Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yerli Ve Milli

Kapsül Haber Ajansı - Yerli Ve Milli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerli Ve Milli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Kart Çankırı’da Hayata Geçti Haber

Türkiye Kart Çankırı’da Hayata Geçti

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ), iki asra yaklaşan tecrübesi ve geniş hizmet ağı ile posta kargodan lojistiğe, e-ticaretten bankacılığa kadar birçok alanda çalışmalarını sürdürüyor. Bu hizmetlerin yanı sıra PTT AŞ, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının koordinasyonuyla hayata geçirdiği Türkiye Kart Projesi ile şehir içi ulaşımda ödeme yöntemlerinin tek bir çatı altında toplanmasını amaçlıyor. Türkiye’nin ulaşım alanında geleceğini şekillendirecek olan Türkiye Kart Projesi, dijital dönüşüm kapsamında geliştirilen bir inovasyon ve teknoloji projesi olarak dikkat çekiyor. Ülke genelinde kullanımı hedeflenen proje ile ulaşım, ödeme, para transferi ve alışveriş işlemleri tek bir kartta birleşirken vatandaşlar Türkiye Kart’ı hem fiziki olarak hem de Türkiye Kart mobil uygulamasındaki QR kod ve kredi kartı seçenekleriyle kullanabilecek. TÜRKİYE KART ÇANKIRI’DA HİZMET VERMEYE BAŞLADI PTT AŞ, Türkiye Kart Projesi’nin ülke genelinde yaygınlaştırılmasına yönelik iş birliklerini sürdürüyor. İlk olarak pilot il Konya’da devreye alınan ve daha sonra belirli illerde kullanılmaya başlanan Türkiye Kart, Çankırı Belediyesi ile imzalanan iş birliği protokolü kapsamında Çankırı’da vatandaşların hizmetine sunuldu. İmzalanan protokol ve Türkiye Kart Projesi’nin detaylarına ilişkin bilgilendirme yapmak amacıyla Çankırı Yer Altı Tuz Şehri’nde basın bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıya, Çankırı Valisi Mustafa Fırat Taşolar, Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen ve PTT AŞ Genel Müdürü Dr. Hakan Gülten katılım sağladı. PTT AŞ GENEL MÜDÜRÜ DR. HAKAN GÜLTEN: “TÜRKİYE KART PROJESİ, BUGÜN ÇANKIRI’DA HİZMETE ALINARAK BU VİZYONUN SOMUT VE GÜÇLÜ BİR YANSIMASI HÂLİNE GELMİŞTİR.” PTT AŞ Genel Müdürü Dr. Hakan Gülten, Türkiye Kart’ın Çankırı’da hayata geçirilmesine ilişkin düzenlenen basın bilgilendirme toplantısında yaptığı konuşmada; köklü tarihi, zengin kültürel mirası ve eşsiz doğal güzellikleriyle öne çıkan Çankırı’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının koordinasyonunda, PTT’nin yürüttüğü ve ülkemizin dijital dönüşüm sürecine katkı sağlayan Türkiye Kart Projesi’nin önemine dikkat çeken Gülten, proje ile şehir içi ulaşımda kullanılan ödeme yöntemlerinin tek bir çatı altında toplandığını, daha verimli, daha ekonomik ve daha istikrarlı bir yapı oluşturulduğunu kaydetti. Türkiye Kart’ın, kullanıcı dostu yapısının yanı sıra, kâğıt bilet kullanımını ve gereksiz kart üretimini azaltarak çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sağladığını söyleyen Dr. Hakan Gülten, vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştırmayı merkeze alan bu yaklaşım doğrultusunda hayata geçirilen Türkiye Kart Projesi’nin, bugün Çankırı’da hizmete alınarak bu vizyonun somut ve güçlü bir yansıması hâline geldiğini vurguladı. Gülten, gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Çankırılı vatandaşların şehir içi ulaşımda daha hızlı, daha pratik ve güvenli bir ödeme deneyimine kavuşacağını aktararak, projenin ülke genelinde yaygınlaşmasıyla, vatandaşların hayatını kolaylaştıracağına ve ekonomik verimliliği artıran, dijital dönüşümü hızlandıran yerli ve millî bir altyapı olarak topluma değer katacağına yürekten inandığını dile getirdi. Dr. Hakan Gülten, teşekkürlerini sunarak konuşmasını sonlandırdı.

Türkiye Finans’ta Troy Kart Kullanımı 5 Kat Arttı Haber

Türkiye Finans’ta Troy Kart Kullanımı 5 Kat Arttı

Türkiye Finans, yerli ve milli ödeme sistemi TROY’a verdiği destekle ülke ekonomisine katkısını büyütmeye devam ediyor. Kartlı işlemlerden doğan komisyon ve ücretlerin Türkiye’de kalmasını sağlayarak doğrudan ülke ekonomisine katkı sunan TROY’un Türkiye Finans portföyündeki kredi kartlarında payı giderek artıyor. 2025’in ilk dokuz ayında, bir önceki yıl sonuna göre, bankanın TROY kredi kartı hacmi 5 kat artarken, TROY kartların toplam kredi kartı portföyündeki payı %14’ten %30’a yükseldi. Kart stratejisinde sürdürülebilir büyüme ve inovasyona odaklanan Türkiye Finans, uluslararası ödeme sistemleriyle uyumlu bir portföy sunarken aynı zamanda Türkiye’nin ödeme altyapısına değer katan yerli çözümlerin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. ‘Finansal bağımsızlığımızı yürekten destekliyoruz’ Türkiye Finans Dijital Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Melis Tosun Arslan, konuya ilişkin şunları söyledi: “TROY, ülkemizin finansal teknoloji ekosistemine kazandırılmış önemli bir başarı hikâyesi. Türkiye Finans olarak biz de Türkiye’nin kendi ödeme sistemine sahip olması sayesinde finansal bağımsızlığımızın güçlenmesini yürekten destekliyoruz. Müşterilerimize geniş bir kart ekosistemi sunarken, yerli ödeme sistemimizin büyümesine katkı sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Katılım finans ilkelerimiz doğrultusunda, yerli ve milli teknolojinin finans dünyasındaki en güçlü temsilcilerinden TROY ile iş birliği yaparak aynı zamanda müşterilerimizin TROY logolu kartlarımızla gündelik hayatlarına değer katan avantajlardan yararlanmalarını sağlıyoruz. Türkiye’nin ödeme sistemi TROY’a desteğimizle büyümeye, yerli finansal teknolojilere yatırım yapmaya, müşterilerimize alternatif ödeme seçenekleri sunmaya ve Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz.”

