Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yaz Tatili

Kapsül Haber Ajansı - Yaz Tatili haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaz Tatili haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tatil Yolculuğuna Çıkmadan Önce Bu Kontrolü Atlamayın! Haber

Tatil Yolculuğuna Çıkmadan Önce Bu Kontrolü Atlamayın!

Yaz tatili döneminin başlamasıyla birlikte milyonlarca sürücü uzun yol hazırlıklarını tamamlıyor. Ancak araç sahiplerinin büyük bölümü motor yağı, lastik ve fren sistemlerini kontrol ettirirken, sürüş güvenliğinin temel unsurlarından biri olan amortisör sistemini çoğu zaman göz ardı ediyor. Oysa uzmanlara göre sağlıklı çalışan amortisörler yalnızca sürüş konforunu artırmıyor; aracın yol tutuşundan fren performansına, viraj dengesinden acil manevra kabiliyetine kadar birçok kritik güvenlik unsurunu doğrudan etkiliyor. Türkiye'nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi Maysan Mando, özellikle yaz aylarında artan uzun yolculuklar öncesinde sürücüleri araçlarının amortisör sistemlerini kontrol ettirmeleri konusunda uyarıyor. Şirket, düzenli bakımın hem sürüş güvenliği hem de aracın uzun ömürlü kullanımı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Maysan Mando, güvenli sürüş performansının korunması ve olası aşınmaların erken tespit edilebilmesi ve konforlu bir sürüş için her periyodik bakımda amortisör kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Uzun Yol Öncesi Amortisör Kontrolü Neden Önemli? Araçların süspansiyon sisteminin en önemli bileşenlerinden biri olan amortisörler, tekerleklerin yol ile sürekli temas halinde kalmasını sağlayarak aracın kontrolünü destekliyor. Özellikle yüksek hızlarda yapılan ani frenlemeler, viraj geçişleri ve bozuk zeminler amortisörlerin performansını ve güvenliğini doğrudan etkiliyor. Performansını kaybetmiş amortisörler ise aracın fren mesafesinin uzamasına, yol tutuşunun azalmasına ve aracın dengesinin bozulmasına neden olabiliyor. Bu durum yalnızca sürüş konforunu düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda olası kaza riskini de artırıyor. Yoğun yaz trafiği, yüksek sıcaklıklar ve kilometreler süren yolculuklar düşünüldüğünde, uzun yola çıkmadan önce yapılacak amortisör kontrolü, güvenli bir seyahatin önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Amortisörlerde Bu Belirtilere Dikkat Edilmeli Uzmanlar, amortisörlerin zaman içinde doğal olarak performans kaybına uğrayabileceğini belirtiyor. Özellikle gövdede görülen yağ kaçakları, amortisörün sönümleme kabiliyetinin azaldığını gösteren en önemli işaretlerden biri olarak kabul ediliyor. Bunun yanında amortisör bağlantılarında bulunan takoz, rot ve burçlarda oluşabilecek gevşeme veya deformasyonlar da sistemin verimli çalışmasını engelleyebiliyor. Gövde veya amortisör milinde oluşan paslanma, darbe izi ya da eğilmeler ise yapısal hasarın habercisi olabiliyor. Sürüş sırasında aracın frenleme anında normalden fazla öne eğilmesi, virajlarda dengesizlik hissedilmesi veya aracın gereğinden fazla salınım yapması da amortisörlerin kontrol edilmesi gerektiğini gösteren önemli belirtiler arasında yer alıyor. Amortisörün Ömrünü Kısaltan Kullanım Hataları Sürüş alışkanlıkları da amortisörlerin kullanım ömrünü doğrudan etkiliyor. Aracın taşıma kapasitesinin üzerinde yüklenmesi, bozuk