Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yerli Mühendislik

Kapsül Haber Ajansı - Yerli Mühendislik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerli Mühendislik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

WAT Mobilite 2025’te 62 Şehirde 622 Şarj Noktasına Ulaştı Haber

WAT Mobilite 2025’te 62 Şehirde 622 Şarj Noktasına Ulaştı

Elektrikli araçlar için yenilikçi ve sürdürülebilir şarj çözümleri sunan WAT Mobilite, 2026 yılında mevcut istasyonlarda sunulan şarj gücünü artırarak ve yeni istasyonlarda yüksek güçte şarj hizmeti sunarak elektrikli araç altyapı dönüşümünde aktif rolünü pekiştirmeyi hedefliyor. 2026 yılında yüksek hızlı şarj noktalarını minimum 180 kW olacak şekilde kurgulayan WAT Mobilite, hizmet verdiği şarj noktalarında da lokasyon altyapısını güncelleyerek düşük güçteki şarj istasyonlarının gücünü 180 kW'a çıkarmayı hedefliyor. Şirket, geçen yıl 360 kW şarj istasyonlarıyla başlattığı ultra hızlı şarj hizmetini de yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Bu kapasite artışı, özellikle şehirler arası güzergâhlar ve yoğun kullanılan noktalarda elektrikli araçların daha kısa sürede şarj edilmesini sağlayacak. Karahasanoğlu: Kullanıcıların yolculuk alışkanlıklarını iyileştiriyoruz 2025 yılında hayata geçirilen yatırımlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan WAT Mobilite & WAT Motor Genel Müdürü Alp Karahasanoğlu, “Türkiye genelindeki toplam 38.735 şarj soketi içerisinde %5’lik pazar payına ulaşan WAT Mobilite, 1.971 soketten oluşan geniş ağıyla sektörün ana oyuncularından biri olduğunu kanıtladı. Yerli üretim WT Serisi’nin teknolojik gücünü arkamıza alarak, sunduğumuz yüksek hızlı şarj altyapısıyla Türkiye’nin mobilite dönüşümüne öncülük etmeye devam ediyoruz" dedi. Artan elektrikli araç sayısına paralel olarak sundukları hizmetin kalitesini artırmak için kesintisiz çalıştıklarını belirten Karahasanoğlu, “Şarj ağımızın önemli bir kısmında yüksek hızlı şarj istasyonları ile hizmet veriyoruz. 2025 yılında ilk defa 360 kW şarj istasyonları ile başlattığımız ultra hızlı şarj hizmetini 2026 yılında yaygınlaştıracağız. Mevcut ve yeni lokasyonlarımızın şarj gücünü minimum 180 kW olacak şekilde yükselterek, kullanıcılarımıza daha verimli bir enerji altyapısı sunmayı hedefliyoruz. Bu dönüşüm sadece bir kapasite artışı değil, aynı zamanda kullanıcıların yolculuk alışkanlıklarını iyileştiren bir standart. Teknolojik bağımsızlığı merkeze alan yeni yatırım hedeflerimiz doğrultusunda Türkiye’nin mobilite dönüşümüne rehberlik etmeyi ve müşteri memnuniyetini en üst seviyeye taşımayı sürdüreceğiz” dedi. Yerli WT Serisi’yle şarjda yeni dönem başlattı Tamamı kendi Ar-Ge ekibi tarafından tasarlanan ve Türkiye’de üretilen yerli 'WT Serisi' şarj istasyonunu devreye alarak teknolojik yerlileşme hedefine ulaşan WAT Mobilite, sertifikasyon süreci tamamlanan 180 kW kapasiteli istasyonlarla, sektördeki Çin ve Avrupa bağımlılığını azaltarak teknolojik bilgi birikimi ve uzmanlık oluşturdu. Şirket, Bi Mola tesislerinde yerli şarj istasyonlarını 180 kW ile hizmete açtı. 240 kW’lık yeni modelini de sertifikasyon sürecine dahil etti. 2026 yılı 2. Çeyrek içerisinde 240 kW’lık şarj istasyonları ile hizmet vermeyi amaçlıyor. Mevcut ürün gamını 2026 yılı itibarıyla tamamen yurt içi pazara açmayı planlayan WAT Mobilite, bu hamleyle Türkiye’nin enerji altyapısına yerli mühendislik gücüyle değer kattı. Bodrum-İstanbul yolunda enerji durağı ve yaşam alanı bir arada 2025 yılında Türkiye’de bir ilk olan ve 360 kW gücündeki ultra hızlı şarj istasyonlarını bünyesinde barındıran WAT Şarj HUB’ı da 500’üncü lokasyonu olarak hizmete sunan WAT Mobilite, Bodrum-İstanbul yolu üzerinde konumlanan şarj merkeziyle şarj istasyonu kavramına yeni bir boyut kazandırdı. Elektrikli araç kullanıcıları için sadece bir enerji durağı değil, kapsamlı bir yaşam alanı olarak tasarlanan WAT Şarj HUB araçların enerji ihtiyacını karşılamanın yanında seyahatleri daha keyifli kılan bir mola noktası olarak kurgulandı ve tesiste, 7/24 hizmet veren dinlenme ve etkinlik alanları, hijyen standartları yüksek tuvaletler ile yiyecek-içecek otomatları gibi sosyal imkanlar bir arada sunulmaya başlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nu Teknoloji, Kırsal ve Kritik Altyapılarda Kapsama Sorununu Ortadan Kaldırıyor Haber

