Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yapay Zeka Haberleri

Kapsül Haber Ajansı - Yapay Zeka Haberleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka Haberleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aquila’dan Türkiye’ye İlk Yatırım: Enocta Küresel Ekosisteme Katıldı Haber

Aquila’dan Türkiye’ye İlk Yatırım: Enocta Küresel Ekosisteme Katıldı

Türkiye’nin köklü öğrenme teknolojileri şirketlerinden Enocta, dikey pazar yazılım şirketlerine uzun vadeli yatırım yapan Aquila bünyesine katıldı. Aquila’nın Türkiye’de öğrenme teknolojileri alanında gerçekleştirdiği ilk yatırım olan anlaşma, Enocta’nın uluslararası büyüme hedefleri açısından yeni bir dönemin kapısını açtı. Türkiye’de dijital öğrenme ve kurumsal yetenek yönetimi alanının öncü şirketleri arasında yer alan Enocta, küresel teknoloji yatırımcısı Aquila’ya katıldı. İstanbul merkezli şirket, bu gelişmeyle birlikte uluslararası ölçekte faaliyet gösteren daha geniş bir teknoloji ekosisteminin parçası oldu. Aquila’nın Türkiye’de öğrenme teknolojileri sektörüne yaptığı ilk yatırım olma özelliğini taşıyan işlemle birlikte Enocta’nın mevcut uzmanlığını, kurumsal yapısını ve müşteri odaklı çalışma anlayışını koruyarak büyümesini sürdürmesi hedefleniyor. Enocta 3,5 milyondan fazla kullanıcıya hizmet veriyor 1999 yılında kurulan Enocta, 25 yılı aşan deneyimiyle Türkiye’nin kurumsal öğrenme teknolojileri alanındaki önemli şirketleri arasında bulunuyor. Şirket bugün 550’den fazla kuruma, 70’in üzerinde iş ortağına ve 3,5 milyondan fazla kullanıcıya hizmet sunuyor. Enocta’nın geliştirdiği çözümler, yalnızca dijital eğitim süreçleriyle sınırlı kalmıyor. Şirket, “Yetenek Zekâsı Platformu” vizyonu doğrultusunda öğrenme ve gelişim yönetiminden performans ve yetkinlik yönetimine kadar uzanan farklı insan kaynakları süreçlerini aynı yapı altında birleştiriyor. Enocta’nın çözüm portföyünde ayrıca dijital içerikler, çalışan gelişimi araçları ve yapay zekâ destekli uygulamalar bulunuyor. Böylece kurumların çalışan yetkinliklerini ölçmesine, geliştirmesine ve değişen iş dünyasının ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirmesine destek sağlanıyor. Yapay zekâ kurumsal öğrenme pazarını büyütüyor Dijital dönüşümün hızlanması ve yapay zekâ teknolojilerinin iş süreçlerindeki etkisinin artması, kurumların çalışan gelişimine yönelik yaklaşımını da değiştiriyor. Yeni yetkinliklere duyulan ihtiyaç, çalışanların mesleki bilgilerinin düzenli olarak güncellenmesini şirketler açısından stratejik bir zorunluluğa dönüştürüyor. Küresel kurumsal e-öğrenme pazarının 2025 yılında yaklaşık 125,6 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığı tahmin ediliyor. Yapay zekânın birçok görev ve meslek tanımını yeniden şekillendirmesiyle birlikte yeni beceriler kazanma ve mevcut yetkinlikleri geliştirme çalışmaları sektör ayrımı olmaksızın önem kazanıyor. Genç iş gücü, gelişen girişimcilik ekosistemi ve şirketlerin dijitalleşmeye yönelik yatırımları, Türkiye’yi de öğrenme teknolojileri açısından dikkat çeken pazarlardan biri hâline getiriyor. Kurumsal dijital öğrenme çözümlerinin kullanımının yaygınlaşması, yerli yazılım şirketleri için yeni büyüme fırsatları oluşturuyor. Aquila şirketlerin operasyonel bağımsızlığını koruyor Kurumsal yazılım ve teknoloji şirketlerine uzun vadeli yatırımlar yapan Aquila, dünya genelinde 160’tan fazla ülkede faaliyet gösteren ve Toronto Menkul Kıymetler Borsası’nda işlem gören küresel bir grubun parçası olarak çalışmalarını sürdürüyor. Aquila’nın yatırım modeli, bünyesine katılan şirketlerin sahip olduğu uzmanlığın, ekiplerin, kurum kültürünün ve operasyonel bağımsızlığın korunmasına dayanıyor. Grup, yatırım yaptığı şirketleri tek tip bir yapıya dönüştürmek yerine, mevcut güçlü yönlerini destekleyerek sürdürülebilir büyümelerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Enocta’nın Aquila’ya katılması, Türk şirketinin uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirebilecek stratejik bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Yatırım aynı zamanda Türkiye’de geliştirilen öğrenme teknolojilerinin küresel yazılım ekosistemindeki görünürlüğü açısından da önem taşıyor. Sercan Çelebi: En güçlü dönemlerimizin önümüzde olduğuna inanıyoruz Enocta CEO’su Sercan Çelebi, şirketin dijital öğrenmenin henüz gelişiminin ilk aşamalarında olduğu bir dönemde çıktığı yolculuğun bugün milyonlarca kullanıcıya ulaşan güçlü bir ekosisteme dönüştüğünü söyledi. Aquila ile kurulan birlikteliğin Enocta’nın ortaya koyduğu değerin ve vizyonun uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu gösterdiğini belirten Çelebi, uzun vadeli yatırım yaklaşımının şirketin gelecek hedeflerini desteklemesini beklediklerini ifade etti. Yeni dönemde müşteriler açısından süreklilik ve daha güçlü bir hizmet yapısının öne çıkacağını vurgulayan Çelebi, Enocta’nın ürünlerini, hizmetlerini ve müşteri odaklı yaklaşımını aynı kararlılıkla sürdüreceğini kaydetti. Şirketin küresel ekosistemin deneyim ve bilgi birikiminden yararlanacağını aktaran Çelebi, Enocta’nın en güçlü dönemlerinin önünde olduğuna inandıklarını dile getirdi. Aquila: Enocta’nın büyümesini destekleyeceğiz Aquila Kıdemli Portföy Yöneticisi Federico Marturano da Enocta’nın öğrenme teknolojileri alanındaki deneyimi, yenilikçi ürün yaklaşımı ve uzun yıllara dayanan müşteri ilişkileriyle öne çıktığını belirtti. Marturano, Enocta’nın bugüne kadar yakaladığı başarıyı devam ettirmesini ve müşterileri için değer üretmeyi sürdürmesini destekleyeceklerini söyledi. Yatırımın Aquila’nın Türkiye’de öğrenme teknolojileri alanındaki ilk adımı olması nedeniyle kendileri için özel bir önem taşıdığını da vurguladı. Enocta’nın Aquila’ya katılması, şirketin küresel pazarlara erişimini güçlendirebilecek bir adım olmasının yanında, Türkiye’de geliştirilen yazılım ve öğrenme teknolojilerinin uluslararası rekabet gücünü göstermesi bakımından da dikkati çekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tripy Robotaxi Türkiye’de Yol Testlerine Hazırlanıyor Haber

