Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yapı Kimyasalları

Kapsül Haber Ajansı - Yapı Kimyasalları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapı Kimyasalları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çimsa, CAC Kapasitesini Son 2 Yılda 3 Katına Çıkardı Haber

Çimsa, CAC Kapasitesini Son 2 Yılda 3 Katına Çıkardı

Türkiye’deki yatırımlarına kararlılıkla devam eden Sabancı Topluluğu şirketlerinden Çimsa, Mersin’deki yeni kalsiyum alüminat çimento (CAC) üretim hattı yatırımını tamamlayarak devreye aldı. 31,8 milyon dolarlık yatırımla hayata geçen ve yıllık 66 bin ton üretim kapasitesine sahip yeni hatla birlikte Çimsa’nın yıllık CAC klinkeri üretim kapasitesi 131 bin tondan 197 bin tona yükseldi. Dünya'nın en büyük üç CAC üretici arasında yer alan Çimsa, bu gelişmeyle birlikte küresel ölçekteki bu konumunu daha da güçlendirmiş oldu. Çimsa aynı zamanda bugün çimentodan yapı malzemelerine geçişte bir köprü görevi gören ve malzeme dönüşümünün sektördeki en önemli örneklerinden olan CAC’ta Türkiye’deki tek üretici olarak yer alıyor. İKİ ÜRETİM TESİSİ İÇİN YAKLAŞIK 75 MİLYON $’LIK YATIRIM Küresel ölçekte faaliyet gösteren bir yapı malzemeleri şirketine dönüşümünü başarıyla sürdüren Çimsa, 2024 yılında gerçekleştirdiği yatırım ile CAC üretim kapasitesini yıllık 65 bin tondan 131 bin tona çıkarılmıştı. Söz konusu yatırımın hemen ardından, CAC’ta yeni bir kapasite artırım kararı alınmıştı. Son yatırımla birlikte Çimsa’nın CAC kapasitesi son 2 yılda 3 katına çıkmış oldu. Mersin tesisinin, küresel yapı malzemeleri sektöründeki yerini de sağlamlaştıran bu iki tesis için yapılan yatırım miktarı 75 milyon doları aştı. “DÜNYADA ÇİN DIŞI TÜKETİMİN %20’SİNİ KARŞILAYABİLİYORUZ” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, “Her fırsatta söylediğimiz gibi; dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiğimiz yatırımla küresel yetkinliklerimizi artırırken, Türkiye’deki yatırımlarımıza da kararlılıkla devam ediyoruz. Şubat 2024’te tamamladığımız ilk CAC kapasite artırımı yatırımından sadece 9 ay sonra, bu alandaki yeni yatırım kararımızı duyurmuştuk. Bugün 200 bin tona yaklaşan CAC üretim kapasitemizle, Çin hariç pazarlardaki küresel tüketimin yaklaşık yüzde 20’sini tek başımıza karşılayabilir hale geldik. Bu yatırım, Çimsa’nın küresel yapı malzemeleri vizyonu için attığımız kritik adımlardan bir tanesi” dedi. “15 KATLIK KATMA DEĞER ARTIŞI SAĞLIYORUZ” CAC’ın sadece Çimsa için değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisi için de çok önemli bir ürün olduğunu sözlerine ekleyen Umut Zenar, “CAC bizim sektörümüzde, katma değeri en yüksek ürünlerden bir tanesi. Ülkemizin doğal kaynağını, Mersin tesisimizde gerçekleştirdiğimiz yüksek teknolojili üretim teknikleriyle CAC ürünlerine dönüştürerek, neredeyse 15 katlık bir katma değer artışı sağlıyoruz. Bundan da gurur duyuyoruz. Diğer yandan bu yatırım, yüzünü tamamen ihracata dönmüş bir yatırım. CAC yatırımı ile Mersin’deki kapasitenin yaklaşık yüzde 90’ı dünya pazarlarına ihraç ediliyor. Tüm bunlar ülkemizin katma değerli ihracat seferberliğine yaptığımız katkının da çok net bir göstergesi” ifadelerini kullandı. “CAC, ‘GRİDEN YEŞİLE’ DÖNÜŞÜM STRATEJİMİZ İÇİN ÇOK DEĞERLİ BİR ÜRÜN” Çimsa’nın bir ‘yapı malzemeleri şirketi’ne dönüşümünde sürdürülebilirliğin çok önemli olduğunu belirten Umut Zenar, “Sürdürülebilirlik perspektifinde iki ayaklı düşünüyoruz. Bir yandan üretim teknolojilerimizi sürdürülebilirlik odaklı şekilde iyileştiriyor; diğer yandan da karbon emisyonu daha düşük ürünlerle portföyümüzü zenginleştiriyoruz. CAC ayrıca sürdürülebilirlik hedeflerimiz ve ‘griden yeşile’ dönüşüm stratejimiz için de çok değerli bir ürün” dedi. NERELERDE KULLANILIYOR? İleri malzeme teknolojilerinde Çimsa’nın öncü rolünü ortaya koyan CAC’ın en büyük özelliği, yüksek sıcaklığa direnç göstermesi ve çok hızlı dayanım kazanması.CAC genel olarak yapı kimyasalları sektöründe kuru karışım yöntemiyle üretilen teknik harçlarda, yüksek sıcaklıkta çalışan endüstriyel fırınların yapımında, dökümhanelerde metal eritme işlemlerinde, çelik ve demir üretiminde ve yangına dayanıklı yapı malzemeleri üretiminde, otoyol ve uçak pisti tamiratı gibi hızlı dayanım kazanımı gerektiren üstyapı projelerinde sıklıkla kullanılıyor.CAC ürünleri başta Kuzey Avrupa ülkeleri olmak üzere, Amerika ve Asya-Pasifik gibi pazarlarda katma değerli endüstriler tarafından kullanılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Chryso’dan Japonya’da Çimento Sektörüne Karbon Azaltım Teknolojileri Programı Haber

