Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yaratıcılık

Kapsül Haber Ajansı - Yaratıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaratıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğuş Otomotiv Plus’ta Yapay Zekaya İlham Veren Buluşma Haber

Doğuş Otomotiv Plus’ta Yapay Zekaya İlham Veren Buluşma

Galataport’taki deneyim alanında düzenlenen söyleşide Yapay Zeka Eğitmeni ve Strateji Danışmanı Defne İncekara, yapay zekanın gündelik yaşamdan iş dünyasına uzanan etkilerini katılımcılarla paylaştı. “Gündelik Yaşamda Bilim ve Yapay Zeka” başlıklı buluşma, teknolojiyi sade, anlaşılır ve ilham verici bir çerçevede ele alırken yoğun ilgi gördü. Doğuş Otomotiv’in Galataport’ta yer alan Doğuş Otomotiv Plus deneyim alanı, showroom anlayışını farklı içeriklerle zenginleştirmeyi sürdürüyor. “Kültürün Artısı” çatısı altında hayata geçirilen etkinlikler; kültür, teknoloji, yaratıcılık ve gündelik yaşamı bir araya getirerek ziyaretçilere otomobillerin ötesine geçen çok katmanlı bir deneyim sunuyor. Bu yaklaşım, Doğuş Otomotiv Plus’ın yalnızca araç sergilenen bir alan değil; yeni fikirlerin konuşulduğu, ilham veren isimlerin ağırlandığı ve ziyaretçiyle daha güçlü bir bağ kuran yaşayan bir buluşma noktası olarak konumlandığını ortaya koyuyor. Yapay zeka gündelik yaşamın içinden örneklerle ele alındı Bu kapsamda gerçekleştirilen etkinliğin konuğu olan Defne İncekara, 25 yılı aşkın teknoloji ve danışmanlık deneyimini katılımcılarla paylaştı. Üst düzey yöneticilerden saha ekiplerine uzanan geniş bir kitleye eğitim veren ve kurumların yapay zeka stratejilerine danışmanlık veren İncekara, söyleşide yapay zekayı gündelik hayatın içinden örneklerle ele aldı. Farklı ilgi alanlarından katılımcıların ve Doğuş Otomotiv Plus davetlilerinin yer aldığı buluşmada, yapay zekanın temel kavramları sade bir çerçevede değerlendirildi. Katılımcılar; bu teknolojinin günlük yaşamda, iş süreçlerinde ve yaratıcı alanlarda nasıl etkin, verimli ve sorumlu biçimde kullanılabileceğine dair farklı perspektifler edinme fırsatı buldu. Teorinin ötesine geçen, etkileşimli bir deneyim Söyleşi boyunca yapay zeka yalnızca teknik bir dönüşüm başlığı olarak değil; karar alma süreçlerini dönüştüren, üretkenliği destekleyen ve yaratıcılığı besleyen güçlü bir araç olarak ele alındı. Etkinlik, teorik anlatımın ötesine geçerek katılımcıların soruları ve katkılarıyla etkileşimli bir öğrenme deneyimine dönüştü. Bu sayede buluşma, yalnızca bilgi paylaşımına değil; aynı zamanda farklı fikirlerin bir araya geldiği samimi bir etkileşim alanına dönüştü. Showroom deneyimine yeni bir bakış Etkinlik aynı zamanda, yapay zekanın sunduğu imkanların showroom deneyimine nasıl yansıyabileceğine dair de ilham verici bir perspektif sundu. Ziyaretçilerle kurulan etkileşimin daha kişisel, daha akıllı ve daha sezgisel hale gelme potansiyeli yeniden değerlendirilirken, Doğuş Otomotiv Plus’ın teknolojiyle beslenen deneyim odaklı yaklaşımı bir kez daha öne çıktı. Bu bakış açısı, Doğuş Otomotiv Plus’ı yalnızca bir araç sergileme alanı değil; ziyaretçisiyle birlikte düşünen, gelişen ve yeni deneyimlere alan açan bir buluşma noktası olarak konumlandırma yaklaşımını da pekiştirdi. “Kültürün Artısı” yeni buluşmalarla devam edecek Doğuş Otomotiv Plus, “Kültürün Artısı” platformu ile önümüzdeki dönemde de ziyaretçilerini farklı konu ve konuklarla buluşturmaya devam edecek. Teknoloji, yaratıcılık, sürdürülebilirlik, yaşam ve kültür ekseninde şekillenecek yeni söyleşi ve buluşmalarla, Doğuş Otomotiv Plus deneyim alanının farklı disiplinleri bir araya getiren ilham verici yapısının güçlenerek sürmesi hedefleniyor. Etkinliklere ilişkin duyurulara Doğuş Otomotiv’in sosyal medya hesapları üzerinden ulaşmak mümkün. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cargill'den Yeni Premium Çikolata Markası Haber

