Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yapı Malzemeleri

Kapsül Haber Ajansı - Yapı Malzemeleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapı Malzemeleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzocam’da Satış ve Pazarlama Direktörlüğü Görevine Barış Orbay Atandı Haber

İzocam’da Satış ve Pazarlama Direktörlüğü Görevine Barış Orbay Atandı

Türkiye yalıtım sektörünün lider markası İzocam’da Satış ve Pazarlama Direktörlüğü görevine Barış Orbay atandı. Satış, pazarlama, marka ve ürün yönetimi, bayi kanalı yönetimi ve ticari operasyonlar alanlarında 30 yılı aşkın deneyime sahip olan Orbay, 24 Ağustos 2026 itibarıyla İzocam Satış ve Pazarlama Direktörü olarak görevine başladı. Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunu olan Barış Orbay, aynı üniversitede MBA eğitimini tamamladı. İleri seviyede İngilizce ve Fransızca bilen Orbay, kariyeri boyunca satış, pazarlama, marka ve ürün yönetimi, bayi kanalı yönetimi ve fiyatlandırma alanlarında farklı sorumluluklar üstlendi. Profesyonel kariyerine Takosan’da Ar-Ge Mühendisi olarak başlayan Orbay, ardından Demirdöküm’de ürün yönetimi sorumluluğunu üstlendi. Yaklaşık 18 yıl boyunca Arçelik bünyesinde görev yapan Orbay; Beko ve Altus’un Türkiye, Ortadoğu, Rusya ve Afrika Pazarlama Direktörlüğü ile Türkiye Satış Direktörlüğü gibi üst düzey görevlerde bulundu. Arçelik’in çoklu bayii kanalı yönetiminin yanı sıra marka stratejilerinin geliştirilmesi, CRM uygulamaları, fiyatlandırma yönetimi ve kanal dönüşüm projelerine de liderlik etti. Orbay, Arçelik’in ardından yapı malzemeleri sektöründe faaliyet gösteren Çanakkale Seramik’te Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. 2021’den bu yana ise Midea (eski adıyla Teka) Türkiye’de Ticari Operasyonlar Direktörü olarak görev yapan Orbay; Türkiye, Orta Doğu ve Kafkaslar bölgesindeki satış, pazarlama, ürün yönetimi, B2B faaliyetleri, ihracat operasyonları ve ticari kârlılık yönetiminden sorumlu oldu. Barış Orbay’ın farklı sektörlerde edindiği kapsamlı bilgi birikimi, uzmanlığı ve liderlik tecrübesinin, İzocam’ın satış ve pazarlama faaliyetlerinin geliştirilmesine ve markanın pazardaki güçlü konumunun daha da ileri taşınmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Türkiye’de 1965 yılından bu yana yalıtım sektörünün gelişimine öncülük eden İzocam; camyünü, taşyünü, XPS, EPS, kauçuk, polietilen ve sandviç panel olmak üzere yedi farklı yalıtım ürün grubunu aynı çatı altında üreterek yapıların farklı ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı çözümler sunuyor. İzocam, yeni dönemde de güçlü ürün portföyü, Ar-Ge ve üretim yetkinlikleri ve müşteri odaklı yaklaşımıyla yalıtım sektöründeki lider konumunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimsa, Mannok tesisine İrlanda’nın  en büyük çatı tipi GES’ini kuruyor Haber

