Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yeşil Dönüşüm

Kapsül Haber Ajansı - Yeşil Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeşil Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

PLASFED Başkanı Karadeniz: “Türkiye, Avrupa Sanayi Zincirinde  Stratejik Konumunu Güçlendirdi” Haber

PLASFED Başkanı Karadeniz: “Türkiye, Avrupa Sanayi Zincirinde  Stratejik Konumunu Güçlendirdi”

PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, bu gelişmenin özellikle ihracat odaklı sektörler için yeni fırsatlar yaratacağını ve Türkiye–Avrupa sanayi entegrasyonunu daha da güçlendireceğini belirtti. Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikaları kapsamında şekillenen “Made in Europe” yaklaşımında Türkiye’nin Avrupa değer zincirinin bir parçası olarak değerlendirilmesini Türk sanayisi açısından tarihi ve stratejik bir gelişme olarak değerlendirdi. Karadeniz, Türkiye’nin AB–Türkiye Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa üretim ve tedarik zincirlerinde önemli bir aktör olarak kabul edilmesinin, Türk sanayisinin küresel rekabet gücünü artıracak bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerinin doğal bir parçası olarak görülmesinin, sanayimizin üretim gücünü ve güvenilir tedarikçi kimliğini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Karadeniz, “Özellikle otomotivden beyaz eşyaya, plastikten inşaata kadar birçok sektörde Türkiye’de üretilen parçalar ve ürünler, Avrupa üretim zincirinin güvenilir bir parçası olarak kabul ediliyor. Bu durum, Türk firmalarının Avrupa projelerine doğrudan katılmasını ve ihracat hacimlerini artırmasını sağlayarak sanayimiz için stratejik bir avantaj yaratıyor” dedi. “Plastik sektörü Avrupa sanayisi için önemli bir partner” Plastik sektörünün otomotivden ambalaja, beyaz eşyadan inşaata kadar 45’i aşkın sektörün temel girdisini sağlayan stratejik bir üretim alanı olduğunu vurgulayan Karadeniz, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve esnek tedarik kabiliyeti sayesinde Avrupa sanayisi için önemli bir partner konumunda bulunduğunu ifade etti. Türkiye’de yaklaşık 14 bin üretici firmanın faaliyet gösterdiğini, sektörün 300 bini aşkın kişiye doğrudan, toplamda 1 milyondan fazla kişiye ise dolaylı istihdam sağladığını söyleyen Karadeniz, 10 milyar doları aşan ihracat hacmiyle ekonomiye önemli katkı sunduğunu belirtti. Plastik sektörünün çatı kuruluşu PLASFED Başkanı, Avrupa ile sanayi entegrasyonunun güçlenmesinin sektörün büyümesini hızlandıracağını belirtti. “Kamu ve özel sektör iş birliği, sürece katkı sağladı” Bu sürecin oluşmasında kamu kurumları, iş dünyası ve sektör temsilcilerinin yürüttüğü çalışmaların önemli rol oynadığını kaydeden Karadeniz, şu değerlendirmede bulundu: “Bu süreçte başta Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat, Ticaret Bakanlığı bürokratları, iş dünyası kuruluşları ve sektör temsilcileri önemli katkılar sundu. Türk sanayisinin Avrupa değer zincirlerindeki konumunun güçlendirilmesine destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz.” “Sürdürülebilir üretim ve rekabet gücü güçlenecek” Karadeniz, Avrupa ile sanayi entegrasyonunun güçlenmesinin aynı zamanda yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim ve teknoloji yatırımları açısından da önemli fırsatlar yaratacağını belirtti. PLASFED olarak Türk plastik sanayisinin uluslararası rekabet gücünü artıracak, Avrupa pazarındaki entegrasyonunu derinleştirecek ve sürdürülebilir üretim dönüşümünü hızlandıracak her türlü çalışmayı desteklemeye devam edeceklerini ifade eden Karadeniz, Türkiye’nin Avrupa üretim ekosistemindeki rolünün önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank’tan 21 Bin İşletmeye Dijital ve Yeşil Destek Haber

