Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yatırım Fırsatları

Kapsül Haber Ajansı - Yatırım Fırsatları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım Fırsatları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enerji Sektörünün 20. Buluşması EIF 2026 İçin Geri Sayım Başladı Haber

Enerji Sektörünün 20. Buluşması EIF 2026 İçin Geri Sayım Başladı

Türkiye’nin güneş ve rüzgâr enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir enerji potansiyelinin etkin değerlendirilmesi, enerji depolama altyapısının geliştirilmesi ve yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesi, enerji sektörünün öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor. EIF 2026, 20 yıllık birikimiyle enerji sektöründeki teknolojik gelişmeleri ve yatırım fırsatlarını bir araya getirerek sektörün dönüşümüne katkı sunmayı hedefliyor. ENERJİ DEPOLAMA VE DOĞRU PLANLAMA ÖNE ÇIKIYOR Yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin kullanımı, yalnızca kurulu gücün artırılmasıyla değil, üretilen elektriğin verimli yönetilmesi ve şebeke altyapısının güçlendirilmesiyle mümkün oluyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde üretimin hava koşullarına ve günün saatlerine bağlı olarak değişmesi, enerji depolama sistemlerini elektrik arzının dengelenmesinde kritik bir unsur haline getiriyor. EIF Yönetim Kurulu Başkanı Murat Dilek, Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyelinin doğru yatırımlar ve teknolojik gelişmelerle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, enerji depolamanın şebeke yönetimi açısından önemine dikkat çekti. Dilek, “Enerji dönüşümünde yalnızca daha fazla üretmek yeterli değil. Üretilen enerjiyi yönetilebilir hale getirmek, depolama çözümlerini geliştirmek ve enerji kaynaklarını verimli kullanmak da büyük önem taşıyor.” açıklamasında bulundu. YERLİ ÜRETİM VE YEŞİL DÖNÜŞÜM REKABET GÜCÜNÜ BELİRLİYOR Türkiye’nin güneş ve rüzgâr enerjisi ekipmanlarında geliştirdiği üretim kapasitesi ve mühendislik birikimi, uluslararası pazarlarda önemli fırsatlar sunuyor. Yerli sanayinin desteklenmesi, teknolojik gelişmelere uyum sağlanması ve ihracat kapasitesinin artırılması, sektörün küresel rekabetteki konumunun güçlendirilmesi açısından önem taşıyor. Yerli üretimin sürdürülebilirliği için iç pazardaki yatırımların devam etmesi gerektiğini vurgulayan Dilek, “Enerji teknolojilerinde uluslararası pazarlarda güçlü bir konuma ulaşabilmek için öncelikle kendi ülkemizde sürdürülebilir bir üretim ve yatırım ortamı oluşturmamız gerekiyor. Yerli sanayimizin gelişmesi, üretim kapasitemizin artması ve mühendislik yetkinliğimizin desteklenmesi, küresel rekabetteki gücümüzü de artıracaktır.” ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve sürdürülebilirlik odaklı düzenlemelerin de ihracatçı şirketler açısından önemli bir dönüşüm süreci başlattığını belirten Dilek, işletmelerin enerji tüketimlerini ve karbon emisyonlarını takip ederek enerji verimliliğine yönelik çözümleri değerlendirmelerinin önem taşıdığını ifade etti. YENİ TEKNOLOJİLER VE YATIRIM FIRSATLARI EIF 2026’DA Güneş ve rüzgâr enerjisinden enerji depolamaya, biyokütleden çatı tipi güneş enerjisi sistemlerine ve elektrikli araç şarj teknolojilerine kadar geniş bir alanda çözümlerin yer alacağı EIF 2026, enerji sektörünün farklı paydaşlarını bir araya getirecek. Antalya’nın güneş enerjisi potansiyeli ve turizm sektörünün enerji ihtiyaçlarının da yenilenebilir enerji yatırımları açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Dilek, özellikle otellerde enerji verimliliği, çatı tipi güneş enerjisi sistemleri ve depolama çözümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. EIF 2026’nın sektör temsilcilerine yeni teknolojileri inceleme, firmalarla görüşme ve yatırım fırsatlarını değerlendirme imkânı sunacağını belirten Dilek, sanayicileri, turizmcileri, ihracatçıları ve yatırımcıları 5–7 Kasım tarihlerinde Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek fuarda buluşmaya davet etti. EIF Dünya Enerji Kongresi ve Fuarı Hakkında EIF Dünya Enerji Kongresi ve Fuarı; enerji şirketlerini, yerli ve yabancı yatırımcıları, teknoloji üreticilerini, finans kuruluşlarını ve sektör profesyonellerini bir araya getiren uluslararası bir buluşma platformudur. Kongre olarak başlayan ve zamanla fuar organizasyonuyla kapsamını genişleten EIF, enerji sektörünün yatırım, teknoloji ve dönüşüm gündemini oturumlar, B2B görüşmeler ve ticari buluşmalarla ele almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Senaristlerin Hikâyeleri Fransa’da Dünya Sahnesine Çıkacak Haber

