Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yeşil Dönüşüm

Kapsül Haber Ajansı - Yeşil Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeşil Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İş Bankası’na Yaklaşık 1,3 Milyar ABD Doları Sürdürülebilir Sendikasyon Kredisi Haber

İş Bankası’na Yaklaşık 1,3 Milyar ABD Doları Sürdürülebilir Sendikasyon Kredisi

Yaklaşık 1,3 milyar ABD Doları kredi, Bankanın sürdürülebilir finansman çerçevesi doğrultusunda çevresel ve/veya sosyal fayda odaklı faaliyetlerinin finansmanında kullanılacak. Küresel piyasalarda risk iştahının dalgalı seyrettiği bir ortamda önceki döneme göre daha düşük bir fiyat seviyesinden tamamlanan işleme Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Amerika’daki 18 ülkeden 47 banka katıldı. İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Türkiye’nin sürdürülebilir ekonomik gelişimine sundukları desteğin devamı niteliğindeki bu işlemle, geçtiğimiz yılın aynı döneminde temin ettikleri sendikasyon kredisini yenileyerek uluslararası piyasalarda hem Bankaya hem de ülkemiz ekonomisine duyulan güveni bir kez daha teyit ettiklerini vurguladı. Aran: “Reel sektörün düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecine ve müşterilerimizin yeşil dönüşüm yolculuğuna öncülük etmeyi sürdüreceğiz” Kredinin, Bankanın sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yürüttüğü ve ülkemizin Kasım ayında düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapmasıyla daha da önem kazanan çok boyutlu çalışmalar için güçlü bir kaynak niteliği taşıdığını ifade eden Aran, şöyle dedi: “Sağlanan finansmanı etkin bir şekilde kullanarak bir yandan sürdürülebilir ekonomik büyümeye katkı sunarken, diğer yandan net sıfır hedeflerimiz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz iklim dönüşüm planının uygulanmasını destekleyeceğiz. Finansmanın dönüştürücü gücünden yararlanarak, emisyon yoğun sektörlerde belirlediğimiz azaltım hedeflerine ulaşmak ve sektörel dönüşümü hızlandırmak amacıyla müşterilerimize sunduğumuz yeşil finansman çözümlerini çeşitlendirmeye devam edeceğiz. Gerçekçi, iddialı ve uygulanabilir adımlarla şekillendirdiğimiz iklim stratejimiz ve sektörler bazında oluşturduğumuz somut yol haritalarıyla, reel sektörün düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecine ve müşterilerimizin yeşil dönüşüm yolculuğuna öncülük etmeyi sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Beta Enerji Halka Açılıyor: Talep Toplama Tarihleri 17-18-19 Haziran  Haber

