Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yerel Üretim

Kapsül Haber Ajansı - Yerel Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerel Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Metro Türkiye, 2040 Net Sıfır Hedefi Doğrultusunda İklim Aksiyonlarını Güçlendirdi Haber

Metro Türkiye, 2040 Net Sıfır Hedefi Doğrultusunda İklim Aksiyonlarını Güçlendirdi

GRI Standartları’na göre hazırlanan rapor, şirketin yıl boyunca yürüttüğü iklim aksiyonları, yerel üretim, sürdürülebilir balıkçılık, izlenebilirlik, hayvan refahı ve çalışan deneyimi gibi alanlarda elde ettiği sonuçları ortaya koyuyor. Türk mutfağının değerlerini koruma ve geleceğe aktarma misyonuyla faaliyetlerini sürdüren Metro Türkiye, sürdürülebilirlik performansını ve ekosistem üzerindeki etkilerini ortaya koyduğu beşinci Etki Raporu’nu yayımladı. 2016’da başlayan raporlama yolculuğunu 2020 itibarıyla Etki Raporu formatına taşıyan Metro Türkiye, 2024 boyunca attığı adımları, elde ettiği sonuçları ve uzun vadeli hedeflere yönelik ilerlemesini paydaşlarıyla şeffaf biçimde paylaştı. Rapor, şirketin iş yapış biçimini tanımlayan “Metro Usulü” anlayışının ve sorumlu çözüm ortağı yaklaşımının sürdürülebilirlik stratejisinin merkezinde daha da güçlendiğini gösteriyor. 2024 yılında sürdürülebilirlik stratejisini Müşteriler İçin Sorumlu Çözüm Ortağı, Sürdürülebilir Satın Alma, İklim Aksiyonları ve Sorumlu İşveren odak alanları çerçevesinde yürüten şirketin Etki Raporu'nun önceliklendirme analizine göre öne çıkan başlıklar ise yerel üretimin desteklenmesi, sürdürülebilir balıkçılık, sağlıklı ve kaliteli gıdaya erişim, sürdürülebilir ürün ve çözümler ile hayvan refahı oldu. Bu yaklaşım, hem perakende sektöründe hem yeme içme profesyonelleriyle kurulan ilişkilerde Metro Türkiye'yi daha sorumlu, daha kapsayıcı ve daha dayanıklı bir çözüm ortağı konumuna taşıdı. Antunes: Değer zinciri boyunca dönüşümün öncüsü olmayı sorumluluk olarak görüyoruz Metro Türkiye CEO’su David Antunes, iklim krizinin etkilerinin daha görünür hale geldiği bir dönemde dönüşümün yalnızca bir tercih değil, temel bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, “Metro Türkiye olarak yalnızca kendi operasyonlarımızda değil, tüm değer zincirimizde dönüşümün öncüsü olmayı sorumluluğumuz olarak görüyoruz. 2024 yılında yerel üreticilerden tedarik zincirimize, iklim aksiyonlarından sürdürülebilir ürünlere, sağlıklı gıdaya erişimden hayvan refahına kadar geniş bir çerçevede ilerlemeye devam ettik. Sorumlu çözüm ortağı yaklaşımımızla müşterilerimizin sürdürülebilir seçimler yapmasını kolaylaştırırken, 2040 yılında iklim nötr olma hedefimize doğru önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Bu yılki Etki Raporu, hem bugün yarattığımız etkiyi hem de geleceğe dair kararlılığımızı ortaya koyuyor” dedi. Enerji tüketiminin %40’ı GES yatırımıyla sağlandı Güneş enerjisi sistemleri yatırımları 2023’te olduğu gibi 2024 yılında da kararlılıkla devam etti. Aralık 2024’e kadar geçen sürede mağazaların toplam 55.000 MWh elektrik enerjisi ihtiyacının 21.400 MWh’ı çatı GES’lerden karşılandı; böylece Metro Türkiye enerji tüketiminin yaklaşık %40’ını doğrudan yenilenebilir kaynaklardan sağlamış oldu. Bu dönüşüm, şirketin iklim hedefleriyle uyumlu olarak yenilenebilir enerji kullanımında önemli bir eşiğin aşılmasını sağladı. Yereli destekleme misyonuyla 740 Cİ tescilli ve aday ürün raflara taşındı Yerel üretimin sürdürülebilirliğine yönelik çalışmalar 2024 yılında da kesintisiz biçimde sürdü. 