Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yaratıcılık

Kapsül Haber Ajansı - Yaratıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaratıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TECNO ve Arm Güçlerini Birleştirdi Haber

TECNO ve Arm Güçlerini Birleştirdi

Akıllı telefon dünyasında yapay zeka artık sadece bir "özellik" olmaktan çıkıp, anlık bir deneyime dönüşüyor. Dünyanın önde gelen teknoloji markalarından TECNO, MWC 2026’da işlemci devi Arm ile yaptığı stratejik iş birliğini duyurarak, mobil yaratıcılıkta yeni bir sayfa açtı. Yeni nesil "Cihaz Üstü Üretken Yapay Zeka" teknolojisi, kullanıcıların internete ihtiyaç duymadan, saniyeler içinde görsel içerik üretmesine olanak tanıyor. Fotoğraf Çekerken "Gecikme" Tarih Oluyor Bugüne kadar yapay zeka ile fotoğraf düzenlemek ya da bir görsel oluşturmak için verilerin buluta gönderilmesi ve geri gelmesi bekleniyordu. TECNO ve Arm’ın geliştirdiği yeni sistem, tüm bu karmaşık işlemleri doğrudan telefonun içinde çözüyor. Bu sayede kullanıcılar, kamera vizörünü hareket ettirdikleri anda yapay zeka efektlerini saniyede 30 kare hızında, yani tamamen akıcı ve gerçek zamanlı olarak görebiliyor. İnternetsiz ve Kesintisiz Yaratıcılık TECNO’nun Edge AI stratejisinin bir parçası olan bu teknoloji, özellikle içerik üreticileri için büyük kolaylık sağlıyor. İnternet bağlantısının zayıf olduğu yerlerde bile çekim kalitesini anında iyileştiren, görüntü restorasyonu yapan ve sanatsal dokunuşlar ekleyen sistem, yüzde yüz cihaz üzerinde çalışarak tam gizlilik ve hız sunuyor. "İş İstasyonu Gücü Cebinize Giriyor" TECNO Görüntüleme Algoritmaları Başkanı Dr. Minjie Chen, bu yeniliğin temel amacını şu sözlerle özetliyor: "Yaratıcılık beklemez. Biz, kullanıcıların beklemeden üretmesini, denemesini ve hemen sonuç almasını istiyoruz." Arm Akıllı Telefon Segmenti Kıdemli Direktörü Steve Raphael ise akıllı telefonların artık hayatımızdaki en önemli yapay zeka cihazı haline geldiğini belirterek; bu iş birliğiyle profesyonel iş istasyonlarında yapılan işlemlerin artık her segmentteki akıllı telefonda mümkün olacağını vurguladı. Barcelona’da sergilenen bu teknoloji, mobil dünyanın "bulut odaklı" yapay zekadan, "cihaz odaklı" anlık yaratıcılığa geçtiğinin en somut kanıtı olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Her 3 Girişimciden En Az 1'i Disleksik Düşünce Yapısına Sahip Haber

Her 3 Girişimciden En Az 1'i Disleksik Düşünce Yapısına Sahip

Bu durumu yaşayan birçok kişi, doğru destekle yüksek yaratıcılık ve problem çözme becerileri sayesinde girişimcilik potansiyeli taşıyor. Öyle ki Richard Branson tarafından desteklenen Made By Dyslexia'nın küresel verileri her 3 girişimciden en az 1'inin disleksik düşünce yapısına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Derslerde zorlanan, odaklanmakta güçlük çeken ya da öğrenme süreci yaşıtlarından farklı ilerleyen çocuklar, çoğu zaman "çalışmıyor", "istemiyor" ya da "dikkatini vermiyor" gibi yorumlarla karşılaşabiliyor. Oysa bu durum çoğu zaman isteksizlikten değil, beynin bilgiyi işleme biçimindeki farklılıklardan kaynaklanıyor. Özgül öğrenme güçlüğü olarak tanımlanan bu durum okuma, yazma, dikkat ve bilgi işleme süreçlerinde farklılıklarla ortaya çıkabiliyor. Ancak bu farklılıklar aynı zamanda bireylerin yaratıcılık, görsel düşünme ve problem çözme becerilerinde güçlü yönler geliştirmesine de zemin hazırlayabiliyor. Bu kişiler, farklı bir potansiyele sahip bireyler olarak değerlendiriliyor. Nitekim yapılan araştırmalar da bu durumu destekliyor. Londra'daki Cass Business School'da gerçekleştirilen bir çalışma, ABD'de girişimcilerin yaklaşık yüzde 35'inin disleksi gibi öğrenme farklılıklarına sahip olduğunu ortaya koyuyor.Richard Branson tarafından desteklenen Made By Dyslexia'nın küresel verileri ise her 3 girişimciden en az 1'inin disleksik düşünce yapısına sahip olduğu söylüyor. Tembel' Denilen Çocuklar Geleceğin Girişimcileri Olabilir Bu kişileri etiketlemek yerine onların nasıl öğrendiğini anlamamız gerektiğini belirten Auto Train Brain CEO'su Günet Eroğlu, "Bu çocukların zekâlarıyla ilgili bir problem yok. Öncelikle bu konuda bilinçlenmemiz gerekiyor. Yalnızca beynin bilgiyi işleme biçimi farklı çalışıyor. Bu nedenle onların güçlü yönlerini destekleyen, kişiye özel eğitim programlarıyla ilerlemek büyük önem taşıyor. Nörogeribildirim temelli çalışmalar da bu noktada önemli bir destek sunabiliyor. Beyin dalgalarının analiz edilmesi ve buna uygun beyin egzersizlerle dikkat, odaklanma ve öğrenme süreçlerini geliştirmek mümkün olabiliyor. Özellikle Girişimcilik Haftası'nda olduğumuz bu günlerde, farklı düşünme becerilerimizin çok önemli bir avantaj olduğunu hatırlamak gerekiyor. Çünkü birçok girişimci de kalıpların dışında düşünebilme, problem çözme ve yeni fikirler geliştirme becerileriyle öne çıkıyor. Doğru yöntemler ve erken destekle bu çocukları potansiyelini ortaya çıkarmak ve onları üretken bireyler olarak topluma kazandırabiliriz" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Londra Moda Haftası’nın Ana Partneri OMODA 7 Haber

