Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yatırımlar

Kapsül Haber Ajansı - Yatırımlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırımlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İGA İstanbul Havalimanı 4. Ana Pisti Hizmete Açtı Haber

İGA İstanbul Havalimanı 4. Ana Pisti Hizmete Açtı

Küresel bağlantı gücü en yüksek havalimanı olan İGA İstanbul Havalimanı, uluslararası havacılıktaki öncü konumunu güçlendiren yatırımlarına yenilerini ekledi. İGA İstanbul Havalimanı’nın Faz 2 genişleme planı kapsamında hayata geçirdiği ilk yatırım olan 4. ana pist; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın katıldığı törenle operasyona başladı. Törende ayrıca, İGA Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Cengiz, İGA Yönetim Kurulu üyeleri ve İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen yer aldı. Törende, 890 milyon euro yatırımla hayata geçirilen İGA İstanbul Havalimanı 4. ana pistin yanı sıra, Kalyon İnşaat ile İtalyan RDM-Fingen Group ortaklığında 250 milyon euro yatırımla 1,5 yılda tamamlanan Türkiye’nin uluslararası standartlardaki ilk lüks designer outlet projesi Florentia Village de hizmete açıldı. İGA İstanbul Havalimanı’nın son dönemde devreye aldığı yatırımlar, Türkiye’nin havacılıktaki merkez konumuna ivme kazandırmayı amaçlıyor. Bu yıl hizmete açılan 485 odalı Hilton İstanbul Airport ile özel havacılık dünyasının önde gelen markalarından JETEX iş birliğiyle faaliyete geçen JETEX-İGA Terminali bu vizyonun diğer önemli adımları arasında yer alıyor. İGA İstanbul Havalimanı böylece havacılıktan turizme, konaklamadan perakendeye uzanan geniş bir ekosistemde İstanbul’un uluslararası cazibesini artırırken, ülke ekonomisine sağladığı katkıyı da yukarı taşıyor. “Yeni pistin devreye girmesiyle yakıt ve zaman tasarrufu sağlanacak” Açılış töreninde yaptığı konuşmada, bugüne kadar gerçekleştirdikleri yatırımlarla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan “Türkiye Yüzyılı” vizyonuna katkı sunmayı hedeflediklerini belirten İGA Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, “Bugün burada yalnızca yeni yatırımlarımızı hizmete sunmuyoruz. Türkiye’nin hayallerini gerçeğe dönüştüren büyük bir eserin, yeni yatırımlarla geleceğe uzanan yolculuğunda önemli bir dönüm noktasına hep birlikte şahitlik ediyoruz. İstanbul Havalimanı, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye için ortaya koyduğu büyük vizyonun eseridir. Bizler de ‘İstanbul’a küresel bir aktarma merkezi kazandırma’ hedefine ulaşmak için var gücümüzle çalıştık. 42 ay gibi rekor bir sürede İstanbul Havalimanı inşaatını tamamladık.” dedi. 890 milyon euro yatırımla tamamlanan 4. ana pistin İGA İstanbul Havalimanı’nın ilk Doğu-Batı yönlü pisti olma özelliğini taşıdığını ifade eden Cemal Kalyoncu, yeni pistin özellikle iç hat uçuşları ve Doğu yönlü rotalarda, havada bekleme ve taksi sürelerini kısaltacağını, olumsuz hava koşullarında dahi önemli ölçüde yakıt ve zaman tasarrufu sağlayacağını kaydetti. 4. ana pistin devreye girmesiyle İGA İstanbul Havalimanı’nın toplam pist sayısı 6’ya yükseldi. Havalimanında Kuzey-Güney doğrultusunda uzanan 3 ana ve 2 yedek piste eklenen Doğu-Batı eksenindeki yeni beton pist, 2 bin 820 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğinde tasarlandı. Nisan 2025’te başarıyla hayata geçirilen ve Avrupa’da bir ilk olan “Üçlü Bağımsız Paralel Pist Operasyonu”nun ardından 4. ana pistin de sisteme dahil olmasıyla İGA İstanbul Havalimanı’nın operasyonel kapasitesi, verimliliği ve esnekliği daha da artacak. Mayıs ayında hizmete açtıkları JETEX-İGA Terminali’nde özel havacılığa yönelik hizmetleri tek çatı altında sunarak yolcuları Türk misafirperverliğiyle ağırladıklarını belirten Cemal Kalyoncu, geçen ay faaliyete geçen 485 odalı Hilton İstanbul Airport ile de İstanbul Havalimanı’nın “Havalimanı Şehri” vizyonunu güçlendirdiklerini ifade etti. Dünyanın önde gelen lüks ve premium moda markalarını güçlü Türk markalarıyla aynı çatı altında buluşturan Florentia Village ile Türkiye’ye 180 milyon euro yabancı kaynak girişi sağlandığını kaydeden Kalyoncu, projenin yılda 15 milyonun üzerinde ziyaretçiyi ağırlamasının hedeflendiğini aktardı. “Küresel belirsizliklerin arttığı, çatışmaların ve savaşların devam ettiği bir dönemde uluslararası şirketlerin Türkiye’yi ve İstanbul Havalimanı’nı yatırım için tercih etmesi son derece anlamlıdır. Bu tercih, Türkiye’nin bir istikrar adası ve güvenli bir liman olduğunun; ülkemize ve ekonomimize duyulan güvenin güçlü bir göstergesidir” diye konuşan Cemal Kalyoncu, Türkiye’nin marka değerini güçlendirecek ve stratejik hedeflerine katkı sağlayacak 4 önemli eseri ülkeye kazandırmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eti Bakır, Üç Yeni Üretim Sahasını 2,2 Milyar Dolarlık Yatırımla Hayata Geçiriyor Haber

Eti Bakır, Üç Yeni Üretim Sahasını 2,2 Milyar Dolarlık Yatırımla Hayata Geçiriyor