Nu Teknoloji, Kırsal ve Kritik Altyapılarda Kapsama Sorununu Ortadan Kaldırıyor

Bu sayede IoT ve özel 5G ağlarında uzun süredir çözüm bekleyen kapsama problemini ortadan kaldıran yeni nesil haberleşme mimarisini hayata geçirdi. Bu yeni mimari sayesinde, bugüne kadar ağırlıklı olarak şehir merkezleri ve yerleşim alanlarıyla sınırlı kalan mesh* tabanlı IoT çözümleri; artık kırsal alanlarda, tarım sahalarında, enerji santrallerinde ve kritik altyapılarda kesintisiz ve güvenilir biçimde kullanılabiliyor. Altyapı yatırım ve işletme maliyetlerini düşürüyor, özel 5G IoT ağlarını küresel ölçekte uygulanabilir hale getiriyor. Nu Teknoloji’nin geliştirdiği DECT NR+ Mesh altyapısı; SIM karta ihtiyaç duymayan, operatör bağımsız, yerel ve özel 5G mimarisiyle çalışan, düşük gecikmeli ve yüksek ölçeklenebilir IoT ağlarının kurulmasını mümkün kılıyor. NTN teknolojisini devreye alan entegrasyon sayesinde de gateway’ler uydu üzerinden doğrudan internete bağlanabiliyor. Nu Teknoloji İş Geliştirmeden Sorumlu Kurucu Ortağı Ayşe Nur Alkaya, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin kırsal alanlarında ve kritik altyapılarda bağlantı kopuklukları yüzünden veri kaybı, izleme eksikliği gibi önemli sorunlar yaşanabiliyor. Bugün IoT projelerinin önündeki en büyük engel ise teknoloji eksikliği değil, kapsama bağımlılığıdır. Nu Teknoloji olarak bu bağımlılığı ortadan kaldıran çözümler geliştiriyoruz. DECT NR+ ile simsiz, operatörlerden bağımsız, güvenli ve yerel 5G mesh ağlar kuruyor; uydu tabanlı NTN entegrasyonu sayesinde bu ağları dünyanın en uzak ve en zorlu coğrafyalarından bile kesintisiz şekilde internete bağlıyoruz. Bu yaklaşım yalnızca teknik bir çözüm değil; enerji, tarım ve kritik altyapılarda veriye her koşulda erişimi mümkün kılan stratejik bir dönüşümün önemli bir adımıdır. Geliştirdiğimiz bu altyapıyla birlikte “bağlantı yok” sorununu sahada ortadan kaldırırken, yerli mühendislik gücüyle oluşturduğumuz bu sistemi kısa vadede ülkemizde ve bölge ülkelerinde yaygınlaştırmayı hedefliyoruz” *Mesh: Birden fazla erişim noktasını birbirine bağlayan ortak ağ.

ASPİLSAN Enerji, CES 2026’da “Sınırların Ötesinde Güç” Vizyonuyla İkinci Kez Yerini Alıyor Haber

ASPİLSAN Enerji, CES 2026’da “Sınırların Ötesinde Güç” Vizyonuyla İkinci Kez Yerini Alıyor

