Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yerel Yönetimler

Kapsül Haber Ajansı - Yerel Yönetimler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerel Yönetimler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TEGV, Deprem Bölgesinde İlk Günden Beri Çocukların Yanında Haber

TEGV, Deprem Bölgesinde İlk Günden Beri Çocukların Yanında

Depremden etkilenen çocukların eğitimden kopmaması, güvenli öğrenme alanlarına erişebilmesi ve sosyal-duygusal gelişimlerinin desteklenmesi için çalışmalar kesintisiz olarak sürdürüldü. TEGV, 15 Ateşböceği, 8 Konteyner Öğrenim Birimi ve sabit etkinlik noktalarıyla hâlâ bölgede faaliyet göstermeye devam ediyor. “Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla nitelikli eğitimi Türkiye’nin dört bir yanındaki çocuklarla buluşturan ve 30 yılı geride bırakan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), bugüne kadar 108 bini aşkın gönüllüsü ve bağışçılarının desteğiyle 3.3 milyondan fazla çocuğa ulaştı. TEGV, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, geçmiş afet deneyimlerinden edindiği tecrübeyle ilk günden itibaren hızlı ve koordineli bir şekilde bölgede çalışmalara başladı ve deprem sonrasında da aynı kararlılıkla çocukların yanında yer almaya devam etti. Bugüne kadar deprem bölgesinde 104 binden fazla çocuk nitelikli eğitimle buluşturulurken, yaklaşık 4 bin gönüllünün katkısıyla 1.9 milyon saat etkinlik gerçekleştirildi. TEGV İlk Andan İtibaren Bölgedeydi 1999 Marmara Depremi sonrasında faaliyete geçen ve Bingöl, Van, Elazığ, İzmir, Soma ve Marmaris’te yaşanan afetlerin ardından çocukların eğitimine devam edebilmesi için yola çıkan TEGV Ateşböceği Öğrenim Birimleri, operasyon deneyimi ve geniş gönüllü ağıyla yaraları sarmak için yine çocukların ve ailelerinin yanındaydı. TEGV, 6 Şubat depremleri sırasında bölgede bulunan 6 Ateşböceği (Malatya, Kahramanmaraş, Hatay, Diyarbakır) ve Şanlıurfa ile Adana’daki iki sabit etkinlik noktasında depremden etkilenen vatandaşlara ilk andan itibaren barınma, ısınma, temel gıda ve hijyen desteği sağladı. Depremi takip eden süreçte TEGV’in 17 Ateşböceği’nin tamamı afet bölgesine yönlendirilerek çocuklarla etkinlikler gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanındaki TEGV gönüllüleri çocuklarla sosyal-duygusal temelli etkinlikler gerçekleştirerek çalışmalara katkı sağladı. TEGV bağışçılarının desteğiyle sayıları artan ve toplumsal dayanışmanın güçlü bir parçası olan Ateşböcekleri; tasarım, bilişim, sanat, bilim ve trafik gibi farklı temalarda eğitim içerikleriyle Türkiye’nin dört bir yanında yol kat edip çocuklara ulaşıyor. TEGV’in halen 21 araçtan oluşan Ateşböceği filosundaki 15 araç deprem bölgesinde aktif görev yaparken; 8 konteyner öğrenim birimi ile Diyarbakır ve Gaziantep’teki sabit etkinlik noktalarında da faaliyetler sürüyor. “Tüm Gücümüzle Oradaydık, Oradayız” TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, deprem bölgesinde yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmesinde, çocukların nitelikli eğitime erişiminin uzun vadeli etkisine dikkat çekti: “6 Şubat depremlerinin ardından ilk günden itibaren bölgedeydik; bugün de aynı kararlılıkla oradayız. Bölgede sunduğumuz eğitim desteği, çocuklar için yalnızca bilgi değil; güven, dayanıklılık ve umut anlamına geliyor. Çocukların nitelikli eğitime erişiminin geleceğin inşasında belirleyici bir rolü olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla deprem sonrası çalışmalarımızı geçici değil, sürdürülebilir bir yaklaşımla ele aldık. Yanımızda olan destekçilerimizle ve gönüllülerimizle birlikte, ‘Tüm Gücümüzle Oradaydık, Oradayız’ diyerek çocukların sosyal-duygusal gelişimlerini ve hayatla bağlarını güçlendirmeyi temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz.” Yeni Öğrenim Alanları ve Sürdürülebilir Etki Sahadaki ihtiyaçlar doğrultusunda yalnızca geçici değil, kalıcı çözümler üretmeyi hedefleyen TEGV, yerel yönetimler ve kurumların destekleriyle deprem bölgesinde yeni öğrenim birimleri oluşturdu. Daha fazla çocuğa ulaşmak amacıyla MediaMarkt, Tırsan, İstanbul Rotary, Migros ve Pınar’ın katkılarıyla 9 yeni Ateşböceği Mobil Öğrenim Birimi filoya dâhil edilerek çocuklarla buluşturuldu. Yerel yönetimlerin desteğiyle, Shell Türkiye ve Vehbi Koç Vakfı sponsorluğunda Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da 15 Konteyner Kent Öğrenim Birimi kısa sürede faaliyete geçti. Ayrıca Diyarbakır’da ve Gaziantep’te iki yeni sabit etkinlik noktası çocuklara kapılarını açtı. TEGV’in katkılarıyla Hatay’da bir kütüphane kuruldu; 1.000 çocuğa temel bisiklet eğitimi verilerek bisiklet armağan edildi. TEGV, yürüttüğü tüm bu çalışmalarla çocukların yalnızca eğitim ihtiyaçlarını değil, aynı zamanda sosyal-duygusal gelişimlerini ve gündelik hayata yeniden uyum süreçlerini destekleyen bütüncül bir yaklaşımı benimsedi. Çocuklara Umut Olup Güvenli Yarınlar Yaratmak için Kalıcı Birimler Hedefleniyor Afetlere karşı uzun vadeli ve kalıcı bir etki yaratmayı hedefleyen Vakıf, Allianz Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen “Bilinçli Adımlar, Güvenli Yarınlar” programını Türkiye genelinde uyguluyor. Program kapsamında çocukların afetlere hazırlık konusunda bilinçlenmesi ve toplumsal afet farkındalığının kalıcı biçimde güçlendirilmesi amaçlanıyor. Programın başlangıcından bu yana Türkiye genelinde 27 binden fazla çocuk programdan faydalandı. Deprem bölgesinde konteyner alanlarının tahliyesi ve konutlara geçiş süreciyle birlikte, konteyner öğrenim birimlerinin faaliyetleri ihtiyaç ve planlamalar doğrultusunda kademeli olarak sonlandırılmaktadır. TEGV, bölgede devam eden ihtiyaçları gözeterek, yerel idarelerin destekleriyle kalıcı etkinlik noktalarının kurulmasına ve sürdürülebilir faaliyetlere yönelik planlama ve çalışmalarını sürdürmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çankaya’dan Bir İlk: Yerel Yönetimler Düzeyinde İlk Ekolojik Kreş Açıldı Haber