Cargill'den Yeni Premium Çikolata Markası

Cargill, profesyonel şefler, pastacılar ve HoReCa sektörü için özel olarak geliştirdiği premium çikolata markası VANOVA™’yı Türkiye pazarına sundu. Cargill’in inovasyon, kalite ve şef odaklı ürün geliştirme anlayışının bir yansıması olan VANOVA™, şirketin küresel kakao ve çikolata uzmanlığını Türkiye’deki profesyonellerin ihtiyaçlarıyla buluşturuyor. Kökleri 1880’lerin Antwerp Belçika’sına dayanan bir markanın mirasını taşıyan VANOVA™, bugün Cargill’in global kakao tedarik zinciri güvencesi ve çikolata uzmanlığıyla Türkiye’de üretiliyor. Profesyonel mutfakların en büyük zorluklarından biri olan partiden partiye değişen kalite sorununa çözüm getiren VANOVA™, her kullanımda aynı tat profili, aynı akışkanlık ve aynı üstün performansı garanti ediyor. Markanın Black Diamond 55 (bitter), Coral 35 (sütlü) ve Pearl 29 (beyaz) kuvertür çeşitleri, ganajdan praline, kaplamadan dondurmaya kadar tüm pastacılık uygulamalarında kusursuz sonuçlar vermek üzere tasarlandı. VANOVA™’nın reçeteleri, Cargill’in profesyonel çikolata ve kakao uzmanlığını buluşturduğu Belçika’daki küresel konsept merkezi “House of Chocolate”’ın usta şefleri ve Cargill’in Ar-Ge uzmanları tarafından geliştirildi. Yüzde 100 kakao yağı içeren temiz formülüyle öne çıkan VANOVA™ ideal akışkanlık seviyesi ve kusursuz temperlenme özellikleriyle, en ince ve hassas dekorlardan en yoğun ganajlara kadar her uygulamada şeflere yaratıcılık özgürlüğü sunuyor. VANOVA™, bağımsız araştırma şirketi Akademetre Research tarafından 200 şef ile gerçekleştirilen çalışmada şeflerin beğenisini kazanarak Türk damak tadına uygunluğunu kanıtladı. Ürünü mutfağında test eden şef İbrahim Yıldız VANOVA™ hakkında şunları söyledi: “Ürün genel olarak beklentimizin üzerinde bir performans sergiledi. Farklı tariflerde rahatlıkla kullanılabilecek dengeli bir profile sahip. Temperleme süreci bizim için oldukça önemliydi ve bu noktada ürünün işlenebilirliği dikkat çekici derecede iyiydi. Kıvam alma, parlaklık ve kırılma (snap) açısından stabil ve güvenilir sonuç verdi. Ayrıca erime ve akışkanlık yapısı, ganaj ve kaplama uygulamalarında homojen ve pürüzsüz bir sonuç elde etmemizi sağladı.” VANOVA™’nın profesyonel mutfak kullanımı için uygun; stabil kalite sunan; fiyat/performans açısından başarılı bir ürün olduğunu belirten Yıldız, VANOVA™’yı mutfaklarında farklı reçetelerde değerlendirmeyte devam edeceklerini ve iş birliklerini sürdüreceklerini söyledi. Profesyonellerin en güvenilir yardımcısı Cargill Gıda META (Orta Doğu, Türkiye ve Afrika) Fonksiyonel Sistemler ve Strateji Kıdemli Direktörü Cem Beysel, lansmanla ilgili olarak, "Türkiye'deki profesyonel şefler ve artizan çikolata üreticileri, yaratıcılıklarını sergilerken güvenebilecekleri, teknik olarak üstün ve her şeyden önce istikrarlı ürünler talep ediyor. VANOVA™, bu ihtiyacı doğrudan karşılamak üzere tasarlandı. Cargill’in küresel kakao uzmanlığını üretimdeki titizliğimizle birleştirerek, profesyonellerin elindeki en güvenilir yardımcılardan biri olmayı hedefliyoruz" dedi. "VANOVA™ bir çikolatadan daha fazlası; şefler için tasarlanmış yaratıcı bir çözüm ortağıdır." diyen Cem Beysel, sözlerine şöyle devam etti: "Güvenilir performansı, her uygulamaya uyum sağlayan çok yönlülüğü ile VANOVA™, Türk şeflerin ilham kaynağı olurken, onlara işlerini bir adım öteye taşıma gücü verecek."