SARSILMAZ, Afrika’ya Özgü Çözümlerle BAMEX 2025’te Haber

SARSILMAZ, Afrika’ya Özgü Çözümlerle BAMEX 2025’te

Şirket, Afrika kıtasının güvenlik ihtiyaçlarına yönelik olarak %100 milli ve yerli çözümleri ile sahaya çıkarken, Afrika ülkeleri silahlı kuvvetlerinin yeniden donatılmasına yönelik geniş spektrumdaki silah ürün gamıyla dikkatleri üzerine çekmeye hazırlanıyor. Türk savunma sanayi sektörünün lider şirketi SARSILMAZ, Afrika kıtasındaki stratejik açılımını sürdürüyor. 11-14 Kasım 2025 tarihlerinde Mali’nin başkenti Bamako’da düzenlenecek olan BAMEX 2025 fuarında yer alacak olan şirket, bölgesel güvenlik ihtiyaçlarına doğrudan yanıt veren ürünleriyle fuarın en dikkat çeken katılımcılarından biri olmaya hazırlanıyor. Sahel Bölgesi ile Batı Afrika arasındaki jeopolitik konumuyla Afrika’nın merkezinde yer alan Mali, sadece Türk savunma sanayi şirketlerinin katılacağı büyük bir fuara ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. SARSILMAZ’ın ihracat odaklı büyüme politikasında önemli bir bölge olan Afrika pazarının merkezinde gerçekleştirilecek olanfuar, Afrika ülkelerindeki sektör profesyonellerini ağırlayacak. Mali’deki bu büyük etkinlikte, sergilenen ürünlerin performanslarının birebir gözlemlenebileceği atış faaliyetleri de gerçekleştirilecek. Bu yönüyle BAMEX 2025, katılımcılara ürünleri doğrudan deneyimleme fırsatı sunan nadir etkinliklerden biri olarak öne çıkıyor. “Bir Ordu İçin SARSILMAZ Yeter” Bir orduyu donatacak ürün gamıyla SARSILMAZ, BAMEX 2025’te SAR127 MT, SAR762 MT, SAR56, SAR9 silah ailesi gibi öne çıkan modelleriyle yer alacak. Afrika ülkelerinin yeniden dizayn etmeye başladıkları ordularının silah ihtiyaçlarının tamamını karşılamaya aday olan SARSILMAZ silah ailesi, farklı operasyonel ortamlara uyumu, dayanıklılığı ve kullanıcı dostu tasarımlarıyla öne çıkıyor. Fuarda SARSILMAZ’ın tamamen yerli tasarım ve mühendislikle üretilen SAR9 tabanca serisi başta olmak üzere geniş ürün yelpazesi profeyonellerle buluşacak. SARSILMAZ standındaki ağır makineli tüfek SAR 127 MT, piyade ve araç üstü kullanıma yönelik olarak geliştirilen SAR 762 MT, kullanıcı dostu ve ergonomik yapısıyla dikkat çeken SAR 56 gibi göz dolduran ürünlerin fuar ziyaretçilerinin yoğun ilgisini çekmesi bekleniyor. Afrika’da Yükselen Dinamik: Mali ve Batı Afrika’nın Potansiyeli Mali’li yetkililer fuarın temasının “Afrika, küresel savunma inovasyonlarının merkezinde” olarak belirlendiğini açıklarken, sektörde inovasyon ve AR-GE’ye en büyük yatırımlardan birini yapan SARSILMAZ için bu tema yeni imkanları beraberinde getiriyor. Fuar, Afrika’da ülkelerin “güvenlik direncini yeniden inşa etme” yöneliminin bir uzantısı olarak görülürken, Türkiye’de silahlı kuvvetler için geliştirdiği yerli ve milli silahlarla ilklere imza atan SARSILMAZ, Afrika’da da orduların yeniden dizaynında etkin rol almaya hazırlanıyor. SARSILMAZ’ın BAMEX 2025’e katılımı Afrika’daki genişleme stratejisinin takipçisi olduğunu da ortaya koyuyor. Afrika’da marka bilinirliğini daha da artırmak, yerel kamu ve askeri yetkililerle doğrudan temas kurmak, potansiyel temsilcilik ağlarını genişletmek bu stratejinin temel taşları arasında yer alıyor. Fuar süresince SARSILMAZ, yeni iş birlikleri geliştirmeye, kamu ve askeri yetkililerle birebir görüşmeler gerçekleştirmeye ve ürün gamını bölgenin ihtiyaçlarına göre uyarlamaya odaklanacak. Şirket, Mali ve Batı Afrika’nın genelinde savunma sanayi alanında sürdürülebilir işbirlikleri oluşturmayı hedefliyor.

