Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yaşam Döngüsü

Kapsül Haber Ajansı - Yaşam Döngüsü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşam Döngüsü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Siemens ve HD Hyundai Gemi İnşasında Dijital Dönüşümü Hızlandırıyor Haber

Siemens ve HD Hyundai Gemi İnşasında Dijital Dönüşümü Hızlandırıyor

Siemens ve HD Hyundai, gemi inşasının geleceğini yeni bir “dijital tersane” planıyla şekillendirmek üzere stratejik ortaklıklarını genişletiyor. HD Hyundai’nin Siemens Xcelerator portföyünü benimsemesine yönelik bir anlaşmayı içeren bu iş birliği, ABD başta olmak üzere birçok pazarda artan gemi inşa kapasitesi ve ileri üretim teknolojilerine yönelik talebe yanıt vermeyi hedefliyor. İki şirket; mühendislik, üretim, tedarik zinciri ve tersane operasyonlarını uçtan uca birbirine bağlayan entegre bir dijital altyapı oluşturacak. Bu yapı sayesinde gemi inşasının tüm yaşam döngüsü boyunca yapay zeka destekli analizler, akıllı otomasyon ve veriye dayalı karar alma süreçleri mümkün olacak. Entegre dijital altyapı, tersanelerin üretimi hızlandırmasına, kaliteyi artırmasına ve yeniden işleme ihtiyacını azaltmasına yardımcı olacak. Sonuç olarak, artan küresel talebi karşılamak üzere daha donanımlı, daha üretken, verimli ve dayanıklı bir gemi inşa ekosistemi ortaya çıkacak. Dijital tersane yaklaşımı hem yeni kurulacak tersaneleri hem de mevcut tesislerin üretimi kesintiye uğratmadan aşamalı olarak modernize edilmesini destekleyecek şekilde tasarlandı. HD Kore Gemi Yapımı & Açık Deniz Mühendislik Başkanı ve CEO’su H.K. Kim konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Yapay zeka yalnızca verimlilik aracı değil; gemilerin tasarımını, inşasını ve işletimini yeniden şekillendiren dönüştürücü bir teknolojidir. Yapay zeka, dijital ikiz ve otomasyon teknolojilerini bağlantılı dijital tersane ortamına entegre ederek, gemi inşa sektörü için geleceğin ihtiyaçlarına hazır bir model oluşturmayı hedefliyoruz. Siemens ile birlikte, ABD gemi inşa sektörünün modernizasyonuna ve rekabet gücüne katkı sağlarken, dünya genelindeki tersanelerin dijital dönüşümünü hızlandırmaya destek olmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” Siemens AG Başkanı ve CEO’su Roland Busch ise: “Dünyanın en ileri seviye gemilerini inşa etmek için gemi üreticilerinin milyonlarca bileşende bulunan muazzam karmaşıklığı yönetmesi gerekiyor. HD Hyundai ile genişlettiğimiz ortaklığımız sayesinde, merkezinde Siemens Xcelerator’ın yer aldığı geleceğin dijital tersanesi için ölçeklenebilir bir model oluşturuyoruz. Tersane genelinde veri, yazılım ve otomasyonu birbirine bağlayarak, Endüstriyel YZ için bir işletim sistemi inşa ediyor; gemi üreticilerinin kapasiteyi artırmasına, kaliteyi iyileştirmesine ve yeniden işleme ihtiyacını azaltmasına yardımcı oluyoruz” diye konuştu. Girişim kapsamında HD Hyundai ve Siemens, Washington, D.C.’de ABD-Kore Gemi İnşa Teknolojisi İş Birliği Merkezi’nin hayata geçirilmesini destekleyecek. Merkez, gemi inşasının dijital geleceği konusunda kamu, sektör ve teknoloji liderleri arasındaki iş birliğini güçlendirmek üzere tasarlandı. Modernizasyon stratejilerinin değerlendirilmesi, dijital tersane teknolojilerinin benimsenmesinin hızlandırılması ve ABD ile müttefik pazarlarda denizcilik rekabet gücünü güçlendiren iş gücü ve sanayi gelişimi girişimlerinin desteklenmesi için bir platform görevi görecek. Siemens Xcelerator portföyündeki yazılım araçları ve teknolojiler; birden fazla gemi inşa senaryosunda tasarım yetkisini ve uygulama sorumluluğunu korurken, kontrollü veri paylaşımını, konfigürasyon yönetimini, dijital onayları, üretim süreçlerinin görünürlüğünü ve yaşam döngüsü izlenebilirliğini mümkün kılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akkuyu NGS Çalışanlarının Çocukları Çevre Koruma Etkinliğine Katıldı Haber