Yerli üretimi stratejik bir sorumluluk olarak konumlandıran Eti Bakır için 2026, yatırımlar yılı oldu. Türkiye’de madenden son ürüne kadar üretim yapma kabiliyetine sahip tek şirket olan Eti Bakır, yılda 90 bin ton katot bakır üretimle Türkiye’nin bakır ihtiyacının yüzde 25’ini karşılıyor. Cengiz Holding’in grup şirketi olarak, üretim kapasitesini desteklemek üzere yatırımlara devam eden şirket, yeni satın almalar, yeni üretim sahası yatırımları ve verimlilik çalışmaları gerçekleştiriyor. Grup bünyesinde gerçekleştirilen Çayeli Bakır ve Anagold Madencilik’teki satın almaları ile buna ek olarak Elazığ, Çanakkale ve Sinop’taki yeni üretim sahaları ile Samsun’daki kapasite artış yatırımlarını anlatan Eti Bakır Genel Müdürü Asım Akbaş, toplamda 2,2 milyar dolarlık yatırım tutarı olduğunu ifade etti. ELAZIĞ’DA 700 KİŞİLİK İSTİHDAM Elazığ’ın Maden ilçesindeki Eti Bakır İşletmesi’nin bu ay geçici faaliyet belgesini alarak üretime başladığını ifade eden Asım Akbaş, “Bu üretim sahamız için yaklaşık 800 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdik. Yıllık 1 milyon ton tüvenan cevher çıkararak işleyeceğiz. Türkiye’nin ihtiyacı olan bakırın yerli kaynaklarla karşılanması için önemli bir destek sağlayacak olan bu üretim sahamızda 700 kişilik istihdamımız var. Öncelikli olarak bölgeden istihdam sağlayarak, şehrin ekonomisine de katkı sağlıyoruz. Elazığ işletmemiz aynı zamanda döngüsel ekonomi için de bir örnek olacak. Üretim sahamızda bakırdan arta kalan pirit Mazıdağı tesisimize gönderilecek ve burada kobalt, çinko gibi değerli metalleri geri kazanacağız. Ayrıca Elazığ İşletmemiz’den gelecek konsantre bakır için Samsun İzabe ve Elektroliz Tesisimizde de bir kapasite artışı yaptık. Yıllık katot bakır üretim kapasitemizi 70 bin tondan 90 bin tona çıkardık” dedi. ÇANAKKALE YIL SONUNDA ÜRETİME BAŞLAYACAK Çanakkale’de yine grup bünyesinde bulunan Truva Bakır’a ait Halilağa Bakır Madeni’nin de bu yılın sonunda faaliyete geçeceğini kaydeden Akbaş, şunları söyledi: “Faaliyete başladığında Halilağa Bakır Madeni için toplam 600 milyon dolarlık yatırım yapmış olacağız. Bu tesisimizde yılda 6 milyon ton tüvenan cevher çıkarılacak. Burada da öncelikli olarak bölgeden karşılanmak üzere işletme süresince 1.000 kişiye istihdam sağlayacağız. Öte yandan gelecek yılın sonunda üretime başlayacak Sinop Boyabat’taki üretim sahamız için de yine yaklaşık 600 milyon dolarlık yatırım gerçekleştiriyoruz.” YENİ TESİSLERDE KATMA DEĞER ARTIRILIYOR Çayeli Bakır ve Anagold Madencilik’teki satın almalarla ilgili de bilgi paylaşan Akbaş, “Çayeli Bakır’daki satın alma sürecimiz nisan sonu itibarıyla tamamlandı. Eskiden bakır konsantresi olarak ihraç edilen cevher artık Samsun’daki izabe tesisimizde katma değeri yüksek katot bakır haline getiriliyor. Ayrıca Cengiz Holding bünyesine geçmesi ile birlikte buradaki verimlilik ve teknoloji yatırımlarımız da devam ediyor. Yine Anagold Madecilik de mayıs ayından itibaren Cengiz Holding şemsiyesi altında faaliyetlerini sürdürüyor. Altın üretiminde Türkiye’nin en büyük iki madeninden birine sahip olan Anagold Madencilik ile ülkemizin altın ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlıyoruz. Günlük 6 bin ton maden işleyebilen şirket, yerel kalkınmayı önceliklendirerek, 3 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. Bu yıl gerçekleşen bu satın almalar toplam 1,8 milyar dolara mal oldu” diye konuştu. KÜLTÜREL GEÇMİŞE IŞIK TUTUYOR Eti Bakır üretim faaliyetlerinin yanı sıra ülkemizin gizli kalmış tarihine de katkı sağlıyor. ‘Yerin Altındaki Bütün Madenleri Çıkarıyoruz’ programı kapsamında arkeolojik kazılara destek olan Eti Bakır, ülkemizin kültürel varlığının güçlendirilmesine öncülük ediyor. Eti Bakır’ın destekleri ile kazılarına devam edilen İkiztepe’deki buluntular, Bafra Müzesi ve Samsun Müzesi’nde sergileniyor. Geçtiğimiz yıl bu buluntuların 120 bin kişi tarafından ziyaret edilmesinin mutluluk verici olduğunu kaydeden Akbaş, “Eti Bakır, arkeolojik kazılara verdiği destekler sayesinde bölgenin binlerce yıllık kültür mirasının gün yüzüne çıkarılmasına katkı sunuyor. İkiztepe kazılarının bizim için farklı bir önemi de var; ortaya çıkan buluntulardan anlıyoruz ki Samsun’da binlerce yıl önce de bakır işleniyordu. İkiztepe’nin yanı sıra Elazığ Salkaya’daki kazılara da destek oluyoruz. Geçtiğimiz yıl Erken Bizans Dönemine tarihlenen taban mozaiği ile başlayan kazı sürecinde Roma varlığına ışık tutacak yeni mimari veriler de ortaya çıktı. Ayrıca Truva Bakır ile de Çanakkale’deki İnkaya Mağarası kazılarının destekçisiyiz. İnkaya Mağarası kazıları, bu alanın 86 bin yıllık geçmişiyle Anadolu’da keşfedilen insan yaşamına ait en eski ikinci alan olduğunu ortaya çıkardı” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

