Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yeditepe Üniversitesi

Kapsül Haber Ajansı - Yeditepe Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeditepe Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Avrupa’nın 900 Üniversitesini Temsil Eden Dev Buluşma İstanbul’da Gerçekleştirildi Haber

Avrupa’nın 900 Üniversitesini Temsil Eden Dev Buluşma İstanbul’da Gerçekleştirildi

Yeditepe Üniversitesi ev sahipliğinde bu yıl 29’uncusu düzenlenen konferans kapsamında, 41 ülkeden 260 kurumdan rektörler, üniversite yöneticileri, politika yapıcılar ve uzmanlar olmak üzere yaklaşık 500 katılımcı İstanbul’da bir araya geldi. Prof. Dr. Garrell: Çeşitlilik ve Çoğulculuk EUA’nın Kimliğinin Bir Parçasıdır “Değişen Bağlamlarda Üniversiteler Arası İş Birliği” ana temasıyla düzenlenen konferansın açılışında konuşan EUA Başkanı Prof. Dr. Josep Maria Garrell, konferansa 41 farklı ülkeden katılımcının olduğunu belirterek, “Bu farklı bakış açıları, önümüzdeki iki gün boyunca tartışmalarımızı yönlendirmeye ve zenginleştirmeye büyük katkı sağlayacaktır. Çeşitlilik ve çoğulculuk, EUA’nın bir kuruluş olarak kimliğinin bir parçasıdır” diye konuştu. “İş Birliği Üniversitelerin Kalbinde Yer Alan Bir Konu” “Bu yıl, üniversitelerin varoluşunun tam merkezinde yer alan bir konuyu ele alacağız: İş birliği” diyen Prof. Dr. Garrell, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kurumlar, sektörler ve sınırlar arasında; eğitim, araştırma ve inovasyon alanlarında birlikte çalışmak, üniversitelerin faaliyetlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle konferans boyunca, kurumlar arası iş birliklerini, kamu sektörü, endüstri ve diğer paydaşlarla kurulan ortaklıkları, yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde ele alacağız. Ayrıca, üniversitelerin bu ortaklıkları geliştirmek ve sürdürülebilir kılmak için kullandığı yenilikçi yöntem ve araçları da inceleyeceğiz.” Prof. Dr. Durman: Üniversiteler Arası İş Birliği Vazgeçilmezdir Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman da 6 bin yıllık tarihiyle medeniyetlerin, kültürlerin ve düşünce geleneklerinin buluşma noktası olan İstanbul’da bu konferansın düzenlenmesinin son derece anlamlı olduğunu ifade ederek, “Bugün üniversiteler de benzer bir misyon üstlenmektedir: İnsanları, disiplinleri, kurumları ve fikirleri sınırların ötesinde buluşturmak; çeşitliliği güç, yaratıcılık ve ortak ilerlemenin kaynağına dönüştürmek” dedi. Yükseköğretimde derin bir dönüşüm sürecinden geçildiğini ifade eden Prof. Dr. Mehmet Durman, şunları kaydetti: “Dijitalleşme, yapay zekâ, değişen beceri ihtiyaçları, küresel belirsizlikler ve karmaşık toplumsal sorunlar, üniversitelerin yalnızca ne yaptığını değil, toplumla, bilgiyle ve birbirleriyle ilişkilerini nasıl konumlandırdıklarını da yeniden şekillendiriyor. Böyle bir ortamda üniversiteler arası iş birliği artık yalnızca faydalı değil, vazgeçilmezdir. Ne kadar samimi ve stratejik iş birliği yaparsak, topluma katkı sağlama kapasitemiz de o kadar artacaktır.” Eğitimden Dijital Dönüşüme Kritik Başlıklar İki gün süren konferans, yalnızca üniversiteleri değil, eğitim politikalarını, gençlerin geleceğini ve ülkelerin rekabet gücünü de yakından ilgilendiren başlıkları gündeme taşıdı. Konferansta, Avrupa üniversitelerinin önümüzdeki yıllarda nasıl bir yol haritası izleyeceği, hangi alanlarda birlikte hareket edeceği ve değişen dünya koşullarına nasıl uyum sağlayacağı kapsamlı şekilde ele alındı. Eğitimden dijital dönüşüme kritik başlıkların tartışıldığı oturumların yapıldığı konferansta, eğitim programlarının geleceği, araştırma ve inovasyon alanında ortak projeler, üniversite-sanayi iş birlikleri ve gençlerin değişen beklentileri detaylı şekilde değerlendirildi. Üniversitelerin birbirleriyle, kamu kurumlarıyla ve özel sektörle nasıl daha güçlü iş birlikleri kurabileceği, dijitalleşmenin eğitim ve araştırma üzerindeki etkileriyle üniversitelerin bu sürece nasıl uyum sağlayacağı da öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. AB’nin Yükseköğretim Stratejisi Gündemde Konferansta ayrıca Avrupa Birliği’nin yükseköğretime yönelik yeni fon ve destek programları, toplumsal güven gibi konular kapsamlı biçimde ele alındı. Sürdürülebilirlik, iklim krizi ve toplumsal dönüşüm gibi küresel meselelerde üniversitelerin üstleneceği rol de konferansın önemli gündem maddeleri arasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şekerbank'ta Üst Düzey Atama Haber