Çankaya’dan Bir İlk: Yerel Yönetimler Düzeyinde İlk Ekolojik Kreş Açıldı

Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in ev sahipliğinde gerçekleşen açılışa CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, CHP Parti Meclisi Üyesi ve Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer, CHP Parti Meclisi üyesi Volkan Memduh Gültekin, CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever, CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, CHP Bilecik Milletvekili ve eski TBMM Başkanvekili Yaşar Tüzün, CHP Yüksek Disiplin Kurulu Sekreteri Deniz Çakır, CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi Erdoğan Kılıç, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, CHP Mamak İlçe Başkanı Ali Rıza Erdek, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Faruk Köylüoğlu, CHP Belediye Meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Türkiye’nin en büyük ilçelerinden birisi olan Çankaya’da var olan 15 kreşin yanında bir ilk olan Şeker Portakalı Gündüz Bakımevi Ekolojik Kreş 80 çocuk kapasitesi ile Alacaatlı Mahallesi’nde hizmet verecek. Doğaya uyumlu, sürdürülebilir, çocukların gelişimini merkeze alan bir anlayışla hayata geçirilen kreşte çocuklar; mini bostanı, serası, kompost alanı, kümes alanı, yağmur hasadı alanı, meyve bahçeleri ve oyun alanlarıyla doğayla iç içe eğitim alacak. “EN BÜYÜK TEŞEKKÜR UMUTLARINI VE ÇOCUKLARINI BİZE EMANET EDEN AİLELERİMİZE” Yerel yönetimler düzeyinde bir ilk olan Ekolojik Kreşin açmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirten Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, “Biliyoruz ki bir çocuğun geleceği aynı zamanda bu milletin de geleceğidir. Bu anlayışı aklından hiç çıkartmayan Çankaya Belediyesi olarak biz okul öncesi eğitimi bir lüks ya da yük olarak görmüyor okul öncesi eğitimi eşitliğin, sosyal adaletin ve güçlü bir toplumun temeli olarak benimsiyoruz. Çünkü biliyoruz ki hayata eşit başlamayan bir çocuk ilerleyen yıllarda kat ve kat artan zorluklar karşısında daha da büyük eşitsizliklerle mücadele etmek zorunda kalıyor. İşte bu nedenle yapılan her yatırım çocuklarımızın aslında geleceğine doğru attığımız en büyük adımdır. Bugün Çankaya’da çağdaş ve nitelikli okul öncesi eğitim anlayışı ile 15 kreşte yaklaşık 1800 yavrumuza hizmet veriyoruz. Yaz aylarında birlikte temelini attığımız 100 çocuk kapasiteli 16’ncı kreşimizin yapımı sürerken bugün burada da çok özel bir anlayışla hazırladığımız ve tasarladığımız kreşimizle birlikte misafir ettiğimiz çocuklarımızın sayısını da bu yıl içerisinde 2000’e yaklaştırmış olacağız. Bu kreş yalnızca kapasitesi ile mimarisi ile ya da donanımıyla değil taşıdığı eğitim felsefesi ile de Çankaya’ya yakışan bir projedir. Seçim döneminde söz verdiğimiz gibi hem Gece Kreşi hem de Ekolojik Kreş ismiyle iki ayrı kreş için Çankaya’da bugüne kadar marka haline gelmiş kreşlerimizi sayısal anlamda olduğu gibi nitelik anlamıyla da daha ileriye taşıyacağımızı belirtmiştik. Burada çocuklarımız mini bostanda tohumu tanıyacak, serada üretmenin sabrını öğrenecek, kompost alanında dönüşümün ne demek olduğunu yaşayarak görecek. Biz istiyoruz ki çocuklarımız doğayı yalnızca bir kaynak olarak değil yaşamın bir parçası olarak görsün. Çocuklarımız tüketmeyi değil üretmeyi bencilliği değil paylaşmayı öğrensin. Bu güzel eserin hayata geçmesinde emeği olan herkese teşekkür ederken en büyük teşekkürü de umutlarını ve çocuklarını bizlere emanet eden Çankayalı ailelerimize etmek istiyorum” diye konuştu. “ÇANKAYA NASIL OLSA KALEMİZ, ANKARA’DA NASIL OLSA OY ALIYORUZ DİYEREK YAN GELİP YATMIYORUZ, GÜN VE SAAT MEFHUMU GÖZETMEDEN ÇALIŞIYORUZ” Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilçesi Çankaya’da var güçleriyle hizmet ettiklerini dile getiren Güner, “Göreve geldiğimiz günden bu yana 350 sokağımızda ve caddemizde tam kaplama, 457 sokak ve caddede ise kısmi bakım onarım çalışmaları olmak üzere 150 bin ton civarında asfalt çalışmalarımızı yaptık. Parklarımızda çalışmalarımız devam ederken 3 parkımızı baştan sona yeniledik. İlçemize 2 yeni park kazandırırken 200 parkımızda kapsamlı bakım ve onarım çalışmalarını gerçekleştirdik. Sokak hayvanlarımızın hem kendileri