Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yenilikçi Çözümler

Kapsül Haber Ajansı - Yenilikçi Çözümler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yenilikçi Çözümler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TSKB'den Kalkınma Odağında Yaklaşık 2 Milyar ABD Doları Uzun Vadeli Kredi Haber

TSKB'den Kalkınma Odağında Yaklaşık 2 Milyar ABD Doları Uzun Vadeli Kredi

Aynı dönemde, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması için sağladığı uzun vadeli nakdi finansman desteği yaklaşık 2 milyar ABD dolarına ulaşan banka, kurdan arındırılmış bazda %11,2 büyüme sağlayarak kredi portföyü büyüklüğünü 235,9 milyar TL’ye çıkardı. TSKB bu dönemde, %29,3 oranında özkaynak kârlılığı elde etti. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “Bankamızın 75. yaşını kutladığımız 2025 yılını, ülkemizin çok yönlü kalkınma hedefleri ve sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda belirlediğimiz hedeflerle uyumlu, sektörümüzden ayrışan güçlü bir performansla tamamlamayı başardık. 2026 yılında da ülkemizin etki odaklı kalkınması için değer yaratma stratejimizi sürdüreceğiz” dedi. Türkiye’nin ilk özel sermayeli kalkınma ve yatırım bankası TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Konsolide olmayan finansal tablolara göre yıl genelinde Türkiye ekonomisine sağladığı uzun vadeli nakdi finansman desteği yaklaşık 2 milyar ABD doları seviyesine ulaşan TSKB’nin toplam aktif büyüklüğü 326,7 milyar TL olarak gerçekleşti. Kurdan arındırılmış bazda %11,2 oranında büyüyen TSKB’nin kredi portföyü 235,9 milyar TL seviyesine ulaştı. SKA bağlantılı kredilerin toplam krediler içindeki oranı %92 olarak gerçekleşirken, bu kredilerin yaklaşık %60’ı ise iklim ve çevre odaklı kredilerden oluştu. Kümüle net dönem kârı 11,4 milyar TL’ye ulaşan Banka, sürdürülebilir kârlılık performansıyla hali hazırda yasal yükümlülüklerin oldukça üzerinde olan sermaye yeterlilik oranlarını güçlü bir şekilde desteklemeyi sürdürdü. TSKB, 2025 yıl sonu itibarıyla %29,3 özkaynak kârlılığı ve %25,7 sermaye yeterlilik oranı elde etti. 1,8 milyar ABD doları ile 2025 yılında rekor seviyede kaynak sağlandı TSKB, 2025 yılı boyunca kaynak sağlama faaliyetleriyle toplamda 1,8 milyar ABD doları uluslararası finansman temin ederek güçlü likiditesini ve çeşitlendirilmiş kaynak yapısını destekledi. İlk dokuz ayda kalkınma finansmanı kurumları ile dört kredi anlaşmasına imza atan Banka, yılın son çeyreğinde Dünya Bankası Grubu üyesi Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) kısmi garantisi ve T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın karşı-garantisiyle toplam 300 milyon Euro tutarında kredi anlaşması imzaladı. Söz konusu kaynak ile Türkiye genelinde iklim direncinin gelişmesine yenilikçi bir şekilde katkıda bulunarak, firmaların iklim risklerine karşı daha dirençli ve rekabetçi bir yapıya kavuşmalarına yardımcı olarak Türkiye’nin genel uyum kapasitesini güçlendirecek uygulamaların desteklenmesi amaçlanıyor. Banka yılın son çeyreğinde ise KfW Kalkınma Bankası ile 250 milyon Euro tutarında iklim finansmanı anlaşması imzaladı. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde sağlanan iki kurum arasında uzun yıllara dayanan iş birliğini daha da güçlendiren bu kaynakla yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, iklim değişikliğine uyum, döngüsel ekonomi ve çevresel ürünler başta olmak üzere iklim temalı yatırımların finansmanı hedefleniyor. “Son üç yıldır kurdan arındırılmış bazda ortalama yaklaşık %10 seviyesinde kredi büyümesi elde eden Bankamız, 2026’da da sürdürülebilir kalkınma stratejisi yönünde kararlı adımlar atmaya devam edecek” TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, 2025 yıl sonu sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2025 yılını, ülkemizin etki odaklı kalkınması için değer yaratmak üzere belirlediğimiz hedeflerle uyumlu, iştiraklerimizle sinerji içinde ve sektörümüzden ayrışan güçlü bir performansla tamamlamayı başardık. Yıl boyunca 2 milyar ABD dolarına yakın sağladığımız uzun vadeli kredilerle ülkemizin ekonomik, çevresel, sosyal ve kültürel dönüşümünü önceliklendiren, kalıcı değer yaratan projelere odaklandık. 2030’a kadar iklim ve çevre odaklı SKA bağlantılı 4 milyar ABD doları tutarında finansman hedefimizin %43’ünü gerçekleştirdik. Aynı zamanda depremden etkilenen bölgelerdeki firmaların desteklenmesi ve kapsayıcılık temalarıyla sosyal etki finansmanına da devam ettik. Son üç yıldır kurdan arındırılmış bazda ortalama yaklaşık %10 seviyesinde kredi büyümesi elde eden Bankamız, 2026’da da sürdürülebilir kalkınma stratejisi yönünde kararlı adımlar atmaya devam edecek. 2024 yılında hayata geçirdiğimiz, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde Dünya Bankası’ndan temin edilen kaynakla kurulan, Türkiye’de ve dünyada ilk olan, ana yatırımcısı olduğumuz, emisyon salımı azaltım ve kapsayıcı dönüşüm odaklı girişim sermayesi Türkiye Yeşil Fonu’nun ilk yatırımını 2025 yılında gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu yaşadık. 2026 yılında yeni yatırımlara imza atmak üzere azimli bir şekilde proje değerlendirmelerine devam ediyoruz. Ayrıca, danışmanlık ve yatırım bankacılığı hizmetimizle de müşterilerimizin dönüşüm yolculuklarına eşlik etmeyi, paydaşlarımıza yenilikçi çözümler sunmayı ve ülkemizin sürdürülebilir geleceği için çok yönlü değer yaratmayı sürdüreceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Hava Gücü TEKNOFEST’te Şekilleniyor Haber

