Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yerel Yönetimler

Kapsül Haber Ajansı - Yerel Yönetimler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerel Yönetimler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“İyi ki Gönüllüyüm Ödülleri” 9 Aralık’ta Sahiplerini Bulacak Haber

“İyi ki Gönüllüyüm Ödülleri” 9 Aralık’ta Sahiplerini Bulacak

Birleşmiş Milletler tarafından 2026’nın “Sürdürülebilir Kalkınma için Uluslararası Gönüllüler Yılı (IVY 2026)” ilan edilmesinden hareketle İstanbul Valiliği desteğiyle gerçekleştirilen İyi Ki Gönüllüyüm Zirvesi; Bakanlık ve kamu yöneticileri, CEO’lar ve üst düzey yöneticiler, sürdürülebilirlik ve KSS yöneticileri, kurumsal iletişim ve insan kaynakları ekipleri, STK temsilcileri ve sosyal girişimciler, akademisyenler, gönüllülük alanında çalışan uzmanlar, gençler ve medya temsilcileri bir araya getirecek. Türkiye’nin köklü yardımlaşma ve dayanışma kültürünü günümüzdeki gönüllülük çalışmalarıyla anlatmayı ve fark yaratan çalışmaları görünür kılmayı amaçlayan etkinlikte; kurum ve kuruluşların yürüttüğü gönüllülük projelerini öne çıkartmak, gençleri gönüllü çalışmalarda yer almaya teşvik etmek amacıyla düzenlenen İyi Ki Gönüllüyüm Ödülleri de ilk kez sahiplerini bulacak. Başvurular 15 Kasım’a kadar devam edecek Başarılı gönüllülük çalışmalarını ödüllendiren programa; özel sektör kurumları, kamu kurumları, yerel yönetimler, çatı örgütleri, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve liseler 2021–2026 yılları arasında gerçekleştirdikleri projeleri ile başvurabilecek. Ödüller; Kurumsal Gönüllülük Programı, Etki Odaklı Gönüllülük Programı, Kamu ve Yerel Yönetimlerde Gönüllülük, En Etkili İş Birliği, Sivil Toplumda Gönüllülük ve Etki, Üniversite Gönüllülük Programı, Lise Gönüllülük Programı, İlk Öğretim Gönüllülük Programı, Gönüllülük İletişimi, Yenilikçi Gönüllülük Programı ve En Başarılı Kurumsal Gönüllü Ekibi olmak üzere 11 ana kategori ve çeşitli alt kategorilerde verilecek. Aralarında iş dünyası temsilcileri, STK yöneticileri, akademisyenler, sosyal girişimciler, toplumsal fikir önderleri ve medya mensuplarının bulunduğu uzman bir seçici kurul tarafından değerlendirilecek başvurular arasında en yüksek puanı alan gönüllülük projesi ve projeyi gerçekleştiren kurum, “Yılın Kurumsal Gönüllülük Büyük Ödülü”nün sahibi olacak. 9 Aralık 2026 tarihinde, Taşyapı’nın sponsorluğunda Şişli Etkinlik Merkezi’nde gerçekleşecek İyi Ki Gönüllüyüm Zirvesi kapsamında düzenlenecek törende ödüller sahiplerini bulacak. İyi Ki Gönüllüyüm Ödüllerine başvurular www.iyikigonulluyum.com.tr adresinden ve @iyikigonulluyumzirvesi Instagram hesabında yer alan form üzerinden 15 Kasım’a kadar yapılabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’den Akdeniz Kentlerine İklim İş Birliği Çağrısı Haber

