Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yatırım Fonu

Kapsül Haber Ajansı - Yatırım Fonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım Fonu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Finansal Okuryazarlık Karnesi Açıklandı Haber

Türkiye’nin Finansal Okuryazarlık Karnesi Açıklandı

Odeabank’ın KONDA Araştırma ve Danışmanlık iş birliğiyle, Türkiye’de kent ve metropol alanlarında yaşayan 1425 kişiyle 9-12 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirdiği “Türkiye’nin Finansal Okuryazarlık ve Yatırım Alışkanlıkları Araştırması”, Türkiye’de bireylerin finansal bilgi düzeyleri, yatırım tercihleri ve birikim davranışlarına ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Araştırma, yatırım davranışlarında alışkanlıkların ve birikim reflekslerinin etkisini koruduğunu gösterdi. Finansal başarıda bilgi, zamanlama ve disiplin öne çıkıyor Araştırma, finansal okuryazarlığın yalnızca teorik bilgiden ibaret olmadığını; dijital finans araçlarının kullanımı, deneyim ve sabır ile disiplin gibi kişisel özelliklerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Toplumun yalnızca yüzde 12’si bu alanların tamamında güçlü bir profile sahipken, eğitimli gençlerin bilgiyi pratiğe dönüştürmekte zorlandığı, bazı ileri yaş gruplarının ise sınırlı teknik bilgiye rağmen bütçelerini başarılı şekilde yönettiği görülüyor. Katılımcıların yüzde 27’si finansal başarının temelinde bilgi ve analizin yer aldığını belirtirken, yüzde 25’i doğru zamanlamayı, yüzde 24’ü ise sabır ve disiplini ön plana çıkarıyor. Ekonomik bilgi seviyes arttıkça, başarıyı bilgi ve analiz (yüzde 38) ile doğru zamanlama (yüzde 34) faktörlerine bağlama eğilimi de güçleniyor. Altın güvenli liman olmayı sürdürüyor Araştırma, yatırım algısında da önemli bir kırılmaya dikkat çekiyor. Düzenli yatırım veya birikim yaptığını söyleyenlerin oranı yüzde 34 olurken, yatırım araçlarından en az birine sahip olanların oranı yüzde 52’ye yükseliyor. Bu farkın merkezinde ise altın yer alıyor. Katılımcıların yüzde 35’i altın yatırımı yaptığını belirtmesine rağmen, yalnızca altına yatırım yapan her 5 kişiden 2’si bunu “yatırım” olarak tanımlamıyor. Araştırma sonuçları, altının toplum nezdinde bir yatırım aracından çok “güvende hissetme” ve “kötü gün için birikim yapma” davranışıyla ilişkilendirildiğini ortaya koyuyor. Araştırmada modern yatırım araçlarının kullanım oranlarının ise hâlâ sınırlı olduğu görülüyor. Borsa yatırımı yapanların oranı yüzde 7, yatırım fonu kullananların oranı yüzde 3, kripto varlık sahibi olanların oranı ise yüzde 2 seviyesinde bulunuyor. Araştırma, katılımcıların yatırım tercihlerinde yüksek kazançtan çok güvenilirlik, erişilebilirlik ve düşük risk beklentisinin belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Genel toplum refleksi “önce harcamak, kalanla birikim yapmak” şeklinde ilerliyor. Bu