Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yaşam Alanı

Kapsül Haber Ajansı - Yaşam Alanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşam Alanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Abdi İbrahim Vakfı İyilik Evi’ne Altın Pusula’dan İki Ödül Birden Haber

Abdi İbrahim Vakfı İyilik Evi’ne Altın Pusula’dan İki Ödül Birden

İyilik Evi, 360 derece entegre iletişim çalışmalarıyla “Kurumsal Sorumluluk Sağlık” kategorisinde Altın Pusula Ödülü’nü kazanırken, “Alâeddin Asna Kurumsal Sorumlulukta Tutarlılık ve Süreklilik Özel Ödülü”ne de layık görüldü. Ödüller, 20 Ekim 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu. Abdi İbrahim Vakfı tarafından hayata geçirilen İyilik Evi, kanser tedavisi için Türkiye’nin farklı şehirlerinden İstanbul’a gelen ve ekonomik koşulları nedeniyle konaklama desteğine ihtiyaç duyan çocuklara ve ailelerine ücretsiz bir yaşam alanı sunuyor. Aynı anda 45 kişinin konaklayabildiği 18 odalı İyilik Evi’nde çocuklar aileleriyle birlikte kalabiliyor. Konaklama desteğinin yanı sıra eğitim, atölye ve psikososyal destek programları sunan İyilik Evi, çocukların tedavi sürecinde ailelerinden ve yaşamın doğal akışından kopmadan desteklenmelerini; ailelerin ise bu zorlu süreçte sosyal ve duygusal açıdan güçlenmelerini amaçlıyor. Sosyal sorumlulukta sürekliliğe özel ödül Doğrudan başvuruya açık olmayan ve özel bir seçici kurul tarafından verilen “Alâeddin Asna Kurumsal Sorumlulukta Tutarlılık ve Süreklilik Özel Ödülü”, toplumsal fayda, samimiyet, tutarlılık ve uzun vadeli sürdürülebilirlik kriterleriyle öne çıkıyor. İyilik Evi, bu özel ödülle sunduğu desteklerin yanı sıra uzun vadeli toplumsal fayda yaklaşımıyla da takdir edildi. “En büyük karşılığımız, bir çocuğun yüzündeki gülümseme” Abdi İbrahim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Abdi İbrahim İnsan Kaynakları, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Dr. M. Oğuzcan Bülbül, İyilik Evi’nin başarısını şu sözlerle değerlendirdi: “Abdi İbrahim Vakfı olarak İyilik Evi’ni, çocuklarının kanser tedavisi için Anadolu’nun farklı şehirlerinden İstanbul’a gelen ailelerin bu zorlu yolculukta kendilerini yalnız hissetmemeleri için hayata geçirdik. İstedik ki evlerinden uzakta onlara kapısını açan sıcak bir yuvaları olsun. Çocuklar tedavileri sürerken günlük hayattan ve oyun oynamaktan kopmasın, anne ve babalar da ihtiyaç duydukları psikolojik desteğe ulaşabilsin. Onların omuzlarındaki yükü bir nebze olsun hafifletebildiysek ne mutlu bize. Çünkü bizim için en büyük karşılık, bir çocuğun yüzündeki gülümseme, onun sağlığına kavuşarak evimizden ayrılabilmesi ve bir ailenin ‘İyi ki buradayız’ diyebilmesi. 114 yıldır hayatı iyileştirme yolculuğuna devam eden bir kurum olarak bu sorumluluğumuzu vakfımız aracılığıyla daha ileri taşımaya, daha fazla insanın hayatına dokunmaya kararlıyız. İyilik Evi’nin iki değerli ödüle layık görülmesi bizim için büyük bir mutluluk ve motivasyon kaynağı. Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza, gönüllülerimize ve projemizi ödüle değer gören jüri üyelerine teşekkür ediyorum.” Çocuklar için umut, aileler için dayanışma “Bir Çocuk İyileşir Dünya Değişir!” anlayışıyla yola çıkan İyilik Evi, açılışından bu yana yaklaşık 250 çocuk olmak üzere, aileleriyle birlikte 500’ün üzerinde kişiyi ücretsiz olarak ağırladı. Çocukların gelişimini ve ailelerin güçlenmesini desteklemek amacıyla bugüne kadar 3.000 saati aşkın eğitim, atölye ve psikososyal destek faaliyeti gerçekleştirildi. Bu çalışmalarla çocukların duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimlerine katkı sağlanırken, ailelerin de yeni beceriler kazanmalarına ve sosyal açıdan güçlenmelerine katkı sağladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karaca’ya Pentawards 2026'dan Gümüş Ödül ve Sertifika Haber

Karaca’ya Pentawards 2026'dan Gümüş Ödül ve Sertifika

Karaca Mastermaid: The Little Chef’s Toy Oven projesiyle gümüş ödül kazanan marka, Karaca Squirrel’s Nest: Transformable Thermos Packaging projesiyle de sertifika almaya hak kazandı. Karaca, her iki projede ambalajlara yeniden kullanım imkânı kazandıran yaratıcı tasarım yaklaşımlarıyla dikkat çekti. Sofra, mutfak, küçük ev aletleri, ev tekstili ve dekorasyon gibi geniş ürün yelpazesiyle yaşam alanlarına değer katan Karaca, tasarım ve sürdürülebilirliği bir araya getiren projeleriyle uluslararası alanda dikkat çekmeye devam ediyor. Ambalaj tasarımı alanında dünyanın önde gelen uluslararası yarışmalarından Pentawards’ın 2026 edisyonunda Karaca, Sustainable Design – Home, Leisure & Other Markets kategorisinde iki projesiyle ödüllendirildi. Karaca Mastermaid ProSteel mutfak robotunun ambalaj kutusu için geliştirilen “Karaca Mastermaid: The Little Chef’s Toy Oven” projesi, gümüş ödüle layık görüldü. Karaca, bu proje ile ürün ambalajını yalnızca koruyucu ve taşıyıcı bir unsur olarak ele almak yerine, kullanım sonrasında da değerlendirilebilecek bir tasarıma dönüştürdü. Kutunun iç yüzeyindeki özel tasarım ambalajı sayesinde, çocukların oyunlarında kullanabileceği bir oyuncak fırına dönüşüyor. Böylece ambalajın kullanım ömrü uzatılırken yeniden değerlendirilmesine de olanak sağlanıyor. Karaca’nın sürdürülebilir tasarım yaklaşımını yansıtan bir diğer projesi ise “Karaca Squirrel’s Nest: Transformable Thermos Packaging” oldu. Termos ambalajının kullanım sonrasında sincaplar için bir yuvaya dönüştürülebildiği proje, ambalajın işlevini ürünün korunmasının ötesine taşıyarak doğayla ilişki kuran yaratıcı bir çözüme dönüştürüyor. Yeniden kullanımı teşvik eden tasarım, gündelik ürün ambalajlarının farklı canlılara yaşam alanı sunabilecek işlevsel tasarımlara dönüşebileceğini ortaya koyarken Pentawards 2026’da sertifika almaya hak kazandı. Dünya genelinde 66 ülkeden 2.000’i aşkın başvurunun değerlendirildiği Pentawards 2026’da, uluslararası jüri tarafından 700’den fazla proje listeye alındı. Karaca’nın iki projesinin de sürdürülebilir tasarım kategorisinde ödüllendirilmesi, markanın ürün ve ambalaj tasarımında yeniden kullanım odaklı yaklaşımını uluslararası platformdaki gücünü bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kayseri’de ‘Küçük Dostlar Kedi Kasabası’ Ziyaretçi Akınına Uğruyor Haber

