Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yerli Üretim

Kapsül Haber Ajansı - Yerli Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerli Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ana Kimyasallarda Yerli Üretim Çağrısı! Haber

Ana Kimyasallarda Yerli Üretim Çağrısı!

Adaylık sürecine güçlü bir mesajla başlayan Aracı, “Kimyada Birlik Zamanı” ifadesini yalnızca bir slogan olmaktan ziyade, yeni dönemin çalışma kültürü olarak tanımladı. Türkiye’nin en stratejik üretim ve ihracat alanlarından biri olan kimya sektöründe yeni bir dönem başlıyor. 31,9 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü konumunda bulunan kimyada, sektörün çatı kuruluşu olan İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) için başkanlık süreci resmen başladı. 16 alt sektörü ve 8 bini aşkın firmayı temsil eden birlikte, sürdürülebilir büyüme, katma değer odaklı ihracat ve güçlü sektörel koordinasyon başlıkları yeni dönemin ana gündem maddeleri olarak öne çıkıyor. 16 Alt Sektör İçin Bütüncül Yönetim Modeli Adaylık açıklamasında konuşan Vefa İbrahim Aracı, İlaçtan plastiğe, kozmetikten boya ve yapı kimyasallarına kadar geniş bir üretim alanını kapsayan İKMİB’in, 16 alt sektörünü aynı stratejik çerçevede buluşturması gerektiğini vurguladı. Aracı, yeni dönemde alt sektör bazlı ihracat planlamasının temel öncelik olacağını söyleyerek, “Kimya sektörü 16 alt sektörüyle büyük bir ekosistemdir. Küresel rekabetin geldiği noktada yalnızca firmaların değil, sektörel organizasyonların da güçlü olması gerekiyor. Sürdürülebilir ihracat artışı ancak veri temelli analizlerle, GTİP düzeyinde doğru konumlandırmayla ve katma değeri yüksek alanlara odaklanmayla mümkündür.” dedi. 31,9 Milyar Dolarlık Güç, Yeni Strateji İhtiyacı Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü konumunda bulunan kimya, 2025 yılında 31,9 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşarak toplam ihracattan yüzde 13,5 pay aldı. 238 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştiren sektörün mevcut büyüklüğünün yeni bir koordinasyon modelini zorunlu kıldığını belirten Aracı, “Bu başarının arkasında İKMİB’in geçmiş dönem yönetimlerinin kolektif emeği bulunuyor. Sayın Adil Pelister ve kıymetli yönetim kurulu üyelerine, sektörümüzü bugün ulaştığı güçlü konuma taşıyan emekleri ve kararlı liderlikleri için teşekkür ediyorum. Rekabet artık sadece üretmekle değil; bilgi, teknoloji ve ölçek üretmekle mümkün. Alt sektörler arası eşgüdüm sağlanmadan küresel rekabette kalıcı üstünlük sağlamak mümkün değil.” ifadelerini kullandı. Cari Denge İçin Yerli Üretim Şart Aracı, 16 alt sektörün bütüncül ele alınmasının yalnızca ihracat performansı açısından ziyade, makroekonomik denge açısından da önemli olduğunu vurguladı. Özellikle ana kimyasallarda yüksek ithalat oranının cari denge üzerindeki etkisine dikkat çekerek, “Ana kimyasal ürün gruplarında ithalat bağımlılığı, sanayinin tamamını etkileyen bir konu. Yerli üretim kapasitesinin artırılması 16 alt sektörün tamamını doğrudan ilgilendiriyor. Yatırım ortamının güçlendirilmesi, teşvik mekanizmalarının etkin kullanılması ve üretim altyapısının desteklenmesi, sektörümüzün uzun vadeli rekabet gücü açısından kritik önemdedir.” açıklamasını yaptı. “Bu Görev Bir Makam Değil, Bir Emanettir” Toplantıda söz alan mevcut İKMİB Başkanı Adil Pelister de sürecin bir devamlılık anlayışı içinde ilerlediğini belirterek, kimya sektörünün Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda kilit rol oynadığını vurguladı. Konuşmasını “Kimyada Birlik Zamanı” mesajıyla tamamlayan Vefa İbrahim Aracı, Adaylığını bir rekabet süreci olarak görmediğini belirterek, “Bu görev bir makam değil, sektörümüzün bize emanetidir. Kimya sektörü birlik ve ortak akılla büyür. Bugüne kadar ortaya konulan emeği ve birikimi daha ileri taşımak hepimizin sorumluluğudur.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CARREFOURSA’dan Yerel Üretime Destek Haber

