Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yazılım Geliştirme

Kapsül Haber Ajansı - Yazılım Geliştirme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yazılım Geliştirme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akbank’tan Yazılım Geliştirmede  ATiQ Hamlesi Haber

Akbank’tan Yazılım Geliştirmede ATiQ Hamlesi

Akbank Teknoloji, yazılım geliştirme süreçlerinde insan uzmanlığı ile yapay zekânın yeteneklerini bir araya getiren çalışmalarını genişletiyor. Akbank Teknoloji IQ (ATiQ), yazılım geliştirme yaşam döngüsünün farklı aşamalarına yönelik geliştirilen yapay zekâ ajanlarının ortak çatısını oluşturuyor. Bu çatı altındaki ajanlar, mühendislerin günlük çalışmalarına destek olurken, yazılım geliştirme süreçlerinde kalite ve sürdürülebilirliği odağına alıyor. Bu çözümlerden ATiQ kod gözden geçirme ajanı, kod değişikliklerini Akbank’ın yazılım geliştirme standartlarına göre analiz ederek mühendislerin inceleme süreçlerine destek oluyor. Akbank Teknoloji’de binlerce mühendisin kullanımına sunulan ajan, standart dışı uygulamaların yazılımlar devreye alınmadan önce fark edilmesine yardımcı oluyor. Mühendislerin yanında ikinci bir göz Kod gözden geçirme, geliştirilen bir yazılımın kalitesini, güvenilirliğini ve yeni yazılımların da kolayca geliştirilebilmesini destekleyen temel kontroller arasında yer alıyor. ATiQ kod gözden geçirme ajanı da mühendislerin birbirlerinin kodlarını incelediği bu süreci güçlendiriyor. Ajan; standart dışı uygulamaları, dikkat gerektiren ayrıntıları ve iyileştirme alanlarını belirleyerek hem kodu geliştiren hem de inceleyen mühendislere geri bildirim ve öneriler sunuyor. Böylece geliştirme ekiplerine çalışma sırasında yardımcı oluyor. Yapay zekâ tarafından oluşturulan bulgular ve öneriler mühendislerin değerlendirmesine sunulurken nihai karar ve onay insan kontrolünde kalıyor. Bu çalışma biçimi, yapay zekânın hızlı ve kapsamlı analiz yeteneğini mühendislerin deneyimi, teknik bilgisi ve muhakemesiyle birleştiriyor. Kodlar için güçlü kontrol, kaliteli dijital hizmet ATiQ kod gözden geçirme ajanı, mühendisler arasındaki inceleme sürecine verdiği desteğin yanı sıra kodlar devreye alınmadan önce de otomatik kalite kontrolü gerçekleştiriyor. Kod değişikliklerini Akbank’ın yazılım geliştirme standartları doğrultusunda yeniden analiz eden ajan, özellikle büyük ve karmaşık kod yapılarında olası hataların, standart dışı kullanımların ve geliştirmeye açık noktaların fark edilmesine yardımcı oluyor. Akbank’ın teknoloji ekiplerinin ihtiyaçları ve mühendislik standartları doğrultusunda geliştirdiği sistem, bu yönüyle genel amaçlı hazır araçlardan ayrışıyor. Akbank’ın teknoloji mühendisleri tarafından geliştirilen ATiQ, kurumun yazılım geliştirme yaklaşımını ve teknik standartlarını kontrollere doğrudan yansıtıyor. ATiQ kod gözden geçirme ajanının geliştirme süreçlerine sağladığı destek, müşterilerin kullandığı dijital bankacılık hizmetlerinin arkasındaki teknik yapının güçlendirilmesine katkı sağlıyor. ATiQ ile desteklenen kontroller; hizmet kalitesinin korunmasını, dijital kanalların güvenilirliğini ve bankacılık hizmetlerinin sürekliliğini destekliyor. “ATiQ ile insan ve yapay zekâ iş birliğini mühendislik gücüne dönüştürüyoruz” Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay, çalışmaya ilişkin şunları söyledi: “ATiQ ajanlarıyla Akbank’ın mühendislik birikimini yapay zekânın gücüyle birleştiriyor, bu yaklaşımı iş süreçlerimize entegre ediyoruz. Yapay zekâ ajanlarımızı, ekiplerimizin yeni nesil asistanları olarak konumlandırıyor ve yazılım geliştirme yaşam döngüsünün farklı aşamalarında devreye alıyoruz. Bu iş birliğinde yapay zekânın hızlı ve titiz analiz yeteneğini mühendislerimizin deneyimi ve muhakemesiyle bir araya getiriyoruz. Nihai kararın insan kontrolünde kaldığı bu modelle yazılım geliştirme süreçlerimizi güçlendirirken müşterilerimize sunduğumuz dijital bankacılık hizmetlerinin kalitesini destekliyor ve sürdürülebilir olmasını hedefliyoruz.” Akbank Teknoloji, internet bankacılığının ön yüz geliştirmesinden kod inceleme ve kalite kontrolüne kadar farklı alanlarda edindiği yapay zekâ deneyimini ATiQ çatısı altında yazılım geliştirme yaşam döngüsünün geneline yaymayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şımart Teknoloji’nin Yeni Üretim Üssü Ankara’da Kapılarını Açtı Haber

