Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yaşam Döngüsü

Kapsül Haber Ajansı - Yaşam Döngüsü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşam Döngüsü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akkuyu NGS Çalışanlarının Çocukları Çevre Koruma Etkinliğine Katıldı Haber

Akkuyu NGS Çalışanlarının Çocukları Çevre Koruma Etkinliğine Katıldı

AKKUYU NÜKLEER A.Ş., Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) çalışanlarının çocukları için, deniz kaplumbağalarının korunması ve bölgenin biyolojik çeşitliliğinin sürdürülmesine dikkat çekmek amacıyla bir çevre etkinliği düzenledi. Etkinliğe, Mersin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden davetli bir uzman da katıldı. Uzman, öğrencilere deniz kaplumbağalarının yaşam döngüsü, Akdeniz ekosistemindeki rolü ve doğaya karşı duyarlı davranmanın nadir türlerin korunması açısından neden büyük önem taşıdığı hakkında bilgi verdi. Etkinlik, deniz kaplumbağalarının Türkiye'nin Akdeniz kıyılarındaki yuvalama döneminde gerçekleştirildi. Her yıl mayıs ayının ortasından eylül ayının ortasına kadar deniz kaplumbağaları yumurtlamak için kumsallara çıkıyor. Birkaç hafta sonra yumurtalardan çıkan yavru kaplumbağalar ise denize ulaşmak için ilk yolculuklarına başlıyor. Bu hassas dönemde kıyılarda belirlenen kurallara uymak ve kaplumbağaların doğal yaşam alanlarını koruyacak şekilde hareket etmek, türün geleceği açısından büyük önem taşıyor. Etkinlikte öğrenciler, deniz kaplumbağalarının yumurtlamak için doğdukları kumsallara nasıl geri döndüğünü, yumurtadan çıkan yavruların gece gökyüzünün doğal ışığını takip ederek denize ulaştığını ve güçlü yapay aydınlatmanın onların yönlerini şaşırmasına neden olabileceğini öğrendi. Uzman ayrıca, yumurtlama alanlarının yabani hayvanlara karşı özel koruma kafesleriyle güvence altına alındığını ve plajları ziyaret edenlerin bu koruyucu düzeneklere kesinlikle dokunmaması ya da zarar vermemesi gerektiğini anlattı. Etkinlik, öğrencilerin aktif olarak katıldığı samimi bir soru-cevap ortamında gerçekleşti. Çocuklar, yavru kaplumbağalara denize ulaşmaları için yardım edilip edilemeyeceğini, bir deniz kaplumbağasının kaç yumurta bıraktığını, yavruların anne ve babalarını nasıl bulduğunu ve yaşamlarının ilk günlerinde hangi tehlikelerle karşılaştığını merak ederek uzmanlara sorular yöneltti. Uzman ise bu soruları yanıtlarken, insanların yapabileceği en büyük katkının doğal sürece müdahale etmemek ve nadir türlerin yaşam alanlarını özenle korumak olduğunu vurguladı. Katılımcılar, edindikleri bilgileri çevre temalı bir bilgi yarışmasını yanıtlayarak ve interaktif etkinliklere katılarak pekiştirdi. Öğrenciler, yetişkinlerle birlikte deniz canlıları için tehlike oluşturan atıkları öğrendi ve nadir türlerin yuvalama alanlarının korunmasına katkı sağlayacak kuralları içeren Türkçe ve Rusça bilgilendirme tabelalarının yerleştirilmesine destek verdi. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butсkikh etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Akkuyu NGS, eşsiz doğal güzelliklere sahip bir bölgede inşa ediliyor. Bu nedenle bölgenin ekosisteminin korunmasına katkı sağlamayı önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Nükleer güç santrali sahasında en gelişmiş çevre koruma uygulamalarını hayata geçiriyoruz. Ancak çevreye duyarlı yaklaşımımız yalnızca proje sahasıyla sınırlı değil. Faaliyet gösterdiğimiz bölgede çevre odaklı çalışmaları destekliyor, özellikle çocukların ve gençlerin bu tür etkinliklere katılımını çok önemsiyoruz. Bu tür organizasyonlar, çocukların Mersin'in doğal zenginliklerini daha yakından tanımalarına, doğaya karşı sorumluluk bilinci kazanmalarına ve çevreyi koruma kültürünü küçük yaşlardan itibaren benimsemelerine katkı sağlıyor.” Akkuyu NGS'nin inşa edildiği bölgede düzenlenen çevre etkinlikleri, AKKUYU NÜKLEER A.Ş.'nin yerel halkla iş birliğini güçlendirmeye ve çevre koruma çalışmalarını desteklemeye yönelik sürdürülebilir yaklaşımının bir parçasını oluşturuyor. Bu tür etkinlikler, proje çalışanlarının, bölge halkının ve genç nesillerin çevre bilincini artırırken, aynı zamanda bölgenin doğal mirasının korunmasına da katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Prysmian’ın E Path Programı Bağımsız Üçüncü Taraf Doğrulamasıyla Güç Kazandı Haber