Çimsa, Mannok tesisine İrlanda’nın en büyük çatı tipi GES’ini kuruyor

Son yıllarda gerçekleştirdiği yenilenebilir enerji yatırımlarıyla, Türk çimento ve yapı malzemeleri sektörüne öncülük eden Sabancı Holding iştiraklerinden Çimsa, Türkiye’deki tecrübesini yurt dışına taşımaya devam ediyor. Bu kapsamda Çimsa, 2024 yılının son çeyreğinde bünyesine kattığı, Birleşik Krallık ve İrlanda coğrafyasının en önemli yapı malzemeleri tesisleri arasında gösterilen Mannok’ta çatı tipi güneş enerji santralinin (GES) kurulum çalışmalarına başladı. KURULUM YAPILACAK ÇATI, 5,5 FUTBOL SAHASINA EŞ DEĞER BÜYÜKLÜKTE Yaklaşık 5,5 futbol sahasına eş değer olan 38,8 dönümlük bir alana yayılacak santralde yaklaşık 10 bin güneş paneli yer alacak. 6 MW’lık bir kurulu güce sahip olacak santral, güneş enerjisinden üreteceği yıllık yaklaşık 4,86 milyon kWh’lık elektrikle yılda yaklaşık 792 tonluk karbon emisyonun da önüne geçecek. Sadece İrlanda yapı malzemeleri sektörünün değil, tüm ülkenin en önemli yenilenebilir enerji yatırımlarından biri olacak tesis, tamamlandığında İrlanda Cumhuriyeti’nin en büyük çatı tipi GES’i unvanının da sahibi olacak. TAMAMLANDIĞINDA, ÇİMSA’NIN TOPLAM KURULU GÜCÜ 30 MW’I AŞACAK Son yıllarda Türkiye’deki ve yurt dışındaki tesislerinde önemli GES yatırımlarına imza atan Çimsa, son 3,5 yılda Afyon, Bunol ve Eskişehir tesislerinde 45 bine yakın güneş paneli kurulumu gerçekleştirdi. Hali hazırda bu üç tesisinde 24,7 MW’lık kurulu güneş enerjisi gücüne sahip olan Çimsa, Mannok tesisindeki yatırımın da hayata geçmesiyle birlikte güneşteki toplam kurulu gücünü 30 MW’ın üzerine taşımış olacak. Hali hazırda operasyonel durumda bulunan Mersin ve Eskişehir’deki atık ısıdan elektrik üretim tesisleriyle (WHR) birlikte ise Çimsa’nın toplam kurulu gücü 41 MW’ı aşacak. Çimsa, tüm bu yatırımlarıyla birlikte yılda 50 bin tonluk karbon emisyonun da önüne geçmiş olacak. “HEM ÜRÜNLERİMİZİ HEM DE ÜRETİM TEKNOLOJİLERİMİZİ DÖNÜŞTÜRÜYORUZ” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, “Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz tüm yenilenebilir enerji yatırımlarımızla bir yandan sürdürülebilirlik hedeflerimizin izinde ilerlerken bir yandan da tesislerimizin ihtiyaç duyduğu enerjinin karşılanmasında kaynak çeşitlendirmesini sağlamaya çalışıyoruz. Bu sayede hem Çimsa’nın yeşil dönüşümünü güçlendiriyor hem de enerji tedariğimizi kendi kaynaklarımızdan sağlama yetkinliğimizi artırarak tesislerimizin ihtiyaç duyduğu enerjiye daha sürdürülebilir, daha güvenli, daha rekabetçi bir şekilde ulaşabiliyoruz. Çimsa’da uzun zamandır en büyük önceliğimiz çimento şirketinden, sürdürülebilirliği odağına alan küresel bir yapı malzemeleri şirketine dönüşmek. Bu süreçte, hem ürettiğimiz ürünleri hem de üretim teknolojilerimizi sürdürülebilirlikle daha uyumlu hale getiriyoruz. Bu yatırım da bu anlayışın bir göstergesi” dedi. Mannok’un Birleşik Krallık ve İrlanda Cumhuriyeti coğrafyasında çok önemli bir konuma sahip olduğunu sözlerine ekleyen Umut Zenar, “Bir yapı malzemeleri kampüsü olarak tanımlayabileceğimiz Mannok, çimento, çimento bazlı ürünler ve yalıtım malzemelerinin yanı sıra geri dönüştürülmüş plastik ambalaj üretimi alanlarında çok büyük bir tecrübeye sahip. Bununla birlikte sürdürülebilirlik ve biyoçeşitlilik çalışmalarıyla da kendi coğrafyasında yapı malzemeleri sektörüne yön veren bir konumda. Çimsa ve Mannok ekiplerinin koordinasyon ve sinerjisinde hayata geçirdiğimiz bu yatırım, Mannok’un bölgesindeki öncü rolünü daha da kuvvetlendirecektir” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimsa, CAC Kapasitesini Son 2 Yılda 3 Katına Çıkardı Haber