Şımart Teknoloji’nin Yeni Üretim Üssü Ankara’da Kapılarını Açtı

Türkiye’de akıllı yaşam teknolojileri, tüketici elektroniği, Nesnelerin İnterneti (IoT), donanım ve yazılım geliştirme alanlarında faaliyet gösteren Şımart Teknoloji, Ankara’daki yeni üretim üssünün açılışıyla B2B, B2C, B2G ve B2Construction iş kollarını aynı teknoloji ve üretim altyapısı altında büyüttüğü yeni dönemi başlattı. Şımart’ın bugünkü üretim ve teknoloji yapılanmasına uzanan büyüme yolculuğu 2020’de kurulan yazılım altyapısıyla başladı. Şirket, 2021’de ilk robot süpürgesi katya’yı üretti; artan üretim ihtiyacı doğrultusunda 2023’te daha büyük bir tesise geçti. Yeni üretim üssünün devreye alınmasıyla Şımart, altı yıllık yolculuğunda üçüncü fabrika yapılanmasına geçerek üretim, mühendislik, yazılım, ürün geliştirme, kalite kontrol, B2B/OEM projeleri, kamu teknolojileri, akıllı yapı çözümleri ve kullanıcı ekosistemi hedeflerini aynı çatı altında buluşturan yeni ölçeğini hayata geçirdi. Yeni tesis 10 bin 200 metrekare kapalı ve 5 bin 400 metrekare açık olmak üzere toplam 15 bin 600 metrekare alana sahip. Tesisin Ankara’da konumlandırılmasında Başkent’in sanayi ekosistemi, mühendislik ve teknoloji insan kaynağı, lojistik erişimi, gümrük sahasına yakınlığı ve İstanbul yönündeki lojistik bağlantılar etkili oldu. Şımart Teknoloji yöneticileri, iş ortakları, sektör temsilcileri, basın mensupları, içerik üreticileri ve davetlilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen açılışta, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, T.C. Sağlık Bakanlığı eski Bakan Yardımcısı Huzeyfe Yılmaz ve Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan da birer konuşma yaptı. Altı yılda yazılımdan 80 ürünlük teknoloji ekosistemine 2020’de Ankara merkezli olarak kurulan Şımart Teknoloji aynı yıl yazılım altyapısını oluşturdu; 2021’de ilk robot süpürgesi katya’yı üretti. katya, 2022’de sektörün prestijli tasarım ödüllerinden biri olan A’ Design Award’da Gümüş Ödül kazandı. Şirket 2023’te büyüyen üretim ihtiyacı doğrultusunda daha büyük bir tesise geçti, 2024’te Ankara’da gerçek yaşam alanı konseptli showroomunu devreye aldı. Yeni fabrikanın açılışıyla üretim altyapısını üçüncü fabrika yapılanmasına taşıyan Şımart, 80 ürüne ulaşan teknoloji ekosistemini yeni bir ölçeğe çıkardı. Yeni üretim üssünün devreye alınması, Şımart’ın büyüme yolculuğunda üretim, yazılım, kullanıcı deneyimi ve farklı iş kollarının aynı altyapıda ölçeklendiği yeni aşamanın başlangıcı oldu. 5 milyon+ kapasite için yeni üretim altyapısı devrede Yeni tesisle birlikte Şımart Teknoloji’nin mevcut yıllık 1 milyon 635 bin adetlik üretim kapasitesinin 5 milyon adedin üzerine çıkarılması hedefleniyor. Bu hedef, mevcut seviyeye göre üç katın üzerinde bir üretim potansiyeline işaret ederken şirket kapasite artışını yalnızca üretim adedi üzerinden değil; otomasyon, kalite standardizasyonu, üretim verisinin yönetimi, yeni ürünlerin daha hızlı devreye alınması ve B2B/OEM, B2G ile B2Construction projelerinin ölçeklenmesi açısından da stratejik bir dönüşüm olarak değerlendiriyor. Tesiste tam otomatik ve yarı otomatik üretim hatları, robotik kollar ve yüksek otomasyon teknolojileri kullanılıyor. Üretim ve kalite süreçlerinde yapay zekâ destekli takip ve kontrol sistemlerinden yararlanılırken, operasyonların izlenmesi Şımart Teknoloji tarafından geliştirilen ERP Yönetim ve Üretim Takip Sistemi üzerinden gerçekleştiriliyor. Şımart, bu altyapıyla üretim süreçlerini daha ölçülebilir, izlenebilir ve ölçeklenebilir hale getirirken yüksek otomasyonu nitelikli insan kaynağıyla birlikte büyütmeyi hedefliyor. Mustafa Emrah Babur: “Üretim kapasitesini teknoloji ve nitelikli insan kaynağıyla birlikte büyütüyoruz” Şımart Teknoloji CEO’su Mustafa Emrah Babur, yeni fabrikanın şirket açısından yalnızca fiziksel bir kapasite artışı anlamına gelmediğini belirterek şunları söyledi: “Yeni tesisle yıllık üretim kapasitemizi 1 milyon 635 bin adetten 5 milyon adedin üzerine taşımayı hedefliyoruz. Aynı dönemde 80 ürüne ulaşan ekosistemimizi genişletirken bugün 400 bin aktif kullanıcıya ulaşan yapımızı 2027 yıl sonuna kadar 1 milyon aktif kullanıcı ve 1 milyon hane ölçeğine taşımak istiyoruz. Bizim için bu büyüme, üretim, yazılım, ürün ve kullanıcı deneyiminin birlikte ölçeklenmesi anlamına geliyor.” “Bu büyümeyi yalnızca daha fazla üretim hattı ya da daha fazla çalışan üzerinden kurgulamıyoruz. Tam ve yarı otomatik üretim hatları, robotik sistemler ve yapay zekâ destekli üretim ve kalite kontrol altyapısı ile nitelikli insan kaynağını birlikte büyütüyoruz. Otomasyonu insanın alternatifi olarak değil, çalışanlarımızın teknik yetkinliğini ve ürettiği katma değeri artıran bir araç olarak görüyoruz.” “Şımart’ı yalnızca akıllı cihaz satan bir marka olarak görmüyoruz. B2C’de 80 ürünlük akıllı yaşam ekosistemi geliştirirken, B2B’de kurumsal IoT ve OEM çözümleri, B2G’de kamu kurumlarının ihtiyaçlarına yönelik özel teknolojiler, B2Construction’da ise birbirleriyle haberleşen ve proaktif aksiyon alabilen akıllı yaşam alanları tasarlıyoruz.” Robotik üretim ve yapay zekâ destekli kalite kontrol aynı tesiste buluştu Yeni fabrikada üretimin farklı aşamalarında robotik sistemler ve otomasyon çözümleri kullanılıyor. Şımart Teknoloji, kalite kontrol yaklaşımını yalnızca nihai ürün kontrolüyle sınırlı tutmak yerine üretimin farklı aşamalarına yaymayı hedefliyor. Yapay zekâ destekli üretim takip ve kalite kontrol sistemleri sayesinde üretim verilerinin analiz edilmesi, süreçlerin daha yakından izlenmesi ve kalite standartlarının sürdürülebilir hale getirilmesi amaçlanıyor. Şirket tarafından özel olarak geliştirilen ERP altyapısı ise üretim planlama, operasyon takibi ve kalite süreçlerinin tek merkezden yönetilmesinde önemli rol üstleniyor. 80 ürünlük ekosistem yeni üretim üssüyle ölçek büyüttü Şımart Teknoloji, yeni üretim yapılanmasını yalnızca mevcut ürün portföyünü büyütecek bir kapasite yatırımı olarak değil, B2C ürünlerinden B2B/OEM projelerine, kamu teknolojilerinden akıllı yapı sistemlerine kadar farklı çözüm alanlarını ölçeklendirecek bir teknoloji altyapısı olarak konumlandırıyor. Şirketin akıllı yaşam ekosistemi bugün 80 ürüne ulaştı. Şımart’ın 80 ürüne ulaşan akıllı yaşam ekosistemi; katya serisindeki robot süpürgelerden cam temizleme, çim biçme ve havuz temizleme robotlarına; kamera ve sensörlerden iklimlendirme, aydınlatma, güvenlik, evcil canlılar, sağlıklı yaşam ve enerji yönetimi çözümlerine kadar uzanıyor. Şımart’ın uzun vadeli ürün stratejisinin merkezinde bu cihazları birbirinden bağımsız çözümler olmaktan çıkararak ortak bir bulut ve dijital altyapı üzerinden yönetilebilen bütünleşik bir akıllı yaşam ekosisteminin parçaları haline getirmek bulunuyor. Farklı Şımart cihazlarının tek merkezden uzaktan yönetilebilmesini sağlayan Şımart Mobil Uygulaması Türk mühendisler tarafından geliştiriliyor. Şirketin Ankara merkezli ekipleri; donanım, gömülü yazılım, robotik, sensör teknolojileri ve kullanıcı arayüzlerini bütünleşik ve kullanıcı dostu bir teknoloji mimarisi içinde geliştiriyor. Donanım, yazılım ve üretim aynı çatı altında buluştu Şımart Teknoloji’nin Ankara merkezli teknoloji ekipleri; donanım tasarımı, gömülü yazılım geliştirme, robotik haritalama ve yön bulma algoritmaları, sensör teknolojileri, mobil uygulama ve kullanıcı arayüzleri üzerinde çalışmalar yürütüyor. Şirketin farklı cihazlarının tek merkezden uzaktan yönetilebilmesini sağlayan Şımart Mobil Uygulaması da Türk mühendisler tarafından geliştiriliyor. Şirket, yeni fabrikanın devreye alınmasıyla üretim süreçleriyle yazılım ve donanım geliştirme ekipleri arasındaki etkileşimi artırmayı; ürün geliştirme, test ve seri üretime geçiş süreçlerini daha bütünleşik hale getirmeyi ve B2C, B2B/OEM, B2G ve B2Construction çözümlerini ortak mühendislik ve üretim altyapısıyla ölçeklemeyi hedefliyor. 400 bin aktif kullanıcı, yeni hedef 1 milyon Şımart’ın güncel aktif kullanıcı sayısı 400 bine ulaştı. Şirket, 2027 yıl sonuna kadar 1 milyon aktif kullanıcıya ve 1 milyon haneye erişmeyi hedefliyor. Büyüme stratejisinde yalnızca satış hacmi değil; ekosisteme katılan kullanıcı sayısı, bağlantılı ürün çeşitliliği ve kullanıcıların farklı Şımart ürünleriyle kurduğu ilişki de temel göstergeler arasında yer alıyor. Şımart, büyümesini yalnızca satış hacmi üzerinden değil; kullanıcı sayısı, bağlantılı ürün çeşitliliği ve kullanıcıların ekosistem içinde farklı ürünlerle kurduğu ilişki üzerinden değerlendiriyor. Marka, bu vizyonu ‘Türkiye’de akıllı olmayan ev kalmayacak’ yaklaşımıyla tanımlarken 2027 yıl sonuna kadar 1 milyon haneye erişmeyi amaçlıyor. “Fabrikadan Halka” modeli dijital kanallarla ölçekleniyor Şımart’ın perakende stratejisinin temel yaklaşımını “Fabrikadan Halka” modeli oluşturuyor. Ürünlerin tüketiciyle daha doğrudan buluşturulması ve satış stratejisinin dijital kanallar üzerine kurulması, aracıların azaltılması ve teknolojinin daha ulaşılabilir fiyatlarla sunulması hedefini destekliyor. Şirket, Trendyol, Hepsiburada, MediaMarkt ve n11 gibi dijital satış ve teknoloji perakende kanalları üzerinden Türkiye genelinde tüketicilere ulaşıyor. Satış sonrasında ise ‘48 Saatte Çözüm Garantisi’ kapsamında teknik servis ihtiyacı olan ürünleri çift yönlü ücretsiz kargoyla fabrikaya ulaştırarak doğrudan kullanıcı ilişkisini sürdürmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank, Yapay Zekâ ile İnternet Bankacılığı Geliştirme Sürelerini Haftalardan Dakikalara İndiriyor Haber