INTEGRA CITY, Akıllı Şehirler ve Dijital Devlete Yönelik Yapay Zekâ Ekosistemini GITEX Ai Türkiye 2026’ya Taşıdı Haber

INTEGRA CITY, Akıllı Şehirler ve Dijital Devlete Yönelik Yapay Zekâ Ekosistemini GITEX Ai Türkiye 2026’ya Taşıdı

9–10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen GITEX Ai Türkiye’nin ilk edisyonu, dünyanın önde gelen teknoloji etkinlik ağlarından biri olan küresel GITEX ekosistemini Avrupa ile Asya’nın kesişim noktasındaki Türkiye’ye taşıdı. Fuar kapsamında INTEGRA CITY ile GITEX organizatörleri, taraflar arasındaki uzun vadeli iş birliğini resmileştiren bir Mutabakat Zaptı (MoU) imzaladı. Invest in Türkiye ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın desteğiyle gerçekleştirilen GITEX Ai Türkiye, yapay zekânın benimsenmesini, yatırımları ve iş birliklerini hızlandırmayı amaçlayan Avrasya’nın en küresel buluşmalarından biri olarak konumlanıyor. Etkinlik; yapay zekâ, siber güvenlik, finansal teknolojiler, bulut teknolojileri ve dijital yatırımlar alanlarında yenilikçi girişimleri, küresel ve yerel teknoloji şirketlerini, vizyoner yatırımcıları ve politika yapıcıları bir araya getirerek bölgenin küresel yapay zekâ ekonomisindeki büyüyen rolünü keşfetmek için benzersiz bir platform sunuyor. INTEGRA CITY: Entegrasyon, Ölçek ve Birleşik Dijital Mimari Fuarın önemli katılımcılarından biri olan INTEGRA CITY, 20 yılı aşkın deneyime sahip, 10’dan fazla ülkede faaliyet gösteren ve 3.000’i aşkın profesyonelden oluşan ekibiyle uluslararası bir teknoloji entegratörü olarak çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, büyük ölçekli altyapı projeleri gerçekleştirirken dijital devlet ve akıllı şehir ortamları için entegre donanım ve yazılım çözümleri geliştiriyor. INTEGRA CITY, GITEX Ai Türkiye’de farklı şehir sistemlerinden gelen verileri, yapay zekâ destekli analiz ve yönetim için tek bir merkezde birleştiren ve tüm hizmetlerin eş zamanlı çalışmasını sağlayan özgün platformunu sergiledi. Platformun açık mimarisi, mevcut çözüm ve cihazların değiştirilmesine gerek kalmadan sisteme entegre edilmesini mümkün kılarak ölçeklenebilir bir yönetim ekosistemi oluşturuyor. Öne Çıkan Çözümler INTEGRA CITY, GITEX Ai Türkiye’de modern şehirler ve kamu kurumları için bütünleşik bir ekosistem oluşturan amiral gemisi dijital çözümlerini tanıttı: Sfera (Akıllı Şehir) — Altyapı hizmetleri, karayolu trafiği ve çevresel izleme süreçlerine yönelik dijital kentsel çevre yönetimi.Nexus (Güvenli Şehir) — Araçların otomatik olarak izlenmesini ve cezai işlemlerin gerçek zamanlı uygulanmasını mümkün kılan, yapay zekâ destekli kamu güvenliği ve trafik denetimi.Kodex (e-Devlet) — İş akışlarının, onay süreçlerinin, vergilendirmenin ve vatandaş kimlik doğrulama süreçlerinin otomatikleştirilmesine yönelik dijital kamu yönetimi.Bordex (Sınır ve Devlet Güvenliği) — Gerçek zamanlı durumsal farkındalık sağlayan yapay zekâ destekli izleme ve gelişmiş analizlerle kritik altyapının korunması. Karar Alma Süreçlerinin Analitik Merkezinde Yapay Zekâ Platform genelinde yapay zekâ, temel bir analitik araç olarak görev yapıyor. Sensörlerden ve izleme sistemlerinden gelen büyük hacimli verileri işleyen yapay zekâ; riskleri değerlendiriyor ve en uygun müdahale senaryolarının belirlenmesine yardımcı oluyor. Bu yaklaşım, farklı çözümlerin koordineli biçimde yönetilmesini sağlayarak yönetim süreçlerinin hem hızını hem de kalitesini artırıyor. Tüm çözümler, üçüncü taraf sistemlerle entegrasyona imkân veren ortak bir mimari üzerine inşa ediliyor. Böylece mevcut dijital altyapılarla uyumluluk ve uygulamada esneklik sağlanıyor. INTEGRA CITY, altyapının geliştirilmesinden sürekli teknik ve servis desteğine kadar projelerin tüm yaşam döngüsünde hizmet sunuyor. INTEGRA CITY Teknolojiden Sorumlu Başkanı (CTO) Ilya Belyakov, Türkiye’nin dijital dönüşüm potansiyeline ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye dijital dönüşüm alanında hızla ilerliyor ve Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, ülkeyi Avrasya genelinde yapay zekâ odaklı inovasyon için doğal bir geçiş noktası haline getiriyor. Bugün kamu kurumlarının temel ihtiyacı artık süreçlerin birbirinden bağımsız şekilde dijitalleştirilmesi değil; yapay zekânın karar alma süreçlerinin analitik merkezinde yer aldığı entegre platformların oluşturulması. Çözümlerimiz; kamu ve yol güvenliğinden kentsel altyapıya kadar karmaşık sistemlerin yapay zekâ modülleri, gerçek zamanlı analiz ve entegre platformlar aracılığıyla verimli şekilde yönetilmesini sağlıyor.” INTEGRA CITY’nin GITEX Ai Türkiye’ye katılımı, şirketin uluslararası büyüme yolculuğunda yeni bir adımı temsil ediyor. Şirket daha önce Marakeş’te düzenlenen GITEX Africa 2026, Mısır’da gerçekleştirilen Ai Everything Middle East & Africa (MEA) Egypt 2026 ve Almatı’da düzenlenen GITEX AI KAZAKHSTAN 2026 etkinliklerinde çözümlerini sergiledi. Bu katılımlar, şirketin bölgedeki önemli karar vericilerle doğrudan iletişim kurma ve dijital dönüşümü ileri taşıyacak iş birlikleri geliştirme stratejisinin bir parçasını oluşturuyor. GITEX ile Uzun Vadeli İş Birliği İstanbul’da INTEGRA CITY ile GITEX organizatörleri, mevcut iş birliğini güçlendiren ve uzun vadeli ortaklığın çerçevesini belirleyen bir Mutabakat Zaptı imzaladı. Anlaşma, INTEGRA CITY açısından çözümlerini uluslararası kitlelere tanıtmak ve her yerel pazarın öncelikleri doğrultusunda daha yakın çalışmalar yürütmek için yeni fırsatlar yaratıyor. GITEX ekosistemi açısından ise INTEGRA CITY, altyapı, veri ve yapay zekânın kamu sektörünün ihtiyaçlarına uygulanması konusundaki uzmanlığıyla katkı sağlıyor. Anlaşma kapsamındaki bir sonraki adımların 2027 yılında Belgrad ve Kazakistan’da gerçekleştirilecek GITEX etkinlikleri olması planlanıyor. Ilya Belyakov, yapay zekânın gelecekte üstleneceği role ilişkin ise şunları söyledi: “Yapay zekânın hem işletmelerde hem de kamu kurumlarında, verimliliği, inovasyonu ve daha akıllı karar alma süreçlerini ileri taşımasını bekliyoruz. Yakın gelecekte şehirler daha güvenli, operasyonlar daha şeffaf ve kamu hizmetleri daha hızlı ve ihtiyaçlara daha duyarlı hale gelecek. Tüm bunların arkasında yapay zekâ teknolojileri olacak. Türkiye ve daha geniş Avrasya bölgesi, yapay zekâ odaklı dönüşümün dünyadaki öncü örneklerinden biri olma potansiyeline sahip.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSM Global, Doğu Avrupa’da 9 Ülkede Global Markalarla Büyüyor Haber

