Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yenilenebilir Enerji

Kapsül Haber Ajansı - Yenilenebilir Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yenilenebilir Enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Continental’den Karbon Ayak İzini Azaltan Dönüşüm Haber

Continental’den Karbon Ayak İzini Azaltan Dönüşüm

Lastik üretiminde çevresel etkileri azaltmak amacıyla yenilenebilir ve geri dönüştürülmüş hammaddelerin kullanımına yönelik dönüşümü kararlılıkla sürdüren Continental, Ocak 2026 itibarıyla 19 üretim tesisinin tamamında dönüşüme gitti. Dünya genelindeki tüm lastik üretim tesislerinde kömür ve ağır akaryakıt (fuel oil) kullanımını tamamen sonlandıran marka, buhar üretiminde biyokütle, biyogaz ve yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik kullanımına geçti. Geleceğin yenilenebilir enerjilerde olduğunun altını çizen Continental Lastikleri Üretim ve Lojistik Müdürü Dr. Bernhard Trilken, "Bizim için kömür geçmişte kaldı. Enerji kaynaklarımızı çeşitlendirerek ve üretim sahalarımızda kendi enerjimizi üreterek, üretim süreçlerimizi çok daha bağımsız ve esnek bir yapıya kavuşturduk" dedi. Emisyonda %70 Azalma Continental, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektriğin yanı sıra, enerji arzının sürekliliğini sağlamak amacıyla LPG ve doğalgaz gibi alternatif yakıtlardan yararlanıyor. 2025 yılında üretim kaynaklı sera gazı yoğunluğunu bir önceki yıla göre %10’dan fazla, 2019’a kıyasla ise yaklaşık %70 oranında azaltan Continental, son dört yılda yaklaşık 180.000 metrik ton CO₂ tasarrufu sağladı. Sürdürülebilirlik Performansı Tescillendi Continental’in üretim sahalarındaki bu dönüşümü, küresel çevresel raporlama platformu CDP tarafından da takdir edildi. Şirket, 2025 yılı iklim şeffaflığı ve CO₂ azaltım performansıyla A- derecesi aldı. Kömür ve ağır akaryakıta veda eden Continental, düşük karbonlu üretim modeliyle hem çevresel etkisini azaltıyor hem de operasyonel dayanıklılığını güçlendiriyor. Şirket, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarını artırarak lastik üretiminde daha temiz ve daha sorumlu bir geleceğe yön vermeye devam ediyor. Continental, lider bir lastik üreticisi ve endüstri uzmanıdır. 1871 yılında kurulan şirket, 2025 yılında 19,7 milyar Euro satış rakamına ulaşmıştır ve halihazırda 54 ülke ve pazarda yaklaşık 78.000 kişiye istihdam sağlamaktadır. Lastik Grubunun çözümleri, mobiliteyi daha güvenli, daha akıllı ve daha sürdürülebilir hale getirmektedir. Premium portföyünde otomobil, kamyon, tır, otobüs, bisiklet, motosiklet lastikleri ve özel lastiklerin yanı sıra filolar ve lastik perakendecileri için akıllı çözümler ve hizmetler yer almaktadır. 150 yılı aşkın süredir yenilikçi üstün performans sunan Continental, dünyanın en büyük lastik üreticilerinden biridir. 2025 mali yılında Lastik Grubu 19,7 milyar Euro satış gerçekleştirmiştir. Continental’in lastik bölümü dünya genelinde 54 ülkede ve yaklaşık 78.000 kişiyi istihdam etmektedir Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cevher Jant, Ticaret Bakanlığı’nın Responsible Programı’na Kabul Edildi Haber

