Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yeşil Elektrik

Kapsül Haber Ajansı - Yeşil Elektrik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeşil Elektrik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye ve Gürcistan’dan Enerji Alanında Kritik İş Birliği Haber

Türkiye ve Gürcistan’dan Enerji Alanında Kritik İş Birliği

Bakan Bayraktar, İstanbul Yerebatan Sarnıcı’nda Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maka Botchorishvili ev sahipliğinde düzenlenen Gürcistan Bağımsızlık Günü resepsiyonuna katıldı. Ortak Vizyon Burada bir konuşma yapan Bakan Bayraktar, Türkiye ve Gürcistan’ın güçlü bir dostluk, karşılıklı güven, iyi komşuluk ve bölgesel barışa yönelik ortak bir vizyon üzerine inşa edilmiş eşsiz bir ortaklığı paylaştığını ifade etti. Türkiye ve Gürcistan arasındaki iş birliğinin ticaret ve ekonomiden enerji, sağlık, turizm, ulaştırma, eğitim, savunma sanayisi ve kültürel ilişkilere kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsadığını kaydeden Bakan Bayraktar, “Ortaklığımızın bu çok boyutlu doğası, yeni alanlar ve sektörlerle her geçen gün daha da güçlenmeye devam etmektedir.” dedi. 2025 yılı boyunca Türkiye ile Gürcistan arasında 100’den fazla üst düzey ziyaret gerçekleştiğini anımsatan Bakan Bayraktar, bu olumlu ivmenin 2026 yılına da taşındığını söyledi. Hedef 5 Milyar Dolarlık Ticaret Hacmi Türkiye ile Gürcistan arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin de de son derece olumlu bir seyir izlediğini söyleyen Bakan Bayraktar, “Türkiye, 2008 yılından bu yana Gürcistan'ın en büyük ticaret ortağı olma konumunu istikrarlı bir şekilde sürdürmektedir. İkili ticaret hacminde 3 milyar dolarlık ilk hedefimize hâlihazırda ulaşmış olarak, 5 milyar dolarlık yeni hedefimize de en kısa sürede ulaşacağımıza yürekten inanıyoruz.” diye konuştu. Bölgenin Kalkınmasına ve Refahına Fayda Bakan Bayraktar, “Doğu ve Batı arasında stratejik bir köprü görevi gören iki ülke olarak iş birliğimiz, yalnızca Türkiye ve Gürcistan'a değil, aynı zamanda geniş bölgemizin kalkınmasına ve refahına da fayda sağlamaktadır.” dedi. Dönüm Noktası Niteliğindeki Enerji Projeleri Bakan Bayraktar, Türkiye ile Gürcistan’ın bölgesel istikrara, ekonomik kalkınmaya ve enerji güvenliğine önemli katkılar sağlayan dönüm noktası niteliğindeki enerji projeleri aracılığıyla birlikte çalışmanın gücünü kanıtladığını belirtti. Bakan Bayraktar, “Bugün küresel enerji manzarası; hızlı teknolojik gelişmeler, değişen ekonomik koşullar ve jeopolitik dinamiklerle şekillenerek her zamankinden daha hızlı bir evrim geçirmektedir. Böylesine dinamik ve zorlu bir ortamda, iş birliğimiz her zamankinden çok daha hayati bir hâl almıştır. Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı ve TANAP'ı da kapsayan Güney Gaz Koridoru girişimi gibi stratejik hamleler, ortak vizyonumuzun ve uzun ömürlü başarılı ortaklığımızın kalıcı sembolleri olarak dimdik ayaktadır.” diye konuştu. Yeşil Elektrik İletim ve Ticaret Projesi İki ülke arasındaki iş birliğinin yalnızca geçmişteki başarılardan ibaret olmadığını, yeni bölgesel girişimlerde somut adımlarla sürekli olarak ilerlediklerini kaydeden Bakan Bayraktar, “Bunun en önemli örneklerinden biri Yeşil Elektrik İletim ve Ticaret Projesi'dir. Bu vizyoner dönüm noktası, yalnızca bölgesel bağlantısallığı ve enerji güvenliğini güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda yenilenebilir enerjinin pazarlarımıza entegrasyonunu da ivmelendirecektir. Hızla değişen