İzmir’den Akdeniz Kentlerine İklim İş Birliği Çağrısı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim kriziyle mücadelede uluslararası iş birliklerini güçlendirmek ve yerel çözümlerin yaygınlaştırılmasına katkı sunmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Muğla’da düzenlenen Akdeniz İklim Zirvesi’ne katılan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, kentler arasındaki deneyim paylaşımının somut uygulamalara dönüştürülmesinin önemine dikkat çekti. Muğla Büyükşehir Belediyesi ve ICLEI Europe iş birliğiyle 28-29 Eylül tarihlerinde düzenlenen zirvede; iklim dirençli kentler, kuraklık, su stresi, aşırı sıcaklar, orman yangınları, seller ve iklim finansmanı gibi başlıklar ele alındı. Akdeniz kentleri, yerel yönetimler, uluslararası kuruluşlar ve akademi dünyasını bir araya getiren zirvede, COP31 öncesinde bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi de gündeme geldi. “Akdeniz’i yaşayan bir iklim laboratuvarına dönüştürebiliriz” İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, “Ortak Sorunlardan Bölgesel Eyleme: Akdeniz İş Birliğinin Güçlendirilmesi” başlıklı panelde yaptığı konuşmada, uluslararası kent ağlarının yalnızca deneyim paylaşımına değil, ortak çözümlerin geliştirilmesine ve uygulanmasına katkı sunması gerektiğini belirtti. İzmir’in ICLEI, UCLG, U20, WHO Sağlıklı Kentler Ağı ve NetZeroCities gibi uluslararası ağlardaki çalışmalarına değinen Okyay, Akdeniz kentlerinin aşırı sıcaklar, kuraklık, su stresi, yangınlar ve seller gibi ortak risklerle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Okyay, “Akdeniz’i iklim ve sağlık uyumu açısından yaşayan bir laboratuvara dönüştürebiliriz. Bir kentte geliştirilen çözüm başka bir kentte uyarlanabilir, geliştirilebilir, etkisi ölçülebilir ve ölçeklendirilebilir. İklim risklerimiz sınır tanımıyor; çözümlerimiz ve bilgimiz de sınır tanımamalı” diye konuştu. Kent ağları finansmana erişimi kolaylaştırmalı Uluslararası iş birliğinin, teknik kapasitesi ve kaynakları sınırlı belediyeler için önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Okyay, kent ağlarının iyi uygulama paylaşımının ötesine geçmesi gerektiğini söyledi. Belediyelerin proje geliştirme, uluslararası ortaklık kurma ve finansmana erişim süreçlerinde desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Okyay, özellikle küçük ve orta ölçekli belediyelerin iklim yatırımlarını hayata geçirmesini kolaylaştıracak mekanizmalara ihtiyaç olduğunu ifade etti. COP31 için uygulama vurgusu Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek COP31’in, iklim taahhütlerini somut ve izlenebilir adımlara dönüştüren bir süreç olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Okyay, iklim eyleminin önemli bir bölümünün kentlerde hayata geçirileceğine dikkat çekti. İzmir’in COP31 hazırlıklarına yerel düzeyde de katkı sunduğunu ifade eden Okyay, İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği iş birliğiyle gerçekleştirilen Yerel COP, COP Gençlik ve COP Kadın buluşmalarının önemini vurguladı. Bu çalışmalarla küresel iklim gündeminin yerel yönetimlerin, gençlerin ve kadınların deneyimleriyle buluşturulmasının amaçlandığını belirten Okyay, şöyle konuştu: “Bir Uygulama COP’undan söz ediyorsak, uygulamanın nerede gerçekleşeceğini de konuşmalıyız. İklim eyleminin önemli bir bölümü kentlerde hayata geçecek. Bu nedenle belediyelerin yanı sıra gençlerin, kadınların ve yerel toplulukların COP sürecinin aktif aktörleri olması gerekiyor. İzmir’de Yerel COP, COP Gençlik ve COP Kadın çalışmalarıyla tam da bu yaklaşımı güçlendirmeye çalışıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı İklim yatırımları aynı zamanda sağlık yatırımı İklim politikalarının yerelden küresele, küreselden yeniden yerele uzanan bir iş birliği ve öğrenme süreciyle güçlenebileceğini belirten Prof. Dr. Okyay, kentlerde geliştirilen çözümlerin uluslararası ağlar aracılığıyla paylaşılmasının önemine değindi. İklim yatırımlarının halk sağlığına katkılarının da görünür kılınması gerektiğini vurgulayan Okyay, yeşil alanların artırılması, gölgeleme uygulamaları, temiz ulaşım, su güvenliği ve dirençli gıda sistemlerinin aynı zamanda sağlık ve sağlıkta eşitlik yatırımları olduğunu ifade etti.

‘Kadın Sürdürülebilirlik Akademisi’ Tanıtıldı Haber

‘Kadın Sürdürülebilirlik Akademisi’ Tanıtıldı

Küçükçekmece Belediyesi ve Marmara Üniversitesi işbirliğiyle hayata geçirilecek olan ‘Kadın Sürdürülebilirlik Akademisi’ gerçekleştirilen lansman toplantısıyla tanıtıldı. Belediye Başkanlığı 5. Kat Çok Amaçlı Salonu’nda tanıtım programı yapılan akademiyle; sürdürülebilir bir gelecek için kadınların bilgi, farkındalık ve aktif katılımını sağlamak hedefleniyor. Kadın Sürdürülebilirlik Akademisi açılış programına Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, başkan yardımcıları, birim müdürleri, Marmara Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Esra Yüksel Acı, Marmara Üniversitesi Araştırma Görevlisi Dr. Ceren Altuntaş, muhtarlar ve çok sayıda kadın katıldı. Ceren Altuntaş akademi hakkında ayrıntılı bilgi vermek amacıyla katılımcılara sunum yaptı. Kemal Çebi: Kadınlar, kentimizin geleceğini inşa ederken en güçlü çözüm ortaklarımız Kadın Sürdürülebilirlik Akademisini mahalle mahalle, sokak sokak büyüteceklerini belirten Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi programın açılış konuşmasında, ‘’Mutfağımızdaki sudan, evimizdeki enerjiye, çöpümüzün ayrıştırılmasından, çocuklarımıza aşıladığımız çevre sevgisine kadar hayatın her alanında dönüştürücü gücümüz kadınlardır. Yerel yönetimler olarak bizim görevimiz yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Aynı zamanda yarının kentini düşünmek, çocuklarımıza nasıl bir Küçükçekmece bırakacağımızın sorumluluğunu taşımaktır. Bu doğrultuda siz kadınları kentimizin geleceğini inşa ettiğimiz en güçlü çözüm ortaklarımız olarak gördüğümüzü bilmenizi istiyorum. İstiyoruz ki bu akademide öğreneceğiniz her bilgi evinize gitsin, çocuğunuza ulaşsın, komşunuzla paylaşılsın ve günlük hayatınızın bir parçası olsun. “Ben de geleceğimiz için sorumluluk alıyorum” diyerek, bu yolculuğa katıldığınız için hepinize teşekkür ediyor, Kadın Sürdürülebilirlik Akademisi’nin ilçemize ve tüm komşularımıza hayırlı olmasını diliyorum’’ dedi. Esra Yüksel Acı: Kadın Sürdürülebilirlik Akademisi bir ilk! Projenin hayata geçirilmesine destek veren Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi’ye teşekkür eden Marmara Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Esra Yüksel Acı, ‘’Çocukları yetiştirenler, onlara tüketim alışkanlıkları kazandıranlar ve evdeki israfı engellemeye çalışanlar kadınlar olduğu için sürdürülebilirlik konusunda kadınlar taşıyıcı rolünde.İlk defa Küçükçekmece Belediyesiyle birlikte bu projeyi hayata geçiriyoruz bu çok önemli ve gurur verici bir şey’’ dedi. Kadın Sürdürülebilirlik Akademisi; ev hanımları, çalışan kadınlar, sivil toplum kuruluşlarında görev alan kadınlar, kadın kooperatiflerinin üyeleri ve gönüllü eğitmenlerin katılımıyla 10 hafta boyunca sürecek. Haftada bir gün olarak verilecek eğitimlerde; örnek olay analizi, grup çalışmaları ve atölye uygulamalarıyla kadınların günlük yaşamlarında ve yaşadıkları çevrede sürdürülebilir dönüşüme öncülük etmeleri sağlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Malatya'nın Turizm Potansiyeli Bölgesel Turizm Çalıştayında Ele Alındı Haber