Hyundai'ye iF Design 2026’da 21 Ödül Birden Haber

Hyundai'ye iF Design 2026’da 21 Ödül Birden

Hyundai Motor Company, dünyanın en prestijli tasarım yarışmalarından biri olan iF Design Award 2026’da önemli bir başarı elde etti. Hyundai, Otomobil/Araç Tasarımı, Marka & İletişim Tasarımı ve Ürün Tasarımı dahil olmak üzere 8 farklı kategoride toplam 21 ödül kazanarak 2025 yılındaki performansını da geride bıraktı. Hyundai’nin bu geniş kapsamlı başarısı, yalnızca araç tasarımındaki mükemmeliyetini değil, aynı zamanda markanın küresel ölçekte kimliğini yeniden şekillendiren yenilikçi bir yaşam tarzı markasına dönüşümünü de gözler önüne seriyor. Hyundai’ye iF Design Award kazandıran ürün ve projeler Hyundai, Ürün Tasarımı kategorisinde yüksek performanslı tamamen elektrikli sedan modeli IONIQ 6 N, kompakt elektrikli konsept modeli Concept THREE ve çok yönlü robotik mobilite platformu MobED Urban Hopper & Golf ile öne çıktı. Jüri, Hyundai’yi birçok yaratıcı projede ve farklı kategorilerde de ödüllendirdi. Elektrikli araç şarj istasyonunda geçen gerilim dolu kısa film ‘Night Fishing’, Marka & İletişim Tasarımı kategorisinde iki ödül kazandı. Hyundai Motor Group Innovation Center Singapore’da yer alan ve dünyanın ilk etkileşimli robotik tabanlı akıllı tarım uygulaması olan HMGICS CX Smart Farm, insan odaklı teknolojisiyle hem Marka & İletişim Tasarımı hem de Kullanıcı Deneyimi (UX) kategorilerinde iki ödüle layık görüldü. Hyundai Motor Grubu’nun ilk yazılım markası olan Pleos da aynı kategoride ödül kazanarak mobilite inovasyonuna yön veren tasarım yaklaşımını ortaya koydu. Diğer ödül kazanan projeler arasında; ağaçlardan elde edilen ekolojik verileri yapay zekâ ile dile dönüştüren ‘Tree Correspondents’ sosyal sorumluluk kampanyası ve Hyundai Motor Group Innovation Center Singapore bünyesinde yer alan ‘Na Oh’ Kore restoranı ile bu restoranın felsefesini anlatan arşiv kitabı da bulunuyor. Bu başarı Hyundai Motor için ne ifade ediyor? Farklı kategorilerde elde edilen bu başarı, Hyundai’nin tasarım ve yaratıcılık odaklı dönüşümünün güçlü bir göstergesi niteliğinde. Mimari, iletişim ve kullanıcı deneyimi gibi alanlarda kazanılan ödüller, markanın küresel bilinirliğini artırırken, her alanda tasarım mükemmeliyetine verdiği önemi de vurguluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

