Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yeni Nesil

Kapsül Haber Ajansı - Yeni Nesil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeni Nesil haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir’de Su Yüklemede Dijital Dönem Başladı Haber

Eskişehir’de Su Yüklemede Dijital Dönem Başladı

ESKİ’nin kendi mühendislik ve Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirdiği yerli ve milli sistem, 2026 Eskişehir Yılı kapsamında kentin dijital dönüşümüne önemli bir katkı sunacak. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştıran ve belediye hizmetlerinde dijitalleşmeyi güçlendiren çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. ESKİ Genel Müdürlüğü tarafından yerli ve millî imkânlarla geliştirilen ES2026 Yeni Nesil Su Sayacı ve Online Ödeme Sistemi ile ön ödemeli su yükleme işlemlerinde yeni bir dönem başladı. Yeni sistem sayesinde vatandaşlar, su yüklemek için fiziksel yükleme noktalarına gitmek zorunda kalmadan işlemlerini mobil uygulama üzerinden gerçekleştirebilecek. ESKİ Genel Müdürlüğü İçme Suyu Arıtma Tesislerinde gerçekleştirilen lansmana Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili M. Recai Erdir, ESKİ Genel Müdür Vekili Niyazi Solak, daire başkanları, belediye bürokratları ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Lansmanda, dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda geliştirilen yeni nesil sayaç teknolojisi, online ödeme altyapısı ve abonelik yönetim sisteminin ayrıntıları paylaşıldı. “TÜM ÇALIŞMA ARKADAŞLARIMIN EMEĞİNE, YÜREĞİNE SAĞLIK” Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nin olağan genel kurulu için Fransa’nın Strazburg kentinde bulunan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, lansmana gönderdiği video mesajla katıldı. Başkan Ünlüce, Eskişehirlilere kilometrelerce uzaktan seslendiği mesajında, yeni nesil sayaç sisteminin ESKİ çalışanlarının Ar-Ge ve mühendislik çalışmalarıyla hayata geçirildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bugün bizim için çok önemli ve 26 Ekim’de sizlere ESKİ Genel Müdürlüğümüz çalışanları tarafından Ar-Ge ve mühendislik hizmetleriyle hayata geçirilen yeni nesil su sayacı modelimizi tanıtacağız. Aynı zamanda su yüklemede de online sisteme geçeceğiz. Çalışma arkadaşlarım bununla ilgili sizlere ayrıntılı bilgi verecekler ve sizler aracılığıyla Eskişehirlilerin, hemşehrilerimizin bu hizmeti daha iyi tanımasına vesile olacaklar. Ben buradan, kilometrelerce uzaktan sizlere sevgilerimi ve saygılarımı gönderiyorum. Bu önemli toplantıya katıldığınız için hepinize teşekkür ediyorum. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımın emeğine, yüreğine sağlık.” “GÜÇLÜ BİR EKİP ANLAYIŞI İLE ÇALIŞTIK” Lansmanda konuşan ESKİ Genel Müdürü Niyazi Solak, ESKİ bünyesinde yürütülen çalışmaların güçlü bir ekip anlayışına dayandığını belirtti. Solak, yeni nesil sayaç sisteminin geliştirilmesinde emeği geçen çalışma arkadaşlarına teşekkür ederek şöyle konuştu: “Burası çok büyük ve güçlü bir organizasyon. Ben de bu organizasyonun bir parçası olduğum için tüm çalışma arkadaşlarıma buradan teşekkür ediyorum. Yapmaktan daha önemli olan, yaptığımız şeyin devamlılığını sağlayabilmektir. Ön ödemeli sayaç sistemi 2000 yılından beri Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından sürdürülüyor. 2000 yılından günümüze kadar ön ödemeli sayaç sistemini başarıyla yürüten arkadaşlarımıza burada bir kez daha teşekkür ediyorum.” SU YÜKLEME İŞLEMLERİ ARTIK CEP TELEFONUNDAN YAPILABİLECEK Lansmanda, ES2026 Yeni Nesil Sayaç ve Online Ödeme Sistemi’nin teknik özellikleri ve kullanım kolaylıkları paylaşıldı. ESKİ bünyesinde geliştirilen sistemle birlikte vatandaşların su yükleme işlemlerini daha hızlı, kolay ve erişilebilir biçimde gerçekleştirmesi hedefleniyor. Yeni sistemin öne çıkan özellikleri şöyle: Mobil uygulamayla uzaktan su yükleme: Vatandaşlar, yeni nesil sayaçları sayesinde su yükleme işlemlerini cep telefonları üzerinden gerçekleştirebilecek. “Yakın Abonelik Ekleme” özelliğiyle aile bireylerinin aboneliklerine de uzaktan yükleme yapılabilecek. Komisyonsuz işlem: Mobil uygulama üzerinden yapılan su yüklemelerinde herhangi bir komisyon veya ek kesinti uygulanmayacak. Yerli ve milli tasarım ve kurum içi yazılım: Sayacın donanımı, kart tasarımı ve yazılımı ESKİ bünyesinde geliştirildi. Böylece yerli ve milli tasarımda dışa bağımlılığın azaltılması ve maliyetlerin kontrol altında tutulması amaçlandı. Kredi takibi ve otomatik bildirim: Sistem, günlük ortalama tüketime göre tahmini kalan kredi miktarını ve suyun bitebileceği tarihi gösterecek. Kredinin bitmesine bir hafta kala kullanıcılara otomatik uyarı gönderilecek. En güncel tüketim ve kredi bilgileri için kartın telefona okutulması gerekecek. Daha pratik üretim ve bakım: Yeni tasarımla sayaçtaki vida sayısı 22’den 6’ya düşürüldü. Üretim kapasitesinin iki katına çıkarılmasıyla bakım, onarım ve üretim süreçlerinin hızlandırılması hedeflendi. Yüksek üretim kapasitesi: İlk aşamada yaklaşık 5-6 bin abonenin talebini karşılayabilecek hazırlık yapıldığı, yıllık üretim kapasitesinin ise 80 bin sayaca ulaşabileceği belirtildi. TÜRKİYE’DE BİR İLK Sistemin AR-GE çalışmaları kapsamında geliştirilen özel bir ek modül sayesinde, iOS işletim sistemine sahip telefonlarda da su yükleme işlemi yapılabilmesi sağlandı. Benzer sistemlerde Apple’ın teknik kısıtlamaları nedeniyle yaşanan sorunlar, teknolojinin kurum bünyesinde geliştirilmesiyle aşıldı. Android cihazlarda ise bu konuda herhangi bir sorun yaşanmıyordu. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve ESKİ Genel Müdürlüğü AR-GE ekibi tarafından geliştirilen bu çözümle, iOS cihazlardan da su yüklenebilmesi sağlanarak Türkiye’de bir ilke imza atıldı. YENİ YAPILARA YENİ SAYAÇ Nisan ayında saha testlerine başlanan yeni nesil sayaç sistemi, inşaatı tamamlanarak kullanıma açılan yeni yapılarda devreye alınırken, mevcut aboneler de talepleri doğrultusunda sayaçlarını yenileyerek bu yenilikçi hizmetten yararlanabilecek. MEVCUT SAYAÇLAR KULLANILMAYA DEVAM EDECEK Yeni sistemle birlikte mevcut sayaçların kullanımına ilişkin süreç de açıklandı. Yeni aboneliklerde yeni nesil sayaçlar kullanılacak. Mevcut sayacını değiştirmek isteyen vatandaşlar, mobil uygulama üzerinden başvuruda bulunabilecek. Eski sistemle devam etmek isteyen aboneler ise mevcut sayaçlarını kullanmayı sürdürebilecek. Öte yandan, mevcut su yükleme noktaları da hizmet vermeye devam edecek. Sistemin kullanımını kolaylaştırmak amacıyla tanıtım videoları ve PDF formatında bilgilendirme dokümanlarının hazırlanacağı, böylece vatandaşların yeni uygulamaya kolaylıkla uyum sağlamasının hedeflendiği ifade edildi. YENİ NESİL SAYAÇLARIN ÜRETİM MERKEZİ GEZİLDİ Lansmanın ardından ESKİ Genel Müdürlüğü yetkilileri ve Ar-Ge ekibi, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Ferhan Battal ve Fatih Kurt’un yer aldığı Ar-Ge ekibi ile ilgili Genel Müdür Yardımcısı Erdem Uslu, Bilgi İşlem Daire Başkanı Aylin Yeşil, Yazılım Şube Müdürü Uğur Kapucuoğlu, EKS Şube Müdürü Batur Yaşaroğlu sayaçların geliştirilme süreci, teknik altyapısı, mobil uygulamanın kullanımı ve üretim kapasitesi hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Programın devamında basın mensupları, bürokratlar ve Ar-Ge ekibiyle birlikte ES2026 Yeni Nesil Sayaçların üretildiği merkezi gezerek üretim aşamalarını yerinde inceledi. ES2026 Yeni Nesil Sayaç ve Online Ödeme Sistemi’ni kullanmak isteyen vatandaşlar, ESKİ mobil uygulamasını indirerek başvurularını gerçekleştirebilecek. Yeni uygulamayla birlikte Eskişehirlilerin su yükleme işlemlerinde zaman kazanması, abonelik hizmetlerine daha kolay erişmesi ve belediye hizmetlerinde dijital dönüşümün güçlenmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turkcell ve Samsung, 5G İş Birliğini 2027’ye Taşıyor Haber