Çimsa, CAC Kapasitesini Son 2 Yılda 3 Katına Çıkardı

Türkiye’deki yatırımlarına kararlılıkla devam eden Sabancı Topluluğu şirketlerinden Çimsa, Mersin’deki yeni kalsiyum alüminat çimento (CAC) üretim hattı yatırımını tamamlayarak devreye aldı. 31,8 milyon dolarlık yatırımla hayata geçen ve yıllık 66 bin ton üretim kapasitesine sahip yeni hatla birlikte Çimsa’nın yıllık CAC klinkeri üretim kapasitesi 131 bin tondan 197 bin tona yükseldi. Dünya'nın en büyük üç CAC üretici arasında yer alan Çimsa, bu gelişmeyle birlikte küresel ölçekteki bu konumunu daha da güçlendirmiş oldu. Çimsa aynı zamanda bugün çimentodan yapı malzemelerine geçişte bir köprü görevi gören ve malzeme dönüşümünün sektördeki en önemli örneklerinden olan CAC’ta Türkiye’deki tek üretici olarak yer alıyor. İKİ ÜRETİM TESİSİ İÇİN YAKLAŞIK 75 MİLYON $’LIK YATIRIM Küresel ölçekte faaliyet gösteren bir yapı malzemeleri şirketine dönüşümünü başarıyla sürdüren Çimsa, 2024 yılında gerçekleştirdiği yatırım ile CAC üretim kapasitesini yıllık 65 bin tondan 131 bin tona çıkarılmıştı. Söz konusu yatırımın hemen ardından, CAC’ta yeni bir kapasite artırım kararı alınmıştı. Son yatırımla birlikte Çimsa’nın CAC kapasitesi son 2 yılda 3 katına çıkmış oldu. Mersin tesisinin, küresel yapı malzemeleri sektöründeki yerini de sağlamlaştıran bu iki tesis için yapılan yatırım miktarı 75 milyon doları aştı. “DÜNYADA ÇİN DIŞI TÜKETİMİN %20’SİNİ KARŞILAYABİLİYORUZ” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, “Her fırsatta söylediğimiz gibi; dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiğimiz yatırımla küresel yetkinliklerimizi artırırken, Türkiye’deki yatırımlarımıza da kararlılıkla devam ediyoruz. Şubat 2024’te tamamladığımız ilk CAC kapasite artırımı yatırımından sadece 9 ay sonra, bu alandaki yeni yatırım kararımızı duyurmuştuk. Bugün 200 bin tona yaklaşan CAC üretim kapasitemizle, Çin hariç pazarlardaki küresel tüketimin yaklaşık yüzde 20’sini tek başımıza karşılayabilir hale geldik. Bu yatırım, Çimsa’nın küresel yapı malzemeleri vizyonu için attığımız kritik adımlardan bir tanesi” dedi. “15 KATLIK KATMA DEĞER ARTIŞI SAĞLIYORUZ” CAC’ın sadece Çimsa için değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisi için de çok önemli bir ürün olduğunu sözlerine ekleyen Umut Zenar, “CAC bizim sektörümüzde, katma değeri en yüksek ürünlerden bir tanesi. Ülkemizin doğal kaynağını, Mersin tesisimizde gerçekleştirdiğimiz yüksek teknolojili üretim teknikleriyle CAC ürünlerine dönüştürerek, neredeyse 15 katlık bir katma değer artışı sağlıyoruz. Bundan da gurur duyuyoruz. Diğer yandan bu yatırım, yüzünü tamamen ihracata dönmüş bir yatırım. CAC yatırımı ile Mersin’deki kapasitenin yaklaşık yüzde 90’ı dünya pazarlarına ihraç ediliyor. Tüm bunlar ülkemizin katma değerli ihracat seferberliğine yaptığımız katkının da çok net bir göstergesi” ifadelerini kullandı. “CAC, ‘GRİDEN YEŞİLE’ DÖNÜŞÜM STRATEJİMİZ İÇİN ÇOK DEĞERLİ BİR ÜRÜN” Çimsa’nın bir ‘yapı malzemeleri şirketi’ne dönüşümünde sürdürülebilirliğin çok önemli olduğunu belirten Umut Zenar, “Sürdürülebilirlik perspektifinde iki ayaklı düşünüyoruz. Bir yandan üretim teknolojilerimizi sürdürülebilirlik odaklı şekilde iyileştiriyor; diğer yandan da karbon emisyonu daha düşük ürünlerle portföyümüzü zenginleştiriyoruz. CAC ayrıca sürdürülebilirlik hedeflerimiz ve ‘griden yeşile’ dönüşüm stratejimiz için de çok değerli bir ürün” dedi. NERELERDE KULLANILIYOR? İleri malzeme teknolojilerinde Çimsa’nın öncü rolünü ortaya koyan CAC’ın en büyük özelliği, yüksek sıcaklığa direnç göstermesi ve çok hızlı dayanım kazanması.CAC genel olarak yapı kimyasalları sektöründe kuru karışım yöntemiyle üretilen teknik harçlarda, yüksek sıcaklıkta çalışan endüstriyel fırınların yapımında, dökümhanelerde metal eritme işlemlerinde, çelik ve demir üretiminde ve yangına dayanıklı yapı malzemeleri üretiminde, otoyol ve uçak pisti tamiratı gibi hızlı dayanım kazanımı gerektiren üstyapı projelerinde sıklıkla kullanılıyor.CAC ürünleri başta Kuzey Avrupa ülkeleri olmak üzere, Amerika ve Asya-Pasifik gibi pazarlarda katma değerli endüstriler tarafından kullanılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnşaat Zirvesi Türkiye Küresel İnşaat  Sektörü İçin Gelecek Rotası Çizdi Haber

