Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yenilikçilik

Kapsül Haber Ajansı - Yenilikçilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yenilikçilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sirena Yachts’ın Yeni Amiral Gemisi Sirena 118 Denize Kavuştu Haber

Sirena Yachts’ın Yeni Amiral Gemisi Sirena 118 Denize Kavuştu

Sirena Yachts filosunun zirvesini temsil eden Sirena 118, tersanenin daha büyük yat segmentindeki iddialı ve süregelen gelişimini gözler önüne seriyor. Yeni model; markanın verimlilik, yenilikçilik ve olağanüstü yaşam alanı sunma gibi temel felsefelerine sadık kalarak inşa edildi. Sirena 118'i ilk kez suda görmenin, Sirena Marine'deki herkes için son derece gurur verici bir an olduğunu belirten Sirena Marine CEO’su Çağın Genç, "Yeni amiral gemimiz, tüm ekibimizin uzmanlığını, işçiliğini ve vizyonunu en üst düzeyde sergiliyor. Bu lansman tersanemiz için büyük bir kilometre taşı ve bu eşsiz yatı Cannes Yachting Festival’de dünyaya tanıtmaktan büyük bir heyecan duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Yat mimarisini German Frers’in üstlendiği Sirena 118’in dış tasarımı tersane bünyesindeki ekip tarafından hayata geçirildi. 36 metrelik süper yat; markanın karakteristik dik pruvası ve verimli, tamamen GRP’den üretilmiş süratli deplasman gövdesine sahip. 300 GT’nin altında kalan Sirena 118, geniş iç hacimler ve son derece esnek üç güverteli bir yerleşim planı ile konforlu bir yaşam alanı sunuyor. Hollandalı tasarımcı Cor D. Rover’ın imza attığı iç mekan, çağdaş zarafeti kapsamlı özelleştirme olanaklarıyla birleştiriyor. Altı misafir kamarasının konumlandırılabildiği yerleşim planında yat sahiplerine benzersiz bir seçenek de sunuluyor: Ana güvertedeki master kamarayı, denize doğrudan erişim sağlayan özel alt güverte dinlenme alanıyla birleştiren iki katlı ‘loft’ tipi bir süit. Standart donanımında yer alan 3.100 HP gücündeki çift MAN V12 motoruyla 16 knot azami sürate ulaşan Sirena 118, konforlu ve uzun menzilli seyir vadediyor. Performansı daha da ileri taşımak isteyenler için sunulan 3.800 HP'lik motor seçeneğiyle ise süper yatın azami sürati 21 knot'a kadar çıkabiliyor. Sirena 118, suyla buluşmasının ardından son donatım işlemleri de tamamlanarak 8-13 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan 2026 Cannes Yachting Festival’deki ilk gösterimine doğru yola çıkacak. Sirena Yachts serisinin gelecek vizyonunun temsilcisi olan süper yat, ziyaretçileri markanın eşsiz lüks, yenilikçilik ve konfor anlayışını bizzat deneyimlemeye davet edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer Belediyesi Stratejik Planını Güncelliyor Haber