16. MIXX Awards Türkiye’de Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

16. MIXX Awards Türkiye’de Ödülleri Sahiplerini Buldu

Netcom Medya Kurucu Ortağı Zeynep Taptık Bilgen’in jüri başkanlığında yürütülen titiz değerlendirme süreci sonucunda, 50 farklı kategoride yarışan 862 başvuru, strateji, uygulama ve ölçülebilir iş sonuçları kriterlerine göre incelendi. Ön eleme ve ana jüri toplantılarının ardından belirlenen finalistler arasından en yüksek başarıyı gösteren çalışmaların ödüllendirildiği gecede toplam 135 ödül verildi. Törende konuşan IAB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Cüneyt Devrim, “Bu yıl 16. kez bir araya geldiğimiz MIXX Awards Türkiye’de, dijitalin teknik gücünü 'Doğal Zeka' dediğimiz o eşsiz insan yaratıcılığıyla birleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Teknoloji ne kadar hızlı dönüşürse dönüşsün, aslında tüm bu yapay zeka araçları, bizim hikaye anlatma kabiliyetimizi zenginleştiren birer enstrüman. Bugün burada sadece başarılı kampanyaları değil, dijitalin ruhuna dokunan ve toplumsal fayda yaratan vizyoner bakış açılarını ödüllendiriyoruz.” dedi. Yılın En İyisi Gecenin en merak edilen ödülü olan "Yılın En İyisi" ödülü “Arabama Yapar Mı?” projesiyle sigortam.net’in oldu. Proje aynı zamanda “Teknoloji Kullanımında Deneysel ve Yenilikçi Kampanyalar” ve “Veriden Doğan Kampanyalar” kategorilerinde de Altın MIXX ödülü kazandı. GENÇ MIXX Bu Yıl Hatay’a “Işık” Oldu: Üniversite öğrencileri ve yeni mezunların katıldığı Genç MIXX’te bu yıl "Hatay İçin Üretiyor" mottosuyla Hatay Valiliği bünyesinde yürütülen ve depremden etkilenen çocukların eğitim, sağlık vb. Ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan "Yüreğimizdeki Işık" projesi üzerine çalışmalar hazırlandı. Jüri değerlendirmesi sonucunda dereceye giren 4 projenin sahibi öğrenciler de ödüllerini sahnede aldı. MIXX Awards Türkiye Jürisi tarafından yapılan değerlendirme sonrasında; Hilal Pala ve Selcan Şahin Altın MIXX; Azra Baş, İlayda Tosun ve Yaren Karadeniz Gümüş MIXX; Dilara Çelik, Fadime Patat, İlknur Birsen Aydın, İrem Oruk ve İsmail Taş Bronz MIXX ödüllerinin sahibi oldu. 16. MIXX Awards Türkiye, dijital dünyanın öncü markalarının sponsorluğunda hayata geçti: Sahibinden.com’un Platin Sponsor, Portuma ve Sözcü’nün Lider Sponsorlar, BlackC Media’nın Teknoloji Sponsoru, TVEkstra’nın İnovasyon Sponsoru, ETİ’nin Mutluluk Sponsoru, Adlab, Mediazone, Nabulu, The Mediology, Tooplay ve WPP Media’nın Kategori Sponsorları olduğu organizasyonun Protokol Sponsorları ise Admatic, Aleph, Boosmart, Demirören Medya, Neodigital, N Kolay, NTV, Publicis Groupe Türkiye ve The Magnum Ice Cream Company. Organizasyona Karbonat Tanıtım Destekçisi olarak destek verirken, Karnaval ise Dijital Ses Partneri olarak katkı sağladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TECNO ve Arm Güçlerini Birleştirdi Haber

TECNO ve Arm Güçlerini Birleştirdi

Akıllı telefon dünyasında yapay zeka artık sadece bir "özellik" olmaktan çıkıp, anlık bir deneyime dönüşüyor. Dünyanın önde gelen teknoloji markalarından TECNO, MWC 2026’da işlemci devi Arm ile yaptığı stratejik iş birliğini duyurarak, mobil yaratıcılıkta yeni bir sayfa açtı. Yeni nesil "Cihaz Üstü Üretken Yapay Zeka" teknolojisi, kullanıcıların internete ihtiyaç duymadan, saniyeler içinde görsel içerik üretmesine olanak tanıyor. Fotoğraf Çekerken "Gecikme" Tarih Oluyor Bugüne kadar yapay zeka ile fotoğraf düzenlemek ya da bir görsel oluşturmak için verilerin buluta gönderilmesi ve geri gelmesi bekleniyordu. TECNO ve Arm’ın geliştirdiği yeni sistem, tüm bu karmaşık işlemleri doğrudan telefonun içinde çözüyor. Bu sayede kullanıcılar, kamera vizörünü hareket ettirdikleri anda yapay zeka efektlerini saniyede 30 kare hızında, yani tamamen akıcı ve gerçek zamanlı olarak görebiliyor. İnternetsiz ve Kesintisiz Yaratıcılık TECNO’nun Edge AI stratejisinin bir parçası olan bu teknoloji, özellikle içerik üreticileri için büyük kolaylık sağlıyor. İnternet bağlantısının zayıf olduğu yerlerde bile çekim kalitesini anında iyileştiren, görüntü restorasyonu yapan ve sanatsal dokunuşlar ekleyen sistem, yüzde yüz cihaz üzerinde çalışarak tam gizlilik ve hız sunuyor. "İş İstasyonu Gücü Cebinize Giriyor" TECNO Görüntüleme Algoritmaları Başkanı Dr. Minjie Chen, bu yeniliğin temel amacını şu sözlerle özetliyor: "Yaratıcılık beklemez. Biz, kullanıcıların beklemeden üretmesini, denemesini ve hemen sonuç almasını istiyoruz." Arm Akıllı Telefon Segmenti Kıdemli Direktörü Steve Raphael ise akıllı telefonların artık hayatımızdaki en önemli yapay zeka cihazı haline geldiğini belirterek; bu iş birliğiyle profesyonel iş istasyonlarında yapılan işlemlerin artık her segmentteki akıllı telefonda mümkün olacağını vurguladı. Barcelona’da sergilenen bu teknoloji, mobil dünyanın "bulut odaklı" yapay zekadan, "cihaz odaklı" anlık yaratıcılığa geçtiğinin en somut kanıtı olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Her 3 Girişimciden En Az 1'i Disleksik Düşünce Yapısına Sahip Haber