hem de vatandaşlarımız açısından güvenli ve konforlu olmaları için barınağımızda yenileme çalışmaları gerçekleştirdik. Yeni çalışmalar ile barınağımızda kapasiteyi 500’den 1500’e çıkardık. Her türlü zorluğa rağmen Atatürk Sanat Merkezini ilçe sakinlerinin hizmetine sunduk. Bunları çoğaltmak mümkün ama aynı zamanda bir şey daha yapıyoruz. Bizler biliyoruz ki belediyecilik sadece yol yapmak, bina inşa etmek değildir. Belediyecilik insan hayatına dokunmak, yaşam kalitesini yükseltmek, dayanışmayı büyütmektir. Bu anlayışla 20 yılı aşkın bir süredir vatandaşlarımızın üzerine bindirilen ağır ekonomik koşulları biraz olsun silmek komşularımızın bir nebze olsun nefes almasını sağlamak için aynı zamanda sosyal belediyecilik yapıyoruz. Bugün Kent Lokantalarında her gün sağlıklı ve ekonomik koşullarda gıda ihtiyacını gideren 1000 yurttaşımızı kimse küçümsemesin. Türlü zorluklara rağmen eğitim görüp yurdun dört bir yanından buraya gelip üniversite okuyan her akşam soframızı paylaştığımız iki bini aşkın üniversite öğrencisine açılışını hep beraber yaptığımız Kız Öğrenci Yurdumuzda konaklayan yüze yakın öğrencimizi kimse küçümsemesin. Bir bardak çayın 100 TL’ye yaklaştığı kahvenin fiyatının 200 TL’yi geçtiği piyasa koşullarında ancak belediyemizin sosyal tesislerinde çay kahve içip sosyalleşebilen yurttaşlarımızı kimse küçümsemesin. Onlar bu milletin evladı ülkenin vatandaşı. Kimi vefa göstereceğimiz büyüklerimiz kimi bizi aydınlık günlere taşıyacak gençlerimiz. Yani geçmişimiz ve geleceğimiz ve biliyoruz ki geçmişe vefası olmayanın geleceğe de inancı olmaz. İşte bu nedenle hem büyüklerimize vefa gösteriyor hem gençlerimize el uzatıyor hem belediyecilik hizmetlerimizi kesintisiz sürdürüyoruz. Bugün devletin sahip çıkması gereken kim varsa biz sahip çıkıyoruz, belediyelerimiz sahip çıkıyor yanında oluyoruz ve olmaya da devam edeceğiz. Yani birilerinin düşündüğü gibi Çankaya nasıl olsa kalemiz Ankara’da nasıl olsa oy alıyoruz diye yan gelip yatmıyor gün ve saat mefhumu olmaksızın ve durmaksızın çalışıyoruz” dedi. Şeker Portakalı Gündüz Bakımevi Ekolojik Kreşin çocuklara ve geleceğe hayırlı olmasını dileyen Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, “Yaşasın çocuklarımızın gülüşü, yaşasın dayanışma, yaşasın Cumhuriyetin Kalbi Çankaya, yaşasın Gazi Mustafa Kemal Atatürk” diyerek sözlerini noktaladı. ÇANKAYALILAR EMANETİ KİME TESLİM EDECEĞİNİ ÇOK İYİ BİLİYOR Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Çankayasında olmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, “Burası sosyal demokrat CHP’li Belediye Başkanlarına emanet edilmiş bir ilçe. Çünkü Çankayalılar emaneti kime teslim edeceklerini biliyorlar. Mustafa Kemal Atatürk’ün Çankayasına en iyi hizmeti kimin yapacağını yine en iyi Çankayalılar bilir. Özellikle bu dönem iki yıllık sürecinde Çankaya’ya çok değerli hizmetlerde bulunan Çankaya’da neredeyse her 15 günde bir açılışa imza atan Hüseyin Can Güner’e halkımız adına çok teşekkür ediyoruz” dedi. MEMNUNİYET ANKETİNDE EN BAŞARILI OLAN BELEDİYE BAŞKANLARIMIZDAN BİRİSİ HÜSEYİN CAN GÜNER KARDEŞİMDİR Cumhuriyet Halk Partisi Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in İki yılda 1000 tane öğrenci yurdu 1000 tane kreş açacaksınız sözünü hatırlatarak bugün gelinen noktada CHP’li belediyelerin 820 öğrenci yurdu bugün açılan kreş ile 860’ncı kreşi açtıklarını belirtti. Tüzün, “Belediye başkanlarımız iktidarın her türlü baskısına rağmen sosyal demokrat belediyeciliği en iyi şekilde yerine getirirken CHP’nin bayrağını en güzel yerde dalgalandırdıklarından dolayı her birini yürekten kutluyorum. Biz kendilerinden gurur duyuyoruz ve her birinin alnından öpüyoruz. Yerel yönetimler heyeti olarak yılda 3-4 defa belediye başkanlarımıza memnuniyet anketi yapıyoruz. En son yapmış olduğumuz memnuniyet anketinde altını çizerek ifade etmek isterim ki Türkiye genelindeki ilçe belediye başkanlarımız içerisinde en başarılı olanlardan bir tanesi sevgili kardeşim Hüseyin Can Güner’dir. Bütün Çankayalılar adına kendisini tebrik ediyor yürekten kutluyorum” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Orhangazi Belediyesi Gıda Bankası, İhtiyaç Sahiplerinin Yanında Haber