Şekerbank'ta Üst Düzey Atama

Finans sektöründe 28 yılı aşkın deneyime sahip olan Mustafa Çamlar, Şekerbank Dijital Çözümler ve İşletme Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevine atandı. Çamlar, bankacılık kariyerine 1998 yılında Demirbank’ta başladı. Sırasıyla; Demirbank, Millennium Bank, QNB Türkiye ve DD Mortgage’ta önemli görevler üstlenen Çamlar, Şekerbank’a katılmadan önce Denizbank bünyesinde Bireysel ve Özel Bankacılık Ürün Yönetimi ve Pazarlama Direktörü ve aynı zamanda Deniz Portföy A.Ş.’de Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktaydı. Kariyeri boyunca bireysel kredi ürünleri, tüketici finansmanı süreçlerinin kurulması, müşteri kazanımına yönelik satış ve pazarlama faaliyetlerinin geliştirilmesi, finansal planlama ile hazine aktif-pasif yönetimi alanlarında çeşitli projelere liderlik eden Mustafa Çamlar, ayrıca bankacılık ürünlerinin dijital kanallar üzerinden yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarda aktif rol üstlendi. Lisans eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde tamamlayan Çamlar’ın, Yeditepe Üniversitesi’nde MBA ve Sabancı Üniversitesi’nde Executive MBA dereceleri bulunmaktadır. Mustafa Çamlar, yeni görevine ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Şekerbank gibi köklü bir kurumun parçası olmaktan büyük bir gurur ve heyecan duyuyorum. Şekerbank’ın Anadolu bankacılığı yaklaşımını, dijitalleşmenin sunduğu imkânlarla daha da güçlendirerek, işletmelerimizin ve üreticilerimizin finansmana hızlı, kolay ve sürdürülebilir erişimini artırmayı hedefliyoruz. Müşteri odaklı, veriyle beslenen ve sahayla entegre çözümlerle hem işletme bankacılığında hem de dijital kanallarda katma değeri yüksek bir büyüme yaratmayı amaçlıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ile Almanya’dan Yapay Zekâda Güç Birliği Haber