Kayseri’de ‘Küçük Dostlar Kedi Kasabası’ Ziyaretçi Akınına Uğruyor

Sıra dışı farklı projelere imza attıklarını belirten Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, "Hem Kayseri’de hem de Türkiye genelinde belediyecilik faaliyetlerinin her alanında en iyisini yapmaya gayret ediyoruz" dedi. Başkan Çolakbayrakdar, bu proje sayesinde çocukların hayvanlarla daha yakın ilişkiler kurarak onları daha iyi tanımalarının ve sevmelerinin sağlandığını vurguladı. Başkan Çolakbayrakdar, ayrıca hayvan fobisi olan bireylerin de bu mekân sayesinde korkularını yenip hayvan sevgisi geliştirebildiklerine dikkat çekerek, "Hemşehrilerimizin hizmetlerimize gösterdiği yoğun ilgiden dolayı teşekkür ediyorum" dedi. Tüm canlıların Kocasinan’da değerli ve önemli olduğuna dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, “Kocasinan Belediyesi olarak sıra dışı farklı projeler yapıyoruz. Belediyelik faaliyetlerinin her alanında en iyisini yapıyor ve gayret ediyoruz. Her bir mahallemizde örnek işler gerçekleştiriyoruz. Yakut Mahalle’mize kazandırdığımız 10 bin metrekare yaşam alanı içerisinde yer alan ‘Küçük Dostlar Kedi Kasabası’nda 19 farklı çeşit kedi burada. Çocuklar ve gençler, buraya geldiği zaman kedilerle vakit geçirecekleri ortam bulunuyor. Özellikle yaratılmışın en şereflisi ‘Eşref-ı Mahlûk’ olan insana hizmet ediyoruz ama bununla birlikte çevremizi paylaştığımız Allah’ın can vermiş olduğu bütün mahlûkatı, Allah’ın şefkat nazarıyla onlara bakabilmenin yaklaşımı içerisindeyiz. Hz. Peygamberimizin (S.A.V) sahiplenmiş olduğu ‘Müezza’ isimli kedisi var. Peygamberimizin ümmeti olarak bu yaptığımız hizmet, şefkat göstermek adına örnek bir çalışmadır.” ifadelerini kullandı. Öte yandan Kocasinan Belediyesi Veteriner Müdürlüğü, yaklaşık 500 metrekarelik alana kurulan 'Küçük Dostlar Kedi Kasabası'nda kedilere 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet sunuyor. Kedilerin tedavi, beslenme ve barınma ihtiyaçlarının karşılandığı bu merkezde, alanında uzman veteriner hekimler gözetiminde tüm bakım hizmetleri sağlanıyor. Kasaba içerisinde steril kum havuzu, kedi oyun alanı, bungalov evler, kedi köprüsü, yapay çim, tünel, tırmanma parkuru, tırmalama ağacı, beslenme üniteleri ve toplu yaşam alanları gibi birçok donatı bulunuyor. Ayrıca, 'Küçük Dostlar Mahallesi' ve 'Tekir Parkı' gibi renkli mekânlar da yer alıyor. Kedi Kasabasında british shorthair, exotic shorthair, scottish fold, Ankara ve Van kedisi, tekir, bombay, Norveç orman kedisi, mavi Rus kedisi, İran kedisi, siyam, chinchilla ve bengal kedisi gibi 19 farklı tur kediye ev sahipliği yapıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul'da Cemal Reşit Rey Konser Salonu Yenilenen Yüzüyle Kapılarını Açtı Haber