TSM Global, Doğu Avrupa’da 9 Ülkede Global Markalarla Büyüyor

Yaygın satış ve satış sonrası hizmetler ağıyla öne çıkan TSM Global, 21 ülkede faaliyet gösterirken Doğu Avrupa’daki güçlü varlığını da sürdürüyor. TSM Global İş Makinaları Bölümü Genel Müdürü Burak Ertuğrul, bölgedeki faaliyetleri hakkında şöyle bilgi verdi: ‘’Doğu Avrupa, TSM Global’in uluslararası büyüme stratejisinin en önemli merkezlerinden biri. Bölgedeki varlığımızı yalnızca ürün satışıyla sınırlı görmüyor; güçlü bayi yapılanmamız, satış sonrası hizmetlerimiz ve müşteri odaklı yaklaşımımızla uzun vadeli bir iş ortaklığı modeli oluşturuyoruz. Önümüzdeki dönemde Doğu Avrupa’daki etkinliğimizi yeni iş birlikleri ve yatırımlarla daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Ertuğrul, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Doğu Avrupa’daki varlığımız Polonya, Romanya, Macaristan, Çekya, Bulgaristan, Hırvatistan, Estonya, Letonya, Sırbistan gibi 9 kilit ülkeyi kapsıyor. Bununla birlikte vizyonumuz sadece bu bölgeyle sınırlı kalmayıp, Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) ülkelerini de dahil ettiğimiz toplam 21 ülkelik çok daha geniş bir coğrafyada faaliyet göstererek bu büyük pazarın sunduğu devasa potansiyeli başarıyla değerlendirmeye çalışıyoruz. İnşaat, lojistik, madencilik, tarım ve ormancılık bölgenin en hızlı büyüyen lokomotif sektörleri. TSM Global olarak biz de tam bu noktalara çözüm üretiyoruz; portföyümüzdeki ekskavatörler, iş makinaları ve istifleme ekipmanları ile ağır sanayi, inşaat, ormancılık ve lojistik alanlarında yoğun bir şekilde faaliyet gösteriyoruz.’’ ‘’Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat’ı (Green Deal) Motive Etti’’ Burak Ertuğrul, ülke seçiminde rol alan önemli faktörler hakkında bilgi verdi: ‘’Avrupa Birliği (EU) kapsamında hızla gelişen ve ciddi yatırımlar alan bu ülkeleri seçmemizdeki temel etken, artan inşaat ve madencilik faaliyetlerinin yüksek kapasiteli iş makinalarına yarattığı talep. Burada özellikle Türk müteahhit şirketlerinin her geçen gün Doğu Avrupa'da çok daha fazla söz sahibi olmalarının altını çizmek isteriz. Türk şirketlerinin dinamik, esnek ve çözüm odaklı yapısı, Doğu Avrupa'nın hızlı refleks bekleyen değişken pazar şartlarına mükemmel uyum sağlıyor. Özellikle kaliteli ürün, hızlı servis ve kesintisiz iletişim sunabilen firmalar için kalıcı pazar payları elde etme fırsatı çok yüksek. Türkiye'deki köklü başarılarımız ve güçlü referanslarımız sayesinde, yurt dışı projeleri yürüten müteahhitlerimizin de önde gelen tercihi olmaktan gurur duyuyoruz. Tüm bu dinamiklerin yanı sıra, Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat (Green Deal) vizyonu ve Yapısal Uyum Fonları gibi güncel uygulamaları bu pazarlara yönelmemizde belirleyici bir katalizör rolü oynadı.’’ ‘’Ciromuzda Stratejik Payı Var’’ Doğu Avrupa operasyonlarının toplam cirolarında stratejik ve büyüyen bir paya sahip olduğunun altını çizen Burak Ertuğrul, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Doğu Avrupa bölgesi için uzun vadeli iş planlarımız halihazırda hazırlanmış olup, tüm yatırımlarımız bu vizyon doğrultusunda hız kesmeden devam ediyor. Bölgedeki bayi ağımızın genişlemesi ve pazar payımızın artmasıyla birlikte, önümüzdeki dönemde bu oranın daha aktif büyüme rakamlarıyla ivmelenerek artmasını öngörüyoruz. Bu bölgeyi kesinlikle uzun vadeli bir yatırım ve büyüme bölgesi