KTO Karatay Üniversitesi ile Aselsan Konya Stratejik İş Birliği Başlattı Haber

KTO Karatay Üniversitesi ile Aselsan Konya Stratejik İş Birliği Başlattı

Protokol töreni, 8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları kapsamında; İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Konya Valisi İbrahim Akın, KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Öztürk, KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç, ASELSAN Konya Yönetim Kurulu Başkan V. İbrahim Koyuncu ve ASELSAN Konya Genel Müdürü Serhan Özsoy’un teşrifleri ile gerçekleşti. “Yerli ve Millî Savunma Sanayimizin Gelişimine Katkı Sunacak Projeleri Desteklemeye Devam Edeceğiz” KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Öztürk, törende iş birliği protokolünün önemine değinerek şu ifadeleri kullandı: “Üniversite-sanayi iş birlikleri, ülkemizin teknolojik bağımsızlığı ve sürdürülebilir kalkınması açısından büyük önem taşıyor. Bu protokol, bilgiyle üretimi buluşturan güçlü bir adım olmuştur. Akademisyenlerimiz ile ASELSAN Konya’nın AR-GE ekiplerinin ortak projelerde yer alması, öğrencilerimize yeni staj ve uygulamalı eğitim olanakları sunacaktır. KTO Karatay Üniversitesi olarak, yerli ve millî savunma sanayimizin gelişimine katkı sunacak projeleri desteklemeye ve nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye devam edeceğiz.” “Ülkemizin Savunma Sanayi Hedeflerine Katkı Sağlamaktan Gurur Duyuyoruz” KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç, protokolün uygulamalı eğitim vizyonu açısından stratejik bir adım olduğunu belirterek; “ASELSAN Konya ile kurduğumuz bu iş birliği, akademik bilgi birikimini üretim sahasına taşıyan güçlü bir modeldir. Üniversitemiz bünyesindeki araştırma merkezlerinin yetkinliği, ASELSAN Konya’nın teknoloji altyapısı ile birleşerek savunma sanayine yenilikçi çözümler sunacaktır. Bu protokol, öğrencilerimizin sektörel deneyim kazanmalarına olanak tanırken, akademisyenlerimizin araştırma çıktılarını somut projelere dönüştürmelerine zemin hazırlayacaktır. KTO Karatay Üniversitesi olarak, ülkemizin savunma sanayinde yerli ve millî hedeflerine katkı sağlayan tüm girişimlerin paydaşı olmaktan gurur duyuyoruz” şeklinde konuştu. Tören, protokol imzalarının ardından hatıra fotoğrafı çekimi ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın KTO Karatay Üniversitesi standını ziyaretiyle tamamlandı.