CARREFOURSA’dan Yerel Üretime Destek

Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki CarrefourSA, yerel kalkınmayı destekleyen projelerine bir yenisini daha ekleyerek Kayseri Valiliği ve Kayseri Şeker iş birliğiyle hazırlanan yerli bakliyat seçkisini hizmete sundu. Kayseri’nin tarımsal potansiyelini katma değerli ürünlere dönüştüren bu stratejik iş birliği kapsamında; yerli üretim nohut, kuru fasulye ve yeşil mercimek, Ramazan ayı itibarıyla tüm CarrefourSA reyonlarında yerini alıyor. Anadolu’nun bereketli topraklarından CarrefourSA reyonlarına Kayseri’nin tarımsal potansiyelini yükseltmek amacıyla başlatılan çalışma sonucunda; yerli üretim 1 kg Carrefour Nohut, 1 kg Carrefour Kuru Fasulye ve 1 kg Carrefour Yeşil Mercimek olmak üzere üç farklı yerli ürün, Kayseri Şeker’in modern tesislerinde titizlikle üretiliyor. Kayseri Valiliği’nin himayesinde gerçekleştirilen bu üretim süreci, yerel çiftçinin pazara erişimini güçlendirirken bölgesel kalkınmaya da ivme kazandırmayı hedefliyor. “Yerli üretimi ve çiftçimizi desteklemek önceliğimiz” CarrefourSA olarak 32 yıldır yerel üretimin ve sürdürülebilir tarımın en büyük destekçilerinden biri olduk” diyen CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu, “Kayseri Valiliği ve Kayseri Şeker ile hayata geçirdiğimiz bu kıymetli iş birliği, kamu ve özel sektör dayanışmasının en somut örneklerinden biri. Kayseri’nin bereketli topraklarında yetişen yerli üretim nohut, kuru fasulye ve yeşil mercimeği, Carrefour markasıyla ve yüksek kalite standartlarımızla müşterilerimize sunuyoruz. Bu projenin hem üreticimiz için bereketli bir kazanç hem de tüketicimiz için güvenilir bir seçenek olacağına inanıyoruz. Yerel üretimin gücüne duyduğumuz güvenle, 2026 yılında da sürdürülebilir tarımı ve bölgesel ekonomiyi destekleyen yatırımlarımıza kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Estap, Veri Merkezi Standartlarını Yükseltiyor Haber