Nilüfer Belediyesi Stratejik Planını Güncelliyor

Nilüfer Belediyesi, 2025 – 2029 Stratejik Planı’nı yeniden ele alıyor. Değişen idari ve mali koşullara uyum sağlamak amacıyla başlatılan “2027 – 2029 Stratejik Plan Revizyon Çalıştayı”nın ilk ayağı Nilüfer Barış Meclisi’nde, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Belediye Başkan Yardımcıları ve birim müdürlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayın açılışında, planda revizyona gidilmesinin gerekçeleri ile önümüzdeki süreçte izlenecek yol haritasını içeren bir sunum yapıldı. Sunumun ardından katılımcılar; kentin ve kurumun geleceğini doğrudan ilgilendiren ana başlıkları masaya yatırdı. Çalıştay kapsamında yapılan anket çalışmasıyla, Nilüfer Belediyesi’nin mevcut durumu ve geleceğe yönelik potansiyeli değerlendirildi. Katılımcılar; “Güçlü Kurumsal Yapı ve Etkin Yönetişim”, “Sürdürülebilir, Dirençli ve Yaşanabilir Kent”, “Toplumsal Refah ve Sosyal Kapsayıcılık”, “Çevre ve Ekolojik Denge”, “Ekonomik ve Kırsal Kalkınma” ile “Teknoloji ve Yenilikçilik” olmak üzere 6 temel başlık altında kurumun güçlü ve zayıf yönlerini oylayarak belirledi. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “KAYNAKLARIMI EN DOĞRU VE VERİMLİ ŞEKİLDE KULLANACAĞIZ” Çalıştayda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, dinamik bir kent yapısına sahip olan Nilüfer’de ihtiyaçların da aynı hızla değiştiğine dikkat çekti. Göreve geldiklerinden bu yana Nilüfer’i daha dirençli, daha yaşanabilir ve mali yapısı daha güçlü bir kent haline getirmek için çalıştıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Değişen ekonomik şartlar ve kurumsal yapılanmamız, stratejik planımızı daha gerçekçi ve uygulanabilir hedeflerle güncellemeyi zorunlu kıldı. Bu revizyon çalışmasıyla amacımız, belediyemizin tüm kaynaklarını en doğru, en verimli ve tasarruflu şekilde halkımızın hizmetine sunmaktır. Ortak akılla, tüm çalışma arkadaşlarımızın katkısıyla Nilüfer’i geleceğe taşıyacak en doğru rotayı birlikte çizeceğiz” dedi. Çalıştayın ikinci kısmında ise Nilüfer Belediyesi Nikahevi’nde birim müdürleri ve belediye personelinin katılımıyla bir ortak akıl toplantısı düzenledi. Nilüfer Belediyesi’nin 2027 – 2029 Plan Revizyon Süreci takvimi, müdürlükler düzeyinde gerçekleştirilecek odak grup çalışmalarıyla devam edecek. Çalıştaylar ve teknik hazırlıkların tamamlanmasının ardından hazırlanan revize plan, Nilüfer Belediye Meclisi’nin onayına sunularak resmiyet kazanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne İki Ödül Birden Haber