2012’den bu yana yürütülen Coğrafi İşaretli Ürünler projesi kapsamında mağaza raflarında yer alan coğrafi işaret tescilli ya da tescile aday ürün sayısı geçen yılki 560 seviyesinden 740’a ulaştı. “Yerelin İzinde” projesiyle yöresel tariflerin görünürlüğü artarken, üretici örgütleri ve kooperatiflerle yürütülen iş birlikleri sayesinde yerel ürünlerin değer zincirindeki payı güçlendirildi. Sağlıklı ve kaliteli gıdaya erişim için sürdürülebilir ürün portföyü genişletildi Metro Türkiye, sağlıklı, besleyici ve kaliteli ürünlere erişimi artırma hedefi doğrultusunda 2024 yılında sürdürülebilir ürün portföyünü önemli ölçüde genişletti. Bu yıl raflarda 493 sağlıklı ve besleyici Metro markalı ürün, 78 organik ürün ve 177 organik etiketli ürün yer aldı. Ürün içeriklerini iyileştirmeye yönelik çalışmalar kapsamında, 103 ürün daha az şeker, tuz ve yağ içerecek şekilde reformüle edildi, 48 ürünün koruyucu içeriği azaltıldı ve 18 ürünün yağ oranı düşürüldü. Ayrıca 69 Metro markalı üründe trans yağ tamamen kaldırılarak daha sağlıklı seçenekler sunuldu. Gıda kategorisindeki Metro markalı ürünlerin %27’sinin sağlıklı ve besleyici özelliklere sahip olması, şirketin ürün politikalarını sürdürülebilirlik ve kalite standartları doğrultusunda şekillendirdiğini bir kez daha ortaya koydu. Güvenli gıdanın ve sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla mağaza et üretimlerinde, tüm meyve sebzelerde, Metro markalı organik ürünlerde, Metro Premium markalı ballarda, tüm karkas, vakum etlerde ve kültür balıklarında, Metro markalı organik ürünlerin tamamında, kendi markalı 61 adet coğrafi işaretli üründe ve yine kendi markalı 12 zeytinyağı çeşidinde izlenebilirlik sunmaya devam etti. Bu yaklaşım, tüketicilere ürünlerinin kaynağına dair tam şeffaflık sunarken, gıda güvenliği standartlarını da üst seviyeye taşıdı. Sürdürülebilir balıkçılıkla deniz ekosistemini koruyor Deniz ekosistemlerini koruma ve balık popülasyonlarının sürdürülebilirliğini destekleme hedefi doğrultusunda Metro Türkiye, 2024 yılında müşterilerine izlenebilir, sorumlu ve güvenilir balık ürünleri sunma amacıyla Metro markalı balıkların %73’ünü, diğer balık ürünlerinin ise %64’ünü sürdürülebilirlik sertifikasına sahip kaynaklardan tedarik etti. Denetimlerle hayvan refahını ve gıda güvenilirliğini sağlıyor Hayvanların sağlıklı, güvenli ve doğal yaşam koşullarında yetişmesini önemseyen Metro Türkiye, hayvan refahı konusunda ulusal ve uluslararası standartların ötesine geçen uygulamaları hayata geçirmeye 2024 yılında da devam etti. 2012'den bu yana tüm kırmızı ve kanatlı et tedarikçilerinde düzenli hayvan refahı denetimleri gerçekleştiren şirketin Metro markalı tüm taze ve dondurulmuş et ürünleri, %100 hayvan sağlığı ve refahı standartlarına uygun şekilde üretiliyor. Bu yaklaşım, hem ürün güvenilirliğini hem de hayvanların yaşam koşullarının iyileştirilmesini güvence altına alıyor. 2.530 ton gıda atığı yeniden değerlendirildi Gıda atığını kaynağında önlemeye yönelik çalışmalarını 2024 yılında güçlendiren Metro Türkiye, hem çevresel hem de sosyal alanda önemli sonuçlar elde etti. Yıl boyunca toplam 2.862 ton gıda atığı oluşurken, bunun 2.530 tonunu yeniden değerlendirmeyi başaran şirket, doğal kaynakların korunmasına ve ihtiyaç sahiplerine erişimin desteklenmesine güçlü bir katkı sundu. Bu kapsamda, 1.017 ton gıda, gıda bankalarına bağışlanarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılırken 222 ton ürün Fazla iş birliğiyle yeniden satışa sunuldu. 140 ton gıdanın hayvan yemine dönüştürülmesi, 942 ton ürünün hayvan barınaklarına iletilmesi, 209 ton ürünün ise kompostlama yoluyla döngüsel ekonomiye kazandırılması sağlandı. Sorumlu işveren yaklaşımıyla eşitlikçi ve kapsayıcı çalışma kültürü Metro Türkiye, sorumlu işveren anlayışı doğrultusunda sosyal sürdürülebilirliği eşitlik ve kapsayıcılık odağında ele almayı sürdürdü. Çalışanlarının kendilerini güvende, değerli ve mutlu hissettikleri bir iş ortamı yaratmayı temel bir kurum değeri olarak benimseyen şirket, tüm çalışanlarını işinin ve geleceğinin doğal bir paydaşı olarak konumlandırıyor. Çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık ilkelerini işe alımdan kariyer yolculuğunun her aşamasına entegre eden Metro Türkiye, kadınların ve gençlerin iş hayatına katılımını destekleyen uygulamalarıyla çalışan memnuniyetini odağına alırken, kapsayıcı kurum kültürünü uzun vadeli ve sürdürülebilir başarısının ayrılmaz bir parçası olarak görüyor.

