Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yatırım

Kapsül Haber Ajansı - Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakırcı GYO: “Gayrimenkulde yatırım dengeleri yeniden şekilleniyor” Haber

Bakırcı GYO: “Gayrimenkulde yatırım dengeleri yeniden şekilleniyor”

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Ağustos 2026 Konut Fiyat Endeksi verilerine göre konut fiyatları yıllık bazda nominal olarak yüzde 23 artarken, Yeni Kiracı Kira Endeksi aynı dönemde yıllık nominal yüzde 26,4 yükseldi. Gayrimenkul piyasasında fiyat, kira ve yatırım dinamiklerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, mevcut görünümün yatırım kararlarında seçiciliğin önemini artırdığını belirtti. “Fiyat hareketlerinin ötesine bakmak gerekiyor” Gayrimenkul piyasasının dönemsel fiyat ve kira artışları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Fatih Sağlam, şöyle konuştu: “Gayrimenkul, doğası gereği uzun vadeli değerlendirilmesi gereken bir yatırım alanı. Bugün yatırım kararlarında fiyat hareketlerinin yanı sıra lokasyon, projenin niteliği, kullanım amacı, arz-talep dengesi ve sürdürülebilir gelir yaratma kapasitesi gibi unsurların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Konut fiyatlarının nominal ve reel seyrinin farklılaşması da yatırımcı açısından daha seçici olunması gereken bir döneme işaret ediyor.” Kira piyasasındaki yükselişi de değerlendiren Sağlam, “Kira seviyelerindeki değişimi tek başına yatırım açısından olumlu bir gösterge olarak görmüyoruz. Konutun her şeyden önce temel bir ihtiyaç olduğunu unutmamak gerekiyor. Bununla birlikte mevcut tablo, gayrimenkule yönelik talebin ve nitelikli arz ihtiyacının devam ettiğini de gösteriyor. Bu ortamın, doğru lokasyonda, doğru kullanım amacıyla geliştirilen ve sürdürülebilir gelir potansiyeli taşıyan gayrimenkuller açısından yatırımcılara yeni fırsat alanları oluşturabileceğini düşünüyoruz. Sektör açısından önemli olan, bu yatırım potansiyelini nitelikli yeni arzla buluşturarak hem kullanıcı hem de yatırımcı için uzun vadeli bir değer zinciri oluşturabilmek” dedi. Profesyonel gayrimenkul yatırımlarında uzun vadeli perspektif Gayrimenkul yatırım ortaklıklarının yatırımcılara farklı gayrimenkul türlerine ve profesyonel olarak yönetilen portföylere erişim imkanı sunduğunu ifade eden Sağlam, Bakırcı GYO'nun yaklaşımını ise şöyle açıkladı: “Bakırcı GYO olarak gayrimenkul geliştirmedeki tecrübemizi sermaye piyasalarının şeffaflığı ve kurumsal yapısıyla bir araya getiriyoruz. Hedefimiz kısa vadeli piyasa hareketlerinden ziyade, doğru projeler geliştirerek ve portföyümüzü etkin şekilde yöneterek uzun vadeli ve kalıcı değer üretmek. Halka açık bir şirket olarak yatırımcılarımız için uzun vadeli değer üretirken, projelerimizin yer aldığı bölgelerin gelişimine sağladığımız katkıyı da bu yaklaşımın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.” Bakırcı GYO çeşitlendirilmiş portföy yapısı öne çıkıyor Bakırcı GYO, İstanbul’un farklı bölgelerinde konut, ticari gayrimenkul, turizm ve depolama alanları başta olmak üzere farklı kullanım amaçlarına yönelik projeler geliştiriyor. Şirketin portföyünde kira geliri elde edilen Eyüpsultan Kemerburgaz'daki Bakırcı Kemer, Gaziosmanpaşa’daki GOP Yurt Binası ve Küçükçekmece Basın Ekspres hattındaki Serenity Suites Airport Hotel bulunuyor. Bununla birlikte Bakırcı GYO, halen Zeytinburnu’nda 364 konut, 72 ofis ve 26 dükkandan oluşan Bakırcı Zenit Topkapı ile 90 bağımsız bölümden oluşan Bakırcı Kaya Residence projelerini geliştiriyor. Şirketin devam eden projeleri arasında ayrıca Ömerli’de yaklaşık 68 bin 500 metrekare inşaat alanına sahip Bakırcı Ömerli Lojistik Merkezi ile İSTOÇ Mahmutbey’de 153 bin 565 metrekare toplam inşaat alanına sahip Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi de yer alıyor. Öğrenci yurdu, otel, ticari gayrimenkul, konut ve endüstriyel kullanım amaçlı yatırımlarından oluşan çeşitlendirilmiş portföyüyle Bakırcı GYO, düzenli kira geliri sağlayan varlıkları ile geliştirme aşamasındaki projelerini bir arada yönetiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ATO Başkanı Baran'dan Cumhurbaşkanı'na Ankara Raporu Haber