Türkiye’nin enerji depolama teknolojilerindeki öncü kuruluşu ASPİLSAN Enerji, dünyanın en büyük ve en prestijli tüketici elektroniği fuarlarından biri olan CES 2026’ya ikinci kez katılarak, enerji dönüşümünün merkezinde yer alan batarya teknolojilerindeki yetkinliğini küresel teknoloji ekosistemiyle buluşturmaya hazırlanıyor. Bu yıl “Power Beyond Boundaries – Sınırların Ötesinde Güç” temasıyla CES 2026’da yer alan ASPİLSAN Enerji, hem sivil hem de endüstriyel kullanım için geliştirdiği ileri batarya teknolojilerini, enerji çözümlerini ve yeni nesil depolama sistemlerini uluslararası ziyaretçilere sunacak. Günümüzün ve geleceğin enerji altyapısında kritik bir rol üstlenen lityum iyon batarya teknolojileri, ulaşımdan savunmaya, havacılıktan enerji depolama sistemlerine kadar pek çok alanda ülkelerin teknolojik rekabet gücünü belirleyen stratejik bir unsur olarak öne çıkıyor. ASPİLSAN Enerji, yerli mühendislik kabiliyetiyle geliştirdiği lityum iyon batarya hücreleri ve batarya sistemleriyle bu alandaki yetkinliğini CES 2026 sahnesinde uluslararası paydaşlarla buluşturacak. Şirket; lityum iyon batarya hücrelerinden taşınabilir enerji çözümlerine, savunma ve havacılık uygulamalarından özel üretim batarya tasarımlarına kadar uzanan geniş ürün gamıyla, Türkiye’nin enerji depolama alanındaki teknolojik kapasitesini ve mühendislik gücünü küresel ölçekte temsil edecek. ASPİLSAN Enerji, inovasyon odaklı yaklaşımı ve sürdürülebilir enerji vizyonuyla, enerji depolama alanındaki küresel dönüşümde aktif rol alma hedefini CES 2026’da bir kez daha ortaya koyarken; sektör profesyonellerini, iş ortaklarını ve teknoloji ekosisteminin tüm paydaşlarını standında ağırlamaya hazırlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’den Karadağ’a Uzanan Teknoloji ve Yaşam Vizyonu Haber

Türkiye’den Karadağ’a Uzanan Teknoloji ve Yaşam Vizyonu

Podgorica’da yer alan üretim tesisi ve showroomunda kullanıcılarla buluşturulan bu yeni nesil yaşam alanları, ziyaretçilere “geleceğin evi” olarak tanımlanan konseptin nasıl çalıştığını birebir deneyimleme imkânı sunuyor. Modüler mimari anlayışıyla tasarlanan Akıllı Tiny House’lar, 18 m²’den 1000 m²’ye kadar farklı ihtiyaçlara göre ölçeklenebiliyor; bireysel yaşamdan sürdürülebilir köy modellerine kadar geniş bir kullanım alanı sağlıyor. Yerli mühendislik altyapısıyla hayata geçen bu yapılar, ekolojik yapı malzemeleriyle üretiliyor ve doğayla uyumlu bir yaşam alanı sunuyor. Güneş enerjisiyle kendi elektriğini üretebilen, şebekeden bağımsız çalışabilen sistemler; atık su yönetimi, akıllı ısıtma-soğutma çözümleri ve IoT tabanlı uzaktan yönetim altyapısıyla destekleniyor. Taşınabilir ve modüler yapısıyla istenilen lokasyona uyarlanabilen bu evler, sürdürülebilir mimarinin ötesinde akıllı ev yaşamının sahadaki karşılığını temsil ediyor. Akıllı Tiny House’lar, kullanıcı ihtiyaçlarına göre 60 ila 75 gün arasında teslim ediliyor. “Türkiye’de