Turkcell ve Samsung, 5G İş Birliğini 2027’ye Taşıyor

Türkiye’de 5G teknolojisini yaygınlaştırmayı hedefleyen Turkcell, bu çerçevede Samsung ile yürüttüğü stratejik iş birliğini yeni bir anlaşmayla güçlendirdi. Samsung’un Güney Kore’deki genel merkezinde imzalanan mutabakatla, 2 yıldır süregelen iş birliğinin 2027’de genişletilerek devam etmesi hedefleniyor. Yeni anlaşma kapsamında, 2027 yılında en az 200 bini premium segmentte olmak üzere toplam 650 bin 5G uyumlu Samsung akıllı telefonun Turkcell müşterileriyle buluşturulması planlanıyor. Anlaşma 5G uyumlu tüm Samsung modellerini kapsıyor. “Eskisini Getir, Yenisini Götür” kampanyasıyla avantajlı teklifler sunulacak İş birliğinin önemli başlıklarından birini de 5G uyumlu cihaz dönüşümü oluşturuyor. Turkcell’in hala 4.5G uyumlu telefon kullanan müşterilerinin 5G’ye geçişini kolaylaştırmak amacıyla “Eskisini Getir, Yenisini Götür” programı başlatılıyor. Anlaşmayla hayata geçen ve 2027 yılı boyunca sürecek program kapsamında, cihazını yenilemek isteyen Turkcell müşterilerine avantajlı teklifler ve kişiye özel fırsatlar sunulacak. “Turkcell olarak ülkemizin dijital geleceğine yatırım yapmayı sürdüreceğiz” Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, anlaşmanın önemine işaret ederek şu değerlendirmede bulundu: “5G’yi yaygınlaştırmak için güçlü bir altyapı kadar, 5G uyumlu cihazlara erişim de büyük önem taşıyor. Samsung ile devam eden uzun soluklu iş birliğimizin temelinde de bu yaklaşım var. Güney Kore’de imzaladığımız yeni mutabakatla ortak hedeflerimizi daha ileri taşıyoruz. Hedefimiz, 2027 yılı sonuna kadar toplam 650 bin Samsung 5G uyumlu cihazı Turkcell’lilerle buluşturmak. Kasım 2026’da başlayıp, 2027 boyunca devam edecek cihaz değişim programımızla da müşterilerimizin 5G’ye geçişini kolaylaştıracağız. Turkcell olarak yeni nesil teknolojileri daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve ülkemizin dijital geleceğine yatırım yapmayı sürdüreceğiz.” “Turkcell ile 5G’ye geçişi ve yeni nesil Galaxy deneyimlerine erişimi kolaylaştırıyoruz” Samsung Electronics Türkiye CEO’su Billy Kim, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Samsung olarak katlanabilir teknolojide yıllara yayılan uzmanlığımızı ve mühendislik birikimimizi her yeni nesilde daha ileri taşıyoruz. Sekizinci nesil Galaxy Z serimizde yer alan Galaxy Z Fold8, Galaxy Z Fold8 Ultra ve Galaxy Z Flip8 ile farklı kullanıcı ihtiyaçlarına yanıt veren üç ayrı katlanabilir deneyim sunuyoruz. Turkcell ile güçlendirdiğimiz iş birliğiyle daha fazla kullanıcıyı bu yeniliklerle buluşturmayı ve 5G’ye geçişlerini kolaylaştırmayı hedefliyoruz. Bu deneyimi kullanıcılara daha etkin sunabilmek için Turkcell bayileri ve mağaza çalışanlarına yönelik yeni programlar geliştirmeye de devam ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BCG ve Dünya Altın Konseyi: Dijital Altında 700 Milyar Dolarlık Fırsat Haber