Tripy Robotaxi Türkiye’de Yol Testlerine Hazırlanıyor

MİA Teknoloji A.Ş.'nin tamamına sahip olduğu Tripy Mobility, geliştirdiği Robotaxi projesini Türkiye'de hayata geçirmek için geri sayıma geçti. Çin'de kapsamlı test süreçlerinden geçen tam otonom araç filosunun, önümüzdeki dönemde Türkiye yollarında test edilmesi planlanıyor. Şirket, yalnızca sürücüsüz araç geliştirmeyi değil, aynı zamanda yapay zekâ tabanlı yeni nesil mobilite ekosistemini oluşturmayı hedefliyor. Tripy Mobility'nin yürüttüğü proje, Türkiye'nin otonom ulaşım teknolojilerindeki konumunu güçlendirmesi açısından dikkat çekici adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Tripy Robotaxi ile Türkiye'de Otonom Ulaşım Süreci Başlıyor Dünya genelinde hız kazanan sürücüsüz ulaşım teknolojileri, artık yalnızca teknoloji devlerinin değil, mobilite şirketlerinin de öncelikli yatırım alanları arasında yer alıyor. Bu dönüşümün Türkiye ayağında önemli rol üstlenmeye hazırlanan Tripy Mobility, tam otonom sürüş teknolojisine sahip Robotaxi filosunu yerli operasyonlara adapte etmek için çalışmalarını sürdürüyor. Şirket tarafından geliştirilen sistem, L4 seviyesinde otonom sürüş kabiliyetine sahip araçlardan oluşuyor. Bu teknoloji sayesinde araçlar, belirli operasyon bölgelerinde herhangi bir sürücü müdahalesine ihtiyaç duymadan yolcu taşıyabilecek şekilde tasarlandı. Yapay zekâ algoritmaları sayesinde çevresini sürekli analiz eden sistem, trafik koşullarını, yayaları, diğer araçları ve olası riskleri gerçek zamanlı değerlendirerek güvenli sürüş kararları alabiliyor. Yapay Zekâ Destekli Altyapı Milyonlarca Satır Kodla Çalışıyor Tripy Robotaxi projesinin arkasındaki en önemli güçlerden biri gelişmiş yazılım altyapısı. Araçlarda çalışan yapay zekâ sistemi, milyonlarca satırlık yazılım mimarisiyle sürekli veri işliyor. Çok sayıda kamera, radar ve sensörden elde edilen bilgiler, gelişmiş sensör füzyon teknolojisiyle tek merkezde birleştirilerek milisaniyeler içinde analiz ediliyor. Bu yapı sayesinde araç, yalnızca bulunduğu yolu değil çevresindeki tüm hareketliliği eş zamanlı takip ederek sürüş stratejisini anlık olarak oluşturuyor. İnsan refleksine ihtiyaç duymadan çalışan bu sistem, otonom mobilite teknolojilerinin ulaştığı noktayı ortaya koyuyor. Uluslararası Ortaklıklarla Geliştirilen Robotaxi Projesi Dikkat Çekiyor Tripy Mobility'nin yürüttüğü çalışmalar, uluslararası teknoloji iş birlikleriyle destekleniyor. Proje kapsamında Çin merkezli otonom sürüş teknolojileri geliştiren Calmcar ile ortak çalışmalar yürütülürken, elektrikli araç üreticisi SAIC'in MIFA 7 modeli de Robotaxi platformuna dönüştürüldü. Uzun süren mühendislik çalışmalarının ardından geliştirilen araçlar, Çin'de gerçekleştirilen test programlarını başarıyla tamamladı. Test süreçlerinde elde edilen sonuçlar doğrultusunda sistemin farklı trafik senaryolarında güvenli şekilde çalışabildiği görüldü. Bu başarının ardından projenin yeni aşaması olarak Türkiye'deki saha testleri planlandı. Yüz Binlerce Kilometrelik Deneyim Türkiye'ye Taşınıyor Tripy Robotaxi filosu, yurt dışındaki operasyon öncesi testlerde önemli bir deneyim elde etti. Gerçek trafik koşullarında uzun süreli testlerden geçen araçlar, farklı iklim ve yol şartlarında performansını kanıtladı. Şirketin yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmayan küresel büyüme planları da bulunuyor. Avrupa pazarına yönelik çalışmalar kapsamında İngiltere'de de sürücüsüz taksi hizmeti sunabilmek için gerekli resmi süreçlerin başlatıldığı açıklandı. Böylece Tripy, geliştirdiği teknolojiyi uluslararası pazarlarda da konumlandırmayı hedefliyor. Robotaxi Teknolojisi Ulaşım Alışkanlıklarını Değiştirebilir Uzmanlara göre yapay zekâ destekli sürücüsüz taksi sistemleri yalnızca yeni bir ulaşım modeli sunmuyor. Aynı zamanda şehir içi ulaşım planlaması, trafik güvenliği, enerji verimliliği ve sürdürülebilir mobilite açısından da önemli fırsatlar oluşturuyor. Elektrikli altyapıyla çalışan Robotaxi araçlarının, sürüş sırasında insan kaynaklı hata riskini azaltması ve trafik akışını daha verimli hale getirmesi bekleniyor. Bunun yanında paylaşım ekonomisini destekleyen yeni ulaşım modelleriyle bireysel araç sahipliği anlayışının da zaman içinde değişebileceği değerlendiriliyor. Türkiye Otonom Mobilite Alanında Yeni Bir Döneme Hazırlanıyor Tripy Mobility CEO'su Dr. Ali Onuralp Ünal, otonom sürüş teknolojilerinin otomotiv sektörünün ötesinde, doğrudan yapay zekâ ekonomisinin önemli bir parçası haline geldiğini belirterek şirketin bu alandaki vizyonuna dikkat çekti. Ünal, elektrikli araç dönüşümünün ardından ulaşım sektöründe en büyük değişimin otonom sürüş sistemleriyle yaşanacağını ifade ederken, geliştirilen Robotaxi platformunun güvenlik, erişilebilirlik ve operasyonel verimlilik açısından önemli avantajlar sağlayacağını vurguladı. Türkiye'de başlayacak yol testlerinin yalnızca teknik bir süreç olmadığını dile getiren Ünal, bunun aynı zamanda ülkenin küresel otonom mobilite yarışındaki iddiasını güçlendirecek stratejik bir adım olduğunu söyledi. Türkiye'de gerçekleştirilecek testlerin başarıyla tamamlanması halinde Tripy Robotaxi'nin şehir içi ulaşımda yeni bir dönemin kapısını aralaması bekleniyor. Yapay zekâ, elektrikli mobilite ve otonom sürüş teknolojilerini aynı platformda buluşturan proje, geleceğin ulaşım sistemlerinin Türkiye'deki en önemli örneklerinden biri olma potansiyeli taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İhlal bildirimleri arttı, sahte uyarılar çoğaldı Haber