Yeni Altay Tankları Türk Silahlı Kuvvetleri’ne Teslim Edildi Haber

Yeni Altay Tankları Türk Silahlı Kuvvetleri’ne Teslim Edildi

Türkiye’nin savunma sanayindeki en önemli yatırımlarından biri olan BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açıldı. Düzenlenen açılış töreninde aynı zamanda ilk üretilen Yeni ALTAY Tankları da Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim edildi. Türkiye bu başarılı projeyle dünyada özgün olarak ana muharebe tankı tasarlayıp üretebilen 12 ülkeden biri oldu. Açılış töreninde konuşan BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Yeni ALTAY Tankı’nı yerli ve milli imkânlarımızla inşa ettiğimiz, üretim kapasitesi ve teknoloji yoğunluğu bakımından dünyada ilk 5, Avrupa’da ise ilk 3 arasında yer alan BMC Ankara Üretim Kompleksi’mizde üreteceğiz. Sanayici kimliğimiz ve birikimimizle ülkemiz için çok önemli ve kritik olan bu projeye nasıl katkı sağlayabiliriz diye çıktığımız bu yolda, bugün BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesislerimizi açarken ilk üretilen Yeni Altay Tanklarımızı da Türk Silahlı Kuvvetlerimize teslim ediyoruz. Bu zorlu süreçte vizyonu, savunma sanayimizin millileştirilmesine yönelik inancı ve kararlı liderliği ile bizlere güç veren Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı arz ediyor, bu önemli projede bizlerle omuz omuza çalışan ve bu başarıda emeği geçen değerli proje ortaklarımıza ve tüm çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi. Türkiye’nin savunma sanayinde yüz akı olan BMC, Ankara’da yatırımını tamamladığı Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisinde, ülkemizin son yıllardaki en büyük savunma sanayi projesi olan Yeni ALTAY Tankı’nın seri üretimine geçerek tarihi bir başarıya daha imza attı. BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisleri’nin açılışının yapıldığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Genelkurmay Başkanı Selçuk Bayraktaroğlu ve çok sayıda askeri ve sivil davetlinin katılımıyla gerçekleştirilen törende, ilk üretilen Yeni ALTAY Tankları Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim edildi. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, açılış töreni kapsamında gerçekleştirdiği konuşmasında şunları ifade etti: “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz törende, ALTAY Ana Muharebe Tanklarımızın teslimatını ve zırhlı araçlara yönelik yeni nesil entegre üretim tesisimizin açılışını gururla gerçekleştirdik. Bugün yalnızca bir fabrikanın kapısını değil; büyük ve güçlü Türkiye idealine açılan stratejik bir eşiği daha aştık. Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli liderliğinde savunma sanayiimizde başlattığımız büyük dönüşüm, ALTAY ile bugün sahaya taşınıyor. ALTAY yalnızca bir tank değil; bağımsızlığımızın zırhlı iradesi, mühendislikte ulaştığımız seviyenin çelikten yansımasıdır. Projenin bugünlere gelmesinde emek veren herkese şükranlarımı sunuyorum.” BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Böylesine kritik bir projede 70 yıllık sanayicilik kültürüne sahip Tosyalı’ya güvenilmesi ve BMC’nin savunma sanayindeki bilgi birikimine inanılması bizlere en başından beri motivasyon ve güç kaynağı oldu.” Türkiye’nin savunma sanayi alanında oyun kurucu haline gelmesi yolunda kritik bir adım olan bu projenin başarıya ulaşmasında köklü sanayicilik kültürünün önemli bir faktör olduğuna vurgu yapan BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Ülkemizin geleceği ve güvenliği açısından böylesine kritik bir projede 70 yıllık sanayicilik kültürüne sahip Tosyalı’ya güvenilmesi ve BMC’nin savunma sanayindeki bilgi birikimine inanılması bizleri en başından beri motive eden en önemli unsur oldu. Tosyalı olarak dünyanın çok zorlu coğrafyalarında, dünya çapında tesis yatırımlarına ve projelere imza atıp bunları öngörülen zamandan da önce tamamlayan bir şirketiz. 3 kıtada sayıları 50’ye ulaşan tesisimiz, 15 milyon ton yıllık sıvı çelik üretim kapasitemiz ve yaklaşık 15 bin çalışanımızla geçen yıl dünyanın en hızlı büyüyen ilk 3 çelik üreticisinden biri olurken dünya sıralamasında 21 basamak birden atlayarak 46’ncılığa yükseldik. Bugün dünyada böyle bir başarı elde ettiysek ve aynı zamanda Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın üçüncü büyük çelik üreticisi konumuna yükseldiysek bunu sanayideki bilgi birikimimize, işinin ehli çalışanlarımıza, ileri teknoloji ve Ar-Ge’ye yaptığımız yatırımlara borçluyuz. Tosyalı olarak Yeni Altay Tankı için yola çıktığımızda bu konuyu ticari bir mesele olarak görmedik. Ülkemizin geleceği ve güven dolu yarınları için hep birlikte yola çıktığımız milli bir mesele olarak ele aldık.” dedi. BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Bu zorlu süreçte vizyonu, savunma sanayimizin millileşmesine yönelik inancı ve kararlı liderliği ile bizlere güç veren Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı arz ediyorum.” Bugün, 10 yıl öncesinde yola çıkılan prototipten tamamen farklı, değişen muharebe sahası ihtiyaçlarına uygun olarak teknolojisi geliştirilen Yeni ALTAY Tankı’nın seri üretime geçmesiyle birlikte, dünyada özgün olarak ana muharebe tankı tasarlayıp üretebilen 12 ülkeden biri olmanın gururunu yaşadıklarını dile getiren Fuat Tosyalı, “Yeni ALTAY Tankı’nda, BMC’nin Ar-Ge ve tasarım ekipleri tarafından ihracat lisansı alınamayan tüm alt sistemlerin yerine yerli ve milli alt sistemler geliştirildi. TSK’nın ihtiyaçları doğrultusunda teknolojik, dijital ve mekanik olarak araç üzerine yeni savunma sistemi ve ekipmanları yerleştirildi. Belki de seri üretime başlamış olmamızdan daha da heyecan verici olanı ise, inşallah 2026 yılının sonlarından itibaren Yeni ALTAY’ın BMC Power tarafından üretilen yerli ve milli güç grubu ile seri üretime devam edecek olması. Ülkemizin mühendisleri, teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge ile Yeni ALTAY Tankı projesini hayata geçirmek için büyük bir özveriyle çalıştılar. Bu projede çalışan ekipler ülkemizin önemli meselelerinden birine çözüm ürettiği bilinciyle büyük bir heyecan ve motivasyon ile ter döktüler. Böylece ortaya en ileri teknolojilerin kullanıldığı, yüksek yerlilik oranına sahip, dünyadaki benzerlerinden çok daha üstün özellikleri olan ve ordumuzun ihtiyaçlarına göre geliştirilen Yeni ALTAY Tankı çıkmış oldu. Bu zorlu süreçte, vizyonu, savunma sanayimizin millileşmesine yönelik inancı ve kararlı liderliği ile bizlere güç veren Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı arz ediyor, bu önemli projede bizlerle omuz omuza çalışan ve bu başarıda emeği geçen değerli proje ortaklarımıza ve tüm çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi. BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Yeni ALTAY Tankı’nı yerli ve milli imkânlarımızla inşa ettiğimiz, üretim kapasitesi ve teknoloji yoğunluğu bakımından dünyada ilk 5, Avrupa’da ise ilk 3 arasında yer alan BMC Ankara Üretim Kompleksi’mizde üreteceğiz.” BMC’nin Altay Tankı ile ilgili Arifiye’de başlayan faaliyetlerinin, 21 Ağustos 2019’dan beri Millî Savunma Bakanlığı kontrolünde ve denetiminde sürdürdüğünü ve şimdi bu çalışmaları BMC Ankara Üretim Kompleksi’ne taşıyacaklarını söyleyen Fuat Tosyalı, “Savunma Sanayi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen tank ihalesini alır almaz, bu projenin hayata geçirilmesinde Arifiye’nin birikiminden yararlanmak için bu tesisin kiralanması yoluna gitmiştik. Bunun karşılığında da bu tesisin çalışma ve üretim alanlarının altyapısını yenilemek, yeni ve güncel yazılımlı tezgahlarla donatmak üzere bir yatırım taahhüdünde bulunduk. Yeni Altay Tankı, Yeni Fırtına Obüsü ve Zırhlı Personel Taşıyıcı olan Altuğ aracımızı Arifiye’de geliştirdik. BMC Power ile Avrupa’nın sayılı Motor ve Transmisyon Test Merkezlerinden birinin bu tesiste kurulmasını sağladık. Arifiye’deki bütün taahhütlerimizi yerine getirdik. Tosyalı olarak BMC’nin çoğunluk hisselerini alır almaz bu projeyi yeniden ele alarak savunma sanayi ekosistemine daha uygun olduğu için Yeni ALTAY Tankı’nı üreteceğimiz fabrika için Ankara’yı seçtik. Daha önce bu yatırım için planlanan Karasu’daki araziyi de devletimize iade ettik. Tamamen yerli ve milli imkânlarımızla inşa ettiğimiz BMC Ankara Üretim Kompleksi yatırımımız da planladığımız takvimin hep önünde gitti. Yeni ALTAY Tankı’nın seri üretimini Ankara’daki bu fabrikamızda yapacağız dedik ve çok şükür bugün bunu da başararak savunma sanayimize dünya standartlarında bir tesis kazandırdık. Devreye aldığımız bu tesisimiz, hem sahip olduğu kapalı alan ve üretim kapasitesi hem de teknoloji yoğunluğu bakımından Türk savunma sanayinin en büyük ağır zırhlı araçlar üretim tesisi oldu. Kapalı alan olarak dünyada da sayılı tesislerden biri olan BMC Ankara, üretim kapasitesi ve teknoloji yoğunluğu bakımından dünyada ilk 5, Avrupa’da ise ilk 3 ana muharebe tankı üretim tesisi içinde yer alıyor.” dedi. BMC Ankara Üretim Kompleksi 1000 dönümlük bir kampüs olarak tasarlandı BMC Ankara Üretim Kompleksi yaklaşık 1000 dönümlük bir alanda çok büyük bir kampüs olarak tasarlandı. Üretim Kompleksi içerisinde BMC Power Tesisi ve BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisi olmak üzere iki ana tesis bulunuyor. İlk olarak BMC Power inşaatı tamamlanarak geçen yıl faaliyete geçirildi. Tesiste motor ve transmisyon bloklarının talaşlı imalatı ve montajı, yakıt enjeksiyon sistemi gibi kritik alt sistemlerin üretimi gerçekleştiriliyor. BMC Power bünyesinde, Türk mühendis ve işçisinin emeği ile geliştirilen yerli ve milli 400 ve 600 beygirlik motorlar, 1000 ve 1500 beygirlik güç gruplarının üretim çalışmaları devam ediyor. Bu tesiste ALTAY Tankı’na, FIRTINA Obüsü’ne, Yeni Nesil Zırhlı Araç gruplarının birçoğuna ve farklı tipteki deniz araçlarına yerli ve milli motor ve transmisyon üretilmeye başlandı. BMC’nin açılışını bu tören ile yaptığı BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisi’nde ise başta Yeni ALTAY Tankı olmak üzere birçok paletli ve tekerlekli zırhlı araç imal edilecek. Zırhlı Araç Üretim Tesisinde, aylık 8 adet ALTAY Tankı ve aylık 10 adet ALTUĞ 8X8 seri üretim kapasitesi bulunuyor. Bu araçların üretileceği platformlar, kolaylıkla farklı tip zırhlı araçların üretilebileceği hatlara dönüştürülebiliyor, böylece esnek bir üretim altyapısına da sahip oluyor. BMC Ankara Üretim Kompleksi’nde ayrıca yaklaşık 300 dönümlük, tank ve diğer zırhlı araçların farklı arazi koşullarında testlerinin yapılabileceği bir de test sahası bulunuyor. Tasarlanan Araç Test Alanı dünyadaki örnekleriyle kıyaslandığında en gelişmiş seviyede. Bir zırhlı araç tesisinde ihtiyaç duyulan her türlü modern test imkânına sahip. Ar-Ge ve üretim fonksiyonlarına ek olarak, Entegre Lojistik Destek Faaliyetleri kapsamında modern bir Eğitim Merkezi de bu tesis içerisinde yer alıyor. BMC Ankara Üretim Kompleksi tam kapasiteye ulaştığında mühendis ve işçilerden oluşan ekip sayısı 1.500’e ulaşacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin İlk Hızlı Tren Fabrikası Yükseliyor Haber