Prysmian’ın E Path Programı Bağımsız Üçüncü Taraf Doğrulamasıyla Güç Kazandı

Enerji ve telekomünikasyon kabloları sektöründe lider konumda bulunan Prysmian, tescilli E Path Programı için UL Solutions tarafından ISO/IEC 17029 standardı kapsamında gerçekleştirilen bağımsız üçüncü taraf doğrulamasını aldı. Doğrulama, programın tanımlı tasarım, süreç ve operasyonel gerekliliklere uygun şekilde uygulandığını teyit ederken, E Path kapsamında yer alan ürünlerin performans ve sürdürülebilirlik kriterleriyle uyumunu da doğruluyor. E Path, Prysmian’ın en yüksek standartlardaki kablo çözümlerini tanımlayan bir etiket olarak öne çıkıyor. Türk Prysmian Kablo Mudanya fabrikası, grup bünyesinde E Path Programı kapsamında değerlendirilen ilk tesis olurken, ilgili ürünler de UL Solutions tarafından doğrulanan ilk ürünler oldu. Program kapsamındaki diğer tesislerin de önümüzdeki aylarda değerlendirilmesi planlanıyor. Bu doğrulama, Prysmian’ın en yüksek kalite, verimlilik ve uzun vadeli sürdürülebilir etki odağını uygulamaya geçirdiğini ortaya koyarak müşterilere ek güven sağlıyor. Müşteri güveni ve şeffaflık için güçlü bir adım UL Solutions tarafından gerçekleştirilen doğrulama, ürün doğrulama çalışmaları ve tesis değerlendirmeleriyle birlikte programın ve ilgili süreçlerin tanımlandığı şekilde uygulandığını ortaya koyuyor. Bu sayede müşterilere, Prysmian çözümlerinin nasıl geliştirildiğine ve yönetildiğine ilişkin daha şeffaf ve izlenebilir bilgiler sunuluyor. E Path Programı kapsamındaki değerlendirme kriterleri Bir ürünün E Path Programı kapsamında yer alabilmesi için yaşam döngüsü boyunca kapsamlı bir değerlendirme sürecinden geçmesi gerekiyor. Bu kapsamda kullanılan malzemeler (geri dönüştürülmüş içerik kullanımı ve çevresel etkisi yüksek malzemelerin elimine edilmesi dahil), kablonun karbon ayak izi, üretim süreçlerinde enerji tüketimi, emisyonlar ve süreç verimliliği, operasyonel performans kapsamında dayanıklılık ve verimlilik ile kullanım ömrü sonrasında geri kazanım ve geri dönüştürülebilirlik uygulamaları bütüncül bir yaklaşımla değerlendiriliyor. E Path, tüm bu kriterleri esas alan bir metodolojiye dayanıyor ve yapılan değerlendirme sonucunda bir puanlama sistemi üzerinden ilerliyor. 55 puanın üzerinde performans gösteren ürünler “E Path” etiketi almaya hak kazanırken, bu skor zaman içinde geliştirilerek 100 puana kadar çıkarılabiliyor. Prysmian İnovasyon, Sürdürülebilirlik ve Ar-Ge Direktörü Srinivas Siripurapu, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Müşteriler en verimli ve en güvenilir çözümleri talep ediyor. Prysmian olarak yalnızca yüksek performanslı ürünler sunmakla kalmıyor, ürünlerin nasıl üretildiği, ne kadar süre performans gösterdiği ve tüm sürecin izlenebilirliği konusunda da şeffaflık sağlıyoruz. E Path Programı sürdürülebilir malzeme seçimi, kullanım ömrü sonrası uygulamalar ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik bütüncül bir yaklaşım sunuyor. UL Solutions tarafından yapılan bağımsız doğrulama ise programın tanımlandığı şekilde uygulandığını teyit ediyor.” UL Solutions Başkan Yardımcısı ve Ticari İşler Direktörü Alberto Uggetti ise şu ifadeleri kullandı: “Prysmian ile yürüttüğümüz çalışmalar, sürdürülebilirlik alanında şeffaflık ve hesap verebilirlik odağını yansıtıyor. Bağımsız doğrulama sayesinde müşterilerin bilinçli kararlar almasına katkı sağlayan güvenilir çevresel beyanların oluşturulmasını destekliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sürdürülebilirlik Güvenlik Teknolojilerinde Yeni Satın Alma Kriteri Oldu Haber