Akbank, Yapay Zekâ ile İnternet Bankacılığı Geliştirme Sürelerini Haftalardan Dakikalara İndiriyor

Akbank, İnternet Bankacılığı uygulamalarında tasarımdan çalışan koda uzanan süreci yapay zekâ ile haftalardan dakikalara indiriyor. Yeni model, müşteri deneyimi tasarımlarının çok daha hızlı hayata geçirilmesini sağlayarak yeni özelliklerin müşterilerle buluşma süresini önemli ölçüde kısaltıyor. Daha önce orta ölçekli bir yazılım ekibinin haftalarca çalışmasını gerektiren geliştirme süreci, yapay zekâ ajanlarının tasarımdan çalışan koda uzanan adımları üstlenmesiyle dakikalar içinde tamamlanabilir hale geldi. Yazılım mühendislerinin yapay zekâ tarafından üretilen çıktıları kontrol ederek gerekli düzenlemeleri yapmalarıyla geliştirme tamamlanıyor. Böylece tasarım ile yazılım geliştirme arasındaki tekrar eden teknik adımlar azalırken, yeni özelliklerin müşterilerle buluşma süreci de radikal biçimde hızlanıyor. Ortak tasarım ve geliştirme standartlarını temel alan model, yeni özelliklerin Akbank müşterilerinin alışık olduğu deneyimle uyumlu biçimde hayata geçirilmesini sağlıyor. Aynı yapı kod kalitesini ve sürdürülebilirliği desteklerken uygulamaların bakım, güncelleme ve geliştirme süreçlerini de kolaylaştırıyor. Yazılım mühendisleri ise kazandıkları zamanı yeni çözümler tasarlamaya ve daha yüksek katma değerli çalışmalara ayırabiliyor. “Yapay zekâ mühendislik modelimizin vazgeçilmez bir parçası” Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay konuya ilişkin şöyle konuştu: “Yapay zekâyı mühendislerimizin çalışma biçimini kökten dönüştüren bir yetkinlik olarak görüyoruz. Tasarım ile çalışan kod arasındaki süreci yapay zekâ ile bütünleştirerek, daha önce haftalar alan geliştirme adımlarını dakikalar mertebesine indirebiliyoruz. Bunu yalnızca hız kazanmak için değil; Akbank’ın tasarım, mimari ve yazılım geliştirme standartlarını doğrudan üretim sürecinin içine yerleştirerek kaliteyi, güvenilirliği ve sürdürülebilirliği artırmak için yapıyoruz. Tekrar eden teknik işlerin önemli bir bölümünü yapay zekâya devrederek ekiplerimizin enerjisini kullanıcı deneyimine, inovasyona ve daha yüksek katma değerli mühendislik çalışmalarına yönlendirebiliyoruz. İnsan uzmanlığı ile yapay zekâ yetkinliklerini bir araya getiren bu yaklaşımı, yazılım mühendisliğinin yeni çalışma modeli olarak görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karel’in Daiichi’si IAA Transportation 2026’da Yeni Nesil Araç Teknolojilerini Tanıttı Haber

Karel’in Daiichi’si IAA Transportation 2026’da Yeni Nesil Araç Teknolojilerini Tanıttı