Malatya'nın Turizm Potansiyeli Bölgesel Turizm Çalıştayında Ele Alındı

Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Malatya ve Tunceli’nin turizm potansiyelini bölgesel bir bakış açısıyla değerlendirmek ve iller arasındaki turizm iş birliğini güçlendirmek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Elazığ Valiliği’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştayda kamu kurumları, yerel yönetimler, turizm sektörü, ulaşım, finans ve özel sektör temsilcileri bir araya geldi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla düzenlenen çalıştayda, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın moderatörlüğündeki “Yeni Nesil Bölgesel Turizm: Entegre Destinasyon Yönetimi” paneline katılan Malatya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Mehmet Beytur, Fırat Havzası'nın tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerinin turizm açısından büyük bir potansiyel taşıdığını söyledi. Fırat Kalkınma Ajansı'nın faaliyet alanında bulunan bölgenin tarih boyunca önemli bir yaşam ve medeniyet merkezi olduğuna dikkati çeken Beytur, Fırat Nehri'nin binlerce yıldır insanlık ve medeniyetler için önemli bir kaynak oluşturduğunu vurguladı. Dr. Mehmet Beytur, “Geçmişe tarihî perspektiften baktığımızda bu bölgenin ciddi anlamda bir uygarlık merkezi olduğunu görüyoruz. Zaman zaman ilk uygarlıklar arasında bir geçiş bölgesi olmuş, doğal imkânları ve tabii varlıklarıyla insanlığa büyük nimetler sunmuş bir coğrafyada yaşıyoruz. Bugün de bu bölgenin turizm imkânlarını nasıl gün yüzüne çıkaracağımızı ve nasıl daha aktif hale getireceğimizi konuşuyoruz” diye konuştu. Bölgenin Arslantepe, Nemrut Dağı, Ulu Cami, Harput ve Göbeklitepe gibi uluslararası düzeyde bilinen önemli değerlerin yakınında bulunduğunu belirten Beytur, bunların yanı sıra yerel ölçekte henüz yeterince tanıtılmamış çok sayıda tarihî ve kültürel değerin de bulunduğunu kaydetti. Malatya'nın Levent Vadisi'nden Arapgir'e kadar uzanan geniş coğrafyasında önemli tarihi ve turistik değerlerin yer aldığını ifade eden Dr. Mehmet Beytur, bölgede çok sayıda tarihi güzergâh, kervansaray ve konaklama merkezinin bulunduğunu söyledi. Hazırlanan tur güzergâhlarının önemli bir başlangıç olduğunu ancak bölgenin potansiyeli açısından bunun yeterli olmadığını belirten Beytur, turizm rotalarının daha da zenginleştirilmesi gerektiğini ifade etti. “Turizmde Öncelikli Konulardan Biri Ulaşımdır” Turizmin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi için ulaşım imkânlarının güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Beytur, ulaşımı uluslararası, ulusal ve yerel olmak üzere üç farklı düzeyde ele almak gerektiğini söyledi. Elazığ, Malatya ve Adıyaman'ın uluslararası ulaşım imkânlarında önemli ihtiyaçlar bulunduğunu belirten Dr. Mehmet Beytur, yurt dışından bölgeye doğrudan ve daha kolay ulaşım sağlanmasının turizm potansiyeline önemli katkı sunacağını ifade etti. Ulusal düzeyde de İstanbul ve Ankara gibi merkezlerden bölge illerine yapılan uçuşların saatleri ve sayılarının geliştirilmesi gerektiğini kaydeden Beytur, mevcut potansiyelin ticari açıdan da bu düzenlemeleri destekleyecek nitelikte olduğunu dile getirdi. Yerel ulaşım konusunda ise belediyelere önemli görevler düştüğünü belirten Beytur, turizm ajanslarının güzergâh ve ulaşım planlamalarına paralel olarak yerel yönetimler olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi. “Malatya’dan Nemrut’a Yeni Bir Turizm Güzergâhı Oluşturulabilir” Nemrut Dağı'na ulaşım konusunun bölge turizmi açısından önemli başlıklardan biri olduğuna dikkati çeken Beytur, Nemrut'a Malatya ve Adıyaman üzerinden ulaşım sağlanabildiğini belirtti. Bölgeyi kapsayan güçlü ve bütüncül bir turizm rotasının oluşturulması için Malatya'dan Nemrut'a ulaşımı kolaylaştıracak yol çalışmalarının önem taşıdığını vurgulayan Dr. Mehmet Beytur, “Eğer bu çalıştay sonucunda bu yönde bir karar ve ortak irade ortaya çıkarsa, biz Büyükşehir Belediyesi olarak üzerimize düşeni yapmaya ve bu yolun yapılması konusunda gerekli desteği vermeye hazırız” dedi. "Malatya, Turizmde Ortak Akıl ve İş Birliğiyle Yol Alıyor" Genel Sekreter Dr. Mehmet Beytur, bölgenin gastronomi alanında da önemli bir zenginliğe sahip olduğunu belirterek Malatya'da çok sayıda coğrafi işaretli ürün bulunduğunu ifade etti. 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'nın yeniden inşa sürecinde önemli bir aşamaya gelindiğini belirten Beytur, şehrin sahip olduğu tarihî, kültürel ve gastronomik değerlerin yeniden ayağa kalkma sürecinde turizmin önemli bir güç unsuru olacağına dikkati çekti. Malatya'nın müzeleriyle de önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğuna dikkati çeken Beytur, şunları kaydetti: “Büyükşehir Belediyesi olarak farklı kategorilerde müzelerimiz bulunuyor. Fotoğraf Makinesi Müzemiz, büyüklüğü itibarıyla dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alıyor. Şehir dışından gelen ziyaretçilerimizin bu müzeden oldukça etkilendiklerini dile getirmeleri bizleri memnun ediyor. Bunun yanı sıra Radyo ve Gramofon Müzemiz de Türkiye'nin bu alandaki en büyük müzeleri arasında yer alıyor. Bazen altyapıyı geliştirmek, bazen kültürel değerleri öne çıkarmak, bazen de organizasyonlara öncülük etmek gerekiyor. Turizmde asıl aktörün özel sektör olması gerektiğine inanıyoruz. Ancak özel sektörün gerekli olgunluğa ve kapasiteye ulaşacağı sürece kadar yerel yönetimlerin destekleyici bir rol üstlenmesi gerektiğini düşünüyoruz." "Bölgemizde İnanç ve Sağlık Turizminde Önemli Potansiyel Var" Bölgenin inanç turizmi açısından da önemli bir zenginliğe sahip olduğunu belirten Beytur, farklı inançlara ait tarihi ve kültürel değerlerin bölgede önemli bir geçmişe sahip olduğunu söyledi. Malatya'nın sağlık turizmi alanında da önemli avantajlara sahip olduğunu vurgulayan Dr. Mehmet Beytur, özellikle İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'nin bölge ve ülke açısından önemli bir cazibe merkezi haline geldiğini belirtti. Karaciğer nakli ve plastik cerrahi başta olmak üzere birçok alanda uluslararası düzeyde hizmet sunulduğunu ifade eden Beytur, sağlık turizminin geliştirilmesine yönelik ortak projeler üretilebileceğini kaydetti. Bölgesel Turizm Çalıştayı kapsamında kurulan Malatya standı yoğun ilgi gördü. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Malatya standını ziyaret ederek, yöresel ürünler hakkında bilgi aldı. Dr. Mehmet Beytur, standı ziyarete gelen misafirlerle yakından ilgilendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Denizli’den Adıyaman’a Kardeşlik Köprüsü Kuruldu Haber