Türkiye ile Almanya’dan Yapay Zekâda Güç Birliği

Merkezde, Avrupa’nın en büyük uygulamalı araştırma kuruluşlarından biri olan Fraunhofer Enstitüsü ve IIB ile yapay zekâ alanında iş birliği başta olmak üzere ulusal ve uluslararası çok sayıda teknoloji projesinin yürütülmesi hedefleniyor. Merkezin açılışına Yeditepe Üniversitesi Kurucu ve Onursal Başkanı Bedrettin Dalan, Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, Yeditepe Üniversitesi Ar-Ge ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, Fraunhofer Enstitüsü IOSB Almanya Müdürü Dr. Olaf Sauer, IIB International Institute of Business Enterprises Kurucusu Recep Tanrıkulu, IIB Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. Faik Tanrıkulu ve Teknopark İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Dr. Burak Keskik ile çok sayıda yerli ve yabancı konuk ve öğrenci katıldı. Teknopark İstanbul’daki Yeditepe Üniversitesi Teknoloji Merkez Üssü uluslararası iş birlikleri ve endüstriyel Ar-Ge faaliyetlerinin merkezde yer aldığı bütüncül bir ekosistem olarak kurgulandı. Fikirden pazara uzanan yeni nesil girişimcilik modeli olan Girişim Stüdyosu ile öğrenciler, akademisyenler ve şirketlerin bir araya geldiği ortak bir üretim havuzu oluşturulması hedefleniyor. Bu ekosistemde yeni teknolojilerin geliştirilmesi, startup’ların kurulması, fon sağlayıcı kurumların sürece dahil olması ve fikirden ürüne giden tüm süreçlerin desteklenmesi amaçlanıyor. Bu yapısıyla merkez, sadece araştırma değil, aynı zamanda ticarileşme odaklı bir inovasyon platformu olmayı hedefliyor. Dalan: Yapılan İş Birliği Türkiye için Önemli Yeditepe Üniversitesi Kurucu ve Onursal Başkanı Bedrettin Dalan, “Yapılan iş birliği sadece Yeditepe Üniversitesi için değil, Türkiye için de önemlidir. Fraunhofer Enstitüsü, Almanya’da ve dünyada yeni teknolojiler konusunda önde gelen bir kurumdur. Bu kurumdan alınan sertifikalar da dünyanın her yerinde kabul görmektedir. Fraunhofer Enstitüsü ile iş birliğini yapay zekâ alanında başlatıyoruz; ancak ileride diğer tüm teknoloji alanlarında da birlikte çalışma imkânımız olacak. Bu nedenle bunu Türkiye’nin teknolojik gelişimi açısından değerli bir adım olarak görüyorum. Yeditepe Üniversitesi günümüzde Ar-Ge’de uluslararası alanda tanınır bir konumdadır. Bugün de Fraunhofer Enstitüsü ile iş birliğine imza attık. Bu iş birliğiyle çok daha önemli çalışmalar gerçekleştirilecektir” dedi. Prof. Dr. Durman: Fikirlerin Ürünlere Dönüştüğü Çalışmalar Yapılıyor Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman da, “Teknopark İstanbul ile Yeditepe Üniversitesi arasında son zamanlarda güzel iş birlikleri gerçekleşiyor. Teknopark içerisinde üniversitemizin de büyük bir teknoloji üssü bulunuyor. Araştırmalarımızı geleceğe ve girişimciliğe yönelik olarak, öğrenci ve akademisyenlerin bir araya geldiği bir alanda yürütüyoruz. Merkezde, fikirlerin ürünlere dönüştüğü çalışmalar yapıyoruz. Bu süreçte Teknopark yöneticilerinin de değerli desteklerini alıyoruz” diye konuştu. Sauer: Türkiye Bizim için Stratejik Bir Ortak “Türkiye bizim için stratejik bir ortak” diyen Dr. Olaf Sauer ise sözlerini şöyle sürdürdü: “Fraunhofer, Yeditepe Üniversitesi ve IIB çok değerli, uluslararası bir iş birliği başlattı. Yeditepe Üniversitesi, Fraunhofer Enstitüsü’yle iyi bir şekilde birbirini tamamlayan modern altyapıya, Ar-Ge kapasitesine ve fikri mülkiyet (IP) birikimine sahiptir. İş birliği kapsamında başlangıçta Türkiye’deki üretim sanayi ya da Türkiye’de faaliyet gösteren Alman şirketleri için Endüstri 4.0, Veri Yönetimi, Endüstriyel