Her 3 Girişimciden En Az 1'i Disleksik Düşünce Yapısına Sahip

Bu durumu yaşayan birçok kişi, doğru destekle yüksek yaratıcılık ve problem çözme becerileri sayesinde girişimcilik potansiyeli taşıyor. Öyle ki Richard Branson tarafından desteklenen Made By Dyslexia'nın küresel verileri her 3 girişimciden en az 1'inin disleksik düşünce yapısına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Derslerde zorlanan, odaklanmakta güçlük çeken ya da öğrenme süreci yaşıtlarından farklı ilerleyen çocuklar, çoğu zaman "çalışmıyor", "istemiyor" ya da "dikkatini vermiyor" gibi yorumlarla karşılaşabiliyor. Oysa bu durum çoğu zaman isteksizlikten değil, beynin bilgiyi işleme biçimindeki farklılıklardan kaynaklanıyor. Özgül öğrenme güçlüğü olarak tanımlanan bu durum okuma, yazma, dikkat ve bilgi işleme süreçlerinde farklılıklarla ortaya çıkabiliyor. Ancak bu farklılıklar aynı zamanda bireylerin yaratıcılık, görsel düşünme ve problem çözme becerilerinde güçlü yönler geliştirmesine de zemin hazırlayabiliyor. Bu kişiler, farklı bir potansiyele sahip bireyler olarak değerlendiriliyor. Nitekim yapılan araştırmalar da bu durumu destekliyor. Londra'daki Cass Business School'da gerçekleştirilen bir çalışma, ABD'de girişimcilerin yaklaşık yüzde 35'inin disleksi gibi öğrenme farklılıklarına sahip olduğunu ortaya koyuyor.Richard Branson tarafından desteklenen Made By Dyslexia'nın küresel verileri ise her 3 girişimciden en az 1'inin disleksik düşünce yapısına sahip olduğu söylüyor. Tembel' Denilen Çocuklar Geleceğin Girişimcileri Olabilir Bu kişileri etiketlemek yerine onların nasıl öğrendiğini anlamamız gerektiğini belirten Auto Train Brain CEO'su Günet Eroğlu, "Bu çocukların zekâlarıyla ilgili bir problem yok. Öncelikle bu konuda bilinçlenmemiz gerekiyor. Yalnızca beynin bilgiyi işleme biçimi farklı çalışıyor. Bu nedenle onların güçlü yönlerini destekleyen, kişiye özel eğitim programlarıyla ilerlemek büyük önem taşıyor. Nörogeribildirim temelli çalışmalar da bu noktada önemli bir destek sunabiliyor. Beyin dalgalarının analiz edilmesi ve buna uygun beyin egzersizlerle dikkat, odaklanma ve öğrenme süreçlerini geliştirmek mümkün olabiliyor. Özellikle Girişimcilik Haftası'nda olduğumuz bu günlerde, farklı düşünme becerilerimizin çok önemli bir avantaj olduğunu hatırlamak gerekiyor. Çünkü birçok girişimci de kalıpların dışında düşünebilme, problem çözme ve yeni fikirler geliştirme becerileriyle öne çıkıyor. Doğru yöntemler ve erken destekle bu çocukları potansiyelini ortaya çıkarmak ve onları üretken bireyler olarak topluma kazandırabiliriz" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Londra Moda Haftası’nın Ana Partneri OMODA 7 Haber