Indomie Türkiye, 2026 Yılında Tüketicinin   Gündeminde Olacak 5 Gıda Trendini Açıkladı Haber

Indomie Türkiye, 2026 Yılında Tüketicinin Gündeminde Olacak 5 Gıda Trendini Açıkladı

Indomie Türkiye, bu dönüşümü sadece takip eden değil, Türkiye’deki üretim gücü ve vizyoner stratejileriyle değişime yön veren bir marka olarak karşılıyor. Markaların ürün geliştirme süreçlerini tüketicinin bu yeni beklentilerine göre şekillendirmesi gerektiğini vurgulayan Indomie Türkiye Pazarlama Müdürü Aslan Birincikişi, 2026 gıda sektörüne yön verecek 5 tüketici trendini paylaştı. Küresel gıda sektörü 2026’ya yaklaşırken tüketicilerin ürün seçimlerinde yalnızca lezzet, hız ve pratiklik arayışına değil, tarladan sofraya uzanan hikâyeye, üretim süreçlerinin şeffaflığına ve üründen aldığı değerin netliğine odaklandığı bir döneme giriliyor. Bu yeni dönemde güvenilirlik, izlenebilirlik ve fiyat-performans dengesi satın alma motivasyonunun temel unsurları haline gelirken, tüketiciler tanıdık, ulaşılabilir ve sürpriz barındırmayan markalara yöneliyor. Indomie Türkiye, şeffaf üretim anlayışıyla ziyaretlere açık hale getirdiği üretim tesisi, yerel tedarik zinciri yapısı ve tutarlı kalite standartlarıyla tüketicinin bu beklentilerine bütüncül bir güven çerçevesi sunuyor. Ürünlerinin lezzetini, erişilebilirliğini ve istikrarlı deneyimini koruyarak modern tüketicinin hem duygusal hem de fonksiyonel ihtiyaçlarına karşılık veren bir marka konumu ortaya koyduklarını dile getiren Indomie Türkiye Pazarlama Müdürü Aslan Birincikişi, bu kapsamda 2026 gıda sektörüne yön verecek tüketici trendlerini sıralıyor. 1. Duyulara Hitap Eden Ürünler Önem Kazanacak: Mintel’in öngörülerine göre, 2026’da tüketiciler yiyecek ve içecek seçimlerinde tat kadar doku, aroma, renk ve sıcaklık gibi duyusal unsurlara da daha fazla önem verecek. Gün içinde kısa rahatlama anları yaratma ihtiyacı güçlendikçe, markaların ürünlerini bu çok duyulu beklentilere yanıt verecek şekilde tasarlaması bekleniyor. Duyu odaklı bu yaklaşım, tüketicinin ürünle kurduğu bağı derinleştirirken aynı zamanda markalara daha akılda kalıcı ve duygusal olarak destekleyici deneyimler sunma fırsatı yaratıyor. 2. Şeffaflık Öne Çıkacak: Innova Market Insights verilerine göre, küresel olarak tüketicilerin %58’i, ürünlerde kullanılan içeriklerin kökenine dair açık ve anlaşılır bilgi görmek istiyor. Satın alma kararlarını etkileyen bu beklenti, markaları daha sade içerik listeleri sunmaya, tedarik zincirini görünür kılmaya ve üretim süreçlerini daha net şekilde paylaşmaya yönlendiriyor. Gıda ve içecek kategorisinde şeffaflık, yalnızca güven duygusunu artırmakla kalmıyor, aynı zamanda tüketicinin markayla kurduğu uzun vadeli ilişkiyi güçlendiren temel bir tercih kriterine dönüşüyor. 