İhlal bildirimleri arttı, sahte uyarılar çoğaldı

Her gün gerçek ihlaller yaşanıyor ve meşru bir bildirimi görmezden gelmek, sahte bir bildirime tıklamak kadar tehlikeli olabilir. Otomatik tepki vermekten vazgeçerek gerçek bir uyarıyı sahte olandan ayırt edebilmek çok önemli. Dolandırıcılar gerçek bir ihlali bekler ve haberleri fırsat bilerek sahte bir bildirim gönderir. Bu senaryoda, kurbanlar bir bildirim bekledikleri için dolandırıcılığa inanma olasılıkları daha yüksektir. Diğer alternatifte ise dolandırıcılar var olmayan bir olayın ayrıntılarını içeren bir ihlal ve sahte bildirim uydurur. Alıcı için hem alakalı hem de güvenilir görünmesi amacıyla büyük olasılıkla tanınmış ve popüler bir markadan gönderilmiş gibi taklit edilir. Ancak dolandırıcılar, kurbanın işyerindeki BT departmanının kimliğine de bürünebilir. Her iki durumda da dolandırıcılar, sahte bildirimlerin oluşturulmasını otomatikleştirmek ve geliştirmek için giderek daha fazla kimlik avı kitleri ve yapay zekâ araçları kullanmaktadır. Yapay zekâ, gerçek bildirimlerin kelime seçimini ve üslubunu kopyalayarak, yerel dillerde kusursuz bir şekilde benzer tuzaklar oluşturmada özellikle başarılıdır. Daha fazla meşruiyet katmak için ilgili marka ve logolar da eklenecektir. Tüm bunlar dakikalar içinde yapılabilir; bu da bir olaydan sonra sahte bildirimlerin hızla ve büyük ölçekte e-posta yoluyla gönderilebileceği anlamına gelir. Nihai amaç, sizi kandırarak kötü amaçlı bir bağlantıya tıklamanızı veya kötü amaçlı bir eki açmanızı sağlamak olabilir; bu da örneğin bilgi çalan kötü amaçlı yazılımların yüklenmesine neden olabilir. Ya da kişisel ve finansal bilgilerinizi veya parolalarınızı ele geçirmek için bir bahane olabilir. Tehlike işaretlerini fark etmek Nereye dikkat etmeniz gerektiğini bilirseniz sahte güvenlik ihlali bildirimlerini tespit etmek kolay olacaktır. Acilen harekete geçmeniz gerekiyor: Dolandırıcılar, sizi kişisel bilgilerinizi vermeye veya zararlı bir bağlantıya tıklamaya ikna etmek için klasik sosyal mühendislik tekniklerini kullanacaktır. Bu genellikle, parolanızı güncellemezseniz veya kişisel bilgilerinizi onaylamazsanız verilerinizin risk altında olduğunu söylemek gibi sizi aceleyle harekete geçirmek için bir aciliyet hissi yaratmaya çalışmakla gerçekleşir. Olağan dışı gönderen e-postası: Dolandırıcılar genellikle gönderen e-postasını taklit ederek, e-postanın taklit ettikleri kuruluştan gelmiş gibi görünmesini sağlamaya çalışır. Bu nedenle, isimdeki yazım hatalarına dikkat edin ve görüntülenen isim rastgele bir gönderen etki alanını gizliyor olabilir, bu nedenle imleci üzerine getirin. Yazım ve dil bilgisi hataları: Daha önce de belirtildiği gibi, tehdit aktörleri kimlik avı kampanyalarını geliştirmek için üretken yapay zekâyı (GenAI) ne kadar çok kullanırsa bu durumun ortaya çıkma olasılığı o kadar azalır. Ancak yine de bu, gerçekleştirilmesi gereken yararlı bir ilk kontrol adımdır. Bağlantılar ve ekler: Bu mesajların çoğu, kişisel/finansal bilgilerinizi ve parolalarınızı çalmak için tasarlanmış kimlik avı sitelerine yönlendiren bağlantılarla doludur. Ayrıca gizlice kötü amaçlı yazılım yükleyen bildirimler gibi görünen ekler de içerebilirler. Belirsizlik: Güvenlik ihlali yaşayan bir şirketten meşru bir mektup alırsanız bu mektupta genellikle hesap numarası ve kullanıcı adı gibi bazı kişisel bilgileriniz yer alır. Ancak dolandırıcılar bu bilgilere sahip olmadığından gönderdikleri mesajlar belirsiz ve ayrıntılardan yoksun olacaktır. Güvende kalmak Veri ihlali bildirim dolandırıcılıklarından korunmanın ilk adımı nelere dikkat etmeniz gerektiğini anlamaktır.Bir şey ters geliyorsa ne yapacağınıza dair aceleci bir karar vermeyin. Derin bir nefes alın ve sakin olun. Bir bildirim alırsanız her zaman görünür kaynağa doğrudan danışın; ancak bunu, gönderene yanıt vererek veya bildirimin içindeki iletişim bilgilerini kullanarak yapmayın. Gerçek hesabınıza giriş yapın veya şirketi arayın ya da e-posta göndererek veri ihlali olayının gerçek olup olmadığını kontrol edin. Saygın güvenlik yazılımlarıyla birlikte gelen kimlik koruma özellikleri ve HaveIBeenPwned.com gibi hizmetler, bilgilerinizin ele geçirilip geçirilmediğini kontrol etmenin yararlı bir ikincil yolu olabilir. Parola yöneticisinde saklanan güçlü ve benzersiz parolalar kullanarak ve bunları çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ile destekleyerek riski daha da azaltın. Bu sayede, bilgisayar korsanları kimlik bilgilerinizi ele geçirse bile hesaplarınıza erişemezler. Saygın bir sağlayıcıdan sağlam bir e-posta güvenliği yazılımı yüklediğinizden emin olun. Bu yazılım, ideal olarak yapay zekâyı kullanarak kimlik avı girişimlerini ve kötü amaçlı yazılımları tespit edip engellemeye yardımcı olur. Veri ihlali mağduruysanız hemen yapmanız gerekenler Bir dolandırıcılığın kurbanı olduğunuzu düşünüyorsanız hızlı hareket etmeniz önemlidir. Hackerlarla paylaşmış olabileceğiniz tüm parolaları (kullandığınız tüm sitelerde) değiştirin. Parola yöneticisi, çok sayıda site ve uygulamada benzersiz kimlik bilgilerini saklamak için en iyi seçenektir. Tüm hassas hesaplar için MFA'yı etkinleştirin, böylece kötü niyetli kişiler parolalarınızı ele geçirseler bile hesabınıza giremezler, Güvenilir bir güvenlik yazılımı kullanarak kötü amaçlı yazılım taraması yapın, Finansal bilgilerinizi paylaştıysanız bankanızla iletişime geçin ve durumu bildirin. Mümkünse kredi/banka kartlarınızı dondurun,Şüpheli faaliyet olup olmadığını kontrol etmek için finansal hesaplarınızı takip edin. Olayı ilgili yerlere bildirin. Dünya veri ihlali bildirimleriyle dolup taşarken bu tür haberlere o kadar alışmış hâle gelebiliriz ki gelen kutumuza düşen en son bildirimlere otomatik olarak inanmaya başlayabiliriz. Her ne kadar yorucu olsa da bu tür bildirimleri dikkatle incelemek çok önemlidir. Bu, sadece dolandırıcılıktan kaçınmanıza yardımcı olmakla kalmaz; aynı zamanda meşru bildirimleri daha ciddiye almanızı da sağlar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Enbw Enerji, Yapay Zekâ Alanında Küresel Ağa Katıldı Haber