Akbank’tan 21 Bin İşletmeye Dijital ve Yeşil Destek

Akbank Dönüşüm Akademisi, dijitalleşme, yeşil dönüşüm, dış ticaret, sürdürülebilir finans ve girişimcilik başlıklarında kurgulanan eğitimler, paneller ve networking buluşmalarıyla ticari işletmelerin değişen küresel rekabet koşullarına uyum sağlamasına katkı sunuyor. 2022 yılından bugüne dek Akbank Dönüşüm Akademisi çatısı altında 21 farklı ilde 105 program düzenlendi ve bu programlara 21.000’in üzerinde katılım gerçekleşti. Düzenlenen seminerlerle farklı sektörlerden işletme sahipleri, alanında uzman isimlerle bir araya geldi. Bu etkinliklerde işletmelerin güncel bilgiye, iyi uygulama örneklerine ve yeni iş perspektiflerine erişimi hedeflendi. Seminerler ve özelleştirilmiş eğitim programları sayesinde ticari işletmeler; dijital ve yeşil dönüşüm, ihracat alanlarında yetkinliklerini geliştirme fırsatı buldu. Bu programları tamamlayan işletmelere ise bankacılık hizmetlerinde özel avantajlar sunularak ticari işletmelerin finansal olarak da güçlenmesine katkı sağlandı. Böylece işletmeler, dönüşüm süreçlerini destekleyen somut finansal imkânlara erişti. 2025 yılında düzenlenen 19 farklı programla 2.000’e yakın katılımcıya doğrudan destek sağlanırken, yıl boyunca da tüm KOBİ’lere açık atölyeler, pazarlama ve girişimcilik etkinlikleri hayata geçirildi. Akbanklı uzmanların da eğitmen olarak yer aldığı “Sanayi Tesislerinde İş Sürekliliği Sertifika Programı” ile katılımcılar firmalarının kurumsal dayanıklılıklarını artıracak bilgiler edindi ve projelerini geliştirdi. Bu çalışmalarla Akbank Dönüşüm Akademisi, birlikte üretmeyi, öğrenmeyi ve büyümeyi teşvik eden bir etkileşim alanı sundu. Ayrıca İzmir ve Bursa illerinde gerçekleştirilen Girişimci Kadın Programı ile girişimci kadınların işlerini bir adım öteye taşımasına destek olurken aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağlamayı hedefledi. Akbank Dönüşüm Akademisi, 2026 yılında da Girişimci Kadın Programı’nın sayısını arttırarak girişimci kadınların sürdürülebilir iş modelleri geliştirmeleri ve finansal sağlamlıklarını arttırmaları için destek olmaya devam edecek. Akbank Dönüşüm Akademisi, 2025 yılının son etkinliği olarak, Gaziantep’te ticari işletmelerle birlikte güncel ekonomik ve ticari gelişmelerin görüşüldüğü bir panel düzenledi. Akbank Dönüşüm Akademisi, Gaziantep Sanayi Odası ve İnovakademi iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlik, işletmelere özel olarak tasarlanan iki oturumdan oluştu. Panelde “2026 Ekonomik Görünüm ve Dış Ticarette Global Trendler” ve “İhracatta Hedef Pazarlar” başlıkları, alanında uzman isimlerin değerlendirmeleriyle ele alındı. Program, panel oturumlarının ardından gerçekleştirilen bire bir networking buluşmasıyla sona ererken, katılımcılara katılım belgesi ve Akbank’ın avantajlı finansal paketlerine erişim imkânı sunuldu. “Akbank Dönüşüm Akademisi ile KOBİ’lerin dönüşüm yolculuğunu bütüncül biçimde destekliyoruz” Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, Akbank Dönüşüm Akademisi’nin işletmelere sunduğu katkının altını çizdi: “KOBİ’ler ülkemiz ekonomisinin üretim, istihdam ve ihracat kapasitesini taşıyan en önemli yapı taşlarından biri. Bugünün hızla değişen rekabet koşullarında işletmelerimizin yalnızca finansal olarak değil; dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir büyüme alanlarında da güçlenmesi büyük önem taşıyor. Bu çalışmaları gerçekleştirirken bizimle aynı amacı benimsemiş kurumlarla iş birliği içerisinde olmak yarattığımız sosyal etkiyi daha geniş kitlelere yaymak için motive edici bir güç. İlk olarak 2024 yılında, girişimci kadın ve deprem bölgesine yönelik gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerle uluslararası yatırımcı olan EFSE (European Fund for South East Europe) ile birlikte çalıştık. 2026 yılında ise Asya Kalkınma Bankası iş birliği ile Mastercard Etki Fonu ile güçlerimizi birleştirerek bu alandaki desteğimizi güçlendireceğiz. Akbank Dönüşüm Akademisi ile KOBİ’lerimizin ihtiyaç duydukları bilgiye, uzman desteğine ve yeni iş birliği fırsatlarına erişimini sağlarken; aynı zamanda dönüşüm süreçlerini kolaylaştıracak finansal çözümlerle, danışman bankacılık anlayışımız doğrultusunda KOBİ’lerimizin stratejik çözüm ortağı olarak yanlarında yer alıyoruz. Eğitim programlarımız, mentörlük, danışmanlık desteklerimiz ve avantajlı bankacılık hizmetlerimiz sayesinde işletmelerin hem bugüne hem de geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemesine katkı sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin dört bir yanındaki ticari işletmelerimizin küresel pazarlarda rekabet gücünü artıracak, sürdürülebilir büyümelerini destekleyecek çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” Ayrıntılı bilgi ve Akbank Dönüşüm Akademisi’ne katılmak için: https://akbankdonusumakademisi.com/ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ömer Karadeniz: “Made in Europe” Yeni Bir Rekabet Dönemi Başlatıyor Haber