yollarda yüksek hızla ilerlenmesi, yıpranmış süspansiyon parçalarının zamanında değiştirilmemesi ve hatalı montaj uygulamaları amortisörlerin beklenenden çok daha erken performans kaybetmesine neden olabiliyor. Uzmanlara göre bu tür kullanım alışkanlıklarından kaçınılması, amortisör sisteminin daha uzun süre ilk günkü performansını korumasına katkı sağlıyor. Düzenli periyodik kontroller ise olası arızaların büyümeden tespit edilmesine imkân veriyor. Orijinal Amortisör Kullanımı Güvenliği Destekliyor Araç bakımında tercih edilen yedek parçaların kalitesi de güvenlik açısından büyük önem taşıyor. OEM standartlarında üretilen orijinal amortisörler; dayanıklılık, performans ve uzun kullanım ömrü açısından önemli avantajlar sunuyor. Maysan Mando tarafından üretilen garanti belgeli orijinal amortisörler, farklı araç segmentlerine yönelik geliştirilen ürün gruplarıyla güvenli ve konforlu sürüşü desteklerken, aracın fabrika çıkışındaki sürüş karakteristiğinin korunmasına da katkı sağlıyor. Şirket, üretim süreçlerinde uyguladığı yüksek kalite standartlarına duyduğu güven doğrultusunda amortisörlerinde garanti süresini 2 yıldan 3 yıla çıkararak ürün kalitesine olan güvenini de ortaya koyuyor. Güvenli Yolculuk, Doğru Bakımla Başlıyor Trafik güvenliğinde sürücünün dikkatli olması kadar aracın mekanik olarak güvenli durumda bulunması da büyük önem taşıyor. Tatil planlarının keyifli anılarla tamamlanabilmesi için araçların yalnızca motor ve lastik bakımlarının değil, sürüş güvenliğini doğrudan etkileyen amortisör sistemlerinin de uzman ekipler tarafından kontrol edilmesi gerekiyor. Yaklaşan tatil sezonunda yapılacak kapsamlı araç kontrolleri; sürücülere daha güvenli, daha konforlu ve daha kontrollü bir yolculuk sunarken, olası mekanik sorunların da yolculuk başlamadan önce önüne geçilmesini sağlıyor. Maysan Mando Hakkında 1969 yılında Maysan adı ile kurulmuş olan Maysan Mando, Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi konumundadır. Maysan Mando, faaliyetlerini %60 HL Mando ve %40 Çukurova Holding ortaklığıyla sürdürmektedir. Maysan Mando’nun ürün gamında; binek ve hafif ticari araçlar, otobüsler ve kamyonların yanı sıra tarım ve askeri uygulamalar için geniş bir amortisör yelpazesi yer almaktadır. Hem doğrudan OEM hatlarına hem de yurt içi ve yurt dışı olmak üzere bayi ağı için aftermarkete yönelik üretim yapan Maysan Mando, dünyanın en büyük ana sanayii üreticilerinin hemen hepsiyle çalışmaktadır. Global markaların stratejik ortağı olarak; üretiminin %68’ini OEM devlerine, %32'sini ise yenileme pazarına sunan Maysan Mando, bugün itibariyle yenilikçi ve katma değerli ürünlerini 50’ye yakın ülkeye ihraç etmektedir. Maysan Mando, yenilikçi çalışmalarıyla sektörün gelişimine öncülük ederken, global ayak izini güçlendirmeye ve otomotiv sektörünün gelişimine katkı sağlamaya devam etmektedir. Şirket bünyesinde, karbon ayak izini azaltmak ve 2045 Karbon Nötr hedefine ulaşmak amacıyla, amortisör bileşenlerinde kullanılan malzemelerde çevre dostu, dönüştürülebilir ve bio bazlı alternatif malzeme teknolojilerine yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetleri de aralıksız sürdürülmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bilim Çorum’da Yaz Akademisi Başladı Haber

Bilim Çorum’da Yaz Akademisi Başladı