Chryso’dan Japonya’da Çimento Sektörüne Karbon Azaltım Teknolojileri Programı

Chryso, yapı ve çimento sektörünün sürdürülebilirlik odaklı dönüşümüne katkı sağlama hedefiyle önemli bir teknik programa imza attı. Japonya’da düzenlenen programda sektörün önde gelen temsilcileri ve paydaşları bir araya geldi. Organizasyon, düşük karbonlu çimento teknolojilerinden kültürlerarası iletişime uzanan zengin içeriğiyle geleceğe dair ortak bir vizyon oluşturmayı amaçladı. Program, sürdürülebilirlik dönüşümünü desteklemek ve iş ortaklarına bu süreçte yol göstermek amacıyla hayata geçirildi; çimento sektörünün karbon ayak izini azaltmaya yönelik güncel çözümlere odaklandı. Katılımcılar, teknik oturumların yanı sıra Asya ekonomisinin dinamikleri ve iş kültürü hakkında da kapsamlı bir bakış açısı edinme fırsatı buldu. Çimento Sektöründe Düşük Karbonlu Gelecek ve LC3 Teknolojisi Programın teknik oturumlarında, LC3 (Limestone Calcined Clay Cement) alanındaki çalışmalarıyla global ölçekte tanınan Prof. Fernando Martirena kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Prof. Martirena; düşük karbonlu çimento teknolojileri, sürdürülebilirlik ve LC3’ün geleceğine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Sunumda, LC3 teknolojisinin geleneksel çimentolara kıyasla CO₂ emisyonlarını önemli ölçüde azaltma potansiyeline sahip olduğu vurgulandı. Teknik içeriklerin yanında katılımcılar, Toyo Üniversitesi’nden Prof. Soyhan Eğitim’in “Intercultural Communication: A Perspective on Japanese Culture” başlıklı sunumuyla Japon iş kültürü ve kültürlerarası iletişim üzerine bilgi edindi. Toyo Üniversitesi’nden Prof. Kenmei Tsubota ise “International Macroeconomics in Asia” başlıklı sunumunda Asya ekonomisi ve bölgesel finansal dinamiklere ilişkin kapsamlı bir perspektif sundu. “Sektörün Sürdürülebilirlik Dönüşümüne Katkı Sağlamaya Kararlıyız” Geleceğe duydukları sorumlulukla iş ortaklarını desteklemeyi hedeflediklerini belirten Saint-Gobain Yapı Kimyasalları Türkiye ve Orta Asya Başkan Yardımcısı Osman İlgen organizasyonla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Chryso olarak, çimento sektörünün karbon ayak izini azaltmaya yönelik en önemli teknolojilerden biri olan LC3 ve düşük karbonlu çözümleri odağımıza almaktan mutluluk duyuyoruz. İş ortaklarımızla uzun yıllara ve güvene dayanan güçlü bir bağımız var. Bu organizasyonla, sürdürülebilirlik dönüşümüne katkı sağlayacak güncel teknik bilgileri ve vizyonu sektörümüzün temsilcileriyle paylaşmayı amaçladık. Önümüzdeki dönemde de benzer teknik etkinlikler ve stratejik buluşmalarla paydaşlarımızı bir araya getirmeye ve daha sürdürülebilir bir gelecek için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapı sektöründe Yeni Nesil Liderlerin Yolculuğu Başladı Haber