Ömer Karadeniz: “Made in Europe” Yeni Bir Rekabet Dönemi Başlatıyor

Avrupa sanayi politikalarının merkezine yerleşen “Made in Europe” yaklaşımı, üretimden enerji kullanımına, tedarik zincirlerinden kamu alımlarına kadar geniş kapsamlı bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Avrupa içinde üretimi güçlendirmeyi hedefleyen bu yeni çerçevenin, Türkiye’nin ihracat yapısı ve sanayi rekabeti açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor. Bu nedenle süreç, Türkiye sanayisi açısından hem dikkatle izlenmesi gereken bir risk alanı hem de stratejik fırsatlar barındıran yeni bir dönem olarak değerlendiriliyor. Plastik Sanayicileri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Avrupa Birliği’nin sanayide yerli üretimi güçlendirmeyi hedefleyen “Made in Europe” yaklaşımının, üretim koşullarından enerji kullanımına ve tedarik zincirlerine kadar geniş bir etki alanı oluşturduğunu belirtti. Karadeniz, Avrupa içinde üretimi güçlendirmeyi hedefleyen bu yeni çerçevenin Türkiye’nin ihracat yapısı ve sanayi rekabeti açısından önemli sonuçlar doğuracağını ifade etti. “Doğru strateji Türkiye için yeni fırsatlar yaratabilir” Avrupa pazarına erişimin giderek daha fazla sürdürülebilirlik, yerelleşme ve üretim standartlarına uyumla ilişkilendirildiğini vurgulayan Karadeniz, “Uyum sağlayan firmalar rekabet avantajı elde edecek, uyum sağlayamayanlar ise maliyet artışı ve pazar kaybı riskiyle karşılaşacak” dedi. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve esnek sanayi yapısıyla bu dönüşüme uyum sağlayabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Karadeniz, kamu ve özel sektörün eşgüdüm içinde hareket etmesinin kritik önem taşıdığını kaydetti. Doğru strateji ve zamanında atılacak adımlarla sürecin Türkiye için yeni ihracat fırsatları yaratabileceğini söyledi. “Türkiye’siz Avrupa sanayisi eksik kalır” Türkiye’nin Avrupa değer zincirleri içindeki rolünün stratejik nitelik taşıdığına dikkat çeken Karadeniz, üretim ağlarının bütünlüğünün korunmasının hem bölgesel rekabet hem de tedarik güvenliği açısından hayati olduğunu ifade etti. Türkiye’nin dışarıda kalmasının yalnızca ticari değil, bölgesel ekonomik istikrar açısından da olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtti. “Gümrük Birliği güncellenmeli” Çatı kuruluş PLASFED Başkanı bu süreçte en kritik başlıklardan birinin Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesi olduğunu söyledi. Mevcut iş birliği mekanizmalarının günümüz sanayi politikalarıyla uyumlu hale getirilmesinin önemine dikkat çeken Karadeniz, özellikle Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin bu açıdan belirleyici olabileceğini ifade etti. Başkan Karadeniz, şu açıklamalarda bulundu: “Ekonomik entegrasyonun derinleştirilmemesi ve Türkiye’nin yeni sanayi politikalarıyla yeterince bütünleşememesi, üretim ağlarında zayıflamalara yol açabilir. Bu durum hem Avrupa’nın rekabet gücünü hem de bölgesel ekonomik uyumu etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye’nin yeni sanayi mekanizmalarına daha fazla dahil edilmesi ve ekonomik iş birliğinin ticaret, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarındaki güncel koşullara uygun şekilde modernize edilmesi önem taşıyor.” Avrupa’daki dönüşümün yalnızca üretim politikalarıyla sınırlı olmadığını; yeşil dönüşüm, dijitalleşme, teknoloji yatırımları ve tedarik güvenliği gibi stratejik alanları da kapsadığını belirten Karadeniz, Türkiye’nin bu sürecin dışında değil, aktif bir parçası olarak konumlanmasının kritik olduğunu vurguladı. Karadeniz, Türkiye’nin bu dönüşümü yalnızca bir uyum süreci olarak değil, sanayi yapısını güçlendirecek stratejik bir fırsat olarak değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Besler’den Yenilenebilir Enerji Yatırımı Haber

Besler’den Yenilenebilir Enerji Yatırımı

Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde ise Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk gibi güçlü markalarıyla milyonlarca haneye ulaşan gıda sektörünün öncü şirketlerinden Besler, Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesindeki fabrikasında sürdürülebilirlik yolculuğu kapsamında GES (Güneş Enerjisi Santrali) yatırımını hayata geçiriyor. Besler ve Chint Grup iştiraki Chint Green Energy Türkiye iş birliği ve Enerji Performans Sözleşmesi iş modeliyle hayata geçirilecek olan çatı tipi güneş enerjisi yatırımının, Nisan ayında hizmete girmesi planlanıyor. GES’in devreye alınmasıyla birlikte Emirdağ’daki fabrika, yaklaşık 3.354 kWp kurulu güce sahip olacak. İlk etapta 5 bin 734 güneş panelinin kurulacağı santral ile yıllık 4,3 milyon kWh elektrik enerjisi üretilecek ve bu sayede fabrikanın yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 16’sı yenilenebilir kaynaklardan karşılanmış olacak.* Besler CEO’su Mert Altınkılınç: “Verimlilik ve teknoloji odaklı yeşil dönüşüm yolculuğumuza kararlılıkla devam ediyoruz” Besler CEO’su Mert Altınkılınç: “Yıldız Holding’in kuruluşundan bu yana ilke edindiği ‘İsrafsız Şirket’ iş modeli, bugün Besler’deki sürdürülebilirlik temelli dönüşümümüze ilham vermeye devam ediyor. Sorumlu üretim anlayışımız doğrultusunda çevresel etkimizi azaltmaya yönelik etkili adımlar atıyoruz. SBTi uyumlu dekarbonizasyon stratejimiz kapsamında, ‘Doğanın Geleceği İçin Çalışmak’ odağıyla 2030’a kadar temiz enerjiye kademeli geçiş ve 2050’de tüm değer zincirimizde net sıfır karbon salımı hedefimize hız kesmeden ilerliyoruz. Emirdağ’daki yeni güneş enerjisi santrali yatırımımızla ilk etapta fabrikamızdaki yıllık elektrik ihtiyacımızın yüzde 16’sını karşılayacağız. Besler olarak gıda gibi çok hayati bir sektörde faaliyet göstermenin getirdiği sorumlulukla gıdanın sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla verimlilik ve teknoloji odaklı yeşil dönüşüm yolculuğumuza kararlılıkla devam ediyoruz.” Chint Green Energy Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ercüment Kaya: “Chint Green Energy Türkiye olarak uçtan uca çözüm sağlayıcısı olduğumuz özel bir projeye imza atıyoruz. Besler’in Afyon Emirdağ’daki fabrikası için Enerji Performans Sözleşmesi iş modeli kapsamında 3.354 kWp kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali kurulumu için anlaşma imzalamış bulunuyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de iş ortaklarımızın yenilenebilir enerji yatırımlarına ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlamayı sürdüreceğiz. Projenin her iki taraf için de hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yanmar’dan Düşük Karbonlu Denizcilik İçin Dev Yatırım: Hidrojen Motor Fabrikası 2029’da Açılıyor Haber

