Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yerel Yönetim

Kapsül Haber Ajansı - Yerel Yönetim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerel Yönetim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

20. Yaşama Değer Katanlar Ödülleri Sahiplerini Buldu! Haber

20. Yaşama Değer Katanlar Ödülleri Sahiplerini Buldu!

Bilimden sanata, diplomasiden sivil topluma, yerel yönetimlerden ekonomiye kadar ürettikleri projelerle toplumsal dönüşüme öncülük eden ve geleceğe ilham veren isimler, Areks Kimya'nın ana sponsorluğunda düzenlenen görkemli gecede onurlandırıldı. İş, diplomasi, cemiyet ve sanat dünyasını bir araya getiren görkemli geceye uluslararası katılım da üst düzeydeydi. Törende; Kuzey Makedonya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu İdris Fazlioski, Kosova Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Suzan Novoberdaliu, Arnavutluk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Armand Shandro, Karadağ İstanbul Başkonsolosu Branislav Karadžić, Hırvatistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Ivana Zerec, Bulgaristan İstanbul Konsolosu Toşhko Tomov, Edirne Karadağ Fahri Konsolosu Naser Alim, Romanya İstanbul Konsolosu Valentine Macec ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ) Nezdinde Ermenistan Daimi Temsilcisi Büyükelçi Nairi Petrossian diplomatik misyon temsilcileri olarak yer aldı. Ekonomi ve iş dünyasının lider isimlerinin de yoğun ilgi gösterdiği gecede; Erdem Holding Yönetim Kurulu Başkanı Zeynel Abidin Erdem, Dedeman Hotelleri Yönetim Kurulu Üyesi Banu Dedeman, Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı İmam Altınbaş, organizasyonun ana destekçisi Areks Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kılıç, Anikya Çini Yönetim Kurulu Başkanı Sevinç Öztürk, ALDO Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ali Doğan ve Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis'in yanı sıra medya ve sanat dünyasının önde gelen pek çok seçkin ismi de davetliler arasındaydı "Yarının Dünyasını Şekillendiren En Büyük Güç, Yaşama Katılan Değerdir" Törenin açılışında, organizasyonun çeyrek asra yaklaşan kurumsal hafızasına ve yarattığı toplumsal etkiye dikkat çeken Prestige Uluslararası İlişkileri Geliştirme Platformu Başkanı Mehmet Gözcü, konuşmasında şu güçlü mesajlara yer verdi: "Prestige Platformu olarak, tam 20 yıldır köklü bir gelenekle iş dünyasından bilime, sanattan diplomasiye kadar çok geniş bir yelpazede, insanlık ve ülkemiz adına sürdürülebilir değer yaratan adımları desteklemekten büyük bir gurur duyuyoruz. Bu gece burada sadece başarıları ödüllendirmiyoruz; geçmişin kazanımlarını kurumsal bir hafıza olarak yarının vizyonuna taşıyoruz. Ürettikleri projelerle toplumsal ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlayan, cesaretleri ve emekleriyle yaşama değer katan tüm paydaşlarımıza, ödül sahiplerimize ve bu vizyona ortak olan kıymetli konuklarımıza şükranlarımı sunuyorum." Platformun Türkiye ile Balkan ülkeleri arasında kültürel ve ekonomik iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar da yürüttüğünü belirten Gözcü, bu kapsamda çok sayıda uluslararası etkinlik gerçekleştirdiklerini söyledi. Yaşama Değer Katan Ödülleri'nin de ülkeler arasındaki dostluk ve iş birliğinin güçlenmesine katkı sunduğunu ifade eden Gözcü, platform olarak konsolosluklar, odalar, organize sanayi bölgeleri ve federasyonlarla hayata geçirdikleri projelerle bölgesel iş birliklerini desteklemeyi sürdürdüklerini vurguladı. İlham Veren Başarılar: 20. Yaşama Değer Katanlar Ödül Sahipleri Jüri değerlendirmesi sonucunda, Türkiye'nin ve dünyanın geleceğine yön veren, kendi alanlarında çığır açmış çalışmalarıyla ödüle layık görülen isimler şu şekilde: SANAT: Prof. Dr. Cihat Aşkın (Keman Virtüözü, Besteci ve Akademisyen) EDEBİYAT VE YAZIN DÜNYASI: Sadık Usta (Tarihçi, Yazar, Çevirmen) BİLİM: Prof. Dr. Derya Unutmaz (The Jackson Laboratory / İmmünoloji ve Yaşlanma Araştırmaları) TEKNOLOJİ: Erol Bilecik (Index Grup Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı) TURİZM: Hüseyin Gazi Coşan (İBB Turizm Müdürü) YEREL YÖNETİM: Abdullah Özyiğit (Mersin Yenişehir Belediye Başkanı) EKONOMİ: Vahap Munyar (Ekonomi Gazetecisi) TOPLUMSAL FARKINDALIK: Ezgi Gözeger (Televizyon Sunucusu ve Haber Spikeri) SİVİL TOPLUM: Mürteza Sulooca (Yeni Balkan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni) ÇEVRE BİLİNCİ: Didem Eryar Ünlü (Sürdürülebilirlik Editörü) KADIN HAKLARI: Prof. Dr. Fatmagül Berktay (Siyaset Bilimci ve Yazar) ÇOCUK HAKLARI: Mine Ekinci (KODA - Köy Okulları Değişim Ağı Kurucusu ve Genel Koordinatörü) EĞİTİME KATKI: Mirkan Aydın (Nesibe Aydın Okulları Başkan V.) KÜLTÜR: Prof. Dr. Nurettin Arslan (Assos Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı) YILIN DİPLOMATI: Armand Shandro (Arnavutluk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu) ENGELLİ HAKLARI: Kerim Altınok & Selim Altınok (Hukukçu, Engelli Hakları Savunucusu) HAYVAN HAKLARI: Prof. Dr. Hüseyin Hatemi (Hayvan Hakları Savunucusu, Yazar) GENÇLERİN SEÇİMİ ÖDÜLÜ: Muhammed Ali Taştan (MEF Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğrencisi- Girişimci) Kültürel Miras ve Edebi Dokunuş Gece kapsamında, Anadolu'nun en köklü kültürel miraslarından biri olan İznik çini sanatından ilham alınarak Anikya İznik Çini tarafından özel olarak tasarlanan ödüller sahipleriyle buluştu. Kültürel bağların vurgulandığı gecede ayrıca, Ali Doğan'ın büyük beğeni toplayan "Sabırla Akan Bir Ömür" adlı eseri; organizasyona katkı sunan jüri üyelerine, destekçilere ve protokol konuklarına anlamlı bir anı hediyesi olarak takdim edildi. Ödül Tarihinde Bir İlk Yaşama Değer Katanlar Ödülleri kapsamında bu yıl bir ilke daha imza atıldı. Ödül değerlendirme süreci ilk kez jüri sınırlarının dışına taşınarak gençlerin vizyonuna ve beğenisine açıldı. MEF Üniversitesi öğrencilerinin oylarıyla belirlenen "MEF Özel Ödülü", MEFTEKMER bünyesinde geliştirdikleri başarılı projelerle dikkat çeken öğrenci girişimi Professional Twin'e verildi. Bu anlamlı ödül, gençlerin dinamik bakış açısının ödül programına dahil edildiği ilk uygulama olarak organizasyon tarihindeki yerini aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB’den Bağımlılıkla Mücadelede Örnek Model Haber

