Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yaşam Kalitesi

Kapsül Haber Ajansı - Yaşam Kalitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşam Kalitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Soma, Dev Yatırım İçin Gün Sayıyor Haber

Soma, Dev Yatırım İçin Gün Sayıyor

Dünya Bankası ve İller Bankası iş birliğiyle yürütülen ‘İklim ve Afete Dayanıklı Şehirler Projesi’ kapsamında 20 milyon euroluk dev bir altyapı hamlesi başlatan Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Soma Cenkyeri İçme Suyu ve Kanalizasyon Hattı Şebekesi Projesi’nin hazırlıklarını tamamladı. Gerçekleştirilen halk toplantısı ile vatandaşlar proje hakkında bilgilendirildi, görüş ve önerileri alındı. Toplantıya Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, MASKİ Genel Müdür Yardımcısı Bircan Kaynak, Projeler Daire Başkanı Hami Berk Yakıcı, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Kredi Onayının Ardından İlk Kepçe Vurulacak Cenkyeri’nin su güvenliğini ve altyapı dayanıklılığını güçlendirecek yatırım için kredi kullanım onayıyla birlikte, 2026 yılında ilk kepçenin vurulması hedefleniyor. Bu önemli yatırımla birlikte Cenkyeri artık altyapı sorunlarını çözüme kavuşturmuş, modernleşen yüzüyle vatandaşlara hizmet verecek. Sağlıklı Su ve Kanalizasyon Sistemi Kazandırılacak Proje hakkında bilgi veren MASKİ Genel Müdür Yardımcısı Bircan Kaynak, “İklim ve Afete Dayanıklı Şehirler Projesi kapsamında belirlenen 3 yerimiz var. Bunlardan bir tanesi Manisa Merkez Ana İsale Hattı, ikincisi Hacırahmanlı İçme Suyu ve Kanalizasyon Hattı Şebekesi, üçüncüsü ise Cenkyeri İçme Suyu ve Kanalizasyon Hattı Şebekesi Projesi. Bu projeler için 20 milyon euroluk bir kredi ayrıldı. Projeyle ilgili bilgilendirme toplantısını Soma Cenkyeri’nde gerçekleştirdik. Toplantıya vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Projeyle ilgili gerekli bilgileri verdik. Vatandaşlarımıza sağlıklı su ve sağlıklı bir kanalizasyon sistemi kazandıracağız. Kanalizasyon suları da Soma Atıksu Arıtma Tesisi’ne yönlendirilecek. 20’şer kilometrelik hat döşemeyi planlıyoruz. 2026 Ocak ayı içinde Dünya Bankası tarafından kredi onayı verilmiş olacaktır ve sözleşme aşamasına gelinecek. Sözleşmenin ardından inşaat ve müşavir firma ihaleleri gerçekleşecek. 2026 yılında inşallah inşaat çalışmalarına başlamış olacağız” dedi. “Sorunları Teker Teker Çözüyoruz” Cenkyeri’nin geçmişten bu yana altyapı sorunları yaşayan bir mahalle olduğunu söyleyen Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, nihayet bu sorunların çözümü noktasında önemli bir aşamaya gelindiğini, vatandaşların artık rahat bir nefes alacağını söyledi. Başkan Okur, "Musluklardan çamurlu su geliyordu. Konuyu geçtiğimiz yıllarda yetkililere iletmiştik. Vatandaşların yaptıkları eylemlere ve toplantılara katılmıştık. Bugün nihayet bu sorunların çözümü noktasında önemli bir aşamaya geldik. İnşallah hızlı bir şekilde ihale aşaması tamamlanır, 2026 yılı içinde de bu projeye başlamayı hedefliyoruz. Projenin tamamlanmasıyla birlikte uzunca bir süre altyapı ve içme suyu problemi olmayacak. Vatandaşlarımıza rahat bir nefes aldırmış olacağız. Konuya duyarlılığı için ve sorunu görmezden gelmeyerek bizlere yardım elini uzatan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’ya teşekkür ediyorum. Sorunları teker teker çözmeye devam edeceğiz” diye konuştu. “Ciddi Sorunlarımız Vardı” Uzun yıllardır ciddi sıkıntılar çektiklerini ifade eden Cenkyeri Mahalle Muhtarı Mükerrem Kaya, “İçme suyu ve kanalizasyon şebekesi çok eski. Cenkyeri’nin belde belediyesi olmadan önce köy olduğu zamanda yapılmış. Şebekeden akan sular kirli ve içilemiyor. Kanalizasyon sorunları var. Vatandaş, ‘Muhtarım yıl olmuş 2025, millet uzaya gidiyor, biz hala foseptik çukuruyla uğraşıyoruz. Kanalizasyonumuz yok’ diyor. Böyle ciddi sorunlarımız var. Mahallemiz büyük ve gelişmekte olan bir mahalle. Bu proje vatandaşlarımızı heyecanlandırıyor. 2014’ten beri beklediğimiz bir proje. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu ve Soma Belediye Başkanımız Sercan Okur’un katkılarıyla bu projenin gerçekleştiriliyor olmasının mutluluğunu yaşıyoruz. İnşallah Cenkyeri’mize hayırlı, uğurlu olur” ifadelerini kullandı. Dev Projede Manisa Merkez ve Saruhanlı da Var İklim ve Afete Dayanıklı Şehirler Projesi kapsamında il merkezine yeni içme suyu isale hattı ve terfi hattı ile depoların kazandırılması planlanıyor. Saruhanlı ilçesi Hacırahmanlı Mahallesi’nde yeni içme suyu ve kanalizasyon hattı inşa edilmesi planlanıyor. Hacırahmanlı Mahallesi’nin ilk kez kanalizasyon altyapısına kavuşturacak bu projeyle birlikte bölgenin yaşam kalitesi ve çevre sağlığı önemli artmış olacak.

