Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yaşam Bilimleri

Kapsül Haber Ajansı - Yaşam Bilimleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşam Bilimleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bayer, Gebze’deki Bitki Koruma Ürünleri Tesisindeki Faaliyetlerini 2027 Yıl Sonu İtibarıyla Sonlandırma Kararı Aldı Haber

Bayer, Gebze’deki Bitki Koruma Ürünleri Tesisindeki Faaliyetlerini 2027 Yıl Sonu İtibarıyla Sonlandırma Kararı Aldı

Bayer, tarım sektörü genelinde değişen pazar dinamikleri, rekabetçi maliyet politikaları ve verimlilik başta olmak üzere birçok unsuru dikkate alarak Gebze’de bulunan bitki koruma ürünleri tesisindeki faaliyetlerini 2027 yılı sonu itibarıyla sonlandırma kararı aldı. Şirket, bu kararın EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) bölgesindeki bitki koruma üretim ağını daha verimli hale getirme ve rekabet gücünü artırma stratejisinin bir parçası olduğunu açıkladı. Bu adımın aynı zamanda, bitki koruma alanında geleceğe yönelik faaliyetleri destekleyecek sürdürülebilir bir tedarik yapısının oluşturulmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Yapılan bilgilendirmede, şirketin, insan odaklı yaklaşımı çerçevesinde, bu tesiste görev yapan 55 çalışan için tamamen destekleyici bir süreç yürütüleceği ve yürürlükteki yasal mevzuata uygun şekilde şeffaflıkla ilerleneceği belirtildi. Bitki koruma ürünlerinin tedariki kesintisiz şekilde devam edecek Bayer’in Türkiye’de 60 yıldır faaliyet gösteren Gebze’deki bitki koruma ürünleri tesisi; üretim, ihracat ve yatırımlarıyla bugüne kadar hem şirketin büyümesine hem de yerel ekonomiye önemli katkılar sağladı. Bayer, önümüzdeki dönemde Türkiye pazarındaki faaliyetlerini aynı kararlılıkla sürdüreceğini, Türkiye'deki ve ilgili ihracat pazarlarındaki çiftçilere ürün tedarikinin kesintisiz şekilde devam edeceğini bildirdi. Gebze tesisinde formülasyonu ve dolumu yapılan tüm bitki koruma ürünlerinin üretimi, Bayer’in üretim ağı stratejisi ve gelecekteki portföy ihtiyaçları doğrultusunda EMEA bölgesindeki diğer bitki koruma üretim tesislerine aktarılacak. Bu geçişin, operasyonel verimliliği artırarak üretim olanaklarının daha etkin kullanılmasına katkıda bulunması, aynı zamanda Türkiye dahil EMEA genelinde güvenilir ve sürdürülebilir tedarikin devamlılığının sağlanması hedefleniyor. Sağlık ve beslenme alanlarında yaşam bilimleri odaklı küresel bir şirket olan Bayer, Türkiye’de 70 yılı aşkın süredir sahip olduğu varlığını "Herkes için Sağlık, Sıfır Açlık" misyonu doğrultusunda sürdürmeye; hastalara, tüketicilere, üreticilere ve iş ortaklarına yenilikçi sağlık ve tarım çözümleri sunarak değer yaratmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayer Türkiye’de Üst Düzey Atama Haber