Türkiye’nin İlk Hızlı Tren Fabrikası Yükseliyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları AŞ (TÜRASAŞ) Sakarya Bölge Müdürlüğü’nde kurulacak olan Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti İmalat ve Test Fabrikası hakkında açıklamada bulundu. 15 Bin Metrekarelik Alana Kurulacak Sakarya’da kurulacak olan yeni tren fabrikasının yaklaşık olarak 15 bin metrekare büyüklükte geniş bir alanda kurulacağının bilgisini veren Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi “Sakarya’da hayata geçireceğimiz bu proje ile ülkemize yeni bir üretim merkezi kazandıracağız. Bu yeni tesisimizde 225 kilometre hıza sahip, ülkemizin ilk yerli ve milli Elektrikli Hızlı Treni başta olmak üzere, Türkiye'nin raylı sistemler alanındaki geleceğine yön verecek nice yerli ve milli tren bu tesiste hayat bulacak. Fabrikamız faaliyete geçtiğinde yerli ve milli üretimin mihenk taşlarından biri haline gelen raylı sistemler sektörü için büyük bir kapasite oluşturmuş olacağız.” Yeni tren fabrikasının 12 hızlı tren seti üretim ve test kapasitesine sahip olacağının bilgisini veren Bakan Uraloğlu, “Bir yandan demiryolu altyapı ve üstyapı yatırımlarını sürdürürken eş zamanlı olarak araç üretimlerine de hız veriyor, yerli ve milli hızlı trenlerimiz ile dışa bağımlılığımızı azaltıyor, ulaşımda hızlanıyoruz.” şeklinde konuştu. Fabrika yapım çalışmaları kapsamında kazı ve dolgu işlemlerinin tamamlandığını kaydeden Uraloğlu, zemin iyileştirme çalışmalarının ardından temel atma işlemlerine geçileceğini belirtti. Ekonomiye 3,5 Milyar Liralık Katkı Fabrika projesi ile birlikte önemli ölçüde ekonomik katkı sağlamayı hedeflediklerini kaydeden Bakan Uraloğlu, “Üretim tesisimizde elde edeceğimiz yüksek katma değerli ürünler sayesinde; ülkemizin Ar-Ge ve teknoloji altyapısına, yerli sanayimizin gelişimine, istihdama ve genel ekonomimize güçlü bir destek sunacağız. Yerli ve millî imkanlarla inşa ettiğimiz bu yeni fabrikamızda, ülkemizin ihtiyaç duyduğu hızlı tren setlerini üreteceğiz. Aynı zamanda bu yatırım ile yaklaşık 250 kişilik yeni personel istihdamı oluşturacağız, ekonomimize de yıllık yaklaşık 3,5 milyar lira katkı sağlayacağız." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom’un Yerli Çözümü SEBA’ya Uluslararası Ödül Haber