BCG ve Dünya Altın Konseyi: Dijital Altında 700 Milyar Dolarlık Fırsat

Küresel yönetim danışmanlığı şirketi Boston Consulting Group (BCG) ve Dünya Altın Konseyi'nin (World Gold Council) birlikte hazırladığı “Digital Gold: Unlocking a $700-Billion Opportunity’’ başlıklı rapor, altın piyasasında dijitalleşmenin yeni bir büyüme alanı sunduğunu gösteriyor. 12 ülkeden 12 bini aşkın bireysel yatırımcıyla gerçekleştirilen araştırma ve 20 sektör uzmanıyla yapılan görüşmelere dayanan rapora göre, bugün 45–55 milyar dolar büyüklüğündeki küresel dijital altın pazarı temel senaryoda yıllık ortalama yüzde 27 büyüyerek 2031 yılında 160–170 milyar dolara ulaşabilir. Olumlu senaryoda ise bu büyüklüğün 270–280 milyar dolara çıkabileceği belirtiliyor. Araştırma, dijital altına yönelik yatırımcı ilgisinin mevcut pazar büyüklüğünün çok ötesinde bir potansiyele işaret ettiğini ortaya koyuyor. Yatırımın önündeki temel engellerin kaldırılması halinde 700 milyar dolara varan potansiyel talebin açığa çıkabileceği hesaplanıyor. Bu büyüklük, 2031 yılına yönelik bir pazar tahminini değil, mevcut nüfus ve servet düzeyleri üzerinden hesaplanan ve belirli bir hedef yılı bulunmayan toplam potansiyel talebi ifade ediyor. Raporda dijital altın pazarı, güvenli saklama koşullarında tutulan fiziksel altına dayalı dijital token'lar ile fiziksel altının üçüncü taraf saklama kuruluşlarında muhafaza edildiği dijital altın hesaplarını kapsıyor. Dijital altının geleceği, teknolojik gelişmelerin yanı sıra finansal kuruluşların, altyapı sağlayıcılarının ve düzenleyici otoritelerin yatırımcı güvenini güçlendirecek ortak standartlar oluşturmasına bağlı olacak. Güven, erişim, kullanım alanları ve maliyet koşullarının düzenlenmesi gerekiyor Araştırmaya katılan yatırımcıların yaklaşık yüzde 90'ı, gerekli koşulların sağlanması halinde dijital altına yatırım yapmayı düşünebileceğini belirtiyor. Ancak bu ilginin yatırıma dönüşmesini sınırlayan dört temel unsur bulunuyor: güven, erişim, kullanım alanları ve maliyet. Araştırma, özellikle tüketicinin korunması, şeffaflık, yatırımın fiziksel altınla desteklendiğinin doğrulanması ve gerektiğinde fiziksel altına dönüşüm imkânının yatırım kararlarında belirleyici olduğunu gösteriyor. BCG modellemesi dört koşulun yerine getirilmesi ile dijital altına yatırım yapanlarda yüzde 13 artış kaydedileceğini gösteriyor BCG'nin modellemesine göre bu dört engelin (güven, erişim, fayda ve maliyet) aşılması, dijital altına yatırım yapanların oranında 13 yüzde puan, yatırım portföylerinde dijital altına ayrılan payda ise 2,5 yüzde puan oranında artırabilir. Bu koşulların birlikte gerçekleşmesi halinde, mevcut nüfus ve servet düzeyleri üzerinden hesaplanan toplam potansiyel talep 700 milyar dolara ulaşabilir. Bankacılık uygulamaları dijital altının yaygınlaşmasında önemli rol oynuyor Araştırma, yatırımcıların hâlihazırda kullandıkları ve güvendikleri finansal kanallara erişimin, dijital altın yatırımlarının yaygınlaşmasında önemli bir etken olduğunu ortaya koyuyor. Çin, Hindistan ve Endonezya gibi pazarlarda dijital altının bankacılık uygulamaları, ödeme platformları ve çok amaçlı dijital uygulamalar üzerinden sunulduğu daha gelişmiş dağıtım ortamlarında, dijital altın sahibi yatırımcıların oranı daha az gelişmiş pazarlara kıyasla yedi kata kadar yüksek seviyelere ulaşabiliyor. Dijital kanallar, daha küçük tutarlarla yatırım yapılmasına olanak sağlayarak altına erişimi de kolaylaştırıyor. Dijital altın pazarındaki büyüme hâlihazırda ivme kazanıyor. Fiziksel altına dayalı dijital token'ların toplam piyasa değeri, 2024 sonundan bu yana beş kat artarak yaklaşık 6 milyar dolara ulaştı. Tokenize altının 2026 yılının ilk çeyreğindeki kümülatif spot işlem hacmi ise 90 milyar doları aşarak 2025 yılının tamamındaki işlem hacmini geride bıraktı. Dijital altın geleneksel altın talebini büyütebilir çünkü dijital altın pazarındaki potansiyel talebin yaklaşık yüzde 65'i daha önce altına yatırım yapmamış kişilerden geliyor Rapora göre dijital altın pazarındaki potansiyel talebin yaklaşık yüzde 65'i daha önce altına yatırım yapmamış kişilerden geliyor. Mevcut dijital altın yatırımcılarının yüzde 52'si de ilk dijital altın alımlarından önce herhangi bir biçimde altın sahibi olmadığını belirtiyor. Bu grubun yüzde 92'sinin daha sonra diğer altın yatırım araçlarını da satın almış olması, dijital ürünlerin fiziksel altın ve diğer altın yatırım biçimlerine geçişte yeni bir giriş noktası oluşturabileceğine işaret ediyor. Araştırmanın temel senaryosuna göre, 2031 yılına kadar altın piyasasına yaklaşık 95 milyar dolarlık gerçekten yeni talep eklenebilir. Genç yatırımcıların ilgisi daha yüksek, 25–34 yaş grubunda dijital altın ürünlerini bilenlerin oranı yüzde 50'ye ulaşırken, 55 yaş ve üzerinde bu oran yüzde 23 seviyesinde Araştırma, dijital altına ilişkin farkındalığın genç yatırımcılar arasında daha yüksek olduğunu gösteriyor. 25–34 yaş grubunda dijital altın ürünlerini bilenlerin oranı yüzde 50'ye ulaşırken, 55 yaş ve üzerindeki yatırımcılarda bu oran yüzde 23 seviyesinde kalıyor. Bu bulgular, yatırım ürünlerinin dijital kanallar üzerinden erişilebilir hale gelmesinin yeni nesil yatırımcıların finansal piyasalara katılımını destekleyebileceğini ortaya koyuyor. BCG: Altının fiziksel niteliği, dijital dünyadaki güvenilirliğinin temelini oluşturabilir BCG Yönetici Direktörü ve Ortağı Urs Rahne, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Altının, fiziksel niteliğine rağmen değil, tam da bu niteliği sayesinde dünyanın en güvenilir dijital varlığı olma potansiyeline sahip olduğu düşüncesiyle bu çalışmayı gerçekleştirdik. Araştırmamız hem bu fırsatın büyüklüğüne ilişkin güvenimizi pekiştirdi hem de potansiyelin hayata geçirilebilmesi için neler yapılması gerektiğini daha net anlamamızı sağladı.” Dünya Altın Konseyi CEO'su David Tait ise dijital altına yönelik yatırımcı ilgisinin güçlü olduğunu, ancak bu ilginin büyük ölçekli talebe dönüşebilmesi için güvenilir bir altyapıya ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aile Şirketlerine Yönelik Yeni Nesil Liderlik Programının İkinci Dönemi Başlıyor Haber