Orhangazi Belediyesi Gıda Bankası, İhtiyaç Sahiplerinin Yanında

Hanımlar Lokali yanında hizmet veren merkez, klasik yardım kalıplarını geride bırakarak modern anlayışla ihtiyaç sahiplerine market düzeninde, özgürce seçim yapma imkânı sundu. Bu imkandan bir çok aile yararlandı. Rakamlarla 2025: Sessiz Ama Derin Bir Etki • 305 aile destek sistemine dâhil oldu • 628 kez alışveriş gerçekleştirildi • Yapılan yardımların toplam ekonomik karşılığı: 1.770.520 TL Bu veriler, Gıda Bankası’nın yalnızca bir sosyal destek noktası değil; düzenli, planlı ve sürdürülebilir bir dayanışma merkezi hâline geldiğini gösterdi. Market Konforunda Destek Gıda Bankası’ndan faydalanan vatandaşlar; yaş, cinsiyet veya aile yapısı fark etmeksizin ihtiyaçlarını kendileri belirliyor. Raflardan ürün seçerek yapılan bu alışveriş modeli, yardımı alan kişiyi kendi hayatının belirleyicisi hâline getiriyor.Bu yaklaşım, hem israfı azaltıyor hem de bireylerde sorumlu tüketim bilinci oluşturuyor. Başkan Aydın: “Biz Yardım Dağıtmıyoruz, Güveni İnşa Ediyoruz” Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın, konuyla ilgili değerlendirmesinde Gıda Bankası’nın felsefesine dikkat çekti: “Biz bu merkezde yalnızca gıda ya da temizlik ürünü vermiyoruz. Burada esas olan; insanlara ‘sen değerlisin’ duygusunu hissettirmek. Vatandaşımızın neye ihtiyacı olduğuna biz değil, kendisi karar veriyor. Bu, sosyal belediyeciliğin olması gerektiği noktadır. 2025 yılı boyunca bu anlayışı kararlılıkla sürdürdük, bundan sonra da sürdüreceğiz.” Orhangazi Belediyesinden Örnek Bir Uygulama Gıda Bankası modeli, Orhangazi’de sosyal adalet duygusunu güçlendirirken; diğer yerel yönetimler için de uygulanabilir ve çoğaltılabilir bir örnek sunuyor. Yardımlaşmayı sistematik bir yapıya kavuşturan bu yaklaşım, sosyal belediyeciliğin geleceğine dair güçlü bir referans oluşturuyor. Orhangazi Belediyesi, 2025 yılı boyunca olduğu gibi önümüzdeki dönemde de insanı merkeze alan, onur ve saygıyı esas alan sosyal projelerle ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya devam edecek.

Studeniçan Belediyesi’nden Karatay’a Ziyaret Haber

Studeniçan Belediyesi’nden Karatay’a Ziyaret

Karatay Belediyesi’nde gerçekleşen ziyarette; yerel yönetimler arasında tecrübe paylaşımının önemi vurgulanırken, kardeş şehir ilişkileri kapsamında iki belediye arasında hayata geçirilebilecek ortak çalışmalar ele alındı. KILCA: BALKANLARLA ARAMIZDA GÜÇLÜ BİR BAĞ VAR Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Balkan coğrafyasıyla Türkiye arasında köklü tarihsel ve güçlü kültürel bağlar bulunduğuna dikkat çekerek, bu tür temasların şehirler arasındaki ilişkileri daha da pekiştirdiğini ifade etti. Karatay’ın yaklaşık 400 bin nüfusuyla Konya’nın üç merkez ilçesinden biri olduğunu belirten Başkan Kılca, ilçenin önemli bir bölümünde tarımsal üretim yapıldığını söyledi. Karatay’ın güçlü bir sanayi altyapısına sahip olduğunu vurgulayan Kılca, “Sanayi ve tarımın yanı sıra kadim geçmişimiz, turizm potansiyelimiz ile park ve bahçeler alanındaki özgün yatırımlarımız sayesinde Konya’nın öne çıkan merkezlerinden biri olmayı sürdürüyoruz.” dedi. “STUDENİÇAN İLE HER TÜRLÜ İŞ BİRLİĞİNİ ÖNEMSİYORUZ” Gerçekleştirilen görüşmede iki belediye arasında kurulabilecek iş birliği alanlarının değerlendirildiğini de aktaran Başkan Hasan Kılca, Karatay ile Studeniçan arasındaki dostluk ilişkilerinin güçlendirilmesi adına oldukça verimli bir ziyaret gerçekleştirildiğini söyledi. Başkan Kılca, “Balkanlar bizim için köklü gönül bağlarımızın bulunduğu bir kardeşlik coğrafyasıdır. Studeniçan Belediyesi ile yapılacak her türlü iş birliğini önemsiyoruz. Bu ziyaret kapsamında paylaştığımız tecrübelerin her iki belediyeye de önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı. ABAZİ: KARATAY İLE ORTAK ÇALIŞMALARA HAZIRIZ Studeniçan Belediye Başkanı Eyyub Abazi ise Karatay Belediyesi’nin misafirperverliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca’ya teşekkür etti. İki belediye arasındaki iş birliğinin güçlenerek devam edeceğini ifade eden Abazi, Karatay Belediyesi ile yapılacak çalışmaları son derece önemsediklerini vurguladı. Başkan Abazi, “Karatay Belediyesi’nin misafirperverliğinden büyük bir memnuniyet duyduk. Bu ziyaretin, sahip olduğumuz güçlü gönül bağlarını daha da pekiştireceğine inanıyor; uzun soluklu ve verimli bir iş birliğinin başlangıcı olmasını temenni ediyorum. Karatay Belediye Başkanımız Hasan Kılca’yı ve ekibini yürüttükleri kıymetli çalışmalar dolayısıyla tebrik ediyor, misafirperverlikleri için teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’den Karadağ’a Uzanan Teknoloji ve Yaşam Vizyonu Haber