Akkuyu NGS Çalışanlarının Çocukları Çevre Koruma Etkinliğine Katıldı

AKKUYU NÜKLEER A.Ş., Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) çalışanlarının çocukları için, deniz kaplumbağalarının korunması ve bölgenin biyolojik çeşitliliğinin sürdürülmesine dikkat çekmek amacıyla bir çevre etkinliği düzenledi. Etkinliğe, Mersin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden davetli bir uzman da katıldı. Uzman, öğrencilere deniz kaplumbağalarının yaşam döngüsü, Akdeniz ekosistemindeki rolü ve doğaya karşı duyarlı davranmanın nadir türlerin korunması açısından neden büyük önem taşıdığı hakkında bilgi verdi. Etkinlik, deniz kaplumbağalarının Türkiye'nin Akdeniz kıyılarındaki yuvalama döneminde gerçekleştirildi. Her yıl mayıs ayının ortasından eylül ayının ortasına kadar deniz kaplumbağaları yumurtlamak için kumsallara çıkıyor. Birkaç hafta sonra yumurtalardan çıkan yavru kaplumbağalar ise denize ulaşmak için ilk yolculuklarına başlıyor. Bu hassas dönemde kıyılarda belirlenen kurallara uymak ve kaplumbağaların doğal yaşam alanlarını koruyacak şekilde hareket etmek, türün geleceği açısından büyük önem taşıyor. Etkinlikte öğrenciler, deniz kaplumbağalarının yumurtlamak için doğdukları kumsallara nasıl geri döndüğünü, yumurtadan çıkan yavruların gece gökyüzünün doğal ışığını takip ederek denize ulaştığını ve güçlü yapay aydınlatmanın onların yönlerini şaşırmasına neden olabileceğini öğrendi. Uzman ayrıca, yumurtlama alanlarının yabani hayvanlara karşı özel koruma kafesleriyle güvence altına alındığını ve plajları ziyaret edenlerin bu koruyucu düzeneklere kesinlikle dokunmaması ya da zarar vermemesi gerektiğini anlattı. Etkinlik, öğrencilerin aktif olarak katıldığı samimi bir soru-cevap ortamında gerçekleşti. Çocuklar, yavru kaplumbağalara denize ulaşmaları için yardım edilip edilemeyeceğini, bir deniz kaplumbağasının kaç yumurta bıraktığını, yavruların anne ve babalarını nasıl bulduğunu ve yaşamlarının ilk günlerinde hangi tehlikelerle karşılaştığını merak ederek uzmanlara sorular yöneltti. Uzman ise bu soruları yanıtlarken, insanların yapabileceği en büyük katkının doğal sürece müdahale etmemek ve nadir türlerin yaşam alanlarını özenle korumak olduğunu vurguladı. Katılımcılar, edindikleri bilgileri çevre temalı bir bilgi yarışmasını yanıtlayarak ve interaktif etkinliklere katılarak pekiştirdi. Öğrenciler, yetişkinlerle birlikte deniz canlıları için tehlike oluşturan atıkları öğrendi ve nadir türlerin yuvalama alanlarının korunmasına katkı sağlayacak kuralları içeren Türkçe ve Rusça bilgilendirme tabelalarının yerleştirilmesine destek verdi. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butсkikh etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Akkuyu NGS, eşsiz doğal güzelliklere sahip bir bölgede inşa ediliyor. Bu nedenle bölgenin ekosisteminin korunmasına katkı sağlamayı önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Nükleer güç santrali sahasında en gelişmiş çevre koruma uygulamalarını hayata geçiriyoruz. Ancak çevreye duyarlı yaklaşımımız yalnızca proje sahasıyla sınırlı değil. Faaliyet gösterdiğimiz bölgede çevre odaklı çalışmaları destekliyor, özellikle çocukların ve gençlerin bu tür etkinliklere katılımını çok önemsiyoruz. Bu tür organizasyonlar, çocukların Mersin'in doğal zenginliklerini daha yakından tanımalarına, doğaya karşı sorumluluk bilinci kazanmalarına ve çevreyi koruma kültürünü küçük yaşlardan itibaren benimsemelerine katkı sağlıyor.” Akkuyu NGS'nin inşa edildiği bölgede düzenlenen çevre etkinlikleri, AKKUYU NÜKLEER A.Ş.'nin yerel halkla iş birliğini güçlendirmeye ve çevre koruma çalışmalarını desteklemeye yönelik sürdürülebilir yaklaşımının bir parçasını oluşturuyor. Bu tür etkinlikler, proje çalışanlarının, bölge halkının ve genç nesillerin çevre bilincini artırırken, aynı zamanda bölgenin doğal mirasının korunmasına da katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Prysmian’ın E Path Programı Bağımsız Üçüncü Taraf Doğrulamasıyla Güç Kazandı Haber