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne İki Ödül Birden

İzmir Büyükşehir Belediyesi ESHOT Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen Telemetri Sistemi Projesi, Türkiye Kalite Derneği (KalDer) tarafından düzenlenen 26. Mükemmelliği Arayış Sempozyumu’nda “Kâr Amacı Gütmeyen Projeler” kategorisinde Altın Ödül kazandı. ESHOT teknik ekipleri tarafından geliştirilen sistem, bin 198 otobüsten alınan hız, konum, yakıt tüketimi, motor performansı ve arıza verileri dahil yaklaşık 150 farklı verinin anlık olarak izlenmesini sağlıyor. Bu veriler; bakım planlamasından sefer yönetimine, yakıt tasarrufundan hizmet kalitesinin artırılmasına kadar birçok alanda kurumsal karar alma süreçlerine rehberlik ediyor. Projenin en önemli çıktılarından biri olan Sürücü Karnesi Uygulaması, sürücü davranışlarının veri temelli ve objektif kriterlerle değerlendirilmesine imkan sağladı. Hız ihlali, hatalı hızlanma, tehlikeli viraj kullanımı, sert kalkış ve rölanti ihlali gibi göstergeler düzenli olarak analiz edilerek sürücülere yönelik eğitim programları oluşturuldu. Sonuçta hız ihlallerinde yüzde 89, hatalı hızlanmalarda yüzde 96,5, tehlikeli viraj davranışlarında yüzde 69, sert kalkışlarda yüzde 68 ve rölanti ihlallerinde yüzde 69 oranında iyileşme elde edildi. Yolcular için daha güvenli ve daha konforlu bir ulaşım hizmeti sunulmasına katkı sağlandı. Olası arızaların önceden tespit edilmesini sağlıyor Telemetri Sistemi aynı zamanda araçlardan gelen teknik verileri analiz ederek olası arızaların önceden tespit edilmesini sağlıyor. Erken uyarı mekanizmaları sayesinde bakım süreçleri daha etkin yürütülürken, operasyonel riskler azaltılıyor ve hizmet sürekliliği güçleniyor. Anlık GPS verileriyle desteklenen sistem, yolcu bilgilendirme hizmetlerinin ve saha yönetiminin daha verimli yürütülmesine de katkı sunuyor. Yenilikçi uygulamaların ulusal düzeyde takdir edildiğini ortaya koydu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın teknoloji, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı yönetim anlayışının önemli çıktılarından biri olarak değerlendirilen proje, KalDer’in bağımsız değerlendirme sürecinde yenilikçilik, kurumsal katkı, süreç yönetimi ve sürdürülebilirlik kriterlerinde yüksek başarı gösterdi. Kazanılan Altın Ödül, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin veriye dayalı yönetim anlayışının ve toplu ulaşımda hayata geçirdiği yenilikçi uygulamaların ulusal düzeyde takdir edildiğini ortaya koydu. Fırsat eşitliğini büyüten proje ödülle taçlandı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çocukların gelişimini desteklemek ve eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği Yuvamız İzmir Modeli ise Gümüş Ödül’e layık görüldü. İzmir genelinde 22 merkezde hizmet veren model, çocuklara sunduğu bütüncül gelişim yaklaşımıyla öne çıktı. KalDer İzmir Şubesi tarafından gerçekleştirilen Ege Bölgesi Yerel Kalite Ödülleri 2025-2026 değerlendirmesinde, “Eğitimde Kentsel Adaletin Güçlendirilmesi” ekibi, kâr amacı gütmeyen projeler kategorisinde Gümüş Ödül kazandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın “Eşit Başlangıç, Parlak Bir Gelecek” vizyonu doğrultusunda sürdürülen model, İzmir genelindeki 22 merkezde 36-66 ay arası çocuklara hizmet veriyor. Yuvamız İzmir Modeli, çocukların bilişsel, sosyal, duygusal ve fiziksel gelişimini desteklerken, fırsat eşitliğini güçlendiren uygulamalarıyla dikkat çekiyor. Kentsel adalet yaklaşımı ödül getirdi KalDer tarafından yapılan değerlendirmede proje; toplumsal faydası, sürdürülebilirliği, çocukların gelişimine sunduğu katkı ve hizmetlerin kentin farklı bölgelerine eşit biçimde ulaştırılmasına yönelik yaklaşımıyla öne çıktı. Kentsel adalet anlayışını merkeze alan çalışma, jüri tarafından Gümüş Ödül’e değer bulundu. Çocuklara, ailelere ve kente katkı Yuvamız İzmir Modeli yalnızca çocukların gelişim süreçlerine katkı sunmakla kalmıyor; ailelerin yaşam kalitesini artıran ve kadınların sosyal ve ekonomik yaşama katılımını destekleyen yönüyle de öne çıkıyor. Erken yaşlarda çocuklara sunulan nitelikli gelişim desteğinin, daha güçlü ve sürdürülebilir bir kent geleceğinin temelini oluşturduğu vurgulanıyor. 22 merkezde hizmet veriyor İzmir’in farklı ilçelerinde faaliyet gösteren Yuvamız İzmir merkezleri, 36-66 ay arası çocukların gelişimini destekleyen programlarıyla hizmet veriyor. Çocukların güvenli ve destekleyici ortamlarda büyümesini amaçlayan model, ailelerin ihtiyaçlarına da yanıt vererek fırsat eşitliğinin yaygınlaşmasına katkı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEB’den Kadın Liderliğindeki İşletmelere 50 Milyon Euro’luk Finansman Desteği Haber