Türk Senaristlerin Hikâyeleri Fransa’da Dünya Sahnesine Çıkacak

Türkiye’de geliştirilen mini dizi projeleri, uluslararası ortak yapım ve yatırım fırsatları için hazırlanacak. Serial Bridges Istanbul: Uluslararası Dizi Market Hazırlık Programı ile Türk senaristler ve yapımcılar dünya dizi sektörünün profesyonelleriyle buluşturulacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile Series Mania Institute ortaklığında, m2 Film Lab ve TESİYAP yürütücülüğünde gerçekleştirilecek programın başvuruları başladı. Seçilecek 6 proje, İstanbul’daki atölye sürecinin ardından Fransa’da düzenlenecek Series Mania Forum’da sunulacak. Mini Dizi Projeleri İçin Başvurular Açıldı Programa, Türkiye’de yaşayan senaristler başvurabilecek. Dijital platformlara ve uluslararası pazara yönelik projelerin tek sezonluk olması, 4-8 bölümden oluşması ve bölüm sürelerinin 25-60 dakika arasında bulunması gerekecek. Başvurular bireysel veya senarist ekibi olarak yapılabilecek. Yapımcısı bulunan projelerin yapımcıları da program etkinliklerine katılabilecek. Uluslararası süreç İngilizce yürütülecek. Bu nedenle en fazla iki kişiden oluşabilecek ekiplerin en az bir üyesinin ileri seviyede İngilizce bilmesi zorunlu olacak. Senaristin ve varsa yapımcının daha önce en az bir profesyonel dizi, televizyon veya sinema filminde görev almış olması şartı aranacak. Daha önce senarist olarak profesyonel eser vermemiş yazarlar ise bandrollü kitap veya sahnelenmiş tiyatro eseriyle başvurabilecek. Son Başvuru 7 Aralık! Seçilecek Projeler Ocak'ta Açıklanacak Başvuru dosyaları İngilizce hazırlanacak. Dosyada en fazla 5 sayfalık ön proje dosyası (pre-bible), logline, sezon sinopsisi, karakter tanıtımları, hikâye arkları, yaratıcı görüş ve ekip özgeçmişleri bulunacak. Pilot bölüm senaryosu ile tüm bölümlerin kısa özetleri de başvuruya eklenecek. Başvurular, 7 Aralık’a kadar m2 Film Lab üzerinden projenin senaristi tarafından yapılacak. Seçici Kurul, 11 Ocak 2027’de toplanacak. Programa seçilen 6 proje, 12 Ocak 2027’de ilan edilecek. İstanbul’da Hazırlanacak, Yerli Yapımcılara Sunulacak Seçilen projelerin senaristleri ve varsa yapımcıları, 25-29 Ocak 2027’de İstanbul’da düzenlenecek atölyeye katılacak. Ekipler, uluslararası mentorlarla projelerini geliştirecek. Atölyede hikâye geliştirme, İngilizce anlatım, hikâyelerin farklı kültürlere aktarılabilirliği, görsel sunum materyalleri ve proje sunumuna hazırlık üzerinde çalışılacak. Son gün projeler, Sinema Genel Müdürlüğünün davetiyle Türkiye’deki dizi sektörü profesyonellerine sunulacak. Senaristlerin yerli yapımcılarla tanışması ve olası iş birlikleri kurması teşvik edilecek. 6 Proje Fransa’da Yatırımcı ve Yapımcılarla Buluşacak Atölyenin ardından 6 proje, 23-25 Mart 2027’de Fransa’da düzenlenecek Series Mania Forum’a taşınacak. Ekipler, forum kapsamındaki özel Türkiye oturumunda projelerini uluslararası dizi sektörü profesyonellerine anlatacak. Senaristler ve varsa yapımcılar; yabancı yatırımcı, yayıncı ve ortak yapımcılarla bir araya gelecek. Bu görüşmelerde projeleri için uluslararası iş birliği ve ortak yapım fırsatlarını değerlendirebilecek. Her proje ekibinden en fazla iki kişinin foruma katılımı program kapsamında sağlanacak. Yapımcısı bulunmayan projelerde ise senarist ekibinden bir temsilci katılabilecek. Program, Türkiye’de üretilen özgün hikâyelerin uluslararası dolaşımını güçlendirmeyi ve Türk senaristlerle yapımcıları dünyanın önde gelen dizi profesyonelleriyle buluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Özel Sermaye İstanbul'da Buluştu Haber