olarak konumlandırıyoruz. Sadece ekipman tedarik etmekten ziyade, Sumitomo gibi temsil ettiğimiz küresel markaların bölgedeki distribütörlük ve hizmet ağını kalıcı olarak kök salacak şekilde güçlendirmek ana önceliğimizdir. ’’ Hedef: Antrepo Gibi Lojistik Üs Anlaşmaları TSM Global’in stratejisinin merkezinde “yerel güçlerle entegre olma” hedefinin yattığını vurgulayan Ertuğrul, ‘’Bu doğrultuda, bölgedeki kilit ülkelerde yer alan iş makinesi bayilerimizle güçlü ortaklıklar kurmaya ve mevcut bayi ağımızı derinleştirmeye odaklanıyoruz. Satış sonrası hizmet kalitemizi maksimize etmek adına yerel partnerlerimizle birlikte yedek parça ve lojistik altyapısını geliştiriyoruz. Ayrıca Doğu Avrupa için jeopolitik önemi yüksek olan bazı alternatif aday ülkelerde, lojistik merkez anlaşmaları planlıyoruz. Bölgedeki yapılanmamızı genişletmek adına yeni bayi adayları için yürüttüğümüz görüşmeler de tüm hızıyla devam ediyor’’ dedi. ‘’Avrupalı Bayilerle Entegresyonu Güçlendiriyoruz’’ Burak Ertuğrul, bölgedeki temel hedeflerini şöyle anlattı: ‘’Önümüzdeki 3-5 yıllık projeksiyonda temel hedefimiz; pazar payımızı istikrarlı bir şekilde artırmak ve Avrupalı bayilerimizle olan entegrasyonumuzu güçlendirmek. Aynı zamanda mevcut siyasi ve ekonomik yapıya paralel bir şekilde TSM Global ve Sumitomo’nun bilinirliğini rekabette en üst seviyelere çıkartıp, 5 yıl içerisinde pazardaki oyuncular arasında ilk 3’te yer almak en önemli stratejik vizyonumuz. Bölgede gözlemlediğimiz en önemli değişim, AB fonlarının da etkisiyle altyapı, enerji ve sanayileşme projelerindeki büyük ölçekli artışlar. Tedarik zincirlerinin yeniden yapılanması da bölgedeki lojistik ve depolama ihtiyaçlarını, dolayısıyla endüstriyel ekipman talebini doğrudan tetikledi. Bunlar bizim için pozitif anlamda destekleyici oldu.’’ Dijitalleşme Operasyonel Verimliliği Artırdı Ertuğrul, dijitalleşmenin bölgedeki faaliyetleri üzerine etkisi hakkında şöyle konuştu: ‘’Dijitalleşme hem uluslararası bayilerimizle olan iş iletişimimizi hızlandırıyor hem de operasyonel verimliliğimizi artırıyor. Satış tahminlemeleri, bayi performansı analizi, lojistik optimizasyonu ve satış sonrası hizmetlerde veri odaklı hareket ederek pazarın ihtiyaçlarını önceden tespit edebiliyoruz. Aynı zamanda tekliften siparişe kadar tüm süreci uçtan uca dijital yöneteceğimiz projemiz de hayata geçmek üzere.’’ Dünya Devleri ile 120'den Fazla Ülkede "En İyi Distribütörler" Listesindeyiz Dünya devi markaları 21 ülkeye ulaştıran TSM Global’in globaldeki başarıları da dikkat çekti. ’’En büyük başarımız; Sumitomo gibi kendi alanında, iş makinaları sektöründe global oyuncu olan markamızın bölgesel yönetimini üstlenerek, Avrupalı bayilerimizle karşılıklı güvene ve yüksek standartlara dayalı, sürdürülebilir bir bayilik ağı kurmuş olmamız. Sumitomo’nun ‘En İyi Temsilci’ kategorisinde yer almamız, uzun yıllara dayanan bu karşılıklı güven ve iş birliği neticesinde Sumitomo'nun Doğu Avrupa pazarına TSM Global ile birlikte ilk defa doğrudan girmesi bizim için önemli ve gurur verici bir başarıdır. Bu adım, şirketimizin tarihindeki en önemli kilometre taşlarından biri olarak yer alacaktır. Katıldığımız fuarlar ve düzenlediğimiz bayi organizasyonlarıyla da bu güçlü entegrasyonu başarıyla yönetmeye devam ediyoruz.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lassa, İhracat Pazarlarında Liderlik Haritasını Genişletiyor Haber