TEB’den Kadın Liderliğindeki İşletmelere 50 Milyon Euro’luk Finansman Desteği

TEB, EBRD’nin kadın işletmelerin finansal ve finansal olmayan hizmetlere erişimini desteklemek için yürüttüğü Türkiye İş Dünyasında Kadınlar II (TurWIB II) Programı kapsamında sunulan 50 milyon Euro’luk finansmanı kadın girişimci ve işletme sahiplerine ulaştıracak. Finansmanın en az yüzde 70’i büyük iller dışında faaliyet gösteren işletmelere, yüzde 35’i de yeni müşterilere ayrılacak. EBRD TurWIB II Programı Türkiye’de kadın istihdamını ve girişimciliğini desteklemeyi, ekonomide cinsiyet eşitliğine katkı sağlamayı, finansal hizmetlerde kapsayıcılığı artırmayı ve sürdürülebilirliği güçlendirmeyi amaçlıyor. Türkiye’de kadın liderliğindeki işletmelere daha önce de bu programdan finansman sağlayan TEB, 50 milyon Euro tutarındaki yeni anlaşmayla programın Türkiye’de yaygınlaşmasına katkıda bulunurken, kendi müşteri portföyünü de genişleterek kadın girişimci ve işletme sahiplerinin finansmana erişimini güçlendirecek. Kredilerin en az yüzde 70’i büyük şehirler dışındaki işletmelere kullandırılacak TEB’in EBRD ile yaptığı anlaşma kapsamında sağlanan finansmanla kadın girişimci ve işletme sahiplerine uygun faizli ve taksitli kredi olanağı sunacaklarını belirten TEB Bireysel ve Özel Bankacılık Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Mendi şunları söyledi: “Ülkemizin sürdürülebilir kalkınmayı sağlayabilmesi için kadınların ekonomiye ve istihdama daha fazla katılması büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda kadın girişimciler ile işletme sahiplerinin sayılarının artması ve finansmana erişimlerinin desteklenmesi gerekiyor. Biz de TEB olarak uzun süredir bu konuda çalışmalar yapıyoruz. Sektörümüze öncülük ederek 2015 yılında başlattığımız Kadın Bankacılığı ile kadın girişimcilere ve işletme sahiplerine özel ürün ve hizmetler geliştiriyoruz. Kadınların ekonomideki potansiyellerini ortaya çıkarmalarını destekliyor, finansmana erişimlerini kolaylaştırmak için çaba gösteriyoruz. EBRD ile yürüttüğümüz TurWIB II Programı kapsamında 2023 yılında aldığımız ilk 50 milyon Euro krediyi ihtiyaç duyan işletmelere kullandırdık. Program çerçevesinde imzaladığımız yeni anlaşmayla, 50 milyon Euro tutarındaki yeni finansman kaynağını özellikle büyük şehirler dışında kalan, krediye erişimi daha zor olan kadın işletme sahiplerine ulaştıracağız. Kredilerin en az yüzde 70’ini İstanbul, Ankara ve İzmir dışında faaliyet gösteren işletmelere, yüzde 35’ini de yeni müşterilerimize kullandırmayı hedefliyoruz.” “TEB ile ortaklığımızı derinleştiriyoruz” EBRD Türkiye Başkan Vekili Oksana Yavorskaya ise şu değerlendirmeyi yaptı: “Kadınlara yönelik ekonomik fırsatları genişletmek Türkiye’nin uzun vadeli büyümesi açısından çok önemli. Bu yeni finansmanla TEB ile ortaklığımızı derinleştiriyoruz. Kadınların liderliğindeki daha fazla işletmenin, özellikle de büyük şehirler dışında kalan işletmelerin yatırım yapmak, yenilikçilik ve büyüme için ihtiyaç duydukları kaynaklara kavuşmalarını sağlıyoruz.” TEB Kadın Bankacılığı ile kadınların iş dünyasındaki varlığı güçleniyor TEB, Kadın Bankacılığı ile kadın girişimcilere ve işletme sahiplerine finansman desteği sunmanın yanı sıra kadınlara iş hayatının çeşitli alanlarında karşılaştıkları engelleri aşmaları için yol gösteriyor, yeni pazarlara ulaşmaları için iletişim ağı desteği veriyor, bilgi ve danışmanlık ihtiyaçlarını karşılıyor. Ekosistemin önde gelen paydaşlarıyla ortak çalışmalar yapan TEB, EBRD ile yaptığı anlaşmayla kadınların iş dünyasındaki varlığını güçlendirmek ve ekonomiye daha fazla dâhil olmalarına katkıda bulunmak için Kadın Bankacılığı kapsamında yaptığı çalışmaları daha da genişletmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mercedes-Benz’den Yeni VLE: Elektrikli Yolculukta Yeni Bir Dönem Haber