3. Değer Odaklı Tüketim Öne Çıkacak: NielsenIQ Tüketici Görünümü: 2026 Rehberi Raporu’na göre, 2026’da tüketiciler, harcadıkları paranın karşılığını net şekilde görmek istiyor. . Ekonomik koşulların etkisiyle satın alma davranışları yalnızca düşük fiyat arayışından uzaklaşıyor, erişilebilir fiyata yüksek kalite, güvenilirlik ve somut fayda sunan ürünler tercih ediliyor. Fiyat-performans dengesi, tüketicinin “değer odaklı” kararlarını şekillendirirken, markaların sunduğu gerçek fayda ve uzun vadeli değer satın alma motivasyonunun temel belirleyicisi haline geliyor. 4. Konfor Arayışı ve Güven Veren Tercihler Öne Çıkacak: Küresel belirsizliklerin yoğunlaştığı dönemlerde tüketiciler, kendilerine güven veren, yıllar içinde alıştıkları ve hayatlarında yer etmiş markalara yöneliyor. Euromonitor International’ın 2026 Küresel Tüketici Trendleri Raporu’na göre “Comfort Zone” olarak tanımlanan bu eğilim, yenilik arayışının tamamen ortadan kalkmadığı, ancak seçimlerin daha risksiz, tanıdık ve ulaşılabilir seçenekler etrafında şekillendiği bir tüketici davranışına işaret ediyor. 5. Dijital Odaklı Rekabet Artacak: Gelişmiş ülkelerde faaliyet gösteren markalar, erişilebilir fiyatlama, inovasyon ve dijital öncelikli deneyimleri bir araya getirerek küresel ölçekte etkilerini hızla artırıyor. Çin’in ihracat değerinin 2026 yılına kadar 4 trilyon ABD dolarına ulaşması öngörülüyor. İşletmelerin rekabetçi kalabilmesi için mobil öncelikli dijital deneyimlerini güçlendirmesi ve içerik ile ticareti birleştiren kesintisiz alışveriş yolculukları tasarlaması gerekiyor. Şeffaflık, 2026’nın Belirleyici Beklentisi Olacak Sektörün geleceği ve markanın 2026 vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Indomie Türkiye Pazarlama Müdürü Aslan Birincikişi, “2026 projeksiyonları, tüketicinin artık yalnızca tat ve hız arayışında olmadığını, markanın hikâyesine, üretim süreçlerindeki şeffaflığa ve kendisine sunulan değerin gerçekliğine odaklandığını gösteriyor. Gıda ve içecek sektöründe güvenin, tercih kadar bağlılığı da belirleyen temel unsurlardan biri haline geldiğini görüyoruz. Bu doğrultuda Çerkezköy’deki üretim tesisimizi ziyaretlere açmamız, tüketicinin şeffaflık beklentisini karşılayan önemli bir adım oldu. Yaklaşık %70 oranındaki yerel hammadde kullanımımız ise güvenilir, sürdürülebilir ve erişilebilir bir ürün deneyimi sunmayı destekliyor. Erişilebilir fiyat politikamızla değer odaklı tüketimi gözetirken, üretim süreçlerimize dair bilgileri paylaşmaya verdiğimiz önem, markayla kurulan bağı güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor. Teknolojik altyapımız ve yerel üretim kapasitemizle 2026’nın öne çıkardığı güven, kalite ve şeffaflık beklentilerine bugünden karşılık vermeyi hedefliyoruz.” açıklamasında bulundu.