Aile Şirketlerine Yönelik Yeni Nesil Liderlik Programının İkinci Dönemi Başlıyor

Aile Şirketlerinde Yeni Nesil Liderlik ve Sürdürülebilir Başarı” Sertifika Programı ikinci döneminde de aile şirketlerinin geleceğine yön verecek yeni nesil liderleri desteklemeyi amaçlıyor. Toplam 14,5 günlük eğitimden oluşan program, 26 Kasım 2026 ile 8 Nisan 2027 tarihleri arasında Koç Üniversitesi İstinye Kampüsü ve QNB Türkiye Kristal Kule’de yüz yüze gerçekleştirilecek. Danışmanlık, akademi ve finans dünyasının birikimi bir arada Deloitte Türkiye küresel danışmanlık deneyimiyle, Koç Üniversitesi akademik birikimiyle, QNB Türkiye ise finansal perspektifiyle programa katkı sunuyor. Katılımcılar program kapsamında kurumsallaşma, strateji, sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm, finansal yönetim ve hukuki altyapı konularında bilgi ve uygulama deneyimi kazanacak. Program, yeni nesil liderlerin stratejik bakış açılarını ve iş dünyasında ihtiyaç duyacakları yetkinlikleri geliştirmeyi hedefliyor. Programı değerlendiren Deloitte Private Türkiye Lideri Ece Koycu Bolat, “Aile şirketlerinde nesiller arası geçişin sağlıklı ilerlemesi için yeni neslin yönetim sorumluluklarına hazırlanması ve şirketin geleceğine ilişkin kararlarda etkin rol alması önem taşıyor. Deloitte Türkiye olarak bu programda, yeni nesil liderlerin strateji, kurumsallaşma ve dönüşüm alanlarındaki yetkinliklerini geliştirmelerine katkı sunmayı hedefliyoruz. Katılımcıların finansal yönetimden dijital dönüşüme uzanan konuları birbiriyle ilişkili biçimde değerlendirebilmelerini ve edindikleri bilgileri kendi şirketlerinin ihtiyaçlarına uyarlayabilmelerini önemsiyoruz. Farklı sektörlerden katılımcıların deneyimlerini paylaşması da benzer yönetim sorunlarına farklı çözümler geliştirmelerine imkân tanıyor. Koç Üniversitesi ve QNB Türkiye ile ikinci dönemini hayata geçirdiğimiz programla, yeni neslin aile şirketlerinin sürdürülebilir büyümesinde daha fazla sorumluluk üstlenmesini desteklemeyi amaçlıyoruz.” ifadelerinde bulundu. Koç Üniversitesi Yönetici Geliştirme Programları Müdürü Emrah Basalak, “Aile şirketlerinin geleceğini şekillendirecek liderlerin yalnızca teorik bilgiye değil, karşılaşacakları gerçek sorunları yönetebilecek bakış açısı ve uygulama becerilerine de ihtiyaç duyduğuna inanıyoruz. Bu programda katılımcılar, aile şirketlerinin dönüşüm süreçlerine yakından hâkim akademisyenler, danışmanlar ve iş dünyası liderleriyle bir araya gelerek doğrudan iş hayatında kullanabilecekleri bilgi ve içgörüler edinecekler. Ayrıca benzer sorumlulukları ve dönüşüm süreçlerini deneyimleyen akranlarıyla güçlü bir paylaşım ortamı oluşturma ve uzun soluklu bir profesyonel ağın parçası olma fırsatı bulacaklar. Programı, katılımcılarımızın kendilerine, şirketlerine ve ülkemizin ekonomik geleceğine yapabilecekleri değerli bir yatırım olarak görüyoruz.” Sözleriyle değerlendirdi. QNB Türkiye OBİ ve Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Engin Turhan, programla ilgili görüşlerini şu sözlerle aktardı: “QNB Türkiye olarak aile şirketleriyle uzun yıllara dayanan iş ortaklığımızdan edindiğimiz finansal deneyimi bu programa taşıyoruz. Koç Üniversitesi ve Deloitte Türkiye ile ikinci kez hayata geçirdiğimiz bu iş birliğiyle yeni nesil liderlerin şirketlerini geleceğe hazırlamalarına, dönüşümü sağlıklı biçimde yönetmelerine ve sürdürülebilir şekilde büyütmelerine katkı sunmayı amaçlıyoruz. Aile şirketlerinin kuşaklar boyunca güçlenmesinin Türkiye ekonomisinin geleceği açısından da önemli olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda, finansal uzmanlığımızın yanı sıra üst düzey yöneticilerimizin bilgi ve deneyimleriyle de programın bir parçası olmaktan; yeni nesil liderlerin stratejik bakış açılarını geliştirmelerine ve değişen iş dünyasına hazırlanmalarına destek vermekten mutluluk duyuyoruz.” Nesiller arası devirde vizyon ve liderlik aktarımı Program, aile şirketlerinde nesiller arası geçişi yönetim sorumluluklarının yanı sıra vizyon, değer ve liderliğin de aktarıldığı bir süreç olarak ele alıyor. Vaka çalışmaları, etkileşimli oturumlar ve alanlarında uzman akademisyenler ile profesyonellerin katkılarıyla katılımcıların, aile şirketlerinin sürdürülebilirliğini destekleyecek bilgi ve yetkinlikler kazanması hedefleniyor. Programı başarıyla tamamlayan katılımcılar Koç Üniversitesi tarafından sertifikalandırılacak. Deloitte Türkiye, Koç Üniversitesi Yönetici Geliştirme Programları ve QNB iş birliğiyle ikinci kez gerçekleştirilen “Aile Şirketlerinde Yeni Nesil Liderlik ve Sürdürülebilir Başarı” Sertifika Programı’nın katılım koşulları, başvuru süreci ve program detaylarına program sayfasından ulaşılabilir. Program içeriğinde öne çıkan başlıklar Sürdürülebilir İş ModelleriDijital Dönüşüm ve Teknolojiİş Dünyasında Düşünme BecerileriAile Şirketi Yönetimine İlişkin EsaslarAile İçi Çatışmalar ve Uyuşmazlık YönetimiYeni Nesil Liderlik BecerileriÇSY (Çevre, Sosyal, Yönetişim) Regülasyonları ve SürdürülebilirlikFinansal Okuryazarlık ve Değer Yaratma Program boyunca katılımcılar vaka çalışmaları, etkileşimli oturumlar ve uzman konuşmacılarla zenginleştirilmiş bir öğrenme deneyimi yaşayacak. Program kimler için uygun? Halihazırda aile şirketlerinde görev alan veya görev almaya hazırlanan yeni nesil liderler ve aile üyeleri Aile şirketlerinin geleceği için ortak katkı Deloitte Türkiye, Koç Üniversitesi Yönetici Geliştirme Programları ve QNB Türkiye, aile şirketlerinin yeni nesil liderlerini yönetim sorumluluklarına hazırlamak için farklı uzmanlık alanlarını bu programda buluşturuyor. Deloitte Türkiye strateji, finans, kurumsallaşma ve dönüşüm alanlarındaki danışmanlık deneyimiyle; Koç Üniversitesi akademik birikimi ve uygulamaya dayalı öğrenme yaklaşımıyla; QNB Türkiye ise finansal deneyimle programa katkı sunuyor. Bu iş birliği, yeni nesil liderlerin şirketlerinin yönetim, dönüşüm ve hukuki boyutlarını birlikte değerlendirebilecek bir bakış açısı geliştirmesini hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bölgenin En Büyük Auto Show’u İkinci Kez Kahramanmaraş’ta Kapılarını Açıyor! Haber