Yapay Zekâ ve dijital ikizler alanlarına odaklanacağız. Elbette iş birliği zamanla diğer alanlara da genişleyebilir. Türkiye, Asya ile Avrupa arasındaki tedarik zincirlerinde stratejik bir konuma sahiptir. Bu nedenle, dayanıklı tedarik zincirleri, üretim ve montaj kapasitelerinin yakın coğrafyalara taşınması ile robotik ve yeşil dönüşüm/döngüsel ekonomi gibi alanlarda çözümler geliştirileceğini ve uygulanacağını öngörüyoruz. Aynı zamanda üretim, montaj, malzeme akışı, lojistik ve ilgili bilişim uygulamaları alanlarında yetkinlik kazanan genç uzmanlar yetişecektir. Gelecekte ihtiyaç duyulan da tam olarak bu yetkinliklerin birleşimidir. Yeditepe Üniversitesi, bu gelişmeler doğrultusunda uluslararası bir Ar-Ge ortağı olarak konumlanabilir ve kendini daha görünür kılabilir. Profesörlerin ve araştırmacıların, örneğin üretim ve otomasyon teknolojileri alanında CIRP, IFAK, IEEE gibi bilimsel topluluklara entegre olması sayesinde Yeditepe Üniversitesi, güçlü ve ilgili yetkinliklere sahip, saygın bir Ar-Ge ortağı olarak konumunu pekiştirebilir.” Prof. Dr. Bayat: Hedefimiz Yapay Zeka ile Küresel Açılım Yeditepe Üniversitesi Ar-Ge ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat ise şunları söyledi: “YZ UAM (Yapay Zeka Uygulama ve Araştırma Merkezi) ve Girişim Stüdyosu, uluslararası iş birlikleri ve endüstriyel Ar-Ge faaliyetlerinin merkezde yer aldığı bütüncül bir ekosistem olarak kurgulanmıştır. Bu yapı kapsamında, özellikle TÜBİTAK ve Avrupa Birliği projeleri yürüterek yapay zekâ alanında küresel açılım hedefliyoruz. Aynı zamanda teknoloji ve eğitim transferi odaklı çalışmalar yapılacaktır. Yeni nesil Girişim Stüdyosu modeliyle; öğrenciler, akademisyenler ve KOBİ’lerin bir araya geldiği ortak bir üretim havuzu oluşturulacaktır. Bu ekosistemde; yeni teknolojiler geliştirilecek, startup’lar kurulacak, fon sağlayıcı kurumlar sürece dahil olacak ve fikirden ürüne giden tüm süreçler desteklenecektir. Bu yönüyle merkez, sadece araştırma değil, aynı zamanda ticarileşme odaklı bir inovasyon platformu olacaktır. Merkezde öğrenciler, akademisyenler ve sektör temsilcileri; etkinliklerde, girişimcilik derslerinde, ortak proje geliştirme süreçlerinde aktif olarak bir araya getirilecektir. Ayrıca TÜBİTAK 1812 Programı ve girişim sermayesi (venture capital) şirketleri ile iş birliği yapılarak, projeler finansal kaynaklarla desteklenecektir.” Öncelik Sağlık, Robotik ve Otomotivde Prof. Dr. Bayat, “Yeditepe Üniversitesi, başta Fraunhofer Enstitüsü olmak üzere uluslararası partnerlerle birlikte Endüstri 4.0 ve dijitalleşme projeleri yürütmektedir. Bu kapsamda, üretim ve sanayi tesislerinde yapay zeka tabanlı otomasyon çözümlerinin yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Avrupa Birliği projeleri ve uluslararası konsorsiyumlar aracılığıyla; sağlık, robotik, otomotiv, çelik ve alüminyum gibi farklı alanlarda çalışmalar yapılmaktadır. Ayrıca Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Avrupalı partnerlerle birlikte, sanayiye yönelik yapay zeka eğitim programları planlanmaktadır. Yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik tarafında ise İstanbul Kalkınma Ajansı desteğiyle geliştirilen “Karbon Chatbot” projesi ile karbon yakalama ve yeşil dönüşüm teknolojilerine katkı sağlanmaktadır. Türkiye’nin Avrupa Birliği üretim ekosistemine (Made in EU) entegrasyon sürecinin de bu alanlarda önemli bir ivme yaratması beklenmektedir” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Liseli ve Üniversiteli Girişimciler Yatırımcı Karşısına Çıktı Haber

