Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yerli Ve Milli

Kapsül Haber Ajansı - Yerli Ve Milli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerli Ve Milli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ROKETSAN, Yapay Zekâ Hackathonu ile Savunmanın Geleceğini Bugünden Tasarlıyor Haber

ROKETSAN, Yapay Zekâ Hackathonu ile Savunmanın Geleceğini Bugünden Tasarlıyor

Türkiye'nin lider roket, füze ve mühimmat teknolojileri firması ROKETSAN tarafından, savunma endüstrisindeki öncü rolünü yapay zekâ alanına da taşıma hedefiyle düzenlenen Yapay Zekâ Hackathonu başladı. Kritik teknolojilerde geliştirdiği yerli ve millî çözümlerle Türkiye'nin teknoloji bağımsızlığına katkı sağlayan ROKETSAN, yapay zekâyı geleceğin savunma sistemlerini şekillendirecek temel yetkinlik alanlarından biri olarak konumlandırıyor. Bu doğrultuda 25-27 Eylül tarihleri arasında Ankara'da düzenlenen Hackathon; Edge AI, Machine Learning, LLM, otonomi ve veri bilimi gibi kritik alanlarda genç yetenekleri gelişim ve yarışma sürecinde bir araya getiriyor. 2 bin 457 başvurudan 72 genç yetenek Hackathon'da ROKETSAN Yapay Zekâ Hackathonu'na yönelik üç haftalık başvuru sürecinde 2 bin 457 başvuru alındı. Temel kriterleri karşılayan bin 778 kişi, Hackathon öncesinde düzenlenen AI Workshoplarına davet edildi. Üç gün süren workshoplarda katılımcılara LLM, bilgisayarlı görü ve otonom sistemler alanlarında uygulamalı ve etkileşimli eğitimler verildi. Eğitimlere günlük ortalama bin 250 tekil katılımcı dahil olurken, üç gün boyunca 950'nin üzerinde soru yöneltildi. Workshopların sonunda binin üzerinde katılımcıya sertifika takdim edildi. Sürecin bir sonraki aşamasında 234 kişi İngilizce ve teknik sınav değerlendirmesine katıldı. Sınavların ardından 155 kişiyle ROKETSAN insan kaynakları ekipleri tarafından mülakat gerçekleştirildi. Değerlendirme süreçlerinin sonunda belirlenen 72 genç yetenek, isimlerini ROKETSAN'ın ürünlerinden alan ÇAKIR, MAM-L, ŞİMŞEK, AKYA, ATMACA, BORA, SUNGUR ve TAYFUN takım isimleriyle 48 saatlik Hackathon sürecine katılmaya hak kazandı. "Dünyanın takip ettiği teknolojileri geliştiren ROKETSAN olmayı hedefliyoruz" ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit, Hackathonun açılışında yaptığı konuşmada yapay zekânın savunma teknolojilerinin geleceğindeki rolüne dikkat çekti. Yiğit, yapay zekânın yalnızca bir teknoloji alanı olarak değil, savunma sanayisinin geleceğini şekillendirecek temel yetkinlik alanlarından biri olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Faruk Yiğit, konuşmasında ROKETSAN'ın yapay zekâ alanındaki yaklaşımını şöyle ifade etti: "Yapay zekayı ROKETSAN açısından yalnızca yeni bir teknoloji alanı olarak görmüyoruz. Biz yapay zekayı; tasarım süreçlerimizden üretime, test ve doğrulamadan lojistiğe, karar destek sistemlerinden geleceğin savunma sistemlerine kadar bütün değer zincirimizi dönüştürebilecek stratejik bir kabiliyet olarak görüyoruz. Hedefimiz, önümüzdeki dönemde ROKETSAN'ı yapay zekâ teknolojilerini en ileri seviyede kullanan savunma şirketlerinden biri olmanın ötesinde, yapay zeka alanında özgün teknolojiler geliştiren küresel bir teknoloji oyuncusu haline getirmek." Prof. Dr. Yiğit, dünyada teknoloji yarışının kurallarının yeniden yazıldığını belirterek, bu yarışta sadece teknolojiyi kullanan