Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yenilikçi

Kapsül Haber Ajansı - Yenilikçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yenilikçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Nükleer Teknolojiler Geliştirme Hamlesinde Kritik Eşik Haber

Türkiye’nin Nükleer Teknolojiler Geliştirme Hamlesinde Kritik Eşik

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2025 yılı eylül ayında başlatılan ve Türkiye’nin nükleer teknolojilerde önemli bir üs olarak konumlanmasını hedefleyen “Yerli Nükleer Reaktör Geliştirilmesi Projesi” çağrısına yanıt, IC Holding grup şirketlerinden IC Nükleer ve Endüstri’den (ICN) geldi. IC Holding, Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali Akkuyu NGS başta olmak üzere enerji güvenliği, karbon nötr hedefi ve teknolojik bağımsızlık vizyonu doğrultusunda nükleer faaliyetlerini ICN çatısı altında topladığını duyurmasının ardından “Yerli Nükleer Reaktör Geliştirilmesi Projesi” için İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile iş birliği anlaşması imzaladı. Ülkemizde ilk, dünyada ise aynı anda dört reaktörün birden inşa edildiği ilk nükleer santral olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin ana yüklenicisi olmayı sürdüren IC Grubu, bu alandaki mühendislik ve uygulama deneyimini bir üst seviyeye taşıyarak İTÜ’de yerli nükleer reaktör üretimi (SMR) için kurulacak teknoparkın ilk özel sektör destekçisi oldu. İş birliği, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve IC Holding CEO’su Can Çaka tarafından imzalanan anlaşmayla resmiyet kazandı. Türkiye’nin nükleer enerji vizyonu doğrultusunda atılan bu adım, yalnızca bir enerji yatırımı olarak değil; aynı zamanda bilim, teknoloji ve sanayide bağımsızlığı güçlendirecek stratejik bir dönüşümün parçası olarak değerlendiriliyor. ICN’nin İTÜ ile kurduğu iş birliği ile şekillenen bu yeni dönem, Türkiye’nin nükleer teknolojilerde küresel ölçekte söz sahibi olma hedefini somutlaştırırken, ülkemizin nükleer teknolojilerde yalnızca uygulayıcı değil, tasarlayan, geliştiren ve üreten bir ülke olma hedefinde de kritik bir eşik olacak. Can Çaka: “Anahtar teslim nükleer oyuncu olmayı hedefliyoruz” Türkiye’nin nükleer çağında oyun kurucu bir rol üstlenmeyi hedeflediklerini aktaran IC Holding CEO’su Can Çaka, şirketin nükleer alandaki vizyonunu şu sözlerle ortaya koydu: “Dünya enerji ve teknoloji alanında yeni bir kırılma noktasından geçiyor. Nükleer teknoloji, bu dönüşümün en kritik bileşenlerinden biri haline geliyor. Biz IC Holding olarak bu dönüşümün sadece bir parçası olmayı değil, yön veren oyuncularından biri olmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda yalnızca teknolojiyi kullanan değil, aynı zamanda onu geliştiren ve üreten bir pozisyona geçiyoruz. Nükleer endüstrinin güçlü ve kalıcı bir parçası olmayı; kendi ülkemizde özellikle odaklanacağımız 4. nesil hızlı reaktörlerin imalatını yapmayı ve bu kabiliyeti zaman içinde küresel ölçekte de hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde edindiğimiz EPC deneyimiyle bu alanda önemli bir yetkinlik kazandık. Bugün geldiğimiz noktada ise hedefimiz bunun ötesine geçmek. Artık yalnızca projelerin yüklenicisi değil; tasarımından mühendisliğine, üretiminden uygulamasına kadar tüm süreci yöneten, anahtar teslim nükleer projeler geliştirebilen entegre bir yapı kuruyoruz. İTÜ ile başlattığımız iş birliği, bu vizyonun en somut adımlarından biri. Akademi ile sanayiyi bir araya getirerek Türkiye’de gerçek anlamda bir nükleer teknoloji ekosistemi oluşturuyoruz. Amacımız yalnızca projeler geliştirmek değil; Türkiye’yi nükleer teknolojilerde üretici, ihracatçı ve küresel ölçekte referans bir ülke konumuna taşımak.” İTÜ’de nükleer teknopark: Çok paydaşlı bir ekosistem kuruluyor Nükleer enerji teknolojileri, küçük modüler reaktörler (SMR) ve ilgili mühendislik çözümleri geliştirmek amacıyla hayata geçirilen İTÜ nükleer teknopark, Türkiye’nin bu alandaki ilk yapılanması olacak. İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ise konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti: “Küresel ölçekte iklim değişikliği, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve yapay zeka ekseninde şekillenen dönüşümle birlikte jeopolitik ve jeoekonomik dengeler yeniden tanımlanıyor. Bu çok katmanlı yapı içinde; enerji güvenliği, ülkelerin sürdürülebilir kalkınması açısından stratejik bir zorunluluk haline gelirken; enerji üretiminden dağıtımına kadar tüm sürecin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını gerektiriyor. Nükleer teknolojilerde söz sahibi olmak, enerji üretmekten öte; geleceği tasarlama sorumluluğuna ve iradesine sahip olmaktır. Bu çerçevede meseleye, enerjiye erişimin ötesinde; bu teknolojileri geliştirme, tasarlama ve yön verebilme kapasitesini inşa etme perspektifiyle yaklaşıyoruz. Küçük