Liseli ve Üniversiteli Girişimciler Yatırımcı Karşısına Çıktı

Etkinlikte sunum yapan isimlerden İSTEK Okulları 11. sınıf öğrencisi Defne Topaloğlu, hava kirliliğinden en çok etkilenen kişilerin günlük hayatta ne yapacaklarını bilmediklerini fark ettiklerini söyledi. Bu durumun özellikle astım hastaları ve solunum rahatsızlığı yaşayan bireyler için ciddi bir risk oluşturduğunu belirten Defne, bu sorundan yola çıkarak geliştirdikleri AirBuddy adlı telefon uygulamasını anlattı. Şehir içi otobüslere yerleştirilen sensörler aracılığıyla hava kirliliği verilerinin toplandığını belirten Defne, “Uygulama sayesinde kullanıcılar bulundukları bölgedeki hava kalitesini görebiliyor. Günlük hayatta hangi saatlerde dışarı çıkmaları gerektiği ya da hangi önlemleri almaları gerektiği konusunda bilgi sahibi oluyorlar” diye konuştu. Bu sürecin kendileri için önemli bir deneyim olduğunu vurgulayan Defne, “Bu çalışma bize yalnızca bir proje geliştirmeyi değil, kendimizi ifade etmeyi ve topluluk önünde konuşmayı da öğretti. Geçen yıla göre çok daha özgüvenliyim” ifadelerini kullandı. Etkinlik Arayan Öğrenci, Sponsor Arayan Kulüp Projesini sunan bir diğer isim olan Yeditepe Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri 2. sınıf öğrencisi Doruk Kadir Sezer, üniversite hayatında hemen herkesin yaşadığı ancak çoğu zaman fark edilmeyen bir eşleşme sorununa odaklandıklarını söyledi. Doruk, öğrencilerin ilgi alanlarına uygun etkinliklere ulaşmakta zorlandığını, öğrenci kulüplerinin ise etkinliklerini hayata geçirmek için sponsor bulmakta sıkıntı yaşadığını belirtti. Bu iki ihtiyacın aslında aynı noktada kesiştiğini vurgulayan Doruk, “Bir yanda etkinlik arayan öğrenciler, diğer yanda sponsor bulmakta zorlanan kulüpler var. Biz bu iki tarafı ve şirketleri aynı yapı içinde buluşturarak, herkes için daha verimli bir sistem geliştirdik. Bu soruna çözüm olarak, öğrencilerle kulüpleri ve sponsorları aynı çatı altında buluşturan bir yapı tasarladık” dedi. 61 Ekip Başvurdu, 11 Girişim Sahneye Çıktı Yeditepe Üniversitesi tarafından yürütülen Yeditepe Yeni Fikir programına bu yıl lise ve üniversite öğrencilerinden oluşan 61 ekip başvurdu. Ön değerlendirme sürecinin ardından seçilen 25 ekip, eğitim ve mentörlük desteği alarak projelerini geliştirdi. Süreci başarıyla tamamlayan 6 üniversite ve 5 lise ekibi olmak üzere toplam 11 girişim, Demo Day kapsamında projelerini yatırımcıların karşısına çıkardı. Genç girişimciler; yapay zeka, dijital altyapı, savunma, derin teknoloji, akıllı şehirler, sürdürülebilirlik, tüketici elektroniği, sağlık ve gıda gibi alanlarda geliştirdikleri projeleri sundu. Sunumların ardından girişimcilere katılım sertifikaları verildi. “Bilgiyi Üretmek Yetmiyor, Çözüm Üretmek Gerekiyor” Yeditepe Yeni Fikir Demo Day etkinliğinde değerlendirmelerde bulunan Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, önümüzdeki yıllarda teknoloji alanında çok hızlı bir dönüşüm yaşanacağına dikkat çekti. Bayat, bu dönüşüme erken uyum sağlayan kurumların ve ülkelerin önemli avantajlar elde edeceğini belirterek, değişime direnmenin hem maliyetleri artıracağını hem de üniversitelerle sektörler arasında ciddi farklar oluşturacağını söyledi. Bilgi üretim süreçlerinin yapay zeka destekli sistemlerle hızlandığını belirten Bayat, “Artık bilginin yalnızca üretilmiş olması yeterli değil. Önemli olan, bu bilginin gerçek bir probleme çözüm getirip getirmediği. Üniversiteler ve sektör, üretilen bilginin doğruluğunu ve uygulamaya dönüşüp dönüşmediğini daha fazla sorgulamak zorunda” ifadelerini kullandı. Üniversite olarak girişimcilik odaklı bir eğitim modeli benimsediklerini vurgulayan Bayat, Teknoloji Transfer Ofisi, araştırma merkezleri, ön kuluçka ve kuluçka yapılarının bütüncül bir anlayışla çalıştığını söyledi. Bayat, “Öğrenciler yalnızca akademik bilgiyle değil, girişimcilik kültürüyle de yetiştirilmeli” dedi. “Gençlerin Fikirlerinin Sahaya Çıkması Çok Önemli ve Değerli” Etkinlikte konuşan Teknopark İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Akyol ise genç yaşta geliştirilen fikirlerin gerçek ekosistemle buluşmasının önemine dikkat çekti. Akyol, “Teknoparklar yalnızca teknoloji üretilen alanlar değil, aynı zamanda fikirlerin olgunlaştığı, test edildiği ve yatırımcıyla buluştuğu yapılardır. Liseli ve üniversiteli öğrencilerin bu yaşta projelerini sahaya çıkarması son derece önemli ve değerli” dedi. Üniversite–sanayi iş birliklerinin girişimcilik ekosisteminin temel taşı olduğunu vurgulayan Akyol, “Bu tür programlar, gençlerin yalnızca fikir üretmesini değil, aynı zamanda iş dünyasının beklentilerini erken aşamada tanımasını sağlıyor. Teknopark İstanbul olarak bu temasın güçlenmesine büyük önem veriyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fikirden Pazara Yeni Nesil Girişimcilik Modeli Haber