İnşaat Zirvesi Türkiye Küresel İnşaat  Sektörü İçin Gelecek Rotası Çizdi

Zirveyi değerlendiren TMB Başkanı M. Erdal Eren, “İnşaat Zirvesi Türkiye 2026, katılım ve içerik açısından beklentilerimizin üzerinde bir başarıya ulaşmıştır. 81 firmanın stantlarıyla yer aldığı ve yaklaşık 1.400 sektör temsilcisini ağırlayan Zirve, inşaat sektörünün geleceğini şekillendirecek konuların kapsamlı biçimde ele alındığı önemli bir platform olmuştur. Zirve kapsamında gerçekleştirilen 350’nin üzerinde iş görüşmesi de sektör paydaşları arasında yeni iş birlikleri kurulmasına katkı sağlamıştır. Dijitalleşme, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, döngüsel inşaat, yenilikçi yapı malzemeleri ve akıllı şehirler gibi başlıklar, sektörümüzün önümüzdeki dönemde odaklanması gereken temel dönüşüm alanlarını ortaya koymuştur. Türk müteahhitlik ve yapı malzemeleri sektörlerinin küresel rekabet gücünü koruyarak daha da ileriye taşıyabilmesi için bu alanların stratejik öncelikler arasında yer almasının büyük önem taşıdığına inanıyoruz.” dedi. Türkiye ve dünyanın farklı bölgelerinden inşaat sektörünün temsilcilerini Ankara’da buluşturan İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026 sona erdi. Ana tema olarak “İnşaat Teknolojileri ve Yenilikçi Yapı Malzemeleri”nin ele alındığı zirvede toplamda 11 panelde küresel inşaat sektörüne yön verecek teknolojiler tartışıldı. Uluslararası boyutta iş yapan 81 firmanın stant açtığı zirvede İngiltere’den Güney Kore’ye kadar birçok ülkeden gelen heyetler arasında toplamda 350 farklı ikili görüşme (B2B) gerçekleştirildi. Zirvede en büyük stant alanını Türk müteahhitlerle birlikte üçüncü ülkelerdeki işbirliği fırsatlarına odaklanan Birleşik Krallık kurdu. Zirve boyunca gerçekleşen 11 panel ve 6 özel oturumda sektörün geleceğini belirleyecek küresel trendler, dijital dönüşüm, üçüncü ülkelerde işbirliği fırsatları, döngüsel yapı ekonomisi mega projeler ve yeni nesil altyapı projeleri, yapay zeka, sürdürülebilir altyapı finansmanı, afete dayanıklı yapılaşma, iklim adaptasyonu, akıllı kentler, karbon ayakizi yönetimi ve net sıfır projeler, yapısal güçlendirmede yeni nesil teknolojik malzemeler konuları masaya yatırıldı. Ayrıca Zirve kapsamında İngiltere ve Güney Kore temsilcileri tarafından özel ülke oturumları gerçekleştirildi. İnşaat Zirvesi Türkiye'ye yoğun ilgi Zirve’nin, inşaat sektörünün karşı karşıya bulunduğu fırsatların değerlendirilmesi ve küresel ölçekte yaşanan dönüşüme uyum sağlanması açısından önemli bir platform oluşturduğunu belirten TMB Başkanı M. Erdal Eren, “Cumhurbaşkanı Yardımcımız, Ticaret Bakanımız, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcımızın teşriflerinin yanı sıra, Birleşik Krallık, Kırgızistan ve Gine’den bakan düzeyinde katılımın gerçekleşmesi, İnşaat Zirvesi Türkiye’nin uluslararası ölçekte ulaştığı konumu açıkça ortaya koymuştur. İki gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda dijitalleşme, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, yenilikçi yapı malzemeleri, döngüsel inşaat ve akıllı şehirler gibi sektörün geleceğini şekillendirecek başlıklar ele alınmıştır. Türk firmalarının yanı sıra Almanya, İsveç, Japonya, Fransa ve Çin’den firmalar da Zirve’de yer almıştır. Birleşik Krallık ve Finlandiya ülke pavilyonlarıyla temsil edilirken, Güney Kore’den kamu kurumları ve farklı ülkelerden çok sayıda sektör temsilcisi etkinliğe katılmıştır. Ayrıca 100’ün üzerinde büyükelçi ve diplomatik misyon temsilcisinin Zirve’yi ziyaret etmesi, etkinliğin uluslararası görünürlüğünü ve etkisini daha da artırmıştır. 81 firmanın stantlarıyla katıldığı ve yaklaşık 1.400 ziyaretçiyi ağırlayan Zirve kapsamında 350’nin üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Bu yoğun ilgi, sektörümüzün teknoloji, sürdürülebilirlik ve uluslararası işbirlikleri ekseninde şekillenen dönüşüme verdiği önemi açıkça göstermektedir. İnanıyoruz ki Zirvemiz, küresel inşaat ve yapı malzemeleri sektörlerinde öne çıkan eğilimlerin, yenilikçi teknolojilerin ve iş birliği fırsatlarının kapsamlı şekilde değerlendirildiği önemli bir platform olmuştur. Firmalarımızın küresel rekabet güçlerini koruyarak daha da ileri taşıyabilmeleri için burada ele alınan dönüşüm alanlarını stratejik öncelikleri arasına almaları büyük önem taşımaktadır. İnşaat Zirvesi Türkiye’yi önümüzdeki yıllarda da geliştirerek sürdürmeyi ve sektörümüz için uluslararası ölçekte referans niteliğinde bir buluşma noktası haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NG Kütahya Seramik, Buıldex 2026 Fuarında Yenilikçi Ürünleriyle Dikkatleri Üzerine Çekti Haber

NG Kütahya Seramik, Buıldex 2026 Fuarında Yenilikçi Ürünleriyle Dikkatleri Üzerine Çekti