Küresel Özel Sermaye İstanbul'da Buluştu

Globalturk Capital'in, Global Private Capital Association (GPCA) stratejik ortaklığında ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi'nin değerli katkıları ile düzenlediği 8. Yıllık Uluslararası Özel Sermaye Konferansı, 8 Ekim 2026 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın mesajı, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu'nun açılış konuşması ve değerli paylaşımları ile katıldıkları Konferansta, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek kapanış konuşmasını yaptı. Uluslararası özel sermaye ve girişim sermayesi fonları, kalkınma finansmanı kuruluşları, kurumsal yatırımcılar, teknoloji yatırımcıları, Türkiye'nin önde gelen şirketlerini ve kamuyu 2015'ten beri istikrarlı bir şekilde her yıl Istanbul ve Londra'da aynı platformda buluşturan konferansa 60'tan fazla yatırımcı konuşmacı ve panelist ile 400'ü aşkın üst düzey katılımcı katıldı. Konferansta küresel sermayenin değişen yatırım tercihleri, Türkiye'nin yatırım ortamı, özel sermaye ve girişim sermayesi fonlarının yeni dönem stratejileri, Türk şirketlerinin uluslararası büyümesi, bölgesel yatırım fırsatları ile likidite ve yatırımlardan çıkış ortamı ele alındı. Barış Öney: "Türkiye artık yalnızca bir gelişen pazar hikâyesi değil" Konferansın açılışını Globalturk Capital Kurucu ve Yönetici Ortağı, GPCA Orta ve Doğu Avrupa Liderlik Konseyi Üyesi ve Türkiye Temsilcisi Barış Öney gerçekleştirdi. Öney, küresel sermayenin giderek daha seçici hale geldiğine dikkat çekerek yatırımcıların artık yalnızca getiriye değil; dayanıklılığa, farklılaşmaya ve yatırımlardan çıkış görünürlüğüne de odaklandığını vurguladı. "Küresel sermaye giderek daha seçici hale geliyor. Türkiye'nin en önemli avantajlarından biri, özellikle bugünün belirsizlik ortamında, güçlü insan sermayesi ve iş dünyasının farklı koşullarda faaliyet gösterme kabiliyeti. Türkiye, son 25 yıllık özel sermaye yolculuğunda, bu dönem zarfında yaşanan türlü zorluklara rağmen hem yatırım yapılabilir hem de yatırımlardan çıkış yapılabilir bir pazar olduğunu defalarca kanıtladı." Öney, Türkiye'nin değişen küresel yatırım ortamındaki konumuna ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Türkiye artık yalnızca bir gelişen pazar büyüme hikâyesi değil. Avrupa, Bağımsız Devletler Topluluğu, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve ötesi için yatırım yapılabilir bir sanayi, teknoloji ve altyapı platformuna dönüşüyor. Küresel özel sermaye, Türkiye'nin yapısal olarak güçlü olduğu sektörlere doğru hareket ediyor. Geçtiğimiz yıldan itibaren artarak devam eden ve bu yıl sonuna kadar 1 milyar ABD dolarını aşması beklenen bu yatırımlar, küresel özel sermaye yatırımcılarının önümüzdeki dönemde giderek daha fazla Türkiye'ye doğru yönleneceğinin bir işareti. " Türkiye'nin yatırım görünümü uluslararası yatırımcılarla değerlendirildi Açılış programında Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye'nin doğrudan yabancı yatırım görünümüne, stratejilerine ve son dönemde hazırlanan teşvik programlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise konferansa özel mesajını ileterek katılımcılara hitap etti. Gün boyunca Türkiye'nin uluslararası özel sermaye açısından konumu, dünyanın önde gelen kalkınma ve yatırım finansmanı kuruluşlarının üst düzey yöneticileri tarafından da değerlendirildi. Fon temsilcileri; sermayenin yeni yatırım yönlerini, Türkiye odaklı fonları ve bölgesel yatırım fırsatlarını ele aldı. Türkiye'nin yanısıra ABD, Batı, Orta ve Doğu Avrupa, Bağımsız Devletler Topluluğu, Orta Doğu, Kuzey Afrika'dan katılan özel sermaye yatırımcılarıyla gerçekleştirilen oturumlarda, yatırımcılar Türkiye'nin sadece bölgesi için değil, giderek küresel sermaye hareketleri için önemini vurguladılar. Türk şirketlerinin küresel büyümesi ve yeni yatırım modelleri gündemdeydi Konferansta Türkiye'den uluslararası pazarlara açılan şirketlerin büyüme stratejileri, sınır ötesi yatırımlar, veri merkezleri, enerji, dijitalleşme, yapay zekâ, ihracat odaklı nitelikli üretim ve hizmet sektörü, yetenek yönetimi ve yeni yatırım koridorları da değerlendirildi. Barış Öney ayrıca, Türkiye'de özel sermaye ekosisteminin son yıllarda çeşitlendiğine ve yerel ve uluslararası yatırımcıların birlikte hareket ettiği eş yatırım modellerinin giderek daha önemli hale geldiğine dikkat çekti. Globalturk Capital'in GSYF kurmak suretiyle kurgulamış olduğu özel sermaye eş yatırım fonunun da Türkiye ve çevre ülkelerde büyüyen şirketleri uluslararası finansal ve stratejik ortaklarla buluşturmayı hedeflediğini belirtti. Konferansın kapanışını Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek gerçekleştirdi Globalturk Capital'in 8. Yıllık Uluslararası Özel Sermaye Konferansı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in kapanış konuşmasıyla tamamlandı. Bakan Şimşek, yerli ve uluslararası yatırımcılara hitap ederek Türkiye ekonomisi, yatırım ortamı, teşvikler ve sermaye piyasalarına ilişkin önemli değerlendirme ve mesajlarını paylaştı. Böylece gün boyunca özel sermaye, küresel yatırım eğilimleri ve Türkiye'nin yatırım potansiyeli etrafında yürütülen görüşmeler, ekonomi yönetiminin perspektifiyle tamamlandı. Teknolojide kadınlara yönelik eğitim programına destek Globalturk Capital'in bu etkinlik kapsamında Teknolojide Kadın Derneği ile birlikte hayata geçirdiği sosyal sorumluluk girişimi, STEM alanlarında eğitim gören genç kadınların teknoloji alanında uzmanlık eğitimleri almasını destekliyor. Bunun anısına Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ve konferansın tüm konuşmacılarına sertifika takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NATO Zirvesi Sonrası Türkiye’nin Stratejik Konumuna 360° Bakış Haber