ülkeler değil, teknolojiyi geliştiren, kendi algoritmalarını üreten ve kendi yapay zekâ yetkinliğini oluşturan ülkelerin söz sahibi olacağını aktardı. ROKETSAN'ın kurulduğu günden bu yana Türkiye'nin kritik savunma teknolojilerinde dışa bağımlılığını azaltmak ve Türkiye'ye özgün yetenekler kazandırmak için çalıştığını vurgulayan Prof. Dr. Yiğit, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün geldiğimiz noktada ise hedefimizi daha da ileri taşımak zorundayız. Artık yalnızca dünyanın geliştirdiği teknolojileri takip eden değil, dünyanın takip ettiği teknolojileri geliştiren bir ROKETSAN hedefliyoruz. Bunun için güçlü mühendislik altyapımıza yeni bir güç daha eklemeliyiz: yapay zeka. Ama burada çok önemli bir noktayı özellikle vurgulamak istiyorum. Yapay zeka alanında başarının anahtarı yalnızca en iyi algoritmaya sahip olmak değildir. Asıl fark yaratacak olan, doğru problemi seçebilmek, doğru soruyu sorabilmek farklı disiplinleri bir araya getirebilmek ve geliştirdiğimiz teknolojiyi gerçek hayattaki bir ihtiyaca dönüştürebilmektir." Kurumların gerçek gücünün yalnızca sahip olduğu tesisler veya üretim altyapısı olmadığının altını çizen Prof. Dr. Yiğit, asıl gücün, var olan altyapıyı geleceğe taşıyacak insan kaynağı olduğunu, bu nedenle ROKETSAN olarak genç yeteneklerle buluşmayı stratejik bir öncelik olarak gördüklerini sözlerine ekledi. Yapay zekâ farklı boyutlarıyla ele alındı ROKETSAN Yapay Zekâ Hackathonu'nun açılış etkinliğinde, ROKETSAN'ın yapay zekâ alanındaki vizyonu ve bu alandaki yaklaşımı katılımcılarla paylaşıldı. Etkinlik kapsamında ayrıca yapay zekânın savunma teknolojilerindeki geleceği, güvenilir yapay zekâ sistemleri, mühendislik ve kariyer perspektifleri farklı oturum ve konuşmalarla ele alındı. ROKETSAN'ın yanı sıra sektör, akademi ve teknoloji ekosisteminden uzman isimler; "Yapay Zekâ ve Otonomiyle Yeni Nesil Sistemler: Güvenilirlik, Karar Üstünlüğü ve Mühendisliğin Geleceği", "Laboratuvardan Operasyonel Ortama: Güvenilir AI Sistemleri Nasıl İnşa Edilir?", "Geleceğin Sistemlerini İnşa Edenler: Savunma Teknolojilerinde AI Kariyeri" ve "Yapay Zekâ Çağında Mühendis Olmak: Küresel Örnekler ve Önümüzdeki Fırsatlar" başlıklı oturum ve konuşmalarda görüşlerini paylaştı. 48 saat boyunca gerçek problem senaryoları üzerinde çalışacaklar Hackathon kapsamında 72 genç yetenek, 48 saat boyunca gerçek bir problem senaryosu üzerinde çalışacak. Katılımcılar bu süreçte ROKETSAN'ın teknik mentorlarının desteğiyle ekipler halinde projelerini geliştirecek. Program, yalnızca bir yarışma olarak değil, workshoplar, eğitimler, paneller, teknik çalışmalar, mentor desteği ve gerçek problem senaryolarını bir araya getiren kapsamlı bir yetenek gelişim süreci olarak tasarlandı. ROKETSAN Yapay Zekâ Hackathonu kapsamında ortaya konulan çalışmalar jüri tarafından değerlendirilecek. Dereceye giren takımlar, kapanış töreninde "ROKETSAN Yapay Zekâ Ödülü" başta olmak üzere çeşitli özel ödüllerin sahibi olacak. ROKETSAN, Hackathon ile bir yandan yapay zekâ alanındaki nitelikli insan kaynağını keşfetmeyi ve yapay zekâ odaklı yetenek havuzunu genişletmeyi, diğer yandan genç yetenekleri savunma sanayisinin gerçek ihtiyaçlarıyla buluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELSAN’ın TOLUN P Mühimmatından Yeni Test Görüntüleri Haber