Londra Moda Haftası’nın Ana Partneri OMODA 7

Otomotiv sektörünün yenilikçi markası OMODA & JAECOO, bir yandan üst düzey otomobilleriyle kullanıcılarının hayatını kolaylaştırırken diğer taraftan da dünyanın önde gelen organizasyonlarına güçlü desteğini sürdürüyor. Bu kapsamda markanın yeni yıldız modeli OMODA 7, Londra Moda Haftası 2026- LFW kapsamında ana partner olarak yüksek profilli bir lansmanla Birleşik Krallık’taki ilk büyük kültürel hamlesine imza attı. Art in Motion şehir kültürüyle buluştu! Markanın yeni orta sınıf SUV’u, OMODA’nın Birleşik Krallık’taki artan kültürel varlığını yansıtan çağdaş bir moda ve yaşam tarzı bağlamında tanıtıldı. OMODA 7’nin etkinlikteki görünümü, OMODA UK’nin British Fashion Council ile kurduğu daha geniş kapsamlı iş birliğinin bir parçası olarak, etkinlik süresince VIP ulaşım ve OMODA Lounge’daki marka aktivasyonlarını kapsıyor. Bu iş birliği, OMODA’nın “Art in Motion” tasarım felsefesini ve yaratıcılık, kendini ifade etme ve modern şehir kültürüyle olan uyumunu vurguluyor. Marka, OMODA 7’nin Birleşik Krallık lansmanını Londra Moda Haftası kapsamında gerçekleştirerek, markanın en yeni orta sınıf SUV modelini başkentin en etkili kültürel etkinliklerinden birinin merkezine konumlandırıyor. Etkinliğin ana partneri olarak yer alan OMODA 7, mart ayında Birleşik Krallık’taki showroomlara giriş yapmadan hemen önce sahneye çıkmış oldu. Bu dinamik lansman, OMODA’nın Londra Moda Haftası’ndaki varlığı aracılığıyla markayı yaratıcılık, inovasyon ve çağdaş kültürle buluşturarak Birleşik Krallık pazarında kendinden emin bir adım attığını gösteriyor. Bu bağlamda OMODA 7, markanın “Art in Motion” felsefesini ve moda odaklı yaklaşımını pekiştirerek, tasarım merkezli anlayışını günlük Britanya sürüş deneyimine doğal bir şekilde taşıyor. Etkinliğin resmi VIP ulaşım aracı OMODA 7 oldu! Kompakt OMODA 5 ile amiral gemisi OMODA 9 arasında konumlanan OMODA 7, markanın Birleşik Krallık’taki yeni ve iddialı dönemini simgeliyor. Model, OMODA’nın ana partnerliği kapsamında Londra Moda Haftası boyunca British Fashion Council’in resmi VIP ulaşım aracı olarak görev yaparken, 180 Strand’deki OMODA Lounge önünde gerçekleştirilen statik sergilemeler ve ROKSANDA iş birliğiyle düzenlenen özel akşam yemeği gibi etkinliklerde de desteklendi. Bu özel etkinliğe, OMODA & JAECOO Türkiye'nin özel davetlisi olan oyuncu Gülsim Ali'nin yanı sıra, Avustralya, İspanya gibi ülkelerden ünlü isimler ve influencerlar katılım gösterdi. Konu hakkında açıklama yapan OMODA UK Ülke Direktörü Victor Zhang, “OMODA için British Fashion Council ile Londra Moda Haftası kapsamında iş birliği yapmak; tasarım, yaratıcılık ve teknolojinin kesişim noktasını temsil ediyor. Bu değerler, modern mobilite ve daha sürdürülebilir bir yaşam anlayışına yaklaşımımızın merkezinde yer alıyor. OMODA 7 de aynı ilkeler etrafında geliştirildi ve buradaki dinamik lansmanı, modelin çağdaş Britanya yaşamı için ne kadar ilgili ve moda öncüsü bir konumda olduğuna dair güvenimizi yansıtıyor” dedi. OMODA’nın tasarım ve inovasyona olan bağlılığının, markayı LFW için güçlü bir iş ortağı haline getirdiğini söyleyen British Fashion Council CEO’su Laura Weir ise, “Birlikte bireyselliği ve yaratıcılığı desteklerken, Londra modasının enerjisini, çeşitliliğini ve iddiasını yansıtan bir şubat takvimini şekillendiriyor ve destekliyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank 44. Günümüz Sanatçıları Ödülü Yarışması için Başvurular Sürüyor Haber