 Estap, Veri Merkezi Standartlarını Yükseltiyor

Türkiye’de kabinet sektörüne endüstriyel tasarım ve inovatif dizayn anlayışı kazandıran Estap, DCMax ve Cloudmax kabinetleriyle performans, estetik ve işlevselliği aynı çizgide buluşturuyor. %63 ve %80 perfore ön ve arka kapı seçenekleri sayesinde hava akışını maksimum seviyede yöneten bu çözümler, yüksek yoğunluklu veri merkezi ortamlarında dahi istikrarlı bir soğutma performansı sunuyor. Geniş açılabilen kapı yapıları, kurulum, bakım ve operasyon süreçlerini kolaylaştırarak zaman ve iş gücü tasarrufu sağlıyor. Sıcak ve soğuk koridor uygulamalarına uyumlu tasarlanan kabinetler, pasif soğutma avantajıyla enerji tüketiminin azaltılmasına katkıda bulunurken, işletme maliyetlerini de aşağı çekiyor. Estetik detaylarla desteklenen endüstriyel tasarım yaklaşımı, teknik gereksinimlerin yanı sıra mekânsal bütünlüğü de gözetiyor. DCMax ve Cloudmax kabinetler tüm bu özellikleriyle, sürdürülebilir, verimli ve geleceğe hazır veri merkezi altyapıları için güçlü bir çözüm alternatifi sunuyor. DCMax ve Cloudmax ile Güçlü Veri Merkezi Altyapıları Estap’ın DCMax ve Cloudmax kabinet serileri, veri merkezi altyapılarında operasyonel verimliliği artırmak üzere geliştirilen kapsamlı çözümler sunuyor. Kullanıcı odaklı tasarımlarıyla öne çıkan bu kabinetler; fan sistemleri, dikey kablo düzenleyiciler ve kablo tavaları, tekerlekli ya da sabit ayak seçenekleri, sabit ve hareketli raflar, aydınlatma modülleri, dengeleme barası, topraklama sürekliliği ve zemine sabitleme kiti gibi donanımlarla esnek ve güvenli bir kullanım sağlıyor. Büyük ölçekli veri merkezlerinin ihtiyaçları gözetilerek tasarlanan DCMax, sağlam gövde yapısı ve gelişmiş güvenlik özellikleriyle dikkat çekiyor. 1500 kg’a kadar taşıma kapasitesi, geniş iç hacmi ve fonksiyonel tasarımı sayesinde yoğun sistem yüklerinde dahi yüksek performans sunuyor. Genişletilmiş kablo giriş alanları kablo yönetimini kolaylaştırırken, IP20 koruma seviyesi ve %80 perfore ön ve arka kapıları etkin soğutma ve dengeli hava sirkülasyonu sağlıyor. Ayrıca 1000 kg sismik testten başarıyla geçen DCMax, dayanıklılığını uluslararası standartlarda kanıtlıyor. Modüler ve kurulumsuz (flat-pack) yapısıyla öne çıkan Cloudmax ise taşıma ve depolama süreçlerinde %50’ye varan alan tasarrufu sunuyor. Profesyonel kablo yönetim çözümleri sayesinde düzenli bir altyapı oluşturan Cloudmax, kablo karmaşasını ortadan kaldırarak kurulum ve bakım süreçlerini daha pratik hale getiriyor. Enerji Verimliliğini Destekleyen Kabinet Çözümleri 47U’ya kadar uzanan farklı boyut alternatifleriyle tasarlanan DCMax ve Cloudmax kabinetler, değişen altyapı gereksinimlerine esnek çözümler sunuyor. Kilitlenebilir çelik sac panelleriyle güvenliği üst seviyeye taşıyan bu sistemler, ön ve arka profillerde yer alan kablo düzenleyici halkalar sayesinde düzenli ve kontrollü bir kablo yönetimi sağlıyor. Fan ünitesi açma-kapama butonu, sigorta sistemi ile dijital ve analog termostat seçenekleri ise kullanım konforunu ve operasyonel kontrolü artırıyor. Estap’ın ileri teknolojiyle geliştirdiği DCMax serisi, kritik öneme sahip veri merkezi altyapıları için yüksek güvenilirlik ve ölçeklenebilirlik vadediyor. Tüm sunucu markalarıyla uyumlu yapısı, ekipmanlar yüklüyken dahi hareket kabiliyeti sunan 19" dikmeleri ve pratik şekilde monte edilebilen kablo düzenleyici aksesuarları sayesinde kurulum ve bakım süreçlerinde zaman ve maliyet avantajı sağlıyor. DCMax ve Cloudmax kabinetler, yalnızca güvenli ve dayanıklı bir altyapı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda enerji verimliliğini destekleyen çözümleriyle de öne çıkıyor. Projeye özel olarak kurgulanan sıcak-soğuk koridor uygulamalarıyla hava akışı optimize edilirken, Estap yerli üretim gücü ve mühendislik yaklaşımıyla veri merkezleri için yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WAT Mobilite 2025’te 62 Şehirde 622 Şarj Noktasına Ulaştı Haber

