Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yerel Yönetimler

Kapsül Haber Ajansı - Yerel Yönetimler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerel Yönetimler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İznik Gölü Sempozyumu Başarıyla Gerçekleştirildi Haber

İznik Gölü Sempozyumu Başarıyla Gerçekleştirildi

Orhangazi Kaymakamlığı, İznik Kaymakamlığı, Orhangazi Belediyesi, İznik Belediyesi, Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası ile İznik Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğinde düzenlenen sempozyumda, İznik Gölü’nün bugünü ve geleceği çok yönlü olarak değerlendirildi. Gölün hidrolojik dengesi, biyoçeşitliliği, endemik bitkileri, balıkçılığı, tarihsel ve kültürel değeri, iklim değişikliğinin göl seviyesi üzerindeki etkileri, tarımsal ve sanayi kaynaklı su kullanımı, kirlilik baskıları, su hukuku, koruma mevzuatı ve sürdürülebilir yönetim modelleri gibi başlıklar uzman isimler tarafından masaya yatırıldı. İki gün boyunca dört ayrı oturum halinde gerçekleştirilen sempozyumda; üniversitelerden akademisyenler, DSİ, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, yerel yönetimler ve ilgili kurumların temsilcileri İznik Gölü’nün mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Program kapsamında ayrıca İznik Gölü gezisi ve teknik inceleme bölümleri de gerçekleştirildi. Böylece sempozyum, yalnızca teorik sunumlarla sınırlı kalmayarak sahadaki gözlem ve değerlendirmelerle de desteklendi. Başkan Aydın: “İznik Gölü İçin Çalışmalarımızı Sürdüreceğiz” Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın, sempozyumun başarıyla tamamlanmasının ardından yaptığı değerlendirmede, İznik Gölü’nün yalnızca Orhangazi ve İznik için değil, Bursa ve Türkiye için de korunması gereken çok kıymetli bir doğal miras olduğunu vurguladı. Başkan Aydın açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “İznik Gölü Sempozyumu’nu geniş bir katılım, güçlü bir iş birliği ve verimli oturumlarla başarıyla gerçekleştirdik. İki gün boyunca alanında uzman akademisyenlerimiz, kurum temsilcilerimiz ve paydaşlarımız gölümüzün bugünü ve geleceği için çok değerli bilgiler paylaştı. İznik Gölü hepimizin ortak değeri, ortak sorumluluğudur. Bu nedenle gölümüzün korunması, sürdürülebilir şekilde yönetilmesi ve gelecek nesillere sağlıklı biçimde aktarılması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Sempozyuma katkı sunan tüm kurumlarımıza, akademisyenlerimize, konuşmacılarımıza, katılımcılarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” Bilim, Ortak Akıl ve Kurumsal İş Birliği Öne Çıktı Sempozyum boyunca yapılan sunumlarda, İznik Gölü’nün karşı karşıya bulunduğu çevresel riskler bilimsel veriler ışığında değerlendirildi. Özellikle iklim değişikliği, su seviyesindeki değişimler, tarımsal kirlilik, azot-fosfor yükü, evsel ve sanayi kaynaklı baskılar, su kalitesi parametreleri ve havza bazlı yönetim konuları öne çıktı. Programda, gölün korunması için yalnızca tek bir kurumun değil; merkezi yönetim, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiği vurgulandı. İznik Gölü’nün geleceğine yönelik sürdürülebilir yönetim modeli, bilimsel izleme sistemleri ve kurumsal koordinasyonun önemi üzerinde duruldu. İznik Gölü İçin Ortak Sorumluluk Mesajı İznik Gölü Sempozyumu, iki gün süren oturumların ardından yapılan değerlendirmelerle tamamlandı. Sempozyumun, İznik Gölü’nün korunması ve geleceğe taşınması noktasında önemli bir farkındalık oluşturduğu ifade edildi. Orhangazi’de gerçekleştirilen program, gölün yalnızca bugünkü sorunlarını ele almakla kalmadı; aynı zamanda gelecek kuşaklara daha sağlıklı, daha yaşanabilir ve daha sürdürülebilir bir doğal miras bırakılması adına ortak aklın ve iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Bulgaristan Yatırım Fırsatları Forumu” İş Dünyasını Bursa’da Buluşturacak Haber

“Bulgaristan Yatırım Fırsatları Forumu” İş Dünyasını Bursa’da Buluşturacak

Bulgaristan Kökenli Yönetici, Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD), Türkiye ve Bulgaristan arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik kapsamlı çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. KIRCAALİSİAD ile Bulgaristan Ankara Büyükelçiliği iş birliğinde, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine katkı sunmak amacıyla “Bulgaristan Yatırım Fırsatları Forumu” düzenleniyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) ev sahipliğinde gerçekleştirilecek forum, 14 Mayıs 2026 Perşembe günü saat 14.00’te BTSO Çok Amaçlı Salon’da yapılacak. Bulgaristan’daki yatırım fırsatlarının kapsamlı şekilde ele alınacağı forumda; sanayi, yatırım, teknoloji, yerel yönetimler ve ekonomik kalkınma alanlarında önemli isimler iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelecek. Program kapsamında; iki ülke arasındaki ekonomik iş birliklerinin geliştirilmesi, yatırım süreçlerinin kolaylaştırılması, bölgesel kalkınma fırsatları ve yeni ticaret bağlantıları gibi stratejik başlıklar masaya yatırılacak. Üst Düzey Katılım Forumun konuşmacıları arasında; Bulgaristan Ankara Büyükelçisi Anguel Tcholakov, Sviştov Belediye Başkanı Dr. Genço Bojinov Gençev, Endüstriyel Teknoloji Parkı Müdürü Dr. Krasimir Ivanov Stefanov, Sviştov Belediyesi Yenilik ve Ekonomik Kalkınma Dairesi Başkanı Yanka Petkova Nikolova, Bulgaristan Bursa Başkonsolosu Momchil Rusinov ve Bulgaristan Bursa Ticaret Ateşesi Borislav Petkov yer alacak. Alanlarında önemli görevler üstlenen konuşmacılar, Bulgaristan’daki yatırım ortamı, teşvik mekanizmaları, sanayi altyapısı, teknoloji odaklı büyüme alanları ve yerel iş birliği modellerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunacak. Türkiye - Bulgaristan Ticari İlişkilerine Katkı Sağlayacak KIRCAALİSİAD tarafından yapılan açıklamada, forumun yalnızca bir yatırım tanıtım organizasyonu olmadığı, aynı zamanda Türkiye ile Bulgaristan arasında sürdürülebilir ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli bir platform niteliği taşıdığı vurgulandı. Açıklamada, Bulgaristan’ın Avrupa Birliği pazarına açılan stratejik konumu, gelişen sanayi altyapısı ve yatırım olanaklarının Türk iş dünyası açısından önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çekilirken; Bursa iş dünyasının bu fırsatları daha yakından değerlendirmesinin hedeflendiği ifade edildi. KIRCAALİSİAD yetkilileri, iş insanları, sanayiciler, yatırımcılar ve sektör temsilcilerini bu önemli programa davet ederek, forumun yeni iş birliklerine ve somut ekonomik projelere zemin hazırlayacağına inandıklarını belirtti. Güçlü Ekonomik Köprü Vurgusu KIRCAALİSİAD, kuruluşundan bu yana Türkiye ile Bulgaristan arasında ekonomik, ticari ve sosyal ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirterek, “Bulgaristan Yatırım Fırsatları Forumu”nun da bu vizyonun önemli bir parçası olduğunu ifade etti. İki ülke arasındaki ticaret hacminin daha ileri seviyelere taşınması, yatırımcılar arasında doğrudan temasların artırılması ve bölgesel ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesi hedefiyle gerçekleştirilecek forumun, iş dünyası açısından önemli kazanımlar sağlaması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’de Veri Temelli Dayanışma Modeli Haber

