Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yaşam Kalitesi

Kapsül Haber Ajansı - Yaşam Kalitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşam Kalitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Konut Projelerinde Sosyal Alan Yarışı Haber

Konut Projelerinde Sosyal Alan Yarışı

Yeni nesil konut projelerinde spor alanlarından yürüyüş parkurlarına, çocuk oyun alanlarından dinlenme ve sosyalleşme noktalarına kadar pek çok unsur, konutun değerini belirleyen temel kriterler arasında öne çıkıyor. Konutun değeri dört duvarın ötesine taşınıyor… Konut sektöründe değişen tüketici beklentileri, proje geliştirme anlayışını da dönüştürüyor. Günümüzde konut alıcıları için dairenin büyüklüğü, fiyatı ve konumu kadar; projenin sunduğu sosyal imkanlar, yeşil alanlar, çocuklara yönelik kullanım alanları, spor ve dinlenme imkanları da yaşam kalitesinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, konut projelerinde sosyal alanların giderek daha stratejik bir konuma geldiğini belirterek, "Bir konut projesini değerlendirirken artık yalnızca dairenin metrekaresine bakılmıyor. İnsanlar günün nasıl geçeceğini, çocuklarının nerede oynayacağını, sporunu nerede yapacağını, dinlenebileceği ve sosyalleşebileceği alanların olup olmadığını da düşünüyor. Dolayısıyla konutun değeri, dört duvarın dışına taşan bir yaşam deneyimiyle birlikte değerlendiriliyor" ifadelerinde bulundu. Sosyal alanlar artık projenin tamamlayıcısı değil Konut projelerinde sosyal donatıların geçmişte daha çok tamamlayıcı bir özellik olarak görüldüğünü ifade eden Yılmaz, yeni dönemde bu yaklaşımın değiştiğine dikkat çekti. Yılmaz, "Sosyal alanları artık projenin son aşamasında eklenen unsurlar olarak görmemek gerekiyor. Bunların konutlarla, peyzajla ve ortak kullanım alanlarıyla birlikte düşünülmesi, yaşamın doğal bir parçası haline getirilmesi gerekiyor. Biz Medar İnşaat olarak proje geliştirirken bu bütünlüğü önemsiyoruz" ifadelerinde bulundu. Konut alıcısının beklentisinin yalnızca bugünkü ihtiyaçlarla sınırlı olmadığını belirten Yılmaz, ailelerin uzun vadeli yaşamlarını da dikkate aldığını söyledi. Yılmaz, "İnsanlar satın aldıkları evin kendilerine birkaç yıl sonra da aynı yaşam konforunu sunmasını istiyor. Çocukların büyümesi, farklı yaş gruplarının ihtiyaçları ve günlük yaşam alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte sosyal alanların niteliği daha da önemli hale geliyor" ifadelerinde bulundu. Rekabet yaşam kalitesi üzerinden şekilleniyor Sektörde artan proje çeşitliliğinin geliştiricileri farklılaşmaya yönelttiğini belirten Yılmaz, önümüzdeki dönemde rekabetin yalnızca fiyat ve metrekare üzerinden yürümeyeceğini ifade ederek, "Konut sektöründe rekabetin giderek yaşam kalitesi üzerinden şekilleneceğine inanıyoruz. Aynı bölgede benzer metrekare ve fiyat seçenekleri sunan projeler arasında farkı yaratacak unsur, insanlara nasıl bir yaşam sunduğunuz olacak. Bu nedenle sosyal alanların niteliği, tasarımı ve gerçekten kullanılabilir olması her geçen gün daha fazla önem kazanıyor" ifadelerinde bulundu. Medar İnşaat, konut projelerinde mimari ve teknik özelliklerin yanı sıra sosyal yaşamı destekleyen alanları da bütüncül proje yaklaşımının bir parçası olarak ele alıyor. Şirket, konutun yalnızca fiziksel bir yapı değil, sakinlerinin günlük yaşamına değer katan bir çevre olması gerektiği anlayışıyla hareket ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkan Şadi Özdemir mahallelerdeki sorunları yerinde inceledi Haber

