Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yenilikçilik

Kapsül Haber Ajansı - Yenilikçilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yenilikçilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TIW2026, “Humanity 6.0” Temasıyla Geleceğe Işık Tutacak Haber

TIW2026, “Humanity 6.0” Temasıyla Geleceğe Işık Tutacak

Türkiye'nin ve yakın coğrafyanın en büyük inovasyon buluşması Türkiye Innovation Week 2026'nın basın tanıtım programı, TİM Başkanı Mustafa Gültepe, TİM Başkan Vekili Kutlu Karavelioğlu ve teknoloji-inovasyon ekosistemi paydaşlarının katılımıyla TİM Dış Ticaret Kompleksi'nde gerçekleştirildi. Programa, Türkiye Innovation Week 2026'nın Ana Stratejik Partneri Trendyol'un yanı sıra Stratejik Partnerler İhracatı Geliştirme AŞ, Türk Ticaret Bankası, Türkiye Sigorta, Ziraat Bankası, VakıfBank, Halkbank ve Doğuş Teknoloji'nin temsilcileri de katıldı. Programda, 15-17 Ekim tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenecek Türkiye Innovation Week 2026'nın teması, kapsamı ve programına ilişkin detaylar paylaşıldı. Bu yıl “Humanity 6.0 – İnsanlığın Yeni Evresi” temasıyla düzenlenecek etkinlikte; yapay zekâ, robotik, biyoteknoloji ve veri teknolojilerinin şekillendirdiği yeni dönemde insanın değişen rolü, üretimin ve iş yapış biçimlerinin geleceği ile inovasyonun toplumsal dönüşümdeki yeri farklı disiplinlerden uzmanların katılımıyla ele alınacak. “Yeni çağın pusulası insanı gösteriyor” Tanıtım programında konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, insanlığın yeni bir dönüşüm evresinin eşiğinde bulunduğunu belirterek, “Humanity 6.0: İnsanlığın yeni evresi. Buharla başlayan dönüşüm, elektrikle, otomasyonla ve dijitalleşmeyle sürdü. Her evre üretimi, ticareti ve hayatı yeniden şekillendirdi. Bugün yapay zekâ, robotik, biyoteknoloji ve veri sistemleriyle çok daha hızlı bir değişim sürecinden geçiyoruz. Peki, dünya bu değişim ve dönüşüme ne kadar hazır?” dedi. Yeni çağın pusulasının bu kez ne Batı'yı ne de Doğu'yu gösterdiğini ifade eden Gültepe, insanın bu dönüşümün merkezinde yer aldığını vurguladı. Anadolu'nun insanlık tarihindeki birçok önemli dönüşüme ev sahipliği yaptığını hatırlatan Gültepe, bu güçlü tarihsel mirasın temsilcileri olarak Türkiye'nin yeni dönüşüm sürecinde de söz sahibi olması gerektiğini söyledi. “Dönüşümün yalnız kullanıcısı değil, üreticisi olmak istiyoruz” Türkiye'nin inovasyon kapasitesini her geçen yıl daha ileri taşıdığını belirten Gültepe, Küresel İnovasyon Endeksi'nde 2013 yılından bu yana 23 basamak yükseldiklerini hatırlattı. Sıralamada daha üst basamaklara çıkmayı hedeflediklerini kaydeden Gültepe, bunun yolunun daha fazla düşünmekten, tasarlamaktan ve sınırları zorlamaktan geçtiğini ifade etti. TİM tarafından her yıl hazırlanan “İnovasyon ve İhracat Raporu”nun sonuçlarına da değinen Gültepe, markalı ihracat yapan firmaların AR-GE harcamaları ve patent birikimlerinin belirgin biçimde yüksek olduğunun altını çizdi. İnoSuit Programı'nın etki analizinin de inovasyonun ihracata sağladığı katkıyı ortaya koyduğunu belirten Gültepe, programı tamamlayan firmaların tamamının ihracat kilogram birim değerinin Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu söyledi. Gültepe, “Biz içinde bulunduğumuz dönüşümün yalnız kullanıcısı değil, aynı zamanda üreticisi olmak istiyoruz. Teknolojiyi geliştiren ve ihraç eden bir ülke hayal ediyoruz. Türkiye'yi ihracatta ilk 10 ülke arasına taşıma hedefimize ancak bu yolla ulaşabileceğimizi biliyoruz.” ifadelerini kullandı. İnovaLİG şampiyonları ödüllerini alacak