Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yeni Model

Kapsül Haber Ajansı - Yeni Model haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeni Model haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FIAT Markası, AUTOBEST’ten Dördüncü Ödülünü Kazandı Haber

FIAT Markası, AUTOBEST’ten Dördüncü Ödülünü Kazandı

FIAT’ın yeni küresel ürün gamının ilk temsilcisi Grande Panda, uluslararası alanda önemli bir başarı daha elde etti. İkonik İtalyan tasarımını ileri teknolojiler ve çoklu enerji seçenekleriyle yeniden yorumlayan Fiat Grande Panda, gerçekleştirilen ödül töreninde; "Avrupa’nın En İyi Otomobil Tasarımı" unvanını kazanarak önemli bir başarıya daha imza attı. Bu yıl ilk kez hayata geçirilen halk oylamasında zirveye ulaşan model, Avrupa genelindeki otomobil kullanıcılarının tercihini almayı başardı. Grande Panda, Tasarım kategorisinde kazandığı 2026 AUTOBEST CONQUEST ödülü ile birlikte markanın ulaşılabilir elektrifikasyon vizyonunu güçlü biçimde ortaya koydu. FIAT markasının AUTOBEST - Avrupa’da Satın Alınabilecek En İyi Otomobil ödülünün ilk kazanan modeli 2003 yılında Fiat Panda, ikinci model 2008 yılında Tofaş’ta üretilen Linea, üçüncü model ise 2016 yılında Tofaş’ta halen üretimi devam eden Fiat Egea/ Tipo modeli olmuştu. Ödülle ilgili değerlendirmede bulunan Marka Direktörü Altan Aytaç, FIAT markasının yeni model atağının, Grande Panda ile başladığını söyledi. Aytaç, “2025 yılında satışına başladığımız modelimiz, markamızın mirasını korurken geleceğini de yansıtıyor. Grande Panda, aynı zamanda FIAT markasının elektrikli ürün gamındaki iddiasını da temsil ediyor. Daha önce Panda, Linea ve Egea’nın Avrupa’da Satın Alınabilecek En İyi Otomobili olarak zirveye ulaştığı AUTOBEST ödüllerinde, FIAT’ın dördüncü kez Grande Panda’nın tasarım kategorisinde bu başarıya ulaşmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Bu yıl ilk kez hayata geçirilen halk oylamasında aldığı güçlü beğeniyle zirveye çıkan Grande Panda, Avrupa genelinde olduğu gibi Türkiye otomobil pazarında da ilgi görmeye devam ediyor. Otomotiv sektöründeki uzun yıllara dayanan deneyimi ve güçlü vizyonuyla Türkiye’nin en çok tercih edilen markalarından biri olan FIAT’ın Grande Panda ile başlayan model atağı ile önümüzdeki yıllarda da başarısını devam ettireceğine inanıyorum” diye konuştu. Grande Panda: İkonik Tasarım, Modern Yorum Net, ayırt edici ve çağdaş tasarımıyla günümüzün en beğenilen otomobillerinden biri olan Grande Panda, diğer beş güçlü finalistin önünde bu prestijli ödülü kazanarak Avrupalı kullanıcıların nezdinde nasıl gördüğünü bir kez daha ortaya koydu. Bununla birlikte Grande Panda, Avrupa’nın 32 ülkesini temsil eden ve aralarında tek Türk Jüri Üyesi Okan Altan’ın da aralarında bulunduğu otomotiv gazetecileri ve halk oylamasıyla zirveye çıktı. Bu başarı, halkın ilk kez Tasarım, Teknoloji ve Kullanıcı Dostu Özellikler olmak üzere üç temel alanda mobilitenin geleceğini en iyi temsil eden otomobilleri seçmeye davet edildiği yoğun bir Avrupa rekabetinin ardından geldi. Grande Panda, İtalyan tasarım mirası, akıllıca kurgulanmış araç içi deneyimi ve sıcak, sezgisel arayüzü sayesinde