan tabanlı sistemlerin yükselişi, kurumsal compute stratejileri ile güvenlik ve egemenlik odaklı mimarilerin belirleyici hâle geldiği vurgulanıyor. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), “Karar Vericiler için 2026 Yapay Zeka Trendleri” raporunu yayımladı. Ocak 2026 tarihli rapor, yapay zekanın artık bir vizyon tartışmasından çok, doğrudan önceliklendirme, yatırım ve yönetişim konusu hâline geldiğini vurguluyor. TRAI, bu çalışmayla kurumlara “hangi teknoloji mümkün?” sorusundan ziyade, “hangi yaklaşım gerçekten anlamlı, sürdürülebilir ve yönetilebilir?” sorusuna odaklanan bir çerçeve sunuyor. Raporda, yapay zekanın popülerliğine göre değil; iş değeri, risk, ölçeklenebilirlik ve yönetişim kriterlerine göre seçilmiş 12 ana trend başlığı yer alıyor. Bu başlıklar arasında pilottan katma değere geçiş ve ROI disiplini, yapay zeka ajanları ve çoklu ajan mimarileri, alan odaklı modeller, AI-native yazılım geliştirme platformları, kurumsal AI compute stratejileri, gizli ve korumalı yapay zeka yaklaşımları, dijital köken (provenance), önleyici siber güvenlik, egemen yapay zeka ve coğrafi taşınabilirlik, fiziksel yapay zekanın ölçeklenmesi ile eğitimde yapay zekanın normalleşmesi gibi kritik konular öne çıkıyor. Rapor, yapay zekayı hızlı tüketilen bir trend listesi olmaktan çıkarıp, kurumların strateji masasında tekrar tekrar başvurabileceği bir referans doküman olarak konumluyor. Pilottan katma değere geçiş: Yapay zekada “ROI disiplini” dönemi Raporda öne çıkan temel başlıklardan biri, yapay zeka projelerinin “deneme” aşamasından çıkıp ölçülebilir iş sonuçları üretme zorunluluğu. Kurumların artık çok sayıda ama etkisi belirsiz projeler yerine, daha az sayıda, ölçeklenebilir ve tekrarlanabilir kullanım senaryolarına yöneldiği vurgulanıyor. Yatırımın geri dönüşü (ROI), yapay zeka projelerinde yönetim kurulları için merkezi bir kriter hâline gelirken, model, veri, altyapı, güvenlik ve değişim yönetimi maliyetlerinin daha görünür olması, bu alanda disiplinli bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Bu çerçevede yapay zeka, yalnızca teknik bir yatırım değil, doğrudan iş değeri üreten stratejik bir araç olarak konumlanıyor. Ajanlar yükseliyor: Asistandan “dijital ekip arkadaşına” Raporun en dikkat çekici başlıklarından bir diğeri de yapay zeka ajanlarının geçirdiği dönüşüm. 2026 itibarıyla ajanlar, yalnızca öneri veren araçlar olmaktan çıkıp; görev alan, plan yapan, diğer sistemleri kullanan ve sonuç üreten “dijital ekip arkadaşları” hâline geliyor. Bilet açma, raporlama, veri çekme, e-posta yönetimi ve süreç adımlarını tamamlama gibi işler giderek ajanlar üzerinden yürütülüyor. Bu dönüşümle birlikte insanların rolü de değişiyor; operatörlükten ziyade koçluk ve denetçilik öne çıkıyor. Raporda ayrıca, karmaşık iş süreçlerinde tek bir “süper ajan” yaklaşımı yerine, uzmanlaşmış ajanların birlikte çalıştığı çoklu ajan mimarilerinin önem kazandığı vurgulanıyor. Bu yapı hem kaliteyi artırıyor hem de güvenlik, izlenebilirlik ve denetim açısından daha sağlam bir zemin oluşturuyor. Kurumsal AI compute stratejik bir yarış alanına dönüşüyor Yapay zeka modellerinin çalıştırılması, eğitilmesi ve ajan sistemlerinin ölçeklenmesi için gereken işlem gücü (compute), kurumlar için yeni bir stratejik alan olarak öne çıkıyor. Rapora göre kurumlar, yalnızca “buluttan alırız” yaklaşımıyla yetinmek yerine; kapasite planlaması, maliyet optimizasyonu ve hibrit mimariler üzerine daha bilinçli kararlar almaya başlıyor. Compute artık teknik bir detay değil, yapay zeka yatırımlarının üzerinde yükseldiği temel altyapı unsurlarından biri olarak görülüyor ve doğrudan yönetim gündemine giriyor. Güven, egemenlik ve mimari yeniden tanımlanıyor Raporda