İzmir’in Deprem Master Planı İçin İmzalar Atıldı Haber

İzmir’in Deprem Master Planı İçin İmzalar Atıldı

İzmir’in yaşam kalitesini yükselten, doğayla uyumlu ve uzun vadede sürdürülebilir bir dirençli kent modeli oluşturmayı hedefleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi, yeni Deprem Master Planı için çalışmalara başladı. Hazırlanacak Deprem Master Planı’nın iş birliği protokolü; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran’ın yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, projede yer alan akademisyenler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratlarının katıldığı törenle imzalandı. Bütüncül ve önleyici bir yol haritası sunan Deprem Master Planı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025–2029 Stratejik Planı’nda yer alan “Çoklu Krizlere Dirençli Kent Belediyeciliği” hedefiyle uyumlu olarak hazırlanıyor. “Deprem Master Planı için bazı ön çalışmalar yaptık” Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü’ndeki törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, tarihi bir gün yaşandığını söyledi. İzmir’de depreme yönelik çalışmaların, Birleşmiş Milletler tarafından yürütülen RADIUS Projesi kapsamında 1998 yılında başlatıldığını anımsatan Başkan Tugay, “O günden bu güne bir master planı yapılmadı. Biz bunun çok önemli bir eksik olduğunu biliyorduk. Deprem Master Planı için bazı ön çalışmalar yaptık. Herkes biliyor ki İzmir’de Ege Bölgesi’nde deprem riski var” dedi. “Şu anda alınmış bir mesafe var” İzmir'in yer yapısının, fayların ve mevcut yapıların riskinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Tugay, “Belediye özellikle 30 Ekim depreminden sonra bazı çalışmalar yaptı. Şu anda alınmış bir mesafe var. Ancak İzmir Büyükşehir Belediyesi ailesi olarak şunu biliyoruz ki İzmir'in tamamının her türlü risk açısından mümkün olan en kapsamlı ve doğru şekilde değerlendirilmesi lazım. Buna altyapıyı da dahil edeceğiz. Bundan sonraki imar planlamasını da dahil edeceğiz” diye konuştu. “Bundan sonrasının çok daha iyi olacağına inanıyorum” Bu çalışmaların son derece önemli olduğuna değinen Başkan Dr. Cemil Tugay, şunları söyledi: “Bu çalışmanın tamamlanması, İzmir halkına, yerel yönetimlere, İzmir'deki diğer kurumlara yapılmış en büyük iyiliklerden biri olacak. Belirsizlikler, kafa karışıklıkları hepsi giderilmiş olacak. Biz her iki üniversitemiz ile gurur duyuyoruz. Bugüne kadar çok iyi niyetle herkes pek çok çaba gösterdi. Ama bundan sonrasının çok daha iyi olacağına gerçekten inanıyorum. Bugüne kadar şehre verdiğiniz katkılar için teşekkür ediyorum. Ne mutlu ki bu şehirdeyiz. Bu planı neden yaptığımızı hatırlamak için sadece 30 Ekim depreminde yaşadığımız acıyı düşünmemiz yeter. Yeni bir yıla giriyoruz. Ne 2026 ne de sonrası bize bu tür acıları yaşatsın. Ama sadece ‘inşallah’ demekle olmuyor. Burada ‘Kime görev düşüyor’ derseniz, işte tam olarak o heyetle birlikteyiz. Buradan İzmir'e dair bir güven duygusunun, herkese iyi hissettiren bir duygunun çıkacağına da eminim. Hem bugüne kadar yaptıklarımız hem de bundan sonrası için her birinize çok çok teşekkür ediyorum.” “Bu çalışmalarda yer almaktan