hem sektör uzmanlarının hem de günlük kullanıcıların beğenisini kazandı. Tasarım kategorisindeki bu takdir, Grande Panda’nın dikkat çekici tasarımı, işlevselliği ve iyimserliği yeniden şehir içi mobilitenin merkezine taşıyan bir model olduğunu doğruluyor. Modern teknolojiyle tamamlanan ikonik tasarım ve akıllı yaşam alanı Torino’daki FIAT Centro Stile’de tasarlanan Fiat Grande Panda, 80’li yılların Panda modelinden ilham alan güçlü omuz çizgileri, 3D “PANDA” ve “FIAT” yazıları ve Pixel LED aydınlatma imzasıyla markanın köklerine modern bir yorum getiriyor. 3,99 metrelik kompakt uzunluğu şehir içi kullanımda avantaj sağlarken, beş kişilik geniş yaşam alanı ve 361 litre (elektrikli) ile 412 litreye (hibrit) varan bagaj hacmiyle segmentinin üzerinde bir kullanım sunuyor. 10 inç dijital gösterge paneli ve 10,25 inç dokunmatik multimedya ekranı standart olarak sunulurken, gelişmiş sürüş destek sistemleri güvenliği üst seviyeye taşıyor. Farklı enerji ve motor seçenekleriyle, ulaşılabilir elektrifikasyon Geçtiğimiz yıl Türkiye’de yollara çıkan Grande Panda, kısa sürede kullanıcıların beğenisini kazanarak dikkat çekici bir başarı yakaladı. Markanın ulaşılabilir elektrifikasyon vizyonunu somutlaştıran model, farklı ihtiyaçlara hitap eden motor alternatifleriyle öne çıkıyor. Hibrit versiyonda yer alan 1.2 litrelik turbo beslemeli, 3 silindirli benzinli motor; 48V lityum iyon batarya ve 21 kW’lık elektrik motoruyla birlikte çalışarak verimlilik ve performansı dengeliyor. 6 ileri çift kavramalı eDCT otomatik şanzımanla desteklenen bu yapı, özellikle kalkış ve düşük hızlarda sunduğu elektrik desteğiyle daha sessiz, akıcı ve konforlu bir sürüş deneyimi sağlıyor. e-launch, e-creeping ve e-queueing fonksiyonları sayesinde belirli koşullarda tamamen elektrikli sürüş imkânı sunan model, şehir içi trafikte düşük tüketim avantajını beraberinde getirirken, frenleme sırasında geri kazanılan enerjiyle de verimliliğini artırıyor. Grande Panda’nın tam elektrikli versiyonu ise 83 kW (113 HP) gücündeki motoruyla sıfır emisyonlu bir sürüş deneyimi sunarak özellikle şehir içi mobiliteye odaklanıyor. 44 kWh kapasiteli bataryasıyla WLTP normlarına göre yaklaşık 320 kilometre menzil sağlayan model, elektrik motorunun anlık tork avantajıyla seri ve sessiz bir karakter ortaya koyuyor. Hızlı şarj altyapısıyla da öne çıkan Grande Panda Electric, DC şarj istasyonlarında yaklaşık 27 dakikada yüzde 20’den yüzde 80 doluluk seviyesine ulaşabilirken, AC şarj ile yaklaşık 4 saat 20 dakikada tam doluluğa erişebiliyor. Tüm bu özellikleriyle model, günlük kullanım ihtiyaçlarına pratik, verimli ve kullanıcı dostu bir çözüm sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Audi’den Elektrikli Dünyaya Yeni Giriş Kapısı: A2 e-tron Haber

Audi’den Elektrikli Dünyaya Yeni Giriş Kapısı: A2 e-tron