Sürdürülebilirlik Güvenlik Teknolojilerinde Yeni Satın Alma Kriteri Oldu

Ağ video çözümlerinde dünya lideri Axis Communications tarafından yayımlanan 2025 Sürdürülebilirlik Raporu, güvenlik sektöründe bu dönüşümün hızlandığını ortaya koyuyor. Şirket, büyümesini sürdürürken karbon emisyonlarını azaltma, kaynak kullanımını optimize etme ve değer zinciri boyunca sürdürülebilirliği yaygınlaştırma hedeflerinde önemli ilerlemeler kaydetti. Satın alma ekiplerinin gündemi değişiyor Özellikle Avrupa Birliği'nin sürdürülebilirlik ve tedarik zinciri düzenlemeleri, kurumların teknoloji yatırımlarına bakışını değiştiriyor. Günümüzde birçok kuruluş, güvenlik çözümlerini değerlendirirken yalnızca ürün özelliklerine değil; enerji verimliliğine, kullanılan malzemelere, tedarik zinciri şeffaflığına ve üreticilerin sürdürülebilirlik performansına da odaklanıyor. Bu yaklaşım, güvenlik teknolojilerinde "en düşük satın alma maliyeti" anlayışından "uzun vadeli değer ve sürdürülebilirlik" yaklaşımına geçişi hızlandırıyor. Sektörde toplam sahip olma maliyeti (TCO) ve ürün yaşam döngüsü yönetimi giderek daha önemli hale geliyor. Daha düşük emisyon, daha yüksek verimlilik Axis'ın 2025 Sürdürülebilirlik Raporu'na göre şirket, elektrik tüketimi ve ürün lojistiğinden kaynaklanan emisyonlarını azaltırken, ürün portföyündeki yenilenebilir karbon bazlı plastik kullanımını artırdı. Aynı zamanda iş ortaklarıyla yürüttüğü çalışmalarla sürdürülebilirlik uygulamalarını tüm değer zincirine yaymayı hedefliyor. Güvenlik sektöründe sürdürülebilirlik artık yalnızca çevresel etkiyi azaltmakla sınırlı değil. Daha uzun ürün ömrü, yazılım desteğiyle donanımın kullanım süresinin uzatılması, enerji verimliliği ve kaynakların daha etkin kullanılması da kurumların yatırım kararlarında önemli rol oynuyor. Yeni nesil güvenlik anlayışı Axis Communications, sürdürülebilirliği iş stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor. Şirket, ikinci kez sürdürülebilirlik raporunu Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS) doğrultusunda hazırlayarak Avrupa Birliği Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi'ne (CSRD) uyum çalışmalarını sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde güvenlik teknolojileri sektöründe başarı; yalnızca daha akıllı ve daha güvenli çözümler sunmakla değil, aynı zamanda daha sürdürülebilir teknolojiler geliştirmekle de ölçülecek. Bu nedenle sürdürülebilirlik, kurumların güvenlik yatırımlarında giderek daha belirleyici bir satın alma kriteri haline geliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocuklar Okullarda İpekböceği Yetiştirecek Haber

Çocuklar Okullarda İpekböceği Yetiştirecek

Antalya Büyükşehir Belediyesi, kentin köklü değerlerinden biri olan ipekböceği kültürünü gelecek nesillere aktarmaya devam ediyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, Döşemealtı ilçesinde bulunan Osman Ali Cingöz Anasınıfı ve İlkokulu’nda öğrencilerle bir araya geldi. Miniklere ipekböceğinin yaşam döngüsü, beslenme süreci ve üretimdeki önemi anlatıldı. ELLERİYLE İPEKBÖCEĞİ BESLEDİLER Programda, ipekböcekçiliğinin geçmişten günümüze uzanan kültürel değeri çocuklara kısa bir çizgi film eşliğinde aktarıldı. Eğlenceli anlatımın ardından öğrencilerle soru cevap etkinliği gerçekleştirildi. İlkokul ve anasınıfı öğrencilerine dağıtılan ipekböceği besleme kitlerinde, larvadan termometreye kadar bakım sürecinde ihtiyaç duyulan araç ve gereçler yer aldı. Ekipler, kit içerisindeki malzemelerin nasıl kullanılacağını da uygulamalı olarak anlattı. Öğrenciler, kendilerine verilen kitlerle sınıflarında ipekböceği besleyerek gelişim sürecini ve koza oluşumunu yakından gözlemleme imkânı bulacak. İPEKBÖCEĞİ KÜLTÜRÜ ÇOCUKLARA AKTARILIYOR Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Sapadere İpekevi Sorumlusu Ayşenur Özdoğan Gülmez, ipekböceği kültürünün Antalya’nın tarihini, geçmişini ve dokusunu yansıtan kadim değerlerden biri olduğunu belirterek, bu geleneği çocuk yaşta tanıtmayı önemsediklerini söyledi. Gülmez, “İpekböceği kültürü Antalya’mızın tarihini, geçmişini ve dokusunu anlatan kadim kültürlerden biri. Biz de ‘ağaç yaşken eğilir’ diyerek 2019 yılından bu yana anasınıfı ve ilkokul grubundaki çocuklarımıza ipekböcekçiliği besleme kitleri dağıtıyoruz. Bu kitleri ulaştırdığımız okullarda, önce kısa bir çizgi film eşliğinde öğrencilerimize ipekböceğini anlatıyor, ardından soru-cevap yöntemiyle eğlenceli ve keyifli bir etkinlik gerçekleştiriyoruz. Çocuklarımız hem ipekböceği kültürünü tanıyor hem de ipekböceğinin nasıl beslendiğini hep birlikte öğrenmiş oluyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tekstil Sektöründe Yeşil Dönüşüme ETHİB İmzası Haber