Geleceğin Hava Gücü TEKNOFEST’te Şekilleniyor

Hem sivil hem de askeri alanlarda her geçen gün daha fazla önem kazanan sürü teknolojileri; afet yönetiminden arama kurtarmaya, çevresel gözlemden savunma uygulamalarına kadar geniş bir kullanım alanına sahip. Bu alandaki yazılım, algoritma ve otonom sistem geliştirme yetkinliklerini artırmayı hedefleyen yarışma, genç mühendis adaylarını geleceğin hava sistemlerini tasarlamaya davet ediyor. TEKNOFEST Sürü İHA Yarışması kapsamında takımlar, en az üç insansız hava aracından oluşan bir sürüyü tamamen otonom ve yarı otonom görev senaryoları altında başarıyla yönetmekle yükümlü olacak. Yarışmada her bir İHA’nın merkezi bir komuta bağlı kalmadan, kendi algılamaları ve sürü içi etkileşimleri doğrultusunda karar verebilme yeteneği ön plana çıkıyor. Gerçek zamanlı algılama, koordineli hareket kabiliyeti, sürü zekası ve dağıtık kontrol yaklaşımları gibi ileri seviye teknolojilerin ölçüleceği yarışma, geliştirilen yazılım ve algoritmaların gerçek saha koşullarındaki performansını ortaya koymayı amaçlıyor. Böylece yalnızca teorik değil, pratik açıdan da güçlü sistemlerin geliştirilmesi teşvik ediliyor. Sürü İHA Teknolojileri Geleceğin Hava Sistemlerini Şekillendiriyor Günlük yaşamdan savunma stratejilerine kadar geniş bir etki alanına sahip olan sürü İHA sistemleri; geniş alanların eş zamanlı taranması, karmaşık görevlerin koordineli biçimde yerine getirilmesi ve insan müdahalesine duyulan ihtiyacın azaltılması gibi avantajlarıyla öne çıkıyor. Yarışma, bu alanda geliştirilecek özgün çözümlerle Türkiye’nin teknoloji ekosistemine katkı sağlamayı ve genç yetenekleri sürü sistemleri konusunda uzmanlaşmaya teşvik etmeyi hedefliyor. TEKNOFEST atmosferinde projelerini sergileme fırsatı yakalayacak takımlar, aynı zamanda alanında uzman mühendisler ve sektör temsilcileriyle bir araya gelerek önemli bir deneyim kazanacak. Üniversiteliler ve Mezunlar Takım Halinde Katılabiliyor Yarışmaya Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören tüm üniversite öğrencileri ile mezunlar katılabiliyor. Lisans, ön lisans, yüksek lisans, doktora ve açık öğretim öğrencilerine açık olan yarışmada takımlar en az üç, en fazla on kişiden oluşuyor. Disiplinler arası ekiplerin bir araya gelerek geliştireceği projeler, otonom sistemler alanında yenilikçi yaklaşımların önünü açmayı hedefliyor. Toplam 750 Bin TL Ödül! Yarışmada dereceye giren takımları büyük ödüller bekliyor. Birincilik ödülü 300 bin TL, ikincilik ödülü 250 bin TL, üçüncülük ödülü ise 200 bin TL olarak belirlendi. Maddi ödüllerin yanı sıra katılımcılar, geliştirdikleri projeleri ileri seviyeye taşıyabilecekleri güçlü bir teknik deneyim ve görünürlük de kazanmış olacak. TEKNOFEST 2026 Sürü İHA Yarışması’nda yer almak, sürü zekâsı ve otonom sistemler alanında yetkinlik kazanmak ve geleceğin hava teknolojilerinin geliştirilmesine katkı sunmak isteyen takımlar için başvurular 20 Şubat ‘a kadar devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Schneider Electric, Schneider StarCharge Fast 720 ile Yüksek Güçlü, Yüksek Verimli EV Şarjında Yeni Bir Dönemi Başlatıyor Haber