Londra Moda Haftası’nın Ana Partneri OMODA 7

Otomotiv sektörünün yenilikçi markası OMODA & JAECOO, bir yandan üst düzey otomobilleriyle kullanıcılarının hayatını kolaylaştırırken diğer taraftan da dünyanın önde gelen organizasyonlarına güçlü desteğini sürdürüyor. Bu kapsamda markanın yeni yıldız modeli OMODA 7, Londra Moda Haftası 2026- LFW kapsamında ana partner olarak yüksek profilli bir lansmanla Birleşik Krallık’taki ilk büyük kültürel hamlesine imza attı. Art in Motion şehir kültürüyle buluştu! Markanın yeni orta sınıf SUV’u, OMODA’nın Birleşik Krallık’taki artan kültürel varlığını yansıtan çağdaş bir moda ve yaşam tarzı bağlamında tanıtıldı. OMODA 7’nin etkinlikteki görünümü, OMODA UK’nin British Fashion Council ile kurduğu daha geniş kapsamlı iş birliğinin bir parçası olarak, etkinlik süresince VIP ulaşım ve OMODA Lounge’daki marka aktivasyonlarını kapsıyor. Bu iş birliği, OMODA’nın “Art in Motion” tasarım felsefesini ve yaratıcılık, kendini ifade etme ve modern şehir kültürüyle olan uyumunu vurguluyor. Marka, OMODA 7’nin Birleşik Krallık lansmanını Londra Moda Haftası kapsamında gerçekleştirerek, markanın en yeni orta sınıf SUV modelini başkentin en etkili kültürel etkinliklerinden birinin merkezine konumlandırıyor. Etkinliğin ana partneri olarak yer alan OMODA 7, mart ayında Birleşik Krallık’taki showroomlara giriş yapmadan hemen önce sahneye çıkmış oldu. Bu dinamik lansman, OMODA’nın Londra Moda Haftası’ndaki varlığı aracılığıyla markayı yaratıcılık, inovasyon ve çağdaş kültürle buluşturarak Birleşik Krallık pazarında kendinden emin bir adım attığını gösteriyor. Bu bağlamda OMODA 7, markanın “Art in Motion” felsefesini ve moda odaklı yaklaşımını pekiştirerek, tasarım merkezli anlayışını günlük Britanya sürüş deneyimine doğal bir şekilde taşıyor. Etkinliğin resmi VIP ulaşım aracı OMODA 7 oldu! Kompakt OMODA 5 ile amiral gemisi OMODA 9 arasında konumlanan OMODA 7, markanın Birleşik Krallık’taki yeni ve iddialı dönemini simgeliyor. Model, OMODA’nın ana partnerliği kapsamında Londra Moda Haftası boyunca British Fashion Council’in resmi VIP ulaşım aracı olarak görev yaparken, 180 Strand’deki OMODA Lounge önünde gerçekleştirilen statik sergilemeler ve ROKSANDA iş birliğiyle düzenlenen özel akşam yemeği gibi etkinliklerde de desteklendi. Bu özel etkinliğe, OMODA & JAECOO Türkiye'nin özel davetlisi olan oyuncu Gülsim Ali'nin yanı sıra, Avustralya, İspanya gibi ülkelerden ünlü isimler ve influencerlar katılım gösterdi. Konu hakkında açıklama yapan OMODA UK Ülke Direktörü Victor Zhang, “OMODA için British Fashion Council ile Londra Moda Haftası kapsamında iş birliği yapmak; tasarım, yaratıcılık ve teknolojinin kesişim noktasını temsil ediyor. Bu değerler, modern mobilite ve daha sürdürülebilir bir yaşam anlayışına yaklaşımımızın merkezinde yer alıyor. OMODA 7 de aynı ilkeler etrafında geliştirildi ve buradaki dinamik lansmanı, modelin çağdaş Britanya yaşamı için ne kadar ilgili ve moda öncüsü bir konumda olduğuna dair güvenimizi yansıtıyor” dedi. OMODA’nın tasarım ve inovasyona olan bağlılığının, markayı LFW için güçlü bir iş ortağı haline getirdiğini söyleyen British Fashion Council CEO’su Laura Weir ise, “Birlikte bireyselliği ve yaratıcılığı desteklerken, Londra modasının enerjisini, çeşitliliğini ve iddiasını yansıtan bir şubat takvimini şekillendiriyor ve destekliyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank 44. Günümüz Sanatçıları Ödülü Yarışması için Başvurular Sürüyor Haber

