Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yenilikçilik

Kapsül Haber Ajansı - Yenilikçilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yenilikçilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Tasarımı Küresel Sahnedeki Gücünü Artırıyor Haber

Türk Tasarımı Küresel Sahnedeki Gücünü Artırıyor

70 yılı aşkın süredir iF International Forum Design GmbH tarafından verilen bu ödül, yalnızca estetik başarıyı değil; inovasyon, fonksiyonellik ve toplumsal etkiyi de kapsayan bütüncül bir tasarım anlayışını temsil ediyor. Bu yıl 68 ülkeden 10.000’in üzerinde başvuru arasından seçilen projeler, 129 uluslararası tasarım uzmanından oluşan jüri tarafından değerlendirildi. Bu ölçekte bir rekabette ödül kazanmak, markalar için küresel ölçekte güçlü bir kalite göstergesi olarak öne çıkıyor. Türkiye’den Güçlü Katılım Türkiye’den ödül kazanan projeler, farklı disiplinlerdeki çeşitliliği ve tasarım kalitesini ortaya koyarak dikkat çekti. İç mimarlıktan ürün tasarımına, dijital arayüzlerden ofis çözümlerine uzanan geniş yelpaze; Türkiye’nin yaratıcı endüstrilerdeki yetkinliğini bir kez daha kanıtladı. Kazanan markalar arasında; Nurus, Koleksiyon, Zivella,Feltouch,Parla ,Enne, Burotime, Snoc, Hidromek, BSH, Bosch, Vestel, Beko, Tanatar, Curium, Kale, VitrA, Trendyol, Akbank, Odeabank, Token Financial Technologies bulunuyor. Kazanan tasarım ve mimari ofisler arasında; Escape From Sofa, Zeynep Fadıllıoğlu, Bab Architects, Selami Gündezeri, Studio 13 Architects, Elif Arslan Interiors, Urban Jobs, Özgürcan Studio, Day Studio, U Design, Mg Design, Studio 266, Wangan Studio, Akkoca yer alıyor. Bu başarılar, Türkiye’nin yalnızca üretim gücüyle değil, tasarım odaklı düşünme kapasitesiyle de küresel rekabette yer aldığını gösteriyor. Tasarımın Yeni Tanımı: Etki, Sorumluluk ve Sürdürülebilirlik Türkiye ve Orta Doğu bölgesinden sorumlu temsilci Sinem Kocayaş, 2026 değerlendirmelerine dair şu gözlemini paylaşıyor: “Sürdürülebilirlik temasının artık tüm kategorilerde belirleyici bir fark yarattığını net şekilde gözlemliyoruz. İF Design en yüksek ödülü olan Gold kazananlarda yapılardan ambalaj tasarımlarına kadar, daha iyi bir dünya için detaylı düşünülmüş projeler öne çıkıyor.” Jüri sürecinde farklı coğrafyalardan gelen projeler, tasarımın evrensel bir dil oluşturduğunu bir kez daha ortaya koydu. Brezilya’dan Çin’e, Fransa’dan Almanya’ya, Amerika’dan Afrika’ya ve Dubai’ye uzanan geniş bir coğrafyada; farklı iklimler ve kültürler, sürdürülebilirlik odağında ortak bir zeminde buluşuyor. Bu yaklaşım, tasarımın artık yalnızca estetik bir ifade biçimi olmadığını; aynı zamanda çevresel ve sosyal sorumluluk taşıyan stratejik bir araç haline geldiğini gösteriyor. Tasarımda Küresel Standart: Çok Disiplinli Değerlendirme iF DESIGN AWARD’ı benzer yarışmalardan ayıran en önemli unsurlardan biri, disiplinler arası geniş kategori yapısı ve titizlikle kurgulanmış değerlendirme sürecidir. Cihan Şirolu bu farkı şu sözlerle vurguluyor: “iF DESIGN AWARD, yalnızca bir tasarım ödülü değil; farklı disiplinleri aynı çatı altında buluşturan bütüncül bir değerlendirme platformudur. Ürün tasarımından mimarlığa, kullanıcı deneyiminden servis tasarımına kadar genişleyen kategori çeşitliliği, tasarımın gerçek etkisini ortaya koyar.” iF’in değerlendirme süreci, her projeyi çok boyutlu analiz eden beş temel kriter üzerine kuruludur: Idea (Fikir)Form (Biçim)Function (Fonksiyon)Differentiation (Farklılaşma)Impact (Etki) Bu kriterler, projelerin yalnızca estetik açıdan değil; kullanıcı deneyimi, yenilikçilik ve toplumsal katkı açısından da değerlendirilmesini sağlar. “Bu çok katmanlı değerlendirme yaklaşımı, iF’i diğer ödüllerden ayrıştıran en önemli unsurlardan biri. Kazanan projeler yalnızca ‘iyi tasarım’ değil, aynı zamanda ‘anlamlı ve etkili tasarım’ olarak öne çıkıyor.” İhracat ve Küresel Rekabet İçin Stratejik Araç iF DESIGN AWARD, kazanan projelere yalnızca prestij kazandırmakla kalmıyor; aynı zamanda onları uluslararası görünürlük, yeni iş birlikleri ve ticari fırsatlarla buluşturuyor. Özellikle Türk markaları için bu platform: Global pazarlarda güvenilirlik oluşturmaMarka değerini yükseltmeUluslararası müşteri ve yatırımcılarla temas kurma açısından önemli bir kaldıraç görevi görüyor. Tasarımın iş dünyasındaki rolü giderek daha stratejik bir konuma gelirken, farklı disiplinlerden daha fazla Türk markasının bu platformda yer alması, Türkiye’nin yaratıcı ihracat gücünü artırma potansiyelini de beraberinde getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kanserle Mücadelede Genç Bilim İnsanlarından Yenilikçi Yaklaşımlar Haber