Schneider Electric, Schneider StarCharge Fast 720 ile Yüksek Güçlü, Yüksek Verimli EV Şarjında Yeni Bir Dönemi Başlatıyor

2025’in ilk dokuz ayında AB’deki yeni otomobil tescillerinin %16’sı elektrikli oldu. Bu durum, AB’nin 2035 benzinli ve dizel motor yasağına yaklaşırken kaydettiği ilerlemeyi net biçimde ortaya koyuyor. Schneider Electric, şarj cihazları, gelişmiş yazılım ve altyapıyı kapsayan; orta gerilim ve alçak gerilim (MV/LV) panolarının yanı sıra enerji depolama sistemlerini de içeren kapsamlı, yenilikçi çözümler sunarak bu elektrifikasyon geçişini destekliyor. Yüksek Güç, Yüksek Verimlilik 720 kW’a kadar güç sağlayan Schneider StarCharge Fast 720, enerjiyi dinamik olarak ileterek aynı anda 12 araca kadar şarj imkânı sunar. Schneider Electric’in gelişmiş yük yönetimi sayesinde sistem, şarj kapasitesini gerçek zamanlı araç talebine göre –elektrikli kamyonlar, elektrikli otobüsler veya binek otomobiller için– tahsis eder; verimliliği artırır ve sürücülerin yolculuklarına zamanında devam edebilmeleri için uygun seviyede şarj almalarına yardımcı olur. Sektör standartlarının üzerinde, %97’lik verimlilik oranına sahip Schneider StarCharge Fast 720, çok yüksek bir verim sunarken kullanıcılar yerden tasarruf sağlayan bir tasarımdan faydalanır. 600A’ya yükseltilebilen 380A nominal çıkışıyla Schneider StarCharge 720, altyapının en yoğun ihtiyaçlarını karşılamak üzere yüksek çıkış gücü sağlar. Maksimum Esneklik için Merkezi Olmayan Mimari Schneider StarCharge 720; 360 kW’tan 720 kW’a uzanan bir mimariyle esneklik, verimlilik ve altyapı ihtiyaçlarını karşılama konusundaki kararlılığa örnek teşkil eder. Bu esneklik, şarj noktası operatörlerinin değişen ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayarak taşımacılıkta elektrifikasyona geçişi daha verimli hâle getirir. Schneider StarCharge Fast 720, tamamen merkezi olmayan bir mimariye de sahiptir. Güç dönüşümü ve kontrol dâhil tüm bileşenler, tek bir entegre kabin içinde yer alır. Bu tek kabinli, entegre tasarım, şebeke bağlantılarını azaltır, kurulum ve bakımı basitleştirir, dağıtıcı üniteler arasında dinamik yük dengelemesini mümkün kılar ve ihtiyaçlar geliştikçe ölçeklenebilirlik sağlar. Gürültü oluşturan unsurların güç kabininde toplanması sayesinde EV sürücüleri için daha sessiz bir deneyim de yaratır. Bu merkezi olmayan yaklaşım, saha sahiplerinin, güç kabininin 80 metrelik yarıçapı içinde herhangi bir yere iki çıkışlı altı adede kadar dağıtıcı ünite yerleştirmesine olanak tanır; böylece aynı anda 12 araca kadar şarj sağlanabilir. Sonuç, kompakt bir alan kullanımı ve şarj altyapısı yerleşiminde benzersiz bir esneklik olup, her sahaya uygun yıldız konfigürasyonlarına imkân verir. Maksimum Çalışma Süresi için Kapsamlı Bakım Sağlam ve kuruluma uygun olan Schneider StarCharge Fast 720, hem operatörler hem de sürücüler için kullanım kolaylığına öncelik verir. Tüm yaşam döngüsü boyunca uçtan uca destek, maksimum çalışma süresi için bakımı kolaylaştırır. Kurulumdan kişiye özel bir bakım planına kadar; 7/24 yardım hattı, hızlı yedek parça temini ve acil sevk dâhil olmak üzere operatörler kesinti riskinden uzak, gönül rahatlığıyla operasyonlarını sürdürebilir. Schneider Electric’in EcoStruxure Energy Asset Portal’ı üzerinden uzaktan izleme de maksimum çalışma süresinin sağlanmasına ve bakım maliyetlerinin azaltılmasına yardımcı olur. Gelişmiş denetim yetenekleri, onu güvenilir, esnek ve geleceğe hazır EV şarj altyapısı arayan işletmeler için ideal bir seçenek hâline getirir. Schneider eStar CEO’su Anthony Song şöyle dedi: “Taşımacılık sektöründe artan eMobilite talebini karşılamak için esnek, akıllı, araç parklarına uyum sağlayabilen ve tüm araç türleri için verimli bir şarj altyapısı inşa etmek kritik öneme sahip olacak. Merkezi olmayan mimarisi, yüksek güç çıkışı ve sektör lideri verimliliğiyle, müşterilerimizin tüm yol kullanıcıları için bugün ve yarının ihtiyaçlarını karşılayan ölçeklenebilir bir şarj ağı çözümü kurmalarını mümkün kılıyoruz.” Schneider Electric e-Mobility Direktörü Hakan Kurtulmuş ‘‘Uydu tipi olarak adlandırılan bu sistemlerin, önümüzdeki dönemde pazara yön vereceğine inanıyoruz. Ankara Taymek Dinlenme Tesisleri’nde, Türkiye’nin hava-hava soğutmalı ilk 720 kW gücündeki ürünümüzün kurulumunu başarıyla tamamladık ve bu alanda bir ilke imza atmanın gururunu yaşıyoruz. Schneider eStar ailesi olarak, DC şarj çözümlerinde Türkiye pazarındaki liderliğimizin getirdiği sorumlulukla, şarj ekosistemine yönelik yatırımlarımızı kararlılıkla artırmaya devam edeceğiz.’’ dedi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HEKTAŞ’tan sürdürülebilirlikte tarihi başarı Haber