Fikirden Pazara Yeni Nesil Girişimcilik Modeli

Yeditepe Üniversitesi Ar-GE ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, üniversitelerde üretilen bilginin yalnızca akademik sınırlarda kalmamasını, gerçek hayatta karşılık bulan, insana ve topluma dokunan bir değere dönüşmesini önemsediklerini belirterek “Bu anlayışla, bir fikrin ortaya çıkışından ürüne dönüşmesine, şirketleşmesine, yatırım almasına ve uluslararası pazarlara açılmasına kadar uzanan, baştan sona düşünülmüş bir yapı oluşturduk; akademik bilgi ile girişimcilik kültürünü bir araya getirerek bilginin kalıcı ve somut bir faydaya dönüşmesini hedefliyoruz” dedi. Prof. Dr. Oğuz Bayat, Yeditepe Üniversitesi’nde kurulan, yeni nesil teknoloji ve girişimcilik modelini anlattı: İki Alanda Birlikte Çalışan Bütüncül Yapı Kurulan sistem, kampüs içindeki çalışma alanları ile Teknopark İstanbul bünyesinde yer alan Teknoloji Üssü olmak üzere iki ayrı fiziksel alanda birlikte çalışan, birbirini tamamlayan ve sürekli etkileşim içinde olan bir yapıdan oluşmaktadır. Kampüs içindeki alanlar fikir üretimi ve ön kuluçka sürecine odaklanırken, Teknopark İstanbul’daki merkezler ticarileşme, Ar-Ge ve ölçeklenme aşamalarını kapsamaktadır. Bu iki alan arasında doğal ve sürdürülebilir bir geçiş mekanizması oluşturulmuştur. Kampüste Fikirden Başlayan Süreç: IdeaLab Kampüs içindeki ilk aşamayı temsil eden IdeaLab, ön kuluçka sürecinin yürütüldüğü bir fikir laboratuvarı olarak konumlanmaktadır. Kampüsün girişinde yer alan bu alanda öğrenciler, akademisyenler ve dışarıdan gelen girişimciler birlikte çalışmakta; henüz şirketleşmemiş ancak potansiyel taşıyan fikirler burada olgunlaştırılmaktadır. IdeaLab’de amaç, fikri netleştirmek, ekipleri oluşturmak, ilk prototip ve iş modeli üzerinde çalışmak olup, şirketleşme süreci bir sonraki aşamada başlamaktadır. Teknoloji Üssü’nde Araştırma, Ticarileşme ve Ölçeklenme Fikirler olgunlaştıktan sonra projeler, Teknopark İstanbul’daki Teknoloji Üssü’ne taşınmakta ve gelişimlerini burada sürdürmektedir. Aynı katta yer alan üç farklı merkez ise, bu sürecin hem araştırma hem de ticarileşme boyutunu bir arada destekleyen bütünlüklü bir yapı oluşturmaktadır. AI for Industry Araştırma Merkezi AI for Industry Araştırma Merkezi, Fraunhofer Almanya ile ortak olarak faaliyet göstermekte ve endüstri için yapay zeka odaklı çalışmalar yürütmektedir. Akademi ve sanayi iş birliğiyle geliştirilen projeler aracılığıyla uluslararası iş birlikleri kurulmakta ve kurumsal Ar-Ge faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Merkezimizin açılışı Mart ayında, uluslararası paydaşlarımızın ve üst düzey davetlilerin katılımıyla gerçekleştirilecektir. Venture Studio: Şirket Çıkarma Modeli Teknoloji Üssü bünyesinde yer alan Venture Studio, klasik kuluçka modellerinden farklı olarak, dünyada yaygınlaşan şirket çıkarma merkezi yaklaşımıyla yapılandırılmıştır. Venture Studio çatısı altında öğrenciler, akademisyenler, sanayi temsilcileri ve yatırımcılar aynı yapı içinde bir araya gelmekte; fikirler şirketleşmekte, ürünler ticarileşmekte ve uluslararası pazarlara açılacak şekilde hazırlanmaktadır. Bu yapı yalnızca üniversite içinden değil, dış paydaşlara da açık olup, ortalama on iki ay süren süreç sonunda şirketler mezun edilmekte ve gelişimleri yakından takip edilmektedir. Sürdürülebilirlik Odaklı Çalışmalar: Dekarbonizasyon Merkezi Teknoloji Üssü’ndeki üçüncü yapı olan Dekarbonizasyon Merkezi, proje bazlı çalışmalar yürütmekte ve İSKA destekli bir TÜBİTAK projesi kapsamında faaliyet göstermektedir. Merkez, karbon ayak izi, enerji ve sanayi dönüşümü alanlarında sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi hedeflemektedir. 350 Aktif Proje ve Somut Çıktılar Kurulan bu yapı kapsamında bugün yaklaşık 350 aktif proje eş zamanlı olarak yürütülmektedir. Bu projeler; öğrenciler ve akademisyenler tarafından geliştirilen çalışmaların yanı sıra, dış paydaşlarla kurulan iş birliklerini de içermekte ve TÜBİTAK, Avrupa Birliği, özel sektör ile uluslararası fon kaynakları tarafından desteklenmektedir. Çoğu zaman küçük ölçekli fonlarla başlayan bu yolculuk, zamanla daha büyük yatırımlara ve ticarileşme aşamasına ulaşmaktadır. Süreç yalnızca potansiyel üretmekle sınırlı kalmamakta; Teknofest ve uluslararası yarışmalarda elde edilen başarılar, Take Off gibi ulusal ve uluslararası teknoloji fuarlarında tanıtılan ve yatırım alan girişimler gibi somut çıktılarla da kendini göstermektedir. TÜBİTAK BİGG Programı ile Ulusal Ölçekte Etki Ekosistemin önemli bileşenlerinden biri de TÜBİTAK BİGG Programı’dır. Yeditepe Üniversitesi, Medipol Üniversitesi ve Kültür Üniversitesi’nin yer aldığı konsorsiyum yapısı kapsamında yürütülen program aracılığıyla, Türkiye genelinden gelen girişimcilik projeleri değerlendirilmektedir. Uygun bulunan projelere 1 ila 1,5 milyon TL arasında fon sağlanmakta; fon alan girişimler kampüs içinde, Teknopark İstanbul’da veya Venture Studio bünyesinde çalışmalarını sürdürebilmektedir. Uzun Vadeli Hedef: Sürdürülebilir ve Uluslararası Etki Yeditepe Üniversitesi olarak vizyonumuz; üniversitede üretilen bilginin girişimcilik, teknoloji ve sanayiyle buluşarak sınırları aşan, kalıcı ve dönüştürücü bir etki yaratmasıdır. Gençlerin, akademisyenlerin ve girişimcilerin potansiyelini ortak bir gelecek hedefinde buluşturan bu yaklaşım; Türkiye’nin teknoloji yolculuğuna yön veren, ulusal ölçekte güç kazanan ve uluslararası alanda karşılık bulan sürdürülebilir bir model olarak kararlılıkla ilerlemektedir.