NG Stone ve NG Slim koleksiyonları, mimari tasarım ve yapı teknolojilerinde sunduğu yüksek performans ve estetik çözümlerle öne çıktı. Marka, Orta Doğu pazarındaki varlığını güçlendirirken uluslararası iş birlikleri için de önemli temaslar gerçekleştirdi. Şam’da düzenlenen ve Orta Doğu’nun en önemli yapı ve inşaat platformları arasında yer alan BUILDEX Syria International Construction Exhibition, bu yıl da inşaat, yapı malzemeleri ve yeniden inşa odaklı geniş katılımla sektörün buluşma noktası oldu. Türkiye’nin global markalarından NG Kütahya Seramik, fuarda sergilediği yenilikçi ürün grupları ve yüksek teknolojiye sahip koleksiyonlarıyla ziyaretçilerin yoğun ilgisini topladı. Özellikle mimarlar, müteahhitler ve sektör profesyonelleri tarafından ziyaret edilen stand, fuarın en dikkat çeken alanları arasında yer aldı. Suriye’nin yeniden inşa sürecine paralel olarak büyük ölçekli altyapı ve yapı yatırımlarının öne çıktığı BUILDEX 2026, 700’ün üzerinde firma ve çok sayıda uluslararası katılımcıyı ağırlayarak bölgesel ticaretin en önemli platformlarından biri olduğunu bir kez daha gösterdi. Küresel Vizyon ve Stratejik Büyüme NG Kütahya Seramik, BUILDEX 2026 kapsamında gerçekleştirdiği temaslarla Orta Doğu pazarındaki varlığını güçlendirirken, uluslararası iş birlikleri ve ihracat potansiyelini artırmaya yönelik önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Fuar boyunca sergilenen ürünler, markanın inovasyon, sürdürülebilirlik ve yüksek teknoloji üretim vizyonunu uluslararası ziyaretçilere güçlü bir şekilde aktardı. NG Stone: Hijyen, Dayanıklılık ve Estetiği Birleştiren Yeni Nesil Yüzeyler Fuarda yoğun ilgi gören NG Stone koleksiyonu, mimari yüzeylerde bütünsel bir yaklaşım sunarak mutfak ve yaşam alanlarında yeni bir standart oluşturuyor. 160x320 cm ebatlarındaki büyük yüzeyleriyle dikkat çeken NG Stone, doğal taş, mermer ve modern beton efektli tasarım seçenekleriyle estetik ve fonksiyonelliği bir araya getiriyor. Türkiye’nin NSF International gıda temas sertifikasına sahip ilk porselen seramik markası olma özelliğini taşıyan NG Stone, doğrudan gıda ile temas eden yüzeylerde maksimum hijyen güvenliği sağlıyor. Yüksek çizilme ve leke direnciyle birlikte ani ısı değişimlerine karşı dayanıklılığı, ürünü hem konut hem de ticari projeler için güçlü bir çözüm haline getiriyor. NG Slim: Mimari Özgürlüğü Yeniden Tanımlayan 3 mm Teknoloji Fuarın inovasyon odaklı ürünleri arasında öne çıkan NG Slim, 3 mm ultra ince yapısı ile modern mimaride yeni bir dönemi temsil ediyor. Hafif yapısı sayesinde bina yükünü azaltan NG Slim; dış cephe kaplamalarından mobilya yüzeylerine, kapı ve bölme sistemlerinden özel tasarım uygulamalara kadar geniş kullanım alanı sunuyor. Yüksek UV dayanımı, düşük su emme oranı ve kimyasal direnci ile sürdürülebilir mimari projelerde güçlü bir çözüm olarak konumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Saint-Gobain Türkiye İSO 500 Listelerinde 4 Şirketiyle Yerini Aldı Haber

Saint-Gobain Türkiye İSO 500 Listelerinde 4 Şirketiyle Yerini Aldı

Fransa merkezli küresel yapı malzemeleri üreticisi Saint-Gobain Grubu, Türkiye’deki ortaklıkları arasında yer alan Dalsan ve İzocam ile birlikte bu yıl Saint-Gobain Weber’in de ISO 500 listesine girmesiyle, listede yer alan şirket sayısını üçe çıkardı. Öte yandan Saint-Gobain’in Türkiye’deki markalarından Chryso da İSO İkinci 500 listesine girmeyi başardı. Türkiye sanayisinin en prestijli araştırmalarından biri olan İstanbul Sanayi Odası’nın ISO 500 ve ISO İkinci 500 listelerinde dört markayla yer almak, Saint-Gobain’in Türkiye’ye duyduğu güvenin, yerel üretime yaptığı yatırımların ve sanayinin gelişimine sunduğu katkının somut bir yansıması oldu. Türkiye genelinde 22 üretim tesisi ve 2.200’ün üzerinde çalışanıyla faaliyet gösteren Saint-Gobain Türkiye, yapı sektörüne entegre çözümler sunuyor. Şirket, sürdürülebilir ve hafif yapı çözümleriyle hem yerel pazara hem de çevre ülkelere değer katmaya devam ediyor. Son beş yılda 230 milyon avronun üzerinde yatırım gerçekleştiren Saint-Gobain Türkiye, üretim kapasitesini artırırken üretim hatlarını modernize etti ve sürdürülebilir üretim teknolojilerine yönelik yatırımlarını güçlendirdi. Bu yatırımlar, enerji verimli ve düşük karbonlu yapı çözümlerinin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. Saint – Gobain, Türkiye yapı sektörüne değer katmaya devam ediyor Saint-Gobain Türkiye CEO’su Murat Savcı, elde edilen başarıyı şu sözlerle değerlendirdi: “ISO 500 listesinde İzocam, Dalsan ve Saint-Gobain Weber olarak üç şirketimizle yer almak, Saint-Gobain Türkiye’nin sanayi gücünü ve sürdürülebilir büyüme vizyonunu net biçimde ortaya koyuyor. Saint-Gobain Weber’in de listeye ilk girişi, İzocam ve Dalsan’ın güçlü performansları, bizim için yalnızca finansal bir başarı değil; aynı zamanda Türk yapı sektörüne kattığımız değerin somut bir göstergesidir. Bu başarı, çalışanlarımızın özverisi, müşterilerimizin güveni ve sürdürülebilir çözümler geliştirme kararlılığımız sayesinde mümkün oldu. Bunun yanı sıra Chryso’nun ISO İkinci 500 listesinde yer alması, Saint-Gobain’in Türkiye’de yarattığı değerin ve çeşitlendirilmiş potrföyünün gücünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Önümüzdeki dönemde de yatırımlarımızı artırarak hem Türkiye’de hem de bölgesel pazarlarda liderliğimizi pekiştirmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnşaat Sektörünün Gündeminde Yeşil Dönüşüm ve COP31 Var Haber