geliştirdiğimiz akıllı sistemleri Balkan coğrafyasında sahaya taşıyoruz.” Nu Steel House CEO’su Ayşe Nur Alkaya, projeyle ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Bugün dünyada sıkça konuşulan akıllı tiny house kavramını, teoride değil; sahada çalışan ve yaşanabilir örneklerle hayata geçiriyoruz. Güneş ve rüzgar enerjisiyle kendi elektriğini üreten, taşınabilir ve şebekeden bağımsız çalışan bu yapıları yalnızca üretmekle kalmıyor; Podgorica’da kurduğumuz showroomda kullanıcı deneyimine açıyoruz. Bu projeyle amacımız yalnızca konut üretmek değil; geliştirdiğimiz mühendislik, yazılım ve enerji çözümlerini entegre bir yaşam modeline dönüştürmek. Grup şirketimiz Nu Teknoloji’nin geliştirdiği akıllı elektrik sayaçları, sokak aydınlatma armatürleri, güneş enerjili akıllı şehir bankları, hava kalitesi ölçüm cihazları ve enerji depolama sistemleriyle tam uyumlu çalışan bir yapı ortaya koyduk. Böylece tiny house’lar yalnızca fiziksel yapılar olmaktan çıkıyor; enerji üreten, veriye dayalı çalışan ve uzaktan yönetilebilen akıllı yaşam alanlarına dönüşüyor. Bu yaklaşım, yalnızca ürün ihracı değil; aynı zamanda bilgi, mühendislik ve vizyon ihracı anlamı taşıyor. Enerji, yazılım ve yapının tek bir ekosistemde buluştuğu bu model, Balkanlar’da örnek teşkil eden bütüncül bir yapı sunuyor ve dünyada bir ilk olma özelliği taşıyor” “Bu model, şehirlerin geleceği için yeni bir referans oluşturuyor” Alkaya sözlerine şöyle devam etti: “Yeni nesil yaşam modellerine yönelik ilginin giderek arttığını görüyoruz. Sunduğu sürdürülebilirlik, enerji bağımsızlığı ve dijital yönetim imkânları; özellikle belediyeler ve yerel yönetimler açısından dikkat çekici bir çözüm sunuyor. Yaptığımız görüşmeler, bu alanda kamu tarafında da güçlü bir farkındalık oluştuğunu gösteriyor. Afet ve olağanüstü durumlar için yeni nesil bir yaşam altyapısı Bu model, yalnızca sürdürülebilirlik ve konfor perspektifiyle değil; afetler ve olağanüstü durumlar için sunduğu çözümlerle de dikkat çekiyor. Şebekeden tamamen bağımsız çalışabilen enerji altyapısı sayesinde Akıllı Tiny House’lar, elektrik kesintilerinin yaşamı durdurduğu senaryolarda dahi kesintisiz enerjiye erişim sağlıyor. Güneş enerjisi, enerji depolama sistemleri ve akıllı yönetim altyapısıyla desteklenen bu yapılar; kriz anlarında barınma, enerji ve temel yaşam ihtiyaçlarını 7/24 sürdürülebilir hale getiriyor. Bu yönüyle Nu Steel House’un geliştirdiği model, afet sonrası geçici çözümlerin ötesine geçerek; dirençli, kendi kendine yetebilen ve yönetilebilir yeni nesil yaşam alanları için güçlü bir referans oluşturuyor. Nu Steel House olarak, bireylere yönelik çözümlerin ötesinde; şehirleşmenin geleceğine, akıllı şehir vizyonuna ve sürdürülebilir yerleşim modellerine katkı sunmayı hedefliyoruz. Modüler, ölçeklenebilir ve teknolojiyle entegre bu yapıların, önümüzdeki dönemde şehir planlamasında daha fazla yer bulacağına inanıyoruz.”