Ingolstadt’ta üretilecek ve 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek model, markanın ürün gamını daha da gençleştirirken premium elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor. Audi, elektrikli dönüşüm sürecinde yeni bir model ailesini daha duyurdu. Markanın Yıllık Medya Konferansı’nda tanıtılan A2 e-tron, ürün gamında giriş seviyesinde konumlanarak elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor. Kompakt sınıfta yer alan tamamen elektrikli model, verimlilik, dijital teknolojiler ve günlük kullanım ihtiyaçlarına odaklanıyor. İlk tasarım eskiziyle paylaşılan silüet ise Audi’nin bu segmentteki yeni tasarım yaklaşımına ilişkin ilk ipuçlarını ortaya koyuyor. Kompakt premium segmentte yeni bir referans noktası Kompakt elektrikli araçlara yönelik talep, özellikle büyük şehirlerde artmaya devam ediyor. Audi A2 e-tron, şehir içi kullanım, verimlilik ve dijital bağlantı özelliklerine önem veren kullanıcıların beklentileri dikkate alınarak geliştirildi. Kompakt boyutları, verimlilik odağı ve bağlantı çözümleriyle model, sürdürülebilirlik ve premium mobilite yaklaşımını bir araya getiriyor. Modelin ismi, 25 yılı aşkın süre önce verimlilik ve hafif yapı yaklaşımıyla öne çıkan Audi A2’ye bilinçli bir gönderme niteliği taşıyor. A2 e-tron da bu yaklaşımı elektrikli mobilite çağının ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yorumlayarak sürdürüyor. Audi, bu model ailesiyle müşterilerinin günlük yaşamda karşılık bulan, verimli, kompakt ve günlük kullanıma uygun bir elektrikli mobilite beklentisine yanıt vermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda markanın elektrikli dünyasına geçişi daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor. Ingolstadt’ta üretilecek A2 e-tron, Audi’nin Almanya’daki merkezi Ingolstadt’ta üretilecek bir diğer tamamen elektrikli model ailesi olacak. Bu karar, markanın Almanya ve Avrupa’daki üretim altyapısını elektrikli dönüşüm doğrultusunda geliştirme yaklaşımının bir parçası olarak öne çıkıyor. Yeni model ailesi, yalnızca ürün stratejisi açısından değil, aynı zamanda üretim altyapısının geleceği bakımından da önemli bir rol üstleniyor. A2 e-tron, Audi açısından yalnızca ürün gamını tamamlayan yeni bir model ailesi olmanın ötesinde, Almanya’daki üretim yapılanması açısından da stratejik önem taşıyor. Ingolstadt’ta yeni bir tamamen elektrikli model ailesinin üretilecek olması, istihdamın korunmasına katkı sağlarken, Almanya üretimi elektrikli mobilite yaklaşımını da destekliyor. Ürün atağı kararlılıkla sürüyor Audi, 2024 ve 2025 yıllarında 20’den fazla yeni modeli pazara sunarak, tamamen elektrikli kompakt segmentten premium üst sınıfa kadar uzanan en genç ürün gamlarından birine sahip konuma ulaştı. Marka, 2026 yılında da bu stratejik ürün atağını sürdürmeyi planlıyor. Bu kapsamda ürün gamının hem üst segmentte hem de giriş seviyesinde tamamlanması hedefleniyor. Premium üst sınıfta konumlanan Audi Q9 ile birlikte, kompakt segmentte yer alacak Audi A2 e-tron, bu stratejinin iki temel yapı taşını oluşturuyor. Tasarımda ilk ipuçları Yeni Audi A2 e-tron, 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Paylaşılan ilk tasarım eskizi, modelin dinamik oranlarını ve kompakt sınıfa özgü güçlü duruşunu ortaya koyarken, Audi’nin elektrikli tasarım dilinin bu segmentte nasıl şekilleneceğine dair ilk ipuçlarını da sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tepe Kurumsal, Türkiye’nin En Geniş Entegre Hizmet Ağını Tek Marka Altında Topladı Haber