ABB’den Bağımlılıkla Mücadelede Örnek Model

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin (ABB) bağımlılıkla mücadele kapsamında Temelli’de hayata geçirdiği “Özgür Köy Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi”, kapsamlı tedavi ve rehabilitasyon hizmetleriyle çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından atıl durumdaki alanın yenilenmesiyle hizmete açılan merkezde, bağımlılıkla mücadele eden bireylere hem tıbbi hem de sosyal destek sağlanıyor. HEM TEDAVİ HEM SOSYAL REHABİLİTASYON ABB ile Lokman Hekim Üniversitesi iş birliğiyle faaliyetine devam eden merkezde; madde kullanımı, depresyon, bipolar bozukluk ve şizofreni gibi rahatsızlıkları bulunan bireyler için entegre servis hizmeti veriliyor. Ayrıca 18 yaş altı çocuklara yönelik ÇEMATEM servisi de merkez bünyesinde faaliyet gösteriyor. Toplam 39 yatak kapasitesine sahip merkezde kadın, erkek ve çocuk danışanlar için ayrı servisler bulunuyor. Özgür Köy’de danışanlar, uzman psikiyatristler eşliğinde yatılı tedavi görürken aynı zamanda sosyal ve kültürel faaliyetlere de katılıyor. Kütüphane, spor aktiviteleri, grup terapileri ve atölye çalışmalarıyla bireylerin yeniden sosyal hayata kazandırılması hedefleniyor. YILLIK ORTALAMA 450 HASTA Özgür Köy Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Sorumlusu ve Lokman Hekim Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zehra Arıkan, merkezde yürütülen çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi: “Burada, 39 yatağımız, 4 tane de servisimiz var; kadın, erkek ve çocuk hastalarımız için. Yıllık ortalama 450 civarı hastamız oluyor. ‘Minnesota Modeli’ dediğimiz bir program uyguluyoruz. Daha çok grup terapileriyle giden bir program ve bağımlılıkta oldukça da iyi sonuç aldığımızı düşünüyoruz. Tabii ki bağımlılıkta en önemli şey bağımlı olmamak. Olduktan sonra, bir duyarlılık kazanıyorsunuz ve yaşam boyu devam ediyor.” Tedavi süreçlerinin kişiye özel planlandığını belirten Arıkan, danışanların ihtiyaçlarına göre terapi, ilaç desteği ve sosyal rehabilitasyon çalışmalarının birlikte yürütüldüğünü ifade etti. TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLUYOR Yerel yönetim ve üniversite iş birliğiyle hayata geçirilen merkezin Türkiye’de örnek bir model olduğunu vurgulayan Arıkan, “Zaman zaman çevre illerden de geliyorlar, izliyorlar ya da ben gidip anlatıyorum oralarda nasıl yürüdüğünü, nasıl işlediğini. Böylelikle burayı, ‘Bir Türkiye modeli olur mu?’ diye düşünüyoruz gerçekten ve ben olacağına da inanıyorum. Çünkü bu model; hastaları etiketlemeyen, yargılamayan, ihtiyaçları olduğu an buraya gelmelerine yardımcı olan bir model” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’in Binlerce Yıllık Şifa Mirası Belgesel Oldu Haber