Ar-Ge ve Teknoloji Yatırımlarıyla Ülke Ekonomisine 521 Milyar TL’lik Destek Haber

Ar-Ge ve Teknoloji Yatırımlarıyla Ülke Ekonomisine 521 Milyar TL’lik Destek

İnsan ve teknoloji odaklı dönüşüm projeleriyle hizmet kalitesini artırmayı sürdüren Dicle Elektrik, Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarını aralıksız olarak sürdürüyor. Yaptığı yatırımlarla bir yandan enerji şebekesinde büyük bir dijital dönüşüm sağlayan şirket, diğer yandan da hizmet bölgesindeki kayıp-kaçak oranını %76 seviyesinden %37’ye kadar düşürmeyi başardı. Türkiye'deki dağıtım şirketleri arasında kurulan ilk Ar-Ge merkezine sahip olan Dicle Elektrik, bugüne kadar Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından onaylanan 84 projenin 29’unu aktif olarak sürdürüyor. Aynı zamanda EPDK’nın 2023 Yerli Yazılım Çağrısı’nda en fazla proje onayı alan dağıtım şirketi olan Dicle Elektrik, bu alandaki liderliğini teknoloji üretimindeki başarısıyla pekiştiriyor. “Kayıp kaçakla uçtan uca teknoloji çözümlerle mücadele ediyoruz” 2013’ten bu yana hayata geçirdikleri Ar-Ge ve teknoloji projelerinin sadece şirketlerinin ve bölgenin ihtiyaçlarını karşılamakla kalmadığını ve çoğu projenin sektör için de örnek olduğunu belirten Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas şunları söyledi: “SCADA, akıllı şebeke, dijital sayaçlar ve OT sistemlerini sahada yaygınlaştırırken diğer yandan da veri temelli karar alma süreçlerimizi yapay zeka destekli projelerle güçlendiriyoruz. Bununla birlikte İHA destekli hat kontrolleri, robotik bakım sistemleri ve yeraltı tarama teknolojileri gibi uygulamaları da enerji altyapımıza dahil ettik. Bugün sahip olduğumuz üst düzey teknolojik yetkinliklerimiz sayesinde kayıp kaçakla mücadelede yapay zekâ, drone, uydu görüntüleri ve dijital takip sistemlerini entegre şekilde kullanabiliyoruz. Yani kayıp kaçakla uçtan uca teknolojik çözümlerle mücadele ediyoruz. Bunun yanı sıra, akıllı ölçüm sistemlerine hız verdiğimiz yatırımlar sayesinde Türkiye’deki toplam OSOS (Otomatik Sayaç Okuma Sistemi) abonelerinin yaklaşık yarısına karşılık gelen 1,3 milyon abonemizi de bu sisteme dahil ettik. Tüm bu yatırımlarımızla birlikte hizmet bölgemizdeki şehir merkezlerinde kayıp kaçak oranını yüzde 15 seviyelerine kadar düşürmeyi başardık. Kayıt dışı tüketimin azaltılması sayesinde ülke ekonomisine bugüne kadar 521 milyar TL’yi aşan bir katkı sağladık.” “Ar-Ge merkezimizde etkin teknolojiler üretiyoruz” Ar-Ge merkeziyle de ilgili bilgiler veren Arvas sözlerine şöyle devam etti: “Bugüne kadar hizmet bölgemize gerçekleştirdiğimiz yatırımların miktarı toplamda 60 milyar TL’ye ulaştı. Bu yatırımlarımızın %25’ini ise akıllı şebeke projelerimiz oluşturuyor. Enerji altyapımızın ihtiyaçlarına özel teknolojiler geliştirildiğimiz Ar-Ge merkezimizde, EPDK tarafından onaylanan projelerin çalışmalarını aktif şekilde sürdürüyoruz. Merkezimiz yalnızca saha odaklı inovasyon üretmiyor, aynı zamanda 25’in üzerinde akademik yayın ve tescilli buluşla sektöre bilgi aktarımı sağlayan bir teknoloji üssü olarak konumlanıyor. 15’ten fazla üniversite ve 50’nin üzerinde firma ile yürüttüğümüz ortak çalışmalar, yerli mühendislik kapasitemizi güçlendirirken, kısa süre önce hayata geçirdiğimiz yerli RPA projesi ile manuel süreçlerimizi robotik yazılımlar üzerinden otomatikleştirerek operasyonel verimliliğimizi önemli ölçüde artırdık. Bunun yanında Transform projemiz ile dağıtım trafolarını yapay zeka destekli analiz platformu üzerinden sürekli izliyor, şebeke sağlığını gerçek zamanlı takip ederek enerji kayıplarını düşürüyoruz.” Karbon salımı Ar-Ge projeleriyle azaltılıyor Dicle Elektrik’in Ar-Ge merkezinde ürettiği projeler aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sağlanıyor. Merkez tarafından geliştirilen Makaralı Aydınlatma Direği, elektrik direklerinde bulunan lambaların makaralı mekanizma ile yere indirilebilmesi ve sepetli araç kullanımını azaltılmasını hedefliyor. Kullanımının yaygınlaşmasıyla her 100 kilometrede yaklaşık yüzde 30 oranında karbon ayak izinin azaltılabileceği öngörülüyor. AR-GE Projelerinden Örnekler: Datalink Projesi GSM kapsamasının sınırlı olduğu kırsal bölgelerde sayaç okuma ve şebeke izleme sorununu ortadan kaldıran Datalink, tamamen yerli mühendislik ile geliştirilen radyo frekans teknolojisiyle çalışıyor. Sinyalin olmadığı alanlarda modemler veri toplayıcılarla entegre biçimde kesintisiz bilgi akışı sağlıyor. Ar-Ge çalışmalarının ardından sistem, şebekenin ulaşmadığı 2–3 km mesafelerde dahi veri transferi yapabilecek seviyeye getirildi. Bu teknoloji kırsal bölgelerde akıllı şebeke altyapısını güçlendirirken saha ekiplerinin fiziksel erişim ihtiyacını azaltıyor. Köstebek Köstebek Projesi, yeraltı kablolarında gerçekleşen kayıpları ileri analiz yöntemleri ile tespit eden yerli bir teknoloji. Sistem, kablolara iletilen özel bir frekansın yansımasını takip ediyor. Herhangi bir bozulma; kaçak, hasar, ek ya da tahribat noktasıyla ilgili mesafeyi belirlemeye imkân tanıyor. Bu sayede müdahale süreleri kısalıyor, enerji verimliliği artıyor ve görünmeyen kayıpların önlenmesinde stratejik bir avantaj sağlanıyor. Mobil Süper Şarj EPDK Ar-Ge Çalıştayı’nda ödül alan Mobil Süper Şarj, geleneksel jeneratörlerin yerine sessiz, çevreci ve yüksek verimli bir alternatif sunuyor. Afetlerde, kriz anlarında ve şebeke arızalarında binaların enerji ihtiyacını karşılayabilen cihaz, aynı zamanda elektrikli araçları da şarj edebiliyor. Hem tek fazlı hem de üç fazlı şarjı destekleyen sistem, arama–kurtarma operasyonları ve saha onarımları için mobil güç istasyonları kurulmasına olanak tanıyor.