Denizli’den Adıyaman’a Kardeşlik Köprüsü Kuruldu

Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, bu anlamlı kararla Denizli halkının ve Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun desteğinin daima minnetle hatırlanacağını vurguladı. Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi 2025 Yılı Ekim Ayı Olağan Toplantısı’nda alınan kararlardan biri 6 Şubat depremlerinden en ağır şekilde etkilenen Adıyaman’da iller arası dayanışmayı en üst seviyeye taşımak amacıyla bir “Kardeşlik Parkı” inşa edilmesi olmuştu. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde Karapınar Mahallesi’ne kazandırılan park, kısa süre içerisinde tamamlanarak bölge halkının hizmetine sunuldu. Başkan Çavuşoğlu Adıyaman’da ziyaret ve temaslarda bulundu Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümünde, felaketin en derin izler bıraktığı illerden biri olan Adıyaman’ı ziyaret etti. Gerçekleştirdiği temaslar kapsamında Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ile bir araya gelen Başkan Çavuşoğlu, belediyenin sahada yürüttüğü çalışmalar hakkında detaylı bilgi aldı. Ziyaret sırasında deprem sonrası yaşanan sürece dair talep ve beklentileri de dinleyen Çavuşoğlu, yerel yönetimler arasındaki dayanışmanın ve birlikteliğin yaraların sarılmasındaki hayati önemine dikkat çekti. Vefa kararı Adıyaman Meclisi’nden oy birliğiyle geçti Adıyaman Belediye Meclisi, 2026 Yılı Ağustos Ayı Meclis Toplantısı’nda Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin gösterdiği güçlü dayanışmaya karşılıksız kalmayarak Karapınar Mahallesi’ne kazandırılan parka “Denizli Karapınar Parkı” adı verilmesini oy birliğiyle kararlaştırdı. Kararı, sosyal medya hesabı üzerinden duyuran Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere şu ifadeleri kaydetti: “Toplantıda aldığımız kararla; Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından Karapınar Mahallemize kazandırılan parka ‘Denizli Karapınar Parkı’ adını verdik. Parkımız mahallemize ve Adıyaman’ımıza hayırlı, uğurlu olsun. Çocuklarımız burada güvenle gülüp oynadıkça; Denizli Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun ve kardeş Denizli halkının dayanışmasını daima minnetle hatırlayacağız.” Tutdere: “Bu park, iki kent arasındaki sıkı dostluğun simgesidir” Başkan Tutdere, yapılan hizmetin Adıyamanlılar için çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, “Denizli Büyükşehir Belediyemizin, Adıyaman’da depremden sonra göstermiş olduğu dayanışma nedeniyle bu parkımızın ismi Karapınar Mahallesi Denizli Parkı olsun istedik. Buradan da Denizli Büyükşehir Belediye Başkanımıza, Denizli Büyükşehir Belediyemizin tüm gruplarına, Denizli halkına, belediye meclisinde göstermiş oldukları dayanışma ve destek için teşekkür ediyoruz” ifadelerine yer verdi. Çavuşoğlu: “Acıları birlikte sarıyor, yarınlara birlikte yürüyoruz” Adıyaman’da hayata geçirilen parkın ve alınan vefa kararının ardından duygu ve düşüncelerini paylaşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, iki kent arasındaki kardeşlik bağlarının hiçbir zaman kopmayacağını belirtti. Başkan Çavuşoğlu, “6 Şubat depremlerinin açtığı derin yaraları sarmak, sadece maddi bir imar süreci değil; kalpleri, umutları ve geleceği ortaklaştırma iradesidir. Göreve geldiğimiz günden bu yana deprem bölgesindeki kardeşlerimizin yanında olmayı bir insanlık ve sorumluluk borcu bildik. Adıyaman’da hayata geçirdiğimiz parkımızın, Adıyaman Belediye Meclisi’nin aldığı vefalı bir kararla ‘Denizli Karapınar Parkı’ adını alması bizleri son derece mutlu etmiştir. O parkta ne zaman bir çocuğumuzun gülüşü yankılansa, Denizli ile Adıyaman arasındaki o güçlü kardeşlik köprüsü daha da sağlamlaşacaktır. Biz gücümüzü dayanışmadan, sevgi ve kardeşlikten alıyoruz; yaralarımızı birlikte sarmaya, omuz omuza yürümeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Didim Belediyesi Yatırım Şampiyonu Haber