Yanmar’dan Düşük Karbonlu Denizcilik İçin Dev Yatırım: Hidrojen Motor Fabrikası 2029’da Açılıyor

Şirket, hidrojen yakıtlı deniz motorları başta olmak üzere yeni nesil yakıt uyumlu motorların geliştirilmesi amacıyla Hyogo Eyaleti’ne bağlı Amagasaki kentindeki Phoenix sanayi bölgesinde arazi satın aldı. Yeni yatırım kapsamında inşa edilecek fabrika, özellikle denizcilik sektörüne yönelik hidrojen motorlarının test operasyonları için kullanılacak. Tesisin Mart 2029 civarında faaliyete geçmesi planlanıyor. Karbon Nötr Hedefi İçin Stratejik Hamle Denizcilik sektöründe 2050 yılına kadar karbon nötr hedefi doğrultusunda karbonsuzlaşma teknolojilerine yönelik çalışmalar hız kazanırken, Yanmar Power Solutions da motor geliştirme ve üretim alanındaki uzmanlığını bu dönüşüme yönlendiriyor. Şirket, yalnızca hidrojen değil; aynı zamanda metanol ve amonyak gibi alternatif yakıtlarla uyumlu güç aktarma sistemleri (powertrain) geliştirmeye de odaklanıyor. Yeni fabrika yatırımı, artması beklenen deniz ve kara tipi motor üretim talebine yanıt vermeyi ve mevcut üretim sistemlerini daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Amagasaki Kıyı Fabrikası 2029’da Hizmete Girecek Geçici olarak “Amagasaki Kıyı Fabrikası” adı verilen yeni tesis, yaklaşık 33.898 metrekarelik (3,4 hektar) bir alan üzerine kurulacak. Planlanan toplam kapalı alan ise yaklaşık 8.000 metrekare olacak. Yeni Fabrika Hakkında Bilgiler: Fabrika Adı: (Geçici) Amagasaki Kıyı Fabrikası Konum: 28-2 Funade, Amagasaki City, Hyogo Prefecture (B-1 Blok ve bitişik 7 parsel) Arsa Alanı: 33.898,27 m² (yaklaşık 3,4 hektar) Planlanan Toplam Kapalı Alan: Yaklaşık 8.000 m² Ana Faaliyet Alanı: Hidrojen yakıtlı deniz motorlarının test operasyonları Planlanan Açılış Tarihi: Mart 2029 civarı Bu yatırım, Yanmar’ın sürdürülebilir denizcilik, alternatif yakıt teknolojileri ve düşük karbonlu motor üretimi alanındaki küresel vizyonunu güçlendirirken, Japonya’nın yeşil dönüşüm hedeflerine de katkı sağlamayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yerli Teknoloji Üretimine 100 Milyon Euroluk Ortak Finansman    Haber