Beta Enerji Halka Açılıyor: Talep Toplama Tarihleri 17-18-19 Haziran 

Elektrifikasyon sektöründe ihtisaslaşmış yapısıyla öne çıkan ve Türkiye’nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ve Ziraat Yatırım’ın liderliğinde, Yatırım Finansman Menkul Değerler’in (YF) eş liderliğinde toplam 41 aracı kuruluştan oluşan konsorsiyum aracılığıyla pay başına 40,0 TL sabit fiyatla 17-18-19 Haziran 2026 tarihlerinde talep toplayacak. Halka arz büyüklüğü yaklaşık 2,4 milyar TL olarak hedeflendiği ihraçta 55 milyon adedi sermaye artırımı, 5 milyon 750 bin adedi de ortak satışı olmak üzere toplam 60 milyon 750 bin adet pay satışa sunulacak. Halka arz sonrası halka açıklık oranının ise yüzde 15 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. Katılım Endeksi kriterlerine uyum ve yüzde 30 temettü taahhüdü Beta Enerji, kâr dağıtım politikası kapsamında dağıtılabilir net dönem kârının asgari yüzde 30’unu nakit olarak dağıtılacağı taahhüdünde bulunurken, hâkim ortaklar tarafından şirket paylarının Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladığı tarihten itibaren 1 yıl boyunca halka arz fiyatından bağımsız olarak Borsa İstanbul’da veya Borsa İstanbul dışında herhangi bir hisse satışı yapılmayacağı da taahüt edilmiştir. Bununla birlikte şirket, paylarının Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladığı tarihten itibaren 1 yıl boyunca, bedelli ve bedelsiz sermaye artırımları da dâhil olmak üzere, dolaşımdaki pay miktarının artmasına yol açacak şekilde bir karar almayacağını da taahhüt etmiştir. Katılım endeksine uygun olan Beta Enerji payları, Borsa İstanbul Yıldız Pazar’da işlem görecek. Beta Enerji’yi yüzyıllar boyu yaşayan global bir marka haline getirmek istediklerini belirten Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, bu doğrultuda halka arzı kurumsallaşma ve sürdürülebilirlik için önemli bir adım olarak gördüklerini ifade etti. Halka arzdan elde edecekleri geliri büyüme yatırımlarının finansmanında ve bu büyümenin gereksinimi olan işletme sermayesinin güçlendirilmesinde değerlendireceklerini ifade eden Dağsuyu, halka arz sonucunda yatırımcılardan aldıkları destekle Beta Enerji’nin sektördeki konumunu daha da yukarı taşıyacaklarına inandıklarını vurguladı. Transformatörün, enerjiyi dönüştürmede ve iletimde bir alternatifi olmadığına dikkat çeken Dağsuyu, şöyle konuştu: “Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde farklı tip güç ve gerilimlerde yağlı ve kuru tip dağıtım transformatörü, güç transformatörü ve köşk üretimine devam ediyoruz. Ürettiğimiz ürün teknolojik ve niş bir ürün. Transformatör sektörü hem ülkemizde hem de dünyada hızlı büyüyen bir pazar. Adana'daki tesislerimizin yanı sıra Almanya, Ukrayna ve Amerika bölgelerindeki dağıtım ağımızla dünyanın dört bir yanına ürünlerimizi ulaştırıyoruz. Kurulduğumuz günden bu yana 80’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdik. “2027 sonunda 400 milyon doları aşkın ciro hedefliyoruz” 2025 yılında bir önceki yıla göre %9 artış ile 4,7 milyar TL ciro elde ettik. Aynı dönemde ciromuzun yüzde 44’ünü yurt içi, yüzde 56’sını ise yurt dışı satışlarımız oluşturdu. Brüt karımız 1,5 milyar TL olarak gerçekleşirken, brüt kar marjımız ise yaklaşık yüzde 32 düzeyinde gerçekleşti. FAVÖK marjımız ise yüzde %22,8 seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılının ilk çeyreğinde ciromuz 704 milyon TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı ise %23,5 seviyesine yükseldi. Yeni fabrikamızın tam kapasite ulaşmasıyla birlikte 2027 yılı sonunda ciromuzun 400 milyon USD seviyesine yükselmesini hedefliyoruz” “Transformatörlere talep uzun yıllar kesintisiz devam edecek” Dünyada devam eden jeopolitik gerilimler, bölgesel savaşlar ve küresel stres ortamı, özellikle Rusya-Ukrayna savaşının tetiklediği enerji kriziyle birlikte ülkelerin enerjide arz güvenliği ve bağımsızlık arayışını hızlandırdı. Enerji giderek ulusal güvenlik meselesi olarak ele alınırken, ABD ve Avrupa’da 40-50 yıllık elektrik şebekelerinin ekonomik ömrünü tamamlaması bu altyapının akıllı şebeke uyumlu modern sistemlerle yenilenmesini zorunlu kılıyor. Afrika başta olmak üzere birçok bölgede ise hala sıfırdan enerji altyapısı yatırımlarına ihtiyaç duyuluyor. Bu durum, küresel ölçekte hem mevcut şebekelerin yenilenmesi hem de yeni sistemlerin kurulması kaynaklı çift yönlü bir talep yaratıyor. Öte yandan yeşil dönüşüm, elektrikli araçların yaygınlaşması, kentleşme, veri merkezleri ve yapay zekâ teknolojilerinin hızla artan enerji ihtiyacı ile savaşlar ve afetlerin yarattığı kırılganlıklar da elektrifikasyon yatırımlarını hızlandırıyor. Avrupa Birliği’nin yeşil dönüşüm hedeflerine ulaşabilmesi için 2050 yılına kadar her yıl yaklaşık 67 milyar Avro yatırım yapılması gerektiği ve sadece Avrupa Birliği’nde transformatör sayısının iki katına çıkacağı öngörülüyor. Tüm bu gelişmeler, elektrifikasyon sektörünü küresel stratejilerin merkezine yerleştirirken transformatörlere olan talebin uzun yıllar boyunca güçlü ve kesintisiz şekilde devam edeceğine işaret ediyor.” “130 milyon dolarlık yatırımı hayata geçirdik” Transformatörlere talebin hızla artacağını öngörerek 2022 yılında tek çatı altında Avrupa'nın en büyük enerji ve teknoloji kampüslerinden biri olan Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü’nün yatırımına başladıklarına dikkat çeken Dağsuyu, şöyle devam etti. “Adana'da yaklaşık 130 milyon dolar yatırım değerine ve 115 bin 155 metrekare büyüklüğe sahip Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü’nün ilk fazı Mart 2025 itibarıyla üretime başladı. Yeni üretim tesisimizde güç transformatörleri, beton köşk ve yüksek gerilim anahtarlama sistemlerinin üretimini devreye aldık. 