Karel’in otomotiv teknolojileri alanındaki bağlı ortaklığı Daiichi, 15–20 Eylül tarihlerinde Almanya’nın Hannover kentinde düzenlenen IAA TRANSPORTATION 2026’ya katılarak yeni nesil araç elektroniği çözümlerini sergiledi. Türkiye’de geliştirdiği otomotiv elektroniği teknolojilerini global araç üreticilerinin projelerine taşıyan Daiichi; fuarda dijital kokpit sistemlerinden bağlantılı araç teknolojilerine, gövde elektroniğinden yeni nesil merkezi kontrol sistemlerine uzanan mühendislik yetkinliklerini sektör temsilcileriyle buluşturdu. Şirket, özellikle yazılım tanımlı araçlar (Software Defined Vehicle – SDV), dijital kokpit ve yeni nesil araç elektronik mimarilerindeki çözümleriyle global otomotiv projelerinde yeni iş birliği olanaklarını değerlendirdi. Otomobilin değişen elektronik mimarisine Türkiye’den mühendislik Otomotiv sektöründe yazılımın araç içindeki rolünün artması, bağlantılı mobilite ve merkezi elektronik mimarilere geçiş, araç elektroniğini mobilitenin temel teknoloji alanlarından biri haline getiriyor. Daiichi bu dönüşüme; donanım ve yazılım geliştirme, sistem entegrasyonu, test ve doğrulama yetkinliklerini aynı yapı içerisinde bir araya getiren mühendislik yaklaşımıyla yanıt veriyor. Şirket; IVI, gösterge paneli (cluster), DCU, HPC ve ekran çözümlerini kapsayan kokpit elektroniğinin yanı sıra gövde kontrol üniteleri, ECU, kamera ve ses sistemleri ile bağlantılı araç teknolojileri (TCU) geliştiriyor ve üretiyor. Binek ve ticari araçlar için geliştirilen bu çözümler, global araç üreticilerinin ihtiyaçlarına göre tasarlanarak seri üretime taşınıyor. Daiichi, IAA TRANSPORTATION 2026’da özellikle yeni nesil ticari araçların dönüşümünde öne çıkan yazılım tanımlı araçlar, bağlantılı mobilite, dijital kokpit ve merkezi kontrol sistemlerindeki mühendislik kabiliyetlerini global sektör temsilcileriyle paylaşırken, mevcut müşterileri ve potansiyel iş ortaklarıyla yeni projelere yönelik görüşmeler gerçekleştirdi. 45’ten fazla araç modelinde, 20 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşan teknoloji Daiichi’nin paylaştığı güncel verilere göre şirketin geliştirdiği teknolojiler bugün 45’ten fazla araç modelinde kullanılıyor ve dünya genelinde 20 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşıyor. Türkiye’deki Ar-Ge ve mühendislik kabiliyetini uluslararası otomotiv projelerine taşıyan Daiichi, Karel’in teknoloji ve üretim yetkinlikleri ile Doğan Holding ekosisteminin sağladığı güçle global otomotiv sektöründeki faaliyetlerini geliştiriyor. Daiichi Elektronik Genel Müdürü Ömer Tunç Akdeniz, IAA TRANSPORTATION 2026’ya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Otomotiv sektörü, yazılım tanımlı araçlardan bağlantılı mobiliteye ve merkezi elektronik mimarilere uzanan önemli bir teknoloji dönüşümünden geçiyor. Daiichi olarak bu dönüşümün ihtiyaç duyduğu donanım ve yazılım teknolojilerini Türkiye’de geliştiriyor ve global araç üreticilerinin projelerine taşıyoruz. Bugün çözümlerimiz 45’ten fazla araç modelinde yer alıyor ve 20 milyonu aşkın kullanıcının mobilite deneyiminin bir parçası. IAA TRANSPORTATION’da mevcut müşterilerimizle yeni projeleri değerlendirme ve mühendislik kabiliyetimizi yeni iş birlikleriyle buluşturma fırsatı yakaladık. Karel’in teknoloji ve üretim kabiliyetleri, Daiichi’nin otomotiv elektroniğindeki uzmanlığı ve Doğan Holding’in sağladığı güçlü ekosistemle; dijital kokpit, yazılım tanımlı araçlar ve merkezi kontrol sistemlerinde global ölçekte daha fazla projede yer almayı hedefliyoruz.” Daiichi, IAA TRANSPORTATION 2026’da gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından, global araç üreticileriyle yeni projeler geliştirmeye ve Türkiye’deki mühendislik yetkinliğini uluslararası otomotiv projelerine taşımaya devam edecek. Karel Hakkında Karel, 1986 yılında Türkiye’de kurulan ve bugün 4 bine yakın çalışanıyla müşterilerin ihtiyaçlarına göre farklı ürün ve çözümler tasarlayan, geliştiren ve üreten lider bir teknoloji şirketidir. İletişim Teknolojileri, Savunma Teknolojileri, Saha Operasyonları, Otomotiv Teknolojileri ve Elektronik Üretim olmak üzere beş farklı teknoloji alanında, dünya ölçeğinde yüksek kalite ve teknoloji standartlarında üretim ve satış faaliyetleri yürütmektedir. Ankara Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan 35.000 m² alana yayılan üretim merkeziyle Karel, Türkiye’nin önde gelen elektronik üretim merkezlerinden birine sahiptir. Şirket, güçlü üretim altyapısını; Ar-Ge yetkinliği, mühendislik deneyimi ve teknoloji geliştirme kabiliyetiyle desteklemektedir. 2006 yılında halka açılan şirkete 2022 yılında Doğan Holding ortak olmuştur. Şirket, Borsa İstanbul’da KAREL koduyla işlem görmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Daiichi, Türk Mühendisliğinin Gücünü IAA TRANSPORTATION 2026’da Dünya Otomotiv Sektörüne Taşıyor Haber

Daiichi, Türk Mühendisliğinin Gücünü IAA TRANSPORTATION 2026’da Dünya Otomotiv Sektörüne Taşıyor