Yerli Teknoloji Üretimine 100 Milyon Euroluk Ortak Finansman  

İş Bankası ve TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), yerli enerji teknolojilerinin gelişimine önemli katkı sağlayacak bir iş birliğine imza attı. Schmid Pekintaş’ın, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın HIT-30 Yüksek Teknoloji Teşvik Programı kapsamında planladığı toplam 5 GW kapasiteli güneş hücresi yatırımı için %50-%50 paylaşımlı olarak 100 milyon Euro tutarında finansman sağlandı. HIT-30, yüksek öncelikli teknoloji alanlarında, özel nitelikli projelere kapsamlı destek ve teşviklerin sunulduğu, ihtiyaca özel çözümler geliştirilen bir yatırım programı olarak yeşil enerji projeleri de içine alıyor. İki Bankanın sağladığı 10 yıl vadeli finansmanla, Schmid Pekintaş’ın, ülkemizin yeşil dönüşüm hedefleriyle uyumlu olarak hayata geçirdiği yatırımın, güneş enerjisi sistemlerinin en önemli teknolojilerinden olan hücre üretiminde yerli kapasite gelişimine ivme kazandırması hedefleniyor. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Cahit Çınar, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “2013 yılından bu yana ürettiği güneş panelleriyle ülkemizde yenilenebilir enerji sektörüne katkı veren Schmid Pekintaş, güneş panellerinde kullanılan yerli hücrelerin üretimine de başlayarak hem enerji arz güvenliğimize katkı hem de sürdürülebilir kalkınma ve teknoloji dönüşümü hedeflerimize güçlü bir destek sağlayacak. Reel sektörde katma değer yaratan, çevresel ve ekonomik sürdürülebilirliği bir arada gözeten projelerin finansmanını önceliklendiren yaklaşımımız gereği bu iş birliğinde yer almaktan mutluluk duyuyoruz. Bu vesileyle emeği geçen tüm paydaşları tebrik ediyor, yatırımın ülkemize ve sektöre hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. Anlaşmaya dair değerlendirmede bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “Schmid Pekintaş’ın hayata geçireceği bu yüksek teknolojili yatırımın, ülkemizin yeşil dönüşüm hedeflerine ivme kazandıracak en stratejik halkalardan biri olacağına inanıyoruz. HIT-30 Programı kapsamındaki güneş hücresi yatırımı, Türkiye’nin temiz enerji ekipmanları üretiminde küresel bir oyuncu olma vizyonuna hizmet ediyor. Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerine katkı sunan bu tür teknoloji odaklı projelerin yanında yer almaya, paydaşlarımızın uzun vadeli çözüm ortağı olmaya devam edeceğiz” dedi. Schmid Pekintaş Yönetim Kurulu Başkanı Özhan Olcay ise değerlendirmesinde şunları söyledi: “Schmid Pekintaş olarak, Avrupa’nın en büyük güneş paneli üretim kapasitesine sahip olmanın yanı sıra, hücre teknolojisinde en ileri seviye olarak kabul edilen TOPCon Plus (TOPCon+) yatırımımızı hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. HIT-30 programı kapsamında, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığımızın takdirleriyle, 5 GW kapasiteli güneş paneli hücresi üretim yatırımımızı Düzce Beyköy 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştiriyoruz. Toplam 500 milyon dolarlık yatırımımızla kurulacak tesisimizde, hücreler tamamen yerli ve milli teknoloji ile üretilerek Türkiye’deki tüm sektör paydaşlarımıza tedarik edilecek. İlk yerli hücre üretimimizin 2026 Mart ayında başlamasını, Türkiye’nin yanı sıra ABD pazarına da Made in Türkiye etiketiyle ihracat yapmayı hedefliyoruz. Bu süreçte, yatırımımıza destek sağlayan, ülkemizin lider finans kuruluşları Türkiye İş Bankası ve TSKB’nin yatırımımıza sağlamış olduğu destek, uzun vadeli sürdürülebilir kredi finansmanı çerçevesinde firmamıza gösterdikleri güven sebebi ile, kendilerine, sayın üst yönetimlerine ve bu süreçte emeği geçen tüm kıymetli yönetici ve ekip arkadaşlarımıza, grubumuz adına şükranlarımızı sunuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası 4,6 Trilyon TL'ye Ulaşan Aktif Büyüklüğüyle "Türkiye'nin En Büyük Özel Bankası" Konumunu Sürdürüyor Haber