modüler reaktörler (SMR) ise küresel ölçekte yeni nesil enerji sistemlerinin merkezinde yer alırken, bu alanda geliştirilen bilgi ve teknoloji kapasitesi ülkelerin rekabet gücünü doğrudan belirleyen unsurlar arasında bulunuyor. Bu nedenle, İTÜ olarak konuyu, 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde yer alan “Yerli Modüler Nükleer Reaktör Geliştirme” hedefiyle doğrudan örtüşen bir çerçevede ele alıyoruz. Nükleer bilimi, teknolojisi ve mühendisliği konusunda en fazla ihtiyaç ise insan kaynağı odaklı. İTÜ olarak bu kapsamda lisans, yüksek lisans ve doktora olmak üzere her düzeyde katkı sağlamaya devam edeceğiz.” Prof. Dr. Hasan Mandal, şöyle devam etti: “Türkiye’nin enerji alanında ilklerine ve enlerine imza atan bir üniversite olarak, nükleer teknolojilerdeki akademik birikimimizi ileri araştırma ve teknoloji geliştirme süreçleriyle bütünleştiriyoruz. Türkiye’nin ilk araştırma reaktörü olan İTÜ TRIGA MARK II Eğitim ve Araştırma Reaktörü’ne ev sahipliği yapıyor. Ülkemizin ilk Enerji Enstitüsü’nü kurmuş bir kurum olarak bu alandaki kurumsal sürekliliğimizi güçlendirirken aynı zamanda nükleer teknolojilerde akademik liderliği üstlenmenin sorumluluğunu taşıyoruz. Bu süreçte IC Nükleer ve Endüstri ile başlattığımız iş birliği, akademi ve sanayinin birlikte etkiyi büyüten ve süreci hızlandıran bir çarpan etkisi olmasının yanı sıra, ülkemizin nükleer teknolojilerde üretme kapasitesini güçlendiren stratejik bir adım niteliğinde. Bu iş birliğini iki kurum arasında sadece kurulan bir yapı olarak görmekle kalmayıp farklı üniversitelerin, araştırma merkezlerinin ve sanayi paydaşlarının dahil olduğu çok paydaşlı bir ekosistemin parçası olarak ele alıyoruz. Nükleer teknolojilerde geçmişten gelen birikimimiz ile süreci reaktif bir yaklaşımın ötesinde proaktif bir anlayışla ele alıyor; akademik birikimimizden ve tabandan gelen gelişim (bottom-up) ile beslenen organik bir yapı kuruyoruz. Enerji Enstitümüz bünyesinde yürüttüğümüz çalışmalarla nükleer teknolojileri üniversitemizin öncelikli araştırma alanları arasında konumlandırırken, Türkiye’nin ilk Nükleer Teknoloji Geliştirme Parkı ile akademi ve sanayinin eş zamanlı üretim yaptığı, araştırmadan tasarıma, mühendislikten üretime uzanan bütüncül bir yapıyı hayata geçiriyoruz. Bu yapıyı, bilginin doğrudan uygulamaya dönüştüğü ve disiplinler arası etkileşimin süreklilik kazandığı bir ekosistem olarak kurguluyoruz. “Gençlerimizin nükleer alanına yönelik artan ilgisi ve motivasyonu, oluşturduğumuz ekosistemin sürdürülebilirliği ve derinleşmesi açısından önemli bir potansiyel sunuyor.” “Birlikte Öğrenme Laboratuvarlarımız ile farklı disiplinlerden araştırmacılar ve öğrencileri ortak problem alanları etrafında bir araya getiriyor; birlikte öğrenme, birlikte geliştirme ve birlikte başarma yaklaşımını somut çıktılarla güçlendiriyoruz. Gençlerimizin nükleer alanına yönelik artan ilgisi ve motivasyonu, oluşturduğumuz ekosistemin sürdürülebilirliği açısından önemli bir potansiyel sunuyor. Mükemmeliyet merkezimiz, lisansüstü programlarımız ve Türkiye’de ilk kez açılan “Nükleer Mühendislik” Yenilikçi Yandal Programımız ile bu alanda nitelikli insan kaynağını sistematik bir şekilde yetiştiriyor; araştırma kapasitemizi insan kaynağı gelişimiyle eş zamanlı olarak ileri taşıyoruz. Nükleer teknolojilerde söz sahibi olmak, enerji üretmekten öte; geleceği tasarlama sorumluluğuna ve iradesine sahip olmaktır. İTÜ olarak bu anlayışla hareket ediyor; akademi ve sanayinin birlikte ürettiği bu ekosistemi kalıcı ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürerek ülkemizin küresel ölçekte rekabet gücüne katkı sağlamak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” ICN’nin İTÜ ile başlattığı bu iş birliği, yalnızca iki kurum arasında kurulan bir ortaklık değil; farklı akademik kurumların da dahil olduğu geniş bir bilgi ve araştırma ağına dayanıyor. Başta Hacettepe Üniversitesi olmak üzere nükleer alanda çalışan farklı üniversitelerden akademisyenlerin de dahil olacağı bu yapı, disiplinler arası bir yaklaşımla ilerleyecek. Proje kapsamında insan kaynağı geliştirme hedefi doğrultusunda her yıl en az 10 öğrenciye araştırma bursu verilmesi planlanırken, çalışmanın yaklaşık 4 ila 8 yıl arasında bir sürede olgunlaşması öngörülüyor. Kurulacak nükleer teknopark ile yerli reaktör tasarımından mühendislik geliştirme süreçlerine, insan kaynağı yetiştirilmesinden nükleer sınıf üretim altyapısının oluşturulmasına kadar geniş bir ekosistem inşa edilmesi hedefleniyor. Akademi ile özel sektörü aynı çatı altında buluşturan bu yapı, Türkiye’nin nükleer teknolojilerde kalıcı bir bilgi birikimi ve üretim kapasitesi geliştirmesinin de temelini oluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom Kültür Ve Sanatı Teknolojiyle Buluşturarak, Bir İlke Daha İmza Attı Haber