Türkiye genelindeki TÜBİTAK destekli bilim merkezlerinde eş zamanlı olarak uygulanacak Yaz Akademisi, öğrencilerin bilimsel merakını artırmayı, keşfetme duygularını geliştirmeyi ve bilimi yaşayarak öğrenmelerini hedefliyor. Program kapsamında öğrenciler, teknoloji temalı eğitimler ile "Robotunu Tasarla ve Kodla" başta olmak üzere çeşitli uygulamalı atölye çalışmalarına katılacak. Yaz Akademisi süresince teknoloji odaklı eğitimler, bilimsel etkinlikler ve üretkenliği destekleyen uygulamalarla öğrencilerin problem çözme, bilimsel düşünme ve tasarım becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Yaz Akademisi İki Dönemde Gerçekleştirilecek Bilim Çorum Yaz Akademisi, yaz tatili boyunca iki ayrı dönem halinde düzenlenecek. Öğrenciler, tercihleri doğrultusunda programın tek bir dönemine ya da her iki dönemine katılabilecek. Program kapsamında 3, 4 ve 5. sınıf öğrencileri birinci grupta, 6 ve 7. sınıf öğrencileri ise ikinci grupta eğitim alacak. Uygulamalı eğitimlerin daha verimli yürütülebilmesi amacıyla her grup 12 öğrenciyle sınırlandırılacak. Yaz Akademisi'nin ilk dönemi 13-26 Temmuz 2026, ikinci dönemi ise 10-23 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Programa katılmak isteyen öğrenciler, başvurularını 4 Temmuz 2026 tarihine kadar yapabilecek. Kesin kayıt işlemleri ise 6-9 Temmuz 2026 tarihleri arasında tamamlanacak. Programa ilişkin ayrıntılı bilgi ve başvuru işlemleri, TÜBİTAK Bilim Genç Yaz Akademisi sayfası https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/yaz-akademisi üzerinden yapılabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bungalov Dolandırıcılığı Şikayetleri Yüzde 114 Arttı Haber

Bungalov Dolandırıcılığı Şikayetleri Yüzde 114 Arttı

Yaz tatili sezonunun başlamasıyla birlikte milyonlarca kişi seyahat planı yaparken, tüketicilerin karşılaştığı sorunlar da çeşitleniyor. Şikayetvar verileri, tatil sürecinde yaşanan mağduriyetlerin yalnızca konaklama aşamasıyla sınırlı kalmadığını; rezervasyon, ödeme, ulaşım ve araç kiralama süreçlerinde de yoğunlaştığını gösteriyor. Tatil daha başlamadan sahte ilanlar, kapora talepleri, rezervasyon iptalleri ve ücret iadesi sorunları öne çıkarken; yolculuk sürecinde ulaşım aksaklıkları, konaklamada ise vaat edilen hizmetlerle sunulan hizmet arasındaki farklar tüketicilerin en sık dile getirdiği sorunlar arasında yer alıyor. En hızlı artış bungalov dolandırıcılığı şikayetlerinde Yaz sezonuyla birlikte özellikle sosyal medya üzerinden yayılan sahte bungalov ilanları yeniden tüketici mağduriyetlerinin merkezine yerleşti. Şikayetvar verilerine göre bungalov konaklama dolandırıcılığı iddialarına ilişkin şikayetler son haftada yüzde 114 arttı. Tüketiciler, sosyal medya reklamları, mesajlaşma uygulamaları ve sahte rezervasyon hesapları üzerinden kapora ya da konaklama bedeli ödedikten sonra işletmeye ulaşamadıklarını belirtiyor. Bazı şikayetlerde rezervasyonun tesiste görünmediği, bazı durumlarda ise ilanda kullanılan fotoğrafların gerçek bir işletmeye ait olmadığı ifade ediliyor. Şikayetlerde öne çıkan başlıklar arasında kapora ödemesi sonrası iletişimin kesilmesi, sahte IBAN’lara ödeme yapılması, gerçek tesis fotoğraflarının kopyalanarak sahte hesaplarda kullanılması, düşük fiyat vaadiyle tüketicilerin ödeme yapmaya yönlendirilmesi ve ödeme sonrası tüketicinin