Tepe Kurumsal, Türkiye’nin En Geniş Entegre Hizmet Ağını Tek Marka Altında Topladı

Tepe Kurumsal, tüm hizmetlerin aynı kalite standardıyla yönetildiği ve operasyonların tek merkezden koordine edildiği bir modeli benimseyerek; robotik sistemler, IoT, yapay zeka ve fintech çözümleri gibi teknolojileri hizmet süreçlerine entegre ediyor. Bu sayede işletmelerin iş yükünü azaltmayı, süreçleri sadeleştirmeyi ve zaman kazandırarak verimliliği artırmayı sürdürüyor. Türkiye’de 30 yılı aşkın süredir, Kurumsal Hizmetler pazarına öncülük eden marka, yeni yapısını, hizmet modelini ve gelecek hedeflerini düzenlediği bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. Tepe Kurumsal Yönetim Kurulu Başkanı Levent Güler ve Tepe Kurumsal İcra Kurulu Başkanı Murat Altıkardeşler’in sözcülüğünde gerçekleştirilen toplantıda teknolojinin ve dijitalleşmenin baş döndüren hızına uyum sağlayabilen, yeni teknolojileri kullanan bütünleşmiş bir modelin kurumlara sağladığı verimliliğin altı çizildi. Yeni yapılanma ile Tepe Güvenlik, Tepe Tesis Yönetimi, Tepe Gurme, Tepe ONE, Tepe İSG ve Tepe PRO markaları Tepe Kurumsal çatı markası altında, tek organizasyon olarak faaliyet göstermeye devam edecek. Böylece fiziki güvenlikten elektronik güvenlik teknolojilerine, entegre tesis yönetiminden profesyonel temizlik ve teknik bakıma; kurumsal yemek hizmetlerinden iş sağlığı ve güvenliği çözümlerine, endüstriyel hijyen tedarikine kadar tüm hizmetler tek merkezden, bütünleşik bir mimari ile sunulacak. “Teknolojiyi arkamıza alarak 1 milyar dolarlık ciro hedefliyoruz” Tepe Kurumsal Yönetim Kurulu Başkanı Levent Güler, Tepe Kurumsal’ın Bilkent Holding bünyesinde yer aldığını ve yüzde 100 Türk sermayesiyle kurularak birçok iş kolunda faaliyet gösterdiğini söyledi. 1986 yılında Bilkent Üniversitesi tarafından kurulan Bilkent Holding’in yurtiçi ve yurtdışında inşaat, mobilya, perakende, savunma sanayi, güvenlik, sigorta, turizm, enerji ve gayrimenkul gibi birçok sektörde faaliyet gösterdiğini, TAV ve İDO gibi iştirakleriyle havalimanı ve deniz otobüsleri işletmeciliğinde de etkin olarak yer aldığını belirtti. Levent Güler sözlerine şöyle devam etti, “Bilkent Holding bünyesinde yer alan Tepe Kurumsal olarak 81 ilde, Türkiye’nin ilk 500’ünde yer alan birçok büyük markaya, hastanelere, kamu kurumlarına, limanlara, bankalara hizmet veriyoruz ve istikrarlı büyümemizi sürdürüyoruz. Biz, sürdürülebilir bir büyüme için yerli sermayenin gücüne inanıyor ve bu doğrultuda ülke ekonomisine katkıda bulunmak için çalışıyoruz. Geçtiğimiz her gün, iş dünyasının tek noktadan erişilebilen, teknolojik ve sürdürülebilir çözümlere olan ihtiyacı artıyor. Biz de bu ihtiyaca daha güçlü yanıt verebilmek için hizmetlerimizin entegre yapısını yeni bir kurumsal mimari altında daha bütüncül bir modele taşıdık. Önümüzdeki dönemde veriye dayalı yönetim ve süreç verimliliği odağında müşterilerimize daha fazla değer sunmaya devam edeceğiz” dedi. Levent Güler sözlerine şöyle devam etti: “Teknoloji ve dijitalleşme, artık her sektörde olduğu gibi bizim de en kritik odak alanlarımızdan biri haline geldi. Bu alandaki yatırımlarımızın gücüyle, hizmet sunduğumuz tüm sektörlerde operasyonel mükemmeliyeti bambaşka bir seviyeye taşıyoruz. Entegre yapımız ve stratejik hedeflerimiz doğrultusunda, önümüzdeki dönemde 1 milyar dolarlık ciro büyüklüğüne ulaşmayı hedefliyoruz.” 