bu enerji ortamında yol alırken, iş birliğimizi daha da derinleştirmeye tam bir kararlılıkla bağlıyız.” dedi. Türkiye’nin Gürcistan'ın egemenliğini, bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve refahını desteklemeye devam edeceğini kaydeden Bakan Bayraktar, Gürcistan halkının Bağımsızlık Günü'nü kutladı. İstiklal Marşı’nı Seslendirdiler Resepsiyonda Gürcistan’ın en seçkin kadın vokal topluluklarından biri olan Gori Kadınlar Korosu da bir konser verdi. Koro, programda İstiklal Marşı’nı da seslendirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens Türkiye, Sürdürülebilirlik Performansını 2025 Raporuyla Ortaya Koydu Haber

Siemens Türkiye, Sürdürülebilirlik Performansını 2025 Raporuyla Ortaya Koydu

Rapora göre Siemens Türkiye, 2019 yılına kıyasla operasyonel karbon emisyonlarını yüzde 70 azaltırken, tüm lokasyonlarında yüzde 100 yeşil elektrik kullanımına geçti. Şirket ayrıca 4 ülkede 22 müşteriye sunduğu enerji verimliliği hizmetleriyle yaklaşık 148 bin ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına katkı sağladı. Siemens Türkiye Sürdürülebilirlik Etkisi 2025 Raporu, şirketin dekarbonizasyon, enerji verimliliği, kaynak verimliliği, fırsat eşitliği, çalışan gelişimi ve etik yönetişim alanlarında kaydettiği ilerlemeleri somut verilerle ortaya koyuyor. Operasyonel emisyonlarda yüzde 70 azalma Siemens Türkiye, Sürdürülebilirlik Etkisi 2025 Raporu’na göre 2025 yılında kendi operasyonlarından kaynaklanan karbon ayak izini 4.500 ton CO₂ eşdeğeri seviyesine düşürerek 2019 yılına kıyasla yüzde 70 oranında azaltım sağladı. Şirket, 2030 yılına kadar Net Sıfır emisyon hedefine ulaşmak amacıyla çalışmalarını sürdürürken, operasyonlarının çevresel etkisini azaltmaya yönelik uygulamalarını da kararlılıkla hayata geçiriyor. Tüm lokasyonlarında yüzde 100 yeşil elektrik kullanan Siemens Türkiye, enerji tüketimini azaltmaya yönelik uygulamalarını sistematik biçimde sürdürerek enerji hedeflerini sürdürülebilir gelecek vizyonuyla uyumlu hale getiriyor. 2022-2025 döneminde enerji verimliliği uygulamaları sayesinde toplam enerji tüketiminde yüzde 13 oranında azalma sağlanırken, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi kapsamında yürütülen çalışmalar da enerji performansının iyileştirilmesine katkı sundu. 22 müşteriye enerji verimliliği hizmeti Siemens Türkiye, enerji verimliliği alanındaki uzmanlığını müşterilerine sunduğu çözümlerle de desteklemeyi sürdürdü. Bu kapsamda 4 ülkede faaliyet gösteren 22 müşteriye enerji verimliliği hizmeti sunan şirket, toplam 448 enerji tasarruf önleminin uygulanmasına destek verdi. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda müşteriler için 21,72 milyon euro seviyesinde tasarruf potansiyeli ortaya konulurken, Siemens Türkiye bu projeler aracılığıyla 17,6 milyon euro iş hacmi yarattı. Şirket ayrıca müşterilerine sunduğu çözümler sayesinde yaklaşık 148 bin ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına katkıda bulunarak sürdürülebilir büyümenin desteklenmesinde aktif rol oynadı. Kaynak verimliliğinde güçlü performans Kaynakların daha verimli kullanılması amacıyla yürütülen çalışmalar da 2025 yılında önemli sonuçlar verdi. Siemens Türkiye, çöp depolama alanına gönderilen atık miktarını 81 tondan 13 tona düşürerek yüzde 84 oranında azaltım sağladı. Böylece atık yönetimi ve döngüsel ekonomi uygulamalarında önemli bir ilerleme kaydedildi. Atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri kazanım uygulamalarının yaygınlaştırılması sayesinde şirketin geri dönüşüm performansı da yükselişini sürdürdü. 