Prysmian’ın E Path Programı Bağımsız Üçüncü Taraf Doğrulamasıyla Güç Kazandı

Enerji ve telekomünikasyon kabloları sektöründe lider konumda bulunan Prysmian, tescilli E Path Programı için UL Solutions tarafından ISO/IEC 17029 standardı kapsamında gerçekleştirilen bağımsız üçüncü taraf doğrulamasını aldı. Doğrulama, programın tanımlı tasarım, süreç ve operasyonel gerekliliklere uygun şekilde uygulandığını teyit ederken, E Path kapsamında yer alan ürünlerin performans ve sürdürülebilirlik kriterleriyle uyumunu da doğruluyor. E Path, Prysmian’ın en yüksek standartlardaki kablo çözümlerini tanımlayan bir etiket olarak öne çıkıyor. Türk Prysmian Kablo Mudanya fabrikası, grup bünyesinde E Path Programı kapsamında değerlendirilen ilk tesis olurken, ilgili ürünler de UL Solutions tarafından doğrulanan ilk ürünler oldu. Program kapsamındaki diğer tesislerin de önümüzdeki aylarda değerlendirilmesi planlanıyor. Bu doğrulama, Prysmian’ın en yüksek kalite, verimlilik ve uzun vadeli sürdürülebilir etki odağını uygulamaya geçirdiğini ortaya koyarak müşterilere ek güven sağlıyor. Müşteri güveni ve şeffaflık için güçlü bir adım UL Solutions tarafından gerçekleştirilen doğrulama, ürün doğrulama çalışmaları ve tesis değerlendirmeleriyle birlikte programın ve ilgili süreçlerin tanımlandığı şekilde uygulandığını ortaya koyuyor. Bu sayede müşterilere, Prysmian çözümlerinin nasıl geliştirildiğine ve yönetildiğine ilişkin daha şeffaf ve izlenebilir bilgiler sunuluyor. E Path Programı kapsamındaki değerlendirme kriterleri Bir ürünün E Path Programı kapsamında yer alabilmesi için yaşam döngüsü boyunca kapsamlı bir değerlendirme sürecinden geçmesi gerekiyor. Bu kapsamda kullanılan malzemeler (geri dönüştürülmüş içerik kullanımı ve çevresel etkisi yüksek malzemelerin elimine edilmesi dahil), kablonun karbon ayak izi, üretim süreçlerinde enerji tüketimi, emisyonlar ve süreç verimliliği, operasyonel performans kapsamında dayanıklılık ve verimlilik ile kullanım ömrü sonrasında geri kazanım ve geri dönüştürülebilirlik uygulamaları bütüncül bir yaklaşımla değerlendiriliyor. E Path, tüm bu kriterleri esas alan bir metodolojiye dayanıyor ve yapılan değerlendirme sonucunda bir puanlama sistemi üzerinden ilerliyor. 55 puanın üzerinde performans gösteren ürünler “E Path” etiketi almaya hak kazanırken, bu skor zaman içinde geliştirilerek 100 puana kadar çıkarılabiliyor. Prysmian İnovasyon, Sürdürülebilirlik ve Ar-Ge Direktörü Srinivas Siripurapu, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Müşteriler en verimli ve en güvenilir çözümleri talep ediyor. Prysmian olarak yalnızca yüksek performanslı ürünler sunmakla kalmıyor, ürünlerin nasıl üretildiği, ne kadar süre performans gösterdiği ve tüm sürecin izlenebilirliği konusunda da şeffaflık sağlıyoruz. E Path Programı sürdürülebilir malzeme seçimi, kullanım ömrü sonrası uygulamalar ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik bütüncül bir yaklaşım sunuyor. UL Solutions tarafından yapılan bağımsız doğrulama ise programın tanımlandığı şekilde uygulandığını teyit ediyor.” UL Solutions Başkan Yardımcısı ve Ticari İşler Direktörü Alberto Uggetti ise şu ifadeleri kullandı: “Prysmian ile yürüttüğümüz çalışmalar, sürdürülebilirlik alanında şeffaflık ve hesap verebilirlik odağını yansıtıyor. Bağımsız doğrulama sayesinde müşterilerin bilinçli kararlar almasına katkı sağlayan güvenilir çevresel beyanların oluşturulmasını destekliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sürdürülebilirlik Güvenlik Teknolojilerinde Yeni Satın Alma Kriteri Oldu Haber