Cevher Jant, Ticaret Bakanlığı’nın Responsible Programı’na Kabul Edildi

70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, Ticaret Bakanlığı’nın şirketlerin sürdürülebilirlik alanındaki olgunluk seviyelerini artırmayı, gelişim alanlarını netleştirmeyi ve uzun vadeli dönüşüm planlarını desteklemeyi amaçlayan Responsible Programı kapsamında Faz-1 sürecini başarıyla tamamladı. Şirket, bu süreçte hazırlanan Mevcut Durum Analizi ve Sürdürülebilirlik Yol Haritası’nı da Bakanlık nezdinde paylaştı. Cevher Jant, program kapsamında sürdürülebilirlik performansını somut verilerle ortaya koyarken, bu performansı daha sistematik bir yapıda yönetmeyi ve uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor. “Sürdürülebilirliği işimizin merkezine konumlandırıyoruz” Sürdürülebilirliği şirketin temel yapı taşlarından biri olarak konumlandırdıklarını belirten Cevher Jant CEO’su Oğuz Özmen, “Responsible Programı’na kabul edilmemiz, bu alandaki çalışmalarımızın ulusal ölçekte de teyit edilmesi açısından önemli bir adım. Sürdürülebilirlik Komitemiz öncülüğünde çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında performansımızı sürekli geliştiriyor, ASI Performans Standardı ve SA8000 gibi uluslararası sertifikasyonlarla bu yaklaşımımızı somutlaştırıyoruz. Sürdürülebilirlik odağında yürütülen çalışmalara da değinen Özmen, “Üretimden tedarik zincirine kadar tüm süreçlerimizi sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda yeniden şekillendiriyoruz. I-REC kapsamında elektrik tüketimimizin tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılıyor, su ve karbon ayak izimizi azaltmaya yönelik yatırımlarımızı sürdürüyoruz. ISO 14001 ve ISO 50001 yönetim sistemlerini entegre bir yapıda uygulayarak; su, enerji, atık ve emisyon yönetiminde ölçülebilir ve sürekli iyileştirmeye dayalı bir yaklaşım benimsiyoruz. Üretim süreçlerimizden çıkan atıkları geri kazanım odaklı yönetirken, döngüsel ekonomi yaklaşımını iş modelimizin önemli bir parçası olarak görüyoruz” diye konuştu. “Otomotiv tedarik zincirinde sürdürülebilirlik artık zorunluluk” Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın otomotiv tedarik zincirinde köklü bir dönüşümü beraberinde getirdiğine dikkat çeken Özmen, “Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, zorunluluk. Özellikle Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi uygulamalar, ihracat odaklı üretim yapan şirketler için karbon ayak izinin şeffaf şekilde yönetilmesini kritik hale getiriyor. Bu doğrultuda hem kendi operasyonlarımızı hem de tedarik zincirimizi dönüştürüyoruz. Hammadde portföyümüzde düşük emisyonlu ve ‘yeşil’ kaynakların payını artırıyor, tedarikçilerimizle birlikte somut aksiyon planları hayata geçiriyoruz. Enerji verimliliği, su tüketiminin azaltılması ve üretim süreçlerinde verimlilik artışı da öncelikli odak alanlarımız arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı. İzmir’den dünyaya uzanan jant üretim gücü Bugün Türkiye’nin jant ihracatında yaklaşık %20 pazar payına sahip olan Cevher Jant, Ege Serbest Bölgesi'nde toplam 78.000 m² alana yayılan iki modern fabrikasında yıllık yaklaşık 3 milyon jant üretimi gerçekleştiriyor. Almanya, İspanya ve İsveç’te bulunan ofisleriyle de uluslararası pazarda güçlü bir konumda yer alan şirket, üretiminin %99’unu ihraç ediyor. Konsept aşamasından nihai ürün aşamasına kadar müşterileri için farklı renk ve tasarım uygulamalarıyla jantların tüm dizaynını gerçekleştirebilen Cevher Jant, Volkswagen, Audi, Mercedes-Benz, Skoda, Seat, Stellantis gibi dünyaca ünlü markalara tasarım ortağı olarak hizmet veriyor. Ar-Ge ve inovasyonla geleceğin mobilitesine odaklanıyor Ar-Ge ve mühendislik kabiliyetlerini sürekli geliştiren Cevher Jant, alüminyum döküm parçaları ve yeni nesil mobilite çözümlerine yönelik yatırımlarına devam ediyor. Flow forming teknolojisiyle premium segmentte yüksek katma değerli jant çözümleri sunarken, hafifletme, dayanıklılık ve performans odaklı ürün geliştirme çalışmalarını sürdürüyor. Dijitalleşme ve ileri üretim teknolojilerini stratejilerinin odağına yerleştiren Cevher Jant, bu sayede müşteri ihtiyaçlarına hızlı ve esnek çözümler sunarken, geleceğin mobilite trendlerine de yön veren ürünler geliştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sungrow, Yeni Nesil Enerji Teknolojilerini Global Yenilenebilir Enerji Zirvesi’nde Tanıttı Haber

Sungrow, Yeni Nesil Enerji Teknolojilerini Global Yenilenebilir Enerji Zirvesi’nde Tanıttı