2022 yılında 514 ton olan geri dönüştürülebilen atık miktarı 2025 yılında 715 tona ulaştı. Düşük çevresel etkiye sahip EcoTech ürünleri ve kaynak verimliliğini odağına alan uygulamalar da Siemens Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlamaya devam etti. Çalışan gelişimi ve kapsayıcı kurum kültürü önceliğini koruyor Siemens Türkiye, sürdürülebilir başarının temelinde insan kaynağının yer aldığı anlayışıyla çalışan gelişimine yatırım yapmayı sürdürdü. 2025 yılında çalışan başına ortalama dijital öğrenme süresi 40 saate ulaşarak şirketin küresel hedeflerinin üzerine çıktı. Dijital yetkinliklerin geliştirilmesine yönelik eğitim programları ve sürekli öğrenme kültürü, çalışanların mesleki gelişimlerini desteklemeye devam etti. Şirket çalışanlarının yaklaşık yüzde 50’si Hisse Paylaşım Planı’ndan yararlanırken, çalışanların şirket başarısına ortak olmasını teşvik eden uygulamalar güçlendirildi. Ayrıca 10 yıldır kesintisiz devam eden Çalışan Destek Programı kapsamında çalışanlara ve ailelerine psikolojik danışmanlık, sosyal destek ve farklı refah uygulamaları sunulmaya devam edildi. Etik ve sorumlu iş anlayışı değer zincirine yayılıyor Etik yönetişim yaklaşımını güçlendirmeye devam eden Siemens Türkiye, iş süreçlerinde şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumlu yönetim ilkelerini odağına alıyor. Düzenli olarak güncellenen İş Ahlakı Rehberi ve Türkiye’de uygulanan “etik topluluğu” yaklaşımı sayesinde kurum genelinde yüksek düzeyde etik farkındalık kültürü destekleniyor. Şirket ayrıca ESG kriterlerine dayalı değerlendirme ve denetim süreçleriyle etik ve sorumlu iş uygulamalarını güçlendirirken, tedarik zinciri boyunca sürdürülebilirlik yaklaşımının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Tedarikçi Davranış Kuralları’na bağlılık esasına dayalı yaklaşımıyla sürdürülebilir iş modellerinin gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor. Hüseyin Gelis: “Sürdürülebilir gelecek için kararlı adımlar atıyoruz” Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, yayımlanan rapora ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Büyük bir dönüşüm çağında ilerlerken, dünyamızı gelecek nesillere aktarabilmek adına harekete geçme aciliyeti her zamankinden daha belirgin hale geliyor. Siemens Türkiye olarak sürdürülebilirliği stratejimizin, karar alma süreçlerimizin ve günlük faaliyetlerimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Türkiye’de 170 yıldır ilerlemeyi şekillendirme kararlılığımızı, bugün sürdürülebilir bir gelecek inşa etme sorumluluğuyla bir adım daha ileri taşıyoruz. Siemens Türkiye Sürdürülebilirlik Etkisi 2025 Raporu, bu alanda attığımız adımların yarattığı etkiyi somut verilerle ortaya koyuyor.” Thomas Kolbinger: “Uzun vadeli değer yaratmayı odağımıza alıyoruz” Siemens Türkiye CFO’su Thomas Kolbinger ise sürdürülebilirlik yaklaşımının tüm iş süreçlerine entegre edildiğini belirterek şunları söyledi: “Siemens Türkiye olarak sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, uzun vadeli değer yaratmanın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Küresel sürdürülebilirlik çerçevemiz; dekarbonizasyon, etik, yönetişim, kaynak verimliliği, fırsat eşitliği ve istihdam edilebilirlik alanlarında veri odaklı yaklaşımımıza yön veriyor. İş Ahlakı İlkelerimizi düzenli olarak güncelliyor; ESG kriterlerine dayalı değerlendirme ve denetim süreçleriyle etik ve sorumlu iş uygulamalarını güçlendiriyoruz. Tedarikçi Davranış Kuralları’na bağlılık esasına dayalı yaklaşımımızla sürdürülebilir iş modellerini desteklemeyi sürdürüyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arçelik Üründen Üretime Yapay Zekâ Uygulamaları İle Fark Yaratıyor Haber