İş Bankası 4,6 Trilyon TL'ye Ulaşan Aktif Büyüklüğüyle "Türkiye'nin En Büyük Özel Bankası" Konumunu Sürdürüyor

2025 yılsonu itibarıyla Bankanın ekonomiye sağladığı kaynak tutarı 2,4 trilyon TL’si nakdi, 896,6 milyar TL’si gayrinakdi krediler olmak üzere 3,3 trilyon TL’ye yükseldi. Güçlü sermaye yapısını koruyan İş Bankası’nın sermaye yeterlilik oranı %18,5 seviyesinde gerçekleşti. Yaygın fiziksel ve dijital dağıtım ağı ile tasarruf sahiplerinin öncelikli tercihi olmaya devam eden İş Bankası’nın toplam mevduat hacmi 2025 yılı sonunda 3,1 trilyon TL’ye ulaştı. Banka hem mevduat hacmi hem de ülke ekonomisine sağladığı kaynak ile özel bankalar arasındaki liderliğini sürdürdü. İş Bankası, 2026 yılının ilk ayında uluslararası piyasalarda Türkiye’den yapılan ilk sermaye nitelikli ihraç olma özelliğini taşıyan başarılı bir Eurotahvil ihracı gerçekleştirdi. Uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye ve Bankamıza duyduğu güveni bir kez daha teyit eden bu katkı sermaye nitelikli işlem, 500 milyon ABD Doları tutarında, 11 yıl vadeli ve altıncı yılda erken geri ödeme opsiyonlu olarak yapıldı ve geniş bir coğrafyaya yayılan farklı yatırımcı gruplarından güçlü talep gördü. Ayrıca, Banka sürdürülebilir finansman alanındaki öncü rolüyle uluslararası piyasalarda ilk mavi tahvil ihracını da gerçekleştirdi. 50 milyon ABD Doları tutarında, 5 yıl vadeli ihraçtan sağlanan kaynak ile denizlerimizin ve su kaynaklarımızın korunmasına ve biyoçeşitliliğin artırılmasına destek sunulacak. “2025’te de ekonominin stratejik alanlarını desteklemeye devam ettik” İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, 2025 yılsonu finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, ikinci yüzyılının ilk yılını da başarılı bir performansla geride bırakan Bankanın yeşil dönüşüm, yapay zeka ve girişimcilik alanındaki faaliyetleri, yeni nesil iştirakleri, kültür-sanat, çevre ve eğitim odaklı projeleriyle ekonominin ve toplumsal yaşamın stratejik alanlarını desteklemeye devam ettiğini belirtti. Geleceğin Bankası vizyonuyla ulusal ve uluslararası ekonomiye uzun vadeli değer yaratma sorumluluğunu yerine getirme konusundaki kararlılıklarını vurgulayan Hakan Aran, “Finansal açıdan yaratacağımız sinerjiyi, özellikle ikinci yüzyılımızda en geniş coğrafyada en fazla müşteriye dokunan bankalardan biri olma hedefimiz için önemsiyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada ve her alandaki oyuncuları yol arkadaşı olarak görüyor ve tesis ettiğimiz iş birliktelikleri ile küresel ölçekte de fark yaratacağımızın, global bir oyuncu olabileceğimizin farkındalığıyla hareket ediyoruz.” diye konuştu. Aynı zamanda afet durumlarında deniz üzerinde kesintisiz hizmet vererek bankacılık işlemlerinin sürdürülmesini hedefleyen ve geçtiğimiz yıl sonunda hayata geçirilen İş Vapur projesine de değinen Aran, “İş Vapur, Bankamızın kurulduğu ilk yıllarda kuruluş yıl dönümünü kutladığı, bu anlamda Banka tarihinde özel bir yeri olan Şirket-i Hayriye filosundaki 66 numaralı Boğaziçi Vapuru'ndan ilham alınarak sıfırdan inşa edilmesiyle de özel bir önem taşıyor. İş Vapur ile karayolu erişiminin kısıtlanabileceği deprem ve başka afet durumlarında denizden gezici hizmet vererek bankacılık hizmetlerinin mümkün olduğunca kesintisiz devamını sağlamayı hedefledik. Normal zamanlarda ise yeni nesil bir deneyim ile şube olarak işlev görecek olan İş Vapur’u, olağanüstü durumlarda yiyecek, barınma imkanı sunabilecek şekilde tasarladık” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Global Menkul Değerler, Değerli Metalleri Mercek Altına Aldı Haber