Otokar Güney Amerika’da Varlığını Artırmayı Hedefliyor Haber

Otokar Güney Amerika’da Varlığını Artırmayı Hedefliyor

Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, savunma sanayii alanında Latin Amerika’nın en önemli buluşmaları arasında yer alan Expodefensa Fuarı’na bu yıl da katılıyor. Bogota’daki Corferias Fuar Merkezi'nde 1–3 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek olan etkinlikte Otokar, TULPAR ve COBRA II araçlarının ölçekli modelleri sergilerken aynı zamanda kara sistemlerindeki üstün kabiliyetlerini tanıtacak. Güney Amerika pazarını uzun yıllardır stratejik bir bölge olarak konumlandıran Otokar, bölgenin ihtiyaçlarını yakından takip ediyor ve kullanıcı gereksinimlerine uygun çözümler geliştirmek üzere teknoloji transferi ve yerel üretim fırsatlarını değerlendirmeyi sürdürüyor. Expodefensa 2025, şirketin mevcut kullanıcılarıyla bir araya gelmesi ve yeni iş birliği olanaklarını ele alması için önemli bir platform olacak. “GÜNEY AMERİKA, OTOKAR’IN BÜYÜME HEDEFLERİNDE ÖNEMLİ BİR KONUMA SAHİP” Şirketin bölgedeki hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulunan Otokar Askeri Araçlar Genel Müdür Yardımcısı Sedef Vehbi, "33 binden fazla askeri aracımız 40’tan fazla ülkede 70’i aşkın son kullanıcı envanterinde aktif görev yapıyor. Güney Amerika da başarıyla hizmet veren askeri araçlarımız mevcut. Bölgede kullanılan araçlarımız sayesinde kullanıcı beklentilerini yakından takip ediyoruz. Expodefensa, hem mevcut ilişkilerimizi güçlendirmek hem de teknoloji transferi ve yerel üretim dahil olmak üzere yeni iş birliklerini değerlendirmek için önemli bir platform. Otokar olarak bölgedeki varlığımızı artırmayı hedefliyoruz" açıklamasını yaptı. YÜKSEK ATEŞ GÜCÜ SUNABİLEN YENİ NESİL MUHAREBE ARACI TULPAR Otokar’ın TULPAR Modüler Zırhlı Paletli Aracı, üstün hareket kabiliyeti, yüksek ateş gücü ve beka özellikleri ile dikkat çekiyor. 28.000 kg ile 45.000 kg arasında genişleme potansiyeline sahip modüler tasarımı sayesinde farklı konfigürasyonlar için ortak gövde ve alt sistemler kullanılabiliyor. En sert iklim koşullarında ve ağır arazi şartlarında test edilen TULPAR, üstün balistik ve mayın korumasına sahip. 120 mm’ye kadar yüksek ateş gücü gerektiren görevlerde etkin çözümler sunan TULPAR, üstün hareket kabiliyeti sayesinde ana muharebe tanklarının ağırlıkları nedeniyle görev yapamadığı dar sokaklar, hafif köprüler ve ağaçlık arazilerde de görev yapabiliyor. TULPAR, Expodefensa 2025’te 30 mm MIZRAK Kule ile tanıtılacak. HER GÖREVE UYUM SAĞLAYAN MODÜLER GÜÇ: COBRA II Türkiye'de ve ihracat pazarlarında sınır koruma, iç güvenlik ve barış koruma harekâtları dahil pek çok görevde başarıyla hizmet veren ve dünyada 20’den fazla son kullanıcıda aktif görev yapan COBRA II, yüksek koruma seviyesi, hareket kabiliyeti, geniş iç hacmi ve taşıma kapasitesiyle öne çıkıyor. COBRA II, balistik, mayın ve EYP tehditlerine karşı üstün koruma sağlıyor. En zorlu arazi ve iklim koşullarında yüksek performans sunan COBRA II, farklı görevlere kusursuz uyum sağlıyor. Geniş silah entegrasyon ve görev donanım ekipman opsiyonları sayesinde özellikle tercih edilen COBRA II, modüler yapısı sayesinde Zırhlı Personel taşıyıcı, Silah Platformu, Kara Gözetleme Radar Platformu, KBRN Keşif Aracı, Komuta Kontrol Aracı ve Ambulans gibi farklı görevlerde kullanılabiliyor. Fuar süresince COBRA II, KESKİN Kule ile tanıtılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Puratos Türkiye, Anadolu’nun Yadigârı Zerun’u Üçüncü Kez Toprakla Buluşturdu Haber