Arçelik Üründen Üretime Yapay Zekâ Uygulamaları İle Fark Yaratıyor

Dünyanın öncü ev teknolojileri şirketlerinden Arçelik, üretim teknolojilerindeki yetkinliğini dijitalleşme, otomasyon ve yapay zekâ uygulamalarıyla güçlendirerek Türkiye’den dünyaya yüksek katma değerli ürünler geliştirmeyi sürdürüyor. Şirketin bu alandaki yaklaşımının en güçlü örneklerinden biri olan Ankara Bulaşık Makinesi İşletmesi, Arçelik’in üretimde teknoloji odağını somut biçimde ortaya koyuyor. 2024 yılında Dünya Ekonomik Forumu tarafından Global Lighthouse Network ağına dahil edilen Ankara Bulaşık Makinesi İşletmesi, yapay zekâ, veri analitiği ve ileri otomasyon teknolojileriyle desteklenen üretim altyapısıyla dünya çapında sayılı tesisler arasında yer alıyor. Ürün geliştirme altyapısı, Ar-Ge yetkinliği ve inovasyon yaklaşımıyla dikkat çeken tesis, Arçelik’in üretim gücünü daha da görünür kılıyor. Bu güçlü üretim ve Ar-Ge altyapısının en güncel örneklerinden biri olan yeni nesil yapay zekâ destekli Diamond serisi bulaşık makinesi ve program karmaşasına son veren yeni teknoloji yaklaşımı öne çıkıyor. Arçelik’in global üretim ağını ileri teknoloji, yapay zekâ ve Endüstri 4.0 uygulamalarıyla güçlendirmeye devam ettiğini söyleyen Arçelik CEO’su Can Dinçer, “Arçelik olarak 13 ülkede 38 üretim tesisimizle faaliyet gösteriyor, üretim gücümüzü ileri teknoloji odağında sürekli geliştiriyoruz. Türkiye ise bu yapının en stratejik üretim üslerinden biri. Bu güçlü üretim altyapısını Endüstri 4.0 yaklaşımımızla daha da ileri taşıyoruz. Üretim ve servis sistemlerimize fiziksel ve dijital teknolojileri entegre ederek ileri veri analitiği, yapay zekâ, dijital ikiz ve otonom sistemlerden yararlanıyor, akıllı ve bağlantılı ürünler geliştiriyoruz. Akıllı fabrika uygulamalarımızla verimlilik, kalite ve sürdürülebilirlik performansını eş zamanlı olarak optimize ediyoruz. Romanya Ulmi Çamaşır Makinesi İşletmemiz, 2019 yılında Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından ‘Lighthouse’, 2022 yılında ise ‘Sustainability Lighthouse’ seçilerek; %100 yeşil elektrik kullanımı ve kaynak verimliliği uygulamalarıyla sürdürülebilirlik vizyonumuzun en güçlü örneklerinden biri haline geldi. Eskişehir Buzdolabı İşletmemizin 2021 yılında, Ankara Bulaşık Makinesi İşletmemizin ise 2024 yılında ‘Global Lighthouse Network’ ağına dahil edilmesi, yapay zekâ, veri analitiği ve ileri otomasyon alanlarında ulaştığımız seviyeyi ve yarattığımız ölçülebilir etkiyi net biçimde ortaya koyuyor.” dedi. Can Dinçer: “Ankara Bulaşık Makinesi İşletmemizde 4,69 saniyede 1 makine üretebiliyoruz” Arçelik CEO’su Can Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ankara Bulaşık Makinesi İşletmemiz, yüksek üretim kapasitesi, ileri teknoloji altyapısı, çevre dostu teknolojileri ve Endüstri 4.0 alanındaki başarılarıyla hem Türkiye operasyonlarımız hem de global yapılanmamız için kritik bir rol üstleniyor. Dünyanın bulaşık makinesi üretiminin %10’undan fazlasını karşılayan tesisimiz bugün yıllık 4,62 milyon adetlik üretim kapasitesine sahip. Bu kapasiteyle 4,69 saniyede 1 makine üretilebiliyor ve Avrupa’nın en büyük bulaşık makinesi işletmesi konumunda. Tesiste üretim %90’ın üzerinde otomasyon ile gerçekleştiriliyor. 