ATO Başkanı Baran'dan Cumhurbaşkanı'na Ankara Raporu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ile Ankara Valisi Yakup Canbolat, Ankara Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Faik Yavuz ve Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Av. Dr. Duhan Kalkan'ı kabul etti. Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Büyükelçi Prof. Dr. Hasan Doğan'ın da yer aldığı kabulde Baran, Ankara'nın ekonomik ve ticari gelişimini desteklemek amacıyla yürüttükleri çalışmalar ve projeler hakkında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bilgi vererek, Başkent ekonomisinin gelişimine yönelik önerilerini içeren bir "Ankara Raporu" arz etti. -METROYA TEŞEKKÜR, SERBEST BÖLGE'YE TALEP- Baran, kabule ilişkin yaptığı değerlendirmede "Sayın Cumhurbaşkanımıza, Ankara iş dünyamızın beklenti ve önerileri ile Başkentimizin ekonomik ve ticari gelişimini hızlandıracak, uluslararası konumunu daha da güçlendirecek konuları arz ettik. Ankara YHT Garı'ndan Esenboğa Havalimanı'na uzanacak olan ve ihale aşaması tamamlanan metro hattının Ankara'nın ticaret, turizm ve yatırım potansiyelini yükselteceğini ve Ankara'nın gelişimine önemli katkılar sağlayacağını belirterek, teşekkürlerimizi ilettik. 'Anadolu'nun dünyaya açılan kapısı' niteliğindeki Ankara'nın dünya ile bağını güçlendirecek yurt dışına direkt uçuşların artırılması konusuna ilişkin çalışmalarımız hakkında bilgi arz ettik. Başkentimizin ticaret, ihracat ve turizm alanındaki gelişimine dikkat çektiğimiz kabulde, şehrimizde bir Serbest Bölge kurulması ile Outlet Köyü projesini de dile getirdik" dedi. -KDV ÖDEMELERİNE İLİŞKİN ÖNERİ ATO Başkanı Baran'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a arz ettiği raporda, Ankara iş dünyasının gündemindeki konular da yer aldı. Finansmana erişimin zorlaştığı ve finansman maliyetlerinin yükseldiği mevcut koşullarda, işletmelerin nakit sıkıntısı yaşadığı ve ticaretin vadeli satışlarla gerçekleştirildiği belirtilen raporda, ATO üyelerinin Katma Değer Vergisi (KDV) yükümlülüğünün işletmelerin nakit akışı ve işletme sermayesi üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. Baran'ın arz ettiği raporda, KDV ödeme süresinin ticari işlemin tahsilat vadesi dikkate alınarak belirlenmesi ve satış bedeli henüz tahsil edilmemiş işlemlerde KDV ödeme yükümlülüğünün 3 veya 6 ay süreyle ertelenmesine imkân sağlayacak bir düzenleme yapılması önerisinde bulunuldu. Raporda, "Ticari hayatta mal ve hizmet satışlarının önemli bir bölümü 3-6 ay gibi uzun vadelerle gerçekleştiriliyor. Ancak işletmelerimiz satış bedelini henüz tahsil etmeden, satışla birlikte hesaplanan KDV'yi, ilgili beyan dönemini takip eden sürede ödemek durumunda kalıyor. Bu durum, işletmelerin henüz kasasına girmeyen satış bedelinin KDV'sini öz kaynaklarından karşılamasına ve esas itibarıyla henüz tamamlanmamış alışverişten doğan verginin finansmanını üstlenmesine neden oluyor. KDV ödemelerinin tahsilata uygun vadeye ertelenmesine dair yapılacak bir düzenleme, vergi yükümlülüğünü ortadan kaldırmadan yalnızca ödeme zamanını ticari hayatın gerçekleri ve işletmelerin nakit akışıyla uyumlu hale getirecek; firmalarımızın KDV'yi öz kaynaklarından finanse etmek zorunda kalmalarının önüne geçerek işletme sermayelerine önemli bir destek sağlayacaktır" ifadelerine yer verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gübretaş İskenderun Limanı’na 190 Milyon Dolarlık Yatırım Haber