engellenmesi yer alıyor. Tatil sezonunda en hızlı artan şikayet başlıkları Şikayetvar verilerine göre son haftada tatil ve seyahat hizmetlerine yönelik şikayetlerde öne çıkan artış oranları şöyle sıralandı: Bungalov konaklama dolandırıcılığı: yüzde 114Zincir oteller: yüzde 58Araç kiralama dolandırıcılığı: yüzde 46Otel rezervasyon ve pazarlama siteleri: yüzde 45Karayolu ulaşım firmaları: yüzde 23Tatilin her aşamasında farklı mağduriyetler yaşanıyor Şikayetvar’a ulaşan başvurular, tüketicilerin tatil planının daha ilk aşamasından itibaren farklı sorunlarla karşılaşabildiğini ortaya koyuyor. Rezervasyonun sistemde görünmemesi, vaat edilen oda ile sunulan odanın farklı olması, fotoğraflarla uyuşmayan tesis koşulları, hijyen sorunları, sonradan talep edilen ek ücretler ve iptal edilen rezervasyonların ücret iadesinin yapılmaması konaklama hizmetlerinde en sık dile getirilen sorunlar arasında yer alıyor. Otel rezervasyon ve pazarlama sitelerine yönelik şikayetlerde ise onaylanan rezervasyonun tesise ulaşmaması, yanıltıcı kampanya ve fiyat bilgileri, müşteri hizmetlerine ulaşılamaması, iptal ve değişiklik süreçlerinde yaşanan aksaklıklar ile geciken ücret iadeleri öne çıkıyor. Araç kiralama hizmetlerinde tüketiciler en çok kapora dolandırıcılığı, gerçekte bulunmayan araç ilanları, teslim sırasında değişen sözleşme koşulları, sonradan talep edilen ek ücretler ve depozito iadelerinde yaşanan gecikmelerden şikayet ediyor. Karayolu ulaşım firmalarına yönelik başvurularda ise sefer iptalleri, uzun rötarlar, bagaj tesliminde yaşanan problemler, koltuk değişiklikleri ve bilet iptal-iade süreçlerindeki aksaklıklar dikkat çekiyor. Tüketiciler ne yaşıyor? Şikayetvar’a ulaşan kullanıcı deneyimleri, yaz sezonunda tatil planı yapan tüketicilerin hem dijital kanallarda hem de hizmet alma aşamasında farklı risklerle karşı karşıya kalabildiğini gösteriyor. Özellikle sahte bungalov ilanları, otel rezervasyonlarında sistem sorunları, araç kiralama süreçlerinde kapora/depozito problemleri ve karayolu ulaşımında iptal-iade aksaklıkları öne çıkıyor. Bungalov konaklama dolandırıcılığı şikayetleri Bungalov konaklama dolandırıcılığı iddialarına ilişkin şikayetlerde tüketiciler, sosyal medya üzerinden ulaştıkları hesaplarla rezervasyon yaptıklarını, kapora ya da konaklama bedeli ödedikten sonra işletmeye ulaşamadıklarını belirtiyor. Öne çıkan örnek şikayet başlıkları şöyle: Sosyal medya üzerinden bulunan bungalov hesabına kapora gönderildikten sonra telefonlara cevap verilmemesiRezervasyon için IBAN’a ödeme yapılmasının ardından ek ödeme talep edilmesiKapora sonrası “depozito”, “sigorta” ya da “onay bedeli” adı altında yeni ücretler istenmesiÖdeme yapıldıktan sonra tüketicinin engellenmesiİlanda kullanılan tesis fotoğraflarının gerçek işletmeye ait olmadığının sonradan anlaşılmasıTesise gidildiğinde rezervasyon kaydının bulunmamasıDüşük fiyatlı bungalov ilanlarıyla tüketicinin ödeme yapmaya yönlendirilmesi Bu başlıkta en sık tekrar eden mağduriyet, “Kapora gönderdim, sonrasında kimseye ulaşamadım” ifadesiyle öne çıkıyor. Otel rezervasyon ve pazarlama sitelerine yönelik şikayetler Otel rezervasyon ve pazarlama sitelerine yönelik başvurularda tüketiciler çoğunlukla ödeme yaptıkları rezervasyonun tesiste görünmediğini, iptal işlemi sonrası ücret iadesi alamadıklarını