Türk Telekom Kültür Ve Sanatı Teknolojiyle Buluşturarak, Bir İlke Daha İmza Attı

Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom, sağlıktan tarıma, sanayiden spora ve kültür-sanata kadar pek çok alanda yenilikçi çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. 5G çağının sunduğu imkânlarla uygulamalarına hız veren Türk Telekom, “Herkes İçin 5G” vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği, sanat ve teknolojiyi aynı potada buluşturarak yeni nesil bir deneyim sunan “Devrim Erbil Dijital Resim Sergisi”ni açtı. Türk Telekom’un teknoloji sponsoru ve ana destekçisi olduğu Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM), Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin’in ev sahipliğinde gerçekleşen açılışta ziyaretçiler, gerçek ve sanal dünyanın eş zamanlı kurgulandığı deneyimle buluştu. Proje kapsamında Devlet Sanatçısı Devrim Erbil’in, İstanbul’un simge yapılarını özgün üslubuyla yorumladığı eserleri fiziksel mekânda sanatseverlerle buluşurken, 5G teknolojisinin sağladığı yüksek hız ve düşük gecikme avantajıyla sanal gerçeklik (VR) ortamına birebir taşındı. Böylece ziyaretçiler, yalnızca izleyen değil, eserin içine dahil olan bir deneyim yaşayarak İstanbul’un büyüleyici silüeti içinde çok katmanlı bir yolculuğa çıktı. 5G teknolojisinin kültür ve sanat alanındaki potansiyelini somut bir deneyime dönüştüren sergi, Türk Telekom’un gelecek vizyonunu ortaya koyuyor. “5G ile hayatın her alanında dönüşüm sağlıyoruz” Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak iletişimin her çağında olduğu gibi 5G çağının da öncüsü konumundayız. Uzun yıllara dayanan altyapı yatırımlarımız ve yenilikçi uygulamalarımızla 5G’yi yalnızca bir teknoloji değil; endüstriden sanata, eğitimden sağlığa kadar geniş bir ekosistemde dönüşüm sağlayan stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırıyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa ederken toplumsal fayda üretmeye odaklanıyor, bu vizyonumuzu somut projelerle hayata geçiriyoruz. Devrim Erbil Dijital Resim Sergisi de bu yaklaşımımızın güçlü bir yansıması niteliğinde. Bu projeyle, Devrim Erbil’in eserlerini 5G destekli dijital ortamla buluşturarak sanatın mekândan bağımsız hale gelmesine katkı sağlıyor, sanatçı ile sanatseverler arasında yeni nesil bir etkileşim alanı oluşturuyoruz. Gerçek ve sanal dünyanın eş zamanlı deneyimlenebildiği bu model, 5G’nin yüksek hız, düşük gecikme ve ileri bağlantı kabiliyetini somut bir deneyime dönüştürürken; kültür ve sanat alanında yeni nesil uygulamaların da önünü açıyor. Türk Telekom olarak 5G’nin sunduğu imkânlarla geleceğin dijital dünyasını bugünden inşa etmeye devam ediyoruz” dedi. Dünyada ilk kez 5G teknolojisiyle kesintisiz ve gerçek zamanlı bir sanat deneyimi Serginin teknoloji altyapısını oluşturan 5G, ultra düşük gecikme, yüksek hız ve geniş kapasite avantajlarıyla fiziksel ve dijital dünyayı eş zamanlı olarak buluşturdu. Ziyaretçiler, İstanbul’un simge yapılarını konu alan eserlerin içinde serbestçe hareket edebilirken; istedikleri noktaya yönelip detayları çok yüksek çözünürlükte anlık olarak inceleyebildi. 5G’nin sağladığı akıcılık sayesinde deneyim, kesintisiz ve doğal bir akışta gerçekleşerek sanatla kurulan bağı daha derin ve etkileyici hale getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mitsubishi Electric, Clarivate Top 100 Küresel Yenilikçiler 2026 Listesine Girdi Haber