ASELSAN’ın TOLUN P Mühimmatından Yeni Test Görüntüleri

ASELSAN’ın geliştirdiği TOLUN P mühimmatı, gök vatandaki hakimiyete güç katmaya devam ediyor. ASELSAN, sığınak delici TOLUN P güdümlü mühimmatının yeni test görüntülerini sosyal medya hesaplarından paylaştı. Bayraktar AKINCI, ASELSAN tarafından geliştirilen TOLUN P güdümlü mühimmatıyla gerçekleştirdiği atış testinde hedefi tam isabetle vurdu. Zırhlı ve betonla korunan hedeflere karşı sahada kuvvet çarpanı olan TOLUN P, tamamen yerli ve milli teknolojilerle etkinliğini ve başarısını kanıtlamaya devam ediyor. Türk savunma sanayisinin yerli ve milli gücü ASELSAN, geliştirdiği akıllı mühimmat teknolojileriyle gökyüzündeki dengeleri değiştirmeye devam ediyor. 250 lb sınıfının en yeni ve en yırtıcı üyelerinden biri olan TOLUN P, sığınak delici gücüyle harekât sahalarında ezber bozuyor. Aynı anda çoklu hedef, maksimum imha gücü Klasik mühimmatların aksine TOLUN P, operasyonel verimliliği zirveye taşıyor. SADAK-4T Çoklu Taşıma Salanı sayesinde AKINCI TİHA gibi platformlara çoklu adetlerde yüklenebiliyor. Pilotlar, kokpitten saniyeler içinde programlayabildikleri elektronik tapalarla tek bir salvo atışında birden fazla stratejik hedefi eş zamanlı olarak imha edebiliyor. 1 metrelik beton bloklar kâğıt gibi dağılıyor Küçük boyutuna rağmen sahip olduğu özel delici burun yapısı ve yüksek kinetik enerjisi ile TOLUN P, tahkim edilmiş yer altı sığınakları, komuta merkezleri ve zırhlı hangarlar için özel olarak geliştirildi. 1 metre kalınlığındaki güçlendirilmiş betonu hiç zorlanmadan delebilen bu mühimmat, insansız hava araçlarının operasyonel caydırıcılığına çarpan etkisi yaratıyor. Hava Kuvvetlerinin vuruş gücünü katlayan ASELSAN, TOLUN P ile mühimmat teknolojisinde Türkiye’nin küresel ligdeki yerini bir kez daha perçinliyor. TOLUN Ailesinde ayrıca TOLUN L Lazer Arayıcı Başlıklı Tam Atım Mühimmatı, TOLUN EW Elektronik Harp Faydalı Yüküne Sahip Güdümlü Tam Atım Mühimmatı, TOLUN F Tam Atım Güdümlü Mühimmatı, TOLUN IIR Kızılötesi Arayıcı Başlıklı Tam Atım Mühimmatı ve TOLUN S Satıhtan Atılan Tam Atım Güdümlü Mühimmatı gibi versiyonları da bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Havacılık Motorlarında Yeni Dönem: TEI TEKNOLOJİ Çatısı Kuruluyor Haber