ya da müşteri hizmetlerine ulaşamadıklarını belirtiyor. Öne çıkan örnek şikayet başlıkları şöyle: Ödemesi yapılan rezervasyonun otel sisteminde görünmemesiRezervasyon onayı alınmasına rağmen tesiste kayıt bulunmamasıVoucher ya da rezervasyon numarasının tüketiciye iletilmemesiİptal edilen rezervasyonun ücret iadesinin gecikmesiMüşteri hizmetlerinden yanıt alınamamasıSatın alınan oda tipi yerine daha düşük standartta oda sunulmasıOtelin kapalı, dolu ya da uygun olmadığı bilgisinin tüketiciye son anda verilmesi Bu kategoride öne çıkan ortak mağduriyet, tüketicinin ödeme yapmasına rağmen konaklama hizmetinden yararlanamaması ve iade sürecinde muhatap bulamaması oldu. Zincir otellere yönelik şikayetler Zincir otellere ilişkin şikayetlerde tüketiciler, rezervasyon ve konaklama sürecinde vaat edilen hizmetle karşılaşılan hizmet arasında fark olduğunu dile getiriyor. Öne çıkan örnek şikayet başlıkları şöyle: Otele girişte rezervasyonun sistemde görünmemesiSatın alınan oda yerine farklı oda verilmesiFotoğraflarla uyuşmayan oda ve tesis koşullarıHijyen ve temizlik sorunlarıEk ücret talepleriİptal edilen rezervasyonlarda ücret iadesinin yapılmamasıMüşteri hizmetleri ve otel yönetimi arasında çözüm sürecinin uzaması Bu başlıkta tüketicilerin en sık vurguladığı sorun, tatil öncesinde satın alınan hizmetle tesiste karşılaşılan hizmetin birbirini tutmaması oldu. Araç kiralama dolandırıcılığı ve araç kiralama şikayetleri Araç kiralama tarafında tüketiciler hem sahte ilanlar hem de depozito iadesi sorunları nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını aktarıyor. Şikayetlerde uygun fiyatlı araç ilanları üzerinden kapora alınması, ödeme sonrası işletmeye ulaşılamaması ve teslim sonrası depozitonun iade edilmemesi öne çıkıyor. Öne çıkan örnek şikayet başlıkları şöyle: Uygun fiyatlı araç ilanı üzerinden kapora alınmasıKapora sonrası firmaya ulaşılamamasıKiralama sırasında alınan depozitonun belirtilen sürede iade edilmemesiAraç hasarsız teslim edilmesine rağmen depozito kesintisi yapılmasıTeslim sırasında sözleşme koşullarının değiştirilmesiSonradan ek ücret talep edilmesiÇağrı merkezi ve şubeden yanıt alınamaması Bu kategoride en sık tekrarlanan mağduriyet, “Aracı sorunsuz teslim ettim ancak depozitom iade edilmedi” ifadesiyle öne çıkıyor. Karayolu ulaşım firmalarına yönelik şikayetler Karayolu ulaşım firmalarına ilişkin şikayetlerde sefer iptalleri, rötarlar, bilet iptal ve iade süreçlerinde yaşanan aksaklıklar dikkat çekiyor. Öne çıkan örnek şikayet başlıkları şöyle: Seferin son anda iptal edilmesiBilet iptaline rağmen ücret iadesinin yapılmamasıYolcunun sefer değişikliği hakkında zamanında bilgilendirilmemesiUzun rötarlar nedeniyle aktarma ve konaklama planlarının bozulmasıBagaj tesliminde yaşanan problemlerKoltuk değişikliği yapılmasıMüşteri hizmetlerinden çözüm alınamaması Bu alanda tüketiciler, özellikle iptal ve rötar durumlarında bilgilendirme eksikliği ve iade süreçlerinin uzamasından şikayet ediyor. Tatil planı yapacaklara 7 öneri Şikayetvar, yaz sezonunda yaşanabilecek mağduriyetlerin önüne geçebilmek için tüketicilere şu önerilerde bulunuyor: Rezervasyon yapmadan önce işletme hakkında kullanıcı yorumlarını inceleyin.Sosyal medya üzerinden yönlendirilen hesaplara karşı temkinli olun.Kapora göndermeden önce işletmenin gerçekliğini farklı kaynaklardan doğrulayın.Araç kiralama işlemlerinde kurumsal ve doğrulanabilir firmaları tercih edin.Ödeme dekontlarını ve rezervasyon belgelerini mutlaka saklayın.İptal ve iade koşullarını ödeme yapmadan önce dikkatlice okuyun.Şüpheli durumlarda ödeme yapmadan önce işletmeyle farklı iletişim kanalları üzerinden doğrulama sağlayın. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabiha Gökçen’de Tüm Zamanların Yolcu Rekoru Kırıldı Haber