Mitsubishi Electric, Clarivate Top 100 Küresel Yenilikçiler 2026 Listesine Girdi

Mitsubishi Electric Corporation, Birleşik Krallık merkezli küresel bilgi hizmetleri şirketi Clarivate Plc tarafından hazırlanan Clarivate Top 100 Küresel Yenilikçiler 2026 listesine seçildiğini duyurdu. Mitsubishi Electric’in fikri mülkiyet (IP) alanındaki başarıları, şirketin 14. kez “Küresel Yenilikçi” olarak seçilmesiyle bir kez daha yüksek düzeyde takdir edildi. Şirket bu yıl genel sıralamada 17. sırada yer aldı. 2012 yılında başlatılan bu ödül programı, Clarivate tarafından toplanan patent verilerine dayanıyor. Adaylar; 2000 yılından bu yana en az 500 patent başvurusu yapmış ve 2020–2024 yılları arasındaki beş yıllık dönemde 100’den fazla buluşu patent olarak tescil edilmiş şirket ve kuruluşlar arasından seçiliyor. Her yıl dünya çapındaki en iyi 100 şirketi belirlemek için etki, başarı oranı, coğrafi yatırım ve özgünlük olmak üzere dört kriter değerlendiriliyor. Fikri mülkiyeti gelecekteki büyüme ve gelişimi için kritik bir iş kaynağı olarak stratejik biçimde konumlandıran Mitsubishi Electric, IP faaliyetlerini şirketin iş ve Ar-Ge stratejileriyle dikkatle uyumlu hale getiriyor. Şirket, Ekim 2021’de fikri mülkiyetten yararlanarak sürdürülebilir bir geleceğin gerçekleştirilmesine katkı sağlamak amacıyla dış iş birliklerini teşvik eden Open Technology Bank™ faaliyetlerini başlattı. Mitsubishi Electric Kurumsal Fikri Mülkiyet Bölümü Kıdemli Genel Müdürü Tomoko Ishii şunları söyledi: “Bu yıl da bu listeye seçilmekten büyük onur duyuyoruz. Fikri mülkiyet faaliyetlerimiz, sosyal sorunların çözümüne katkı sağlamak ve yeni pazarlar yaratmak amacıyla iş ve geliştirme stratejilerimizle yakın şekilde entegre yürütülmektedir. Standardizasyon girişimleriyle iş birliği içinde, küresel ölçekte daha yüksek nitelikli fikri mülkiyet hakları elde etmeye çalışıyoruz. Aynı zamanda fikri mülkiyet haklarımızı ortak yaratımın başlangıç noktası olarak kullanarak dış iş birliği girişimleri de geliştiriyoruz. Bundan sonra da modern dünyanın karşılaştığı sorunların çözümüne katkı sağlayan IP faaliyetlerini teşvik etmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Sigorta, 2025 Yılında da Büyümesini Sürdürdü Haber