durum, yatırım kültürünün proaktif değil daha çok reaktif biçimde geliştiğine işaret ediyor. Kadınlar ve gençler yatırım ekosisteminde daha görünür hale geliyor Araştırmanın öne çıkan sonuçlarından biri de kadınların yatırım ekosistemindeki yükselen rolü oldu. Son üç ay içinde yatırım yapmaya başlayanların yüzde 71’ini kadınlar oluştururken, gençlerin yatırım dünyasına ilgisinin de giderek arttığı görülüyor. Özellikle 18-33 yaş grubunun yeni yatırımcılar arasında önemli bir paya sahip olması, finansal okuryazarlıkta kuşaklar arası davranış değişimine işaret ediyor. Finansal bilgi seviyesi genç ve orta yaş grubunda zirveye ulaşırken, finansal özgüven skorunun erkeklerde çok daha yüksek olduğu gözlemleniyor. Erkekler borsa, fon ve kripto gibi modern yatırım araçlarında daha baskın bir profil çizerken; kadınların sisteme daha çok altın üzerinden dahil olduğu görülüyor. Beyaz yakalı ve üniversite mezunu kesim daha fazla finansal ürün çeşitliliğine yönelirken; işçi, esnaf ve çiftçi gruplarında araba ve gayrimenkul gibi somut yatırımlar öne çıkıyor. Finansal bilinç artıyor, alışkanlıklar aynı hızda değişmiyor Katılımcıların yüzde 48'i yatırım kararında en çok "kendi bilgi ve analizine" güveniyor. Araştırmanın finansal okuryazarlık profillerine ilişkin sonuçları da dikkat çekiyor. Katılımcıların yüzde 40'ı temel finansal sorulara (enflasyon ve faiz hesabı gibi) doğru yanıt verirken bu bilgiye sahip olanların büyük çoğunluğu, finansal davranışlarını buna göre şekillendiremiyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 12’si finansal bilgi, davranış ve tutum ekseninde güçlü performans sergileyerek “bütüncül olarak güçlü finansal okuryazarlık” profiline giriyor. Yüzde 15’i güçlüye yakın finansal okuryazarlık profiline dahil olurken, yüzde 14’ü finansal konularda bilgili ancak bu bilgisini yatırım davranışına dönüştüremiyor. Araştırma sonuçlarını değerlendiren Odeabank Genel Müdürü Mert Öncü, şunları söyledi: “Finansal okuryazarlık bugün yalnızca finansal kavramları bilmekle sınırlı olmayan, bireylerin günlük hayatlarını doğrudan etkileyen önemli bir yetkinlik alanı haline geldi. Özellikle kadınların ve gençlerin yatırım ekosistemine artan ilgisini çok değerli buluyoruz. Odeabank olarak, uzun süredir yatırım odaklı bankacılık yaklaşımımızla, toplum genelinde finansal okuryazarlığı geliştirmek ve yaymak amacıyla çalışmalar yürütüyoruz. Odea Radyo’da finansal okuryazarlık odaklı hazırladığımız programlar, Yatırım Odaklı Podcast serimiz ve dijital mecralarımızda oluşturduğumuz içeriklerle bilgi temelli bir yatırım ekosisteminin gelişimini destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde de bireylerin finansal kararlarını daha bilinçli ve sürdürülebilir bir şekilde almasına katkı sağlamayı sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması 2026 Yılı 1. Çeyrek Sonuçları Açıklandı Haber

Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması 2026 Yılı 1. Çeyrek Sonuçları Açıklandı

TL vadeli hesapların tercih edilme oranı ise önceki döneme 6 puanlık bir artış göstererek yüzde 24’e ulaştı. Bu çeyrekte kısa vadeli tasarrufların getiri beklentisinin düştüğü, yatırımcıların uzun vadeli yatırımlardan beklentisinin yükseldiği görüldü. Tasarruf sahiplerinin yüzde 45’i uzun vadeli, yüzde 42’si orta vadeli ve yüzde 13’ü de kısa vadeli getiri beklentisine sahip. Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Sezin Erken: “Araştırmamıza göre yatırımcıların giderek uzun vadeli getiriye yönelmesi, yatırım tarafında daha bilinçli karar ihtiyacını artırıyor. ING Türkiye olarak bu içgörüden hareketle, ING Mobil’i yalnızca bir bankacılık uygulaması değil, müşterilerimizin yatırım araçlarını analiz edebildiği, karşılaştırabildiği ve doğru kararlar almasını destekleyen güçlü bir yatırım platformu olarak konumluyoruz.” En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında finansal sağlığa katkı sunmak amacıyla NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirdiği Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2026 yılı birinci çeyrek sonuçlarını paylaştı. Araştırmaya göre Türkiye’de tasarruf sahipliği oranı yüzde 51,3 seviyesinde gerçekleşirken, düzenli tasarruf yaptığını belirtenlerin oranı yüzde 84 oldu. Tasarrufu bulunmayanların yüzde 22’si ise yakın gelecekte birikim yapmayı planladığını ifade etti. Tasarruf motivasyonlarında ise geleceğe yatırım yapma isteği yüzde 34 ile ilk sırada yer alırken, beklenmedik durumlara karşı güvence oluşturma ihtiyacı yüzde 23 ile öne çıkan nedenlerden biri oldu. Araştırma sonuçlarına göre, tasarruf sahipleri ortalama iki farklı araç üzerinden birikim yapmayı sürdürüyor. Bu çeyrekte, ilk sırayı yüzde 44 ile yastık altı altın ve değerli madenler alırken, yastık altı döviz ve TL nakit ise önceki çeyreğe göre 8 puan artış göstererek yüzde 40 oranıyla ikinci sırada konumlandı. TL vadeli hesapların tercih edilme oranı ise önceki döneme 6 puanlık bir artış göstererek yüzde 24’e ulaştı. TL vadesiz hesaplar da önceki çeyreğe göre 4 puan artışla yüzde 13 oldu. Hisse senedi ve borsa yatırımları yüzde 18 seviyesinde gerçekleşti. 45 yaş üstü kişilerin yastık altı altın ve diğer değerli madenler, yastık altı döviz ve TL araçlarını daha sık kullandığı dikkat çekti. Ayrıca araştırma; altın ve değerli metal hesapları ile hisse senedi ve borsa ürünlerini kullananlar genç yatırımcıların da öne çıktığını gösterdi. Uzun vadeli getiri beklentisi güçleniyor. Bu çeyrekte kısa vadeli tasarrufların getiri beklentisinin düştüğü, yatırımcıların uzun vadeli yatırımlardan beklentisinin yükseldiği görüldü. Yatırımcıların uzun vadeli getiri beklentilerinde 5 puanlık artış görülürken, kısa vadeli getiri beklentilerinde 4 puan düşüş yaşandı. Tasarruf sahiplerinin yüzde 45’i uzun vadeli, yüzde 42’si orta vadeli ve yüzde 13’ü de kısa vadeli getiri beklentisine sahip. Katılımcıların yüzde 92’si bankacılık hizmetlerinden yararlanırken, son bir ay içinde internet veya mobil bankacılık hizmeti kullananların oranı yüzde 93’e yükseldi. Yatırım ürünleri hakkında bilgi sahibi olduğunu belirtenlerin oranı ise yüzde 37 seviyesinde gerçekleşti. 25-34 yaş grubundaki katılımcılar yüzde 45 ile yatırım ve birikim ürünleri konusunda kendisini en bilgili grup olarak tanımladı. Sezin Erken: Yenilikçi yatırım çözümlerimizle müşterilerimizin uzun vadeli getiri hedeflerini destekliyoruz. Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Sezin Erken: “Araştırmamız, Türkiye’de tasarruf bilincinin güçlü olduğunu ancak yatırım araçlarının çeşitlendirilmesi ve finansal okuryazarlığın artırılması gerektiğini gösteriyor. Özellikle yatırımcıların giderek uzun vadeli getiriye yönelmesi, yatırım tarafında daha bilinçli karar ihtiyacını artırıyor. ING Türkiye olarak bu içgörüden yola çıkarak, ING Mobil’i yalnızca bir bankacılık uygulaması değil; müşterilerimizin yatırım araçlarını analiz edip farklı dönem performanslarını karşılaştırabildiği, daha bilinçli yatırım kararları almasını destekleyen güçlü bir yatırım platformu olarak konumluyoruz. Türkiye’nin Z kuşağı yatırımcılara özel ilk ve tek yatırım fonu olan GNZ ile tasarruf bilincinin genç yaşta kazanılmasını destekliyoruz. Yalnızca 1996–2012 doğumlu ING müşterilerine sunulan bu yenilikçi fon sayesinde, genç yatırımcıların birikim yapma ve yatırım alışkanlığı geliştirme süreçlerine katkı sağlıyoruz. Ayrıca yakın zamanda devreye aldığımız gümüş ve platin işlemleri ile döviz menümüzü zenginleştirirken, döviz ve kıymetli maden tarafında sunduğumuz alarm kurma ve emir bırakma özellikleriyle müşterilerimizin fırsatları anlık takip etmeden yakalayabilmelerini ve işlemlerini daha etkin şekilde gerçekleştirebilmelerini sağlıyoruz. ING Mobil’e yeni eklenen tematik fonlar ve fon listeleri ile yatırım fonlarını keşfetmeyi ve ihtiyaca uygun seçeneklere ulaşmayı kolaylaştırıyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEB Portföy, Altın Boğa Ödülleri’nde “Getiri Lideri” Oldu Haber