Bayer Türkiye’de Üst Düzey Atama

André Santiago Silva, 1 Eylül 2026 itibarıyla Bayer İlaç Türkiye ve İran Ülke Grubu Başkanı olarak atandı. André Santiago Silva, 2023 yılından bu yana Bayer Türkiye’nin İlaç bölümüne liderlik eden ve Bayer’deki başarılı kariyerinin ardından emekliye ayrılacak olan Colin Tyrer’dan görevi devralıyor. Silva, yeni görevinde Bayer’in Türkiye’deki ilaç faaliyetlerine liderlik edecek; şirketin bilim ve inovasyon odağı doğrultusunda hastalar ve sağlık ekosistemi için değer yaratmaya yönelik çalışmalarını sürdürecek. Bu kapsamda Bayer ekiplerinin yanı sıra sağlık mesleği mensupları, ilgili kamu kurumları ve sektör paydaşlarıyla yürütülen ilişkilerin ve iş birliklerinin güçlendirilmesine odaklanacak. Silva ayrıca Bayer’in İran’daki ilaç operasyonlarını da yönetecek. Lisans ve yüksek lisans eğitimini Lizbon Üniversitesi’nde eczacılık alanında tamamlayan ve sağlık sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip olan André Santiago Silva; Portekiz, Almanya ve Nordik ülkelerini kapsayan güçlü bir uluslararası liderlik geçmişine sahip. Silva son olarak Bayer Danimarka ve Norveç Ülke Müdürü olarak görev yaptı. Bu görevinde, organizasyona önemli bir dönüşüm sürecinde liderlik ederken sağlık ekosistemindeki güçlü iş birlikleri aracılığıyla hastaların yenilikçi tedavilere erişiminin artırılmasına katkıda bulundu. Silva, bu görevinden önce Bayer’de Global Marka Direktörü olarak çalıştı ve önemli markaların küresel stratejilerinin oluşturulmasında rol aldı. André Santiago Silva atamasına ilişkin şunları söyledi: “Bayer Türkiye’ye katıldığım ve deneyimli ekiplerimizle birlikte çalışma fırsatı bulduğum için büyük memnuniyet duyuyorum. Türkiye, güçlü bilimsel birikimi ve gelişmiş sağlık ekosistemiyle Bayer açısından önemli bir ülke. Önümüzdeki dönemde, bugüne kadar elde edilen başarıları ve oluşturulan güçlü temeli daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Sağlık mesleği mensupları, kamu kurumları ve sektör paydaşlarıyla uzun yıllara dayanan ilişkilerimizi ve iş birliklerimizi güçlendirerek sürdürmeye; bilim ve inovasyon odağımız doğrultusunda hastalar ve sağlık sistemi için değer yaratmaya devam edeceğiz. Bu süreçte Bayer Türkiye’nin köklü deneyiminden ve ekiplerimizin uzmanlığından güç alarak ülkemizde sağlık alanındaki gelişime katkı sunmayı sabırsızlıkla bekliyorum.” Bayer Hakkında Bayer, sağlık ve beslenme ile ilgili yaşam bilimleri alanlarında uzmanlaşmış küresel bir şirkettir. "Herkes için Sağlık, Sıfır Açlık" misyonu doğrultusunda, artan ve yaşlanan küresel nüfus nedeniyle çağımızın önemli sorunlarına ürün ve hizmetleriyle çözüm sunmaya katkıda bulunarak insanlara ve yaşadığımız gezegene destek olmayı amaçlamaktadır. Sürdürülebilir kalkınma ilkelerine bağlı olan şirket, faaliyet gösterdiği alanlarda olumlu etki yaratma konusunda kararlıdır. Bayer Grup, aynı zamanda inovasyon ve büyüme yoluyla değer yaratmayı ve kâr etme gücünü artırmayı hedeflemektedir. Bayer markası tüm dünyada güveni, kaliteyi ve güvenilirliği temsil etmektedir. 2025 mali yılı itibarıyla yaklaşık 88 bin çalışana ve 45,6 milyar Avro satış cirosuna sahip olan Bayer’in Ar-Ge harcaması ise 5,8 milyar Avro düzeyindedir. Daha fazla bilgiye www.bayer.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üç Sektör Tek Ekosistem Yaşam Bilimleri İstanbul’da Buluşuyor Haber