171 Robot aktif olarak üretim süreçlerine katkı sağlıyor. Yaklaşık 109 bin metrekare alan üzerine kurulu tesisimiz, Batı Avrupa’dan Asya-Pasifik’e uzanan geniş bir coğrafyaya üretim yaparken, sadece geçtiğimiz yıl bu fabrikamızdan 54 ülkeye ihracat gerçekleştirdik. Markalarımız bu fabrikada ürettiğimiz bulaşık makineleriyle Türkiye pazarında da liderliğini sürdürüyor. Bunun yanı sıra tesisimizde kurulu 1,22 MWp gücündeki güneş enerjisi sistemiyle yıllık 1.500 MWh’nin üzerinde yeşil elektrik üretiyoruz. Bu, yaklaşık 410 evin bir yıllık elektrik tüketimine denk geliyor. Sistemlerimizle yaklaşık 640 ton karbon salımını engelliyoruz. Bu rakam da yaklaşık 30 bin ağacın 1 yılda tuttuğu karbon salımına eşdeğer.” Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural: “Artık program karmaşasına son veriyoruz ve bu dönüşüm bulaşık makinelerinde devrim niteliğinde bir değişim” Özellikle son yıllarda değişen yaşam biçimleri, gündelik tempo ve teknolojinin hayatın içinde giderek daha fazla yer alması tüketici beklentilerini yeniden şekillendiğini belirten Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural ise sözlerini şöyle sürdürdü: “Tüketiciler artık fiyat ve yüksek performansın ötesinde, zaman kazandıran, hayatı kolaylaştıran, hijyen sağlayan, enerji ve su verimliliği sunan akıllı çözümler talep ediyorlar. Arçelik olarak 12 ülkede gerçekleştirdiğimiz “Akıllı Yaşam Endeksi” araştırması da bunu net biçimde ortaya koyuyor: Türkiye’de her 10 kişiden 8’i daha akıllı ve enerji verimli cihazlar isterken, tüketicilerin üçte ikisi hayatı sadeleştiren teknolojik çözümleri önceliklendiriyor. İşte bu değişen beklentiler, bizim için bulaşıkta kategoriyi baştan sorgulamamızın da tetikleyicisi oldu. Türkiye bulaşık makinesi pazarında teknolojik ilerlemenin göstergesi uzun yıllardır program sayısı üzerine kuruluydu. Yaptığımız araştırmalarımız net bir gerçeği ortaya koydu: tüketicilerin büyük çoğunluğu günlük hayatta tek bir programı kullanıyor. Ülkemizin mutfak kültürü bulaşık makineleri için zorlu lekeler oluştururken; tüketicilerimiz kısa programda bile etkili temizlik bekliyor. Türkiye’de kullanıcılar, Avrupa ortalamasının üzerinde bir sıklıkla, haftada ortalama yaklaşık 5 kez bulaşık makinesi çalıştırıyor. Bu içgörülerden yola çıkarak tüm ürün gamımızı ve tasarımımızı sadeleşme, kolaylık ve gerçek kullanıcı ihtiyaçları etrafında uçtan uca yeniden kurduk. Bu dönüşüm bulaşık makinelerinde devrim niteliğinde bir değişim aslında. Artık program karmaşasını kaldırıyoruz. Yeni bulaşık makinesi serimiz ile tüketicileri düşündürmeyen bir teknoloji yaklaşımı izliyoruz.” Yapay Zekâ Destekli Diamond Bulaşık Makinesi En Uygun Yıkama Seçeneğini Otomatik Olarak Belirliyor Arçelik’in Star, Prestige ve Diamond isimlerini verdiği yeni serisinde üçlü bir yapı tüketici ile buluşuyor. Star giriş segmenti ürünleri temsil ederken, Prestige serisi orta segmenti, Diamond ise üst segmenti temsil ediyor. Arçelik, giriş ve orta segmentte Hızlı Program’ı, üst segmentte Yapay Zekâlı Program’ı merkeze alarak program mantığında sadeleşmeye gidiyor. Yeni yapay zekâ destekli Diamond serisi bulaşık makinesi bağlantılı yapısı ve kullanıcı dostu özellikleriyle dikkat çekiyor. Bu seride tüketicilerin bulaşıklarını sadece makineye yerleştirmesi ve yapay zekalı programa basması bekleniyor. Geriye kalan bütün süreci yapay zekâ destekli programı sayesinde makine kendi kendine hallediyor. Bulaşıkları ölçülen yük ve kirlilik seviyelerine göre, yapay zekâ desteğiyle en uygun yıkama koşullarını belirleyerek yıkıyor. Enerji ve su tüketiminde %50’ye varan tasarruf sağlarken, temizlik süresini de %50’ye kadar kısaltıyor. Yapay zekâyı somut bir tüketici faydasına dönüştüren bir deneyim sunuyor. Solo (free-standing) tipte geliştirilen Diamond serisi ürünler, 8,9 litre su tüketimi, çalışma esnasındaki 41 ila 43 dbA arasında değişen ses seviyesi ve A enerji sınıfı ile öne çıkıyor. 