3 çizginin olduğu her yerde, tüm hizmetler tek merkezden ve tek standartla sunuluyor Toplantıda şirketin yenilenen yapılanmasını, büyüme vizyonunu ve 2026 hedeflerini paylaşan Tepe Kurumsal İcra Kurulu Başkanı Murat Altıkardeşler, geçtiğimiz yıl itibarıyla tüm hizmet süreçlerini yeniden ele aldıklarını ve teknoloji odaklı yeni bir yapıya geçtiklerini söyledi. Altıkardeşler, altı markanın tek bir çatı altında birleştirilmesinin müşteriye daha sade ve öngörülebilir bir hizmet modeli sunduğunu, operasyonları ise daha verimli bir yapıya taşıdığını vurgulayarak, “Türkiye’nin dört bir yanındaki güvenlik, temizlik, yemek, teknik bakım, İSG ve tesis yönetimi süreçlerini artık ortak bir akıl ve ortak standartla yönetiyoruz. Bugün duyurduğumuz yeni model, iş yükünü azaltmayı, süreçleri sadeleştirmeyi, zaman kazandırmayı ve böylece verimliliği artırmayı hedefliyor” dedi. Tepe Kurumsal’ın dönüşümünü “Tepe yenileniyor” sözleriyle özetleyen Altıkardeşler, “Artık sahada üç çizgimizi gördüğünüz her yerde tüm hizmet ihtiyaçlarınız tek merkezden, tek standartla ve eksiksiz şekilde çözülüyor. Bu sadece bir iş modeli değil; yerli, milli ve sorumluluk duygusuyla kurulmuş bütünleşik bir hizmet ekosistemidir” dedi. “400 Milyar TL büyüklüğünde bir pazardayız ve şirketler hizmetlerde entegrasyon bekliyor” Murat Altıkardeşler konuşmasında sektörün büyüklüğüne de dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugün entegre tesis yönetimi, güvenlik, yemek ve İSG hizmetlerini kapsayan pazarın büyüklüğü yaklaşık 400 milyar TL’ye ulaşmış durumda. Şirketlerin artık çok net bir beklentisi var: entegrasyon ve tek noktadan hizmet. Bizim ortaya koyduğumuz yeni model tam olarak bu ihtiyaca cevap veriyor. Tüm hizmetlerin tek elden yönetimi, tek fatura, tek muhatap ve tek takip sistemiyle sunulması işverenler için ciddi bir zaman tasarrufu sağlıyor. İSG’den sarf malzeme tedarikine kadar uzanan tüm operasyonların aynı merkezden yönetilmesi ise şirketlerin kendi ana işine odaklanmasını çok daha kolay hale getiriyor.” Tepe Kurumsal, 2026’da yurt dışı açılımını hedefleri arasına aldı Tepe Kurumsal, dijitalleşme ve entegre hizmet mimarisi üzerine kurduğu yeni yapıyı yalnızca Türkiye ile sınırlı görmüyor. Şirket 2026’da hizmet modelini bölgesel bir marka haline getirme hedefiyle yurt dışı açılım planlarını da devreye alıyor. Avrupa başta olmak üzere farklı coğrafyalarda uygulanabilir bir operasyon mimarisi oluşturmayı amaçlayan Tepe Kurumsal, teknoloji odaklı hizmet yaklaşımını global ölçekte konumlandırmayı hedefliyor. Yeni kurumsal kimliğin temeli: Müşteri, Çalışan ve Sürdürülebilir Gelecek Yeni kurumsal kimliğin temelinin üç önemli odaktan oluştuğunu belirten Murat Altıkardeşler şöyle konuştu: “Müşteri, Çalışan ve Sürdürülebilir Gelecek… Bu üç başlık, yalnızca yeni kimliğimizin değil, aynı zamanda yürüttüğümüz tüm dönüşüm projelerinin ortak referans noktası. Artık bütün hizmet