Tekstil Sektöründe Yeşil Dönüşüme ETHİB İmzası

“İyi Uygulama Örneği” ödülü, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar tarafından, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan’a takdim edildi. UR-GE Projemizle 17 firmanın sürdürülebilirlik yetkinliklerini artırdık Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan, “Birliğimiz tarafından 2021 yılında başlatılan “Tekstil Sektöründe Sürdürülebilir Rekabetin Geliştirilmesi” UR-GE Projesi, Avrupa Yeşil Mutabakatı başta olmak üzere küresel sürdürülebilirlik dönüşümüne uyum sağlamak amacıyla hayata geçirildi. Proje kapsamında 17 firmanın sürdürülebilir üretim, karbon yönetimi, enerji verimliliği ve döngüsel tekstil alanlarında kapasitelerinin geliştirilmesi hedeflendi. Projede firmalara; Enerji Verimliliği Danışmanlığı, İklim Değişikliği ile Mücadele ve ISO 14064 Kurumsal Karbon Ayak İzi Yönetimi Danışmanlığı, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Danışmanlığı ile Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) Danışmanlığı olmak üzere dört ayrı danışmanlık hizmeti sunuldu.” dedi. Firmalar sürdürülebilir üretim yaklaşımlarını iş süreçlerine entegre etti Başkan Göksan, “İyi Uygulama Örneği” ödülünü alan LCA Danışmanlığı kapsamında ise firmaların Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sağlamaları ve müşterilerinin sürdürülebilirlik taleplerine yanıt verebilmeleri amacıyla ISO 14040 ve ISO 14044 standartlarına uygun ürün yaşam döngüsü analizleri gerçekleştirildi. Çalışmalar kapsamında her firma için ürün bazlı “Beşikten Mezara Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi” yapılarak farklı LCA senaryoları analiz edildi ve raporlandı. Proje sayesinde firmaların sürdürülebilir üretim yaklaşımlarını iş süreçlerine entegre etmeleri, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik aksiyonlar geliştirmeleri ve uluslararası pazarlarda rekabet avantajı kazanmaları sağlandı. Birçok firma, elde edilen LCA raporlarını müşterileriyle paylaşarak ürünlerinin pazarlanmasında önemli avantaj elde etti.” diye konuştu. Firmalarımızın Avrupa’daki güncel uygulamaları yerinde incelemelerine olanak sunduk Turan Göksan, “Proje kapsamında ayrıca sürdürülebilirlik ve döngüsel tekstil alanındaki iyi uygulama örneklerini yerinde incelemek amacıyla Hollanda’ya yönelik yurt dışı pazarlama ve inceleme heyeti programı düzenlendi. Firmalar, Circular Textile Days etkinliğine katılarak Avrupa’daki güncel uygulamaları ve sektörel dönüşüm süreçlerini yakından inceleme fırsatı buldu. ETHİB tarafından 18-19 Şubat 2025 tarihlerinde düzenlenen eğitim programları kapsamında ise karbon ayak izi, ürün karbon ayak izi, su ayak izi ve yaşam döngüsü değerlendirmesi konularında sektör çalışanlarına uygulamalı eğitimler verildi. Eğitimlerle firmaların sürdürülebilirlik alanındaki teknik bilgi altyapılarının güçlendirilmesi hedeflendi.” dedi. SKDM’ye uyum sürecinde firmalarımızın yanında olmaya devam edeceğiz Başkan Göksan, sürdürülebilirlik odaklı dönüşümün tekstil sektörünün geleceği açısından kritik önem taşıdığını belirterek, “Sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaşmasına ve ihracatçılarımızın küresel rekabette güçlenmesine katkı sağlayan destekleri dolayısıyla Ticaret Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat başta olmak üzere Ticaret Bakanlığımıza teşekkür ediyoruz. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi yeni küresel düzenlemelere uyum sürecinde firmalarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