HEKTAŞ’tan sürdürülebilirlikte tarihi başarı

Yenilikçi çözümler sunma vizyonu doğrultusunda yürüttüğü Ar-Ge çalışmalarıyla Türkiye’de tarım sektöründe öncü rol üstlenen HEKTAŞ, sürdürülebilirlik yaklaşımıyla da fark yaratan bir performans sergiliyor. Çevreye duyarlı, yenilikçi ve sorumlu üretim anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren HEKTAŞ, Londra Borsası Grubu (LSEG) tarafından gerçekleştirilen ESG (çevresel, sosyal ve yönetişim) sürdürülebilirlik derecelendirmesinde tarım kimyasalları sektöründe dünyada ikinci sırada yer aldı. Söz konusu başarısıyla Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne giriş için gerekli kriterleri yerine getiren HEKTAŞ, sektöründe endekse dâhil olan ilk şirket oldu. Tarım sektöründe sürdürülebilirliğin öncüsü olma vizyonuyla hareket ettiklerini vurgulayan HEKTAŞ Genel Müdürü Enis Emre Terzi, “Güçlü bir sürdürülebilirlik kültürüne sahip olan HEKTAŞ olarak; kaynaklarımızı verimli kullanıyor, düşük karbon ayak izi bırakıyor ve gelecek nesillere karşı sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Bu yaklaşımı yalnızca bir hedef olarak değil, aynı zamanda kurumsal kimliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz” diye konuştu. Dünya devlerini geride bıraktı Günümüzde yatırımcıların bir şirkete yatırım kararı vermeden önce sürdürülebilirlik düzeyini, uluslararası kabul görmüş ESG sürdürülebilirlik endekslerindeki performans ve skorlar üzerinden değerlendirdiğini dile getiren Terzi, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Londra Borsası Grubu tarafından gerçekleştirilen ESG sürdürülebilirlik derecelendirmesinde, tarım kimyasalları kategorisinde 78 puan ile ikinci sırada yer alarak çok değerli bir başarı elde ettik. Sektörümüzün uluslararası arenadaki en güçlü oyuncularını geride bıraktığımız bu derece; şirketimizin çevresel ve sosyal sorumluluk kriterlerini en üst düzeyde yerine getirdiğini, uluslararası yatırımcılar ve paydaşlar nezdinde güvenilir bir aktör olarak konumlandığını gösteriyor. Doğaya duyduğumuz saygının, sürdürülebilir üretim için gösterdiğimiz yenilikçi çabaların ve tüm ekibimizin ortak vizyonla hareket etmesinin yansıması olan bu başarıyı, sürdürülebilirlik yolculuğumuzda yeni bir dönüm noktası olarak görüyoruz.” Sektöründe bir ilke imza attı LSEG tarafından gerçekleştirilen ESG sürdürülebilirlik derecelendirmesinde elde ettikleri yüksek puanlarla Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne giriş için gerekli tüm kriterleri fazlasıyla karşıladıklarını söyleyen Terzi, “Puanlarımızın açıklanmasının ardından Borsa İstanbul ile iletişime geçerek, İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne giriş sürecini başlattık. Borsa İstanbul tarafından yapılan değerlendirmelerin ardından tarım kimya sektöründe Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne giren ilk şirket olduk” dedi. Sürdürülebilirliği işinin merkezine alıyor Sürdürülebilirlik alanında önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini de paylaşan Enis Emre Terzi, “2026 yılı sonrası için ürün gruplarımızın karbon salınım miktarlarını hesaplayarak ürünlerimizin karbon ayak izini hesaplamayı, çiftçilerimizin atık yönetimi konusunda farkındalıklarını artırmayı, sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi konusunda iyileştirmeler yapmayı planlıyoruz. HEKTAŞ olarak, sürdürülebilirliği işimizin merkezine alarak ülkemiz ve sektörümüz için değer yaratmaya kararlılıkla devam edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mars Logistics Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Manifestosu’nu Yayınladı Haber