Kanserle Mücadelede Genç Bilim İnsanlarından Yenilikçi Yaklaşımlar

Genç bilim insanlarının sağlık alanına yönelik yenilikçi ve geleceğe yön veren projeleriyle yer aldığı yarışmada, bu yıl kanserin önlenmesine katkı sunmayı ve mevcut tedavi yaklaşımlarını desteklemeyi amaçlayan üç proje ödüle layık görüldü. Yarışma, sağlık ve eğitim alanında gençlerin yeteneklerini geliştirmeyi ve mesleki yolculuklarını desteklemeyi amaçlayarak bu yıl 60 farklı proje başvurusuna ev sahipliği yaptı. Değerlendirme sürecinde projeler, İstanbul Üniversitesi İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi akademisyenlerinden oluşan jüri tarafından bilimsel özgünlük, uygulanabilirlik ve yenilikçilik ölçütleri esas alınarak değerlendirildi. Yarışma kapsamında ödül almaya hak kazanan projeler gerçekleştirilen törenle ödüllerine kavuştu. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan jüri, başvuruları bilimsel özgünlük, uygulanabilirlik ve yenilikçi yaklaşım kriterleri doğrultusunda ayrıntılı bir değerlendirme sürecinden geçirdi. Sağlık alanında yenilikçi projeler ödüllerine kavuştu Yarışmada Duovita ekibi, bitkisel kökenli polifenollerin biyoyararlanımını artırmaya yönelik geliştirdiği yenilikçi takviye ürünü projesiyle birincilik ödülünün sahibi oldu. Nanosal ekibi, kolorektal kanser cerrahisi sonrası lokal ve kontrollü ilaç salımını hedefleyen nanoparçacık ve hidrojel temelli yaklaşımıyla ikincilik ödülüne layık görüldü. Truva Atı ekibi ise, reaktif oksijen türlerine duyarlı akıllı prodrug tasarımıyla kolorektal kanser cerrahisi sonrası lokal adjuvan tedaviye yönelik geliştirdiği proje ile üçüncülük ödülünü almaya hak kazandı. Kazanan ekipler, para ödülünün yanı sıra sağlık sektörünün öncü şirketi Orzax bünyesinde staj yapma fırsatı da elde etti. Ödül törenine Alimoğlu Sağlık ve Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Orzax CEO’su Yunus Emre Alimoğlu, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Başkanı ve Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Sacide Pehlivan ve jüri üyeleri katıldı. “Sağlık alanında kalıcı ilerleme, gençlerin cesur fikirleriyle mümkün” Alimoğlu Sağlık ve Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Orzax CEO’su Yunus Emre Alimoğlu, gençlerin bilimsel üretim süreçlerine katılımının ve yenilikçi fikirlerle desteklenmesinin sağlık alanında sürdürülebilir ilerleme için kritik öneme sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bugün burada yalnızca bir ödül töreninde değil, gençlerin “Ben üretebilirim” dediği, fikirden bilime uzanan bir yolculuğun başlangıcındayız. Bilgiye ulaşmanın kolaylaştığı bu çağda asıl değer, cesaret, disiplin ve merakla bilgi üretebilmektir. Bu nedenle yarışmamızı bir ödül organizasyonundan öte, gençleri üretmeye teşvik eden güçlü bir çağrı olarak konumlandırıyoruz. Geçtiğimiz yıl mikrobiyota ve otoimmün hastalıklara, bu yıl ise polifenollerin kanserin önlenmesi ve tedavisindeki rolüne odaklanarak kolay olanı değil, etki yaratacak olanı seçtik. Alimoğlu Sağlık ve Eğitim Vakfı olarak 400 bursiyerimizle bilimi merkeze alan bir kalkınma anlayışını destekliyor, bu yıl aldığımız 60 başvurunun her birini cesaret ve üretkenliğin somut göstergesi olarak görüyoruz. Üreten bir Türkiye ve bilimle büyüyen bir gelecek için katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 “Bilim Kadınları İçin” Programı 24. Dönem Başvurularını Açıyor Haber