Havacılık Motorlarında Yeni Dönem: TEI TEKNOLOJİ Çatısı Kuruluyor

Türkiye'nin havacılık motorları alanındaki mühendislik kapasitesini daha etkin değerlendirmek, geliştirme süreçlerini hızlandırmak ve uzmanlaşmayı güçlendirmek amacıyla önemli bir yeniden yapılanma hayata geçiriliyor. TEI bünyesinde yürütülen, fikri ve sınai hakları Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığına (SSB) ait olan TF35000, TS3000 motor projeleri, malzeme geliştirme çalışmaları ile TRMOTOR bünyesinde yürütülen yardımcı güç ünitesi ve motor programları, TRMOTOR'un yeni ünvanı olan "TEI TEKNOLOJİ" çatısı altında yeniden yapılandırılacak. Bugüne kadar TEI bünyesinde TF35000 ve TS3000 programlarında görev yapan mühendislik ve diğer teknik ekipler de kurumsal bilgi birikiminin ve proje sürekliliğinin korunması amacıyla çalışmalarını, TEI TEKNOLOJİ bünyesinde sürdürecek. - Motor geliştirme çalışmaları TEI TEKNOLOJİ'de buluşacak Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ), GE Aerospace, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) ve Türk Hava Kurumu (THK) ortaklığında 1985'te kurulan TEI, Türkiye'nin havacılık motorları alanındaki en köklü mühendislik ve üretim kuruluşlarından biri olarak öne çıkıyor. Kuruluşundan bu yana üretim, montaj, test ve mühendislik altyapısını sürekli geliştiren TEI, bugün CFM LEAP, GE Aerospace GEnx ve GE9X başta olmak üzere, dünyanın en yaygın sivil ve askeri havacılık motoru programlarının önemli tedarikçileri arasında yer alıyor, 50'den fazla motor programı için üretim gerçekleştiriyor. Uluslararası programlarda kazandığı üretim kültürü ve mühendislik tecrübesini milli projelere de taşıyan TEI, Türk savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu kritik motor teknolojilerinin geliştirilmesi ve üretilmesinde önemli sorumluluk üstleniyor. Havacılık motorları ve güç sistemleri alanında yerli ve milli çözümler geliştirmek amacıyla 2017 yılında kurulan TRMOTOR da gaz türbinli motorlar ve yardımcı güç ünitesi sistemlerine yönelik yürüttüğü çalışmalarla, Türkiye'nin özgün motor geliştirme ekosisteminin önemli aktörlerinden biri haline geldi. Şirket, güçlü teknoloji altyapısı, yetişmiş insan kaynağı ve geliştirdiği mühendislik yetkinlikleriyle son yıllarda yürütülen özgün motor projelerine önemli katkılar sağladı. SSB'ye ait fikri ve sınai haklarla yürütülen motor ve malzeme geliştirme çalışmaları, TRMOTOR'un yardımcı güç ünitesi ve motor programlarıyla birlikte, TEI TEKNOLOJİ çatısı altında buluşacak. Yeni yapılanmayla birlikte, özgün motor geliştirme faaliyetleri tek bir organizasyon yapısı olacak TEI TEKNOLOJİ içinde yürütülerek mühendislik kaynaklarının daha etkin değerlendirilmesi, proje yönetiminde çevikliğin artırılması ve geliştirme süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor. - Geliştirme faaliyetlerinin ana omurgası olacak TEI TEKNOLOJİ bünyesinde yürütülecek programlar, Türkiye'nin yeni nesil havacılık motorları alanındaki geliştirme faaliyetlerinin ana omurgasını oluşturacak. Yeni organizasyon modeliyle birlikte, mühendislik ekipleri ortak teknik hedefler doğrultusunda çalışacak. Bilgi paylaşımı, proje koordinasyonu ve geliştirme süreçleri de tek bir yapı içinde daha etkin şekilde yönetilecek. Yeni yapılanma kapsamında, TS1400 ve PD170 motor programları TEI bünyesinde yürütülmeye devam edecek. Böylece söz konusu motorların üretim, teslimat, platform entegrasyonu ve kullanıcı ihtiyaçlarının kesintisiz şekilde karşılanması sağlanacak. TEI'nin Parça ve Modül İmalatı, Servis ve Ürün Desteği başta olmak üzere, mevcut ana faaliyet alanlarında da herhangi bir değişiklik olmayacak. Taraflar, SSB tarafından yürütülen TF35000 ve TS3000 programlarının, TEI TEKNOLOJİ'ye sorunsuz ve zamanında devredilmesi konusunda mutabakata varırken, geçiş süreci boyunca proje takvimlerinin, teknik faaliyetlerin ve mevcut yükümlülüklerin kesintisiz şekilde yürütülmesi esas alınacak. Yeni organizasyon modeliyle birlikte TEI, üretim, teslimat, ürün desteği, olgunlaşmış motor programları ve uluslararası iş birliklerine odaklanacak. TEI TEKNOLOJİ ise özgün motor geliştirme, yardımcı güç üniteleri, malzeme geliştirme ve ileri AR-GE faaliyetlerinde uzmanlaşacak. - GE Aerospace ortaklığı aynı şekilde devam edecek Yeni yapılanma, TEI'nin mevcut ortaklık yapısını veya uluslararası faaliyetlerini etkilemeyecek. TEI ile GE Aerospace arasında 41 yıldır başarıyla sürdürülen stratejik ortaklık, aynı yapıyla devam edecek. Bu doğrultuda TEI, uluslararası sivil ve askeri motor programlarındaki üretim sorumluluklarını sürdürürken, küresel tedarik zincirindeki güçlü konumunu koruyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Maysan Mando, Elektrikli Araç Ekosistemini Yenilikçi Projelerle Destekliyor Haber