Akbank 44. Günümüz Sanatçıları Ödülü Yarışması için Başvurular Sürüyor

Akbank Sanat ile Resim ve Heykel Müzeleri Derneği iş birliğiyle düzenlenen yarışma, genç sanatçıları; hızla dönüşen bilgi, teknoloji ve üretim biçimleri karşısında anlamın nasıl kurulduğunu, nasıl dönüştüğünü ve hangi yeni zeminlerde yeniden ortaya çıktığını sorgulamaya davet ediyor. Akbank Sanat ve Resim Heykel Müzeleri Derneği iş birliğiyle düzenlenen Akbank Günümüz Sanatçıları Ödülü Yarışması’nın 44. Edisyonu için başvurular devam ediyor. Türkiye’nin genç sanatçılarını desteklemeyi ve sanat dünyasına yeni bakış açıları kazandırmayı amaçlayan yarışma, bu yıl “EŞİK Sanatsal Üretimde Anlamın Yeniden Kurulması” temasıyla çağdaş sanatın güncel tartışma alanlarını odağına alıyor. Büyük dil modelleri, yapay zekâ ve kolektif bilgi ağlarının belirlediği yeni çağda; bilinç, yaratıcılık ve insan deneyimi kavramları yeniden tanımlanırken, Akbank 44. Günümüz Sanatçıları Ödülü Yarışması da sanatçıları henüz oluşum hâlindeki bu yeni bağlamları kendi üretim pratikleri üzerinden değerlendirmeye ve anlamın bugünkü dolaşım biçimlerini birlikte araştırmaya çağırıyor. 19 Ocak- 24 Mart 2026 tarihleri arasında başvuruya açık olacak yarışmanın seçici kurulunda Mimar- Sergi tasarımcıcı Zeynep Burçoğlu, Elgiz Müzesi Kurucusu Can Elgiz, Bağımsız Küratör T. Melih Görgün, Bağımsız Küratör Billur Tansel, Sanatçı Koray Tokdemir, Elgiz Müzesi Kurucu Aile Üyesi Ayda Elgiz Güreli, Resim ve Heykel Müzeleri Derneği Başkanı Gönül Nuhoğlu ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı yer alıyor. Serginin küratörlüğünü ise Zeynep Burçoğlu ve Koray Tokdemir üstleniyor. Alanında uzman bu isimler, genç sanatçıların özgün bakış açılarını değerlendirerek, sanat dünyasına yenilikçi projeler kazandırmalarına rehberlik edecek. Yarışma tüm öğrencilerin ve genç sanatçıların katılımına açık. Sergilenmek üzere seçilen eserler, 14 Mayıs – 31 Temmuz 2026 tarihleri arasında Elgiz Müzesi’nde düzenlenecek sergi kapsamında sanatseverlerle buluşacak. Akbank Sanat, genç sanatçıları bu özel yarışmaya katılmaya ve sanat dünyasında seslerini duyurmaya davet ediyor. Yarışma ve sergiyle ilgili detaylı bilgiye Akbank Sanat’ın resmî web sitesi ve sosyal medya hesaplarından ulaşılabilir.