55 Milyon Yıllık Tür Yok Olma Riskiyle Karşı Karşıya Haber

55 Milyon Yıllık Tür Yok Olma Riskiyle Karşı Karşıya

Filmde 55 milyon yıldır varlığını sürdüren ve Meksika Körfezi’nden Türkiye’ye 7.000 kilometrelik göç gerçekleştiren türün gizemli yaşam döngüsü ve karşı karşıya olduğu tehditler ele alınıyor. Film, yılan balığının etkileyici hikâyesi üzerinden tatlı su ekosistemleri üzerindeki baskıları da görünür kılıyor. WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), Dünya Balık Göçü Günü kapsamında Avrupa yılan balığının (Anguilla anguilla) gizemli yaşamına ve karşı karşıya olduğu tehditlere dikkat çekmek amacıyla yeni bir animasyon filmi hazırladı. WWF-Türkiye Doğa Elçisi, ünlü oyuncu Kaan Urgancıoğlu tarafından seslendirilen video; yaklaşık 55 milyon yıldır varola gelen türün benzersiz yaşam döngüsünü ve tatlı su ekosistemlerindeki baskıyı görünür kılmayı hedefliyor. Avrupa yılan balığının yaşam döngüsünün bugün hâlâ nerede, ne zaman ve hangi derinlikte başladığı gizemini koruyor. İlk ipucu, Meksika Körfezi açıklarındaki Sargasso Denizi’nde izine rastlanan saydam larvalarla ortaya çıkıyor. Avrupa yılan balığı, Atlantik akıntılarıyla taşınarak yaklaşık 7.000 kilometrelik bilinen en uzun göç yolculuklarından birini gerçekleştiriyor. Yolculuk, değişimi beraberinde getiriyor ve önce cam yılan balığı evresine geçiyor. Deniz suyuna alışkın bünyeleri zamanla tatlı suya uyum sağlıyor; şeffaflık kayboluyor, renkleniyor ve solungaçları yeniden düzenleniyor. Tatlı sularda önce elver, ardından sarı yılan balığına dönüşüyor. Büyük Menderes Deltası ve Bafa Gölü Türkiye’deki önemli yaşam alanları arasında yer alıyor ve bu tatlı sular yılan balıklarını 15-20 yıla kadar misafir ediyor. Misafirliğin ardından döngüyü tamamlamak üzere yönünü yeniden Sargasso Denizi’ne çeviriyor; bu uzun dönüş yolculuğunda gümüş yılan balığı evresine geçiyor ve vardığında yalnızca bir kez ürüyor. Bu eşsiz döngü artık her zamankinden daha kırılgan. Yılan balıkları bugün yalnızca doğaya değil, insan eliyle şekillenmiş bir dünyaya karşı yüzüyor. Lagün, haliç ve nehir ağızlarında habitat kaybı; akarsular üzerine kurulan barajlar, açılan su kanalları ve örülen bariyerlerle nehir akışının kesintiye uğraması; kirlilik ve aşırı avlanma baskısı bu zorlu yolculuğu daha da güçleştiriyor. Son yirmi yılda tatlı su türlerinin %84’ü azalırken, Avrupa yılan balığı bu düşüşün en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. WWF-Türkiye, bu kırılgan döngünün devamı için nehirlerin serbest akmasının sağlanması, yaşam alanlarının korunması ve yasa dışı avcılığın önlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Tatlı su ekosistemlerinde kayıp derinleşiyor Tatlı su türleri, biyolojik çeşitlilik kaybının en yüksek olduğu gruplar arasında yer alıyor. WWF-Türkiye’nin hazırladığı video, bu tabloyu bütüncül bir perspektifle ele alıyor. Türden yola çıkarak tatlı su habitatlarındaki kaybın nedenlerine ve çözüm yollarına odaklanıyor. Sulak alanlar yalnızca biyolojik çeşitlilik açısından değil, aynı zamanda su güvenliği, tarım, balıkçılık ve yerel ekonomi için de kritik öneme sahip. Su rejimini düzenleyen, taşkınları azaltan ve yeraltı sularını besleyen bu alanlar, insan yaşamının sürdürülebilirliği açısından vazgeçilmez ekosistemler arasında yer alıyor. “Avrupa Yılan Balığı’nın geleceği için somut adımlar atma zamanı” WWF-Türkiye Tatlı Su ve Orman Programları Müdürü Eren Atak, Avrupa yılan balığının barajlar, kirlilik, aşırı avcılık ve yaşam alanı kaybı nedeniyle yok olma eşiğine geldiğini bir kez daha vurguladı. WWF-Türkiye'nin tür koruma amaçlı yaptığı çalışmalara değinen Atak "Aydın’da kurulan Avrupa Yılan Balığı Teknik Çalışma Grubu ile türün göç yollarını ve yaşam alanlarını korumak için çalışıyoruz. Ortak yol haritası tamamlandı şimdi sıra somut adımlarda" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB, TANAP’ın Bakım Hizmetlerini 5 Yıl Daha Üstlenecek Haber