İnovasyon kültürünün Türkiye genelinde yaygınlaşmasına katkı sağlayan İnovaLİG programına bu yıl 70 ilden 2 bin 641 firmanın başvurduğunu belirten Gültepe, İnovaLİG şampiyonlarının ödüllerini Türkiye Innovation Week'in ikinci gününde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden alacağını söyledi. “İnsanı teknolojinin merkezinde konumlandırıyoruz” TİM Başkan Vekili Kutlu Karavelioğlu ise Türkiye Innovation Week'i her yıl daha ileri bir noktaya taşıdıklarını belirterek, bu yılki temayla teknolojiden önce insana odaklandıklarını söyledi. Teknolojide yaşanan baş döndürücü gelişmelerin yalnızca kullanılan araçları değil; çalışma ve dinlenme biçimlerini, kurumları, sosyal hayatı ve insanın kendisini de dönüştürdüğünü ifade eden Karavelioğlu, yapay zekânın bu değişimin en önemli unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Karavelioğlu, “Önünde durduğumuz eşiği, insanı bilgiye ulaşmada muazzam yeteneklere kavuşturmuş olan ve bu vasfıyla insanlık tarihinin en göz kamaştırıcı eserlerinden biri olan yapay zekâyla uzlaşarak, uyumlanarak birlikte aşmamız gerektiğine inanıyoruz.” dedi. Meselenin teknoloji ile insanı karşı karşıya getirmek olmadığını belirten Karavelioğlu, teknolojinin insanlığın yapabileceklerini değiştirdiği bir dönemde, insanın gelecekte neye dönüşeceğinin de tartışılması gerektiğini dile getirdi. İnovasyon kavramına yalnızca teknoloji penceresinden bakmadıklarını vurgulayan Karavelioğlu, “İnovasyon bizim için AR-GE'dir, üretimdir, ihracattır, girişimciliktir, teknolojidir, gençliktir. Ama hepsinden önce de insandır. Bunun gözden kaçmasını hiç istemedik.” ifadelerini kullandı. Türkiye Innovation Week'in bu yıl insanı odağına alan güçlü bir tartışma zemini oluşturacağını belirten Karavelioğlu, teknolojik gelişmeler ile insan arasındaki uyumun geleceğin en önemli başlıklarından biri olacağını söyledi. 9 program alanında 120'den fazla konuşmacı Türkiye Innovation Week'in her geçen yıl daha geniş bir etkileşim alanına ulaştığını belirten Karavelioğlu, etkinliğin sosyal medya etkileşiminin geçen hafta 2,7 milyona ulaştığını aktardı. Etkinliğin farklı kesimleri aynı platformda buluşturmasının önemine işaret eden Karavelioğlu, “Biz bir öğrencinin bir girişimciyle, bir akademisyenin bir sanayiciyle, bir yatırımcının yepyeni bir fikirle karşılaşabilmesi ihtimalini seviyoruz. Verdiğimiz emeğin ve oluşturduğumuz etkinin uluslararası alanda karşılık bulmasından da büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi. Türkiye'den çıkan bir platformun inovasyon gibi sofistike bir alanda kalite ve içerik bakımından örnek gösterilen bir yapıya dönüşmesinin önem taşıdığını ifade eden Karavelioğlu, Türkiye Innovation Week 2026 kapsamında 9 farklı program alanı ve sahnede 120'den fazla konuşmacının yer alacağını söyledi. Üç günlük etkinliğin ötesinde bir inovasyon ekosistemi Türkiye Innovation Week'in yalnızca üç günlük bir etkinlik olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Karavelioğlu, organizasyonun yıl boyunca sürdürülen AR-GE, girişimcilik, yenilikçilik ve sürdürülebilirlik çalışmalarının geniş kitlelerle buluştuğu önemli bir platform olduğunu söyledi. İş dünyası temsilcilerinden gençlere, yeni teknolojilerden sanat ve deneyim alanlarına kadar geniş bir içerik sunacak Türkiye Innovation Week 2026'nın, inovasyon konusunda toplumsal farkındalığı artırarak Türkiye'nin inovasyon ekosistemini daha da güçlendirmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İtalya ve Türkiye’nin Arkeoloji Alanındaki İşbirliği Pamukkale’de Buluşuyor Haber