Puratos Türkiye, Anadolu’nun Yadigârı Zerun’u Üçüncü Kez Toprakla Buluşturdu

Ekmekçilik, pastacılık ve çikolata sektörlerine sunduğu kaliteli ürün ve çözümlerle kendi alanının küresel lideri olan Puratos, üç yıldır Anadolu’nun yerel buğday çeşitlerini korumak amacıyla yürüttüğü Yadigâr Buğdaylar Projesi ile global bilgi birikimini yerel üretimle buluşturuyor. Bu kapsamda, Sivas’ın Kangal ilçesine bağlı Kuşkayası Köyü’nde yetiştirilen Zerun buğdayı, bölgenin tarım kültürünü kuşaklar boyunca sürdüren Aktan Ailesi iş birliğiyle bu yıl üçüncü defa ekiliyor. Her ekim dönemi hem yerel tarımın devamlılığına hem de biyoçeşitliliğin korunmasına katkı sağlıyor. Anadolu’nun Atalık Buğdayından İlk Ekşi Maya Puratos Türkiye, ekşi maya geleneğini yerel buğdaylarla buluşturma hedefiyle yürüttüğü çalışmalar kapsamında, Türkiye’de ilk kez bir yadigâr (atalık) buğdaydan ekşi maya üretiyor. Bu adım, hem yerel buğdayların karakterini koruyan özgün bir maya kültürünün doğmasını sağlıyor hem de Anadolu’nun zengin tahıl mirasını geleceğin ekmekçiliğine taşıyor. Bilim Kurulu Rehberliğinde Üç Senelik Takip Proje, Prof. Dr. Mehmet Sertaç Özer, Prof. Dr. Zafer Yenal, Prof. Dr. Sevinç Yücecan ve Ziraat Yüksek Mühendisi Nesrin Karataş’tan oluşan bilim kurulunun rehberliğinde yürütülüyor. Bilim kurulu, Anadolu buğdaylarının tarihsel, besinsel ve sosyo-ekonomik değerine odaklanıyor; tarımsal çeşitliliğin korunması, beslenme kalitesinin güçlendirilmesi ve yerel üretim modellerinin sürdürülebilirliği konularında ortak çalışmalar yürütüyor. Zerun buğdayının ekiminden hasadına kadar tüm süreç hem bilimsel analizlerle hem de saha gözlemleriyle takip ediliyor. Buğdayın dört mevsimi bir belgeselle kayıt altına alınırken, elde edilen veriler yerel tohumların yeniden üretim döngüsüne kazandırılmasına katkı sağlıyor. Yerel Üretimle Güçlenen Sürdürülebilirlik Vizyonu Projenin yerel üretimle elde ettiği kazanımların, Puratos’un sürdürülebilirlik vizyonunun somut bir yansıması olduğunu belirten Puratos Türkiye Genel Müdürü Bora Akın, buğdayın yeniden üretim döngüsüne kazandırılmasının hem bölge hem de sektör açısından önemli bir adım olduğunu belirterek “Yadigâr Buğdaylar, sürdürülebilir tarımın yerelde nasıl uygulanabileceğini gösteren bir örnek olmanın ötesinde, bizim için de uzun vadeli bir öğrenme alanı. Zerun’un üçüncü kez ekimiyle birlikte üretimde süreklilik sağlarken, yerel buğdayların iklim koşullarına, toprağa ve emeğe nasıl yanıt verdiğini daha net görüyoruz. Bu yolculuğun, Puratos’un bilgi ve inovasyonu yerel kaynaklarla birleştirerek gıda üretiminde kalıcı bir değer yaratma hedefini güçlendirdiğine inanıyoruz.” dedi. Puratos Türkiye, yerel üretimi güçlendiren Yadigâr Buğdaylar Projesi’yle, Anadolu’dan miras tohumları koruma ve geleceğin gıda kültürüne kazandırma çalışmalarına önümüzdeki dönemde de devam edecek. Şirket, bu projeyle yerel çeşitlerin yeniden değer kazanmasını desteklerken, sürdürülebilir tarımın ülke genelinde yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Embraer ve Mahindra, C-390 Millennium İçin Hindistan’da Güçlerini Birleştirdi! Haber