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek Haber

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek

Araştırma, yapay zeka çağında geleceğin liderlerini ayıracak en kritik unsurun insan muhakemesi, eleştirel düşünme ve etik karar alma becerileri olduğunu ortaya koyuyor. Yapay zekanın iş dünyasında hızla yaygınlaştığı bir dönemde yayımlanan “Artırılmış Liderlik: Yeni Nesil Zeka Çağında Liderlik” başlıklı rapor, üretken yapay zeka araçlarının verimlilik ve yaratıcılığı artırma potansiyeline sahip olduğunu kabul ederken, bu araçlara aşırı bağımlılığın işverenlerin en çok değer verdiği yetkinlikleri zayıflatabileceğine dikkat çekiyor. Rapora göre yapay zeka, bir “otopilot” değil; teknolojinin insan içgörüsünü güçlendiren bir “yardımcı pilot” olarak konumlandırılması gerektiği aktarılıyor. Rapor, Uluslararası İşletme Okulları Birliği CEMS’in kurumsal ve akademik partnerleri konumundaki çok uluslu şirketler ile önde gelen uluslararası üniversitelerin üst düzey temsilcilerinin katkılarıyla hazırlandı. Çalışma, yapay zekanın hakim olduğu bir dünyada liderlik anlayışının nasıl dönüşmesi gerektiğine ışık tutuyor. Uzmanlar, artık “Yapay zeka işimi elimden alacak mı?” sorusu yerine, “Yapay zeka işimi daha iyi yapmama nasıl katkı sağlar?” sorusunun sorulması gerektiğini vurguluyor. Geleceğin liderleri için en büyük risk: Aşırı bağımlılık uyarısı Raporda, yapay zekanın bir ekip arkadaşı ya da meslektaş olmadığı ve insan muhakemesinin yerini alamayacağı vurgulanıyor. Geleceğin liderleri için asıl riskin, teknolojik rehavet ve yapay zekaya aşırı bağımlılık olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre, düşünme ve karar alma süreçlerini tamamen yapay zekaya devretmek, uzun vadede bireysel yetkinliklerin aşınmasına yol açabilir. Liderler, eğitimciler ve genç profesyoneller için yol haritası: “Önce düşün, sonra prompt ( yönerge) yaz” CEMS raporu, iş dünyası ve eğitim ekosistemi için net bir yol haritası sunuyor. Buna göre liderlerin, yapay zeka araçlarını yalnızca kullanmakla kalmayıp bu teknolojilerin nasıl çalıştığını ve hangi sınırlara sahip olduğunu da anlaması gerekiyor. Karar alma süreçlerinde insan muhakemesini merkeze almak, yapay zekadan alınan çıktıları eleştirel bir süzgeçten geçirmek ve düşünceyi önce yapılandırmak, etkili liderliğin temel unsurları arasında yer alıyor. Eğitimciler açısından rapor, öğrencilerin önce kendi fikirlerini geliştirmelerini; üretken yapay zekayı ise bu fikirleri sorgulamak ve derinleştirmek için kullanmalarını öneriyor. Kariyerinin başındaki profesyoneller için ise yapay zekanın sunduğu yanıtları sorgulamak, farklı bakış açılarını karşılaştırmak ve soruları yeniden çerçevelemek önem taşıyor. CEMS’in bu çerçevede öne çıkardığı yaklaşım net: Yapay zeka çağında fark yaratmanın anahtarı, önce düşünmek, sonra prompt yazmak. “İşletme eğitimiyle yapay zeka ve teknoloji bilincini şekillendiriyoruz” Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü CEMS MIM Akademik Direktörü Dr. Öğretim Üyesi Eda Aksoy araştırmanın bulgularını yorumladı: “Bu rapor, yapay zekanın iş dünyasındaki yansımalarını rakamlarla ortaya koyarken, bazı temel soruların bugün her zamankinden daha önemli olduğunu hatırlatıyor: Bu dönüşümde insanı nereye koyuyoruz? Sanayi devriminden başlayarak her teknolojik kırılma üretimi dönüştürdü; ancak aynı zamanda ‘anlamlı iş’ sunabilme ve ‘insan onuru’nu koruma hedeflerinden uzaklaşıldığında, insan gücünün araçsallaşması ve işin insansızlaşması risklerinin ne kadar büyük sorunlara yol açabileceğini de gösterdi. Yapay zekayı ne kendiliğinden tüm sorunları çözecek sihirli bir değnek, ne de başlı başına bir tehdit olarak görmeliyiz. Eğer yapay zekayı rutin işleri devralan, insanların ise yaratıcılık, iş birliği, empati ve stratejik düşünmeye daha çok zaman ayırabildiği bir düzeni kurmak için kullanırsak, işin insani tarafını da güçlendiren stratejik bir kaldıraç haline getirebiliriz. Bunu başarabilmek için gerekli kurumsal değerleri, vizyonu ve kararlılığı ortaya koyarak bu dönüşümü yönetmek ise iş dünyasının liderlerine düşüyor. Koç Üniversitesi olarak öğrencilerimizi, yapay zekayı yalnızca kullanan değil, tarihsel, örgütsel ve etik boyutlarını sorgulayarak sorumlu biçimde yöneten genç liderler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu yaklaşımı, CEMS ağındaki Akdeniz okullarını dönüşümlü olarak buluşturan ve İstanbul’da ev sahipliğini yaptığımız Marenostrum 2025’te hayata geçirdik. Öğrencilerimiz Beko, Henkel ve Kearney gibi kurumsal ortaklarımızla gerçek iş vakaları üzerinde çalışarak hem yapay zeka becerilerini geliştirdiler hem de bu teknolojiyi ekip çalışması, liderlik ve karar alma süreçlerine nasıl sorumlu ve insan odaklı biçimde entegre edebileceklerini deneyimleme fırsatı buldular.” CEMS İcra Direktörü Nicole de Fontaines, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: Yapay zeka sorumlu biçimde kullanıldığında insan potansiyelini ve yaratıcılığı güçlendirebilir. Ancak aşırı bağımlılık, kopukluk ve amaç duygusunun zayıflaması gibi riskler barındırıyor. Bu nedenle CEMS olarak mezun profilimizi, dijital yetkinliğin yanı sıra etik muhakeme ve öz liderliği merkeze alacak şekilde yeniden tanımladık. Amacımız, mezunlarımızın teknolojiyi eleştirel bir bakışla kullanarak insan odaklı ve sorumlu liderler olarak öne çıkmasını sağlamak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyanın En Büyük Halı Fuarı ICFE 2026 Ziyaretçileriyle Buluştu Haber