İzmir’in Binlerce Yıllık Şifa Mirası Belgesel Oldu

Başkan Tugay, “İzmir bir miras ve o mirası anlamak lazım” diyerek kentin binlerce yıllık sağlık geleneğine dikkat çekti. Ercan Kesal’ın seslendirdiği belgesel, İzmir’in kültürel ve sağlık mirasını izleyiciyle buluşturacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ve antik çağın kutsal sağlık merkezi Bergama Asklepion’dan Eşrefpaşa Hastanesi’ne uzanan sağlık hizmetleri tarihine ışık tutan “Asklepion’un Mirası: Antik Bir İnançtan Eşrefpaşa Hastanesi’ne” belgeselinin galası yapıldı. İzmir Sanat'taki programa, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gül Ergör, Ege Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Ülkü Bayındır, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, belgeselin seslendirmesini yapan sanatçı ve hekim Ercan Kesal, belgeselde yer alan hekimler ile akademisyenler, sivil toplum temsilcileri, sanatçılar, öğrenciler ve çok sayıda İzmirli katıldı. Büyük beğeni toplayan belgesel gösterimi alkışlarla sona erdi. “İzmir bir miras ve o mirası anlamak lazım” Gösterimin ardından konuşan Başkan Dr. Cemil Tugay, projeye emek veren herkese teşekkür ederek, hekimliğin hayatında 36 yıl süren bir meslek olduğunu belirtti. İzmir’in kadim kültürüne dikkat çeken Tugay, “Gerçekten çok özel bir şehirde yaşıyoruz. 8 bin 500 yıllık tarihiyle, önemli insanların nefes aldığı, ayak bastığı topraklardayız. İzmir bir miras ve o mirası anlamak lazım. Üzerinde yaşadığımız toprağın ve paylaştığımız kültürün geçmişini bilmek, hayatı anlamlı kılan unsurlardan biridir. Bu kısa ama asil filmin hazırlanmasında gösterilen emek de saygı uyandırıyor” dedi. Hayata ve hekimliğe dair rehber sözler Başkan Tugay, konuşmasını belgeselin seslendirmesini de yapan sanatçı Ercan Kesal’ın “Hekimlik Sanatları” adlı kitabının son bölümünden alıntı yaparak sonlandırdı. Kitapta, “Hekim kardeşim…” diye başlayan bölümde şu ifadeler yer alıyor: "Beden üzerinde hak iddia eden tıp biliminin hevesli polislerinden olma. Yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan ve olan bitene sessiz kaldıklarımızdan da sorumluyuz. Yeryüzü bizden önce vardı ve bizden sonra da var olmaya devam edecek. Biz, büyük bir sofranın tesadüfen bu çağda yerini almış misafirlerinden başka bir şey değiliz. Nasibimize düşeni alıp, sofrayı dağıtmadan edebimizle kalkıp gideceğiz." Kesal: İyi ki İzmir’e aşık olmuşum Ercan Kesal, konuşmasında İzmir’de olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek şunları söyledi: "Bu filmin ortaya çıkmasına vesile olan herkese teşekkür ederim. Katkıda bulunabildiysem ne mutlu. Film beni derinden duygulandırdı ve burada olma sebebimi daha iyi anlamamı sağladı. İzmir hayatımda hep çok önemli oldu. Tıp fakültesinden sadece hekim değil, her şey çıkar; yaptıklarımız ve uğraştıklarımız hekimlik mesleğiyle taçlanıyor. Film, iyi ki İzmir’de okumuşum, iyi ki İzmir’e aşık olmuşum, iyi ki Ege Üniversitesi mezunuyum dedirtti. Bu emeğin bir parçası olduğum için çok mutluyum." Prof. Dr. Bayındır: Asklepeion’un izleri, Eşrefpaşa’da devam ediyor” Başkan Tugay’ın Tıp Fakültesi eğitiminde öğretim üyeliği yapmış olan Ege Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Ülkü Bayındır, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın da hocası olan Ege Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Ülkü Bayındır, belgeselin bir parçası olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, “Asklepeion kendi zamanında önemli bir tıp merkezi ve çevresine örnek olmuştu. Eşrefpaşa Hastanesi de benzer şekilde, semtin ortasında, hiç ücret almadan sağlık hizmeti veren özgün bir merkezdir. Türkiye’ye tanıtılması gereken bir sosyal belediyecilik örneğidir. Asklepeion’un bıraktığı izleri, Eşrefpaşa da bize bırakmaktadır” dedi. Prof. Dr. Okyay: Dokunulmayana dokunmaya çalışıyoruz Projenin İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından titizlikle yürütüldüğünü anlatan Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, “Birlikte çalıştığımızda farklı disiplinler bir araya geldiğinde ne güzel işler ortaya çıkıyor. Bu proje, belediyenin kendi personelinin emeğiyle gerçekleşti. Kentler, farklı insanlarla karşılaşmalara olanak sağlar; bu karşılaşmalarda en büyük farklılık ise dezavantajlı kesimlerle ilgilidir. Biz de Eşrefpaşa Hastanesi aracılığıyla en dokunulmayana dokunmaya çalışıyoruz. Bu, halkın kimsesiz olmadığını gösteriyor ve farklı bir yerel yönetim anlayışını ortaya koyuyor” diye konuştu. 6 aylık emeğin ürünü Projenin mimarlarından Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, belgeselin 6 aylık yoğun bir emeğin ürünü olduğunu belirterek, “Hekimlik, insanın acılarını gören ve hisseden bir meslektir. Her tedavi ve her ölüm, bizde bir iz bırakır. Binalara sadece yapı olarak bakmıyoruz; onlara anlam yüklüyoruz. Hekimlik, insan ayrımı yapmadan çalışılan bir meslek. Bunları size hissettirmek bizim için çok önemliydi” ifadelerini kullandı. Asklepion’dan Eşrefpaşa’ya: İzmir’in Sağlık Mirası İzmir Büyükşehir Belediyesi imzalı belgeselin yönetmenliğini Kültür Sanat Şube Müdürlüğü Sinema Destek Birimi’nden Ahmet Utku Soylu üstlendi. Seslendirmesini ünlü oyuncu, yönetmen, yazar ve hekim Ercan Kesal yaptı. Danışmanlığını Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram ve Dr. Turhan Sofuoğlu’nun yürüttüğü belgeselde, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay ile Prof. Dr. Fehmi Akçiçek, Prof. Dr. Ülkü Bayındır, Prof. Dr. Şerafettin Canda, Prof. Dr. Tülay Canda, Doç. Dr. Akın Ersoy, Prof. Dr. Veli Lök, Prof. Dr. Zafer Öztek, Prof. Dr. Felix Pirson, Orhan Beşikçi ve Ayşegül Güngören konuşmacı olarak yer aldı. Televizyonlardan üniversitelere gösterim planlanıyor İlk gösterimini yapan “Asklepion’un Mirası: Antik Bir İnançtan Eşrefpaşa Hastanesi’ne” belgeselinin ilerleyen dönemde ulusal ve yerel televizyonlarda yayınlanması hedefleniyor. Ayrıca, belgeselin üniversitelerde, festival ve film günlerinde, özel gösterimlerde, kongrelerde ve dijital platformlarda da izleyiciyle bluşması planlaıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’de Sanat Buluşması Başladı Haber