NATO Zirvesi Sonrası Türkiye’nin Stratejik Konumuna 360° Bakış

Türk Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham), NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin değişen küresel dengelerdeki konumunu güvenlik ve ekonomi ekseninde değerlendirmek üzere iş dünyasının önde gelen temsilcileri ile alanında uzman isimleri İstanbul’da bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’nin güvenlik politikaları ve savunma sanayiinden ekonomik görünümüne, yatırım fırsatlarından finansal gelişmelere ve dış ticarete uzanan gündem çok boyutlu olarak ele alındı. Türkiye-ABD ilişkilerinin iş dünyasına yansımaları ve yeni iş birliği fırsatları da etkinliğin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Sarıyer Foreya Lifepark’ta gerçekleştirilen “TABA-AmCham 360° Perspektif: NATO Zirvesi Sonrası Türkiye – Güvenlik, Finans, Yatırım ve Türkiye-ABD İlişkileri Paneli, Üye Buluşması & İş Birliği Seremonisi”, iş dünyasının farklı sektörlerinden temsilcileri ve alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Sunuculuğunu TABA-AmCham Executive Direktörü Kenan Taban’ın üstlendiği program, TABA-AmCham üyeleri arasındaki iletişimin ve iş bağlantılarının geliştirilmesine yönelik networking buluşmasıyla başladı. Program kapsamında TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı S. Mert Ünsal ve TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı İlker Küçüker katılımcılara hitap etti. Konuşmalarda Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin, yeni iş birliklerinin oluşturulmasının ve üyeler arasındaki ticari bağların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. GÜVENLİK, EKONOMİ VE TEKNOLOJİ AYNI DENKLEMDE TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, NATO Zirvesi sonrasında güvenlik kavramının ekonomi, teknoloji ve yatırımla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Günümüzde güvenlik yalnızca askeri bir konu değildir. Enerji, kritik altyapılar, siber güvenlik, tedarik zincirleri, teknoloji, finans ve savunma sanayii artık aynı denklem içerisindedir. NATO Ankara Zirvesi’nde 50 milyar doların üzerinde yeni savunma tedariki açıklandı. Hava ve füze savunması, insansız sistemler, istihbarat ve ileri teknolojiler öne çıktı. Önümüzdeki beş yıl için drone karşıtı kabiliyetlere 40 milyar doların üzerinde, enerji altyapısının modernizasyonuna ise 27 milyar avroluk yatırım yaklaşımı ortaya konuldu. 2025 Lahey Zirvesi’nde ise NATO ülkeleri, 2035 yılına kadar GSYH’lerinin yüzde 5’ini savunma ve savunmayla bağlantılı güvenlik yatırımlarına ayırma hedefi belirledi. Bu dönüşüm, savunma ve güvenlik ekonomisinde büyük bir fırsat alanı yaratıyor.” dedi. “HEDEF, TRANSATLANTİK TEDARİK ZİNCİRLERİNİN PARÇASI OLMAK” Türkiye’nin artık yalnızca savunma ürünü satın alan değil; tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke olduğuna işaret eden Sanlı, şöyle konuştu: “Savunma ve havacılık ihracatımız 2025 yılında 10.054 milyar dolarla tarihi rekor kırdı. 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımızın bugün 10 milyar dolar seviyesini aşması önemli bir dönüşümün göstergesidir. 2026’nın ilk dört ayında ise ihracatımız 2,871 milyar dolara ulaşarak yüzde 28 arttı. NATO’nun “NATO Front Door for Industry” platformu ve “NATO Engine” yapılanması da Türk şirketleri açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Artık hedef yalnızca NATO’ya ürün satmak değil; ortak üretim yapmak, Ar-Ge ve inovasyon projelerine katılmak ve transatlantik tedarik zincirlerinin parçası olmaktır. Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’ya yakınlığı ve güçlü sanayi altyapısı bu fırsatları daha da değerli hale getiriyor. TABA-AmCham olarak biz de bu noktada Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya devam ediyoruz.” “TÜRKİYE, BİRLİKTE YATIRIM YAPILABİLECEK STRATEJİK BİR ORTAK” Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinde çok önemli bir potansiyel bulunduğuna işaret eden Sanlı, “İki ülke arasındaki mal ve hizmet ticareti 2024 yılında yaklaşık 43 milyar dolara, yalnızca mal ticareti ise 2025 yılında 36,8 milyar dolara ulaştı. ABD’nin Türkiye’deki doğrudan yatırım stoku 6,6 milyar dolar, Türkiye’nin ABD’deki doğrudan yatırım stoku ise 2,3 milyar dolar seviyesinde. Ancak hedefimiz yalnızca mevcut rakamları büyütmek değil; ticareti ve yatırımları teknoloji, savunma sanayii, enerji, finans, ileri imalat ve dijital ekonomi gibi yüksek katma değerli alanlara taşımaktır. Türkiye yalnızca yatırım yapılabilecek bir ülke değil; birlikte yatırım yapılabilecek stratejik bir ortaktır.” dedi. NEW JERSEY, İSTANBUL VE BAKÜ’DE ÜÇ STRATEJİK BULUŞMA TABA-AmCham Başkanı Sanlı, derneğin önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği uluslararası organizasyonlara ilişkin de bilgi verdi. Sanlı; 21 Eylül’de New Jersey’de Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile kamu ve iş dünyasından üst düzey isimlerin katılımıyla TABA-AmCham Global Business Summit 2026’nın, 6–10 Ekim’de İstanbul’da 30 ülkeden 70’in üzerinde Amerikan Ticaret Odası Başkanı ve heyetinin katılımıyla ACE BPSC 2026’nın ve 22 Ekim’de Bakü’de TABA-AmCham Eurasia Investment & Networking Summit 2026’nın düzenleneceğini belirterek, “TABA-AmCham olarak Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya, yeni bağlantılar oluşturmaya ve iş dünyamız için yeni fırsatlar üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu. NATO ZİRVESİ SONRASI TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KONUMU ELE ALINDI Etkinliğin ana gündemini oluşturan “NATO Zirvesi Sonrası 360° Güvenlik, Finans, Yatırım ve Dış Ticaret Perspektifi” başlıklı panelde; NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin güvenlik politikaları, savunma sanayii, ekonomik görünümü, yatırım fırsatları, finansal gelişmeler ve dış ticaret perspektifi çok boyutlu olarak değerlendirildi. Panelin moderatörlüğünü TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı ve Ulukartal Holding A.Ş. İcra Kurulu Başkanı S. Mert Ünsal üstlendi. Panelde; İstanbul Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi, Emekli Kurmay Albay Doç. Dr. Süleyman Özmen; Emekli Albay, Savunma Politikaları ve Stratejik Planlama Uzmanı Dr. Haldun Koçak; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Savunma ve Havacılık Sanayi Analisti Bora Balçay; TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı, Chelsea Financial Solutions Finansal Çözümler A.Ş. ve Happynuts Gıda A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İlker Küçüker ile TABA-AmCham Üyesi, İntegral Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi Aslı Usul Sever konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun ardından TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ve Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (RUBASAM) Başkanı Süheyl Çobanoğlu, panelde öne çıkan başlıklara ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. TABA-AMCHAM ÜYELERİNE YÖNELİK YENİ İŞ BİRLİKLERİ Programın önemli bölümlerinden biri olan İş Birliği Seremonisi kapsamında TABA-AmCham üyelerine yönelik yeni avantajlar ve iş birliği fırsatları tanıtıldı. Ardından etkinlik kapsamında Harvard Alumni Entrepreneurs (HarvardAE) sertifika takdim töreni gerçekleştirildi. Aslı Usul Sever, Benan Aksoy, Ege Delimollaoğlu, İbrahim Taşdoğan, İlker Küçüker, Kadir Cenk Ulukartal, Mehmet Eren Özdemir, Saffet Ülker, Serdar Mert Ünsal, Kenan Taban ve Firdevs Gül Lafçı sertifikalarını aldı. Programın devamında TABA-AmCham’a yeni katılan üyelerin üyelik sertifikaları ve plaketleri takdim edildi. TÜRKİYE-ABD İŞ DÜNYASI ARASINDAKİ BAĞLAR GÜÇLENİYOR Organizasyonun kapanışında yapılan değerlendirmede TABA-AmCham’ın, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik, ticari ve kurumsal bağların güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Programın gerçekleştirilmesine sunduğu katkılar dolayısıyla TABA-AmCham Başkan Yardımcısı Erdem İpekçi’ye teşekkür edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Güvenlik ve Ekonomi Gündemi TABA-AmCham’da Ele Alındı Haber