Başkan Şadi Özdemir mahallelerdeki sorunları yerinde inceledi

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kent genelinde hayata geçirilmesi planlanan projeleri ve mahalle sakinlerinin ilettiği konuları yerinde inceledi. Başkan Şadi Özdemir, bu kapsamda üç ayrı mahalleyi ziyaret ederek hem yürütülen projeleri denetledi hem de mahalle sakinleri ve site yöneticileriyle bir araya geldi. Başkan Şadi Özdemir’e ziyaretlerine Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Zerrin Güleş, Sinan Sarıbal ve Okan Şahin de eşlik etti. Saha ziyaretlerine ilk olarak Cumhuriyet Mahallesi ile başlayan Başkan Şadi Özdemir, bölgedeki aile sağlığı merkezinin büyütülmesine yönelik çalışmaları yerinde inceledi. Sağlık hizmetlerinin daha rahat sunabilmesi için planlanan düzenlemeler hakkında yetkililerden bilgi alan Başkan Şadi Özdemir ardından Barış Mahallesi’ne geçti. Barış Mahallesi’ndeki bir konut sitesinde yaşanan çöp şikayetlerini değerlendiren Başkan Şadi Özdemir, site yöneticileriyle görüşerek çevresel rahatsızlıkların önüne geçilmesi için yapılması gerekenleri konuştu. Saha ziyaretlerinin son durağı ise Başköy Mahallesi’nde bulunan Dökümcüler Sitesi oldu. Bölgede oluşan atık sorunu nedeniyle firma yetkilileri ve site yönetimiyle bir toplantı gerçekleştiren Başkan Şadi Özdemir, atık yönetimi ve çevre temizliği konusunda izlenecek adımları değerlendirdi. İncelemeler hakkında değerlendirmelerde bulunan Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer’in her mahallesinde komşularımızın huzuru ve konforu için sahadayız. Sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesinden çevre temizliğine kadar her konuyu birinci elden takip ediyoruz. Sorunları masada değil, yerinde tespit edip çözümleri doğrudan muhataplarıyla konuşarak üretiyoruz. Yaşam kalitesi yüksek ve temiz bir Nilüfer için çalışmalarımıza ara vermeden devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gayrimenkulde Değer Artışını Belirleyen Yeni Dinamikler Haber

Gayrimenkulde Değer Artışını Belirleyen Yeni Dinamikler

Artık yalnızca lokasyon değil; proje güvenilirliği, mühendislik kalitesi, sosyal donatılar, ulaşım bağlantıları ve yaşam standardı gibi unsurlar da konut değerini doğrudan etkiliyor. Sektörde yapılan değerlendirmelere göre, Türkiye genelinde konut alıcılarının yaklaşık yüzde 68’i satın alma kararında yalnızca fiyat ve lokasyon yerine, projenin güvenilirliği ve yaşam kalitesini de dikkate alıyor. Büyükşehirlerde ise bu oranın yüzde 75 seviyelerine kadar yükseldiği ifade ediliyor. Ayrıca sürdürülebilirlik ve planlı şehirleşme kavramlarının da son yıllarda gayrimenkul