Dünyanın En Büyük Halı Fuarı ICFE 2026 Ziyaretçileriyle Buluştu

Tüyap Fuarcılık Grubu, Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği (GAHİB) ve İstanbul Halı İhracatçıları Birliği (İHİB) işbirliğiyle düzenlenen fuar, rekor büyüme hedefleriyle sektöre yön veriyor. Dünyanın halı sektöründeki en önemli platformu olarak kabul edilen ICFE, 6–9 Ocak 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek organizasyonuyla kapılarını açtı. Bu yıl hedeflerini büyüterek 11 salonda gerçekleştirilen fuar, artan yabancı katılımcı talebi ve genişleyen pazar potansiyeliyle dikkat çekiyor. Yerli ve uluslararası sektör temsilcilerinin yoğun ilgisiyle güçlü bir katılımcı profili sunan organizasyon, sektördeki merkezi konumunu ve küresel ölçekteki prestijini pekiştiriyor. Fuar süresince hem ticari bağlantıların kurulması hem de tasarım odaklı etkinliklerle sektörün vizyonunun genişletilmesi hedefleniyor. Fuar Sektörün Türkiye’deki Ticaret Hacmini Arttıracak! Bakan Bolat: “Türkiye halı sektöründe dünya liginin zirvesinde” Fuarın açılış töreninde konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye’nin halı sektöründeki küresel gücüne, bakanlık desteklerine ve Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorlarına dikkat çekerek şunları söyledi: “Ticaret Bakanlığı olarak bu fuarı prestijli fuar statüsüne alarak katılımcıları güçlü oranlarda desteklemeye devam ediyoruz. Türkiye bugün halı üretim ve ihracatında dünya liginde ikinci sırada yer alıyor. Isparta, Hereke, Bünyan gibi köklü merkezlerimizin yanı sıra Gaziantep, oluşturduğu kümelenme modeliyle adeta bir yıldız şehir konumunda ve tüm dünyada bilinen bir marka haline geldi. Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorunu kırdığımız bir yılı geride bıraktık. 2025 yılını 273,4 milyar dolarlık mal ihracatı ile kapattık; halı sektörümüz ise bu başarıya yaklaşık 2,9 milyar dolarlık ihracatla katkı sağladı. Hizmet ihracatımızla birlikte toplamda 400 milyar dolarlık bir dış ticaret hacmine ulaştık. Sanayimizin gözbebeği olan tekstil ve halı sektörünü, gerek fuar katılımlarında gerekse istihdam ve ihracat teşviklerimizle desteklemeye devam edeceğiz.” “Dünya halı ticaretinin kalbi İstanbul’da atıyor” Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü, fuarın henüz üçüncü yılında ulaştığı büyüklüğe ve küresel başarısına dikkat çekerek şunları kaydetti: “Sektörümüzün kıymetli temsilcileri GAHİB ve İHİB ile güç birliği yaparak hayata geçirdiğimiz ICFE, kısa sürede dünyanın en önemli sektörel buluşmalarından biri haline geldi. Bu yıl hedeflerimizi daha da büyüterek, 11 salonda ve rekor bir katılımcı ilgisiyle kapılarımızı açmanın gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin üretim ve tasarım gücünü, İstanbul gibi stratejik bir ticaret merkezinde dünya ile buluşturuyoruz. Özellikle yabancı katılımcı talebindeki artış ve genişleyen pazar çeşitliliğimiz, fuarın uluslararası arenadaki prestijini kanıtlar nitelikte. ICFE ile sadece ticari bağlantılara ev sahipliği yapmakla kalmıyor, aynı zamanda tasarım ve inovasyon odaklı etkinliklerimizle dünya halı modasına yön veren bir platform sunuyoruz. Tüm katılımcılarımıza ve ziyaretçilerimize verimli bir fuar diliyorum.” Yaratıcılık ve ilham veren etkinlikler Fuar kapsamında sektörün yaratıcı gücünü ortaya koyacak çeşitli sergiler ziyaretçilerle buluşuyor. Organizasyon dahilinde düzenlenen tasarım yarışmasında firmalar en yeni koleksiyonlarıyla yer alırken, finale kalan tasarımlar fuar alanında özel olarak sergileniyor. Geleneksel motiflerin modern yorumlarını sunan sergiler ve sektör profesyonellerini bir araya getiren etkinlikler fuara değer katıyor. Ayrıca “Carpet Talks” programı, halı tasarımının geleceğine yön veren dört ana tema etrafında şekilleniyor. Bu oturumlarda tasarım metodolojileri, el işi mirasının çağdaş tasarımla bağı, markalaşma süreçlerinde tasarımın rolü ve ipek Hereke halılarının tarihsel birikimi ele alınarak sektöre bütüncül bir perspektif sunuluyor. Dünyanın en farklı halısı projesi Geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören “Benim Eserim” temalı atölye çalışması, bu yıl da Carpet Workshop kapsamında yeniden hayata geçiriliyor. Türkiye’den ve dünyanın birçok ülkesinden 400 tasarımcının katılımıyla gerçekleşen bu projede, tasarımcılar kişisel yorumlarını özgün çalışmalarla ortaya koyuyor. Her biri sanat eseri niteliğindeki bu parçalar, fuar süresince birleştirilerek “Dünyanın En Çok Tasarımcısı Tarafından Tasarlanan Halı” unvanlı eseri oluşturacak. 400 farklı hikayeyi ve vizyonu bir araya getiren bu çalışma, fuarı sadece bir ticaret platformu olmaktan çıkarıp yaşayan bir tasarım atölyesine dönüştürüyor. Küresel katılım ve ziyaretçi hedefleri ICFE, başarısını 6 kıtada ve 80'den fazla ülkede yürüttüğü kapsamlı pazarlama faaliyetleriyle küresel bir boyuta taşıyor. Fuarın bu yılki hedefleri arasında, başta Çin, İran, Pakistan, Hindistan, ABD, Belçika ve Fransa olmak üzere 25 ülkeden 500’e yakın katılımcı firmanın ve 105 ülkeden 50.000’e yakın profesyonel ziyaretçinin ağırlanması yer alıyor. Katılımcı ve ziyaretçilerine ihracat odaklı yeni iş birlikleri kurma imkanı sunan ICFE, ticari potansiyelleri en üst seviyeye çıkarmayı amaçlıyor.