Türkiye'nin otomotiv alanında mühendislik ve teknoloji geliştirme yetkinliğini uluslararası arenaya taşıyan Daiichi Elektronik, fuar boyunca yeni projeler ve iş birlikleri için global araç üreticileriyle görüşmeler gerçekleştiriyor. Araç elektroniğinde yenilikçi ürün portföyü Daiichi Elektronik; kokpit elektroniği(IVI, Cluster, DCU, HPC, display), gövde elektroniği (body control units, ECU), kamera sistemleri, ses sistemleri ve bağlantılı araç teknolojileri (TCU) geliştirmesini ve üretimini yapmaktadır. Binek ve ticari araçlar için sunulan bu çözümler, sürücü deneyiminden araç içi elektronik mimariye uzanan tüm ihtiyaçlara yanıt vermektedir. Binek ve ticari araçlar için geliştirilen bu teknolojiler, sürücü ve yolcu deneyimini iyileştirirken araçların elektronik sistemlerinin daha entegre, akıllı ve bağlantılı hale gelmesine katkı sağlıyor. Donanım ve yazılım geliştirme, sistem entegrasyonu, test ve doğrulama yetkinliklerini aynı çatı altında birleştiren Daiichi, küresel araç üreticilerinin ihtiyaçlarına özel çözümler geliştirerek projelerini tasarım aşamasından seri üretime kadar taşıyor. Daiichi, fuarda özellikle yazılım tanımlı araçlar (SDV), dijital kokpit sistemleri ve bağlantılı mobilite teknolojilerindeki mühendislik yetkinliklerini ön plana çıkarıyor. Küresel ölçekte mühendislik ve üretim gücü Daiichi'nin paylaştığı güncel verilere göre şirketin teknolojileri 45'ten fazla araç modelinde yer alıyor ve dünya genelinde 20 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşıyor. Türkiye'deki Ar-Ge ve mühendislik birikimini uluslararası faaliyetleriyle bütünleştiren şirket, Doğan Holding ve Karel Elektronik ile oluşturduğu teknoloji ve üretim ekosisteminden aldığı güçle global otomotiv projelerinde çalışmalarını sürdürüyor. Ömer Tunç Akdeniz: "Türk mühendisliğini global otomotiv dünyasıyla buluşturuyoruz" IAA TRANSPORTATION 2026 kapsamında değerlendirmelerde bulunan Daiichi Elektronik Genel Müdürü Ömer Tunç Akdeniz, fuarın müşteri ilişkilerini geliştirmek ve yeni projeleri değerlendirmek için önemli bir buluşma noktası olduğunu belirterek şunları söyledi: "IAA TRANSPORTATION'da Türkiye'yi otomotiv elektroniği alanında temsil etmekten büyük gurur duyuyoruz. Burada yalnızca geliştirdiğimiz ürünleri sergilemiyor, aynı zamanda mühendislik yetkinliklerimizi küresel araç üreticileriyle buluşturuyoruz. Bugün 45'ten fazla araç modelinde kullanılan teknolojilerimizle dünya genelinde 20 milyonu aşkın insanın mobilite deneyimine katkı sağlıyoruz. Bu başarıyı daha ileri taşımak için mevcut müşterilerimizle ilişkilerimizi güçlendirirken yeni projeler ve iş birliklerine odaklanıyoruz. Doğan Holding'in desteği, Karel Elektronik'in üretim kabiliyetleri ve Daiichi'nin mühendislik uzmanlığını bir araya getirerek dijital kokpit, yazılım tanımlı araçlar ve yeni nesil araç elektroniği alanlarındaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hedefimiz, Türkiye'de geliştirdiğimiz teknolojilerle küresel otomotiv sektöründe daha fazla projede yer almak ve uluslararası pazardaki varlığımızı güçlendirmek." Daiichi, 20 Eylül Pazar gününe kadar devam edecek IAA TRANSPORTATION 2026 boyunca ziyaretçilerini Salon 11, F08 numaralı standında ağırlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mirsis, Londra Ofisiyle Avrupa’da Büyümesini Sürdürüyor Haber

Mirsis, Londra Ofisiyle Avrupa’da Büyümesini Sürdürüyor

Güçlü altyapısı ve yenilikçi çözümleriyle 18 yıldır bankacılık, finans ve sigorta başta olmak üzere farklı sektörlerdeki ulusal ve uluslararası müşterilerine ihtiyaca dayalı özelleştirilmiş çözümler sunan Mirsis, Avrupa yapılanmasını Londra ofisiyle güçlendirdi. Mirsis’in Avrupa pazarına açılmasını ve uluslararası iş bağlantıları geliştirmesini desteklemek amacıyla Londra Ofisi’ni YTÜ Yıldız Teknopark Londra Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisi (UTPO) içinde konumlandırdıklarını söyleyen Mirsis Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Gül Düzgider “Bir süredir projeler yürüttüğümüz İngiltere’de ofis açarak küresel finans ve inovasyon alanında öncü bir şehir olan Londra üzerinden Avrupa ve Körfez ülkelerinde yeni bir büyüme rotası oluşturmayı hedefledik. Berlin’deki satış ve pazarlama ekibimizle koordineli bir şekilde çalışacak olan Londra ofisimizde özellikle KOBİ finansmanını teknoloji ve veri yoluyla daha erişilebilir hale getirmeye odaklanacağız. 2024 yılında Bakü’de açtığımız ilk yurtdışı ofisimizin Türki Cumhuriyetlerde sigorta sektöründe yakaladığı büyüme potansiyelini, bu kez Avrupa’da ticari bankacılık alanında görmeyi hedefliyoruz” dedi. Ar-Ge yatırımlarıyla desteklenen küresel büyüme Mirsis’in uluslararası büyüme stratejisinin arkasında güçlü Ar-Ge yatırımları ve yenilikçi teknoloji geliştirme yaklaşımı yer alıyor. 2019 yılından bu yana Yerinde Ar-Ge Merkezi bünyesinde 50’den fazla Ar-Ge mühendisi ve uzmanıyla TÜBİTAK destekli ve uluslararası konsorsiyumlu Ar-Ge çalışmaları yürüttüklerini belirten Düzgider, “2025 yılında bir çalışmamız Avrupa ülkelerindeki sanayi ve araştırma kuruluşlarının rekabet gücünü artırmayı hedefleyen uluslararası iş birliği platformu Eureka’dan onay aldı. Yapay zekâ alanında liderliğini üstlendiğimiz projelerimizi bir adım ileriye taşıyan bu gelişmeyle, bankacılık sektörüne yönelik geliştirdiğimiz ürünümüzü kısa sürede ticarileştirmeyi hedefliyoruz. Bu projenin hem sektöre hem de yurtdışı hizmet ihracatı ile ülkemize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi. Mirsis 2008 yılında alanında uzman iki girişimci, Gül Düzgider ve Ece Kutlucan tarafından kuruldu. Bugün 350’ye yakın çalışanı ile özel yazılım geliştirme, teknoloji dönüşümü, proje yönetimi ve donanım bakımı alanlarında Türkiye’nin önde gelen bankaları ve sigorta şirketlerinin yanı sıra özel sektördeki yerli ve yabancı ortaklı birçok şirkete uçtan uca hizmet sunuyor. Ar-Ge merkezinde yeni teknolojiler kullanarak yaşamı kolaylaştıran, ekonomiyi gözeten ve katma değeri yüksek ürün ve hizmetler geliştirmeye odaklanan Mirsis; yenilikçi çözümleriyle farklı sektörlerden müşterilerin ihtiyaçlarına hızlı yanıt veriyor. İlk yurt dışı ofisini 2024 yılında Bakü’de açan Mirsis teknoloji ve insan kaynakları alanında sunduğu yenilikçi çözümlerle dünya genelinde dokuz ülkede hizmet veriyor. Mirsis, grup şirketleri Miera Bilgi Teknolojileri ile bilgi güvenliği ve sistem altyapı danışmanlığı, Odak Kariyer ve İnsan Kaynakları ile de insan kaynakları alanlarında hizmet sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Robotaksi’de Otonom Sürüş Heyecanı Kocaeli’de Haber