Mercedes-Benz’den Yeni VLE: Elektrikli Yolculukta Yeni Bir Dönem

Mercedes-Benz, tamamen elektrikli yeni modeli VLE ile van segmentine farklı bir bakış açısı getiriyor. Grand Limousine konforunu geniş ve esnek bir yaşam alanıyla birleştiren VLE, yolculuğu sadece bir ulaşım deneyimi olmaktan çıkararak keyifli ve çok yönlü bir yaşam alanına dönüştürüyor. Mercedes’in yeni Van Mimarisi üzerine geliştirilen model; geniş iç hacmi ve esnek oturma düzeniyle hem günlük kullanım hem de uzun yolculuklar için ideal bir çözüm sunuyor. Mercedes-Benz Group AG CEO’su Ola Källenius, VLE’yi “Öncü ruhumuzla şekillendirilen bu model, alan ve konfor kavramlarını yeniden tanımlıyor ve oyunun kurallarını değiştiren çok yönlülük ve yenilikçilik seviyesi ekliyor. Ayrıca, sunduğu 700 km'den fazla menzil ile de sınıfının lideri” olarak tanımlıyor. Sky View panoramik cam tavan iç mekâna doğal ışık katarken, ortam aydınlatması araç içinde sıcak ve davetkâr bir atmosfer oluşturuyor. Mercedes-Benz’in “Welcome home” yaklaşımını yansıtan iç tasarım ise araç içinde adeta bir lounge hissi sunuyor. VLE, yeni nesil dijital platformu ve yapay zekâ destekli MBUX bilgi-eğlence sistemi sayesinde yolculuğu daha akıllı ve kişisel bir deneyime dönüştürüyor; arka bölümdeki panoramik ekran ise aracı sinema, oyun veya mobil ofise çeviriyor. Tamamen elektrikli VLE, yüksek verimlilik ve 800 volt teknolojisi sayesinde sadece 15 dakikada 355 km menzil şarj edilebiliyor. Tam şarjla 700 kilometreden fazla yol alabilen araç, uzun yolculuklarda dahi kullanıcıya rahat ve kesintisiz bir deneyim sunuyor. Ferah iç mekân, panoramik cam tavan ve yapay zekâ destekli MBUX sistemiyle yolculuk deneyimini yeniden tanımlayan VLE, modern mobilitenin gereksinimlerini karşılayan yenilikçi bir çözüm olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Tasarımı Küresel Sahnedeki Gücünü Artırıyor Haber