güvenlik boyutu, yalnızca siber saldırılara karşı koruma olarak değil, aynı zamanda veri, model ve içerik güveni açısından bütüncül biçimde ele alınıyor. Gizli ve korumalı yapay zeka yaklaşımları, hassas veriler üzerinde güvenli biçimde yapay zeka kullanımını mümkün kılarken; dijital köken (provenance) kavramı, içeriklerin nereden geldiğini ve kim tarafından üretildiğini kanıtlamayı giderek zorunlu hâle getiriyor. Bununla birlikte, yapay zeka altyapılarının hangi ülkede, hangi yargı alanında konumlandığı da mimariyi belirleyen kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. Egemen yapay zeka ve “coğrafi taşınabilirlik” yaklaşımı, kurumların regülasyon ve jeopolitik risklere karşı daha esnek ve dayanıklı yapılar kurmasını gerektiriyor. “Yapay zeka artık bir teknoloji değil, kurumsal strateji alanı” Raporu değerlendiren TRAI Genel Müdürü Can Sinemli, yapay zekanın geldiği noktayı şu sözlerle özetliyor: “Yapay zeka artık yalnızca bir teknoloji başlığı değil; kurumların rekabet gücünü, dayanıklılığını ve geleceğe hazırlık seviyesini belirleyen temel bir strateji alanı. Bugün asıl farkı yaratan, hangi modeli kullandığınızdan çok, yapay zekayı nasıl yönettiğiniz, nasıl ölçeklediğiniz ve nasıl güvenli hâle getirdiğinizdir. Bu rapor, kurumlara yapay zekayı bir deneme alanı değil, sürdürülebilir ve ölçülebilir bir kurumsal yetkinlik olarak ele almaları için bir yol haritası sunuyor. TRAI’nin “Karar Vericiler için 2026 Yapay Zeka Trendleri” raporu, yapay zekanın artık teknoloji ekiplerinin değil, doğrudan üst yönetimlerin ve karar vericilerin gündeminde yer alması gerektiğini güçlü biçimde ortaya koyuyor.”

Opera, Opera Neon için Gelişmiş Araştırma Ajanını Duyurdu    Haber

Opera, Opera Neon için Gelişmiş Araştırma Ajanını Duyurdu   

Tarayıcı ve ajan yapay zekâ alanında faaliyet gösteren Opera, yeni nesil yapay zekâ destekli tarayıcısı Opera Neon’a derin araştırma yeteneğine sahip yeni bir ajan AI tarayıcı ekliyor. Opera Deep Research Agent (ODRA) adı verilen bu özellik, tarayıcıya entegre edilen dördüncü ajan olma özelliğini taşıyor ve Opera’nın “ajan taraması” (agentic browsing) vizyonuna olan bağlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Bununla birlikte Opera, kullanıcıların Neon’daki ajanlarla nasıl etkileşim kuracağına ilişkin güncellemeleri de duyurarak, daha sezgisel ve ölçeklenebilir bir ajan tarayıcı mimarisi için önemli bir adım atıyor. Neon Deep Research ile tarayıcı tabanlı araştırma deneyimini bir üst seviyeye taşıyor Bazen internette yaptığımız aramalar, sadece birkaç kedi videosu bulmak kadar basit olabilir. Ancak web üzerindeki çalışma biçimimiz giderek karmaşıklaştıkça, belirli bir konu hakkında derinlemesine araştırma yapmamıza yardımcı olabilecek gelişmiş araçlara olan ihtiyaç da artıyor. İşte tam bu noktada Neon Deep Research devreye giriyor. Opera’nın Yapay Zekâ Motoru (AI Engine), model (LLM) ve araç bağımsız bir yapıda tasarlandı. Bu sayede Gemini ve GPT gibi farklı modellerin güçlü yönlerini bir araya getirmek mümkün hale geliyor. Ayrıca Opera, bu süreci sunucu tarafında paralel olarak yürütüyor, yani karmaşık bir problemi küçük parçalara ayırarak her birini farklı araştırmacılara (researcher) dağıtıyor. Neon Deep Research, çok yakında Opera Neon içerisinde yer alacak dördüncü yapay zeka ajanı olarak kullanıma sunulacak. Testler, ODRA’nın birçok diğer araştırma ajanına kıyasla DeepResearch Bench testinde daha yüksek bir doğru yanıt oranı elde ettiğini gösteriyor. Opera kullanıcıları adına çalışan onlarca ajana sahip bir tarayıcı geliştiriyor Opera, Opera Neon'u geliştirirken kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına hizmet eden üç ayrı ajan tanıttı; Chat, Make ve Do. Bu sayede