PV invertör ve enerji depolama sistemleri (ESS) alanında dünyanın önde gelen temiz enerji çözümleri sağlayıcılarından Sungrow, giderek karmaşıklaşan enerji sistemlerine yönelik geliştirdiği şebeke oluşturma (grid-forming) ve senaryo odaklı yeni teknolojilerini tanıttı. Sungrow’un Çin’in Hefei kentindeki genel merkezinde düzenlenen üçüncü Global Yenilenebilir Enerji Zirvesi (GRES) kapsamında tanıtılan çözümler; büyük ölçekli PV-ESS entegrasyonu, yapay zekâ veri merkezleri, yeşil hidrojen, elektrikli araç şarj altyapısı ve mikro şebekeler gibi geniş bir uygulama alanını kapsıyor. Gelişmiş enerji çözümlerinin; düşük maliyetli üretim için çoklu enerji entegrasyonuna, güç stabilitesi için sistematik şebeke oluşturma teknolojilerine ve farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan esnek tasarımlara dayanması gerektiğini belirten Sungrow Başkan Yardımcısı Jack Gu, “PV ve enerji depolamayı derinlemesine entegre ederek düşük maliyetli yeşil enerji sunuyoruz. Her bir ışını enerjiye, her bir enerjiyi değere dönüştürerek tüm enerji zinciri boyunca maksimum fayda yaratıyoruz” dedi. Zirve, 500’den fazla katılımcıyı bir araya getirirken; teknik raporlar ve saha uygulamalarına dayanan vaka analizleriyle desteklendi. GRES kapsamında Sungrow, 11 GWh’nin üzerinde yeni siparişi kapsayan stratejik proje anlaşmaları imzaladığını, bunun 2 GWh’den fazlasının Avrupa’da gerçekleştiğini duyurdu. Büyük Ölçekli Şebeke Oluşturma Çözümleri Zirvede PV, rüzgâr ve enerji depolama sistemlerini kapsayan şebeke oluşturma (grid-forming) çözümlerini tanıtan Sungrow, artan yenilenebilir enerji kapasitesiyle birlikte karmaşıklaşan sistemleri daha stabil ve verimli hale getiriyor. Etkinlikte TÜV tarafından doğrulanan ve büyük pazarlardaki şebeke gereksinimleriyle uyumlu 14 farklı senaryoyu kapsayan dünyanın ilk büyük ölçekli grid-forming ekstrem testi de sergilendi. Testler, kapsamlı bir enerji sisteminin yarım dakika içinde blackstart (sıfırdan devreye alma) kabiliyetine sahip olduğunu ortaya koydu. Şirket ayrıca şebeke oluşturma özelliklerine sahip 7.14 MW kapasiteli şebeke ölçekli enerji depolama sistemi PowerTitan 3.0’ı tanıttı. Sistem, 1 GWh’lik bir projenin 12 gün içinde devreye alınmasına imkân tanıyor. Tüm Senaryoları Kapsayan Enerji Uygulamaları Sungrow’un zirvede tanıttığı çözümler arasında yapay zekâ veri merkezleri (AIDC), yeşil hidrojen, PV-ESS-EV entegre elektrikli araç şarj ve madencilik mikro şebekeleri yer alıyor. Yapay zekâ veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacına yanıt olarak şebekeden çipe (grid-to-chip) uzanan uçtan uca enerji yaklaşımını tanıtan Sungrow, veri merkezlerine özel geliştirilen, alan ihtiyacını azaltırken verimliliği artıran SST çözümü ile şebeke oluşturma yetkinliğine sahip ESS çözümlerini bu yıl pazara sunmayı planlıyor. Yeşil hidrojen tarafında rüzgâr ve güneş enerjisine dayalı şebekeden bağımsız üretim ve modüler anahtar teslim çözümlerini; elektrikli araç şarjında PV-ESS-EV entegre çözümünü; madencilikte ise farklı ölçeklere uyarlanabilen mikro şebeke çözümlerini tanıtarak farklı sektörlere yönelik kapsamlı portföyünü ortaya koydu. PowerMatrix: Yenilenebilir Enerji Çağı için Güç Sistemlerine Yeni Bir Yaklaşım Sungrow, zirvede PowerMatrix çözümü ve Matrix Inverter’ı da tanıttı. Bu teknoloji; PV, enerji depolama sistemleri ve yükleri tek bir yapı altında bir araya getirerek enerjinin gerçek zamanlı olarak yönlendirilmesini, dengelenmesini ve optimize edilmesini sağlıyor. Çok portlu yapı, entegre PV-depolama mimarisi, dağıtık kontrol ve yeniden yapılandırılabilir enerji akışları üzerine kurulu sistem, kaynak seviyesinde şebeke oluşturma yetkinliğiyle öne çıkıyor. Güçlü küresel varlığı ve inovasyondaki deneyimiyle Sungrow, PV invertör alanında dünyanın önde gelen üreticileri arasında yer alıyor. Şirket, 2025 yılında 143 GW invertör sevkiyatı ve 43 GWh enerji depolama teslimatı gerçekleştirdi. Sungrow, farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan ve sahada kendini kanıtlamış çözümleriyle küresel enerji dönüşümünü hızlandırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Efes, 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nu “Derinleşen Etki” Odağında Yayımladı Haber

