Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yerli Üretici

Kapsül Haber Ajansı - Yerli Üretici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerli Üretici haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Esas Gayrimenkul’den Havacılıkta 150 Milyon Dolarlık Dev Yönetim Hamlesi Haber

Esas Gayrimenkul’den Havacılıkta 150 Milyon Dolarlık Dev Yönetim Hamlesi

Esas Gayrimenkul, Pegasus Hava Yolları’nın stratejik büyüme hedefleri doğrultusunda Sabiha Gökçen Havalimanı’nda hayata geçirilen dev hangar projesinin yönetimini üstlenerek havacılık sektöründe yeni bir standart belirliyor. 2024 yılında başlayan ve yaklaşık 150 milyon dolarlık bütçeyle yürütülen bu kapsamlı proje yönetimi serüveni, EsasBurda Varlık Yönetimi profesyonelliği ve değer mühendisliği tecrübesiyle şekilleniyor. Projenin stratejik önemine değinen Esas Gayrimenkul COO’su Nevzat Yavan, şunları söyledi: “Esas Gayrimenkul olarak, varlık yönetimi ve inşaat süreçlerindeki derin tecrübemizi havacılık sektörünün dinamikleriyle birleştirerek ülkemize stratejik bir değer kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Sektör ortalamasının üzerinde bir hızla tamamladığımız hafif bakım hangarımızda olduğu gibi, ağır bakım ana hangarımızda da BIM gibi ileri teknolojik metodolojileri ve değer mühendisliğini merkeze alıyoruz. Sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda LEED Gold sertifikası hedefiyle yürüttüğümüz bu yatırım, sadece bir yapı projesi değil, aynı zamanda dışa bağımlılığı azaltacak milli bir başarı örneğidir. Pegasus’un 2030 vizyonuyla tam uyumlu, teknolojiyle entegre ve çevre dostu bu merkezi, zamanında ve en yüksek kalite standartlarında teslim etmek temel önceliğimizdir.” Hız ve esneklik bir arada: 12 ayda tamamlanan hafif bakım hangarı Projenin en dikkat çekici başarılarından biri, hafif bakım hangarının sektör ortalamasının çok üzerinde bir hızla, yalnızca 12 ay içinde tamamlanarak işletmeye alınması oldu. Esas Gayrimenkul’ün "Design & Build" (Tasarım ve Yapım) modeliyle yürüttüğü bu süreç, işverenin değişken ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilen esnek bir iş yaklaşımıyla başarıya ulaştı. Sabiha Gökçen Havalimanı’nın iki pistinin tam ortasında konumlanan bu tesis; aynı anda 4 dar gövdeli uçağa bakım ve 1 dar gövdeli uçağa boya hizmeti sağlayacak altyapıya sahip olup, toplam 17.500 m² kapalı alanıyla hizmet veriyor. Geleceğin vizyonu: 67.500 m²’lik dev ağır bakım hangarı Yapımı halen devam eden ve 2026 yılı sonunda teslim edilmesi planlanan ağır bakım ana hangarı, 67.500 m² büyüklüğüyle projenin amiral gemisi niteliğinde. Esas Gayrimenkul’ün stratejik planlamasıyla, bu hangar Pegasus’un 2030 hedeflerini kapsayacak şekilde projelendirildi. Altyapısı titizlikle hesaplanan tesis, tamamlandığında aynı anda 10 dar gövdeli veya 2 geniş gövdeli uçağa hizmet verebilecek kapasitede olacak. Hangarın en önemli özelliklerinden biri de henüz filoda bulunmayan geniş gövdeli uçaklara dahi bakım yapabilme yetkinliğidir. Sürdürülebilirlik ve ileri teknoloji: BIM ve LEED gold Esas Gayrimenkul, projeyi teknolojik bir dönüşüm olarak yönetiyor. BIM (Yapı Bilgi Modellemesi) metodunun aktif kullanıldığı projede, yapının "sanal ikizi" üzerinden analizler yapılarak olası sorunlar önceden tespit ediliyor. Ayrıca çevreci bir yaklaşımla; güneş enerjisi odaklı tüketim modelleri ve yerli üretici tercihleriyle proje, LEED Gold sertifikası adayı sürdürülebilir bir yapı modeli olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Nesil Yapay Zeka  'AI Agent' Dünyasına Yolculuk Haber