Maysan Mando, Elektrikli Araç Ekosistemini Yenilikçi Projelerle Destekliyor

Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi Maysan Mando, otomotiv sektöründe dönüşüme öncülük etmeye devam ediyor. Otomotiv sektöründeki köklü değişimlere hızla adapte olan firma, faaliyetlerini geleneksel üretim alanlarının ötesine taşıyarak ülke ekonomisinin geleceğine yatırım yapıyor. Güney Kore merkezli dünya devi HL Mando ile Türkiye’nin en büyük holdinglerinden Çukurova Holding'in stratejik güç birliğiyle şekillenen şirket, Avrupa'da ağır ticari araç segmentindeki pazar liderliğini konsolide ederken, bir yandan da "yerli ve milli" vurgusuyla otomotiv ekosisteminin dönüşümüne öncülük ediyor. Maysan Mando, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) özellikle elektrikli araçlarla ilgili tüm yerli projeleri ve stratejik start-up girişimlerini destekleyerek sektörde yeni bir sayfa açıyor. Geleceğin teknolojilerine bugünden yatırım Küresel otomotiv endüstrisinin elektrikli, bağlantılı ve otonom araç teknolojileriyle hızla şekillendiği bu dönemde, Maysan Mando Ar-Ge ve inovasyona yaptığı sürekli yatırımla dikkat çekiyor. Şirket, dijital dönüşüm, Endüstri 4.0 ve sürdürülebilir üretim kapsamındaki çalışmalarını titizlikle yürütüyor. Bu kapsamda geliştirilen ve Avrupa'da bir ilk olan, tamamen temiz ve "sıfır atık, sıfır emisyon" prensibine dayalı selektif krom kaplama prosesi, Maysan Mando'nun sürdürülebilirlik ve inovasyondaki iddiasının en somut göstergesi olarak öne çıkıyor. Değişimin sadece bir takipçisi değil, yönlendiricisi olmak için çalışıyor Maysan Mando, Türkiye'deki OEM pazarında elde ettiği liderlik ve satış sonrası pazardaki güçlü konumunu, elektrkli araç ekososistemine verdiği desteklerle güçlendirmeye devam ediyor. Güçlü hissedar yapısından sağladığı global vizyon ve çeşitlilikle, ülkemizin sanayi dönüşümüne katkıda bulunmak, firmanın asli sorumluluğu. Otomotiv sektörü baş döndürücü bir hızla değişirken, Maysan Mando bu değişimin sadece bir takipçisi değil, yönlendiricisi olmak için çalışıyor. Bu anlamda şirketin 'yerli ve milli' projelere ve start-up'lara desteği artarak devam edecek. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki geleceği şekillendirecek fikirlere kapısı ve kaynakları sonuna kadar açık olan Maysan Mando’nun amacı, sadece başarılı bir şirket olmak değil, ülkemizin teknoloji ve üretim alanındaki yetkinliğini küresel ölçeğe taşıyacak bir ekosistemin parçası olmaktır. Maysan Mando, Ar-Ge ve inovasyona yaptığı sürekli yatırımla da otomotiv sektörünün geleceğine yön veren inovatif çözümler geliştirmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom Yapay Zekâ Destekli Yenilikçi Çözümü EyeMo İle Kas Hastaları İçin Engelleri Kaldırıyor  Haber

Türk Telekom Yapay Zekâ Destekli Yenilikçi Çözümü EyeMo İle Kas Hastaları İçin Engelleri Kaldırıyor 