Mars Logistics Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Manifestosu’nu Yayınladı

Farklılıkların bir arada güç yarattığına inanan bir şirket kültürüyle, herkesin eşit fırsatlara sahip olduğu, sesinin duyulduğu ve değer gördüğü bir iş ortamı yaratmayı hedefleyen Mars Logistics, lojistik sektöründe eşitlikçi, adil ve kapsayıcı bir çalışma kültürünün öncülerinden olmayı hedefliyor. 2021 yılında hayata geçirilen ve toplumsal cinsiyet eşitliğini konu alan Eşitliğin Cinsiyeti Yoktur projesi ile lojistik sektöründe kalıpların dışına çıkarak kadın tır sürücüleri dahil olmak üzere şirketin genelinde kadın istihdamını stratejik planına da ekleyerek artıran, şirket içinde ve şirket dışında farkındalık çalışmaları yürüten Mars Logistics, Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık alanındaki çalışmaları da odağına aldı. Şirket, bu başlıktaki çalışmalarını genişletmek ve daha sistematik hale getirmek üzere bir çalışma grubu kurdu ve farklılıkların tüm boyutlarını kapsayan bir vizyonla yola çıkarak bir manifesto yayınladı. Manifestoda; çalışanların kimliklerinden bağımsız olarak gelişim ve yükselme imkanlarına erişmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğinin desteklenmesi, kadınların liderlik pozisyonlarına katılımının artırılması ve sektörde kadın temsilinin güçlendirilmesinin yanı sıra; farklı yaş gruplarının, engelli bireylerin, farklı kültürel ve sosyal kimliklerin eşit şekilde temsil edilmesi ve karar alma süreçlerine dahil edilmesi ile herkes için erişilebilir bir çalışma ortamı sağlanması konularına vurgu yapıldı. Mars Logistics ÇEK Lideri Tuğçe Şahin, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Başarıyı yalnızca iş sonuçlarıyla değil, birlikte yarattığımız kapsayıcı kültürle de ölçüyoruz. Çeşitliliği ilerlememizin itici gücü olarak görüyor, farklı bakış açılarını karar süreçlerimize dahil ederek daha adil ve yenilikçi çözümler üretiyoruz. Çünkü biliyoruz ki Mars Logistics’te herkes için yer var.” Mars Logistics’in yayınladığı Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Manifestosu’nun tam hali şu şekilde: Mars Logistics olarak farklılıklarımızın gücümüze güç kattığına inanıyoruz ve herkesin eşit fırsatlara sahip olduğu, sesinin duyulduğu ve değer gördüğü kapsayıcı bir çalışma kültürü oluşturmayı benimsiyoruz. Kim olduğumuzdan çok ne başardığımız önemlidir; ırk, cinsiyet, yaş, din ya da engellilik durumuna bakmaksızın herkesin gelişim ve yükselme imkanlarına erişmesini sağlıyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin, adil ve kapsayıcı bir iş ortamının temeli olduğuna inanıyoruz ve kadınların liderlik pozisyonlarına erişimini destekliyor, sektörde kadın temsilini artırmayı hedefliyoruz. Farklı bakış açılarını karar süreçlerine dahil ederek yenilikçi ve adil çözümler üretiyoruz. Çeşitliliği ilerlememizin itici gücü olarak görüyor, herkesin sesini duyurabildiği bir ortam yaratıyoruz. Tedarik zincirimiz ve iş ortaklarımızla bu değerleri paylaşarak birlikte ilerliyoruz. Mars Logistics, farklılıkların zenginlik olduğu, herkesin kendini ait hissedeceği bir yer olmaya devam edecek. Çünkü biz biliyoruz ki Mars Logistics’te herkes için yer var. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA’dan Trendyol’da  Masrafsız Online Alışveriş Kredisi Haber