Yapı sektöründe Yeni Nesil Liderlerin Yolculuğu Başladı

Saint-Gobain Yapı Kimyasalları, alanında uzman markaları Weber, Fosroc ve GCP markaları kapsamında iş ortaklarını desteklemek amacıyla stratejik bir adım attı. Şirket, bayilerin işi devralmaya hazırlanan veya devralmış olan ikinci nesil liderlerini tek bir çatı altında bir araya getiren “Nextors” projesini hayata geçirdi. Bu ekosistem benzer günlük rutinleri, endişeleri ve beklentileri paylaşan yeni nesil liderler için özel bir deneyim ve paylaşım alanı yaratıyor. Program; çeşitli gelişim süreçleri, seminerler, interaktif ve dijital etkinliklerle katılımcılarını destekleyerek kesintisiz iletişim ve sürekli gelişim imkânı sağlıyor. İş ortaklarına vizyoner bir yol arkadaşı olmayı hedefleyen Saint-Gobain Yapı Kimyasalları, Nextors ile kaliteli ürün ve servis sunmanın ötesine geçerek, iş yapış biçimlerini ve profesyonel ilişki ağlarını da geliştirmelerine destek olan yeni nesil bir liderlik modeli sunuyor. Yeni Nesil Liderlerin Yolculuğu "Büyük Buluşma" ile Başladı! Yaşayan bir topluluk yönetimi olarak tasarlanan Nextors’ın lansmanı yoğun bir içerik programıyla Bodrum’da gerçekleştirilen “Büyük Buluşma” ile başladı. Üç gün süren ve projenin start çizgisi olan lansman etkinliği kapsamında; sürdürülebilirlikten yapay zekaya, yeni nesil ekonomiden vizyoner liderliğe kadar pek çok kritik başlık masaya yatırıldı. Genç liderlerin yarının zorluklarına karşı rekabetçi kalmalarını sağlamak amacıyla düzenlenen etkinliğin sunuculuğunu Mirgün Cabas üstlenirken, oturumlarda Sedat Bayrak, Mert Başaran, Serdar Kuzuloğlu, Yüce Zerey ve Evrim Kuran gibi alanında uzman isimler ilham verici içerikleriyle topluluğun ilk adımlarına rehberlik etti. “Nextors, geçmişe duyduğumuz saygıyı, geleceğe duyduğumuz sorumlulukla buluşturma cesareti gösterenlerin ekosistemi” Projenin çıkış felsefesini ve iş ortaklığı vizyonunu aktaran Weber Türkiye Genel Müdür Yardımcısı ve Satış&Pazarlama Direktörü Gökmen Ersoy konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Bayilerimiz ile uzun yıllara ve karşılıklı güvene dayanan çok güçlü bir bağımız var. Bugün onların yıllar boyu emekle kurdukları işlerinin başına ikinci kuşaklar geçiyor. Yeni nesil iş ortaklarımız kendi çalışma sistemlerini kuruyorlar, ekip yönetiyorlar, bir rekabet mücadelesi veriyorlar. Bir yandan da şirketlerini değişen dünyaya adapte etmek gibi büyük bir sorumluluk taşıyorlar. Çünkü başarıyı korumaları ve hatta daha da ileri taşımaları gerekiyor. Biz çağımızın bu zorlayıcı koşulları karşısında asla yalnız yürümeyeceklerini bilmelerini istedik. Buradan hareket ile iş ortaklarımız ile kurduğumuz o güçlü bağı, yeni kuşakların dünyasına, diline, ihtiyaç ve beklentilerine uygun bambaşka bir yaklaşımla yeniden inşa ettik. İşte Nextors topluluğu böyle doğdu. Geçmişe duyduğumuz saygıyı, geleceğe duyduğumuz sorumlulukla buluşturma cesareti gösterenlerin ortak alanı, sahadaki yeni aktörlerin ekosistemi haline geldi. Yeni nesil iş ortaklarımızın da yanında olmaya, yollarına ışık tutmaya, onları farklı perspektiflerle desteklemeye ve yarının şehirlerini birlikte kurmaya kararlıyız”. Sürdürülebilirlik, teknoloji, liderlik ve gelecek odaklı bir içerik dünyası sunan Nextors, önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek yeni projelerle Türkiye genelindeki yapı sektörü bayilerinin gelişim ve dönüşüm yolculuğuna eşlik etmeyi sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrasya'nın En Büyük Boya Ham Maddeleri ve Kaplama Fuarı Paıntistanbul 2026 Kapılarını Açtı Haber

Avrasya'nın En Büyük Boya Ham Maddeleri ve Kaplama Fuarı Paıntistanbul 2026 Kapılarını Açtı