Türk Tasarımı Küresel Sahnedeki Gücünü Artırıyor

70 yılı aşkın süredir iF International Forum Design GmbH tarafından verilen bu ödül, yalnızca estetik başarıyı değil; inovasyon, fonksiyonellik ve toplumsal etkiyi de kapsayan bütüncül bir tasarım anlayışını temsil ediyor. Bu yıl 68 ülkeden 10.000’in üzerinde başvuru arasından seçilen projeler, 129 uluslararası tasarım uzmanından oluşan jüri tarafından değerlendirildi. Bu ölçekte bir rekabette ödül kazanmak, markalar için küresel ölçekte güçlü bir kalite göstergesi olarak öne çıkıyor. Türkiye’den Güçlü Katılım Türkiye’den ödül kazanan projeler, farklı disiplinlerdeki çeşitliliği ve tasarım kalitesini ortaya koyarak dikkat çekti. İç mimarlıktan ürün tasarımına, dijital arayüzlerden ofis çözümlerine uzanan geniş yelpaze; Türkiye’nin yaratıcı endüstrilerdeki yetkinliğini bir kez daha kanıtladı. Kazanan markalar arasında; Nurus, Koleksiyon, Zivella,Feltouch,Parla ,Enne, Burotime, Snoc, Hidromek, BSH, Bosch, Vestel, Beko, Tanatar, Curium, Kale, VitrA, Trendyol, Akbank, Odeabank, Token Financial Technologies bulunuyor. Kazanan tasarım ve mimari ofisler arasında; Escape From Sofa, Zeynep Fadıllıoğlu, Bab Architects, Selami Gündezeri, Studio 13 Architects, Elif Arslan Interiors, Urban Jobs, Özgürcan Studio, Day Studio, U Design, Mg Design, Studio 266, Wangan Studio, Akkoca yer alıyor. Bu başarılar, Türkiye’nin yalnızca üretim gücüyle değil, tasarım odaklı düşünme kapasitesiyle de küresel rekabette yer aldığını gösteriyor. Tasarımın Yeni Tanımı: Etki, Sorumluluk ve Sürdürülebilirlik Türkiye ve Orta Doğu bölgesinden sorumlu temsilci Sinem Kocayaş, 2026 değerlendirmelerine dair şu gözlemini paylaşıyor: “Sürdürülebilirlik temasının artık tüm kategorilerde belirleyici bir fark yarattığını net şekilde gözlemliyoruz. İF Design en yüksek ödülü olan Gold kazananlarda yapılardan ambalaj tasarımlarına kadar, daha iyi bir dünya için detaylı düşünülmüş projeler öne çıkıyor.” Jüri sürecinde farklı coğrafyalardan gelen projeler, tasarımın evrensel bir dil oluşturduğunu bir kez daha ortaya koydu. Brezilya’dan Çin’e, Fransa’dan Almanya’ya, Amerika’dan Afrika’ya ve Dubai’ye uzanan geniş bir coğrafyada; farklı iklimler ve kültürler, sürdürülebilirlik odağında ortak bir zeminde buluşuyor. Bu yaklaşım, tasarımın artık yalnızca estetik bir ifade biçimi olmadığını; aynı zamanda çevresel ve sosyal sorumluluk taşıyan stratejik bir araç haline geldiğini gösteriyor. Tasarımda Küresel Standart: Çok Disiplinli Değerlendirme iF DESIGN AWARD’ı benzer yarışmalardan ayıran en önemli unsurlardan biri, disiplinler arası geniş kategori yapısı ve titizlikle kurgulanmış değerlendirme sürecidir. Cihan Şirolu bu farkı şu sözlerle vurguluyor: “iF DESIGN AWARD, yalnızca bir tasarım ödülü değil; farklı disiplinleri aynı çatı altında buluşturan bütüncül bir değerlendirme platformudur. Ürün tasarımından mimarlığa, kullanıcı deneyiminden servis tasarımına kadar genişleyen kategori çeşitliliği, tasarımın gerçek etkisini ortaya koyar.” iF’in değerlendirme süreci, her projeyi çok boyutlu analiz eden beş temel kriter üzerine kuruludur: Idea (Fikir)Form (Biçim)Function (Fonksiyon)Differentiation (Farklılaşma)Impact (Etki) Bu kriterler, projelerin yalnızca estetik açıdan değil; kullanıcı deneyimi, yenilikçilik ve toplumsal katkı açısından da değerlendirilmesini sağlar. “Bu çok katmanlı değerlendirme yaklaşımı, iF’i diğer ödüllerden ayrıştıran en önemli unsurlardan biri. Kazanan projeler yalnızca ‘iyi tasarım’ değil, aynı zamanda ‘anlamlı ve etkili tasarım’ olarak öne çıkıyor.” İhracat ve Küresel Rekabet İçin Stratejik Araç iF DESIGN AWARD, kazanan projelere yalnızca prestij kazandırmakla kalmıyor; aynı zamanda onları uluslararası görünürlük, yeni iş birlikleri ve ticari fırsatlarla buluşturuyor. Özellikle Türk markaları için bu platform: Global pazarlarda güvenilirlik oluşturmaMarka değerini yükseltmeUluslararası müşteri ve yatırımcılarla temas kurma açısından önemli bir kaldıraç görevi görüyor. Tasarımın iş dünyasındaki rolü giderek daha stratejik bir konuma gelirken, farklı disiplinlerden daha fazla Türk markasının bu platformda yer alması, Türkiye’nin yaratıcı ihracat gücünü artırma potansiyelini de beraberinde getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kanserle Mücadelede Genç Bilim İnsanlarından Yenilikçi Yaklaşımlar Haber