Borusan Enbw Enerji, Yapay Zekâ Alanında Küresel Ağa Katıldı

Elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımı alanında dünyanın en saygın, en teknik ve en etkili Ar-Ge kuruluşlarından biri olan EPRI’nin (Electric Power Research Institute) YZ odaklı oluşumu Open Power AI Ortak Girişimi’ne üye oldu. Borusan EnBW Enerji, platforma Türkiye’den katılan ilk şirket olma başarısını gösterdi. Verimli ve sürdürülebilir enerji sektörü için iş birliği Birçok enerji devinin standartlarına uygun faaliyet gösterdiği EPRI çatısı altındaki Open Power AI Ortak Girişimi; elektrik üretimini, iletimi-dağıtımı ve müşteriler tarafından kullanımını yenilikçi bir şekilde ele almayı hedefliyor. Bu kapsamda enerji sektörü için özel olarak tasarlanmış son teknoloji YZ çözümleri geliştirip uygulanmasını sağlıyor. Sektör liderlerini, teknoloji sağlayıcıları ve araştırmacıları bir araya getiren konsorsiyum; operasyonel verimliliği artırmak, dayanıklılığı ve güvenilirliği yükseltmek, sürdürülebilir teknolojileri kullanmak ve müşteri deneyimini iyileştirirken maliyetleri düşürmek üzere çalışıyor. Borusan EnBW Enerji, küresel bilgi birikimine ve uzman ağına erişecek Borusan EnBW Enerji bu sayede yapay zekâya ilişkin en iyi uygulamaların, kullanım senaryolarının (use-cases), metodolojilerin ve araştırma çıktılarının geliştirildiği ve açık şekilde paylaşıldığı ortak bir ekosistemde aktif rol alacak. Şebeke optimizasyonu, varlık yönetimi, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve operasyonel mükemmeliyet alanlarında YZ odaklı çözümler üzerinde çalışan uzman ağına, ileri düzey bilgi birikimine ve ortak araştırma fırsatlarına doğrudan erişim sağlayacak. Platform, elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve müşteri operasyonları gibi alanlarda geliştirilen YZ kullanım senaryolarını inceleme, test etme ve uygulamaya dönüştürme imkânı sunacaktır. Borusan EnBW Enerji, Open Power AI Ortak Girişimiaracılığıyla enerji sektörüne özel geliştirilen yapay zekâ modelleri, veri setleri ve yazılım araçlarından yararlanacaktır. Ayrıca, enerji şirketleri, teknoloji firmaları ve araştırma kurumlarının yer aldığı uluslararası bir YZ inovasyon ekosisteminin parçası olarak ortak projeler geliştirebilecektir. Platform; güvenli test ortamları, pilot uygulamalar, referans mimariler ve teknik standartlar aracılığıyla yapay zekâ çözümlerinin gerçek enerji sistemlerine entegrasyonunu destekleyecektir. Böylece Borusan EnBW Enerji, varlık yönetimi, “varlık yönetiminin parçası” çeşitli tahmin konuları gibi alanlarda geliştirilen yenilikçi YZ çözümlerinden yararlanarak, yeni çözümlerin geliştirilmesine katkıda bulunarak operasyonel verimliliğini artırma fırsatı elde edecektir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Visa Avrupa İnovasyon Programı 8. Dönemde Odağını Yapay Zekâya Taşıdı Haber