değerlemesinde daha belirleyici hale geldiği belirtiliyor… Enerji verimliliği sağlayan, ulaşım ağlarına entegre ve sosyal yaşam alanları güçlü projelerin ikinci el değerlerinde ise ortalamaya göre yüzde 20’ye varan daha hızlı artış görüldüğü değerlendiriliyor. SEKTÖRDE ARSA VE KONUT YATIRIMLARINDA YENİ DÖNEM Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, gayrimenkul sektöründeki dönüşümün artık yalnızca teorik bir değişim olmadığını, sahada da karşılık bulduğunu belirterek şirketin Ankara’daki yatırım süreçlerine ilişkin bilgi verdi. Yılmaz, Medar İnşaat’ın Ankara’da farklı bölgelerde yürüttüğü arsa ve proje yatırımlarının bu dönüşümün bir yansıması olduğunu ifade ederek, “Esenboğa bölgesinde gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 3 milyon dolarlık arsa yatırımı kapsamında geliştirdiğimiz Medar Port Projeleri’nde inşaat süreci başlamış durumda. Toplam 380 daireden oluşan projemizi etaplar halinde hem yatırımcılara hem de son kullanıcılara teslim etmeyi planlıyoruz” dedi. Sincan Saraycık ve Yeni Peçenek bölgesinde yürütülen yatırımlara da değinen Yılmaz, “Bu bölgede gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 4,5 milyon dolarlık arsa yatırımı kapsamında Medar Batıpark ve Medar Panorama projelerimiz için proje ve ruhsat çalışmalarımız devam ediyor. Söz konusu projelerin inşaatına 2027 Şubat ayı sonunda başlamayı hedefliyoruz. Toplam 180 ve 105 daireden oluşacak bu iki proje, bölgedeki konut ihtiyacına yönelik olarak planlandı” ifadelerini kullandı. Gayrimenkul sektöründe değer algısının değiştiğine dikkat çeken Yılmaz, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Gayrimenkul sektörü bugün yalnızca yapı üretiminin değil, yaşam üretiminin konuşulduğu bir döneme girmiş durumda. Değer artık tek başına metrekare ya da lokasyonla tanımlanmıyor; bir projenin mühendislik yaklaşımı, güvenlik standartları, sosyal yaşam alanları ve uzun vadeli sürdürülebilirlik vizyonu toplam değeri belirleyen ana unsurlar haline geliyor. Özellikle büyük şehirlerde alıcıların karar süreçlerinde güven, marka itibarı ve yaşam kalitesi daha belirleyici bir konuma yükselmiş durumda. Bu değişim, sektörün daha planlı ve nitelikli projelere yönelmesini zorunlu kılıyor.” Yılmaz ayrıca Medar İnşaat’ın Ankara’daki farklı bölgelerde yatırım çalışmalarını sürdürdüğünü ve bu yatırımların artarak devam edeceğini de vurguladı. Yılmaz ayrıca Medar İnşaat’ın Ankara’daki farklı bölgelerde yatırım çalışmalarını sürdürdüğünü ve bu yatırımların devam edeceğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünya MS Günü’nde Hareketin Gücüne Dikkat Çekildi Haber