15 kişilik yıkama kapasitesiyle de geniş ailelere kolaylık sağlıyor. Super Dry özelliğiyle desteklenen 45 dakikalık hızlı program pazardaki en hızlı programlardan biri olarak öne çıkıyor. Modern ve kullanıcı dostu ikon ekran tasarımına sahip bulaşık makinesi, esnek üçüncü rafı sayesinde daha rahat yerleşim olanağı sunuyor. Diamond serilerinde sunulan Spray360 yıkama teknolojisi, suyu bulaşıklara daha geniş bir alandan ve farklı açılardan ulaştırıyor. Ana pervane ve bağımsız hareket eden uydu pervaneleri ile özellikle alt sepette daha dinamik ve kapsamlı bir yıkama desenine dönüşüyor. Bunun yanı sıra tüketici faydası yüksek otomatik kapı açma, dokunmatik ekran ve B Enerji sınıfından başlayan yüksek enerji sınıfları artık Star, Prestige ve Diamond segmentinde de erişilebilir hale geliyor. Otomatik kapı açma özelliği de program sonunda kapıyı otomatik açarak ortamdaki havanın kullanımı ile ekstra enerji harcamadan kurutma performansını üst seviyeye çıkarıyor. Bu sayede doğal hava akışı ile bulaşıklar 5 kata kadar daha iyi kuruyor. Ankara Bulaşık Makinesi İşletmesi’nin Arçelik’in en stratejik merkezlerinden biri olduğunu da belirten Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural, “Tesisimiz, dünya çapındaki farklı mutfak tasarımlarına ve tüketici ihtiyaçlarına tam uyum sağlamak üzere geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. 35 yıllık Ar-Ge deneyimimiz, 28 farklı Ar-Ge merkezimiz ve 3.500’ün üzerindeki patent başvurumuzdan güç alan altyapımızla üretiyoruz. Yapay zekâ destekli teknolojiler, bağlantılı ürün altyapısı ve akıllı ev çözümleriyle kullanıcı ihtiyaçlarına yanıt veren yenilikçi çözümler geliştiriyoruz. Sürdürülebilirlik odağında güçleniyor; her yeni nesil üründe su ve enerji tüketimini daha da azaltmaya odaklanıyoruz. Geri dönüştürülmüş malzemeler içeren, karbon ayak izini azaltmaya katkı sağlayan ürünleri geliştirmeye devam ediyoruz. Teknolojiyi insanın hayatına faydalı hale getirmek kadar, gezegenin geleceğine faydalı hale getirmek sorumluluğuyla da hareket ediyoruz” dedi. Global Lighthouse Network hakkında World Economic Forum’un (Dünya Ekonomik Forum) McKinsey & Company iş birliğiyle 2018 yılında hayata geçirdiği Global Lighthouse Network, Sanayi 4.0 alanında öncü üretim tesislerini bir araya getiren uluslararası bir platformdur. “Global Lighthouse Network”, (Küresel Deniz Fenerleri Ağı) sürdürülebilirliği inovasyonun merkezine alan, ileri üretim teknolojilerini başarıyla uygulayan ve bu teknolojileri pilot aşamadan tam ölçekli üretime taşıyabilen tesisleri kapsıyor. Global Lighthouse Network’te yer alan şirketler, teknoloji odaklı endüstriyel dönüşümde iyi örnekler arasında kabul edilirken, deneyim ve içgörülerini iş dünyası, kamu, akademi ve diğer paydaşlarla paylaşarak daha geniş bir ekosistemin dönüşümüne de katkı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SCANIA, 2 Milyar Avroluk Yatırımla Üçüncü Küresel Üretim Üssünü Kurdu! Haber

SCANIA, 2 Milyar Avroluk Yatırımla Üçüncü Küresel Üretim Üssünü Kurdu!