2026 yılı sonunda dağıtım transformatörleri üretimini de tamamen bu kampüse taşımayı hedefliyoruz. Eski tesisimizde yıllık 6.000 adedin üzerinde olan dağıtım trafosu kapasitemiz, yeni kampüsümüzle yaklaşık 34.000 adede ulaşacak. Güç transformatörlerinde ise kapasitemizi adet bazında yaklaşık 36 kat artırmayı hedefliyoruz. Artık 1000MVA/1000kV gücündeki devasa üniteleri üretebilecek kabiliyetteyiz. Hedefimiz müşterinin tüm ihtiyacını tek noktadan karşıladığı bir 'enerji AVM'si' kurgulamaktı, yeni kampüsümüzle bunu başardık. Bu sayede Amerika Kıtası, Avrupa Birliği, İngiltere, Balkan Ülkeleri, Suudi Arabistan ve Suriye başta olmak üzere ihracat gerçekleştirdiğimiz ülke sayısını kısa vadede 100 ülkeye, 5 yıl içinde ise 130 ülkeye çıkarmayı amaçlıyoruz.” Dijitalleşme ile sürdürülebilir üretim modeline geçiş Yeni kampüs yatırımını teknolojik dönüşümü de göz önüne alarak şekillendirdiklerini vurgulayan Yusuf Cenk Dağsuyu, “Teknolojiyi verimliliğimizi maksimum oranda artıracak şekilde kullanmayı planlıyoruz. Endüstri 4.0 teknolojileriyle donatacağımız kampüsümüzde otomasyon sistemleri, IoT entegrasyonu ve yapay zeka destekli kamera ve sensör sistemleri ile büyük veri analitiği gibi çözümlerle üretim süreçlerini, RFID sistemleri ile ise mamül stok, demirbaş yönetimi ve personel takip süreçlerini sistematik bir şekilde yöneteceğiz. Dijitalleşme ile birlikte hem operasyonel verimlilik sağlamayı hem de sürdürülebilir bir üretim modeli kurmayı hedefliyoruz” dedi. 2030 kadar karbon emisyonumuzu %30 azaltmayı hedefliyoruz Yeni kampüsün üretim ve teknoloji gücünün yanı sıra çevreye duyarlı yapısıyla da örnek teşkil ettiğine kaydeden Dağsuyu, şöyle devam etti: “Tesisimizi, LEED (Leadership in Energy and Environmental Design) sertifikasına uyumlu bir yapıda hayata geçiriyoruz. Yeni kampüsümüzde güneş paneli gücümüzü 8 MW’a çıkararak enerji üretimini yaklaşık 16 kat artırıyoruz. Bu hamleyle enerji ihtiyacımızın %100’ünü kendi ürettiğimiz temiz kaynaktan karşılayarak karbon nötr yolunda önemli bir adım atacağız. 2030 vizyonumuz kapsamında, emisyonlarımızı %30 azaltmayı, su tüketimini %20 düşürmeyi ve ambalaj atıklarımızı tamamen geri dönüştürülebilir hale getirmeyi amaçlıyoruz. Yeni kampüsümüzü aynı zamanda nitelikli iş gücü için bir cazibe merkezi olarak kurguladık. Yaklaşık 20 bin metrekarelik dev bir alanı tamamen çalışanlarımızın sosyal ihtiyaçlarına ayırdık. Konaklama tesislerinden modern eğitim merkezlerine, spor komplekslerinden ailece vakit geçirilebilecek sosyal mekanlara kadar her ayrıntıyı, çalışan mutluluğunu ve sadakatini önceliklendirerek tasarladık. Yeni nesil açık ofis düzeni ve ergonomik iş birliği alanlarımızla, çalışanlarımıza çalışma alanının ötesinde bir yaşam alanı sunuyoruz. Bu yatırım, hem Adana ekonomisine sağladığımız katma değeri pekiştirecek hem de küresel rekabetteki en büyük gücümüz olan insan kaynağımızı geleceğe hazırlayacak. Bununla beraber halka açık bir şirket olmanın verdiği kurumsal güçle mühendislik ve teknoloji alanında en yetkin beyinleri bünyemize katmayı hedefliyoruz. Yeni kampüsümüzle mevcut çalışan sayısını yaklaşık 1.200 kişiye çıkarmayı amaçlıyoruz.” Ar-Ge odaklı yaklaşımıyla rekabet gücünü artırmayı hedefliyor Beta Enerji’nin küresel rekabetteki en önemli gücünün Ar-Ge ve dijitalleşme olduğunu vurgulayan Yusuf Cenk Dağsuyu, şirketin inovasyon yolculuğunun 2010 yılında başladığını ve 2017’de Ar-Ge Merkezi belgesiyle kurumsal bir yapıya kavuştuğunu belirtti. “Yeniliğin Merkezi: Ar-Ge Gücü” stratejisi doğrultusunda çalışmalarının merkezine Ar-Ge’yi yerleştirdiklerini ifade eden Dağsuyu, daha az enerji kaybı sağlayan, daha uzun ömürlü ve akıllı şebekelerle uyumlu ürünler geliştirmeye odaklandıklarını söyledi. Onaylı Ar-Ge merkezlerinde 95 mühendis, 7 teknisyen ve destek personelinden oluşan yaklaşık 103 kişilik bir ekiple faaliyet yürüttüklerini belirten Dağsuyu, bugüne kadar 60 Ar-Ge projesini tamamladıklarını, 52 projenin ise devam ettiğini aktardı. TÜBİTAK destekli projelerle transformatörleri uzaktan izlenebilen ve yapay zekâ destekli erken uyarı sistemleriyle donatılmış akıllı çözümlere dönüştürdüklerini belirten Dağsuyu, tasarımdan üretime, testlerden satış sonrası süreçlere kadar uzanan tüm aşamaları dijital üretim sistemleriyle hızlandırdıklarını ifade etti. Çukurova Teknokent’te kurdukları araştırma birimiyle üniversite-sanayi iş birliklerini güçlendirdiklerini belirten Dağsuyu, akademik bilgi birikimi ile endüstriyel deneyimi bir araya getirerek sektöre yönelik yenilikçi çözümler geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Ayrıca TÜRKAK tarafından akredite deney laboratuvarlarında ulusal ve uluslararası standartlara uygun olarak 31 farklı test gerçekleştirebildiklerini belirten Dağsuyu, yeni nesil güç transformatörleri, yüksek gerilim anahtarlama ürünleri, yapay zekâ uygulamaları ve akıllı şebeke çözümleri alanındaki Ar-Ge faaliyetlerini önümüzdeki dönemde daha da hızlandırmayı planladıklarını kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'nin İkinci Büyük İhracatçı Sektörü Kimyada Yeni Dönem Haber