Dünya MS Günü’nde Hareketin Gücüne Dikkat Çekildi

Dünya MS Günü kapsamında Türkiye MS Derneği ve Merck'in iş birliğiyle İstanbul Ataşehir Let’s Club Spor Kulübü’nün ev sahipliğinde gerçekleştirilen farkındalık etkinliğinde, Multipl Skleroz (MS) ile yaşayan bireyler için hareketin ve fiziksel aktivitenin yaşam kalitesine katkısı uzman hekimlerin katılımıyla değerlendirildi. Merkezi sinir sistemini etkileyen kronik bir hastalık olan Multipl Skleroz (MS), dünya genelinde yaklaşık 3,5 milyon, Türkiye’de ise 70 binin üzerinde bireyi etkiliyor. Genellikle 20-40 yaş arası genç yetişkinlerde görülen ve hastaların günlük yaşamlarını fiziksel, duygusal ve sosyal açıdan etkileyen bu hastalığa dikkat çekmek için düzenlenen etkinlikte, fiziksel aktivitenin MS hastalarının yaşam kalitesi üzerindeki etkileri ele alındı. Toplantıda, hareketin yalnızca fiziksel değil psikolojik açıdan da destekleyici rolü vurgulandı. Etkinliğin moderatörlüğünü İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Prof. Dr. Yeşim Beckmann üstlenirken; Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Doç. Dr. Sedat Şen, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Haluk Gümüş ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Cihat Uzunköprü konuşmacı olarak programa katıldı. Program kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda; MS belirtileri, tanı süreci, günlük yaşam yönetimi ve güncel tedavi yaklaşımlarına dair önemli bilgiler paylaşıldı. Soru-cevap bölümünün ardından katılımcılar, düzenlenen spinning aktivitesiyle hareketin gücünü deneyimleme fırsatı buldular. Etkinliğin açılış ve moderasyonunu üstlenen Prof. Dr. Yeşim Beckmann, “MS, her bireyde farklı belirtilerle seyredebildiği için yalnızca tedavi süreci değil, günlük yaşam yönetimi de büyük önem taşıyor. Hareket etmek, düzenli fiziksel aktiviteyi yaşamın bir parçası haline getirmek ve sosyal hayattan kopmamak; MS ile yaşayan bireylerin yaşam kalitesini destekleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor.” dedi. “MS’de İlk Pedal: Hastalar Hangi Semptomlarla Yola Çıkıyor?” başlıklı konuşmasında erken tanının önemine değinen Doç. Dr. Sedat Şen, “MS’in erken dönem belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterebiliyor ve zaman zaman uyuşma, halsizlik veya görme bozuklukları gibi semptomlar başka sağlık sorunlarıyla karıştırılabiliyor. Bu nedenle hem toplumdaki farkındalığın artması hem de bireylerin belirtileri doğru şekilde değerlendirmesi erken tanı açısından kritik önem taşıyor.” açıklamasında bulundu. “MS ile Günlük Hayat: Rutinler Nasıl Vites Değiştiriyor?” oturumunda hastalığın sosyal boyutuna dikkat çeken Prof. Dr. Haluk Gümüş, “MS ile yaşamak yalnızca fiziksel belirtileri yönetmek anlamına gelmiyor. Günlük rutinlerin sürdürülebilmesi, sosyal yaşamın devam etmesi ve bireyin aktif kalabilmesi de hastalık yönetiminin ayrılmaz bir parçası. Düzenli egzersiz ve hareket, bu noktada hastalarımız için destekleyici bir rol üstleniyor.” şeklinde konuştu. “MS Tedavisinde İleri Vites: Bugün Neredeyiz?” başlığı altında güncel tıbbi yaklaşımları aktaran Doç. Dr. Cihat Uzunköprü ise, “MS tedavisinde son yıllarda çok önemli gelişmeler yaşanıyor. Günümüzde hastaların yaşam kalitesini korumaya ve hastalığın ilerlemesini kontrol altına almaya yönelik daha kapsamlı yaklaşımlar uygulanabiliyor. Ancak tıbbi tedaviler kadar toplumsal farkındalık, doğru yaşam alışkanlıkları ve multidisipliner yaklaşım da büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı. Dünya MS Günü kapsamında gerçekleştirilen ve büyük ilgi gören etkinlikte verilen ortak mesaj; MS ile yaşayan bireylerin sosyal yaşamdan kopmadan, aktif, hareketli bir yaşam sürmelerinin önemine dikkat çekmek ve hastalığa yönelik toplumsal bilinci daha da güçlendirmek oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026’da Gayrimenkul ve İnşaat Sektörünü Şekillendirecek Yatırım Trendleri Haber