Üç Sektör Tek Ekosistem Yaşam Bilimleri İstanbul’da Buluşuyor

Bu ihtiyaçtan hareket eden Artkim Group, yaşam bilimlerinin birbirini tamamlayan üç önemli alanını uzmanlaşmış fuarlarla bir araya getiriyor. “Life Sciences deserves its own stage!” mottosuyla düzenlenen Pharmaist, CHCI – Cosmetics & Home Care Ingredients ve Food & Nutritional Ingredients (FNI), ilaçtan kozmetiğe, ev bakım ürünlerinden gıda ve beslenmeye uzanan geniş bir üretim ve tedarik zincirini İstanbul’da buluşturmaya hazırlanıyor. İlk katılımcılarını duyuran organizasyon, 9-11 Haziran 2027 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Üç ihtisas fuarını kapsayan organizasyon, Türkiye ve Avrasya’da yaşam bilimleri alanına odaklanan kapsamlı bir ticaret ve iş geliştirme platformu oluşturmayı hedefliyor. ÜÇ İHTİSAS FUARI, ÜÇ FARKLI UZMANLIK ALANI Yaşam bilimleri ekosisteminin üç önemli alanına odaklanan organizasyonda Pharmaist; ilaç hammaddeleri, üretim ve proses teknolojileri, ambalaj, laboratuvar ekipmanları ve GMP çözümlerini; CHCI – Cosmetics & Home Care Ingredients; kozmetik ve ev bakım hammaddeleri, aktif bileşenler, esanslar, formülasyon çözümleri ve üretim teknolojilerini; Food & Nutritional Ingredients (FNI) ise gıda katkı maddeleri, fonksiyonel içerikler, vitaminler, mineraller, bitkisel ekstraktlar, doğal bileşenler ve nutrasötik hammaddeleri sektör profesyonelleriyle buluşturacak. Üç organizasyonun birlikte konumlandırılmasının temelinde hammadde, içerik, Ar-Ge, formülasyon, üretim teknolojileri ve sürdürülebilirlik gibi ortak başlıklar bulunuyor. Her fuar kendi uzmanlık alanını korurken, profesyonellere birbirini tamamlayan teknolojileri, yeni iş birliklerini ve pazar fırsatlarını aynı organizasyon çatısı altında takip etme imkânı sunacak. SEKTÖR KURULUŞLARINDAN GÜÇLÜ DESTEK Yaşam bilimleri sektörlerinin profesyonel ihtiyaçlarına ve dinamiklerine uygun bir platform oluşturmayı hedefleyen organizasyon, sektörün önde gelen kuruluşlarının desteğiyle güçleniyor. Pharmaist, TİYSAT iş birliği ve FECC desteğiyle; CHCI – Cosmetics & Home Care Ingredients, KÜAD ve FECC desteğiyle; Food & Nutritional Ingredients (FNI) ise TÜGİDER desteğiyle gerçekleştirilecek. FNI kapsamında Seluz Diamond da sponsor olarak organizasyonda yer alacak. Sektör kuruluşlarının desteği, fuarların yalnızca ticari bir buluşma noktası olmasının ötesinde, sektörün ihtiyaçlarını ve gündemini yakından takip eden, profesyonellerin bilgi ve deneyim paylaşımına olanak sağlayan güçlü bir platform olarak konumlandırılmasına katkı sağlayacak. Önümüzdeki dönemde organizasyona katılan destekçi ve sponsorların da açıklanmasıyla birlikte, yaşam bilimleri ekosisteminin farklı paydaşlarını bir araya getiren güçlü bir iş birliği ağı oluşturulması hedefleniyor. İHTİSAS FUARCILIĞINDA YENİ DÖNEM YAŞAM BİLİMLERİYLE DEVAM EDİYOR Türkiye’de kimya sektörünün ihtisaslaşmış fuarcılık anlayışıyla gelişmesine öncülük eden Artkim Group, uzun yıllara dayanan sektörel fuarcılık deneyimini bu kez yaşam bilimleri alanına taşıyor. Artkim Group Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, fuarların yalnızca ürün ve teknolojilerin sergilendiği organizasyonlar olmanın ötesinde, sektör profesyonellerinin bilgi alışverişinde bulunabileceği ve ticari fırsatları değerlendirebileceği bir ortam sunacağını belirterek: “Pharmaist, CHCI ve FNI ile amacımız; üreticilerden hammadde tedarikçilerine, teknoloji geliştiricilerinden Ar-Ge ekiplerine ve satın alma profesyonellerine kadar değer zincirinin farklı noktalarında yer alan paydaşları buluşturmak. Bu organizasyonlarla yeni ticari iş birliklerine, bilgi paylaşımına ve teknoloji transferine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Sektör kuruluşlarının desteğini de bu hedefin önemli bir parçası olarak görüyoruz. İstanbul’un yaşam bilimleri alanında bölgesel bir buluşma merkezi haline gelmesi için çalışmalarımıza şimdiden başladık.” ifadelerinde bulundu. 9-11 HAZİRAN’DA YAŞAM BİLİMLERİNİN KALBİ İSTANBUL’DA ATACAK Artkim Group tarafından düzenlenecek Pharmaist, CHCI – Cosmetics & Home Care Ingredients ve Food & Nutritional Ingredients (FNI) fuarları, 9-11 Haziran 2027 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Binlerce nitelikli ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanan organizasyon; yeni ticari fırsatlar, ihracat odaklı iş birlikleri, teknoloji transferi ve uluslararası ortaklıklar için zemin oluşturmayı hedefliyor. Fuarların, Türkiye’nin yaşam bilimleri alanındaki üretim ve inovasyon kapasitesinin uluslararası ölçekte daha güçlü şekilde konumlandırılmasına katkı sağlaması amaçlanıyor. ARTKİM GROUP HAKKINDA 2002 yılından bu yana faaliyet gösteren Artkim Group, kimya ve üretim sanayilerine yönelik geliştirdiği uluslararası organizasyonlar ve sektörel platformlarla alanının önde gelen şirketleri arasında yer almaktadır. Kimya, boya, kozmetik, gıda, ilaç, poliüretan, kompozit, yapıştırıcı, teknik köpük, tekstil, yüzey işlem ve endüstriyel boyama teknolojileri gibi farklı sektörlere yönelik uluslararası standartlarda 12 ayrı ihtisas organizasyonu gerçekleştiren Artkim Group, 24 yıllık deneyimiyle sektör profesyonellerini bir araya getirmektedir. Artkim Group, firmaların ürün ve teknolojilerini tanıtmalarına, yeni pazarlara açılmalarına ve uluslararası iş bağlantıları geliştirmelerine katkı sağlamaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Supply Chain Türkiye ve Lilly Türkiye'den Yeni Soğuk Depo Yatırımı Haber