Akbank 44. Günümüz Sanatçıları Ödülü Yarışması için Başvurular Sürüyor

Akbank Sanat ile Resim ve Heykel Müzeleri Derneği iş birliğiyle düzenlenen yarışma, genç sanatçıları; hızla dönüşen bilgi, teknoloji ve üretim biçimleri karşısında anlamın nasıl kurulduğunu, nasıl dönüştüğünü ve hangi yeni zeminlerde yeniden ortaya çıktığını sorgulamaya davet ediyor. Akbank Sanat ve Resim Heykel Müzeleri Derneği iş birliğiyle düzenlenen Akbank Günümüz Sanatçıları Ödülü Yarışması’nın 44. Edisyonu için başvurular devam ediyor. Türkiye’nin genç sanatçılarını desteklemeyi ve sanat dünyasına yeni bakış açıları kazandırmayı amaçlayan yarışma, bu yıl “EŞİK Sanatsal Üretimde Anlamın Yeniden Kurulması” temasıyla çağdaş sanatın güncel tartışma alanlarını odağına alıyor. Büyük dil modelleri, yapay zekâ ve kolektif bilgi ağlarının belirlediği yeni çağda; bilinç, yaratıcılık ve insan deneyimi kavramları yeniden tanımlanırken, Akbank 44. Günümüz Sanatçıları Ödülü Yarışması da sanatçıları henüz oluşum hâlindeki bu yeni bağlamları kendi üretim pratikleri üzerinden değerlendirmeye ve anlamın bugünkü dolaşım biçimlerini birlikte araştırmaya çağırıyor. 19 Ocak- 24 Mart 2026 tarihleri arasında başvuruya açık olacak yarışmanın seçici kurulunda Mimar- Sergi tasarımcıcı Zeynep Burçoğlu, Elgiz Müzesi Kurucusu Can Elgiz, Bağımsız Küratör T. Melih Görgün, Bağımsız Küratör Billur Tansel, Sanatçı Koray Tokdemir, Elgiz Müzesi Kurucu Aile Üyesi Ayda Elgiz Güreli, Resim ve Heykel Müzeleri Derneği Başkanı Gönül Nuhoğlu ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı yer alıyor. Serginin küratörlüğünü ise Zeynep Burçoğlu ve Koray Tokdemir üstleniyor. Alanında uzman bu isimler, genç sanatçıların özgün bakış açılarını değerlendirerek, sanat dünyasına yenilikçi projeler kazandırmalarına rehberlik edecek. Yarışma tüm öğrencilerin ve genç sanatçıların katılımına açık. Sergilenmek üzere seçilen eserler, 14 Mayıs – 31 Temmuz 2026 tarihleri arasında Elgiz Müzesi’nde düzenlenecek sergi kapsamında sanatseverlerle buluşacak. Akbank Sanat, genç sanatçıları bu özel yarışmaya katılmaya ve sanat dünyasında seslerini duyurmaya davet ediyor. Yarışma ve sergiyle ilgili detaylı bilgiye Akbank Sanat’ın resmî web sitesi ve sosyal medya hesaplarından ulaşılabilir.