Gübretaş İskenderun Limanı’na 190 Milyon Dolarlık Yatırım

Uzun yıllardır faaliyet gösteren İskenderun Limanı, 6 Şubat depremlerinden önce de altyapısının yaşı, ekonomik ve teknik işletme ömrünün sonuna yaklaşması ve ihtiyaç duyulan modernizasyon yatırımları nedeniyle potansiyelinin altında bir kapasiteyle faaliyet gösteriyordu. Limanın altyapı ve üstyapısının yenilenmesi, kapasitesinin artırılması ve günümüz limancılık standartlarına uygun hale getirilmesi için kapsamlı bir yatırım ihtiyacı bulunuyordu. 6 Şubat depremlerinin yol açtığı ilave hasar ise bu ihtiyacı daha da artırdı. İskenderun Limanı modernizasyonla geleceğe hazırlanıyor Proje kapsamında Alport tarafından İskenderun Limanı’nda yaklaşık 190 milyon ABD doları tutarında yatırım gerçekleştirilecek. Limanın altyapı ve üstyapısı kapsamlı biçimde yenilenecek, operasyonel kapasitesi artırılarak modern, rekabetçi ve yüksek kapasiteli bir liman yapısına kavuşturulacak. İşletmeci firmanın belirlenmesinde yatırımın büyüklüğünü karşılayabilecek finansal yeterliliğin yanı sıra liman işletmeciliği deneyimi, operasyonel kapasite ve teknik yetkinlik kriterleri birlikte değerlendirildi. Yurt içinde ve yurt dışında toplam 8 limanın işletilmesinden gelen tecrübeye sahip Alport’un, İskenderun Limanı’nda öngörülen bu ölçekteki yatırım ve dönüşüm projesini gerçekleştirebilecek finansal ve operasyonel kapasitesi de seçim sürecinde dikkate alındı. Anlaşma kapsamında ayrıca GÜBRETAŞ’ın İskenderun’daki gübre faaliyetlerinde kullanılmak üzere 30 bin metrekarelik alanda yeni altyapı ve üstyapı yatırımları Alport tarafından gerçekleştirilecek. Yatırım süresince GÜBRETAŞ’ın bölgedeki gübre üretim faaliyetleri kesintisiz şekilde devam edecek. GÜBRETAŞ yaklaşık 350 milyon dolar gelir elde edecek İşletme modeli, GÜBRETAŞ’ın uzun vadeli ekonomik menfaatlerini gözeten sabit ve performansa bağlı bir gelir yapısı üzerine kuruldu. GÜBRETAŞ, 35 yıllık sözleşme süresince yıllık sabit işletme ücretinin yanı sıra limanın cirosundan da pay alacak. Sözleşme dönemi boyunca GÜBRETAŞ’ın yaklaşık 350 milyon ABD doları toplam gelir elde etmesi öngörülürken, limanın rehabilitasyonu, geliştirilmesi ve kapasite artışı için gerekli yatırım finansmanı Alport tarafından karşılanacak. “GÜBRETAŞ kaynaklarını kullanmadan önemli bir varlığımızın değerini artırıyoruz” GÜBRETAŞ Genel Müdürü Musa Goral, anlaşmanın yalnızca bir işletme hakkı devri olmadığını belirterek şunları söyledi: “İskenderun Limanımız, depremden önce de altyapısının yaşı ve ekonomik işletme ömrünün sonuna yaklaşması nedeniyle kapsamlı bir modernizasyon ve kapasite artışı yatırımına ihtiyaç duyuyordu. 6 Şubat depremlerinin yol açtığı hasar bu ihtiyacı daha da artırdı. Hayata geçirdiğimiz modelle yaklaşık 190 milyon dolarlık yatırım GÜBRETAŞ kaynakları kullanılmadan işletmeci tarafından gerçekleştirilecek; ayrıca gübre faaliyetlerimiz için 30 bin metrekarelik alanda yeni altyapı ve üstyapı yatırımları yapılacak. Böylece önemli bir varlığımızı yenilerken kapasitesini ve uzun vadeli ekonomik değerini de artırıyoruz.” “35 yılda yaklaşık 350 milyon dolar gelir öngörüyoruz” Goral, limanın mülkiyetinin GÜBRETAŞ’ta kalmaya devam edeceğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “İşletme süresince sabit işletme ücretinin yanı sıra limanın cirosundan da pay alacağız. 35 yıllık sözleşme döneminde yaklaşık 350 milyon dolarlık gelir öngörüyoruz. Dolayısıyla bu model; yatırım, kapasite artışı ve uzun vadeli gelir yaratma hedeflerini birlikte karşılıyor.” İskenderun ve bölge ekonomisine katkı Projenin tamamlanmasıyla İskenderun Limanı’nın kapasitesinin ve operasyonel kabiliyetlerinin önemli ölçüde artırılması, bölgenin üretim, ticaret ve lojistik altyapısına daha güçlü katkı sağlaması hedefleniyor. Yatırımın bölgesel önemine de değinen Goral, “İskenderun; sanayi, tarım, dış ticaret ve lojistik açısından ülkemizin stratejik bölgelerinden biri. Bu yatırımla uzun yıllardır bölge ekonomisine hizmet eden limanımızı yeni bir döneme taşıyoruz. Hedefimiz, mevcut yatırım ihtiyacını ve deprem sonrası ortaya çıkan gereksinimleri birlikte karşılayarak İskenderun Limanı’nı modern ve yüksek kapasiteli bir altyapıya kavuşturmak.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rosatom Dünya Nükleer Birliği'nin 51. Sempozyumu'na Katıldı Haber

Rosatom Dünya Nükleer Birliği'nin 51. Sempozyumu'na Katıldı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom temsilcileri, Dünya Nükleer Birliği'nin (World Nuclear Association, WNA) 51. yıllık sempozyumuna katıldı. Bu yıl "Taahhütten Eyleme" temasıyla düzenlenen etkinlikte, dünya genelinde nükleer enerjinin gelişimini hızlandırmak için atılması gereken somut adımlar ele alındı. Rosatom Sürdürülebilir Kalkınma Direktörü Polina Lion ile Rosatom Latin Amerika Bölge Merkezi Direktör Yardımcısı Ruan Nunes de Souza etkinliğe katılan isimler arasında yer aldı. Polina Lion, sempozyumda "Nükleer Enerjinin Ölçeklendirilmesi: Ortak Eylem İçin Öncelikler" başlıklı bir sunum yaptı. Lion, Rosatom projelerinden örnekler vererek, küresel nükleer enerji kapasitesinin üç katına çıkarılması hedefi kapsamında öncelik verilmesi gereken başlıca alanlara dikkat çekti. Bu kapsamda, projelerin hayata geçirilmesinde müşteri ülke, düzenleyici kurum ve nükleer teknoloji tedarikçisi arasındaki iş birliğinin öneminin yanı sıra tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi, yerlileştirme, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve nükleer alandaki mesleklerin gençler için daha cazip hale getirilmesi konularını öne çıkardı. Lion ayrıca, uluslararası kalkınma bankaları ile nükleer üretimin geliştirilmesine yatırım yapma potansiyeli bulunan büyük enerji tüketicileri de dahil olmak üzere finans kuruluşlarıyla yürütülecek çalışmaların önemine dikkat çekti. Rosatom Latin Amerika Bölge Merkezi Direktör Yardımcısı Ruan Nunes de Souza ise nükleer enerji sektörü açısından yeni bir müşteri segmenti oluşturan büyük ölçekli nihai elektrik tüketicilerinin ele alındığı soru-cevap oturumuna katıldı. "Sistemik Bakış" başlıklı oturuma katılan BRICS Nükleer Enerji Platformu Baş Koordinatörü Elsie Pule de yapımı devam eden nükleer enerji kapasitesinin yüzde 70'inden fazlasını oluşturan BRICS ülkelerinin nükleer enerji alanındaki başlıca iş birliği alanlarını anlattı. Polina Lion konuya ilişkin şunları söyledi: "Nükleer enerji topluluğu, devletler, finans kuruluşları, bilim dünyası, üniversiteler ve iklim alanındaki uzmanlar arasındaki etkileşim ne kadar güçlü olursa, nükleer enerji kapasitesini üç katına çıkarmaya yönelik küresel hedefe ulaşmamızı sağlayacak somut çözümleri de o kadar hızlı geliştirebiliriz. Rosatom'un deneyimi, nükleer enerjinin geliştirilmesine yönelik iddialı planların ortaklık, karşılıklı güven ve diyalog olmadan hayata geçirilemeyeceğini açıkça ortaya koyuyor." Ruan Nunes de Souza da değerlendirmesinde şunları kaydetti: "Rosatom, Brezilya'daki çeşitli şirketlerle aktif şekilde iş birliği yapıyor. Ortaklarımıza her bir projenin kendine özgü koşullarına en uygun teknolojik çözümü sunmaya hazırız. Yüzer nükleer santraller hiç kuşkusuz birçok proje için uygun bir çözüm olabilir. Amazon'un izole bölgelerinde yüzer nükleer santral kurulmasına ilişkin potansiyeli daha önce değerlendirdik. Ayrıca yüzer nükleer santrallerinin denizlerde petrol arama ve üretim faaliyetlerini desteklemek amacıyla kullanılmasına yönelik de önemli bir potansiyel görüyoruz." Sempozyum kapsamında yeni nükleer enerji projelerinin finansmanına da özel önem verildi. Dünya Nükleer Birliği, devletlerin, proje geliştiricilerinin ve finans kuruluşlarının nükleer enerji projelerini daha etkin şekilde yapılandırmalarına, projelerin yatırım açısından cazibesini değerlendirmelerine ve sermaye çekilmesine yönelik uygun koşullar oluşturmalarına yardımcı olmayı amaçlayan uygulamaya dönük bir rehber olan World Nuclear Investment Guide'ı tanıttı. Rosatom adına rehberin hazırlanmasına Uluslararası İş Projeleri Yönetimi Başkanı Irina Skvortsova katkı sağladı. Rehber, projelerin yatırıma hazır hale getirilmesi, uygulama modelleri ve devletler, sektör ile finans dünyası arasındaki etkileşime ilişkin tavsiyeleri bir araya getiriyor. WNA'nın değerlendirmelerine göre, nükleer enerjinin ölçeklendirilmesi için gereken finansman ihtiyacı 2030'lu yılların ortalarına gelindiğinde yılda 250 milyar ABD dolarını aşabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nissan, Türkiye'nin de Dahil Olduğu Avrupa için Yeni Modelini Duyurdu Haber