Astronergy ile Alfa Solar Enerji’den Yerli Güneş Hücresi Üretim Kapasitesini Güçlendirecek Adım Haber

Astronergy ile Alfa Solar Enerji’den Yerli Güneş Hücresi Üretim Kapasitesini Güçlendirecek Adım

Astronergy, yerli üretim kapasitesini artırma vizyonuyla önemli bir iş birliğine imza attı. Şirket, Alfa Solar Enerji ile Türkiye’nin yerli güneş hücresi üretim kapasitesini güçlendirecek bir ortaklığa imza attı. Astronergy'den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi "Astronergy olarak, Alfa Solar Enerji ile Türkiye’nin yerli güneş hücresi üretim kapasitesini güçlendirecek bir ortaklığa imza attığımızı paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu iş birliği kapsamında kurulacak yeni nesil üretim tesisinde, ingot dilimlemeden başlayan entegre wafer ve hücre üretimi hedefleniyor. Küresel pazarlarda edindiğimiz yıllık 45 GW hücre ve 58 GW modül üretim tecrübemizi Türkiye’ye taşıyarak yerli üretim gücümüzle birleştirecek ve ülkemizin yenilenebilir enerji dönüşümüne güçlü bir katkı sağlamış olacağız. Balıkesir’de hayata geçirilecek bu yeni nesil tesis, hem iç pazarın yerli ürün ihtiyacına yanıt verecek hem de bölgesel teknoloji gelişimine önemli katkı sağlayacak. Ayrıca Türkiye’de, TOPCon 5.0 yeni nesil hücre teknolojisine yönelik bir Ar-Ge ve inovasyon merkezi kurarak, yerli mühendislik gücüyle yenilikçi çözümler üretmeyi ve bölgeye teknolojik yatırım yapmayı amaçlıyoruz. Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümüne değer katacak bu adımın her iki taraf için de hayırlı olmasını diliyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Netaş, 2025 Üçüncü Çeyrek Rakamlarını Açıkladı Haber