modelimizi bu üç eksen üzerinde şekillendiriyoruz. Müşteri odağında oldukça güçlü bir konumdayız. Türkiye’de yerli pazarın yaklaşık yüzde 10’una hitap ediyoruz. Bugün 2.000’den fazla müşterimize, 10.000’in üzerinde projede hizmet sunuyoruz. Sadece 2025 yılında 200 yeni markayı bünyemize kattık. Çoklu hizmet satışlarında bu yıl yüzde 20 büyüdük, gelecek yıl için ise yüzde 50 artış hedefliyoruz. Her yıl yüzde 10 seviyesinde organik büyüme gösteriyoruz.” dedi. Tepe Kurumsal’ın hedefi: EFQM 5 Yıldız Yetkinlik Belgesi EFQM Mükemmellik Modeli’nde 2026 yılı için ödül başvurusu hazırlıklarını yürüttüklerini söyleyen Murat Altıkardeşler, şöyle konuştu: “Altı şirketimizin katılımıyla kapsamlı bir özdeğerlendirme süreci yürüttük ve EFQM Mükemmellik Modeli’nde 2026 yılı için ödül başvurusu hazırlıklarımıza başladık. Kurumsal dönüşüm programımızın merkezine EFQM modelini yerleştirdik ve bu yaklaşımı hem mavi yaka hem de beyaz yaka çalışanlarımıza yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Modelin tüm yedi kriteri kapsamında çalışmalarımızı tamamlayarak özdeğerlendirme sürecini sonuçlandırdık. Odak grup çalışmaları, eğitimler ve farkındalık programlarıyla gelişim yolculuğumuzu sürdürüyoruz. Bu süreçte EFQM 5 Yıldız Yetkinlik Belgesi için başvurumuzu hazırlıyor ve yıl içerisinde Yetkinlik Ödülü almayı hedefliyoruz.” “2030 hedefimiz: Entegre hizmetten entegre veriye geçiş” Tepe Kurumsal’ın “sürdürülebilir gelecek” vizyonunu anlatan Altıkardeşler, kendilerini yalnızca temizlik, güvenlik veya yemek hizmeti sunan bir grup değil; veriye dayalı, dijitalleşmiş ve sürdürülebilirlik odaklı bir hizmet platformu olarak konumlandırdıklarını söyledi. HR, CRM, mobil uygulama ve bulut teknolojilerini kapsayan dört temel üzerinden 100’ün üzerinde dijital sürecin yeniden yapılandırıldığını; insansız temizlik araçları, IoT uygulamaları, veri odaklı yönetim sistemleri ve otomasyon yatırımlarının hızla büyüdüğünü belirtti. “Bugün bir AVM’de güvenliği sağlayan ekipten, aynı kampüste yemeği yapan ve tesis yönetimini yürüten ekibe kadar tüm operasyon Tepe Kurumsal çatısı altında birleşiyor. Odaklandığımız ve hayata geçirmek üzere olduğumuz operasyonların tek ekrandan izlenebildiği, risklerin önceden tahmin edildiği ve enerjinin optimize edildiği bir yapı hedefliyoruz. Bizim için 2030 sadece ‘entegre hizmet’ değil, aynı zamanda ‘entegre veri’ demek” sözleriyle geleceğe ilişkin yol haritasını paylaştı. Tepe Kurumsal Türkiye’nin istihdam sıralamasında 9. Sırada Konuşmasının sonunda çalışan odağı kapsamında Bilkent Holding çatısı altında yaklaşık 40.000 kişinin bulunduğunu, bunun 30.000’inin Tepe Kurumsal çatısı altında görev yaptığını söyleyen Altıkardeşler, şirketin Türkiye’nin istihdam sıralamasında 9. sırada yer aldığını ve kadın istihdamını artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı. Tepe Akademi aracılığıyla yılda 1 milyonun üzerinde eğitim verildiğini, çalışan bağlılığını güçlendiren sadakat programlarının devrede olduğunu, Tepe Hayat yapısıyla deprem, yangın ve acil durumlara yönelik profesyonel eylem planları oluşturulduğunu dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.