Türk Telekom’un Yerli Çözümü SEBA’ya Uluslararası Ödül

Türk Telekom, Türkiye’nin teknoloji ihraç eden ülke olma hedefi doğrultusunda yenilikçi çözümler geliştirmeye ve küresel pazarda fark yaratan ürünler sunmaya devam ediyor. Türk Telekom’un geliştirdiği yerli ve milli çözümler, telekomünikasyon ekosisteminde trendlere de yön veriyor. Türk Telekom’un, grup şirketi Argela ve ABD’deki iştiraki Netsia ile birlikte hayata geçirdiği SEBA projesi (SDN Enabled Broadband Access/Yazılım Tabanlı Genişbant Erişim Çözümü) NetworkX Awards'ta ödül aldı. Türk mühendisler tarafından geliştiriler ve telekomünikasyon altyapılarında çığır açan SEBA, global devleri geride bırakarak, "Outstanding Multi-Gigabit Fibre Access Innovation" (Multi Gigabit Fiber Erişimde Üstün İnovasyon) kategorisinde birinciliğe layık görüldü. Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, “Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik ederken, yerli ve milli teknoloji ekosisteminin kurucusu ve taşıyıcısı olma görevimizi de sürdürüyoruz. 5G’ye hazırlık sürecinde en önemli hedeflerimizin başında stratejik yatırımlar ve yerlilik ana odak noktalarımızı oluşturuyordu. Bugün geldiğimiz noktada fiber ağımız ve fiberle bağlı LTE baz istasyonlarımız ile 5G ve yenilikçi teknolojilerin temel taşı olan bileşenlerde güçlü bir konuma sahibiz. Yoğun Ar-Ge çalışmalarımız ve zengin saha deneyimlerimiz ile uzun yıllardır, 5G ve ötesi teknolojilere hem kendimizi hem de ülkemizi hazırlıyoruz. 5G alanında 70’in üzerinde uluslararası patentimiz var. RIC, SEBA ve uydu bağımsız 5G senkronizasyon çözümümüz gibi yerli ürünlerimizi küresel pazarla buluşturuyoruz. Türk mühendislerin geliştirdiği ve Avrupa’ya ihraç ettiğimiz SEBA ürünümüz, sabit internet alanında dünyanın en prestijli ödüllerinden birine layık görüldü. Türkiye’nin teknoloji alanında yerli ürün geliştirme ve ihraç etme vizyonuna öncülük ettiğimizin önemli bir göstergesi olan bu ödül aynı zamanda Türk mühendislerinin önemli bir başarısı. SEBA’nın geliştirilmesine önemli rol oynayan grup şirketimiz Argela ve ABD’deki iştiraki Netsia’ya takdir ve teşekkürlerimi sunuyorum. Türk Telekom olarak yerli teknoloji ekosistemini desteklemeyi ve Türkiye’nin yenilikçi teknolojileri sadece kullanan değil aynı zamanda geliştiren ve etrafına kullandıran bir güç olma hedefine liderlik etmeyi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Grup şirketi Argela ve ABD’deki iştiraki Netsia ile birlikte Türk mühendislerin titiz çalışmalarıyla geliştirilen SEBA ve BBF tabanlı Netsia BB Suite, yazılım tabanlı bulut bilişim teknolojileri ile telekom operatörlerinin sanal sunucuları üzerinde çalışarak, donanım altyapı maliyetini azaltıp kaynak tasarrufu sağlıyor. Türk Telekom çözümü, ilk ihracatını Avrupa’nın önde gelen bir operatörüne yaparak dünyaya açılırken, ulaştığı hane sayısı her geçen gün artıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