Netaş, 2025 Üçüncü Çeyrek Rakamlarını Açıkladı

Türkiye'nin önde gelen teknoloji şirketlerinden olan Netaş, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin satış gelirleri, yılın dokuz aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %31 artarak 8,4 milyar TL seviyesine ulaştı. Aynı dönemde alınan toplam sipariş miktarı ise %27 artışla 8,1 milyar TL düzeyine çıktı. Kayıtlı siparişler %29 artışla 5,9 milyar TL düzeyine yükselirken; Faiz, Amortisman, Vergi Öncesi Kar (FAVÖK) ise %140 artışla 84 milyon TL'den 200 milyon TL seviyesine ulaştı. 2025 yılının ilk dokuz aylık döneminde Sistem Entegrasyonu segmentine ait sipariş tutarı aynı dönemde %31 düzeyinde büyüme sergileyerek alınan siparişler içindeki %48'lik payı ile Netaş'ın toplam siparişlerinin en büyük kısmını oluşturdu. Telekom İş Birimi ise alınan sipariş miktarında %24 büyümeyle, toplam sipar işler içinde %43 seviyesinde pay aldı. Netaş, üçüncü çeyrekte de 5G ve ileri haberleşme teknolojilerinin yanı sıra kamu ve savunma sektöründe yerli ve milli olarak ürettiği çözümlerini tanıtmaya devam etti. Temmuz ayında İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen IDEF 2025'te, şirketin sergilediği ürünler arasında taktik saha ve gemi haberleşme sistemleri, navigasyon çözümleri, aviyonik sistemler, yerli sunucular, güç sistemleri, hassas saat üreteci ve akıllı ulaşım sistemleri yer aldı. Netaş Ar-Ge tarafından geliştirilen ve Orhanlı tesislerinde üretilen bu ürünler, Türkiye'nin kritik teknoloji alanlarında dışa bağımlılığını azaltma hedefini destekliyor. Yerli bulut sunucu, kesintisiz güç sistemleri, akıllı batarya çözümleri ve bulut tabanlı yazılım test platformları, Netaş'ın yerli üretim kapasitesini sadece savunma değil, sivil sektörlerde de genişletti. IDEF 2025'te DT Cloud, ASPİLS AN Enerji ve ULAK Haberleşme ile imzalanan iş birliği protokolleri, bu vizyonun en somut örneklerinden biri oldu. Bu anlaşmalar, Türkiye'nin teknoloji bağımsızlığı yolunda yerli bulut altyapısı, enerji depolama ve haberleşme alanlarında kalıcı değer yaratmayı hedefliyor. Kurumsal pazarlar, kamu ve savunma sektörlerinde yürütülen projelerde yerli sunucu satışları yıl boyunca devam etti. Orhanlı üretim tesislerinde 2025'in ilk dokuz ayında yaklaşık 1.500 Netaş sunucu, 4.000 DC güç sistemi ve 4.000'in üzerinde lityum iyon batarya üretilerek teslim edildi. Netaş, aynı dönemde Teknofest 2025'e de katılarak yerli mühendislik gücünü geniş kitlelerle buluşturdu ve yeni nesil teknoloji çözümlerini sergiledi. Turkish Time Ar-Ge 500 araştırmasında ilk 5'teyiz! Turkish Time Ar-Ge 500 araştırmasında açıklanan 2024 yılı sonuçlarına göre, Netaş Ar-Ge, Yazılım, Bilişim ve Bilişim Teknolojileri sektöründe en fazla Ar-Ge harcaması yapan şirketler arasında 5. sırada yer aldı. Bu başarı, şirketin inovasyon odaklı mühendislik yaklaşımının güçlü bir göstergesi oldu. Netaş, 2025'in ilk dokuz ayında Türkiye'nin yanı sıra Kazakistan pazarında da yeni projeler üstlenerek bölgesel varlığını güçlendirdi. Kazakistan'ın önde gelen bankalarıyla Microsoft iş ortaklığında önemli kurumsal projelere imza atıldı. Telekom operatörleriyle CPE ve GPON satışları sürdü. 2024 yılında satışa sunduğumuz Nubia cep telefonlarımız Vodafone Turkcell ve Turk Telekom'da MediaMarkt'ta, Gençpa ve tüm online pazar yerlerinde satışına devam ediyor. Satışta olan tüm modelleri Türkiye'de üretilen nubia cep telefonları farklı fiyat performans modelleriyle öne çıkıyor. SKD (yarı montajlı) yöntemle telefonlar için yakın zamanda CKD (tam montajlı) üretime geçildi. Tamamı Netaş iştiraki o lan BDH, ZTE'nin bölgesel donanım destek merkezi rolünü başarıyla sürdürdü. 2023'ten bu yana 10 bini aşkın kart onarımı tamamlanırken; 2025 itibarıyla Güney Afrika, Kongo ve Suudi Arabistan destek kapsamına alındı. Bu yılın başından itibaren 192 bini aşkın ürün onarıldı; bunların 112 bini cep telefonu ve giyilebilir ürünler, 80 bini ise PC, tablet ve çevre birimleri oldu. "Yerli mühendislik kabiliyetimiz Türkiye'nin stratejik teknolojilerine yön veriyor" Netaş CEO'su Sinan Dumlu, üçüncü çeyrek performansına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Türkiye'nin yerli teknoloji üreticisi Netaş olarak, yılın ilk dokuz ayında sipariş ve satış gelirlerinde artış elde ettik. Mühendislik birimlerimiz tarafından geliştirilen yerli ürün portföyümüzle ülkemizin dijital dönüşümüne katkı sağlıyor, stratejik alanlarda bağım sızlık hedefini destekliyoruz. Ar-Ge ve üretim yatırımlarımız sayesinde hem savunma hem de kamu sektörlerinde artan yerli tedarik talebini karşılayacak güçlü bir altyapı oluşturduk. Netaş olarak 58 yıllık birikimimizle, önümüzdeki dönemde de inovasyon ve iş birliklerine odaklanarak hem yurt içi hem yurt dışı pazarlardaki etkinliğimizi artırmayı hedefliyoruz." dedi.