mutluluk duyduk” DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz da üniversite olarak deprem araştırmalarıyla ilgili, böyle bir iş birliği anlaşmasının tarafı olmaktan dolayı büyük bir memnuniyet duyduklarını belirtti. Yılmaz, “DEÜ, Türkiye'de depremle ilgili bölümlerin komple yer aldığı çok az sayıdaki üniversiteden biri. Üniversitemizde Deprem Araştırma Uygulama Merkezi’miz var. Fakat bu araştırma merkezimizin yetersiz kaldığını düşünüyoruz. Bunu daha ileriye taşımak gibi bir düşüncemiz var. Bu araştırma merkezini tıpkı Boğaziçi Üniversitesi'nin Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü gibi bir konseptle enstitüye çevirmek gibi bir gidişimiz olacak. Bu merkez deprem araştırmaları ve deprem riskini azaltmaya yönelik araştırmalar için bir araştırma uygulama enstitüsü olarak düşünülüyor. Yani sadece deprem olduktan sonra araştıran değil, risk azaltmaya yönelik çalışmaları ve teknolojileri de araştıran, geliştiren, uygulayan bir enstitü olmasını istiyoruz. Bu vesile ile İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürütülen çalışmaların bir parçası olmaktan milletimiz, ülkemiz, güzel İzmir'imiz adına da memnuniyet duydum” dedi. “Yapacağımız bilimsel çalışmalar bir başarı hikayesi, bir model proje olur” İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran ise doğal afetlerin hayatın bir parçası olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: “Aslında doğal afetler öldürmüyor. Tıpta nasıl önleyici tıp varsa doğal afetlerde de önleyici, akılcı, bilimsel yöntemler benimsenirse can kayıplarını, dolayısıyla acılarımızı azaltabileceğimiz bir denklem kurgulayabiliriz. 30 Ekim depreminde 117 insanımızı kaybettik. 6 Şubat depremi bütün dünya için aslında bir tecrübe oldu. İzmir için böyle bir çalışmanın büyükşehir belediyemiz ve Türkiye'nin çok kıymetli iki üniversitesi ile gerçekleştiriyor olması çok kıymetli. Umarım yapacağımız çalışmalar, alacağımız önlemler can kaybı olmaksızın bu doğal afetleri aşabileceğimiz bir süreci bizlere yaşatır. Umarım burada gerçekleştirdiğimiz bu toplantı, attığımız imzalar, daha da önemlisi yapacağımız bilimsel çalışmalar bir başarı hikayesi, bir model proje olur ve Türkiye'nin bütün kentlerinde de benzer uygulamaları hep birlikte gözlemleriz. Bu sürece öncülük ettiği için çok kıymetli başkanımıza, rektörümüze ama asıl projeyi yapacak olan siz değerli bilim insanlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Var olun.” Koordinasyon kurulu oluşturuldu Deprem Master Planı için Koordinasyon Kurulu oluşturuldu. Buna göre proje, DEÜ ile İYTE yürütücülüğünde yapılacak. Projenin koordinatörlüğünü DEÜ’den Prof. Dr. Özgür Özçelik üstlenirken; proje yürütücüleri ise DEÜ’den Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Prof. Dr. Serhan Tanyel ile Prof. Dr. Hilmi Evren Erdin; İYTE’den Prof. Dr. Nurhan Ecemiş, Prof. Dr. Cemalettin Dönmez ve Prof. Dr. Engin Aktaş olarak belirlendi. Tüm veriler tek çatı altında toplanacak Deprem Master Planı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025–2029 Stratejik Planı’nda yer alan “Çoklu Krizlere Dirençli Kent Belediyeciliği” hedefiyle uyumlu olarak