Nissan, Türkiye'nin de Dahil Olduğu Avrupa için Yeni Modelini Duyurdu

Nissan, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu Avrupa pazarına yönelik yeni bir model lansmanı gerçekleştireceğini duyurdu. Bu yıl 40. kuruluş yıldönümünü kutlayan İngiltere'deki fabrikasında söz konusu modelin üretimi için 170 milyon sterlin yatırım yapılacak. Kompakt (B-segment) bir crossover olan Nissan Kicks, Nissan'a özgü e-POWER hibrit teknolojisiyle donatılacak ve Sunderland'de Qashqai, Juke ve LEAF modelleriyle birlikte üretilecek. Nissan AMIEO Bölgesi Başkanı Massimiliano Messina konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Bu haber, Avrupa bölgemiz için son derece sevindirici bir gelişme ve yeni modelleri yeni pazarlara ne denli çevik ve hızlı bir şekilde sunabildiğimizin en somut göstergesi. "Kicks, kendine özgü e-POWER hibrit aktarma organları, dikkat çekici tasarımı ve yenilikçi teknolojisiyle öne çıkan kompakt bir crossover. Avrupalı müşteriler, seçenek sunan bir elektrifikasyon anlayışı arıyor; Kicks'in tanıtımı da Nissan'ın herkese uygun seçenekler sunduğunu bir kez daha ortaya koyacak." İngiltere Ticaret ve Sanayi Bakanı Jonathan Reynolds ise şunları söyledi: "Nissan, kırk yıldır İngiliz üretim sektörünün kalbinde yer alıyor; Sunderland'de üretilen milyonlarca araç binlerce nitelikli iş imkânı yarattı ve Kuzeydoğu bölgesinin küresel bir otomotiv üssü olarak konumlanmasına katkı sağladı. "Bu yeni modelin Sunderland'de üretilmesi kararı, İngiltere'nin üretim alanındaki uzmanlığına ve otomotiv sektörünün geleceğine duyulan güvenin büyük bir göstergesi. Sanayiyle kurduğumuz iş birliğinin, hükümetimizin her bölgede sağlıklı büyüme, yatırım ve nitelikli istihdam sağlama hedefine nasıl katkı sunabileceğini görmekten heyecan duyuyorum." İkinci nesil Kicks modeli hâlihazırda Japonya, Meksika ve Brezilya'da üretilerek küresel pazarlara sunuluyor. Kicks, bugüne kadar 70'ten fazla pazarda 1,8 milyon adedin üzerinde satış rakamına ulaştı. Bu duyuru, modelin Avrupa'daki ilk kez tanıtılacağı anlamına geliyor ve gamı yeni bir e-POWER hibrit modelle daha da zenginleştirerek Nissan'ın her müşteri ihtiyacına uygun çeşitli elektrifikasyon seçenekleri sunmaya devam etmesini sağlıyor. Kicks, bu yıl 40. kuruluş yıldönümünü kutlayan Nissan'ın İngiltere'nin kuzeydoğusundaki Sunderland Fabrikası'nda üretilecek onuncu model olacak. Nissan'ın ayrıca Londra Paddington'da bir tasarım merkezi, Bedfordshire Cranfield'de ise bir Ar-Ge tesisi bulunuyor. Fabrika, 1986 yılında üretim hattından ilk Nissan Bluebird'ün çıkmasından bu yana 12 milyon araç üreterek yeni bir dönüm noktasını daha geride bıraktı. Bu rakam, ortalama olarak her 1 dakika 45 saniyede bir araç üretimine karşılık geliyor. Nissan Sunderland Fabrikası Üretimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Adam Pennick şunları kaydetti: "Sunderland için yapılan bu yeni model tahsisini duyurmaktan gurur duyuyorum. Bu, dünya standartlarında bir üretim merkezi olarak 40. yılımızı kutlamanın en güzel yolu. Kicks e-POWER hibrit modelinin, elektrifikasyon odaklı ürün gamımızda yer alan Qashqai, Juke ve LEAF ile birlikte üretim hattında yerini almasını sabırsızlıkla bekliyoruz." e-POWER – kendine özgü hibrit aktarma organı teknolojisi Nissan Sunderland Fabrikası, hâlihazırda Qashqai'nin e-POWER hibrit versiyonlarını üretiyor ve bu alanda edindiği deneyimi, İngiltere, Avrupa ve Türkiye'deki müşteriler için üretilecek yeni Kicks modeline de taşıyacak. 2016 yılındaki lansmanından bu yana dünya genelinde 1,9 milyondan fazla e-POWER hibrit model satıldı; bunların 200 bini İngiltere'de üretilen Qashqai e-POWER hibrit modellerinden oluşuyor. Kicks, 2025 yılında piyasaya sürülen ve daha iyi yakıt verimliliği, daha düşük emisyon değerleri ile daha üstün bir sürüş konforu sağlamak amacıyla kapsamlı biçimde yeniden tasarlanan üçüncü nesil sistemle donatılacak. e-POWER hibrit teknolojisini benzersiz kılan özellik, tekerleklerin yalnızca güçlü bir elektrik motoru tarafından tahrik edilmesi. Benzinli motor ise yalnızca elektrik üretmek ve araçtaki bataryayı şarj etmek için kullanılıyor. Bu sayede sürücüler, bir elektrikli araca özgü konfor, anlık tepki verme ve akıcı, doğrusal hızlanmanın keyfini yaşarken bir yandan da benzin istasyonunda yakıt doldurmanın pratikliğinden ve alışkanlığından vazgeçmiyor. Sunderland'de 40 yıllık üretim deneyimi Nissan Motor Manufacturing UK (NMUK), kırk yılı aşkın süredir büyümesini sürdürerek İngiltere'nin tek lokasyonda faaliyet gösteren en büyük otomobil üretim tesisi hâline geldi ve Sunderland'i İngiltere'nin otomotiv üretimi ile ihracatındaki başlıca merkezlerinden biri olarak konumlandırdı. Bugüne kadar 5 milyar sterlinlik yatırımla desteklenen tesis, dünya genelinde 100'den fazla pazara araç üretiyor; doğrudan yaklaşık 6.000 kişiye istihdam sağlarken tedarik zincirinde de 30.000 ek iş imkânı yaratıyor. Kicks, 1986'dan bu yana Sunderland'de üretilmek üzere tahsis edilen 10. model olma özelliğini taşıyor ve bu listede kendisinden önce Bluebird, Primera, Micra, Almera, Note, Infiniti Q30, JUKE, Qashqai ve LEAF modelleri yer alıyor. Sunderland, önümüzdeki yıldan itibaren, ilk kez tamamen elektrikli olarak üretilecek olan üçüncü nesil Nissan JUKE'un üretimini de üstlenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ODAŞ’ın ABD Merkezli Ana Ortağından Venezuela’da 381,7 Milyon Dolarlık Petrol Yatırımı Haber