DHL Supply Chain Türkiye ve Lilly Türkiye'den Yeni Soğuk Depo Yatırımı

Dünyanın lider lojistik firması DHL Group bünyesinde faaliyet gösteren DHL Supply Chain Türkiye, 1995 yılından bu yana sağlık lojistiği alanındaki iş ortağı Lilly Türkiye’ye sunduğu hizmet kapsamını yeni yatırımlarıyla genişletti. Şirketin, Avrupa 3 tesisinde hizmete alınan yeni soğuk depo yatırımıyla dünyanın önde gelen ilaç şirketlerinden Lilly'nin büyüyen operasyonları desteklenirken, hassas sağlık ürünlerinin depolamadan son teslimat noktasına kadar güvenli, izlenebilir ve kalite standartlarına uygun şekilde yönetilmesine katkı sağlanacak. Otuz yılı aşkın iş ortaklığı boyunca DHL Supply Chain Türkiye ve Lilly Türkiye ilk etapta dört ilde başlayan taşıma operasyonları bugün yüzde 97’lik oranıyla neredeyse Türkiye'nin tamamına ulaşan bir dağıtım ağına dönüştü. 2025 yılından bu yana operasyonların hacmi iki katına, katma değerli hizmet (VAS) hacmi ise üç katına ulaştı. Bu geniş ağı destekleyen ve aktif taşıma sistemiyle çalışan sıcaklık kontrollü araçlar, taşıma boyunca gerekli sıcaklık aralıklarını koruyarak ürünleri doğrudan depodan nihai teslimat noktasına ulaştırıyor. Bu yaklaşım, strafor ambalaj ihtiyacını ortadan kaldırarak ambalaj atıklarının azaltılmasına katkıda bulunuyor ve daha sürdürülebilir operasyonlara imkân tanıyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan DHL Supply Chain Türkiye Genel Müdürü Buket Cox, "DHL Supply Chain Türkiye olarak Lilly Türkiye ile 1995 yılından bu yana güvene dayalı, uzun soluklu bir iş ortaklığı yürütüyoruz. Geçen 30 yılı aşkın sürede Lilly Türkiye’nin artan operasyonları ve değişen ihtiyaçları doğrultusunda, biz de bu ihtiyaçları karşılamak üzere kapasitemizi, altyapımızı ve yetkinliklerimizi sürekli geliştiriyoruz. Avrupa 3 tesisimizde hayata geçirdiğimiz yeni soğuk depo yatırımı da bu yaklaşımın önemli bir göstergesi. Sağlık lojistiğinde yalnızca depolama ve taşımacılık hizmeti sunmuyoruz. Katma değerli hizmetler, sıcaklık kontrollü dağıtım ve uçtan uca çözümlerle iş ortaklarımızın büyüme yolculuğuna katkı sağlıyoruz. Lilly Türkiye ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizi daha da ileriye taşımaktan ve önümüzdeki dönemde de birlikte değer yaratmayı sürdürmekten büyük mutluluk duyuyoruz" dedi. Lilly Türkiye Genel Müdürü Ryan Dawson ise “Lilly olarak 150 yıldır bilimi, insanların yaşamlarında anlamlı fark yaratabilecek tedavilere dönüştürmek için çalışıyoruz. Ancak bizim için inovasyon yalnızca yeni tedaviler geliştirmekten ibaret değil. Bir ilacın gerçek etkisinin, ona ihtiyaç duyan hastalara güvenilir ve kesintisiz şekilde ulaştığında ortaya çıktığına inanıyoruz. Bu nedenle ilaçlarımıza erişimin sürekliliğini sağlamak, yenilikçi tedaviler geliştirmek kadar kritik bir önceliğimizdir. Kardiyometabolik sağlık alanındaki hasta ihtiyaçlarını karşılamak adına sürekliliği ön planda tutuyor, güçlü tedarik zinciri altyapısına büyük önem veriyoruz. DHL Supply Chain Türkiye ile iş birliğimiz kapsamında hayata geçirilen bu yeni soğuk zincir depolama alanı da Türkiye’de büyüyen operasyonlarımız açısından önemli bir dönüm noktası. Lilly Türkiye olarak, hasta odaklı yaklaşımımız doğrultusunda iş ortaklarımızla birlikte büyümeye, Türkiye’nin sağlık ekosistemine değer katmaya devam edeceğiz" dedi. Bu yatırım aynı zamanda, Yaşam Bilimleri ve Sağlık Hizmetleri'ni küresel ölçekte ana büyüme sektörlerinden biri olarak tanımlayan DHL Group'un 2030 Stratejisi'ni de destekliyor. DHL Group, DHL Health Logistics aracılığıyla uzmanlaşmış altyapı ve soğuk zincir çözümleri de dahil olmak üzere dünya genelindeki sağlık lojistiği kapasitesini genişletmek için 2030 yılına kadar 2 milyar avro yatırım yapıyor. Avrupa 3 tesisindeki genişletme gibi yatırımlar, kurumsal stratejinin müşterileri ve büyüyen sağlık sektörünü doğrudan desteklemek amacıyla yerel düzeyde nasıl hayata geçirildiğini gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Group, Büyüme Fırsatlarını Değerlendirerek İkinci Çeyrekte Gelir ve Kârlılığını Önemli Ölçüde Artırdı Haber