Anadolu Efes, 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nu “Derinleşen Etki” Odağında Yayımladı

Anadolu Efes, 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nu “Derinleşen Etki” temasıyla yayımladı. Rapor, şirketin sürdürülebilirliği iş modeline nasıl entegre ettiğini, yarattığı etkiyi nasıl yönettiğini ve uzun vadeli değere nasıl dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. 2010 yılından bu yana sürdürülebilirlik performansını şeffaf bir şekilde paylaşan şirket, ikinci entegre faaliyet raporunda stratejik hedeflerini, değer yaratma modelini ve sürdürülebilirlik vizyonunu bütüncül bir çerçevede aktarıyor; finansal sonuçlar ile çevresel ve sosyal performansın birbirini tamamlayan unsurlar olarak birlikte değerlendirildiği bir yaklaşım benimsiyor. Anadolu Efes, sürdürülebilirlik stratejisini; çevresel etkisini azaltma, sosyal etkisini güçlendirme ve fırsat eşitliğini yaygınlaştırma hedefleri doğrultusunda şekillendiriyor. Bu kapsamda su ve enerji yönetimi, yenilenebilir enerji kullanımı, döngüsellik ve atık yönetimi, onarıcı tarım, inovasyon, eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılık ile toplumsal fayda odaklı yatırımlar öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Bira Grubu Başkanı ve Anadolu Efes CEO’su Onur Altürk “Anadolu Efes’te entegre düşünme kültürü, iş yapış şeklimizin merkezinde yer alıyor. İşimizin yalnızca sonuçlarına değil, bu sonuçları mümkün kılan yapıya, karar alma biçimlerimize ve değer yaratım modelimize bütüncül bir perspektifle bakıyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz tüm coğrafyalarda, finansal gücümüzü; inovasyon kabiliyetimiz, güçlü operasyonel yapımız ve sürdürülebilirlik odağımızla birlikte ele alıyoruz. Bu anlayışla, finansal performansımızı çevresel ve sosyal etkilerimizle birlikte değerlendiriyor; paydaşlarımız için uzun vadeli, dengeli ve kalıcı değer yaratmayı sürdürüyoruz” dedi. Anadolu Efes’in 2025 Entegre Faaliyet Raporu’na buradan ulaşabilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fatih Kölmek Kalyon Enerji’nin Yeni CEO’su Oldu Haber

Fatih Kölmek Kalyon Enerji’nin Yeni CEO’su Oldu

Ülkemizin enerji bağımsızlığı ve temiz enerji vizyonunun en güçlü temsilcilerinden biri olan; dünyanın sayılı, Avrupa’nın en büyük güneş enerjisi santrali Karapınar GES’i bünyesinde barındıran Kalyon Enerji’nin yeni CEO’su Dr. Fatih Kölmek oldu. Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği’nden 2005 yılında mezun olan Kölmek, 2008 yılında aynı bölümde yaptığı yüksek lisansın ardından Michigan Eyalet Üniversitesi’nde Küresel Kamu Hizmetleri Yönetici Programı’nı tamamladı. 2016 yılında ise Hacettepe Üniversitesi’nde ekonomi alanında doktorasını aldı. Enerji sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Kölmek; kariyerine 2005 yılında başladığı EPDK’da Strateji ve Sektörel Politikalar, Elektrik İletim ve OSB ile Organize Toptan Elektrik Satış Piyasaları birimlerinde Grup Başkanlığı yaptı. Kamu tecrübesinin ardından Birleşmiş Milletler ajansı UNOPS’un Ukrayna’daki enerji piyasasının geliştirilmesi projesini yöneten Kölmek, küresel bir mühendislik ve danışmanlık şirketi olan Tetra Tech bünyesinde de Direktör olarak elektrik piyasası reformunun hayata geçirilmesi, Ukrayna ve Moldova elektrik şebekelerinin ENTSO-E’ye bağlanması, yenilenebilir enerji mekanizmalarının geliştirilmesi gibi önemli projeleri başarıyla tamamladı. Kölmek ayrıca, Özbekistan başta olmak üzere Orta Asya ülkelerindeki elektrik piyasasının geliştirilmesine ve düzenleyici çerçevenin oluşturulmasına yönelik projelere destek verdi. Elektrik piyasasının gelişimi konusunda lisansüstü düzeyde dersler de veren Kölmek, Enerji Düzenleyicileri Bölgesel Birliği (ERRA) ile Uluslararası Enerji Düzenleyicileri Konfederasyonu (ICER) bünyesinde aktif roller üstlenmiş ve çeşitli ülkelerde elektrik piyasası reformu, enerji dönüşümü, yenilenebilir enerjinin geliştirilmesi ve şebeke esnekliği konularında eğitimler vermiştir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alarko Gotion Green Energy'den Rönesans’a Depolama Anlaşması Haber