Bölgenin En Büyük Auto Show’u İkinci Kez Kahramanmaraş’ta Kapılarını Açıyor!

15-18 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek organizasyon, otomobil tutkunlarına ve sektör temsilcilerine dört gün boyunca geniş kapsamlı bir deneyim sunacak. Onikişubat Belediyesi, şehrin sosyal ve kültürel hayatına katkı sunan organizasyonlarına bir yenisini daha ekliyor. Geçtiğimiz yıl ilgi gören Auto Show etkinliğinin ikincisi, bu yıl daha geniş bir katılımla otomotiv dünyasının önemli markalarını Kahramanmaraş’ta bir araya getirmeye hazırlanıyor. Hanifi Toptaş öncülüğündeki Onikişubat Belediyesi tarafından düzenlenen 2. Auto Show Onikişubat 2026, yalnızca yeni araç modellerinin sergilendiği bir fuar olmanın ötesinde, otomotiv sektörünün farklı alanlarını bir araya getiren kapsamlı bir organizasyon olarak öne çıkıyor. 15-18 Ekim tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak 15-18 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek fuar, her gün 14.00-23.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Dört gün sürecek organizasyonda otomobil tutkunları, yeni nesil araçları yakından inceleme, markaların güncel modellerini karşılaştırma ve otomotiv dünyasındaki yenilikleri keşfetme fırsatı bulacak. Bu yılki organizasyonun en önemli özelliklerinden biri ise klasik araç sergilerinin yerine tamamen sıfır otomobil bayilerine odaklanılması olacak. Dünya çapında tanınan markalar, showroom konseptleriyle Kahramanmaraş’ta yer alarak en yeni modellerini ziyaretçilerin beğenisine sunacak. Dünya otomotiv markaları Onikişubat’ta buluşacak Mercedes-Benz, BMW, Volvo, Tesla, JAECOO, Omoda, Kia, Opel, Citroën, Hyundai, Nissan ve Chery gibi önemli otomotiv markalarının katılımıyla gerçekleştirilecek Auto Show, yeni nesil otomobilleri yakından görmek isteyen ziyaretçiler için önemli bir buluşma noktası olacak. Farklı segmentlerdeki araçların sergileneceği organizasyon, ziyaretçilere markaların tasarım, teknoloji, konfor ve donanım alanlarındaki yeniliklerini bir arada inceleme imkânı sunacak. Dünya markalarının showroomlarıyla yer alacağı fuarın, Kahramanmaraş’ın yanı sıra çevre illerden gelecek otomobil tutkunlarının da ilgisini çekmesi bekleniyor. Otomotiv sektörünün farklı alanları da fuarda yer alacak 2. Auto Show Onikişubat 2026, yalnızca otomobil markalarıyla sınırlı kalmayacak. Otomotiv yan sanayisinden oto yedek parçaya, araç bakım ve yıkama hizmetlerinden PPF kaplamaya kadar sektörün farklı alanlarında faaliyet gösteren firmalar da organizasyonda yerini alacak. Plastik jant, otomobil aksesuarları, oyuncak ve otomotivle bağlantılı çeşitli ürün gruplarının da ziyaretçilerle buluşacağı fuar, sektör temsilcileriyle tüketicileri aynı çatı altında buluşturacak. Bu yönüyle organizasyonun hem otomobil meraklılarına hem de otomotiv sektöründe faaliyet gösteren işletmelere yeni fırsatlar sunması hedefleniyor. Kahramanmaraş’ın sosyal ve ekonomik hayatına katkı sağlayacak Onikişubat Belediyesi, gerçekleştirdiği sosyal ve kültürel organizasyonlarla şehrin yaşamına hareketlilik kazandırırken Kahramanmaraş’ın ekonomik ve ticari potansiyelini de desteklemeyi amaçlıyor. Otomotiv sektörünün önemli markalarını ve tedarikçilerini aynı organizasyonda buluşturacak Auto Show’un, şehirdeki ticari hareketliliğe katkı sağlaması, sektör temsilcileri arasında yeni iş bağlantılarının kurulmasına zemin hazırlaması ve Kahramanmaraş’ın bölgesel etkinlik merkezi olma hedefini güçlendirmesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul’da Uygulama Bazlı Taksi İçin 10. İhale 13 Ekim’de Haber