Türkiye’den Karadağ’a Uzanan Teknoloji ve Yaşam Vizyonu

Podgorica’da yer alan üretim tesisi ve showroomunda kullanıcılarla buluşturulan bu yeni nesil yaşam alanları, ziyaretçilere “geleceğin evi” olarak tanımlanan konseptin nasıl çalıştığını birebir deneyimleme imkânı sunuyor. Modüler mimari anlayışıyla tasarlanan Akıllı Tiny House’lar, 18 m²’den 1000 m²’ye kadar farklı ihtiyaçlara göre ölçeklenebiliyor; bireysel yaşamdan sürdürülebilir köy modellerine kadar geniş bir kullanım alanı sağlıyor. Yerli mühendislik altyapısıyla hayata geçen bu yapılar, ekolojik yapı malzemeleriyle üretiliyor ve doğayla uyumlu bir yaşam alanı sunuyor. Güneş enerjisiyle kendi elektriğini üretebilen, şebekeden bağımsız çalışabilen sistemler; atık su yönetimi, akıllı ısıtma-soğutma çözümleri ve IoT tabanlı uzaktan yönetim altyapısıyla destekleniyor. Taşınabilir ve modüler yapısıyla istenilen lokasyona uyarlanabilen bu evler, sürdürülebilir mimarinin ötesinde akıllı ev yaşamının sahadaki karşılığını temsil ediyor. Akıllı Tiny House’lar, kullanıcı ihtiyaçlarına göre 60 ila 75 gün arasında teslim ediliyor. “Türkiye’de geliştirdiğimiz akıllı sistemleri Balkan coğrafyasında sahaya taşıyoruz.” Nu Steel House CEO’su Ayşe Nur Alkaya, projeyle ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Bugün dünyada sıkça konuşulan akıllı tiny house kavramını, teoride değil; sahada çalışan ve yaşanabilir örneklerle hayata geçiriyoruz. Güneş ve rüzgar enerjisiyle kendi elektriğini üreten, taşınabilir ve şebekeden bağımsız çalışan bu yapıları yalnızca üretmekle kalmıyor; Podgorica’da kurduğumuz showroomda kullanıcı deneyimine açıyoruz. Bu projeyle amacımız yalnızca konut üretmek değil; geliştirdiğimiz mühendislik, yazılım ve enerji çözümlerini entegre bir yaşam modeline dönüştürmek. Grup şirketimiz Nu Teknoloji’nin geliştirdiği akıllı elektrik sayaçları, sokak aydınlatma armatürleri, güneş enerjili akıllı şehir bankları, hava kalitesi ölçüm cihazları ve enerji depolama sistemleriyle tam uyumlu çalışan bir yapı ortaya koyduk. Böylece tiny house’lar yalnızca fiziksel yapılar olmaktan çıkıyor; enerji üreten, veriye dayalı çalışan ve uzaktan yönetilebilen akıllı yaşam alanlarına dönüşüyor. Bu yaklaşım, yalnızca ürün ihracı değil; aynı zamanda bilgi, mühendislik ve vizyon ihracı anlamı taşıyor. Enerji, yazılım ve yapının tek bir ekosistemde buluştuğu bu model, Balkanlar’da örnek teşkil eden bütüncül bir yapı sunuyor ve dünyada bir ilk olma özelliği taşıyor” “Bu model, şehirlerin geleceği için yeni bir referans oluşturuyor” Alkaya sözlerine şöyle devam etti: “Yeni nesil yaşam modellerine yönelik ilginin giderek arttığını görüyoruz. Sunduğu sürdürülebilirlik, enerji bağımsızlığı ve dijital yönetim imkânları; özellikle belediyeler ve yerel yönetimler açısından dikkat çekici bir çözüm sunuyor. Yaptığımız görüşmeler, bu alanda kamu tarafında da güçlü bir farkındalık oluştuğunu gösteriyor. Afet ve olağanüstü durumlar için yeni nesil bir yaşam altyapısı Bu model, yalnızca sürdürülebilirlik ve konfor perspektifiyle değil; afetler ve olağanüstü durumlar için sunduğu çözümlerle de dikkat çekiyor. Şebekeden tamamen bağımsız çalışabilen enerji altyapısı sayesinde Akıllı Tiny House’lar, elektrik kesintilerinin yaşamı durdurduğu senaryolarda dahi kesintisiz enerjiye erişim sağlıyor. Güneş enerjisi, enerji depolama sistemleri ve akıllı yönetim altyapısıyla desteklenen bu yapılar; kriz anlarında barınma, enerji ve temel yaşam ihtiyaçlarını 7/24 sürdürülebilir hale getiriyor. Bu yönüyle Nu Steel House’un geliştirdiği model, afet sonrası geçici çözümlerin ötesine geçerek; dirençli, kendi kendine yetebilen ve yönetilebilir yeni nesil yaşam alanları için güçlü bir referans oluşturuyor. Nu Steel House olarak, bireylere yönelik çözümlerin ötesinde; şehirleşmenin geleceğine, akıllı şehir vizyonuna ve sürdürülebilir yerleşim modellerine katkı sunmayı hedefliyoruz. Modüler, ölçeklenebilir ve teknolojiyle entegre bu yapıların, önümüzdeki dönemde şehir planlamasında daha fazla yer bulacağına inanıyoruz.”

İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir Projesi Tamamlandı Haber

İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir Projesi Tamamlandı

Avrupa Birliği’nin finanse ettiği, Türkiye Belediyeler Birliği ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı’nın lider kurum olduğu ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yürütülen Sivil Katılım Projesi kapsamında uygulanan proje, Eskişehir’de düzenlenen toplantıyla tamamlandı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ve UNDP Sivil Katılım Proje Müdürü ve Baş Teknik Danışmanı Neslihan Yumukoğlu Cankara’nın katıldığı kapanış toplantısında, büyükşehir ve ilçe belediyeleri ile TEMA Vakfı çalışanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve basın mensupları da yer aldı. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç iklim krizinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda bir yaşam meselesi olduğunu vurgulayarak krizle mücadelede yerel yönetimler, sivil toplum ve halkın birlikte hareket etmesinin çok önemli olduğuna dikkat çekerek Deniz Ataç konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "İklim değişikliği artık uzak bir risk değil; kentlerimizin bugününü ve geleceğini, su varlıklarımızdan sağlığa kadar yaşamın her alanını doğrudan etkileyen bir gerçeklik. İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir projesiyle, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere yerel yönetimler, sivil toplum ve Eskişehir halkının katılımıyla, iklim risklerini birlikte anlamaya ve çözüm yollarını ortak akılla tartışmaya imkân tanıyan güçlü bir zemin oluşturduk. Proje kapsamında iklim risk haritaları geliştirerek 26 kişiye konu özelinde teknik eğitimler verildi. Ortaya çıkan bu birikim, yalnızca raporlarda kalan bir çıktı değil; kentin ortak hafızasında karşılık bulan, yerel düzeyde birlikte çözüm üretme kapasitesini güçlendiren önemli bir adımdır. Bu çalışma bir son değil; Eskişehir’in iklim değişikliğine uyum sürecinde daha katılımcı, daha kapsayıcı ve daha dayanıklı adımlar atabilmesi için güçlü bir başlangıçtır. Bu süreçte emeği geçen tüm belediyelere, paydaşlara, uzmanlara ve Eskişehir halkına gönülden teşekkür ediyorum." Sivil Katılım Projesi kapsamında hayata geçirilen projenin önemine vurgu yapan UNDP Sivil Katılım Proje Müdürü ve Baş Teknik Danışmanı Neslihan Yumukoğlu Cankara ise, “TEMA Vakfı ve Büyükşehir Belediyesi yöneticilerimize bu kıymetli projeyi başarıyla tamamladıkları için teşekkür ediyor, kendileriyle gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum. İklim değişikliğini artık yalnızca çevresel bir sorun olarak değil; iklim adaleti ve insan hakları meselesi olarak ele alıyoruz. Bu nedenle katılımcılık, kapsayıcılık ve kimseyi geride bırakmama ilkesiyle hareket ediyoruz. Eskişehir’in güçlü bir aktif yurttaşlık kültürüne sahip olması önemli bir avantajdır. Vatandaşları ve sivil toplumu karar alma süreçlerine planlama aşamasından itibaren dahil edebilirsek, kentlerimizi afetlere karşı daha dirençli hâle getirebiliriz. Bu anlayışı yerel yönetimlere entegre etmek ve desteklemek için çalışmalarımıza devam edeceğiz.” dedi. Eskişehir’in iklim değişikliğine uyum kapasitesini ve direncini artırmayı hedefleyen projenin kapanış toplantısında konuşan Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe de, “Su kaynakları, Seyitgazi için stratejik bir mesele hâline gelmiştir. 670 bin dekar ekilebilir alanımız olmasına rağmen yalnızca 180 bin dekar sulanabilmektedir. Barajlarımızdaki doluluk oranları oldukça düşüktür ve yeraltı su seviyeleri her yıl gerilemektedir. Bu tablo, gelecekte ciddi bir içme suyu riskiyle karşı karşıya kalabileceğimizi göstermektedir. Ayrıca bölgemiz için önemli olan madencilik faaliyetlerinin, özellikle bor madeni başta olmak üzere, çevreyle uyumlu ve sıkı denetim altında yürütülmesi gerekmektedir. Tarımda hâlen yaygın olan vahşi sulama yöntemleri ise su kaynaklarımız üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Sürdürülebilir tarım ve suyun verimli kullanımı artık bir zorunluluktur. İklim değişikliğiyle mücadele; yerel yönetimler, sivil toplum ve vatandaşların birlikte hareket etmesiyle mümkündür. Seyitgazi Belediyesi olarak bu konuda her türlü iş birliğine açık olduğumuzu ifade etmek isterim. Bu anlamlı panelin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor, sözlerimi şu ifadeyle tamamlıyorum: Geleceğe bırakacağımız en büyük miras; doğasıyla uyumlu, kaynaklarını akılcı kullanan bir yaşamdır.” ifadelerini kullandı. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ise, “Öncelikle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ile birlikte hareket etmemizin son derece olumlu sonuçlar doğuracağına inanıyorum. Eskişehirimiz zaten yıllardır bu tür konularda resmi kurumlar ve çevre örgütleriyle birlikte hareket eden bir kenttir. Bildiğiniz gibi Alpu Ovası’nda planlanan termik santral, Büyükşehir ve Tepebaşı Belediyelerimizin öncülüğünde, yoğun bir mücadelenin ardından Eskişehir için bertaraf edilmiştir. Ancak ne yazık ki bu açgözlü anlayışın durmaya niyeti yok. Bu anlayış, yerin üstünü tahrip edenlerin şimdi gözünü yerin altına diktiğini açıkça göstermektedir. Şimdi de Bozdağ’da, Alpagut’ta altın arama faaliyetleri gündemde. Daha önceden Sivrihisar’da devam eden projeler var; buna rağmen bu mücadeleyi birlikte sürdürmeye kararlıyız. Bugün dünyanın önünde duran çok net birkaç temel sorun var: iklim krizi, enerji, kuraklık, güvenli gıdaya erişim ve deprem gibi afetler. Bunlarla mücadele etmek yalnızca yerel yönetimlerin değil, tüm dünyanın ortak sorumluluğudur. Geçtiğimiz günlerde yaşanan bir arıza nedeniyle su kesintisi oldu ve Eskişehir adeta ayağa kalktı. İnsanlar sorunun boyutunu bilmediği için tepkiler yöneticilere kadar ulaştı. Ben de şunu söyledim: Sizde su yoksa bende de yok. Elbette eleştiri haktır. Ancak kuraklığın ne kadar ciddi ve kalıcı bir tehdit olduğunu da görmek zorundayız. Suyumuzu ve enerjimizi tasarruflu kullanmak artık bir tercih değil, zorunluluktur. İnsanlar bugün inanıyor, yarın vazgeçiyor. Oysa bu mücadele süreklilik ister. Biz bu kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Özellikle TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanımızın da Eskişehir’in bir çocuğu olarak bu süreçte kolları sıvaması; Birleşmiş Milletler temsilcileri, milletvekillerimiz, belediyelerimiz, basın ve halkımızla birlikte hareket etmemiz bizlere umut veriyor. Hep birlikte