hazırlanıyor. Bu kapsamda İzmir’in afetlere karşı hazırlıklı, güvenli ve yaşam kalitesi yüksek bir kent haline getirilmesi amaçlanıyor. Planın bilimsel altyapısı için yapı stoku envanteri, depremsellik ve tsunami araştırmaları, mikrobölgeleme etüt çalışmaları tamamlandığında, güvenli kent planlaması için gerekli tüm veriler tek çatı altında toplanmış olacak. Yeni Master Planı bütüncül ve önleyici bir yol haritası sunuyor İzmir Büyükşehir Belediyesi, güncel riskler, değişen iklim koşulları ve artan kent nüfusu doğrultusunda yeni bir Deprem Master Planı hazırlıyor. Yeni planın, olası bir deprem öncesinde İzmir’de alınması gereken tüm önlemleri eşgüdüm içinde ele alan ana strateji belgesi olması hedefleniyor. Plan kapsamında; yapılması gereken çalışmalar, birbirini tamamlayan bağımsız proje paketleri halinde tanımlanacak ve kentin tüm bileşenlerini kapsayan bütüncül bir yapı oluşturulacak. 8 ana başlıkta bilimsel çalışma Deprem Master Planı için oluşturulan Koordinasyon Kurulu ile çalışmalar, İzmir’deki üniversitelerde görev yapan akademisyenlerin yürütücülüğünde ilerliyor. Plan kapsamında 8 ana başlıkta çalışma yürütülecek. Çalışma alanları; jeolojik, jeofizik ve geoteknik unsurlar ile deprem tehlikesinin belirlenmesi, üstyapı ve altyapı unsurları ve deprem riski açısından değerlendirilmesi, deprem bilgi altyapısının geliştirilmesi, şehir planlama ve imar uygulamaları, hukuki ve idari düzenlemeler, mali kaynak ve finansman modelleri, eğitim, bilinçlendirme ve sosyal hazırlık çalışmaları ile deprem risk yönetimi modelinin geliştirilmesi başlıkları olarak belirlendi. Hedef sadece hasarı azaltmak değil, yaşam kalitesini yükseltmek İzmir Büyükşehir Belediyesi, Deprem Master Planı ile yalnızca olası depremlerde oluşabilecek hasarları azaltmayı değil; kentin yaşam kalitesini yükselten, doğayla uyumlu ve uzun vadede sürdürülebilir bir dirençli kent modeli oluşturmayı hedefliyor. İzmir’in deprem hazırlığında 25 yıllık birikim İzmir’de depreme yönelik kapsamlı çalışmalar, Birleşmiş Milletler tarafından yürütülen RADIUS Projesi kapsamında 1998 yılında başladı. Dünyada projeye başvuran 58 kent arasından seçilen 9 şehirden biri olan İzmir, Türkiye’de bu alanda öncü kentler arasında yer aldı. Boğaziçi Üniversitesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan protokol doğrultusunda yürütülen çalışmalar sonucunda İzmir Deprem Master Planı 1999 yılında tamamlanmıştı. İzmir Deprem Master Planı’nın 2026 yılı içinde tamamlanması öngörülüyor. Deprem araştırmaları sürüyor Kenti afetlere dirençli hale dönüştürmek isteyen İzmir Büyükşehir Belediyesi, kara ve denizde fay hatlarına yönelik yürüttüğü araştırmaların yanı sıra, şimdiye kadar 94 bini aşkın yapının envanterini çıkardı. Mikrobölgeleme çalışmaları kapsamında 1 milyon 113 bin hektar alanda jeolojik etütler tamamlandı. Yine İzmir genelinde belirlenen 71 barınma alanı ve 2 bin 425 toplanma alanının alt yapısına yönelik çalışmalar sürüyor. Yapı envanteri, zemin çalışmaları, kara ve denizde yapılan depremsellik araştırmaları, kente dair önemli verilerin elde edilmesini sağlıyor. Tüm veriler Deprem Master Planı’na altlık oluşturacak.