Türkiye'nin İkinci Büyük İhracatçı Sektörü Kimyada Yeni Dönem

Yaklaşık 6 trilyon dolarlık büyüklüğe sahip sektör; otomotivden savunma sanayisine, tekstilden tarıma, enerjiden sağlık teknolojilerine kadar birçok stratejik alanın temel girdilerini sağlıyor. Türkiye'de ise kimya, ihracat performansıyla ekonominin stratejik sektörleri arasındaki yerini güçlendirmeyi sürdürüyor. Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü konumundaki kimya sanayisi, 2026 yılının ilk beş ayında 13,8 milyar doları aşan ihracata ulaşırken, mayıs ayında da yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracat performansıyla ekonomiye katkısını sürdürdü. Kimya sanayisinin birçok sektörün üretim gücünü doğrudan etkilediğini belirten Artkim Group Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler, "Otomotivden savunma sanayiine, enerjiden sağlık teknolojilerine kadar geniş bir üretim ekosisteminin bel kemiğini oluşturan kimya sektörü, Türkiye'nin sanayi ve ihracat hedeflerinde stratejik bir konumda yer alıyor. Sektörün ortaya koyduğu ihracat performansı da bu gücün en somut göstergelerinden biri" dedi. KİMYADA REKABETİN KURALLARI DEĞİŞİYOR Küresel üretim zincirlerinde yaşanan değişimin kimya sektörünü de dönüştürdüğüne dikkat çeken Artkim Group Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler, "Kimya sektörü bugün yalnızca üretim kapasitesiyle değil; teknoloji geliştirme, sürdürülebilirlik, tedarik güvenliği ve rekabetçilik açısından da önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetleri ve değişen tedarik zincirleri, sektörün üretim ve ticaret dinamiklerini yeniden şekillendiriyor" açıklamasını yaptı. Türkiye'nin bu süreçte önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Güler, "Üretim kabiliyeti, stratejik konumu ve güçlü ihracat altyapısıyla Türkiye, küresel kimya sektöründe daha fazla söz sahibi olabilecek potansiyele sahip. Bu potansiyelin değerlendirilebilmesi için teknoloji yatırımları, sürdürülebilir üretim modelleri ve uluslararası iş birlikleri kritik önem taşıyor" ifadelerini kullandı. SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI: TURKCHEM EURASIA Sektörde yaşanan dönüşümün üreticiler, teknoloji sağlayıcılar ve tedarikçiler arasındaki iş birliklerini daha da önemli hale getirdiğini belirten Güler, "Kimya sanayisi çok geniş bir üretim ekosistemine sahip. Bu nedenle sektör temsilcilerinin bir araya gelerek yeni teknolojileri değerlendirmesi, sürdürülebilir üretim modellerini konuşması ve ticari iş birlikleri geliştirmesi büyük önem taşıyor. Turkchem Eurasia Fuarı da sektörün farklı alanlarında faaliyet gösteren üretici, tedarikçi ve teknoloji sağlayıcıları bir araya getirerek bu iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyor" dedi. KİMYADA REKABET ARTIK SADECE ÜRETİMLE KAZANILMIYOR Kimya sektöründe küresel rekabetin yeni bir döneme girdiğini vurgulayan Güler, "Bugün ülkeler yalnızca ne ürettikleriyle değil, ne kadar sürdürülebilir, ne kadar yenilikçi ve ne kadar güvenilir tedarikçi olduklarıyla da değerlendiriliyor. Kimya sanayiinin geleceğinde Ar-Ge, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve uluslararası iş birlikleri belirleyici olacak. Türkiye'nin sahip olduğu üretim gücünü yüksek katma değerli ürünlerle desteklemesi, küresel pazardaki konumunu daha da güçlendirecektir" değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'nin İkinci Büyük İhracatçı Sektörü Kimyada Yeni Dönem Haber