Türkiye’nin Güvenlik ve Ekonomi Gündemi TABA-AmCham’da Ele Alındı

Türk Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham), NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin değişen küresel dengelerdeki konumunu güvenlik ve ekonomi ekseninde değerlendirmek üzere iş dünyasının önde gelen temsilcileri ile alanında uzman isimleri İstanbul’da bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’nin güvenlik politikaları ve savunma sanayiinden ekonomik görünümüne, yatırım fırsatlarından finansal gelişmelere ve dış ticarete uzanan gündem çok boyutlu olarak ele alındı. Türkiye-ABD ilişkilerinin iş dünyasına yansımaları ve yeni iş birliği fırsatları da etkinliğin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Sarıyer Foreya Lifepark’ta gerçekleştirilen “TABA-AmCham 360° Perspektif: NATO Zirvesi Sonrası Türkiye – Güvenlik, Finans, Yatırım ve Türkiye-ABD İlişkileri Paneli, Üye Buluşması & İş Birliği Seremonisi”, iş dünyasının farklı sektörlerinden temsilcileri ve alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Sunuculuğunu TABA-AmCham Executive Direktörü Kenan Taban’ın üstlendiği program, TABA-AmCham üyeleri arasındaki iletişimin ve iş bağlantılarının geliştirilmesine yönelik networking buluşmasıyla başladı. Program kapsamında TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı S. Mert Ünsal ve TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı İlker Küçüker katılımcılara hitap etti. Konuşmalarda Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin, yeni iş birliklerinin oluşturulmasının ve üyeler arasındaki ticari bağların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. GÜVENLİK, EKONOMİ VE TEKNOLOJİ AYNI DENKLEMDE TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, NATO Zirvesi sonrasında güvenlik kavramının ekonomi, teknoloji ve yatırımla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Günümüzde güvenlik yalnızca askeri bir konu değildir. Enerji, kritik altyapılar, siber güvenlik, tedarik zincirleri, teknoloji, finans ve savunma sanayii artık aynı denklem içerisindedir. NATO Ankara Zirvesi’nde 50 milyar doların üzerinde yeni savunma tedariki açıklandı. Hava ve füze savunması, insansız sistemler, istihbarat ve ileri teknolojiler öne çıktı. Önümüzdeki beş yıl için drone karşıtı kabiliyetlere 40 milyar doların üzerinde, enerji altyapısının modernizasyonuna ise 27 milyar avroluk yatırım yaklaşımı ortaya konuldu. 2025 Lahey Zirvesi’nde ise NATO ülkeleri, 2035 yılına kadar GSYH’lerinin yüzde 5’ini savunma ve savunmayla bağlantılı güvenlik yatırımlarına ayırma hedefi belirledi. Bu dönüşüm, savunma ve güvenlik ekonomisinde büyük bir fırsat alanı yaratıyor.” dedi. “HEDEF, TRANSATLANTİK TEDARİK ZİNCİRLERİNİN PARÇASI OLMAK” Türkiye’nin artık yalnızca savunma ürünü satın alan değil; tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke olduğuna işaret eden Sanlı, şöyle konuştu: “Savunma ve havacılık ihracatımız 2025 yılında 10.054 milyar dolarla tarihi rekor kırdı. 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımızın bugün 10 milyar dolar seviyesini aşması önemli bir dönüşümün göstergesidir. 2026’nın ilk dört ayında ise ihracatımız 2,871 milyar dolara ulaşarak yüzde 28 arttı. NATO’nun “NATO Front Door for Industry” platformu ve “NATO Engine” yapılanması da Türk şirketleri açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Artık hedef yalnızca NATO’ya ürün satmak değil; ortak üretim yapmak, Ar-Ge ve inovasyon projelerine katılmak ve transatlantik tedarik zincirlerinin parçası olmaktır. Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’ya yakınlığı ve güçlü sanayi altyapısı bu fırsatları daha da değerli hale getiriyor. TABA-AmCham olarak biz de bu noktada Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya devam ediyoruz.” “TÜRKİYE, BİRLİKTE YATIRIM YAPILABİLECEK STRATEJİK BİR ORTAK” Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinde çok önemli bir potansiyel bulunduğuna işaret eden Sanlı, “İki ülke arasındaki mal ve hizmet ticareti 2024 yılında yaklaşık 43 milyar dolara, yalnızca mal ticareti ise 2025 yılında 36,8 milyar dolara ulaştı. ABD’nin Türkiye’deki doğrudan yatırım stoku 6,6 milyar dolar, Türkiye’nin ABD’deki doğrudan yatırım stoku ise 2,3 milyar dolar seviyesinde. Ancak hedefimiz yalnızca mevcut rakamları büyütmek değil; ticareti ve yatırımları teknoloji, savunma sanayii, enerji, finans, ileri imalat ve dijital ekonomi gibi yüksek katma değerli alanlara taşımaktır. Türkiye yalnızca yatırım yapılabilecek bir ülke değil; birlikte yatırım yapılabilecek stratejik bir ortaktır.” dedi. NEW JERSEY, İSTANBUL VE BAKÜ’DE ÜÇ STRATEJİK BULUŞMA TABA-AmCham Başkanı Sanlı, derneğin önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği uluslararası organizasyonlara ilişkin de bilgi verdi. Sanlı; 21 Eylül’de New Jersey’de Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile kamu ve iş dünyasından üst düzey isimlerin katılımıyla TABA-AmCham Global Business Summit 2026’nın, 6–10 Ekim’de İstanbul’da 30 ülkeden 70’in üzerinde Amerikan Ticaret Odası Başkanı ve heyetinin katılımıyla ACE BPSC 2026’nın ve 22 Ekim’de Bakü’de TABA-AmCham Eurasia Investment & Networking Summit 2026’nın düzenleneceğini belirterek, “TABA-AmCham olarak Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya, yeni bağlantılar oluşturmaya ve iş dünyamız için yeni fırsatlar üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu. NATO ZİRVESİ SONRASI TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KONUMU ELE ALINDI Etkinliğin ana gündemini oluşturan “NATO Zirvesi Sonrası 360° Güvenlik, Finans, Yatırım ve Dış Ticaret Perspektifi” başlıklı panelde; NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin güvenlik politikaları, savunma sanayii, ekonomik görünümü, yatırım fırsatları, finansal gelişmeler ve dış ticaret perspektifi çok boyutlu olarak değerlendirildi. Panelin moderatörlüğünü TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı ve Ulukartal Holding A.Ş. İcra Kurulu Başkanı S. Mert Ünsal üstlendi. Panelde; İstanbul Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi, Emekli Kurmay Albay Doç. Dr. Süleyman Özmen; Emekli Albay, Savunma Politikaları ve Stratejik Planlama Uzmanı Dr. Haldun Koçak; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Savunma ve Havacılık Sanayi Analisti Bora Balçay; TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı, Chelsea Financial Solutions Finansal Çözümler A.Ş. ve Happynuts Gıda A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İlker Küçüker ile TABA-AmCham Üyesi, İntegral Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi Aslı Usul Sever konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun ardından TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ve Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (RUBASAM) Başkanı Süheyl Çobanoğlu, panelde öne çıkan başlıklara ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. TABA-AMCHAM ÜYELERİNE YÖNELİK YENİ İŞ BİRLİKLERİ Programın önemli bölümlerinden biri olan İş Birliği Seremonisi kapsamında TABA-AmCham üyelerine yönelik yeni avantajlar ve iş birliği fırsatları tanıtıldı. Ardından etkinlik kapsamında Harvard Alumni Entrepreneurs (HarvardAE) sertifika takdim töreni gerçekleştirildi. Aslı Usul Sever, Benan Aksoy, Ege Delimollaoğlu, İbrahim Taşdoğan, İlker Küçüker, Kadir Cenk Ulukartal, Mehmet Eren Özdemir, Saffet Ülker, Serdar Mert Ünsal, Kenan Taban ve Firdevs Gül Lafçı sertifikalarını aldı. Programın devamında TABA-AmCham’a yeni katılan üyelerin üyelik sertifikaları ve plaketleri takdim edildi. TÜRKİYE-ABD İŞ DÜNYASI ARASINDAKİ BAĞLAR GÜÇLENİYOR Organizasyonun kapanışında yapılan değerlendirmede TABA-AmCham’ın, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik, ticari ve kurumsal bağların güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Programın gerçekleştirilmesine sunduğu katkılar dolayısıyla TABA-AmCham Başkan Yardımcısı Erdem İpekçi’ye teşekkür edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk İhracatçısını ABD Pazarına Taşıyacak Panel Çorlu'da Gerçekleşecek Haber