Visa Avrupa İnovasyon Programı 8. Dönemde Odağını Yapay Zekâya Taşıdı

Program, 2019’dan bu yana Türkiye’de fintech’leri Visa’nın küresel ağı, yerel ve uluslararası iş ortakları, bankalar ve karar vericilerle bir araya getirerek ekosistemde kalıcı değer üretiyor. Bugüne kadar 750’nin üzerinde birebir tanışma ve 1,550 saatin üzerinde mentorluk sağlayarak, girişimlerin gerçek iş birliklerine dönüşebilecek temaslar kurmasına olanak tanıdı. Sekizinci döneminde de VIPE, Türkiye’den çıkan çözümlerin Avrupa ve global pazarlara açılmasını destekleyen güçlü bir iş birliği platformu olmayı sürdürüyor. Visa Güney Avrupa İş Geliştirme Başkanı Jak Telyaz, “Türkiye’de fintech ve girişimcilik ekosistemi, artık yalnızca hızla büyüyen değil; gerçek ihtiyaçlara çözüm üreten, pilotlardan ölçeklenebilir ve sürdürülebilir iş modellerine evrilen güçlü bir yapıya dönüşmüş durumda. Bugün finans dünyasında fark yaratan şey, bir fikrin ne kadar yenilikçi olduğu değil; doğru iş ortaklarıyla ne kadar hızlı hayata geçirilebildiği. Visa Avrupa İnovasyon Programı’nı bu nedenle bir hızlandırma programından öte, bankalar ve girişimler arasında somut iş birliklerinin kurulduğu stratejik bir platform olarak konumlandırıyoruz. Bu yıl programa seçilen girişimlerin, bankalarla birlikte ölçeklenebilir değer yaratacak güçlü iş birliklerine imza atacağına inanıyoruz” dedi. Programın 2026 dönemi kapsamında, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin desteğiyle Türkiye fintek ekosisteminin gelişimine yönelik önemli bir adım daha atıldı. T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Finansal Yatırımlar Birimi Müdürü Dr. Kaan Masatçı konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Geçtiğimiz yıl Türkiye’de teknoloji yatırımları yaklaşık 560 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Küresel eğilimlerle paralel olarak bir önceki yıla kıyasla genel bir daralma görülse de fintek yatırımları artış kaydetti. Bu tablo, fintek sektörünün Türkiye teknoloji ekosistemi içindeki stratejik rolünü net biçimde ortaya koyuyor. Bu yıl sekizincisi gerçekleştirilen Visa İnovasyon Programı (VIPE) Türkiye ayağının bu alana sağladığı katkı son derece değerli. Yatırımların asıl ivmesini 2020 yılı sonrasında kazandığı bir ekosistemde, 2019 yılından bu yana kesintisiz şekilde varlık gösteren VIPE, fintek endüstrisinde güçlü ve konumlandırıcı bir rol üstleniyor.” Sekizinci dönemin odağında yapay zekâ ve ölçeklenebilir iş modelleri VIPE’nin 2026 dönemi, üç ana tema etrafında yapılandırıldı: Yapay zekâ ve Agentic Commerce B2B ve Para Hareketleri ile Açık Finans ve Veri olarak belirlendi. Bu alanlar, yalnızca yükselen trendler değil; bugün finans sektöründe gerçek kullanım senaryolarının ve sürdürülebilir iş modellerinin üretildiği kritik başlıklar olarak öne çıkıyor. Bu yıl programa seçilen girişimler; tedarik, ticaret, mobilite, uyum ve dijital varlıklar gibi alanlarda bankaların ve kurumların gerçek operasyonel ihtiyaçlarına çözüm sunuyor. Daha da önemlisi, bu çözümler bankalara entegre edilebilecek ve ölçeklenebilecek şekilde tasarlanmış yapılar olarak dikkat çekiyor.[AG1] Türkiye’den yola çıkan girişimler dünyaya açılıyor VIPE, fintech’lerin Visa’nın global ağı, uzmanlığı ve iş ortaklarıyla bir araya gelerek somut iş birlikleri geliştirmesine olanak tanıyor. Bugüne kadar programa katılan Türkiye merkezli girişimler, Visa’nın uluslararası ağı aracılığıyla farklı pazarlara açıldı. Craftgate’in İspanya açılımı, Mall IQ’nun Visa CEMEA ile iş birliği ve Wamo’nun İtalya genişlemesi, bu sürecin somut çıktıları arasında yer alıyor. Program kapsamında ayrıca girişimlere yönelik uluslararası büyüme, yatırım süreçleri, operasyon ve yatırımcı ilişkileri gibi farklı başlıklarda atölye çalışmaları düzenleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rekabet Kurumu Yapay Zekâ İçin Sektör İncelemesi Başlattı: Dijital Devlere Yakın Takip Haber