Türkiye'nin İkinci Büyük İhracatçı Sektörü Kimyada Yeni Dönem

Küresel üretim zincirlerinde yaşanan değişimin kimya sektörünü de dönüştürdüğüne dikkat çeken Artkim Group Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler, "Kimya sektörü bugün yalnızca üretim kapasitesiyle değil; teknoloji geliştirme, sürdürülebilirlik, tedarik güvenliği ve rekabetçilik açısından da önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetleri ve değişen tedarik zincirleri, sektörün üretim ve ticaret dinamiklerini yeniden şekillendiriyor" açıklamasını yaptı. Türkiye'nin bu süreçte önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Güler, "Üretim kabiliyeti, stratejik konumu ve güçlü ihracat altyapısıyla Türkiye, küresel kimya sektöründe daha fazla söz sahibi olabilecek potansiyele sahip. Bu potansiyelin değerlendirilebilmesi için teknoloji yatırımları, sürdürülebilir üretim modelleri ve uluslararası iş birlikleri kritik önem taşıyor" ifadelerini kullandı. SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI: TURKCHEM EURASIA Sektörde yaşanan dönüşümün üreticiler, teknoloji sağlayıcılar ve tedarikçiler arasındaki iş birliklerini daha da önemli hale getirdiğini belirten Güler, "Kimya sanayisi çok geniş bir üretim ekosistemine sahip. Bu nedenle sektör temsilcilerinin bir araya gelerek yeni teknolojileri değerlendirmesi, sürdürülebilir üretim modellerini konuşması ve ticari iş birlikleri geliştirmesi büyük önem taşıyor. Turkchem Eurasia Fuarı da sektörün farklı alanlarında faaliyet gösteren üretici, tedarikçi ve teknoloji sağlayıcıları bir araya getirerek bu iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyor" dedi. KİMYADA REKABET ARTIK SADECE ÜRETİMLE KAZANILMIYOR Kimya sektöründe küresel rekabetin yeni bir döneme girdiğini vurgulayan Güler, "Bugün ülkeler yalnızca ne ürettikleriyle değil, ne kadar sürdürülebilir, ne kadar yenilikçi ve ne kadar güvenilir tedarikçi olduklarıyla da değerlendiriliyor. Kimya sanayiinin geleceğinde Ar-Ge, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve uluslararası iş birlikleri belirleyici olacak. Türkiye'nin sahip olduğu üretim gücünü yüksek katma değerli ürünlerle desteklemesi, küresel pazardaki konumunu daha da güçlendirecektir" değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EİB’de Üst Düzey Atama  Haber