TEB Portföy, Altın Boğa Ödülleri’nde “Getiri Lideri” Oldu

TEB Portföy, Türkiye sermaye piyasalarının en prestijli ödül programlarından biri olan TSPB Altın Boğa Ödülleri kapsamında önemli bir başarıya imza attı. “Portföy Yönetim Faaliyeti” kategorisinde verilen 2025 Yatırım Fonları Getiri Lideri ödülünü kazanan TEB Portföy, yatırımcılarına sağladığı güçlü performansla sektörün zirvesinde yer aldı. Ödül, TEB Portföy Gümüş Fon Sepeti Fonu’nun yıl boyunca sergilediği yüksek getiri performansıyla elde edildi. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) tarafından düzenlenen ve sektörde şeffaf, ölçülebilir performans kriterlerine dayanan Altın Boğa Ödülleri, portföy yönetim şirketlerinin başarılarını objektif verilerle ortaya koyuyor. TEB Portföy’ün ödüle layık görülen fonu, yıl boyunca yatırımcılarına sunduğu yüksek getiri performansı ile öne çıkıyor. Türkiye’nin en yüksek getiri sağlayan yatırım fonu: TEB Portföy Gümüş Fon Sepeti Fonu (GMC Fonu) TSPB Altın Boğa Ödülleri’nde “Getiri Lideri” unvanına layık görülmekten mutluluk duyduklarını ifade eden TEB Portföy Genel Müdürü Yağız Oral, şu değerlendirmelerde bulundu: “2025 yılını son derece başarılı bir performansla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. Yöneticisi olduğumuz TEB Portföy Gümüş Fon Sepeti Fonu (GMC Fonu), tüm yatırım fonları arasında %195,6 net getirisiyle 2025 yılında Altın Boğa Ödülleri kapsamında Türkiye’nin en yüksek getiri sağlayan yatırım fonu seçilerek ‘Yatırım Fonları Getiri Lideri’ oldu ve sektörümüzde öne çıkan bir başarıya imza attı. Bu başarı, yatırımcılarımıza uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratma hedefimiz doğrultusunda attığımız adımların somut bir sonucudur. TEB Portföy olarak disiplinli yatırım yaklaşımımız, güçlü analiz kabiliyetimiz ve risk yönetimi odağımızla yatırımcılarımızın birikimlerini en verimli şekilde değerlendirmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de yenilikçi ürünlerimiz ve etkin portföy yönetimi anlayışımızla sektörümüzde fark yaratmayı sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MetLife Emeklilik ve Hayat’tan   Yeni Emeklilik Yatırım Fonu Haber