Didim Belediyesi Yatırım Şampiyonu

Aydın Valisi Sn. Dr. Osman Varol başkanlığında gerçekleştirilen İl Koordinasyon Kurulu 2026 Yılı 3. Dönem Toplantısı'nda, il genelinde yürütülen kamu ve yerel yönetim yatırımları değerlendirildi. Toplantıda açıklanan verilere göre Didim Belediyesi, proje büyüklüğü bakımından Aydın genelinde birinci sırada yer alarak yatırım alanındaki başarısını bir kez daha ortaya koydu. PLANLI YATIRIM ANLAYIŞI BAŞARIYI GETİRDİ Toplantıda paylaşılan verilere göre Aydın genelinde yerel yönetimler tarafından yürütülen 53 proje değerlendirilirken, Didim Belediyesi doğru kaynak yönetimi, planlı yatırım anlayışı ve halkın ihtiyaçlarını önceleyen belediyecilik yaklaşımıyla Aydın genelinde ilk sırada yer aldı. Hayata geçirilen projelerle kentin ihtiyaçlarına kalıcı çözümler üreten Didim Belediyesi, yaşam kalitesini artıran yatırımları kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. BAŞKAN HATİCE GENÇAY: “İŞİMİZİ CİDDİYE ALIYORUZ” Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, elde edilen başarının planlı ve halk odaklı belediyecilik anlayışının bir sonucu olduğunu belirterek şunları söyledi: “Aydın Valiliğimizin açıkladığı verilerde, proje büyüklüğü bakımından Aydın’ın en çok yatırım yapan ilçe belediyesi olmasını sadece bir istatistik olarak görmüyoruz, bu sonuç; halkına saygılı, özenli ve planlı belediyecilik anlayışımızın doğal sonucudur. Didim halkının kaynaklarını yine Didim için kullanıyoruz. Bütçe disiplinini, doğru kaynak yönetimini ve tasarrufu belediyeciliğimizin temel ilkeleri olarak görüyoruz. Çünkü doğru planlanan bir bütçe, yatırım kapasitesini de büyütür. Son dönemde öz kaynaklarımızı güçlendirirken makine ve araç filomuzu da önemli ölçüde büyüttük. Böylece hem hizmet üretme gücümüzü hem de yatırım potansiyelimizi artırdık. Aydın Valiliğimizin verileri de gösteriyor ki kısa sürede ulaştığımız bu yatırım büyüklüğü; planlı çalışmanın, mali disiplinin ve halkımızın emanet ettiği kaynakları doğru ve yerinde kullandığınız zaman mutlaka başarılı sonuçlar alıyorsunuz. Didim halkının bütçesini yine Didim için, kalıcı eserler ve nitelikli hizmetler üretmek amacıyla kullanmanın gururunu yaşıyoruz. Aynı anlayışla kaynaklarımızı verimli kullanmaya, yatırım üretmeye ve Didim’in geleceğine değer katmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Malatya Büyükşehir’e COP31’de Uluslararası Teşekkür Haber