Marmaris'te Yatırım Hamlesi Haber

Marmaris'te Yatırım Hamlesi

Marmaris Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca kent genelinde yol, üstyapı, rekreasyon ve sosyal donatı alanlarında hayata geçirdiği projelerle Marmaris’in yaşam kalitesini yükseltti. Merkez mahallelerden çarşı içine, merkeze uzak mahallelerden plajlara kadar uzanan çalışmalarla hem altyapı sorunları çözüldü hem de kente estetik ve işlevsel yeni alanlar kazandırıldı. ÇARŞI BÖLGESİ’NDE DÖNÜŞÜM 2025’in en dikkat çeken projelerinden biri, Çarşı Bölgesi Yaya Yolu Düzenlemesi kapsamında hayata geçirilen 51. Sokak (Postane Sokak) üstyapı ve rekreasyon projesi oldu. Marmaris çarşısının ana arterlerinden biri olan sokakta, kapalı ve köhne bir görüntüye neden olan tente kaldırılarak alan ferah ve cazip bir geçiş noktasına dönüştürüldü. 140 metre uzunluğunda, 1250 metrekarelik proje kapsamında AYDEM, MUSKİ ve Telekom ile koordineli çalışılarak altyapı tamamen yenilendi; doğaltaş zemin kaplamaları ve dekoratif aydınlatmalarla üstyapı modern bir görünüme kavuşturuldu. Peyzaj düzenlemeleriyle birlikte bina cephelerinde de iyileştirmeler yapıldı; görsel kirliliğe neden olan kablolar, klima üniteleri ve düzensiz tabelalar düzenlendi. Cephe boya ve onarımlarıyla sokağın mimari kalitesi artırılarak sosyal yaşamın canlandığı kapsamlı bir dönüşüm sağlandı. Bu çalışmanın devamı niteliğinde 550 metrekare alanlı 43. Sokak’ta ve 365 metrekare alanlı 44. Sokak’ta da yenileme çalışmaları tamamlandı. HALK PLAJ KAFE VE BÜFELER HİZMETE AÇILDI 2025 yılında Uzunyalı sahil bandında Halk Plaj Kafe, Atatürk Caddesi sahil bandında ise Halk Plaj Büfe yapımı tamamlanarak hizmete açıldı. Proje kapsamında yeşil alanlar, spor ve egzersiz alanları, çocuk oyun alanları ve WC düzenlemeleri yapıldı. Yaklaşık 1000 metrekarelik alanda ücretsiz duş, soyunma kabinleri, şemsiyeler, halk plajı ve beach-voley alanı oluşturuldu. Toplam 225 şezlong kapasiteli plaj alanlarıyla kent sakinleri ile yerli ve yabancı misafirlerin denize erişimi kolaylaştırıldı. Ayrıca Abdi İpekçi Halk Kafe’de zamanla yıpranan tuvaletler de kapsamlı bir tadilatla yenilendi. Uzunyalı sahil bandı ve Söğüt Mahallesi sahilinde halk plajı düzenlemeleri yapılarak şemsiye, temizlik ve tesviye çalışmaları gerçekleştirildi. Ayrıca Marmaris genelindeki halk plajlarında temizlik ve kum takviyesi yapılarak yaz sezonu öncesinde hem vatandaşlar hem de misafirler için daha konforlu alanlar oluşturuldu. TURUNÇ SAHİLİ’NDE MEYDAN VE PARK YENİLENDİ Fen İşleri Müdürlüğü tarafından Turunç Mahallesi sahilinde yer alan meydan ve park alanında genişletme ve yenileme çalışmaları gerçekleştirildi. Toplam 1000 metrekarelik alanda yapılan düzenlemeyle yeşil alanlar, oturma grupları ve dekoratif aydınlatmalarla modern bir meydan oluşturuldu. Çocuk oyun alanı genişletilirken, meydanın sahille buluştuğu plaj alanı dere taşlarıyla yeniden düzenlendi. MAHALLELERDE GÜVENLİ VE KONFORLU YOLLAR Fen İşleri Müdürlüğü rutin çalışmalarını da yoğun bir biçimde sürdürdü. Bu çerçevede Çamdibi Mahallesi Bağlıiçi mevkiinde üç etap halinde planlanan 25 bin metrekarelik yol düzenlemesinin ilk etabı tamamlandı. 1500 metre uzunluğundaki çalışmada 13.200 metrekarelik yol üstyapısı yenilenirken, yağmursuyu drenajı sağlandı. Kaldırımlar, cep otoparkları ve peyzaj düzenlemeleriyle özellikle öğrenciler için daha güvenli bir ulaşım altyapısı oluşturuldu. Camiavlu Mahallesi 511. ve 536. sokaklarda yapılan beton parke yol düzenlemeleriyle birlikte kaldırım, taş duvar, yeşil alan ve otopark çalışmaları tamamlandı. Toplam 7200 metrekarelik alanda yollar yenilenerek halkın kullanımına açıldı. Kemeraltı Mahallesi’nde ise 75, 77 ve 54. sokaklarda 3000 metrekarelik alanda beton parke yol, kaldırım ve otopark düzenlemeleri yapıldı. MERKEZE UZAK MAHALLELERE 40 KİLOMETRE YOL 2025 yılı boyunca Taşlıca, Çamlı, Osmaniye, Karaca, Hisarönü, Söğüt, Selimiye, Çetibeli ve Bozburun mahallelerinde toplam 40 kilometrelik sathi kaplama yol çalışması gerçekleştirildi. Bozuk yollar tesviye edilip sıkıştırılarak şarampol temizlikleri ve kaplamalar tamamlandı. Toplamda 174 bin metrekarelik alanı kapsayan çalışma sayesinde kırsal mahallelere daha güvenli ve konforlu bir ulaşım altyapısı kazandırıldı. BAŞKAN ÜNLÜ: YAŞAM KALİTESİ ARTIYOR Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, vatandaşların yaşam konforunu artırmak ve kentin ihtiyaçlarına kalıcı çözümler üretmek amacıyla çalıştıklarını vurgulayarak, “Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana Marmaris’i yalnızca bugün için değil, geleceği için de planlayan bir anlayışla çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın günlük yaşamını kolaylaştıran, kent estetiğini güçlendiren ve Marmaris’in her noktasında güvenli, düzenli ve modern bir çevre oluşturan projeleri hayata geçiriyoruz. Fen İşleri Müdürlüğümüzün 2025 yılı boyunca özveriyle sürdürdüğü bu kapsamlı çalışmalar sayesinde, merkezden mahallelere kadar ilçemizin dört bir yanında yaşam kalitesi gözle görülür şekilde artıyor. Marmaris’i daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için ekiplerimizle birlikte kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Geleceğin Bursa’sı Planlanıyor Haber