MetLife Emeklilik ve Hayat’tan Yeni Emeklilik Yatırım Fonu

Global tecrübesi, yerel bilgi birikimi ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla bireysel emeklilik sektörünün önde gelen şirketlerinden MetLife Emeklilik ve Hayat, portföy çeşitliliğini artırmaya ve katılımcılarına farklı yatırım alternatifleri sunmaya devam ediyor. MetLife, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) onayıyla Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu’nu, bireysel emeklilik katılımcılarının kullanımına sundu. Yeni fon, “MetLife Emeklilik Tahvil Bono Fonu” adıyla BES faizli planları kapsamında BEFAS platformunda diğer tüm şirket katılımcılarının da kullanımına açık olacak. Fon stratejisi doğrultusunda, portföyünün en az yüzde 80’i kamu ve özel sektör borçlanma araçları ile kamu borçlanma araçlarının konu olduğu ters repo işlemlerine yönlendirilecek. Ayrıca, fon portföyünde yerli kamu ve özel sektör kira sertifikaları da değerlendirilebilecek. Fon portföyünde, piyasa koşullarına bağlı olarak, altın ve kıymetli madenlere dayalı sermaye piyasası araçları, gelir ortaklığı senetleri, ipotek ve/veya varlığa dayalı menkul kıymetler, vadeli veya vadesiz mevduat / katılma hesapları, yatırım fonu katılma payları toplamda yüzde 20’yi aşmamak üzere bulundurulabilecek. Ayrıca, portföyün en fazla yüzde 10’u; Takasbank Para Piyasası ve Yurtiçi Organize Para Piyasası işlemlerine, ters repo işlemlerine, BIST-100 endeksi paylarına ve BIST-100 dışında kalmakla birlikte Fon Kurulu’nca Yönetici’nin önerisiyle belirlenen ortaklık paylarına yatırılabilecek. Bu sayede fonun getiri ve risk oranı dengeli bir şekilde kontrol altında tutulacak. Fonun özellikle tahvil faizlerinde orta/uzun vadeli düşüş beklentisi olan ve bu doğrultuda tahvil fiyatlarının yükselmesinden faydalanmak isteyen katılımcılar için uygun bir seçenek olması hedefleniyor. Fon, her vadedeki kamu ve özel sektör tahvillerinden düzenli gelir elde etmek isteyen yatırımcılara hitap ediyor. Fonun portföy yönetimi ise sektörün deneyimli kuruluşlarından Deniz Portföy Yönetimi tarafından gerçekleştirilecek. Yeni fonları sayesinde bireysel emeklilik katılımcılarının farklı alternatifleri değerlendirme imkânı bulacağını belirten MetLife Emeklilik ve Hayat Genel Müdürü Deniz Yurtseven, sözlerine şöyle devam etti; “MetLife olarak iş süreçlerimizde her zaman insanı odak noktasına alarak müşterilerimizin beklenti ve ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalarımıza yön veriyoruz. Katılımcılarımıza farklı piyasa koşullarına uyum sağlayabilecek, dengeli ve güvenilir yatırım alternatifleri sunmayı önemsiyoruz. Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu’muz, özellikle düzenli gelir beklentisi olan ve uzun vadeli istikrarlı getiri arayan yatırımcılar için önemli bir seçenek olacak.”

Rota Portföy Goldfinch Sanayi ve Teknoloji Girişim Sermayesi Yatırım Fonu Kuruldu Haber

Rota Portföy Goldfinch Sanayi ve Teknoloji Girişim Sermayesi Yatırım Fonu Kuruldu