Malatya Büyükşehir’e COP31’de Uluslararası Teşekkür

Türkiye, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ev sahipliğiyle ilgili hazırlıklarına devam ediyor. COP31 ajandasının "COP31'e Giden Süreçte İklim Dirençli Şehirlerin Geliştirilmesi: Taahhütlerden Eyleme" başlığı kapsamında Malatya’da önemli bir toplantı gerçekleştirildi. Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İLBANK ve Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JİCA) iş birliğiyle kentteki düzenlenen toplantıya; Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) Genel Sekreteri Dr. Mehmet Duman, Dünya Bankasından Denis Jean-Jacques Jordy, İslam Kalkınma Bankasından Ahmet Turkum, Asya Kalkınma Bankasından Luca Di Mario, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasından Cem Ocak, Avrupa Konseyi Kalkınma Bankasından Sonay Kanber, Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı’ndan Dr. Erfan Ali, Telman Maharramov ve Lea Ranalder, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansından Shinichi Fukasawa, Daisuke Watanabe ve Keiko Sawada, Asya Altyapı Yatırım Bankasından Dr. Xing Zhang, Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu'ndan Aziz Erden, Yiğit Mahmutoğlu ve Candost Aydın, Marmara Belediyeler Birliği Çevre Yönetimi Koordinatörü, Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Merkezi Direktörü Merve Ağca, TÜBİTAK AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi’nden Arzu İpek Yılmaz Üçüncü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından Hasan Önel, İLBANK’tan genel müdür, daire başkanları, danışman, teknik uzman, mühendis, grup başkanları ve şehir plancıları, Şanlıurfa, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Hatay’dan temsilciler, kaymakamlar, siyasi partilerin temsilcileri, belediye başkanları, kamu kurumlarının müdürleri ile sivil toplum kuruluşlarının başkanları katıldı. “Bizim İçin Dirençli Şehir, Her Gün Biraz Daha Gerçeğe Dönüşen Ortak Bir Hedeftir” Malatya'da gerçekleştirilen "COP31'e Giden Süreçte İklim Dirençli Şehirlerin Geliştirilmesi: Taahhütlerden Eyleme" toplantısı gala yemeğine sona erdi. Nikah Sarayında düzenlenen programda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "COP31'e Giden Süreçte İklim Dirençli Şehirlerin Geliştirilmesi: Taahhütlerden Eyleme programının ardından, şimdi aynı sofrada buluşmanın ayrı bir anlamı ve değeri var. Malatya bugün sizlere, taahhütlerin değil; sahada hayata geçirilen projelerin şehri olduğunu gösterdi. Konuşmalardan çok, yükselen konutlardan, kurulan arıtma tesislerinden, güçlendirilen altyapılardan ve toprakla buluşan fidanlardan bahsettik. Çünkü bizim için dirençli şehir, kâğıt üzerinde kalan bir kavram değil; her gün biraz daha gerçeğe dönüşen ortak bir hedeftir" ifadelerini kullandı. Malatya'da uluslararası düzeyde önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptıklarını aktaran Başkan Er, "Bu buluşmanın, Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 Zirvesi'ne giden süreçte Malatya'nın sesini uluslararası platformlara taşıyan önemli ve anlamlı bir adım olarak hafızalarda yer edeceğine inanıyorum. Bu kıymetli organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen İLBANK'a, JICA'ya ve tüm paydaş kurumlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Sizleri Malatya'da ağırlamaktan büyük mutluluk ve onur duyduk. Ülkelerinize ve kurumlarınıza döndüğünüzde Malatya'yı; dirayetin, umudun, dayanışmanın ve yeniden ayağa kalkmanın şehri olarak anlatmanızı temenni ediyorum" sözlerine yer verdi. “Bundan Sonraki Aşama, Bu Taahhütleri Somut Uygulamalara Dönüştürmektir” İLBANK Genel Müdürü Eyyüp Karahan ise Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde Malatya'da önemli ve verimli bir toplantı gerçekleştirildiğini kaydederek, "Gün boyunca ifade edilmesi gereken hemen her konu dile getirildi. İklim değişikliği konusunda bugüne kadar 30 COP toplantısı gerçekleştirildi, önümüzde ise COP31 süreci var. Artık teori olarak söylenmesi gerekenler büyük ölçüde söylendi. Bundan sonraki aşama, bu taahhütleri somut uygulamalara dönüştürmektir. Bizim de bu toplantılardaki temel amacımız; eyleme geçiş sürecine hazırlanmak ve şehirlerimizi daha dirençli hale getirmek için atılması gereken adımları birlikte değerlendirmekti. Bugün bu konuları kapsamlı şekilde istişare ettik. Önümüzdeki dönemde çalışmalarımızı Ankara'da, ardından büyük ihtimalle İstanbul'da ve sonrasında Antalya'da düzenleyeceğimiz toplantılarla sürdüreceğiz. COP31'e giden süreçte, şehirlerimizi iklim değişikliğine karşı nasıl daha dirençli hale getirebileceğimizi, uluslararası kuruluşlarla birlikte değerlendirerek ortak bir yol haritası oluşturacağız. Aynı zamanda, İLBANK'ın bu alandaki başarılı uygulamalarını ve geliştirdiği modeli uluslararası platformlarda tüm dünyaya anlatabileceğimiz güçlü bir iş birliği zemini oluşturmayı hedefliyoruz" dedi. “COP31 Hazırlıklarımız Açısından Son Derece Değerli Oldu” Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı Doğu Avrupa ve Orta Asya Bölge Ofisi Direktörü Dr. Erfan Ali de Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-Habitat) adına ve bu etkinliğe katılmak üzere Malatya'ya gelen çalışma arkadaşları adına Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er'e teşekkür etti. Ali, "İLBANK'a, Malatya Büyükşehir Belediyesine, JICA'dan değerli çalışma arkadaşlarımıza ve TOKİ'ye bizleri davet ettikleri, hepimizi böylesine önemli bir buluşma için Malatya'da bir araya getirdikleri için en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Bu toplantı, yerel yönetimlerin, şehirlerin ve insan yerleşimlerinin; kentsel dayanıklılığı güçlendirme ve yerel iklim eylemlerini destekleme konusundaki kritik rolünü ve önemini güçlü bir şekilde ortaya koymuştur. Öncelikle bunu ifade etmek isterim. Toplantıda, çok önemli fikirler, farklı bölgelerden ve farklı paydaşlardan edinilen deneyimler ile dersler paylaşıldı. Uluslararası finans kuruluşlarından, uluslararası kuruluşlardan ve şehirlerden gelen katkılar, Antalya'da düzenlenecek COP31 hazırlıklarımız açısından son derece değerli oldu" diye konuştu. “Malatya'da Çok Olumlu Gelişmelere Tanıklık Ettik” Malatya'da çok olumlu gelişmelere tanıklık ettiklerini dile getiren Ali, "Malatya Büyükşehir Belediyesi, TOKİ, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bize kentsel dirençliliğin nasıl inşa edilebileceğine dair somut ve gerçek bir örnek gösterdi. Bunu oturumlarımızda da ele almıştık; ardından ise bu yaklaşımın sahadaki uygulamasını yerinde görme fırsatı bulduk. Malatya'daki bu örnek projeden büyük memnuniyet duyduk ve gerçekten çok etkilendik. TOKİ'nin ve Malatya'nın, sürdürülebilir ve dirençli yeni yaşam alanlarının oluşturulmasında öncü rol üstlenmesini takdir ediyoruz. Bu projelerde yalnızca konutların değil, aynı zamanda sürdürülebilir altyapının, hizmetlerin ve yaşam alanlarının bütüncül bir anlayışla planlanıp tasarlanmış olması son derece etkileyici. Gerçekten çok başarılı bir çalışma. İkizce'de gördüklerimden çok müteessir oldum. Malatya'yı, TOKİ'yi, Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni yürekten tebrik ediyorum. Bizleri bugün ağırladığınız için bir kez daha çok teşekkür ediyorum. Hepinizi COP31 kapsamında Antalya'da yeniden görmek için sabırsızlanıyoruz" ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÇEVKO Vakfı Söyleşisi’nde Döngüsel Ekonomi, Sıfır Atık ve Yapay Zekâ Gündemi Ele Alındı Haber