Robotaksi’de Otonom Sürüş Heyecanı Kocaeli’de

Türkiye’nin otonom araç teknolojilerindeki yetkinliğini geliştirmek ve gençlerin yapay zekâ, sensör teknolojileri ve otonom kontrol sistemleri alanındaki çalışmalarını gerçek dünya senaryolarında sınamak amacıyla düzenlenen Robotaksi-Binek Otonom Araç Yarışması, final heyecanına hazırlanıyor. TEKNOFEST kapsamında, Bilişim Vadisi ve TÜBİTAK yürütücülüğünde gerçekleştirilen yarışmada, 1.199 takım arasından finale kalan 50 takım, 23-26 Ağustos 2026 tarihleri arasında Kocaeli Bilişim Vadisi Kampüsünde otonom sürüş yeteneklerini sergileyecek. Yarışma, araçların insan müdahalesi olmaksızın çevrelerini algılaması, elde ettiği verileri yorumlaması, doğru kararlar vermesi ve bu kararları güvenli sürüş manevralarına dönüştürmesi üzerine kuruluyor. Yarışmacı takımlardan, kent içi ulaşım senaryolarını modelleyen final parkurunda trafik işaret ve işaretçilerini gerçek zamanlı olarak anlamlandırmaları, statik ve dinamik engelleri algılayarak güvenli şekilde sakınmaları, yolcu indirme ve bindirme görevlerini yerine getirmeleri, trafik ışıklarına uymaları ve park işlemini kurallara uygun biçimde gerçekleştirmeleri bekleniyor. Tüm görevlerin dışarıdan herhangi bir müdahale olmaksızın otonom olarak tamamlanması gerekiyor. 4.646 kişi yarışmaya başvurdu Robotaksi-Binek Otonom Araç Yarışması, bu yıl da yoğun katılımla dikkat çekti. Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören lise, ön lisans, lisans, yüksek lisans, doktora ve açık öğretim öğrencileri ile mezunların başvurabildiği yarışmaya iki kategoride toplam 1.199 takım ve 4.646 kişi başvurdu. Başvuruların 698 takımı ve 2.234 üyesi Hazır Araç kategorisinde, 501 takımı ve 2.412 üyesi ise Özgün Araç kategorisinde yer aldı. Değerlendirme süreçlerinin ardından Hazır Araç kategorisinden 22 takım ve 243 üye, Özgün Araç kategorisinden ise 28 takım ve 510 üye finale kaldı. Böylece final etabında toplam 50 takım ve 753 yarışmacı mücadele edecek. Yarışmanın finalistleri, teknik yeterliliklerini farklı aşamalarda ortaya koydu. Takımların performansı; Teknik Yeterlilik Formu, Kritik Tasarım Raporu, Araç Test Videosu veya Simülasyon Raporu ve Final Değerlendirmesi aşamalarından oluşan süreç kapsamında değerlendiriliyor. Bu değerlendirmelerle takımların yalnızca araç ve yazılım geliştirme kabiliyetlerinin değil, otonom sürüş sistemlerinin algılama, planlama, karar verme ve kontrol yeteneklerinin de ortaya konulması hedefleniyor. İki kategoride, iki farklı mühendislik yaklaşımı Robotaksi-Binek Otonom Araç Yarışması, farklı teknik yaklaşımlara sahip takımların mücadele edebilmesine imkân tanıyan iki ayrı kategoride gerçekleştiriliyor. Hazır Araç kategorisinde takımlara, yarışma kapsamında tahsis edilen ve drive-by-wire özelliğine sahip tam donanımlı elektrikli araç platformu kullandırılıyor. Bu kategoride takımlar, ağırlıklı olarak otonom sürüş yazılımlarını ve karar verme algoritmalarını geliştirmeye odaklanıyor. Hazır Araç takımları, danışman hariç en az 3, en fazla 25 kişiden oluşabiliyor. Özgün Araç kategorisinde ise takımlar hibe edilmiş veya daha önceden üretilmiş araçlarla yarışmaya katılıyor. Bu kategoride aracın tüm yapısal özelliklerinden ve yarışma şartnamesine uygunluğundan takım doğrudan sorumlu tutuluyor. Danışman hariç en az 5, en fazla 25 kişinin yer alabildiği bu kategoride, otonom sürüş yazılımının yanı sıra aracın mühendislik altyapısı ve tasarımı da yarışmanın önemli unsurları arasında bulunuyor. Final parkurunda şehir içi ulaşım senaryoları uygulanacak 23-26 Ağustos tarihlerinde Kocaeli Bilişim Vadisi Kampüsünde gerçekleştirilecek finalde takımlar, gerçek şehir içi ulaşım koşullarını modelleyen görevlerle karşı karşıya gelecek. Araçların yolcu indirme ve bindirme noktalarında doğru şekilde hareket etmesi, trafik ışıklarını ve trafik kurallarını takip etmesi, parkur üzerindeki statik ve dinamik engelleri algılaması ve güvenli sakınma manevraları gerçekleştirmesi gerekecek. Finalin en önemli unsurlarından biri ise araçların tüm bu görevleri dışarıdan herhangi bir insan müdahalesi olmadan yerine getirmesi olacak. Böylece takımların geliştirdiği yapay zekâ ve otonom sürüş sistemlerinin yalnızca laboratuvar veya simülasyon ortamındaki değil, gerçek dünyaya yakın dinamik bir ortam içerisindeki performansı da test edilecek. Dereceye girenleri büyük ödüller bekliyor Robotaksi-Binek Otonom Araç Yarışmasında başarılı olan takımlar maddi ödüllerin yanı sıra özel ödüllerle de desteklenecek. Hazır Araç kategorisinde birinci olan takım 250 bin TL, ikinci takım 200 bin TL, üçüncü takım ise 175 bin TL ödül kazanacak. Özgün Araç kategorisinde ise birincilik ödülü 300 bin TL, ikincilik ödülü 250 bin TL, üçüncülük ödülü 200 bin TL olarak belirlendi. Dereceye giren takımların danışmanları da ayrıca ödüllendirilecek. Birinci olan takımın danışmanına 20 bin TL, ikinci olan takımın danışmanına 15 bin TL, üçüncü olan takımın danışmanına ise 12 bin TL ödül verilecek. Yarışmada derece ödüllerinin yanı sıra her iki kategoride En Özgün Yazılım Ödülü ve En İyi Takım Ruhu Ödülü, yalnızca Özgün Araç kategorisinde ise En İyi Araç Tasarımı Ödülü takdim edilecek. Bu ödüllerle takımların teknik başarılarının yanı sıra özgün yazılım geliştirme, takım çalışması ve mühendislik tasarımı alanlarındaki başarılarının da teşvik edilmesi amaçlanıyor. Ödüller TEKNOFEST Şanlıurfa’da verilecek Finalde dereceye giren takımlar ödüllerini 30 Eylül-4 Ekim 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa’da düzenlenecek TEKNOFEST’te alacak. Robotaksi-Binek Otonom Araç Yarışması, gençlerin geliştirdiği teknolojilerin gerçek dünya senaryolarında test edilmesini sağlarken, Türkiye’nin otonom sürüş, yapay zekâ, sensör teknolojileri ve araç kontrol sistemleri alanlarında ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının gelişimine de katkı sağlıyor. Yarışma aynı zamanda genç teknoloji takımlarının yalnızca bir yarışma parkurunda değil, geleceğin mobilite çözümlerinin geliştirilmesi sürecinde aktif rol üstlenmelerine olanak sunuyor. 23-26 Ağustos 2026 tarihlerinde Kocaeli Bilişim Vadisi Kampüsünde gerçekleştirilecek finalde, 50 takım ve 753 yarışmacı, otonom araçların şehir içi ulaşım senaryolarındaki yeteneklerini sergileyecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uygulamalar Yerini Yapay Zekaya Bırakıyor Haber