ABB, TANAP’ın Bakım Hizmetlerini 5 Yıl Daha Üstlenecek

Anlaşma kapsamında ABB; 1.811,7 kilometrelik TANAP doğal gaz boru hattı üzerindeki kritik kontrol sistemlerinin güvenli ve kesintisiz şekilde çalışmasını sağlamaya devam edecek. “ABB, TANAP’a daha önce ardışık üç yıllık ABB Care sözleşmeleri kapsamında bakım hizmetleri sunuyordu. Yeni Care anlaşması, güçlü ve uzun vadeli bir ortaklık tesis ediyor” ifadelerini kullanan ABB Türkiye Enerji Endüstrileri Otomasyon İş Kolu Başkanı Barış Ünver, iş birliğinin uzun vadeli niteliğine dikkat çekti. Anlaşma kapsamında otomasyon ve dijitalleşme alanlarındaki derin uzmanlığıyla ABB servis mühendisleri 7/24 görev alarak; proaktif bakım uygulamaları, gelişmiş siber güvenlik çözümleri ve yaşam döngüsü yükseltmeleriyle hattın operasyonel mükemmelliğine katkı sunacak. Doğal gaz boru hatlarında güvenlik ve süreklilik en temel öncelik olarak öne çıkıyor. ABB ise sahadaki mühendisleri ve bu alandaki yetkinlikleriyle TANAP ekipleri ile birlikte doğal gaz boru hattının en yüksek performansla çalışmasına uzun yıllardır katkı sağlıyor. Taraflar arasındaki uzun soluklu iş birliği, hizmet kapsamının ötesine geçerek karşılıklı güvene dayalı stratejik bir ortaklık niteliği taşıyor. ABB, bu yaklaşımıyla Türkiye’nin ve bölgenin enerji güvenliğini desteklemeyi sürdürüyor. Eylül 2025’te yürürlüğe giren yeni ABB Care bakım anlaşmasının Eylül 2030’a kadar devam etmesi planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Otosan, 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı Haber