Alarko Gotion Green Energy'den Rönesans’a Depolama Anlaşması

Yenilenebilir enerji üretimi kadar enerjinin doğru zamanda, doğru yerde ve kesintisiz biçimde kullanılabilmesine imkân tanıyan depolama teknolojileri de sektörün geleceğini belirleyecek kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu perspektiften hareketle enerji depolama sistemlerinin Türkiye’de üretimi için kurulan Alarko Gotion Green Energy, ilgili yatırım gerçekleşene kadar Türkiye ve yurt dışında Gotion BESS’in pazarlama ve satış faaliyetlerini yürütüyor. Bu hizmet kapsamında Rönesans Enerji ile kapsamlı bir anlaşmaya imza atan Alarko Gotion Green Energy, 88 MW kurulu güce sahip Sibel Rüzgâr Enerji Santrali için entegre enerji depolama çözümlerinin tedariğini gerçekleştirecek. Söz konusu sözleşme kapsamında Alarko Gotion Green Energy, rüzgâr enerjisi üretiminin depolanması, optimize edilmesi ve şebeke ile entegrasyonu amacıyla yüksek performanslı batarya teknolojileri, güç dönüşüm sistemleri (PCS), gelişmiş enerji yönetim sistemleri (EMS) ve trafo da dahil olmak üzere tüm ekipman ve çözümlerin tedarikini anahtar teslim şekilde üstlenecek. Enerji depolama teknolojilerinin yenilenebilir üretim altyapısına entegrasyonu ile yenilenebilir enerji kaynaklarının daha verimli kullanılması, kısıntı (curtailment) etkilerinin azaltılması ve şebeke güvenilirliğinin desteklenmesi amaçlanıyor. Türkiye’nin Enerji Yolculuğunda Güçlü Bir Adım Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarında son yıllarda yakaladığı ivme, enerji depolama teknolojileriyle desteklendiğinde çok daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşuyor. Alarko Gotion’un ileri teknolojiye dayalı çözümleri, Türkiye’nin temiz enerji ekosistemine uzun vadeli katkı sunmayı hedefliyor. Altek Alarko Genel Müdürü Hakan Aytekin, imzalanan anlaşmaya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Alarko Enerji Grubu olarak Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümünde ortaya koyduğu iradeyi destekliyor, bu alandaki köklü deneyimimizi sürdürülebilirlik odağında geleceğe taşıyoruz. Bu vizyonun somut bir adımı olarak, yenilenebilir enerji üretiminde yüksek hedeflerle ilerlerken enerji depolama alanına Alarko Gotion Green Energy şirketimizi kurarak sektöre güçlü bir giriş yaptık. Depolama teknolojileri ile yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektriğin ihtiyaç duyulan zamanda kullanılabilmesini sağlayarak, ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltırken enerji arz güvenliğine de önemli bir katkı sunuyoruz. Enerjiyi depolayabilmek ülkemizde; fiyat dalgalanmalarını sınırlayarak, kriz anlarında kritik altyapıyı koruyan ve ekonomik istikrarı destekleyen stratejik bir yetkinlik kazandırıyor. Rönesans Holding ile imzaladığımız ilk tedarik anlaşmasını son derece önemli bir eşik olarak görüyoruz. Rönesans Enerji Grup Başkanı Sayın Emre Hatem’e ve Genel Müdür Sayın Ahmet Gökhan Gökdoğan’a şirketimize göstermiş oldukları güven için teşekkür ediyor, iş birliğimizin devamını diliyoruz. Alarko Gotion Green Energy Genel Müdürü Nihat Aksüt ise, “Yenilenebilir enerji kaynaklarının doğası gereği kesintili üretim yapısı, enerji sistemlerinde yeni bir denge ihtiyacını beraberinde getiriyor. Gün içinde üretilen enerjinin talebin zirve yaptığı saatlerde kullanılamaması ekonomik verimlilik ve arz güvenliği açısından kritik bir mesele olarak öne çıkıyor. Bu noktada enerji depolama sistemleri, üretim ile tüketim arasındaki zaman farkını ortadan kaldırarak sistemin bütüncül verimliliğini artırıyor. Alarko Gotion Green Energy olarak, ileri teknolojiye dayalı çözümlerimizle Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlamaktan ve sektörde sürdürülebilir değer yaratacak projelerde yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Şirketimize göstermiş oldukları güven için Rönesans Enerji’ye teşekkür ediyor, bu önemli iş birliğinin tüm paydaşlar için hayırlı olmasını diliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Enerji Mimarisi Söylemi Entegre Yaklaşım Sağlayacak Haber