Sorunlara Gençlerden Yapay Zeka Destekli Çözümler Haber

Sorunlara Gençlerden Yapay Zeka Destekli Çözümler

Nilüfer Belediyesi, kentin dijital dönüşüm süreçlerine gençleri dahil etmek amacıyla başlattığı “Yazılım Kampları” projesinin startını verdi. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Yapay Zeka Topluluğu iş birliğiyle düzenlenen “Nilüfer Yapay Zeka Hackathonu”, Nilüfer Pancar Deposu’nda başladı. Yaklaşık 40 yazılımcı gencin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte ekipler, belediyecilik hizmetlerinde verimliliği artıracak projeler geliştirmek için yarışıyor. Etkinliğin açılışına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yalçın Işıkyıldız ve çok sayıda öğrenci katıldı. “GENÇLERİ KARAR ORTAĞI OLARAK GÖRÜYORUZ” Açılışta konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kendisinin de bilişim sektöründen gelen biri olduğunu hatırlatarak, dijitalleşme vizyonuna verdikleri önemi vurguladı. Seçim döneminde vaat ettikleri “yazılım kampları” projesini hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, kent yönetiminde gençlerin fikrine ihtiyaç duyduklarını belirterek, şunları söyledi: “Bir kentin geleceği; fikri olan gençlerle, üreten zihinlerle ve çözüm arayan ekiplerle kurulur. Biz Nilüfer Belediyesi olarak ihtiyaçlarımızı sadece masa başında tanımlamak yerine, bu kentin gençleriyle birlikte düşünmek istedik. Temizlikten ulaşıma kadar her alanda yapay zekanın üreteceği çözümleri sizlerle konuşmak istiyoruz. Çünkü biz gençleri birer karar ortağı olarak görüyoruz. Buradan çıkacak her fikir, her satır kod bizim için çok kıymetli bir rehber olacak.” AKILLI ŞEHİRCİLİK İÇİN İKİ KRİTİK GÖREV BUÜ Yapay Zeka Topluluğu Başkanı Esra Tungır ise yapay zekayı toplumsal fayda odağında ele aldıklarını belirterek, gençlere ve teknolojiye verdiği destekten dolayı Nilüfer Belediyesi’ne teşekkür etti. Konuşmaların ardından Başkan Şadi Özdemir’in startı vermesiyle kodlama maratonu başladı. Genç mühendis ve yazılımcı adaylarından oluşan ekipler, etkinlik boyunca iki ana kategoride proje geliştirecek. Ekiplerden; Nilüfer Belediyesi’nin çöp toplama araçlarının rotalarını optimize ederek yakıt tasarrufu sağlayacak algoritmalar ve belediyeye ait kütüphane, spor salonu, etüt merkezi gibi mekanların anlık doluluk oranlarını takip edecek sistemler tasarlamaları bekleniyor. Pancar Deposu’nda gerçekleşen ve ekiplerin gece boyunca aralıksız çalışacağı hackathon, 28 Aralık Pazar günü sona erecek. Hazırlanan projeler; uygulanabilirlik, teknik yetkinlik ve yaratıcılık kriterlerine göre jüri tarafından değerlendirilecek ve dereceye giren takımlar ödüllendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TikTok Fanların Favorisi 2025’te Yaratıcılık, İlham ve Fayda Öne Çıktı Haber

