Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yazılım

Kapsül Haber Ajansı - Yazılım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yazılım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sabancı Atatürk ve Cumhuriyet Sevgisini ‘Hikâyede Bırakmadı’ Haber

Sabancı Atatürk ve Cumhuriyet Sevgisini ‘Hikâyede Bırakmadı’

Sabancı Holding'in desteği ve Sabancı Üniversiteli gençlerin katılımıyla hayata geçen proje kapsamında, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ulaştıran ve milli mücadelenin Anadolu üzerinden başlatılmasında tarihi bir görevi yerine getiren Bandırma Vapuru, özel bir drone gösterisiyle gökyüzünde hayat buldu. TOPLAM 500 DRONE KULLANILDI Denizin yaklaşık 25 metre üzerinde gerçekleştirilen özel şovda, özel bir yazılım drone’lara entegre edilirken; drone’lar arası mesafe 1 metre, yer değiştirme hızı ise 4 metre / saniye olarak ayarlandı. ‘Sürü Zekâsı’ teknolojisiyle bir araya getirilen drone’larla 108 metre genişliğinde bir Bandırma Vapuru hayata geçirildi. Sabancı logosu da yine aynı teknolojiyle gökyüzüne taşınırken, organizasyonda toplam 500 drone kullanıldı. “O İLK ADIMIN İZİNDEKİ YOLCULUĞUMUZU KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ” Konuyla ilgili konuşan Sabancı Holding Kurumsal Marka Yönetimi ve İletişim Bölüm Başkanı Filiz Karagül Tüzün şunları söyledi: “Cumhuriyetle neredeyse yaşıt bir Topluluk olarak, 29 Ekim ve 19 Mayıs gibi özel günleri yalnızca bir mesaj, bir görsel ya da bir filmle kutlamanın ötesinde bir sorumluluk taşıdığımıza inanıyoruz. Cumhuriyet için çalışmak, gençlere olan güvenimizi somut olarak göstermek bu özel günleri yaşatmanın en doğru yolu. Geçtiğimiz dönemde hayata geçirdiğimiz Sabancı Cumhuriyet Seferberliği, ardından başlattığımız ve bugün 45 bin gence ulaştığımız Sabancı Gençlik Seferberliği, bu anlayışın çok güçlü birer göstergesi. Bu yıl da bu yaklaşımı 19 Mayıs’a taşımak istedik. ‘Hikâyede kalmasın’ mesajı üzerinden, 19 Mayıs’ın kutlanacak tek bir gün değil, Atatürk’ün bizlere miras bıraktığı bir değerler bütünü olduğunu hatırlatırken; Cumhuriyet sevgimizin, gençlere inancımızın, teknoloji ve bilim izindeki yürüyüşümüzün altını çizmeye çalıştık. Atatürk'ün 19 Mayıs’ta Samsun’a attığı o ilk adımın izindeki yolculuğumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