5. Askeri Radar ve Sınır Güvenliği Zirvesi 7 Ekim’de Başlıyor Haber

5. Askeri Radar ve Sınır Güvenliği Zirvesi 7 Ekim’de Başlıyor

Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki en önemli ihtisas etkinliklerinden biri olan Askeri Radar ve Sınır Güvenliği Zirvesi – MRBS, bu yıl beşinci kez kapılarını açıyor. 7-8 Ekim 2025 tarihlerinde Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek Zirve, T.C. İçişleri Bakanlığı, T.C. Milli Savunma Bakanlığı ve T.C. Savunma Sanayii Başkanlığı’nın destekleriyle, MÜSİAD Ankara Şubesi’nin ev sahipliğinde düzenleniyor. Zirveye ilişkin detaylar, Intercontinental Grand Ankara Hotel’de gerçekleştirilen basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu. Ankara Savunma Sanayiinin Merkez Üssü Toplantıda konuşan MÜSİAD Ankara Başkanı Fatih Bilal Yülek, Ankara’nın savunma sanayiinde üstlendiği stratejik role dikkat çekerek şunları söyledi: “Ankara’ya MRBS gibi önemli bir ihtisas etkinliğini kazandırmış olmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. İki yılda bir düzenlediğimiz Zirve’nin bu yıl beşincisini hayata geçiriyoruz. Yerli ve milli savunma sanayii ürünlerini karar vericilerle buluşturan, iş birliklerine zemin hazırlayan güçlü bir platform olan MRBS; kamu, özel sektör ve üniversite temsilcilerini bir araya getiren oturumlarıyla da dikkat çekiyor. Bu yıl MRBS'de 100’e yakın katılımcı firma ve 1.800’e yakın sektör profesyonelini Ankara’da bir araya getirmeyi hedefliyoruz.” Ankara merkezli savunma sanayii firmalarının global başarıları, ihracat ve yeni sözleşme hacimlerindeki artışla birleşerek, başkentin “savunma sanayiinin başkenti” kimliğini hem yerel hem küresel ölçekte pekiştirdiğine dikkat çeken Yülek, “Geçtiğimiz günlerde açıklanan Defense News Top 100 listesinde merkezi Ankara’da bulunan beş Türk savunma firması – ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, ASFAT ve MKE – yer aldı. Bu tablo, Ankara’nın sektördeki kritik konumunu bir kez daha gözler önüne serdi.” 50’ye yakın ülkenin askeri ateşesi MRBS’ye katılacak Yülek, ayrıca MRBS 2025’in bu yıl 50’ye yakın ülkenin askeri ataşesini ağırlayacağını belirterek, zirvenin uluslararası iş birliği potansiyelini vurguladı: “Savunma sanayiimizde yerlileşme hız kazandı, ihracat potansiyelimiz her geçen yıl artıyor. 2025’in ilk 8 ayında savunma ve havacılık ihracatımız geçen yıla göre yüzde 45 artışla 5 milyar 418 milyon dolara ulaştı. MRBS, bu ivmeyi daha da ileriye taşıyacak.” Yerli Üretim ve KOBİ Katılımı Öne Çıkıyor Savunma sanayiide dışa bağlılığın azalmasının stratejik önemine de dikkat çeken Yülek, yerli ve milli üretimin yalnızca bu bağımlılığı azaltmakla kalmadığını, aynı zamanda KOBİ’leri de tedarik zincirine entegre ettiğini vurgulayarak şöyle devam etti: “Büyük savunma firmalarımızla birlikte birçok KOBİ’miz de bu sürecin aktif bir parçası. Bu geniş ekosistem, sadece güvenliğimizi değil, ekonomik kalkınmamızı da güçlendiriyor." Yülek ayrıca, hükümetin açıkladığı Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında savunma sanayiine yönelik teknoloji ve sürdürülebilirlik hedeflerini hatırlattı: “Radar, elektronik harp, yapay zekâ, yerli yazılım ve haberleşme sistemleri gibi kritik teknolojilerde yerlileşme teşvik ediliyor. Aynı zamanda yeşil ve dijital ekonomiye geçiş hedefleri doğrultusunda; enerji verimli radar sistemleri, sürdürülebilir üretim süreçleri ve yeşil lojistik uygulamaları da ön plana çıkıyor. MRBS’de biz de bu başlıklara yer vererek, sektörün dönüşümüne öncülük etmeyi amaçlıyoruz.” Yeni ürünler ilk kez MRBS’de tanıtılacak MRBS bu yıl da savunma teknolojilerindeki en yeni ürün ve sistemlere ev sahipliği yapacak. Bunlardan biri VISCO firması, yerli üretim yeni nesil taşınabilir güç kaynaklarını ilk kez Zirve’de görücüye çıkaracak. Bu ürün, radar sistemlerinden haberleşme altyapılarına, acil durum senaryolarından mobil operasyonlara kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor. Odak Ar-Ge ise zorlu sınır ve operasyon koşullarına uygun olarak geliştirdiği yüksek performanslı projektörler ile kablolu aydınlatma drone sistemlerini sektör profesyonelleriyle ilk kez Zirve’de buluşturacak. Net Technologies firması Phased Array teknolojisine sahip yeni nesil mobil IoT anten sistemini ilk kez tanıtacak. Hareket halindeyken bile hızlı ve kesintisiz bağlantı sağlayan bu sistem, haberleşme altyapılarında önemli bir fark yaratmayı hedefliyor. Beyes Teknoloji tarafından geliştirilen Yüksek Hızlı 16 Kanal Slipring ve Taktik Sinyal Nişan İletim Dronu - TASNİD de ilk kez tanıtılacak ürünler arasında yer alıyor. Türkport firması ise geliştirdiği Gökçeri gözetleme balonları ile MRBS’de boy gösterecek. Casus balonların istihbarat toplama kapasitesini güçlendirmesi ve sınır güvenliğinde etkinlik kazandırması bekleniyor. Yapay zeka ve siber güvenlik konuları öne çıkacak Askeri radar sistemlerinde yapay zeka uygulamaları ve sınır güvenliğinde siber tehditlere karşı yerli çözümler hakkında önemli oturumlar gerçekleşecek. Tedarik zinciri yönetiminde karşılaşılan zorluklar ve hava sistemleri özel oturumları olacak. Bu oturumların yanı sıra sektördeki uzman isimler, kendi alanlarındaki gelişmeleri paylaşacak. MRBS MÜSİAD için önemli bir Zirve Beşinci kez düzenlenen bu Zirve, MÜSİAD’ın savunma sanayisine verdiği stratejik önemin somut bir göstergesi. Bu kapsamda MRBS tanıtım toplantısına; MÜSİAD Ankara Başkanı Fatih Bilal Yülek, MÜSİAD Ankara Başkan Yardımcıları Ahmet Bahaddin Meral, Hüseyin Canyurt, Ömer Bulut ile MÜSİAD Ankara Şube Müdürü Mehmet Akif Baş ve MÜSİAD Sektör Kurulları Komisyon Başkanı Mehmet Akif Çelik, MÜSİAD Savunma Sanayi Sektör Kurulu Başkanı Halil Akgül katıldı. Yerli ve milli teknolojilerin sergileneceği MRBS’de, T.C. İçişleri Bakanlığı ve T.C. Milli Savunma Bakanlığı’nın standları yer alacak. Ayrıca TUSAŞ, Sinerji Yüksek Teknoloji A.Ş., AVAS Metal, BMC, HAVELSAN, ROKETSAN, STM, ASFAT, Meteksan Savunma, FOTONİKS, Gürbağ Savunma gibi savunma sanayisinin güçlü temsilcileri yerini alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yerli havacılık teknolojisiyle 2,5 milyon Euro tasarruf Haber