ODAŞ’ın ABD Merkezli Ana Ortağından Venezuela’da 381,7 Milyon Dolarlık Petrol Yatırımı

ODAŞ, Venezuela’daki petrol faaliyetlerini CEMA Petrol Sahası’nda hayata geçireceği uzun vadeli yatırımla ileri taşıyor. “Brownfield” olarak tanımlanan ve önemli oranda alt yapısı ve kuyu yatırımı mevcut olan saha, sıfırdan geliştirilecek yeni sahalara kıyasla yatırım ve üretim süreçlerinin daha hızlı devreye alınmasına imkân sağlarken, yatırımın geri dönüş süresinin de daha kısa olmasını destekliyor. 20 yıllık dönemde toplam 381,7 milyon ABD doları yatırım yapılması planlanan proje kapsamında, mevcut saha altyapısının geliştirilmesi ve üretim kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Yaptırımlar döneminde Venezuela’ya stratejik adım ODAŞ grup şirketlerinden Çan2 Termik A.Ş., 2024 yılında Venezuela’ya karşı uluslararası yaptırımların olduğu dönemde petrol sektöründe 30 yıldır aktif olarak faaliyetlerini sürdüren OFAC lisanslı şirketin ana ortağı olarak, bu sektöre stratejik zamanda girmiş oldu. 10°–59° API gravite aralığında 104,2 milyon varil petrol rezervine sahip Venezuela’nın doğusundaki Anzoategui Eyaleti’nde yer alan CEMA Petrol Sahası, toplam 162,4 kilometrekarelik alana yayılan 10 sahadan oluşuyor. Saha, 10°–59° API gravite aralığında 104,2 milyon varil kalan petrol rezervinin yanı sıra 499,3 milyar fit küp (BCF) doğal gaz rezervine sahip. CEMA Petrol Sahası’nda şu anda günlük yaklaşık 400 varil seviyesinde olan petrol üretiminin orta-uzun vadede günlük 9.865 varile ulaştırılması planlanıyor. Venezuela’da işletme ve mühasırlık hakkı 2026 yılı başından itibaren Venezuela’daki siyasi ve ekonomik gelişmeler ile petrol ve doğal gaz sektörüne ilişkin OFAC lisanslama rejiminde yaşanan değişikliklerle birlikte sektörün faaliyet koşulları yeniden şekillenmeye başladı. Bu dönemde, Çan2 Termik A.Ş.’nin ana ortağı olduğu ABD merkezli Denarius Holding’in Venezuela’daki iştiraki Minerosol Group C.A., Anzoátegui Eyaleti’nde bulunan CEMA Petrol Sahası’nın işletilmesi ve üretimine ilişkin 20 yıl süreli, onay durumunda ilave 20 yıla kadar uzatma olasılığı ve münhasırlık haklarını içeren sözleşmeyi Venezuela devlet petrol şirketi PDVSA (Petróleos de Venezuela, S.A.) ile imzaladı. ODAŞ, bu anlaşmayla Venezuela’daki varlığını uzun vadeli saha geliştirme ve petrol üretimi alanına taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY Girişimci Kadın Liderler Programı 2026 Başvuruları Açıldı Haber