İstanbul’da Uygulama Bazlı Taksi İçin 10. İhale 13 Ekim’de

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) Uygulama Bazlı Taksi Modeli’nde, yolcu taşımacılığı yalnızca mobil uygulama üzerinden çağrılan araçlarla gerçekleştiriliyor; sistem, dijital taksimetre ve merkezi denetim mekanizmasıyla çalışıyor. Şu ana kadar gerçekleştirilen ihaleler sonucunda toplam 691 adet Uygulama Bazlı Taksi plakası ihale edildi. Yapılan ihaleler kapsamında 652 sözleşme imzalandı, 615 araç ise Uygulama Bazlı Taksi Geçici Çalışma Ruhsatnamesi alarak faaliyete başladı. 250 YENİ TAKSİ İÇİN 10. İHALE YAPILACAK Onuncu etap kapsamında 250 adet Uygulama Bazlı Taksi plakası daha ihale edilecek. İhale, saat 11.00’de Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde, Yenikapı Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirilecek. İhale kapsamında her bir plaka, gerçek kişilere 29 yıl süreyle işletme hakkı verilerek tahsis edilecek. İhaleye yalnızca gerçek kişiler katılabiliyor ve her katılımcı sadece bir plaka için teklif verebiliyor. İhale, Kapalı Teklif Usulü ile gerçekleştiriliyor. Her plaka için en yüksek üç teklif sahibi belirlendikten sonra süreç, artırma yöntemiyle devam ediyor. DİJİTAL, DENETİMLİ VE YENİ NESİL TAKSİ MODELİ Uygulama Bazlı Taksi Sistemi; yolcu güvenliği, hizmet kalitesi ve şeffaf fiyatlandırmayı artırmayı hedefleyen yeni nesil bir ulaşım modeli olarak öne çıkıyor. Araçlar, yalnızca mobil uygulama üzerinden çalışıyor; UKOME ve İBB denetim mekanizmalarına tabi şekilde faaliyet gösteriyor. Bu modelle birlikte İstanbul’da taksi hizmetlerinde hem erişilebilirliğin hem de kalite standartlarının yükseltilmesi amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sigortacılıkta Yeni Dönem Müşterinin İhtiyacını Anlamakla Başlıyor Haber