Garanti BBVA’dan Trendyol’da Masrafsız Online Alışveriş Kredisi

Garanti BBVA, Türkiye’nin lider e-ticaret platformu Trendyol ile gerçekleştirdiği iş birliği sayesinde müşterilerine alışverişlerini çok daha kolay, hızlı ve avantajlı şekilde tamamlama imkânı sunuyor. Trendyol kullanıcıları artık sepetlerindeki ürünler için Garanti BBVA’nın tamamen dijital ve masrafsız Online Alışveriş Kredisi’nden yararlanabilecek. Müşteriler, ödeme adımında Garanti BBVA Alışveriş Kredisi’ni seçerek dosya masrafı ya da hayat sigortası ödemeden, dakikalar içinde başvurularını tamamlayabilecek. Onaylanan krediler anında kullanıma sunulurken, tüketiciler yasal vade koşullarına göre kendi bütçelerini belirleyerek alışverişlerini ertelemeden gerçekleştirebilecek. Garanti BBVA Tüketici Finansmanı Direktörü Koray Öztopçu, iş birliğiyle ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Garanti BBVA olarak müşterilerimize her an ve her yerde finansmana erişim kolaylığı sağlamak için yenilikçi çözümler sunuyoruz. Trendyol ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği sayesinde milyonlarca kullanıcı, tamamen dijital ve masrafsız alışveriş kredisi deneyimiyle tanışacak. Bu çözümün, geniş kitleler, özellikle de gençler tarafından hızla benimseneceğine ve alışveriş alışkanlıklarına değer katacağına inanıyoruz.” Türkiye’de online alışveriş deneyimine yeni bir boyut kazandıran bu iş birliği ile Garanti BBVA ve Trendyol, müşterilerine hızlı, güvenli ve kullanıcı dostu bir ödeme seçeneği sunmayı hedefliyor.