   Türk İlaç Sanayisi Yerli Üretim İçin Masaya Oturuyor Haber

  Türk İlaç Sanayisi Yerli Üretim İçin Masaya Oturuyor

TİYSAT (Teknoloji, İlaç ve Yerli Sanayi Topluluğu Kümelenmesi) tarafından Artkim Global organizatörlüğünde düzenlenecek B2B İş Olanakları Etkinliği, 14 Mayıs’ta İstanbul Rumeli Han’da sektörün paydaşlarını bir araya getirecek. Osmanlı döneminde eczacılık faaliyetlerine ev sahipliği yapmış olan Rumeli Han’da gerçekleştirilecek etkinlik, sektörel iş birliklerini tarihsel bir zeminde buluşturacak. Yerli ilaç üreticileriyle ile yerli tedarikçiyi buluşturacak etkinlik, Türk ilaç sanayisinin geleceğini yerli üretim odağında yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. İLAÇ ÜRETİMİNİN TÜM HALKALARI TEK PLATFORMDA Sadece TİYSAT üyelerine özel masa katılımıyla gerçekleştirilecek etkinlikte; makine, ham madde, yazılım ve sarf malzeme üreticileri, ilaç sektörünün karar vericileriyle birebir görüşmeler yapma imkânı bulacak. Organizasyonun, yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Etkinlik, ilaç üretim sürecinin farklı aşamalarında faaliyet gösteren yerli firmalar ile üreticileri doğrudan buluşturarak sektördeki önemli bir ihtiyaca yanıt veriyor. Katılımcılar, üretim süreçlerini iyileştirecek çözümleri yerinde değerlendirme ve yeni iş bağlantıları kurma fırsatı elde edecek. YERLİ ÜRETİMLE GÜÇLENEN SEKTÖR TİYSAT’ın, Türkiye’de ilaç sanayisinin tüm bileşenlerini yerli üretim odağında bir araya getiren ve sektörler arası iş birliğini güçlendiren bir kümelenme olduğunu belirten TİYSAT Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Yaşrin; “İlaç üreticilerinden ham madde ve ekipman tedarikçilerine, yazılım ve otomasyon çözümlerinden lojistik ve sarf malzemeye kadar sektörün tüm halkalarını kapsayan bu yapıyla, yerli üretim kapasitesini artırmayı ve Türk ilaç sanayisinin küresel rekabet gücünü yükseltmeyi hedefliyoruz. 14 Mayıs’ta Rumeli Han’da gerçekleştireceğimiz etkinliğimiz, Osmanlı döneminde eczacılık faaliyetlerine ev sahipliği yapmış bu tarihi mekânın mirasını modern inovasyon ve stratejik iş birliği vizyonumuzla buluşturacak. Bu özel buluşma ile Türk ilaç sanayisinin geleceğini yerli üretim ekseninde şekillendirecek, sektörde kalıcı ve yüksek katma değerli iş birliklerinin önünü açacak stratejik bir platform oluşturmayı amaçlıyoruz” ifadelerinde bulundu. “KÜRESEL REKABETTE YENİ DENKLEM” Artkim Global Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde: “İlaç sanayisi, yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil, aynı zamanda stratejik önemiyle de ülkelerin kalkınmasında belirleyici rol oynayan sektörlerin başında geliyor. Bu ölçekte bir sektörde sürdürülebilir başarı elde edebilmenin temel koşulu ise güçlü, entegre ve yerli bir tedarik zinciri yapısına sahip olmaktan geçiyor. Bu etkinlik ile amacımız; yerli üreticilerimizi yalnızca görünür kılmak değil, onları doğrudan karar vericilerle buluşturarak kalıcı ve yüksek katma değerli iş birliklerinin önünü açmak. Bugün küresel rekabet, yalnızca üretim kapasitesiyle değil; tedarik zinciri yönetimi, teknoloji geliştirme ve iş birliği kabiliyetiyle şekilleniyor. TİYSAT B2B Etkinliği’ni de bu bakış açısıyla, sektörün tüm paydaşlarını aynı zeminde buluşturan stratejik bir platform olarak konumlandırıyoruz. Bu organizasyonun, Türk ilaç sanayisinin yerli üretim ekseninde güçlenmesine ve uluslararası rekabetçiliğinin artmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı YERLİ TEKNOLOJİYLE KÜRESEL REKABETTE DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE TİYSAT B2B İş Olanakları Etkinliği, yerli teknoloji ve üretim gücünü merkeze alan yaklaşımıyla, Türk ilaç sanayisinin küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmasına katkı sunmayı hedefliyor. 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nde gerçekleşecek bu özel buluşma, sektörün tüm paydaşlarını ortak bir vizyon etrafında bir araya getirecek. Yerli üretim temelli yeni iş birliklerinin doğmasının hedeflendiği buluşma; stratejik kararların şekillendiği ve geleceğin üretim modelinin inşa edildiği güçlü bir platform olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sistem Global’den Yapay Zeka Dönüşümü ve Platform Yolculuğu için Dev Adım Haber