Embraer ve Mahindra, C-390 Millennium İçin Hindistan’da Güçlerini Birleştirdi!

Brezilyalı havacılık devi Embraer Savunma ve Güvenlik ile Hint holdingi Mahindra Grubu, Hindistan’ın Atmanirbhar Bharat (Kendine Yeterli Hindistan) vizyonuna katkı sağlamak amacıyla stratejik bir iş birliği anlaşması (SCA) imzaladı. Anlaşma, Hindistan Hava Kuvvetleri'nin Orta Nakliye Uçağı (MTA) programı için C-390 Millennium çözümünü geliştirmeyi hedefliyor. İmza töreni, Embraer’in Aerocity, Yeni Delhi'deki ulusal ofisinin açılışıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti. Yerel Üretim ve Bölgesel Destek Merkezi Hedefi Şubat 2024’te imzalanan Mutabakat Zaptı’nı (MOU) derinleştiren bu yeni anlaşma, ortak pazarlama, sanayileşme ve Hindistan’ı C-390 Millennium için bir merkez (hub) olarak geliştirme kapsamını içeriyor. Embraer ve Mahindra Grubu, Hindistan’daki paydaşlarla ve askeri/havacılık ekosistemiyle yakın çalışarak yerel üretim, montaj tesisleri, tedarik zinciri ve Bakım, Onarım, Revizyon (MRO) faaliyetleri için fırsatlar belirleyecek. Nihai uzun vadeli hedef, Hindistan'ı C-390 Millennium için hem iç hem de bölgesel gereksinimlere hizmet veren bir üretim ve destek üssü olarak konumlandırmak. Embraer Savunma ve Güvenlik Başkanı ve CEO’su Bosco da Costa Junior, bu ortaklığın Brezilya ve Hindistan arasındaki büyüyen dostluğun bir yansıması olduğunu ve "Atmanirbhar Bharat" taahhüdünü desteklediğini belirtti. C-390 Millennium: Sınıfının En Modern Nakliye Uçağı Mahindra Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Vinod Sahay, "C-390 Millennium, yetenek, verimlilik ve çok yönlülük açısından eşsizdir. İş birliğimizi derinleştirerek, Hindistan Hava Kuvvetleri için bu uçağın sadece ülkenin güvenliğine değil, aynı zamanda 'Hindistan'da Üret' felsefesine de katkıda bulunmasını sağlayacağız," dedi. C-390 Millennium, kendi sınıfındaki en modern askeri nakliye uçağı olarak öne çıkıyor: Kapasite ve Hız: Diğer orta ölçekli askeri nakliye uçaklarına kıyasla daha fazla yük (26 ton) taşıyabiliyor ve daha hızlı (470 knot) ve uzağa uçabiliyor. Çok Yönlülük: Kargo ve asker taşımacılığı, havadan indirme, tıbbi tahliye, arama-kurtarma, yangınla mücadele ve insani yardım operasyonları dahil olmak üzere geniş bir görev yelpazesinde kullanılabiliyor. Operasyonel Verim: Brezilya, Portekiz, Hollanda, Avusturya, Güney Kore, Çek Cumhuriyeti gibi ülkelerin hava kuvvetleri tarafından seçilen C-390 filosu, %99'un üzerinde görev tamamlama oranı ile kategorisinde olağanüstü üretkenlik sergiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şanlıurfa'da Büyükşehir, Ata Tohumlarıyla Yerel Üretimi Güçlendiriyor Haber