Goldfinch Global Capital Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka ile Rota Portföy Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Eraslan lansman etkinliği öncesinde bir grup gazeteci ile bir araya geldiler. Burada yaptığı açıklamada, Goldfinch Global Capital’i bir alternatif varlık yönetimi şirketi olarak kurduklarını belirten Dr. Tamer Saka, şirketin resmi kuruluşunun 2025 yılı başı olduğunu söyledi. Saka şöyle konuştu: “Goldfinch Global Capital olarak hedefimiz 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık bir varlık yönetimi seviyesine çıkmak. Alternatif varlık yönetimi işinin bir parçası olarak da farklı alanlarda fonlar kuracağız. Bunlar vasıtasıyla şirket kendisine bir yatırım portföyü oluşturacak. Bu amaçla ilk fonumuzu biz Rota Portföy şirketi ile beraber bugün lansmanını yaptığımız fonumuzu kurduk. Bu fonun ilk hedefi 100 milyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşmak.” Dr. Tamer Saka bu fonun, üretim ve üretim teknolojileri alanında yatırımlar yapacağını kaydederek, “Dünyadaki ve ülkemizdeki, sanayi dönüşüm ihtiyacını karşılamak üzere orta büyüklükteki şirketlere global ölçekte büyüme imkanları sağlayacak yatırımlar yapmayı hedefliyoruz” dedi. Yatırım yapacakları şirketleri “ileri teknoloji kullanan üretim şirketleri ve/veya bu üretim şirketlerine teknoloji sağlayan firmalar” olarak tanımlayan Saka, Fonun yüzde 85’i Türkiye’de yüzde 15’i yurtdışında yatırım yapacak şekilde planlama yaptıklarını vurguladı. Dr. Tamer Saka şunları söyledi: “Yatırımlarımızı ileri malzeme üzerinde çalışan, ileri teknoloji sahibi olan, elektronik, sağlık tarım ve teknoloji alanında faaliyet gösteren firmalara odaklamayı düşünüyoruz. Bu fon ile tabii ki ticari bir faaliyet yürüteceğiz ama aynı zamanda Türkiye’nin sanayi dönüşüm potansiyelinde ortaya çıkacak güzel örneklere yatırım yapmayı planlıyoruz. Türkiye’de özellikle orta pazardaki şirketlerde teknolojiye çok hızlı bir adaptasyon gözlemliyoruz. Ancak bu şirketlerinde yönetim gibi, insan kaynakları gibi, finansmana erişim gibi konularda sıkıntıları oluyor. Belli bir eşiğe geldikten sonra büyümekte zorlanıyorlar. İşte biz bu fonu yönetirken, şirketlerin önünü açacak, onları destekleyecek her türlü yönetsel desteği veren ve gerekli finansal desteği sağlayan bir anlayışla hareket edeceğiz. Amacımız, ileri teknoloji alanında sanayi şirketlerimizin gerçek potansiyelini kamuoyuna göstermek.” Rota Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Eraslan, girişim sermayesi alanındaki bu ölçeğe dikkat çekerek şunları söyledi: “Rota Portföy olarak girişim sermayesi alanında seçici ve disiplinli bir büyüme stratejisi izliyoruz. Bugün yönettiğimiz 28 girişim sermayesi yatırım fonu ve 14,4 milyar TL’yi aşan büyüklük, bu alandaki kurumsal kapasitemizin somut bir göstergesi. Goldfinch GSYF ile sanayi ve teknoloji ekseninde, uzun vadeli değer yaratma potansiyeli yüksek şirketlere odaklanıyoruz.” Rakamlarla Girişim Sermayesi Fonları Küresel ölçekte regüle edilmiş yatırım fonlarının toplam büyüklüğü 73,9 trilyon ABD dolarına, özel sermaye ve girişim sermayesi fonlarının toplam hacmi ise yaklaşık 12 trilyon ABD dolarına ulaşmış durumda. Bu tablo, private equity ve venture capital fonlarının küresel yatırım ekosisteminde artık ana akım bir rol üstlendiğini gösteriyor. Türkiye’de de girişim sermayesi ekosistemi hızla derinleşiyor. Portföy yönetim şirketleri tarafından yönetilen toplam varlık büyüklüğü yaklaşık 273 milyar ABD doları seviyesine ulaşırken; 47 portföy yönetim şirketi tarafından yönetilen 388 GSYF’nin toplam büyüklüğü 384 milyar TL’yi aşıyor. Bu fonlara 13.812 yatırımcı o rtak olurken, 255 milyar TL doğrudan şirket ortaklıklarına yönlendirilmiş durumda. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BioScience Managers ve Maxis’ten Sağlık Teknolojileri Fonu Haber