Ford Otosan, 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Şirket, üretim ve finansal performansının yanı sıra, çevresel sorumluluk, teknolojik dönüşüm ve toplumsal etki alanlarında attığı somut adımlarla da küresel ölçekte dikkat çeken bir model sunuyor. Sürdürülebilir dönüşümünü yalnızca kendi operasyonlarıyla sınırlı tutmayan Ford Otosan, tedarikçileri, bayi ağı ve iş ortaklarının dahil olduğu tüm paydaş ekosistemini kapsayan değer zinciri genelinde sürdürülebilir etki yaratmayı önceliklendiriyor. Ford Otosan, Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) performansını şirket stratejisine entegre ederek, iklim krizi, küresel eğilimler ve sektörel gereklilikler doğrultusunda ekosistem genelinde dönüşüme liderlik ediyor. Türkiye’nin lider otomotiv şirketi Ford Otosan, sürdürülebilirlik alanındaki faaliyetlerini, yatırımlarını ve uzun dönemli hedefleri doğrultusunda kaydettiği ilerlemeleri kapsayan Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Raporda Ford Otosan’ın günümüz dünyasında yalnızca ekonomik başarılar elde etmenin değil aynı zamanda topluma, çevreye ve çalışanlara değer katmanın da bir şirketin başarısını tanımlayan temel ölçütler arasında yer aldığına olan inancının altı çiziliyor. Ford Otosan’ın sürdürülebilirlik odağındaki kapsamlı ve stratejik yol haritasını detaylandıran raporun ana temasını ise sorumluluk anlayışını şirket stratejilerinin merkezine yerleştiren Ford Otosan’ın sektörüne liderlik etme ve ekosistemindeki dönüşümün itici gücü olma vizyonu oluşturuyor. Mega AI ve %100 yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik enerjisiyle dönüşüme öncülük ediyor İklim kriziyle mücadeleyi bir operasyonel zorunluluk olarak gören Ford Otosan, 2050 net sıfır hedefine emin adımlarla ilerliyor. Şirketin emisyon azaltım hedefleri, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından 2025 yılında onaylanarak uluslararası standartlarca tescillendi. Yenilenebilir enerji dönüşümü, sahada kurulan güneş enerjisi yatırımlarıyla destekleniyor. Önceki yıl devreye alınan 10 MW’lık kapasiteyle enerji dönüşüm yolculuğunda güçlü bir başlangıç yapıldı. 2025 yılında Hasandede ve Çiçektepe’de hayata geçirilen 6,1 MW’lık yeni kapasiteyle birlikte; toplam 16,1 MW’lık kurulu güce ulaşıldı. 2025 yılında Sancaktepe Ar-Ge Merkezi’nde hayata geçirilen çatı GES projesi ile enerji üretimi Ar-Ge altyapısına da taşındı, böylece özkaynak elektrik tüketiminin belirli bir kısmı buradan karşılanacak. Yeniköy fabrikasında devreye alınan 2.897 kWe kapasiteli çatı GES ve fotovoltaik cam duvar uygulaması ile enerji üretimi doğrudan üretim süreçlerine entegre edildi. Ayrıca, Craiova fabrikasında kurulan çatı tipi güneş enerjisi sistemi ile 12.000 metrekarelik alanda 2.753 panel üzerinden elektrik üretimi sağlandı. Enerji yönetiminde ise Ford Otosan, yapay zekâ tabanlı MEGA AI projelerinden “Enerji Yönetiminde Yapay Zekâ – AI Powered Energy Management (APEM)” sistemi ile üretim verisini enerji yönetimiyle entegre eden bir yapı kurdu. Yapay Zeka Destekli Enerji Yönetimi projesi, WEF Global Lighthouse Network (Dünya Ekonomik Forumu) kapsamında öne çıkan dijital dönüşüm projeleri arasında yer aldı. Bu sistem, üretim hatlarından gelen verileri analiz ederek enerji tüketimini anlık olarak optimize ediyor, verimsizlik alanlarını belirleyerek operasyonel karar süreçlerine veri temelli girdi sağlıyor. Böylece enerji yönetimi, izleme temelli bir yapıdan çıkarak öğrenen ve kendini geliştiren bir sisteme dönüşüyor. Ürün ve üretimde sürdürülebilirlik: yaşam döngüsü yaklaşımı Ürün tarafında ise sürdürülebilirlik yaklaşımı tasarım süreçlerine entegre edilmiş durumda. Ford Otosan, ürünlerinin %97’sinde yaşam döngüsü analizi uygulayarak ürünlerin üretimden kullanım ve kullanım sonrası süreçlere kadar çevresel etkilerini değerlendiren bir sistem kurdu. Bu analizler, özellikle Ford Transit, Ford Custom ve Ford Courier ürün ailesi ile yeni nesil elektrikli modellerin geliştirme süreçlerinde doğrudan belirleyici rol oynuyor. Su yönetiminde döngüsel yaklaşım: sanayi ve şehir arasında iş birliği Ford Otosan, su yönetiminde geliştirdiği yenilikçi projelerle sanayide döngüsel ekonomi uygulamalarına öncülük ediyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen Gri Su Temini Projesi, kentsel atık suların ileri arıtma süreçlerinden geçirilerek üretimde yeniden kullanılmasını mümkün kılıyor. Bu proje kapsamında, arıtılmış evsel atık sular üretimde proses suyu olarak değerlendirilecek. İlk aşamada yıllık 400.000 ton, tam kapasiteye ulaşıldığında ise 750.000 ton temiz su tasarrufu sağlanması hedefleniyor. Söz konusu uygulama, yalnızca su verimliliğini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda sanayi ve şehir altyapısı arasında sürdürülebilir iş birliklerinin güçlü bir örneğini oluşturuyor. Eğitim yatırımları, mesleki gelişim ve kapsayıcı iş gücü modeli Toplumsal katkı yaklaşımını uzun vadeli ve kalıcı projeler üzerine inşa eden Ford Otosan, 2025 yılında bağış ve sosyal projelere toplam 559,9 milyon TL yatırım yaptı. Bu kapsamda Yaylacık Başiskele Atatürk Ortaokulu’nun renovasyonu ile ek bina yapımı tamamlanırken, Kocaeli’de yapımı süren Vehbi Koç Vakfı Semahat Arsel İlkokulu da 35 derslikli yapısıyla bölgenin eğitim kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. Bu yatırımla birlikte Ford Otosan’ın bölgede eğitime kazandırdığı okul sayısı beşe ulaşıyor. Ford Otosan, eğitim yatırımlarını yalnızca fiziki altyapı ile sınırlı tutmayarak, mesleki eğitimi sürdürülebilir dönüşümün kritik bir bileşeni olarak ele alıyor. Bu doğrultuda hayata geçirilen sektöre entegre okul modeli, öğrencilerin doğrudan üretim ortamıyla temas ettiği ve teorik bilgi ile pratik deneyimi bir araya getiren yenilikçi bir eğitim yaklaşımı sunuyor. Yeniköy fabrikası içinde konumlanan bu model sayesinde gençlerin mesleki teknik yetkinlikleri erken aşamada geliştirilirken, nitelikli iş gücünün sürdürülebilir şekilde yetiştirilmesi hedefleniyor. Toplumsal etki alanında fırsat eşitliğini güçlendiren projeler ‘Gelecek Şimdi’ vizyonuyla belirlediği uzun dönem sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda, toplumsal fayda yaratmayı tüm operasyonlarının merkezine alan, Birleşmiş Milletler (BM) Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin (UN Global Compact) imzacısı ve UNGC üyesi olan, Ford Otosan, toplumda fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla yürüttüğü projelerle 2025 yılında önemli bir eşiği geride bıraktı. Ford Otosan, bu alanlarda kadınların güçlenmesine destek olmak üzere Vehbi Koç Vakfı’nın katkılarıyla başlattığı ‘Gelecek Hayalim’ projesi ile 2026 yılı için belirlenen 100 bin kadına ulaşma hedefini şimdiden aşarak toplam 115.079 kadın ve kız çocuğuna erişim sağladı. Bu kapsamda, şirketin tüm yerleşkelerinde STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) alanındaki kadın çalışan oranı ise %29,49 seviyesine yükseldi. Kapsayıcı çalışma ortamını tüm paydaşları için ortak bir standart haline getirmeyi amaçlayan Ford Otosan, İŞKUR ve Tohum Otizm Vakfı iş birliğiyle yürütülen model kapsamında, İstanbul, Kocaeli ve Eskişehir lokasyonlarında 17 nöroçeşitli birey istihdam sürecine dahil edildi. Şirket genelinde ise 22 farklı engel grubundan toplam 498 engelli çalışan istihdam edilirken, yalnızca 2025 yılı içinde 110 engelli istihdamı daha gerçekleştirildi. Çalışan gelişimi ise Ford Otosan’ın dönüşüm modelinin temel unsurlarından biri olarak ele alınıyor. 2025 yılında 2,1 milyon saatin üzerinde eğitim gerçekleştirilen Ford Otosan’da teknik eğitimler, dijital yetkinlik programları ve kapsayıcı liderlik uygulamaları ile çalışanların dönüşüme aktif katılımı destekleniyor. Güçlü performans, şeffaf raporlama Uluslararası standartlarla uyumlu şekilde hazırlanan ve bağımsız denetimden geçen 2025 Sürdürülebilirlik Raporu, Ford Otosan’ın şeffaflık ve hesap verebilirlik konusundaki kararlılığını da ortaya koyuyor. TSRS ve GRI uyumlu olarak hazırlanan rapor, şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim performansını küresel ölçekte karşılaştırılabilir bir çerçevede sunarken, paydaşlara güven veren güçlü bir iletişim aracı niteliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Masal Yolcuları” 5 Bin Öğrencinin Hayal Dünyasına Misafir Olacak Haber