 “Bilim Kadınları İçin” Programı 24. Dönem Başvurularını Açıyor

Genç bilim kadınlarının araştırmalarını desteklemeyi ve görünürlüklerini artırmayı hedefleyen programa başvurular 6 Şubat-1 Haziran 2026 tarihleri arasında alınacak. Bu yıl program kapsamında seçilecek 4 bilim kadınına, bilimsel çalışmalarında kullanmak üzere her biri 400 bin TL değerinde proje desteği sağlanacak. 23 yılda 128 bilim kadınına ulaşan program, 24. yılında da bilimde kadınların görünürlüğünü güçlendirmeye devam edecek. L’Oréal Türkiye’nin, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğiyle yürüttüğü “Bilim Kadınları İçin” Programı, bilimde cinsiyet eşitliğini güçlendirmek ve kadınların bilime katkılarını görünür kılmak amacıyla 24. kez hayata geçiyor. Türkiye’nin en uzun soluklu kurumsal sosyal sorumluluk programlarından biri olan program, genç ve yetenekli bilim kadınlarının özgün çalışmalarını destekleyerek bilimsel mükemmelliği teşvik etmeyi sürdürüyor. 24. dönem başvuruları 6 Şubat-1 Haziran 2026 tarihleri arasında alınacak. “Bilim Kadınları İçin” Programı kapsamında bu yıl seçilecek 4 genç bilim kadınına, bilimsel araştırmalarında kullanmak üzere her biri 400 bin TL değerinde proje desteği sağlanacak. Programa, özgün bilim projelerine sahip 40 yaş altı, “Yaşam ve Çevre Bilimleri” ile “Fiziki Bilimler” alanlarında çalışan bilim kadınları başvurabilecek. Adaylar, başvurularını belirtilen tarihler arasında Turkey - National program | For Women in Science üzerinden çevrimiçi olarak gerçekleştirecek. Başvurular; bağımsız UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Bilim Jürisi tarafından akademik yetkinlik, bilime katkı, yenilikçilik, uygulanabilirlik ve sürdürülebilirlik kriterleri doğrultusunda değerlendirilecek. ‘Hedef, bilimin geleceğine kalıcı katkı sağlamak’ Bilimin dönüştürücü gücünü ve programın uzun soluklu etkisini vurgulayan L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü & Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu şöyle konuştu: “L’Oréal Türkiye olarak bilimin ve teknolojinin dünyayı değiştireceğine inanıyoruz. 23 yıldır yürüttüğümüz ‘Bilim Kadınları İçin’ Programı kapsamında 128 kadın bilim insanını destekledik; 1 bilim kadınımız uluslararası mükemmellik ödülü, 5 bilim kadınımız ise ‘Uluslararası Yükselen Yetenek’ unvanı aldı. Şimdi 24. yılımızda, yeni kuşak bilim kadınlarını bu yolculuğa davet ediyoruz. Amacımız yalnızca başarılarını taçlandırmak değil; bilim kadınlarının çalışmalarını desteklemek, görünürlüklerini artırmak ve bilimin geleceğine kalıcı katkı sağlamak.” Akademide “sızdıran boru” sorununa karşı somut katkı YÖK verilerine göre Türkiye’de kadın araştırma görevlilerinin oranı %55 iken profesörlük düzeyinde bu oran %35’e kadar düşüyor. Buna karşın “Bilim Kadınları İçin” Programı kapsamında desteklenen bilim kadınlarının büyük çoğunluğu akademide üst düzey pozisyonlara yükselerek bilime katkı sunmayı sürdürüyor; bu da programın uzun vadeli etkisini ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai’nin Elektriklileri Ödülleri Toplamaya Devam Ediyor Haber

Hyundai’nin Elektriklileri Ödülleri Toplamaya Devam Ediyor

Hyundai, dünyaca ünlü 2026 What Car? Ödülleri’nde iki önemli ödül kazanarak küresel otomotiv liderliği konumunu bir kez daha güçlendirdi. What Car? Awards, Hyundai SANTA FE’yi “Yılın Yedi Koltuklu SUV”u, Hyundai IONIQ 6 N’i ise “En İyi Elektrikli Performans Otomobili” olarak ödüllendirdi. Jüri, her iki modeli de tasarım, yenilikçilik, performans ve günlük kullanım açısından üstün özellikleriyle öne çıkardı. Neden SANTA FE? Yılın Yedi Koltuklu SUV’u ünvanını kazanan SANTA FE, büyük SUV segmentindeki referans konumunu pekiştirdi: Mükemmellik Mirası: Bu ödül, SANTA FE’nin hem içten yanmalı hem de elektrikli versiyonlarıyla kazandığı önceki ödüllerin devamı niteliğinde.Çok Yönlülük ve Konfor: Jüri; aile dostu tasarımı, geniş iç mekânı ve günlük kullanımda yüksek pratiklik sunan katlanabilir üç sıralı koltuk yapısını özellikle vurguladı.İleri Teknolojiler: Gelişmiş güvenlik ve konfor teknolojileri ile cesur ve özgün dış tasarımı, SANTA FE’yi rakiplerinden ayıran unsurlar arasında yer aldı. IONIQ 6 N’i Öne Çıkaran Özellikler Neler? Hyundai N’in performans odaklı yaklaşımı, IONIQ 6 N’in “En İyi Elektrikli Performans Otomobili” seçilmesiyle bir kez daha tescillendi: Elektrikli Performansı Yeniden Tanımlıyor: IONIQ 6 N, Hyundai N’in ikonik performans DNA’sını elektrikli mobilite çağına başarıyla taşıyor.Etkileyici Mühendislik: Dinamik denge, sürücü odaklı karakter ve gelişmiş performans teknolojileri, modelin segmentindeki rakiplerini geride bırakmasını sağladı.Başarıyı İleri Taşıyan Miras: Bu ödül, IONIQ 5 N ile başlayan başarı zincirini devam ettirerek markanın yüksek performanslı elektrikli araçlar alanındaki yükselişini pekiştiriyor. Bu Ödüller Hyundai İçin Ne Anlama Geliyor? Bu önemli başarılar, Hyundai’nin farklı müşteri ihtiyaçlarına hitap eden dünya standartlarında araçlar geliştirme konusundaki gücünü ortaya koyuyor: Segmentler Arası Mükemmellik: Aile odaklı SUV’lardan yüksek performanslı elektrikli modellere kadar geniş bir yelpazede üstünlük.Sektörel Takdir: Ödüller, Hyundai’nin mobilite çözümlerinde yenilikçi ve saygın bir marka olarak, önde gelen küresel otoriteler tarafından tanındığını bir kez daha gösteriyor. Bu son ödüller, Hyundai’nin ailelere yönelik SUV’lardan ileri teknolojiye sahip elektrikli performans modellerine uzanan geniş ürün gamında mükemmeliyet odağını kararlılıkla sürdürdüğünün güçlü bir göstergesi niteliğinde.