Girişimcilikte Yeni Model: BiGG ve Venture Stüdyo Entegrasyonu Haber

Girişimcilikte Yeni Model: BiGG ve Venture Stüdyo Entegrasyonu

Hem yatırım sürecinin hem de şirketleşmenin aktif parçası olan üniversite, bu modelle fikrin laboratuvardan pazara uzanan yolculuğunu hızlandırıyor. Türkiye, teknoloji üreten ve kendi ayakları üzerinde duran bir ülke olma hedefi doğrultusunda girişimcilik ekosisteminde yeni bir döneme giriyor. TÜBİTAK tarafından yürütülen 1812 BiGG Yatırım Programı, 2026–2028 dönemi için açıkladığı yeni yapısıyla girişimcilere yalnızca hibe değil, doğrudan yatırım sunan bir modele geçiyor. Bu dönüşümün üniversite ayağında ise Yeditepe Üniversitesi, kurduğu Venture Stüdyo ile dikkat çekiyor. Yeni modelle birlikte devlet, erken aşama teknoloji girişimlerine yatırımcı olarak ortak olurken Yeditepe Üniversitesi de Venture Stüdyosu aracılığıyla girişimlerin fikirden ürüne, şirketleşmeden pazara kadar olan tüm süreçlerinde aktif rol üstleniyor. Stratejik Ortaklık, Güçlü Ekosistem Yeditepe Üniversitesi’nin önemli aktörleri arasında olduğu BiGG (Bireysel Genç Girişim) Yatırım Programı, İstanbul Kültür Üniversitesi TTO, Medipol TTO A.Ş. ve Ankara Medipol Üniversitesi iş birliğiyle yürütülüyor. Program kapsamında Yeditepe Üniversitesi; özellikle sağlık teknolojileri, yapay zekâ ve mühendislik alanlarında girişimci yetiştiren ve hızlandıran stratejik ortaklardan biri olarak konumlanıyor. Girişimcilere Doğrudan Uygulama Alanı Yeditepe Üniversitesi, BiGG Yatırım Programı’na yalnızca başvuru ve eğitim desteği sunmakla kalmıyor. Üniversite, Teknopark İstanbul bünyesinde hayata geçirdiği Venture Stüdyo ile girişimcilere doğrudan uygulama alanı sağlıyor. Venture Stüdyo; akademisyenler, öğrenciler ve girişimci adaylarıyla birlikte yeni startup’lar geliştirmeyi, geleneksel hızlandırma programlarının ötesine geçerek fikrin ürün-pazar uyumuna kadar birebir desteklenmesini hedefliyor. Böylece BiGG kapsamında yatırım almaya aday projeler, daha baştan güçlü bir altyapıyla şekilleniyor. Yatırım dönemi başladı Yeni sistemle birlikte başarılı bulunan girişim fikirlerine 900 bin TL’ye kadar doğrudan yatırım yapılıyor. Çevre, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı projelerde bu tutar 1,5 milyon TL’ye kadar çıkabiliyor. Bu yatırım karşılığında TÜBİTAK, kurulan şirkete ortak oluyor. Girişimler böylece daha yolun başında hem finansal güç hem de güçlü bir kamu desteğiyle pazara çıkma avantajı elde ediyor. Üniversite altyapısı girişimcinin hizmetinde Yeditepe Üniversitesi, bu programda klasik bir “danışman” rolünün ötesine geçiyor. Girişimciler üniversitenin: • Gelişmiş mühendislik ve ARGE laboratuvarları, • Uluslararası araştırma merkezleri ve hastane altyapıları ile işbirliği, • Yapay zeka ve mühendislik ARGE çalışmalarına dahil olabilme, • TTO işbirlikleri ile geniş bir network ulaşım ve mentorluk/danışmanlık gibi olanaklarından yararlanabiliyor. Özellikle sağlık teknolojileri, biyoteknoloji ve yapay zekâ alanlarında geliştirilen projeler, kâğıt üzerinde kalmadan test ediliyor, geliştiriliyor ve ürüne dönüştürülüyor. Girişimci Olmak İsteyenler için Net Yol Haritası BiGG Yatırım Programı’na başvurmak için şirket sahibi olma şartı aranmıyor. Üniversite öğrencileri, yeni mezunlar ile yüksek lisans ve doktora öğrencileri programa başvurabiliyor. Tek şart; fikrin teknoloji tabanlı olması ve daha önce benzer bir kamu desteği almamış olması. Süreç şu adımlarla ilerliyor: Girişimci, Yeditepe Üniversitesi gibi uygulayıcı kuruluşa başvuruyorEğitim ve hızlandırma sürecine katılıyorProje/iş planı TÜBİTAK’a sunuluyorBaşarılı projeler “Mükemmeliyet Mührü” alıyorŞirket kuruluyor ve yatırım süreci başlıyor Eğitim, Mentorluk ve Ofis Desteği Tek Çatı Altında Programa kabul edilen girişimcilere; ücretsiz ofis alanı, laboratuvar ve teknik altyapı, şirket kuruluşu ve fikri haklar danışmanlığı, pazar analizi, iş planı eğitimi ve birebir mentorluk desteği sunuluyor. Amaç, yalnızca fikir üretmek değil; sürdürülebilir ve ölçeklenebilir şirketler kurmak. Konuya ilişkin bilgi veren Yeditepe Üniversitesi Araştırma Geliştirme ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, şunları söyledi: “BiGG Yatırım Programı ile Venture Stüdyo modelinin birleşmesi sayesinde; gençler iş arayan değil iş kuran bireylere dönüşürken Türkiye’nin sağlık ve teknoloji alanındaki dışa bağımlılığının azalması ve küresel pazarlara açılabilecek girişimlerin doğması hedefleniyor. Yeditepe Üniversitesi, sahip olduğu bilimsel altyapı ve Venture Stüdyo modeliyle bilgiyi laboratuvarda bırakmayıp yatırıma ve ürüne dönüştürme iddiasını bu programla sahaya taşıyor. Bu iş birliğinden doğacak girişimlerin, Türkiye’de olduğu kadar uluslararası arenada da adından söz ettirmesini bekliyoruz.”