Sürdürülebilirlik Güvenlik Teknolojilerinde Yeni Satın Alma Kriteri Oldu

Ağ video çözümlerinde dünya lideri Axis Communications tarafından yayımlanan 2025 Sürdürülebilirlik Raporu, güvenlik sektöründe bu dönüşümün hızlandığını ortaya koyuyor. Şirket, büyümesini sürdürürken karbon emisyonlarını azaltma, kaynak kullanımını optimize etme ve değer zinciri boyunca sürdürülebilirliği yaygınlaştırma hedeflerinde önemli ilerlemeler kaydetti. Satın alma ekiplerinin gündemi değişiyor Özellikle Avrupa Birliği'nin sürdürülebilirlik ve tedarik zinciri düzenlemeleri, kurumların teknoloji yatırımlarına bakışını değiştiriyor. Günümüzde birçok kuruluş, güvenlik çözümlerini değerlendirirken yalnızca ürün özelliklerine değil; enerji verimliliğine, kullanılan malzemelere, tedarik zinciri şeffaflığına ve üreticilerin sürdürülebilirlik performansına da odaklanıyor. Bu yaklaşım, güvenlik teknolojilerinde "en düşük satın alma maliyeti" anlayışından "uzun vadeli değer ve sürdürülebilirlik" yaklaşımına geçişi hızlandırıyor. Sektörde toplam sahip olma maliyeti (TCO) ve ürün yaşam döngüsü yönetimi giderek daha önemli hale geliyor. Daha düşük emisyon, daha yüksek verimlilik Axis'ın 2025 Sürdürülebilirlik Raporu'na göre şirket, elektrik tüketimi ve ürün lojistiğinden kaynaklanan emisyonlarını azaltırken, ürün portföyündeki yenilenebilir karbon bazlı plastik kullanımını artırdı. Aynı zamanda iş ortaklarıyla yürüttüğü çalışmalarla sürdürülebilirlik uygulamalarını tüm değer zincirine yaymayı hedefliyor. Güvenlik sektöründe sürdürülebilirlik artık yalnızca çevresel etkiyi azaltmakla sınırlı değil. Daha uzun ürün ömrü, yazılım desteğiyle donanımın kullanım süresinin uzatılması, enerji verimliliği ve kaynakların daha etkin kullanılması da kurumların yatırım kararlarında önemli rol oynuyor. Yeni nesil güvenlik anlayışı Axis Communications, sürdürülebilirliği iş stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor. Şirket, ikinci kez sürdürülebilirlik raporunu Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS) doğrultusunda hazırlayarak Avrupa Birliği Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi'ne (CSRD) uyum çalışmalarını sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde güvenlik teknolojileri sektöründe başarı; yalnızca daha akıllı ve daha güvenli çözümler sunmakla değil, aynı zamanda daha sürdürülebilir teknolojiler geliştirmekle de ölçülecek. Bu nedenle sürdürülebilirlik, kurumların güvenlik yatırımlarında giderek daha belirleyici bir satın alma kriteri haline geliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocuklar Okullarda İpekböceği Yetiştirecek Haber