Ham madde, yapı kimyasalları, yapıştırıcı bileşenleri ile laboratuvar ve üretim ekipmanları sektörlerini aynı çatı altında buluşturan Paintistanbul 2026, İstanbul Fuar Merkezi'nde ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Avrasya'nın en büyük boya ham maddeleri ve kaplama fuarı olarak öne çıkan organizasyon, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirerek yeni iş birliklerine ve ticari fırsatlara zemin hazırlıyor. Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) ile CNG Expo Events iş birliğiyle İstanbul Fuar Merkezi'nde toplam 4 ayrı salonda, 35 bin metrekare brüt ve 14 bin metrekare net alanda düzenlenen Paintistanbul 2026 kapsamında boya ve kaplama sektörünün önde gelen 619 firmasıyla birlikte 43 farklı ülkeden 10 bini aşkın uluslararası ziyaretçinin bir araya gelmesi bekleniyor. 28'inci Dönem AK Parti Bursa Milletvekili Varank: "Boya Sektörü Üretim Gücü, Nitelikli İnsan Kaynağı ve İhracat Kabiliyetiyle Önemli Bir Konumda" Üç gün sürecek fuarın açılış konuşmasını yapan 28'inci Dönem Ak Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, Paintistanbul Fuarı'nın üreticileri, tedarikçileri, teknoloji geliştiricileri ve sektör profesyonellerini bir araya getirerek yeni iş birliklerine zemin hazırladığını söyledi. Her geçen yıl artan uluslararası katılımıyla Paintistanbul'un sektörümüz ve ülkemiz için önemli fırsatlar oluşturacağına inandığını kaydeden Mustafa Varank sözlerine şöyle devam etti: "Dünya ekonomisi; bölgesel çatışmalar, enerji krizleri, tedarik zincirlerindeki dönüşüm, teknolojik gelişmeler ve iklim değişikliği gibi birçok dinamiğin etkisiyle önemli bir değişim sürecinden geçiyor. Bu dönüşüm boya ve kaplama sektöründe de kendini güçlü şekilde hissettiriyor. Artık rekabet yalnızca üretmekten değil, teknolojiyi etkin kullanmaktan, verimliliği artırmaktan ve sürdürülebilirliği iş süreçlerinin merkezine yerleştirmekten geçiyor. Türk boya sanayisi sahip olduğu üretim gücü, nitelikli insan kaynağı ve ihracat kabiliyetiyle önemli bir konumda bulunuyor. Ancak sektörümüzün ham maddede dışa bağımlılığını azaltacak yatırımları hızlandırması, yerli üretim kapasitesini artırması ve yüksek katma değerli ürünlere odaklanması büyük önem taşıyor. Kamu ve özel sektörün iş birliği içinde hareket etmesiyle sektörümüzün küresel rekabet gücünü daha da yukarı taşıyacağına inanıyoruz." T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Gürcan: "Bakanlık Olarak İhracatçıları Desteklemeye Devam Edeceğiz" T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ise sözlerine bugün Türkiye'de düzenlenen fuarların ulaştığı uluslararası düzeyin herkes için gurur kaynağı olduğunu söyleyerek başladı. "Türkiye son 25 yılda ulaştırma, lojistik ve altyapı yatırımlarıyla önemli bir dönüşüm gerçekleştirmiştir. 2025 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 3,6 büyümüş, milli gelirimiz tarihi seviyelere ulaşmıştır. Mal ihracatımız 273,3 milyar dolar, hizmet ihracatımız ise 122,6 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. Bu kapsamda boya sektörümüzün ihracatı ise 2025 yılında yaklaşık 1,6 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır" diyen Mahmut Gürcan Ticaret Bakanlığı olarak ülkemizin ihracatçıları desteklemeye devam edeceklerinin altını çizdi. Dünya Boyacılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bowtell: "Paintistanbul'un Ulaştığı Başarıyı Takdirle Takip Ediyoruz" Türkiye'de ve İstanbul'da yeniden bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Dünya Boyacılar Birliği (WCC) Yönetim Kurulu Başkanı Thomas Bowtell, dünya genelinde boya sektörünü temsil eden çok sayıda kuruluşla birlikte çalıştıklarını ve Türkiye boya sektörünün uluslararası alandaki gelişimini ve Paintistanbul'un ulaştığı başarıyı takdirle takip ettiklerini kaydetti. BOSAD Yönetim Kurulu Başkanı Baytaş: "Avrupa'da İlk Üç Üretici Ülke Arasına Girmeyi Hedefliyoruz" Bugün burada yalnızca bir fuarın açılışını gerçekleştirmediklerini aynı zamanda Türk boya sanayisinin üretim gücünü, küresel pazarlardaki iddiasını ve ortak