kullanıcılar, o anki görev için en uygun ajana diledikleri anda kolayca başvurabiliyor. Aynı zamanda gelecekteki ajan sayısı da önemli ölçekte arttırılarak her görev için en uygun ajan, kullanıcı müdahalesine gerek kalmadan otomatik olarak devreye girmesini sağlıyor. Bununla birlikte Opera süreci daha sezgisel hale getiren yeni bir kullanıcı arayüzü de sunuyor. Bu arayüz sayesinde Opera Neon, belirli bir görev için doğru ajan grubu seçilmesine yardımcı oluyor. Opera’nın Tarayıcılardan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Krystian Kolondra, konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Üzerinde çalıştığımız fikir, dahili olarak Symphony adını verdiğimiz bir orkestrasyon katmanı. Bu sistem, kullanıcıların birden fazla yapay zekâ ajanıyla etkileşime geçme biçimini kökten değiştiriyor. Kullanıcıların her ajana ayrı ayrı hâkim olmaya çalışması yerine, tüm bu farklı ajanları yöneten tek bir ana yapay zekâ katmanı yani birleşik bir zekâ sistemi oluşturuyoruz. Bu yalnızca kafa karışıklığını azaltmakla ilgili değil, insan kapasitesini güçlendirmekle ilgili. Elinizin altında 50 farklı uzman ajan olduğunda, her birinin ne yaptığını hatırlamak zorunda kalmamalısınız. Sadece niyetinizi ifade etmeniz yeterli olmalı; sistem geri kalanını sizin için orkestre ederek çözümü oluşturmalı.” dedi. Basitçe anlatılacak olursa: Her bir ajan, tıpkı telefonunuzdaki uygulamalar gibi kendi izinlerine ve ayarlarına sahip olacak.Orkestrasyon katmanı, her ajanın yeteneklerini ve hangi durumda en verimli kullanılacağını anlayacak.Taleplerinizi akıllı bir şekilde doğru ajana veya ajan kombinasyonuna yönlendirecek.Zamanla sizin tercihlerinizi ve çalışma tarzınızı öğrenecek.En önemlisi, hangi durumda süreci kendiliğinden yönetmesi, hangi durumda ise sizin onayınızı ya da girdinizi alması gerektiğini bilecek. Opera Neon’un altyapısında yapılan geliştirmeler Opera Neon, yalnızca basit gezinme görevleri için değil, internette uzun süre vakit geçiren kullanıcılar için bir verimlilik aracı olarak tasarlanıyor. Günümüzde Opera Neon, premium abonelik gerektiren bağımsız bir tarayıcı olarak, dünyanın en gelişmiş yapay zeka araçlarından bazılarını kullanıcılarına sunuyor. Yakın zamanda aboneler OpenAI’ın SORA 2 ve Google’ın Nano Banana modellerine erişim sağlayabilecek. Bu deneyim Google’ın Veo 3.1 modeliyle de destekleniyor. Tüm bu gelişmeler, Opera’nın, kullanıcılarına en ileri teknolojiye sahip ve en güçlü yapay zekâ destekli tarayıcı deneyimini sunma konusundaki kararlılığını açıkça ortaya koyuyor. Opera Tarayıcı Ailesinde Opera Neon Opera, sistemlerinde varsayılan olanla yetinmeyip farklı bir deneyim arayan 300 milyon kullanıcının tercihi olmaktan gurur duyduklarını ve diğer birçok şirketten farklı olarak tarayıcı geliştirmeye odaklanarak “tek beden herkese uyar” yaklaşımının herkes için işe yaramadığını belirtiyor. Aynı zamanda amiral gemileri Opera One, daha keyifli bir gezinti deneyimi yaşamak isteyen kullanıcılar için özenle tasarlanıyor. Opera GX ve Opera Air ise, kendi hedef kitleleri için bir tarayıcının ne anlama gelebileceğini yeniden tanımlıyor. Tüm Opera tarayıcıları, ücretsiz, gelişmiş ve model bağımsız (LLM agnostic) bir yapay zekâ çözümüyle geliyor. Opera Neon, web taramasının geleceğini şekillendirmeye katkıda bulunmak isteyen, ileri düzey ve yüksek beklentilere sahip kullanıcılar için özel olarak tasarlanarak Opera tarayıcı ailesini tamamlıyor. Bu kullanıcılar için yapay zekâ ajanları, tarayıcı deneyimlerinin merkezinde yer alıyor. Opera Neon’da fiyatlandırma ve erişilebilirlik Opera Neon şu anda erken erişim programı kapsamında yalnızca davetli kullanıcılar için erişilebilir durumda. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.