İzmir’de Veri Temelli Dayanışma Modeli

Avrupa Birliği destekli Çocuklar için Hesap Verebilirlik ve Hak Savunuculuğu (ACAR) projesi kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi, UNICEF ve İhtiyaç Haritası iş birliği ile hayata geçirilen “UNICEF-İzmir Büyükşehir Belediyesi Çocuk Haritası” girişimi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Swissotel Büyük Efes’te düzenlenen toplantıyla tanıtıldı. Tanıtım programına İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İhtiyaç Haritası Kurucu Ortakları Mert Fırat, Dr. Ali Ercan Özgür, UNICEF Türkiye Sosyal Politikalar Sorumlusu Dr. Görkem Güner, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. İhtiyaç haritası tanıtıldı Çocukların ihtiyaçlarının belirlendiği dijital platform olan İhtiyaç Haritası’nın (https://ihtiyacharitasi.org/) tanıtıldığı toplantıda, Türkiye genelinde gerçekleştirilen çocuk ihtiyaç analizlerinin sonuçları da paylaşıldı. Etkinlikte ayrıca özel sektörün çocukların ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik katkı alanları ele alınırken, farklı paydaşlar arasında geliştirilebilecek yeni iş birliği fırsatları değerlendirildi. Proje kapsamında her pilot belediyede görev yapacak 30’ar gönüllü ihtiyaç elçisinin desteklenmesi amacıyla gençlerin veri analizi, saha çalışmaları ve çocuk hakları alanındaki farkındalık çalışmalarına aktif katılımı teşvik edildi. “Anlamlı çalışma” Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, yürütülen çalışmanın önemine dikkat çekerek, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak projeye farklı alanlarda katkı sunmaya çalışıyor, bu katkıyı giderek artırmayı hedefliyoruz. Farklı toplumlar çocuklara farklı bakış açılarıyla yaklaşabilir. İzmir, Ankara ve Gaziantep’te yapılan değerlendirmelerin, bu farklılıklar göz önünde bulundurularak ele alınması ve verilerin buna göre yorumlanması gerekiyor. Yapılan tüm çalışmaların sonuçlarını düzenli olarak izlemek ve takip etmek büyük önem taşıyor” diye konuştu. Hedef, en az 10 bin çocuğun ihtiyacına yanıt vermek UNICEF Türkiye Sosyal Politika Sorumlusu Dr. Görkem Güner, dijital bir platform tanıtımının ötesinde çocuk hakları alanında yerelde önceliklerin nasıl belirlendiğini ve çözümlerin nasıl geliştirildiğini yeniden şekillendiren önemli bir adım attıklarını söyledi. Çocukların ihtiyaçlarının çoğu zaman görünmez kaldığını ve sistematik biçimde ortaya konulamadığını belirten Güner, UNICEF Çocuk Haritası girişiminin bu soruna çözüm sunduğunu ifade etti. Girişimin, çocukların ihtiyaçlarını veriyle görünür kılarak kanıta dayalı karar alma süreçlerini desteklediğini ve yerel düzeyde çocuk odaklı politika ile hizmetlerin güçlendirilmesine katkı sağladığını vurguladı. Güner, haritanın veriye dayalı hizmetler ve güçlü iş birlikleriyle en az 10 bin çocuğun ihtiyacına yanıt verilmesini hedeflediğini kaydederek, “Avrupa Birliği’nin stratejik desteği; İzmir, Ankara ve Gaziantep Büyükşehir belediyelerinin yerel sahiplenme ve uygulamadaki liderliği, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörün çözüm üretme süreçlerinde sunduğu katkılar bu başarının temelini oluşturacak.” “Projenin İzmir’den başlaması çok değerli” İhtiyaç Haritası kurucu ortaklarından oyuncu Mert Fırat, projenin İzmir’den başlamasının kendileri için çok değerli olduğunu belirterek, Çocuk İhtiyaç Haritası’nın aslında uzun süredir bir hayal olduğunu söyledi. İhtiyaçların iller bazında şeffaf biçimde görülebilmesinin projenin çıkış noktası olduğunu ifade eden Fırat, destekçilerin harita üzerinden Türkiye’deki ihtiyaçları hızlı şekilde okuyabilmesinin önemine dikkat çekti. İzmir’in bu konudaki hassasiyeti ve geri dönüş hızının da süreci güçlendirdiğini belirten Fırat, İzmir’e, UNICEF’e ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. “Belediyenin çok güzel bir yardım sistemi ve müthiş bir ekibi var” İhtiyaç Haritası kurucu ortaklarından Dr. Ali Ercan Özgür ise “İhtiyaç sahipleriyle destekçileri bir dijital sistemde buluşturma amacıyla 12 yıl önce bir hayalle yola çıktık. Hesap verebilirlik ve şeffaflık kapsamında ihtiyaçların görünür kılınmasını amaçladık. Bu yolculuk, yoksulluk haritası, afet haritası gibi bizi yaklaşık 30 harita üretmeye sevk etti ve bir anlamda sosyal teknoloji kurumuna dönüştük. Kendimizi bir anda birçok projenin içinde bulduk” dedi. İzmir’de yapılan toplantıdaki katılım yoğunluğuna değinen Özgür, “İzmir’in çocuğa duyduğu güven, verdiği katkı çok güzel. İzmir’den başlayan bir çocuk ihtiyaçları haritamız var, belediyemizin çok güzel yardım sistemi ve müthiş bir ekibi var. Bunun yanı sıra bu masanın etrafında özel sektör, sivil toplum kuruluşları, vakıflar gibi birçok katkı sağlayıcı var. Çocuklarımız için bu masayı birlikte canlı kılmak için elimizden geleni yapacağız” sözlerine yer verdi. 10 bin çocuğa ulaşılacak Çocuk Haritası girişimi; çocukların eğitim, sağlık ve koruma alanlarındaki ihtiyaçlarını veri temelli bir yaklaşımla belirlemeyi ve bu ihtiyaçlara yönelik çözümler geliştirmeyi amaçlıyor. Girişim aynı zamanda yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesini hedefliyor. Ankara, Gaziantep ve İzmir’in pilot il olarak yer aldığı proje kapsamında en az 10 bin çocuğa ulaşılması planlanıyor. Neler yapıldı? 29 Ağustos-15 Eylül 2025 tarihleri arasında toplam bin 24 hanede 2 bin 48 görüşme yapıldı. Süreç içinde paydaşlarla çocuk danışma kurulları gerçekleştirildi. Çocukların en belirgin ihtiyaçları arasında “Güvenli alan ve katılım”, “Eğitimde fırsat eşitliği” ve “Katılım hakkı” başlıkları öne çıktı. Dijital erişim, dijital okuryazarlık, dijital platformlarda güvenlik, kaliteli eğitim materyallerine ve öğrenme araçlarına erişim, akademik destek, okullarda güvenli, sağlıklı, kapsayıcı koşullar, yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenme imkânı, temel ve koruyucu sağlık hizmetleri, engelli ve kronik hastalığı bulunan çocuklar için sağlık ve rehabilitasyon hizmetleri, oyun, spor ve güvenli oyun alanları, temel yaşam standartları ve ekonomik güvenlik gibi alanlar önemli ihtiyaçlar arasında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÇEVKO’dan COP31 Öncesi Kritik Gündem: İklim, Finansman ve Gençlik Masaya Yatırıldı Haber