Lassa, İhracat Pazarlarında Liderlik Haritasını Genişletiyor

Türkiye lastik sektörünün lider şirketi Brisa, Lassa markasıyla ihracat yaptığı pazarlarda istikrarlı büyümesini sürdürürken birçok ülkede sektörün en güçlü oyuncuları arasında yer alıyor. Bugün 84 ülkeye ihracat gerçekleştiren Lassa, dünya genelinde 6.000'i aşkın satış noktasında tüketicilerle buluşuyor. Marka, 250'yi aşkın tabelalı mağazasıyla küresel ölçekteki fiziksel varlığını da güçlendirmeye devam ediyor. Lassa'nın uluslararası büyümesinde özellikle Kuzey Afrika, Orta Asya ve Doğu Avrupa pazarları önemli rol oynuyor. Marka, Fas, Mısır, Moldova, Özbekistan ve Azerbaycan’da pazar lideri konumuna ulaşırken; Ukrayna, Bulgaristan, Sırbistan, Libya, Irak ve Tunus'ta da pazarın en güçlü oyuncuları arasında yer alıyor. Özellikle yoğun rekabetin yaşandığı Avrupa pazarlarında elde edilen istikrarlı büyüme performansı, markanın uluslararası konumunu güçlendirdi. Almanya, İtalya, Hırvatistan, Romanya ve Karadağ ise Avrupa'da en çok büyüme kaydedilen pazarlar arasında yer alıyor. Brisa’nın ihracattaki bu performansı, sektörel sıralamalara da yansıyor. Brisa, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) açıkladığı “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı 2025” araştırmasında ise ilk 100’e giren tek lastik şirketi olarak, ihracatta liderliğini koruyor. "Türkiye'den Dünyaya Güçlü Bir Marka İnşa Ediyoruz" Brisa Genel Müdürü Vecih Yılmaz, Lassa'nın uluslararası başarısını değerlendirirken şunları söyledi: " Lassa’nın ihracat yolculuğu, yalnızca daha fazla ülkeye ulaşmakla ilgili değil. Faaliyet gösterdiğimiz pazarlarda kalıcı ve güvenilir bir konum oluşturmayı hedefliyoruz. Bugün beş ülkede pazar lideri olmamız; ürün kalitemizin, üretim ve Ar-Ge yetkinliğimizin, iş ortaklarımızla kurduğumuz uzun vadeli ilişkilerin ve yıllardır sürdürdüğümüz yatırımların bir sonucu. Türkiye’de geliştirdiğimiz ve ürettiğimiz lastikleri dünyanın farklı coğrafyalarındaki araç sahipleri ile buluştururken, bulunduğumuz pazarlarda değer yaratmaya devam ediyoruz. 2025 yılında ihracat pazarlarında 4,7 milyon adet Lassa lastiği satışı gerçekleştirdik. İzmit ve Aksaray fabrikalarımızda ürettiğimiz lastiklerin %34’ünü ihracat pazarlarına gönderiyoruz. 40 yılı aşkın ihracat deneyimimizle önümüzdeki dönemde ihracattaki büyümemizi hızlandırmayı ve lider olduğumuz pazarlardaki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Aksaray'dan Dünyaya Uzanan Üretim Gücü Lassa'nın uluslararası büyümesinin arkasında güçlü üretim altyapısı bulunuyor. İzmit Fabrikası'nın yanı sıra, 2018 yılında faaliyete geçen Aksaray Fabrikası da ihracat performansına önemli katkı sağlıyor. 2025 yılında Aksaray Fabrikası'nda üretilen yaklaşık 1,5 milyon lastik 49 farklı ülkeye sevk edildi. Büyümenin Arkasında Yatırımlar Var Lassa'nın uluslararası başarısı, markalaşmaya yaptığımız yatırımlara ek olarak satış ve dağıtım ağını güçlendirmeye yönelik yatırımlarla da destekleniyor. Son üç yılda Singapur, Kazakistan ve Moldova'da ilk mağazalarını açan marka, Mısır'daki yatırımlarıyla da perakende varlığını güçlendirdi. Bugün Bulgaristan, KKTC, Mısır, Gürcistan, Irak, Kazakistan, Kosova, Lübnan, Libya, Kuzey Makedonya, Moldova, Karadağ, Fas, Singapur, Malezya, İspanya, Tunus, Ukrayna ve Özbekistan'da faaliyet gösteren tabelalı mağaza ağıyla Lassa, tüketicilerine daha yakın olmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AXA’nın Afrika-Türkiye Girişimine Seda Bora Arkan Liderlik Edecek Haber

AXA’nın Afrika-Türkiye Girişimine Seda Bora Arkan Liderlik Edecek

AXA Türkiye KKTC, Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü ve İcra Kurulu Üyesi Seda Bora Arkan, mevcut görevlerine ek olarak 1 Eylül 2026 itibarıyla Afrika-Türkiye Uluslararası Müşteriler ve Yatırımlar Girişimi’nin (Africa Türkiye International Clients & Investments Initiative –ATICI) liderliğini üstlenecek. Arkan liderliğindeki girişim; Türkiye ve Afrika arasındaki ticari iş birliklerinin geliştirilmesine, uluslararası müşterilerle ilişkilerin ve yeni iş fırsatlarının oluşturulmasına odaklanacak. AXA, Afrika ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkileri desteklemek, uluslararası müşteriler ve iş ortaklarıyla etkileşimi artırmak ve yeni iş fırsatları yaratmak amacıyla Afrika-Türkiye Uluslararası Müşteriler ve Yatırımlar Girişimi’ni (Africa Türkiye International Clients & Investments Initiative – ATICI) hayata geçiriyor. Girişimin liderliğini, 1 Eylül 2026 itibarıyla mevcut görevlerine ek olarak AXA Türkiye KKTC, Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü ve İcra Kurulu Üyesi Seda Bora Arkan üstlenecek. ATICI; Fas, Senegal, Gabon, Fildişi Sahili, Kamerun, Nijerya, Mısır, Lübnan ve Cezayir başta olmak üzere AXA şirketlerinin faaliyet gösterdiği kilit pazarlara odaklanacak. Seda Bora Arkan’ın liderliğinde AXA’nın bu pazarlarda faaliyet gösteren ekiplerini, uzmanlığını ve iş ağlarını ortak bir çalışma modeli etrafında buluşturacak girişim; uluslararası müşterilerin farklı ülkelerdeki ihtiyaçlarına daha bütünsel çözümler sunulmasını ve yatırım potansiyelinin somut iş birliklerine dönüştürülmesini amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Group, Büyüme Fırsatlarını Değerlendirerek İkinci Çeyrekte Gelir ve Kârlılığını Önemli Ölçüde Artırdı Haber

DHL Group, Büyüme Fırsatlarını Değerlendirerek İkinci Çeyrekte Gelir ve Kârlılığını Önemli Ölçüde Artırdı