İstanbul'da Cemal Reşit Rey Konser Salonu Yenilenen Yüzüyle Kapılarını Açtı

İBB Genel Sekreteri Mahir Polat ise, salonda yapılan çalışmalar hakkında kapsamlı bir şekilde bilgi vererek, “İlk 3 ayında 30'un üzerinde konser programı şu an netleşmiş ve programı yayınlanmış durumda. Bütün bu etkinliklerle beraber muradımızı, umudumuzu aslında yaşayan sergi alanıyla beraber Cemal Reşit Rey'in sadece performatif olarak konserlerin verildiği alan olarak değil; yaşam alanının olduğu, kültür merkezlerinin, kültür buluşma alanlarının şu an bence Türkiye'nin en çok ihtiyaç duyduğu sosyalleşmenin, yan yana gelebilmenin, yaşam enerjisini büyütebilmenin alanları olması konusuna hizmet etmesi gerekliliğiyle alan bir bütün olarak her şeyden önce bir kültürel yaşam alanı olarak dizayn edildi. Bu bakımdan Cemal Reşit Rey'in restorasyonu hayırlı, uğurlu olsun. Geldiniz, onur verdiniz. Umarım güzellikler içerisinde geçecek günler, konserler hep beraber burada buluşuruz” ifadelerini kullandı. Cemal Reşit Rey Ailesi’ni temsilen konuşan Osman Ergün de konuşmasında, “Büyük usta Cemal Reşit Rey'in zamansız eserlerinin ve daha nice kıymetli eser sahibine ait güzide eserlerin büyük ustalar eşliğinde sanatseverlerle buluşacağı bu salonda keyifli, sanat dolu bir sezon olmasını diliyoruz. Cemal Reşit Rey Köşesi ise uzun zamandır olmasını arzu ettiğimiz bir çalışma ürünü oldu. Büyük ustaya dair ince hatıraların yer aldığı köşe; siz kıymetli misafirlerimiz nezdinde, bundan sonra içinde birçok sanatsevere ilham kaynağı olacaktır. Bu vesileyle tekrar aramızda olduğunuz için teşekkür eder, saygılarımızı sunarız.” Diye konuştu. ŞİŞLİ / İSTANBUL İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), şehrin müzik hafızasında ve kültür-sanat yaşamında müstesna bir yere sahip olan Cemal Reşit Rey Konser Salonu, İBB Miras tarafından yürütülen bir yıllık kapsamlı restorasyon sürecinin ardından 7 Ekim Çarşamba günü kapılarını yeniden açtı. Büyük usta Cemal Reşit Rey’in aramızdan ayrılışının yıl dönümünde düzenlenen özel açılış töreninde, salona kazandırılan yeni yaşam alanları, dijitalleştirilen dev arşiv ve sanatın dönüştürücü gücü vurgulandı. Sezonun açılış töreninine İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, İBB’nin üst yönetimi, sanatseverler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende CRR’nin tadilat süreci ve yapılan uygulamaları içeren kısa bir film gösterimi yapıldı. Ardından protokol konuşmalarına geçildi. Burada sırasıyla Cemal Reşit Rey Ailesi adına Osman Ergün, İBB Genel Sekreteri Dr. Mahir Polat ve İBB Başkanvekili Nuri Aslan sırasıyla açılış konuşması yaptı. Aslan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı; “Sizlere, bir buçuk yılı aşkındır hukuksuzca Silivri’de tutulan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun da selamlarını iletmek istiyorum. Yaptığımız her hizmette kendisinin emeği ve vizyonu var. Buradan kendisine ve tüm yol arkadaşlarımıza bin selam olsun.” “ÇOCUKLARIMIZIN, GENÇLERİMİZİN GÜVENLE, HUZURLA VE UMUTLA BÜYÜYECEĞİ BİR TOPLUMU İNŞA ETMEK HEPİMİZİN BOYNUNUN BORCUDUR” “Sözlerimin hemen başında, yüreğimizi yakan büyük bir acıyı paylaşmak zorundayım. Başakşehir’deki bir okulumuzda evlatlarımıza yönelik gerçekleşen elim saldırı hepimizi derinden sarstı. Hayatını kaybeden yavrumuza Allah’tan rahmet; kederli ailesine, öğretmenlerimize ve bütün milletimize sabır diliyorum. Esenyurt’ta bizleri çok üzen bir saldırı daha meydana geldi. Yaralı evlatlarımızın bir an evvel sağlıklarına kavuşması en büyük temennimizdir. Çocuklarımızın, gençlerimizin güvenle, huzurla ve umutla büyüyeceği bir toplumu inşa etmek hepimizin boynunun borcudur. Bunu hep birlikte yapmak zorundayız.” “CEMAL REŞİT REY KONSER SALONU DA İSTANBUL’UN BU BÜYÜK MÜZİK HAFIZASININ EN KIYMETLİ MEKÂNLARINDAN BİRİDİR” “Müzik, insanlığın kurduğu en eski ve en evrensel dillerden biridir. Bazen kelimelerin söyleyemediğini tek bir nota söyler. Müzik bazen bir toplumun hafızasını taşır. Müzik bazen acıyı paylaşır, sevinci çoğaltır. Çünkü müzik insanın hafızasına ve vicdanına seslenir. Bu akşam bir araya geldiğimiz Cemal Reşit Rey Konser Salonu da İstanbul’un bu büyük müzik hafızasının en kıymetli mekânlarından biridir. Burası 14 Mart 1989 akşamı, dünyaca ünlü piyanistimiz İdil Biret’in konseriyle kapılarını açtı. O günden bu yana nice büyük sanatçı bu sahneden geçti, nice eser burada yeniden hayat buldu. Ve elbette bu salonun taşıdığı isim başlı başına büyük bir miras olarak bize kaldı.” “SANATÇISINA SAHİP ÇIKAMAYAN BİR TOPLUM KAYBETMEYE MAHKÛMDUR” “Büyük bestecimiz Cemal Reşit Rey’in aramızdan ayrılışının 41’inci yıl dönümü. Cemal Reşit Rey, Cumhuriyetimizin kültür ve sanat alanında kurduğu büyük ufkun öncü isimlerinden biridir. Topraklarımızın sesini evrensel müzik diliyle buluşturdu. Doğu ile Batı arasında duvarlar kurmak yerine, ikisini aynı yaratıcı dünyanın içinde düşünmeyi başardı. Onun müziğinde İstanbul da vardır, Anadolu da; gelenek de vardır, yenilik de. Belki de Cemal Reşit Rey’i hala çağdaş kılan tam olarak budur: Köklerinden kopmadan dünyaya açılabilmek. Onun aziz hatırasını, fuayemizde ziyarete açtığımız ‘Zamanın Ötesinde Bir Nota: Cemal Reşit Rey’ sergisiyle de selamlıyoruz. Kendisini saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. Biz 1923’te kurulan Cumhuriyet’e, Cumhuriyet’in sanatçısına, yazarına, şairine sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten öğrendiğimiz de budur. Evlatlarımıza bırakacağımız miras da budur. Sanatçısına sahip çıkamayan bir toplum kaybetmeye mahkûmdur. Biz sahip çıkacağız, yanında olacağız! İstanbul’dan Anadolu’ya; memleketimizin tüm her bir köşesinde kimse kendini yalnız hissetmesin: Biz varız! Cumhuriyet’in çocukları var.” “BİZ İSTANBUL’UN HAKKINI İSTANBUL’A TESLİM EDİYORUZ” “İstanbul’un hafızasında önemli bir yere sahip olan Cemal Reşit Rey Konser Salonu, yıllardır şehrimizin sanat hayatına ev sahipliği yaptı. Bize düşen, böylesine kıymetli bir kültür mirasını korumak ve geleceğe taşımaktı. Bu nedenle salonumuzda kapsamlı bir yenileme çalışması gerçekleştirdik. Çünkü daha fazla insanımız buraya gelsin, buradan faydalansın istedik. Zira biz sanata erişimi vazgeçilmez bir yurttaşlık hakkı olarak görüyoruz. Kültür ve sanat bir şehrin ruhunu besler; insanların birlikte yaşama kültürünü güçlendirir. Tam da bu nedenle 2019’dan bu yana bu anlayışla çok güçlü bir dönüşüm başlattık. Uzun yıllar kapalı kalan, İstanbul’un gündelik hayatından kopan çok kıymetli yapıları yeniden şehre kazandırdık. Müze Gazhane, Artİstanbul Feshane, Muammer Karaca, Bulgur Palas, Çubuklu Silolaları ilk aklıma gelenlerden… Muammer Karaca’da da perdeleri açtık. Burada da açıyoruz. Çok yakında Haldun Taner ve Reşat Nuri sahnelerimizde de buluşacağız. Aslında baktığımızda biz İstanbul’un hakkını İstanbul’a teslim ediyoruz. Çünkü bu mekânlar zaten İstanbullunun, dahası bütün dünya insanlarının hakkı. Çünkü İstanbul, yolu bu şehirden geçen herkese ait bir şehir. Doğu ile Batı burada karşılaştı. Farklı diller, inançlar, sesler ve estetik anlayışlar yüzyıllar boyunca bu şehirde birbirine dokundu” “YENİ SEZONDA BU SAHNE YİNE DOPDOLU OLACAK” “Biz de İstanbul’un bu çoğulcu kültürünü geleceğe taşımak istiyoruz. Sanatı İstanbul’un her mahallesine, her yaştan İstanbulluya ulaştırmak için çalışıyoruz. Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nu da işte bu anlayışla yeniledik. Şimdi önümüzde yepyeni bir dönem var. Yeni sezonda bu sahne yine dopdolu olacak.” “CEMAL REŞİT REY KONSER SALONU’NUN YENİLENEN YÜZÜYLE BAŞLAYAN BU YENİ DÖNEMİN İSTANBUL’UN DÜŞÜNSEL VE SANATSAL YAŞAMINA DEĞER KATMASINI DİLİYORUM” “Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nun yenilenen yüzüyle başlayan bu yeni dönemin İstanbul’un düşünsel ve sanatsal yaşamına değer katmasını diliyorum. Bu salonu ilgisiyle, alkışıyla ve merakıyla yaşatan siz değerli sanatseverlere yürekten teşekkür ediyorum. İstanbul’da müziğin hiç susmadığı, sanatın hayatımızdan hiç eksilmediği nice güzel sezonlarda buluşmak dileğiyle… Hepinize ilham dolu bir sezon ve güzel bir konser akşamı diliyorum. Ancak bir Cumhuriyet çocuğu olarak 10. yıl marşını unuttuğumu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bestecisi Cemal Reşit Rey’in adını taşıyan bu salonda söylemek isterim ki: Memleketimizin nice zor günlerden geçti. Cumhuriyet’in çocukları olarak bu zor günlerden de hep birlikte aşacağız! Umudunuzu asla kaybetmeyin!” İBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Mahir Polat ise konuşmasında şunları söyledi; “Cemal Reşit Rey'i 1985 yılında kaybettiğimizde bu yapı yeni yeni inşa edilmeye başlanan, tarih olarak da hatırlamamız gerekiyor, Bedrettin Dalan döneminin yeni yapılacak kültür komplekslerinden birisi olarak inşa ediliyor. Ve görevinin son dönemleri, ardından da Nurettin Sözen Bey'in görevinin aktif dönemlerine denk gelecek şekilde en olgun kültür ürünlerinin kentteki verilmeye, sergilenmeye başladığı bir sanat yönetimi programıyla işleyen bir alan. Çalışmaya başladığında aşağı yukarı Atatürk Kültür Merkezi ile beraber iki yapı, Kongre Sergi Sarayı'nın tarihçesi içerisinde kendi yerini bulmuş iki yapıdan birisi. Çok sonra Lütfi Kırdar ve diğer sergi salonları yapıldığında bugünkü anlamıyla, eski tarihiyle olan 40'lardaki olanı değil, bugünkü anlamıyla yapıldığında İstanbul gibi Türkiye'nin kültürünün, sanatının başkenti olan yerin bir merkez odak noktası olarak bir işlevi görüyor. Bu önemini tekrar hatırlatmak gerekiyor. Tabii yıllar içerisinde özellikle kurulduğu yıllardaki sanat yönetimi politikaları ve ardından gelen yıllarda hakikaten övünülecek şekilde şu an üzerinde bulunduğum bu sahne, dünya müziğinin devleri geldi geçti bu sahneden. Türkiye'de müzikseverler dünya müziğini bu defa kendi kaynaklarından dinleyecek şekilde onları burada dinleyen, canlı performanslarla dinleyen bir süreç yaşadı. Ve bu farklı dönemlerde farklı partiler, farklı siyasi yönetimler altında hiç değişmeden sürebildi. Bu Türkiye'nin bir başarısıdır, takdir edilecek bir başarısıdır. Dolayısıyla Türkiye'de dünya müziğine kapıyı açan konservatuvar öğrencilerinin hemen hemen hepsinin gözleri dolar Cemal Reşit Rey dediğimizde. Çünkü büyük insanları burada dinlemişlerdir. Onların kayıttan değil, canlı performanslarını burada işitmişlerdir. Bu bakımdan aslında bir konser salonu aynı zamanda bir akademi nasıl olurun cevabı niteliğindedir. Hakikaten geriye dönük buraya emek veren büyük isimlere, büyük insanlara hepsine ayrı ayrı teşekkür etmek lazım. Çünkü bir kişinin, bir dönemin emeği değil, birbirinden çok çok farklı dönemin Türkiye'nin ortak emeğinin ürünü, kültür dünyasının ortak emeğinin ürünüdür. “EKREM İMAMOĞLU BURAYA ÇOK SIK GELİRDİ BİLİYORSUNUZ” “Tabii geçtiğimiz yıllarda bu alanı tekrar değerlendirmek durumunda bir ödev önümüze çıktığında sevgili başkanımız Ekrem İmamoğlu buraya çok sık gelirdi biliyorsunuz. Konserleri mutlaka takip ederdi ve geldiğinde yapının fiziksel sorunlarıyla çok yakından ilgilenirdi. Ve o yıllarda bize talimat vermişti ‘Cemal Reşit Rey Salonu'nu restore etmemiz gerekiyor’ şeklinde. Elimizdeki yoğunluklar ve diğer iş programı, buranın konser programları derken geçtiğimiz yıl başlayan restorasyon uygulaması bir yıl kadar sürdü. Ve İBB Miras'ın sadece yapıyı mekanik bir alan olarak ele almayan, hafızasını, izlerini, kendi bütünlük ve hafıza değerini de bir taraftan çok dönüştürmeyecek, yani hafızamızdaki görsel etkisinde dönüştürmeyecek koruma odaklı çalışmalarını yapmaya başladı. Peki, neler yapıldı? Bunları biraz açıklamam gerekiyor. Biz restorasyona başladıktan çok kısa bir süre sonra burada küçük bir yangın çıktı, belki basından duydunuz. Çünkü aslında Cemal Reşit Rey'in artık 40 yıla yaklaşmış zamanında, sürecinde mekanik tesisatların tamamı artık yok olmuş noktadaydı ve yangın riskiyle karşı karşıyaydı. Ki şükürler olsun restorasyona aldıktan sonra tesisatta oluşan yorgunluktan başlayan bir sistemle biz zaten kanalları açtığımızda görmüştük. Alandaki bütün makine, ekipman, tesisat sistemlerinin tamamı artık ömrünü tamamlamıştı.” “CEMAL REŞİT REY SALONU'NUN ARTIK BİR KAFESİ VE RESTORAN ALANI VAR. AYNI ZAMANDA BİR AÇIK ALAN DİNLENME NOKTASI VE BİR KÜTÜPHANESİ VAR, DİREKT AÇIK BİR SERVİS VERİYOR VE BURADA SANAT KİTAPLARINDAN OLUŞAN BİR ALAN VAR” “Gördüğünüz bütün ses sistemleri, bütün elektrik aksamları, bütün havalandırma, iklimlendirme aksamları baştan aşağı bu restorasyonda güncel teknolojiyle yer değiştirdi. Sahne teknolojisinin ihtiyaç duyduğu bütün sistemler yenilendi. Burası tabii bir konser salonu olduğu için öncelikli olarak ses sistemleri çok önemliydi. Kendileriyle hakikaten gurur duyduğumuz ses teknisyeni arkadaşlarımız Türkiye'nin en iyileridir. Cemal Reşit Rey'in bir okul olma özelliğinin teknisyenler açısından da bir değeri vardır. Bütün ses sistemlerini tekrar yenilediğimiz ve buradaki ekipmanları yeniden güncellediğimiz bir çalışmadan geçti. Çatıda ciddi yalıtım sorunları vardı, bunları elden geçirdik ve fuayede ve diğer noktalarda gördüğünüz mimari sorunları giderdik. Ne yazık ki iyi bir kafesi ya da hiçbir kafesi yoktu. Dünyada böyle bir alanın sadece konser izlemek ya da etkinlik sırasında gidilip kullanılması diye bir değer yoktur. Orayı yaşarsınız, randevularınızı orada verirsiniz, çalışmalarınızı orada yaparsınız. Cemal Reşit Rey Salonu'nun artık bir kafesi ve restoran alanı var. Aynı zamanda bir açık alan dinlenme noktası ve bir kütüphanesi var, direkt açık bir servis veriyor ve burada sanat kitaplarından oluşan bir alan var. “CRR ARŞİVİN TAMAMI DA DİJİTALİZASYON VE ARŞİV SİSTEMİ İÇERİSİNDE ELDEN GEÇTİ” “Bununla beraber kendi programı içerisinde güzel bir haber, çoğu kimsenin haberi olmayan bir durum olabilir, Cemal Reşit Rey'in başlangıcından bugüne yapılan bütün etkinlikler kayda alınmıştır ve Cemal Reşit Rey'in çok iyi bir arşivi vardır. Bu arşivin tamamı da dijitalizasyon ve arşiv sistemi içerisinde elden geçti. İnşallah yakında onu da kullanıma, erişime açık bir şekilde gidereceğiz. Tabii konser kayıtları telife de konu olduğu için onun kullanımı apayrı, özel kapalı devre olmuş olacak. Biz 2 yıllık süre zarfında Cemal Reşit Rey'de sanat yönetimini bir danışma kurulu eliyle yürütmeye karar verdik. Çünkü danışma kurulu artık tekil sanat yönetmenlerinden çok daha farklı yönleri olan insanların içinde olacağı bir yöntemle ilerlemesi gerektiğine inanıyorduk. Bu anlamda Profesör Doktor Evrim Hikmet Öğüt, Doçent Doktor Nil Kocamangil, Yiğit Özatalay ve Kamil Özler hocamız ve sevgili Can Kalaycıoğlu, aynı zamanda direktörümüz olan arkadaşımızın koordinasyonunda beşli bir koordinasyon kurulu buranın sanat yönetimini ve programını oluşturuyor. Biz 100 yıl sonra şunu söyleyebiliriz Türk Beşlileri hikâyesinden bugüne: Artık dünyada sanat ve kültür tartışmaları klasik olarak Doğu-Batı sentezli ve vulgarize bir tartışmayla gitmiyor. Artık dünya çok kültürlü, çok boyutlu ve çok eş zamanlı yaşayan bir şekilde ilerliyor. O yüzden bizim önümüzde başka bir ödev olarak hem yerelin hem de dünyanın eş zamanlı duyulması, bir ülkenin, bir toplumun kendini ifade edebilmesi kanalı olarak kültür ve sanatı baş tacı olarak tutabilmesi gibi konular öne geliyor. Ve bu yılın programı bu çerçevede hazırlanan bir duyarlılıkla farklı müzik tarzları, farklı ifade tarzlarıyla oluşmuş bir programa sahip olacak.” “UMARIM GÜZELLİKLER İÇERİSİNDE GEÇECEK GÜNLER, KONSERLER HEP BERABER BURADA BULUŞURUZ” “İlk 3 ayında 30'un üzerinde konser programı şu an netleşmiş ve programı yayınlanmış durumda. Bütün bu etkinliklerle beraber muradımızı, umudumuzu aslında yaşayan sergi alanıyla beraber Cemal Reşit Rey'in sadece performatif olarak konserlerin verildiği alan olarak değil; yaşam alanının olduğu, kültür merkezlerinin, kültür buluşma alanlarının şu an bence Türkiye'nin en çok ihtiyaç duyduğu sosyalleşmenin, yan yana gelebilmenin, yaşam enerjisini büyütebilmenin alanları olması konusuna hizmet etmesi gerekliliğiyle alan bir bütün olarak her şeyden önce bir kültürel yaşam alanı olarak dizayn edildi. Bu bakımdan Cemal Reşit Rey'in restorasyonu hayırlı, uğurlu olsun. Geldiniz, onur verdiniz. Umarım güzellikler içerisinde geçecek günler, konserler hep beraber burada buluşuruz. Ayağınıza sağlık, teşekkür ederim efendim." “BU SALONDA KEYİFLİ, SANAT DOLU BİR SEZON OLMASINI DİLİYORUZ” Cemal Reşit Rey Ailesi’ni temsilen konuşan Osman Ergün de konuşmasında, “Büyük usta Cemal Reşit Rey'in zamansız eserlerinin ve daha nice kıymetli eser sahibine ait güzide eserlerin büyük ustalar eşliğinde sanatseverlerle buluşacağı bu salonda keyifli, sanat dolu bir sezon olmasını diliyoruz. Cemal Reşit Rey Köşesi ise uzun zamandır olmasını arzu ettiğimiz bir çalışma ürünü oldu. Büyük ustaya dair ince hatıraların yer aldığı köşe; siz kıymetli misafirlerimiz nezdinde, bundan sonra içinde birçok sanatsevere ilham kaynağı olacaktır. Bu vesileyle tekrar aramızda olduğunuz için teşekkür eder, saygılarımızı sunarız.” Protokol konuşmalarının ardından program, Adrian Prabava & Airam Hernandez & CRR Senfoni Orkestrası’nın konseriyle devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Öğrenci Evlerinde Alan Kazandıran Çözüm Önerileri    Haber