İzmir’de Sanat Buluşması Başladı

İzmir, mayıs ayında bir kez daha sanatın buluşma noktası oldu. Fuar İzmir’de kapılarını açan Denizbank 3. İAAF İzmir Sanat Fuarı, Türkiye’den ve yurt dışından yüzlerce sanatçıyı, galeriyi ve sanatseveri aynı çatı altında bir araya getirdi. Fuarın açılış törenine, Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Demos Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Aslan, İzmir Kültür AŞ Genel Müdürü Şebnem Şendil, sponsor firmaların yöneticileri, sanatçılar, galerilerin temsilcileri ve sanatseverler katıldı. Açılışta konuşan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İzmir’in tarih boyunca sanatın, kültürün ve üretimin önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek, “Sanatı yaşamın doğal bir parçası olarak gören bu kentin, kültür - sanat alanındaki üretimini ve uluslararası görünürlüğünü artıran her organizasyonu çok kıymetli buluyoruz” diyerek İzmir Sanat Fuarı’nın da bu güçlü kültürel birikime önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Fuara sanat ve destek vurgusu Demos Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Aslan, fuarda Türkiye’nin önemli sanatçılarını ağırladıklarını belirterek, beş gün boyunca sanat dolu bir etkinlik gerçekleştireceklerini söyledi. Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Denizhan Özer ise sanat fuarlarının sanatçılar, galeriler ve kültür kurumları için büyük önem taşıdığını vurgulayarak, yurt içi ve yurt dışından sanatçıların aynı platformda buluşmasının değerli olduğunu ifade etti. Denizbank İnsan Kaynakları Grubu Genel Müdür Yardımcısı Tuba Köseoğlu Okçu da İstanbul’un ardından İzmir ayağına da destek vermekten gurur duyduklarını belirtti. Büyükşehir ve İZFAŞ’a ödül İzmir Sanat Fuarı’nın açılışının ardından düzenlenen törende, İzmir Büyükşehir Belediyesi “Sanata Destek Veren Yerel Yönetim Kurumu Ödülü”ne layık görüldü. Türk fuarcılığına sağladığı katkılar nedeniyle İZFAŞ ise Özel Ödül aldı. Ödülleri, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Demos Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Aslan’dan teslim aldı. “T.C. Yüzyılın Sanatçısı” ödülü Süleyman Saim Tekcan’a, “50. Sanat Yılı” ödülü Hikmet Çetinkaya’ya verildi. “Yılın Sanatçısı” ödüllerine ise Meriç Hızal, Mehmet Aksoy, Neşe Erdok, Mustafa Ata ve Orhan Zafer layık görüldü. “Yılın Genç Resim Sanatçısı” ödülünü Hazal Ayan, “Yılın Genç Heykel Sanatçısı” ödülünü Meryem Dirlik aldı. “Yılın Küratörü” ödülü ise Meral Madra’ya verildi. “Türk Sanatına Yön Veren Kişi ve Kurum” ödülüne Yahşi Baraz ile Galeri Baraz layık görülürken, Denizbank, Borusan, Ünsped Gümrük Müşavirliği ve Arkas Sanat “Sanata Destek Veren Kurum Onur Ödülü” aldı. “Yılın Koleksiyoneri” ödülü Yusuf Bulut Öztürk’e, “Sanata Destek Veren STK” ödülü Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği’ne verildi. Ayrıca Gaziemir Belediyesi ve Seferihisar Belediyesi “Sanata Destek Veren Yerel Yönetim Kurumu” ödülüne layık görüldü. İzmir Ticaret Odası ile Ege Bölgesi Sanayi Odası ise sanata katkıları nedeniyle Özel Ödül aldı. Genç sanatçılar için özel alan Fuarda genç sanatçılar için de özel bölümler oluşturuldu. “Geleceğin Sanatçıları Programı” kapsamında seçilen 100 genç sanatçı, eserlerini sanatseverlerle buluşturma fırsatı yakaladı. 15 bin metrekarelik alanda düzenlenen fuarda, Türkiye’den ve yurt dışından 120’yi aşkın galeri, sanat inisiyatifi ve yaklaşık bin 600 sanatçı yer alıyor. Çağdaş sanat eserlerinden klasik tablolara, seramikten cam ve heykel çalışmalarına kadar geniş bir seçki ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Bu yılın dikkat çeken bölümlerinden biri de “Malzemenin Dönüşümü” temalı Seramik, Porselen, Cam ve İşleme Teknolojileri Özel Bölümü oldu. Fuar boyunca canlı performanslar, söyleşiler, workshoplar ve müzayedeler de gerçekleştirilecek. 17 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek fuar, 14-16 Mayıs tarihlerinde 11.00-19.00, 17 Mayıs’ta ise 11.00-18.00 saatleri arasında açık olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer Belediyesi’nin İyi Uygulamaları Belediyecilik Forumu’nda Haber