Sigortacılıkta Yeni Dönem Müşterinin İhtiyacını Anlamakla Başlıyor

2026 yılı, dijitalleşme, yapay zekâ, kişiselleştirilmiş çözümler ve müşteri deneyiminin sektör gündeminde daha fazla yer aldığı bir dönem oldu. Önümüzdeki dönemde ise sigortacılığın gelişimini yalnızca ürün çeşitliliği değil, müşterinin ihtiyacını doğru anlamak ve bu ihtiyaca uygun çözümü doğru zamanda ve doğru kanaldan sunabilmek belirleyecek. Sigortacılıkta geleceğin temel unsurlarından biri, müşteriye daha fazla ürün sunmaktan çok, ihtiyacına uygun çözümü daha doğru şekilde sunabilmek olacak. Veri analitiği ve yapay zekâ bu noktada önemli fırsatlar sunuyor. Müşterinin yaşam evresi, risk profili ve finansal hedefleri gibi farklı değişkenlerin birlikte değerlendirilebilmesi, sigorta çözümlerinin daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşmasını sağlayabilir. Böylece teknoloji, yalnızca operasyonel süreçleri hızlandıran bir araç olmaktan çıkarak müşteri ihtiyacını daha iyi anlamaya hizmet eden stratejik bir unsur haline geliyor. Dijitalleşme Satıştan Tüm Müşteri Yolculuğuna Yayılıyor Sigortacılıkta dijitalleşmeyi yalnızca ürün satın alma sürecini kolaylaştıran bir teknoloji yatırımı olarak değerlendirmemek gerekiyor. Asıl değer, müşterinin sigorta ile kurduğu ilişkinin tamamında ortaya çıkıyor. İhtiyacın belirlenmesinden ürün seçimine, satın alma ve poliçe yönetiminden bilgilendirmeye, hasar ve tazminat süreçlerinden sonrasındaki hizmetlere kadar uzanan bütünsel bir deneyim, yeni nesil sigortacılığın temel unsurlarından biri haline geliyor. BNP Paribas Cardif Türkiye olarak 'sigortayı daha erişilebilir hale getirme' misyonumuz çerçevesinde, e-Şube ve CepteCardif gibi dijital kanallarımızla müşterilerimizin BES ve Ailem Güvende ürünlerimize online erişimini sağlıyor, ürünlerimizdeki hasar süreçlerini de bu deneyimin bir parçası olarak ele alıyoruz. Buradaki temel yaklaşımımız, farklı temas noktalarının birbirinden bağımsız çalıştığı bir yapı yerine, müşterinin ihtiyacına göre kanallar arasında kesintisiz ilerleyebildiği bir deneyim oluşturmak. Dijitalleşmenin gerçek değerini yalnızca süreci hızlandırmakta değil, müşterinin sigorta ile kurduğu ilişkiyi kolaylaştırmakta ve güçlendirmekte görüyoruz. Teknolojinin müşteri deneyiminin merkezinde konumlanması, bu nedenle bir tercih olmanın ötesinde, sektörün geleceği açısından temel bir gereklilik haline geliyor. Yeni Nesil Ürünlerde Koruma ve Birikim Bir Arada Tüketicilerin finansal planlama ihtiyaçları da değişiyor. Sigortanın yalnızca risk gerçekleştiğinde devreye giren bir güvence mekanizması olarak değil, bireylerin daha uzun vadeli finansal planlamasının bir parçası olarak değerlendirilmesi giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu noktada koruma ve birikim çözümlerinin birbirini tamamlayan yapısı öne çıkıyor. Kredi bağlantılı hayat sigortalarının yanı sıra kredi bağlantısız hayat sigortaları, prim iadeli ürünler ve BES, farklı yaşam evrelerinde ortaya çıkan ihtiyaçlara yanıt verebilecek seçenekler sunuyor. Ekonomik belirsizliklerin arttığı dönemlerde bireylerin hem yaşam risklerine karşı korunma hem de geleceğe yönelik birikim yapma ihtiyacını birlikte değerlendirmesi, ürün geliştirme yaklaşımının da bu doğrultuda şekillenmesini gerektiriyor. Burada önemli olan daha fazla ürün üretmek değil, doğru ihtiyaca doğru çözümü sunabilmek. Ürün tasarımının merkezine müşterinin gerçek ihtiyacını koymak, sigortacılığın geleceğinde rekabetin de önemli unsurlarından biri olacak. Erişilebilirlik Ürüne Ulaşmaktan Fazlasını İfade Ediyor Sigortacılığın geleceğini konuşurken erişilebilirlik kavramını da daha geniş bir çerçevede ele almak gerekiyor. BNP Paribas Cardif olarak 2024 yılında 21 ülkede 21 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz "Protect & Project Oneself (Kendini Koruma ve Planlama)" araştırması bu açıdan dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırmamıza göre Türkiye'de tüketicilerin yüzde 80'den fazlası sigorta çözümlerine erişimde zorluk yaşarken, neredeyse yarısı bu zorluklar nedeniyle sigorta çözümü almaktan vazgeçiyor. Tüketicilerin sigorta çözümlerinin kapsamı, istisnaları ve sahip olma koşulları konusunda daha fazla netlik beklentisi de erişilebilirliğin yalnızca fiziksel veya dijital kanallara ulaşmakla sınırlı olmadığını gösteriyor. Bir sigorta çözümünün gerçekten erişilebilir olması; müşterinin ürünü kolayca anlayabilmesini, kendi ihtiyacıyla ilişkilendirebilmesini ve süreçleri mümkün olduğunca sade şekilde yönetebilmesini de kapsıyor. Bu nedenle sade ürün tasarımı, açık iletişim ve ihtiyaca yönelik yönlendirme, teknolojik yatırımlar kadar önemli. Sigortacılığın daha geniş kitlelere ulaşabilmesi için teknoloji ile sadeliğin, dijitalleşme ile güven ilişkisinin birlikte ele alınması gerekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TKYB’den Yapay Zekâ Destekli Yeni Nesil Bankacılık Deneyimi Haber

TKYB’den Yapay Zekâ Destekli Yeni Nesil Bankacılık Deneyimi

Yapay zekâ platformları, ticaretin yanı sıra bilgiye ve finansal hizmetlere erişimde de yeni bir kanal haline geliyor. TKYB, hayata geçirdiği entegrasyonla bankacılık hizmetlerini yeni nesil yapay zekâ ekosistemleriyle buluşturarak dijital müşteri deneyiminin geleceğine yönelik önemli bir çalışmayı hayata geçirdi. Gerçekleştirilen çalışma kapsamında kullanıcıların yapay zekâ platformları üzerinden doğal dil kullanarak Bankanın ürün ve hizmetleri hakkında bilgi alabilmesi ve tanımlanan bankacılık servisleriyle etkileşime geçebilmesi amaçlanıyor. Yeni yaklaşım, klasik dijital kanallardan farklı olarak kullanıcıların bankacılık ihtiyaçlarını doğal bir konuşma akışı içerisinde ifade edebilmesine imkân sağlıyor. Böylece yapay zekâ, yalnızca bilgi sunan bir araç olmanın ötesine geçerek bankacılık servisleriyle kontrollü ve güvenli biçimde etkileşim kurabilen yeni nesil kullanıcı deneyiminin önemli bileşenlerinden biri haline geliyor. Teknoloji geliştirme yetkinliği yapay zekâ alanına taşınıyor TKYB, teknoloji stratejisinin önemli unsurlarından biri olan iç kaynaklarla teknoloji geliştirme yetkinliğini yapay zekâ alanında da ileri taşımayı sürdürüyor. ChatGPT ile gerçekleştirilen MCP tabanlı entegrasyon; Bankanın bankacılık servislerini yeni nesil yapay zekâ teknolojileriyle buluşturma, güvenli entegrasyon altyapıları geliştirme ve geleceğin bankacılık deneyimini bugünden tasarlama yaklaşımının somut örneklerinden birini oluşturuyor. Türkiye bankacılık sektöründe ChatGPT ile MCP tabanlı entegrasyonu hayata geçiren öncü bankalar arasında yer alan TKYB, yapay zekâ destekli bankacılık teknolojilerini kendi mühendislik yetkinliğiyle geliştirmeye ve bu alandaki kullanım senaryolarını genişletmeye devam etmeyi hedefliyor. ChatGPT üzerinden Kalkınma Yatırım Bankası uygulamasına nasıl ulaşılabilir? Kullanıcılar, ChatGPT'ye giriş yaptıktan sonra sol menüde yer alan Eklentiler alanını açarak burada bulunan Kalkınma Yatırım Bankası uygulamasını seçip eklentiyi kurarak ChatGPT hesaplarına bağlayabiliyor. Sohbetlerinde @Kalkınma Yatırım Bankası ile başlayarak uygulamayla etkileşime geçebiliyor ve Bankamız ürün ve hizmetleri hakkında güncel bilgilere ve kredi süreçlerine doğrudan ChatGPT üzerinden ulaşabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gezen Balcı, MÜSİAD EXPO 2026’da Bal ve Apiterapi Ürünlerini Dünyaya Tanıttı Haber