ÇEVKO’dan COP31 Öncesi Kritik Gündem: İklim, Finansman ve Gençlik Masaya Yatırıldı

Uzman sanayi inisiyatifi ve etkin sivil toplum kuruluşu kimliklerini bünyesinde bir araya getiren ÇEVKO Vakfı’nın, Küresel Isınma Kurultayı Komitesi iş birliğiyle düzenlediği çevrim içi söyleşiler, 6. yılında da sürüyor. Ana odağı, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 süreci çerçevesinde belirlenen 2026 yılı söyleşilerinin ikincisi, 27 Nisan günü yoğun bir katılımla gerçekleşti. Moderatörlüğünü Küresel Isınma Kurultayı Komitesi Başkanı Celal Toprak’ın üstlendiği söyleşinin konuşmacıları; ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, Anadolu Efes Grup Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal Saatçi, BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Türkiye Koordinatörü Bahar Özay, Üsküdar Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Pelin Kıvrıkoğlu ve Başkent Üniversitesi İklim Elçisi Asya Yüce oldular. Mete İmer: “Artık Gerçekleştirilebilenlerin Samimi Bir Muhasebesini Yapma ve Uygulamayı Öne Çıkarma Zamanı” İklim krizinin etkisini artırmaya devam ettiğini ve COP31’in zor küresel koşullar altında toplanacağını vurgulayan ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, “Dünya Meteoroloji Örgütü verilerine göre son 10 yıl, kayıtlara geçen en sıcak yıllar arasında yer aldı. Diğer taraftan dünyadaki olumsuz politik ve ekonomik gelişmeler, Amerika Birleşik Devletleri’nin Paris İklim Anlaşması’ndan çekilmesi, bölgesel savaşlar ve iklim finansmanındaki yetersizlikler devam ediyor. Antalya’da Kasım ayında gerçekleşecek 31. Taraflar Konferansı bu koşullar altında toplanacak. Bu nedenle zor bir gündemle karşı karşıyayız,” dedi. Paris İklim Anlaşması’ndan bu yana geçen 10 yılda hedeflere ne kadar yaklaşıldığının samimi biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Mete İmer, “Uygulama artık belirleyici bir aşama haline geldi. Geride kalan dönemde hedeflere ne kadar yaklaşıldığını, uygulamanın ne ölçüde başarılı olduğunu açık biçimde muhasebe etmeliyiz. Türkiye olarak da bu muhasebeyi yapmalı; yasal düzenlemelerimizi ne kadar hayata geçirdiğimizi, iklim finansmanını ne ölçüde temin edebildiğimizi ve toplumu harekete geçirmek için neler yaptığımızı sorgulamalıyız. Eksikliklerimizi gidermemiz büyük önem taşıyor” şeklinde konuştu. Özellikle kentlerin iklim krizine karşı dirençli hale getirilmesinin giderek daha acil bir başlık haline geldiğine işaret eden Mete İmer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplumu yakından ilgilendiren ve giderek daha acil hale gelen konu, kentlerin ve yaşam alanlarının iklim krizine karşı direnç kazanmasıdır. Yaşadığımız seller, afetler ve kuraklıklar; şehirlerde bundan sonra daha güvenli bir yaşam için altyapı yatırımlarını, bu alana yönelik finansman ihtiyacını ve yerel yönetimlerin rolünü öncelikli hale getirdi. Bu nedenle bu toplantıda ve bundan sonraki söyleşilerimizde belediye temsilcilerine de söz vermek, onları dinlemek istiyoruz. Çünkü burada belediyelerin sorumluluğu ve yapacakları çalışmalar çok önemli.” Selda Susal Saatçi: “Her 5 Saniyede Bir Futbol Sahası Kadar Verimli Toprak Kaybediliyor” İklim krizinde “uygulama” ve “sonuç” odaklı yeni bir döneme girildiğini vurgulayan Anadolu Efes Grup Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal Saatçi, “Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31’e doğru ilerlerken aslında bir kırılma noktasındayız. Yıllarca hedefleri ve taahhütleri konuştuk; artık bu hedeflerin sahadaki karşılığını, uygulamaların somut çıktılarını görmeye ihtiyaç duyuyoruz. COP31’in de bu yaklaşım üzerine kurulduğunu yakından takip ediyoruz. Bu çerçevede döngüsel ekonomi, atık yönetimi, iklim finansmanına erişim, tarım, su ve gıda güvenliği, adil dönüşüm ve gençlik katılımı öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor,” dedi. Sürdürülebilirliği iş modelinin merkezine alan bir yaklaşım benimsediklerini belirten Selda Susal Saatçi, “Biz Anadolu Efes olarak ‘7. nesil düşünce’ yaklaşımıyla hareket ediyoruz. Yani bugün aldığımız her kararın, yaptığımız her eylemin gelecek nesiller üzerindeki etkisini gözetiyoruz. Sürdürülebilirlik bizim için yalnızca bir başlık değil, iş yapış biçimimizin merkezinde yer alan ve uzun vadeli değer yaratma modelimizin ayrılmaz bir parçası olan dönüştürücü bir strateji. Türkiye’de sürdürülebilirlik raporlamasını ilk gerçekleştiren şirketlerden biri olarak çevresel, sosyal ve yönetişim performansımızı şeffaf şekilde paylaşıyoruz ve son iki yıldır entegre raporlama yaklaşımını benimsiyoruz,” diye konuştu. Selda Susal Saatçi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tarım, iklim krizinden en çok etkilenen ve aynı zamanda krizi etkileyen alanlardan biri. Küresel ölçekte tarımsal faaliyetler emisyonların yaklaşık yüzde 13’ünü oluştururken, su kaynaklarının yüzde 70’inden fazlasını tüketiyor. Her yıl yaklaşık 75 milyar ton verimli toprak kaybediliyor; bu, her 5 saniyede bir futbol sahası büyüklüğünde alanın yok olması anlamına geliyor. Artan nüfusla birlikte 2050’ye kadar tarımsal üretimin iki katına çıkması gerekiyor. Bu tablo, tarımda daha dayanıklı ve sürdürülebilir yöntemlere geçişi zorunlu kılıyor. Bu kapsamda biz de onarıcı tarım uygulamalarına odaklanıyoruz. Yaptığımız pilot çalışmalarda somut ve cesaret verici sonuçlar elde ettik. Toprak organik maddesinde yüzde 25’e varan artış, su tutma kapasitesinde yüzde 13 iyileşme ve hektar başına 6,7 ton karbon tutulumu sağladık. Bu sonuçlar ışığında bu yıl onarıcı tarım uyguladığımız alanları genişletme kararı aldık. Bununla birlikte, çiftçilere sağladığımız 220 milyon TL’yi aşan teşvik paketi, gençlere yönelik sürdürülebilir tarım eğitim programları ve kadınların güçlenmesine katkı sunan döngüsel ekonomi projeleriyle bütüncül bir etki yaratmayı hedefliyoruz. Tarım, gıda güvenliği, sıfır atık, gençlik ve eğitim başlıklarında atılan adımların tek başına değil, iş birlikleriyle ilerlemesi gerektiğine inanıyoruz; COP31’in de bu anlamda güçlü bir sinerji yaratma potansiyeli taşıdığını düşünüyoruz.” Dr. Bahar Özay: “Sürdürülebilirlik Artık Sadece Çevresel Değil, Ekonomik ve Jeopolitik Bir Mesele” Sürdürülebilirliğin artık yalnızca çevresel bir gündem değil, ekonomik, teknolojik ve jeopolitik boyutları olan çok katmanlı bir dönüşüm alanı haline geldiğini vurgulayan BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Türkiye Koordinatörü Dr. Bahar Özay, “Bugün içinde bulunduğumuz tablo, sürdürülebilirlik ve iklim konularının ekonomi politikalarından enerji ve gıda güvenliğine, toplumsal refahtan küresel rekabet gücü ve dış politikaya kadar uzanan yapısal bir dönüşüm gündemi haline geldiğini açıkça gösteriyor. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın başarılması için belirlenen 2030 takvimi bağlamında yapılan değerlendirmeler, amaçların yalnızca yaklaşık yüzde 17’sinin hedeflenen hızda ilerlediğini ortaya koyuyor” şeklinde konuştu. Küresel ölçekte sürdürülebilirlik hedeflerinin önündeki en temel engelin kalkınma ve iklim finansmanındaki açık olduğuna dikkat çeken Dr. Bahar Özay, “Bugün geldiğimiz noktada finansman konusu belirleyici bir kırılma alanı. 2015 yılında yıllık 2,5 trilyon dolar olarak hesaplanan ihtiyaç, bugün 4 trilyon dolar seviyesine ulaşmış durumda. Mevcut kaynakların adil, etkin ve verimli kullanılamaması ve çok taraflı iş birliklerinde yaşanan sorunlar, bu süreci daha da zorlaştırıyor. Aynı zamanda jeopolitik gelişmeler, çatışmalar ve küresel yönetişim mekanizmalarındaki zayıflama, sürdürülebilirlik gündeminin ilerlemesini doğrudan etkiliyor” dedi. Dr. Bahar Özay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu çok katmanlı kriz ortamında Türkiye’nin ‘orta güç’ olarak farklı bölgeler, ekonomiler ve aktörler arasında köprü kurabilecek önemli bir rol üstlenme potansiyeli bulunuyor. COP31 süreci, Türkiye’nin hem yeşil dönüşüm hem de kalkınma ve iklim finansmanı ile uluslararası diyalog açısından konumunu güçlendirebileceği kritik bir fırsat sunuyor. Türkiye gibi ‘zanaatkar devlet’ olarak tanımlanabilecek ülkeler, değişen küresel koşullara daha hızlı uyum sağlayabilen, mevcut araç ve kurumları yeniden şekillendirme kapasitesine sahip aktörler olarak öne çıkıyor. Bu bağlamda hem sanayi politikalarının daha düşük karbon yoğunluklu ve yüksek katma değerli bir yapıya evrilmesi hem de eğitim ve gençlik odaklı iklim eylemlerinin güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Özellikle COP31 kapsamında iklim eğitimi ve gençlik katılımının değerlendirilmesi, Türkiye’nin avantajlı olduğu alanlardan biri olarak öne çıkıyor.” Pelin Kıvrıkoğlu: “İklim Eyleminde Yerel Yönetimler Uygulamanın Doğrudan Sahasında” Yerel yönetimlerin iklim eyleminde doğrudan uygulayıcı rol üstlendiğini vurgulayan Üsküdar Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Pelin Kıvrıkoğlu, “Yerel yönetimler olarak sürecin tam sahasındayız ve doğrudan vatandaşla temas eden bir yapı olarak iklim politikalarının uygulamadaki karşılığını üretmekle sorumluyuz. Üsküdar Belediyesi olarak 2021 yılında hazırlanan sürdürülebilir enerji ve iklim eylem planımız kapsamında 2030 yılına kadar yüzde 40 emisyon azaltım hedefiyle ilerliyoruz. Ancak eylem planlarının yalnızca raflarda kalan stratejik dokümanlar olmaması, izlenebilir ve ölçülebilir uygulamalarla desteklenmesi gerekiyor. Bu nedenle yeni dönem ihtiyaçlarını da kapsayan güncel bir iklim eylem planı çalışmasını başlatmış bulunuyoruz” dedi. Emisyon kaynakları ve yerel yönetimlerin sınırlılıklarına da dikkat çeken Pelin Kıvrıkoğlu, “2024 yılı itibarıyla sera gazı emisyonumuzu 1.832.339 ton karbondioksit eşdeğeri olarak hesapladık. Bunun yüzde 70’i enerji, yüzde 23’ü ulaşım ve yüzde 7’si ise atık kaynaklı. Ancak enerji tüketiminin önemli bir bölümü hane ve sanayi kaynaklı olduğu için yerel yönetimlerin doğrudan müdahale alanı dışında kalıyor. Bu durum, özellikle enerji başlığında tüm ilçe belediyeleri için ortak bir zorluk yaratıyor. Buna rağmen CDP raporlamasında B skoru elde ettik ve uluslararası ağlara üyeliklerimizle birlikte iyi uygulamaların paylaşımı ve görünürlüğü açısından önemli bir ilerleme sağladık” şeklinde konuştu. Pelin Kıvrıkoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uyum ve dirençlilik başlıkları yerel yönetimler için giderek daha kritik hale geliyor. Bu kapsamda enerji yönetimi, sıfır atık uygulamaları ve döngüsel ekonomi projelerini hayata geçiriyoruz. Avrupa Birliği destekli ‘RISE Üsküdar – Riskten Hazırlığa: Üsküdar’da İklim Direncine Giden Kurumsal Yollar’ projesiyle iklim direncine yönelik doğal tabanlı çözümler geliştirirken, ‘Atıksız Üsküdar Atıksız Pazar’ projesiyle semt pazarlarında oluşan organik atıkları komposta dönüştürerek yeniden kullanıma kazandırıyoruz. Bu proje hem ödüller aldı hem de diğer belediyeler için örnek bir uygulama haline geldi. Bunun yanı sıra bitkisel atık yağların toplanması, çevre festivalleri, gıda israfını azaltmaya yönelik çalışmalar ve mahalle buluşmalarıyla vatandaşın sürece aktif katılımını sağlamaya odaklanıyoruz. Yerel ölçekte bu tür somut uygulamaların yaygınlaşmasının iklim mücadelesinde gerçek etki yarattığına inanıyoruz. Ayrıca COP sürecinde yerel yönetimlerin daha görünür olması ve özellikle kadın liderler olarak bu alanda söz söyleyebilmemiz için aktif rol almaya hazırız.” Asya Yüce: “Gençler Sürecin İzleyicisi Değil, Aktif Katılımcısı Olmak İstiyor” Türkiye genelinde 208 üniversiteyi kapsayan iklim elçileri ağını temsil eden Başkent Üniversitesi İklim Elçisi Asya Yüce, iklim krizinin gençler için teorik bir tartışma değil, doğrudan deneyimlenen bir gerçeklik olduğuna dikkat çekti. Gençlerin iklim sürecinde yalnızca izleyici değil, aktif bir paydaş olduğunu vurgulayan Asya Yüce, “2021 yılından bu yana her üniversiteden seçilen temsilciler olarak kampüslerimizde sürdürülebilirlik ve iklim kriziyle mücadele alanında öncülük ediyoruz. COP31 sürecinde genç katılımının en az yüzde 10 seviyesinde hedeflenmesiyle birlikte kapasitemiz ve etki alanımız da her geçen gün artıyor,” şeklinde konuştu. İklim elçilerinin sahadaki rolüne dikkat çeken Asya Yüce, “Bakanlığımız tarafından düzenlenen eğitim kamplarında iklim değişikliği, iklim finansmanı ve yeşil dönüşüm gibi başlıklarda yoğun eğitimler alıyor; ardından bu bilgi birikimini hem üniversitelerimizde hem de toplum genelinde yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Amacımız, iklim krizini teorik bir tartışma alanı olmaktan çıkararak herkesin sahiplendiği bir çevre kültürüne dönüştürmek. Bu kapsamda söyleşiler, paneller ve farkındalık etkinlikleri düzenliyor, aynı zamanda ulusal ve uluslararası platformlarda iklim diplomasisi yürütüyoruz” dedi. Asya Yüce, sözlerini şöyle sürdürdü: “Taraflar Konferansı’nda yalnızca katılımcı değil, çözüm ortağı olarak yer alıyoruz. Birleşmiş Milletler’in gençlik yapılanmalarıyla koordineli çalışarak ulusal gençlik bildirilerini küresel karar vericilere iletiyor, gençlerin taleplerinin ulusal katkı beyanları gibi resmi politika metinlerine dahil edilmesini hedefliyoruz. COP süreci bizim için bir zirve noktası; Türk gençliğinin organize, donanımlı ve çözüm odaklı yapısını uluslararası alanda göstermek istiyoruz. Bu süreçte gençlerin karar mekanizmalarında yalnızca temsil edilmesi değil, kararları doğrudan etkileyen bir konuma gelmesi gerektiğine inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vahap Seçer TBB Başkanı Seçildi Haber