İtalya ve Türkiye’nin Arkeoloji Alanındaki İşbirliği Pamukkale’de Buluşuyor

Sempozyumun açılış programı, 13 Ekim akşamı Hierapolis Antik Tiyatrosu’nda düzenlenecek özel konserle başlayacak; akademik oturumlar ise 14 Ekim’de Pamukkale Üniversitesi’nde yapılacak. “Keşifler, yöntemler ve iş birliği: Araştırmanın sürekliliği ile yenilikçilik arasında Türkiye'deki İtalyan arkeoloji heyetleri” başlıklı 17. İtalyan Kültür Merkezi Arkeoloji Sempozyumu’nda, Türkiye’nin farklı bölgelerinde Türk kurumlarıyla işbirliği içinde çalışan İtalyan arkeoloji ekiplerinin kazı, araştırma ve keşif süreçleri ve hedefleri ele alınacak. Sempozyumun açılış konseri ve Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Prof. Dr. İsmail Çetişli Konferans Salonu’nda yapılacak akademik oturumları, ücretsiz olarak herkesin katılımına açık ve İtalyanca-Türkçe simultane tercümeyle gerçekleşecek. 17. İtalyan Kültür Merkezi Arkeoloji Sempozyumu, 13-14 Ekim 2026 tarihinde Türkiye’de çalışmalarını sürdüren İtalyan arkeologları bu defa Pamukkale Üniversitesi işbirliğiyle Denizli’de ağırlayacak. İstanbul İtalyan Kültür Merkezi ve Ankara İtalyan Büyükelçiliği himayesinde düzenlenen sempozyum, Türk topraklarına dağılmış muazzam bir miras üzerinde Türk meslektaşlarıyla birlikte çalışan İtalyan arkeologlara, sahada yürütülen çalışmaların sonuçlarını karşılaştırma olanağı sağlıyor. Uluslararası bilim, akademi ve kültür dünyası tarafından geniş çapta tanınan bu köklü buluşma, İtalyan ve Türk iş birliğiyle yürütülen kazılar, araştırmalar ve incelemeler sayesinde Türkiye’nin zengin kültürel mirasını gözler önüne seriyor. “Keşifler, yöntemler ve iş birliği: Araştırmanın sürekliliği ile yenilikçilik arasında Türkiye'deki İtalyan arkeoloji heyetleri” ana başlığıyla gerçekleşecek 17. İtalyan Kültür Merkezi Arkeoloji Sempozyumu’nda Arslantepe, Hierapolis, Karkamış, Kültepe, Uşaklı Höyük, Porsuk-Zeyve Höyük, Hattuşa, Tripolis ve Tokalı Kilisesi gibi önemli arkeolojik alanlarda faaliyet gösteren arkeologlar konuşmacı olarak yer alacak. Sempozyumun açılışı, 13 Ekim akşamı Hierapolis Antik Tiyatrosu’nda herkese açık ve ücretsiz olarak düzenlenen özel bir konserle gerçekleşecek. Üst düzey siyasi, diplomatik ve akademik yetkililerin ve akademisyenlerin de katılacağı açılışın ardından 17. İtalyan Kültür Merkezi Arkeoloji Sempozyumu’nun akademik oturumları 14 Ekim Çarşamba günü Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Prof. Dr. İsmail Çetişli Konferans Salonu’nda gerçekleşecek. Sabah 9.00’da başlayıp gün boyu sürecek oturumlarda konuşmacılar, çalışmalarının sonuçlarını ve alandaki en son keşifleri dinleyicilerle paylaşacaklar. Akademik oturumların, prehistorya ve protohistorya dönemlerine odaklanılacak ilk bölümünün moderatörlüğünü Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilal Söğüt; klasik ve Bizans dönemlerine odaklanılacak ikinci bölümün moderatörlüğünü ise Arkeoloji Enstitüsü Başkanıve Laodikeia Kazı Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek üstlenecek. Oturumlara ücretsiz olarak katılmak isteyenler, iicistanbul.esteri.it üzerinden kayıt yaptırabilirler. Konuşmaların İtalyanca ve Türkçe simultane tercümeyle gerçekleştirileceği 17. İtalyan Kültür Merkezi Arkeoloji Sempozyumu’nda paylaşılan bulgular, önümüzdeki aylarda ayrıca kitap haline getirilecek ve sempozyumun kaydı İtalyan Kültür Merkezi’nin YouTube sayfasında yayınlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GÜBRETAŞ’ın İki Mühendislik Çözümü TÜRKPATENT Tarafından Tescillendi Haber