Şanlıurfa'da Büyükşehir, Ata Tohumlarıyla Yerel Üretimi Güçlendiriyor

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, yerel tarımsal mirasın korunması ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi amacıyla ata tohumlarıyla üretimi artırmayı sürdürüyor. Bu tür projelerle, hem yerel çeşitlerin sürdürülebilirliği sağlanmakta hem de bölge çiftçilerinin üretim gücünün artırılması hedefleniyor. Bu kapsamda daha önce Urfa Kabağı ve Şelengo ile başlayan hasat süreci, şimdi de Birecik Patlıcanı, Urfa Kavunu, Tat Karpuzu, Urfa Biberi ve Urfa Domatesi ile devam ediyor. Coğrafi işaretli bu yerel ürünlerin her biri, Şanlıurfa’nın tarımsal zenginliğini yansıtan önemli değerler arasında yer alıyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın yürüttüğü çalışmalar kapsamında hasadı tamamlanan ürünlerin bir bölümü, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’ne ait sosyal tesislerde vatandaşlara sağlıklı ve doğal ürünler olarak sunulmak üzere sevk ediliyor. Böylece, hem ata tohumlarının tanıtımı sağlanıyor hem de sürdürülebilir ve güvenilir gıda temini destekleniyor. Ürünlerin diğer bir kısmı ise, fide üretimi ve tohumluk temini amacıyla ayrılıyor. Tat karpuzu, Urfa kavunu, Urfa kabağı ve Şelengo gibi çeşitlere ait tohumlar özenle seçilip temizlenerek, 2026 üretim sezonuna hazırlık kapsamında +4°C'de soğuk hava deposunda muhafaza altına alınıyor. Bu işlemle, tohumların uzun süreli saklama koşullarına uygun şekilde korunması sağlanıyor. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Yüksek Ziraat Mühendisi Esra Aksoy, “Akıllı Tarım Merkezi arazimizde tamamen ata tohumlarımızla ekimini gerçekleştirdiğimiz Şanlıurfa’nın coğrafi işaretli ürünleri sağlıklı şekilde gelişimini sürdürüyor. Urfa Kabağı ve Şelengo’nun ardından; Birecik Patlıcanı, Urfa Kavunu, Tat Karpuzu, Urfa Biberi ve Urfa Domatesi’nin de hasadına başlamış bulunuyoruz. Hasadı tamamlanan ürünleri sosyal tesislerimize ulaştırarak vatandaşlarımıza sunuyoruz. Aynı zamanda bu ürünlerden elde ettiğimiz tohumları özenle koruyor ve çiftçilerimize ulaştırarak ata tohumlarının yaygınlaştırılmasına katkı sağlıyoruz. Böylece hem ürün çeşitliliğini hem de üretim miktarını artırmayı hedefliyoruz” dedi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.