İnşaat Sektörünün Gündeminde Yeşil Dönüşüm ve COP31 Var

Türkiye ve dünyanın farklı bölgelerinden inşaat sektörünün temsilcilerini Ankara’da buluşturan İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026 ikinci gün programıyla devam ediyor. Kamu kurumlarından özel sektöre, yatırımcılardan teknoloji sağlayıcılarına, finans kuruluşlarından akademi dünyasına kadar geniş bir katılımcı profiline ev sahipliği yapan Zirve’de, sektörün geleceğine yön verecek başlıklar kapsamlı şekilde ele alınıyor. “Dirençli ve sürdürülebilir şehirler artık bir zorunluluk” Zirve’nin ikinci gününde katılımcılara hitap eden T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, Türkiye Müteahhitler Birliği’nin 1952 yılından bu yana ülkenin kalkınmasına önemli katkılar sunduğunu belirterek, Türk müteahhitlik sektörünün sahip olduğu bilgi birikimi ve tecrübenin uluslararası alanda önemli başarılara dönüştüğünü söyledi. Yeni dönemde şehirlerin yalnızca büyümesinin yeterli olmadığını ifade eden Suver, şehirlerin daha dirençli, daha güvenli ve daha sürdürülebilir hale getirilmesinin öncelikli hedef olması gerektiğini vurguladı. Deprem güvenliği ve yaşam kalitesini birlikte ele alan bütüncül yaklaşımın artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Suver, 6 Şubat depremlerinin bu gerçeği bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Dirençli şehirlerin ekonomik açıdan güçlü, sosyal açıdan kapsayıcı, çevresel açıdan sürdürülebilir ve afetlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini söyleyen Suver, yatırım kararlarının da giderek daha fazla sürdürülebilirlik kriterleri doğrultusunda şekillendiğini kaydetti. Yeşil dönüşümün yalnızca çevre politikalarının bir başlığı olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Suver, bunun kapsamlı bir ekonomik dönüşüm süreci olduğunu ifade etti. Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in bu açıdan kritik önem taşıdığını vurgulayan Suver, organizasyonu yalnızca bir iklim zirvesi değil, şehirlerin geleceğinin ve yeni finansman fırsatlarının konuşulacağı küresel bir buluşma olarak değerlendirdiklerini söyledi. “Ankara, sektörün geleceğinin şekillendiği bir platforma dönüştü” Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren ise ikinci gün açılışında yaptığı konuşmada, Zirve’nin sektörün karşı karşıya olduğu fırsatların değerlendirilmesi ve zorlukların aşılması açısından uluslararası iş birliğinin önemini ortaya koyduğunu söyledi. Başkent Ankara’nın yalnızca bir zirveye ev sahipliği yapmadığını belirten Eren, aynı zamanda fikirlerin, teknolojilerin ve ortaklıkların buluştuğu, inşaat sektörünün geleceğinin şekillendiği önemli bir platforma dönüştüğünü ifade etti. Eren ayrıca, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31), Türkiye açısından sürdürülebilir kalkınma ve yeşil dönüşüm alanlarında önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Enerji verimli binalar, düşük karbonlu yapı malzemeleri, döngüsel ekonomi uygulamaları ve iklim dirençli altyapıların, inşaat sektörünün önümüzdeki dönemdeki en önemli gündem maddeleri arasında yer alacağını vurgulayan Eren, bu yılki Zirve temasının da bu doğrultuda “İnşaat Teknolojileri ve Yenilikçi Yapı Malzemeleri” olarak belirlendiğini hatırlattı. Yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sektöre etkileri değerlendirildi Zirve kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda Emlak Konut Asansör Sistemleri Genel Müdürü Kurtuluş Erdem Bayraktar, yapıların inşa sürecinde teknolojik gelişmelerle birlikte binalardaki asansör sistemlerinin de giderek daha fazla önem kazandığını belirterek, burada fiyatın değil zamanında teslimin öne çıktığını vurguladı. Zirvede "İş Sağlığı Güvenliğinde Yapay Zeka Tabanlı Kontrol ve Dijitalleşme" başlıklı özel bir sunum gerçekleştiren ERN Holding İSG ve Çevre Müdürü Özlem Gözütok ise yapay zekânın iş süreçlerini sanal simülasyon eğitimleri, giyilebilir teknolojiler, ekipman ve makine güvenliği ile tahmine dayalı risk analizi olmak üzere dört temel eksende dönüştürdüğünü ifade etti. Şehirleşmenin geleceği masaya yatırıldı “Şehirleşmenin Geleceği: Sürdürülebilir, Dirençli ve Akıllı Kentler” başlıklı panelin moderatörlüğünü ise Doğuş İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Erdem Tavas yaptı. Panelde GYODER Başkanı Neşecan Çekici, Zaha Hadid Architects Grup Lideri Takehiko Iseki, Connected Places Catapult İnşaat ve Altyapı Birimi Başkanı Gavin Summerson ve Polat Gayrimenkul İcra Kurulu Üyesi Kaan Yücel ve Bilgili Holding Yönetim Kurulu Üyesi Levent Abay konuşmacı olarak yer aldı. Panelde konuşmacılar, şehirleşmenin yalnızca yapı üretmekten ibaret olmadığına dikkat çekerek, geleceğin şehirlerinde çevresel entegrasyonun ve insan odaklı yaklaşımın belirleyici olacağını vurguladı. Dirençli şehirlerin yalnızca afetler karşısında ayakta kalan değil, kriz anlarında da işleyişini sürdürebilen kentler olması gerektiği ifade edildi. Oturumda ayrıca sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel boyutuyla değil, kültürel hafızanın, tarihî değerlerin ve yaşanmışlıkların gelecek nesillere aktarılması perspektifiyle ele alınması gerektiği görüşü öne çıktı. Finansman mekanizmaları, kamusal politikalar ile performans ve şeffaflık kriterlerinin de şehirlerin geleceğini şekillendiren temel unsurlar arasında yer aldığı değerlendirildi. İki gün boyunca paneller, özel oturumlar, sergi alanları ve ikili iş görüşmelerine ev sahipliği yapan İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’da, inşaat sektörünün geleceğine ilişkin kritik başlıklar değerlendirilmeye devam ediyor. Kamu, özel sektör, finans ve teknoloji dünyasından temsilcileri bir araya getiren Zirve, sektörün dönüşümüne yön verecek fikirlerin ve iş birliği fırsatlarının paylaşılmasına olanak sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