GÜBRETAŞ’ın İki Mühendislik Çözümü TÜRKPATENT Tarafından Tescillendi

GÜBRETAŞ, Yarımca Tesisi’ndeki 25.000 ton kapasiteli kriyojenik sıvı amonyak depolama tankının güvenli ve etkin biçimde tahliye edilmesine yönelik geliştirdiği iki özgün mühendislik çözümü için Türk Patent ve Marka Kurumundan patent belgesi aldı. Sahada karşılaşılan operasyonel ihtiyaçlara GÜBRETAŞ mühendislerinin bilgi birikimi ve deneyimiyle geliştirilen çözümler, “Amonyak Tankında Tahliye Sistemi” ve “Çift Cidarlı Amonyak Tanklarında Soğuk Delme ile Tahliye Sistemi” başlıklarıyla şirketin fikri mülkiyet portföyüne kazandırıldı. Her iki buluş için de başvuru tarihlerinden itibaren 20 yıl süreyle korunmak üzere patent belgesi verildi. Güvenli operasyon ve etkin geri kazanım Geliştirilen ilk sistem, büyük kapasiteli kriyojenik depolama tankında pompa emiş seviyesinin altında kalan sıvı amonyağın kontrollü ve güvenli ve ekonomik biçimde tahliye edilmesine yönelik yenilikçi bir çözüm sunuyor. İkinci sistem ise çift cidarlı amonyak tanklarının iç ve dış cidarı arasında kalan (bulunan) sıvı amonyağın güvenli şekilde tahliye edilmesini sağlıyor. Sistemlerin uygulanmasıyla sıvı amonyağın güvenli şekilde geri kazanılması, amonyağın yakılmadan kaynak kaybının azaltılması, operasyonel güvenliğin güçlendirilmesi ve tankın periyodik kontrol hazırlıklarının daha etkin yürütülmesi yönünde önemli kazanımlar elde edildi. Üretimin sürekliliğine ve tarımsal değer zincirine katkı Amonyak, NPK gübre üretiminin temel azot hammaddelerinden biri olarak üretim süreçlerinde kritik önem taşıyor. Bu hammaddenin güvenli, kesintisiz ve ekonomik verimli şekilde yönetilmesi; tesis operasyonlarının sürekliliği kadar tarımsal üretimin ihtiyaç duyduğu girdilerin güvenilir biçimde sağlanması açısından da büyük önem taşıyor. GÜBRETAŞ, mühendislik yetkinliğini üretim sahasındaki gerçek ihtiyaçlarla buluşturarak operasyonel dayanıklılığını güçlendirirken tarımsal üretime değer katan şirket anlayışını da somut sonuçlara dönüştürüyor. Geliştirilen çözümler; iş güvenliği, kaynak verimliliği, sürdürülebilirlik ve üretim sürekliliğini aynı mühendislik yaklaşımında bir araya getiriyor. Kurumsal bilgi birikimi kalıcı değere dönüşüyor GÜBRETAŞ Genel Müdürü Musa Goral, patent başarısına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bu patentler, GÜBRETAŞ’ın sorun çözen mühendislik kültürü, güçlü saha deneyimi ve sürekli iyileştirme yaklaşımıyla da değer ürettiğini gösteriyor. Üretimin sürekliliğini sağlarken insanı, çevreyi ve kaynaklarımızı korumak, mühendislik anlayışımızın temelini oluşturuyor. Yarımca Tesisi ekibimizin geliştirdiği bu iki çözüm; teknik yetkinliğimizin, yenilikçilik kültürümüzün ve sürdürülebilir üretim yaklaşımımızın somut bir sonucudur. Kritik bir hammaddenin güvenli şekilde geri kazanılmasını sağlayan bu çalışmalarla teknik bilgi birikimimizi kalıcı bir kurumsal değere dönüştürürken şirketimize ve tarımsal üretimin değer zincirine katkı sunmaktan gurur duyuyoruz.” Patentlerle koruma altına alınan iki mühendislik çözümü, GÜBRETAŞ’ın üretim sahalarındaki deneyimini yenilikçi uygulamalara dönüştürme kabiliyetini ortaya koyarken şirketin sürdürülebilir üretim, operasyonel mükemmellik ve sürekli gelişim hedeflerini de destekliyor. GÜBRETAŞ, güçlü mühendislik kültürü ve yenilikçi yaklaşımıyla üretimin sürekliliğini sağlayan, kaynakları koruyan ve tarımsal üretime kalıcı değer kazandıran çalışmalarını sürdürmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Halkın Oylarıyla Tatil Kategorisinin En İyisi Tatilsepeti  Haber