Ülker, “2050 Net Sıfır” Hedefine Emin Adımlarla İlerliyor     Haber

Ülker, “2050 Net Sıfır” Hedefine Emin Adımlarla İlerliyor   

Türkiye’nin lider gıda şirketi Ülker, sürdürülebilirlik vizyonu kapsamında yürüttüğü çevresel, ekonomik ve sosyal dönüşüme katkı sunan çalışmalarıyla “2050 Net Sıfır” hedefine kararlılıkla ilerliyor. Sürdürülebilirliğin dünyanın geleceğine yön veren, ülkemizin kalkınmasını ve toplumun refahını doğrudan etkileyen kritik bir konu olduğunu belirten Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, bu alanda başarının ortak sorumluluk almakla mümkün olduğunu söyledi. Kaynakları koruyarak, israfı önleyerek, uzun vadeli düşünerek büyümeyi hedeflediklerini dile getiren Kölükfakı, “2050, yalnızca bir tarih değil; çocuklarımıza bırakacağımız dünyanın şekilleneceği kritik bir eşik. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, 2050’de artan nüfus ve iklim olayları nedeniyle gıda üretiminin %70 artırılması gerekiyor. İklim kriziyle mücadelede gıda sektörünün; sahip olduğu önemli değişim ve uyum potansiyeline rağmen, bundan en çok etkilenecek sektörler arasında yer aldığının farkındayız. Bu tablo da sürdürülebilirliğin bir tercih değil, zorunluluk olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı. “Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı temel alıyoruz” “Kurucumuz Sabri Ülker’den miras kalan unun gramını, suyun damlasını, emeğin değerini koruyan ‘İsrafsız Şirket’ kültürü, 1944’ten bu yana DNA’mızda yer alıyor” diyen Özgür Kölükfakı, sürdürülebilirlik çalışmalarının izlenebilir ve denetlenebilir olması için Birleşmiş Milletler’in 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını (SKA) temel aldıklarını vurguladı. Kölükfakı, “Çalışmalarımızla bu 17 amaçtan 11’ine hizmet ediyoruz. Sürdürülebilirlik stratejimizi Dünyamız, Değer Zinciri, Çalışanlar ve Toplum başlıkları altında topladık. Uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerimizi açıkladığımız 2014’ten bu yana karbon salım artışı olmadan büyüyen, birim başına su tüketimimizi yüzde 42,2 azaltmış, ham maddelerin yüzde 99,5’ini bitmiş ürüne dönüştüren bir şirketiz” değerlendirmesinde bulundu. Plastik ambalajlarımız yıl sonunda %100 geri dönüştürülebilir olacak Bugün itibarıyla plastik ambalajlarının %99’undan fazlasını geri dönüştürülebilir, tekrar kullanılabilir veya kompostlanabilir hale getirdiklerini kaydeden Özgür Kölükfakı, “ Hedefimiz %100’dü. Sene sonunda bunu yakalayacağız. Bu sayede ambalaj kullanımı kaynaklı emisyonlarımızı düşüreceğiz. Üretimden tedarik zincirine, Ar-Ge’den ambalaja, inovasyondan dijital dönüşüme kadar her alanda sürdürülebilirliği işimizin merkezine koyuyoruz. İşimizin devamlılığını sağlamak ve iklim değişikliğinin operasyonlarımız üzerindeki etkisini azaltmak için hayata geçirdiğimiz onarıcı ve sürdürülebilir tarım uygulamalarında teknolojiyi etkin kullanıyoruz. Bu projelerle çevresel ve sosyal etkimizi bütüncül bir yaklaşımla yönetiyor, çiftçilerimizin refahını artırmak, teknoloji ve yeni metotlarla ilgili bilgi seviyesini yukarı taşımak için birlikte çalışıyoruz” diye konuştu. “Çalışmalarımızla uluslararası seviyede takdir görüyoruz” Ülker’in çalışmalarının uluslararası platformlarda da takdir gördüğünü dile getiren Kölükfakı sözlerine şöyle devam etti: “Sürdürülebilirlik çatısı altında yaptıklarımızla Standard&Poor’s Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde üst üste 5 kez yer almamız, London Stock Exchange Group (LSEG) sürdürülebilirlik endeksinde kategorimizde dünya birincisi* olmamız doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Sürdürülebilirlik her zaman işimizin merkezinde olacak. İsrafsız şirket kültürümüzle, çevreye ve insana saygılı üretim anlayışımızla, her lokmada mutluluk vererek, daha yaşanabilir bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz. Toplumsal etkimizi genişlettiğimiz, performansımızla kimseyi beklemeden dünyamızın yarınları için ürettiğimiz bir geleceğe hazırlanıyoruz. Hedefimiz 2050 Net Sıfır şirket olmak. “Sürdürülebilir tarımı destekliyoruz” Ülker Operasyonel Mükemmellik, ISG, Kalite ve Sürdürülebilirlik Başkan Yardımcısı Süheyl Aybar da 2014’te koydukları uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerine ilerlerken öncü uygulamalara imza attıklarını söyledi. Aybar, buğday, fındık, kakao gibi tarımsal ham maddelerin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak projeler geliştirdiklerine işaret ederek, şu bilgileri aktardı: “Sürdürülebilir buğday tarımına destek olmak için Onarıcı Tarım, yeni buğday türleri ıslahı ve buğdayın tarlada mineraller bakımında zenginleştirilmesini sağlayan Biyofortifikasyon projelerini sürdürüyoruz. “Fındıktan Fazlası” projemize fındıkta iyi tarım uygulamaları eğitimleri, toprak analizleri, mikrobiyal gübre ve fidan temini, zararlılarla mücadeleyi kapsayacak şekilde devam ediyoruz. Kakaodan Fazlası projesiyle ise kakao tedarik zincirinde iklim değişikliğinin oluşturduğu çevresel etkileri azaltmaya ve projenin, iş birliği içinde olduğumuz çiftçiler üzerindeki sosyal etkisini artırmaya odaklanıyoruz. Sürdürülebilirlik bizim için bütüncül bir bakış açısı. Bu bakış açısıyla 2014’te açıkladığımız sürdürülebilirlik hedeflerimizde önemli sonuçlar elde ettik: 2024’te Türkiye fabrikalarımızda elektrik tüketimimizin tamamını yenilenebilir** kaynaklardan sağladık. Böylece 101 bin ton sera gazı salımını engelledik. Plastik kullanımını 140 ton, kâğıt kullanımını 220 ton düşürdük; lojistikte Yeşil Rota projemizle 4.849 ton karbon salımını önledik.” “Orta vade hedefimiz 2030” 2030’a kadar tüm fabrikalarında olduğu gibi depolarında da elektrik tüketiminin %100’ünü yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamayı hedeflediklerine dikkat çeken Süheyl Aybar, konuşmasına şöyle devam etti: ”Lojistik kaynaklı karbon salımını 2019’a kıyasla %30 azaltmak, birim su tüketimini 2014’e kıyasla %45 düşürerek 250 bin metreküp su ve atık suyu geri kazanmak, gıdadaki net kayıpları %0,5’in altına düşürmek, 2030’a kadar onarıcı tarım uygulamalarını 10 bin dekar alana çıkarmak gibi hedeflerimiz var.2050 yolunda ise elektrikli fırın dönüşümleri, yeşil enerji yatırımları, karbon yakalama teknolojileri ve ürünlerimizin nakliyesinde kullandığımız elektrikli araçlar gibi yenilikçi çözümler üzerinde çalışıyoruz. 2050 Net Sıfır hedefimize ulaşmak için, %90’lık emisyon azaltımına ulaştıktan sonra, kalan zorunlu emisyonları dengelemek için karbon kredileri ve yenilikçi teknolojilere yatırım yapacağız. Sürdürülebilirliği işimizin merkezinde tutarak daha yaşanabilir bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BİLGİ’li Öğrenciler, Antibiyotik Direncine Karşı Yenilikçi ve Doğal Bir Yöntem Geliştirdi Haber

BİLGİ’li Öğrenciler, Antibiyotik Direncine Karşı Yenilikçi ve Doğal Bir Yöntem Geliştirdi