2026 yılının ikinci çeyreğinde elde edilen olumlu kârlılık ivmesini yansıtan şekilde Grup, temmuz ayında ön sonuçların açıklanmasıyla birlikte 2026 mali yılı için faaliyet kârı (EBIT) öngörüsünü 6,5 milyar Euro’nun üzerine yükseltti (önceki öngörü: 6,2 milyar Euro’nun üzerinde). Gelir artışının temelinde DHL Express’te taşınan gönderi ağırlığındaki artış, uluslararası hava taşımacılığı pazarındaki kapasite kısıtları ve artan yakıt maliyetlerinin fiyatlara yansıtılması yer aldı. Disiplinli getiri/fiyatlama ve kapasite yönetiminin yanı sıra “Fit for Growth” programı kapsamında gerçekleştirilen yapısal maliyet iyileştirmeleri, kârlılık artışını destekledi. Giderek daha karmaşık hale gelen ortamda, küresel tedarik zincirlerinin güvenli ve verimli şekilde yönetilmesi daha da önemli hale geliyor. Jeopolitik gerilimler ve değişen ticaret akışlarıyla karşı karşıya kalan daha fazla şirket, tedarik zincirlerini yeniden yapılandırıyor ve dayanıklılık, esneklik ve güvenilirliğe odaklanıyor. DHL Group, küresel ölçekte entegre ağı ve yerel pazar uzmanlığı sayesinde müşterilerinin küresel ticaretteki değişimlere çevik şekilde yanıt vermelerine ve daha dayanıklı tedarik zincirleri oluşturmalarına destek oluyor. DHL Group CEO’su Tobias Meyer, “İkinci çeyrekte elde ettiğimiz güçlü gelir ve kârlılık performansı, stratejik adımlarımızın istikrarlı şekilde uygulanmasının sonuç verdiğini gösteriyor. Daha yüksek verimlilik ve üretkenlik, küresel ağımızın gücüyle birleşerek büyüme fırsatlarından yararlanmamızı ve gelir artışını daha güçlü bir kârlılık artışına dönüştürmemizi sağlıyor. Jeopolitik gerilimler ve değişen ticaret akışlarının şekillendirmeye devam ettiği bir ortamda müşterilerimiz, küresel varlığımızdan, yerel uzmanlığımızdan ve operasyonel esnekliğimizden faydalanıyor. Bu sayede tedarik zincirlerini değişen pazar koşullarına uyarlamalarına destek olurken, zorlu koşullarda dahi güvenilir lojistik hizmetleri sunmaya devam ediyoruz” dedi. Serbest nakit akışı (birleşme ve satın almalar hariç) ikinci çeyrekte 569 milyon Euro olarak gerçekleşti (2. çeyrek 2025: 329 milyon Euro). Güçlü işletme büyümesi ek bir işletme sermayesi çıkışına yol açarken, Haziran ayındaki nakit akışı ABD tarife önlemlerine (IEEPA) ilişkin iadelerden olumlu etkilendi. İlgili tutarlar müşterilere mümkün olan en kısa sürede aktarılıyor. Yılın ilk yarısında serbest nakit akışı (birleşme ve satın almalar hariç) 1,8 milyar Euro’ya yükseldi (1. yarıyıl 2025: 1,1 milyar Euro). Kontrol gücü olmayan paylar sonrası konsolide net kâr, ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23,9 artarak 1,0 milyar Euro’ya ulaştı. Hisse başına temel kazanç ise 2025'in ikinci çeyreğindeki 0,72 Euro’dan yüzde 26,9 artışla 0,91 Euro oldu. Sürdürülebilir Büyümeye Yönelik Yatırımlar DHL Group, ağının gücünü ve kalitesini artırmaya yönelik yatırımlarını sürdürüyor. Yılın ilk yarısında edinilen varlıklara ilişkin sermaye harcamaları (capex), 1,3 milyar Euro olarak gerçekleşti ve önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 25 arttı. Böylece Grup, Strateji 2030’un uygulanmasını sürdürürken uzun vadeli büyümenin temelini güçlendiriyor. Değişen müşteri ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla şirket, dijitalleşme, otomasyon ve lojistik altyapısının modernizasyonuna yatırım yapmaya devam ediyor. Bu yatırımlar arasında küresel Express filosunun modernizasyonu, otomatik depolama ve ayrıştırma çözümleri ile kalite ve verimliliği daha da artırmak üzere tasarlanan dijital uygulamalar yer alıyor. Buna ek olarak DHL Group; Yaşam Bilimleri ve Sağlık, Yeni Enerji ve Veri Merkezi Lojistiği gibi stratejik büyüme alanlarındaki kapasitesini artırmaya devam ediyor. Örneğin Grup; Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Singapur ve Güney Kore'deki Yaşam Bilimleri ve Sağlık ağını genişletiyor, Hollanda'da yeni bir batarya lojistiği merkezine yatırım yapıyor ve Asya-Pasifik bölgesinde de veri merkezi lojistiği yetkinliklerini güçlendiriyor. DHL Group bu yatırımlarla, özelleştirilmiş lojistik çözümlerine yönelik artan talebe yanıt verirken, hızlı büyüyen ve giderek daha karmaşık hale gelen sektörlerdeki müşterilerinin kritik tedarik zincirlerini güvenli, dayanıklı ve verimli bir şekilde yönetmelerine yardımcı oluyor. Öngörüler Yukarı Yönlü Revize Edildi; Hisse Geri Alım Programı Artırıldı ve Uzatıldı Yılın ilk yarısındaki güçlü iş performansını yansıtan şekilde DHL Group, 7 Temmuz tarihinde 2026 yılına ilişkin öngörülerini yukarı yönlü revize etti ve faaliyet kârının (EBIT) 6,5 milyar Euro’nun üzerinde gerçekleşmesini beklediğini açıkladı (önceki öngörü: 6,2 milyar Euro’nun üzerinde). DHL bölümlerinin EBIT’inin 5,9 milyar Euro’nun üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Post & Parcel Germany için 900 milyon Euro’nun üzerinde EBIT ve Grup Fonksiyonları için yaklaşık eksi 400 milyon Euro seviyesindeki öngörüler ise değişmedi. Grup ayrıca yaklaşık 3,0 milyar Euro serbest nakit akışı (birleşme ve satın almalar hariç) beklentisini teyit etti. Buna ek olarak Yönetim Kurulu, 2022 yılında başlatılan Grup hisse geri alım programının tutarını 500 milyon Euro artırarak 6,5 milyar Euro’ya kadar yükseltme ve programın süresini 2027 sonuna kadar uzatma kararı aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Enerji, 2026 Yılının İlk Yarısında Elektrik Altyapı Yatırımlarını Yüzde 153 Artırdı Haber