EY Girişimci Kadın Liderler Programı 2026 Başvuruları Açıldı

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY Türkiye tarafından bu yıl 10'uncusu gerçekleştirilecek olan Girişimci Kadın Liderler Programı; kadın girişimcilerin liderlik yetkinliklerini güçlendirmeyi, şirketlerini sürdürülebilir bir şekilde büyütmelerine katkı sağlamayı ve uluslararası pazarlara açılmalarını desteklemeyi amaçlıyor. Programın 2026 dönemi başvuruları 15 Kasım 2026 tarihine kadar EY Türkiye web sitesi üzerinden yapılabilecek. Küresel ölçekte yürütülen EY Girişimci Kadın Liderler Programı ile EY Türkiye, bu dönem de dahil olmak üzere toplamda 100 girişimci kadına destek vermiş olacak. Tamamen ücretsiz olan bu program kapsamında bağımsız jüri üyeleri tarafından seçilecek kadın girişimciler; eğitim, birebir mentorluk, iş geliştirme ve networking olanaklarının yanı sıra EY'ın geniş kaynaklarına ve uluslararası girişimci ağına erişim imkânı elde edecek. Programa seçilen kadın girişimciler, deneyimli iş liderleri ve başarılı girişimcilerle bir araya gelerek şirketlerinin büyüme potansiyelini geliştirme, yeni iş birlikleri oluşturma ve uluslararası pazarlarda rekabet güçlerini artırma imkânı elde edecek. Aynı zamanda katılımcılar iş stratejilerini güçlendirme, potansiyel yatırım ve finansman kaynaklarına ulaşmalarını destekleyecek yetkinlikler geliştirme, yatırımcılar ve medya nezdinde kurumsal görünürlüklerini artırma ve küresel ölçekte yeni fırsatlara erişme fırsatı yakalayacak. Program, kadın girişimcilere 60'tan fazla ülkede 1.000'in üzerinde girişimciyi kapsayan küresel bir topluluğun parçası olma imkânı sunarken, başarılı iş liderleri ve ilham veren rol modellerle bağlantı kurmalarına da olanak sağlıyor. Programa kimler katılabilir? EY Girişimci Kadın Liderler Programı'na katılmak isteyen kadın girişimcilerin, şirkette en az %25 hisse sahibi olması ve şirketin ana karar vericilerden birisi olması gerekmektedir. Adayların işlerini önemli ölçüde büyütmeyi ve uluslararası pazarlarda rekabet etmeyi hedeflemesi gerekmektedir. Yine şirketin Türkiye merkezli olması, en az 3 yıldır faaliyet göstermesi ve son iki yıl içerisinde yıllık 20 milyon TL'nin üzerinde ciro elde etmiş olması şartı aranmaktadır. EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı ve Girişimci Kadın Liderler Programı Lideri Müge Tan Belviso, şu değerlendirmelerde bulundu; "Kadın girişimcilerin elde ettiği başarılar, kapsayıcı bir girişimcilik ekosisteminin sürdürülebilir ekonomik büyümeyi desteklemedeki kritik rolünü açıkça ortaya koyuyor. Bu doğrultuda; EY olarak, girişimci kadınların potansiyellerini küresel ölçekte hayata geçirebilmeleri için ihtiyaç duydukları bilgiye, deneyime ve güçlü iş ağlarına erişimlerini desteklemeyi stratejik önceliklerimiz arasında görüyoruz. Türkiye'de bu yıl 10'uncusunu gerçekleştireceğimiz EY Girişimci Kadın Liderler Programı ile kadın girişimcilerin büyüme yolculuklarına eşlik ederken, program kapsamında sunduğumuz eğitim, mentorluk ve küresel bağlantı fırsatları sayesinde girişimcilerin uluslararası pazarlara açılmalarına, stratejik iş birlikleri geliştirmelerine ve sürdürülebilir başarı hikâyeleri oluşturmalarına katkı sunmaya devam edeceğiz. İşini bir sonraki seviyeye taşımayı hedefleyen tüm kadın girişimcileri programımıza başvurmaya davet ediyoruz." EY Girişimci Kadın Liderler Programı'na başvurmak isteyen girişimcilerin, 15 Kasım 2026 tarihine kadar EY Türkiye web sitesi üzerinden başvuru yapmaları gerekmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Altınoluk’ta 150 Milyon TL’lik Marleo Port Yatırımında 5 Ticari Alan Markalara Açılıyor ​​​​​​​ Haber

Altınoluk’ta 150 Milyon TL’lik Marleo Port Yatırımında 5 Ticari Alan Markalara Açılıyor ​​​​​​​