THBB'nin "Üçüz Dönüşüm" Modeli Sektöre Yön Verecek Haber

THBB'nin "Üçüz Dönüşüm" Modeli Sektöre Yön Verecek

Türkiye Hazır Beton Birliğinin (THBB) 39. Olağan Genel Kurul Toplantısı 18 Nisan 2026 tarihinde THBB'nin İstanbul Kavacık'taki merkez binasında yapıldı. Genel Kurulda konuşan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, "Birliğimiz, kurulduğu günden bu yana, hazır beton sektörünün lideri, kalitenin temsilcisi ve bilimsel gelişmelerin öncüsü olmuştur. Üyelik kriterlerimizle, kaliteyi zorunluluk hâline getiren; teknolojiyi ve bilimi sektörün temeline yerleştiren güçlü bir yapıyız." dedi. İnşaat sektörü ekonominin lokomotifi olmayı sürdürüyor Konuşmasında ekonomik gelişmeleri değerlendiren THBB Başkanı Yavuz Işık, "İçinden geçtiğimiz dönem, ekonomik göstergelerin yanı sıra jeopolitik gelişmelerle de şekillenen son derece kritik bir süreçtir. 2025 yılında Türkiye ekonomisi sıkı para politikasının etkisiyle %3,6 büyürken inşaat sektörü %10,8 büyüme kaydederek ekonominin lokomotifi olmayı sürdürmüştür." diye konuştu. 2018–2022 dönemindeki durgunluğun ardından sektörün güçlü bir toparlanma sergilediğini belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, bu performansta deprem sonrası yeniden inşa faaliyetleri, kamu yatırımları ve özel sektör projelerinin etkili olduğunu söyledi. İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerini paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, "2025 yılında konut satışları %14'ün üzerinde artmış, ilk el konut satışları 540 bin adedi aşarak son 7 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Özellikle yılın son ayında görülen güçlü artış, ertelenmiş talebin devreye girdiğini göstermektedir ancak ipotekli satış oranlarının hâlâ sınırlı seviyelerde kalması, finansman koşullarının talep üzerindeki belirleyici rolünü sürdürdüğünü ortaya koymaktadır." dedi. Faiz oranları ve krediye ulaşımdaki zorlukların "erişilebilirlik" sorununu gündemde tuttuğunu belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, yüksek faiz ve peşinat yükünün talebi daha çok üst-orta gelir grupları ve kurumsal yatırımcılar tarafına yönlendirdiğini vurguladı. 2026 yılına ilişkin beklentileri de paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, inşaat sektörünün büyümesini sürdüreceğini ancak daha dengeli bir görünüm sergileyeceğini söyledi. Deprem bölgesindeki inşa faaliyetleri ve kamu projeleri sayesinde sektörün güçlü performansını koruyacağını belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, konut satışlarının ise kredi faizlerine bağlı olarak şekilleneceğini ifade etti. Bu çerçevede 2026 yılının büyümenin devam ettiği ancak kârlılık, maliyet yönetimi ve finansmana erişimin kritik olduğu bir dönem olacağını kaydetti. Türkiye hazır beton üretiminde Avrupa lideri Türkiye Hazır Beton Birliği ve çalışmaları hakkında bilgiler veren THBB Başkanı Yavuz Işık, her yıl Hazır Beton Sektör Raporu hazırladıklarını ifade ederek, "Sektörümüz 293 milyar Türk lirası cirosu, 50 bini aşan istihdam hacmi ve yıllık 140 milyon metreküplük üretimiyle inşaat sektörüne ve buna bağlı olarak ülke ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır. Bu büyüklük yalnızca üretim hacmini değil; istihdam, lojistik, ekipman, agrega, çimento, kimyasal katkı ve hizmet ekosistemiyle birlikte çok geniş bir katma değer alanını temsil etmektedir. Türkiye'nin Avrupa'da hazır beton üretiminde lider konumda olması da bu başarının en somut göstergelerinden biridir." diye konuştu. Sektörde dönüşüm ihtiyacı daha görünür hâle geldi Sektörde dönüşüm ihtiyacına da dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, "Sektörümüzün geleceği daha fazla üretmekte değil, daha akıllı üretmekte yatmaktadır. Daha verimli, izlenebilir, düşük karbonlu ve dayanıklı bir üretim anlayışı artık bir tercih olmaktan çıkarak bir zorunluluk hâline gelmiştir. Bu noktada yeşil dönüşüm kritik bir başlık olarak öne çıkmaktadır. Düşük karbonlu üretim sadece teknik bir detay değil, rekabetin belirleyici unsurlarından biri olmuştur. Avrupa Yeşil Mutabakatı, sınırda karbon düzenlemeleri ve emisyon ticaret sistemi gibi uygulamalar, sektörümüzün bu dönüşüme hızla adapte olmasını gerektirmektedir." dedi. THBB'nin "Üçüz Dönüşüm" modeli sektöre yön verecek Bu kapsamda hayata geçirdikleri "Üçüz Dönüşüm" modelinin; yeşil, dijital ve insani dönüşümü kapsayan bütüncül bir yaklaşım sunduğunu belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, "Dijital tarafta; GPS ve nesnelerin internet tabanlı sistemlerle filo yönetimi, yapay zekâ destekli rota optimizasyonu ve veri