ÇEVKO Vakfı Söyleşisi’nde Döngüsel Ekonomi, Sıfır Atık ve Yapay Zekâ Gündemi Ele Alındı

Uzman sanayi inisiyatifi ve etkin sivil toplum kuruluşu kimliklerini bünyesinde bir araya getiren ÇEVKO Vakfı’nın, Küresel Isınma Kurultayı Komitesi iş birliğiyle düzenlediği çevrim içi söyleşiler, 6. yılında da sürüyor. Ana odağı, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 süreci çerçevesinde belirlenen 2026 yılı söyleşilerinin üçüncüsü yoğun bir katılımla gerçekleşti. Moderatörlüğünü Küresel Isınma Kurultayı Komitesi Başkanı Celal Toprak’ın üstlendiği çevrim içi söyleşinin açılışını ÇEVKO Vakfı adına Kurumsal İletişim, Eğitim ve Yeşil Nokta Kıdemli Müdürü Hülya Ataman yaptı. Söyleşinin konuşmacıları; ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, Ataşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Çiğdem Kara, Diageo Türkiye Sürdürülebilirlik Müdürü Ezgi Berfin Çamkeser, İstanbul Gelişim Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Can Burak Nalbantoğlu ve Hacettepe Üniversitesi İklim Elçisi İpek Güzey oldu. Mete İmer: “Döngüsel ekonomiye geçiş, sürdürülebilir kalkınma için kritik” ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, iklim krizinin tüm hızıyla sürdüğünü belirterek, doğrusal ekonominin doğal kaynaklar, emisyonlar ve atık yönetimi üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu vurguladı. Döngüsel ekonomiye geçişin hem iklim kriziyle mücadele hem de sürdürülebilir ekonomik gelişme açısından önemli olduğunu ifade eden İmer, küresel ekonominin yalnızca yaklaşık yüzde 7’sinin döngüsel durumda olduğuna dikkat çekti. Mete İmer, ürünlerin tasarım aşamasından itibaren daha az atık üretecek, onarılabilir, uzun ömürlü ve yeniden kullanılabilir şekilde planlanması gerektiğini belirterek, sanayi kuruluşları, akademi, belediyeler ve gençlerin ortak sorumluluğuna işaret etti. 5 Haziran Dünya Çevre Günü ve çevre haftasının farkındalık açısından önemine değinen Mete İmer, COP31’in de tek başına tüm sorunları çözmeyecek olsa da önemli bir kilometre taşı olduğunu söyledi. Çiğdem Kara: “Yerel yönetimler uygulamanın tam sahasında” Ataşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Çiğdem Kara, ilçe belediyelerinin vatandaşla doğrudan temas eden kurumlar olarak COP31 sürecinde kritik paydaşlar olduğunu söyledi. Ataşehir Belediyesi’nin 2019’da Belediye Başkanları Sözleşmesi’ni imzalayarak 2030’a kadar yüzde 40 emisyon azaltım hedefi belirlediğini aktaran Kara, 2021’de Sürdürülebilir Enerji Eylem Planı, 2022’de İklim Uyum Eylem Planı hazırladıklarını belirtti. Çiğdem Kara, 2026 başında İSTAÇ iş birliğiyle daha bütüncül yeni bir SECAP çalışmasına başladıklarını vurgulayarak, “Bu çalışmanın bir rapor olarak kalmasını istemiyoruz; eylemlerin ilçemizde etkisini görebileceğimiz uygulanabilir bir yol haritasına dönüşmesini istiyoruz” dedi. Yeni çalışmada enerji yoksulluğu, iklim adaleti, kırılgan gruplar ve mekânsal özelliklerin de dikkate alınacağını ifade etti. Ataşehir’de hava kalitesinin 2015’ten bu yana izlendiğini belirten Çiğdem Kara, PM2.5, PM10, azot dioksit, kükürt dioksit, ozon ve karbonmonoksit ölçümlerinin yapıldığını söyledi. Sıfır atık belgeleri, 300 konut ve üzeri sitelerle yürütülen çalışmalar, atık yağ, pil ve elektronik atık kampanyaları, çevre gönüllüleri projesi, okul eğitimleri ve İstanbul Kalkınma Ajansı destekli İnovatif Çevre Eğitim Merkezi de Kara’nın öne çıkardığı uygulamalar arasında yer aldı. Merkezde 7-10 yaş arası öğrencilere ekosistem temelli eğitimler verildiği; aquaponik sistem, yağmur suyu hasadı ve damla sulama uygulamalarının deneyimletildiği aktarıldı. Ezgi Berfin Çamkeser: “Sürdürülebilirliği tohumdan kadehe yönetiyoruz” Diageo Türkiye Sürdürülebilirlik Müdürü Ezgi Berfin Çamkeser, COP31’in aksiyon ve konsensüs başlıkları açısından iş dünyası için kritik olduğunu belirtti. Diageo Türkiye’de sürdürülebilirliğin “tohumdan kadehe” uzanan uçtan uca bir süreç olarak ele alındığını ifade eden Çamkeser, iklim krizine duyarlı hammaddelerden anason için Ege Üniversitesi iş