Türk Telekom, teknolojiyi yaşamın her alanına yayarak akıllı uygulamalar ve yenilikçi çözümlerle topluma değer katmayı sürdürüyor. ALS ve felç gibi kas hastası bireylerin hayatını kolaylaştırmak amacıyla geliştirilen yenilikçi çözüm, Türk Telekom tarafından patenti alınarak ücretsiz şekilde kullanıcıların hizmetine sunuldu. Yapay zekâ tabanlı görüntü işleme modeli kullanılarak geliştirilen EyeMo ile kas hastası bireyler, yalnızca göz hareketleriyle bilgisayarlarını ve bilgisayara bağlı ışık, klima, televizyon gibi çevre ekipmanlarını kontrol edebiliyor. Türk Telekom EyeMo ile teknolojiyi herkes için erişilebilir kılıyor Türk Telekom Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Evren “Türk Telekom olarak insan odaklı yaklaşımımızla her alanda değer katan, inovatif ve geniş kitlelere fayda sağlayacak projeler geliştiriyoruz. Erişilebilirliği sosyal sorumluluğun ötesinde, sürdürülebilir dijital dönüşümün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Üniversite-sanayi iş birlikleri ve Ar-Ge çalışmalarımızla tamamen yerli ve millî olarak geliştirilerek bilgi teknoloji ekiplerimizle ürünleştirilen ücretsiz olarak kullanıma sunduğumuz EyeMo sayesinde ALS ve felç gibi kas hastalıkları nedeniyle ellerini kullanamayan bireylerin dijital dünyaya bağımsız ve eşit katılımını destekliyoruz. Teknolojinin dönüştürücü gücünü toplum için iyilik ve faydaya dönüştüren projeler üretmeye devam edeceğiz” dedi. Yapay zekâ tabanlı görüntü işleme modeli kullanılarak, tamamen yerli ve millî olarak geliştirilen yazılım sayesinde kullanıcılar, göz hareketleriyle bilgisayardaki çeşitli işlevleri kontrol edebiliyor. EyeMo, ellerini hareket ettiremeyen bireylerin bilgisayarlarını daha kolay ve konforlu bir şekilde kullanmalarına imkân tanırken, bilgiye erişimlerini destekleyerek dijital hayata eşit katılımın önünü açıyor. Türk Telekom, EyeMo gibi insan odaklı ve ücretsiz teknolojilerle, engelli bireylerin toplumsal yaşama daha aktif katılımını desteklemeyi ve herkes için erişilebilir bir dijital gelecek inşa etmeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Kart Çankırı’da Hayata Geçti Haber

Türkiye Kart Çankırı’da Hayata Geçti

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ), iki asra yaklaşan tecrübesi ve geniş hizmet ağı ile posta kargodan lojistiğe, e-ticaretten bankacılığa kadar birçok alanda çalışmalarını sürdürüyor. Bu hizmetlerin yanı sıra PTT AŞ, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının koordinasyonuyla hayata geçirdiği Türkiye Kart Projesi ile şehir içi ulaşımda ödeme yöntemlerinin tek bir çatı altında toplanmasını amaçlıyor. Türkiye’nin ulaşım alanında geleceğini şekillendirecek olan Türkiye Kart Projesi, dijital dönüşüm kapsamında geliştirilen bir inovasyon ve teknoloji projesi olarak dikkat çekiyor. Ülke genelinde kullanımı hedeflenen proje ile ulaşım, ödeme, para transferi ve alışveriş işlemleri tek bir kartta birleşirken vatandaşlar Türkiye Kart’ı hem fiziki olarak hem de Türkiye Kart mobil uygulamasındaki QR kod ve kredi kartı seçenekleriyle kullanabilecek. TÜRKİYE KART ÇANKIRI’DA HİZMET VERMEYE BAŞLADI PTT AŞ, Türkiye Kart Projesi’nin ülke genelinde yaygınlaştırılmasına yönelik iş birliklerini sürdürüyor. İlk olarak pilot il Konya’da devreye alınan ve daha sonra belirli illerde kullanılmaya başlanan Türkiye Kart, Çankırı Belediyesi ile imzalanan iş birliği protokolü kapsamında Çankırı’da vatandaşların hizmetine sunuldu. İmzalanan protokol ve Türkiye Kart Projesi’nin detaylarına ilişkin bilgilendirme yapmak amacıyla Çankırı Yer Altı Tuz Şehri’nde basın bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıya, Çankırı Valisi Mustafa Fırat Taşolar, Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen ve PTT AŞ Genel Müdürü Dr. Hakan Gülten katılım sağladı. PTT AŞ GENEL MÜDÜRÜ DR. HAKAN GÜLTEN: “TÜRKİYE KART PROJESİ, BUGÜN ÇANKIRI’DA HİZMETE ALINARAK BU VİZYONUN SOMUT VE GÜÇLÜ BİR YANSIMASI HÂLİNE GELMİŞTİR.” PTT AŞ Genel Müdürü Dr. Hakan Gülten, Türkiye Kart’ın Çankırı’da hayata geçirilmesine ilişkin düzenlenen basın bilgilendirme toplantısında yaptığı konuşmada; köklü tarihi, zengin kültürel mirası ve eşsiz doğal güzellikleriyle öne çıkan Çankırı’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının koordinasyonunda, PTT’nin yürüttüğü ve ülkemizin dijital dönüşüm sürecine katkı sağlayan Türkiye Kart Projesi’nin önemine dikkat çeken Gülten, proje ile şehir içi ulaşımda kullanılan ödeme yöntemlerinin tek bir çatı altında toplandığını, daha verimli, daha ekonomik ve daha istikrarlı bir yapı oluşturulduğunu kaydetti. Türkiye Kart’ın, kullanıcı dostu yapısının yanı sıra, kâğıt bilet kullanımını ve gereksiz kart üretimini azaltarak çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sağladığını söyleyen Dr. Hakan Gülten, vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştırmayı merkeze alan bu yaklaşım doğrultusunda hayata geçirilen Türkiye Kart Projesi’nin, bugün Çankırı’da hizmete alınarak bu vizyonun somut ve güçlü bir yansıması hâline geldiğini vurguladı. Gülten, gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Çankırılı vatandaşların şehir içi ulaşımda daha hızlı, daha pratik ve güvenli bir ödeme deneyimine kavuşacağını aktararak, projenin ülke genelinde yaygınlaşmasıyla, vatandaşların hayatını kolaylaştıracağına ve ekonomik verimliliği artıran, dijital dönüşümü hızlandıran yerli ve millî bir altyapı olarak topluma değer katacağına yürekten inandığını dile getirdi. Dr. Hakan Gülten, teşekkürlerini sunarak konuşmasını sonlandırdı.