Rekabet Kurumu Yapay Zekâ İçin Sektör İncelemesi Başlattı: Dijital Devlere Yakın Takip

Rekabet Kurumu, yapay zekâ alanında yaşanan hızlı dönüşümün piyasalar üzerindeki etkilerini değerlendirmek amacıyla kapsamlı bir sektör incelemesi başlattığını duyurdu. Kurum, özellikle üretken yapay zekâ teknolojilerinin veri, hesaplama gücü ve platform ekosistemleri etrafında yeni bir rekabet düzeni oluşturduğunu vurguladı. Açıklamada, yapay zekânın artık yalnızca yeni bir teknoloji alanı olmadığı, rekabetin kurallarını yeniden yazan ve ekonomik dengeleri doğrudan etkileyen bir araç hâline geldiği belirtildi. Bu kapsamda, rekabetin nasıl oluştuğu, nasıl sürdürüldüğü ve hangi aktörler tarafından belirlendiğinin yeniden tanımlandığı ifade edildi. Rekabet Kurumu’na göre yapay zekâ değer zinciri; altyapı, model geliştirme ve uygulama katmanlarından oluşan çok katmanlı bir yapıdan oluşuyor. Özellikle temel modellerin geliştirildiği aşamada veri, bilgi işlem kapasitesi, teknik uzmanlık ve finansman gibi girdilere erişim belirleyici rol oynuyor. Bu kaynaklara erken ve yoğun şekilde erişen şirketlerin, değer zincirinin birden fazla katmanında yer alarak dikey bütünleşik yapılar kurabildiği ve pazar gücünü hızla pekiştirebildiği değerlendiriliyor. Kurum, genel amaçlı temel modellerin farklı kullanım alanlarına entegre edilebilmesi nedeniyle ekosistemin merkezinde kritik bir unsur hâline geldiğine dikkat çekti. Erken avantaj elde eden şirketlerin bu üstünlüğü derinleştirmesi durumunda pazara giriş koşullarının ağırlaşabileceği, kullanıcıların belirli ekosistemlere kilitlenebileceği ve rakiplerin temel girdilere erişimde zorlanabileceği uyarısı yapıldı. Açıklamada, büyük dijital platformların yapay zekâ teknolojilerini mevcut ürün ve hizmetlerine entegre etmesinin rekabet hukuku açısından ayrı bir risk alanı oluşturduğu belirtildi. Bu entegrasyonun kendini kayırma, dışlama, bağlama, erişim kısıtlamaları ve geçiş maliyetlerinin artırılması gibi davranışlara zemin hazırlayabileceği ifade edildi. Kurum, bu tür uygulamaların yalnızca mevcut pazar yapısını değil, gelecekteki rekabet ve inovasyon dinamiklerini de etkileyebileceğini vurguladı. Rekabet Kurumu ayrıca son dönemde değerlendirilen birleşme ve devralma işlemlerinin, yapay zekâ alanında yoğunlaşma denetiminin giderek daha kritik hâle geldiğini gösterdiğini bildirdi. Bazı işlemlerde yapay zekâ teknolojisinin doğrudan ilgili pazarı oluşturduğu, bazı işlemlerde ise veri avantajları, tamamlayıcılık ilişkileri, potansiyel rekabet ve inovasyonun korunması gibi unsurların öne çıktığı kaydedildi. Başlatılan sektör incelemesi kapsamında, yapay zekâ ekosisteminin özellikle temel modeller ekseninde nasıl şekillendiği, değer zincirinin farklı katmanları arasındaki ilişkiler, kritik girdilere erişim koşulları, büyük teknoloji şirketleri ile yenilikçi girişimler arasındaki etkileşimler ve veri ile hesaplama gücünün rekabet üzerindeki etkileri kapsamlı biçimde analiz edilecek. Rekabet Kurumu, bu inceleme ile yapay zekâ alanında ortaya çıkan yapısal eğilimlerin ve potansiyel rekabet karşıtı risklerin erken aşamada tespit edilmesini, elde edilen bulguların politika geliştirme süreçlerine ve rekabetçi yapının korunmasına yönelik müdahale araçlarına yön vermesini hedefliyor. Kurum, yapay zekâ alanındaki dönüşümü yakından takip etmeye ve bu dönüşümün Türkiye ekonomisi ile rekabetçi dengeler üzerindeki etkilerini titizlikle incelemeye devam edeceğini belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Faraday Future’ın FX Aegis Robotu ABD’de Onaylandı: İşte Özellikleri ve Fiyatı Haber