QNB Sigorta, 2025 Yılında da Büyümesini Sürdürdü

QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş, şirketin yılı güçlü sonuçlar ve yenilikçi adımlarla geçirdiğini belirterek, Sağlık, Hayat ve Ferdi Kaza sigortaları branşlarında prim üretiminde yüzde 81 büyüme kaydedildiğini açıkladı. “Bugün, Bugünü Yaşa” yaklaşımıyla Sağlık, Hayat ve Ferdi Kaza sigortaları ile Bireysel Emeklilik branşlarında sigortacılık hizmetleri sunan QNB Sigorta, 2025 yılı performansını açıklarken genel görünüme dair de değerlendirmelerde bulundu. 2025 yılında QNB Sigorta, Sağlık, Hayat ve Ferdi Kaza branşlarında toplam prim üretiminde 16 milyar TL hacmine ulaşarak yüzde 81 büyüme kaydetti. 772 çalışanı ve yaklaşık 7 milyon müşteriyi kapsayan geniş müşteri portföyüyle QNB Sigorta, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nda yüzde 45 prim büyümesi ile 93 bin sigortalıya ulaşırken, Hayat ve Ferdi Kaza branşlarında pazar payını yüzde 8,3’e çıkardı. Bankasürans tarafında ise Hayat ve Ferdi Kaza branşlarında yüzde 10,85 pazar payına ulaşan şirket, özel sigorta şirketleri arasında 6’ncı sırada yer aldı. Tamamlayıcı Sağlık Sigorta’sında ise banka kanalında yüzde 13,09 pazar payı yakalayarak 3’üncü özel şirket konumuna yerleşti. “Güçlü finansal performansımızı korurken topluma değer katmayı sürdürdük” QNB Sigorta’nın temel önceliğinin gelecek endişesinden uzak, bugünü güvenle ve doyasıya yaşatan bir sigortacılık anlayışıyla hizmet vermek olduğunu belirten QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş; “QNB Sigorta olarak 2025 yılında stratejimizi; sürdürülebilir büyüme, dijitalleşme ve toplumsal fayda ekseninde şekillendirdik. Müşteri deneyimini odağımıza alarak dijital kanallarımızı güçlendirdik, mobil uygulamamızı ve banka entegrasyonlarımızı geliştirerek erişimi daha hızlı ve kolay hale getirdik. Bununla birlikte sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir başlık olarak değil; yönetişimden sosyal sorumluluğa, risk yönetiminden kurum kültürüne kadar tüm iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırdık. Girişimcilik programlarımızla çalışanlarımızın yenilikçi fikirlerini desteklerken, eğitimden çevre projelerine uzanan sosyal çalışmalarımızla topluma değer katmayı sürdürdük. Önümüzdeki dönemde de güçlü finansal performansımızı korurken, teknolojiyi etkin kullanan, sorumlu ve öncü bir sigorta şirketi olma hedefimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerleyeceğiz” dedi. Yenilikçi Çalışmalarıyla Müşteri Deneyimini İyileştiriyor 2025 yılında dijital kanallarda büyük atılımlar gerçekleştiren QNB Sigorta, WhatsApp üzerinden hizmet veren dijital asistanı QNBilir’i ile de sektöründe fark yaratmaya devam etti. Sıkça Sorulan Sorular kapsamında toplam 198 fonksiyon sunan QNBilir, kullanıcıların sigorta poliçelerine dair sıkça sorduğu sorulara hızlı yanıt verirken; poliçe yenileme gibi konularda hatırlatıcı mesajlarla proaktif bilgilendirme sağlayarak dijital bir asistan rolü üstleniyor. 2025 yılı sonunda QNBilir, yaklaşık 38 bin tekil kullanıcı tarafından toplam 60 bin sohbet ile müşterilerin self-servis kanallardan hızlı ve kolay destek almasına katkı sağladı. QNB Sigorta’nın sürekli geliştirilen mobil uygulaması ise 2025 yılında 280 bini aşkın indirme ve 160 bin kayıtlı kullanıcıya ulaştı. Banka şifresi ile giriş özelliği sayesinde kullanıcılar hızlı ve kolay bir şekilde bilgiye erişim sağlayabiliyor. QNB Sigorta, iyihisset.com blogu aracılığıyla da müşterilerinin yanı sıra sağlıklı ve kaliteli bir yaşam arayışındaki herkese rehberlik etmeye devam etti. Yıl boyunca her ay ortalama 20 bini aşkın ziyaretçinin iyi hissetmesine rehberlik yapan blog, sağlık, beslenme, egzersiz, astroloji ve sürdürülebilirlik gibi geniş bir yelpazede içerik sundu. Site, düzenli bülten abonelerine pazar kahveleri eşliğinde keyifle okuyabilecekleri içerikler sunarak fark yarattı. Ürün Yelpazesi Genişliyor, İş Birlikleriyle Güçleniyor QNB Sigorta, Enpara Bank’ın yolculuğuna bağımsız bir mevduat bankası olarak devam etme kararı ile birlikte var olan iş birliğini yeni bir faza taşıdı. Bu yeni dönem ile birlikte QNB Sigorta, Enpara Bank müşterilerine sunduğu teminatların kapsamını genişletti ve ürün yelpazesini zenginleştirmeye yönelik çalışmalara başladı. Yeni dönemde bireysel müşterilere yönelik sağlık sigortası ürünleri geliştirilirken, Enpara Bank’ın tüzel müşterilerine özel hayat sigortası çözümlerinin de portföye dahil edilmesi için başlatılan projeler hızla devam ediyor. Bu stratejik iş birliği sayesinde QNB Sigorta, bankasürans kanalındaki gücünü pekiştirirken, daha geniş bir müşteri kitlesine entegre ve yenilikçi sigorta çözümleri sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tekbaş Teknoloji Yatırımcılarını Arıyor Haber