Kanserle Mücadelede Genç Bilim İnsanlarından Yenilikçi Yaklaşımlar

Genç bilim insanlarının sağlık alanına yönelik yenilikçi ve geleceğe yön veren projeleriyle yer aldığı yarışmada, bu yıl kanserin önlenmesine katkı sunmayı ve mevcut tedavi yaklaşımlarını desteklemeyi amaçlayan üç proje ödüle layık görüldü. Yarışma, sağlık ve eğitim alanında gençlerin yeteneklerini geliştirmeyi ve mesleki yolculuklarını desteklemeyi amaçlayarak bu yıl 60 farklı proje başvurusuna ev sahipliği yaptı. Değerlendirme sürecinde projeler, İstanbul Üniversitesi İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi akademisyenlerinden oluşan jüri tarafından bilimsel özgünlük, uygulanabilirlik ve yenilikçilik ölçütleri esas alınarak değerlendirildi. Yarışma kapsamında ödül almaya hak kazanan projeler gerçekleştirilen törenle ödüllerine kavuştu. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan jüri, başvuruları bilimsel özgünlük, uygulanabilirlik ve yenilikçi yaklaşım kriterleri doğrultusunda ayrıntılı bir değerlendirme sürecinden geçirdi. Sağlık alanında yenilikçi projeler ödüllerine kavuştu Yarışmada Duovita ekibi, bitkisel kökenli polifenollerin biyoyararlanımını artırmaya yönelik geliştirdiği yenilikçi takviye ürünü projesiyle birincilik ödülünün sahibi oldu. Nanosal ekibi, kolorektal kanser cerrahisi sonrası lokal ve kontrollü ilaç salımını hedefleyen nanoparçacık ve hidrojel temelli yaklaşımıyla ikincilik ödülüne layık görüldü. Truva Atı ekibi ise, reaktif oksijen türlerine duyarlı akıllı prodrug tasarımıyla kolorektal kanser cerrahisi sonrası lokal adjuvan tedaviye yönelik geliştirdiği proje ile üçüncülük ödülünü almaya hak kazandı. Kazanan ekipler, para ödülünün yanı sıra sağlık sektörünün öncü şirketi Orzax bünyesinde staj yapma fırsatı da elde etti. Ödül törenine Alimoğlu Sağlık ve Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Orzax CEO’su Yunus Emre Alimoğlu, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Başkanı ve Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Sacide Pehlivan ve jüri üyeleri katıldı. “Sağlık alanında kalıcı ilerleme, gençlerin cesur fikirleriyle mümkün” Alimoğlu Sağlık ve Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Orzax CEO’su Yunus Emre Alimoğlu, gençlerin bilimsel üretim süreçlerine katılımının ve yenilikçi fikirlerle desteklenmesinin sağlık alanında sürdürülebilir ilerleme için kritik öneme sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bugün burada yalnızca bir ödül töreninde değil, gençlerin “Ben üretebilirim” dediği, fikirden bilime uzanan bir yolculuğun başlangıcındayız. Bilgiye ulaşmanın kolaylaştığı bu çağda asıl değer, cesaret, disiplin ve merakla bilgi üretebilmektir. Bu nedenle yarışmamızı bir ödül organizasyonundan öte, gençleri üretmeye teşvik eden güçlü bir çağrı olarak konumlandırıyoruz. Geçtiğimiz yıl mikrobiyota ve otoimmün hastalıklara, bu yıl ise polifenollerin kanserin önlenmesi ve tedavisindeki rolüne odaklanarak kolay olanı değil, etki yaratacak olanı seçtik. Alimoğlu Sağlık ve Eğitim Vakfı olarak 400 bursiyerimizle bilimi merkeze alan bir kalkınma anlayışını destekliyor, bu yıl aldığımız 60 başvurunun her birini cesaret ve üretkenliğin somut göstergesi olarak görüyoruz. Üreten bir Türkiye ve bilimle büyüyen bir gelecek için katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 “Bilim Kadınları İçin” Programı 24. Dönem Başvurularını Açıyor Haber