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek Haber

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek

Araştırma, yapay zeka çağında geleceğin liderlerini ayıracak en kritik unsurun insan muhakemesi, eleştirel düşünme ve etik karar alma becerileri olduğunu ortaya koyuyor. Yapay zekanın iş dünyasında hızla yaygınlaştığı bir dönemde yayımlanan “Artırılmış Liderlik: Yeni Nesil Zeka Çağında Liderlik” başlıklı rapor, üretken yapay zeka araçlarının verimlilik ve yaratıcılığı artırma potansiyeline sahip olduğunu kabul ederken, bu araçlara aşırı bağımlılığın işverenlerin en çok değer verdiği yetkinlikleri zayıflatabileceğine dikkat çekiyor. Rapora göre yapay zeka, bir “otopilot” değil; teknolojinin insan içgörüsünü güçlendiren bir “yardımcı pilot” olarak konumlandırılması gerektiği aktarılıyor. Rapor, Uluslararası İşletme Okulları Birliği CEMS’in kurumsal ve akademik partnerleri konumundaki çok uluslu şirketler ile önde gelen uluslararası üniversitelerin üst düzey temsilcilerinin katkılarıyla hazırlandı. Çalışma, yapay zekanın hakim olduğu bir dünyada liderlik anlayışının nasıl dönüşmesi gerektiğine ışık tutuyor. Uzmanlar, artık “Yapay zeka işimi elimden alacak mı?” sorusu yerine, “Yapay zeka işimi daha iyi yapmama nasıl katkı sağlar?” sorusunun sorulması gerektiğini vurguluyor. Geleceğin liderleri için en büyük risk: Aşırı bağımlılık uyarısı Raporda, yapay zekanın bir ekip arkadaşı ya da meslektaş olmadığı ve insan muhakemesinin yerini alamayacağı vurgulanıyor. Geleceğin liderleri için asıl riskin, teknolojik rehavet ve yapay zekaya aşırı bağımlılık olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre, düşünme ve karar alma süreçlerini tamamen yapay zekaya devretmek, uzun vadede bireysel yetkinliklerin aşınmasına yol açabilir. Liderler, eğitimciler ve genç profesyoneller için yol haritası: “Önce düşün, sonra prompt ( yönerge) yaz” CEMS raporu, iş dünyası ve eğitim ekosistemi için net bir yol haritası sunuyor. Buna göre liderlerin, yapay zeka araçlarını yalnızca kullanmakla kalmayıp bu teknolojilerin nasıl çalıştığını ve hangi sınırlara sahip olduğunu da anlaması gerekiyor. Karar alma süreçlerinde insan muhakemesini merkeze almak, yapay zekadan alınan çıktıları eleştirel bir süzgeçten geçirmek ve düşünceyi önce yapılandırmak, etkili liderliğin temel unsurları arasında yer alıyor. Eğitimciler açısından rapor, öğrencilerin önce kendi fikirlerini geliştirmelerini; üretken yapay zekayı ise bu fikirleri sorgulamak ve derinleştirmek için kullanmalarını öneriyor. Kariyerinin başındaki profesyoneller için ise yapay zekanın sunduğu yanıtları sorgulamak, farklı bakış açılarını karşılaştırmak ve soruları yeniden çerçevelemek önem taşıyor. CEMS’in bu çerçevede öne çıkardığı yaklaşım net: Yapay zeka çağında fark yaratmanın anahtarı, önce düşünmek, sonra prompt yazmak. “İşletme eğitimiyle yapay zeka ve teknoloji bilincini şekillendiriyoruz” Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü CEMS MIM Akademik Direktörü Dr. Öğretim Üyesi Eda Aksoy araştırmanın bulgularını yorumladı: “Bu rapor, yapay zekanın iş dünyasındaki yansımalarını rakamlarla ortaya koyarken, bazı temel soruların bugün her zamankinden daha önemli olduğunu hatırlatıyor: Bu dönüşümde insanı nereye koyuyoruz? Sanayi devriminden başlayarak her teknolojik kırılma üretimi dönüştürdü; ancak aynı zamanda ‘anlamlı iş’ sunabilme ve ‘insan onuru’nu koruma hedeflerinden uzaklaşıldığında, insan gücünün araçsallaşması ve işin insansızlaşması risklerinin ne kadar büyük sorunlara yol açabileceğini de gösterdi. Yapay zekayı ne kendiliğinden tüm sorunları çözecek sihirli bir değnek, ne de başlı başına bir tehdit olarak görmeliyiz. Eğer yapay zekayı rutin işleri devralan, insanların ise yaratıcılık, iş birliği, empati ve stratejik düşünmeye daha çok zaman ayırabildiği bir düzeni kurmak için kullanırsak, işin insani tarafını da güçlendiren stratejik bir kaldıraç haline getirebiliriz. Bunu başarabilmek için gerekli kurumsal değerleri, vizyonu ve kararlılığı ortaya koyarak bu dönüşümü yönetmek ise iş dünyasının liderlerine düşüyor. Koç Üniversitesi olarak öğrencilerimizi, yapay zekayı yalnızca kullanan değil, tarihsel, örgütsel ve etik boyutlarını sorgulayarak sorumlu biçimde yöneten genç liderler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu yaklaşımı, CEMS ağındaki Akdeniz okullarını dönüşümlü olarak buluşturan ve İstanbul’da ev sahipliğini yaptığımız Marenostrum 2025’te hayata geçirdik. Öğrencilerimiz Beko, Henkel ve Kearney gibi kurumsal ortaklarımızla gerçek iş vakaları üzerinde çalışarak hem yapay zeka becerilerini geliştirdiler hem de bu teknolojiyi ekip çalışması, liderlik ve karar alma süreçlerine nasıl sorumlu ve insan odaklı biçimde entegre edebileceklerini deneyimleme fırsatı buldular.” CEMS İcra Direktörü Nicole de Fontaines, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: Yapay zeka sorumlu biçimde kullanıldığında insan potansiyelini ve yaratıcılığı güçlendirebilir. Ancak aşırı bağımlılık, kopukluk ve amaç duygusunun zayıflaması gibi riskler barındırıyor. Bu nedenle CEMS olarak mezun profilimizi, dijital yetkinliğin yanı sıra etik muhakeme ve öz liderliği merkeze alacak şekilde yeniden tanımladık. Amacımız, mezunlarımızın teknolojiyi eleştirel bir bakışla kullanarak insan odaklı ve sorumlu liderler olarak öne çıkmasını sağlamak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.