Sabiha Gökçen’de Tüm Zamanların Yolcu Rekoru Kırıldı

26 Haziran’da okulların kapanmasıyla birlikte başlayan yaz tatili hareketliliği, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda tarihi bir yoğunluğu beraberinde getirdi. Yaz sezonunun güçlü seyahat talebi, İstanbul’un turizmdeki yüksek çekim gücü ve artan yolcu hareketliliğiyle birleşerek havalimanı tarihinde yeni bir rekorun kapısını açtı. Türkiye’nin ve Avrupa’nın en yoğun havacılık merkezlerinden biri olan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, 28 Haziran Pazar günü yolcu trafiğinde tüm zamanların en yüksek günlük performansına ulaştı. Gün boyunca toplam 889 uçuş gerçekleştirilirken, 165 bin 473 yolcuya hizmet verildi. Yaz sezonuna tarihi başlangıç Okul tatilinin başlamasıyla birlikte iç ve dış hatlarda artan seyahat talebi, özellikle hafta sonu boyunca havalimanı operasyonlarına güçlü şekilde yansıdı. Tatil planları, şehirler arası hareketlilik, yurt dışı seyahatleri ve İstanbul’un küresel ölçekte artan turizm potansiyeli, Sabiha Gökçen’de yoğun ancak planlı bir operasyon sürecini beraberinde getirdi. 28 Haziran’da kaydedilen bu tarihi performans, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın genişleyen uçuş ağı, artan yolcu kapasitesi ve güçlü operasyonel altyapısıyla bölgesel hava ulaşımındaki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koydu. HEAŞ ve ISG koordinasyonuyla kesintisiz operasyon Rekor seviyeye ulaşan yolcu ve uçuş trafiği, Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ ile terminal işletmecisi ISG’nin koordinasyonunda yürütülen kapsamlı operasyonel planlama sayesinde etkin şekilde yönetildi. HEAŞ; hava trafik kontrol hizmetleri, apron yönetimi, pist ve meydan operasyonları ile saha emniyetine yönelik süreçleri titizlikle koordine ederken, ISG ekipleri terminal tarafında yolcu akışı, güvenlik, temizlik, yönlendirme ve yolcu konforuna ilişkin tüm süreçlerde kesintisiz hizmet sundu. Yoğunluğun en üst seviyeye çıktığı bu tarihi günde, meydan ve terminal ekiplerinin eş zamanlı çalışması sayesinde operasyonel süreklilik korunurken, yolcuların seyahat deneyiminin güvenli ve düzenli şekilde ilerlemesi sağlandı. Şehrin havalimanı rekorlarla büyüyor “Şehrin Havalimanı” olarak konumlanan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, merkezi lokasyonu, güçlü hava yolu iş birlikleri, genişleyen destinasyon ağı ve yolcu odaklı hizmet anlayışıyla Türkiye’nin sivil havacılık hedeflerine katkı sunmaya devam ediyor. Tüm zamanların en yüksek günlük uçuş ve yolcu rekoruna imza atan Sabiha Gökçen, İstanbul’un dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olarak bölgesel ve küresel hava ulaşımındaki stratejik rolünü her geçen gün daha da güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaz Tatilinde Dengeli Plan Önemli! Haber

Yaz Tatilinde Dengeli Plan Önemli!