temelli performans yönetimi gibi uygulamalar devreye alınmaktadır. Yeşil dönüşüm tarafında ise; düşük karbonlu beton üretimi, geri kazanılmış malzeme kullanımı, su verimliliği ve elektrikli araç dönüşümü gibi alanlarda somut adımlar atılmaktadır. İnsani dönüşüm boyutunda ise eğitim, yetkinlik gelişimi ve iş güvenliği kültürü ön plana çıkmaktadır. Bu üç alanın birlikte ele alınması, sektörümüzün sürdürülebilir bir şekilde büyümesi açısından kritik öneme sahiptir." şeklinde konuştu. THBB'nin kalite ve belgelendirme hizmetlerine değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, "Kuruluşunun 30. yılını kutladığımız, Birliğimizin örnek denetim kuruluşu olan KGS, beton ve bileşenlerine yönelik yurt içi ve yurt dışında denetimlerini sürdürmektedir. KGS tarafından 2025 yılında 560 sistem denetimi ve 1.371 ürün denetimi yapılmıştır." dedi. Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz THBB'nin sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarını paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, "Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz. Üyesi ve Bölgesel Sistem Operatörü olduğumuz İsviçre merkezli Beton Sürdürülebilirlik Konseyi CSC ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ülkemizde 2025 yılı sonu itibarıyla 9 çimento üretim tesisi, 13 beton üretim tesisi ve 5 agrega üretim tesisi olmak üzere toplam 27 tesis CSC belgeli olarak faaliyet göstermektedir." diye konuştu. Beton ve bileşenleri ile ilgili bütün deneyleri yaptıkları ve kalibrasyon hizmeti verdikleri THBB Yapı Malzemeleri Laboratuvarının genişleyen kapasitesiyle birlikte ülkemizdeki ve yurt dışındaki önemli projelere hizmet verdiğine dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, "2025 yılında Laboratuvarımızda 6.806 beton basınç dayanımı testi, 1.088 numune için fiziksel, mekanik ve kimyasal testler ve 6.812 adet kalibrasyon hizmeti gerçekleştirilmiştir." şeklinde konuştu. Birliğin eğitim çalışmalarıyla ilgili bilgiler veren THBB Başkanı Yavuz Işık, "1994 yılından bu yana pompa ve transmikser operatörleri, santral operatörleri ve laboratuvar teknisyenleri Birliğimizin sertifikalı eğitimlerinden geçmektedir. Bugüne kadar yaklaşık 20 bin kişiye eğitim verilmiştir. Ekonomik ve Güvenli Sürüş Eğitimlerimiz ile hazır beton tesislerinin kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlamaya devam ediyoruz. Bugüne kadar 304 tesiste 6.000 kişiye ekonomik ve güvenli sürüş eğitimi verdik." dedi. Mesleki yeterlilik belgelendirme faaliyetlerinin sürdüğünü belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, "THBB Mesleki Yeterlilik ve Belgelendirme Merkezi (THBB MYM) olarak, 2025 yılında toplam 56 kişiyi Beton Santral Operatörü, 77 kişiyi Beton Pompa Operatörü, 70 kişiyi ise Transmikser Operatörü alanında belgelendirdik." diye konuştu. BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile başarılarımızı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz Sektörel organizasyonlara da değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, "2025 yılında gerçekleştirdiğimiz BETON Fuarı ve Zirvesi, bu anlamda son derece başarılı bir buluşma olmuştur. 100'ün üzerinde firmayı, 15 bini aşkın ziyaretçiyi ve 71 ülkeden sektör temsilcisini bir araya getiren bu organizasyon, sektörümüzün gücünü ve potansiyelini bir kez daha ortaya koymuştur. Şimdiden çalışmalarına başladığımız BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile bu başarıyı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Sektörümüzün artan ilgisi ve yoğun talep üzerine fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi'nin daha büyük salonlarına taşıyoruz. Daha geniş katılım, daha güçlü içerik ve daha yüksek etkileşimle sektörümüzü geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz." dedi. Daha güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü oluşturmak için çalışıyoruz Konuşmasının sonunda THBB'nin kuruluşundan bu yana temel hedefinin güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir yapılaşma olduğunu vurgulayan THBB Başkanı Yavuz Işık, "Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 1988 yılından bu yana tek bir hedef doğrultusunda çalışıyoruz: Daha güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü oluşturmak. Bugün geldiğimiz noktada, sektörümüz büyüyen bir sektör olmanın ötesinde dönüşen, gelişen ve geleceğe yön veren bir konuma gelmiştir. Önümüzdeki dönemde de veri temelli yaklaşımlarımızla, kalite odaklı anlayışımızla ve sürdürülebilirlik vizyonumuzla çalışmaya devam edeceğiz." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.