EİB’de Üst Düzey Atama 

Yusuf Gabay, EİB bünyesinde Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Geçmiş Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Işık’tan sonra Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörlüğü görevini yürütecek ikinci isim olacak. Gabay, sürdürülebilirlik çalışmalarını daha ileri taşımak için çalışacaklarını söyledi. EİB sürdürülebilirlikte öncü kurumlar arasında yer alıyor Sürdürülebilirliğin küresel ticaretin geleceğini belirleyen temel unsurlardan biri haline geldiğini ifade eden Yusuf Gabay, Ege İhracatçı Birlikleri'nin bu alanda uzun yıllardır öncü çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Gabay, "Dünya ticaretinin kuralları değişiyor. Artık rekabet karbon ayak izi, kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, izlenebilirlik ve sosyal sorumluluk kriterleriyle de şekilleniyor. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve sürdürülebilirlik raporlama yükümlülükleri ihracatçılarımız için yeni bir dönemin kapılarını açıyor. Ege İhracatçı Birlikleri olarak bu dönüşüm sürecinde üyelerimizin yanında yer alıyor, sürdürülebilirliği ihracatımızın geleceğini şekillendiren stratejik bir alan olarak görüyoruz." dedi. Global Compact'a üye olan ilk ihracatçı birliği EİB'nin sürdürülebilirlik alanında Türkiye'de birçok ilke imza attığını belirten Başkan Gabay, "Ege İhracatçı Birlikleri, dünyanın en büyük sürdürülebilirlik inisiyatifi olan Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi'ne (UN Global Compact) üye olan ilk ihracatçı birliği olmuştur. 2021 yılında sorumluluk bildirim raporumuzu sunarak bu küresel inisiyatifin bir parçası olduk. Düzenli olarak yayımladığımız İlerleme ve Sorumluluk Bildirim Raporlarımızla sürdürülebilirlik alanındaki performansımızı şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşıyoruz." diye konuştu. 8 bin ihracatçı firmanın yeşil dönüşüm yolculuğuna rehberlik ediyor EİB bünyesinde faaliyet gösteren Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu'nun 12 ihracatçı birliğinin temsilcilerinden oluştuğunu ifade eden Gabay, sürdürülebilir ihracat, dijital dönüşüm, temiz teknolojiler, iklim değişikliğiyle mücadele ve döngüsel ekonomi alanlarında kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. "Bugün 8 bini aşkın ihracatçı firmamızın yeşil dönüşüm yolculuğuna rehberlik ediyoruz." diyen Yusuf Gabay, şöyle devam etti: "Firmalarımıza karbon ayak izi hesaplama ve yönetimi, sürdürülebilir ihracat stratejileri, döngüsel ekonomi uygulamaları, AB Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi konularda eğitimler ve danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. Aynı zamanda yeşil finansman kaynaklarına erişim, sürdürülebilirlik raporlaması ve uluslararası mevzuatlara uyum süreçlerinde de üyelerimize destek oluyoruz. Amacımız ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü korurken yeni ticaret düzenine en hızlı şekilde uyum sağlamalarını desteklemek." 2025 yılında 66 eğitimle 2 bin 500 katılımcıya ulaşıldı Sürdürülebilirliğin bilgi ve farkındalıkla güçleneceğini belirten Gabay, EİB'nin son yıllarda eğitim faaliyetlerine önemli kaynak ayırdığını söyleyerek, "2025 yılı boyunca sürdürülebilirlik temalı 66 eğitim, webinar, panel ve çalıştay düzenledik. Yaklaşık 2 bin 500 katılımcıya ulaştık. Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi), tekstilde sürdürülebilir çözümler, karbonsuzlaşma uygulamaları, AB mevzuatları, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir üretim konularında sektörlerimize yönelik çok sayıda program gerçekleştirdik. Bunun yanında kadınlar, gençler, üreticiler ve ihracatçılarımıza yönelik farkındalık projeleriyle sürdürülebilir kalkınmanın sosyal boyutunu da destekledik." diye konuştu. Devlet desteklerinde en kapsamlı hizmeti EİB sunuyor Başkan Gabay, “Devlet destekleri konusunda EİB olarak ihracatçı firmalarımıza en kapsamlı rehberlik hizmeti sunan kurumların başında geliyoruz. Yurt dışı fuarlar, Turquality, UR-GE, marka, tasarım, e-ihracat, pazara giriş belgeleri ve Responsible destekleri başta olmak üzere birçok alanda firmalara danışmanlık sağlıyoruz. Bu çalışmalar sayesinde firmalarımızın küresel pazarlarda daha güçlü markalar haline gelmesini destekliyoruz." dedi. Sürdürülebilirlik ödülleri Sektörlerin sürdürülebilir dönüşümünü destekleyen projelere büyük önem verdiklerini dile getiren Gabay, sürdürülebilirlik kriterlerinin EİB'nin UR-GE projelerinde temel öncelikler arasında yer aldığını vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: "Tarım sektörlerinde sürdürülebilir üretim ve izlenebilirlik uygulamaları, sanayi sektörlerinde enerji verimliliği ve düşük karbonlu üretim teknolojileri, madencilik sektöründe çevre dostu üretim ve kaynak verimliliği gibi alanlarda çalışmalar yürütüyoruz. Geçen sene ABD, İspanya, Avusturya ve Çin’in de aralarında bulunduğu sekiz ülkenin aday olduğu yarışmada, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz, İspanya’da düzenlenen 42. Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Kongresi’nden (INC) anlamlı bir ödülle döndü. Birliğimizin gıda güvenliği çalışmaları çerçevesinde geliştirdiği “Aflatoksinli Kuru İncirlerin Sürdürülebilir Yönetimi Projesi”, Palma de Mallorca’daki kongrede, “Sürdürülebilirlik Ödülü”ne değer görüldü. Türkiye’nin projeyle ortaya koyduğu bütüncül yaklaşım, INC tarafından “küresel ölçekte model” olarak değerlendirildi. Aynı zamanda geçtiğimiz günlerde tekstil sektöründe gerçekleştirilen Yaşam Döngüsü Analizi Danışmanlığı faaliyetimizin Ticaret Bakanlığımız tarafından 'İyi Uygulama Örneği' ödülüne layık görülmesi sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımızın başarısını ortaya koymuştur." EİB'nin yalnızca üyelerine değil, kendi kurumsal yapısında da sürdürülebilirlik uygulamalarını hayata geçirdiğini belirten Yusuf Gabay, "ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve Sıfır Atık Belgesi kapsamında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Dijitalleşme ve kağıtsız ofis uygulamalarıyla kaynak kullanımını azaltıyor, sera gazı emisyonlarımızı uluslararası standartlara uygun şekilde ölçüyor ve çevresel performansımızı düzenli olarak raporluyoruz. Kurum olarak örnek olmayı önemsiyoruz.” dedi. Yeni dönemde odak noktası: Karbon yönetimi ve yapay zeka Yeni dönemde ihracatçıların yeşil dönüşüm sürecine daha güçlü destek vermeyi hedeflediklerini söyleyen Gabay, "Önümüzdeki dönemde firmalarımızın karbon yönetimi ve iklim riskleri konusunda kapasitelerini artırmaya, SKDM ve sürdürülebilirlik raporlaması süreçlerine uyumlarını hızlandırmaya, döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştırmaya ve enerji verimliliği projelerini desteklemeye odaklanacağız. Bunun yanında uluslararası fonlardan daha fazla yararlanılması, Avrupa Birliği projelerinde etkinliğin artırılması ve yapay zeka ile dijital teknolojilerin sürdürülebilirlik çalışmalarına entegrasyonu da önceliklerimiz arasında yer alacak. Hedefimiz, sektörlerimizin sürdürülebilirlik yol haritalarını güçlendirerek Türk ihracatının küresel rekabetçiliğine katkı sunmak." diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mayıs’ta Kimya Sektörü İhracatı 3 Milyar Dolara Yaklaştı Haber