DHL Group, Büyüme Fırsatlarını Değerlendirerek İkinci Çeyrekte Gelir ve Kârlılığını Önemli Ölçüde Artırdı

2026 yılının ikinci çeyreğinde elde edilen olumlu kârlılık ivmesini yansıtan şekilde Grup, temmuz ayında ön sonuçların açıklanmasıyla birlikte 2026 mali yılı için faaliyet kârı (EBIT) öngörüsünü 6,5 milyar Euro’nun üzerine yükseltti (önceki öngörü: 6,2 milyar Euro’nun üzerinde). Gelir artışının temelinde DHL Express’te taşınan gönderi ağırlığındaki artış, uluslararası hava taşımacılığı pazarındaki kapasite kısıtları ve artan yakıt maliyetlerinin fiyatlara yansıtılması yer aldı. Disiplinli getiri/fiyatlama ve kapasite yönetiminin yanı sıra “Fit for Growth” programı kapsamında gerçekleştirilen yapısal maliyet iyileştirmeleri, kârlılık artışını destekledi. Giderek daha karmaşık hale gelen ortamda, küresel tedarik zincirlerinin güvenli ve verimli şekilde yönetilmesi daha da önemli hale geliyor. Jeopolitik gerilimler ve değişen ticaret akışlarıyla karşı karşıya kalan daha fazla şirket, tedarik zincirlerini yeniden yapılandırıyor ve dayanıklılık, esneklik ve güvenilirliğe odaklanıyor. DHL Group, küresel ölçekte entegre ağı ve yerel pazar uzmanlığı sayesinde müşterilerinin küresel ticaretteki değişimlere çevik şekilde yanıt vermelerine ve daha dayanıklı tedarik zincirleri oluşturmalarına destek oluyor. DHL Group CEO’su Tobias Meyer, “İkinci çeyrekte elde ettiğimiz güçlü gelir ve kârlılık performansı, stratejik adımlarımızın istikrarlı şekilde uygulanmasının sonuç verdiğini gösteriyor. Daha yüksek verimlilik ve üretkenlik, küresel ağımızın gücüyle birleşerek büyüme fırsatlarından yararlanmamızı ve gelir artışını daha güçlü bir kârlılık artışına dönüştürmemizi sağlıyor. Jeopolitik gerilimler ve değişen ticaret akışlarının şekillendirmeye devam ettiği bir ortamda müşterilerimiz, küresel varlığımızdan, yerel uzmanlığımızdan ve operasyonel esnekliğimizden faydalanıyor. Bu sayede tedarik zincirlerini değişen pazar koşullarına uyarlamalarına destek olurken, zorlu koşullarda dahi güvenilir lojistik hizmetleri sunmaya devam ediyoruz” dedi. Serbest nakit akışı (birleşme ve satın almalar hariç) ikinci çeyrekte 569 milyon Euro olarak gerçekleşti (2. çeyrek 2025: 329 milyon Euro). Güçlü işletme büyümesi ek bir işletme sermayesi çıkışına yol açarken, Haziran ayındaki nakit akışı ABD tarife önlemlerine (IEEPA) ilişkin iadelerden olumlu etkilendi. İlgili tutarlar müşterilere mümkün olan en kısa sürede aktarılıyor. Yılın ilk yarısında serbest nakit akışı (birleşme ve satın almalar hariç) 1,8 milyar Euro’ya yükseldi (1. yarıyıl 2025: 1,1 milyar Euro). Kontrol gücü olmayan paylar sonrası konsolide net kâr, ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23,9 artarak 1,0 milyar Euro’ya ulaştı. Hisse başına temel kazanç ise 2025'in ikinci çeyreğindeki 0,72 Euro’dan yüzde 26,9 artışla 0,91 Euro oldu. Sürdürülebilir Büyümeye Yönelik Yatırımlar DHL Group, ağının gücünü ve kalitesini artırmaya yönelik yatırımlarını sürdürüyor. Yılın ilk yarısında edinilen varlıklara ilişkin sermaye harcamaları (capex), 1,3 milyar Euro olarak gerçekleşti ve önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 25 arttı. Böylece Grup, Strateji 2030’un uygulanmasını sürdürürken uzun vadeli büyümenin temelini güçlendiriyor. Değişen müşteri ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla şirket, dijitalleşme, otomasyon ve lojistik altyapısının modernizasyonuna yatırım yapmaya devam ediyor. Bu yatırımlar arasında küresel Express filosunun modernizasyonu, otomatik depolama ve ayrıştırma çözümleri ile kalite ve verimliliği daha da artırmak üzere tasarlanan dijital uygulamalar yer alıyor. Buna ek olarak DHL Group; Yaşam Bilimleri ve Sağlık, Yeni Enerji ve Veri Merkezi Lojistiği gibi stratejik büyüme alanlarındaki kapasitesini artırmaya devam ediyor. Örneğin Grup; Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Singapur ve Güney Kore'deki Yaşam Bilimleri ve Sağlık ağını genişletiyor, Hollanda'da yeni bir batarya lojistiği merkezine yatırım yapıyor ve Asya-Pasifik bölgesinde de veri merkezi lojistiği yetkinliklerini güçlendiriyor. DHL Group bu yatırımlarla, özelleştirilmiş lojistik çözümlerine yönelik artan talebe yanıt verirken, hızlı büyüyen ve giderek daha karmaşık hale gelen sektörlerdeki müşterilerinin kritik tedarik zincirlerini güvenli, dayanıklı ve verimli bir şekilde yönetmelerine yardımcı oluyor. Öngörüler Yukarı Yönlü Revize Edildi; Hisse Geri Alım Programı Artırıldı ve Uzatıldı Yılın ilk yarısındaki güçlü iş performansını yansıtan şekilde DHL Group, 7 Temmuz tarihinde 2026 yılına ilişkin öngörülerini yukarı yönlü revize etti ve faaliyet kârının (EBIT) 6,5 milyar Euro’nun üzerinde gerçekleşmesini beklediğini açıkladı (önceki öngörü: 6,2 milyar Euro’nun üzerinde). DHL bölümlerinin EBIT’inin 5,9 milyar Euro’nun üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Post & Parcel Germany için 900 milyon Euro’nun üzerinde EBIT ve Grup Fonksiyonları için yaklaşık eksi 400 milyon Euro seviyesindeki öngörüler ise değişmedi. Grup ayrıca yaklaşık 3,0 milyar Euro serbest nakit akışı (birleşme ve satın almalar hariç) beklentisini teyit etti. Buna ek olarak Yönetim Kurulu, 2022 yılında başlatılan Grup hisse geri alım programının tutarını 500 milyon Euro artırarak 6,5 milyar Euro’ya kadar yükseltme ve programın süresini 2027 sonuna kadar uzatma kararı aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayer Türkiye Dijital Sağlık ve Tarım Girişimleri Haritası İçin Başvuruları Başlattı Haber