“ASO, hayata geçirdiği projelerle, Ankara'nın marka değerini artırıyor” Haber

“ASO, hayata geçirdiği projelerle, Ankara'nın marka değerini artırıyor”

Ankara'nın savunma sanayisinden sağlık teknolojisine iş ve inşaat makinelerinden yüksek teknoloji üretimine kadar her alanda adından söz ettiren, dünyanın her köşesine ve 190'dan fazla ülkeye sanayi ürünleri ihraç eden bir şehir olduğunu anlatan Hisarcıklıoğlu, ASO'nun buradaki emeklerine dikkati çekti. Otellerdeki "yıldız" sistemi gibi dünyada odalar için de benzer bir standart olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu "Çok şükür bugün Türkiye'de neredeyse 367 odadan 290 tanesi bu akrediteye ve 5 yıldızlı konuma geldi." diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, uluslararası akredite kuruluşlarınca odaların denetlendiğini belirterek, "Bu denetlemenin sonucunda, Ankara Sanayi Odamız tam 5 yıldızlı hizmet verdiğinin somut göstergesini teyit etmiş oldu." ifadesini kullandı. ASO'nun her yıl geliştirdiği, artırdığı faaliyetleriyle kurumsal kapasitesiyle iş insanlarının temsil mekanizması olma sorumluluğunu yerine getirdiğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, "ASO, hayata geçirdiği projelerle, çalışmalarla Ankara'nın marka değerini artırıyor ve şehrimizi geleceğe taşıyor. Hem bir sanayici hem de TOBB başkanı olarak ASO'nun köklü geçmişiyle icraatlarıyla iftihar ediyorum." değerlendirmelerinde bulundu. -Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise konuşmasında, "Yeniden ana eğilimine, düşüş eğilimine girmiş durumda enflasyon. Bu ayın enflasyonunun da iyi bir noktada geleceğini öncü göstergelerden tahmin edebiliyoruz." dedi. Yılmaz, dünya ekonomisinin büyümesinin tarihsel ortalamalarının altında seyrettiğini, dünya ticaretinin bunun da altında büyüdüğünü, savaşların yanı sıra ticaret savaşlarının da yaşandığını söyledi. ABD, Çin ve Avrupa Birliği gibi büyük ekonomik aktörlerin politikalarının ciddi şekilde yakından takip edilmesi ve Türkiye'nin buna göre stratejik olarak konumlandırılması gerektiğine işaret eden Yılmaz, "Dünyanın bu hali içinde Türkiye ekonomisi son 22-23 yılda dünyadan çok daha hızlı bir şekilde büyüdü. Dünya ortalama yüzde 3,5 büyürken, bizim ekonomimiz yıllık ortalama yüzde 5,4 büyüme kaydetti. Dünyadan 1,9 puan her yıl daha fazla büyüdük. Bu önemli bir başarı." ifadelerini kullandı. Yılmaz, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,3 büyümesini beklediklerini dile getirerek, şunları kaydetti: "Bu yıl ekonomimiz 1,5 trilyon dolar seviyesini aşmış olacak. Bundan 22-23 yıl önce 238 milyar dolarlık bir ekonomimiz vardı. Bu sene inşallah 1,5 trilyon doları aşan bir ekonomik büyüklüğü görmüş olacağız. Geçen yıl itibarıyla nominal dolar bazında dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz. Satın alma gücüne göre 12. büyük ekonomisiyiz. Bu yıl IMF'nin dünyadaki ülkelerle ilgili tahminlerinin gerçekleşmesi halinde Türkiye nominal dolar bazında dünyanın 16. büyük ekonomisi olacak. Satın alma gücü paritesiyle ise 11. büyük ekonomi olacağız, IMF'nin tahminlerinin gerçekleşmesi halinde. Diğer taraftan Dünya Bankasının sınıflandırması var. Ülkeleri dört gruba ayırıyorlar, düşük gelirli ülkeler, alt orta gelirli ülkeler, üst orta gelirli ülkeler ve yüksek gelirli ülkeler şeklinde. 'Son çeyrek asırda Türkiye neyi başardı?' diye soracak olursanız, Türkiye alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi ise bu yıl özellikle tam bu kritik eşikteyiz. Bu yılki gerçekleşmeler ışığında Türkiye, tarihinde ilk defa yüksek gelirli ülkelerden biri haline gelecek Dünya Bankası hesaplamalarına göre. İlk defa yüksek gelirli ülkeler ligine alt basamaktan da olsa bir adım atmış olacak. Ama bu daha zorlu bir dönem. Burada kalıcı olmak önemli olan ve ilerlemek. Bu da rakamsal dönüşümlerin ötesinde niteliksel bir değişimi gerektiriyor. Sadece rakamları büyüterek bu ligde kalamazsınız. Kurumlarınızı dönüştürmeniz lazım. Reformlar yapmanız lazım. Sadece devlet olarak değil, firmalar, kamu, sivil toplum bütün unsurlarıyla, ülkemizin bir dönüşüm sürecinden geçmesi gerekiyor." - "İhracatımızın yüzde 90'ından fazlası sanayi ürünlerinden oluşuyor" ASO Başkanı Ardıç ise Ankara'nın OSTİM, Sincan, Temelli bölgesi, İvedik, Kahramankazan, Akyurt ve Siteler başta olmak üzere, savunma ve havacılık sanayisini de kapsayan geniş üretim ekosistemiyle, ülkenin bilgi ve teknoloji üretiminin üssü olduğuna işaret etti. Sanayi ekosisteminin etkin işlerliği ve istikrarlı gelişimi için 40 meslek grubunda 10 bini aşan üye firmasıyla ASO'nun, Türkiye'nin büyüme ve kalkınma sürecine en fazla katkıyı sağlamayı vizyon edindiğini belirten Ardıç, "Onun için bu akşamı sadece bir ödül takdim töreni olarak değil, Ankara'nın ve ülkemizin rekabetçilik, yenilikçilik ve kapsayıcılık ekseninde daha müreffeh bir geleceğe ilerleyişinin güçlü beyanı olarak görüyoruz." dedi. Ardıç, Ankara'nın bugün, savunma sanayisinden yazılıma, medikalden makineye, kimyadan elektroniğe uzanan geniş üretim zinciriyle ülkenin ihracat ve istihdamında en stratejik merkezlerden biri haline geldiğine dikkati çekerek, "Şehrimiz sadece bir başkent değil, aynı zamanda üretimin, teknolojinin ve ihracatın merkezi olma iddiasını her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriyor." dedi. ASO 62. Kuruluş Yılı Ödül Organizasyonu kapsamında, ihracat, istihdam, karlılık, AR-GE ve yenilik, ikiz dönüşüm olmak üzere 5 kategoride 28 sanayi firması ödüllendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EGİAD ve İYTE Arasında Güçlü İş Birliği Haber