TikTok Fanların Favorisi 2025’te Yaratıcılık, İlham ve Fayda Öne Çıktı

Türkiye’de 2019’dan bu yana düzenlenen TikTok İçerik Üreticisi Ödülleri, TikTok Fanların Favorisi adıyla bu yıl da dijital dünyanın ilham veren isimlerine sahne oldu. İstanbul DasDas’ta düzenlenen gecede eğlenceden spora, yemekten sağlığa, otomobilden sosyal faydaya uzanan geniş bir içerik yelpazesinin en renkli yüzleri bir araya geldi. Kazananlar, TikTok kullanıcılarının oylarıyla belirlendi. “TikTok’ta yaratıcılık özgün, güvenli ve destekleyici” TikTok Fanların Favorisi 2025’in açılış konuşmasını, TikTok Ortadoğu, Türkiye, Afrika, Pakistan,Güney Asya ve Doğu Avrupa İçerik Operasyonları Genel Müdürü Kinda İbrahim yaptı. TikTok’un yalnızca eğlence odaklı bir platform olmadığını; ilham veren, öğretici ve güvenli bir dijital alan yaratmayı önceleyen bir ekosistem sunduğunu vurgulayan İbrahim, "TikTok, sadece eğlencenin değil; aynı zamanda öğrenmenin, ilhamın, yaratıcılığın ve girişimciliğin buluştuğu bir alan. 2025’te Türkiye’ye özgü değerlerin TikTok üzerinden organik biçimde küresel trendlere dönüşmesini mutlulukla izledik. Türkan Şoray’ın makyajı Turkish Delight etiketiyle dünya çapında bir trende dönüşürken, Kürk Mantolu Madonna TikTok etkisiyle İngiltere’de çok satanlar listesinde zirveye yerleşti. Öte yandan Türk dizilerinin küresel erişimini artırmak amacıyla platform içinde özel bir içerik evreni tasarlayarak değerlendirdik. Bu girişimle birlikte üretilen içerik sayısı 2 milyona yaklaştı; Türk dizileri dünya genelinde en çok tıklanan etiketlerden biri haline geldi. Projeyi MENA bölgesinin yanı sıra Almanya ve Pakistan’a da taşıdık, önümüzdeki yıl farklı coğrafyalara yaymayı planlıyoruz. Spor tarafında ise Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi iş birliğimizle gençlerin olimpik sporlar ve değerlerle buluşmasını desteklemeyi sürdürüyoruz. Tüm bunları özel kılansa elbette içerik üreticilerimiz. Her biri sıradan anları anlamlı hikâyelere dönüştürüyor, fikirleri ilhama çeviriyor. Bizler TikTok’ta yaratıcılığın özgün olması gerektiğine inanıyor, aynı zamanda güvenli ve destekleyici olması için de var gücümüzle çalışıyoruz" dedi. TikTok Faydası Çok: Güvenli dijital deneyimin altı çizildi Gecenin öne çıkan başlıklarından biri, TikTok’un kullanıcıların kendilerini güvenle ifade edebildiği, ilham aldığı ve ilham verdiği bir alan yaratma yaklaşımı oldu. Bu vizyonun bir parçası olarak hayata geçirilen TikTok Faydası Çok kampanyası kapsamında hazırlanan reklam filmi, TikTok Fanların Favorisi 2025’te izleyiciyle buluştu. Ailelerin genç kullanıcılar için daha kontrollü ve güvenli bir dijital deneyim oluşturmasına olanak tanıyan Aile Eşlemesi (Family Pairing) özelliğinin mizahi bir perspektiften aktarıldığı film, gecede yoğun ilgi gördü. TikTok, bu özel gecede, topluluğunun dijital refahını güvenlik odaklı araçlarla destekleme kararlılığını bir kez daha vurguladı. Ödüller 10 kategoride sahiplerini buldu TikTok Fanların Favorisi 2025’te ödüller; içerik üreticilerinin yaratıcılığını, etki alanını ve platform kültürüne katkısını