Global Menkul Değerler, Değerli Metalleri Mercek Altına Aldı

Bültende belirlenen 5 değerli metalin temel, teknik ve ETF görünümleri incelenirken, yatırımcıların güvenli bir yol haritası oluşturmaları için öngörüler paylaşıldı. Global Menkul Değerler, değerli metallerin temel ve teknik görünümlerine yönelik Emtia Bülteni yayınladı. Altın, gümüş, bakır, platin ve paladyum için gelecek dönem beklentilerine ışık tutan Global Menkul Değerler, yatırımcıların güvenli stratejiler oluşturabilmesi için bu metallerin temel, teknik, ETF görünümlerini ele aldı. Bültende altın için 2025 yılının fiyatlama dinamikleri açısından istisnai bir dönem olarak öne çıktığına dikkat çekilirken, 2026 yılında da fiziki altın talebinin merkez bankaları öncülüğünde güçlü seyrini sürdürmesinin beklendiği belirtildi. Artan alımlar sonucunda altının, yaklaşık 30 yıl sonra ABD Hazine tahvillerini geride bırakarak dünyanın en büyük resmi rezerv varlığı konumuna yükseldiği hatırlatılan bültende, destekleyici para politikası beklentileri, jeopolitik belirsizlikler ve güçlü fiziki talep dikkate alındığında, altın fiyatının 2026 yılı sonunda 5.400 USD/ons seviyesinde dengelenmesinin beklendiği aktarıldı. Global Menkul Değerler, 2026 strateji yaklaşımlarında altını; agresif getiri beklentisinden ziyade makro belirsizliklere karşı sigorta, reel getiri döngüsünde dengeleyici unsur ve portföy volatilitesini azaltan stratejik varlık olarak konumlandırdığını belirtti. Gümüşte 80-90 dolar arasında trende devam eder Bültende 2025 yılının, gümüş için altına kıyasla daha güçlü bir performans sergileyerek kıymetli metaller içerisinde belirgin biçimde ayrıştığı bir dönem olduğu hatırlatıldı. Bu ayrışmanın temelinde, gümüşün yalnızca bir değer saklama aracı değil; güneş enerjisi, elektrifikasyon, elektronik ve yeşil dönüşüm odaklı teknolojilerde yoğun biçimde kullanılan stratejik bir endüstriyel metal olmasının yer aldığına dikkat çekilen bültende, 2026’ya ilişkin görünümde, gümüşün endüstriyel talep ağırlıklı yapısı sayesinde altına kıyasla göreli güçlü seyrini korumasının beklendiği vurgulandı. İşlem stratejisi açısından, gümüşün USD80–90 bandı civarında tutunmaya devam ettiği sürece, trend yönünde pozisyon almak isteyen yatırımcılar için temkinli ve kademeli alım yaklaşımının öne çıktığını belirten Global Menkul Değerler, buna karşın USD76–77 altına sarkma durumunda risklerin belirgin biçimde artacağının unutulmaması gerektiği ve zarar-kes disiplininin korunmasının önem taşıdığını vurguladı. Şirket, yukarı yönlü işlemlerde ise 93–95 bandına yaklaşan hareketlerde kâr realizasyonu yapılmasının, risk–getiri dengesini korumak açısından daha sağlıklı olacağını belirtti. Bakırda 5.90 üstü yeni bir hikaye Bakırın, küresel elektrifikasyonun omurgası olarak önümüzdeki 15 yılda yapısal bir talep artışıyla karşı karşıya olacağının anlatıldığı bültende, “S&P Global çalışması, küresel bakır talebinin 2025’te yaklaşık 28mn tondan 2040’ta 42mn tona ulaşarak %50 artacağını ortaya koyuyor. Bu artış yalnızca enerji dönüşümüyle sınırlı değil; kentleşme, sanayi, savunma harcamaları ve özellikle son yıllarda hızlanan yapay zeka ve veri merkezi yatırımları bakır talebini çok boyutlu ve kalıcı hale getiriyor. Yapay zeka özelinde bakıldığında, artan elektrik ihtiyacı ve altyapı yatırımları, bakırı doğrudan değil ama güçlü bir ikinci tur talep etkisiyle büyüme hikayesinin merkezine yerleştiriyor. Arz tarafında ise tablo belirgin biçimde daha kırılgan. Mevcut madenlerin yaşlanması, düşen cevher tenörleri, artan CAPEX ve OPEX baskısı ile uzun ve belirsiz izin süreçleri nedeniyle birincil bakır arzının 2030 sonrası yapısal bir düşüş eğilimine girmesi bekleniyor. Bu durum, bakırın yalnızca bir emtia değil, aynı zamanda stratejik ve politik bir varlık olarak ele alınmasını beraberinde getiriyor; nitekim birçok ülkenin bakırı “kritik mineral” ilan etmesi bu yaklaşımın somut bir yansıması. Bakırın TL bazlı haftalık grafiği, orta–uzun vadede yukarı yönlü ana trendin net biçimde korunduğunu ve son haftalarda ivmenin yeniden hızlandığını göstermektedir. Son fiyatlamada bakırın 5,80–5,90 bandının üzerine yerleşmesi, önceki yatay direnç alanının aşılması açısından önemli bir eşik olarak öne çıkmaktadır. Bu bölge üzerinde kalıcılık sağlanması, yükselişin psikolojik ve teknik olarak yeni bir faza geçebileceğini göstermektedir” ifadelerine yer verildi. AB’deki yumuşama platini destekliyor Bültende, platin piyasasının 2025’e, önceki yıllardaki arz fazlasının tersine, belirgin bir arz açığıyla girildiğine dikkat çekilerek, Ocak 2026 itibarıyla platin fiyatı yaklaşık USD2.688/ons seviyesinde olup, 2025 yılından beri fiyatının %190’nın üzerinde artış gösterdiği kaydedildi. Piyasanın 800 bin onsun üzerinde bir arz açığına geçmesinde, özellikle Güney Afrika’daki üretim kesintilerinin belirleyici olduğu belirtilerek, “Arz tarafındaki bu daralmaya karşın, mücevherat, sanayi ve otomotiv kaynaklı talep güçlü seyrini korumaktadır. Talep tarafında otomotiv sektörü öne çıkmaktadır. Tam elektrikli araçlara geçiş uzun vadede aşağı yönlü bir risk oluştursa da, hibrit araçlar ve hidrojen yakıt hücreleri platin talebini desteklemeye devam etmektedir. Ayrıca Avrupa Birliği’nin 2035 içten yanmalı motor yasağına ilişkin tutumunu yumuşatması ve daha sıkı emisyon standartlarını koruması, araç başına platin kullanım miktarını artırıcı bir etki yaratmaktadır” denildi. Paladyumda arz tarihsel ortalamaların altında Bültende paladyum için ise şu ifadelere yer verildi: “Paladyum da 2025’e arz açığıyla giren metaller arasında yer almakta olup, fiyatlar Ocak 2026 itibarıyla yaklaşık USD2.047/ons seviyesinde ve yıl başından beri %25 civarında artış göstermektedir. Arz tarafında Rusya üretiminin tarihsel ortalamaların altında seyretmesi ve Güney Afrika’daki düşük üretim, piyasadaki sıkılığı artırmaktadır. Paladyum talebi büyük ölçüde otomotiv katalizörlerine dayanmaktadır. Ancak artan maliyetler ve arz riskleri nedeniyle, üreticilerin belirli uygulamalarda paladyumdan platine geçişi hızlandırdığı görülmektedir. Bu eğilim, orta vadede paladyum talebi açısından sınırlayıcı bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Buna karşın, ABD’nin paladyumu kritik mineraller listesine dahil etmesi, fiziki piyasalarda savunmacı stoklamayı artırmış ve kısa vadede fiyatları desteklemiştir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin İş Dünyası İçin Sürdürülebilirlik Liderleri Yetişiyor Haber