farkındalığı büyütecek ve en doğru sonucu alacağız. Başarımız daim, yolumuz açık olsun.” dedi. İklim krizine dikkat çeken Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Bugün çok uzun yıllardır herkesin konuştuğu ama sadece konuştuğu bir konuda ortak iş yapmanın sonucunu alıyoruz. TEMA Vakfı’nın öncülüğünde Büyükşehir Belediyemiz ile beraber gerçekleştirilen bu eğitim süreci ve çalışma bir ete kemiğe büründü. İklim krizi, doğal afet gibi her gün konuştuğumuz ama her gün daha çok oluşmasına katkı sunduğumuz noktada neler yapabilirizi anlıyoruz, çalışıyoruz ve bundan sonra nasıl ilerleyeceğimiz, nasıl çözüm getireceğimiz konusunda uzmanlaşma durumundayız. Türkiye yıllardır bu krizi bekliyor. Aralık ayının sonu ve hala Eskişehir'de kar yağmadı. Kar yağmaması arkasından başka sorunlar da getiriyor. Bu nedenle katılımcı bir anlayışla, bütünsel bir bakışla Eskişehir'in tamamında birlikte hareket edersek sonuç alınacağına inanıyorum. Çalışan bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum. Özellikle koordinasyon konusunda Tema vakfımıza çok teşekkür ediyorum ve bundan sonraki çalışmalarda da başarılar diliyorum. Biz Odunpazarı Belediyesi olarak üstümüze hangi görev düşüyorsa yerine getirmeye hazırız. Hepinize saygılar sunuyorum.” diye konuştu. CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, “Cumhuriyet Halk Partili belediyelerimizde iklim ve çevre konusunda güçlü bir irade bulunmaktadır. Bu noktada başta Büyükşehir Belediye Başkanımız olmak üzere, bu alanda yıllardır kararlılıkla yürütülen çalışmalar için kendilerine özellikle teşekkür ediyorum. TEMA Vakfı’na, yalnızca Eskişehir’de değil, ülkemizin dört bir yanında çevre ve iklim konusunda yürüttükleri duyarlı ve örnek çalışmalar için şükranlarımı sunuyorum. Aynı şekilde özellikle UNDP başta olmak üzere, bu alanda ortaya koydukları değerli katkılar ve iş birlikleri için teşekkür ediyorum. Bir milletvekili ve siyasetçi olarak, bu tür bilimsel, katılımcı ve yol gösterici çalışmaları her zaman destekleyeceğimizi ifade etmek isterim. İlk adımı atan, sorumluluk alan ve çözüm üreten her çalışmanın yanında olmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu. Son olarak konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de şu ifadeleri kullandı: “Hazırlanan bu raporu, Eskişehir’in iklimle ilgili geleceğini şekillendiren, bilimsel verilere dayalı güçlü bir yol haritası olarak görüyoruz. Yerel yönetimler ile sivil toplumun iş birliğiyle ve uzman katkılarıyla hazırlanmış olması, raporu son derece kıymetli kılmaktadır. Eskişehir, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2025 kuraklık haritasına göre şiddetli kuraklık riski altındadır. 15 Ağustos 2023’te Sarıcakaya’da kırılan Türkiye sıcaklık rekoru da bu riskin somut bir göstergesidir. Bu gerçekler, iklim çalışmalarına çok daha fazla önem vermemiz gerektiğini ortaya koymaktadır. Kentte iklim farkındalığının ve katılım isteğinin yüksek olması büyük bir avantajdır. Bu raporu bir kapanış değil, yeni bir başlangıç olarak görmeli; yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları çalışmalarını bu doğrultuda sürdürmelidir. Şehirde yaşayan tüm paydaşların sürece aktif katkı sunması büyük önem taşımaktadır. Bu raporun hazırlanmasında emeği geçen TEMA Vakfı’na, uzmanlara, Odunpazarı, Tepebaşı ve Seyitgazi Belediyelerine ve Büyükşehir Belediyemizin tüm çalışanlarına teşekkür ediyorum. Biz bu raporla çalışmaya kararlıyız ve Eskişehir halkıyla birlikte bu süreci ilerletmeye hazırız.” ESKİŞEHİR İÇİN KURAKLIK VE AŞIRI SICAKLAR YÜKSEK RİSK Konuşmaların ardından TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Eylem Tuncaelli ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Veri Bilimci Dr. Vural Yıldırım projeye dair teknik sunumlar gerçekleştirdi. İklim değişikliğiyle mücadelenin artık herkesin meselesi olduğunu vurgulayan Tuncaelli, "Kentlerde iklim değişikliğine karşı kalıcı ve etkili çözümler üretebilmek için halkın karar alma mekanizmalarına aktif katılımı çok önemli. Bu anlayışla yaklaşık bir yıldır Eskişehir özelinde yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Bu süreçte şanslıydık; çünkü Eskişehir güçlü ve örgütlü bir sivil topluma sahip. Projede, bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz toplantılarda, sivil katılım açısından son derece kıymetli çıktılar elde ettik. Proje kapsamında yürüttüğümüz anket çalışmaları, iklim değişikliği farkındalığının kent genelinde yüzde 12 oranında arttığını ortaya koydu. Ancak bizim için asıl önemli olan şu: Bu proje bir sonuç değil; gerçek farkındalık ve dönüşüm bundan sonra atılacak adımlarla güçlenecek." dedi. Vural Yıldırım ise proje kapsamında 2020- 2030 yılları arasında Eskişehir için kuraklığın çok büyük bir tehlike olduğunu belirterek, "İnönü ve Seyitgazi ilçeleri kuraklık açısından yüksek riskli ilçeler. Bununla birlikte orman yangınları açısından da Seyitgazi, Han ve Mihalıcçık ilçeleri çok yüksek riskli bölgelerimiz. Aşırı sıcaklar da Sivrihisar, Günyüzü, Mihalıcçık başta olmak üzere tüm ilçelerde yüksek ve çok yüksek risk olarak karşımıza çıkıyor." şeklinde konuştu. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN RİSKLERİNİ ANLAMAK VE BİRLİKTE YÖNETMEK Proje kapsamında Eskişehir il sınırları içerisinde kuraklık, orman yangınları, sel ve aşırı sıcaklıklar gibi iklim kaynaklı tehlikelere yönelik, 2030 yılına kadar uzanan ve 1x1 km çözünürlüklü aylık tehlike ve risk haritaları hazırlandı. Bu bilimsel veriler doğrultusunda oluşturulan değerlendirme ve öneri raporu da yıl sonunda tamamlandı. Proje süresince sivil toplum kuruluşları, Kent Konseyi ve Mahalle Meclisleri ile çeşitli çalıştaylar düzenlendi; alanında uzman isimlerin katılımıyla panel ve halk toplantıları gerçekleştirildi. Ayrıca proje kapsamında kurulan İklim Eylem Merkezi ile iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir adım daha atıldı. Büyükşehir Belediyesinin ilgili birimlerine yönelik geliştirilen teknik eğitimlerle kurumsal kapasite güçlendirildi. Farkındalık çalışmalarının etkisini ölçmek için proje başlangıcında ve kapanışında yapılan iki ayrı saha araştırmasıyla Eskişehir halkının iklim değişikliğine dair bilgi düzeyi, algısı ve günlük yaşam alışkanlıklarındaki değişim analiz edildi. Elde edilen bulgular, projenin kent genelinde iklim değişikliği farkındalığının artmasına katkı sağladığını ortaya koydu.