Yerli havacılık teknolojisiyle 2,5 milyon Euro tasarruf

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, hava trafik kontrolünü dijital hale getiren yerli ve milli Elektronik Uçuş Stribi ve Dijital Hava Trafik Kontrolörü Kalkış Müsaadesi (EFS/DCL) Sistemi’nin Devlet Hava Meydanları İşletmesi ve TÜBİTAK iş birliğiyle geliştirildiğini belirtti. Uraloğlu, “Milli Hava Trafik Kontrolü (ATC) Ar-Ge Projesi kapsamında hayata geçirilen sistem hava trafik kontrol hizmetlerinde büyük kolaylık sağlayarak işlemleri dijital hale getiriyor.” ifadelerini kullandı. Kağıt Stribin Yerini Elektronik Strip Aldı Bakan Uraloğlu, EFS/DCL Sistemi’nin hava trafik kontrolörlerinin uçuşları elektronik ortamda yönetmesine olanak tanıdığını belirtti. Bu sayede, kâğıt striplerin yerine elektronik veri kullanılarak hata payının azaldığını, süreçlerin hızlandığını ve uçuşların daha emniyetli hale geldiğini ifade eden Uraloğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “EFS ile kâğıt striplerin yerini alarak uçuş bilgilerinin elektronik ortamda takibini ve kaydını da sağlayan sistem sektörler arası transferine de imkân sağlıyor. Pek çok otomasyonu da beraberinde getirerek hava trafik kontrolörlerinin iş yükünü hafifletiyor, insan hatasını asgariye indirerek operasyonun emniyetini artırıyor. Dünyada, yalnızca söz konusu sistemde bulunan görerek uçuş şartlarındaki uçuşların bilgilerinin işlenmesinde de tam kontrol sunuluyor. Bu sayede operasyon verimliliği de üst düzeye taşınıyor.” Kalkış İzni Dijital Ortama Taşındı Bakan Uraloğlu, hem zamandan kazanç sağlandığını hem de daha emniyetli bir operasyon yürütülmesine katkıda bulunulduğunu belirterek “DCL fonksiyonu ile pilotlarla kule arasındaki telsiz trafiğini azaltarak iletişimi daha hızlı ve güvenli hale getiriyor. Sistem sayesinde gerekli teknik altyapıya sahip uçaklar kontrolör müsaadesini sesli komut yerine dijital ortamda alabiliyor. Böylece telsiz kullanımına olan ihtiyaç azalıyor, iletişim hatalarının önüne geçiliyor ve uçuş operasyonları daha güvenli hale geliyor.” 29 Havalimanında Aktif Olarak Kullanılıyor Sistemin hizmete alındığı 2022 yılından bugüne kadar 29 havalimanına yaygınlaştırıldığını belirten Uraloğlu, “Sistem, özellikle Antalya, Milas Bodrum, Muğla Dalaman, Ankara Esenboğa ve İzmir Adnan Menderes gibi trafiğin yoğun olduğu havalimanlarında büyük kolaylık sağlıyor. Hava trafik yönetiminde süreçleri hızlandıran sistem, kontrolörlerin iş yükünü hafifletirken, uçuşların daha düzenli bir şekilde gerçekleştirilmesine katkı sunuyor. Hava Trafik Kontrolörlerinin yeni uçuş rekorları kırmasına yardımcı oluyor. Önümüzdeki süreçte diğer havalimanlarımızda da yaygınlaştıracağız.” dedi. 2,5 Milyon Euro Tasarruf EFS/DCL Sistemi’nin milli imkanlar ile üretildiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Operasyonel verimliliğin artırılmasının yanı sıra yerli havacılık teknolojisiyle ürettiğimiz sistem ile 2022 yılından bu yana 2,5 milyon Euro tasarruf sağladık.” dedi. Bakan Uraloğlu,  sistemin sadece Türkiye’de değil, uluslararası havacılık sektöründe de rekabet edebilecek seviyeye ulaştığını ve önümüzdeki süreçte farklı ülkelere ihraç edilmesiyle ekonomik kazanç elde edileceğini belirtti.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.