Geleceğin Bursa’sı Planlanıyor

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kenti bütüncül bir yaklaşımla ele almak amacıyla 3 ayda bir düzenlenen ‘Belediye Başkanları Toplantısı’nda 17 ilçenin belediye başkanı ve temsilcileriyle bir araya geldi. Büyükorhan Belediye Başkanı Kamil Turhan’ın ev sahipliğinde yapılan son toplantıda, son 3 ayın değerlendirmesi, 17 ilçede yapılan çalışmalar ve devam eden projeler ele alındı. “ÇEVRE DÜZENİ PLANI ÇALIŞMALARINDA ARTIK SONA YAKLAŞTIK” Program daha sonra 1/100 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Çalıştayı ile devam etti. Çevre Düzeni Planı Proje Yürütücü Koordinatörü Prof. Dr. Fatih Terzi’nin sunum yaptığı çalıştayda, 6 farklı çalışma masası oluşturularak daha önceden belirlenen altlık paftalar detaylı olarak konuşuldu. Çevre Düzeni Planı çalışmasında artık plan aşamasına gelindiğini söyleyen Prof. Dr. Fatih Terzi, “Çalıştayda, Çevre Düzeni Planı’nın tamamlamış olduğumuz sentez aşamasıyla ilgili ilçe bazında bulgularımızı paylaştık. Çalışmaların artık sonuna yaklaştık. Çevre Düzeni Planı ile Bursa’nın daha sürdürülebilir ve yaşam kalitesi yüksek olması, yeniden ‘Yeşil Bursa’ kimliğine kavuşmuş için elimizden geleni yapıyoruz. Sonuçlarının, Bursa’ya ve ülkemize hayırlı olacağına inanıyoruz” dedi. “BURSA HEPİMİZİN” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 3 ayda bir düzenledikleri Belediye Başkanları Toplantısı’nda ilçelerin taleplerini aldıklarını söyledi. Bursa’yı hep birlikte yönetmeye devam edeceklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa’yı bir bütün halinde geleceğe en iyi şekilde hazırlamak istiyoruz. Bu kapsamda 1/100 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nı belediye başkanlarına anlattık. Belediye başkanlarımızın bu konudaki düşüncelerini son derece önemsiyoruz. Katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Bursa hepimizin. Bursa, belediye başkanlarımızın katkılarıyla daha da güzelleşecektir” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye, Dünyanın En Dinamik Kentsel Dönüşüm Laboratuvarlarından Biri Haber