Mayıs’ta Kimya Sektörü İhracatı 3 Milyar Dolara Yaklaştı

Türkiye'nin en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektörü olan kimya, mayıs ayında yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata imza attı. Kimya sektörünün ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,9 artarken, genel ihracattan aldığı pay yüzde 15,3’e yükseldi. Sektörün Ocak-Mayıs dönemindeki ihracatı ise yüzde 5,3 artışla 13,8 milyar dolara ulaştı. V. İbrahim Aracı: “Kimya sektörü ihracatın itici gücü olmaya devam ediyor” İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Mayıs ayı ihracat rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Mayıs ayında kimya sektörümüzün yüzde 6,9 oranında artış kaydederek yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata ulaşması, sektörümüzün dayanıklılığını ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü bir kez daha gösterdi. Kimya sektörü olarak ülkemizin en büyük ihracatçı sektörlerinden biri olmanın sorumluluğuyla üretmeye, yatırım yapmaya ve ihracatımızı artırmaya devam ediyoruz. Sektörümüz, Ocak-Mayıs döneminde yaklaşık 14 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, bu dönemde ihracatını yüzde 5,3 artırmayı başardı. Küresel ticarette belirsizliklerin, korumacılık eğilimlerinin ve jeopolitik gelişmelerin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde elde ettiğimiz bu performansı son derece değerli buluyoruz. İKMİB olarak katma değerli üretimin artırılması, yeşil dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, yeni pazarlara erişimin güçlendirilmesi ve sektörümüze yönelik uluslararası yatırımların ülkemize kazandırılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Mayıs ayında dünyanın önde gelen iki önemli fuarı Interpack 2026 ve PLMA’s World of Private Label Fuarı 2026’nın milli katılım organizasyonlarını başarıyla tamamladık. Önümüzdeki aylarda yine fuar milli katılım organizasyonlarımıza, ticaret ve alım heyeti etkinliklerimize devam edeceğiz. Kimya sektörümüzün güçlü üretim altyapısı ve ihracatçılarımızın dinamizminin yanı sıra Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan desteklerle birlikte, sektörümüzün Türkiye'nin ihracat hedeflerine en yüksek katkıyı sunmaya devam edeceğine inanıyoruz.” Mayıs ayında en çok “mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler” ihracatı gerçekleştirildi Mayıs ayında kimyevi maddeler ve mamulleri ürün gruplarında mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler 960 milyon 95 bin dolarla kimya ihracatında ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 872 milyon 781 bin dolarlık ihracatla plastikler ve mamulleri ihracatı yer alırken, anorganik kimyasallar ihracatı 204 milyon 566 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı. ‘Anorganik kimyasallar’ı takiben ilk onda yer alan diğer sektörler ise; ‘uçucu yağlar, kozmetikler ve sabun’, ‘eczacılık ürünleri’, ‘boya, vernik, mürekkep ve müstahzarları’, ‘kauçuk, kauçuk eşya’, ‘muhtelif kimyasal maddeler’, ‘organik kimyasallar’ ve ‘yıkama müstahzarları’ oldu. İspanya mayıs ayında en çok ihracat yapılan ülke oldu Mayıs ayında en çok ihracat yapılan ülke 273 milyon dolar ile İspanya oldu. Mayıs ayında en çok ihracat yapılan ilk on ülke İspanya, İtalya, Hollanda, Fas, ABD, Almanya, Romanya, Ukrayna, Rusya ve İngiltere oldu. Mayıs ayında ilk 20 ülke arasında en çok artış yüzde 204,81 ile Fas’ta oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sektörü İhracatı 3 Milyar Dolara Yaklaştı Haber

Kimya Sektörü İhracatı 3 Milyar Dolara Yaklaştı

Türkiye'nin en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektörü olan kimya, mayıs ayında yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata imza attı. Kimya sektörünün ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,9 artarken, genel ihracattan aldığı pay yüzde 15,3’e yükseldi. Sektörün Ocak-Mayıs dönemindeki ihracatı ise yüzde 5,3 artışla 13,8 milyar dolara ulaştı. V. İbrahim Aracı: “Kimya sektörü ihracatın itici gücü olmaya devam ediyor” İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Mayıs ayı ihracat rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Mayıs ayında kimya sektörümüzün yüzde 6,9 oranında artış kaydederek yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata ulaşması, sektörümüzün dayanıklılığını ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü bir kez daha gösterdi. Kimya sektörü olarak ülkemizin en büyük ihracatçı sektörlerinden biri olmanın sorumluluğuyla üretmeye, yatırım yapmaya ve ihracatımızı artırmaya devam ediyoruz. Sektörümüz, Ocak-Mayıs döneminde yaklaşık 14 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, bu dönemde ihracatını yüzde 5,3 artırmayı başardı. Küresel ticarette belirsizliklerin, korumacılık eğilimlerinin ve jeopolitik gelişmelerin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde elde ettiğimiz bu performansı son derece değerli buluyoruz. İKMİB olarak katma değerli üretimin artırılması, yeşil dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, yeni pazarlara erişimin güçlendirilmesi ve sektörümüze yönelik uluslararası yatırımların ülkemize kazandırılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Mayıs ayında dünyanın önde gelen iki önemli fuarı Interpack 2026 ve PLMA’s World of Private Label Fuarı 2026’nın milli katılım organizasyonlarını başarıyla tamamladık. Önümüzdeki aylarda yine fuar milli katılım organizasyonlarımıza, ticaret ve alım heyeti etkinliklerimize devam edeceğiz. Kimya sektörümüzün güçlü üretim altyapısı ve ihracatçılarımızın dinamizminin yanı sıra Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan desteklerle birlikte, sektörümüzün Türkiye'nin ihracat hedeflerine en yüksek katkıyı sunmaya devam edeceğine inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank Ticari Yeşil Büyüme Buluşmaları Bursa’da Başladı Haber