Türk İhracatçısını ABD Pazarına Taşıyacak Panel Çorlu'da Gerçekleşecek

Türk-Amerikan İş Adamları Derneği ve Amerikan Ticaret Odası Türkiye (TABA-AmCham) tarafından; Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası (Çorlu TSO) ile Trakya Kalkınma Ajansı (TRAKYAKA) iş birliğinde organize edilen "ABD Pazarına Eyaletler Bazında Giriş Stratejileri: Fırsatlar ve Tehditler" başlıklı panel, 29 Temmuz’da Çorlu TSO Enis Sülün Konferans Salonu ve Gösteri Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Tekirdağ ve çevre illerde faaliyet gösteren iş insanları, yatırımcılar, ihracatçılar, sanayiciler ve girişimcilerin katılacağı programda, ABD pazarına giriş yolları, marka konumlandırma, şirket kuruluşu, finansman ve lojistik gibi pek çok önemli konu masaya yatırılacak. Amerika Pazarı İçin Yol Haritası Çorlu’da Çiziliyor TABA-AmCham Tekirdağ Temsilcisi Sedat Güner’in açılış konuşmasıyla başlayacak olan panelde, TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, Çorlu TSO Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Volkan, TRAKYAKA Genel Sekreteri Mahmut Şahin ile Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Günay bölge ekonomisinin küresel entegrasyonu ve ABD ile ticaret hacminin artırılması yönündeki stratejik değerlendirmelerini paylaşacaklar. TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve Valparaiso Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Musa Pınar da "ABD Pazarında Marka Konumlandırması ve Eyalet Bazlı Tüketici Davranışları" konusunu tüm detaylarıyla anlatacak. ABD Pazarına Giriş, Finansman Çözümleri ve Küresel Lojistik Ağı Masaya Yatırılacak Programın ilk paneli, "ABD Pazarına Giriş Stratejileri, İhracat Finansmanı ve Küresel Lojistik Çözümleri" başlığı altında gerçekleştirilecek. TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Beşir Kemal Ustaoğlu’nun moderatörlüğünde yürütülecek bu oturumda, ABD'de yatırım fırsatları, eyalet bazlı teşvikler ve girişimcilik konuları geniş bir çerçevede ele alınacak. Panelistler arasında yer alan TABA-AmCham Üyesi İlker Yılmaz da ABD'de iş yapma kültürü ve kurumsal başarı için yönetim beklentileri, ilk iletişim, organizasyon yapısı, insan kaynakları ve yatırımcı perspektifini aktaracak. İhracatı Geliştirme A.Ş. (İGE) Genel Müdürü Fatih Tuğrul Topaç, ihracatın finansmanı ve kefalet mekanizmalarını ele alırken, Asyaport Liman A.Ş. Planlama, Operasyon ve Teknik Hizmetler Müdürü Besim Dönmez ile MSC Gemi Acentalığı Tekirdağ Şube Müdürü Aykut Meriç küresel lojistik ağları ve Türkiye’nin bu ağlardaki stratejik konumunu değerlendirecek. Oturumun son panelisti olan TABA-AmCham Üyesi Kemal Darcan ise kimya ve ambalaj sanayinde ihracat ile küresel rekabet stratejilerini katılımcılarla paylaşacak. Kurumsallaşma, Hukuki Süreçler ve Sürdürülebilir Büyüme Modelleri Tartışılacak Etkinliğin ikinci oturumunda ise "ABD Pazarında Kurumsallaşma, Hukuki Süreçler ve Sürdürülebilir Büyüme Stratejileri" konusu masaya yatırılacak. Glokal & Partners Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ferkan Çelik’in moderatörlüğünde başlayacak bu oturumda, sürdürülebilirlik ve Avrupa Birliği politikaları ekseninde önemli değerlendirmeler yapılacak. Oturumun ilk konuşmacısı olan TRAKYAKA Genel Sekreteri Mahmut Şahin, Trakya bölgesinin ABD pazarına açılımını ihracat, yatırım ve kalkınma destekleri bağlamında ele alacak. Ardından, TABA-AmCham Üyesi İlhan Kubilay Geçkil kurumsal yapılanma ve risk yönetimi süreçlerine değinecek. TABA-AmCham Üyesi Zeynep Sönmez İhtiyar, ABD pazarına giriş ile yatırımcı vize süreçlerine ilişkin bilgi verecek. TABA-AmCham Tekstil-Hazır Giyim Komite Başkanı Mehmet Durdu Akan, tedarik zinciri ile ihracat stratejilerini detaylı şekilde anlatacak. Oturum, TABA-AmCham Başkan Başdanışmanı Av. Emine Şahin Karakaşlıoğlu’nun şirket kuruluşu ve yatırımcı vizelerinin hukuki boyutlarını aktarmasıyla tamamlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Araç Ekosisteminde Yeni Dönemi Blockchain ve RWA Şekillendirecek Haber