Ağır ticari araç üreticisi Scania, 134 yıllık tarihinde önemli bir dönüm noktasına ulaşarak üçüncü küresel endüstriyel merkezini Çin’de hizmete açtı. Bu devasa yatırım, Scania’yı dünyanın en büyük kamyon pazarının merkezine yerleştirirken, şirketin küresel ayak izini de önemli ölçüde güçlendiriyor. Çin'in Jiangsu Eyaleti, Rugao şehrinde kurulan yeni tesis, Scania'nın bugüne kadarki en büyük küresel yatırımlarından biri. 800.000 metrekarelik bir alanı kaplayan tesis, yıllık 50.000 araçlık lisanslı üretim kapasitesine sahip. Tesis, hem Çin pazarındaki talebi karşılayacak hem de Asya ve ötesindeki seçilmiş ihracat pazarlarına hizmet verecek. Toplam 2 milyar avroluk yatırımla hayata geçirilen proje, yerel olarak yaklaşık 3.000 yeni istihdam yaratacak. Sürdürülebilirlik ve İnovasyon Merkezi Scania, Çin'de tamamen kendi mülkiyetinde olan bir kamyon fabrikası için tam üretim lisansı alan ilk batılı OEM (Orijinal Ekipman Üreticisi) oldu. Bu, şirketin Çin pazarına olan uzun vadeli bağlılığının altını çiziyor. Sıfır Karbon Hedefi: Rugao tesisi, yerel olarak üretilen biyogaz ve sertifikalı yeşil elektrik dahil olmak üzere neredeyse tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarıyla çalışacak. Bu önlemler, Scania'nın karbon azaltım hedeflerine doğrudan katkıda bulunuyor. Yeni Standart: Scania Endüstriyel Operasyonlar Asya Başkanı Ruthger de Vries, "Sürdürülebilirlik, Rugao'daki yeni fabrikamızın enerji tedarikinden atık yönetimine kadar her parçasına yerleştirilmiştir. Bu, sadece kamyon üretmek değil, verimli ve sürdürülebilir endüstriyel operasyonlar için yeni bir ölçüt belirlemektir," dedi. Çift Ticari Teklif ve NEXT ERA Serisi Tesisin stratejik önemi, Scania'nın yerel inovasyon hızından yararlanma ve Çinli ortaklarla ortak çözümler geliştirme yeteneğini artırıyor. Tesis, TRATON Modüler Sistemi (TMS)'nin bir parçası olarak tasarlandı. Scania, Çin pazarı için çift ticari teklif sunacak: Küresel Standart Scania: Global yüksek standartta üretilen ve zorlu uygulamalar için özelleştirilebilen, geniş hizmet portföyüne sahip kamyonlar. NEXT ERA Serisi: Özellikle Çin'in rekabetçi uzun yol ve hacimli taşımacılık segmenti için geliştirilmiş, yeni bir çekici (tır) ürün gamı. Bu ürün hattı, yerel dijital ekosistemle tamamen entegre edilmiş, yüksek hacimli taşımacılık uygulamaları için standartlaştırılmış bir çözüm sunacak. Rugao'daki üretimden ilk teslimatlar 2025'in sonlarında başlayacak ve NEXT ERA ürün gamı 2026'nın ilk yarısında piyasaya sürülecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.