WAT Mobilite 2025’te 62 Şehirde 622 Şarj Noktasına Ulaştı

Elektrikli araçlar için yenilikçi ve sürdürülebilir şarj çözümleri sunan WAT Mobilite, 2026 yılında mevcut istasyonlarda sunulan şarj gücünü artırarak ve yeni istasyonlarda yüksek güçte şarj hizmeti sunarak elektrikli araç altyapı dönüşümünde aktif rolünü pekiştirmeyi hedefliyor. 2026 yılında yüksek hızlı şarj noktalarını minimum 180 kW olacak şekilde kurgulayan WAT Mobilite, hizmet verdiği şarj noktalarında da lokasyon altyapısını güncelleyerek düşük güçteki şarj istasyonlarının gücünü 180 kW'a çıkarmayı hedefliyor. Şirket, geçen yıl 360 kW şarj istasyonlarıyla başlattığı ultra hızlı şarj hizmetini de yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Bu kapasite artışı, özellikle şehirler arası güzergâhlar ve yoğun kullanılan noktalarda elektrikli araçların daha kısa sürede şarj edilmesini sağlayacak. Karahasanoğlu: Kullanıcıların yolculuk alışkanlıklarını iyileştiriyoruz 2025 yılında hayata geçirilen yatırımlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan WAT Mobilite & WAT Motor Genel Müdürü Alp Karahasanoğlu, “Türkiye genelindeki toplam 38.735 şarj soketi içerisinde %5’lik pazar payına ulaşan WAT Mobilite, 1.971 soketten oluşan geniş ağıyla sektörün ana oyuncularından biri olduğunu kanıtladı. Yerli üretim WT Serisi’nin teknolojik gücünü arkamıza alarak, sunduğumuz yüksek hızlı şarj altyapısıyla Türkiye’nin mobilite dönüşümüne öncülük etmeye devam ediyoruz" dedi. Artan elektrikli araç sayısına paralel olarak sundukları hizmetin kalitesini artırmak için kesintisiz çalıştıklarını belirten Karahasanoğlu, “Şarj ağımızın önemli bir kısmında yüksek hızlı şarj istasyonları ile hizmet veriyoruz. 2025 yılında ilk defa 360 kW şarj istasyonları ile başlattığımız ultra hızlı şarj hizmetini 2026 yılında yaygınlaştıracağız. Mevcut ve yeni lokasyonlarımızın şarj gücünü minimum 180 kW olacak şekilde yükselterek, kullanıcılarımıza daha verimli bir enerji altyapısı sunmayı hedefliyoruz. Bu dönüşüm sadece bir kapasite artışı değil, aynı zamanda kullanıcıların yolculuk alışkanlıklarını iyileştiren bir standart. Teknolojik bağımsızlığı merkeze alan yeni yatırım hedeflerimiz doğrultusunda Türkiye’nin mobilite dönüşümüne rehberlik etmeyi ve müşteri memnuniyetini en üst seviyeye taşımayı sürdüreceğiz” dedi. Yerli WT Serisi’yle şarjda yeni dönem başlattı Tamamı kendi Ar-Ge ekibi tarafından tasarlanan ve Türkiye’de üretilen yerli 'WT Serisi' şarj istasyonunu devreye alarak teknolojik yerlileşme hedefine ulaşan WAT Mobilite, sertifikasyon süreci tamamlanan 180 kW kapasiteli istasyonlarla, sektördeki Çin ve Avrupa bağımlılığını azaltarak teknolojik bilgi birikimi ve uzmanlık oluşturdu. Şirket, Bi Mola tesislerinde yerli şarj istasyonlarını 180 kW ile hizmete açtı. 240 kW’lık yeni modelini de sertifikasyon sürecine dahil etti. 2026 yılı 2. Çeyrek içerisinde 240 kW’lık şarj istasyonları ile hizmet vermeyi amaçlıyor. Mevcut ürün gamını 2026 yılı itibarıyla tamamen yurt içi pazara açmayı planlayan WAT Mobilite, bu hamleyle Türkiye’nin enerji altyapısına yerli mühendislik gücüyle değer kattı. Bodrum-İstanbul yolunda enerji durağı ve yaşam alanı bir arada 2025 yılında Türkiye’de bir ilk olan ve 360 kW gücündeki ultra hızlı şarj istasyonlarını bünyesinde barındıran WAT Şarj HUB’ı da 500’üncü lokasyonu olarak hizmete sunan WAT Mobilite, Bodrum-İstanbul yolu üzerinde konumlanan şarj merkeziyle şarj istasyonu kavramına yeni bir boyut kazandırdı. Elektrikli araç kullanıcıları için sadece bir enerji durağı değil, kapsamlı bir yaşam alanı olarak tasarlanan WAT Şarj HUB araçların enerji ihtiyacını karşılamanın yanında seyahatleri daha keyifli kılan bir mola noktası olarak kurgulandı ve tesiste, 7/24 hizmet veren dinlenme ve etkinlik alanları, hijyen standartları yüksek tuvaletler ile yiyecek-içecek otomatları gibi sosyal imkanlar bir arada sunulmaya başlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kalyon PV’den Bir İlk Daha Haber