SARSILMAZ, D&S 2025’te “Bir Ordu İçin Yeter” Sözünü Global Arenaya Taşıyor Haber

SARSILMAZ, D&S 2025’te “Bir Ordu İçin Yeter” Sözünü Global Arenaya Taşıyor

Türk savunma sanayi sektörünün lider şirketi SARSILMAZ, küresel büyüme vizyonu doğrultusunda Asya pazarındaki etkinliğini artırmaya devam ediyor. 10-13 Kasım 2025 tarihleri arasında Tayland’ın başkenti Bangkok’ta gerçekleştirilecek olan D&S 2025 (Defense & Security) fuarına katılacak olan SARSILMAZ, bölgenin askeri ve sivil ihtiyaçlarına yanıt veren ürün gamıyla dikkatleri üzerine çekmeye hazırlanıyor. Güneydoğu Asya’da Türkiye’nin köklü ilişkileri olan ülkeler arasında yer alan Tayland hem bölgesel güvenlik mimarisindeki yeri hem de gelişmekte olan sivil/askeri pazar kapasitesiyle SARSILMAZ için yüksek potansiyele sahip bir bölge olarak öne çıkıyor. SARSILMAZ Geniş Ürün Yelpazesiyle D&S 2025’te D&S 2025 kapsamında SARSILMAZ, yeni nesil ürünlerinden oluşan kapsamlı bir portföyle sahnede olacak. Fuar süresince SAR 127 MT, SAR 762 MT, SAR 56, SAR 39, SAR 109T gibi makineli tüfek ve piyade silahlarının yanı sıra SAR9, B6, K2 45 ve K12 Sport gibi tabanca çözümleri de yer alacak. Fuarda sergilenecek ürünler arasında, muharebe sahasında ihtiyaç duyulan yüksek ateş desteğini sağlayan SAR 127 MT, Türkiye’nin makineli tüfek ihtiyacına yerli mühendislik çözümü sunan SAR 762 MT ve kullanıcı dostu tasarımıyla öne çıkan SAR 56 yer alıyor. Meskûn mahal operasyonları için geliştirilen özgün yapısıyla SAR 109T, “Türkiye’nin Özgün Yerli Tabanca Projesi”nin açık ara birincisi olan SAR9, SARSILMAZ’ın ilk polimer gövdeli tabancalarından B6 ve yüksek şarjör kapasitesiyle dikkat çeken K2 45 modeli, ürün gamındaki çeşitliliği gözler önüne seriyor. Sportif atıcılık alanında ise, özel olarak geliştirilen K12 Sport serisi, hassasiyet ve dengeyi bir arada sunarak profesyonel kullanıcılara hitap ediyor. Bu silah sistemleri, SARSILMAZ’ın sahada güvenilirlik, ergonomi ve yüksek performans odaklı mühendislik anlayışını profesyonellere tanıtacak. SARSILMAZ bir yandan Tayland ve çevresindeki yeniden şekillenen savunma ihtiyaçlarına çözümler önerirken, diğer yandan yerel ortaklıklarla sürdürülebilir modeller kurmayı da hedefliyor. Fuarda ağırlıklı olarak ülke temsilcileri ve askeri heyetlerle görüşmeler yapmayı planlayan SARSILMAZ, potansiyel iş birlikleriyle birlikte yeni satış kanallarının kapılarını açmayı planlıyor. Yüksek Teknoloji, Yerli Marka, Global Güç SARSILMAZ Ar-Ge merkezlerinde geliştirilen yenilikçi sistemler şirketin küresel rekabetteki gücünü artırıyor. Güvenlik güçlerinden alınan geri bildirimlerle sürekli geliştirilen silahlar gerek kullanıcı dostu tasarımları gerekse modüler altyapılarıyla hem konvansiyonel ordular hem de özel kuvvetler için uygun çözümler sunuyor. Küresel ihracatı geliştirme stratejisi doğrultusunda, Asya pazarında kurumsal varlığını güçlendirmeyi hedefleyen SARSILMAZ, yeni dağıtım ağları oluşturmak ve uzun vadeli ekonomik modellerle büyümek için Tayland’daki fuarı önemli bir imkân olarak ele alıyor. D&S 2025, SARSILMAZ’ın Güneydoğu Asya’daki kurumsal varlığını güçlendirmek için stratejik bir adım olmanın ötesinde; Türkiye’nin savunma sanayi kabiliyetlerinin de bölgeye aktarılması açısından bir güç gösterisi niteliği taşıyor. “Bir ordu için SARSILMAZ yeter” anlayışıyla hareket eden şirket, ileri mühendislik altyapısını ve çözüm odaklı vizyonunu Tayland sahnesine taşımaya hazırlanıyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.