Türkiye Finans’ta Troy Kart Kullanımı 5 Kat Arttı Haber

Türkiye Finans’ta Troy Kart Kullanımı 5 Kat Arttı

Türkiye Finans, yerli ve milli ödeme sistemi TROY’a verdiği destekle ülke ekonomisine katkısını büyütmeye devam ediyor. Kartlı işlemlerden doğan komisyon ve ücretlerin Türkiye’de kalmasını sağlayarak doğrudan ülke ekonomisine katkı sunan TROY’un Türkiye Finans portföyündeki kredi kartlarında payı giderek artıyor. 2025’in ilk dokuz ayında, bir önceki yıl sonuna göre, bankanın TROY kredi kartı hacmi 5 kat artarken, TROY kartların toplam kredi kartı portföyündeki payı %14’ten %30’a yükseldi. Kart stratejisinde sürdürülebilir büyüme ve inovasyona odaklanan Türkiye Finans, uluslararası ödeme sistemleriyle uyumlu bir portföy sunarken aynı zamanda Türkiye’nin ödeme altyapısına değer katan yerli çözümlerin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. ‘Finansal bağımsızlığımızı yürekten destekliyoruz’ Türkiye Finans Dijital Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Melis Tosun Arslan, konuya ilişkin şunları söyledi: “TROY, ülkemizin finansal teknoloji ekosistemine kazandırılmış önemli bir başarı hikâyesi. Türkiye Finans olarak biz de Türkiye’nin kendi ödeme sistemine sahip olması sayesinde finansal bağımsızlığımızın güçlenmesini yürekten destekliyoruz. Müşterilerimize geniş bir kart ekosistemi sunarken, yerli ödeme sistemimizin büyümesine katkı sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Katılım finans ilkelerimiz doğrultusunda, yerli ve milli teknolojinin finans dünyasındaki en güçlü temsilcilerinden TROY ile iş birliği yaparak aynı zamanda müşterilerimizin TROY logolu kartlarımızla gündelik hayatlarına değer katan avantajlardan yararlanmalarını sağlıyoruz. Türkiye’nin ödeme sistemi TROY’a desteğimizle büyümeye, yerli finansal teknolojilere yatırım yapmaya, müşterilerimize alternatif ödeme seçenekleri sunmaya ve Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz.”