Bayer Türkiye Dijital Sağlık ve Tarım Girişimleri Haritası İçin Başvuruları Başlattı

Bayer, sağlık ve tarım alanında faaliyet gösteren yenilikçi girişimleri görünür kılmak amacıyla hazırladığı "Türkiye Dijital Sağlık ve Tarım Girişimleri Haritası"nı güncelliyor. Tenity iş birliğiyle dokuz yıldır yürütülen G4A Girişim Hızlandırma Programı kapsamında iki yılda bir yayımlanan harita için başvurular başladı. Türkiye’nin sağlık ve tarım alanındaki girişimcilik ekosistemini tek bir platformda bir araya getirmeyi hedefleyen haritada yer almak isteyen girişimler, 6 Eylül Pazar gününe kadar bu link üzerinden başvuruda bulunabilecek. Haritada yer almak isteyen girişimlerin logo, şirket unvanı, çalışma alanı ve web sitesi iletişim bilgilerini paylaşması ve başvuru formunu detaylı bir şekilde doldurması gerekiyor. İletişim Desteği Verilecek 2026 yılı Türkiye Dijital Sağlık ve Tarım Girişimleri Haritası; akıllı tarım teknolojilerinden telesağlığa, zararlılarla mücadeleden hastane ve eczane çözümlerine kadar sağlık ve tarım alanında farklı kategorilerde faaliyet gösteren girişimleri kapsayacak. Değerlendirmeler sonucunda haritada yer alacak girişimler ekim ayında açıklanacak. Bayer, belirlenen startup’ları sosyal medya kanalları ve çeşitli platformlarda paylaşarak görünürlüklerine katkı sağlayacak. Güncellenen harita ile yenilikçi girişimlerin görünürlüğünün artırılması, ekosistem paydaşları arasındaki iş birliklerinin güçlendirilmesi ve inovasyon kültürünün gelişimine katkı sağlanması amaçlanıyor. Bayer Hakkında Bayer, sağlık ve beslenme ile ilgili yaşam bilimleri alanlarında uzmanlaşmış küresel bir şirkettir. "Herkes için Sağlık, Sıfır Açlık" misyonu doğrultusunda, artan ve yaşlanan küresel nüfus nedeniyle çağımızın önemli sorunlarına ürün ve hizmetleriyle çözüm sunmaya katkıda bulunarak insanlara ve yaşadığımız gezegene destek olmayı amaçlamaktadır. Sürdürülebilir kalkınma ilkelerine bağlı olan şirket, faaliyet gösterdiği alanlarda olumlu etki yaratma konusunda kararlıdır. Bayer Grup, aynı zamanda inovasyon ve büyüme yoluyla değer yaratmayı ve kâr etme gücünü artırmayı hedeflemektedir. Bayer markası tüm dünyada güveni, kaliteyi ve güvenilirliği temsil etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketlerin Yeni Siber Güvenlik Riski Görünmeyen "Kör Noktalar" Oldu Haber