Sistem Global’den Yapay Zeka Dönüşümü ve Platform Yolculuğu için Dev Adım

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Sistem Global Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Karslıoğlu, “Gerçekleşen bu yatırım ile Sistem Global’in farklı uzmanlık alanlarından oluşan “mutfaklarının” ürünleşme ve teknoloji odaklı dönüşüm sürecini hızlandırırken, aynı zamanda şirketimizin servis-entegre teknoloji çözümleri üretme kapasitesini önemli ölçüde artırmasını hedefliyoruz. Birleşme sonrası oluşan yapı; deneyim, danışmanlık ve yapay zeka yetkinliklerinin birleşimiyle, pratik, erişilebilir ve değer odaklı yeni nesil çözümler geliştirilmesine güçlü bir zemin hazırlayacak. Sistem Global ve ACM sinerjisiyle şekillenen bu yeni dönem; STEP yolculuğumuzu daha da hızlandırırken, KOBİ’lerin yapay zeka ekosisteminde güvenli, sürdürülebilir ve katma değerli bir dönüşüm gerçekleştirmelerine de öncülük edecek. Ayrıca bu stratejik adım aynı zamanda Sistem Global’in daha önce kamuoyu ile paylaştığı “KOBİ’ler için Bölgesel Big One” vizyonunda da önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor” dedi. ACM Teknoloji Danışmanlık Ortağı Mehmet Yitmen ise, “ACM olarak faaliyetlerimize yazılım ve teknoloji çözümleri üreticisi olarak başladık. Zaman içerisinde bu çözümlerin işletmelerde sürdürülebilir değer yaratabilmesi için organizasyonel yapıların çevik, dinamik ve hızlı olması gerekliliğini öngörerek, “çevik yönetim” danışmanlığını iş modelimize entegre ettik. Bu bütünleşik yaklaşım ile de bugüne kadar 500’ün üzerinde yerli ve yabancı firmanın dönüşüm süreçlerine liderlik ettik. Türkiye ve yakın coğrafyada çevik dönüşümü şekillendiren düşünce önderi konumundayız. Son beş yılda yapay zeka uygulamalarının iş süreçlerindeki dönüştürücü etkisini erken dönemde öngörerek, farklı alanlarda yapay zeka teknolojilerine ve uzman ekiplerine yatırım yaparak yetkinliklerimizi derinleştirdik. Bu stratejik birleşme ile birlikte, 15’i doğrudan yapay zeka çözümleri geliştiren toplam 30 kişilik deneyimli ekibimizle, sahip olduğumuz sektör bilgisi ve teknoloji yetkinliğimiz ile Sistem Global ailesine katılmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu birlikteliğin özellikle kaslı KOBİ’lerin daha hızlı büyümesine ve rekabet gücünü artırmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi. Sistem Global ve ACM, bu birleşmenin yalnızca mevcut yetkinlikleri güçlendirmekle kalmayacağını, aynı zamanda yeni iş birlikleri, projeler ve ürün geliştirme süreçlerinde çok boyutlu fırsatlar yaratacağını öngörmektedir. İki kurum, ortak vizyonları doğrultusunda birlikte üretecekleri katma değerin klasik sinerjinin ötesine geçerek, “2+2”lerden yalnızca 4’ler değil; ortadaki artıları (+) kaldırarak “22”ler üretebileceklerini belirtmişlerdir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

27. “Bilişim 500 Araştırması” İçin Başvuru Tarihleri Uzatıldı Haber

27. “Bilişim 500 Araştırması” İçin Başvuru Tarihleri Uzatıldı

Bu yıl “Teknolojinin İpek Yolu Anadolu’dan Geçmeli!” mottosuyla 27. kez gerçekleştirilecek araştırma, sektörün en kapsamlı referans çalışması olarak kamuoyuyla buluşmaya hazırlanıyor. En büyük 500 şirketin, genel sıralamanın yanı sıra faaliyet gösterdikleri alt kategoriler özelinde değerlendirileceği araştırmaya bilişim firmaları için başvuru tarihi 15 Mayıs tarihine kadar uzatıldı. Araştırmanın sonuçları ise 5 Ağustos tarihinde düzenlenecek ödül töreniyle açıklanacak. Bilişim 500 Araştırması, bu yıl “Teknolojinin İpek Yolu Anadolu’dan Geçmeli!” mottosuyla şekillenen temasıyla bilişim dünyasının öncülerini bir araya getirerek sektördeki gelişmelerin paylaşılmasına, deneyimlerin aktarılmasına ve geleceğe yönelik öngörülerin tartışılmasına önemli bir platform sunacak. Tema, geçmişte ticaretin en kritik geçiş noktası olan Anadolu’nun bugün veri, yazılım ve dijital üretimin de merkezi olma potansiyeline dikkat çekecek. Küresel rekabetin teknoloji üzerinden yeniden tanımlandığı bu dönemde Türkiye; coğrafi konumu, genç ve yetkin insan kaynağı ve gelişen teknoloji ekosistemiyle yeni dijital ticaret yollarında güçlü bir rol üstlenebilecek. Bu yaklaşım, Türkiye’nin sadece izleyen değil, yön veren bir oyuncu olması gerektiğine vurgu yaparak tüm sektörü ortak bir vizyon etrafında harekete geçmeye davet edecek. Bilişim 500 ise bu yıl yalnızca rakamları açıklamakla kalmayacak; önemli bir gerçeği de hatırlatacak: Geçmişte ticaret yollarını şekillendirenler geleceğin dünyasını kurarken, bugün teknolojinin yollarını şekillendirenler ise yarının gücünü belirleyecek. Teknolojinin hızla dönüşüm geçirdiği günümüzde, değişim ve gelişmelerden doğrudan etkilenen bilişim sektörüne yeni bakış açıları kazandırmayı, sektör temsilcilerini farklı perspektiflerden düşünmeye davet etmeyi hedefleyen Bilişim 500, Türkiye’nin dört bir yanındaki teknoloji şirketlerinin gücünü ortaya koyarak sektörün gelişimine ışık tutacak. Araştırma başvuruları 15 Mayıs’a kadar devam edip sonuçları ise 5 Ağustos’ta düzenlenecek ödül töreniyle kamuoyuna açıklanacak. Türkiye bilişim sektörü için önemli bir referans kaynağı olmanın yanı sıra bilişim dünyasında fark yaratmak isteyen şirketlere yol haritası sunan Bilişim 500 Araştırması; yerli ve yabancı yatırımcılar ile iş birliği geliştirmek isteyen kurumlar için de güçlü bir rehber olma niteliğini sürdürüyor. Başvurular Bilişim 500 web sitesi üzerinden devam ediyor Bilişim sektörünün “pazar yeri” olarak kabul edilen Bilişim 500’e başvuran şirketler; Sistem Entegratörü ve İş Ortağı, Dağıtıcı, Türkiye Merkezli Üretici ve Uluslararası Merkezli Üretici / Üreticinin Temsilcisi olmak üzere dört ana kategori altında değerlendirilecek. Bu kategorilerin donanım, yazılım ve hizmet gibi alt tabloları bulunurken, yeni teknoloji alanlarını kapsayan özel kategoriler de araştırma kapsamında yer alacak. Başvuru yapan tüm firmaların Bilişim 500 kataloğunda yer alacağı araştırmanın sonuçları, 5 Ağustos 2026 tarihinde düzenlenecek ödül töreniyle kamuoyuna açıklanacak. Törende ayrıca sektörde 25 yılını dolduran kadın bilişimcilere verilecek özel ödüller, 35 yıl emek ödülleri, 50 yıl emek ödülü ve BThaber özel ödülleri de sahiplerini bulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İlaç Sanayisinde Yerli Tedarik Zinciri İçin Kritik Buluşma Haber