Kalyon PV’den Bir İlk Daha

Türkiye’nin global markalar oluşturma vizyonuna katkı sağlamak amacıyla Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen TURQUALITY Destek Programı kapsamına alınan Kalyon PV, yüksek katma değerli üretim gücünü ve uluslararası pazarlardaki marka potansiyelini daha da ileri taşımayı hedefliyor. Bu kapsamda Kalyon PV; tanıtım, fuar katılımı, hedef pazara yönelik danışmanlık ve pazar araştırması gibi alanlarda birçok destekten yararlanabilecek. Kalyon PV; TURQUALITY kapsamına alınmasıyla birlikte küresel büyüme stratejilerini daha güçlü bir zeminde hayata geçirme fırsatı yakalayacak. Programın sunduğu hedef pazar bazlı ve uzun vadeli destek mekanizmaları, Kalyon PV’nin uluslararası pazarlarda sürdürülebilir bir marka olmasına katkı sağlayacak. Özellikle kurumsal altyapının güçlendirilmesi, marka yönetimi yetkinliklerinin geliştirilmesi ve küresel rekabet gücünün artırılması, bu sürecin temel odak alanları arasında yer alıyor. Gelişim Yol Haritası Desteği ile şirketin uluslararasılaşma sürecinin sistematik, ölçülebilir ve stratejik bir çerçevede ilerlemesi hedefleniyor. Tüm dünyada ülkemizi temsil edecek Yerli ve milli üretim anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren Kalyon PV, yüksek verimliliğe sahip ingot, wafer, güneş hücresi ve panel üretimi yapması, ileri teknoloji yatırımları gerçekleştirmesi ve entegre üretim altyapısıyla Türkiye’nin yanı sıra, küresel güneş enerjisi sektörünün de iddialı oyuncuları arasında yer almayı amaçlıyor. Bu bağlamda TURQUALITY Programı, Kalyon PV’nin uluslararası pazarlarda marka bilinirliliğini artırmasına, güvenilir ve yüksek teknolojiye sahip bir Türk markası algısını pekiştirmesine olanak sağlayacak. “Ülkemizin ekonomik kalkınmasına somut katkılar sağlayacağız.” Kalyon PV Genel Müdürü Dr. İhsan Kulalı konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Kalyon PV olarak kurumsallaşma ve büyüme yolculuğumuza ivme kazandıracak her fırsatı değerlendiriyoruz. TURQUALITY Programı’na dahil olmamız, Kalyon PV’nin kurumsal altyapısının, yönetim yetkinliklerinin ve uluslararası pazarlara yönelik büyüme stratejisinin güçlü bir temele dayandığının somut bir göstergesi. Yüksek teknolojili üretim kabiliyetimiz, sürdürülebilirlik odağımız ve yerli üretim gücümüzle, güven veren ve uzun vadeli değer yaratan bir marka olduğumuzu uluslararası arenada da göstermeyi hedefliyoruz. Bu program kapsamında sağlanan desteklerle, hedef pazarlardaki marka bilinirliğimizi artırmayı, yeni pazarlara giriş süreçlerimizi hızlandırmayı ve global ölçekte istikrarlı bir büyüme yakalamayı amaçlıyoruz. Kalyon PV olarak, Türkiye’yi güneş teknolojileri alanında uluslararası pazarlarda güçlü bir şekilde temsil etmeye ve TURQUALITY’nin gücü ile ülkemizin ekonomik kalkınmasına somut katkılar sağlamaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji TOPCon High Efficiency Hücre Teknolojilerinde Uzun Ömür ve Güvenilirliği Yeniden Tanımlıyor Haber

CW Enerji TOPCon High Efficiency Hücre Teknolojilerinde Uzun Ömür ve Güvenilirliği Yeniden Tanımlıyor

Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, ileri mühendislik altyapısı, güçlü AR-GE kapasitesi ve entegre üretim modeliyle güneş enerjisi teknolojilerinde küresel ölçekte dikkat çeken başarılara imza atmaya devam ediyor. Teknoloji odaklı büyüme yolculuğunda güçlü AR-GE altyapısı, ileri mühendislik yetkinliği ve entegre üretim modeliyle öne çıkan firma, hücreden panele uzanan katma değerli üretim zinciri sayesinde küresel pazarlarda rekabetçi, sürdürülebilir ve uzun vadeli bir konum elde etmeyi hedefliyor. Güneş enerjisi teknolojilerinde yüksek katma değerli ve yerli üretim gücüyle sektörde yeni bir dönemin kapılarını araladıklarını belirten CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, CW Enerji iştiraki olan CW SolarCell’in yeni nesil TOPCon High Efficiency Teknolojili Rectangle G12R (Golden Size) güneş hücrelerinin üretimine başladığını ve G12R Rectangle güneş hücreleri ile uluslararası pazarlarda öncü konumlarını güçlendirdiklerini söyledi. Sarvan, yüksek teknolojiye dayalı üretim altyapısı ve güçlü AR-GE yetkinliğiyle geliştirilen G12R Rectangle TOPCon High Efficiency hücrelerin, panelde alan kullanımını en üst seviyeye çıkararak birim alanda daha yüksek enerji üretimini mümkün kıldığını ifade ederek, “Fraunhofer ISE testlerine göre %25 üzerine ulaşan verimlilik değerleriyle öne çıkan hücrelerimiz hem Türkiye’de hem de küresel pazarlarda yüksek performans, uzun ömür ve rekabet avantajı sunan yeni nesil bir çözüm olarak konumlanıyor. Hücreden panele kadar uzanan entegre üretim yapısıyla dikkat çeken firmamız, ingot dilimlemeden nihai ürüne kadar tüm süreçleri yüksek teknolojiye dayalı üretim altyapısı ve uzman mühendislik gücüyle tek çatı altında gerçekleştirerek; kalite, izlenebilirlik ve verimlilikte küresel standartlarda bir üretim modeli sunuyor. Teknoloji odaklı üretim modelimiz, sürdürülebilirlik yaklaşımımız ve uluslararası kalite standartlarımızla güneş enerjisi teknolojilerinde küresel tedarik zincirinde güçlü, güvenilir ve rekabetçi bir üretici olarak yerimizi alıyoruz” dedi. TOPCon High Efficiency Hücreleri IEC 63209 Sertifikasıyla Tescillendi CW Enerji’nin geliştirdiği TOPCon High Efficiency güneş hücrelerinin, uzun ömür ve saha performansını esas alan IEC 63209 sertifikasını alarak, ürün dayanıklılığını uluslararası standartlarda tescillediğini dile getiren Sarvan, güneş hücrelerinin yüksek sıcaklık, nem, mekanik yük, termal döngü ve UV gibi zorlu çevresel koşullarda gerçekleştirilen kapsamlı testleri başarıyla tamamladığını ve gerçek saha şartlarında uzun vadeli, güvenilir ve istikrarlı performans sunabildiğini ortaya koyduğunu kaydetti. Sarvan, “Bu sertifikasyonla birlikte ürünlerimizin yalnızca verimlilik değil, aynı zamanda uzun dönem dayanıklılık ve operasyonel güvenilirlik açısından da küresel standartları karşıladığı belgelendi. Daha önce IEC 61215 sertifikasına sahip olan ürünlerimiz, IEC 63209 ile birlikte yeni nesil hücre teknolojilerinde güvenilirlik ve performans açısından daha ileri bir seviyeye taşındı” diye konuştu. Uluslararası Sertifikasyonlarla Küresel Pazarlara Erişim Öte yandan Intertek tarafından gerçekleştirilen test ve denetim süreçlerini başarıyla tamamlayan panelleri UL 61730 ve CSA C22.2 No. 61730 sertifikalarını ETL onaylı olarak almaya hak kazandığını belirten Sarvan, bu sertifikaların panellerin elektriksel güvenlik, yangın dayanımı, mekanik sağlamlık ve yapısal bütünlük gibi kritik kriterleri karşıladığını belgeleyerek, ürünlerin ABD ve Kanada pazarlarında satışa sunulmasının önünü açtığına dikkat çekti. Sarvan, böylece CW Enerji’nin Kuzey Amerika pazarlarında satış, sigorta ve finansman süreçlerine entegrasyon açısından önemli bir eşiği aşmış olduğunu ifade ederek, “Kısacası ileri mühendislik altyapısı, yerli ve milli üretim anlayışı, yüksek verimli hücre teknolojileri, entegre üretim gücü ve uluslararası sertifikasyonlarla desteklenen ürün portföyümüzle, güneş enerjisi teknolojilerinde güvenilirlik, performans ve sürdürülebilirliği bir arada sunan küresel bir teknoloji üreticisi olarak çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. Hücreden panele uzanan katma değerli üretim yaklaşımımızla hem bugünün enerji ihtiyaçlarına hem de geleceğin sürdürülebilirlik hedeflerine yanıt vererek, yüksek teknoloji odaklı büyüme stratejisiyle küresel pazarlarda uzun vadeli, güçlü ve istikrarlı bir varlık oluşturmayı hedefliyoruz” dedi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır.

A101, Yerli Cevizi Üreticisinden Tüketiciye Taşıyor Haber

A101, Yerli Cevizi Üreticisinden Tüketiciye Taşıyor

A101, Ceviz Üreticileri Derneği ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında, dernek bünyesindeki üretim bahçelerinde yetiştirilen yerli kabuklu cevizleri mağazalarında tüketicilerle buluşturuyor. Proje ile yerli tarımsal üretimin; A101’in 13.500’ü aşkın mağazası ve çok kanallı satış modeli sayesinde düzenli ve ölçeklenebilir pazar erişimi kazanması amaçlanıyor. Bu yapı, üreticinin sürdürülebilir şekilde planlama yapmasını desteklerken, iyi tarım uygulamalarının daha geniş ölçekte yaygınlaşmasına ve yerli üretimin uzun vadeli olarak güçlenmesine katkı sunuyor. Proje kapsamında devreye alınan izlenebilirlik altyapısı sayesinde, ürün üzerindeki barkod aracılığıyla tüketiciler ürünün kaynağına ve üretim sürecine ilişkin bilgilere erişilebilecek. Böylece tarladan rafa uzanan süreçte şeffaflık ve üretim emeğinin görünürlüğüyle beraber tüketici güveninin artırılması öngörülüyor. İş birliği; yerli ceviz üretiminin uzun vadeli ve sürdürülebilir şekilde büyümesine katkı sunmayı, üretici–perakende ekosisteminde örnek bir uygulama modeli oluşturmayı amaçlıyor. A101 Meyve Sebze Satınalma Genel Müdürü Gürol Kıraç, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ceviz, taze gıda kategorisinde yerli üretimin ve sürdürülebilir tarımın güçlü örneklerinden biri. A101 olarak meyve-sebze ve taze gıda tedarik zincirinde; kalite standartlarını, ürün güvenliğini ve sürekliliği önceleyen bir yaklaşımla üreticilerimizle yakın çalışıyoruz. Bu iş birliğiyle yerli cevizi güvenilir bir tedarik yapısı içinde daha fazla tüketiciyle buluştururken, üreticimizin emeğine değer katmayı ve Türkiye’nin tarımsal zenginliğini raflarımıza taşımayı sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de taze gıda tarafında yerli üretimi güçlendiren yeni projeleri hayata geçirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz.” Ceviz Üreticileri Derneği Başkanı Ömer Ergüder ise, projenin yerli üretim için taşıdığı önemi şu sözlerle ifade etti: “Yerli ceviz üreticimizin bugün en büyük sorunlarından biri, ithal ceviz baskısı altında hak ettiği değeri bulmakta zorlanmasıdır. A101 ile birlikte attığımız bu adım, hem üreticimizi güçlendiren hem de tüketiciyi gerçek Türk ceviziyle buluşturan örnek bir model oldu. Türkiye’nin bereketli topraklarında yetişen her cevizin arkasında büyük bir emek ve uzun bir yolculuk var. Bu yolculuğun değerini koruyan böyle bir projeye imza atmaktan büyük gurur duyuyoruz. A101 yönetimine ve tüm ekibine, ülkemizin tarım sektörüne verdikleri bu güçlü destek için sonsuz teşekkür ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PLASFED Üyelerinden Ankara Çıkarması Haber