vizyonunu tüm dünyaya bir kez daha ilan ettiklerini söyleyen BOSAD Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Baytaş, konuşmasında şunları söyledi: "BOSAD olarak yaklaşık 20 yıllık geçmişimizle sektörümüzün yüzde 85'ini temsil eden büyük bir aileyiz. Boya sektörü olarak Avrupa'da ilk üç üretici ülke arasına girmeyi ve dünya pazarında oyun kurucu ülkelerden biri olmayı hedefliyoruz. Paintistanbul ise sektörümüzün gücünü ortaya koyduğumuz ve geleceğe ilişkin çözümleri birlikte geliştirdiğimiz önemli bir platform ve fuarımızın sektörümüze ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum." CNG Group Yönetim Kurulu Başkanı Yaman: "Dünyanın Üçüncü Büyük Boya ve Kaplama Fuarı" Paintistanbul'un yalnızca bir fuar değil, sektörün geleceğine yön veren bir bilgi ve iş birliği platformu olduğunu söyleyen CNG Group Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yaman, "İki yıllık aranın ardından sektörümüzün en prestijli ve en kapsamlı buluşmasının açılışını gerçekleştiriyoruz. Bugün yalnızca bir fuarın açılışını yapmıyor; aynı zamanda yaklaşık çeyrek asırlık emeğin, kararlılığın ve sektörümüze duyduğumuz inancın da bir sonucunu kutluyoruz. Bu yıl Almanya, İtalya, Çin, Fransa, Kore, İspanya, Amerika ve Hindistan başta olmak üzere 43 ülkeden 619 firma ve temsilciliği fuarımızda yer alıyor. Tüm bu yönleriyle fuarımız bugün itibarıyla Avrupa'nın ikinci, dünyanın ise üçüncü büyük boya ve kaplama fuarı konumuna ulaşmış durumda" dedi. BOSAD Başkanvekili Hakan Ünel: "Sürdürülebilirliği, Akıllı Boya Teknolojilerini, Yapay Zekânın Etkilerini Konuşacağız" Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) Başkanvekili Hakan Ünel, Paintistanbul'un bugün ulaştığı noktanın İstanbul'un üretim ve ticaretin kesişim noktasında yer almasının yanı sıra, yüksek büyüme potansiyeline sahip pazarlara erişim avantajıyla da daha da güçlendiğini ifade etti. Paintistanbul'un dünyanın önde gelen sektör organizasyonları arasında yerini aldığını ve China Coat ile European Coatings Show'un ardından dünyanın üçüncü büyük etkinliği konumuna ulaştığını belirten Ünel, "Önümüzdeki üç gün boyunca yalnızca ticari fırsatları değil; sürdürülebilirliği, akıllı boya ve kaplama teknolojilerini, yapay zekânın sektörümüze etkilerini, yeni pazarları ve 2030'a giden yolda rekabet avantajı sağlayacak stratejileri de ele alacağız. İnanıyorum ki burada kurulacak her yeni bağlantı, paylaşılacak her bilgi ve geliştirilecek her ortak proje sektörümüzün geleceğine önemli katkılar sunacak" dedi. İnteraktif Deneyim Yaşatacak Katılımcılar fuar boyunca yeni iş bağlantıları kurma, mevcut iş birliklerini geliştirme ve küresel pazardaki son gelişmeleri yakından takip etme fırsatı bulacak. Üç gün sürecek organizasyonda sergilenen yenilikçi ürünler, ileri teknoloji çözümleri ve sürdürülebilir üretim yaklaşımları, firmalara uluslararası ölçekte önemli bir görünürlük sağlarken, eş zamanlı düzenlenecek konferans programı da sektörün geleceğine yönelik önemli değerlendirmelere ev sahipliği yapacak. Paintistanbul 2026 katılımcıları fuar süresince AI Graffiti ve Tilt Brush gibi yapay zeka çizimleriyle teknoloji ile sanatın buluştuğu interaktif deneyimler yaşayarak yaratıcılıklarını farklı platformlarda sergileme fırsatı bulacak. Powder Dosing Expo Eş Zamanlı Düzenleniyor Paintistanbul 2026 kapsamında, toz, granül ve katı hammadde dozaj teknolojilerine odaklanan Powder Dosing Expo da eş zamanlı olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Dozaj teknolojileri alanında faaliyet gösteren üretici ve tedarikçiler için önemli bir buluşma noktası olan fuar, üretim süreçlerinde verimlilik sağlayan dozaj sistemleri, otomasyon uygulamaları, proses ekipmanları ve dijital teknolojileri sektör profesyonelleriyle buluşturuyor. Böylece katılımcılar, hem boya ve kaplama hem toz dozajlama sektöründeki yenilikleri ve üretim süreçlerini optimize eden teknolojileri aynı platformda keşfetme fırsatı yakalıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Saint-Gobain Yapı Kimyasalları’ndan Stratejik Adım  Haber