Türkiye, Dünyanın En Dinamik Kentsel Dönüşüm Laboratuvarlarından Biri

Bu iki dinamik, kentsel dönüşümü bizim için bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk hâline getiriyor. Dünya Bankası verilerine göre Türkiye’de nüfusun yaklaşık %78’i şehirlerde yaşıyor; bu oran yaklaşık %58 olan dünya ortalamasının belirgin şekilde üzerinde. Birleşmiş Milletler 2030’a kadar dünya genelinde 5 milyara yakın insanın şehirlerde yaşayacağını belirtiyor. Bu tablo, Türkiye’yi küresel kentleşme dalgasının tam merkezine yerleştiriyor. Türkiye’nin Kentsel Dönüşüm Kapasitesi: Bölgesel Bir Referans Noktası Türkiye, ölçek ve hız açısından bakıldığında, kentsel dönüşüm tecrübesiyle adeta bir laboratuvar görevi görüyor. Sadece büyükşehir ölçeğinde dahi önemli adımlar atıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın paylaştığı verilere göre İstanbul’da bugüne kadar yaklaşık 800.000 bağımsız bölüm kentsel dönüşüm kapsamında yenilenerek hak sahiplerine teslim edildi. 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında, 2025 sonuna kadar bölge genelinde 453.000 konutun tamamlanması hedefleniyor. Bu süreç için ayrılan yeniden inşa bütçesi 2 trilyon TL’yi aşıyor. Bir başka ifadeyle, Türkiye bugün hem afet odaklı yeniden inşa hem de planlı kentsel dönüşüm alanlarında, pek çok ülkenin onlarca yılda yakalayamadığı bir ölçeği sadece birkaç yıl içinde yönetmek zorunda. NOVO Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Aytuğ Dikbaşer, bu tabloyu şöyle değerlendiriyor: “Kentsel dönüşüm Türkiye’de artık sadece bina yenileme faaliyeti değil; finansmandan mühendisliğe, hukuktan sosyolojiye uzanan, çok aktörlü bir dönüşüm ekosistemi. Doğru planlama ve şeffaflıkla yönetildiği takdirde, Türkiye bu ekosistemiyle bölgesine ve dünyaya model olabilecek güçtedir.” Dedi. Birleşmiş Milletler ve UN-Habitat raporları, şehirlerin bugün küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %70’inden sorumlu olduğunu ve dünya nüfusunun çoğunluğunu barındırdığını ortaya koyuyor. Buna rağmen, pek çok ülkede kentsel dönüşüm; parça parça ilerleyen, daha çok “yenileme” odaklı, afet riskinden ziyade estetik odaklı projeler şeklinde karşımıza çıkıyor. Türkiye’nin farkı ise afet odağında güvenli yaşam eksenine oturma, kamu kurumlarının kurumsal ölçek ekonomisi ve proje yönetim kapasitesi değeri ile öne çıkıyor. Dünya Bankası verilerine göre, 1 milyonun üzerinde nüfusa sahip kentsel alanlarda yaşayan kişi sayısı Türkiye’de 2024 itibarıyla 33 milyonu aşmış durumda. Bu da Türkiye’yi, mega kent ve büyük metropol deneyimi açısından Avrupa ve OECD liginde ön sıralara taşıyor. Dikbaşer’e göre, bu tablo Türkiye’ye önemli bir rekabet avantajı sunuyor: “Bugün dünyada hem bu ölçekte kentleşen hem de bu kadar kısa sürede yapı stoğunu yenileme mecburiyeti olan ülke sayısı çok az. Türkiye, doğru stratejilerle hareket ettiği takdirde, kentsel dönüşüm know-how’ını sadece kendi içinde değil, bölge ülkeleriyle de paylaşabilecek, mühendislik ve danışmanlık ihracatı yapabilecek seviyede.” Dedi. Kentsel Dönüşüm: Sadece Bina Değil, Yaşam Kalitesi Dönüşümü Küresel ölçekte bakıldığında, konut krizinin 2,8 milyardan fazla insanı etkilediği, plansız büyüyen şehirlerin iklim risklerini artırdığı vurgulanırken, Türkiye’deki kentsel dönüşüm politikaları; enerji verimli binalar, ulaşım hatlarına entegrasyon, sosyal ve kültürel donatı alanları gibi parametrelerle ele alındığında, sadece betonun değil, yaşam kalitesinin dönüşmesi anlamına geliyor. Aytuğ Dikbaşer, bu noktaya özellikle dikkat çekiyor: “Biz NOVO Şirketler Grubu olarak kentsel dönüşüme sadece ‘’eskiyi yık, yeniyi yap’’ mantığıyla bakmıyoruz. Mahalle dokusunun korunması, sosyal bağların güçlenmesi, çocukların ve yaşlıların güvenle yaşayabileceği sokaklar tasarlamak, en az statik proje kadar önemli. Gerçek dönüşüm, betonarme kadar insanı da merkeze alan dönüşümdür” dedi.