Uygulamalar Yerini Yapay Zekaya Bırakıyor

Geçtiğimiz dönemde aynı işi tamamlayabilmek için çok sayıda farklı uygulama arasında geçiş yapmak zorunda kalanlar artık yapay zekâ platformları sayesinde birçok süreci tek bir arayüz üzerinden yönetebiliyor. ¹ Yapay zekâ öncesinde ofis çalışanları günlük iş akışlarını sürdürebilmek için ortalama 4 ile 7 farklı uygulamayı aynı anda kullanırken² ³, yazılım geliştirme, tasarım ve dijital pazarlama gibi profesyonel alanlarda ise bu sayı 10 ila 15 uygulamaya kadar çıkabiliyordu. ⁴ Yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte hem çalışanların hem de bireysel kullanıcıların; metin yazımı, veri analizi, fikir geliştirme ve operasyonel süreçler için Gemini, ChatGPT, Claude ve benzeri yapay zekâ platformlarını tercih ettiği; böylece geçmişte farklı uygulamalara dağılan birçok işlevin tek bir çalışma ekranında birleştiği görülüyor. ⁵ Yardımcı yazılım ihtiyacı %60 azaldı MIT Media Lab ve Harvard Üniversitesi'nin ortak araştırmaları, Copilot ve Cursor gibi yapay zekâ asistanlarının özellikle yazılımcılar ve analistler açısından harici arama motorları, kaynak siteleri ve yardımcı yazılımlara olan ihtiyacı yaklaşık %60 oranında azalttığını ortaya koyuyor. Productiv'in SaaS Management raporlarına göre ise şirketler benzer işlevlere sahip çok sayıdaki yazılım lisansını iptal ederek yapay zekâ destekli ortak platformlara yöneliyor. ⁵ Uzmanlara göre uygulamalar tamamen ortadan kalkmıyor, bağımsız kullanıcı arayüzleri olmaktan çıkarak yapay zekânın arka planında çalışan servisler hâline geliyor. ⁶ Önümüzdeki dönemde kullanıcıların telefonlarında onlarca uygulama yerine tek bir yapay zekâ asistanının yer alacağı ve bu asistanın alışverişten bankacılığa dek farklı uygulamaları yöneteceği öngörülüyor. 7 Mobil ve dijital çözümler üreten markalar da bu konudaki çalışmalarını sürdürüyor. Bu markalar arasında yer alan General Mobile, 2026’da duyurduğu yeni telefon modelleriyle birlikte geliştirdiği GM AI yapay zeka asistanında; içerik üretiminden görsel düzenlemeye, günlük yaşamı kolaylaştıran akıllı asistanlardan eğitim odaklı yapay zeka ajanlarına kadar birçok özelliği tek çatı altında kullanıcılarıyla buluşturuyor. GM AI Ekibi kullanıcılara özel bir eğitim desteği sunuyor Yapay zekanın en çok kullanıldığı alanlar arasında eğitim yer alıyor. General Mobile, farklı ihtiyaçlara yönelik sunduğu birçok özellik ve alanında uzmanlık kazanacak şekilde eğitilmiş GM AI Ekibi ile kullanıcılara etkili bir destek sunuyor. 6 farklı konuda (İngilizce, Matematik ve Çince öğretmeni, Türk yemekleri Gurmesi, Astrolog ve İsim Profesörü) uzmanlaşmış olan GM AI Ekibi, kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyor. Örneğin, Matematik Öğretmeni, yalnızca soru fotoğrafının paylaşılması ile detaylı çözümler sunarak öğrencilere derslerinde destek oluyor. Yalnızca matematik odaklı yanıtlar vermesi sayesinde daha güvenli ve kontrollü bir kullanım ile kullanıcı deneyimini bir adım öteye taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MİA Teknoloji-Lider Sistem Birleşmesine SPK’dan Onay Çıktı Haber