Faraday Future’ın FX Aegis Robotu ABD’de Onaylandı: İşte Özellikleri ve Fiyatı

Faraday Future, geliştirdiği dört ayaklı robot FX Aegis’in ABD’de resmi satış için gerekli tüm uygunluk sertifikasyonlarını tamamladığını açıkladı. Şirket, ilk teslim edilen tüm Aegis robotlarının artık resmi satış sürecine dönüştürülebileceğini belirtti. California merkezli küresel Embodied AI (EAI) ekosistem şirketi Faraday Future Intelligent Electric Inc. (Nasdaq: FFAI), ABD Federal İletişim Komisyonu’nun (FCC) Yetkilendirme ve Sertifikasyon Birimi tarafından gerçekleştirilen testlerin başarıyla tamamlandığını duyurdu. Bu testler, Aegis robotlarının güvenlik, veri ve frekans standartlarına tamamen uygun olduğunu doğruladı. Şirketin diğer iki humanoid robotu FF Futurist ve FF Master da daha önce gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamlamıştı. Güvenlik ve Yoldaşlık İçin Geliştirildi FX Aegis, güvenlik ve günlük kullanım senaryoları için tasarlanmış profesyonel bir dört ayaklı robot olarak öne çıkıyor. Zorlu çevre koşullarına uyum sağlayabilen robot, 48 Nm’ye kadar eklem torku üretebiliyor, yaklaşık 33 cm engelleri aşabiliyor ve %40 eğimli yüzeylerde stabil hareket edebiliyor. Wi-Fi ve 5G bağlantı desteğine sahip olan Aegis, aynı zamanda uzaktan kontrol edilebiliyor ve ağ erişiminin sınırlı olduğu alanlarda bile çalışabiliyor. Bu özellikleri sayesinde açık alanlar, endüstriyel tesisler ve zorlu sahalarda görev yapabiliyor. Modüler Yapı ve Genişletilebilir Donanım FX Aegis, hem yapısal hem de fonksiyonel olarak yüksek uyarlanabilirlik sunuyor. Standart dört ayaklı yapısının yanı sıra opsiyonel olarak dört tekerlekli versiyon da sunuluyor. Robot; Lidar sensörler Derinlik kameraları İletişim modülleri Robotik kollar Yangın söndürme ekipmanları Güvenlik eklentileri gibi donanımlarla genişletilebiliyor. Bu sayede farklı sektörlerde kolayca entegre edilebiliyor. Otonom Devriye ve Akıllı Entegrasyon Yazılım tarafında ise Aegis, ev, kampüs ve endüstriyel güvenlik sistemleriyle entegre çalışabiliyor. Robot; Otonom devriye Durum takibi “Follow-me” (takip etme) modu gibi özellikleriyle minimum insan müdahalesiyle stabil şekilde görev yapabiliyor. Farklı Senaryolarda Kullanım FX Aegis’in kullanım alanları oldukça geniş: Seyahatlerde yardımcı robot Fabrika ve güvenlik operasyonlarında görevli Acil durum ve riskli alanlarda ilk müdahale aracı Envanter takibi ve küçük teslimatlar Bu çok yönlü yapı, robotu hem ticari hem bireysel kullanım için uygun hale getiriyor. Fiyat ve Satış Hedefleri Açıklandı FX Aegis serisinin başlangıç fiyatı 2.490 dolar olarak açıklanırken, ekosistem yetenek paketi ikinci geliştirme versiyonu için 1.000 dolar olarak belirlendi. Faraday Future, 2026 yılında başlattığı ilk robot teslimat sezonunda önemli bir eşiği geride bıraktı. Mart ayında 20’den fazla robot sevk edilerek hedef aşıldı. Şirket, ilk teslimat sezonunda toplam 200 robot sevkiyatı hedefliyor. Yılın ikinci yarısında ise talebe bağlı olarak teslimatların artırılması ve 2026 sonuna kadar 1.000’den fazla robot sevkiyatına ulaşılması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yandex Türkiye, Yapay Zekâ Politikaları Derneği'ne (AIPA) katıldı Haber