Şirketlerin Yeni Siber Güvenlik Riski Görünmeyen "Kör Noktalar" Oldu

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY tarafından dünya genelinde farklı sektörlerden 800’ü aşkın siber güvenlik yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirilen Küresel Siber Güvenlik Araştırması, gelişmiş yapay zekâ (Frontier AI) teknolojilerinin siber tehdit ortamını köklü biçimde değiştirdiğini ortaya koyuyor. Yapay zekâ destekli siber saldırılar, sistemlerdeki zafiyetlerin tespit edilmesi ve bunlara etki edilmesi için gereken süreyi saniyelere indirirken, birçok şirketin mevcut güvenlik yaklaşımları bu hız ve ölçek karşısında yetersiz kalabiliyor. Araştırma sonuçları, siber güvenliğin artık yalnızca bilgi teknolojileri alanının değil; operasyonel dayanıklılığın, iş sürekliliğinin ve kurumsal güvenin temel unsurlarından biri haline geldiğini gösteriyor. Özellikle operasyonel teknoloji (OT) ve fiziksel varlıklar (%57), üçüncü taraf ekosistemleri (%49), yapay zekâ sistemleri ve araçlar (%47) şirketlerin en çok güvenlik açığıyla karşı karşıya kaldığı alanlar olarak öne çıkarken; bu alanlara yönelik gerçek zamanlı görünürlük ve sürekli izleme mekanizmalarının güçlendirilmesi şirketlerin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor. İzleme mekanizmalarının yetersizliği işletmeleri siber risklere daha açık hale getiriyor Araştırmaya göre küresel çapta en fazla zafiyet oranına sahip olan sektör altyapı endüstrisi olarak öne çıkıyor. Demiryolu sistemleri, trafik altyapıları ve yapısal izleme sensörleri gibi kritik varlıklar giderek daha çok ağa bağlanırken, bu sistemlerin kapsamlı bir şekilde izlenmesi önem kazanıyor. Araştırmanın dikkat çektiği bir diğer sektör ise yaşam bilimleri oluyor. Bu sektördeki kritik iş varlıklarının %64’ü güvenlik açığı bölgesinde yer alıyor. Araştırma, klinik operasyonlardan ilaç keşfi süreçlerine, üretimden laboratuvar otomasyonuna kadar yapay zekâ kullanımının hızla yaygınlaştığını gösterirken, buna paralel olarak siber güvenliğin de stratejik öneminin arttığına işaret ediyor. Madencilik ve metal sektöründe zafiyet oranı %67’ye ulaşırken, perakende sektöründe bu oran %43, endüstriyel ürünlerde %46 ve tüketici ürünlerinde %36 olarak ölçülüyor. Bulgular, yapay zekâ destekli dijital dönüşüm hız kazanırken, siber güvenlik uygulamalarının bu dönüşüme aynı hızda eşlik edemediğini ortaya koyuyor. Özellikle enerji ve sanayi gibi operasyonel teknolojilerin yoğun kullanıldığı sektörlerde siber risklerin fiziksel üretim süreçlerine kadar ulaşması, bilgi teknolojileri (BT) ve operasyonel teknoloji (OT) ekipleri arasındaki koordinasyonu her zamankinden daha kritik hale getiriyor. Araştırmaya göre şirketlerin %59'u ortak risk değerlendirmeleri yürütürken, %56'sı fonksiyonlar arası ekipler oluşturuyor ve %51'i ortak görünürlük sağlayan izleme teknolojilerden yararlanıyor. Buna karşın, kurumsal risklerin tek bir çatı altında izlenmesini sağlayan "ortak risk kayıt envanteri" kullanan işletmelerin oranı yalnızca %27 seviyesinde kalıyor. Bu durum, şirketlerin teknoloji yatırımlarını artırırken entegre risk yönetişimi alanında önemli gelişim fırsatları bulunduğunu ortaya koyuyor. Yapay zekâ ve kuantum teknolojileri siber risk yönetimini yeniden şekillendiriyor Araştırma sonuçları, yapay zekânın yeni fırsatların yanı sıra, yeni siber risk alanları da oluşturduğunu gösteriyor. Teknoloji şirketleri siber güvenlik bütçelerinin ortalama %20'sini yapay zekâ entegrasyonlarına ayırırken, diğer sektörlerde bu oran %14 seviyesinde kalıyor. Aynı zamanda teknoloji yöneticilerinin %83'ü, kuantum bilişim destekli siber tehditlerin önümüzdeki beş yıl içinde iş dünyası üzerinde önemli etkiler oluşturacağını öngörüyor. Araştırmaya göre, şirketlerin siber dayanıklılıklarını artırmak için odaklanması gereken 6 temel alan şu şekilde sıralanıyor: Şirket genelindeki kritik varlıklar için sürekli görünürlük ve gerçek zamanlı izleme sağlanmalıSiber saldırı olasılığındaki temel güvenlik açıkları kapatılmalıKurumsal dayanıklılığı güçlendirmek için kritik iş varlıkları belirlenerek korunmalıModern siber güvenlik teknolojilerine yatırım hızlandırılmalıÜçüncü taraf risk yönetiminde sürekli ve kimlik odaklı bir yaklaşım benimsenmeliDayanıklılık stratejisinde ağ ve ortam güvenliği önceliklendirilmeli EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Şirket Ortağı ve Siber Güvenlik Hizmetleri Lideri Ulvi Cemal Bucak konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Günümüzde siber saldırılar yalnızca daha karmaşık hale gelmekle kalmıyor; aynı zamanda yapay zekânın hızla benimsenmesiyle birlikte, siber olaylar insan ölçeğinin çok ötesinde bir hızda gerçekleşiyor. Bu nedenle şirketlerin karşılaştığı en büyük zorluk, yalnızca mevcut riskler değil, siber tehdit ortamının dönüşüm hızı olarak da öne çıkıyor. Geleneksel güvenlik yaklaşımları belirli siber riskleri engellemeye odaklanırken, günümüzün ihtiyaçları görünmeyen risk alanlarını yönetebilen, sürekli öğrenebilen ve operasyonel dayanıklılığı merkeze alan bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Araştırmamıza göre; siber güvenlik artık bilgi teknolojileri ekiplerinin sorumluluğunun ötesinde; şirketlerin büyümesini, itibarını ve iş sürekliliğini doğrudan etkileyen stratejik bir yönetim konusu haline geliyor. Geleceğin başarılı şirketlerı, yalnızca en güçlü güvenlik teknolojilerine sahip olanlar değil; yapay zekânın hızına uyum sağlayabilen, kritik süreçlerini koruyabilen ve herhangi bir kriz anında operasyonlarını kesintisiz şekilde sürdürebilecek kurumsal dayanıklılığı bugünden inşa edenler olacaktır." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayer Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü Senem Görel Oldu Haber