MİA Teknoloji-Lider Sistem Birleşmesine SPK’dan Onay Çıktı

Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan açıklamaya göre birleşme kapsamında şirket sermayesi yaklaşık 492,5 milyon TL artırılarak 986,5 milyon TL'ye çıkarıldı. Lider Sistem Teknolojileri ortaklarına tahsis edilmek üzere yaklaşık 492,5 milyon adet MİA Teknoloji payı ihraç edilirken, uzman kuruluş raporunda belirlenen değişim oranı doğrultusunda her 1 TL nominal değerli Lider Sistem Teknolojileri payı karşılığında 2,9316 TL nominal değerinde MİA Teknoloji payı verildi. Birleşmeyle ortaya çıkan yapı, iki şirketin toplamından fazlasıdır. İki şirketin mühendislik, Ar-Ge ve saha entegrasyonu kapasiteleri tek yapıda konsolide olmuş; birleşik yapının aktif büyüklüğü yaklaşık 11 milyar TL'ye, öz sermayesi ise yaklaşık 8,2 milyar TL'ye ulaşacaktır. Yeni yapı, bilişim ve teknoloji sektöründe borsada işlem gören 39 şirket arasında öz kaynak büyüklüğünde ilk 3, aktif büyüklükte ilk 10 sırada yer alacaktır. Ortak vizyonla güçlenen yapı Birleşme, tek taraflı bir devralma değil, karşılıklı tercihe dayalı stratejik bir güç birliği olarak yapılandırıldı. Sermaye artışının tamamının Lider Sistem ortaklarına tahsis edilmesi ve Lider Sistem'in bağımsız halka arz seçeneğini bilinçli olarak bırakıp birleşik yapıda pay sahibi olmayı tercih etmesi, bu işlemin iki eşit gücün ortak geleceğe dair kararlı olduğunu gösteriyor. Bu yapı sayesinde MİA Teknoloji'nin Ar-Ge, yazılım geliştirme, proje yönetimi ve uluslararası proje deneyimi ile Lider Sistem'in kritik tesis yönetimi, yapay zekâ destekli güvenlik sistemleri, biyometrik tanıma ve sahada kanıtlanmış uygulama uzmanlığıyla tek çatı altında bir araya geliyor. Yeni yapının yalnızca ölçek büyümesi değil, daha geniş bir etki alanı ve güçlü bir gelecek vizyonu sunduğuna işaret eden Lider Sistem Yönetim Kurulu Başkanı Burak Görmez, şunları söyledi: “13 yıl önce Lider Sistem’i kurarak attığımız adımın bugün bu ölçekte bir yapının kurucu ortağı olmakla sonuçlanması gurur verici. Lider Sistem’in saha mühendisliği birikimi, bundan sonra çok daha büyük bir çatının parçası olarak değer üretmeye devam edecek.” Savunma teknolojilerinde daha güçlü mühendislik ekosistemi MİA Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Beltekin, birleşmenin yalnızca iki şirketin birleşmesi olmadığını, Türkiye'nin savunma ve güvenlik teknolojilerindeki mühendislik kapasitesini güçlendirecek stratejik bir adım olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'nin teknoloji yolculuğunda yeni bir eşiği geride bıraktık. MİA Teknoloji ile Lider Sistem'in birleşmesi, yalnızca iki kurumun organizasyonel birleşimi değil; Türkiye'nin savunma teknolojileri, kritik kamu projeleri ve ileri mühendislik kapasitesini tek bir vizyon altında buluşturma kararlılığının somut göstergesidir. Bugün, iki mühendislik kültürünün resmen tek çatı altında birleştiği gündür. Ar-Ge gücümüzü, mühendislik yetkinliklerimizi ve saha deneyimimizi konsolide ederek, küresel ölçekte rekabet edebilecek bir Türk teknoloji markası için sağlam bir temel kurduk. Bu birleşme bir varış değil, çok daha büyük bir yolculuğun başlangıcıdır.” diye konuştu. Mevcut Yetkinliklerden Konsolide Mühendislik Gücüne Birleşik yapı, MİA Teknoloji’nin mevcut sistem entegrasyonu, yazılım geliştirme, proje yönetimi ve uluslararası mühendislik deneyimini Lider Sistem’in kritik tesis yönetimi, yapay zekâ destekli güvenlik sistemleri, biyometrik tanıma ve saha uygulamalarındaki uzmanlığıyla daha konsolide bir mühendislik çatısı altında buluşturuyor. Böylece hâlihazırda var olan bütünleşik sistem mimarisi, daha geniş bir yetkinlik havuzu, daha güçlü saha kabiliyeti ve uçtan uca çözüm geliştirme kapasitesiyle ileri bir aşamaya taşınıyor. Birleşmenin mevcut mühendislik yaklaşımını daha geniş ve konsolide bir yetkinlik yapısına taşıdığına dikkat çeken MİA Teknoloji Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili İhsan Ünal, yeni dönemi şu sözlerle değerlendirdi: “Geleceğin rekabeti ürünler arasında değil, ekosistemler arasında yaşanacak. Sensörden veriyi toplayan, onu anlamlandıran ve sahada aksiyona dönüştüren bütünleşik yapıyı ‘Sistem Orkestrasyon Mühendisliği’ olarak tanımlıyoruz. Birleşik yapımız; yapay zekâ, siber güvenlik, biyometrik doğrulama ve kritik altyapı alanlarındaki uzman mühendislik ekiplerini aynı çatı altında buluşturuyor.” Yeni dönemin odak alanları Birleşik yapı, önümüzdeki dönemde üç somut sütuna odaklanacak. Birinci sütun, ulusal güvenlik ihtiyaçlarına yönelik yerli ve bütünleşik izleme sistemlerinin geliştirilmesini kapsıyor. Kritik kamu tesisleri, savunma altyapıları, enerji tesisleri, ulaşım ağları ve stratejik yerleşkeler için geliştirilecek yeni nesil çözümler; görüntü yönetimi, çevre güvenliği, sensör entegrasyonu, video analitiği ve olay yönetimini tek bir mimari altında birleştirecek. Böylece yalnızca sahadan veri toplayan değil; veriyi gerçek zamanlı olarak analiz eden, tehditleri önceliklendiren ve karar süreçlerini destekleyen milli güvenlik teknolojileri üretilecek. İkinci sütun, kritik altyapıların merkezi ve bütünleşik biçimde yönetilmesini sağlayan sistem orkestrasyonu kabiliyetleri derinleştirilecek. Farklı marka, platform, sensör ve yazılımların ortak bir karar katmanında buluşturulmasıyla; kurumlara ölçeklenebilir, siber güvenli ve operasyonel sürekliliği yüksek güvenlik mimarileri sunulacak. Üçüncü sütun ise ihracat odaklı büyümeyi esas alıyor. NATO projeleri ve geliştirme aşamasındaki yüksek katma değerli uluslararası iş birlikleri, gelir karmasını teknoloji yoğun ve küresel pazarlara yönelik bir yapıya taşımakta; yurt dışı gelir payı kademeli olarak artırılmaktadır. Bu büyümenin öne çıkan eksenlerinden biri, raylı sistemler ve demiryolu lojistiğidir. Bölgesel yeniden yapılanmanın ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde, Türki Cumhuriyetler ve Körfez coğrafyasında artan lojistik ihtiyacı; demiryollarını yalnızca bir ulaşım altyapısı olmaktan çıkararak kritik bir güvenlik ve karar altyapısı hâline getirmektedir. Avrupa’yı Çin’e, Körfez’i ve Orta Doğu’yu batı pazarlarına bağlayan yeni raylı koridorlar; enerji, ticaret ve savunma lojistiğinin aynı hat üzerinde buluştuğu stratejik omurgalara dönüşmektedir. MİA Teknoloji, birleşik yapısının kritik tesis güvenliği, sistem entegrasyonu, akıllı izleme ve karar destek mimarisi kabiliyetlerini bu koridorlara taşıyarak raylı sistemler ve demiryolu altyapılarında kapsamlı iş birlikleri geliştirmektedir. MİA Teknoloji Hakkında MİA Teknoloji A.Ş. (Borsa İstanbul: MIATK); kimliklendirme ve yetkilendirme sistemlerinden savunma teknolojilerine, sağlık bilişiminden akıllı ulaşım ve kritik tesis çözümlerine kadar çok dikeyli bir mühendislik ekosistemini “Sistem Orkestrasyon Mühendisliği” yaklaşımıyla tek bir bütün hâlinde yöneten, Ankara merkezli bir teknoloji şirketidir. Londra, New York ve Rabat'taki uluslararası varlığıyla NATO nitelikli Türk mühendisliğini küresel ölçeğe taşımakta; NATO Tesis Güvenlik Belgesi ve kapsamlı sertifikasyon yapısıyla savunma ve kritik altyapı projelerinde ön yeterlilik kabiliyetine sahiptir. Lider Sistem Teknolojileri Hakkında Lider Sistem Teknolojileri A.Ş.; kritik tesis yönetim sistemleri, yapay zekâ ve biyometrik tanıma, güvenlik ve acil durum müdahale sistemleri, robotik teknolojiler ve yapay zekâ destekli sistemler alanlarında mühendislik çözümleri geliştiren bir teknoloji şirketi olup kamu ve özel sektörün en kritik tesislerinde 100'den fazla referans projeye imza atmıştır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.