2026’da Gayrimenkul ve İnşaat Sektörünü Şekillendirecek Yatırım Trendleri

Deprem güvenliği, sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve yaşam kalitesi odaklı projeler yatırımcıların karar süreçlerinde belirleyici unsurlar haline gelirken, sektör temsilcileri de geleceğin ihtiyaçlarına uygun projeler geliştirmeye odaklanıyor… SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, gayrimenkul sektöründe yaşanan dönüşümü değerlendirerek yatırımcı davranışlarının son yıllarda önemli ölçüde değiştiğini söyledi. Artukoğlu, “Geçmişte yatırım kararlarında öncelikli kriter lokasyon ve fiyat olurken, bugün güvenli yapılaşma, sosyal yaşam alanları, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik gibi unsurlar da en az bunlar kadar önem taşıyor. Özellikle deprem gerçeğinin daha fazla hissedildiği bir dönemde yatırımcılar yalnızca bir mülk satın almıyor; güvenli ve uzun vadeli bir yaşam alanına yatırım yapıyor” ifadelerini kullandı. Sürdürülebilir projeler ön plana çıkıyor Küresel ölçekte çevresel farkındalığın artmasıyla birlikte sürdürülebilir yapıların önem kazandığını belirten Artukoğlu, enerji tasarrufu sağlayan sistemlerin ve çevre dostu uygulamaların yeni projelerin vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ifade etti. “Yeşil bina uygulamaları, yenilenebilir enerji çözümleri ve düşük karbon ayak izine sahip projeler artık yatırımcıların tercih sebepleri arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde sürdürülebilirlik odaklı projelerin sektördeki payının daha da artacağını öngörüyoruz” diye konuştu. Akıllı teknolojiler yatırım değerini artırıyor Dijitalleşmenin inşaat ve gayrimenkul sektöründe de etkisini gösterdiğine dikkat çeken Artukoğlu, akıllı bina teknolojilerinin yatırım kararlarında giderek daha fazla rol oynadığını belirtti. Artukoğlu, “Enerji tüketimini optimize eden sistemler, uzaktan yönetilebilen yaşam alanları ve güvenlik teknolojileri artık modern projelerin standartları arasında yer alıyor. Akıllı teknolojilere sahip yapılar hem kullanıcı deneyimini artırıyor hem de uzun vadede yatırım değerine katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı. Ankara ve gelişen şehirler yatırımcıların radarında Türkiye’de yatırımcı ilgisinin yalnızca büyük metropollerle sınırlı kalmadığını vurgulayan Artukoğlu, gelişen şehirlerin ve yeni yaşam merkezlerinin öne çıkmaya başladığını söyledi. “Ulaşım yatırımları, yeni ticaret alanları ve planlı şehirleşme projeleri sayesinde Ankara başta olmak üzere birçok şehir yatırım açısından önemli fırsatlar sunuyor. Özellikle yaşam kalitesini yükselten, sosyal donatıları güçlü ve ulaşım avantajı sağlayan projeler yatırımcıların dikkatini çekmeye devam edecek” dedi. ‘Geleceğin projeleri bugünden şekilleniyor’ 2026 yılında sektörün odağında güven, sürdürülebilirlik ve teknoloji ekseninin yer alacağını belirten Artukoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Gayrimenkul sektörü yalnızca yapı üretmekten ibaret değil. İnsanların yaşamlarına değer katan, şehirlerin gelişimine katkı sağlayan ve gelecek nesillere daha yaşanabilir alanlar bırakan projeler geliştirmek gerekiyor. Biz de SOA Holding olarak geleceğin ihtiyaçlarını bugünden analiz ederek, uzun vadeli değer üreten projelere odaklanmayı sürdürüyoruz” ifadelerinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Sahiplendiğiniz Hayvanın Evde Geçireceği İlk 72 Saat Çok Önemli Haber