Saint-Gobain Yapı Kimyasalları’ndan Stratejik Adım 

Saint-Gobain Yapı Kimyasalları, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (AOSB) Weber kampüsü içinde konumlandırılan yeni Chryso tesisinin temelini attı. Yeni tesisle birlikte Chryso ve Weber markaları Türkiye’de aynı kampüs altında buluşarak entegre bir yapı kimyasalları kampüsü oluşturacak. Chryso’nun üretim, operasyon ve hizmet kabiliyetlerini daha ileriye taşımayı hedefleyen bu yapı, operasyonel sinerji yaratırken daha verimli üretim süreçleri ile müşterilerine daha iyi hizmet sunulmasına da katkı sağlayacak. Saint-Gobain Yapı Kimyasalları Türkiye ve Orta Asya Başkan Yardımcısı Osman İlgen, yatırımın şirketin Türkiye operasyonları açısından stratejik önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Adana’daki yeni Chryso tesisimiz, sadece bugünün ihtiyaçlarına değil, önümüzdeki dönemde devreye alacağımız yeni adımlarla birlikte ihracatı da destekleyen güçlü bir üretim üssü olma hedefimize hizmet ediyor. Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odağıyla kurguladığımız bu tesisle, geleceğin üretim anlayışını bugünden hayata geçiriyoruz”. Tamamlandığında Saint-Gobain Yapı Kimyasalları’nın Türkiye’deki operasyonel verimliliğini önemli ölçüde artırması beklenen tesisin, yıl sonu itibarıyla devreye alınması planlanıyor. Şirketin mevcut Adana Chryso operasyonunda görev yapan ekip yeni tesiste çalışmalarını sürdürecek. Saint-Gobain Yapı Kimyasalları, bu yatırımla hem bölge ekonomisine uzun vadeli katkı sunmayı hem de yapı kimyasalları alanında Türkiye’deki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tarık Serhatlı EPSA Genel Müdürü Oldu Haber

Tarık Serhatlı EPSA Genel Müdürü Oldu

Otomotiv ve endüstriyel üretim sektörlerinde uzun yıllara dayanan uluslararası deneyime sahip Tarık Serhatlı, şirketin Genel Müdürü olarak göreve başladı. Uluslararası ekiplerle yürüttüğü projeler ve global yönetim deneyimiyle dikkat çeken Tarık Serhatlı ile organizasyonel yapısını şekillendiren EPSA Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Özdemir atamaya ilişkin değerlendirmesinde, “EPSA olarak 27 yılı aşkın deneyimimizle yalıtım ve yapı kimyasalları alanındaki gücümüzü ileri mühendislik malzemeleri ve endüstriyel üretim çözümleriyle genişletiyoruz. Otomotivden beyaz eşyaya, savunma sanayiden ısıtma soğutma sistemlerine dek farklı sektörlere yüksek katma değerli çözümler sunan güçlü bir üretim altyapısına sahibiz. Tarık Serhatlı’nın uluslararası üretim ve operasyon yönetimi alanındaki deneyiminin EPSA’ nın global büyüme hedeflerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Yeni görevine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tarık Serhatlı ise EPSA’nın üretim gücüne ve vizyonuna dikkat çekerek şunları ifade etti. “Yenilikçi üretim yaklaşımı ve güçlü mühendislik altyapısıyla sektöründe önemli bir konuma sahip olan EPSA ailesine katılmaktan büyük heyecan ve mutluluk duyuyorum. Şirketin üretim gücü, Ar-Ge yetkinliği ve uluslararası pazarlardaki büyüme potansiyeli önemli fırsatlar sunuyor. Ekip arkadaşlarımız ve paydaşlarımızla birlikte EPSA’nın global pazarlardaki konumunu daha da güçlendirmek için çalışacağız.” Tarık Serhatlı, İngilizce Makine Mühendisliği mezunu olup Endüstri Mühendisliği yan dalına sahiptir. Uluslararası şirketlerde özellikle Expanded Polipropilen (EPP) ve Expanded Polistiren (EPS) malzemeleri üzerine üretim ve uygulama süreçlerinde önemli deneyim kazanan Serhatlı, kariyeri boyunca operasyonel yönetimin yanı sıra yönetim kurulu üyeliği görevleri de üstlenmiştir. Görev aldığı uluslararası şirketlerde Türkiye ve Avrupa’daki üretim operasyonlarının yönetiminde aktif rol alan Serhatlı, bütçe, P&L ve nakit akışı yönetimi alanlarında güçlü bir yönetsel deneyime sahiptir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BASF Türk Kimya'da Liderlik Değişimi Haber