Balıkesir’in Altınoluk bölgesinde hayata geçirilen Marleo Port’ta yatırımın son aşamasına geçilirken, projenin ticari alanları için marka ve işletmecilerle görüşme süreci başlıyor. Ateşoğlu İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Peker’in yaklaşık 150 milyon TL öz sermaye yatırımıyla hayata geçirdiği proje; 20 odalı butik otel, plaj, restoran ve 5 ticari alandan oluşuyor. Denize sıfır konumda yer alan Marleo Port, ana ulaşım güzergâhına yakınlığı ve yüksek görünürlüğüyle ticari alanlar açısından da avantaj sağlıyor. Proje yönetiminin paylaştığı verilere göre, Marleo Port’un bulunduğu güzergâhtan günlük yaklaşık 36 bin araç geçişi gerçekleşiyor. Marleo Port’un yatırım sürecini değerlendiren Ateşoğlu İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Peker, başlangıçta küçük ölçekli bir butik otel olarak planlanan projenin, arsanın konumu ve bölgedeki ticari potansiyelin değerlendirilmesiyle büyüdüğünü belirtti. Peker, yatırımın yalnızca konaklama odaklı değil, farklı kullanım alanlarını bir araya getiren ve yıl boyunca faaliyet gösterebilecek bir yapıda kurgulandığını ifade etti. Projenin ticari yapısının da bu yaklaşım doğrultusunda şekillendirildiğini belirten Peker, yaklaşık 100’er metrekarelik 5 ticari alanın kafe, restoran ve farklı yeme-içme konseptleri için planlandığını söyledi. Aynı müşteri kitlesine hitap eden işletmelerin yan yana konumlanması yerine, birbirini tamamlayan farklı markaların yer alacağı bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini belirten Peker, marka ve işletmeci seçiminde yalnızca kiralama koşullarının değil, işletmelerin Marleo Port’un müşteri profiline ve genel yapısına uyumunun da değerlendirileceğini ifade etti. Küçük bir butik otel fikri 150 milyon TL’lik yatırıma dönüştü Marleo Port’un temeli, Hakan Peker’in Körfez bölgesinde daha sakin bir yaşam kurma düşüncesiyle küçük ölçekli bir butik otel fikriyle atıldı. Satın alınan arsanın potansiyeli ve zaman içinde oluşan ticari talepler doğrultusunda yatırımın kapsamı genişletildi. Başlangıçta küçük bir otel ve birkaç ticari alandan oluşması planlanan yatırım, bugün 20 odalı butik otel, plaj, restoran ve 5 ticari alanı kapsayan yaklaşık 150 milyon TL’lik bir projeye dönüştü. Üst katta deniz manzaralı restoranın yer aldığı projede plaj alanı ise yalnızca otel misafirlerine değil, günübirlik ziyaretçilere de hizmet verecek. Marleo Port 12 Ay Boyunca Hizmet Verecek Marleo Port’un yalnızca yaz sezonunda kullanılan bir tesis olarak planlanmadığını belirten Peker, yatırım kararlarının projenin yıl boyunca kullanılabilmesi doğrultusunda şekillendiğini söyledi. Bu kapsamda açık havuzun teknolojik ısıtma sistemi ile kış aylarında da kullanılması planlanırken, tesisin yenilenebilir enerji sistemi ile kendi elektriğini kendisinin üretmesi hedefleniyor. Projede elektrikli araç şarj üniteleri ve otopark kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar da sürüyor. Marleo Port’un otel, restoran, plaj ve ticari alanlarıyla birlikte 12 ay boyunca hizmet vermesi planlanıyor. 2027 yazında otel, plaj ve ticari alanların tamamı faaliyette olacak Marleo Port’un ilk etabının tamamlanmasıyla birlikte otelin 2027’nin ilk aylarında faaliyete geçmesi planlanıyor. Otel, plaj ve ticari alanların tamamı 2027 yaz sezonunda tam kapasiteyle hizmet verecek. 5 ticari alan için marka ve işletmecilerle yapılacak görüşmelerin de bu takvimden önce tamamlanması planlanıyor. Projenin tam kapasiteye ulaşmasıyla otel ve plaj bölümlerinde yaklaşık 100 kişilik istihdam oluşması, ticari alanların da faaliyete geçmesiyle toplam istihdamın yaklaşık 150 kişiye ulaşması öngörülüyor. Marleo Port, 2027 yaz sezonunda otel, plaj, restoran ve ticari alanlarıyla birlikte tam kapasiteyle hizmet verecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Allianz Türkiye’nin HackZone Girişimleri Ekosistemden 17 Milyon Doların Üzerinde Yatırım Aldı Haber

Allianz Türkiye’nin HackZone Girişimleri Ekosistemden 17 Milyon Doların Üzerinde Yatırım Aldı