BioScience Managers ve Maxis’ten Sağlık Teknolojileri Fonu

BioScience Managers Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun tanıtımı, İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, BioScience Managers Yönetici Ortağı Jeremy Curnock Cook ve BioScience Managers Türkiye Yönetici Ortağı Dr. Işıl Güney ile girişimcilik ekosisteminin önde gelen isimlerinin katıldığı etkinlikle gerçekleştirildi. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, programın açılışında yaptığı konuşmada, yeni kurulan fonun Türkiye’nin inovasyon yetkinliğine duyulan küresel güvenin güçlü bir göstergesi olduğunu belirterek, “Bu fon girişimcilik ekosistemi için olduğu kadar sağlık teknolojilerinde dönüştürücü çözümlerin geleceği için de önemli bir adım. Geleceğe yapılan bir yatırım olarak gördüğümüz fon ile ülkemizin teknolojide tüketici bir konumdan küresel alanda teknoloji üreten bir konuma ulaşması yolculuğuna katkıda bulunmayı hedefliyoruz” dedi. Biyobilim, genetik ve dijital sağlık alanlarını kapsayan tıp alanındaki derin teknolojinin küresel ölçekte en kritik ve yüksek etkili sektörlerden biri olduğuna işaret eden Lüle, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu bakış açısıyla hayata geçirdiğimiz BioScience Managers GSYF halihazırda güçlü bir sağlık altyapısına ve bu alanda önemli yeteneklere sahip olan ülkemizin tıptaki potansiyelini ortaya çıkarmak için tasarlandı. Aynı zamanda ülkemizin bilimsel bilgi birikimini küresel ölçekte rekabetçi, yüksek değerli varlıklara dönüştürerek ihracat profilimizin yeniden tanımlanmasına katkı sunacak. Yeni fonun en önemli kazanımlarından birinin de bilimsel mükemmellik için yeni bir çekim merkezi inşa etmesiyle Türkiye’yi yeni nesil teknolojilerin geliştirilmesi için önde gelen bir merkez haline getirmesi ve dünya standartlarında bir inovasyon kültürünü teşvik etmesi olacağına inanıyoruz.” BioScience Managers Türkiye Yönetici Ortağı Dr. Işıl Güney de sağlık ve biyobilim alanında köklü geçmişe sahip olan BioScience Managers’ın bugüne kadar 200’den fazla sağlık yatırımı gerçekleştirdiğini; 40’ı aşkın halka arz ve birleşme sürecine liderlik ettiğini belirtti. Kurdukları fonlarla yüzde 20’nin üzerinde yıllık net getiri başarısı yakaladıklarını kaydeden Güney, “Türkiye’nin sağlık alanındaki yüksek potansiyeline yatırım yapmak; inovasyon odaklı şirketleri ticari olarak sürdürülebilir küresel işletmelere dönüştürme vizyonuyla hareket ederek sağlık teknolojilerinin geleceğine yön vermek ve değer yaratmak için çalışacağız. Bu fonu Maxis ile hayata geçirerek Türkiye’de önemli bir kurumla iş birliği kurmanın mutluluğunu ve bu potansiyelle yola başlamanın heyecanını yaşıyoruz” diye konuştu. Maxis Girişim Sermayesi Genel Müdürü Özgür Temel ise “Bugün ülkemiz girişimcilik ekosistemi için önemli bir kilometre taşına şahitlik ediyoruz. Global olarak sağlık ve yaşam bilimleri teknolojileri alanında büyük başarılara imza atmış bir grupla, Türk kuruculara sahip startup’lara finansman sağlamanın yanı sıra büyük bir know how transfer imkânı yaratacağımız için heyecanlıyız. İş Bankası Grubu’nun bu alana ihtisaslaşan iştiraki olarak bu yıl hem yatırımlarımız hem de hayata geçirdiğimiz fonlarla ekosisteme önemli bir katma değer yarattığımızı düşünüyoruz” dedi. Türk girişimcilere ve ekosisteme katkı sağlayacak yabancı şirketlere odaklanacak BioScience Managers GSYF sağlık teknolojileri başta olmak üzere, biyoteknoloji, genetik ve dijital sağlık gibi alanlara odaklanıyor. Ülkemizin güçlü sağlık altyapısı ve nitelikli araştırma havuzu ile bu alanda global tecrübe ve yönetim uzmanlığı arasında köprü oluşturacak fon ile Türkiye’nin küresel ölçekte rekabetçi sağlık çözümleri geliştirmesi hedefleniyor. Ülkemiz girişimcilerine, yurt dışındaki Türk girişimcilere veya Türkiye ekosistemine katkı sağlayacak yabancı şirketlere odaklanacak BioScience Managers GSYF için belirlenen hedef fon büyüklüğü 100 milyon dolar oldu. İlk yatırımlarda 5 ila 10 milyon dolar arasında yatırımlar hedefleyen fonun toplam 10-12 şirkete yatırım yapması öngörülüyor. Türkiye İş Bankası iştiraki Maxis bünyesinde kurulan fonun yönetiminden de Maxis sorumlu olacak. Kuruluşundan bu yana yönettiği 17 fon ve yaptığı 100’ün üzerinde yatırımla 500 milyon dolara yaklaşan yönetilen varlık büyüklüğü ile girişimcilik ekosistemine önemli destek sunan Maxis, bu alanın önde gelen yatırım şirketi olma konumunu sürdürüyor. Uluslararası alanda 20 yılı aşkın fon yönetim tecrübesine sahip BioScience Managers ise deneyimi ile stratejik yönlendirme desteği sağlayacak. BSM sağlık teknolojileri alanında yaptığı küresel yatırımları son 20 yılda yıllık yüzde 20’nin üzerinde iç verim oranı ile getiri elde etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.