“Masal Yolcuları” 5 Bin Öğrencinin Hayal Dünyasına Misafir Olacak

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti veren Dicle Elektrik, toplumsal fayda anlayışı doğrultusunda çocuklara yönelik sosyal etki projelerini hayata geçirmeye devam ediyor. “Yeteri Kadar En Doğru Karar” kampanyası kapsamında Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile imzalanan protokol çerçevesinde başlatılan ‘Masal Yolcuları’ projesiyle ilk olarak 400’ü aşkın çocuğa masallarla eğitim verildi. Dünya Masal Anlatma Günü öncesi gerçekleştirilen etkinlikte, Çınar ilçesindeki Sırımkesen İlkokulu’nda 175, Yenişehir ilçesindeki Kesikağaç İlkokulu’nda ise 230 öğrenciyle bir araya gelindi. Etkinlik sonunda çocuklara, “Yeteri Kadar” yaklaşımı kapsamında hazırlanan Dicle ve Arkadaşları Doğa Dostu Etkinlik Kiti, boya kalemi ve sırt çantası hediye edildi. Sürdürülebilir gelecek fikri somut deneyime dönüşüyor Müzik ve interaktif masal anlatımını bir araya getiren proje, çocukları pasif bir dinleyici olmaktan çıkararak sürecin aktif bir parçası haline getiriyor. Projenin ana anlatılarından biri olan “Koca Çınar ve Minik Karınca” masalında, sabır, azim ve kararlılıkla atılan küçük adımların büyük dönüşümlere kapı aralayabileceği mesajı veriliyor. Masalın sonunda çocuklarla birlikte fidan dikimi vurgusu yapılırken, doğa sevgisi ve sürdürülebilir gelecek fikri somut bir deneyime dönüştürülüyor. Masal anlatımı sırasında fidan üzerinden ağaçların yaşam döngüsü, canlılar için taşıdığı önem ve enerji kaynaklarının bilinçli kullanımı çocukların anlayabileceği bir dilde aktarılıyor. Böylece sahnede başlayan hikaye, çocukların günlük yaşam pratiklerine uzanan kalıcı bir farkındalığa dönüşüyor. Çocukların erken yaşta doğa bilinciyle, kaynakların sorumlu kullanımıyla ve sürdürülebilir yaşam anlayışıyla tanışmasının hedeflendiği projeyle, 2027 yılı sonuna kadar 5 bin öğrenciye ulaşılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.