Nilüfer Belediyesi’nin İyi Uygulamaları Belediyecilik Forumu’nda

Nilüfer Belediyesi, Türkiye Belediyeler Birliği tarafından Ankara’da düzenlenen Belediyecilik Forumu’na (BELFOR) katıldı. Belediyelerin yenilikçi ve başarılı uygulamalarının paylaşıldığı forumda, 700’ü aşkın başvuru arasından seçilen 225 iyi uygulama örneği yer aldı. Nilüfer Belediyesi de 2 gün boyunca gerçekleştirilen forum kapsamında sürdürülebilir kalkınma, sosyal belediyecilik, kapsayıcı istihdam, kültürel dönüşüm, katılımcı yönetişim ve sağlıklı gıda alanlarında hayata geçirdiği örnek uygulamaları sektör profesyonelleri ve yerel yönetim temsilcileriyle paylaştı. Forumun ilk gününde “Tarladan Sofraya Adil Bir Yolculuk: Hasanağa Gıda Merkezi” sunumuyla yerel üretim ve sürdürülebilir gıda sistemleri alanındaki yaklaşımını aktaran Nilüfer Belediyesi, “Birlikte Daha Güçlü: İş Koçu Destekli İstihdam Projesi” ile dezavantajlı bireylerin istihdama katılımını destekleyen sosyal kapsayıcı modelini tanıttı. Aynı gün gerçekleştirilen “Atölye Nilüfer: Kodlama ve Beceri Atölyeleri” sunumunda, sosyal belediyecilikte üretim odaklı yeni nesil hizmet anlayışı paylaşılırken, “Çok Fonksiyonlu Etkileşim Merkezi: Nilüfer Pancar Deposu” başlıklı oturumda ise kamusal mekânların çok amaçlı ve katılımcı biçimde dönüştürülmesine yönelik yenilikçi uygulamalar aktarıldı. İkinci günde gerçekleştirilen sunumda ise “Geleceğe Katılın: Sürdürülebilir Gençlik Katılımı ve Katılımcı Yönetişim Projesi” ile gençlerin karar alma süreçlerine etkin katılımını sağlayan yerel yönetişim modeli tanıtıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şadi Özdemir, DSÖ Siyasi Komitesi’ne Seçildi Haber

Şadi Özdemir, DSÖ Siyasi Komitesi’ne Seçildi

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kentsel sağlık ve refah politikalarının Avrupa’daki en önemli platformlarından biri olan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı’nın Siyasi Komitesi’ne seçildi. 2026-2030 yıllarını kapsayan 8. faz döneminde görev yapacak olan Başkan Şadi Özdemir, Avrupa genelinden seçilen 16 siyasi temsilciden biri oldu. Komite’de Türkiye’den iki isim yer alacak. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ile birlikte, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği (SKB) Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yerel yönetim tecrübelerini Avrupa sahasına taşıyacak. NİLÜFER’İN SAĞLIK VİZYONU AVRUPA’YA TAŞINIYOR Seçilmesine ilişkin değerlendirmede bulunan Başkan Şadi Özdemir, bu görevin Nilüfer için büyük bir sorumluluk olduğunu belirterek, “Nilüfer’in sağlıklı ve dirençli kent vizyonunu Avrupa’da temsil edecek olmanın gururunu yaşıyoruz. Siyasi komite aracılığıyla, kentimizdeki iyi uygulama örneklerini uluslararası düzeye taşırken, Avrupa’nın sağlık politikalarına da yön vereceğiz” dedi. Siyasi Komite’nin ilk toplantısına katılan Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’in sağlığa bakış açısını paydaşlarla paylaştı. Sağlığı, temel bir insan hakkı olarak gördüklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Bizim önceliğimiz, sosyal adaleti kentsel dokunun her katmanına yaymak. Özellikle dezavantajlı grupların sağlığın sosyal belirleyicilerine erişimini iyileştirmek için çalışıyoruz. Nilüfer’de hayata geçirdiğimiz dijital belediyecilik uygulamalarıyla da kriz anlarında bile hizmet sürekliliğini yağlayarak toplumsal dayanıklılığımızı artırıyoruz” ifadelerini kullandı. Nilüfer Belediyesi, Siyasi Komite üyeliğinin yanı sıra teknik birikimini de Haziran ayında Portekiz’de düzenlenecek olan DSÖ Yıllık İş Toplantısı ve Teknik Konferansı’na taşıyacak. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in de katılması beklenen toplantıda Nilüfer Belediyesi, dört farklı bildiri sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karbonsuz Karbon Zirvesinde Karbon Cimrileri Ödüllendirilecek Haber