Yeni Sahiplendiğiniz Hayvanın Evde Geçireceği İlk 72 Saat Çok Önemli

“Uzmana Sor” podcast ve videocast serisi; yavruluk döneminden sağlıklı gelişime kadar en kritik konuları, Royal Canin bünyesinde çalışan veteriner hekimlerin uzman görüşleriyle ele alıyor. Doğru bakım, beslenme ve eğitim konularında güvenilir bilgiler sunan bu seri; YouTube, Spotify, Apple Music ve Podbee platformlarında her an erişilebilir durumda. Royal Canin, hayvan sağlığı ve refahı alanındaki 55 yılı aşkın bilimsel birikimini paylaşmak amacıyla, en çok merak edilen sorulara yanıt veren “Uzmana Sor” serisini geliştirdi. Kedi ve köpek sahiplerinden bakım hizmeti sunan profesyonellere, pet shop çalışanlarından sektördeki diğer paydaşlara kadar geniş bir kitleye hitap eden bu seri; yavruluk döneminden sağlıklı gelişime kadar pek çok kritik konuyu ele alıyor. İçerikler, Royal Canin bünyesinde görev yapan veteriner hekimlerin uzman görüşleriyle hazırlanarak bilimsel ve güvenilir bir kaynak sunuyor. Doğru bakım, beslenme ve günlük yaşam pratiklerine dair rehberlik sağlayan “Uzmana Sor” serisi; YouTube, Spotify, Apple Music ve Podbee platformlarında her an erişilebilir durumda. Seri, hayvan sahipliğini daha bilinçli ve keyifli hale getirmeyi, aynı zamanda hayvanların yaşam kalitesini artırmayı amaçlıyor. “Uzmana Sor” serisi ile güvenilir bilgi Program kapsamında geliştirilen “Uzmana Sor” podcast ve videocast serisi, kedi ve köpek sahiplerinin en çok merak ettiği sorulara, Royal Canin bünyesinde görev yapan veteriner hekimlerin uzmanlığıyla yanıt veriyor. Seri; bakım, beslenme ve eğitim süreçlerine dair konuları bilimsel ve anlaşılır bir dille ele alarak, hayvan sahiplerinin doğru bilgiye kolayca ulaşmasını sağlıyor. Yavruluk dönemi, sağlıklı yaşamın temeli Toplam 8 bölümden oluşan serinin bölümleri Nisan ve Mayıs aylarında izleyicilerle buluşacak. Böylece izleyiciler serinin ilk bölümlerine hemen ulaşabilecek, devam eden içerikleri ise Mayıs ayı boyunca takip edebilecek. Serinin başlangıç fazı, kedi ve köpeklerin yaşamlarının en kritik evrelerinden biri olan “Yavruluk” dönemine odaklanıyor. Yavruluk döneminde doğru beslenme ve bakımın önemi vurgulanırken, hayvan sahiplerinin soru işaretleri uzman görüşleriyle gideriliyor. “İlk Günden Sağlık” yaklaşımı, yavruluk döneminde yapılan doğru yönlendirmelerin hayvanların tüm yaşam kalitesi üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Bu süreçte sağlanan doğru bakım ve beslenme, uzun vadede sağlıklı bir yaşamın temelini oluşturuyor. Veteriner hekim odaklı güçlü yapı Royal Canin Avrasya Bölgesi Bilimsel İlişkiler Yöneticisi Veteriner Hekim Murat Altunyuva proje hakkında şunları söyledi: “Royal Canin olarak, bünyemizde görev yapan çok sayıda veteriner hekimle güçlü bir bilimsel altyapıya sahibiz. Veteriner hekimlerimizi ekosistemimizin merkezine konumlandırıyor; bilgi üretiminden saha uygulamalarına kadar her aşamada aktif rol almalarını sağlıyoruz. Bu sayede hem hayvan sahiplerine hem de sektördeki tüm paydaşlara doğru ve güvenilir rehberlik sunabiliyoruz. Özellikle ‘yavruluk’ döneminde veteriner hekimlerin yönlendirmesi, hayvanların sağlıklı bir yaşam sürmesinde kritik bir rol oynuyor.” Çoklu platformda erişim “Uzmana Sor” serisi, YouTube’da video formatında yayınlanırken; aynı zamanda Spotify üzerinden de podcast olarak dinlenebiliyor. Seri, kedi ve köpek sahipleri için güvenilir bir bilgi kaynağı niteliği taşıyor. Ayrıca İyilik Hareketi kapsamında, YouTube kanalına yapılan her yeni abone ve takip, Hepad aracılığıyla bir kedi ve bir köpeğin günlük mama ihtiyacını karşılayacak kadar bağışa dönüşüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yavru Kedi ve Köpeklere Süt Verilir mi? Tuvalet Eğitimi Nasıl Olmalı?  Haber