Yeni Enerji Mimarisi Söylemi Entegre Yaklaşım Sağlayacak

Süper izin mekanizmaları, paralel ilerleyen süreçler, iletim altyapısının hızlandırılması ve enerji koridorlarının planlama sistemine entegrasyonu, yeni dönemin temel başlıkları arasında yer alıyor. ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, söz konusu gelişmelerin yalnızca yenilenebilir enerji yatırımlarındaki artışla sınırlı olmadığını; izin süreçlerinden şebeke planlamasına, mekânsal tasarımdan yatırım geliştirme modeline kadar uzanan bütüncül bir dönüşüm sürecini ortaya koyduğunu belirtti. Arıcı açıklamasında; öne çıkan “yeni enerji mimarisi” söylemi, yalnızca arz tarafına ilişkin bir vurgu değil; üretim, iletim, talep dönüşümü ve izin süreçlerini daha entegre kurgulayan yeni bir yaklaşımın habercisi olarak görülmesi gerektiğine de değindi… Türkiye’nin 2035 yılı için ortaya koyduğu 120 GW rüzgâr ve güneş kurulu güç hedefi doğrultusunda enerji dönüşümünün yalnızca yeni santral yatırımlarıyla değil, yatırım ekosisteminin tamamının yeniden yapılandırılmasıyla mümkün olacağı vurgulanırken, artan elektrikleşme talebinin enerji altyapısını mevcut reflekslerle yönetilemeyecek yeni bir ölçeğe taşıdığına dikkat çekiliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın paylaştığı, yıllık 8–9 GW seviyesindeki kurulum temposunun 15 GW düzeyine çıkarılabileceğine yönelik mesajlar ise sektörde yeni bir ölçeğe geçileceğine işaret ediyor. HEDEFLERE ULAŞMAK İÇİN SİSTEM BÜTÜNLÜĞÜ İÇİNDE KURGULANAN YATIRIM MODELLERİ Yeni dönemde enerji yatırımlarının yalnızca üretim tesisi bazlı ele alınamayacağını belirten ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı: “Sayın Bakan’ın özellikle elektrikleşmeyi enerji dönüşümünün temel sürükleyicilerinden biri olarak vurgulaması kritik önemdedir; ulaşım, sanayi, ısıtma-soğutma ve dijitalleşme kaynaklı elektrik talep artışı, yenilenebilir kurulu güç artışını artık yalnız iklim hedeflerinin değil, büyüyen sistem talebinin de zorunlu bileşeni haline getiriyor. Trafo merkezleri, iletim koridorları, depolama sistemleri ve hibrit altyapıları kapsayan ağ temelli bir planlama anlayışı öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde enerji dönüşümünde yeni dönemi tanımlayan ana unsur, üretim artışından ziyade sistem bütünlüğü içinde kurgulanan yatırım modelleri olacak. Bu dönüşümün; paralel ve entegre işleyen reform mimarisi, üretim ve iletim altyapısını birlikte optimize eden grid-aware proje geliştirme yaklaşımı ve depolama ile hibritleşme destekli yeni nesil mekânsal enerji planlama modeli ekseninde şekilleneceğini öngörüyoruz. Türkiye’nin 2035 hedeflerine ulaşımı yalnızca yeni kapasite tahsisiyle değil, bu alanların birlikte dönüşümüyle mümkün olacaktır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tarihi İlçede Sürdürülebilir Turizm Başlıyor Haber