Tekbaş Teknoloji Yatırımcılarını Arıyor

Bugüne kadar girişimlere 60 Milyon TL’nin üzerinde can suyu sağlayan Startup Burada, bu kez otomotiv sektörünü dijitalleştiren Tekbaş Teknoloji şirketini ağırlıyor. Tekbaş Teknoloji, 18 Mart’a kadar sürecek kampanya ile 297 Milyon TL değerleme üzerinden toplamda 17 Milyon TL fon toplamayı hedefliyor ve kampanyanın ilk 3 gününde %40 seviyesine yakın talep alındı. 2. El otomotivde güven teknolojiyle sağlanıyor Piyasadaki dağınık yapıyı ortadan kaldıran Tekbaş Teknoloji; OCCO Car dijital platformu ve Auto Kale Ekspertiz ağıyla fijital (hem fiziksel hem dijital ortam bir arada) bir dünya yaratıyor. Şirket, bu yatırımla vites yükselterek İhale ve fiyatlama altyapısının, blockchain tabanlı bağımsız yapı ve Yapay Zekâ destekli fiyat öneri sistemi ile geliştirmek için yola çıkıyor. İstenilen her tutarda yatırım mümkün 18 Mart 2026 tarihine kadar devam edecek Tekbaş Teknoloji’nin Paya Dayalı Kitle Fonlaması Kampanyasına 1 TL’den başlayarak istenilen tutarda yatırım ister kredi kartı ister EFT yoluyla yapılabiliyor. Yatırımcılara sunulan kampanya ile 250.000-499.999 TL arası yatırıma %10, 500.000 TL ve üzeri yatırıma ise %20 ilave bedelsiz pay veriliyor. “Yatırımcılarımızı yenilikçi ve ölçeklenebilir iş modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz” Startup Burada yatırım komitesi üyesi Kerem Özten konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Paya dayalı kitle fonlaması modeli, bireysel yatırımcıların yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere erken aşamada ortak olabilmesini sağlayan önemli bir yatırım aracı haline geldi. Küresel ikinci el otomotiv pazarının 2030 yılına kadar %6’lık bir bileşik yıllık büyüme oranı ile ilerleyeceği düşünüldüğünde bu görünüm ikinci el otomotiv ticaretinin küresel ölçekte yapısal ve sürdürülebilir bir büyüme alanı olduğunu göstermektedir. Tekbaş Teknoloji ise ikinci el otomotiv pazarını uçtan uca dijitalleştirmeyi hedefleyen yaklaşımıyla dikkat çeken girişimlerden biri zira Tekbaş Teknoloji’nin ikinci el otomotiv pazarındaki dağınık yapıyı dijital platformlar, veri ve yapay zekâ destekli çözümlerle dönüştürme vizyonunun sektörde önemli bir değer yaratacağına inanıyoruz. Startup Burada olarak yatırımcılarımızı bu tür yenilikçi ve ölçeklenebilir iş modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz” “Amacımız global ölçekte rekabet edebilen bir otomotiv teknoloji markası haline gelmek” Tekbaş Teknoloji Yönetim Kurulu Üyesi Ege Baş, Türkiye'de geliştirdiği teknoloji altyapısını uluslararası pazarlara taşıyarak otomotiv teknolojileri alanında global ölçekte rekabet edebilen bir marka oluşturmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: “Bünyemizde yer alan Auto Kale Ekspertiz, OCCOCAR ve Jetİhale markalarıyla araç ekspertizinden dijital ihale platformlarına, ikinci el araç ticaretine yönelik yazılım altyapılarından veri odaklı çözümlere kadar geniş bir ekosistem kurduk. Bu yatırım turu, hem teknolojik altyapımızı daha ileri seviyeye taşımak hem de pazarlama ve iş ortaklığı ağımızı büyüterek ölçeklenebilir bir yapı oluşturmak açısından önemli bir adım olacak. Bu yatırım süreciyle birlikte öncelikle Türkiye'de büyümemizi hızlandırmayı, ardından Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında etkinliğimizi artırmayı hedefliyoruz. Amacımız, Türkiye'de geliştirdiğimiz otomotiv teknolojilerini uluslararası pazarlara taşıyarak global ölçekte rekabet edebilen bir otomotiv teknoloji markası haline gelmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eksim Holding’e Üç Uluslararası Ödül Haber