Yandex Türkiye, Yapay Zekâ Politikaları Derneği'ne (AIPA) katıldı

Yandex Türkiye, ülkemizin yapay zekâ ekosisteminin şekillenmesine öncülük eden Yapay Zekâ Politikaları Derneği'ne (AIPA) katıldığını duyurdu. Kurumsal üye statüsüyle AIPA bünyesine dahil olan Yandex Türkiye, derneğin tartışma platformları ve araştırma çalışmalarına aktif bir şekilde katkıda bulunacak; akademi, sektör temsilcileri ve kamu kurumlarıyla yakın iş birliği içinde çalışmalar yürütecek. AIPA ile Yandex Türkiye arasındaki iş birliği kapsamında, geliştiriciler ve araştırmacılara yönelik açık oturumlar ile çeşitli eğitim programları hayata geçirilecek. Bu ortak girişimin temel hedefleri arasında, yapay zekâ alanında toplumsal farkındalığı artırmak ve yerel ihtiyaçlara uygun yenilikçi yapay zekâ çözümlerini birlikte geliştirmek yer alıyor. Türkiye'deki kullanıcılar için geliştirilen ve bu yıl Şubat ayında kullanıma sunulan Yandex AI süper uygulaması da ortak çalışmalar için bir model oluşturacak. Konuyla ilgili açıklama yapan Yandex Arama Uluslararası CEO'su ve Yandex Türkiye Genel Müdürü Alexander Popovskiy, “Yapay zekânın hem sektörleri hem de internet ekosistemini köklü bir şekilde değiştirdiği bu kritik dönemde AIPA'ya katılmak bizim için önemli ve stratejik bir adım. Küresel ölçekte edindiğimiz güçlü deneyimi, Yandex AI gibi yerel ihtiyaçlara yönelik geliştirdiğimiz ürünlerle birleştirerek Türkiye'nin dinamik yapay zekâ ekosistemine somut katkılar sunmayı hedefliyoruz. Yerel ölçekte yüksek etki yaratacak teknolojilerin geliştirilmesi için birlikte çalışmalar yapmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” dedi. AIPA yönetimi de iş birliğini memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, politika geliştirme süreçlerinde özel sektörün aktif katılımının önemine dikkat çekti. AIPA Kurucusu ve Başkanı Zafer Küçükşabanoğlu açıklamasında şunları söyledi: “Yandex Türkiye'yi, diğer teknoloji şirketleriyle birlikte kurumsal üyelerimiz arasında görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Yandex'in teknolojik uzmanlığını politika geliştirme platformumuzla bir araya getirerek, Türkiye'nin yapay zekâ ekosistemine bütüncül katkı sunacak girişimleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Kamu, özel sektör ve akademiyi aynı zeminde buluşturan iş birliği modelimizin, ülkemizin yapay zekâ alanındaki rekabet gücünü artıracağına inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yerli aerostat GÖKÇERİ sahada: "Uçan karakol" görevde Haber

Yerli aerostat GÖKÇERİ sahada: "Uçan karakol" görevde

TÜRKPORT Savunma Sanayi tarafından geliştirilen sistem, uzun süre havada kalarak geniş alanları kesintisiz izleyebilmesi nedeniyle "uçan karakol" olarak nitelendiriliyor. Havadan daha hafif gazların kaldırma kuvvetiyle belirli bir irtifada sabit kalarak görev yapan aerostat sistemi, özellikle sınır güvenliği ve kritik tesislerin korunmasında kullanılmak üzere geliştirildi. Sistem, yüzlerce metre ile 1500 metre arasındaki irtifalarda görev yapabiliyor ve bulunduğu yükseklikten geniş bir alanı gözetleyebiliyor. Yaklaşık 8 yıllık Ar-Ge çalışması sonucunda geliştirilen GÖKÇERİ'nin yerli alt sistemleri sayesinde uzun süre kesintisiz görev yapabildiği belirtiliyor. Sistem uygun koşullarda günlerce havada kalabiliyor ve sürekli gözetleme imkânı sağlıyor. Taktik sınıfta geliştirilen ilk modelin testlerinin tamamlanmasının ardından Şırnak Gabar bölgesindeki petrol sahalarının güvenliği için görev yaptığı bildirildi. Daha büyük gövdeye sahip yeni model ise yüksek irtifadan geniş bir alanı izleyebiliyor. Sistem yaklaşık 10 kilometre yarıçaplı bir bölgede gözetleme yapabiliyor. Gece ve gündüz görüntüleme sağlayan kameralar, radar sistemleri ve haberleşme ekipmanlarıyla entegre çalışabiğinde mobil baz istasyonu veya telsiz rölesi olarak da kullanılabiliyor. Tespit edilen tehditlere karşı müdahale imkânı sağlayacak yeni sistemlerin entegrasyonu için çalışmaların sürdüğü ifade ediliyor. Mobil yapıya sahip olan aerostat sistemi konteyner konuşlu olarak kısa sürede kurulabiliyor ve farklı bölgelşıyıcı kablo içine yerleştirilen fiber optik hat sayesinde toplanan veriler yer kontrol merkezine güvenli şekilde aktarılıyor. Sensör altyapısı, kontrol yazılımları ve elektronik bileşenlerinin büyük bölümü Türkiye'de geliştirilen GÖKÇgörev yükleri taşıyabilen hibrit bir hava platformu olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, düşük maliyetle uzun süreli hava gözetleme imkânı sağlayan aerostat sistemlerinin özellikle sınır islerinin korunması ve kritik bölgelerin izlenmesinde önemli rol oynayacağını belirtiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.