Karbonsuz Karbon Zirvesinde Karbon Cimrileri Ödüllendirilecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (ÇŞİDB) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ana desteğinde Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D), 11. İstanbul Karbon Zirvesi’nde iş dünyası, resmî erk, yerel yönetim, akademi, öğrenci,sivil toplum ve medyayı Karbonsuz Karbon Zirvesi’nde 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde İTÜ’de bir araya getirirken karbon cimrilerini ödüllendirecek. Karbonsuz karbon zirvesinde liderler ülkemiz ve gezegenimiz için konuşacak İTÜ Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof.Dr.Filiz Karaosmanoğlu, 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde ST Climate desteğinde “Karbon Nötr” gerçekleştireceğimiz “Karbonsuzlaşma, Karbon Piyasası ve İklim Teknolojileri” temalı 11.İstanbul Karbon Zirvesi açılışını İTÜ Rektörü Prof.Dr. Hasan Mandal ve ÇŞİDB Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan yapacak. Etkinliğimizin ikinci gününe Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Dr.Zafer Demircan’ın teşrifini bekliyoruz. ÇŞİDB İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Orhan Solak delegelere hitap ederken “Belirsizliğin Gölgesinde, İnkâr ve Şüpheye Rağmen İklim Teknolojileri ve Yenilikçi Finansman; Karbonsuzlaşma Yolunda Ülkemiz; Tekstil Sektörü ve Karbon Yönetimi; Karbon Yönetimi ve Endüstri; Karbon Yönetimi ve Enerji” adlı oturumlarımızda liderler ülkemiz ve gezegenimiz için konuşacak. Antalya’da Kasım 2026’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde zirvemiz ayrıcalıklı konumda bilgisini vererek 2048 Karbon Nötr hedefiyle ilerleyen İTÜ’nün 2025 UI GreenMetric sıralamasında “Dünyanın En Sürdürülebilir 25.; Avrupa’da 15.; Türkiye’de 1’inci, baharda ayrı güzel Ayazağa Yerleşkesi’ndeki konusunun ilki ve teki etkinlik için davetini sundu. SÜT-D karbon cimrilerini ödüllendirecek Faaliyetlerinde Türkiye karbon yönetimi kapasitesini artırma ile karbonsuzlaşma yolunda, sürdürülebilir yaşamda bilgi ve farkındalığı yaymanın öncelikli olduğunu vurgulayan Prof. Karaosmanoğlu, SÜT-D Küçük Karbon Kahramanı Ödülü ve SÜT-D Düşük Karbon Kahramanı Ödülü ile karbon cimrilerini, ödüllü zirvemizde ödüllendiriyoruz. SÜT-D’nin de ödülleri var.SÜT-D’nin Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği Geleceğe Yatırım Ödülleri-Sivil Toplum Etkinlik kategorisinde 2023 yılı birincisi İstanbul Karbon Zirve’miz ile 2021 yılı birincisi de SÜT-D Küçük Karbon Kahramanı Ödülü’müz gururlarımız. Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) 2025-2026 Eğitim Yılı paydaş okulumuz. Zirvenin ilk gününde SÜT-D 2026 Düşük Karbon Kahramanı Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) İpsiz Karbon Takımı Gösterisi, ikinci gününde, başvuru rekoru kırılan SÜT-D 2026 Düşük Karbon Kahramanı Ödül Töreni’nde heyecan ve neşe eşliğinde umudumuzu, ülkemizin iklim değişikliği mücadelesi başarılarını, karbon cimrilerini alkışlayacağız, dedi. Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği(SÜT-D): Eylül 2013’te kurulan Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D),sürdürülebilir üretim ve tüketim konusunda toplumda güçlü etki yaratmak için faaliyetler yaparak, en iyi enerji, su, atık yönetimi ile kaynak verimli, mevcut en iyi teknolojilerin kullanılması; biyoçeşitlilik kaybı;çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile mücadele edilmesi; insan ve doğa dostu sürdürülebilir yaşam kültürü ile sürdürülebilir kalkınma farkındalığının artırılması için çalışarak bilgi ve kapasite oluşturmak hedefi ile 2013 yılında kamu, iş ve akademi temsilcilerince kuruldu. SÜT-D etkinliklerinde akademi, eğitim kurumları,iş dünyası, medya, resmi erk, sivil toplum örgütleri ve yerel yönetimler ile yakın iş birliğinde olma, “Sürdürülebilirlik Yönetimi” sosyal ve teknik yönleriyle uğraş vermeyi öncelikli görmekte, bugün ve yarında insanoğlunun refah ve konforu için sivil toplum yeşil ve mavi gücünü sunmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’de İklim Dayanıklılığı Güçleniyor Haber