Öğrenci Evlerinde Alan Kazandıran Çözüm Önerileri  

Üniversiteye başlamak, gençlerin hayatında yeni bir sayfa açarken beraberinde farklı bir yaşam düzenini de getiriyor. Aile evinden ayrılarak öğrenci evine taşınan gençler için bu süreç, kendi yaşam alanlarını oluşturdukları ilk deneyimlerden biri oluyor. Öğrenci evlerinde sınırlı metrekareler, dekorasyon ve mobilya seçimlerini daha önemli hale getiriyor. Tepe Home, küçük metrekarelerde işlevselliği ön plana çıkaran çözümlerle, öğrencilerin hem ihtiyaçlarına cevap veren hem de kendi tarzlarını yansıtan alanlar oluşturabileceklerine dikkat çekiyor. Doğru planlanan bir yaşam alanı, yalnızca günlük ihtiyaçları karşılamakla kalmıyor; ders çalışmak, dinlenmek ve sosyalleşmek için daha konforlu bir ortam sunuyor. Çok Amaçlı Mobilyalarla Daha Fazla Kullanım Alanı Tepe Home’a göre öğrenci evlerinde alanı verimli kullanmanın en önemli yollarından biri, birden fazla ihtiyaca cevap verebilen mobilyaları tercih etmek. Kompakt çalışma masaları, farklı amaçlarla kullanılabilen sehpalar, depolama alanı sunan mobilyalar ve gerektiğinde kolayca yer değiştirilebilen parçalar, küçük alanlarda hareket özgürlüğü sağlıyor. Özellikle yaşam alanının aynı zamanda çalışma ve dinlenme alanı olarak kullanıldığı öğrenci evlerinde, mobilyaların işlevselliği büyük önem taşıyor. Tepe Home, alanın ölçülerine uygun seçilen temel mobilyaların gereksiz kalabalık yaratmadan ihtiyaç duyulan konforu sağlayabileceğini belirtiyor. Tepe Home’un önerileri arasında dikey alan kullanımını artıran depolama çözümleri de yer alıyor. Küçük metrekarelerde yalnızca zemini değil, duvarları da değerlendirmek depolama kapasitesini artırmanın etkili yollarından biri olarak öne çıkıyor. Kitaplıklar, raflar ve farklı depolama çözümleri sayesinde kitaplar, aksesuarlar ve günlük ihtiyaçlar düzenli şekilde konumlandırılabiliyor. Böylece zemin daha ferah bırakılırken yaşam alanında hareket etmek de kolaylaşıyor. Aydınlatma ve Kişisel Dokunuşlarla Daha Ferah Bir Atmosfer Tepe Home’a göre küçük alanlarda dekorasyon kadar aydınlatma tercihleri de yaşam alanının algılanan genişliğini etkiliyor. Genel aydınlatmanın yanı sıra masa lambası, lambader veya dekoratif aydınlatmalar kullanmak, odanın farklı bölümlerini ihtiyaçlara göre öne çıkarmaya yardımcı oluyor. Açık renklerle birlikte kullanılan doğru aydınlatma tercihleri ise mekânda daha aydınlık ve ferah bir atmosfer oluşturabiliyor. Tepe Home, öğrenci evlerinde fonksiyonelliğin yanı sıra kişisel tarzı yansıtan detayların da önem kazandığını vurguluyor. Birkaç dekoratif obje, tablo, fotoğraf, bitki veya renkli tekstil ürünü, yaşam alanının karakterini değiştirmek için yeterli olabiliyor. Özellikle yeni bir şehirde yaşamaya başlayan gençler için bu dokunuşlar, geçici görünen bir alanı daha sıcak ve aidiyet hissi veren bir yaşam alanına dönüştürüyor. Daha Az Eşya, Daha Düzenli Yaşam Küçük bir evde ferah bir görünüm yaratmanın yollarından biri de ihtiyaçları doğru belirlemekten geçiyor. Tepe Home, sık kullanılmayan eşyaların azaltılmasını, günlük kullanılan ürünlerin kolay ulaşılabilir alanlarda konumlandırılmasını ve mobilya seçimlerinde yaşam alanının ölçülerinin dikkate alınmasını öneriyor. Bu yaklaşım hem düzenin korunmasına yardımcı oluyor hem de yaşam alanının daha verimli kullanılmasını sağlıyor. Tepe Home, yeni eğitim döneminde kendi yaşam alanlarını oluşturan gençlere işlevsellik, düzen ve kişisel tarzı bir arada değerlendirmelerini öneriyor. Tepe Home’un fonksiyonel mobilya ve dekorasyon çözümleriyle sınırlı metrekareler daha verimli kullanılabilirken, öğrenci evleri de ders çalışılan, dinlenilen, arkadaşlarla vakit geçirilen ve kişisel yaşam tarzını yansıtan çok yönlü yaşam alanlarına dönüşebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WWF-Türkiye’den Çağrı: Akbabalar Varsa Denge Var Haber

WWF-Türkiye’den Çağrı: Akbabalar Varsa Denge Var

Doğada yaşamın devamlılığı, farklı türlerin birbirini tamamladığı hassas bir dengeye dayanıyor. Bu dengenin önemli parçalarından biri olan ve hayvan leşleriyle beslenen akbabalar, güçlü mide asitleri sayesinde hastalık etkenlerini ortadan kaldırarak ekosistemlerin sağlıklı işleyişine katkı sağlıyor. Bu özellikleri nedeniyle akbabalar “doğanın temizlikçileri” olarak anılıyor. Sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlıyor Akbabalar, leşleri çürümeden tüketmeleriyle sera gazı emisyonlarının azaltılmasına da yardımcı oluyor. Yalnızca Amerika kıtasında akbabaların yılda yaklaşık 12 milyon metrik ton CO₂ eşdeğeri emisyonun atmosfere salınmasını önlediği; bunun yaklaşık 2,6 milyon otomobilin yıllık emisyonuna eşdeğer olduğu hesaplanıyor. Türkiye dört akbaba türüne ev sahipliği yapıyor Avustralya ve Antarktika kıtaları hariç dünya geneline yayılmış 23 akbaba türü bulunuyor. Türkiye ise, kara akbaba (Aegypius monachus), kızıl akbaba (Gyps fulvus), sakallı akbaba (Gypaetus barbatus) ve küçük akbaba (Neophron percnopterus) olmak üzere dört akbaba türüne ev sahipliği yapıyor. Türkiye’de görülen en büyük akbaba türü olan kara akbaba, aynı zamanda dünyanın en ağır uçan kuşlarından biri olarak öne çıkıyor. Kuş gözlemciler arasında uçan halı lakaplı kara akbabanın kanat açıklığı 250-310 cm, ağırlığı ise 6,3-11,5 kg arasında değişiyor. Yaşam alanlarının tahrip edilmesi ve besin kaynaklarının azalması, ortalama ömrü 30 yıl olan bu tür için en önemli tehditler arasında yer alıyor. Kara akbabadan sonra Türkiye’de görülen en büyük akbaba türü olan kızıl akbabanın görme ve işitme duyuları oldukça gelişmiştir. Kanat açıklığı 230-280 cm, ağırlığı ise 6,2-10,5 kg arasında değişiyor. Rüzgâr türbinleri, elektrik telleri, çiftlik hayvanlarının tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, yaşam alanlarının tahribi ve zehirli et uygulamaları türün karşı karşıya olduğu tehditler arasında yer alıyor. Türkiye’de görülen bir diğer tür olan sakallı akbaba, başlıca kemiklerle besleniyor. Kanat açıklığı 235-275 cm, ağırlığı ise 5-7 kg arasında değişiyor. Sakallı akbabalar; tarım ilacı kaynaklı ölümler, yüksek gerilim hatları kaynaklı çarpılmalar, kurşun zehirlenmesi, yasa dışı avcılık, besin kaynaklarının azalması, rahatsız edilme ve yaşam alanlarının daralması gibi tehditlerle karşı karşıya. Türkiye’deki en küçük akbaba türü olan küçük akbaba ise nesli küresel ölçekte tehlike altında olan bir tür. Boyu 47–65 cm, ağırlığı yaklaşık 1,9 kg, kanat açıklığı ise 155–170 cm arasında değişiyor. Kayalıklara yuva yapan bu tür için kurşun zehirlenmesi, doğrudan ya da dolaylı zehirlenme, elektrik hatları ve rüzgâr türbinleriyle çarpışmalar ile popülasyon azalması başlıca tehdit unsurları arasında yer alıyor. “Akbabaları korumak hepimizin katkısıyla mümkün” WWF-Türkiye Doğa Koruma Kıdemli Uzmanı Can Yeniyurt, Uluslararası Akbaba Farkındalık Günü kapsamında şu değerlendirmede bulundu: “Akbabalar, çoğu zaman gözden kaçan ancak ekosistemlerin sağlıklı işleyişinde kritik görevler üstlenen türler. Leşlerle beslenerek hastalık etkenlerinin yayılmasının önlenmesine yardımcı oluyorlar ve doğanın dengesinin korunmasına katkı sağlıyorlar. Buna karşılık, yaşam alanı kaybı, elektrik çarpması ve enerji altyapılarıyla çarpışma ve zehirlenme, gibi farklı tehditlerle karşı karşıyalar. Akbabalar gibi süzülerek uçan kuşlardan leyleklere, son günlerde yaşanan elektrik çarpması vakaları da bu tehditlerin güncelliğini ve önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türleri ve karşılaştıkları tehditleri daha iyi anlamak, gözlem yapmak ve elde edilen verileri koruma çalışmalarına kazandırmak bu nedenle büyük önem taşıyor. Vatandaşların da bu sürece katılması mümkün. Gözüm Doğada uygulamasıyla doğada karşılaştığımız türleri kayıt altına alarak vatandaş bilimine katkı sağlayabiliriz. Her gözlem, doğayı daha iyi tanımamıza ve türlerin korunmasına yönelik çalışmalarımıza destek oluyor.” Gözüm Doğada ile doğa koruma çalışmalarına katkı WWF-Türkiye’nin Gözüm Doğada mobil uygulaması, vatandaş bilimi yoluyla doğa koruma çalışmalarına katkı sunma olanağı sağlıyor. Doğada gözlemledikleri türleri uygulama üzerinden paylaşan kullanıcılar, tür gözlem kayıtlarının oluşturulmasına katkıda bulunuyor. Toplanan veriler, koruma çalışmalarına hizmet edebilmesi amacıyla ilgili kurum ve araştırmacılarla paylaşılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai 2026 IDEA Ödülleri’nde Geleceğin Mobilitesi ve Marka Tasarımı Alanlarında 10 Ödül Kazandı Haber