Eksim Holding’e Üç Uluslararası Ödül

İngiltere ve Amerika’daki dünyaca ünlü kuruluşlardan alınan üç ödül sayesinde şirketin insan kaynakları alanındaki yetkinlikleri bir kez daha tescillenmiş oldu. Holding, HR Brilliance Awards’ta iki ödül, ATD BEST Awards’ta ise bir ödül kazanmayı başardı. İnsan odaklı yönetim anlayışını teknoloji ve veri temelli uygulamalarla destekleyen Eksim Holding, insan kaynakları alanındaki çalışmalarını uluslararası arenada üç prestijli ödülle taçlandırdı. İngiltere merkezli HR Brilliance Awards ve ABD merkezli Association for Talent Development (ATD) tarafından verilen ödüller, holdingin yetenek yönetimi, performans sistemi ve İK teknolojilerindeki bütüncül yaklaşımının başarısını ortaya koydu. ‘Yılın Yenilikçi İK Ekibi’ ödülü Eksim Holding’in Eksim Holding, insan kaynakları alanında dünyanın saygın organizasyonlarından biri olarak kabul edilen HR Brilliance Awards 2026’da iki ayrı kategoride ödüle layık görüldü. Şirket, “Yılın Yenilikçi İK Ekibi” kategorisinde en büyük ödül olan “Brilliance Award”ı, Mavi Yaka Performans Prim Sistemi projesiyle elde etti. Ödül, özellikle mavi yaka çalışanlara yönelik geliştirilen adil, şeffaf ve ölçülebilir performans ve prim sistemiyle iş gücü performansında sağlanan dönüşümü esas aldı. Veri temelli tasarlanan sistemin hem çalışan deneyimini hem de operasyonel çıktıları iyileştirmesi, jüri değerlendirmesinde belirleyici oldu. Proje, insan ve iş sonuçlarını birlikte gözeten, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir model olarak öne çıktı. ‘Feedbeksim’e teknoloji ödülü Holding yine HR Brilliance Awards 2026 kapsamında kurum içi geri bildirim süreçlerini dijitalleştiren ‘Feedbeksim’ projesiyle “İK’da Teknolojinin Yenilikçi Kullanımı” kategorisinde ‘Silver Award’ kazandı. ERP sistemine entegre şekilde çalışan platform, geri bildirimi yıllık bir değerlendirme sürecinden çıkararak sürekli bir iletişim ve tanıma kültürüne dönüştürüyor. Gerçek zamanlı geri bildirim, davranışsal içgörü ve ölçülebilir performans göstergeleri sunan sistem, kurum kültürünü destekleyen bir dijital altyapı olarak değerlendirildi. ATD BEST Awards ile küresel listede Eksim Holding’in uluslararası alandaki bir diğer başarısı ise çalışan eğitimleri ve yetenek gelişimi alanında dünyanın önde gelen kurumlarından ABD merkezli Association for Talent Development (ATD) BEST Awards’ta ‘BEST’ ödülüne layık görülmesi oldu. Ödül kapsamında şirketlerin, organizasyon genelindeki öğrenme ve gelişim stratejileri bütüncül şekilde değerlendirildi. Bu kapsamda Eksim Akademi, kurum genelindeki öğrenme ve gelişim sistemi değerlendirmesi ile büyük ödüle layık görüldü. “İnsan odaklı stratejimizin uluslararası tescili” Kazandıkları ödüllerin, insanı ve sürekli gelişimi esas alan yenilikçi İK yaklaşımlarının bir sonucu olduğunu belirten Eksim Holding İnsan Kaynakları Direktörü Mehmet Fatih Korkut, şunları söyledi: “2026 yılına insan kaynakları alanında uluslararası öneme sahip ödüllerle başlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu ödüller Holding bünyesinde hayata geçirdiğimiz insan kaynakları uygulamalarımızın başarısını da dünya çapında tescilliyor. Çalışan deneyimini güçlendiren, şeffaf, dijital ve ölçülebilir uygulamalarımızla çalışanlarımız için değer yaratmaya devam edeceğiz.” Eksim Holding, insan kaynağını stratejik bir değer olarak konumlandıran yaklaşımını sürdürürken, insan ve organizasyon gelişimini odağına alan çalışmalarına devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kütahya Porselen, Ambiente 2026’da Yeni Koleksiyonlarını Tanıttı Haber