PLASFED Üyelerinden Ankara Çıkarması

Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED), Türkiye sanayisinin stratejik geleceğine ışık tutan kapsamlı bir program kapsamında Ankara’da iki gün süren yoğun bir dizi temas gerçekleştirdi. Savunma sanayi, yüksek teknoloji, sanayi politikaları ve ticaret başlıklarının odağında şekillenen programda; savunma sanayinin öncü kuruluşları TUSAŞ, HAVELSAN ve ASELSAN ile sanayi ve ticaret dünyasının çatı kurumları TOBB, ASO ve ATO ziyaret edildi. Program boyunca yerli ve milli üretim anlayışı, güçlü tedarik zincirleri, Ar-Ge odaklı büyüme ve sürdürülebilir sanayi politikaları öne çıktı. PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz başkanlığında gerçekleştirilen Ankara programı, federasyonun sanayinin tüm bileşenlerini kapsayan bütüncül yaklaşımını ve yüksek temsil kabiliyetini bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’nin savunma ve teknoloji alanındaki dönüşümünün merkezinde yer alan kurumlarla yapılan görüşmelerde; sektörler arası iş birliği imkanları, sanayinin geleceği ve üretim ekosisteminin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Program kapsamında savunma sanayinin küresel ölçekte başarılarıyla öne çıkan üç öncü kurumu TUSAŞ, HAVELSAN ve ASELSAN’a gerçekleştirilen ziyaretler, PLASFED’in yüksek katma değerli üretim ve stratejik sektörlerle kurduğu güçlü bağın somut bir göstergesi oldu. Ziyaretlerin ardından ev sahibi kurumların yönetimlerine PLASFED tarafından günün anısına plaket takdim edildi. “Savunma sanayimiz göz bebeğimiz” Ziyaretlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, savunma sanayinin Türkiye’nin sanayi ve teknoloji yolculuğundaki kritik rolüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Savunma sanayimiz, bugün yalnızca teknolojik kapasitesiyle değil, yerli ve milli üretim anlayışıyla da Türkiye’nin göz bebeğidir. TUSAŞ, HAVELSAN ve ASELSAN; ülkemizin mühendislik gücünü, Ar-Ge yetkinliğini ve sanayi vizyonunu dünyaya gösteren öncü kuruluşlardır. PLASFED olarak, bu güçlü ekosistemin bir parçası olmaktan ve sanayimizin tüm bileşenleriyle birlikte üretim gücünü büyütmekten büyük gurur duyuyoruz.” Karadeniz, sanayi kuruluşları, odalar ve çatı kurumlarla kurulan temasların, sektörler arası iş birliğini güçlendirdiğini ve üretim ekosisteminin sürdürülebilir şekilde gelişmesine katkı sunduğunu vurguladı. Anıtkabir ile başlayan anlamlı program PLASFED heyeti, Ankara programına Anıtkabir ziyareti ile başladı. Yoğun katılımla gerçekleştirilen ziyarette, PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine çelenk sundu. Saygı duruşunun ardından Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Karadeniz, Cumhuriyetin çağdaşlaşma ve kalkınma hedefleri doğrultusunda üretimi ve sanayiyi merkeze alan bir anlayışla çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti. PLASFED heyetinde; BAPSİD Başkanı Mehmet Hakan Atalay, KAYPİDER Başkanı Yunus Tarla, DEPSİAD Başkanı Ömer Özkul ile çok sayıda PLASFED Yönetim Kurulu üyesi ve delegesi yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji TOPCon High Efficiency Hücreleriyle Uzun Ömür ve Performans Sertifikası Kazandı Haber