BASF Türk Kimya'da Liderlik Değişimi

BASF Türk Kimya'da liderlik değişimi gerçekleşiyor. Tolga Demirözü BASF Türk Kimya Genel Müdürlük görevini 1 Aralık 2025 itibariyle Oğuz Bayrak'a devrediyor. Demirözü, 1 Mayıs 2022'de başladığı BASF Türk Genel Müdürlüğü görevinde, BASF'nin Türkiye grup şirketlerinde sürdürülebilir etki odağıyla başarılı bir liderlik sergilemiş, Türkiye'nin önde gelen iş ve sektör derneklerinde liderlik görevleri üstlenerek, BASF'nin kamu nezdindeki varlığını güçlendirmiş ve ülke kalkınmasına yönelik çalışmalarda aktif rol almıştır. BASF Ev Bakımı, Kurumsal ve Endüstriyel Temizlik İş Birimi Türkiye, Orta Doğu ve Orta Asya'dan sorumlu direktörü Oğuz Bayrak, mevcut görevine ek olarak 1 Aralık 2025'ten itibaren BASF Türk Genel Müdürlüğü ve BASF İnovasyon Teknoloji Merkezi Genel Müdürlüğü görevini üstlenecektir. Bayrak, 30 yıla yakın sektör tecrübesi, güçlü liderlik deneyimi ve bilgi birikimiyle şirketin stratejik hedeflerine katkı sunmaya devam edecektir. İlk ve orta öğrenimini Almanya'da tamamlayan Oğuz Bayrak, Kimya Mühendisliği kariyerine kozmetik sektöründe başlamıştır. İlerleyen yıllarda Fransa'da ve Türkiye'de Ar-Ge alanında çeşitli rollerde çalışmıştır. Daha sonra satış alanına geçen Bayrak, bu alandaki çalışmalarını 2011 yılından itibaren BASF Türk Kimya Evsel Bakım, Kurumsal ve Endüstriyel Temizlik bölümünde sürdürmektedir. Pazarlama, ürün müdürlüğü, üretim lokalizasyon faaliyetleri ve çeşitli bölüm projelerinde yer alan Bayrak, 2020 Şubat ayından sonra Evsel Bakım, Kurumsal ve Endüstriyel Temizlik ve Endüstriyel formülatörler iş biriminin yöneticiliğini üstlenerek temizlik sektörünün yanında tekstil, yapı kimyasalları, tarım, boya, plastik ve kauçuk gibi birçok endüstride faaliyetlerde bulunmuştur. Bayrak, Ocak 2025'den bu yana, Türkiye, Orta Doğu ve Orta Asya bölgesinden sorumlu olarak BASF Evsel Bakım, Kurumsal ve Endüstriyel Temizlik İş Birimi bölgesel yönetimini yürütmektedir.

Kalekim’den Sektörde Güven Ve Kaliteyi Güçlendiren İmza Haber

Kalekim’den Sektörde Güven Ve Kaliteyi Güçlendiren İmza

Protokol kapsamında test edilen 1051 Kalekim, 1054 Technoflex ve 1055 Granitech ürünleri, standartlara uygunluğunu ve güvenilirliğini bir kez daha tescilledi. Türkiye’de yapı kimyasalları sektörüne yön veren Kalekim, kalite ve standartlara olan bağlılığını Türkiye İMSAD’ın İMKTS protokolüne imza atarak pekiştirdi. Sektörde haksız rekabetin önlenmesi ve son tüketiciye standartlara uygun, güvenilir ürünlerin ulaşmasını hedefleyen bu sistem, Kalekim’in sorumlu üretim anlayışının da bir yansıması niteliğinde. İMKTS, yapı kimyasalları sektöründe yer alan ürünlerin mevzuata uygunluğunun kontrolünü ve belgelendirme kaynaklı haksız rekabet unsurlarının önlenmesini amaçlayan özel bir piyasa gözetim ve denetim faaliyeti olarak öne çıkıyor. “Kalite Anlayışımız, İMKTS ile Bir Kez Daha Tescillendi” Protokolün sektör için önemine dikkat çeken Kalekim Genel Müdürü Soner Çetinkaya, Kalekim’in kalite güvence sistemlerine olan yatırımının altını çizerek şunları söyledi: “Türkiye İMSAD tarafından hayata geçirilen İMKTS, sektörümüzdeki kalite standartlarını ve adil rekabeti güvence altına alan son derece değerli bir girişim. Kalekim olarak bu sistemin bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz, çünkü bu yaklaşım, bizim yıllardır kendi bünyemizde yürüttüğümüz kalite denetim felsefemizle birebir örtüşüyor. Biz, yurt içi ve yurt dışı üretim tesislerimizde üretilen tüm ürünlerimizin kalite standartlarına uygunluğunu önceliklendiriyor, farklı hammaddelerle dahi her zaman aynı standartta ve yüksek kalitede üretim yapabiliyoruz. Bu titizliğimizin bir sonucu olarak, 1051 Kalekim, 1054 Technoflex ve 1055 Granitech gibi öncü ürünlerimizin İMKTS testlerinden de başarıyla geçmesi, kalite anlayışımızın doğal bir teyidi oldu. Tüketiciye karşı sorumluluğumuzun bilinciyle, sektörde güveni ve standardizasyonu teşvik eden Türkiye İMSAD’a teşekkür ediyoruz.”