Çocuklar Okullarda İpekböceği Yetiştirecek

Antalya Büyükşehir Belediyesi, kentin köklü değerlerinden biri olan ipekböceği kültürünü gelecek nesillere aktarmaya devam ediyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, Döşemealtı ilçesinde bulunan Osman Ali Cingöz Anasınıfı ve İlkokulu’nda öğrencilerle bir araya geldi. Miniklere ipekböceğinin yaşam döngüsü, beslenme süreci ve üretimdeki önemi anlatıldı. ELLERİYLE İPEKBÖCEĞİ BESLEDİLER Programda, ipekböcekçiliğinin geçmişten günümüze uzanan kültürel değeri çocuklara kısa bir çizgi film eşliğinde aktarıldı. Eğlenceli anlatımın ardından öğrencilerle soru cevap etkinliği gerçekleştirildi. İlkokul ve anasınıfı öğrencilerine dağıtılan ipekböceği besleme kitlerinde, larvadan termometreye kadar bakım sürecinde ihtiyaç duyulan araç ve gereçler yer aldı. Ekipler, kit içerisindeki malzemelerin nasıl kullanılacağını da uygulamalı olarak anlattı. Öğrenciler, kendilerine verilen kitlerle sınıflarında ipekböceği besleyerek gelişim sürecini ve koza oluşumunu yakından gözlemleme imkânı bulacak. İPEKBÖCEĞİ KÜLTÜRÜ ÇOCUKLARA AKTARILIYOR Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Sapadere İpekevi Sorumlusu Ayşenur Özdoğan Gülmez, ipekböceği kültürünün Antalya’nın tarihini, geçmişini ve dokusunu yansıtan kadim değerlerden biri olduğunu belirterek, bu geleneği çocuk yaşta tanıtmayı önemsediklerini söyledi. Gülmez, “İpekböceği kültürü Antalya’mızın tarihini, geçmişini ve dokusunu anlatan kadim kültürlerden biri. Biz de ‘ağaç yaşken eğilir’ diyerek 2019 yılından bu yana anasınıfı ve ilkokul grubundaki çocuklarımıza ipekböcekçiliği besleme kitleri dağıtıyoruz. Bu kitleri ulaştırdığımız okullarda, önce kısa bir çizgi film eşliğinde öğrencilerimize ipekböceğini anlatıyor, ardından soru-cevap yöntemiyle eğlenceli ve keyifli bir etkinlik gerçekleştiriyoruz. Çocuklarımız hem ipekböceği kültürünü tanıyor hem de ipekböceğinin nasıl beslendiğini hep birlikte öğrenmiş oluyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tekstil Sektöründe Yeşil Dönüşüme ETHİB İmzası Haber

Tekstil Sektöründe Yeşil Dönüşüme ETHİB İmzası

“İyi Uygulama Örneği” ödülü, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar tarafından, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan’a takdim edildi. UR-GE Projemizle 17 firmanın sürdürülebilirlik yetkinliklerini artırdık Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan, “Birliğimiz tarafından 2021 yılında başlatılan “Tekstil Sektöründe Sürdürülebilir Rekabetin Geliştirilmesi” UR-GE Projesi, Avrupa Yeşil Mutabakatı başta olmak üzere küresel sürdürülebilirlik dönüşümüne uyum sağlamak amacıyla hayata geçirildi. Proje kapsamında 17 firmanın sürdürülebilir üretim, karbon yönetimi, enerji verimliliği ve döngüsel tekstil alanlarında kapasitelerinin geliştirilmesi hedeflendi. Projede firmalara; Enerji Verimliliği Danışmanlığı, İklim Değişikliği ile Mücadele ve ISO 14064 Kurumsal Karbon Ayak İzi Yönetimi Danışmanlığı, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Danışmanlığı ile Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) Danışmanlığı olmak üzere dört ayrı danışmanlık hizmeti sunuldu.” dedi. Firmalar sürdürülebilir üretim yaklaşımlarını iş süreçlerine entegre etti Başkan Göksan, “İyi Uygulama Örneği” ödülünü alan LCA Danışmanlığı kapsamında ise firmaların Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sağlamaları ve müşterilerinin sürdürülebilirlik taleplerine yanıt verebilmeleri amacıyla ISO 14040 ve ISO 14044 standartlarına uygun ürün yaşam döngüsü analizleri gerçekleştirildi. Çalışmalar kapsamında her firma için ürün bazlı “Beşikten Mezara Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi” yapılarak farklı LCA senaryoları analiz edildi ve raporlandı. Proje sayesinde firmaların sürdürülebilir üretim yaklaşımlarını iş süreçlerine entegre etmeleri, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik aksiyonlar geliştirmeleri ve uluslararası pazarlarda rekabet avantajı kazanmaları sağlandı. Birçok firma, elde edilen LCA raporlarını müşterileriyle paylaşarak ürünlerinin pazarlanmasında önemli avantaj elde etti.” diye konuştu. Firmalarımızın Avrupa’daki güncel uygulamaları yerinde incelemelerine olanak sunduk Turan Göksan, “Proje kapsamında ayrıca sürdürülebilirlik ve döngüsel tekstil alanındaki iyi uygulama örneklerini yerinde incelemek amacıyla Hollanda’ya yönelik yurt dışı pazarlama ve inceleme heyeti programı düzenlendi. Firmalar, Circular Textile Days etkinliğine katılarak Avrupa’daki güncel uygulamaları ve sektörel dönüşüm süreçlerini yakından inceleme fırsatı buldu. ETHİB tarafından 18-19 Şubat 2025 tarihlerinde düzenlenen eğitim programları kapsamında ise karbon ayak izi, ürün karbon ayak izi, su ayak izi ve yaşam döngüsü değerlendirmesi konularında sektör çalışanlarına uygulamalı eğitimler verildi. Eğitimlerle firmaların sürdürülebilirlik alanındaki teknik bilgi altyapılarının güçlendirilmesi hedeflendi.” dedi. SKDM’ye uyum sürecinde firmalarımızın yanında olmaya devam edeceğiz Başkan Göksan, sürdürülebilirlik odaklı dönüşümün tekstil sektörünün geleceği açısından kritik önem taşıdığını belirterek, “Sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaşmasına ve ihracatçılarımızın küresel rekabette güçlenmesine katkı sağlayan destekleri dolayısıyla Ticaret Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat başta olmak üzere Ticaret Bakanlığımıza teşekkür ediyoruz. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi yeni küresel düzenlemelere uyum sürecinde firmalarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