EGİAD ve İYTE Arasında Güçlü İş Birliği

Ziyarete EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı liderlik ederken, İYTE Rektörü ve Teknopark İzmir Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Baran ev sahipliği yaptı. Gerçekleştirilen program kapsamında EGİAD ile İYTE arasında iş birliği protokolü imzalanarak, bilimsel bilgi ile iş dünyasının dinamizmini buluşturacak ö rnek bir ortaklığın zemini oluşturuldu. İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran: "İYTE, Bilim ve Girişimciliği Buluşturuyor" Toplantının açılışında konuşan İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, EGİAD heyetini ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, "Günümüzün en gelişmiş teknik üniversite modeli olan Yüksek Teknoloji Enstitülerinin ülkemizdeki tek örneği olan İYTE; eğitim, bilim, teknoloji, inovasyon ve girişimcilik alanlarında ulusal ve küresel arenada dikkat çeken başarılara imza atıyor. Ayrıca, Teknopark İzmir'de sahip olduğumuz Ar-Ge şirketleri, yarattığımız istihdam ve gerçekleştirdiğimiz bilgi temelli yüksek teknoloji ihracatı ile İzmir'in ve ülkemizin ekonomik büyümesine önemli katkılarda bulunuyoruz. Türkiye'ye model yeni bir üniversite olarak tasarladığımız İYTE'de genç iş insanları ile iş birliği bizler için büyük önem taşıyor. EGİAD ile yapacağımız i şbirlikleri akademik bilgiyle sanayi tecrübesini bir araya getiren yeni bir başarı hikayesi olacak." dedi. Kaan Özhelvacı: "Bilimle Girişimciliği Birleştiren Güçlü Bir Sinerji Yaratıyoruz" EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, EGİAD'ın kuruluşundan bu yana genç iş insanlarının yenilikçi düşünce ve girişimcilik vizyonunu iş dünyasına taşıma misyonu taşıdığını vurgulayarak, "EGİAD olarak, iş dünyasında sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda ilerlerken, bilimin ve teknolojinin rehberliğini çok önemsiyoruz. İYTE'nin araştırma ve üretim misyonu ile EGİAD'ın geleceğin lider genç iş insanlarını yetiştirme vizyonu arasında güçlü bir sinerji oluşturmak istiyoruz." dedi. Özhelvacı, konuşmasında EGİAD'ın teknoloji ve inovasyon alanındaki girişimlerine de değinerek, "2011 yılında kurduğumuz EGİAD Melekleri Yatırım Ağı, Türkiye'nin ilk lisanslı mel ek yatırım ağlarından biri olarak bugüne kadar pek çok yenilikçi startup'a yatırım ve mentorluk desteği sağladı. Bu iş birliğiyle, genç girişimcilerin projelerine kaynak ve stratejik destek sağlama misyonumuzu üniversite ekosistemiyle buluşturacağız." ifadelerini kullandı. Özhelvacı, "Bu buluşmanın yalnızca bugüne değil, önümüzdeki yıllara da ilham verecek bir başlangıç olacağına inanıyorum. EGİAD ve İYTE arasındaki iş birlikleri, İzmir'in ve bölgemizin ekonomik, bilimsel ve sosyal kalkınmasına uzun yıllar katkı sağlayacaktır." dedi. "İzmir'in İnovasyon Ekosistemine Katkı Sağlayacağız" İmza töreninde iş birliği protokolünün kapsamını da paylaşan Özhelvacı, EGİAD ile İYTE arasındaki ortaklığın sadece bugünün değil, geleceğin vizyonunu da yansıtacağını belirterek, "Bu protokol ile, İYTE'nin bilim ve teknoloji alanlarında ileri düzeyde araştırma, eğitim, öğre tim ve üretim misyonunu, EGİAD'ın girişimcilik ve yenilikçilik misyonuyla birleştiriyoruz. Ar-Ge ve yenilik bilincini yaygınlaştırmak, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmek ve ortak projeleri teşvik etmek en öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor." diye konuştu. Protokol kapsamında; •Ortak seminer, panel ve konferansların düzenlenmesi, •İYTE Tümleşik Araştırma Merkezi (TAM) ve Teknopark İzmir olanaklarıyla ilgili saha ziyaretleri gerçekleştirilmesi, •EGİAD Melekleri Yatırım Ağı'nın Teknopark İzmir'in girişimcilik ve hızlandırma programlarında aktif rol üstlenmesi, •Startupların EGİAD iş ağına dâhil edilmesi, •Ulusal ve uluslararası Ar-Ge projelerinde ortak paydaşlıkların geliştirilmesi, •EGİAD Yarın Dergisi çatısı altında İYTE akademisyenleriyle bilimsel röportajların yapılması öngörülüyor. Özhelvacı ayrıca, EGİAD Sosyal ve Kü ltürel Etkinlikler Merkezi'nin (ESKEM) İYTE'nin şehir merkezindeki etkinliklerinde kullanılabileceğini belirterek, "Bu iş birliği, aynı zamanda Kemeraltı'nın sosyal ve kültürel canlılığına da katkı sağlayacak" dedi. Sürdürülebilir Kalkınma İçin Güçlü Bir Adım Ziyaret kapsamında EGİAD heyeti, İYTE Tümleşik Araştırma Merkezi (İYTE TAM)'ı Prof. Dr. Şükrü Güleç rehberliğinde gezerek, üniversitenin Ar-Ge ve test altyapısını yerinde inceledi. Ayrıca Teknopark İzmir Genel Müdürü Dr. Sinan Yılmaz eşliğinde, teknolojik üretim ve inovasyon alanlarındaki faaliyetler hakkında bilgi alındı. Program sonunda, EGİAD'ın Sakız Ağacı Korusu Projesi kapsamında İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran adına bağışlanan sakız fidanı sertifikası takdim edildi.