İlaç Sanayisinde Yerli Tedarik Zinciri İçin Kritik Buluşma

TİYSAT (Teknoloji, İlaç ve Yerli Sanayi Topluluğu Kümelenmesi) tarafından Artkim MICE ve Artkim Fuarcılık organizatörlüğünde düzenlenecek B2B İş Olanakları Etkinliği, 14 Mayıs’ta İstanbul Rumeli Han’da sektörün paydaşlarını bir araya getirecek. Osmanlı döneminde eczacılık faaliyetlerine ev sahipliği yapmış olan Rumeli Han’da gerçekleştirilecek etkinlik, sektörel iş birliklerini tarihsel bir zeminde buluşturacak. Yerli ilaç üreticileriyle ile yerli tedarikçiyi buluşturacak etkinlik, Türk ilaç sanayisinin geleceğini yerli üretim odağında yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. İLAÇ ÜRETİMİNİN TÜM HALKALARI TEK PLATFORMDA Sadece TİYSAT üyelerine özel masa katılımıyla gerçekleştirilecek etkinlikte; makine, ham madde, yazılım ve sarf malzeme üreticileri, ilaç sektörünün karar vericileriyle birebir görüşmeler yapma imkânı bulacak. Organizasyonun, yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Etkinlik, ilaç üretim sürecinin farklı aşamalarında faaliyet gösteren yerli firmalar ile üreticileri doğrudan buluşturarak sektördeki önemli bir ihtiyaca yanıt veriyor. Katılımcılar, üretim süreçlerini iyileştirecek çözümleri yerinde değerlendirme ve yeni iş bağlantıları kurma fırsatı elde edecek. YERLİ ÜRETİMLE GÜÇLENEN SEKTÖR TİYSAT’ın, Türkiye’de ilaç sanayisinin tüm bileşenlerini yerli üretim odağında bir araya getiren ve sektörler arası iş birliğini güçlendiren bir kümelenme olduğunu belirten TİYSAT Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Yaşrin; “İlaç üreticilerinden ham madde ve ekipman tedarikçilerine, yazılım ve otomasyon çözümlerinden lojistik ve sarf malzemeye kadar sektörün tüm halkalarını kapsayan bu yapıyla, yerli üretim kapasitesini artırmayı ve Türk ilaç sanayisinin küresel rekabet gücünü yükseltmeyi hedefliyoruz. 14 Mayıs’ta Rumeli Han’da gerçekleştireceğimiz etkinliğimiz, Osmanlı döneminde eczacılık faaliyetlerine ev sahipliği yapmış bu tarihi mekânın mirasını modern inovasyon ve stratejik iş birliği vizyonumuzla buluşturacak. Bu özel buluşma ile Türk ilaç sanayisinin geleceğini yerli üretim ekseninde şekillendirecek, sektörde kalıcı ve yüksek katma değerli iş birliklerinin önünü açacak stratejik bir platform oluşturmayı amaçlıyoruz” ifadelerinde bulundu. “KÜRESEL REKABETTE YENİ DENKLEM” Artkim Group Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde: “İlaç sanayisi, yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil, aynı zamanda stratejik önemiyle de ülkelerin kalkınmasında belirleyici rol oynayan sektörlerin başında geliyor. Bu ölçekte bir sektörde sürdürülebilir başarı elde edebilmenin temel koşulu ise güçlü, entegre ve yerli bir tedarik zinciri yapısına sahip olmaktan geçiyor. Bu etkinlik ile amacımız; yerli üreticilerimizi yalnızca görünür kılmak değil, onları doğrudan karar vericilerle buluşturarak kalıcı ve yüksek katma değerli iş birliklerinin önünü açmak. Bugün küresel rekabet, yalnızca üretim kapasitesiyle değil; tedarik zinciri yönetimi, teknoloji geliştirme ve iş birliği kabiliyetiyle şekilleniyor. TİYSAT B2B Etkinliği’ni de bu bakış açısıyla, sektörün tüm paydaşlarını aynı zeminde buluşturan stratejik bir platform olarak konumlandırıyoruz. Bu organizasyonun, Türk ilaç sanayisinin yerli üretim ekseninde güçlenmesine ve uluslararası rekabetçiliğinin artmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı YERLİ TEKNOLOJİYLE KÜRESEL REKABETTE DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE TİYSAT B2B İş Olanakları Etkinliği, yerli teknoloji ve üretim gücünü merkeze alan yaklaşımıyla, Türk ilaç sanayisinin küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmasına katkı sunmayı hedefliyor. 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nde gerçekleşecek bu özel buluşma, sektörün tüm paydaşlarını ortak bir vizyon etrafında bir araya getirecek. Yerli üretim temelli yeni iş birliklerinin doğmasının hedeflendiği buluşma; stratejik kararların şekillendiği ve geleceğin üretim modelinin inşa edildiği güçlü bir platform olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Döveç Grup, 35 Yılı Aşkın Birikimiyle Yatırım Gücünü Büyütüyor Haber