Giorgio Marrapodi’ye Yeditepe Üniversitesi’nden Fahri Doktora Haber

Giorgio Marrapodi’ye Yeditepe Üniversitesi’nden Fahri Doktora

Yeditepe Üniversitesi’nde düzenlenen törene Yeditepe Üniversitesi Kurucu ve Onursal Başkanı Bedrettin Dalan, Mütevelli Heyeti Başkanı Yusuf Akgün, Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, rektör yardımcıları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. “Uzun Yıllara Dayanan Dostluğun ve Giderek Güçlenen İş Birliğinin Göstergesi” Törende konuşan Büyükelçi Giorgio Marrapodi, “Yükseköğretime, entelektüel mükemmeliyete, yeniliğe ve küresel etkileşime olan bağlılığı yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası alanda da takdir gören böylesine seçkin bir üniversiteyle anılmak benim için büyük bir onurdur” dedi. “Bu fahri unvan yalnızca kişisel bir takdir değil, aynı zamanda İtalya ile Türkiye arasında uzun yıllara dayanan dostluğun ve giderek güçlenen iş birliğinin bir göstergesidir” ifadelerini kullanan Marrapodi, “İki ülke; derin tarihsel bağlara, zengin kültürel etkileşime ve güçlü ekonomik ve bilimsel ortaklıklara sahiptir. Bugünkü bu onur, zorlu zamanlardan geçtiğimiz bu dönemde dahi, diplomasiye, karşılıklı anlayışa ve barış ile sürdürülebilir kalkınma için iş birliğine olan ortak inancımızı pekiştirmektedir” diye konuştu. Her iki ülkenin de coğrafi, siyasi ve kültürel konumları itibarıyla yapıcı bir etki yaratma potansiyeline sahip olduğuna işaret eden Marrapodi, sözlerini şöyle sürdürdü: “İtalya, insanları ayrıştıran değil bir araya getiren çözümleri savunmaktadır. Bizim inancımıza göre barış yalnızca çatışmanın yokluğu değil, adaletin, onurun ve fırsat eşitliğinin varlığıdır. Türkiye ise kıtaları ve kültürleri birbirine bağlayan eşsiz konumuyla ve Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözünde ifadesini bulan anlayışıyla aynı değerleri paylaşmaktadır. Türkiye’nin bugün de bu prensipleri sürdürdüğüne, arabuluculuk kapasitesiyle, diyaloğu kolaylaştırma gücüyle ve insani diplomasi alanındaki başarısıyla defalarca tanık olduk.” “Siz Bu Ailenin Bir Ferdisiniz” Yeditepe Üniversitesi Kurucu ve Onursal Başkanı Bedrettin Dalan da, Marrapodi’ye hitaben “Benim sevgili kardeşim, arkadaşım” diyerek üniversiteye başladıkları ilk günden itibaren çok yakın iki dost olduklarını ifade etti. Dalan, “Georgio bir devlet adamı olmanın ötesinde gerçekten iyi bir insan. Gerçekten iyi insan olmak büyükelçi olmaktan çok daha zordur” dedi. Marrapodi’nin Birleşmiş Milletlerde (BM) göre alacağını anımsatan Dalan, Marrapodi’ye yeni görevinde başarılar dileyerek “Türkiye’den ayrılırken zannetmeyin ki biz sizi unutacağız, ama siz de bizi unutmayacaksınız. Çünkü siz bu ailenin bir ferdisiniz” ifadelerini kullandı. Yeditepe Üniversitesi’nin İtalya üniversiteleriyle olan iş birliklerinin çok fazla olduğunu kaydeden Bedrettin Dalan, bu iş birliklerinin güçlenerek artacağı vurgusunu yaptı. “İki Ülke Arasındaki İlişkilerin Güçlendirilmesinde Örnek Bir Liderlik Sergiledi” Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman da, “Bugün burada yalnızca bir büyükelçiyi onurlandırmak için değil, aynı zamanda Türkiye–İtalya ilişkilerinin her boyutuna yeni bir bakış açısı, yeni bir enerji ve kalıcı bir derinlik kazandırmış seçkin bir ismi takdir etmek için bulunuyoruz” dedi. Marrapodi’nin göreve geldiği Ocak 2022’den bu yana iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesinde örnek bir liderlik sergilediğini vurgulayan Prof. Dr. Durman, “Giorgio Marrapodi, Türkiye–İtalya ilişkilerinin son yıllardaki en etkin ve belirleyici diplomatlarından birdir. Görev süresinde iki ülke arasındaki ticaret hacmi 32 milyar USD’yi aşmış, savunma, havacılık ve uzay alanlarında stratejik anlaşmalar imzalanmış ve kültürel diplomasi alanında iki ülkenin görünürlüğünü güçlendiren birçok öncü proje hayata geçirilmiştir” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Mehmet Durman, “Diplomasiye, bilime, topluma ve uluslararası iş birliğine üstün hizmetleri nedeniyle ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nin önerisi üzerine Yeditepe Üniversitesi Senatosu’nun oy birliğiyle aldığı kararla Sayın Giorgio Marrapodi’ye kurumumuzun en yüksek payesi olan ve üniversitemiz tarihinde çok az kişiye verilen Fahri Doktora unvanı tevcih edilmiştir” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.