Enerjisa Enerji, 2026 Yılının İlk Yarısında Elektrik Altyapı Yatırımlarını Yüzde 153 Artırdı

'Herkes İçin Daha İyi Bir Gelecek' vizyonuyla faaliyetlerini sürdüren Enerjisa Enerji, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin esas Faaliyet Geliri yılın ilk altı ayında 38,8 milyar TL olarak gerçekleşirken, bu gelirin yaklaşık yüzde 88’i dağıtım iş kolundan sağlandı. Esas faaliyetlerden elde edilen Baz Alınan Net Kâr ise 6,4 milyar TL oldu. Enerjisa Enerji, elektrik dağıtım şebekesinin modernizasyonu, kapasitesinin artırılması, dijitalleşmesi ve artan elektrik talebine hazırlanması amacıyla gerçekleştirdiği yatırımları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 153 artırdı. Düzenlemeye Esas Varlık Tabanı yıllık bazda yüzde 41 büyüyerek 105.8 milyar TL’ye ulaştı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun dağıtım reel makul getiri oranında (RMGO) yaptığı güncelleme de şirketin beşinci tarife dönemindeki (2026-2030) yatırım programındaki artışı destekledi. Bu sonuçlarla birlikte, Enerjisa Enerji 2026 Faaliyet Gelirleri hedefini 80-85 milyar TL aralığına ve Baz Alınan Net Kar hedefini ise 13-15 milyar TL aralığına yükseltti. Şirket, yıl başında paylaştığı Regüle Varlık Tabanı ve Yatırımlar hedeflerini ise teyit etti. Özsürekci: "Sorumluluğumuz, geleceğin enerji sistemini bugünden hazırlamak” 22 milyonu aşkın kullanıcıya kesintisiz ve kaliteli enerji hizmeti sunmanın önemli bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Enerjisa Enerji CEO'su Oğuzhan Özsürekci, “Enerji dönüşümünün başarısı, enerjiyi güvenli, kesintisiz ve verimli şekilde kullanıcılarla buluşturacak güçlü bir altyapıyla mümkün. Güçlü, akıllı ve dayanıklı şebekeler artık yalnızca enerji sektörünün değil, ekonomik büyümenin, rekabet gücünün ve sürdürülebilir kalkınmanın da temel unsurlarından biri. Özel sektör olarak sorumluluğumuz, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak değil, geleceğin enerji sistemini de bugünden hazırlamak. Teknolojiye, dijitalleşmeye ve şebeke modernizasyonuna yaptığımız her yatırım, Türkiye'nin daha dirençli ve sürdürülebilir bir enerji altyapısına katkı sağlıyor. 'Herkes İçin Daha İyi Bir Gelecek' vizyonumuz doğrultusunda yatırımlarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz." dedi. Ulbrich: "2026 yatırım programımızı planladığımız şekilde finanse etmeye devam ediyoruz.” Enerjisa Enerji CFO'su Philipp Ulbrich ise değerlendirmesinde şunları söyledi: "2026 yılının ilk yarısında jeopolitik gelişmelerin ve finansal piyasalardaki dalgalanmaların etkili olduğu bir dönemde operasyonel dayanıklılığımızı güçlü finansal sonuçlarla destekledik. Operasyonel kazançtaki artış ve finansman maliyetlerindeki gerilemenin katkısıyla esas faaliyetlerden elde ettiğimiz net kâr 6,4 milyar TL'ye ulaştı. Net finansal borcumuz artmasına rağmen Net Finansal Borç/Faaliyet Geliri oranımızı 1,1x seviyesinde korumamız, bilanço disiplinimizin ve güçlü nakit yaratma kapasitemizin en somut göstergelerinden biri oldu. Uluslararası finans kuruluşlarıyla uzun yıllardır sürdürdüğümüz güçlü iş birlikleri, sermaye piyasalarında başarıyla gerçekleştirdiğimiz tahvil ihraçları ve çeşitlendirilmiş finansman yapımız sayesinde yatırım programımızı planladığımız şekilde finanse etmeye devam ediyoruz. Güçlü finansman altyapımız, Türkiye'nin enerji dönüşümünü destekleyecek yatırımlarımızı kesintisiz sürdürmemizi sağlarken, hissedarlarımız ve tüm paydaşlarımız için uzun vadeli değer yaratma hedefimizi de destekliyor. Operasyonel verimliliğimiz ve disiplinli yönetim yaklaşımımızdan güç alarak, temel finansal hedeflerimizde önemli yapısal iyileşmeler kaydettik. Bu gelişmeler sürdürülebilir performans için sağlam bir temel oluştururken, güncellediğimiz yılsonu beklentilerimizin ötesinde ve gelecek dönemlerde de net kârımızda reel büyüme sağlamaya kararlıyız." Enerjisa Enerji Hakkında ‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonuyla sürdürülebilirlik ve teknolojinin çarpan etkisini kullanarak Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Enerji, ana iş kolları olan elektrik dağıtım ve perakende satış alanlarında Türkiye’nin yüzde 25’ine hizmet sunuyor. Sektörün en büyük oyuncusu olan Enerjisa Enerji, 14 ilde 11 milyon müşteriye ulaşarak 22,3 milyonu aşkın kullanıcıya elektrik dağıtım hizmeti sağlıyor. Enerjisa Enerji, İşimin Enerjisi markasıyla müşterilerine, yenilenebilir enerji ve verimlilik çözümleri sunarken; hisselerinin tamamına sahip olduğu Eşarj ile Türkiye’nin ilk şarj istasyonu ağını işletiyor. Ana sermayedarları Sabancı Holding ve E.ON olan Enerjisa Enerji’nin yüzde 20 hissesi halka açık olup Borsa İstanbul’da işlem görüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.