İzmir’de İklim Dayanıklılığı Güçleniyor

İklim değişikliğinin kent yaşamı üzerindeki etkileri giderek artarken toplumun değişen çevresel koşullara uyum kapasitesini güçlendiren, yerel dayanıklılığı artıran ve ortak hareket etme becerisini destekleyen uygulamalar da giderek ön plana çıkıyor. Bu doğrultuda ICLEI – Sürdürülebilir Kentler Birliği tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde ve Zurich Sigorta Grubu Türkiye’nin destekleriyle, Z Zurich Foundation öncülüğünde küresel nitelikteki Kentsel İklim Dayanıklılığı Programı yürütülüyor. Programın Türkiye ayağını oluşturan Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi ise İzmir’de yerel ihtiyaçlara dayalı, katılımcı ve uzun vadeli bir etki modeli ortaya koyuyor. Proje kamuoyuna tanıtıldı Projenin Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen tanıtım toplantısı, İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız ve ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari’nin katılımıyla yapıldı. “Kentler gerçekten dirençli bir hale gelebilir” Projenin tanıtım toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, “İklim krizi, hepimizin günlük hayatını etkileyen gerçek ama bugünün koşullarında artık sadece çevresel bir sorun olmaktan çok daha fazlası. Bu nedenle yerel yönetimlerin görevi yalnızca altyapı üretmek değil. Asıl sorumluluk; eşitsizlikleri azaltan, dayanışmayı büyüten, yurttaşı sürecin öznesi haline getiren bir iklim politikasını hayata geçirmektir. İzmir’de tam da bu anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki iklim direnci, aynı zamanda toplumsal dayanışma varsa gerçek olur. Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi, bu yaklaşımın sahadaki en somut örneği. Kadifekale ve Agora’da yürütülen çalışmalar, bize şunu açıkça gösterdi; bilgi paylaşıldığında, yurttaş sürece aktif olarak katıldığında ve mahalle ölçeğindeki örgütlenme güçlendirildiğinde kentler gerçekten dirençli bir hale gelebilir” dedi. “Hedef, bu modeli kent geneline yaymak” Agora’da yürütülen sel hazırlık ve müdahale eğitimleriyle yüzlerce yurttaşın bilinçlenip kendi yaşam alanlarının aktif koruyucusu haline geldiğini dile getiren Sönmez, “Gönüllü ekipler kuruldu, risk altındaki hanelere doğrudan dokunan önlemler geliştirildi. Kadifekale’de ise çok daha derin bir dönüşüm sağlandı. Kadınların öncülüğünde gelişen bu süreç, iklim meselesini aynı zamanda sosyal güçlenme alanına dönüştürdü. Mahalle Bostanları, üretim seraları, atölyelerin her biri sadece bir proje çıktısı değil dayanışmanın, üretimin ve ortak bir geleceğin kurulmasının temel atımıdır. Biz, her atılan tohumu sadece toprağın değil eşitliğe, dayanışmaya ve ortak müştereklerimize atılmış bir adım olarak görüyoruz. Çocukların bu sürece dahil olması ise geleceğe dair umutlarımızı büyütüyor. Çünkü doğayla kurulan bağ ne kadar erken yaşta başlarsa o kadar kalıcı ve o kadar dönüştürücü olur. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak iklim krizine karşı mücadeleyi sadece risk azaltımı olarak tanımlamadık. Bu mücadeleyi aynı zamanda daha adil, daha demokratik, daha kapsayıcı bir kent kurma iradesi olarak görüyoruz. Hedefimiz, mahallede başlayan bu dayanışma modelini, kentin tamamına yaymak, yurttaşların bilgiye, üretime ve karar alma süreçlerine gerçek anlamda katkı koymasını sağlamak” bilgisini verdi. “Umut dolu bir gelecek için çalışmayı sürdüreceğiz” Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız da iklim değişikliğinin etkilerinin artık hayatın her alanında daha yakından hissedildiğine dikkat çekerek “Zurich Sigorta Grubu Türkiye olarak başarıyı yalnızca finansal sonuçlarla değil, tüm paydaşlarımız için yarattığımız değerle ölçüyoruz. İzmir’de 2023 yılında başlattığımız Toplumlar için İklim Dayanıklılığı projesi de yarattığımız bu değerin örneklerinden biri. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli'ne göre Türkiye, iklim değişikliği ve küresel ısınmadan en çok etkilenecek ülkelerden biri. Akdeniz Havzası bu etkilerin en yoğun hissedildiği bölgelerden biri olurken, Anadolu’da da İzmir bu riskin doğrudan hissedildiği şehirler arasında yer alıyor. Olağanüstü hava olaylarının olma sıklığı ve olduğunda yaşanan etkileri değişti. Küresel ısınma, bizzat hayatımızı etkileyen ve etkilemeye devam edecek global bir sorun. Bu projemiz İzmir Büyükşehir Belediyesi ile beraber İzmir'de yaşayan, bu havayı soluyan, bu suyu içen ve küresel ısınmadan olumsuz etkilenen vatandaşlarımızı dahil ederek, diğer paydaşları da dinleyerek, bu işin içinde olan insanların hayatlarından ve onlardan öğrendiğimiz bilgilerle oluşturulan, yaşayan ve yaşamaya devam edecek bir çalışma. Amacımız, vatandaşlarımızı ve paydaşlarımızı bu sürecin parçası yapmak ve hep beraber iklim değişikliğini ve onun olumsuz etkilerini giderecek kalıcı ve kapsayıcı çözümler bulmak.” diye konuştu. “Örnek bir model” ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari ise “İzmir’de hayata geçirilen Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi, iklim risklerini ele alırken teknik yetkinliği, topluluk öncülüğündeki çözümleri ve kamu-özel sektör iş birliklerini bir araya getirmesiyle öne çıkıyor. Yerel topluluklar, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Zurich Türkiye ile birlikte çalışan ICLEI, bu proje kapsamında geliştirilen bilgi, beceri ve çözümlerin topluluk içinde kalıcı hale gelmesini ve yerel yönetim tarafından benimsenmesini sağladı. Komşuların iklim riskleri etrafında kendi kendine organize olması, bu sosyal dokunun uzun vadeli kentsel dayanıklılığın temelini oluşturmasına katkı sunuyor. İzmir, tüm küresel ağımızdaki şehirlerin karşı karşıya olduğu iklim krizine nasıl yaklaşabileceğine dair örnek bir model sunuyor” sözlerine yer verdi. Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi Koordinatörü Nida Bilgen de proje kapsamında yapılan çalışmaları ve hedefleri aktardı. Kadifekale Mahalle Bostanı’nda ürün dikimi yapıldı Projenin tanıtım toplantısının ardından Kadifekale Mahalle Bostanı katılımcısı 98 kadın ve beraberindeki çocuklar, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı. ICLEI temsilcileri, Zurich Türkiye Yönetim Kurulu ve yönetici kadroları, Zurich Sigorta gönüllüsü/Zurich Ege bölgesi acente çalışanları, bostanda yazlık ürün dikimi yaptı. Ayrıca bölgede yer alan bir okulda mini bostan kuruldu. Program kapsamında iklim dirençli fide üretim serasında tohumlar ekildi. Mahallelerin iklim risklerine karşı dayanıklılığı artırıldı 2023 yılında İzmir’de başlatılan proje kapsamında, mahalle ölçeğinde iklim risklerine karşı dayanıklılığı artıran bütüncül çalışmalar hayata geçirildi. Bu çalışmalarla afetlere karşı topluluk dayanışması güçlendirilirken, mahalle sakinlerinin kriz anlarında daha bilinçli ve birlikte hareket edebilmelerini destekleyen “Mahalle İklim Afet Gönüllüleri” komitesi kuruldu. Sel ve aşırı hava olaylarına karşı önleyici çözümler uygulanarak sel riski altındaki haneler, okullar ve kamusal alanlara sel bariyeri gibi pratik destekler sağlandı. Aynı zamanda, sıcak hava dalgalarının etkisini azaltmaya yönelik mekânsal çözümler geliştirildi. Proje kapsamında ayrıca, iklim dayanıklılığına ilişkin bilgi ve farkındalığın artırılması amacıyla eğitim içerikleri geliştirildi hem okullarda hem de belediye merkezlerinde yaygınlaştırıldı. İmariye Mahallesi’nde hayata geçirilen Mahalle Bostanı iyileştirmeleri ve sera uygulamalarıyla ise gıda güvenliğini destekleyen, mahalle ölçeğinde kalıcı ve sürdürülebilir altyapı çözümleri oluşturuldu. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde proje ile yaklaşık 16 bin mahalle sakinine ulaşırken, İzmir’de iklim dayanıklılığının güçlendirilmesi adına güçlü bir model oluşturuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de Tohumlar Geleceğe Emanet Haber