Döveç Grup, 35 Yılı Aşkın Birikimiyle Yatırım Gücünü Büyütüyor

Gayrimenkul, inşaat, turizm, eğitim, enerji, yazılım ve otomotiv gibi farklı alanlarda yarattığı değerle Kuzey Kıbrıs'ın öncü gruplarından biri olan Döveç Grup, 35 yılı aşkın deneyimi, 16 grup şirketi ve 2.500'ü aşkın profesyonelden oluşan yapısıyla kalite, güven ve sürdürülebilirlik odağında büyüyen güçlü bir ekosistem inşa etmeye devam ediyor. Bugüne kadar geliştirdiği projelerle yalnızca yaşam alanları üretmekle sınırlı kalmayan Döveç Grup, bulunduğu bölgelerde ekonomik hareketlilik ve değer artışı yaratmayı hedefleyen bütüncül bir model benimsiyor. Gayrimenkul geliştirme faaliyetlerini turizm, hizmet ve ticari alanlarla bütünleştiren grup, yaşam, üretim ve ticareti bir araya getiren çok katmanlı projeler geliştiriyor. Döveç Grup'un yatırım yaklaşımının merkezinde güven, yaşam kalitesi ve sürdürülebilir değer yer alıyor. Grup, geliştirdiği projelerde uzun vadeli bakış açısını esas alırken; enerji verimliliği, doğayla uyum ve uzun ömürlü yapı anlayışını temel kriterler arasında konumlandırıyor. Aynı zamanda eğitimden spora, gençlerin gelişiminden toplumsal faydaya uzanan yatırımlarıyla faaliyet gösterdiği coğrafyada kalıcı bir etki yaratmayı amaçlıyor. Döveç Grup Yönetim Kurulu Başkanı Burçin Döveç, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "35 yılı aşkın süredir attığımız her adımda yalnızca proje geliştirmeye değil, güven veren ve uzun vadeli değer üreten bir yapı kurmaya odaklandık. Bugün geldiğimiz noktada tamamladığımız projeler, ulaştığımız yatırım büyüklüğü ve farklı ülkelerden yatırımcılarla kurduğumuz güçlü bağ, bu yaklaşımın somut bir karşılığıdır. Döveç Grup olarak gayrimenkulü, yaşamı, ticareti ve toplumsal etkiyi birlikte düşünen bir anlayışla hareket ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de odağımız; daha entegre, daha ölçeklenebilir ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir yapı kurmak. Kuzey Kıbrıs'ın potansiyeline duyduğumuz güvenle, yatırımcıya istikrar, yaşam kalitesi ve sürdürülebilir değeri bir arada sunan projeler geliştirmeye devam edeceğiz." dedi. Döveç Grup, yatırımları, istihdamı ve üretim gücüyle Kuzey Kıbrıs ekonomisinin büyümesinde aktif rol üstlenirken; çok sektörlü organizasyon yapısı sayesinde bölgesel ölçekte daha dayanıklı ve daha yüksek katma değer üreten bir model ortaya koyuyor. Grup, uzun vadede bulunduğu coğrafyanın gelişimine yön veren ve yaşam kalitesini kalıcı olarak artıran bir yapı oluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch İnovasyon Gücünü Öne Çıkarıyor Haber