Yeni Nesil Yapay Zeka 'AI Agent' Dünyasına Yolculuk

Zirve kapsamında, modern yapay zekanın en üst aşaması kabul edilen “AI Agent” teknolojilerinden Trendyol mühendisleri tarafından geliştirilen yerli büyük dil modeline (LLM) kadar pek çok gelişme ve yenilik paylaşıldı. Trendyol, yapay zeka desteğiyle e-ihracatta ürün giriş hızını yüzde 60 artırarak, yerli üretici ve KOBİ'leri küresel rekabette öne çıkarıyor. Trendyol'un mühendisleriyle geliştirdiği otonom sistemler ise her gün 500 milyondan fazla karar ve tahmin üretiyor. Trendyol, 2 bin kişilik mühendislik mutfağının kapılarını Trendyol Kampüs’te düzenlenen AI/ML Summit (Yapay Zeka/Makine Öğrenimi Zirvesi) ile teknoloji dünyasına açtı. Trendyol mühendisleri ile sektör profesyonellerini bir araya getiren etkinlikte; Trendyol tarafından geliştirilen yerli yapay zeka dil modeli (LLM) ve e-ticaretin tüm süreçlerinde rol alan 'Trendyol AI Agent' (Yapay Zeka Ajanı) Platform gibi geleceğe yön veren uygulamalar katılımcılarla paylaşıldı. Ürün tavsiye sistemlerinden gelişmiş yapay zeka sistemi Trendyol AI Agent Platformun detaylarına, arama motoru çözümlerinden ML (Makine Öğrenimi) platformunun teknik mimarisine kadar pek çok konunun ele alındığı zirvede, en önemli başlıklardan biri Trendyol tarafından geliştirilen yerli yapay zeka dil modeli Trendyol LLM oldu. Yaklaşık iki yılda yayınlanan 7 yeni versiyonu ile e-ticaret yeteneklerini her geçen gün artıran Trendyol LLM, satıcıların onlarca farklı dilde ürün açıklaması oluşturmasını ve müşteri sorularının anında çevrilmesini sağlıyor. Müşteri sorularından arama sonuçlarına kadar her noktada devreye giren yapay zeka dil modeli Trendyol LLM, günlük 60 milyondan fazla isteğe yanıt verebilecek kapasiteye ulaştı. Operasyonel gücünü ileri teknoloji altyapısından alan Trendyol, insan ölçeğinin ötesindeki kompleks veri trafiğini gelişmiş yapay zeka algoritmaları ile yönetiyor. Trendyol mühendislerinin son altı ay içerisinde 4 binden fazla yazılım görevini yapay zeka ajanları aracılığıyla otonom şekilde geliştirip canlı ortama alması, zirvede öne çıkan yeniliklerden bir diğeri oldu. Trendyol’un geliştirdiği otonom sistemler günde 500 milyondan fazla otomatik tahmin ve karar üreterek, hem müşterilerin hem de iş ortaklarının dijital yolculuğunu uçtan uca yönetiyor. E-İhracatta yapay zekâ kaldıracı: %60 daha hızlı ürün girişi Yapay zeka, Trendyol’un e-ihracat stratejisinde de önemli bir kaldıraç görevi görüyor. Uluslararası pazarlara açılan satıcıların ürün listeleme süreçleri, AI tabanlı eşleştirme algoritmaları sayesinde kolaylaştı ve yüzde 60 oranında hızlandı. Bu hızlanma, Türk üreticilerinin ürünlerini dünya pazarlarına çok daha seri bir şekilde sunmalarını sağlarken; lojistik süreçlerde sağlanan %20’lik verimlilik artışı ile teslimat hızı da arttı. Yapay zekanın e-ihracatta büyük stratejik güç olarak rol oynadığını belirten Trendyol CTO’su Cenk Çivici, “Yapay zekayı operasyonlarımızın merkezine alarak sadece süreçlerimizi dijitalleştirmekle kalmıyor, yerli üreticilerin ve KOBİ’lerin dünya pazarlarındaki hızına ve rekabet gücüne ivme kazandırıyoruz. Bugün ürün giriş hızımızda sağladığımız yüzde 60’lık artış, yerli satıcımızın küresel arenada daha çevik hareket etmesini sağlayan teknolojik bir kaldıraç görevi görüyor. Yazılım geliştirme süreçlerinde teslim süresi dokuz kat hızlandı. Bu alandaki öğrenimlerimizi AI/ML Summit etkinliğimizle tüm ekositemimizle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi. Yeni zirveler düzenlenecek Trendyol mühendisleri ile sektör profesyonellerini bir araya getiren AI/ML Summit, kapsamlı bir networking seansı ile tamamlandı. Trendyol Tech Community tarafından düzenlenen ilk AI/ML Summit olma özelliğini taşıyan etkinlik, önümüzdeki dönemde düzenli olarak gerçekleşecek ve teknoloji ekosistemi ile iş birliği güçlendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anti-Damping Kararı Yerli Çeliğe Can Suyu Olacak Haber