Hyundai 2026 IDEA Ödülleri’nde Geleceğin Mobilitesi ve Marka Tasarımı Alanlarında 10 Ödül Kazandı

Hyundai; konsept tasarımı, markalaşma, hizmet tasarımı, mekân tasarımı ve robotik kategorilerinde iki Altın, iki Bronz ve altı Finalist ödülü elde etti. Bu başarı, şirketin yalnızca otomotiv üretimindeki değil, marka tasarımı ve pazarlama alanlarındaki yetkinliğini de bir kez daha ortaya koydu. Geleceğin Mobilitesi Konsept Tasarımı Ödülleri Altın Ödül E3W ve E4W Elektrikli Mikro Mobilite Konseptleri – Konsept ve Spekülatif Tasarım Finalist Mobile Nap – Konsept ve Spekülatif TasarımFurnished Lounge / Hyundai Add Gear – Mobilya ve AydınlatmaMobED (Mobile Eccentric Droid) – Ticari ve Endüstriyel Tasarım Markalaşma, Hizmet Tasarımı ve Aksesuar Ödülleri Altın Ödül Na Oh Korean Restaurant Book – Markalaşma Bronz Ödüller Hyundai Heritage: RETRACE Magazine (STELLAR ve SONATA) – MarkalaşmaHyundai Hope on Wheels – Markalaşma Finalist Na Oh Korean Restaurant Branding – MarkalaşmaHyundai Customizable MagSafe ID Card Case – Ofis ve AksesuarUX Studio Seoul – Hizmet Tasarımı ve Mekân Tasarımı IDEA Ödülleri’nin Tasarım Dünyasındaki Önemi Dünyanın en prestijli tasarım yarışmalarından biri olan IDEA (International Design Excellence Awards – Uluslararası Tasarım Mükemmelliği Ödülleri), başvuruları beş temel kriter üzerinden ve katılımcıların kimliklerinin gizli tutulduğu kör değerlendirme yöntemiyle inceliyor. Değerlendirme kriterleri şu başlıklardan oluşuyor: Tasarımda yenilikçilik ve problem çözmeSon kullanıcılara sağlanan somut faydaMüşteri marka açısından yaratılan ticari etkiTopluma ve sürdürülebilirliğe katkıTasarım estetiğinin işlevle uyumu Değerlendirme boyunca katılımcıların kimliklerinin gizli tutulması, yenilikçi fikirlerin marka bilinirliğinden bağımsız ve yalnızca kendi nitelikleri üzerinden değerlendirilmesini sağlıyor. Hyundai; şehir içi erişilebilirlik, iklim koşullarına dayanıklılık, iyi yaşam ve kişiselleştirilmiş yaşam tarzı gibi gerçek kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği çözümlerle ödüle layık görüldü. Bu yaklaşım, tasarımı yalnızca biçimsel ve estetik bir unsur olarak değil, insan hayatına somut değer katan bir araç olarak ele alıyor. E3W ve E4W ile Son Kilometre Ulaşımına Yeni Bir Yaklaşım E3W ve E4W, Hindistan’ın geleneksel motorlu çekçeklerini yoğun şehir yaşamı ve günlük çalışma koşulları için temiz, kapsayıcı ve uyarlanabilir bir platform olarak yeniden yorumlayan elektrikli mikro mobilite konseptleri olarak öne çıkıyor. Modeller; erişilebilirlik, iklim koşullarına dayanıklılık ve modüler kullanım esnekliğini bütüncül bir tasarımda buluşturuyor. Konseptlerin öne çıkan özellikleri arasında şunlar yer alıyor: Basamaksız erişim ve tekerlekli sandalye kullanımına olanak sağlayan tamamen düz ve engelsiz zeminYolcu ve yük taşımacılığı arasında hızlı geçiş sağlayan katlanabilir ve zemine gizlenebilir koltuklarMuson mevsiminde su altında kalan veya engebeli yollarda hareket kabiliyetini koruyan ayarlanabilir sürüş yüksekliğiYoğun şehir trafiğinde çevikliği ve sürücü görüş açısını artıran kompakt boyutlar ve açılı ön camFarklı araçlara ihtiyaç duyulmadan yolcu taşımacılığı, lojistik ve acil durum görevlerine uyarlanabilen modüler mimari E3W ve E4W; sıfır egzoz emisyonu, trafik güvenliği, engelli bireyler için erişilebilirlik ve dezavantajlı toplulukların iklim koşullarına karşı dayanıklılığı gibi birbiriyle bağlantılı şehir sorunlarına çözüm sunuyor. Kapsayıcılığı ve sel koşullarına dayanıklılığı tasarımın merkezine yerleştiren konseptler, son kilometre ulaşımını uyarlanabilir bir kent mobilitesi ekosistemine dönüştürüyor. Mobile Nap ile Araçlarda Dinlenme Deneyimi Mobile Nap, araç iç mekânını sakin ve dinlenme odaklı kişisel bir alana dönüştürerek uykuyu tasarlanmış bir mobilite deneyimi olarak ele alıyor. Kavram kanıtlama ve çevik test platformu olarak geliştirilen proje; yoğun zihinsel tempoda çalışan ofis çalışanlarından yöneticilere, uzun yol sürücülerinden vardiyalı çalışanlara ve bakım veren kişilere kadar geniş bir kullanıcı kitlesinin gün içinde kaliteli biçimde dinlenebilme ihtiyacına yanıt veriyor. Geleneksel araçlarda koltuğu geriye yatırarak dinlenmenin ötesine geçen Mobile Nap; araca geliş, dinlenmeye geçiş, uyku ve yeniden günlük aktivitelere dönüş aşamalarının tamamını şu özelliklerle destekliyor: Kaliteli dinlenmeyi destekleyen özel oturma pozisyonu ve mekânsal tasarımSes, sıcaklık, nem ve hava kalitesini birlikte yöneten yazılım tabanlı uyku hizmetiKamusal alan ile kişisel zaman arasında belirgin sınırlar oluşturarak sağlanan psikolojik konforBireysel araçlara, paylaşımlı mobilite hizmetlerine ve geleceğin otonom ulaşım ortamlarına uyarlanabilir yapı Mobile Nap, kullanılmayan zamanı dinlenme ve yenilenme süresine dönüştürüyor. Yoğun çalışanların toplantılar arasında zihinsel olarak toparlanmasına yardımcı olurken uzun yol sürücülerinde yorgunluğa bağlı sürüş risklerini azaltmayı, vardiyalı çalışanlara ve bakım veren kişilere ise uygun dinlenme olanakları sunmayı amaçlıyor. Aynı zamanda bir Ar-Ge doğrulama platformu olarak seri üretim öncesinde dinlenme kalitesini gerçekten artıran unsurların belirlenmesine katkıda bulunuyor. Furnished Lounge ve Hyundai Add Gear ile Kişiselleştirilebilir Araç İç Mekânları Furnished Lounge, araç iç mekânını mekanik bir kabin yerine kişiselleştirilebilen bir yaşam alanı olarak yeniden yorumluyor. Doğal ve rahat oturma pozisyonlarını destekleyen salon tipi koltukları, günlük ihtiyaçların kolayca erişilebilir bir konumda tutulmasını sağlayan sezgisel mekân tasarımıyla bir araya getiriyor. Birleşik bir montaj sistemi olan Hyundai Add Gear ise kullanıcıların kişisel eşyalarını farklı araçlara kolayca takmasına ve düzenlemesine imkân tanıyor. Sabit otomobil aksesuarlarından farklı olarak Add Gear, üçüncü taraf iş ortaklarının uyumlu yaşam tarzı ürünleri geliştirebilmesine olanak veren açık kaynaklı bir ekosistem yapısı sunuyor. Böylece Hyundai’yi kapalı bir sistem yerine gelişime açık bir platform markası olarak konumlandırıyor. Sistemin sunduğu başlıca avantajlar şöyle sıralanıyor: Add Gear ürünlerinin farklı Hyundai modellerinde kullanılabilmesi sayesinde ev ve araç ortamları arasında devamlılıkYeniden kullanılabilen aksesuarlarla sürdürülebilir mobilite alışkanlıklarının desteklenmesi ve tüketimin azaltılmasıEsnek ve kişiselleştirilmiş iç mekânlarla uzun vadeli marka bağlılığının güçlendirilmesiAçık iş birliği modeliyle mobilite ekosisteminde inovasyonun teşvik edilmesi Furnished Lounge ve Hyundai Add Gear, biçim odaklı tasarımdan deneyim odaklı mekân tasarımına geçişi temsil ederek estetiğin yanı sıra konforu, seçim özgürlüğünü ve sürdürülebilirliği ön plana çıkarıyor. MobED