Tarihi İlçede Sürdürülebilir Turizm Başlıyor

Enerjisa Enerji, UNDP Türkiye, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TGA tarafından hayata geçirilen SENTRUM Projesi kapsamında Balıkesir’in Ayvalık ilçesinin Küçükköy Mahallesi ve İzmir’in Ödemiş ilçesinin tarihi Birgi köyünün ardından projenin üçüncü durağı olacak Göynük’te yerel kalkınma odaklı ve doğa dostu turizm için imzalar atıldı. Enerjisa Enerji ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) öncülüğünde, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) destekleriyle hayata geçirilen Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi (SENTRUM) projesi, etkisini genişletmeye devam ediyor. Projenin üçüncü destinasyonu olarak seçilen Bolu’nun tarihi mirasıyla ünlü ilçesi Göynük’te sürdürülebilir dönüşümü başlatacak protokol, 22 Nisan 2026 Çarşamba günü düzenlenen törenle imzalandı. Göynük’te düzenlenen imza törenine; Göynük Kaymakamı Talha Battal, Göynük Belediye Başkanı Ali Oral, Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic ve yerel protokol üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı. Törende, SENTRUM modelinin Göynük’te yaratacağı sosyal, çevresel ve ekonomik etkiler değerlendirilirken; enerji verimliliğinden kadınlar ve gençlerin istihdamına, kültürel mirasın korunmasından iklim değişikliği farkındalığına kadar pek çok alanda yürütülecek çalışmaların yol haritası paylaşıldı. SENTRUM projesinin yarattığı etkinin somut bir göstergesi olarak, 2025 yılında yapılan analizlerde her 1 TL’lik yatırımın 2,34 TL sosyal fayda yarattığı ortaya kondu. Yeşil destinasyon modeli Göynük’ün tarihi dokusuyla buluşacak SENTRUM Projesi kapsamında Göynük’te yürütülecek çalışmalar, ilçenin Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) kriterleriyle uyumlu bir “yeşil destinasyona” dönüşmesini destekleyecek. Uygulanan model ile turizmin sadece belirli dönemlerle sınırlı kalmayıp dört mevsime yayılması ve yerel kalkınmayı geliştirecek bir ekosistem oluşturulması hedefleniyor. Protokolün imzalanmasıyla birlikte; kamu binalarında enerji etütlerinin yapılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve yerel paydaşlara yönelik sürdürülebilir turizm eğitimleri gibi pek çok uygulama Göynük özelinde hayata geçirilecek. “SENTRUM ile Göynük’te hep birlikte yeni değerler üreteceğiz” İmza töreninde konuşan Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, “Enerjisa Enerji olarak ‘Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonumuzla, enerji dönüşümünü sosyal sorumluluk ve yerel kalkınma ile birleştirmeye devam ediyoruz. SENTRUM Projemiz ile Ayvalık Küçükköy ve İzmir Birgi’de elde ettiğimiz somut başarıları ve edindiğimiz tecrübeyi, şimdi üçüncü destinasyonumuz olan Göynük’e taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, 1500’den fazla katılımcı, 30’dan fazla eğitim ve yüzlerce gönüllüyle büyüyen SENTRUM’un yerelde somut bir dönüşüm modeline dönüştüğünü görüyoruz. Bu birikimi Göynük’e taşıyarak etkimizi daha da büyütmeyi; mevcut kazanımlarımızın üzerine çıkmayı ve yerel paydaşlarla birlikte sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi hedefliyoruz.” “Göynük’ün güçlü kültürel kimliği, zengin mirası ve yerel paydaşlar arasındaki yakın iş birliği sayesinde, ilham verecek bir örnek ortaya koyacağımıza inanıyoruz.” UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic törende şunları söyledi: “Göynük’te SENTRUM Projesi’nin üçüncü destinasyonunda faaliyetlere başlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Güçlü paydaşlık anlayışıyla; ulusal kalkınma önceliklerini destekleyen, küresel sürdürülebilir turizm gündemi ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu, yerel değerleri merkeze alan daha yeşil ve kapsayıcı bir destinasyon modelini yaygınlaştırmak için çalışıyoruz. Göynük’ün güçlü kültürel kimliği, zengin mirası ve yerel paydaşlar arasındaki yakın iş birliği sayesinde, bu ortak yolculuğumuzda sürdürülebilir destinasyon oluşturma alanında ilham verecek bir örnek ortaya koyacağımıza inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Huawei SolarEX İstanbul’da  Enerji Verimliliğine Yönelik Çözümleriyle Öne Çıktı Haber