4. Ulusal Jeopark Forumu Manisa’da Toplanıyor Haber

4. Ulusal Jeopark Forumu Manisa’da Toplanıyor

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek 4. Ulusal Jeopark Forumu’nun önemine dikkat çeken Başkan Besim Dutlulu, “Bu forumun ve eğitim programının, jeopark vizyonumuzu daha da güçlendireceğine inanıyoruz” dedi. Türkiye’nin jeopark alanındaki en önemli buluşmalarından biri olan 4. Ulusal Jeopark Forumu ve Jeopark Yönetimi Eğitimi, 20–22 Kasım tarihlerinde Manisa Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenecek. Salihli MABEM Gençlik Merkezi’nde düzenlenecek etkinlik kapsamında ayrıca Küresel Kula-Salihli UNESCO Jeoparkı’na yönelik teknik bir gezi de gerçekleştirilecek. Program süresince, jeoparkların hedefleri, idari yapılanmaları, altyapı süreçleri ve başvuru dosyalarının hazırlanmasına yönelik kapsamlı eğitimler verilecek. Forum bölümünde ise ulusal ve uluslararası jeopark gelişmeleri masaya yatırılacak, çeşitli kurum ve uzmanlar tarafından jeopark projeleri sunulacak. Başkan Dutlulu, “Jeoparkımızı eğitim ve bilimle geleceğe taşıyoruz” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, etkinliğin önemine dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Kula-Salihli UNESCO Global Jeoparkı, yalnızca Manisa’nın değil Türkiye’nin dünya mirasına açılan kapısıdır. Bu forumun ve eğitim programının, jeopark vizyonumuzu daha da güçlendireceğine inanıyoruz. Jeoparkımızı bilimle eğitimle ve sürdürülebilirlik anlayışıyla geleceğe taşıyoruz.” Manisa Büyükşehir Belediyesinin destekleriyle gerçekleşecek etkinlik, jeopark alanında çalışan uzmanlar, akademisyenler, yerel yönetimler ve ilgili kurumları bir araya getirerek Türkiye’de jeopark bilincinin gelişmesine katkı sağlayacak.

Artan Maliyetler Turizmi Olumsuz Etkiledi Haber

Artan Maliyetler Turizmi Olumsuz Etkiledi

TÜRSAB Marmaris Bölge Temsil Kurulu Başkanı Suat Esin, Yönetim kurulu üyeleriyle birlikte, basınla buluştu. Aida Beach Restaurant’ta gerçekleşen toplantıda açıklamalarda bulunan Başkan Esin, “2025 sezonunun ilk aylarında düşük doluluk oranları yaşandığını, Temmuz’un ikinci yarısında ise fiyat indirimleriyle iç pazarda hareketlilik başladı. Temmuz’un ikinci yarısında büyük otellerin yüzde 40-50 civarında indirim yapmasıyla Türk turist sayısında artış yaşandı. Ancak Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz’un ilk yarısına kadar ciddi sıkıntılar yaşadık. Sezonumuz zaten 6 ay ama bu 6 ayı da dolu dolu geçiremiyoruz” dedi. YABANCI TURİST SAYISINDA DÜŞÜŞ VAR Dalaman Havalimanına inen yabancı yolcu sayısında da düşüş yaşandığını belirten Esin, şu verileri paylaştı: “2024 yılında Dalaman’a 1 milyon 936 bin yabancı yolcu geldi. 2025 yılı Ocak-Eylül döneminde ise bu sayı 1 milyon 638 bine geriledi. Yaklaşık 300 bin kişilik bir düşüş söz konusu. Bu şekilde devam ederse önümüzdeki yıllarda turizm sezonu daha da daralabilir. MALİYET ARTIŞI TURİZMİ OLUMSUZ ETKİLEDİ Turizmdeki en büyük sorunlardan birinin maliyet artışları olduğuna dikkat çeken Başkan Esin, “Geçen yıla göre yüzde 150 oranında maliyet artışı yaşandı. Bu nedenle artık turizmciler kar etmiyor, sadece günü kurtarmaya çalışıyor. Pembe tablolara bakmayın, 60 milyon turist geldi deniyor ama bu rakamların hepsi gerçek turizm gelirini yansıtmıyor.” dedi. Marmaris ve bölge genelinde alternatif turizm türlerinin geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Başkan Esin, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve odalar arasında iş birliğinin önemini vurgulayarak;”Alternatif turizmleri geliştirebilmek için ciddi çalışmalar gerekiyor. Yerel yönetim, genel yönetim ve STK’lar el ele vermeli. Ancak şu anda tablo pek iç açıcı değil. Biz acentalar arasında iç denetim yapabiliyoruz ama yaptırım gücümüz yok. Bu yetkiler belediye ve devletin elinde. Standlar ve tekneler önündeki rahatsız edici görüntüler konusunda yerel yönetim, bize büyük destek verdi. Bu yıl da çalışmalar sürüyor. Turizmdeki bir diğer temel problem kalifiye eleman eksikliği. Şoförlere, acentalara meslek içi eğitimler veriyoruz ama katılım az. Kalifiye eleman bulamıyoruz, bulunanlar da 4 - 5 ay çalışıp daha uzun sezonu olan bölgelere gidiyor. Konaklama maliyetleri de astronomik boyutlara ulaştı. Artık turizmci zengin değil, aksine ayakta kalmaya çalışıyor. Bu gidişle önümüzdeki yıl düşüşün biraz daha artacağını tahmin ediyoruz. Fiyat politikası ve enflasyon dengesi yeniden düzenlenmezse, turizm sektörü için zor bir yıl olacak. “ dedi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.