Bosch İnovasyon Gücünü Öne Çıkarıyor

Bosch Grubu, jeopolitik gerilimler ve ticaret engelleri karşısında 2026 mali yılında küresel pazarlardaki büyüme beklentilerini gerçekleştirmek için inovasyon gücünden yararlanmayı hedefliyor. Geleceğin önemli alanlarına yönelik gerekli ön yatırımların önceki yılların yüksek seviyesinde kalması planlanıyor. Sadece 2025 yılında Bosch, araştırma ve geliştirmeye ve sermaye harcamalarına yaklaşık 12 milyar Euro ayırdı. Teknoloji ve hizmet tedarikçisi, 2026 yılı için yüzde 2-5 arasında ciro artışı ve yüzde 4-6 arasında faaliyetlerden gelen FVÖK marjı planlıyor. Şirketin yıllık rakamlarına atıfta bulunan Bosch Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Stefan Hartung, “Küresel bir teknoloji lideri olarak, otomasyon, dijitalleşme, elektrifikasyon ve yapay zeka trendlerini şekillendirmeye kararlıyız, çünkü bu aynı zamanda işimizde kârlı büyümenin de önünü açıyor. Başlattığımız yapısal önlemlerin maliyet düşürücü etkileri ve tüm iş alanlarındaki inovasyonlar bunun için önemli bir ön koşuldur,” dedi. İnovasyon gücü söz konusu olduğunda, Bosch dünyanın en güçlü sanayi şirketlerinden ve Avrupa'nın en üretken patent başvuru sahiplerinden biri olarak öne çıkıyor. Bosch, 2025 yılında yaklaşık 6.300 patent tescil ettirdi ve bir kez daha Almanya'da lider oldu. Önemli zorluklara rağmen Bosch, 2025 mali yılında bir önceki yıla göre hafif bir artışla (2024: 90,3 milyar Euro) 91 milyar Euro ciro elde etmeyi başardı. Kur etkilerinden arındırıldıktan sonra bu, yüzde 4,1'lik bir büyümeyi ifade ediyor. Yüzde 2 olan faaliyetlerden gelen FVÖK marjı, bir önceki yılın rakamının (2024: yüzde 3,5) altında kaldı. Gelecekteki sürdürülebilirliği artırmak için gerekli yapısal ve personel düzenlemeleri, 2,7 milyar Euro’luk bir seviyede finansal sonuç üzerinde önemli bir olumsuz etki yarattı. Strateji 2030: büyümeyi artırmak için inovasyon ve farklılaşma Olumsuz bir küresel ekonomik ortamda başarılı bir iş gelişimi elde etmek için şirketin maliyetlerini rekabetçi bir seviyede tutması gerekiyor. Almanya'da etkilenen tüm Mobilite lokasyonlarında istihdam azaltılması konusunda çalışan temsilcileriyle yapılan görüşmelerin sonuçlanmasıyla Bosch, artan fiyat baskısı karşısında gelecekteki rekabet konumunu iyileştiriyor. Hartung, “Müzakereler kolay değildi, ancak her iki taraf da belirgin bir sorumluluk duygusu sergiledi” dedi. "Şimdi üzerinde anlaşılan önlemleri hem hızlı ve tutarlı bir şekilde hem de mümkün olduğunca sosyal açıdan kabul edilebilir bir şekilde uyguluyoruz." Otomotiv endüstrisinde Çin şu anda fiyat seviyeleri için standardı belirliyor. Bu nedenle Hartung, inovasyon liderliğinin genişletilmesini, özellikle otomotiv pazarında işi genişletmek ve şirketin Strateji 2030 hedefini uygulamak için önemli bir başarı faktörü olarak görüyor. Bu strateji, Bosch'un kilit pazarlarında ilk üç tedarikçiden biri olmasını öngörüyor. Ticaret engelleri ve farklı kullanıcı beklentileri şu anda bölgesel olarak uyarlanmış çözümler için hem bir zorluk hem de bir fırsat. "Uluslararası rekabette mesele sadece maliyetler değil, her şeyden önce kendimizi farklılaştırmaktır" diyen Hartung, Bosch'un küresel ayak izine atıfta bulunarak bunu bir rekabet avantajı olarak gördüğünü belirtti. Hartung ayrıca "Tekliflerimizi ve tedarik zincirlerimizi bölgesel koşullara uyarlayabilir ve aynı zamanda küresel düzeyde kalite sunabiliriz." diyerek sözlerini tamamladı. Ekonomik görünüm 2026: geleceğin önemli alanları için finansman yaratma Bosch, 2025'in zayıf ekonomik seyrinin mevcut mali yılda da devam edeceğine inanıyor. Öncelikle jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan yüksek belirsizlik seviyeleri, büyük ölçüde dirençli bir özel sektör ve artan mali harcamalarla dengeleniyor. Ancak fiyat ve rekabet baskısı yüksekliğini koruyor. Buna rağmen Bosch, kur etkilerinden arındırıldıktan sonra yılın ilk çeyreğinde satışlarını bir önceki yılın aynı dönemine göre artırmayı başardı. Bosch, küresel ekonomi için yalnızca yüzde 2,5-3'lük ılımlı bir büyüme bekliyor. Bosch yönetim kurulu üyesi ve finans direktörü Markus Forschner, “Kârlı büyümenin temeli rekabet gücümüzdür - bu yüzden onu daha da artırmak için çok çalışıyoruz” dedi. "Bu, yaklaşan zorluklar karşısında direncimizi güçlendiriyor ve aynı zamanda geleceğe yönelik yatırım kapasitemizi artırıyor." Stratejik fırsatlar ve finansal bir önlem olarak Bosch, kapsamını buna göre genişletiyor: Yıl içinde tahvil gibi finansal araçları daha esnek bir şekilde ihraç edebilmek için şirket, ilk kez mevcut mali yılın ilk yarısı için ara konsolide mali tablolar ve bir ara grup yönetim raporu yayınlayacak. Bu noktada Forschner şunları söyledi: “Bu, halihazırda işimizi kendi kaynaklarımızdan finanse etme konusunda güçlü bir kapasitemiz olmasına rağmen, sermaye piyasalarına erişim yeteneğimizi artırıyor.” Sensör teknolojisi: otomasyon ve robotik, satışları güvence altına alıyor Bosch, mikroelektronik ve sensör teknolojisinde çok sayıda inovasyonu ileriye taşıyor. “Yaşam için teknoloji"ye olan tutarlı odaklanmasının önemli bir büyüme ivmesi sağlamasını bekliyor. Uzmanlar, küresel sensör pazarının 2031 yılına kadar 440 milyar ABD dolarından fazla bir değere ulaşabileceğini öngörüyor. Bosch, bu potansiyel büyümeden faydalanacak: Bosch’un sensörleri robotikte giderek daha önemli bir rol oynuyor. Örneğin BMI5 sensör platformu, yapay ortamları son derece gerçekçi bir şekilde yaratıyor ve robotların zorlu koşullar altında bile yollarını bulmalarına yardımcı oluyor. Bugüne kadarki en güçlü sensör çözümü olan bu ürünle Bosch, hızla büyüyen segment için kendini iyi konumlanmış olarak görüyor. Otomatik sürüş alanında, ataletsel sensörler geleceğin önemli bir bileşeni olarak kabul ediliyor ve ek satış potansiyeli sunuyor. Bu sensörler, kamera veya GPS sinyalleri mevcut olmadığında bile otomobillerin nerede olduklarına dair farkındalıklarını sürdürmelerini sağlıyor. Hartung, “Bu sensörler, otonom bir otomobil için insan iç kulağındaki denge duyusu gibi çalışıyor” dedi. Analistlere göre, otomotiv uygulamalarındaki akıllı sensörler pazarı önümüzdeki on yılın ortasına kadar neredeyse ikiye katlanarak 80 milyar ABD dolarını aşacak. Mobilite alanındaki inovasyonlar: algoritmalar ve güç aktarma organları büyümeyi artırıyor Bosch, otomotiv yazılım pazarının 2030 yılına kadar yaklaşık 200 milyar Euro değerinde olmasını bekliyor. Sonuç olarak, Bosch yönetim kurulu başkanı Hartung, yazılım tanımlı mobilitede büyük büyüme fırsatları görüyor. Hartung, “Bosch bu alanda ön saflarda yer alıyor