Geleceğin İş Dünyası İçin Sürdürülebilirlik Liderleri Yetişiyor

İş dünyasında sürdürülebilirlik artık yalnızca bir uyum başlığı değil, stratejik bir yetkinlik alanı olarak öne çıkıyor. Küresel araştırmalar, yeşil dönüşümle birlikte “yeşil yaka” olarak tanımlanan kariyer hedeflerine odaklanan profesyonellere ve bu alandaki yeteneklere olan ihtiyacın hızla arttığını ortaya koyuyor. ESG alanında uzmanlık, finans ve hukuk kadar önem kazandı Dünya Ekonomik Forumu’nun yayınladığı 2025 İşlerin Geleceği Raporu da yeşil geçişin iş piyasasını şekillendiren önemli bir trend olduğunu doğruluyor. İklim değişikliği ve çevresel öncelikler sürdürülebilirlik odaklı yetkinliklere talebi artırırken, bu alanda uzmanlaşan iş gücü, işverenler için giderek kritik hale geliyor. Özellikle ESG, iklim ve raporlama konularında derin teknik bilgi ve uzmanlık, finans ve hukuk kadar önem kazanıyor. İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) ile Özyeğin Üniversitesi’nin bu dönüşüm ihtiyacına yanıt vermek üzere hayata geçirdiği SustainHUB Academy, ikinci dönemine başlıyor. Program, iş dünyasının sürdürülebilir dönüşümüne liderlik edecek profesyonelleri yetiştirmeyi hedeflerken, katılımcılara yalnızca teorik bilgi değil, doğrudan sahada uygulanabilir bir sürdürülebilirlik ve ESG alanlarında derin uzmanlık kazandırmayı amaçlıyor. Güncel müfredat ve hibrit eğitim Şubat ayında başlayan ve altı modülden oluşan hibrit programda katılımcılar, sürdürülebilirlik yönetimi, yeşil pazarlama, karbon piyasalarının hukuki boyutu ve yapay zekânın sürdürülebilirlik hedeflerine entegrasyonu gibi kritik başlıklarda uzmanlaşma fırsatı buluyor. Eğitim içeriği, ESG standartları, TSRS ve GRI raporlama gibi iş dünyasının en güncel gündem maddelerini kapsarken, profesyonellerin kurum içi dönüşümü yönetecek liderlik yetkinliklerini de güçlendirmeyi hedefliyor. İş dünyasından gerçek vaka çalışmaları SustainHUB Academy’yi benzer programlardan ayıran en önemli unsur ise akademi ile iş dünyasını aynı öğrenme zeminde buluşturması. Özyeğin Üniversitesi’nin akademik birikimi, SKD Türkiye’nin özel sektör ağı ve saha deneyimiyle birleşerek katılımcılara çok boyutlu ve gerçek hayata temas eden bir öğrenme deneyimi sunuyor. Program kapsamında katılımcılar, sürdürülebilirlik alanında sektörlerine yön veren şirketlerin gerçek vaka çalışmaları üzerinden öğrenme fırsatı yakalayacak. Bu kapsamda Anadolu Efes, Brisa, Eczacıbaşı Topluluğu, KPMG Türkiye, Sayın Law ve Şişecam gibi sürdürülebilirlik uygulamalarıyla öne çıkan kurumlar, programda vaka sunumlarıyla yer alacak. Katılımcılar, bu şirketlerin ESG stratejilerini, karar alma süreçlerini ve sahada karşılaştıkları zorluklara geliştirdikleri çözüm yollarını birinci elden dinleme ve analiz etme imkânı bulacak. Programı başarıyla tamamlayan katılımcılar, SKD Türkiye üyesi şirketlerin deneyimli yöneticilerinden oluşan mentor havuzundan bir yıl boyunca bire bir mentorluk desteği alabilecek. Aynı zamanda SustainHUB Academy Alumni Network’e katılarak sürdürülebilirlik ekosistemi içinde sürekli gelişim ve yeni iş birliği fırsatlarına erişim sağlayacak. SustainHUB Academy’nin yeni dönemine ilişkin değerlendirmede bulunan SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel, şunları söyledi: “Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapması, iş dünyası için önemli bir fırsat olduğu kadar ciddi bir sorumluluk da getiriyor. İklim Kanunu ve yeni regülasyonlarla birlikte şirketlerin, sürdürülebilirliği kurumlarının merkezine koyacak güçlü ve donanımlı kadrolara ihtiyacı var. Özyeğin Üniversitesi ile yürüttüğümüz SustainHUB Academy, profesyonellerin yalnızca bugünün gerekliliklerine değil, geleceğin sürdürülebilirlik liderliği ihtiyaçlarına da hazırlanmasını hedefliyor.” Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan ise programın yeni dönemine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Üniversitemizin kuruluşundan beri stratejik önceliklerinden olan sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik araştırmalarda öncü Enerji, Çevre ve Ekonomi Merkezi (EÇEM)’i 2009’da ve sürdürülebilir kampüs uygulamalarına öncülük eden Sürdürülebilirlik, Güvenli Yaşam ve Kalite Departmanını 2011’de hayata geçirdik. Times Higher Education’ın (THE), üniversitelerin topluma yaptıkları katkı açısından değerlendirildiği “THE Etki Sıralamaları”nda Türkiye’deki vakıf üniversiteleri arasında 6 yıl 1. sırada, 2025 sıralamasında ise ilk 3’te yer aldık. Üniversite kampüslerindeki sürdürülebilirlik çalışmalarının ve yeşil alan oranlarının değerlendirildiği uluslararası 2024 UI GreenMetric Dünya Üniversiteler Sıralaması’nda da; 2019’dan itibaren üst üste 6 kez vakıf üniversiteleri arasında 1.’liği elde ettik. 2018’de kurduğumuz Sürdürülebilirlik Platformu ile alandaki uygulamalarımızı paydaşlarımızla paylaşmayı, disiplinler arası araştırmaları teşvik etmeyi ve çok disiplinli bir eğitim ortamı oluşturmayı amaçladık. Kampüsümüzde faaliyete geçen sürdürülebilirlik politikalarını sürekli iyileştirirken; iş dünyası-kamuoyu-akademi iş birliklerini önemsiyoruz. SKD Türkiye ile hayata geçirdiğimiz SustainHUB Academy, iş dünyasının sürdürülebilir dönüşümüne yön verecek uzmanların yetişmesine katkı sağlayacaktır. Akademik bilgi ile sektör deneyimini bir araya getiren program, ülkemizin yeşil dönüşüm hedeflerine ulaşmasına destek olacak nitelikli profesyoneller yetiştirmek için kritik bir adımdır. Bu kıymetli iş birliği için SKD Türkiye’ye teşekkür ederim.” İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) Hakkında: İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye), 2005 yılında 13 özel sektör temsilcisinin öncülüğünde kurulmuş ve sadece kurumsal üyelik kabul eden bir iş dünyası derneğidir. Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi’nin (WBCSD - World Business Council for Sustainable Development) Türkiye’deki bölgesel ağı ve iş ortağı olan SKD Türkiye, bu iş birliğinin beraberinde getirdiği sürdürülebilirlik birikimini de çalışma grupları faaliyetleri aracılığıyla üyeleriyle ve çeşitli platformlarda paydaşlarıyla paylaşır. Halihazırda, SKD Türkiye çatısı altında, Türkiye’nin GSYH’nin %25’ini temsil eden ve 1,4 milyon kişiye istihdam sağlayan 14 ana sektör 45 alt sektörden 192 üye şirket bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.