 “Bilim Kadınları İçin” Programı 24. Dönem Başvurularını Açıyor

Genç bilim kadınlarının araştırmalarını desteklemeyi ve görünürlüklerini artırmayı hedefleyen programa başvurular 6 Şubat-1 Haziran 2026 tarihleri arasında alınacak. Bu yıl program kapsamında seçilecek 4 bilim kadınına, bilimsel çalışmalarında kullanmak üzere her biri 400 bin TL değerinde proje desteği sağlanacak. 23 yılda 128 bilim kadınına ulaşan program, 24. yılında da bilimde kadınların görünürlüğünü güçlendirmeye devam edecek. L’Oréal Türkiye’nin, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğiyle yürüttüğü “Bilim Kadınları İçin” Programı, bilimde cinsiyet eşitliğini güçlendirmek ve kadınların bilime katkılarını görünür kılmak amacıyla 24. kez hayata geçiyor. Türkiye’nin en uzun soluklu kurumsal sosyal sorumluluk programlarından biri olan program, genç ve yetenekli bilim kadınlarının özgün çalışmalarını destekleyerek bilimsel mükemmelliği teşvik etmeyi sürdürüyor. 24. dönem başvuruları 6 Şubat-1 Haziran 2026 tarihleri arasında alınacak. “Bilim Kadınları İçin” Programı kapsamında bu yıl seçilecek 4 genç bilim kadınına, bilimsel araştırmalarında kullanmak üzere her biri 400 bin TL değerinde proje desteği sağlanacak. Programa, özgün bilim projelerine sahip 40 yaş altı, “Yaşam ve Çevre Bilimleri” ile “Fiziki Bilimler” alanlarında çalışan bilim kadınları başvurabilecek. Adaylar, başvurularını belirtilen tarihler arasında Turkey - National program | For Women in Science üzerinden çevrimiçi olarak gerçekleştirecek. Başvurular; bağımsız UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Bilim Jürisi tarafından akademik yetkinlik, bilime katkı, yenilikçilik, uygulanabilirlik ve sürdürülebilirlik kriterleri doğrultusunda değerlendirilecek. ‘Hedef, bilimin geleceğine kalıcı katkı sağlamak’ Bilimin dönüştürücü gücünü ve programın uzun soluklu etkisini vurgulayan L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü & Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu şöyle konuştu: “L’Oréal Türkiye olarak bilimin ve teknolojinin dünyayı değiştireceğine inanıyoruz. 23 yıldır yürüttüğümüz ‘Bilim Kadınları İçin’ Programı kapsamında 128 kadın bilim insanını destekledik; 1 bilim kadınımız uluslararası mükemmellik ödülü, 5 bilim kadınımız ise ‘Uluslararası Yükselen Yetenek’ unvanı aldı. Şimdi 24. yılımızda, yeni kuşak bilim kadınlarını bu yolculuğa davet ediyoruz. Amacımız yalnızca başarılarını taçlandırmak değil; bilim kadınlarının çalışmalarını desteklemek, görünürlüklerini artırmak ve bilimin geleceğine kalıcı katkı sağlamak.” Akademide “sızdıran boru” sorununa karşı somut katkı YÖK verilerine göre Türkiye’de kadın araştırma görevlilerinin oranı %55 iken profesörlük düzeyinde bu oran %35’e kadar düşüyor. Buna karşın “Bilim Kadınları İçin” Programı kapsamında desteklenen bilim kadınlarının büyük çoğunluğu akademide üst düzey pozisyonlara yükselerek bilime katkı sunmayı sürdürüyor; bu da programın uzun vadeli etkisini ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.