Halkın Oylarıyla Tatil Kategorisinin En İyisi Tatilsepeti 

Marketing Türkiye adına Akademetre Research and Strategic Planning tarafından gerçekleştirilen “E-ticaretin En İyileri” araştırmasında yıl boyunca müşterilerine en iyi deneyimi sunan, sektörünün en sevilen markaları belli oldu. Türkiye’yi temsilen 12 ilde gerçekleştirilen araştırmada tatil sektöründe en sevilen marka Tatilsepeti seçildi. İki bölümde gerçekleştirilen araştırmanın ilk bölümünde modadan otomobile, online bankacılıktan pazaryerlerine kadar geniş bir seçki ele alındı; ikinci bölümde ise mobil uygulama deneyimi, yenilikçilik, itibar ve güven, kullanım kolaylığı gibi tüketici deneyimini şekillendiren temel kriterlerde fark yaratan markalar arasından seçim yapıldı. Tatil kategorisinde en yüksek skoru alarak kullanıcıların favorisi olan Tatilsepeti, dijital alışveriş deneyiminin yeni standartlarını belirleyen markalara da ışık tutuyor. Tatilsepeti’nin tüketici nezdinde sürdürülebilir bir güven inşa ederek sektöre liderlik ettiğini belirten Pazarlama Direktörü Barış Akkiriş, halk oylamasıyla gelen sonucu değerlendirdi: ‘’E-ticaret dünyasında kalıcı bağlar kurabilmenin, kusursuz bir operasyonel güç ve güven gerektirdiğini biliyoruz. Kullanıcı deneyiminden duyulan güvene kadar tüketicilerin doğrudan değerlendirmeleriyle elde ettiğimiz bu liderlik; yenilikçi vizyonumuzun ve arka planda büyük bir özveriyle çalışan tüm ekibimizin ortak başarısı. 22 yıl önce sektörün ilk dijital markalarından biri olarak kurulan Tatilsepeti, bugün de yine ilkleri ve değişimi yönetmeye devam ediyor. Farklı seyahat deneyimleri sunan, tatille ilgili her konuda yüzü daima tüketiciye dönük bir referans noktası olduk. Markamızı onurlandıran misafirlerimize teşekkür ediyoruz.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eczacıbaşı Peron İstanbul’un Resmi Forma Sponsoru adidas Haber