Araştırmada sinir otu bitkisinin özütü kullanıldığında antibiyotiklerin etkinliğinin arttığı, yan etkilerinin ise azaldığı belirlendi. Projeye Ardahan Göle’de yaşayan anneanne Yıldız Özdemir’in yıllardır hayvanlarına sinir otu kullanarak uyguladığı geleneksel tedavi ilham oldu. Dünya genelinde artan antibiyotik direnci, modern tıbbı zor durumda bırakırken bilim insanlarını doğadan ilham alan yenilikçi çözümler geliştirmeye yönlendiriyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü öğrencileri Ayşegül Şahin ve Deniz Helin Polat, mezuniyet projeleri kapsamında TÜBİTAK desteğiyle yürüttükleri “Plantago Major Ekstraktı ve Vankomisinin Osteomyelit Tedavisinde Birlikte Kullanım Potansiyelinin Araştırılması” başlıklı çalışmalarıyla sinir otu bitkisinin antibiyotik direncine karşı doğal bir çözüm olabileceğini ortaya koydu. BİLGİ Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ali Deniz Dalgıç ve Dr. Öğr. Üyesi Sesil Çınar danışmanlığında yürütülen araştırmada, sinir otu bitkisinden elde edilen özütün, antibiyotik tedavisine destek olarak kullanılmasıyla antibakteriyel etkinin artırılması, ilaç dozunun düşürülmesi ve uzun süreli antibiyotik tedavisinin yan etkilerinin azaltılması amaçlandı. Araştırma sonuçları, sinir otunun osteomiyelit gibi tedavisi güç kemik enfeksiyonlarında yüksek doz antibiyotik kullanımına olan ihtiyacı azalttığını ve antibiyotiklere bağlı yan etkileri önemli ölçüde düşürdüğünü gösterdi. Yapılan deneylerde özellikle sinir otu özütünün kemik enfeksiyonuna yol açan bakterilerin çoğalmasını neredeyse tamamen durdurduğu gözlemlendi. Anneanne şifasından bilimsel keşif Projeye ilham veren hikâye, Deniz Helin Polat’ın Ardahan Göle’de yaşayan anneannesi Yıldız Özdemir’in yıllardır hayvanlarına uyguladığı geleneksel bir tedavi yöntemine dayanıyor. Hayvancılıkla uğraşan Özdemir, yaralanan büyükbaş hayvanların tedavisi için sinir otu bitkisini kaynatıp unla karıştırarak yaralara sürüyordu. Bu yöntemin, yaraların beklenenden çok daha hızlı iyileşmesini sağladığını gözlemleyen Polat, “Gelenekten gelen bu deneyimin, antibiyotik direncinin arttığı günümüzde yeni bir çözüm olabileceğini fark ettik. Böylece hem kültürel mirastan ilham alarak hem de modern biyoteknolojinin sunduğu imkânları kullanarak daha etkili ve güvenli bir tedavi geliştirmeyi hedefledik” dedi. ‘Doğa temelli antibakteriyel çözümler enfeksiyon tedavisinde kullanılacak’ Ayşegül Şahin ise, “Araştırmamız doğal kaynaklardan elde edilen bitkisel içeriklerle yüksek doz antibiyotik kullanımına duyulan ihtiyacın azaltılabileceğini gösteriyor. Doğa temelli antibakteriyel çözümlerin gelecekte enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde kritik bir rol oynayabileceğini düşünüyoruz” diye konuştu.

Golden Global Yatırım Bankası'dan Açık Bankacılık İle Tek Platformda Güçlü Finansal Erişim Haber

Golden Global Yatırım Bankası'dan Açık Bankacılık İle Tek Platformda Güçlü Finansal Erişim

Yeni dijital altyapı ile Hesap Bilgisi Hizmeti ile kullanıcılar, farklı bankalardaki hesap bilgilerini Golden Global Mobil ve İnternet Bankacılığı üzerinden güvenli bir şekilde görüntüleyebiliyor. Ödeme Başlatma Hizmeti ile onaylı üçüncü taraf uygulamalar aracılığıyla hızlı ve güvenli para transferi yapılabiliyor. Gerçek Zamanlı Veri Takibi özelliği sayesinde ise kullanıcılar, hesap bakiyeleri ve işlem geçmişlerini anlık olarak izleyebiliyor. Tüm bu hizmetler, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve ilgili düzenlemeler çerçevesinde, yalnızca müşterinin açık rızası alınarak yürütülüyor. Böylece Golden Global Yatırım Bankası, müşteri odaklı yaklaşımını güçlendirerek finansal erişimi herkes için daha güvenli, hızlı ve verimli hâle getiriyor. Golden Global Yatırım Bankası Dijital Bankacılık ve İş Geliştirme Müdürü Özge Eliri, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Golden Global Yatırım Bankası olarak dijitalleşmeyi sadece bir teknoloji yatırımı değil, müşteri deneyimini dönüştüren stratejik bir adım olarak görüyoruz. BKM'nin koordinasyonunda oluşturulan Açık Bankacılık standartlarıyla tam uyumlu sistemimiz kapsamında; Hesap Bilgisi, Ödeme Başlatma, Gerçek Zamanlı Veri Takibi ve Kullanıcı Onayı Yönetimi gibi hizmetleri devreye aldık. Amacımız, finansal teknolojilerin sunduğu olanakları tüm müşterilerimiz için erişilebilir hâle getirmek" diye konuştu. Golden Global Yatırım Bankası, dijital bankacılık ürün yelpazesini sürekli genişleterek müşterilerinin tüm finansal ihtiyaçlarını tek merkezden yönetebilmesine olanak sağlayan teknolojilere yatırım yapmaya ve sektörel gelişmeleri yakından takip ederek yenilikçi çözümler sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.