Kalekim, 3. Çeyrekte Üretim Kapasitesini Yeni Yatırımlarla Güçlendirdi Haber

Kalekim, 3. Çeyrekte Üretim Kapasitesini Yeni Yatırımlarla Güçlendirdi

Irak’taki tesisinde üretime başlayan ve bağlı ortaklığı Kalekim Lyksor ile Fas’taki üretim tesisini devreye alan şirket, yılın ilk dokuz ayında 800 milyon TL net dönem karı elde etti. İlk üç çeyrek sonunda toplam net satış gelirleri 7,4 milyar TL’ye ulaşan şirketin, yurt içi satışları 5,1 milyar TL, yurt dışı satışları ise 2,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Türkiye yapı kimyasalları sektörünün lider markası Kalekim, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Yılın ilk yarısındaki güçlü performansını üçüncü çeyreğe taşıyan şirket, yurt içi ve yurt dışı yatırımlarının katkısıyla istikrarlı büyümesini sürdürdü. “Yılın ilk dokuz ayında net satış gelirimiz 7,4 milyar TL’ye ulaştı” Kale Holding CFO’su Haluk Alperat, Kalekim’in üçüncü çeyreği hedefleriyle paralel bir performansla tamamladığını belirterek, şunları söyledi: “Kalekim olarak, 2025 yılının ilk dokuz ayında operasyonel verimliliğimizi koruyarak büyümemizi sürdürdük. Bu dönemde özellikle yurt içi ve yurt dışı yatırımlarımızın finansal performansımıza pozitif katkısını gördük. Öngörülerimiz doğrultusunda gelişen üçüncü çeyrekte, toplam net satış gelirimiz 7,4 milyar TL’ye, net dönem karımız ise 800 milyon TL’ye ulaştı. Bu zorlu süreçte yurt içi satışlarımız 5,1 milyar TL, yurt dışı satışlarımız da 2,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu dönemde özellikle Irak’ta devreye aldığımız üretim tesisimizin katkısıyla Orta Doğu pazarındaki etkinliğimiz belirgin şekilde arttı. Önümüzdeki dönemde de yatırım ve büyüme stratejilerimiz doğrultusunda karlılığımızı sürdürmeyi hedefliyoruz.” “Irak’ta üretime, Fas’ta ise Kalekim Lyksor ile faaliyetlere başladık” Kalekim Genel Müdürü Soner Çetinkaya, yılın üçüncü çeyreğinde üretim kapasitelerine güç katan yeni yatırımlar hayata geçirdiklerini vurgulayarak şunları kaydetti: “Uzun süredir titizlikle üzerinde çalıştığımız Irak’taki üretim tesisimizde seri üretime başlamış bulunuyoruz. Duhok’ta yaklaşık 10 milyon dolarlık yatırımla kurduğumuz bu tesis, yıllık 100 bin ton kuru harç ve 5 bin ton boya/sıvı yapı kimyasalları üretim kapasitesine sahip. Yerel üretim kabiliyetimiz sayesinde hem maliyet hem de lojistik avantaj elde ederek, Orta Doğu pazarındaki rekabet gücümüzü artırdık. Kuzey Afrika pazarındaki varlığımızı güçlendirmek amacıyla da Kalekim Lyksor olarak Fas’ın Kazablanka kentinde başlattığımız yatırımımızda gerçekleştirilen deneme üretimlerinin ardından, seri üretime ve sevkiyatlara başlanmıştır. Bu yatırım ile hayata geçirdiğimiz yeni üretim tesisinin kapasitesi yaklaşık 30 bin ton olmuştur. “Yurt içi yatırımlarımızla üretim kapasitemizi daha da artırıyoruz” Kalekim olarak, yurt dışı yatırımlarımızın yanı sıra yurt içindeki üretim altyapımızı da güçlendirmeye devam ediyoruz. İstanbul Tuzla’da yaklaşık 1,9 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirdiğimiz yeni Kalekim Lyksor tesisi, teknik yapı kimyasalları alanındaki üretim kapasitemize önemli bir katkı sağladı. Yine artan pazar talebine paralel olarak Diyarbakır’daki tesisimizi yeniden faaliyete aldık. Bugün Türkiye genelinde 13 üretim tesisimiz ve yıllık 1,5 milyon tonun üzerindeki üretim kapasitemizle, müşterilerimize daha hızlı, kaliteli ve erişilebilir hizmet sunuyoruz. Yılın son çeyreğinde de üretim, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarımızla büyümemizi sürdürmeyi; yatırımcılarımızla paylaştığımız hedeflerin üzerine çıkmayı amaçlıyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.