CW Enerji TOPCon High Efficiency Hücreleriyle Uzun Ömür ve Performans Sertifikası Kazandı

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, yerli üretim kabiliyetiyle geliştirdiği yüksek verimli TOPCon High Efficiency güneş hücreleri ile uluslararası düzeyde önemli bir başarıya daha imza attı. Firma, IEC 63209 sertifikasını almaya hak kazanarak, ürün kalitesini ve teknolojik yetkinliğini bir kez daha tescilledi. Sertifikasyon süreci kapsamında CW Enerji’nin yerli TOPCon High Efficiency hücreleri; yüksek sıcaklık, nem, mekanik yük, termal döngü ve UV gibi zorlu çevresel koşullara karşı uzun süreli dayanıklılık testlerinden başarıyla geçti. Daha önce IEC 61215 sertifikasını alan CW Enerji, IEC 63209 sertifikasıyla birlikte ürün dayanıklılığını ve saha performansını daha ileri seviyede kanıtlamış oldu. Tarık Sarvan: Bizim için büyük bir gurur kaynağı CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, alınan sertifikaya ilişkin değerlendirmesinde, bu başarıyla birlikte hem yerli üretim kapasitelerini güçlendirdiklerini hem de küresel pazarlarda rekabet üstünlüğünü geliştirdiklerini söyledi. Bu adımın CW Enerji’nin yüksek verimli yeni nesil hücre teknolojilerindeki yerlileşme hedefi, AR-GE gücü ve uzun ömürlü ürün üretme vizyonunun en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Sarvan, “Yerli ve milli üretim anlayışımız doğrultusunda hayata geçirdiğimiz TOPCon High Efficiency güneş hücresi yatırımlarımızın, uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından da tescillenmesi bizim için büyük bir gurur kaynağı. IEC 63209 Sertifikası, teknolojimizin yalnızca verimlilik açısından değil, uzun dönem güvenilirlik ve dayanıklılık açısından da dünya standartlarında olduğunu kanıtlıyor. Aldığımız her sertifika ile “Türkiye’nin teknoloji üretme gücünü bir üst seviyeye taşıyoruz” dedi. Teknoloji odaklı yerli üretim gücü uluslararası ölçekte bir kez daha tescillendi Güneş paneli ve hücrelerinin dayanıklılığını ve performansını doğrulayan uluslararası standartlardan IEC 61215 sertifikasının, uzun yıllardır sektörde ‘temel güvenilirlik standardı’ olarak kabul edildiğini ifade eden Savan, bu standartın sıcaklık döngüleri, nem-ısı dayanımı, mekanik yük testleri gibi temel çevresel zorlayıcı koşullarda ürünün performansını doğruladığını kaydetti. Sarvan, “IEC 63209 ise özellikle yüksek verimli yeni nesil hücre teknolojileri için güvenilirlik doğrulamasını daha ileri taşıyan bir yaklaşımdır. Bu standart kapsamında aynı testlerin bazıları daha uzun süre ve daha zorlu koşullarda uygulanarak, ürünün gerçek saha şartlarında daha uzun ömürlü performans göstermesi hedeflenir. IEC 63209 süreci, güneş hücrelerinin yalnızca laboratuvarda değil, uzun yıllar boyunca gerçek dış ortam etkilerine maruz kaldığında nasıl davranacağını daha iyi simüle etmeyi amaçlar. Bu sertifikayla birlikte CW Enerji’nin teknoloji odaklı yerli üretim gücünün uluslararası ölçekte bir kez daha tescilledik” diye konuştu. Yerli ve milli üretim yaklaşımı Sürdürülebilir büyüme ve teknoloji odaklı üretim hedefiyle çalışmalarına kararlılıkla devam ettiklerini dile getiren Sarvan, “Bu başarıyı çalışma arkadaşlarımızın özverili katkıları ve Türkiye’ye değer katma vizyonumuz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz yatırımlar sayesinde elde ettik. Yerli ve milli üretim yaklaşımımızla, hem ülkemizin dışa bağımlılığının azaltılmasına katkı sağlamayı hem de küresel ölçekte rekabet gücü yüksek, inovatif ve katma değer üreten bir sanayi ekosistemi oluşturmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda AR-GE, teknolojik dönüşüm ve ileri üretim altyapısına yönelik yatırımlarımıza devam edeceğiz” dedi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.