Anti-Damping Kararı Yerli Çeliğe Can Suyu Olacak

Türk sanayi sektörünü üretim yapamaz hale getiren dampingli ürünlere karşı, Ticaret Bakanlığınca kesin önlem uygulamasına karar verilerek yüzde 3,95 oranında anti-damping vergisi getirildi. Resmi Gazete’de yayımlanan karara yönelik açıklama yapan Kibar Holding CEO’su Haluk Kayabaşı, “Yerli üreticiye daha adil bir rekabet ortamı sağlayacak olan bu kararı, sektörü büyük kayıplar vermekten kurtaracak uygulamaların ilk adımı olarak görüyoruz ve devamının geleceğine inanıyoruz ” dedi. Demir-çelik sektörü temsilcilerinin, artan ithalat baskısına karşı anti-damping uygulaması kapsamında gerçekleştirdiği başvuru karara bağlandı. Ticaret Bakanlığı, Çin’den ve farklı Uzak Doğu ülkelerinden ithal edilen düşük fiyatlı ve kalitesiz ürünlerin iç piyasada haksız rekabet yarattığına yönelik başvuruyu haklı bularak, ithalatta yüzde 3,95 oranında anti-damping vergisi uygulanmasına karar verdi. İthalatta haksız rekabetin önlenmesine ilişkin yayımlanan karar, yeni dönemde demir-çelik sektöründe eşit şartlarda rekabetin önünü açarak, Türkiye ekonomisine can suyu olacak. HALUK KAYABAŞI: ANTİ DAMPİNG YENİ YATIRIMLARIN ANAHTARI OLACAK Türkiye’de dampingli ithalata karşı alınabilecek proaktif ve kalıcı önlemlerin yeni yatırımların önünü açacağını ifade eden Haluk Kayabaşı, “Paslanmaz çelik, modern sanayinin hem stratejik hem de vazgeçilmez girdileri arasında önemli bir yere sahip. Otomotivden sağlığa, gıdadan enerjiye, mutfaktan savunma sanayisine kadar yüksek katma değerli sektörlerin çoğunda kilit bir rol oynuyor. Ancak Asya ve Uzak Doğu menşeli ürünlerde görülen dampingli fiyatlar, iç piyasadaki rekabet ortamını bozmakla kalmıyor, yerli üreticinin yatırım kapasitesini de zayıflatıyor. Ticaret Bakanlığımız tarafından yerli üreticiye stratejik kalkan oluşturacak bu yaptırımların, ülkemizin paslanmaz çelikte sürdürülebilir bir büyüme yakalamasına etki edeceğine inanıyorum. Böylesine güçlü bir ürünü, dışa bağımlı hale getirmek ülkemiz için büyük bir kayıp olur. Dünyanın birçok ülkesinde uygulanan ve emsal teşkil eden koruyucu ticaret politikaları, yerli üretici için büyük bir dayanak. Anti-damping, yeni yatırımların anahtarı olacak” dedi. TÜRK SANAYİSİ YENİ DÖNEMDE İSTİHDAMLA GÜÇLENECEK Türkiye'nin paslanmaz çelik sektöründe yeni bir dönemin kapılarının aralandığını ifade eden Haluk Kayabaşı, “Paslanmaz çelik pek çok sektör için stratejik bir girdi. Bu ham maddeyi son ürün haline getirecek yerli üretim gücünün desteklenmesi hayati önem taşıyor. Milli ekonomimize katma değer sağlayan paslanmaz çeliğe hayat verecek tüm uygulamaları destekliyoruz” diyerek yüzde 3,95 oranında uygulanacak anti damping vergisinin olası etkilerini anlattı: “Halihazırda mevcut üretim, sanayinin artan ihtiyacının yalnızca üçte birini karşılayabiliyor. Türkiye’nin yıllık soğuk haddelenmiş paslanmaz çelik tüketimi 400–450 bin ton civarında. Ancak bu tüketimde ithalat yüzde 80 gibi bir paya sahip. Diğer yerli üretici ile birlikte toplam iç pazar ihtiyacının yüzde 90'ını karşılayabilecek kapasitedeyiz. Yerli üretimi güçlendirmek, hem cari açık açısından hem de sanayimizin stratejik bağımsızlığı için çok önemli. Bakanlığımız tarafından yayımlanan anti-damping önlemi kararının ardından üretimimiz inanıyorum ki önemli oranda artış gösterecek. Kapasite kullanım oranlarımız artacak, fabrikalarımız daha düşük maliyetle üretim yapacak. En önemlisi istihdam ve işgücü artacak. Yatırım iştahı canlanırken, ülkemizin rekabet gücü gelişecek. Bakanlığımızın desteğiyle oluşturulacak güçlü sanayi ekosistemi, yatırımların kalıcı hale gelmesini ve katma değerli üretimin gelişmesini sağlayacak. Türkiye, daima büyüyen sanayisiyle ve üretim kabiliyetiyle küresel rekabet içinde giderek daha görünür hale geliyor. Altını çizerek söylemek isterim ki; paslanmaz çelik, kat edilen bu yolun, ulaştığımız bu büyümenin omurgasını oluşturan sektörlerden biri. Bu adım, Türkiye’nin yalnızca tüketen değil, bölgesinde üretim üssü haline gelen konumunu da güçlendirecek. Böylelikle sektörümüzde, dünya çapında söz sahibi bir oyuncu olacağız” dedi.