Çocukların can sıkıntısı yaşarken oyun kurma, hikâye üretme ve farklı etkinliklere yönelmesinin gelişim açısından faydalı olduğunu ifade eden Klinik Psikolog Seren Doğantekin, “Dikkat edilmesi gereken önemli nokta, can sıkıntısı ile yalnızlık duygusunun birbirinden ayrılmasıdır. Canı sıkılan çocuk bir şey üretmeye, oyun kurmaya veya bir etkinlik bulmaya yönelir. Ancak yalnızlık hissi yaşayan çocuk daha çok içine kapanır, odasına çekilir ve hiçbir aktiviteye yönelmez.” dedi. Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarının davranışlarını dikkatle gözlemlemesi gerektiğine dikkat çeken Doğantekin, yaz tatilinde hem eğlenceyi hem öğrenmeyi içeren dengeli bir planın en sağlıklı yaklaşım olduğunu vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Seren Doğantekin, çocuklarda can sıkıntısının her zaman olumsuz olmadığı, can sıkıntısının yalnızlıkla karıştırılmaması gerektiği ve yaz tatilinin dengeli bir planla geçirilmesinin önemi hakkında açıklamalarda bulundu. Can sıkıntısı ile yalnızlık duygusu birbirinden ayrılmalı! Can sıkıntısının çocuk için tamamen olumsuz bir durum olmadığına işaret eden Klinik Psikolog Seren Doğantekin, “Hatta üretkenliği artırabilir.” dedi. Ebeveynlerin çoğu zaman ‘çocuğumuzun canı evde çok sıkılıyor’ diye endişelendiğini hatırlatan Doğantekin, “Ancak burada önemli olan, çocuğun can sıkıntısını nasıl değerlendirdiğidir. Eğer çocuk bu süreçte legolarla oynuyor, hikâyeler üretiyor, oyun kuruyor ya da aileyle vakit geçiriyorsa bu durum gelişim açısından oldukça faydalıdır. Yani can sıkıntısı üretkenliğe dönüşüyorsa, bu olumsuz değil, destekleyici bir durumdur. Dikkat edilmesi gereken önemli nokta, can sıkıntısı ile yalnızlık duygusunun birbirinden ayrılmasıdır. Canı sıkılan çocuk bir şey üretmeye, oyun kurmaya veya bir etkinlik bulmaya yönelir. Ancak yalnızlık hissi yaşayan çocuk daha çok içine kapanır, odasına çekilir ve hiçbir aktiviteye yönelmez. Asıl izlenmesi gereken ayrım budur.” şeklinde konuştu. Hem eğlenceyi hem öğrenmeyi içeren esnek bir tatil planlanmalı! Yaz tatili sürecinde tamamen esnek ya da tamamen katı bir yaklaşımın doğru olmadığına dikkat çeken Seren Doğantekin, “Gün içerisinde belirli bir düzen olması gerekir. Hiç ders çalışılmayan bir tatil, okul başladığında motivasyon kaybına yol açabilir.” dedi. Bu nedenle dengeli bir plan yapılmasını öneren Doğantekin, şunları söyledi: “İlkokul ve ortaokul öğrencilerinde haftanın belirli günleri ders çalışmak, kitap okumak veya çalışma kâğıtları çözmek uygun olabilir. Ancak bu süreç yalnızca akademik çalışma olarak düşünülmemeli. Müze gezmek, belgesel izlemek gibi etkinlikler de öğrenmeyi destekler. Önümüzdeki yıl sınava hazırlanan öğrenciler için ise daha planlı bir program yapılabilir. Haftanın beş ya da altı günü ders çalışıp bir günü dinlenmeye ayrılabilir. Ancak bu plan, katı bir okul düzeni gibi değil; hem eğlenceyi hem öğrenmeyi içeren esnek bir yapı olmalıdır.” Çocuğun