Yavru Kedi ve Köpeklere Süt Verilir mi? Tuvalet Eğitimi Nasıl Olmalı? 

“Uzmana Sor” podcast ve videocast serisi; yavruluk döneminden sağlıklı gelişime kadar en kritik konuları, Royal Canin bünyesinde çalışan veteriner hekimlerin uzman görüşleriyle ele alıyor. Doğru bakım, beslenme ve eğitim konularında güvenilir bilgiler sunan bu seri; YouTube, Spotify, Apple Music ve Podbee platformlarında her an erişilebilir durumda. Royal Canin, hayvan sağlığı ve refahı alanındaki 55 yılı aşkın bilimsel birikimini paylaşmak amacıyla, en çok merak edilen sorulara yanıt veren “Uzmana Sor” serisini geliştirdi. Kedi ve köpek sahiplerinden bakım hizmeti sunan profesyonellere, pet shop çalışanlarından sektördeki diğer paydaşlara kadar geniş bir kitleye hitap eden bu seri; yavruluk döneminden sağlıklı gelişime kadar pek çok kritik konuyu ele alıyor. İçerikler, Royal Canin bünyesinde görev yapan veteriner hekimlerin uzman görüşleriyle hazırlanarak bilimsel ve güvenilir bir kaynak sunuyor. Doğru bakım, beslenme ve günlük yaşam pratiklerine dair rehberlik sağlayan “Uzmana Sor” serisi; YouTube, Spotify, Apple Music ve Podbee platformlarında her an erişilebilir durumda. Seri, hayvan sahipliğini daha bilinçli ve keyifli hale getirmeyi, aynı zamanda hayvanların yaşam kalitesini artırmayı amaçlıyor. “Uzmana Sor” serisi ile güvenilir bilgi Program kapsamında geliştirilen “Uzmana Sor” podcast ve videocast serisi, kedi ve köpek sahiplerinin en çok merak ettiği sorulara, Royal Canin bünyesinde görev yapan veteriner hekimlerin uzmanlığıyla yanıt veriyor. Seri; bakım, beslenme ve eğitim süreçlerine dair konuları bilimsel ve anlaşılır bir dille ele alarak, hayvan sahiplerinin doğru bilgiye kolayca ulaşmasını sağlıyor. Yavruluk dönemi, sağlıklı yaşamın temeli Toplam 8 bölümden oluşan serinin bölümleri Nisan ve Mayıs aylarında izleyicilerle buluşacak. Böylece izleyiciler serinin ilk bölümlerine hemen ulaşabilecek, devam eden içerikleri ise Mayıs ayı boyunca takip edebilecek. Serinin başlangıç fazı, kedi ve köpeklerin yaşamlarının en kritik evrelerinden biri olan “Yavruluk” dönemine odaklanıyor. Yavruluk döneminde doğru beslenme ve bakımın önemi vurgulanırken, hayvan sahiplerinin soru işaretleri uzman görüşleriyle gideriliyor. “İlk Günden Sağlık” yaklaşımı, yavruluk döneminde yapılan doğru yönlendirmelerin hayvanların tüm yaşam kalitesi üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Bu süreçte sağlanan doğru bakım ve beslenme, uzun vadede sağlıklı bir yaşamın temelini oluşturuyor. Veteriner hekim odaklı güçlü yapı Royal Canin Avrasya Bölgesi Bilimsel İlişkiler Yöneticisi Veteriner Hekim Murat Altunyuva proje hakkında şunları söyledi: “Royal Canin olarak, bünyemizde görev yapan çok sayıda veteriner hekimle güçlü bir bilimsel altyapıya sahibiz. Veteriner hekimlerimizi ekosistemimizin merkezine konumlandırıyor; bilgi üretiminden saha uygulamalarına kadar her aşamada aktif rol almalarını sağlıyoruz. Bu sayede hem hayvan sahiplerine hem de sektördeki tüm paydaşlara doğru ve güvenilir rehberlik sunabiliyoruz. Özellikle ‘yavruluk’ döneminde veteriner hekimlerin yönlendirmesi, hayvanların sağlıklı bir yaşam sürmesinde kritik bir rol oynuyor.” Çoklu platformda erişim “Uzmana Sor” serisi, YouTube’da video formatında yayınlanırken; aynı zamanda Spotify üzerinden de podcast olarak dinlenebiliyor. Seri, kedi ve köpek sahipleri için güvenilir bir bilgi kaynağı niteliği taşıyor. Ayrıca İyilik Hareketi kapsamında, YouTube kanalına yapılan her yeni abone ve takip, Hepad aracılığıyla bir kedi ve bir köpeğin günlük mama ihtiyacını karşılayacak kadar bağışa dönüşüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nutricia Türkiye’den Ebeveynlere Çağrı: Her Belirtinin Bi’ Nedeni Var Haber