SARSILMAZ, Afrika’ya Özgü Çözümlerle BAMEX 2025’te Haber

SARSILMAZ, Afrika’ya Özgü Çözümlerle BAMEX 2025’te

Şirket, Afrika kıtasının güvenlik ihtiyaçlarına yönelik olarak %100 milli ve yerli çözümleri ile sahaya çıkarken, Afrika ülkeleri silahlı kuvvetlerinin yeniden donatılmasına yönelik geniş spektrumdaki silah ürün gamıyla dikkatleri üzerine çekmeye hazırlanıyor. Türk savunma sanayi sektörünün lider şirketi SARSILMAZ, Afrika kıtasındaki stratejik açılımını sürdürüyor. 11-14 Kasım 2025 tarihlerinde Mali’nin başkenti Bamako’da düzenlenecek olan BAMEX 2025 fuarında yer alacak olan şirket, bölgesel güvenlik ihtiyaçlarına doğrudan yanıt veren ürünleriyle fuarın en dikkat çeken katılımcılarından biri olmaya hazırlanıyor. Sahel Bölgesi ile Batı Afrika arasındaki jeopolitik konumuyla Afrika’nın merkezinde yer alan Mali, sadece Türk savunma sanayi şirketlerinin katılacağı büyük bir fuara ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. SARSILMAZ’ın ihracat odaklı büyüme politikasında önemli bir bölge olan Afrika pazarının merkezinde gerçekleştirilecek olanfuar, Afrika ülkelerindeki sektör profesyonellerini ağırlayacak. Mali’deki bu büyük etkinlikte, sergilenen ürünlerin performanslarının birebir gözlemlenebileceği atış faaliyetleri de gerçekleştirilecek. Bu yönüyle BAMEX 2025, katılımcılara ürünleri doğrudan deneyimleme fırsatı sunan nadir etkinliklerden biri olarak öne çıkıyor. “Bir Ordu İçin SARSILMAZ Yeter” Bir orduyu donatacak ürün gamıyla SARSILMAZ, BAMEX 2025’te SAR127 MT, SAR762 MT, SAR56, SAR9 silah ailesi gibi öne çıkan modelleriyle yer alacak. Afrika ülkelerinin yeniden dizayn etmeye başladıkları ordularının silah ihtiyaçlarının tamamını karşılamaya aday olan SARSILMAZ silah ailesi, farklı operasyonel ortamlara uyumu, dayanıklılığı ve kullanıcı dostu tasarımlarıyla öne çıkıyor. Fuarda SARSILMAZ’ın tamamen yerli tasarım ve mühendislikle üretilen SAR9 tabanca serisi başta olmak üzere geniş ürün yelpazesi profeyonellerle buluşacak. SARSILMAZ standındaki ağır makineli tüfek SAR 127 MT, piyade ve araç üstü kullanıma yönelik olarak geliştirilen SAR 762 MT, kullanıcı dostu ve ergonomik yapısıyla dikkat çeken SAR 56 gibi göz dolduran ürünlerin fuar ziyaretçilerinin yoğun ilgisini çekmesi bekleniyor. Afrika’da Yükselen Dinamik: Mali ve Batı Afrika’nın Potansiyeli Mali’li yetkililer fuarın temasının “Afrika, küresel savunma inovasyonlarının merkezinde” olarak belirlendiğini açıklarken, sektörde inovasyon ve AR-GE’ye en büyük yatırımlardan birini yapan SARSILMAZ için bu tema yeni imkanları beraberinde getiriyor. Fuar, Afrika’da ülkelerin “güvenlik direncini yeniden inşa etme” yöneliminin bir uzantısı olarak görülürken, Türkiye’de silahlı kuvvetler için geliştirdiği yerli ve milli silahlarla ilklere imza atan SARSILMAZ, Afrika’da da orduların yeniden dizaynında etkin rol almaya hazırlanıyor. SARSILMAZ’ın BAMEX 2025’e katılımı Afrika’daki genişleme stratejisinin takipçisi olduğunu da ortaya koyuyor. Afrika’da marka bilinirliğini daha da artırmak, yerel kamu ve askeri yetkililerle doğrudan temas kurmak, potansiyel temsilcilik ağlarını genişletmek bu stratejinin temel taşları arasında yer alıyor. Fuar süresince SARSILMAZ, yeni iş birlikleri geliştirmeye, kamu ve askeri yetkililerle birebir görüşmeler gerçekleştirmeye ve ürün gamını bölgenin ihtiyaçlarına göre uyarlamaya odaklanacak. Şirket, Mali ve Batı Afrika’nın genelinde savunma sanayi alanında sürdürülebilir işbirlikleri oluşturmayı hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.