55 Milyon Yıllık Tür Yok Olma Riskiyle Karşı Karşıya Haber

55 Milyon Yıllık Tür Yok Olma Riskiyle Karşı Karşıya

Filmde 55 milyon yıldır varlığını sürdüren ve Meksika Körfezi’nden Türkiye’ye 7.000 kilometrelik göç gerçekleştiren türün gizemli yaşam döngüsü ve karşı karşıya olduğu tehditler ele alınıyor. Film, yılan balığının etkileyici hikâyesi üzerinden tatlı su ekosistemleri üzerindeki baskıları da görünür kılıyor. WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), Dünya Balık Göçü Günü kapsamında Avrupa yılan balığının (Anguilla anguilla) gizemli yaşamına ve karşı karşıya olduğu tehditlere dikkat çekmek amacıyla yeni bir animasyon filmi hazırladı. WWF-Türkiye Doğa Elçisi, ünlü oyuncu Kaan Urgancıoğlu tarafından seslendirilen video; yaklaşık 55 milyon yıldır varola gelen türün benzersiz yaşam döngüsünü ve tatlı su ekosistemlerindeki baskıyı görünür kılmayı hedefliyor. Avrupa yılan balığının yaşam döngüsünün bugün hâlâ nerede, ne zaman ve hangi derinlikte başladığı gizemini koruyor. İlk ipucu, Meksika Körfezi açıklarındaki Sargasso Denizi’nde izine rastlanan saydam larvalarla ortaya çıkıyor. Avrupa yılan balığı, Atlantik akıntılarıyla taşınarak yaklaşık 7.000 kilometrelik bilinen en uzun göç yolculuklarından birini gerçekleştiriyor. Yolculuk, değişimi beraberinde getiriyor ve önce cam yılan balığı evresine geçiyor. Deniz suyuna alışkın bünyeleri zamanla tatlı suya uyum sağlıyor; şeffaflık kayboluyor, renkleniyor ve solungaçları yeniden düzenleniyor. Tatlı sularda önce elver, ardından sarı yılan balığına dönüşüyor. Büyük Menderes Deltası ve Bafa Gölü Türkiye’deki önemli yaşam alanları arasında yer alıyor ve bu tatlı sular yılan balıklarını 15-20 yıla kadar misafir ediyor. Misafirliğin ardından döngüyü tamamlamak üzere yönünü yeniden Sargasso Denizi’ne çeviriyor; bu uzun dönüş yolculuğunda gümüş yılan balığı evresine geçiyor ve vardığında yalnızca bir kez ürüyor. Bu eşsiz döngü artık her zamankinden daha kırılgan. Yılan balıkları bugün yalnızca doğaya değil, insan eliyle şekillenmiş bir dünyaya karşı yüzüyor. Lagün, haliç ve nehir ağızlarında habitat kaybı; akarsular üzerine kurulan barajlar, açılan su kanalları ve örülen bariyerlerle nehir akışının kesintiye uğraması; kirlilik ve aşırı avlanma baskısı bu zorlu yolculuğu daha da güçleştiriyor. Son yirmi yılda tatlı su türlerinin %84’ü azalırken, Avrupa yılan balığı bu düşüşün en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. WWF-Türkiye, bu kırılgan döngünün devamı için nehirlerin serbest akmasının sağlanması, yaşam alanlarının korunması ve yasa dışı avcılığın önlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Tatlı su ekosistemlerinde kayıp derinleşiyor Tatlı su türleri, biyolojik çeşitlilik kaybının en yüksek olduğu gruplar arasında yer alıyor. WWF-Türkiye’nin hazırladığı video, bu tabloyu bütüncül bir perspektifle ele alıyor. Türden yola çıkarak tatlı su habitatlarındaki kaybın nedenlerine ve çözüm yollarına odaklanıyor. Sulak alanlar yalnızca biyolojik çeşitlilik açısından değil, aynı zamanda su güvenliği, tarım, balıkçılık ve yerel ekonomi için de kritik öneme sahip. Su rejimini düzenleyen, taşkınları azaltan ve yeraltı sularını besleyen bu alanlar, insan yaşamının sürdürülebilirliği açısından vazgeçilmez ekosistemler arasında yer alıyor. “Avrupa Yılan Balığı’nın geleceği için somut adımlar atma zamanı” WWF-Türkiye Tatlı Su ve Orman Programları Müdürü Eren Atak, Avrupa yılan balığının barajlar, kirlilik, aşırı avcılık ve yaşam alanı kaybı nedeniyle yok olma eşiğine geldiğini bir kez daha vurguladı. WWF-Türkiye'nin tür koruma amaçlı yaptığı çalışmalara değinen Atak "Aydın’da kurulan Avrupa Yılan Balığı Teknik Çalışma Grubu ile türün göç yollarını ve yaşam alanlarını korumak için çalışıyoruz. Ortak yol haritası tamamlandı şimdi sıra somut adımlarda" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB, TANAP’ın Bakım Hizmetlerini 5 Yıl Daha Üstlenecek Haber