Elektrikli Araç Ekosisteminde Yeni Dönemi Blockchain ve RWA Şekillendirecek

Küresel elektrikli araç pazarı 2026 yılında yeni rekorlara hazırlanırken Türkiye'de de elektrikli otomobil satışları hız kesmeden büyümeye devam ediyor. Artan araç sayısı yalnızca şarj istasyonlarına olan talebi değil, bu altyapının nasıl finanse edileceği sorusunu da sektörün gündemine taşıyor. Blockchain teknolojisi ve RWA tokenizasyonu ise şarj altyapısını daha şeffaf, erişilebilir ve yatırım yapılabilir hale getirecek çözümler arasında öne çıkıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan SAFEbit İş Geliştirme Direktörü Leo Enes Şahin, elektrikli araç ekosisteminin artık yalnızca otomotiv sektörünün değil, enerji ve dijital finans dünyasının ortak dönüşüm alanı haline geldiğini söyledi. Elektrikli araç pazarı yeni bir büyüme evresine giriyor "Elektrikli araç pazarı artık niş bir segment olmaktan çıktı ve küresel otomotiv sektörünün ana büyüme alanına dönüştü. Uluslararası Enerji Ajansı'nın öngörülerine göre 2026 yılında küresel elektrikli araç satışlarının 23 milyon adede ulaşması bekleniyor. Türkiye'de de ilk dört ayda yaklaşık 55 bin elektrikli otomobil satıldı ve elektrikli araçların toplam pazardaki payı yüzde 19 seviyesine yükseldi. Togg, BYD ve Tesla'nın aynı pazarda güçlü şekilde büyümesi, Türkiye'nin elektrikli mobilite dönüşümünde önemli bir merkez haline geldiğini gösteriyor. Bu büyüme doğal olarak şarj altyapısına olan ihtiyacı da aynı hızla artırıyor. Elektrikli araçlara geçişi destekleyen en önemli faktörlerden biri de yükselen akaryakıt maliyetleri. Benzin fiyatlarının yüksek seyretmesi ve küresel enerji piyasalarındaki belirsizlikler, bireysel kullanıcıları ve filo şirketlerini daha düşük işletme maliyetine sahip elektrikli araçlara yönlendiriyor. Elektrikli araç sahipliği artık yalnızca çevresel bir tercih değil, aynı zamanda güçlü bir ekonomik karar haline geliyor. Bu eğilim devam ettikçe şarj altyapısı yatırımlarının da çok daha hızlı büyümesi gerekecek. Şarj altyapısının finansmanı yeniden tanımlanıyor Bugün sektörün en büyük sorusu daha fazla elektrikli araç değil, bu araçları destekleyecek şarj altyapısının nasıl finanse edileceği. Türkiye'de AC ve DC şarj soketlerinin sayısı hızla artarken, bayram dönemlerinde şarj işlemleri ve elektrik tüketiminde yüzde 100'ün üzerinde büyüme görülmesi mevcut yatırımların daha da hızlanması gerektiğini ortaya koyuyor. Geleneksel finansman modelleri bu büyüme hızını tek başına karşılamakta zorlanabilir. Bu nedenle yeni nesil finansman modellerine ihtiyaç duyuluyor. Gerçek Dünya Varlıkları'nın tokenizasyonu, şarj istasyonu yatırımlarını çok daha geniş bir yatırımcı kitlesine açabilecek önemli bir model sunuyor. Bir şarj istasyonunun yatırım maliyetinin dijital tokenlara bölünmesi, yatırımcıların küçük paylarla altyapı yatırımlarına ortak olabilmesini sağlayabilir. İstasyonun elde ettiği gelir ise akıllı sözleşmeler aracılığıyla token sahiplerine otomatik olarak dağıtılabilir. Böylece operatörler daha hızlı finansmana ulaşırken yatırımcılar da gelir üreten somut altyapı varlıklarına erişebilir. Blockchain şarj ekosistemini daha verimli hale getirecek Blockchain teknolojisi yalnızca finansman tarafında değil, şarj altyapısının işletilmesinde de önemli avantajlar sunuyor. Şarj işlemleri, ödeme sistemleri, enerji mutabakatı ve araçtan şebekeye enerji aktarımı gibi süreçler merkezi yapılara ihtiyaç duymadan daha şeffaf ve güvenli biçimde yönetilebilir. Akıllı sözleşmeler sayesinde hem kullanıcı deneyimi iyileşirken hem de enerji ticaretinde verimlilik artabilir. Özellikle V2G modelleriyle elektrikli araçlar yalnızca enerji tüketen değil, gerektiğinde enerji sağlayan mobil depolama ünitelerine dönüşebilir. Bugün tokenize edilmiş gerçek dünya varlıkları pazarı hızla büyüyor ve enerji altyapısı bu alanın en güçlü kullanım senaryolarından biri olmaya aday görünüyor. Elektrikli araç şarj ağları düzenli nakit akışı üreten, ölçeklenebilir ve yatırımcı açısından anlaşılabilir altyapılar sunuyor. SAFEbit olarak blockchain ve RWA teknolojilerinin elektrikli araç ekosisteminde kalıcı bir finansman modeli oluşturacağına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde şarj istasyonlarının token bazlı sahiplik modelleriyle finanse edilmesi hem sektörün büyümesini hızlandıracak hem de dijital varlık yatırımcılarına reel ekonomiye bağlı yeni yatırım fırsatları sunacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldız Holding Yapay Zekâ Dönüşümünü Girişim Ekosistemiyle Buluşturuyor Haber