DENEYAP Teknoloji Atölyelerinde 9.490 Öğrenci Mezuniyet Gururu Yaşadı Haber

DENEYAP Teknoloji Atölyelerinde 9.490 Öğrenci Mezuniyet Gururu Yaşadı

2019–2025 yılları arasında 11 farklı teknoloji alanında üç yıllık eğitimlerini tamamlayan 9.490 öğrenci, 1–2 Kasım 2025 tarihlerinde 81 ilde gerçekleştirilen törenlerle mezuniyet coşkusunu yaşıyor. DENEYAP Teknoloji Atölyeleri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, TÜBİTAK ve Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı iş birliğinde yürütülüyor. Program, Türkiye’nin dört bir yanındaki gençlere teknoloji üretme becerisi kazandırmayı, yenilikçi düşünmeyi teşvik etmeyi ve ülkemizin Milli Teknoloji Hamlesi’ne katkı sunmayı hedefliyor. İstanbul’da Coşkulu Mezuniyet Töreni 81 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen mezuniyet törenlerinin en geniş katılımlı etkinliklerinden biri İstanbul’da Bahçelievler Şehit Mustafa Özel Spor Kompleksinde düzenlendi. Yaklaşık 3.000 kişinin katıldığı törende 1.000 öğrenci, üç yıl süren eğitim serüvenlerini tamamlamanın gururunu yaşadı. Törene; T3 Vakfı Mütevelli Heyeti ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İstanbul Valisi Davut Gül, T3 Vakfı Yöneticileri, mezun öğrenciler ve aileleri katıldı. Katılımcılar, öğrencilerin Milli Teknoloji Hamlesi ’ne katkı sunacak bireyler olarak yetişmesinin gururunu hep birlikte paylaştı. T3 Vakfı Mütevelli Heyeti ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada: “Milli Teknoloji Hamlesi’nin bir neferi, bu yolculuğun ve bu büyük ailenin bir ferdi olarak, emeklerinizin meyvesini topladığınız bu güzel anın şahidi olmaktan gurur duyuyorum. Bugün burada sadece mezun olan öğrencilerimize değil bir umudun, bir hayalin ve bir milletin geleceğine bakıyoruz. Bugün, Türkiye'nin dört bir yanında, 81 ilimizde büyük bir coşku yaşıyoruz. 2018 yılında ektiğimiz tohumların dev çınarlara dönüştüğünü görüyoruz. Tam 9.490 evladımız… Edirne’den Hakkâri’ye, yurdumuzun her köşesinde, İstanbul’da, Ankara’da, Gaziantep’te DENEYAP atölyelerimizdeki eğitimlerini başarıyla tamamlayarak mezuniyet hakkını kazandı. Bir abiniz ve yol arkadaşınız olarak özelikle vurgulamak istediğim daha da önemli bir kazanım var. İleride dünyaya damga vuracak işlerinizde yanınızda olacak kalıcı dostlar, yol arkadaşları kazandınız… Bu atölyelerde kurduğunuz takım ruhunu ve arkadaşlıkları asla kaybetmeyin. DENEYAP ekosisteminde sizlere yol gösteren abilerinize, ablalarınıza ve birlikte yürüdüğünüz kardeşlerinize sımsıkı sarılın. Onları adeta ailenizin bir ferdi bilin. En önemli davamız olan Milli Teknoloji Hamlesi'nin motor gücü de işte bu takım ruhudur. Bu hamlenin asıl hedefi ise tam bağımsız, teknoloji geliştiren, paradigma değiştiren, oyun kuran bir Türkiye inşa etmektir. İşte bu hamlenin çekirdeği de ruhu da sizlersiniz. Kıymetli Kardeşlerim, Bu güzel ülkenin geleceğinde sizlerin imzası olacak. Şimdi daha büyük hayaller kurmanın vakti. Hayattaki KIZILELMA’nız ufukta parlıyor. Sürekli merak edin ve sorgulayın. Sınırları zorlayın. Paradigmaları kırın. Başarısız olmaktan asla korkmayın ve pes etmeyin. Ve en önemlisi bu milletin evlatları olarak kendinize inanın. Burada öğrendiklerinizle TEKNOFEST'te kendi takımlarınızı kurmaya devam edin. DENEYAP mezunları olarak sizden ricam, sizden sonra gelen kardeşlerinize mentörlük yapmanız, bu meşaleyi söndürmeden taşımanızdır. Sizlerle bir arada olmaktan onur duyuyorum. Mezuniyetiniz vatanımıza, milletimize hayırlı ve uğurlu olsun. Yolumuz açık ve ufkumuz daim olsun.” Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da yaptığı konuşmada gençlere seslenerek: “Bizim medeniyetimiz, 'Oku. Yaradan Rabbinin adıyla oku' emri üzerine bina edilmiştir. Bu ilahi mesaj, özünde kâinatın anlamlandırılması manası taşıyor. Ve bu söz bize, kitaplarla yol arkadaşlığı yapmanın da ötesinde, hayal etmeyi, merak etmeyi, keşfetmeyi, araştırmayı, geliştirmeyi söylüyor. Böyle bir medeniyetin mensuplarının bilimden uzak kalması düşünülebilir mi? Zengin düşünce ve bilim iklimi olmaksızın bir medeniyetin yükselişi mümkün olamayacağı gibi, kuvvetini ve etkisini sürdürmesi de imkânsızdır. Bizzat kendi tarihimiz ve insanlık tarihindeki nice örnek bize bu hakikati gösteren tecrübelerle doludur. O vakit, insanlık ailesinin adeta bir çıkış yolu aramakta olduğu bu çağda, muhakkak bilimsel çalışmaların bereketine yeniden sahip çıkmak, Peygamberimizin ‘ilim müminin yitik malıdır, nerede bulursa alır’ ifadesinin sırrına sarılmak zorundayız. Kendi evlatlarına olan sarsılmaz inancıyla geleceği inşa eden bir Türkiye var. Yapay zekâdan biyoteknolojiye, nanoteknolojiden ileri imalata her alanda yerli ve milli teknolojiler geliştiren Milli Teknoloji Hamlesine imza atan bir Türkiye var. İnanıyorum ki, alın terimizi akıl terimizle bütünleştirecek gayretlerden vazgeçmedikçe; insanlığın geleceği adına taşıdığımız bu tarihi misyonun icrası daha mümkün olacaktır. Biz size inanıyoruz. Size güveniyoruz. TEKNOFEST’lerde rekorları sizlerle kırıyoruz. Sizlerin bayrağı çok daha yükseklere çıkaracağınızdan asla şüphe duymuyoruz. Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğumuzda en kıymetli hazinemiz sizlersiniz. Bu anlayışla; siz gençlerimizin bilim ve teknoloji kültürü ile buluşmasını ve her alanda yeni çalışmalar yapmasını sağlayacak adımlar atıyoruz. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz en kıymetli işlerimizden biri Deneyap Teknoloji Atölyeleri’dir. Şimdi DENEYAP’ların hem ülkemiz adına hem de dünyada oluşturduğu etki bakımından gerçekten gurur verici bir yerdeyiz. Yolunuz açık olsun.” “Karşımızda enerji dolu bir gençlik var. Sizlerle gurur duyuyoruz, harikasınız” diyerek törendeki konuşmasına başlayan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak şöyle devam etti: “DENEYAP Atölyelerinde emek verdiniz. Genlik Merkezlerimizde, sanayi ve teknoloji bakanlığımızla, T3 Vakfı’mızla beraber sizlere emek veren eğitmenlere teşekkür ediyoruz. Destekleri için ailelere teşekkür ediyoruz. Burada muhteşem bir iş yapılıyor. Türkiye’nin teknoloji yürüyüşüne sizler hazırsınız. Gelecekte büyük işleri bu mühendisler başaracak, bu yazılımcılar başaracak ve bölgede güçlü bir Türkiye ortaya çıkacak. Hep beraber bunu görüyorsunuz ve görmeye devam edeceğiz. Hep beraber bu ülke için üretmeye, bu ülke için çalışmaya ve güçlü Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz. Ben de bir makine mühendisiyim. Bu şartlarla beraber ortaya konulan misyon bizleri gururlandırıyor. Teknofest’te ortaya konulan vizyon ve başarılı çalışmalar bu gençleri güçlendiriyor. Ve Teknofest kuşağını alkışlıyoruz. Gelecekte çok daha güçlü bir Türkiye olacak. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. DENEYAP Türkiye mezuniyetleriniz hayırlı olsun.” Geleceğin Teknoloji Yıldızları DENEYAP’ta Yetişiyor Üç yıl süren DENEYAP Teknoloji Atölyeleri programı, öğrencilerin teknolojiye yön veren alanlarda yetkinlik kazanmalarını sağlayan uygulamalı eğitimlerden oluşuyor. Eğitim sürecinde öğrenciler; tasarım odaklı düşünme, üretim ve problem çözme becerilerini geliştiriyor; takım çalışması, yenilikçilik ve girişimcilik alanlarında deneyim kazanıyor. Atölyelerde öğrenciler, yazılım teknolojilerinden yapay zekâya, elektronik programlamadan robotik sistemlere, siber güvenlikten enerji teknolojilerine kadar 11 farklı teknoloji alanında eğitim alıyor. Bu eğitim modeli, gençlerin sadece teknolojiyi tüketen değil, aynı zamanda teknolojiyi üreten ve geliştiren bireyler olarak yetişmelerine imkân tanıyor. Milli Teknoloji Hamlesi’ne Güçlü Katkı DENEYAP Teknoloji Atölyeleri, Türkiye’nin dört bir yanında gençleri teknoloji üretimiyle tanıştırarak ülkemizin yerli ve milli teknoloji ekosistemine nitelikli insan kaynağı kazandırıyor. Bugüne kadar on binlerce öğrenciye ulaşan proje, gençlerin geleceğin teknolojilerine yön verecek bilgi, beceri ve özgüvene sahip bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlıyor. Milli Teknoloji Hamlesi’nin öncü projelerinden biri olan DENEYAP Teknoloji Atölyeleri, her geçen gün büyüyen mezun ağıyla Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığına güç katmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Huawei Avrupa’nın Dijital Dönüşümüne Yapay Zekâ ve 5G ile Yön Veriyor Haber