ABB, TANAP’ın Bakım Hizmetlerini 5 Yıl Daha Üstlenecek

Anlaşma kapsamında ABB; 1.811,7 kilometrelik TANAP doğal gaz boru hattı üzerindeki kritik kontrol sistemlerinin güvenli ve kesintisiz şekilde çalışmasını sağlamaya devam edecek. “ABB, TANAP’a daha önce ardışık üç yıllık ABB Care sözleşmeleri kapsamında bakım hizmetleri sunuyordu. Yeni Care anlaşması, güçlü ve uzun vadeli bir ortaklık tesis ediyor” ifadelerini kullanan ABB Türkiye Enerji Endüstrileri Otomasyon İş Kolu Başkanı Barış Ünver, iş birliğinin uzun vadeli niteliğine dikkat çekti. Anlaşma kapsamında otomasyon ve dijitalleşme alanlarındaki derin uzmanlığıyla ABB servis mühendisleri 7/24 görev alarak; proaktif bakım uygulamaları, gelişmiş siber güvenlik çözümleri ve yaşam döngüsü yükseltmeleriyle hattın operasyonel mükemmelliğine katkı sunacak. Doğal gaz boru hatlarında güvenlik ve süreklilik en temel öncelik olarak öne çıkıyor. ABB ise sahadaki mühendisleri ve bu alandaki yetkinlikleriyle TANAP ekipleri ile birlikte doğal gaz boru hattının en yüksek performansla çalışmasına uzun yıllardır katkı sağlıyor. Taraflar arasındaki uzun soluklu iş birliği, hizmet kapsamının ötesine geçerek karşılıklı güvene dayalı stratejik bir ortaklık niteliği taşıyor. ABB, bu yaklaşımıyla Türkiye’nin ve bölgenin enerji güvenliğini desteklemeyi sürdürüyor. Eylül 2025’te yürürlüğe giren yeni ABB Care bakım anlaşmasının Eylül 2030’a kadar devam etmesi planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.