Vahap Seçer TBB Başkanı Seçildi

Seçim gündemiyle Ankara'da toplanan TBB Meclisi, Birlik Başkanı, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyelerini seçti. Meclis Toplantısının Divan Başkanlığını, Meclis 1. Başkan Meclis 2. Başkan Vekili Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu üstlendi. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ve Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran da Divan'da Katip üye olarak görev aldı. Toplantıda gündem maddelerinin görüşülerek karara bağlanmasının ardından seçime geçildi. Birlik Başkanlığı için Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel aday gösterildi. Birlik Meclisinde yapılan seçimlere göre 446 Meclis Üyesinin oyunu alan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer TBB Başkanı Seçildi. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel ise 311 oy aldı. Toplantı, Seçer'in açılış konuşmasıyla başladı. Seçer, hem gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu hem de Birliğin işleyişine dair bilgiler paylaştı. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından Birlik yönetiminde yaşanan süreci anlatan Seçer, "Seçim sonrası yapılan oylamada İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu Birlik Başkanı seçildi. 2025 yılı mart ayında yaşanan gelişmelerin ardından Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Zeydan Karalar Meclis Başkan Vekili olarak seçildi. Daha sonra bu göreve layık görüldüm ve bugün bu sorumluluğu sürdürmeye çalışıyorum." ifadelerini kullandı. Seçer: "Siyasi makamlarda ülkemize, şehrimize ve milletimize hizmet etmeye çalışıyoruz" Halkın iradesiyle görev yapan yöneticiler olarak vatandaşla doğrudan iletişim halinde olduklarını belirten Seçer, vatandaşa karşı sorumluluklarının büyük olduğunu ifade etti. Konuşmasında hukuk devleti vurgusu yaparak, kamu görevinde bulunan herkesin hukuka bağlı hareket etmesi gerektiğini söyleyen Seçer, "Siyasi makamlarda ülkemize, şehrimize ve milletimize hizmet etmeye çalışıyoruz." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin demokrasi tarihinin zorlu süreçlerden geçtiğine dikkati çeken Seçer, bu çerçevede hukukun üstünlüğünün önemine işaret ederek, "Demokrasi emek ister; emekleme, büyüme ve olgunlaşma aşamalarından geçer. Toplum olarak darbelerden siyasi krizlere kadar birçok zorluğu yaşadık. Amacımız evrensel normlara uygun bir demokrasiyi kalıcı hale getirmektir." dedi. Seçer: "Geciken adalet, adalet değildir" Seçer, yerel yönetimlere yönelik yargı süreçlerine de değindi. Hukukun temel ilkelerine dikkati çeken Seçer, "Elbette herkes yargılanabilir ancak mümkünse tutuksuz yargılama esas olmalıdır. Geciken adalet, adalet değildir. Yargı süreçleri hızlı ve şeffaf şekilde tamamlanmalıdır." diye konuştu. Bazı belediye başkanlarının yargı süreçleri sonrasında görevlerine iade edilmemesinin kamuoyunda soru işaretleri oluşturduğunu belirten Seçer, hukuka olan güvenin korunmasının önemine işaret etti. Belediye başkanlığının siyasi kimliğin ötesinde bir hizmet görevi olduğunu vurgulayan Seçer, "Bizler yalnızca partimizin değil, tüm vatandaşların oyuyla seçiliyoruz. Bu nedenle herkese eşit hizmet sunmak zorundayız." dedi. Seçer: "Ekonomik kriz parti ayrımı yapmadan herkesi etkiliyor" Belediyelerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara da ayrı bir parantez açan Seçer, "Ekonomik kriz parti ayrımı yapmadan herkesi etkiliyor. Genel bütçeden yapılan kesintiler, SGK ve vergi borçları nedeniyle belediyeler ciddi mali zorluklarla karşı karşıya." ifadelerini kullandı. Kamu bankaları ve finansmana erişimde eşitlik çağrısı yapan Seçer, tüm belediyelere ayrım gözetilmeksizin destek verilmesi gerektiğini belirtti. Yurt dışı finansman ve yatırım süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini ifade eden Seçer, merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki yetki dengesine de dikkati çekti. Küresel iklim değişikliğiyle mücadelede yerel yönetimlerin rolüne değinen Seçer, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) sürecine belediyelerin daha fazla dahil edilmesi gerektiğini söyledi. TBB'nin son iki yıllık çalışmalarına ilişkin bilgi veren Seçer, kurumsallaşma, şeffaflık ve sürdürülebilir yönetim anlayışını güçlendirdiklerini, belediyelere araç, ekipman ve finansal destek sağladıklarını ve eğitim faaliyetlerini artırdıklarını ifade etti. Genel Sekreter Yıldız 2025 Yılı Faaliyet Raporunu Sundu Gündem maddelerinin görüşülmesiyle devam eden toplantıda, TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız, 2025 yılı Faaliyet Raporu'na ilişkin sunum yaptı. TBB'nin 2025 yılında yürüttüğü faaliyetlere ilişkin bilgi paylaşan Yıldız, bu çalışmaların şeffaflık, adalet ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi ilkeleri doğrultusunda sürdürüldüğünü vurguladı. Yıldız, belediyelere sağlanan desteklerin objektif kriterlere göre ve ayrım gözetilmeksizin dağıtıldığını belirtirken, karar alma süreçlerinde daha katılımcı ve sistematik bir yapının benimsendiğini ifade etti. Yıldız ayrıca, TBB'nin yeni döneminde de yerel yönetimler arasında dayanışmayı artırarak daha güçlü bir kurumsal yapı hedefiyle çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti. Toplantıda gündem maddelerinin görüşülerek karara bağlanmasının ardından seçime geçildi. Birlik Başkanlığına verilen önergeler ile Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel aday gösterildi. Seçer: "Türkiye'nin sorunlarını birlikte çözmek zorundayız" Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, aday