Gezen Balcı, MÜSİAD EXPO 2026’da Bal ve Apiterapi Ürünlerini Dünyaya Tanıttı

İstanbul Fuar Merkezi’nde 23–26 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenen MÜSİAD EXPO 2026, farklı sektörlerden firmaları ve dünyanın çeşitli ülkelerinden iş insanlarını bir araya getirdi. Türkiye’nin arıcılık ve bal kültürünü temsil eden markalardan Gezen Balcı da fuarda ürünlerini uluslararası ziyaretçilerle buluşturdu. Gezen Balcı’dan MÜSİAD EXPO’da Yeni Ürün Tanıtımı Yaklaşık 50 yıldır kuşaktan kuşağa aktarılan arıcılık tecrübesini günümüz tüketici beklentileriyle bir araya getiren Gezen Balcı, fuar boyunca farklı bal çeşitlerinin yanı sıra arı ürünleri ve apiterapi odaklı ürünlerini ziyaretçilere tanıttı. Standın öne çıkan yeniliklerinden biri ise Gezen Balcı’nın geliştirdiği özel bal harmanı Cevval oldu. Bal ve seçilmiş arı ürünlerini özel bir formülasyon yaklaşımıyla bir araya getiren Cevval, fuarda geniş bir uluslararası ziyaretçi kitlesiyle buluşarak dikkat çeken ürünlerden biri oldu. Ziyaretçiler ürünleri yakından inceleme ve tatma imkânı bulurken; balın kaynağı, üretim süreçleri, arı ürünleri ve Gezen Balcı’nın üretim anlayışı hakkında da marka temsilcilerinden bilgi aldı. Bal ve Apiterapi Ürünlerine Yoğun İlgi Fuarda yalnızca geleneksel bal çeşitlerine değil, propolis, polen, arı sütü ve farklı arı ürünlerinin kullanıldığı apiterapi odaklı ürünlere yönelik ilginin de yüksek olduğu gözlendi. Özellikle doğal ürünler, fonksiyonel gıdalar ve arı ürünleri alanında faaliyet gösteren profesyonel ziyaretçiler; Gezen Balcı ürünlerinin içerikleri, ambalajlama seçenekleri ve uluslararası pazarlara yönelik iş birliği imkânları hakkında görüşmeler gerçekleştirdi. Fuar süresince yapılan görüşmeler, markanın perakende satışın yanı sıra distribütörlük, ihracat ve kurumsal iş birlikleri açısından da yeni fırsatlar yakalamasını sağladı. MENA Bölgesinden Gezen Balcı Ürünlerine Talep Gezen Balcı açısından MÜSİAD EXPO 2026’nın dikkat çeken sonuçlarından biri, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden gelen yoğun ilgi oldu. Bölgeden gelen iş insanları ve sektör temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmelerde özellikle doğal bal çeşitleri, premium ürünler, özel bal harmanları ve apiterapi ürünleri öne çıktı. Fuar kapsamında gerçekleştirilen temaslar sonucunda yeni satışlar yapılırken, potansiyel distribütörlük ve ihracat bağlantıları için de önemli görüşmeler gerçekleştirildi. Gezen Balcı, MENA pazarından gelen ilgiyi markanın ihracat hedefleri açısından önemli bir gösterge olarak değerlendirirken, fuarda kurulan bağlantıların önümüzdeki dönemde uzun vadeli ticari iş birliklerine dönüştürülmesi hedefleniyor. Gezen Balcı Kurucusu Muhammed Yasir Tacioğlu, MÜSİAD EXPO 2026’nın markanın uluslararası büyüme hedefleri açısından önemli bir buluşma noktası olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Gezen Balcı olarak yaklaşık 50 yıllık arıcılık tecrübemizi yalnızca korumayı değil, onu yeni nesil ürünlerle geliştirerek dünyaya taşımayı hedefliyoruz. Anadolu’nun zengin florası, arıcılık kültürü ve doğal ürün potansiyeli bizim için çok kıymetli bir miras. Bu mirası doğru ürün geliştirme, güçlü markalaşma ve uluslararası standartlarla buluşturmak istiyoruz. MÜSİAD EXPO’da özellikle MENA bölgesinden gördüğümüz yoğun ilgi, bu vizyonumuzun karşılık bulduğunu gösterdi. Cevval gibi yeni ürünlerimiz ve apiterapi alanındaki çalışmalarımızla yalnızca bal satan bir marka değil; arı ürünleri konusunda yenilikçi, güvenilir ve global ölçekte değer üreten bir marka olmayı amaçlıyoruz. Önümüzdeki dönemde Gezen Balcı’yı Türkiye’den çıkan güçlü bir dünya markası haline getirmek en önemli hedeflerimizden biri.” Anadolu’nun Bal Kültürünü Dünyaya Taşıma Hedefi Gezen Balcı, geleneksel arıcılık bilgisini korurken ürün geliştirme, markalaşma ve uluslararası pazarlara açılma çalışmalarına da ağırlık veriyor. MÜSİAD EXPO’daki katılım da markanın bu yaklaşımının önemli adımlarından biri oldu. Markanın hedefi; Anadolu’nun zengin florasından elde edilen bal ve arı ürünlerini, güçlü bir marka kimliği ve nitelikli ürün anlayışıyla daha geniş coğrafyalardaki tüketicilerle buluşturmak. MÜSİAD EXPO 2026 boyunca gerçekleştirilen görüşmeler ve alınan talepler, özellikle MENA ülkelerinin Gezen Balcı’nın uluslararası büyüme yolculuğunda önemli pazarlardan biri olabileceğini ortaya koydu. Gezen Balcı Yeni Pazarlara Açılmayı Hedefliyor Fuarı yeni bağlantılar, satışlar ve potansiyel ihracat iş birlikleriyle tamamlayan Gezen Balcı, önümüzdeki dönemde hem Türkiye’deki satış ağını geliştirmeyi hem de uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirmeyi hedefliyor. MÜSİAD EXPO 2026’da gördüğü yoğun ilgiyle marka; 50 yıllık arıcılık tecrübesini, yeni nesil bal harmanları ve apiterapi ürünleriyle birleştirerek Türkiye’den dünyaya açılma hedefini bir adım daha ileri taşıdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.