Türk sigorta sektörünün ilk açık inovasyon programı olan HackZone by Allianz’ın bu döneminde girişimler; dijital sağlık, finansal danışmanlık, contact center ve agentic yapay zekâ gibi alanlarda yenilikçi çözümler geliştirdi ve projelerini Demo Day etkinliğinde tanıttı. Programa katılan girişimler bugüne kadar ekosistemden 17 milyon doların üzerinde yatırım aldı. Sigorta sektörünün öncü şirketlerinden Allianz Türkiye, 2020 yılından bu yana gerçekleştirdiği HackZone’da startup’larla birlikte yenilikçi iş modelleri geliştirerek sektörde inovasyonu teşvik ediyor. Tenity iş birliğiyle 6 yıldır düzenlenen program kapsamında bugüne dek 700’e yakın startup değerlendirilirken, 53 startup ile PoC gerçekleştirildi ve 20 proje canlıya taşındı. Program sayesinde 30 startup sigorta sektörüyle ilk kez çalışma fırsatı bulurken, HackZone’a katılan girişimlerin ekosistemden aldığı toplam yatırım geçen yıla göre 2 milyon doları aşan bir artışla 17 milyon doların üzerine çıktı. Türk sigorta sektörünün ilk açık inovasyon programı olan HackZone’un 6. döneminde finansal danışmanlık, dijital sağlık, contact center ve agentic yapay zekâ kategorilerinde 100’e yakın startup başvuru yaptı. Seçilen 7 startup; Callby AI, Freya, Fintela, Marin App, Opinion, Smart IQ ve SYNAPS oldu. Açık inovasyon kültürü Allianz’ın farklı ekiplerine yayılıyor HackZone kapsamında girişimlere mentorluk desteğinin yanı sıra PoC’ler için 500 bin TL finansal destek, Allianz API’larına erişim, eğitim ve potansiyel yatırımcılarla network imkânı sunuluyor. Bugün Allianz’ın açık API ekosisteminde 5 binden fazla geliştirici bulunuyor. Program kapsamında Allianz Türkiye bünyesindeki farklı iş birimleri, teknoloji ekipleri ve yöneticiler startup’larla birlikte çalışırken, 50’den fazla uzman mentor da girişimcilere birebir destek veriyor. 2026 yılında hayata geçirilen C-Level Startup Mentorluk Programı ile Allianz liderleri de girişimcilerle doğrudan bir araya geldi. Demo Day’de yapay zekâ ve sigortacılığın geleceği konuşuldu HackZone by Allianz 6. Dönem Demo Day kapsamında “AI ile Sigortacılığın Geleceği” başlıklı bir panel de düzenlendi. Panelde, Allianz Türkiye Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Kaan Toker, Pazarlama ve Dijital Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Onur Kırcı ile Gartner Başkanı Yunus Özdemir; yapay zekânın iş yapış biçimlerinden müşteri deneyimine, veri kullanımından sigortacılığın geleceğine kadar yarattığı dönüşümü ele aldı. “HackZone sigortacılığın geleceğini birlikte şekillendirdiğimiz bir platform” Allianz Türkiye Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Kaan Toker, HackZone’un altı yıllık yolculuğunun Allianz’ın açık inovasyon yaklaşımındaki önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “HackZone bizim için bir startup programından çok daha fazlası. Altı yıl önce çıktığımız bu yolda amacımız, Allianz’ın sektör deneyimi, uzmanlığı ve teknolojik altyapısını girişimlerin çevikliği ve yenilikçi bakış açısıyla buluşturarak sigortacılığın gerçek ihtiyaçlarına dokunan çözümler geliştirmekti. Bugün 700’e yakın startup’ı değerlendirmiş, 53 PoC gerçekleştirmiş ve 20 projemizi canlıya taşımış olmamız, bu yaklaşımın somut karşılığını ortaya koyuyor. Ancak bizim için asıl değer, ortaya çıkan sayıların ötesinde; girişimlerle birlikte yeni fikirleri test etmemizde, birbirimizden öğrenmemizde ve başarılı çözümleri gerçek hayata taşıyabilmemizde. HackZone’un geldiği noktada, yalnızca Allianz’ın değil, Türkiye’nin InsurTech ve teknoloji ekosisteminin gelişimine katkı sağlayan bir açık inovasyon platformu oluşturduğumuza inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de yapay zekâ başta olmak üzere yeni teknolojileri gerçek iş problemleri üzerinde test ederek, ekosistemimizle birlikte sigortacılığın geleceğini şekillendirmeye devam edeceğiz.” Yapay zekânın müşteri beklentilerini de dönüştürdüğüne dikkat çeken Allianz Türkiye Pazarlama ve Dijital Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Onur Kırcı ise “Günümüzde müşteriler artık kendisini anlayan, ihtiyacını önceden gören, doğru zamanda doğru öneriyi sunan ve işini kolaylaştıran bir sigorta şirketi görmek istiyor. Biz de yapay zekâyı müşterinin ihtiyacını daha oluşmadan tahmin edebilen bir ‘sezgi katmanı’ olarak konumluyoruz. Geleceğin müşterisi ‘Bir hasar olduğunda ne kadar hızlı ödeme alırım?’ sorusundan önce ‘Allianz benim bu riski yaşamamam için ne yapıyor?’ diye soracak. Bu nedenle artık sigortacılıkta kişiselleştirme, proaktivite ve güvenin belirleyici olacağına inanıyoruz.” dedi. 6. dönemde yapay zekâ odağı öne çıktı HackZone’un 6. döneminde yapay zekâ, programın farklı çalışma alanlarında öne çıkan ortak teknoloji başlığı oldu. Son dönem HackZone projelerinin yaklaşık yüzde 90’ında yapay zekâ bulunurken, bu dönemde özellikle Agentic AI, contact center, dijital sağlık ve finansal danışmanlık alanlarına odaklanıldı. Bu yaklaşım, Allianz Türkiye’nin yapay zekâyı gerçek iş ve müşteri ihtiyaçlarına yönelik çözümlerde test etme ve geliştirme yaklaşımını da ortaya koyuyor. Programın 6. döneminde yer alan girişimler farklı alanlarda çözümler geliştiriyor: Callby AI, doğal dil işleme, yapay zekâ ses sentezi ve duygu analizi teknolojileriyle çağrı merkezi operasyonlarını otomatikleştirmeye odaklanıyor. Fintela Financial Advisory, yapay zekâ ajanlarıyla finansal verileri gerçek zamanlı takip ederek kişiselleştirilmiş içgörülere dönüştürüyor. Freya, finans ve sigortacılık sektörlerindeki çağrı merkezleri için yapay zekâ müşteri temsilcileri geliştiriyor. Marin App, yapay zekâ tabanlı ve sağlık profesyoneli onaylı algoritmasıyla kişiselleştirilmiş takviye rutinleri sunuyor. Opinion AI, dijital ikizler ve büyük veri analitiğiyle teşhis ve tedavi süreçlerinde sağlık kuruluşları ve sigorta şirketlerine destek sağlıyor. Smart IQ, otomotiv verilerini gerçek zamanlı değerleme, fiyat ve stok optimizasyonu ile risk göstergelerine dönüştürüyor. SYNAPS, yetenek yönetimi süreçlerini tek platformda birleştirerek işe alım süreçlerini hızlandırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.