Dubai’de Yeni Bir Rekor: Dünyanın En Yüksek Saatli Konut Kulesi Geliyor Haber

Dubai’de Yeni Bir Rekor: Dünyanın En Yüksek Saatli Konut Kulesi Geliyor

Yüksek binalarıyla özdeşleşen Dubai, bir kez daha dünya gündeminde. İsviçreli lüks saat markası Franck Muller ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin önde gelen gayrimenkul geliştiricilerinden birinin iş birliğiyle hayata geçirilecek Franck Muller Aeternitas Tower, tamamlandığında dünyanın en yüksek saatli binası olacak. Dubai Marina’da yükselecek kule, 649 lüks konuttan oluşacak ve 450 metre yüksekliğiyle kentin siluetine yeni bir ikon kazandıracak. “Dünyanın en büyük saat kulesi yatırımcıların ilgisini artıracak” Parcel CEO’su Özden Çimen, projenin küresel yatırımcı ilgisini artıracağı görüşünde: “649 adet lüks dairenin olduğu yeni devasa yapı, en pahalı konutların piyasaya sunulmasına aday. Stüdyoların yarım milyon dolarlık satış fiyatıyla sunulacağı girişim, BAE’nin global imajına yeni bir soluk getirebilir. Özellikle Dubai ile özdeşen lüks yaşam ve uluslararası birliktelik, yeni yapılacak olan bu yapılarla perçinleniyor. Yatırımcıların dünyanın en büyük saat kulesi olarak gördüğü bu bina, farklı kıtalardan yatırımcıları da kendine çekebilir.” Dubai markalı konutların küresel merkezi haline geliyor Dubai, son yıllarda markalı konut projelerinde dünya çapında öne çıkıyor. Kentte lüks markalarla iş birlikleri artarken, konutlarda dizayn, güvenlik ve yaşam kalitesi kavramları yeniden tanımlanıyor. Çimen, bu sürecin Dubai’nin marka değerini daha da güçlendirdiğini vurguladı: “Markalı konutların yayılması için özel bir efor sarf eden Dubai, dünyanın en ünlü markalarıyla çalışıyor. Yılda ortalama 10 bin milyoneri kendine çeken şehirde yeni saat kulesi, marka bir değer olarak Dubai’nin simgesi haline gelebilir. Bu durum hem yatırımcıyı daha fazla şehre çekebilir hem de turistleri markalı binaları ziyarete yönlendirebilir.” Lüksün ve mühendisliğin buluştuğu yeni ikon Franck Muller Aeternitas Kulesi, adını Latince “sonsuzluk” anlamına gelen Aeternitas kelimesinden alıyor. Binanın tepesinde yer alacak 40 metre yüksekliğinde ve 30 metre genişliğindeki dev saat, 6 kilometre mesafeden görülebilecek. Kulenin 2024’te temeli atıldı ve 2027’de tamamlanması planlanıyor. Proje, yalnızca lüks bir yaşam alanı değil, aynı zamanda mühendislik, tasarım ve markalı gayrimenkul alanında yeni bir dönemin de simgesi olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.