Akbank Ticari Yeşil Büyüme Buluşmaları Bursa’da Başladı

Akbank, işletmelerin sürdürülebilir finansmana erişimini kolaylaştırmak ve yeşil dönüşüm yatırımlarını hızlandırmak amacıyla başlattığı Akbank Ticari Yeşil Büyüme Buluşmaları programının ilk etkinliğini Bursa’da gerçekleştirdi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ve Akbank Dönüşüm Akademisi iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, işletmelerin yeşil dönüşüm yatırımlarını hayata geçirirken ihtiyaç duydukları sürdürülebilir finansman kaynaklarına nasıl erişebilecekleri tüm yönleriyle değerlendirildi. Program kapsamında Akbank’ın sürdürülebilir finansman ürünleri, uluslararası fon kaynakları, EBRD GEFF II Yeşil Ekonominin Finansmanı Programı, uygun yatırım alanları, başvuru süreçleri ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından sunulan teşvik ve destek mekanizmaları katılımcılarla paylaşıldı. Program sonunda yapılan görüşmede ise katılımcı firmalar, Akbank sürdürülebilir finansman uzmanları ve Akbank Sürdürülebilir Finansman Ekosistemi’nde yer alan çözüm ortaklarıyla bire bir görüşme fırsatı buldu. Böylece işletmeler, yatırım ihtiyaçlarına uygun finansman kaynakları, bankacılık ürünleri, teknik danışmanlık ve teknoloji çözümleri hakkında kapsamlı bilgi edinerek yeşil dönüşüm yolculuklarını hızlandıracak somut adımları değerlendirdi. “Yeşil dönüşüm, işletmeler için stratejik bir büyüme gündemi” Etkinlikte konuşan Akbank Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Özlem Atik, “Yeşil dönüşüm artık işletmeler için yalnızca bir uyum başlığı değil; verimlilik, rekabet gücü, ihracat kapasitesi ve uzun vadeli dayanıklılık açısından stratejik bir büyüme gündemi. Bu dönüşümü doğru zamanda ve doğru finansman modeliyle yöneten şirketlerin geleceğin değer zincirlerinde daha güçlü konumlanacağına inanıyoruz. Bu doğrultuda Akbank’ta sürdürülebilirliği uzun vadeli stratejimizin merkezine koyuyoruz. 2030 yılına kadar 800 milyar TL sürdürülebilir finansman sağlama hedefimiz doğrultusunda bugün 758 milyar TL’yi aşan bir hacme ulaştık. Bu rakam, söz konusu kritik alanda müşterilerimizin çözüm ortağı olma hedefimizin önemli bir yansıması. Finansman gücümüzle birlikte işletmelerin doğru yatırım alanlarını belirlemesine, uygun finansman kaynaklarına erişmesine, teşvik ve destek mekanizmalarından yararlanmasına ve teknik çözüm sağlayıcılarla buluşmasına katkı sunmayı da önceliklendiriyoruz. Bu çalışmalarımıza Akbank Ticari Yeşil Büyüme Buluşmaları ile yeni bir halka ekledik. Yeşil dönüşümde şirketlerin güvenilir finansman ve çözüm ortağı olarak hareket etmeye devam edeceğiz” dedi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz “Yeşil dönüşüm vizyonunun yatırıma dönüşmesi güçlü bir finansal mimariyi de gerektirir. Uluslararası raporlar, iklim ve sürdürülebilir kalkınma yatırımları için her yıl trilyonlarca dolarlık bir kaynağa ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. Ülkemizde 2053 net sıfır hedefi doğrultusunda önümüzdeki dönemde enerji, sanayi, ulaştırma ve binalar başta olmak üzere geniş bir alanda çok büyük ölçekli yatırımlara ihtiyaç duyulacağı açıktır. Dolayısıyla yeşil dönüşüm, iyi niyetle değil doğru finansmanla; temenniyle değil ölçülebilir projelerle; günü kurtaran adımlarla değil uzun vadeli stratejiyle başarıya ulaşacaktır. Bu nedenle bu etkinlikte ele aldığımız finansman modelleri, sanayicimiz için büyük önem taşıyor. Bu kapsamda Akbank’ın Yeşil Finansman Ekosistemi, EBRD’nin GEFF Türkiye II programı ve Bakanlığımızın enerji verimliliği destekleri, firmalarımızın dönüşüm yolculuğunda güçlü birer kaldıraç niteliğinde görüyorum. Bu kaynakların doğru projelerle buluşması, Bursa’nın dünya ticaretindeki payını artıracak, ihracatçımızın rekabet gücünü geliştirecek ve sanayimizin geleceğe daha güvenli adımlarla yürümesini sağlayacaktır.” Şeklinde konuştu. Akbank Ticari Yeşil Büyüme Buluşmaları farklı illerde devam edecek Akbank Ticari Yeşil Büyüme Buluşmaları ile işletmelerin yeşil dönüşüm yolculuklarında ihtiyaç duydukları bilgiye, finansmana, teknik desteğe ve çözüm ortaklarına daha kolay erişebilmesi hedefleniyor. Program kapsamında, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, kaynak verimliliği, karbon emisyonlarının azaltılması, su ve atık yönetimi gibi alanlarda yatırım planlayan firmalara sürdürülebilir finansman modelleri konusunda yol gösterilmesi amaçlanıyor. Akbank, bu etkinlik serisini Türkiye’nin farklı bölgelerinde sürdürmeyi ve sürdürülebilir finansman ekosistemini daha fazla şehirde, daha fazla işletme ve daha fazla paydaşla buluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.