Huawei SolarEX İstanbul’da  Enerji Verimliliğine Yönelik Çözümleriyle Öne Çıktı

Huawei, SolarEX İstanbul’da yenilenebilir enerji alanındaki ürün ve çözümlerini Türkiye pazarına yönelik vizyonuyla birlikte sektör temsilcilerine sundu. Şirket, fuar boyunca büyük ölçekli güneş enerjisi santrallerine yönelik geliştirdiği teknolojileri katılımcılarla paylaşırken, enerji üretiminde verimliliği artırmaya ve işletme süreçlerini daha güçlü hale getirmeye odaklanan yaklaşımını da aktardı. Bu kapsamda öne çıkan çözümlerden biri olan FusionSolar 9.0 hem teknik altyapısı hem de sahadaki kullanım avantajlarıyla dikkat çekti. Fuarda öne çıkan bir diğer çözüm ise ticari ve endüstriyel enerji depolama çözümü olan LUNA2000-241KWH ürünü oldu. Bu çözüm çatı GES uygulamalarında enerji yönetimi ve depolama konusunda yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. Huawei, Türkiye’nin enerji dönüşümünde uzun vadeli çözüm ortağı olma hedefi doğrultusunda yerel pazara yönelik çalışmalarını fuar boyunca farklı başlıklarda anlattı. FusionSolar 9.0, büyük ölçekli projelerde verimlilik, güvenlik ve şebeke uyumu başlıklarını bir arada ele alan yeni nesil bir çözüm olarak öne çıktı. Huawei Digital Power Türkiye İş Birimi Direktörü Wang Chao, Türkiye’nin 20 yılı aşkın süredir Huawei için stratejik önceliğe sahip bir pazar olduğunu belirterek, enerji güvenliğinin artık yalnızca bir enerji başlığı değil, aynı zamanda sanayi rekabetçiliğinin temel unsurlarından biri haline geldiğini ifade etti. Türkiye’nin Avrupa için düşük karbonlu ve yerelleşmiş üretim zincirlerinde giderek daha kritik bir rol üstlendiğine dikkat çeken Chao, Huawei’nin yerel üretim, servis yapılanması, Ar-Ge ve yetenek gelişimi alanlarındaki çalışmalarıyla bu dönüşümü desteklediğini vurguladı. Güneş enerjisinin güvenilir bir ana kaynak haline gelmesinde enerji depolamanın kritik önem taşıdığını belirten Chao, şebeke kararlılığını destekleyen yeni nesil depolama teknolojilerinin bu süreçte belirleyici olacağını söyledi. Güneş enerjisi, depolama ve elektrikli araç şarj çözümlerini birbirinden ayrı değil, tek bir ekosistemin parçaları olarak değerlendirdiklerini kaydeden Chao, bu bütünleşik yapının Türkiye’de sanayi tesislerinin verimlilik hedeflerine ve yeni enerji düzenlemelerine daha güçlü uyum sağlamasına katkı sunduğunu ifade etti. Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımları büyümeye devam ederken, özellikle büyük ölçekli projelerde aynı sahadan daha yüksek verim elde etmek, sistemi güvenli biçimde işletmek ve şebeke koşullarına uyum sağlamak her geçen gün daha önemli hale geliyor. Huawei’nin büyük ölçekli güneş enerjisi santralleri için geliştirdiği FusionSolar 9.0 ve çözüm dahilindeki SUN2000-506KTL-H1 invertör de bu ihtiyaçlara yanıt vermek üzere geliştirildi. Şirketin küresel saha deneyimiyle geliştirilen bu yeni nesil çözüm, yatırımcıların ve işletmecilerin aynı fiziksel alandan daha yüksek enerji üretimi elde etmesine yardımcı olmayı hedefliyor. Bunun yanında sistemin güvenlik altyapısı, işletme sürekliliğini destekleyen yapısı ve farklı şebeke koşullarında istikrarlı çalışmaya odaklanan özellikleri, ürünü öne çıkaran unsurlar arasında yer alıyor. SUN2000-506KTL-H1 invertör ürünü, yalnızca enerji üretimini artırmaya odaklanan bir ürün olarak değil, aynı zamanda sahadaki işletme süreçlerini daha verimli hale getiren bir çözüm olarak öne çıkıyor. Büyük ölçekli santrallerde operasyonel verimlilik kadar bakım süreçlerinin kolay yönetilmesi de önem taşıyor. Huawei’nin bu alandaki yaklaşımı, sistem performansını güçlendirirken uzun vadeli işletme ihtiyaçlarını da gözetiyor. Huawei Digital Power, fotovoltaik invertör alanında küresel ölçekte uzun yıllara dayanan deneyimini Türkiye pazarına taşırken, yerel enerji dönüşümünü destekleyecek çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. SolarEX İstanbul’da sergilenen ürün ve çözümler de bu yaklaşımın bir parçası olarak öne çıktı. Şirket, önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki büyümesine katkı sunacak teknolojilere odaklanmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.