Eczacıbaşı Peron İstanbul’un Resmi Forma Sponsoru adidas

Eczacıbaşı Spor Kulübü ve spor giyim markası adidas; 2026-2027 sezonundan itibaren iş birliği anlaşmasına vardı. İş birliği kapsamında, Eczacıbaşı Peron İstanbul’un maç esnasında giyeceği formaları, maç öncesi ve antrenman kıyafetleri ile seyahatlerinde kullanacakları malzemeleri adidas sağlayacak. Hem ulusal hem de uluslararası başarılarını sahaya yansıtırken Eczacıbaşı Peron İstanbul oyuncuları adidas imzalı formayı terletecek. İş birliği kapsamında düşüncelerini dile getiren Eczacıbaşı Spor Kulübü Genel Müdürü Ali Atalık; "60 yıllık voleybol mirasımızı yeni hedeflerle geleceğe taşırken, alanında öncü markalarla aynı hedef doğrultusunda buluşmayı önemsiyoruz. Adidas ile hayata geçirdiğimiz resmi forma sponsorluğu, ürün desteğinin yanı sıra performans, yenilikçilik ve sürdürülebilir başarı anlayışını paylaşan iki güçlü markanın ortak yolculuğunu temsil ediyor. Bu birlikteliğin kulübümüze ve Türk voleyboluna değer katacağına inanıyoruz" dedi. adidas Türkiye Kıdemli Pazarlama Direktörü Onur Demircan; “adidas olarak sporun, bireyleri ve toplulukları dönüştürme gücüne inanıyoruz. Eczacıbaşı Peron İstanbul gibi köklü bir kulüple aynı hedef doğrultusunda bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye'de kadın voleybolunun ulaştığı başarı, milyonlarca genç sporcuya ilham verirken, biz de bu yolculuğun bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz. Eczacıbaşı Peron İstanbul'un sahadaki mücadelesine performans odaklı ürünlerimizle destek verirken, birlikte yeni başarılara imza atacağımıza ve kadın sporunun gelişimine katkı sağlamaya devam edeceğimize inanıyoruz" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uludağ İçecek, 1. FC Nürnberg’in Resmi Sponsoru Oldu Haber