gösterildikten sonra yaptığı konuşmada belediye başkanlığının doğrudan halk iradesiyle şekillenen güçlü bir makam olduğunu vurgulayarak, "Belediye başkanlığı siyaset yapma makamı değildir ama milletin iradesinin tecelli ettiği en güçlü makamlardan biridir." ifadelerini kullandı. Siyasetin meclisler dışında farklı bir anlam taşıdığına dikkati çeken Seçer, "Varsa bir adaletsizlik, bir eşitsizlik bunu dile getirmek siyasetin ta kendisidir ve bunu yapmak zorundayız." dedi. TBB'nin faaliyetlerine değinen Seçer, Birliğin verdiği desteklerin belirli kriterlere göre dağıtıldığını belirterek, "Bir belediyenin kendi ekonomik durumu, hizmet ettiği toplumun sosyo-ekonomik durumu, nüfusu, bölgesi, özellikleri var. Biz desteği bütün bu özellikleri alarak belirli kriterler ile yapıyoruz. Bu bir hatır-gönül işi değildir." diye konuştu. Dağıtılan desteklere ilişkin rakamları da paylaşan Seçer, "826 adet aracı 688 belediyeye dağıtmış olacağız. Böylelikle yüzde 60'ı CHP'li belediyelere yani Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 65'inin yaşadığı şehirleri yöneten belediyelere, yüzde 40'ı da kalan yüzde 35 nüfusu yöneten diğer belediyelere dağıtılmıştır." ifadelerini kullandı. Geçmiş dönemle karşılaştırma da yapan Seçer, "2019-2024 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin aldığı destek oranı yüzde 14,55 civarındaydı." dedi. Seçer ayrıca, "Hiçbir belediye başkanını ayırmadım, talepte bulunan herkesle görüştüm ve yardımcı olmaya çalıştım." dedi. Konuşmasının sonunda birlik ve beraberlik vurgusu yapan Seçer, "Bu ülke hepimizin. Farklı düşünsek de ortak noktamız var. Türkiye'nin sorunlarını birlikte çözmek zorundayız." ifadelerini kullandı. TBB yönetimine talip olduklarını yineleyen Seçer, "Yaptıklarımız yeterli değil, daha iyisini yapabiliriz. Sizlerin desteğiyle daha güzel işler başaracağımıza inanıyoruz." dedi. Ayrıca Seçer, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel'e de başarı dileklerini iletti. Görgel: "Bu salondaki farklı siyasi gelenekler bir ayrışma değil, bir berekettir" Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel de konuşmasında TBB'nin önemine dikkati çekerek, "TBB, yerel yönetimler arasındaki istişareyi güçlendiren, dayanışmayı sürdürülebilir hale getiren ve şehirlerimizde demokrasi kültürünü kurumsallaştırmayı hedefleyen bir kurumdur. Şehirlerimizin geleceğini ortak akılla şekillendirmek zorundayız." diye konuştu. Şehirlerin sürdürülebilirliğine işaret eden Görgel, "Şehirlerimizi sadece geleneksel hizmetlerle değil, yenilikçi yaklaşımlarla yönetmek zorundayız. Sosyal uyum, çevre, dijitalleşme gibi alanları merkeze alarak daha dirençli ve yaşanabilir şehirler inşa etmeliyiz." dedi. "Bu salondaki farklı siyasi gelenekler bir ayrışma değil, bir berekettir." diyen Görgel, konuşmasında "Önceliğimiz şehirlerimizde yaşayan her insana hizmet etmek olmalıdır." ifadelerine yer verdi. 6 Şubat depremlerine de değinen Görgel, "Depremde büyük acılar yaşadık. O zor günlerde tüm belediyelerimiz imkanlarını seferber etti. Dayanışma, şehirlerimizin yeniden ayağa kalkmasının en güçlü delili oldu." dedi. TBB için de benzer bir anlayışın mümkün olduğunu ifade eden Görgel, "Ayrışma değil uzlaşmayı, rekabet değil iş birliğini savunmalıyız. Geleceği planlamak için güçlü iş birlikleri geliştirmeliyiz." dedi. Konuşmasının sonunda birlik ve ortaklık vurgusu yapan Görgel sözlerini, "Bu kürsüden bir yarışın değil, bir ortaklığın çağrısını yapıyorum. Kazananın şehirlerimizin tamamı olmasını istiyorum." şeklinde tamamladı. TBB'nin Yeni Yönetimi Seçiliyor TBB Başkanlığına mahalli idareler seçiminden sonra oluşan TBB Meclisince 5 Haziran 2024 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu seçildi. 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ve Birlik Tüzüğünün 16'ncı maddesi uyarınca İmamoğlu'nun iki yıllık görev süresinin sona ermesi nedeniyle Birlik Başkanlığı için seçim yapıldı. Bu kapsamda; TBB'nin yeni Başkanı Vahap Seçer seçildi. Seçer'in yanı sıra, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri de Meclis tarafından seçilecek. Yeni Yönetim Belli Oldu SEÇER: "HER ŞEY ŞEHİRLERİMİZ VE GÜZEL TÜRKİYE'MİZ İÇİN" Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) 2026 yılı Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı Ankara'da gerçekleştirildi. Toplantıda yapılan oylamada Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer en fazla oyu alarak Birlik Başkanı seçildi. Seçim gündemiyle Ankara'da toplanan TBB Meclisi, Birlik Başkanı, Encümen Üyeleri, Meclis Başkanlık Divanı ve İhtisas Komisyonu Üyelerini seçti. Birlik Başkanlığı için Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel aday gösterildi. Birlik Meclisinde yapılan seçimlere göre 446 Meclis Üyesinin oyunu alan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer TBB Başkanı Seçildi. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel ise 311 oy aldı. Seçer: "TBB bin 405 belediye başkanımızın her zaman yanında olacak" Seçimlerin ardından TBB Başkanı Vahap Seçer, teşekkür konuşmasını gerçekleştirdi. Yeni döneme ilişkin mesajlarını paylaşan Seçer, "Aldığımız kararlar ve seçimlerde elde ettiğimiz sonuçlar Birliğimize ve ülkemize hayırlı uğurlu olsun." dedi. Üç yıllık görev süresine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Seçer, "Bu görevi ben ve arkadaşlarım sizlere mahcup olmamak için adalet duygusunu ön plana alarak, hakkaniyeti ve yardımlaşmayı parti farkı gözetmeksizin esas alarak yürüteceğiz." ifadelerini kullandı. Önceki dönem çalışmalarına da değinen Seçer, "Sayın Ekrem İmamoğlu ile başlayan, Sayın Zeydan Karalar ile devam eden ve benimle nihayetlenen süreçte değerli işler yapıldı. Eksiklerimiz varsa onları da arkadaşlarımızla birlikte tamamlayacağız." diye konuştu. Destek veren belediye başkanlarına da teşekkür eden Seçer, "Desteğiniz çok değerliydi, çok önemliydi. Sizlerden beldelerinize, şehirlerinize ve vatandaşlarımıza selamlarımızı iletmenizi istiyorum." dedi. Türkiye genelindeki belediyelere destek mesajı veren Seçer, "Merak etmesinler, TBB bin 405 belediye başkanımızın her zaman yanında olacak ve onların destekçisi olacak. Her şey şehirlerimiz için, her şey güzel Türkiye'miz için." ifadelerini kullandı. TBB'nin Yeni Yönetimi Seçildi TBB Başkanlığına mahalli idareler seçiminden sonra oluşan TBB Meclisince 5 Haziran 2024 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu seçildi. 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ve Birlik Tüzüğünün 16'ncı maddesi uyarınca İmamoğlu'nun iki yıllık görev süresinin sona ermesi nedeniyle Birlik Başkanlığı için seçim yapıldı. Bu kapsamda; TBB'nin yeni Başkanı Vahap Seçer seçildi. Toplantıda, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri de Meclis tarafından seçildi. Yapılan seçim sonucunda Meclis 1. Başkan Vekili Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Meclis 2. Başkan Vekili de Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal olarak belirlendi. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ve Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran da Katip üye olarak seçildi. Başkanlık Divanı seçimi sonrasında İhtisas Komisyonu Üyeleri belirlendi. Birliğin yeni Encümen Üyeleri ise şu şekilde sıralandı: "Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, Ağrı Belediye Başkanı Hazal Aras, Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ve Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik." Seçimlerin ardından, TBB Encümeni Birlik Başkanı Vahap Seçer yönetiminde ilk toplantısını gerçekleştirdi. İmamoğlu'nun Meclis Toplantısına Gönderdiği Mektup Okundu Toplantının "Dilek ve temenniler" bölümünde söz alan İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, 2024 yılında Ekrem İmamoğlu'nun TBB Başkanı seçildiğini hatırlatarak, "Sayın İmamoğlu, çeşitli sebeplerle gözaltına alınıp tutuklanınca bu süreci önce Sayın Zeydan Karalar, daha sonra da Sayın Vahap Seçer başarıyla ve adaletle sürdürdüler. Bizim anlayışımızda kime oy verdiğiniz, hangi partiden olduğunuz önemli değil; eşit ve adaletli hizmet esastır." dedi. Aslan, Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Meclis Toplantısına gönderdiği mektubu okudu. İmamoğlu'nun mektubu şu şekilde: "Değerli belediye başkanlarımız, Türkiye Belediyeler Birliğinin değerli emekçileri, Kıymetli meclis üyeleri, sizleri, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Ülkemizin içinde bulunduğu zor koşullar altında, milletimizin çıkarları doğrultusunda, Birliğimizin, tüm varlığı ve azmiyle, yerel yönetimleri destekleyen çalışmalarını takdirle karşılıyor, sizlere bu çalışmaları devam ettirdiğiniz için teşekkürlerimi sunuyorum. İçinde bulunduğumuz olağanüstü dönemin olağanüstü koşullarında yapılan bu seçimin Birliğimiz ve milletimiz adına hayırlı olmasını temenni ediyorum. Demokratik bir ülkede, halkın oyu ve güveniyle iş başına gelmiş yöneticilerin tutuklu olarak yargılanması, yalnızca o kişiler için ağır bir hukuksuzluk örneği değildir. Aynı zamanda seçmen iradesine ve demokratik hukuk düzenine karşı işlenmiş, onarılması güç, son derece ağır bir hak ihlali ve hukuksuzluk da teşkil eder. Böylesi bir hukuksuzluğa karşı çıkmak, hangi siyasi partiden olursa olsun tüm yerel yöneticilerin görevi ve sorumluluğudur. Aynı sorumluluk, sadece hukuksuzluklara karşı durmakla sınırlı değildir; kamu kaynaklarının kullanımında adaleti, şeffaflığı ve hesap verebilirliği tesis etmek de yerel yönetim anlayışımızın temelini oluşturmalıdır. Önceki dönemde sizlerin kıymetli oylarıyla seçildiğim Türkiye Belediyeler Birliği başkanlığında "imtiyaz değil adalet, menfaat değil hakkaniyet" ilkesiyle hayata geçirdiğimiz uygulamalarla, uzun yıllar sonra ilk kez sistemli, ölçülebilir ve denetlenebilir bir dağıtım mekanizmasını hayata geçirdik. Yaklaşım ve vizyonumuz liyakati esas alan, hiçbir ayrıcalığa yer vermeyen, hakkaniyeti merkeze koyan bir yönetim anlayışının da somut ifadesidir. Yerel yönetimlerin tamamına eşit mesafede duran bu anlayışın, vatandaşlarımızın güvenini pekiştirecek en önemli zemin olduğuna inanıyorum. Aynı anlayış ve ilkelerle bayrak yarışını üstün başarıyla yürüten başkanlarımız Sayın Zeydan Karalar ve Sayın Vahap Seçer ile tüm encümen üyesi başkanlarına şükranlarımı sunuyorum. Bize yönelen tüm hukuksuz girişimlere rağmen bu anlayışla milletimize hizmet etmekten vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha dile getirmek isterim. Bugün yapılacak Meclis toplantısında, tutuklu bulunan tüm belediye başkanlarımızın ve belediye kadrolarımızın tutuksuz yargılanmasının; demokrasi ve milli egemenlik açısından taşıdığı önemi vurgulayan kararın oy birliğiyle alınmasını umut ediyorum. Atacağınız bu tarihi adım milletimizin demokrasiye, adalete ve huzura duyduğu hasret ve inancın da açık bir ifadesi olarak tarihe geçecektir. Türkiye Belediyeler Birliği Meclis Toplantısı'nın ülkemiz adına hayırlı, verimli çalışma ve kararlara vesile olmasını temenni ediyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum."