Huawei Avrupa’nın Dijital Dönüşümüne Yapay Zekâ ve 5G ile Yön Veriyor

Avrupa’nın dijital ve yeşil dönüşüm süreci, Madrid’de gerçekleştirilen Huawei Connect Europe 2025 etkinliğinde ele alındı. ‘All Intelligence, Greener Europe (Tüm Alanlarda Zekâ, Daha Yeşil Bir Avrupa)’ temasıyla düzenlenen etkinlikte; dünyanın farklı ülkelerinden teknik uzmanlar, sektör liderleri ve Huawei iş ortakları bir araya geldi. Etkinlikte; yapay zekâ, 5G ve yeşil enerji teknolojilerinin sanayiden sağlığa, eğitimden finansa kadar tüm sektörlerde yarattığı dönüşüm öne çıkan konular arasındaydı. Huawei yöneticileri katılımcılaraseslenirken, önümüzdeki dönemde Avrupa’da yerelleşme, yenilikçilik ve sürdürülebilir kalkınmaya yönelik yatırımlarını artıracaklarını vurguladı. “Yapay zekâ beş yılda küresel ekonomiye 22,3 trilyon dolar katkı sağlayacak” Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Huawei Yönetim Kurulu İcra Direktörü David Wang, akıllı dünyanın beklenenden daha hızlı geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Zekâ çağı, düşündüğümüzden çok daha hızlı yaklaşıyor. Yapay zekâ, 5G ve yeşil enerji; eğitim, sağlık, finans, üretim gibi tüm sektörleri kökten değiştirecek. Bu teknolojiler, iş modellerinden değer zincirlerine kadar yeni fırsatlar yaratacak. Sadece yapay zekânın önümüzdeki beş yıl içinde küresel ekonomiye 22,3 trilyon ABD doları katkı sağlaması bekleniyor.” Wang, önümüzdeki on yılın Avrupa için dijital ve yeşil dönüşüm açısından kritik bir dönem olacağını belirterek, Huawei’nin ‘Avrupa’da, Avrupa için’ ilkesine bağlı kalmaya devam edeceğini söyledi. Şirketin Avrupa genelindeki Ar-Ge merkezleri, inovasyon laboratuvarları, üretim tesisleri ve tedarik zinciri merkezleriyle yenilikçilik ve yerelleşmeyi desteklediğini vurgulayan Wang, “Avrupalı iş ortaklarımızla birlikte bu ortak vizyonu fırsata dönüştürmek ve Avrupa’yı daha akıllı, daha yeşil bir geleceğe taşımak için çalışıyoruz” dedi. “Avrupa’nın dijital ve akıllı dönüşümüne yatırım yapıyoruz” Huawei Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Kurumsal Satış Birimi Başkanı Leo Chen ise şirketin Avrupa’daki teknoloji yatırımlarına ilişkin detayları paylaşırken, “Avrupa’nın dijital ve akıllı dönüşümünü desteklemek için teknoloji inovasyonuna, iş ortaklığı ekosistemlerine ve yetenek geliştirme programlarına yatırım yapıyoruz. Birlikte daha akıllı ve sürdürülebilir bir Avrupa inşa edebiliriz” dedi. Chen, Huawei’nin Avrupa’daki işletmelerin dijital dönüşümünü kolaylaştırmak amacıyla yeni nesil ürün ve çözümler sunduğunun altını çizdi. Bunlar arasında; HUAWEI eKit 4+10+N KOBİ Zekâ Çözümleri de yer alıyor. Bu çözüm seti; akıllı ofis, akıllı iş, akıllı eğitim ve akıllı sağlık olmak üzere dört temel senaryoya odaklanıyor. Böylece KOBİ’ler yeni teknolojileri daha kolay benimseyebiliyor. Yeni iş ortaklığı modeli: SHAPE 2.0 Huawei ayrıca, yerel iş ortaklarıyla daha güçlü bir iş birliği modeli oluşturmak amacıyla SHAPE 2.0 programını tanıttı. Geçtiğimiz yıl duyurulan SHAPE çerçevesinin geliştirilmiş versiyonu olan SHAPE 2.0, Avrupa’daki iş ortaklarının senaryo bazlı çözümler ve hizmetler geliştirmesine olanak tanıyor. Şirket, aynı zamanda dağıtım ortakları için yeni bir gelişim planı açıkladı. Bu planla birlikte Huawei’nin Avrupa’daki iş ortakları, müşterilerine daha kapsamlı ve yerelleştirilmiş hizmetler sunabilecek. Üniversitelerle iş birliği, yerel yeteneklere yatırım Huawei, Avrupa genelinde üniversiteler ve iş ortaklarıyla birlikte yürüttüğü Huawei Bilişim Akademileri, ortak laboratuvarlar ve sertifikasyon programları aracılığıyla yeni yetenekler yetiştiriyor. Bu programlar sayesinde hem üniversite öğrencileri hem de teknoloji profesyonelleri, dijital ekonomiye yön verecek beceriler kazanıyor. Huawei bu girişimlerle hem yerel topluluklara katkı sağlıyor hem de Avrupa’nın teknoloji ekosisteminde uzun vadeli değer yaratıyor. Etkinliğe; ‘İspanya Dijital Dönüşüm ve Kamu Hizmetleri Bakanlığı Telekomünikasyon ve Görsel-İşitsel İletişim Hizmetleri Düzenleme Genel Sekreteri Matías González Martín’, ‘ETSI CSO’su Ultan Mulligan’, ‘Essen Üniversite Hastanesi CIO’su Armin de Greiff’, ‘Azerion Strateji Direktörü Sebastiaan Moesman’, ‘Iberdrola | bp pulse Genel Müdürü Pablo Pirles’, ‘Wattkraft Solar GmbH CTO’su ve Kurucu Ortağı Francisco Pérez Spiess’ ve ‘UNESCO Avrupa Bilim ve Kültür Bölgesel Bürosu Baş Uzmanı Jing Fang’ gibi farklı sektörlerden önemli isimler katıldı. Katılımcılar, Avrupa’nın yapay zekâ, yenilenebilir enerji, 5G ve veri ekonomisi alanlarında nasıl ilerleme kaydedebileceğini tartıştı. Etkinlik, dijitalleşme ile sürdürülebilirliğin kesiştiği noktada uluslararası iş birliğinin önemini bir kez daha vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.