Uludağ İçecek, 1. FC Nürnberg’in Resmi Sponsoru Oldu

Uludağ İçecek, prestijli ortaklıklar ve sponsorluklar aracılığıyla sporu desteklemeyi uzun süredir gerçekleştiriyor. 1985'ten bu yana Bursaspor'un en eski destekçilerinden biri olan Uludağ İçecek, yolculuğu boyunca kulübün yanında yer almış, forma sırt sponsorluğu ile takımın birçok büyük başarısında ve şampiyonluk kazandığı her sezonda kulübü desteklemiştir. Bu ortaklıklar aynı zamanda Dubai Palm City FC'nin forma sırt sponsorluğunu, 2019'dan bu yana EuroLeague Resmi Sponsoru olmasını ve 2017'den bu yana Uludağ Premium Ultra Trail'e (UPUT) sağladığı kesintisiz desteği de kapsamaktadır. Ömer Kızıl: "Geleceği birlikte şekillendirirken mirasımızı koruyoruz" Ortaklığa ilişkin değerlendirmede bulunan Uludağ İçecek Türk A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl şunları söyledi: "1. FC Nürnberg ile yaptığımız ortaklık bir sponsorluk anlaşmasından çok daha fazlasını temsil ediyor; aynı temel değerleri paylaşan iki köklü marka arasındaki bir iş birliğidir. 1. FC Nürnberg gelenek, yenilikçilik ve sürdürülebilir bir geleceğe bağlılık ilkelerini simgeliyor; bu değerler Uludağ İçecek'i de onlarca yıldır tanımlayan değerlerdir. Ünü Frankonya bölgesinin çok ötesine uzanan Nürnberg, köklerine bağlı kalırken dönüşümü ve geleceği güvenle kucaklayan bir kulüp. Bu uzun vadeli ve disiplinli yaklaşım, bizim kurumsal felsefemizle mükemmel bir şekilde örtüşüyor. Alman profesyonel futboluna atılan bu ilk büyük adım, Avrupa'nın önde gelen içecek markalarından biri olma yolculuğumuzda kilit bir dönüm noktasına işaret ediyor. Taraftarlarla aramızdaki duygusal bağı güçlendirerek stadyumlara ve ötesine ferahlatıcı deneyimler taşımaktan ve bu heyecan verici yolculuğa çıkmaktan gurur duyuyoruz." Sponsorluk anlaşmasını değerlendiren 1. FC Nürnberg Strateji ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Niels Rossow ise şunları söyledi: "Uludağ'ın Alman futbolundaki ilk ortaklığı için 1. FC Nürnberg'i seçmesinden gurur duyuyoruz. Geleneklerine bağlı bir şirket ve aynı derecede zengin bir mirasa sahip bir kulüp – sadece kağıt üzerinde değil, mükemmel bir uyum gibi görünüyor." Miras ile geleceği birleştiren bir vizyon 114 yıllık kurumsal mirasıyla, kökleri 1912 yılına kadar uzanan Uludağ İçecek, adını şirketin hikayesinin başladığı Bursa'ya tepeden bakan simgesel dağ Uludağ'dan alıyor. 1930 yılında Nuri Erbak'ın orijinal Uludağ Gazoz formülünü geliştirmesiyle Uludağ İçecek yeni bir döneme girdi. Bugün şirket, Avrupa ve Orta Doğu'daki operasyonları aracılığıyla bu mirası uluslararası pazarlara taşıyor. 1. FC Nürnberg ile yapılan ortaklık, Uludağ markasının profesyonel futbol dünyasındaki uluslararası görünürlüğünü daha da güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sirena Yachts’ın Yeni Amiral Gemisi Sirena 118 Denize Kavuştu Haber

Sirena Yachts’ın Yeni Amiral Gemisi Sirena 118 Denize Kavuştu

Sirena Yachts filosunun zirvesini temsil eden Sirena 118, tersanenin daha büyük yat segmentindeki iddialı ve süregelen gelişimini gözler önüne seriyor. Yeni model; markanın verimlilik, yenilikçilik ve olağanüstü yaşam alanı sunma gibi temel felsefelerine sadık kalarak inşa edildi. Sirena 118'i ilk kez suda görmenin, Sirena Marine'deki herkes için son derece gurur verici bir an olduğunu belirten Sirena Marine CEO’su Çağın Genç, "Yeni amiral gemimiz, tüm ekibimizin uzmanlığını, işçiliğini ve vizyonunu en üst düzeyde sergiliyor. Bu lansman tersanemiz için büyük bir kilometre taşı ve bu eşsiz yatı Cannes Yachting Festival’de dünyaya tanıtmaktan büyük bir heyecan duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Yat mimarisini German Frers’in üstlendiği Sirena 118’in dış tasarımı tersane bünyesindeki ekip tarafından hayata geçirildi. 36 metrelik süper yat; markanın karakteristik dik pruvası ve verimli, tamamen GRP’den üretilmiş süratli deplasman gövdesine sahip. 300 GT’nin altında kalan Sirena 118, geniş iç hacimler ve son derece esnek üç güverteli bir yerleşim planı ile konforlu bir yaşam alanı sunuyor. Hollandalı tasarımcı Cor D. Rover’ın imza attığı iç mekan, çağdaş zarafeti kapsamlı özelleştirme olanaklarıyla birleştiriyor. Altı misafir kamarasının konumlandırılabildiği yerleşim planında yat sahiplerine benzersiz bir seçenek de sunuluyor: Ana güvertedeki master kamarayı, denize doğrudan erişim sağlayan özel alt güverte dinlenme alanıyla birleştiren iki katlı ‘loft’ tipi bir süit. Standart donanımında yer alan 3.100 HP gücündeki çift MAN V12 motoruyla 16 knot azami sürate ulaşan Sirena 118, konforlu ve uzun menzilli seyir vadediyor. Performansı daha da ileri taşımak isteyenler için sunulan 3.800 HP'lik motor seçeneğiyle ise süper yatın azami sürati 21 knot'a kadar çıkabiliyor. Sirena 118, suyla buluşmasının ardından son donatım işlemleri de tamamlanarak 8-13 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan 2026 Cannes Yachting Festival’deki ilk gösterimine doğru yola çıkacak. Sirena Yachts serisinin gelecek vizyonunun temsilcisi olan süper yat, ziyaretçileri markanın eşsiz lüks, yenilikçilik ve konfor anlayışını bizzat deneyimlemeye davet edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer Belediyesi Stratejik Planını Güncelliyor Haber