ve şimdi kelimenin tam anlamıyla yapay zekayı sürücünün görüş alanına taşıyor” dedi. Yeni Bosch AI Extension Platformu, bir iç algılama çözümüyle birlikte sürüşü son derece kişiselleştirilmiş bir deneyime dönüştüren, yapay zeka özellikli yüksek performanslı bir bilgisayardır. “Araç direksiyonda kimin olduğunu tanıyor ve başka yolcu olup olmadığını algılıyor, ardından dış aynalardan ve araç yol tutuşundan bir kaza durumunda optimize edilmiş hava yastığı açılımına kadar her şeyi ayarlıyor.” Akıllı sürücü destek çözümlerindeki ürün inovasyonları da dünyanın tüm bölgelerinde yeni işler yaratıyor: sensör teknolojileri ve merkezi araç bilgisayarlarıyla birlikte Bosch, 2025 yılında 10 milyar Euro değerinde sipariş aldı. Hartung, elektromobilite ile büyüyen işle ilgili olarak, “Elbette geleceğin otomobillerinin sadece algoritmalara değil, aynı zamanda güç aktarma organlarına da ihtiyacı olacak” dedi. "Yalnızca bu yıl, elektrikli sürüş için 7 milyondan fazla çözüm ve bileşen teslim edeceğiz." Sadece birkaç hafta önce Bosch, Hindistan'da Tata AutoComp Systems ile bir ortak girişim duyurdu. Yılın ortasından itibaren, Hindistan pazarında elektrikli aksların ve motorların geliştirilmesi, üretimi ve satışına odaklanacak. Tüketim malları ve hizmetleri alanındaki inovasyonlar: Yapay zeka işi ileri taşıyor Yapay zeka, hizmet ve ürün işinde de önemli büyüme fırsatları sağlıyor. Örneğin, yapay zeka tabanlı bir ses işlevine sahip yeni bir fırın modeli, BSH Ev Aletleri için yeni satış potansiyeli sağlıyor. Harici hoparlör veya ek uygulamalar gerekmiyor. Genel olarak, lüks ve premium segmentteki ev aletleri ile dünya çapındaki işin, özellikle Kuzey Amerika'da büyümeye devam etmesi bekleniyor. Pazar uzmanları, ev aletlerinin küresel satışlarının 2030 yılına kadar yaklaşık 5 milyar adede ulaşacağını tahmin ediyor. Yapay zeka kullanımı, Elektrikli El Aletleri bölümündeki ürün inovasyonlarını da yönlendiriyor. Yılın başından bu yana, Expert ürün serisindeki ilk 30 alet piyasaya sürüldü ve profesyonel elektrikli el aletleri için yeni standartlar belirledi. Bunlar arasında, farklı duvar türlerindeki nesneleri bulan ve ilk kez Bosch radar teknolojisini yapay zeka nesne algılama ile birlikte kullanan yeni bir duvar tarayıcı da bulunuyor. Bosch'un hizmet işi de yapay zekadan faydalanıyor: Bosch Global Service Solutions bölümü de yapay zeka tabanlı uygulamalar sayesinde 2030 yılına kadar ortalama çift haneli satış büyümesi bekliyor. Hizmet portföyü, eCall ve arıza yardımı gibi dijital mobilite hizmetleri için çözümlerin yanı sıra filo operatörleri ve lojistik sağlayıcıları için teklifler içeriyor. 2025 yılı Ar-Ge verileri Ar-Ge oranı, satışların yüzde 8,7'si olarak gerçekleşti (2024: yüzde 8,6). Araştırma ve geliştirme harcamaları 7,9 milyar Euro’ya ulaştı. Bosch, elektromobilite, yarı iletkenler ve son teknoloji fren kontrol sistemleri gibi alanlara önemli ön yatırımlar yaptı. 2025 mali yılı: çalışan sayısının gelişimi 2025 yılı sonunda Bosch Grubu'nun dünya çapındaki çalışan sayısı 412.774 olarak gerçekleşti (2024: 417.859), bu da yaklaşık yüzde 1'lik (5.085 çalışan) bir azalmaya tekabül ediyor. Bu durum en çok Mobilite iş sektörünü ve bölgesel olarak Almanya'yı etkiledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.