Ceviz Üreticileri Derneği ve A101’le Yerli Üretimde Örnek İş Birliği Haber

Ceviz Üreticileri Derneği ve A101’le Yerli Üretimde Örnek İş Birliği

Proje, yalnızca bir satış iş birliği olmanın ötesine geçerek, Türkiye’de tarım sektöründe STK–perakende eşleşmesine dayalı yeni ve vizyoner bir model ortaya koyuyor. “Türkiye’nin bereketli topraklarında büyüyen her ceviz, emeğin, sabrın ve yerli üretimin köklü mirasını taşır.” Ceviz Üreticileri Derneği Başkanı Ömer Ergüder, projenin yerli üretim için taşıdığı önemi şu sözlerle ifade etti:“Yerli ceviz üreticimizin bugün en büyük sorunlarından biri, ithal ceviz baskısı altında hak ettiği değeri bulmakta zorlanmasıdır. A101 ile birlikte attığımız bu adım, hem üreticimizi güçlendiren hem de tüketiciyi gerçek Türk ceviziyle buluşturan örnek bir model oldu. Türkiye’nin bereketli topraklarında yetişen her cevizin arkasında büyük bir emek ve uzun bir yolculuk var. Bu yolculuğun değerini koruyan böyle bir projeye imza atmaktan büyük gurur duyuyoruz. A101 yönetimine ve tüm ekibine, ülkemizin tarım sektörüne verdikleri bu güçlü destek için sonsuz teşekkür ediyoruz.” **Tam İzlenebilirlik Modeli: Her Paket Tüketiciyi Doğrudan Üreticiye Bağlıyor** Bu iş birliği kapsamında kullanılan “ileri izlenebilirlik sistemi” Türkiye adına bir ilki temsil ediyor. Ürün etiketindeki barkod okutulduğunda tüketiciler; Cevizin hangi bahçeden hasat edildiğini, Bahçeye ait sertifikaları, Üretim koşullarını, İyi tarım uygulamaları süreçlerini, Ürünün hasat, yıkama, kurutma ve sınıflandırma aşamalarını şeffaf biçimde görebiliyor. Bu sistem, hem üretici hem tüketici için güven, kalite ve sürdürülebilirlik temelli bir model sunuyor. Yerli Üretici İçin Yeni Bir Dönem Türkiye’de ceviz pazarında ithal ürünlerin büyük paya sahip olması, yerli üreticinin rekabet gücünü uzun yıllardır zayıflatıyordu. Bu iş birliği; Yerli ceviz için pazar erişimini artırıyor, Üreticinin emeğini adil şekilde değerli kılıyor, Tüketiciye doğrudan şeffaf bilgi sağlıyor, Tarım sektöründe model olabilecek bir iş birliği kültürü oluşturuyor. A101’in Yerli Üretim Vizyonu A101, yaygın mağaza ağı, güçlü tedarik zinciri ve ölçek gücüyle yerli üreticinin pazara erişimini kolaylaştırırken, tüketiciye güvenilir ve izlenebilir ürünler sunmayı temel bir sorumluluk olarak görmektedir. A101, bu projeyle bir kez daha ortaya koyduğu gibi yalnızca bir perakende zinciri değil, aynı zamanda yerli üretimin sürdürülebilir geleceğini destekleyen stratejik bir paydaş konumundadır. Markanın yaklaşımı; Üreticiyi anlaşılır ticari modellerle güçlendirmek, Tarımsal şeffaflığı artırmak, Tüketiciyi bilinçlendirmek, Yerli ürün değer zincirini korumak üzerine inşa edilmiştir. A101, benzer iş birliklerini farklı ürün gruplarında da hayata geçirerek, Türkiye tarımında sürdürülebilir, şeffaf ve üretici odaklı modelleri yaygınlaştırmayı hedeflemektedir. Bu iş birliği, Türkiye tarımında bugünün değil, yarının standartlarına uygun bir vizyon ortaya koymaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.