Nilüfer Belediyesi Stratejik Planını Güncelliyor

Nilüfer Belediyesi, 2025 – 2029 Stratejik Planı’nı yeniden ele alıyor. Değişen idari ve mali koşullara uyum sağlamak amacıyla başlatılan “2027 – 2029 Stratejik Plan Revizyon Çalıştayı”nın ilk ayağı Nilüfer Barış Meclisi’nde, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Belediye Başkan Yardımcıları ve birim müdürlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayın açılışında, planda revizyona gidilmesinin gerekçeleri ile önümüzdeki süreçte izlenecek yol haritasını içeren bir sunum yapıldı. Sunumun ardından katılımcılar; kentin ve kurumun geleceğini doğrudan ilgilendiren ana başlıkları masaya yatırdı. Çalıştay kapsamında yapılan anket çalışmasıyla, Nilüfer Belediyesi’nin mevcut durumu ve geleceğe yönelik potansiyeli değerlendirildi. Katılımcılar; “Güçlü Kurumsal Yapı ve Etkin Yönetişim”, “Sürdürülebilir, Dirençli ve Yaşanabilir Kent”, “Toplumsal Refah ve Sosyal Kapsayıcılık”, “Çevre ve Ekolojik Denge”, “Ekonomik ve Kırsal Kalkınma” ile “Teknoloji ve Yenilikçilik” olmak üzere 6 temel başlık altında kurumun güçlü ve zayıf yönlerini oylayarak belirledi. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “KAYNAKLARIMI EN DOĞRU VE VERİMLİ ŞEKİLDE KULLANACAĞIZ” Çalıştayda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, dinamik bir kent yapısına sahip olan Nilüfer’de ihtiyaçların da aynı hızla değiştiğine dikkat çekti. Göreve geldiklerinden bu yana Nilüfer’i daha dirençli, daha yaşanabilir ve mali yapısı daha güçlü bir kent haline getirmek için çalıştıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Değişen ekonomik şartlar ve kurumsal yapılanmamız, stratejik planımızı daha gerçekçi ve uygulanabilir hedeflerle güncellemeyi zorunlu kıldı. Bu revizyon çalışmasıyla amacımız, belediyemizin tüm kaynaklarını en doğru, en verimli ve tasarruflu şekilde halkımızın hizmetine sunmaktır. Ortak akılla, tüm çalışma arkadaşlarımızın katkısıyla Nilüfer’i geleceğe taşıyacak en doğru rotayı birlikte çizeceğiz” dedi. Çalıştayın ikinci kısmında ise Nilüfer Belediyesi Nikahevi’nde birim müdürleri ve belediye personelinin katılımıyla bir ortak akıl toplantısı düzenledi. Nilüfer Belediyesi’nin 2027 – 2029 Plan Revizyon Süreci takvimi, müdürlükler düzeyinde gerçekleştirilecek odak grup çalışmalarıyla devam edecek. Çalıştaylar ve teknik hazırlıkların tamamlanmasının ardından hazırlanan revize plan, Nilüfer Belediye Meclisi’nin onayına sunularak resmiyet kazanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.