Kütahya Porselen, Ambiente 2026’da Yeni Koleksiyonlarını Tanıttı

Fuar süresince 70’ten fazla ülkeden 200’ü aşkın ticari müşteriyle birebir temas kuran Kütahya Porselen, sürdürülebilirlik odağında geliştirdiği Green Route kategorisinde yer alan ve yüzde 75 geri dönüştürülmüş malzemelerle tasarlanan Tilop Koleksiyonu’yla dikkat çekti. Kütahya Porselen’den Yenilikçi Koleksiyonlar 6–10 Şubat tarihleri arasında dünyaca ünlü markaların yer aldığı fuarda, 345 m²’lik Home ve 240 m²’lik Horeca standı olmak üzere toplam 585 m² alanda katılımcılarını ağırlayan Kütahya Porselen, ev ve horeca sektörlerine yönelik güçlü ve geniş ürün yelpazesini uluslararası ziyaretçilerle buluşturdu. Kütahya Porselen, yeni Dijital Koleksiyonu’nda yer alan Mystic Edge, Lume, Riva ve Bloom Garden ürünlerinin yanı sıra reaktif sır eknolojisiyle geliştirdiği yeni Reaktif Koleksiyonu’nda yer alan Eterea Nuance ve VForm ürünlerini de fuarda ilk kez tanıttı. Kütahya Porselen’in fuar için özel olarak kurgulanan stant tasarımı ise farklı koleksiyonları güçlü bir görsel anlatı altında bir araya getirerek fuarın dikkat çeken alanlarından biri oldu. “Teknolojiyi Tasarımın Merkezine Alıyoruz” Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Dr. Tanzer Polat Yılmaz, fuara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: Ambiente, dünyanın en önemli porselen üreticilerinin yer aldığı, sektörümüz açısından son derece kritik bir uluslararası organizasyon. 2026 yılında fuarda sürdürülebilir üretim anlayışı, fonksiyonel estetik ve hikâye anlatımı tasarımın merkezinde yer aldı. Bu yaklaşım, sektörün yalnızca estetik değil; çevresel sorumluluk ve kullanım verimliliği odağında da yeniden şekillendiğini gösterdi. Kütahya Porselen olarak fuarda, ev grubuna ve profesyonel kullanıma yönelik ürünlerimizi iki ayrı stantta ziyaretçilerimizi ağırladık. Koleksiyonlarımızı; farklı coğrafyaların estetik beklentilerine uyum sağlayan, aynı zamanda küresel kalite standartlarında süreklilik sunan bir perspektifle kurguladık. Fine dining segmentine yönelik tasarımlarımızı, profesyonel kullanıma uygun yüksek dayanıklılığa sahip ürünlerle birlikte sunarak hem estetik hem performans odağımızı ortaya koyduk. Bu yapı; esnek üretim gücümüzü, güçlü tasarım altyapımızı ve teknolojiyi tasarımın merkezine alan yaklaşımımızı net biçimde yansıttı. Bu tür uluslararası platformlarda markamızı ve ülkemizi en iyi şekilde temsil ederek rekabet gücümüzü pekiştirmeyi ve global pazarlardaki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Kütahya Porselen, yenilikçi tasarım anlayışı ve üretim gücüyle uluslararası pazarlardaki büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.