ile Robotik ve Endüstriyel Uygulamalarda Yeni Olanaklar MobED, birbirinden bağımsız olarak kontrol edilen dört tekerleği ve Hyundai Motor Grubu’na özgü hareket mekanizmasıyla eğimli yollar, kaldırımlar ve bozuk zeminlerde dengeli biçimde hareket edebilen yeni nesil bir mobil robot platformu olarak geliştirildi. MobED’in öne çıkan yetenekleri arasında şunlar bulunuyor: Sürüş, yönlendirme, süspansiyon ve yükseklik ayarını birbirinden bağımsız biçimde kontrol eden Drive & Lift (DnL) teknolojisi sayesinde titreşim ve eğimin en aza indirilmesi, üst modülün dengede tutulmasıİç ve dış mekânlarda güvenli kullanımı destekleyen otonom sürüş ve engellerden kaçınma özellikleriEvrensel montaj rayı ve açık API altyapısıyla lojistik, denetim, araştırma, hizmet ve çekim gibi farklı uygulamalara uyarlanabilen modüler platform MobED’in ölçeklenebilir yapısı ve operasyonel verimliliği, geleceğin robotik ve mobilite ekosistemleri için yeni olanaklar sunuyor. Platform, Hyundai Motor Grubu’nun tasarım alanındaki yetkinliğini binek otomobillerin ötesine taşıyarak endüstriyel ve ticari uygulamalara genişletiyor. Marka Mirası ve Toplumsal Fayda Tasarımla Buluşuyor Hyundai, konsept tasarımının yanı sıra markalaşma, hizmet tasarımı ve günlük kullanıma yönelik ürün tasarımı alanlarında da Altın, Bronz ve Finalist ödülleri kazanarak üretim, marka tasarımı ve pazarlama alanlarındaki gücünü ortaya koydu. Markalaşma kategorisinde Altın Ödül kazanan Na Oh Korean Restaurant Book, Hyundai Motor Group Innovation Center Singapore (HMGICS) bünyesindeki Kore restoranı Na Oh’un marka vizyonunu ve oluşturulma hikâyesini belgeleyen bir arşiv kitabı niteliği taşıyor. Michelin üç yıldızlı şef Corey Lee ve Koreli zanaatkârlarla yapılan iş birlikleri sonucunda hazırlanan kitap, gelenek ile inovasyonu bir araya getiren “Seed-to-Table” yaklaşımını yansıtıyor. İki Bronz Ödül ise Hyundai’nin marka mirasını ve toplumsal fayda yaklaşımını etkileyici tasarımlara dönüştürme becerisini gösteriyor: RETRACE Magazine (STELLAR ve SONATA): Hyundai’nin marka mirasına odaklanan dergi, ikonik modeller üzerinden markanın geçmişini incelerken elektrifikasyon ve geleceğin mobilitesi çağındaki yönünü de ele alıyor. STELLAR ve SONATA sayısı; aile anıları, hafta sonu yolculukları ve 1988 Seul Olimpiyat Oyunları gibi kültürel dönüm noktaları üzerinden otomobillerin günlük yaşamın ve toplumsal hafızanın nasıl bir parçası hâline geldiğini aktarıyor.Hyundai Hope on Wheels: Çocukluk çağı kanserine yönelik farkındalık programı, global ölçekte büyümesini desteklemek amacıyla yenilenen bir marka kimliğine kavuştu. Finalist Projelerle Genişleyen Tasarım Yaklaşımı Altı Finalist ödülünden üçü, Hyundai’nin markalaşma, aksesuar ve hizmet deneyimi alanlarındaki tasarım gücünü gözler önüne seriyor: Na Oh Korean Restaurant Branding: HMGICS bünyesindeki Kore restoranının felsefesini ve kimliğini yansıtan alan, Kore geleneklerini ve kültürünü çağdaş bir bakış açısıyla yeniden yorumluyor. Şef Corey Lee ile birlikte geliştirilen proje, Singapur’daki ziyaretçilere Kore kültürünü doğrudan deneyimleyebilecekleri bir ortam sunuyor.Hyundai Customizable MagSafe ID Card Case: MagSafe özelliği ve modüler makara tutucusu bulunan yeni çalışan kimlik kartı kılıfı, boyun askısıyla taşınabiliyor veya akıllı telefona takılabiliyor. İnce, dayanıklı ve parçaları değiştirilebilir modüler tasarımı sayesinde kullanım zorluklarını, hasarı ve gereksiz ürün değişimini azaltırken kullanıcı deneyimini iyileştiriyor.UX Studio Seoul: Global otomotiv sektörünün halka açık ilk kullanıcı deneyimi araştırma alanlarından biri olan UX Studio Seoul, hem Hizmet Tasarımı hem de Mekân Tasarımı kategorilerinde ödüle layık görüldü. “Kullanıcı Deneyimi Araştırmalarını Deneyim Yoluyla Paylaşmak” yaklaşımı üzerine kurulan merkez, ziyaretçileri içeriklerle doğrudan etkileşime giren ve geri bildirimleriyle araştırma sürecine katkıda bulunan aktif katılımcılara dönüştürüyor. İnsan Odaklı Tasarım Anlayışına Global Ödül Ödül kazanan 10 proje, Hyundai’nin gerçek kullanıcı ihtiyaçlarından hareket eden insan odaklı inovasyon ve marka mükemmelliği yaklaşımını yansıtıyor. Her bir çalışma, “İnsanlık için İlerleme” vizyonunu erişilebilirlik, sağlık, sürdürülebilirlik ve yaşam kalitesi alanlarında somut çözümlere dönüştürüyor. IDEA Ödülleri’nde elde edilen bu başarı, Hyundai’nin tasarım alanındaki yönünü desteklerken markanın global ölçekteki olumlu algısını da güçlendiriyor. Aynı zamanda mobilite sektörünün daha düşünceli, adil ve sürdürülebilir bir geleceğe ilerlemesine katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eskişehir’in Dayanışması Adıyaman’da Yaşam Buluyor Haber

Eskişehir’in Dayanışması Adıyaman’da Yaşam Buluyor

Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinin ardından yaraların sarılması ve depremden etkilenen kentlerde yaşamın yeniden güçlendirilmesi amacıyla Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Adıyaman Belediyesi arasında başlatılan dayanışma çalışmaları kapsamında önemli bir proje daha hayata geçirildi. Bu kapsamda, Adıyaman Merkez Yeni Mahalle’de bulunan 15 bin 200 metrekarelik park alanının projelendirilmesi ve yapımı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirildi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisinin aldığı karar doğrultusunda hayata geçirilen proje, Adıyamanlıların nefes alabileceği, dinlenebileceği, spor yapabileceği ve sosyal yaşamlarını sürdürebileceği modern bir yaşam alanı olarak kente kazandırıldı. ESKİŞEHİR PARKI’NDA SON KONTROLLER YAPILDI Yapımı tamamlanan Eskişehir Parkı’nda incelemelerde bulunmak üzere Eskişehir Büyükşehir Belediyesi teknik heyeti ve Geçici Kabul Komisyonu Adıyaman’a gitti. Park alanında gerçekleştirilen çalışmaları yerinde inceleyen heyet, proje kapsamında yapılan imalatları ve sosyal donatıları kontrol ederek gerekli değerlendirmelerde bulundu. Ziyarette, parkın açılışına yönelik hazırlıklar da ele alındı. 15 bin 200 metrekarelik geniş bir alanda hayata geçirilen Eskişehir Parkı; çocuk oyun alanlarından açık hava fitness alanına, basketbol sahasından yürüyüş yollarına kadar farklı yaş gruplarına hitap eden pek çok donatıyı bünyesinde barındırıyor. Park içerisinde ayrıca vatandaşların bir araya gelerek keyifli vakit geçirebileceği çay bahçesi/kafeterya alanı ve süs havuzu da yer alıyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin Adıyaman’a kazandırdığı park, dayanışmanın kalıcı bir esere dönüşmüş hali olarak önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek açılışla vatandaşların kullanımına sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Yeni Nesil Kırtasiye” İçin Düğmeye Basıldı! Haber

“Yeni Nesil Kırtasiye” İçin Düğmeye Basıldı!

Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala kırtasiye sektörü yoğun alışveriş dönemine hazırlanırken, bir yandan da perakendede yeni bir dönüşüm sürecinin sinyallerini veriyor. TÜKİD’in gündeme taşıdığı “Yeni Nesil Kırtasiye” yaklaşımı, yalnızca mağazaların dekorasyonunun yenilenmesini değil; mağaza düzeni, ürün çeşitliliği, teknoloji kullanımı, müşteri hizmetleri ve mağazada geçirilen zamanın niteliğini kapsayan daha geniş bir dönüşümü ifade ediyor. Hedef yalnızca okul sezonu değil, 12 ay kırtasiyecilik Kırtasiyeleri birer ‘yaşam alanı’ haline getiren yeni nesil bir dönüşüme ihtiyaç olduğunu belirten Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Türkiye genelinde 8 bin civarında kırtasiyeci bulunuyor. Bugün ‘Yeni Nesil Kırtasiye’ anlayışına yakın olarak değerlendirebileceğimiz işletme sayısı 500 civarında. Bu sayının önümüzdeki 5 yıl içerisinde binlerce noktaya ulaşması mümkün” dedi. Kasım ayında gerçekleştirilecek 1. TÜKİD Perakende Zirvesi'nin sektördeki bu dönüşümün önemli başlangıç noktası olacağını belirten Taha Keresteci, “Yeni Nesil Kırtasiye de zirvenin ana gündemlerinden biri olacak. Mağazacılık nereye gidiyor, tüketicinin beklentisi nasıl değişiyor, kırtasiyelerimizi nasıl daha cazip hale getirebiliriz, tüketicileri, her yaş grubundan tüketicilerimizi mağazaya nasıl çekebiliriz; bunları konuşacağız. Yeni Nesil Kırtasiye ile aslında sektörümüzün yalnızca okul sezonuyla anılmasını değil, 12 ay kırtasiyecilik anlayışımızı da ortaya koymuş olacağız. Kırtasiye alışveriş yapılan yerden, insanların gelmek ve vakit geçirmek istediği bir noktaya dönüşürse bundan hem esnafımız hem de bütün sektör kazanır” dedi. Dönüşüm başlamış durumda Dönüşümün farklı aşamaları olduğuna dikkat çeken Taha Keresteci, “Bir mağaza fiziksel olarak tamamen yenilenmiş olabilir, diğeri dijitalleşmede çok ileridedir, başka biri ürün çeşitliliğinde veya müşteri deneyiminde farklılaşmıştır. Bazı mağazalar ise artık yalnızca satış noktası değil, atölyeleri, etkinlikleri ve farklı kullanım alanlarıyla müşterinin daha uzun süre vakit geçirebildiği yerlere dönüşüyor. Dolayısıyla dönüşüm başlamış durumda.” dedi. Kırtasiyecinin bütçesine göre işe vitrininden, raflarından veya aydınlatmasından başlayabileceğini ifade eden Taha Keresteci, “Dijital altyapısını geliştirebilir. Küçük bir hobi veya etkinlik alanı oluşturabilir. Daha büyük mağazalarda ise oturma alanları, atölyeler veya kafe gibi daha kapsamlı yatırımlar gündeme gelebilir. Dolayısıyla maliyet tamamen mağazanın ölçeğine ve hedeflediği konsepte göre değişir. Burada asıl bakmamız gereken konu şu: Yapılan yatırım kırtasiyeciye ne kadar geri dönüş sağlayacak? Bizce esas mesele yatırımın büyüklüğü değil, doğru yere yapılması” diye konuştu. Kırtasiyeciler arasındaki rekabet gücü de artacak Dönüşümün öncelikli olarak kırtasiyeciler arasında rekabet gücünü de artıracağını belirten Taha Keresteci, “Bugün tüketicinin önünde çok fazla seçenek var. E-ticaret var, büyük perakende kanalları var, farklı satış platformları var. Kırtasiyecinin burada yalnızca ürünü rafına koyarak rekabet etmesi giderek zorlaşıyor. Ancak kırtasiyenin çok önemli bir avantajı var; müşteriyle doğrudan temas. Yeni nesil mağazacılıkla bizim biraz daha güçlendirmek istediğimiz taraf da bu” dedi. Mağaza tasarımı, müşteri deneyimi, dijitalleşme, sosyal medya, e-ticaret, kategori ve stok yönetiminin yanında mağazaların yaşam alanına dönüşmesi de gündemimizde olacak. Atölyeler, etkinlik alanları, sanat ve hobi bölümleri, oturma alanları, uygun mağazalarda kafe konseptleri gibi farklı uygulamaları da değerlendirmek istiyoruz” dedi. İnsanlar ekrandan kaçış yolu arıyor Bugün insanların ekrandan bir kaçış yolu aradığını da dikkat çeken Taha Keresteci, ekranlarla çevrili bir dünyada kalem ve kâğıdın yeniden değer kazandığını belirterek, genç kuşağın kırtasiye ürünlerine yaklaşımındaki değişimin sektör için yeni bir potansiyel yarattığını ifade etti. Ayrıca kırtasiyenin sessizce büyüyen bir ekonomi olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü; “Bir defterin, bir kalemin arkasında bugün Türkiye’nin en çeşitli ve en rekabetçi şirketleri ve markaları var. Bizim kuşağımız kırtasiyeyi bir zorunluluk olarak gördü. Bugünün gençleri ise onu bir kimlik, hatta bir sosyal medya estetiği haline getirdi. Bu, sektörümüzün daha önce sahip olmadığı yeni bir pazarlama gücü. Biz de bu değişimi doğru okuyarak kırtasiyeyi yeni nesil tüketici için daha cazip, daha deneyimsel ve daha yaşayan bir alana dönüştürmek istiyoruz” diye konuştu. “Enflasyondan en az etkilenen sektörler arasındayız” Yaz döneminde yeni eğitim ve öğretim sezonuna dair hazırlıkların yoğun bir şekilde yapıldığını ve şu an sektörün okul alışverişine tamamen hazır olduğunu belirten Keresteci, şu bilgileri paylaştı: “Üreticisinden ithalatçısına, toptancısından perakendeci firmalarına kadar sektörün tüm aktörleri ürünlerini, stoklarını, fiyatlandırmalarını ve satış stratejilerini yapmış durumda. Özellikle son günlerde çanta, defter, kalem, boya ürünleri, beslenme ürünleri ve temel okul ihtiyaçlarında ciddi bir talep söz konusu. Bununla birlikte bu yıl kırtasiye ürünlerinde fiyat artışları diğer sektörlere kıyasla çok daha sınırlı seyretti. Bu da sektörümüzün tüketiciyi korumak adına kâr marjlarını minimumda tutma gayretinin en net sonuçlarından biri. Son birkaç yılda gıda, giyim veya elektronik gibi alanlarda fiyat artışları ciddi seviyelere ulaşmışken sektörümüzde bu oranlar çok daha sınırlı seviyelerde seyretti. Üretici ve tedarikçi firmalarımız kâr marjlarını düşük tutarak, velilerimizi, tüketicilerimizi korumayı öncelik edindi. Dolayısıyla enflasyondan en az etkilenen sektörler arasındayız. Bu olumlu tablonun bu yılki kırtasiye alışverişine de olumlu yansıyacağını tahmin ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.