sosyal medyayı yalnızlık nedeniyle kullanması bir risk göstergesi! Ergenlik döneminde sosyal medya kullanımının kıyaslama davranışını artırabileceği uyarısında bulunan Seren Doğantekin, “Tatil paylaşımları üzerinden ‘o tatile gitti, ben gitmedim’ gibi düşünceler oluşabilir. Bu durum özgüven düşüklüğüne ve kaygıya yol açabilir. Bu noktada çocuklara sosyal medyada görülen her şeyin gerçek hayatı yansıtmadığı anlatılmalıdır.” dedi. Uyku düzeninin de oldukça önemli olduğuna değinen Doğantekin, “Gece geç saatlere kadar ekran kullanımı, uyku ritmini bozabilir ve bu da duygu durum dalgalanmalarına yol açabilir. Çocuğun sosyal medyayı neden kullandığı da değerlendirilmeli. Eğer yalnızlık hissi nedeniyle sadece oradan sosyal iletişim kuruyorsa bu bir risk göstergesi olabilir. Ergenler için bir gruba ait olma ihtiyacı çok güçlüdür. Bu nedenle yaz tatilinde akran ilişkilerinin tamamen kesilmemesi önemlidir. Aksi halde yalnızlık ve ‘kimse beni anlamıyor’ düşüncesi gelişebilir.” açıklamasını yaptı. Sorunlu bir durumun önemli işaretleri, sürecin iki haftadan uzun sürmesi ve sosyal çekilme! Ancak her yalnızlaşma durumunun bir problem olmadığını dile getiren Doğantekin, “Eğer çocuk aileyle iletişim kuruyor, sorumluluklarını yerine getiriyor ve sosyal yaşamını sürdürebiliyorsa bu durum gelişimsel olarak normal kabul edilebilir. Ergenlikte zaman zaman yalnız kalma isteği ve aileden uzaklaşma eğilimi görülebilir.” dedi. Sorun olarak değerlendirilmesi gereken durumlara açıklık getiren Doğantekin, “Sürecin iki haftadan uzun sürmesi, çocuğun odasından hiç çıkmaması, uyku ve beslenme düzeninin bozulması, sosyal ilişkilerden tamamen çekilmesi ve ‘kimse beni anlamıyor’ gibi ifadelerin artması önemli işaretlerdir. Bu durumda profesyonel destek gerekebilir.” diye konuştu. Aşırı serbestlik ya da aşırı planlılık yerine denge kurulmalı! Teknoloji ve yapay zekâ kullanımının da benzer şekilde değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Seren Doğantekin, “Önemli olan kullanım biçimidir. Çocuk üretmek için mi kullanıyor, yoksa yalnızca tüketiyor mu? Yapay zekâ doğru kullanıldığında hikâye yazma, karakter oluşturma, dil öğrenme veya kodlama gibi alanlarda üretkenliği destekleyebilir. Ancak tamamen hazır bilgiye bağımlı bir kullanım doğru değildir.” dedi. Yaz tatilinde ideal yaklaşımın dengeli, esnek ama belirli bir rutini olan bir program olduğunun altını çizen Doğantekin, sözlerini şöyle tamamladı: “Aileyle kaliteli zaman geçirilmesi, akran ilişkilerinin sürdürülmesi, fiziksel aktivitelerin yapılması ve küçük sorumlulukların verilmesi önemlidir. Aşırı serbestlik ya da aşırı planlılık yerine denge kurulmalıdır. Sonuç olarak, çocukların hem dinlenebileceği hem de gelişimini sürdürebileceği bir yaz tatili planı oluşturulmalı. Teknoloji kullanımında ise süre kadar içeriğe ve çocuğun yaşamındaki genel dengeye bakmak gerekir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.