Gençler Dayanışma ve Gönüllülük İçin Buluştu Haber

Gençler Dayanışma ve Gönüllülük İçin Buluştu

Nilüfer Belediyesi, gençlerin sosyal farkındalıklarını artırmak ve dayanışma ağlarını güçlendirme amacıyla düzenlenen bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği ortaklığında hayata geçirilen “Gönüllülük ve Dayanışma Kültürü” temalı gençlik buluşması, Nilüfer Arı Evi’nde gerçekleştirildi. Program, gençlerin kaynaşmasını sağlayan tanışma ve ısınma oyunlarıyla başladı. Ardından yapılan takım çalışmalarıyla katılımcılar arasındaki iletişim ve iş birliği becerileri güçlendirildi. Etkinlik kapsamında düzenlenen atölyelerde ise gönüllülük kavramı detaylıca ele alındı ve sahada yürütülen gençlik çalışmaları üzerine karşılıklı deneyimler paylaşıldı. Gençler, gönüllü olmanın hem bireysel gelişime hem de topluma sağladığı katkılar üzerine birlikte tartışma fırsatı buldu. Buluşmaya katılarak gençlerin enerjisine ortak olan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, yerel yönetimler ile gençlik arasındaki bağın önemine dikkat çekti. Karagöz, “Bir kentin gerçek anlamda gelişmesi, gençlerin o kentin sorunlarına duyarlılık göstermesi ve dayanışmanın bir parçası olmasıyla mümkündür. Bizler Nilüfer Belediyesi olarak, gençlerimizin içindeki bu iyilik ruhunu her zaman desteklemeye ve onlara yeni alanlar açmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Programda, Ercan Tutal’ın anlatımıyla sivil toplum örgütlenmesinin adımları, Alternatif Yaşam Derneği’nin kuruluş süreci ve dayanışma temelli bir yapının sahada nasıl çalıştığı da gençlere aktarıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

15 Milyon Kişiye Ulaşan Seeco Kadın Ve Gençleri Güçlendiriyor Haber

15 Milyon Kişiye Ulaşan Seeco Kadın Ve Gençleri Güçlendiriyor

Gaziantep, Adıyaman, Kilis, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Mersin ve Mardin’de yürütülen proje; İpekyolu, Doğu Akdeniz, Karacadağ, Çukurova ve Dicle Kalkınma Ajansları iş birliğiyle sahada aktif şekilde sürdürülüyor. Yerel yönetimler, valilikler ve kamu kurumlarıyla birlikte gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında eğitim programları, kapasite geliştirme faaliyetleri ve çok paydaşlı buluşmalar hayata geçiriliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan SEECO Proje Yöneticisi Hande Kara, “2021 yılının Nisan ayında başlayan projemizin amacı, misafir ve ev sahibi topluluklardaki kadın ve gençlerin geçim kaynaklarını iyileştirmek, sosyal girişimciliği destekleyerek yerel toplulukların refahına katkı sunmak. Anadolu kültüründen ilham alarak paylaşımı, imeceyi ve dayanışmayı merkeze alıyor, sosyal girişimcilik yoluyla çevresel ve sosyal sorunlara çözümler üretiyoruz. Kadınlar, gençler ve engelliler gibi dezavantajlı grupları desteklemek, onların potansiyellerini açığa çıkararak ekonomik hayata daha güçlü bir şekilde katılmalarını sağlamak, SEECO’nun öncelikli hedeflerinden biri. Anadolu’nun gizli kahramanlarını keşfetmek için çıktığımız bu yolda, kadınların ve gençlerin kendi potansiyellerini görmelerine rehberlik ediyoruz. Henüz kendi gücünü keşfetmemiş girişimcilerin hikayelerine tanıklık ediyor, onların ilham verici adımlarını destekliyoruz” ifadelerini kullandı. Proje kapsamında hayata geçirilen Sosyal Girişimcilik Merkezleri; ortak çalışma alanları, girişimcilik ve iş geliştirme atölyeleri, eğitim salonları, kreş ve sosyal girişimcilik kütüphanesi gibi çok yönlü kullanım alanlarıyla dikkat çekiyor. Bununla birlikte oluşturulan Geçim Kaynağı Tesisleri sayesinde kadınlar ve gençlerin gelir elde edebileceği sürdürülebilir üretim modelleri destekleniyor. Bölgesel ihtiyaçlara göre şekillenen bu tesisler; tekstil, dikiş ve gıda işleme gibi farklı sektörlerde faaliyet göstererek yerel ekonomiye doğrudan katkı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ecolab İstanbul Fabrikası, Türkiye’nin İlk 5 AWS Sertifikalı Tesisinden Biri Oldu Haber

Ecolab İstanbul Fabrikası, Türkiye’nin İlk 5 AWS Sertifikalı Tesisinden Biri Oldu

Sertifika, Ecolab’ın sorumlu su yönetimine ve yerel su kaynaklarının korunmasına yönelik uzun vadeli taahhüdünün altını çiziyor. Toplam 12 aya yayılan titiz seçim süreci, kapsamlı denetimleri, saha değerlendirmelerini ve paydaş katılımını içeriyor. Sertifika sürecini değerlendiren Ecolab I+MEA (Hindistan, Orta Doğu ve Afrika) Tedarik Zinciri Başkan Yardımcısı Lütfi Doğan, konuyla ilgili şunları söyledi: “Bu sertifika, resmi bir tescilden çok daha fazlasını ifade ediyor, su kaynaklarını korumaya yönelik mevcut taahhüdümüzde stratejik bir dönüm noktasını temsil ediyor.” Doğan, küresel belirsizliklerin yaşandığı bir dönemde bu önemli aşamaya gelmiş olmaktan gurur duyduğunu belirterek, şöyle devam etti: “İstanbul fabrikamızı pazarımızdaki ilk AWS sertifikalı tesis ve ülke genelindeki ilk 5 sertifikalı tesisten biri olarak konumlandırmayı başardık, bu da kolektif çabanın ve uzun vadeli kararlılığın nasıl ölçülebilir ve olumlu bir etkiye dönüşebileceğini kanıtlıyor. Başarımız, Ecolab’ın temel amacı olan topluluklarımız için hayati olanı korurken ticari büyümeyi sürdürme hedefinin doğrudan bir yansımasıdır. Uluslararası düzeydeki bu standart, sadece İstanbul fabrikamız için değil, tüm bölgemiz için önemli bir referans noktası olacak. Her yıl yenilenen sertifika süreciyle, su yönetimindeki liderliğimizi gelecek yıllarda da sürdürmeyi ve güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Ecolab’ın AWS yolculuğunda önemli kilometre taşları Ecolab’ın Türkiye’deki AWS yolculuğu, endüstriyel süreçlerle sınırlı kalmadı ve su yönetimi ilkelerini toplumsal katılım ve ekosistem koruma girişimlerine entegre etti: Ecolab İstanbul Fabrikası / Nalco Water: Tesisin kapsamlı su sürdürülebilirliği yolculuğu, Türkiye AWS web sayfası üzerinden entegre edilerek paylaşıldı. Ömerli Barajı Çevre Faaliyetleri: Gönüllü ekipler, İstanbul’un en kritik içme suyu kaynaklarından biri olan Ömerli Barajı’nda temizlik faaliyetleri yürüttü.Akademi ve Kamu Sektörüyle İş Birliği: Sabancı Üniversitesi ile stratejik akademik iş birlikleri kuruldu ve İSKİ, yerel yönetimler ve komşu sanayi tesislerinin katılımıyla bölgesel bir farkındalık platformu olan "İstanbul Su Paneli" oluşturuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.