Bayer Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü Senem Görel Oldu

Kurumsal ilişkiler, kamu politikaları ve paydaş katılımı ile çevre, sosyal ve yönetişim uygulamaları alanında (ESG) güçlü bir deneyime sahip olan Senem Görel, 1 Haziran tarihi itibarıyla Bayer Türkiye’ye Kurumsal İlişkiler Direktörü olarak katıldı. Görel; Bayer Türkiye’nin kurumsal ilişkiler, kamu politikaları ve paydaş katılımı süreçlerinin yönetim stratejilerine yön verecek. Kariyeri boyunca Opella, Vodafone ve Coca-Cola gibi küresel şirketlerde üst düzey liderlik pozisyonlarında bulunan Görel, son olarak Opella bünyesinde Afrika, Orta Doğu ve Türkiye Bölgesi Kamu ve Kurumsal İşler Lideri olarak görev yaptı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü mezunu olan Senem Görel’in, yine aynı üniversiteden Endüstri Mühendisliği alanında yüksek lisans derecesi bulunuyor. Bayer Hakkında Bayer, sağlık ve beslenme ile ilgili yaşam bilimleri alanlarında uzmanlaşmış küresel bir şirkettir. "Herkes için Sağlık, Sıfır Açlık" misyonu doğrultusunda, artan ve yaşlanan küresel nüfus nedeniyle çağımızın önemli sorunlarına ürün ve hizmetleriyle çözüm sunmaya katkıda bulunarak insanlara ve yaşadığımız gezegene destek olmayı amaçlamaktadır. Sürdürülebilir kalkınma ilkelerine bağlı olan şirket, faaliyet gösterdiği alanlarda olumlu etki yaratma konusunda kararlıdır. Bayer Grup, aynı zamanda inovasyon ve büyüme yoluyla değer yaratmayı ve kâr etme gücünü artırmayı hedeflemektedir. Bayer markası tüm dünyada güveni, kaliteyi ve güvenilirliği temsil etmektedir. 2025 mali yılı itibarıyla yaklaşık 88 bin çalışana ve 45,6 milyar Avro satış cirosuna sahip olan Bayer’in Ar-Ge harcaması ise 5,8 milyar Avro düzeyindedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.