birliğiyle beş yıl sonunda üç farklı tohum geliştirildiğini, son bir yılda ise 24 bin dekarlık alanda 200’e yakın çiftçiye destek sağlandığını söyledi. Su kullanımında 2020 baz yılına kıyasla 2030’a kadar yüzde 40 azaltım hedeflediklerini belirten Çamkeser, 2025 sonu itibarıyla distilasyonda yüzde 12, şişelemede yüzde 27 azaltım sağlandığını aktardı. İleri arıtma yatırımlarıyla aylık 1,000 metreküpten fazla suyu yeniden kullanma kapasitesine ulaşıldığını, Tarsus’taki adyabatik soğutma kuleleriyle yıllık yaklaşık 40 milyon litre su tasarrufu sağlayabilecek altyapı kurulduğunu söyledi. Sera gazı emisyonlarında 2022 baz yılına göre 2030’da kapsam 1 ve 2 emisyonlarını yüzde 50 azaltmayı hedeflediklerini belirten Çamkeser, elektrikli kazanlar, katı atık kazanları ve biyogaz yatırımlarını örnek gösterdi. 2025’te Alaşehir’de anason cibrelerinden elde edilen buharla yaklaşık 465 ton emisyonun önlendiğini; 2022-2025 arasında biyogaz tesislerinden 153 bin MWh enerji elde edildiğini ve bunun toplam aynı dönemdeki toplam doğal gaz kullanımının yüzde 47’sine karşılık geldiğini aktardı. Can Burak Nalbantoğlu: “Veri merkezlerinin enerji ve su tüketimi COP31 gündemine girmeli” İstanbul Gelişim Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Can Burak Nalbantoğlu, yapay zekâ ve dijital dönüşümün sürdürülebilirlik açısından yeni bir tartışma alanı yarattığını söyledi. Bir Google aramasında yaklaşık 0,3 watt-saat, ChatGPT aramasında ise yaklaşık 2,9 watt-saat enerji harcandığını belirterek arada yaklaşık 10 kat fark bulunduğuna dikkat çekti. 2030’da veri merkezlerinin enerji tüketiminin bugünkünün iki katına çıkmasının beklendiğini ifade eden Nalbantoğlu, veri merkezlerinin enerji kaynağı, su tüketimi, soğutma sistemleri ve yer seçimi konusunda şeffaf raporlama ve politika çerçevesine ihtiyaç olduğunu vurguladı. Yapay zekânın reddedilmesi yerine rota optimizasyonu, üretim verimliliği ve enerji tasarrufu gibi alanlarda doğru kullanılması gerektiğini belirten Nalbantoğlu, Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyelinin fırsat sunduğunu ancak su riski nedeniyle bölgesel planlamanın kritik olduğunu söyledi. Verimlilik paradoksu üzerinden bakıldığında gelişen teknoloji ile birlikte çip ve işlem maliyetleri düşmekte ve daha verimli bir enerji tüketimi gerçekleşirken, AI araçları daha erişilebilir olduğu için daha fazla kullanılmakta ve bu da enerji tüketimini arttırmaktadır. Bu noktada enerji tüketimi konusundaki verimlilik çalışmaları daha farklı alanlarda yürütülerek karbon emisyonu için dengeleme yapılabilir. İpek Güzey: “Gençler iklim politikalarının izleyicisi değil, aktif paydaşı olmalı” Hacettepe Üniversitesi çevre mühendisliği öğrencisi ve iklim elçisi İpek Güzey, iklim elçilerinin üniversiteler tarafından yürütülen başvuru ve değerlendirme süreçleriyle seçildiğini belirterek, COP31’e sahada ve dijital ortamda hazırlandıklarını aktardı. Gaziantep’te eğitim kampı gerçekleştirildiğini ve çevrim içi eğitimlerin sürdüğünü söyleyen Güzey, gıda güvencesi, dirençli kentler, okyanuslar ve doğa temelli çözümler gibi başlıklarda kapasite geliştirdiklerini ifade etti. Teknolojinin doğru kullanıldığında iklim krizinin çözümünde önemli bir araç olabileceğini vurgulayan Güzey, Birleşmiş Milletler Çevre Programı tarafından geliştirilen beta aşamasındaki Environment GPT platformunu örnek verdi. Platformun IPCC, WHO ve FAO gibi güvenilir kuruluşların raporlarına dayandığını, yanıtlarında kaynak bilgisinin yanı sıra enerji tüketimi, karbon emisyonu ve su ayak izi verilerini de gösterebildiğini belirtti. Güzey, “İklim politikalarının yalnızca izleyicisi değil, aynı zamanda aktif paydaşları gençler olmalıdır” dedi. Söyleşinin sonunda Celal Toprak, COP31’e ilişkin görüş ve önerilerin ÇEVKO Vakfı ile paylaşılması çağrısını yineledi. ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer ise tüm konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür ederek söyleşi serisinin devam edeceğini belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.