Nutricia Türkiye’den Ebeveynlere Çağrı: Her Belirtinin Bi’ Nedeni Var

Nutricia Türkiye, insanı merkeze alan yaklaşımıyla, toplum sağlığına katkı sağlama hedefini sürdürüyor. Bu yaklaşımdan hareketle “Bi’ Nedeni Var” projesi, yaşamın ilk yılında en sık görülen gıda alerjilerinden biri olan İnek Sütü Proteini Alerjisi (İSPA) konusunda farkındalığı artırmayı hedefleyen bütüncül bir girişim olarak öne çıkıyor. İSPA; emzirilen bebeklerde annenin süt ve süt ürünleri tüketimine bağlı olarak anne sütü yoluyla ya da inek sütü bazlı bebek mama ve çocuk devam sütlerinin kullanımıyla gelişebilen, erken dönemde farklı belirtilerle kendini gösterebilen bir alerji tipidir. Belirtiler farklı şiddetlerde ortaya çıkabilir. Beslenme sonrası gelişen cilt döküntüleri, yüzde veya boğazda şişme, kusma, ishal, kabızlık ya da solunum güçlüğü gibi belirtiler görülebileceği gibi; iki haftadan uzun süren gaz, huzursuzluk ve yoğun ağlama gibi daha belirsiz semptomlarla da kendini gösterebilir. Ancak bu belirtilerin çoğu zaman sıradan bebek davranışlarıyla karıştırılması tanıda gecikmelere yol açabilmektedir. Ortalama 4,5 aya kadar uzayabilen tanı gecikmesi, erken farkındalığın önemini daha da artırmaktadır. Nutricia Türkiye, “Bi’ Nedeni Var” projesiyle ebeveynlerin küçük belirtileri yeniden düşünmesini teşvik ederken, sağlık profesyonelleriyle birlikte erken tanı ve doğru yönlendirme konusunda farkındalığı artırmayı, bu alanda bütüncül bir yaklaşımı güçlendirmeyi hedefliyor. Bazen küçük bi’ işaret, büyük bi’ nedeni anlatır Nutricia Türkiye Uzman Beslenme Direktörü Cenk Kurt, projeye ilişkin şunları söyledi: “İnek sütü proteini alerjisinde en önemli zorluklardan biri, belirtilerin çoğu zaman normal bebek davranışlarıyla karıştırılabilmesi. Oysa bazen küçük gibi görünen bir işaretin altında, fark edilmesi gereken önemli bir neden yatabiliyor. ‘Bi’ Nedeni Var’ projesiyle amacımız; ebeveynlerin güvenilir bilgiye erişimini desteklemek, sağlık profesyonelleriyle ortak bir farkındalık zemini oluşturmak ve erken tanının önemini daha görünür kılmak. Çünkü doğru zamanda fark edilen her belirti, bebeğin yaşam kalitesi açısından anlamlı bir fark yaratabiliyor. Bu nedenle, her belirtiye biraz daha dikkatli bakmak için gerçekten bi’ nedeni var.” Bilimsel zeminde ilk buluşma: Çocuk Hekiminin Bir Günü Projenin ilk kez tanıtımının yapıldığı platformlardan biri, Türkiye Milli Pediatri Derneği’nin bilimsel vizyonu doğrultusunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bu yıl 9.’su düzenlenen Çocuk Hekiminin Bir Günü Eğitim Toplantısı oldu. Pediatri pratiğini teorik çerçevenin ötesine taşıyarak gerçek yaşam senaryoları ve olgu bazlı yaklaşımlarla ele alan bu önemli bilimsel buluşma, çocuk sağlığı alanındaki güncel gelişmelerin tartışıldığı güçlü bir kongre niteliği taşıyor. Kongre kapsamında, çocuk sağlığı alanında erken tanı ve farkındalığı artırmaya yönelik geliştirilen “Bi’ Nedeni Var” projesi de bilimsel gündemin önemli başlıklarından biri olarak ele alındı. Proje ile özellikle inek sütü proteini alerjisinde (İSPA) erken tanı ve doğru yönetim konusundaki farkındalığın artırılması hedefleniyor. Prof. Dr. Mustafa Arga: Erken farkındalık doğru yönetimin ilk adımı 9. Çocuk Hekiminin Bir Günü Eğitim Toplantısı’nda konuşan Türkiye Milli Pediatri Derneği Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Arga sahadaki bu gerçeğe dikkat çekerek şunları söyledi: “İnek sütü proteini alerjisi, özellikle yaşamın ilk döneminde spesifik olmayan belirtilerle kendini gösterebildiği için fark edilmesi her zaman kolay olmayabiliyor. Bu nedenle hem ailelerin belirtileri doğru okumaya yönelik farkındalığı hem de sağlık profesyonellerinin güncel yaklaşımlarla desteklenmesi büyük önem taşıyor. Belirtilerin erken dönemde doğru değerlendirilmesi, tanı ve yönetim sürecinde belirleyici rol oynuyor. Bu tür projeler ise bilimsel bilginin toplumla daha güçlü buluşmasına katkı sağlaması açısından büyük önem taşıyor.” Çocuk Alerji İmmünoloji ve Astım Derneği Başkanı Prof. Dr. Arzu Bakırtaş, bu noktada şu vurguyu yapıyor: “Ailelerin ve hekimlerin bu belirtileri doğru değerlendirmesi çok önemli. Çünkü gerçekten çoğu zaman bi’ nedeni var.” Bazen Küçük Bi’ İşaret, Büyük Bir Fark Yaratır Türkiye Milli Pediatri Derneği’nin bilimsel çatısı altında gerçekleştirilen bu önemli toplantı kapsamında ele alınan “Bi’ Nedeni Var” projesi; inek sütü proteini alerjisinde erken farkındalığı güçlendirmeyi, ebeveynlerle sağlık profesyonelleri arasında bilgi köprüsü kurmayı ve küçük gibi görünen belirtilerin zamanında fark edilmesine katkı sunmayı hedefliyor. Multidisipliner yaklaşımı merkeze alan çalışmalar, bebeklerin ve ailelerinin yaşam kalitesini desteklemeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.