Nilüfer’de Tohumlar Geleceğe Emanet

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen 11. Tohum Takas Şenliği’nde yerel tohumlar toprakla buluşmak üzere vatandaşlarla paylaşıldı. Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) ve Nilüfer Kent Konseyi iş birliğinde düzenlenen 11. Tohum Takas Şenliği, Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde gerçekleştirildi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği şenliğe Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan yardımcıları, Meclis üyeleri, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Nilüfer Kent Konseyi, Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi ve farklı şehirlerin yerel yönetim temsilcileri ile sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri katıldı. Şenlik, Nilüfer Belediyesi Halk Dansları Topluluğu’nun gösterisiyle başladı. Etkinlikte vatandaşlar, Nilüfer Belediyesi tarafından üretilen yerel tohumlardan oluşan paketleri alarak tohum takasına katıldı. “TOHUM YAŞAMIN TA KENDİSİDİR” Şenlikte konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, yerel tohumların korunmasının hem tarımsal üretim hem de gıda güvenliği açısından büyük önem taşıdığına dikkati çekti. Tohumun yaşamın başlangıç noktası olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: “Tohum, yaşamın ta kendisidir. Tarımsal üretimin ilk halkasıdır. Bitki sağlığının, gıda güvencesinin ve güvenliğinin temelidir. Tohumsuz tarım olmaz, tarımsız hayat olmaz. Bu nedenle yerel tohumları korumak ve çoğaltmak, geleceğe bırakacağımız en değerli miraslardan biridir. Bundan 11 yıl önce küçük bir adımla yola çıktık. Yaklaşık 500 metrekarelik bir alanda birkaç çeşit yerel tohumla başladığımız bu yolculuk, bugün Ürünlü Mahallesi’nde yaklaşık 6 dekarlık kent bostanlarına dönüştü. Kent bostanlarımızda 70 parselde yüzlerce çeşit yerel tohumu üretiyor ve çoğaltıyoruz. Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifimiz ile birlikte bu tohumları büyük bir özenle koruyor, çoğaltıyor ve yeniden toprakla buluşmasını sağlıyoruz. Bu çalışmalar yalnızca Nilüfer için değil, Türkiye’de yerel tohumların korunması açısından da önemli bir dayanışma hareketine dönüştü.” YEREL TOHUMLAR TÜRKİYE’YE YAYILIYOR Nilüfer’de başlayan bu hareketin İzmir’den Eskişehir’e, Edirne’den Çanakkale’ye, Kırklareli’nden Muğla’ya kadar pek çok kente ilham verdiğini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer’de ektiğimiz tohumlar Türkiye’nin dört bir yanında filizlenmeye devam ediyor” diyerek şöyle konuştu: “Bu yıl şenliğimizde 30 farklı yerel çeşitten 15 bin paket tohumu sizlerle buluşturuyoruz. Bakla, bezelye, biber, domates, fasulye, kavun, karpuz, patlıcan ve daha birçok yerel çeşit kendi kent bostanlarımızda üretildi ve çimlenme testlerinden geçirilerek toprakla buluşmaya hazır hale getirildi. Üstelik burada yalnızca tohum dağıtmıyoruz, aynı zamanda bir dayanışma zinciri kuruyoruz. Sizler bu tohumları ekip çoğaltacak, komşularınızla ve yakınlarınızla paylaşacaksınız. Böylece yerel tohumlarımız nesilden nesle aktarılmaya devam edecek. Tohum Takas Şenliği sadece bir tarım etkinliği değil; aynı zamanda doğayla kurduğumuz bağın, paylaşmanın ve dayanışmanın bir simgesidir. Bugün burada atölyeler, etkinlikler ve buluşmalarla hep birlikte doğanın bereketini kutluyoruz.” Açılış konuşmalarında söz alan Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın ile Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Kayın, geçmişin mirasını geleceğe aktaran, coğrafyamızın en değerli hazinesi olan tohumların geleceğe aktarılması adına bu etkinliğin çok önemli olduğunu belirttiler. Şenlik kapsamında vatandaşlar gün boyunca düzenlenen etkinliklere katıldı. Konserlerin yanı sıra Tohum Ekim Atölyesi, Tohum Topu Atölyesi, Atık Yağlardan Sabun Yapım Atölyesi ve Ağaç Kardeşliği Atölyesi gibi etkinlikler gerçekleştirildi. Vatandaşlar hem yerel tohumlarla buluştu hem de doğa dostu üretim konusunda bilgi edinme fırsatı buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.