Yıldız Holding Yapay Zekâ Dönüşümünü Girişim Ekosistemiyle Buluşturuyor

Yıldız Holding, yapay zekâyı iş süreçlerinde ölçülebilir değer üreten ve kurumsal ölçekte sürdürülebilir çözümler geliştiren stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırıyor. Bu strateji doğrultusunda oluşturulan Yapay Zekâ Yönlendirme Komitesi, Holding ve grup şirketlerini kapsayan bütüncül bir yapı kurarak yapay zekânın iş süreçlerine entegrasyonunu destekleyen platformları hayata geçiriyor. Açık İnovasyon Programı kapsamında, tedarik zinciri ve operasyon, üretim, satış ve ticaret, pazarlama, finans, risk ve denetim ile insan kaynakları alanlarında yapay zekâ çözümleri geliştiren girişimler değerlendirilecek. Yapay zekâ ve veri odaklı ürün geliştiren, çözümlerini ticarileştirmiş veya ticarileştirmeye hazır, kurumsal müşterilerle çalışabilecek olgunluğa ulaşmış teknoloji girişimlerine açık olacak program; yenilikçi çözümlerin Yıldız Holding'in iş süreçlerinde somut uygulama alanı açmayı hedefliyor. Girişim Ekosistemiyle İş birliği Yapay Zekâ Yönlendirme Komitesi liderliğinde hayata geçirilen Açık İnovasyon Programı kapsamında, Holding genelinde yürütülen yapay zekâ çalışmaları teknoloji girişimleriyle bir araya gelecek. Yıldız Holding'in teknoloji ve dijital dönüşüm vizyonunun önemli paydaşlarından Yıldız Tech ile girişim ekosistemi yatırımlarını yöneten Yıldız Ventures, programda aktif rol üstlenecek. Yıldız Ventures, bugüne kadar 28 girişim sermayesi fonu ve 10 teknoloji girişimine yatırım yaparak, 800'den fazla girişime dolaylı erişim sağlayan yatırım platformu olarak, program kapsamında girişimlerle Yıldız Holding şirketleri arasında stratejik bir köprü görevi üstlenecek. Bu sayede yenilikçi çözümlerin gerçek iş ortamında test edilmesi ve ölçeklenebilir iş birliklerine dönüşmesi desteklenecek. Başarılı iş birlikleri uzun vadeli ticari ilişkilere dönüştürülmesi hedeflenirken, uygun görülen girişimler, Yıldız Ventures tarafından potansiyel yatırım fırsatları kapsamında da değerlendirilebilecek. Silikon Vadisi merkezli global inovasyon platformu Plug and Play ise programın global partneri olarak girişim keşfi, değerlendirme süreçleri ve global startup ağıyla programa destek verecek. Yapay Zekâ Odaklı Çözümler Gerçek İş İhtiyaçlarıyla Buluşacak Program kapsamında farklı iş alanlarında verimlilik, öngörü, otomasyon, karar destek ve süreç optimizasyonu sağlayacak yapay zekâ çözümleri değerlendirilecek. Girişimlerin teknolojilerini büyük ölçekli kurumsal ekosistemde doğrulayabilecekleri ve iş etkisi oluşturabilecekleri yapılandırılmış bir inovasyon programı olarak tasarlanan bu süreçte; uygun bulunan girişimler, Yıldız Holding ve grup şirketleriyle çözümlerini gerçek iş ortamında test etme ve pilot uygulamaya dönüştürme fırsatı yakalayabilecek; başarılı çözümler uzun vadeli iş birliği ve ölçekleme potansiyeliyle ele alınacak. Programa Başvurular Başladı Yıldız Holding Açık İnovasyon Programı, yapay zekâ ve veri odaklı ürün geliştiren, ilk çalışan ürününü ortaya koymuş ve test etmiş, ticarileşmiş veya ticarileşmeye hazır, kurumsal müşterilerle çalışabilecek operasyonel ve teknik yeterliliğe sahip ölçeklenebilir çözümler geliştiren teknoloji girişimlerine açık olacak. Programa başvurular 14 Ağustos 2026 tarihine kadar devam ederken; Eylül ayında ön değerlendirme ve kısa liste oluşturma süreci gerçekleşecek. Ekim ayında girişim görüşmelerinin ardından çözüm doğrulama ve pilot proje tasarım çalışmalarına geçilecek. Program, 2026 yıl sonunda girişimlerin çözümlerini ve iş birliği çıktılarını paylaşacakları Demo Day etkinliğiyle tamamlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.