yansıtan 10 ayrı kategoride takdim edildi. Spor, Yaşam, Yemek, Eğlence, TikTok Faydası Çok, Fitness & Sağlık, Otomobil, Yılın Parlayan Yıldızı, Yılın En İyi İçerik Serisi ve Yılın Gelecek Vadeden İçerik Üreticisi kategorilerinde kazanan isimlerse şöyle: Yaşam – Burak Sönmez (@midoburak) Günlük hayat, aile ve mizah odaklı videolarıyla tanınan “Mido Burak”, içeriklerinde samimi ve doğal anlatımıyla öne çıkıyor. Takipçilerine “sahtelikten uzak” bir alan kurmaya çalışmasıyla dikkat çekiyor. İçerik Serisi – Çağla Birand (@birandcagla) Çağla Birand, özellikle iş/yaşam rutini ve “Burger Dükkanımızda Bir Günümüz” gibi seri formatlı içerikleriyle biliniyor; aynı zamanda eşiyle birlikte kurduğu Nico Street Food isimli restoranıyla tanınıyor. Videolarında gündelik akışı, çalışma hayatını ve mekân işletmeciliğini eğlenceli bir dille anlatıyor. Otomobil – Özge Karakaya (@ozgetrafikte) Özge Karakaya, “ozgetrafikte” hesabında otomobil dünyasına dair araç tanıtımları, garaj/otomotiv hikâyeleri ve sürüş deneyimleri paylaşıyor. Bir kadın sürücü olarak önyargıları yıkmasıyla öne çıkıyor. TikTok Faydası Çok – Halil İbrahim Göker (@halilibrahimgoker) Uzun yıllardır eğlenceli içerikleriyle tanınan Halil İbrahim Göker, son dönemlerde TikTok'ta tarih/edebiyat/sanat gibi konularda öğretici videolarıyla dikkat çekiyor. Göker’in içerikleri, TikTok'un faydalı içerikler havuzunun ne denli geniş olduğunu kanıtlar nitelikte. Parlayan Yıldız – Eda Ece (@eda) Televizyon ve sinema projeleriyle tanınan ünlü oyuncu Eda Ece, TikTok'ta ürettiği eğlenceli içerikleriyle popüler dizilerdeki rolleriyle ulaştığı geniş kitleleri kısa zamanda platformda da yakalamayı başarmış, parlayan bir yıldız olarak öne çıkıyor. Spor – Adem Ceylan (@ademceylanmedya) Adem Ceylan, futbol odağında kısa, kendine has ve “eğlenceli futbol” anlatımıyla dijital içerikler üretiyor. İçeriklerinde maç anları, yorum, gündem ve spor mizahını birleştiren hızlı format dikkat çekiyor. Yılın Gelecek Vadeden İçerik Üreticisi – Zeynep Düzcan (@ziiinip) Ağırlıklı olarak günlük yaşam/vlog formatında içerikler üreten bir içerik üreticisi olan Zeynep Düzcan, kısa zamanda kendini TikTok topluluğuna sevdirmeyi başararak yılın gelecek vadeden içerik üreticileri arasında yer alıyor. Fitness & Sağlık – Özge Atacan (@ozgeatacan) Özge Atacan,spor bilimleri geçmişini de vurgulayan bir profil olarak içeriklerinde spor/fitness odağında yaşam tarzı paylaşımları ve motivasyon diliyle öne çıkıyor. Eğlence – Şeydanur Ceylan (@dsseyda) Şeydanur Ceylan, kısa, gündemle iç içe ve “kendine has” eğlence formatındaki videolarıyla biliniyor; paylaşımlarında mizah, gündelik yorum ve hızlı haber/tepki formatı dikkat çekiyor. Yemek – Havva Hacıfazlıoğlu (@havvahf) Havva Hacıfazlıoğlu, ev yemekleri/tarifler ve günlük mutfak rutini etrafında büyüyen bir içerik üreticisi olarak menü hazırlama, pratik tarif ve yeme-içme deneyimlerini anlatıyor. Zaman zaman diyet ve yeme alışkanlıklarından da bahseden Hacıfazlıoğlu, TikTok'taki içten diliyle geniş kitlelere ulaşıyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.